Etiket: alevi köyleri

  • ‘Bingöl’de Sünni köyler asfaltlıyken, Alevi köyleri tüm hizmetlerden mahrum’

    ‘Bingöl’de Sünni köyler asfaltlıyken, Alevi köyleri tüm hizmetlerden mahrum’

    PİRHA – HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Bingöl’de bulunan Alevi köylerinin hizmetten mahrum bırakıldığını belirterek, “Sünni nüfusun yaşamış olduğu mezralarına kadar kilit taş döşenirken, asfalt dökülürken maalesef bizim bu Alevi köylerimizin yolu stabilize ve normal araçların da gidebileceği durumda değil” dedi.

    HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, kent merkezi ve bağlı ilçelerde gerçekleştirdiği temaslara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Aydemir, “Alevi yurttaşlarımızın yaşamış olduğu özellikle Bingöl ilinde kuzey ilçeleri olarak tabir edilen Yayladere, Kığı, Yedisu ve Adaklı ilçeleri ve yoğun nüfusun yaşadığı Karer bölgesi bilinçli bir şekile hizmetten mahrum bırakılmış durumda” dedi.

    SÜNNİ KÖY YOLLARINA KİLİT TAŞ, ASFALT, ALEVİ KÖYLERİNE HİÇ BİR ŞEY

    Sünni köylerle Alevi köylerin yollarının farklı olduğunu ve yapılan ayrımcılığı Milletvekili Aydemir şu sözlerle sürdürdü:

    “Sünni nüfusun yaşamış olduğu mezralara kadar kilit taş döşenirken, asfalt dökülürken, bizim bu köylerimiz stabilize ve normal araçların da gidebileceği durumda değil. Bunu iki yıl önce meclis gündemine de taşımıştık, o zaman biraz gündemleşti, yapılacağı yönde yetkililerin beyanları oldu. Maalesef iki yıl geçmesine rağmen henüz aynı sıkıntılar sürmekte. Özellikle Karer bölgemizde 9 köyü kapsayan bir ana yol var. Bırakalım o ana yoldan köylere gidecek yolları, sadece anayolun asfaltlanması zaruri bir şekilde ortada duruyor. Ama buna rağmen herhangi bir çalışma başlatılmadı.”

    DEPREMDEN CİDDİ HASAR GÖREN 3 KÖY HALA MAĞDUR

    Bingöl depreminde 3 köyün depremden çok ciddi hasar gördüğünü hatırlatan Aydemir, “Kaynarpınar Köyü, Yenililik ve Elmalı Köyü. Önümüz kış, buralarda Eylül ayı itibariyle kış koşulları, soğuklar başlıyor. Buradaki bütün köylünün geçim kaynağı hayvancılık üzerine. Eğer hayvan barınakları yapılıp köylüye bu ihtiyaçları giderilmediği taktirde çok ciddi bir şekilde maddi anlamda zarar görecekler. Bize beyan ettiler. Şu an için birincil derece talepleri hayvan barınaklarının yapılmasıydı” diye konuştu.

    “25 METRE ÇADIRLAR HALİNDE HAYVAN BARINAĞI GÖZ BOYAMADIR”

    Köylülerin bu taleplerini yetkililere ilettiklerini ifade eden Aydemir, şöyle devam etti:

    “Biz bunu iki ay öncesinden ilettik ama şu ana kadar yapılmadı. Sanırım 25 metre çadırlar halinde hayvan barınağı düşünülüyor. Bu da ihtiyacı karşılamaz. Göz boyama gibi bir şey. Yine mağduriyetler devam eder.”

    HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Bingöl’ün kuzey ilçelerinin çoğunlukla Alevi yurttaşların yaşadığı 13 grup köy yolunun, Kığı Bilice yolunun yıllardır asfaltlanacağı hususuyla ilgili bir program ve planlama olduğunu ama hala yapılmadığını hatırlattı.

    Aydemir, “Kığı Bilice köyü 13 köyü ilgilendiren yol. Bir de Yedisu ilçemizin Kaynarpınar Köyü’nden başlayıp Yedisu merkeze kadar devam edecek olan bir grup yolu. Oda stabilize. Yani bütün bu yörelerin ortak noktası burada yoğun Alevi toplumunun yaşaması” dedi.

    HÜKÜMETE ÇAĞRI: ALEVİ KÖYLERİMİZ HİZMETTEN MAHRUM BIRAKILMASIN

    Bingöl’de Alevi yerleşim yerlerinin Cumhuriyet tarihi boyunca adeta üvey evlat muamelesi gördüğünü söyleyen Aydemir, AKP hükümetine şu çağrıyı yaptı:

    “Özellikle depremde zarar görmüş olan bu üç köyümüzün (Kaynarpınar, Yenililik, Elmalı) hayvan barınaklarının geçici de olsa köylünün ihtiyacını karşılayacak şekilde yapılması lazım. Devletin zorunlu, zaruri olan kamu hizmeti, altı yapı hizmetleri bunların başında yol, içme suları, sulama suları, kanalizasyon sistemi olmak üzere bunların hepsi Alevi Sünni ayrımı yapılmadan yerine getirilmeli. Alevi köylerimiz de bu hizmetlerden mahrum bırakılmasın.”

    PİRHA/ BİNGÖL

     

  • ‘Alevi köy yollarının yapılmamasının bir sebebi var mıdır?’

    ‘Alevi köy yollarının yapılmamasının bir sebebi var mıdır?’

    PİRHA -Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Erzurum’un Hınıs İlçesi’nde Alevilerin yaşadığı köy yollarının asfaltlanmamasını İçişleri Bakanı Soylu’ya sordu. Kenanoğlu, “Meydan Köyü ve çevre köylerin yolları neden asfaltlanmamaktadır? Köy yollarının yapılmamasının bir sebebi var mıdır?” dedi. 

    Erzurum’un Hınıs ilçesine bağlı Alevilerin yaşadığı köy yollarının asfaltlanması sebebiyle köylülerin yaşadığı sıkıntılar geçtiğimiz günlerde PİRHA tarafından gündeme getirilmişti.

    “MEYDAN KÖYÜ YOLLARI GÜNÜMÜZDE HALA TOPRAK”

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Erzurum’un Hınıs İlçesi’nde Alevilerin yaşadığı köy yollarının asfaltlanmamasını İçişleri Bakanı Süleymen Soylu’ya sordu.

    Erzurum’un Hınıs İlçesine bağlı bulunan Meydan Köyü’nün yollarının hala toprak olduğuna dikkat çeken Kenanoğlu, Meydan Köyü’ne giden yolun sadece Meydan Köyünü değil çevresindeki 10-12 Alevi köyünü de ilgilendirdiğini belirtti.

    Kenanoğlu, yapılan çağrıların yıllardır sonuçsuz kaldığını, köylülerin özellikle ilkbahar ve kış aylarında ulaşım konusunda ciddi aksaklıklar yaşadığına dikkat çekti.

    “İLKBAHAR VE KIŞ AYLARINDA YAĞIŞLARIN ETKİSİYLE CİDDİ SORUNLAR YAŞANIYOR”

    “Asfalttan ayrılan toprak yollar Alevi köylerine çıkar” sözünün  bir kez daha kanıtlandığını kaydeden Kenanoğlu, “Yöredeki Alevi köyleri yıllardır köylerine hizmetin gitmediğini ve her defasında ayrımcılığa maruz kaldıklarını söylemektedirler. Nihayetinde, 26 Nisan Pazar günü köye gelen ambulansın çamura saplanması nedeniyle çok sıkıntılı anlar yaşanmıştır. Asfalt olmayan Meydan Köyü yolunun çevresindeki 10 tane Alevi köyünü de ilgilendirdiği, acil durumlarda çok sıkıntı çekildiği yöre köylüleri tarafından belirtilmektedir. Meydan Köyü yolunun özellikle kış ve ilkbahar aylarında yağışların etkisiyle ciddi sorunlara sebep olduğu, yolun asfalt olmaması nedeniyle çamurdan dolayı acil hastalara zamanında müdahale edilemediği, bu nedenle köy yollarının bir an önce asfaltlanması gerektiği ertelenmemesi gereken bir gerçekliktir” ifadelerini kullandı.

    Bu bağlamda Kenanoğu, İçişleri Bakanı’na şu soruları yöneltti:

    •  Erzurum/Hınıs ilçesine bağlı Meydan Köyü ve çevre köylerin yolları neden asfaltlanmamaktadır? Köy yollarının yapılmamasının bir sebebi var mıdır?
    • Meydan Köyü yolları ne zaman asfaltlanacaktır?

    PİRHA/ANKARA

  • Malatya Valiliği’nden PSAKD Genel Başkanı hakkında suç duyurusu

    Malatya Valiliği’nden PSAKD Genel Başkanı hakkında suç duyurusu

    Malatya Valiliği, Malatya’daki deprem bölgesinde Alevi köylerine yardım yapılmadığı iddiası nedeniyle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.

    Malatya Valiliği’nden yapılan açıklamada, bugün bir internet gazetesinde yayınlanan haberde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan’ın Malatya’daki deprem bölgesinde Alevilerin yaşadığı köylere yardım yapılmadığına ilişkin açıklamasının yer aldığı belirtildi.

    Elazığ Sivrice Merkezli depremden etkilenen Malatya’nın Doğanyol, Pütürge, Kale ve Battalgazi ilçeleri başta olmak üzere tüm mahallelerinde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarının muhtarlarla temas kurularak, yerinde ziyaretler yapılarak ve talepleri alınarak her gün tespit edildiği belirtilen açıklamada, “31 Ocak 2020 itibarıyla ilimiz genelinde 5 bin 849 barınma çadırı ve ayrıca ahırı zarar gören vatandaşlarımızın hayvanlarının barınmasına yönelik olarak 1114 büyük ölçekli hayvan çadırı kurulmuş, 6 bin 275 yatak, 11 bin 317 battaniye, 5 bin 375 ısıtıcı, 10 bin 604 paket hazır gıda, 8 bin 456 paket gıda kolisi, 6 bin 424 hijyen paketi dağıtımı gerçekleştirilmiştir” değerlendirmesinde bulunuldu.

    Doğanyol ve Pütürge ilçelerinde depremzede ailelere 1 milyon 869 bin lira yardımda bulunulduğu ifade edilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Bu yardımlar yapılırken vatandaşlarımız arasında kati olarak hiçbir ayrım yapılmamakta, inanç, fikir ve düşüncesi ne olursa olsun her vatandaşımız depremzedeler için devletimiz tarafından sağlanan imkanlardan azami olarak istifade ettirilmektedir. Tüm mahallelerimizde olduğu gibi Alevi vatandaşlarımızın yaşadığı mahallelerde de ihtiyaç sahiplerinin talepleri vakit geçirilmeksizin karşılanmaktadır.”

    GANİ KAPLAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

    Malatya Valili açıklamasında, internet gazetesinde yer alan ifadelerin gerçek dışı olduğunu belirterek, “Vatandaşlarımız arasında ayrımcılık yapıldığı söylentisi yayarak devletimizle Alevi vatandaşlarımız arasındaki gönül bağını koparmaya ve vatandaşlarımızı devletimize karşı kışkırtmaya yönelik bu açıklamaların yalan ve kasıtlı olduğu Alevi vatandaşlarımızın yaşadığı mahallelerde yapılacak araştırmayla ve mahalle muhtarlarıyla yapılacak görüşmelerden de kolayca anlaşılacaktır. Söz konusu internet gazetesi haberindeki ifadeleri kullanan şahıs hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik” nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur” denildi.

    GANİ KAPLAN: DEPREM BÖLGESİNE DEVLETTEN ÖNCE BİZ GİTTİK

    Valiliğin iddialarına ve suç duyurusuna ilişkin PİRHA‘ya konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, deprem bölgesine gittiklerinde halkın mağdur olduğunu gördüklerini belirterek “Oraya devletten önce biz gittik ve gördüklerimizi söyledik” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Özen, Maraş’ta Alevi köylerine sanayi sitesi kurulmasını Meclise taşıdı

    HDP’li Özen, Maraş’ta Alevi köylerine sanayi sitesi kurulmasını Meclise taşıdı

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Maraş’taki Alevi köylerine sanayi sitesi kurulmasına ilişkin meclise soru önergesi verdi. Önergede, “2017 yılında Tekstil Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tarım arazileri üzerindeki inşa planına yargıdan yürütmeyi durdurma kararı gelmesine ve kamulaştırma kararının hukuksuz olduğunu belirten mahkeme kararına karşın neden bunda ısrar edilmektedir” denildi.

    Maraş’ta Alevilerin yaşadığı Çınarlı Köyü’nde hazine arazilerine acele kamulaştırma adı altında el konuldu. Çiğli ve Fituşağı köylerindeki 3 bin dönümlük araziye organize sanayi sitesi kurulacak.

    Bölgede Alevilerin yaşadığı köylerde çimento fabrikaları, sanayi siteleri vs birçok kimyasalın kullanıldığı ticari işletmeler açıldı. Çınarlı Köyü aynı zamanda mülteci kampı kurulan Terolar’ın karşısında bulunuyor.

    Maraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Terolar köyünde bölge insanının karşı çıkmasına rağmen 2016 yılının Temmuz ayında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) bağlı 27 bin kapasiteli kamp yapılmıştı.

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle Meclise soru önergesi verdi.

    “HAKSIZ VE HUKUKSUZ KAMULAŞTIRMA”

    Önergede şu ifadeler yer aldı:

    “Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Alevi Köyü olan Çınarlı Mahallesinde hazine arazilerine acele kamulaştırma adı altında el konulmuştur. Ayrıca Çiğli ve Fituşağı mahallelerine 3 bin dönümlük araziye organize sanayi sitesi kurulması planlanmaktadır. Bu arazilere organize sanayi sitesi kurulması; buralara ekilen onlarca ürünün yok olması ve burada yaşayan insanların emeklerinin hiçe sayılması ve sağlıklarından olması demektir.

    Oysa buralardaki verimli tarım arazileri üzerine inşa edilmesi planlanan Tekstil Organize Sanayi Bölgesi’ne 2017 yılında yargıdan yürütmeyi durdurma kararı gelmiştir. Kamulaştırma kararının hukuksuz olduğuna karar veren mahkeme, kamulaştırmaya karar veren heyetin kamulaştırma yetkisinin olmadığına hükmetmiştir. Kahramanmaraş Bölge İdare Mahkemesi kararına göre plan “haksız ve hukuksuz kamulaştırma” olarak değerlendirilmiştir.”

     “SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI DAİR BİR ÇALIŞMA OLACAK MI?”

    Önergede, şu sorular yöneltildi;

    • 2017 yılında Tekstil Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tarım arazileri üzerindeki inşa planına yargıdan yürütmeyi durdurma kararı gelmesine ve kamulaştırma kararının hukuksuz olduğunu belirten mahkeme kararına karşın neden bunda ısrar edilmektedir.
    • Yargı kararlarına rağmen bu sanayi bölgesinin inşa edilmesi durumunda ekmeklerinden olacak bölge insanlarının zararlarını telafi edilmesine dair herhangi bir planınız var mıdır?
    • Sanayi bölgesinin yapılması planlanan, 170 hanedeki 400 civarı nüfusun bulunduğu yerde yaşayan insanların yaşam alanlarının daraltılmasıyla, ortaya çıkabilecek potansiyel sağlık riskleri ve sorunlarına bir çalışmanız olacak mıdır? (HABER MERKEZİ)
  • Köylerinde baraj yapılan Aleviler, Aydın’a göç ettiriliyor-VİDEO

    Köylerinde baraj yapılan Aleviler, Aydın’a göç ettiriliyor-VİDEO

    PİRHA – Adıyaman’daki Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına ilişkin PİRHA’ya konuşan DAD Adıyaman Şube Eş Başkanı Celal Demirci, “Alevilerin köylerine barajlar yaparak yurttaşları Aydın’a göndermek istiyorlar. Bu, Alevileri Türkleştirme, Sünnileştirme çabasıdır. Bu politikalara karşı mücadele etmemiz gerekiyor” dedi.

    Haberin videosu

    Adıyaman’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Belören beldesinde bulunan Belören Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Abdullah Özbay, öğrencilere Menzil tarikatına bağlı Semerkand dergilerini okunması için dağıttı. Kız öğrencilerin erkek öğrencilerle konuşması yasaklandı. Beden eğitimi dersi ise kız öğrencilere tamamen yasaklandı.

    “ÇOCUKLARIMIZI SÜNNİLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Demokratik Alevi Derneği Adıyaman Şube Eş Başkanı Celal Demirci, şunları kaydetti:

    “Şimdi Gölbaşı’ndaki olaya ilişkin Alevi kurumları olarak savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Gönül isterdiki dedelerimiz de yanımızda olsunlar. Orda dikkatimizi asıl çeken şey şuydu: Israrla bizim cemlerde de zaman zaman karşılaştığımız kız-erkek çocuklarımızı tamamen birbirinden ayıran, birbirine yabancılaştıran bir harem-selamlık algısının yerleştirilmeye çalışılması. Bu Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) sisteminde bütün olarak, aşamalı olarak yapılmaya çalışılıyor. İşte kız öğrencilerin gittiği okulların ayrılması şeklinde başladı. Ben kendim de ihraç öğretmenim, 20 yılı aşkın bir süredir öğretmenlik yaptım. AKP’nin ilk yıllarında daha doğrusu Norm kadro uygulamasıyla başlayan ve eğitim sistemini bugün içinden çıkılamaz hale getiren bu uygulamaların başlangıcı olarak gördük. O dönemde bu sorunun devam edeceğini, kötü geleceğini biliyorduk, ifade ediyorduk. Sendika olarak da buna karşı bir direnç içindeydik. O günden beri de ısrarla Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden kadrolaşıp, kadroları kurum içi geçişlerle de Milli Eğitim’e aktaran bir uygulaması var. Bu uygulamayla da özellikle Adıyaman’da dağ köylerinde Alevi çocuklarına yönelik geliştirilen yaz dönemi Kur’an kursları var. İyi niyetli görünerek çocuklarımızı Sünnileştirmeye doğru bir çaba sarf eden yaklaşım var. Bunu zaman zaman kurumlarımızda da, dedelerimize de ifade ettim, kendi talip bölgelerinde bu tür şeylerin yaşandığına dair dedelere söyledim.”

    “KÖYLERİNE BARAJ YAPILAN ALEVİLERE AYDIN’DA YER TAHSİSİ”

    Baraj ve HES projeleri, Alevileri asimilasyon politikasının en büyük aracı olarak Dersim, Adıyaman gibi birçok Alevi coğrafyasında hat safhaya ulaşmış durumda.

    Maden sahaları ilan etme, acele kamulaştırma, baraj ve HES projeleri, Alevilerin arazilerini elinden alan, Alevileri toprağından çıkartıp zorla göç ettirmeye yönelik hiç durmadan devam eden devlet politikaları arasında yer alıyor.

    Yüz yıllardır Alevileri asimile etmek isteyen egemen güçlerin yaptığı bu projelerden birisi de Adıyaman’da baraj yapılacak olan köylerde yaşayan yurttaşlara Aydın’da yer tahsis edilmesi durumudur.

    Köylüler, baraj yapılması halinde Aydın’a gönderilerek Türk ve Sünni şehirlerde yaşamını sürdürmek zorunda kalacak hale getirilmek isteniyor.

    “ALEVİ NÜFUSU YERİNDEN SÖKÜLÜYOR”

    Demirci, konuya ilişkin şunları aktardı:

    “Ben Adıyaman’daki bütün köyleri hemen hemen gezmişim, birkaç köy hariç, 900 küsür köydür. Hangi köyün Alevi, hangi köyün Sünni olduğunu ben de biliyorum, onlar benden daha iyi biliyorlar. Bu dönemde şunu da gördüm: Israrla bu dönem hazine arazileri satışa çıkarıldı, 2B arazileri satışa çıkarıldı ve Alevi köylerindeki hazine arazilerini Alevilere vermemek gibi zorlaştırıcı uygulama da var. İşte mermer ocakları açıldı, yüzlerce mermer ocağı ya da sahası belirlendi. Birçoğu çalışır duruma geçti, sular kirleniyor. Yapılan iki tane baraj var. Birkaç tane HES var, bu HES’lerle, barajlarla Alevi nüfusu yerinden sökülüyor, ama sökülürken bu demografik yapıyı bozmamaya dönük herhangi bir tedbir yok. Mesela Pamukçayı Barajı dedikleri Gökçay’da kurulan baraj altında kalan köylere Aydın’da bir yer tahsis etmeyi düşünüyorlar. Yani Batı’ya gönderip Türkleştirmek, Sünnileştirmek gibi ısrarlı bir çaba var. İşte Gömükan Barajı yapılıyor burada. Tamamı Alevilerin köylerinden oluşan bir bölgede yapılıyor. Bu baraj sahasındaki köylülere de yakın civarda bir saha açılmıyor. Israrla bir taraftan Suriyeliler, Türkiye’ye taşınırken, bir taraftan kimlik, vatandaşlık veriliyor. Benzer bir uygulama Varto’da da var. Alparslan 1, 2, 3, 4, 5 barajlarıyla o bölge de boşaltılmaya çalışıyor.”

    “TOPLUM, BİRBİRİNE YABANCILAŞTIRILIYOR”

    Afrin’de Adıyaman Üryan Xızır Ocağı’nın taliplerinin olduğunu, Afrin’e yönelik operasyonun Alevileri birbirlerine yabancılaştırma politikaları dahilinde olduğunu ifade eden Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Suriye’nin kuzeyinde Arap kemeri projesi gibi bir Tayyip Erdoğan projesi geliştirilmeye çalışılıyor. Belki Türkleştirme, belki Araplaştırma, Sünnileştirme…Malatya’dan, Adıyaman’dan bizim ocağımızın müridi olan ailelerin olduğu, Alevilerin olduğu bir yerdir Afrin. Çok etkin bir saldırı geliştirildi, hala bu saldırılar devam ediyor. O Selefi grupların taciz, tecavüz, el koyma, gasp etme olayları devam ediyor. Bunu biliyoruz. Ama bu bir bütünlüklü projedir. Tamamen Sünnileştiren, belki adı Alevi olan Sünnileştirilmiş mesela kız-erkek çocuklarının ayrı oturması, cemde ayrı oturmaları, Anasız cem yapmalar, kadını adeta 2. plana iten yaklaşım var. Kadın cinayetlerindeki o ısrarlı patlamaların sebebinin biraz buradaki yasakçı zihniyetten kaynaklandığını da biliyoruz. Birbirine yabancılaştırılıyor, düşmanlaştırılıyor insanlar. İnsan insanla, insan doğayla, insan çevreyle, insan kendi kurumlarıyla yabancılaştırılıyor, düşmanlaştırılıyor. Bunun üzerinden de adeta yeni bir toplumsal yapı inşa edilmeye çalışılıyor.”

    “ALEVİLERE AİT NE VARSA TİCARİLEŞTİRİLİYOR”

    Alevi ziyaretgahlarının mesire alanlarına dönüştürüldüğünü belirten Demirci, şöyle devam etti:

    “Mahmud Ensari ziyareti var, Abuzer Gaffari ziyareti var. Gazihan dede-değiştirilmiş Gaziyan dededir özünde- Demir dede var. Buralar mesire alanlarına dönüştürülmüş, belediyenin koruduğu, parayla giriş yapılan yerlere dönüştürüldü. Aslında çocukluğumdan beri ben biliyorum. Kurbanlarımızı götürüp kestiğimiz, adaklarımızı adadığımız, duamızı yaptığımız, zaman zaman cemlerin de yapıldığı mekanlardı. Bizim Alevi gidiyordu. Sünni vatandaşlar da zaman içerisinde gitmeye başladılar buralara. Adıyaman’da Alevi ile Sünni iç içedir zaten. Köyler ayrıdır ama o köyler de yan yanadır. Yoğun bir ilişki içindeler. Hem ticari hem ekonomik, sosyal, siyasal ilişkiler var. Bir sorun da yaşanmadı Adıyaman’da buna ilişkin ama ısrarla Alevilere ait ne varsa ticarileştiren, yabancılaştıran, Alevi’yi oradan uzaklaştıran, orayı Alevinin yeri olmaktan çıkarmaya çalışan bir yaklaşım var.

    Bir Zerban Ana ziyaretimiz var, 7 bin yıllık bir geçmişi var. Güzel de bir su var. Bölgedeki tek kadın ziyaretgah. Şimdi orada belediye bir çalışma yapmak istedi. Turizm Bakanlığı’nın projesi varmış. Bir çalışma yapılmasına izin verilmedi. Hala duruyor. Turizm Bakanlığı orayı neye dönüştürecek, bilmiyoruz hala. Herhalde çok da tutmayacağını düşündükleri için müdahale etmediler. Belediyenin bir çalışma yapmasına da izin verilmedi.

    Ziyaretgahlarımız var Adıyaman’da. Bu ziyaretgahlar belediyenin mesire alanlarına dönüştürülüp paralı hale getirildi ve inanç merkezi olmaktan çıkarılmaya çalışılıyor.”

    “SİSTEME MUHTAÇ EDİLEN BİR NOKTAYA GELDİK”

    Demirci, ‘Peki buna karşı Aleviler nasıl bir tutum almalı, nasıl mücadele etmelidirler?’ sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

    “Esasen bizim bir kolektivizme ihtiyacımız var. Biz daha önce Adıyaman’da denedik. Alevi Danışma Kurulu adı altında Alevi dedelerin ve kurumlarının yemekli bir toplantı, aylık bir yemekli toplantı önerisinde bulunduk. Bu çalışmayı da başlattık, ilk toplantımızı yaptık. İkinci çalışmamızı, çağırıcı olan kurum engelledi, yapmadı, kesildi. Bir korku, bir kaygı var aslında. Yapılabilir, denedik, oluyor. Bir araya gelip kendi sorunlarımızı kendi içimizde halledebiliyoruz. 1980 yılında 12 Eylül Darbesi’nde köyün muhtarı olan babama sorduklarında, babam, ‘bizim savcılıkta bugüne kadar bir tane dilekçemiz yok’ diyor. İnanmıyorlar. Gidin inceleyin, bakın. Biz hiç devlete gidip bize kömür, makarna verin demedik, istemedik. Geçinebiliyorduk, birbirimizle dayanışma vardı. Hatta kıtlık dönemlerinde bile bir sıkıntı yaşanmamış, bizim coğrafyada insanlar geçinmişler. Şimdi bu dönemde artık öyle bir şey yapıldı ki tamamen ürettiklerimiz de artık kirlendi. Kimyasallarla vs. su kaynakları tamamen paralı hale dönüştürüldü, sulama birlikleriyle, her şeyimizle göbekten, sisteme, devlete bağlanan, devlete muhtaç edilen bir noktaya geldik.”

    Cebrail ARSLAN – Hüseyin YAŞAR

    ADIYAMAN

  • Ali Kenanoğlu: Alevi kurumları ortak bir sekretarya oluşturmalıdır – VİDEO

    Ali Kenanoğlu: Alevi kurumları ortak bir sekretarya oluşturmalıdır – VİDEO

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Can Tv’de yaptığı açıklamalarda Alevi örgütlerinin ortak sekretarya oluşturarak Alevilerle ilgili hak ihlallerini takip ederek çözüm üretmeleri önerisinde bulundu. 

    Can TV’de yayımlanan ‘Eşiğin Bu Tarafı’ programına katılan HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu gündeme dair çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu.

    Kenanoğlu, öncelikle Alevi kurumlarının Alevilerin sorunlarına hakim olmaları gerektiğini belirterek, kurumların düzenli olarak hak ihlalleri raporu hazırlamaları gerektiği üzerinde durdu.

    Alevilere yönelik hak ihlallerinin aylık raporlanması gerektiğini söyleyen Kenanoğlu, yapılan ihlaller için çözüm üretmeleri gerektiği ve bu raporların çeşitli dillere çevrilip uluslar arası örgütlerle paylaşımının yapılmasını söyledi.

    Haberin Videosu

    “ALEVİ KÖYLERİNİN LİSTESİNİ YAPIYORUZ”

    Öte yandan Alevi köylerinin listesini hazırladıklarını söyleyen Ali Kenanoğlu, “Üç aydır karşılaştırmalı çalışma yapıyoruz, tüm Alevi köylerinin listesini yapıyoruz.Öncelikle bu yönde yapılmış çalışmaları listeleyip karşılaştırmalar yaptık ve eksikleri tamamlayıp netleştiriyoruz. Çalışmamız çok yakında Alevi kamuoyuna sunacağız. Bu listeyi öncelikle Alevilerin teyidine sunacağız.  Çıkacak net listeyle Alevilerin net sayısı gibi bir çok veriye de ulaşma imkanımız olacak” dedi.

    Haberin Videosu

    (HABER MERKEZİ)

  • Bingöl’deki Alevi köylerinin bozuk yolları meclis gündeminde-VİDEO

    Bingöl’deki Alevi köylerinin bozuk yolları meclis gündeminde-VİDEO

    PİRHA- HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Bingöl’deki Alevi köylerine giden tüm yolların bozuk olduğuna dikkat çekerek bu sorunların bir an önce çözülmesi için yetkililere çağrıda bulundu.

    Bingöl’ün Karer bölgesinde yaşayan Alevilerin sorunlarını HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, mecliste gündeme getirdi.

    Aydemir, “Karer bölgesinde bulunan 9 köyde yoğunlukta Aleviler yaşamaktadır. Bu yerlere Cumhuriyet kurulduğundan bu yana hizmet götürülmemiştir. 2020’ye girerken hala bu köylerin yolları stabilizedir. Asfalt yapılmamıştır. Yollar daha çok Sünnilerin yaşadığı köylerden sonra bıçak sırtı gibi kesilmektedir. Bu yüzyıldır devam etmektedir. Özellikle Karer bölgesinin asfaltlamanın yanı sıra telefon hatları bulunmamaktadır. Su sorunu mevcuttur. Okul yoktur. Sağlık hizmetlerinden yararlanamamaktadır.” ifadelerini kullandı.

    “BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE HİZMET VERİLMİYOR”

    Yüzyıldan bu yana gerek sistem gerekse yerel yönetimler tarafından bilinçli bir şekilde geri ve mahrum bırakıldıklarının altını çizen Aydemir tüm ilgililere şu çağrıda bulundu:

    “Bir an önce Bingöl merkez Karer bölgesindeki köylerinin yolların asfaltlanması ve burada yaşayan Alevi halkımızın sorunlarının giderilmesini talep ediyoruz.” (HABER MERKEZİ)

     

  • Bingöl’de Alevi köylerine farklı illerden MHP’li seçmen taşındı iddiası

    Bingöl’de Alevi köylerine farklı illerden MHP’li seçmen taşındı iddiası

    PİRHA- Bingölhaber.net adlı yerel haber ajansı, 24 Haziran seçimlerinde Alevi köylerindeki  seçim sandıklarının karakollara taşınmasından sonra, bu kez de 31 Mart yerel seçimleri için Alevi köylerine MHP’li seçmen taşındığı iddiasında bulundu.

    Bingölhaber.net adlı yerel haber sitesi Türkiye’nin birçok kentinden Bingöl’deki Adaklı, Kiğı, Yedisu ve  Yayladere ilçesindeki bazı Alevi köylerine, AKP’nin çatısı altında İstanbul’da faaliyet yürüten köy dernekleri üzerinden yapılan gizli çalışmalar sonucu MHP’li seçmenlerin taşındığını iddia etti.

    HDP’NİN YÜKSEK OY ALDIĞI ALEVİ KÖYLERİNE MHP’Lİ SEÇMEN TAŞINDI

    Ajans, Bingöl Adaklı’da yaptığı araştırmalarda özellikle MHP’li seçmenlerin, Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin yüksek oy aldığı Alevi köylerine taşındığını ve İstanbul, Elazığ ve diğer farklı kentlerden Bingöl’e taşınan MHP’li seçmenlere belirli bir miktar da  rüşvet ödendiğinin altını çizdi.

    Bingölhaber.net ajansına konuşan ve güvenlik nedeniyle ismi vermek istemeyen bir yurttaş ise mensup olduğu Alevi köyünün yurtsever bir profile sahip olduğunu belirterek, “İstanbul’daki köy derneğimizin yöneticileri ile  irtibata geçen AKP’ye yakın faaliyet yürüten şahıslar öncelikle köyünüze su,yol, kanalizasyon gibi hizmet getireceğiz tipi söylemlerle kendi yanlarına çekip, bir takım toplantılar, konferanslar  ve çalışmalar tarzında güven tazelemeye çalıştı. Sonra başta köy yararına görünenlerin daha sonra kişisel çıkar ve menfaat aracına dönüştüğünü bunun ajanlaştırma ve şimdi de olduğu gibi köyümüzün demografik yapısını değiştirmek için belirli çalışmalar yürütüldüğü gözlemledik. Ama devletin bölgedeki uyguladığı politikalar yüzünden de pek karşı koyamadık. Özellikle köy yararı mantığıyla bir nevi uygulanan asimilasyon politikalarına CHP’ye oy vermiş kişilerinde de destek olması  işin enteresan tarafı. Köyümüzün gerekirse yoksul ama onurlu yurtsever bir köy olarak kalmasını istiyorum” diye konuştu.

    “MHP’Lİ SEÇMEN ARTIŞI EN ÇOK ADAKLI’DA”

    Belediye’de encümen, muhtar ve aza olarak görev almak isteyenler, temelde cumhur ittifakı yerel de ise AKP- MHP seçim listelerinden yüksek oy almak için özellikle diğer farklı şehirlerde yaşayan seçmenleri Adaklı ve çevre köylere taşıdıkları vurgulandı. Özellikle HDP’nin yüksek oy aldığı Alevi köylerine İstanbul, Elazığ, Mersin ve Bursa’dan MHP seçmenlerinin taşınmasın aslında daha önceden alınan kararların uygulama projesi olarak ortaya çıktığı ve Bingöl’ün diğer ilçelerinde de bu projelerin uygulandığı belirtildi.

    “MHP’Lİ SEÇMENLERİ AKP’Lİ DERNEKLER TAŞIDI”

    İddiaya göre Bingöl İli Adaklı ilçesi Çevre Köyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği, Adaklı Hösnekliler Derneği, Adaklı Kantar köyü Derneği, Bingöl Kültür ve Dayanışma Vakfı, Kocaeli Bingöllüler Derneği, Gülderen Çalışanlar Derneği, Pozitif Eğitim ve Kültür Derneği, Solhan Kültür, Sanat, Eğitim Yardımlaşma ve Spor Etkinlikleri Kulübü Derneği, Bingöl İlim ve Kültür Vakfı, Bingöl Din Görevlileri Derneği ve Bingöl TAVZ-DER gibi derneklerin AKP den ekonomik olarak beslendikleri ve ajanlaştırma faaliyetlerinde rol oynadıkları belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bu ilçede Aleviler, Afet İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait binada ibadet ediyor-VİDEO

    Bu ilçede Aleviler, Afet İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait binada ibadet ediyor-VİDEO

    PİRHA – Cem Vakfı Erzincan Tercan Şubesi yılardır Afet İşleri Genel Müdürlüğü adına tapulu bina içinde inancını sürdürüyor. Cemevi arsası olan ancak maddi zorluklardan dolayı yapılmadığını belirten şube başkanı Ali Dağdelen, “Gelin bir taş, bir tuğla da siz koyun Tercan Cemevi’mizi yapalım” çağrısında bulundu. 

    Erzincan’ın Tercan ilçesinde yaklaşık 45 Alevi köyü, 17 Sünni ve 5 de karışık  köy olmasına rağmen Alevilerin ibadetlerini yerine getirmelerini sağlayacak bir cemevi yok.

    72 yaşındaki Üryan Hızır evlatlarından ve Cem Vakfı Tercan Şube Başkanı Ali Dağdelen, 22 yıldır şube başkanlığı yapıyor. 2000 yılından bu yana Afet İşleri Genel Müdürlüğü adına tapulu olan binada ibadetlerini sürdüren Tercan halkı artık bir cemevlerinin olmasını istiyor.

    Ali Dağdelen konuya ilişkin PİRHA’ya açıklamarda bulundu.

    Yaklaşık 22 yıldır Erzincan Tercan Cemevi’nin dedeliğini ve başkanlığını yapan Dağdelen, şu anda kullandıkları alanın Afet İşleri Genel Müdürlüğü adına tapulu olduğunu ve 2000’li yıllarda kaymakam ve valiliğin onayı ile faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi.

    “HALKIN DESTEĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”

    Tercan Cemevi’ne ait 2 dönüm 105 m² tapulu arsalarının olduğunu söyleyen Dağdelen, “560 m² var, iki katlı projemiz var. Bu arsa üzerinde yapılması gereken cemevi projemizi ayrıntılarıyla birlikte hemen hemen tüm kuralları yerine getirerek belediyenin imar iznini ve iskanı aldım. Cemevi olarak onayını aldığımız bu yeri yapmak için gayret ediyoruz fakat halkımızın bu konuda yeteri kadar desteği yok. Bu projenin maliyeti de 1 trilyon gibi bir mevlaya denk geliyor, bizim de böyle bir imkanımız yok” dedi.

    DAĞDELEN: GELİN BİR TAŞ BİR TUĞLA DA SİZ KOYUN

    Tercan’da yaklaşık 45 Alevi köyü, 17 Sünni ve 5 de karışık köy olmasına rağmen Tercan’ın merkezinde halka hizmet veren yeterli cemevinin olmadığını belirten Dağdelen, şu anda içinde oldukları alanın kendilerine ait olmadığının altını çizdi.

    Dağdelen, yurt içinde ve yurt dışında olan Tercanlı yurttaşlara seslenerek, “Gelin bir taş bir tuğla da siz koyun Tercan Cemevimizi yapalım. Bize ait bir mekan oluşsun” diye konuştu.

    72 yaşında olduğunu ve 22 yıldır da Tercan’da hizmet verdiğini kaydeden Dağdelen, “Tercan’da kendimize ait bir mekanımız olsun istiyorum. Burada insanlarımızın her türlü sorunlarının çözülebileceği, cenaze hizmetlerinin verileceği, cem ve civat hizmetlerinin yerine getirilebileceği, gençlerimize kurs verilebilecek, semah dönebilecek mekanlarımız olsun. Bu  binayı biran önce hayat geçirelim” çağrısında bulundu.

    Ali ŞEKER /ERZİNCAN

  • Divriği’de siyanürlü altına karşı miting: Toprağımıza, yaşamımıza yapılan bu saldırıyı reddediyoruz-VİDEO

    Divriği’de siyanürlü altına karşı miting: Toprağımıza, yaşamımıza yapılan bu saldırıyı reddediyoruz-VİDEO

    PİRHA – Mursal Köyü’nde yapılacak maden çalışmalarına karşı Divriği’de miting gerçekleşti. Yapılan basın açıklamasında, Mursal’da yapılacak altın madeni çalışmasının Divriği’yi yok edeceği vurgulandı. 

    Sivas Divriği’de, Alevi köylerinde yapılacak maden projesi çalışmalarına karşı miting gerçekleştirildi. Mitinge siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Yerel sanatçıların katıldığı miting coşkulu geçti.

    Basın açıklamasını okuyan Divriği Kültür Dernekleri İstanbul Başkanı Cafer Yılmaz, “Bu, insandan, kültürel değerlerden, duygudan, doğadan uzak rantçı yaklaşım asla kabul edilemez. Anayasanın 56. maddesi devlete ve yurttaşa sağlıklı bir çevrede yaşama olanaklarının sağlanması için yükümlülükler vermiştir. Bizler yurttaş olarak toprağımıza, havamıza, duyumuza, sağlığımıza, yaşamımıza doğrudan sadırı olarak değerlendirdiğimiz bu girişimi reddediyoruz ve anayasadan, evrensel insan haklarından aldığımız meşru müdafaa hakkınızı sonuna kadar kullanacağız. Toprak olmadan vatan olmaz. Topraklarını koruyan ve savunan bir halk olmazsa devlet var olmaz. Yabancı sermayeli maden şirketlerinin menfaatine olan ve telafisi mümkün olmayan sosyal yaralar açacak olan sömürge topluma bir tay Merhum Ozan Ali Kızıltuğ’ın Yama Dağları ve köylerden alacağı madenciliğine karşıyız” diye konuştu.

    Açıklamadan sonra belediye başkanları, milletvekili ve dernek yöneticileri konuşmalar yaptılar. Yerel sanatçılarla birlikte halk coşkulu bir şekilde mitingi tamamladı.

    SİVAS/PİRHA

  • Alevi vekil Kenanoğlu, Alevi köylerini ziyaret etmeye devam ediyor

    Alevi vekil Kenanoğlu, Alevi köylerini ziyaret etmeye devam ediyor

    PİRHA – HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu, Tokat, Çorum, Amasya ve Samsun’un Alevi köylerini gezerek seçimde verdikleri destekten dolayı teşekkür edip, köylülerin sorunlarını ve taleplerini dinlemeye devam ediyor.

    HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu, Tokat, Çorum, Amasya ve Samsun’un Alevi köylerini ziyaret etmeye devam ediyor. Ziyaretler kapsamında geçtiğimiz gün Çorum’un Alevi köylerini gezen Kenanoğlu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi Cemevi’ni de ziyaret etti. Ziyarette Kenanoğlu’na HDP Ankara milletvekili adayı Veli Saçılık da eşlik etti.

    Cemevi başkanı Nurettin Aksoy ile Çorum’daki Alevilerin sorunlarına ilişkin sohbet ettiler. Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Dereyazıcı Köyü Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği yaz şenliklerine de katılan Kenanoğlu, burada yaptığı konuşmada yöre halkına seçimde verdikleri destekten dolayı teşekkür etti.

    Ziyaretlerini önümüzdeki günlerde de sürdürecek olan Kenanoğlu, gittiği yerlerde Alevilerin sorunlarını, sıkıntılarını tespit etmeye ve varsa onların taleplerini dinlemeye devam edecek.

    HABER MERKEZİ

  • HDP’li Kenanoğlu’ndan Alevi köylerine ziyaret

    HDP’li Kenanoğlu’ndan Alevi köylerine ziyaret

    PİRHA- HDP İstanbul Mlletvekili Ali Kenanoğlu, Tokat, Amasya, Çorum ve Samsun’nun çoğunluğunun Alevilerin yaşadığı köylerini gezerek seçimde verdikleri destek için teşekkür edip, köylülerin sorunlarını dinledi. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Tokat’ın köylerine ziyarette bulundu. Amasya, Çorum ve Sivas Köyleri’ne de ziyarette bulunacağını ifade eden Kenanoğlu, Tokat’ın gittiği birçok köylerinde coşkuyla karşılandı.

    Köylerde kahveleri, evleri gezip muhabbet eden Ali Kenanoğlu, bölgede yaşayanlara teşekkür etmenin yanı sıra insanların sorunlarını dinledi. Kenanoğlu, köylülerin aktarımlarını kapsamlı bir rapor halinde kamuoyuna sunacağını belirtti.

    Kenanoğlu, konuşmalarında iktidar partisi için sorunların çözüm noktasında direkt bir sonuç sağlanamayacağını, fakat muhalefet partisi olarak bu sorunları güçlü bir şekilde mecliste dile getireceğini belirtti.

    Halka, “Meclis’te bir odanız var” diyen Kenanoğlu, Tokat’ın ardından Sivas’a geçerek programlarına devam ediyor. (HABER MERKEZİ)

     

  • Erzurum yöre dernekleri ve köyleri yeşil sahada biraraya geldi-VİDEO

    Erzurum yöre dernekleri ve köyleri yeşil sahada biraraya geldi-VİDEO

    PİRHA – İstanbul’da bulunan Erzurum’un Yöre dernekleri ve köyleri yeşil sahada bir araya geldi. Turnuvada oyuncular kadar izleyiciler de eğlence dolu saatler yaşadı. Heyecanlı bekleyişin sonucu kimi için hüzün kimi için ise mutluluk vericiydi. 

    İstanbul’da bulunan Erzurum’un yöre dernekleri ve köylerinin oluşturduğu takımlar, yeşil sahada bir araya geldi. Geleneksel hale getirilen turnuvanın ikincisi bu yıl ‘Erzurum Tekman Veli Düzgün Futbol Turnuvası’ adıyla yapıldı. Turnuva, amansız bir hastalık nedeniyle hayatını kaybeden Veli Düzgün adına adandı. Arkadaşları giydikleri formalarda Veli Düzgün’ün fotoğrafı ile sahaya çıktı.

    Turnuva için haftalar önce hazırlıklar başladı, takımlar oluşturuldu. Geçen yıl 9 takımdan oluşan turnuvaya bu yıl 12 takım katıldı. Gazi Spor Kulübü’nün de destekleriyle yeşil sahada bir araya takımların kaptanları  ‘dostluk ve barış’ mesajlarını paylaştılar daha sonra tokalaşarak maçlara başladılar.

    “TURNUVAYI GELENEKSEL HALE GETİRMEYİ AMAÇLIYORUZ”

    Turnuvayı düzenleyen Daimi Düzgün PİRHA’ya konuşarak turnuva hakkında bilgi verdi. Bu yıl ikinci geleneksel turnuvayı geçen yıl hayatını kaybeden Veli Düzgün adına gerçekleştirdiklerini söyleyen Düzgün, turnuvayı toplumla bir araya gelmek için düzenlediklerini belirterek, “Geçen yıl bu turnuvayı düzenlemeden gençlerle birbirimizi tanımıyorduk. Düzenledikten sonra çok güzel insanlarla tanıştık, güzel dostluklar edindik. Ve bunu geleneksel hale getirip çevremizi genişletip, toplumumuzu bir araya getirmeyi amaçlıyoruz” dedi.

    Erzurum Tekman Köyleri’nin bir araya gelerek oluşturduğu ve birbirlerine yardım ederek geliştirdiği bir oluşum olduğunu vurgulayan Düzgün, “Turnuva için her köyden sözü geçen arkadaşlarla irtibat kurup, o insanlarda kendi köylüleriyle iletişime geçip bir araya geliyoruz” dedi.

    “TURNUVA İNSANLARDA HEYECAN UYANDIRDI”

    Geçen sene turnuvaya dokuz takımın katıldığını, bu yıl ise on iki takıma çıktığını söyleyen Daimi Düzgün, hedeflerinin 3. Geleneksel Turnuvada daha fazla katılımın olmasını sağlamak olduğunu söyledi.

    “Turnuva sayesinde insanları kahvelerden koparıp burada olmasını sağladık” diyen Daimi Düzgün, “İnsanlar daha çok kahve ve cafede bir araya gelerek vakitlerini  geçiriyorlar. Ama gördüm ki turnuva esnasında bir heyecan bir araya gelebilmek noktasında daha çok hevesli olduklarını gördüm. Şu an bu insanlar kahve ortamında değilde buradaysa bu turnuvanın geliştirdiği bir güzellikten kaynaklandığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Bu turnuvayı geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini belirten Daimi Düzgün, “Ben meşalenin sadece ateşi oldum. Bu ateşi sönmeden elden ele dolaştırmak önemli”  dedi.

    Düzgün, son olarak herkese başarılar diledi.

    ACAR: TURNUVADA GÜZEL, SICAK BİR ORTAM OLUŞUYOR

    Çağlar Köyü takımında oynayan Çetin Acar, turnuvaya sosyalleşmek için katıldığını söyledi. Turnuvanın Veli Düzgün adına düzenlendiğini söyleyen Acar, bu şekilde onuda andıklarını belirtti.

    Turnuvayı düzenleyen Daimi Düzün ve Dernek Başkanı Doğan Polat’a teşekkürlerini ileten Acar, kendileri için kazanmanın önemli olmadığını belirterek, “Üç yıl üst üste centilmenlik kupası alıyoruz. Yani yola çıkarak barış ve kardeşlik içinde bir turnuva olsun istiyoruz” dedi.

    Turnuvanın asıl amacının sosyalleşmek olduğunu kaydeden Çetin Acar, şunları kaydetti:

    “İstanbul’da Erzurum’dan gelen bir çok köy var. Mesela şu anda 12 köy var. Hiçbiri birbiriyle görüşmüyor, gençler birbirini tanımıyor. Bu vesileyle herkes birbirini daha çok tanıyor, gördüğü zaman bir selam veriyor. Güzel, sıcak bir ortam oluşuyor. Bütün köylerin bunu yapmasını istiyorum. Sadece Erzurum değil, Sivas, Bingöl, İzmir’de yapsın. Olumlu sonuçlarını alacaklardır.”

    Acar, son olarak kardeşlik ve barış içinde bir turnuva olması dileklerinde bulundu.

    Semra ACAR/İSTANBUL

     

     

  • Dede Sefa Öztürk’ten, Alevi köylerine cami yapılmasına göz yuman ‘dede’lere tepki

    Dede Sefa Öztürk’ten, Alevi köylerine cami yapılmasına göz yuman ‘dede’lere tepki

    PİRHA- Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, sosyal medya hesabından “Alevilik ve cehalet” başlıklı yazısında Aleviliğin ciddi bir şekilde asimilasyonla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Öztürk ayrıca, “Bir toplum için en büyük felaket cehalettir” dedi. 

    Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, sosyal medya hesabından “Alevilik ve cehalet” başlıklı yazısında Aleviliğin ciddi bir şekilde asimilasyonla karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.

    “Bir toplum için en büyük felaket cehalettir” diyen Öztürk, “Cehaletin egemenliğindeki toplumlarda çürüme ve bozulma çok ileri seviyededir. Aleviliğin toplumsal değerlerinin yerine dedikodu, iftira yalan gibi anlayışlar vücut bulur. Böylesi olumsuz durumların baş mimarı ve faydacıları da yerlerini alır ve cehaleti yönetirler. Bunlar bildik ve tanıdık simalardır. Zorluklar karşısında ortadan kaybolan, rant söz konusu olduğunda aslan parçaları kesilen asalak takımı” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİK CİDDİ ŞEKİLDE ASİMİLASYONLA KARŞI KARŞIYA”

    “Alevilik ciddi bir şekilde asimilasyonla karşı karşıyadır” diyen Sefa Öztürk Dede bunu şöyle açıklıyor:

    “Okumayan, yazmayan ve bilime, sanata karşı olan bu anlayıştaki din adamları (kusura bakmayın mürşit diyemiyorum onlara) kendilerince mevcut durumu fırsat olarak görmektedirler. Bağlı bulundukları Dergâhlarında kültürünü kirleterek, ipe sapa gelmez bir anlayışla haraket etmektedirler.
    Cami olan Alevi köylerinde hocayla yan yana olmayı, müftüyle sohbet etmeyi ranta çevirerek egemenlik kurmayı yaşamlarının amacı haline getirmişlerdir. Salt bu nedenle Alevi köylerine cami yapılmasına taraftırlar.
    Aslında amaçları çok açık; müftü ya da hocayla iyi geçinerek cehaletlerinin ortaya çıkmasını engellemek. Bizleri de pek sevmezler. Amma velakin biz aldırmayız. Kadim bir inancın değerlerini öyle kendini bilmez üç -beş rantiyeci takımına peş keş çektirmeyiz. Biliyoruz, yürüdüğümüz yol ulu bir yoldur. Uğrunda binlerce şehidi olan bir yoldur. O şehitlerin kutsal kanını kirli ayaklara çiğnetmeyiz. Kuru tehditler mi?  Aman sende…”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi köyü Koyunpınar’da camiciler ve cemeviciler ayrışması

    Alevi köyü Koyunpınar’da camiciler ve cemeviciler ayrışması

    PİRHA-Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı bir Türkmen Alevi köyü olan Koyunpınar’da (Saskara) 1950’lili yıllarda cami yapılmış. 2014’te ise gurbette yaşayan köylülerce cemevi yapılmış. Şimdi ise yıllardır asimile edilen köylüler, camiciler ve cemeviciler şeklinde ikiye ayrılmış. Koyunpınarlı yurttaş Şinasi Karaca, caminin yapılmasından sonra köyde yaşanan problemleri ve asimilasyonu PİRHA’ya anlattı. 

    Koyunpınar Köyü Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı bir Türkmen Alevi köyü. Eski ismi Saskara olan Koyunpınar Köyü geçim sıkıntısından dolayı İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlere göç vermiş olmasına rağmen şu an köyde bini aşkın nüfus yaşamakta. Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim’in kırımında kaçan, dağlara ve ormanlara sığınan Türkmen Alevilerinin oluşturduğu Koyunpınar Köyü’nde okuma yazma oranı da hayli yüksek.

    1950’li yıllarda köye yol, su, sağlık ocağı, okul gibi hizmetlerin gelmesi için cami yapılmış.

    ÇOCUKLARA SÜNNİLİK ÖĞRETİLDİ

    Gurbette yaşayan Koyunpınarlı yurttaş Şinasi Karaca, caminin yapılmasından sonra köyde yaşanan problemleri ve asimilasyonu PİRHA’ya anlattı.

    Caminin yapıldığı dönemde birkaç kişi camiye gitse de köyün genelinin pek sıcak bakmadığını kaydeden Karaca, 1980 askeri darbesinin yarattığı korku atmosferiyle birlikte caminin köyün yaşlıları tarafından kullanılmaya başlandığını belirtti.

    Yine 1980’lerde camiye bir imamın atandığını söyleyen Karaca, giderek köy halkının imama alıştığını ve imamın köydeki bazı ailelerin çocuklarına Kuran öğretmeye başladığını böylelikle çocuklara giderek Sünniliğin öğretildiğini ifade etti.

    CAMİCİLER VE CEMEVİCİLER OLARAK İKİYE AYRILDI

    Gurbette yaşayan Koyunpınarlıların köye bir cemevi yaptırmak için köy derneğiyle birlikte bir gece düzenlediklerini belirten Karaca, 2014 yılında köye cemevi yapıldığını ve İstanbul’dan dedelerin gelerek köyde cem tuttuklarını ancak köyün şu an camiciler ve cemeviciler olarak ikiye bölünmüş durumda olduklarını vurguladı.

    Köyün ikiye bölünmüş durumundan kaynaklı olarak cenazelerin bir kısmının camiden bir kısmının da cemevinden kaldırıldığını söyleyen Karaca, “Cenazesini cemevinden kaldıranlar daha çok gurbette yaşayanlar” dedi.

    DEDELERİN DE KABAHATİ VAR

    Köy halkından bazılarının hükümetle iş birliği içinde çalıştıklarını, şu an köyde bulunan imamın köy halkını Sünniliğin Hanefi mezhebine yöneltmek için birçok adım attığını ifade eden Karaca, “Bunda dedelerin de çok suçu var. Bir toplum ne zaman başsız kalırsa o zaman asimilasyona zemin hazırlamış olur” şeklinde konuştu.

    ÇEŞİTLİ VAKIFLARA KÖYLERDE ÖĞRENCİ TOPLUYOR

    Çeşitli muhafazakar ve sağ ideolojik vakıfların Türkmen Alevi köylerindeki fakir çocuklarını yatılı okullarda okutarak kendi ideolojilerini benimsettiklerini vurgulayan Karaca, Koyunpınar Köyü’nde de böyle durumların yaşandığına dikkat çekerek şöyle konuştu:

    “Bu vakıflarda okuyan çocuklara okullarını bitirdikten sonra devlet kademelerinde iş veriliyor. Söylenenlere göre bu vakıflarda okuyan çocuklara ‘Sizi biz okuttuk, ekmeğinizi verdik, işinizi verdik. Şimdi her biriniz bulunduğunuz köylerinizde veya yakın köylerde fakir çocukları toplayıp bizim okullarda okumalarını sağlayacaksınız’ gibi görevler veriliyor.”

    TÜRKMEN KÖYLERİNDE BENZER YÖNTEMLER İZLENİYOR

    Kendi köylerinde görev yapan bir memurun, fakir çocukları okuyup meslek sahibi olma sözleriyle kandırarak çocukları ve aileleri bu vakıflara yönlendirdiğini söyleyen Karaca, hemen hemen tüm Türkmen köylerinde buna benzer yol ve yöntemlerin izlendiğini de ekledi.

    Karaca, son olarak köyde AKP’den milletvekili aday adayı olan bir kişinin, köyde bulunan camiye minare yaptırmak istemesine karşı çıktığı için mahkemelik olduklarını kaydetti. (HABER MERKEZİ)

     

  • AKP’ye oy çıkmayan Kırıkkale’nin Alevi köylerine yol da su da yok

    AKP’ye oy çıkmayan Kırıkkale’nin Alevi köylerine yol da su da yok

    Kırıkkale’nin Alevi köylerini ziyaret eden CHP’li vekiller AKP’ye oy çıkmayan bölgelere hizmetin götürülmediğini yerinde gözlemledi. Vekilller, “AKP’ye oy çıkmayan köyler yolsuz ve susuz bırakılmış ama oy çıkan yandaki köy yolu asfalt” dediler. 

    Ülkenin doğusunun yanı sıra batısında da Alevi köylerine hizmet yeterince ulaşmıyor. CHP Ankara Milletvekilleri Necati Yılmaz ve Ali Haydar Hakverdi’nin, Kırıkkale’nin köylerine yaptığı ziyarette, AKP’ye oy çıkmayan bölgelere hizmet götürülmediğini söyledi.

    Sözcü’nün haberine göre Yılmaz ve Hakverdi, CHP Kırıkkale İl Başkanı Ahmet Önal ve CHP Delice İlçe Başkanı Enver Çelgin’le birlikte Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı köylerini ziyaret ederek, sorunları dinledi. Köylüler, milletvekillerine yol sorununu anlattı.

    CHP’li Yılmaz, Ankara’ya 70 kilometre mesafede bulunan Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Büyükafşar, Küçükafşar, İmirli, Meşeyayla, Çatallı ve Elmalı köylerinin yollarının toprak olduğunu belirterek, “AKP’ye oy çıkmayan köyler yolsuz ve susuz bırakılmış ama oy çıkan yandaki köy yolu asfalt” dedi.

    Hakverdi ise köylülerin AKP’ye oy vermedikleri gerekçesiyle toz ve çamura mahkum edildiklerini belirterek, “İktidar, aldığı vergileri, hizmet olarak adil dağıtmıyor. Halkı da kendi içinde ayırt ediyor” diye konuştu.   (HABER MERKEZİ)

     

  • Damal’ın Alevi köylerinden geçen yol inşaatı çevreye zarar veriyor

    Damal’ın Alevi köylerinden geçen yol inşaatı çevreye zarar veriyor

    PİRHA – Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören Köyü mezrasında yol genişletme çalışması için yapılan tünel inşaatı çevreye zarar veriyor. 

    5-6 yıl önce Ardahan’dan Gürcistan’a giden uluslararası yolun genişletilmesi için çalışma başlatılmıştı.

    Başlatılan yol çalışması kapsamında çayırlık alanların bir kısmı kullanılamaz hale gelmişti.

    Şimdi de yol çalışması için Seyitören Köyü mezrasından tünel inşaatı başlatıldı. Yöre halkı sosyal medyada tünel inşaatının çevreye zarar verdiği yönünde paylaşımlar yapıyor.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya bilgi veren Seyitören Köyü muhtarı Ellez Cankan tünel inşaatının atıklarının dere yatağını değiştirdiğini söyledi. Ayrıca Cankan, derede yaşayan balıkların da bu yüzden öldüklerini kaydetti.   (HABER MERKEZİ)

  • Asfalt bitiminde başlayan toprak yol Alevi köylerine çıkıyor-video

    Asfalt bitiminde başlayan toprak yol Alevi köylerine çıkıyor-video

    PİRHA-Erzurum’un Alevi köylerinin neredeyse tamamı topraklı yol. Asfalt çalışmalarının hiçbir şekilde gerçekleşmediği Hınıs ve Tekman’daki Alevi köylerinde görüştüğümüz muhtarlar, tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını söylüyor. Muhtarlar, seçim zamanı oy için verilen vaatlerin başında gelen yol probleminin seçimlerden sonra ise hiçbir karşılık bulmadığını ifade ediyorlar.

    Haberin Videosu

    Erzurum’un ilçelerden köy yoluna girdiğinizi her şekilde anlamak mümkün oluyor. Asfaltın bitiminde başlayan toprak yol size köy yoluna girdiğiniz haberini veriyor. Bu özellikle de Alevi köylerine girdiğiniz de daha da yoğunlaşıyor. Hınıs ve Tekman’ın Alevi köylerindeki muhtarların yollarını ilişkin tüm girişimleri sonuçsuz kalmış. Yıllar boyu çetin hayat şartlarına bir de yol çilesi ekleyen Aleviler seçimle başlayan vaatlerin yine seçim sonuçları ile son bulduğunu söylüyor. Erzurum’da görüştüğümüz muhtarlar, “Tüm toprak yollar Alevi köylerine çıkar” diyor.

    Şah Haydar Atilla üç yıldır Erzurum Hınıs’a bağlı Kazancı köyünün muhtarlığını yapıyor. “Yolumuz yeterli değil. 3-4 kez müracaat ettim, yapacağız dediler ama gelmediler” diyen Atilla, dar yollarda araçların zor gelip gittiklerini söylüyor. Kışın ise kar yağmur ve çamur da çoğu kez yollarda kaldıklarını vurgulayan Atilla, özellikle hasta olduğunda kışın kızakla götürmek zorunda kaldıklarının altını çiziyor.

    Yollarının bir an önce yapılmasını isteyen Attilla, “Vergimizi ödüyoruz, söylüyoruz ama gelip sahip çıkan yok. Yapılan toplantılarda diyorlar ki ‘Yollarınızı yapacağız, sularınızı getireceğiz.’ Yollarımızın yapılmasını istiyoruz, sularımızın gelmesini istiyoruz, alt yapımızın yapılmasını istiyoruz” diyor.

    Hınıs’a bağlı Mırseyit Köy Muhtarı Hüseyin Akarsu da “Şu anda dağ köylerinden en iyi yol bizim köyün yolu” diyor. Çakıl, taş ve toprak yollarını geçen yıl kumlama çalışmasının yapıldığını söyleyen Akarsu, “Köy yollarımızda asfalt yok. Köyde kanalizasyon sorunu var, hala çözülmedi. Burada beş kardeşler ziyareti var. Yazın günde 10 kurban kesiliyor, yolları kötüydü müracaat ettik ancak bu kadarını yaptık” ifadelerini kullanıyor.

    “HER YIL 50 DİLEKÇE VERİYORUZ YOL İÇİN”

    44 yıldır Tekman’a bağlı Kuruca köyünde muhtarlık yapan Hasan Yola da, 44 yıldır her yıl 50 dilekçe ile bu sorunun çözülmesini beklediklerini söylüyor.

    Yola sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yollarımız ilkbahar olduğu zaman çamurdan geçilmiyor. Çünkü yollar dar, biraz geniş açılsa güneş vurduğu zaman çabuk kurur. Asfaltlama zaten yok. Ölünceye kadar biz göremeyeceğiz, bizden sonraki nesiller de belki görmeyecekler, zaten asfaltı da unuttuk, her şeyi de unuttuk. Hele köyün içine bir bakın. 44 yıllık bir muhtarım her yıl 50 tane dilekçe veriyorum. Yolumuz yok, suyumuz yok, yollara bir boru takın en azından su toplanmasın, arabalar çamurda kalmasın. Her sene müracaatımızı yapıyoruz ama maalesef bir netice alamıyoruz.”

    45 HANEDEN GERİYE 3 HANE KALDI

    Kış oldu mu zorlukların daha da yoğunlaştığını söyleyen Yola tüm bu sorunlar yüzündün göçlerinden yoğunlaştığını söylüyor Yola, “Kışın yollarda kalıyoruz. Köy hizmetleri belediyelere bağlı. Kışın arıyoruz, bazen geliyorlar, bazen geç geliyorlar. Ancak devamlı olmak lazım. Şimdi mahalle oldu ama bir şey yok. Niye mahalle yaptın ki? Köy kalsaydı. Bize neden hizmet gelmediğini bir türlü anlayamadık. Mesela ben köyde ev yapamıyorum. Neden? Su yok, yol yok. Kuruluşundan bu yana 45 hane ama kalan 3 hane” diyor.

    “HİZMETİ KENDİ SEÇMENİNE GÖTÜRÜYOR”

    Hınıs Hayran Köyü Muhtarı Aliekber Obay da köye hizmet gitmemesinin nedeninin siyasi olduğunu ifade ediyor. Obay, “Büyükşehir yasasıyla köylere darbe vuruldu. Alevi köylerinden ziyade siyasi görüşümüz farklı olduğu ve oy vermediğimiz için burada da iktidar partisi görevde olduğu için bize hizmette gecikme oluyor. Daha doğrusu önce kendi seçmenine yapıyor” diyor.

    “TÜM PROJELERİMİZ SEÇİMDEN SONRA İPTAL EDİLDİ”

    Asfalt çalışmalarının şuan da hiçbir Alevi köylerinde olmadığını söyleyen Obay, tüm hizmetlerinin vaatte kaldığını düşünüyor.

    Obay sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “Maalesef seçim bittikten sonra vaatlerde bitiyor. Şuan ki aşamada projelerimiz, programlarımız iptal edildi. Dört köyün sulama projesi vardı. Bu köyün kanalizasyon projesi yapılmış iki senedir yapılmadı. Köyden akan dere üzerinde Menfez programımız vardı iptal edildi. Mevcut gurup yolunun 10 kilometre genişletme ve asfalta hazır hale getirme programı vardı, o da şuanda iptal edildi. Bu konuda bölge milletvekillerine, Erzurum Büyükşehir Belediyesine defalarca ilettim, Buradaki Kaymakama söyledim. Dile getiriyoruz ama nereye kadar onu da bilemem. Tüm projelerimiz seçimden sonra iptal edildi.”

    Sevim KAHRAMAN/Semra ACAR

    ERZURUM