Etiket: ali haydar ben

  • İzmir, Mersin ve Dersim’de Ali Haydar Ben’e destek: Cezalandırılan Dersimlilerdir-VİDEO

    İzmir, Mersin ve Dersim’de Ali Haydar Ben’e destek: Cezalandırılan Dersimlilerdir-VİDEO

    PİRHA- İzmir, Mersin ve Dersim Dernekleri ve kurum temsilcileri, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda, “DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben nezdinde cezalandırılmak istenen;  yıllardır yaşam alanlarını, inancını kültürünü, dilini ve doğasını savunma merkezi olarak görünen  Dersim halkıdır” denildi. 

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e ‘yardım ve yataklık’ iddiasıyla verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına Mersin, Dersim ve İzmir Dersim Dernekleri’nden tepki geldi.

    İzmir Konak’ta bulunan dernek binasında İzmir Dersim Dernekleri adına açıklamayı okuyan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Aslan Sultan, son yıllarda sistematik olarak Dersim kurumlarına, sanatçılarına ve bireylerine yönelik baskı, yasaklama, gözaltı ve tutuklamaların hız kazandığını belirterek, “Bu yağmanın, yolsuzluğun, sömürünün, savaşın, doğanın talan edilmesi ve çürümüşlüğün odağı olmuş düzene karşı, Dersimliler ve Dersim dostları olarak inancımızı, kültürümüzü, doğamızı, dilimizi ve Dersimi korumaya devam edeceğiz” dedi.

    “DERSİM KURUMLARINA, SANATÇILARINA YÖNELİK TUTUKLAMALAR HIZ KAZANDI”

    Sultan, “Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar, sansür hepsi kendi korkusunu topluma yaymaya çalışan iktidarın güçsüzlüğünün göstergesidir. DEDEF Genel Başkanımız Ali Haydar Ben nezdinde cezalandırılmak istenen;  yıllardır yaşam alanlarını, inancını kültürünü, dilini ve doğasını savunma merkezi olarak görünen DEDEF ve Dersim halkıdır” şeklinde konuştu.

    “İNANCIMIZI, DOĞAMIZI VE DERSİMİ, KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Mersin Dersimliler Derneği de, İHD Mersin Şubesi’nde basın açıklaması yaparak Ben’e verilen cezayı kınadı.
    Dernek Başkanı Hasan Tanrıkut, şiddetin, baskının, hapis cezalarının sona erdirildiği, hiç kimsenin demokratik talepleri, düşünceleri nedeniyle cezalandırılmadığı bir ülke taleplerini ısrarla devam ettireceklerinin altını çizerek, “Bu yağmanın, yolsuzluğun, sömürünün, savaşın, doğanın talan edilmesi ve çürümüşlüğün odağı olmuş düzene karşı, Dersimliler ve Dersim dostları olarak inancımızı, kültürümüzü, doğamızı, dilimizi ve Dersim’i korumaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Dersim Dernekleri Federasyonu olarak şiddetin, baskının hapis cezalarının sona erdirildiği, hiç kimsenin demokratik talepleri, düşünceleri nedeniyle cezalandırılmadığı bir ülke talebini ısrarla yürüteceğiz. Ülkemizde yaratılmak istenen kuşatmaya, saldırılara karşı; doğa, emek ve demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/MERSİN-İZMİR-DERSİM

  • Ben’e verilen hapis cezasına tepki: Cezalandırılmak istenen Dersim halkıdır

    Ben’e verilen hapis cezasına tepki: Cezalandırılmak istenen Dersim halkıdır

    PİRHA-Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ile Ankara Dersimliler Derneği, DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e verilen hapis cezasını kınadı. 4 yıl 2 aylık hapis cezasına ilişkin yapılan açıklamada “Ülkemizde yaratılmak istenen kuşatmaya, saldırılara karşı; doğa, emek ve demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” denildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu ile Ankara Dersimliler Derneği, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ali Haydar Ben hakkında “yardım ve yataklık” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmesine ilişkin açıklama yaptı.

    DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e verilen hapis cezasının kınandığı yazılı açıklamada “Dersimliler ve DEDEF olarak bu ve benzeri uygulamalar ile ilk kez karşılaşmıyoruz. Son yıllarda sistematik olarak Dersim kurumlarına, sanatçılarına ve bireylerine baskı, yasaklama, gözaltı ve tutuklamalar hız kazanmış bulunmaktadır” denildi.

    “DEMOKRASİ MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

    Açıklamada ayrıca, demokratik eylem ve etkinliklere katılımların yasadışı faaliyetlermiş gibi gösterildiğine vurgu yapılarak şu ifadeler kullanıldı:

    “Kendi inanç ve geleneklerine uygun yapılmak istenen eylem ve etkinlikler bazen yasaklanıyor, bazen de sert müdahaleler ve cezalar ile sindirilmek isteniyor.

    Bir yandan kendi hukukunu bile tanımayanlar tüm muhalefeti susturmak ve sindirmek için ellerinden geleni yaparken, medya eliyle de korku yaymaya çalışıyorlar.

    Gazetecilerden öğrencilere, profesörlerden avukatlara, seçilmiş belediye başkanlarından milletvekillerine, sendika başkanlarından siyasi parti temsilcilerine kadar büyük bir kesim siyasi düşüncelerinden dolayı cezaevlerine doldurulmakta, yandaş medya gücü ile de kamuoyu tepkisi manipüle edilerek kontrol altına alınmaktadır.

    Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar, sansür hepsi kendi korkusunu topluma yaymaya çalışan iktidarın güçsüzlüğünün göstergesidir. DEDEF Genel Başkanımız Ali Haydar Ben nezdinde cezalandırılmak istenen; yıllardır yaşam alanlarını, inancını kültürünü, dilini ve doğasını savunma merkezi olarak görünen DEDEF ve Dersim halkıdır.

    “DERSİM’İ KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Bu yağmanın, yolsuzluğun, sömürünün, savaşın, doğanın talan edilmesi ve çürümüşlüğün odağı olmuş düzene karşı, Dersimliler ve Dersim dostları olarak inancımızı, kültürümüzü, doğamızı, dilimizi ve Dersimi korumaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

    DEDEF Genel Başkanımız Ali Haydar Ben’e mahkeme önünde teyit edilmeyen ve çelişkili beyan veren itirafçı tanık beyanları ile verilen hapis cezasının bize gösterdiği iki şey vardır. Birincisi iktidarın direnen tüm demokratik kamuoyunu baskı altına tutmaya devam etmek istediği, ikincisi ise demokratik mücadeleden vazgeçmediğimizdir.

    Dersim Dernekleri Federasyonu olarak şiddetin, baskının hapis cezalarının sona erdirildiği, hiç kimsenin demokratik talepleri, düşünceleri nedeniyle cezalandırılmadığı bir ülke talebini ısrarla yürüteceğiz. Ülkemizde yaratılmak istenen kuşatmaya, saldırılara karşı; doğa, emek ve demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e 4 yıl 2 ay hapis cezası

    DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e 4 yıl 2 ay hapis cezası

    PİRHA- Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Karara tepki gösteren Ben, üst mahkemede itiraz edecek.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben 25 Aralık 2018 tarihinde İstanbul’da gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan Ben, ifadesi alınmak üzere Dersim’e getirilmişti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan soruşturmanın ardından Ali Haydar Ben hakkında, “yardım ve yataklık” iddiasıyla dava açılmıştı.

    Davanın 7. duruşması bugün Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Dersim Baro Başkanı Av. Kenan Çetin de hazır bulundu. Mahkeme heyeti DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. Karara üst mahkemede itiraz edilecek.

    Ali Haydar Ben, mahkeme kararına tepki gösterdi.

    Ben, “Dersim’in doğasını, kültürünü ve yaşam alanlarını savunmaktan başka hiçbir şey yapmadık. 2018 öncesi ve sonrasında Dersim’de yaşanan orman yangınlarına müdahale ettik. DEDEF olarak ülkemizdeki ve bölgemizdeki bütün anti-demokratik uygulamalara dair yürüttüğümüz demokratik mücadelemiz bile kriminalize edildi. Yaptığımız demokratik çalışmaları yasadışı faaliyetmiş gibi göstermek için “gizli tanık” ifadeleriyle organize edilen ve kolluk tarafından mahkemelere sunulan dosyalarla sanki suç işliyormuşuz gibi bir algı yaratılıyor” dedi.

    “GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Ali Haydar Ben, şunları kaydetti:

    “Hakkımda verilen ifade “Ali Haydar Ben’in DEDEF Genel Başkanı olduğunu duymuşuzdur” şeklindedir. Sırf bu ifadeye dayanarak ve hiçbir delil olmadan hakkımda hukuksuz bir şekilde 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Bizler Dersim Dernekleri Federasyonu olarak ilk kez bu anti-demokratik uygulamalarla karşı karşıya değiliz. Daha önce dilimize, doğamıza, kültürümüze, inancımıza, Dersim 38 Soykırımı nedeniyle yaptığımız anmalara, açılan soruşturmalarda yine birçok dernek yöneticimiz ve üyemiz cezalara maruz kalmışlardır. O gün de keyfi hukuksuzluklara karşı boğun eğmeyerek çalışmalarımızı sürdürdük. Bu cezalar bana ve federasyonumuza geri adım attırmayacaktır. Dersim’e dönük bütün çalışmalarımız programlı bir şekilde devam edecektir.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’in duruşması 16 Nisan’a ertelendi

    DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’in duruşması 16 Nisan’a ertelendi

    PİRHA-Tunceli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’in duruşması 16 Nisan’a ertelendi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben hakkında ‘örgüte yardım ve yataklık’ suçlamasıyla açılan davanın 6’ncı duruşması Tunceli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

    Savcılık, Ben hakkında verdiği mütalaayı yineleyerek cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti ise duruşmayı 16 Nisan tarihine erteledi.

    NE OLMUŞTU?

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben 25 Aralık 2018 tarihinde İstanbul’da gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan Ben, ifadesi alınmak üzere Dersim’e getirilmişti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan soruşturmanın ardından Ali Haydar Ben hakkında, “yardım ve yataklık” iddiasıyla dava açılmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben ve üyeleri beraat etti-VİDEO

    DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben ve üyeleri beraat etti-VİDEO

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu, Gazi Dersimliler Derneği’nin düzenlediği Gağan etkinliğinde gözaltına alınan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben ve üyeleri bugün görülen karar duruşmasında beraat ettiler.  

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) 28 Aralık 2019’da Gazi Dersimliler Derneği’nin düzenlediği Gağan etkinliği sırasında gözaltına alınan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Gazi Dersimliler Derneği Şube Başkanı Haydar Altun ve üyeleri Zelal Konak,Sinan Candan, Onur Narin, Ferit Alişir’ın yargılandığı davanın karar duruşması bugün görüldü.

    Bugün saat 10:30’da İstanbul Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada mahkeme heyeti, iddia edilen suçların oluştuğuna dair olaya müdahale eden polislerin yazdığı tutanak haricinde somut bir delilin bulunmadığı gibi sanıkların ne yaparak direndiğinin belli olmadığını belirterek beraat kararı verdi.

    Beraat sonrası PİRHA‘ya konuşan Gazi Dersimliler Derneği Şube Başkanı Haydar Altun, “Hiç bir delil yoktu. Olması gereken bir duruşma değildi. Gağan’ı anlattık ama anlamadılar” dedi. Altun herkese diline, kültürüne sahip çıkma çağrısı yaptı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • DEDEF Genel Başkanı ve üyelerin karar duruşması bugün

    DEDEF Genel Başkanı ve üyelerin karar duruşması bugün

    PİRHA- Gazi Dersimliler Derneği’nin düzenlediği Gağan etkinliğinde gözaltına alınan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben ve üyelerin yargılandığı karar duruşması bugün. 

    28 Aralık 2019’da Gazi Dersimliler Derneği’nin düzenlediği Gağan etkinliği sırasında gözaltına alınan Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Gazi Dersimliler Derneği Şube Başkanı Haydar Altun ve üyeleri Zelal Konak, Sinan Candan, Onur Narin, Ferit Alişir’ın yargılandığı davanın karar duruşması bugün.

    Bugün saat 10:30’da İstanbul Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek duruşmada karar verilecek.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • DEDEF üyelerinin yargılandığı dava 8 Şubat’a ertelendi

    DEDEF üyelerinin yargılandığı dava 8 Şubat’a ertelendi

    PİRHA – DEDEF üye ve yöneticilerinin yargılandığı dava Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Dava 8 Şubat’a ertelendi. 

    DEDEF üye ve yöneticilerinin yargılandığı dava Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinde bugün görüldü. 28 Aralık 2019 yılında Gazi Dersimliler Derneği’nin düzenlediği Gağan etkinliği sırasında gözaltına alınan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Gazi Dersimliler Derneği Şube Başkanı Haydar Altun ve üyeleri Zelal Konak ile Sinan Candan, Onur Narin, Ferit Alişir’ın yargılandığı dava bugün saat 10:00 da Gaziosmanpaşa 3.Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

    Duruşmada; savcının mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcılığa tevdiine karar verildi. Mahkeme heyeti, müşteki polisleri dinleyip dinlemeyeceğini değerlendirmek için duruşmayı 8 Şubat 2021 tarihine erteledi.

    BİR SONRAKİ DURUŞMADA POLİSLER DİNLENECEK

    DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben, duruşma sonrası PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Son süreçlerde bütün muhalif kesimlere yönelik dava ve soruşturmaların açıldığına dikkat çekerek, uzun süreden beridir bütün birleşenlerine yönelik gözaltıların ve soruşturmaların yaşandığını söyledi.

    Ben, Gağan etkinliği sırasında yapılan bu saldırının sadece DEDEF üyelerine değil aynı zamanda Alevi-Kızılbaş inancına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi. Önümüzdeki süreçte tekrar daha ısrarcı olarak mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

    Duruşmanın 8 Şubat 2021 tarihine ertelendiğini kaydeden Ben, davacı olan polislerin dinlenmesi için ertelendiğini söyledi. İddianamede polislere yumruk atıldığına ilişkin iddialar olduğunu söyledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DEDEF’den yöneticilerinin duruşmasına çağrı

    DEDEF’den yöneticilerinin duruşmasına çağrı

    PİRHA – Dersim Dernekler Federasyonu, DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben ve yöneticilerinin 16 Eylül Çarşamba günü yapılacak duruşması için dayanışma çağrısında bulundu. 

    28 Aralık 2019 tarihinde Gazi Dersimliler Derneği’nin düzenlediği Gağan etkinliği sırasında gözaltına alınan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Gazi Dersimliler Derneği Şube Başkanı Haydar Altun ve üyeleri Zelal Konak, Sinan Candan, Onur Narin, Ferit Alişir’ın yargılanacağı davanın ilk duruşması 16 Eylül Çarşamba günü saat 10:00 da Gaziosmanpaşa 3.Asliye Ceza Mahkemesinde görülecektir.

    Duruşma gününü paylaşan Dersim Dernekler Federasyonu, duruşmaya duyarlılık gösterilmesi için dayanışma çağrısında bulundu. (HABER MERKEZİ)

  • Askeri araçlar Munzur Gözeleri’nde; peyzaj çalışması başlatılıyor

    Askeri araçlar Munzur Gözeleri’nde; peyzaj çalışması başlatılıyor

    Dersim’in Ovacık ilçesinde bulunan ve Alevilerin kutsal mekanlardan Munzur Gözeleri için bölge halkına danışılmadan hazırlanan peyzaj projesi başlatılıyor. DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, bahsedilen peyzaj projesinin, Alevi halkının inancına saldırı olduğunu kaydetti.

    Dersim’in Ovacık ilçesinde bulunan ve Alevilerin kutsal mekanlardan biri olan Munzur Gözeleri için bölge halkına ve STK’lere danışılmadan hazırlanan peyzaj projesi başlıyor. Bölgeye gelen askeri araçlarca stand kuran yurttaşların standları kaldırıldı.

    Munzur Gözeleri’ne dün saat 18.00 sıralarında kaymakamlıktan geldiğini belirten iki kişi kurulan satış standlarını dolaşarak satıcılara ‘Yarından sonra standları açmayın, şirket tarafından gönderilen kepçeler bölgeye gelerek peyzaj projesine başlayacaktır’ ifadelerini kullandılar.

    Munzur Gözeleri’nde bulunan Munzur Koruma Kurulu üyesi ise kişilere nereden geldiklerini sorduklarında ‘Kaymakamlıktan geliyoruz’ diye yanıt aldı. Bunun üzerine standları gezen ve kurul üyesiyle tartışan kaymakamlık yetkilileri, Koyungölü köy muhtarını arayarak, Munzur Koruma Kurulu üyesinin babasına ulaştı. Yetkililer, kurul üyesi hakkında ailesine “Akıllı dursun, ön planda durmasın, yoksa gözaltına aldırır hapishaneye attırırız” tehditlerinde bulundu.

    Yaşananların ardından Munzur Gözeleri’ne bugün askeri araçlar eşliğinde gelen yetkililer, stand açan yurttaşlara kararı tebliğ ederek, standları kaldırmaya başladı.

    “ALEVİ HALKININ İNANCINA SALDIRIDIR”

    DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, bahsedilen peyzaj projesinin halkın ve STK’lerin katılımı olmadan, Erzurum Koruma Kurulu’nun 1. derece doğal SİT alanına ilişkin ilke kararları gözetilmeden, koruma amaçlı imar planları hükümleri dikkate alınmadan hazırlandığı ve ihale edildiğini kaydederek, “Munzur gözeleri bölge halkı ve Alevi kızılbaş inancının kutsalıdır. Bu peyzaj projesi kılıfı esasta, Alevi halkının inancına saldırıdır. Söz de düzenleme adı altın da bu alanı ticari bir işletmeye çevirmektir. Betonlaştırma ve çölleştirme amacı taşımaktadır” diye konuştu.

    “MÜCADLEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Ben, şunları kaydetti:

    “Bizleri ve Dersim halkını tehdit edenler aslında Munzur gözelerini sermayeye peşkeş çekmek isteyenlerdir, kutsalımıza saldıranlardır, buralardan rant devşirme peşinden koşanlardır. Federasyon üyelerimizi, dostlarımızı ve Dersim halkını tehdit ederek yıldırmaya çalışacaklarını düşünen, insana düşman, havyana düşman, doğaya düşman olanlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bilmelerini isteriz. Bizler Dersim Dernekleri federasyonu olarak bu tehditlere ve baskılara dün de boyun eğmedik, Çevre ve doğa mücadelesi vermekten vazgeçmedik, bugün de yarın da vazgeçmeyeceğiz.” (HABER MERKEZİ)

  • DEDEF Başkanı Ben: Gözelerdeki insan baskısı azaltılmalı, mevcut betonlaşma kaldırılmalı -VİDEO

    DEDEF Başkanı Ben: Gözelerdeki insan baskısı azaltılmalı, mevcut betonlaşma kaldırılmalı -VİDEO

    PİRHA – Dersim Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Munzur Gözeleri’ndeki yapılaşma durumuna ilişkin PİRHA’ya konuştu. Ben, projeye karşı olduklarını belirterek Munzur Gözeleri’nde mevcut betonlaşmanın da kaldırılması gerektiğini savundu. 

    Haberin Vidosu

    Munzur Gözeleri peyzaj projesine ilişkin PİRHA‘ya aktarımlarda bulunan Dersim Dernekleri Federasyonu(DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben, “Bu ve buna benzer projelere karşıyız. Tüm kurumların birleşerek halkımızla birlikte örgütlü bir mücadele hattıyla geri püskürtebileceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “İNSAN BASKISI AZALTILMALI”

    Peyzaj projesi 2 yıl önce gündeme geldiğini belirten Ben, “Halka, demokratik kitle örgütlerine sorulmadan merkezi bir şekilde bakılarak düzenleme durumunu doğru bulmuyoruz. Munzur Gözeleri’nin kendi doğal döngüsüne gelmesi için insan baskısının azaldığı bir sistem kurulması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

    Gözelerin birkaç yıldır turizm alanı olarak kullanıldığını ve doğal yapısına zarar verildiğinin altını çizen Ben, “Ekonomik meseleden bakanlar projeyi istiyor. ancak biz bunu doğru bulmuyoruz. 1. Derece sit alanına bir çivi dahi çakılamaz. Bu yıl virüsten kaynaklı yoğun değil ancak normalde yangın gibi bir hali var buraların. Buraya tek bir çivi dahi çakılmaması, buranın piknik alanı olmaktan çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz” diye belirtti.

    “YAPILACAK BİR ŞEY VARSA İNSAN GÜCÜYLE BETONLARIN KALDIRILMASIDIR”

    12 Eylül darbesi sonrası kaymakam tarafından bir betonlaşma gerçekleştirildiğini söyleyen Ben, “Kendi doğal döngüsü olması gereken yerde betonlaşma var. Mevcut yapılacak bir şey varsa iş makinalarıyla değil insan gücüyle betonlaşmanın kaldırılmasıdır. Kimsenin, bizim inanç yerlerimize kendisine göre şekillendirmesini doğru bulmuyoruz. 12 Eylül döneminde yapılan betonlaşma duruyor. Bizim bunları kaldırmamız gerekiyor. Aşağıda bulunan köprüden suyun çıkış bölgesine kadar insan baskısını azaltmamız gerekiyor. Suyun kaynağında bir taşa bastığımızda suyun akışı değişir” diye konuştu.

    SİT ALANI VE İNANÇ MERKEZİ

    Ben, şöyle devam etti:

    “Dersim’de birçok inanç yerimize  dair belirli şeyler yapmak istiyorlar. Bir insan kendi göz bebeğini nasıl koruyorsa Dersimlilerin ve Dersim dostlarının da Munzur Gözeleri’ni kendi göz bebeği gibi korumaları gerektiğini düşünüyorum. Buraya biz sahip çıkmazsak başkaları kirletecek, kirletmemiz için yolu açacaklar. İnsanlara buranın sit alanı ve inanç merkezi olduğunu, korunması gerektiğini anlatmamız gerekiyor.”

    “PROJEYE KARŞIYIZ, ÖRGÜTLÜ BİR MÜCADELE HATTIYLA GERİ PÜSKÜRTECEĞİZ”

    “Ana Fatma Ziyareti’ni de bir evin duvarı gibi yapmışlar. Onların yanında yapılar inşa edilmiş. Munzur Vadisi’nde işletme vs karşıyız. Bu doğanın korunması gerektiğini düşünüyoruz. Biz doğanın bir parçasıyız” diyen Ben, şunları kaydetti:

    “Halvori Gözeleri’nin de turizme açıldığı bir yer olmasını istemiyoruz. Bu ve buna benzer projelere karşıyız. Tüm kurumların birleşerek halkımızla birlikte örgütlü bir mücadele hattıyla geri püskürtebileceğimizi düşünüyorum.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • DEDEF Başkanı: Polislerin her türlü işkencesine maruz kaldık-VİDEO

    DEDEF Başkanı: Polislerin her türlü işkencesine maruz kaldık-VİDEO

    PİRHA – DEDEF, Gaxan etkinliğine saldırı ve polisler tarafından yapılan gözaltı sonrası yaşananlara ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, “Polislerden biri cinsel organımı sıktı, bir diğeri ellerimi belimde kelepçeledi. Biri kafamı yumruklarken, diğeri karnımı tekmeliyordu. Karakolda yerde uzandırıldım” diyerek gözaltı işkencesini anlattı. 

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde önceki gün düzenlenen Dersimli Alevilerin yılbaşı kutlaması olan Gaxan etkinliğine polis izin alınmadığını gerekçe göstererek müdahale etmişti.

    Müdahalede zor kullanılarak gözaltına alınan Genel Başkan Ali Haydar Ben ile federasyon yetkilileri bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenlediği basın açıklamasında gözaltında yaşananları anlattı.

    Polisin, Gaxan kutlamanın yasak olduğunu herhangi bir izin alınmadığını gerekçe göstererek müdahale ettiğini belirten Ben, “OHAL döneminde bile izin almadan bu tür etkinlikler yaptık. Ancak böyle bir durumla hiç karşılaşmadık” dedi.

    “DERSİMLİLERE BİLİNÇLİ BİR SALDIRI SÖZ KONUSUDUR”

    DEDEF Genel Sekreteri Hasan Şen de, son zamanlarda Dersim Dernekleri ve Kültürüne yönelik devlet tarafından bilinçli ve ciddi bir baskının başladığını belirterek, “Dersimli birçok sanatçı şu anda evlerine gerçekleştirilen baskınlarla tutuklandılar. Yılmaz Çelik 15 gün önce tutuklandı şu anda cezaevinde. Şenol Akdağ şu anda tutuklu. Ferhat Tunç yurt dışında yaşamaya mecbur bırakılmış durumda” dedi.

    Dersim’de son zamanlarda gündeme oldukça sık gelen dağ keçilerinin kaçak avcılar tarafından avlanma durumuna da değinen Şen, “Dersim’de kutsal gördüğümüz dağ keçilerimiz devlet gözetiminde kaçak ya da yasal avcılar tarafından öldürülüyorlar” diyerek tepki gösterdi.

    “BUNUN GİBİ SALDIRILAR BİZİ YILDIRMAYACAKTIR”

    DEDEF adına basın açıklamasını okuyan Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Yücel, son aylarda Dersim kurumlarına, sanatçılarına ve bireylerine yönelik baskı, yasaklama ve tutuklamalar hız kazanmıştır. Dersim’de kutsal gördüğümüz dağ keçileri devlet eliyle av turizmi adı altında katledilmektedir. Gazi Mahallesi’nde gördüğümüz zulüm bize geri adım attırmayacaktır” dedi.

    “İŞKENCEYE MARUZ KALDIM, YUMRUKLANDIM; KÜFÜRLER İŞİTTİM”

    Gazi Mahallesi’nde etkinliğin yapıldığı yerden polisin zorla gözaltına aldığı DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben; arabaya bindirildiğinde polislerin türlü işkencelerine maruz kaldığını söyledi.

    Ben, “Polislerden biri cinsel organımı sıktı, bir diğeri ellerimi belimden kelepçeledi. Biri kafamı yumruklarken biri karnımı tekmeliyordu” dedi. Karakola götürüldüğümde birçok polisin hatta biri hariç hepsinin kendisini dövdüğünü söyleyen Ben, “Çok ağır küfürler işittim. Karakolda yerde uzandırıldım. Üzerime polislerin ayaklarını bastıklarını hissediyordum. Sağlık kontrolüne gittiğimde polis eşliğinde kelepçeli gittim ve darp edilmediğime dair rapor veridldi. Mahkemede hakim beni polislerden birine yumruk atma ve birinin kolunu incittiğimi söyledi ve bana 2 gün imza cezası verdi” dedi.

    HDP’Lİ MİLLETVEKİLLERİNDEN MÜDAHALEYE TEPKİ

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ile HDP/SMF İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya DEDEF’in basın açıklamasına katılarak destek verdiler.

    HDP İstanbul Milletvekili Kaya konuşmasına, “Dersim’in doğasına kültürüne inancına bir saldırı söz konusudur. Ülkenin gerçekliği böyle bir şey. Uyuşturucu ve çetelerin yoğun olduğu yerlerde devlet onlara müdahale etmek yerine Dersimlilere saldırılar gerçekleştiriyor. Silahla havaya ateş açarak Dersimlileri kışkırtmaya çalışıyorlar” dedi.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın bütçe görüşmeleri sırasında “Sıfır İşkence” diyerek övündüğünü söyleyen Kaya; Gazi Karakolu’nda DEDEF Genel Başkanına fiziksel ve psikolojik bir işkence uygulandığını gördük” dedi. Yaşananları TBMM’de gündeme getireceğini söyleyen Kaya “Gaxan kutlamasına müdahalenin aslında etkinlikle alakalı olmadığını, devletin genel işleyişinin amacının bu olduğunu söyledi. İ

    ktidarın kimlik siyaseti ve hesaplaşmasının yaşandığını söyleyen Kaya, kayyım atanan belediye eş başkanlarını hatırlatarak; aslında işin özünde kimlik siyasetinin olduğunu, belediye eş başkanları kafalarına silah dayanarak gözaltına alınıp tutuklandılar” diye konuştu.

    “SEÇİLMİŞ YÖNETİCİLERE DEVLETİN ALERJİSİ VAR”

    Dersim ve Dersim derneklerinin devletin zorbalığına maruz kaldığını söyleyen HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu; Dersim’de en son HDP’li Belediye Eş Başkanları Mehmet Ali Bul ile Nurhayat Altun’un kayyım zoruyla görevden uzaklaştırıldıklarını ve şu anda tutuklu olduklarını vurgulayan Kenanoğlu, “İşkenceler hala bizlere yönelik devam ediyor. Devlet bulduğu bu tarz bahaneler ile Dersimlilere zulmetmeye devam ediyor” dedi. Devletin seçilmiş yöneticilere alerjisi olduğunu söyleyen Kenanoğlu, bu tarz müdahalelere karşı Dersimlilerin birlik ve beraberlik içerisinde güçleneceğini vurguladı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gaxan etkinliğinde gözaltına alınan 6 kişiden 2’si serbest bırakıldı

    Gaxan etkinliğinde gözaltına alınan 6 kişiden 2’si serbest bırakıldı

    PİRHA- İstanbul Gazi Mahallesi’nde gerçekleşen Gaxan etkinliğine polis müdahalesi sonrası gözaltına alınana Ferit Alişir ve Onur Narin serbest bırakıldı. 

    DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Gazi Dersimliler Derneği Başkanı Haydar Altun ve üyeleri Zelal Konak ile Sinan Candan halen gözaltına tutuluyor.

    Dersim Dernekler Federasyonu  öncülüğünde İstanbul Gazi Mahallesi’nde gerçekleşen yeni yıl etkinliği Gaxan’a polis müdahalesi sonrası aralarında DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben’in de bulunduğu 6 kişi gözaltına alınmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kayyım tepkisi: Peri Belediyesi barikatlarla askeri kışlaya çevrildi- VİDEO

    Kayyım tepkisi: Peri Belediyesi barikatlarla askeri kışlaya çevrildi- VİDEO

    PİRHA- Dersim’de kayyım atanan HDP’li Peri (Akpazar) Belediyesi önünde açıklama yapan  kurumlar, hukuk dışı uygulamalar ve hak gasplarının sona ermesi çağrısında bulundu. 

    Haberin Videosu

    Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Peri Belediyesi’ne atanan kayyıma protestosu 21’inci gününe girdi.

    Peri Belediyesi önünde yapılan açıklamaya Peri Belediyesi Eş Başkanları Orhan Çelebi ve Songül Doğan, HDP Dersim il örgütü, Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF), Mazgirt Dayanışma ve Kültür Derneği, Alibeyköy Dersimliler Derneği, Ovacıklılar Derneği ve Munzur Çevre Derneği üyeleri katıldı.

    “BELEDİYE  BARİKATLARLA ASKERİ KIŞLAYA ÇEVRİLDİ”

    Yerine kayyım atanan  Peri Belediye Eş Başkanı Orhan Çelebi, halka hizmet vermesi gereken belediye binasının askeri kışlaya çevrildiğine vurgu yaptı. Belediye meclis üyelerinin de keyfi şekilde belediye alınmadığını ve görevlerinden el çektirildiğini söyleyen Çelebi, “Belediyemize yönelik irade gasbının bugün 21’inci günü. O günden bugün belediyemizin mevcut tablosu görüldüğü gibi halka hizmet verememekte. Halkın belediye ile mesafesi bariyerlerle kesilmiş durumda. Halka hizmet vermesi gereken belediye askeri kışlaya dönüştürülmüştür. Bu durumu protesto ettiğimizi, halkın belediyesinin bir an önce halka açılması gerektiğine inanıyoruz. Bugün normalde belediye meclis toplantımızı yapmamız gerekiyordu. Şu ana kadar meclis üyelerimize hiçbir davetiye gelmemiştir. Bizimle birlikte meclis üyelerimiz bypas edilerek görevlerinden el çektirilmiştir. Bir hukuksuzluk da burada işlenmiş oluyor. Bundan sonra alınan kararların tek ağızdan yani kayyımın ağzından çıkacağının bilinmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “DEVLETİN HALK İLE NASIL DUVAR ÖRDÜĞÜNÜN GÖSTERGESİ”

    “Buranın halka açık olması gerekirken zırhlı araçlarla çevrilerek halka kapatılmış” diye konuşan Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Başkanı Ali Haydar Ben de kayyım atamalarının keyfi ve antidemokratik olduğu belirtti. Peri Belediyesi’nin tüm çalışmalarında olacaklarına ve destekleyeceklerine değinen Ben, “Pratikte nasıl ki buraya geldik ise bundan sonraki süreçte de belediyemizin programı çerçevesinde DEDEF olarak ortak mücadele edeceğimizi  beyan ediyoruz. Bu ülkede adaletin, hukukun olmadığı ve kendi anayasaları çerçevesinde kararlar alınmadığını biliyoruz. Birçok il ve ilçeye kayyımlar atandı. Bu keyfi ve antidemokratik bir uygulamadır. Bir an önce bu hukuksuzluğa son verilmesi gerekiyor. Birçok belediye eş başkanı tutuklanarak hapishanelere atıldı. Ortada bir suç yok. Tek bir suç var; bu belediyeler halk ile birlikte halkın çıkarları doğrultusunda mücadele yürüttü. Buranın halka açık olması gerekirken zırhlı araçlarla çevrilerek halka kapatılmış. Bu, devletin halk ile arasına nasıl duvar ördüğünü de gösteriyor. Peri belediyemizin yanındayız ve bütün çalışmalarını destekleyeceğiz” diye kaydetti.

    “ÜRETİMİ ENGELLEMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Mazgirt Dayanışma ve Kültü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Arslan ise Peri Belediyesi ile ortak kuracakları kooperatifleri hatırlatarak yapılacak üretimin engellenmeye çalışıldığını dile getirdi. Arslan, halkın ayaklarına pranga vurulduğu betimlemesinde bulunarak, “Peri belediyesi ile ortak çalışma ile coğrafyamızda üretimi yeniden canlandıracak, kooperatifleri halk ile birlikte kuracaktık. Önce bu üretimin önünü kestiler, engellemeye çalıştılar. Fakat belediye yönetimi bu çalışmalarını devam ettirecek. Kendilerinin yanındayız ve desteğimizi de sunacağız. Halkın iradesi ve seçilmiş belediye eş başkanlarına görevlerine iade edilmelidir. Yasa dışı, gizli saklı herhangi bir şey yok. Bu ülkede üç darbe yaşandı ve darbeciler yargılandı. Demokrasi herkese lazım. 2011 yılı anayasa oylamasında ayaklarımıza pranga vuruluyor, demokrasi yoktur diktatörlük vardır diyenler bugün ise aynı anti demokratik uygulamaları kendileri yapıyorlar. Halkın ayaklarına pranga vuruluyor” ifadelerini kullandı.

    “KAYYIMLARI TANIMIYORUZ”

    Son olarak söz alan Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Ali Yıldız da, ülkedeki uygulamaların hukuktan uzaklaştığına dikkat çekti. Halk iradesi ile seçilmiş belediyeler ile halkın arasına bariyer örülmesinin kabul edilemeyeceğinin altını çizen Yıldız, “Coğrafyamızın tamamında kayyım ile evrensel hukuka uymayan faşizan uygulamaların hüküm sürdüğü bir yerde haktan, hukuktan bahsetmek hayaldir. Halkın kendi iradesi ile seçtiği bir yerde demokratik olmayan keyfi uygulamaları devreye sokarak halk ile seçilmişler arasında duvar örmeye çalışıyorlar. Bu antidemokratik, faşizan uygulamaları şiddetle kınıyoruz. Belediyelerimizin yanındayız ve kayyımları tanımıyoruz. Belediye ile halkın arasına asla set çekemeyecekler. Halkımızın demokratik mücadelesine sahip çıkıyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • DEDEF Başkanı: Madenlere, barajlara karşı örgütlü mücadelemiz sürecek-VİDEO

    DEDEF Başkanı: Madenlere, barajlara karşı örgütlü mücadelemiz sürecek-VİDEO

    PİRHA- Munzur Dağları’nın maden sahası ilan edilmesi ve Munzur Gözeleri’nin ticarileştirilme girişimine ilişkin PİRHA’ya konuşan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, “Dersim halkı, dağlarımıza sahip çıkarak dağların asıl sahiplerinin bu halk olduğunu gösterecektir” ifadelerini kullandı. 

    HABERİN VİDEOSU 

    Dersim üzerinde ekolojik tahribat; baraj ve HES projeleri, inanç merkezlerinin ticarileşmesi, dağlarının yanması ve maden sahası ilan edilmesiyle durmaksızın devam ediyor.

    Bu yaşanan tahribat ve projelerin gündemleştiği son günlerde yetkililer tarafından hiçbir açıklama yapılmazken, maden sahası ilanından sonra Munzur Dağları, şirketlere verilmeye başlandı.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Dersim Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Osmanlı’dan bu yana devam eden bu politikalara karşı Dersim halkının kurumlarla ortak örgütlü bir şekilde mücadele edip doğa talanına izin vermeyeceğini belirtti.

    “DERSİM HALKI, DAĞLARIN SAHİBİ OLDUĞUNU GÖSTERECEKTİR”

    Dersim üzerinde gelinen sürecin yeni olmadığına vurgu yapan Ben, “Geçmiş süreçten gelen uzun soluklu politikalar bunlar. Festival sürecinde biraz daha ekoloji meselesi tartışılırken gündemleşti. Aslında Dersim kamuoyu ve Türkiye kamuoyu tarafından duyuldu. Hasankeyf’teki doğa katliamı, Kaz Dağları’ndaki direniş; bu süreçte de Munzur Dağları maden sahası ilan edildi. Uzun süredir maden, siyanürlü altın çalışması, baraj çalışması hız kesmedi. Dönemsel olarak iktidarlar değişse de bakış açısı değişmiyor. Ülkeyi yöneten egemenler tarafından bakış açışı hep aynı. Bu anlamda Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesi, maden sahası ilan etme, zincirin bir halkası gibi. Bu meselede de Dersim halkı, Dersim dostları, ekoloji mücadelesi yürüten kurumlar, demokratik kitle örgütleriyle birlikte daha örgütlü bir şekilde maden sahasına açılmak istenen dağlarımıza sahip çıkarak dağların asıl sahiplerinin bu halk olduğunu gösterecek diye umuyorum” dedi.

    “TİCARİLEŞTİRME; SİSTEM İÇİ ALEVİLİĞİ YARATMA GİRİŞİMLERİDİR”

    Munzur Gözeleri’ndeki ticarileşme çalışmalarına dikkat çeken Ben, “Uzun süredir devletin Alevi Kızılbaş inancı üzerinde belirli programlar var; sistem içi Aleviliği yaratma girişimleridir. Bu, Osmanlı’dan beridir sürüyor. Sadece Munzur Gözeleri değil Ana Fatma’da da aynısı yaşanıyor. Düzenleme yapmaya çalışıyorlar. Kısmen buna dair adım atıyorlar. Dersim halkı, kurumlarıyla birlikte buna karşı daha örgütlü mücadele sergiler” diye konuştu.

    “CEMEVİYLE ÖN ADIM ATTIRILIYOR”

    Munzur Gözeleri’nin hem birinci derece sit alanı olması hem Alevi Kızılbaş inancının merkezi yerinde olduğunu, kültürü temsil ettiğini belirten Ben, şunları aktardı:

    “Dersim kurumları, bütünlüklü durabilirler ama belli dostlarımız bu proje hayata geçirilmek istenirken cemevi inşaatının başlaması var. Cemevine karşı değiliz ama yeri sit alanına yakın. Belli inşaatlaşmanın, ticarileşmenin önünü açabileceğini düşünüyoruz. Kaygımız budur. Dönemsel olarak kamuoyunda da yanlış lanse edildi. Kurumlar, cemevine karşı denildi. Uygun yere, köyün ihtiyacı varsa köyün içerisine herhangi bir yere yapılabilirdi. İnşaatlaşmanın ön adımını sana attırıp projeleri hayata geçiriyorlar.”

    Ben, “Biz DEDEF olarak bileşenlerimizle, ekoloji mücadelesi veren kurumlarla, Dersim kurumlarıyla, Dersim halkıyla birlikte hem bu konuya dair hem maden sahalarına dair örgütlü, güçlü bir şekilde mücadele edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

    PİRHA/DERSİM

  • Festival yasaklarına tepki: Örgütlü mücadele ile bertaraf edeceğiz-VİDEO

    Festival yasaklarına tepki: Örgütlü mücadele ile bertaraf edeceğiz-VİDEO

    PİRHA – 19. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yapılacak olan ‘Cumartesi Anneleri’ belgeseli ve LGBTİ+ Kavram Atölyesinin, Tunceli Valiliği tarafından yasaklanmasına ilişkin Festival Tertip Komitesi açıklama yaptı. Açıklamada, “Yasakçı zihniyetin toplumun ahlaki kültürüne uymuyor bakış açısının hakim olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Yasakları, baskıları örgütlü mücadele ile bertaraf edebiliriz” denildi. 

    25 Temmuz Perşembe günü başlayan 19. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, çeşitli etkinliklerle devam ediyor.

    Festival kapsamında 27 Temmuz Cumartesi günü gösterimi yapılacak olan ‘Cumartesi Anneleri’ belgeseli ve 28 Temmuz Pazar günü düzenlenecek LGBTİ+ Kavram Atölyesi, Tunceli Valiliği tarafından yasaklandı.

    Valilik tarafından yapılan açıklamada iki etkinliğin yasaklanmasına gerekçe olarak “Genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması” gösterildi.

    Konuya tepki gösteren Festival Tertip Komitesi, belediye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya siyasi parti, kurum temsilcileri, HDP Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “YASAKÇI ZİHNİYETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Açıklamada konuşan Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben, “Bu ülkede birçok şey yasaklanıyor. Bu ülkede evlatlarını kaybetmiş Cumartesi Anneleri yıllardan beri Galatasaray Lisesi önünde mücadele yürütüyor. Demokratik kitle örgütleriyle beraber bir mücadele içerisindeler. O annelerin burada belgesel gösterimi yapmasının, Dersim halkıyla bütünleşmesinin önüne yasakçı anlayış geçmeye çalışıyor” diyerek duruma tepki gösterdi.

    “Suruç Katliamı’nda çocuklara oyuncak götürüp katliama uğrayan gençlerimizin aileleri burada kendisini ifade etme durumu söz konusuyken yasakçı zihniyetle karşı karşıya kaldılar” diyen Ben, LGBTİ’lerin etkinliğinin yasaklanmasına ilişkin şunları belirtti:

    “LGBTİ’lere eşit demokratik bir hakkın verilmediği bir kez daha ifade edildi. Toplum adına karar verilmemesi gerekiyor. Yasakçı zihniyetin toplumun ahlaki kültürüne uymuyor bakış açısının hakim olduğu bir ülkede yaşıyoruz.”

    “BİZ KORKUYU ÇOCUKLARIMIZI KAYBETTİĞİMİZ YERLERDE BIRAKTIK”

    10 Ekim ailelerinden Erdoğan Tetik ise, “Kaybettiklerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız sözünü verdik. Festivale gelmemiz bunun bir aracıdır. Biz söz verdik; her platformda anmalarımızı yapacağız. Biz korkuyu Suruç’ta, Diyarbakır’da, Ankara’da, çocuklarımızı kaybettiğimiz yerlerde bıraktık. Birleşerek mücadelemizi büyüteceğiz. Emek, barış, demokrasi mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

    “YASAKLARI, ÖRGÜTLÜ MÜCADELE İLE BERTARAF EDEBİLİRİZ”

    LGBTİ aktivisti Hakan Aksu, festival kapsamında yapılacak olan LGBTİ Kavram Atölyesi’nin Valilik tarafından yasaklanmasına ilişkin şunları dile getirdi:

    “2016’dan itibaren Ankara’da LGBTİ yasağı vardı. Birçok ilde de devam etti. Yasakçı zihniyetle karşı karşıyayız. Yarın yapacağımız etkinliğin yasaklanması da ülke genelinde olan yasakçı anlayışın yansımasıdır. Gerek Dersim’de gerek ülkenin her yerinde LGBTİ’ler olarak heteroseksist anlayışa karşı mücadelemiz sürecek. Yasakları, baskıları örgütlü mücadele ile bertaraf edebiliriz.”

    Suruç ailelerinden Fethi Aydın da “Katliamlar toplumun yarasıdır. Çocuklarımızı, eşlerimizi, annelerimizi, babalarımızı yitirdik. Bunu duyurmak en doğal hakkımızdır. Devlet bu katliamları yapmadıysa bunları konuşmamıza neden engel oluyor?” diyerek yasaklara tepki gösterdi.

    “HAKKIMIZ, YASA DIŞI YASAKLARLA ELİMİZDEN ALINDI”

    Cumartesi insanlarından Maside Ocak, “24 yıldır kayıplarımız için mücadele içerisindeyiz. Anayasal haklarımız var; kamuoyuna açıklama yapıp duyurma hakkımız vardır. Bugün karşılaştığımız durum ne anayasaya ne de uluslararası sözleşmelere uymuyor. Ayaz ve Nupelda’nın dehşet bir şekilde öldürülüşünden 10 gün sonra buradayız. Biz ‘3 yaşındaki Dilek Serin’e ne oldu?’ diye de soruyoruz. Ayten Öztürk’ün babasının çocuğumun katilleri yargılansın sesine soluk olacaktık. Bunları anlatacaktık. Sorumluların cezalandırılmayıp ödüllendirildiğini söyleyecektik. Hakkımız valilik tarafından yasa dışı bir şekilde elimizden alındı” diye konuştu.

    Açıklama, “Baskılar, yasaklar bizi yıldıramaz” sloganları ve alkışlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • 19. Munzur Kültür ve Doğa Festivali açılış konseri gerçekleşti-VİDEO

    19. Munzur Kültür ve Doğa Festivali açılış konseri gerçekleşti-VİDEO

    PİRHA – 19. Munzur Kültür ve Doğa Festivali açılış konseri coşkuyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, festivalin ‘Dersim’e, inancına, kültürüne sahip çık, yaşa ve yaşat’ şiarı vurgulandı. 

    19.Munzur Kültür ve Doğa Festivali açılış konseri coşkuyla yapıldı.

    Dersim’de bulunan stadyumda gerçekleşen konserde açılış konuşmasını Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben yaptı.

    “TOPRAKLARIMIZI GEZDİK, YASAKLARI TANIMADIK”

    Ben, “19. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni Ovacık’ta yaşamını yitiren Nupelda ve Ayaza atfettik. Bu anlamda tüm dünyada savaşlara kurban giden bütün çocuklar önünde saygıyla eğiliyorum” diyerek başladığı konuşmasında şunları kaydetti:

    “İki yıldır festival yasaklanıyor. İki yıl sonra tekrardan böylesi bir günde sizlerle yan yana gelmek, Dersim dostlarıyla bütünleşmenin sevincini yaşıyoruz. İki yıldır festivalimiz yasaklansa da Dersim’deki demokratik kitle örgütleri, siyasi partilerle birlikte yasaklara rağmen festival programı doğrultusunda topraklarımızı gezdik, yasakları tanımadık.”

    “DERSİM’E, İNANCINA, KÜLTÜRÜNE SAHİP ÇIK”

    “19.Munzur Kültür ve Doğa Festivali ile o yasağı kırıp daha coşkulu bir şekilde bir araya geldik. Festivalimizin çıkış sebebi; Dersim’i insansızlaştırma dönemleriydi. Bu anlamda Dersimliler, coğrafyamızın insansızlaştırılmasına karşı herkesin yüzünü Dersim’e dönmesi amacıyla ‘Toprağına geri dön, Munzur’da bir tas su içelim’ şiarıyla başladı” diyen Ben, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu sene de Dersim isminin bu ülkenin egemenleri tarafından kabullenmemesinden kaynaklı bu yılki şiarımız ‘Dersim’e, inancına, kültürüne sahip çık, yaşa ve yaşat’ oldu.”

    Ben’in konuşmasının ardından Behzat Firik Çocuk Korosu, Mikail Aslan, Erdoğan Emir, Babetna, Grup Vardiya sahne aldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Tertelesi’nin 82. yılı: ‘İnkar ve baskı devam ediyor’-VİDEO

    Dersim Tertelesi’nin 82. yılı: ‘İnkar ve baskı devam ediyor’-VİDEO

    PİRHA – Dersim Tertelesi’ne ilişkin PİRHA’ya konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm ve Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben, terteleye ilişkin çıkarılan kanunu protesto etmek ve katliamda yaşamını yitirenleri anmak için yapılacak etkinliğine çağrı yaptı. 

    4 Mayıs 1937 yılında Bakanlar Kurulu Dersim’de Tenkil Harekatı kararını almıştı. Bu karardan sonra Dersim’de başlayan katliam 1938 yılına kadar sürmüştü ve 1937-38 Dersim Kürt Alevi katliamı olarak tarihe geçti.

    PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm ve Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben 4 Mayıs Dersim Tertelesi’nin 82. yılına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “ALEVİLERİN VİCDANINDA YARA OLARAK DURMAKTADIR”

    PSAKD Ataşehir Şubesi ve Cemevi Başkanı Hasan Gülüm, “Seyit Rıza Meydanı’nda 82. yıla dair söylenecek sözü Seyit Rıza söylemişti. Söylediği, ‘Yazıktır, günahtır’ sözüyle bu ülkede devletin yürüttüğü, ortaya çıkardığı sonuç başta Dersimliler olmak üzere bütün Alevilerin vicdanında yara olarak durmaktadır. 82 yıl geçmesine rağmen ne bu dosya ne de o yaraya dair devlet tarafından bugüne kadar atılmış bir adım olmadığı gibi aslında tersinden Alevilere ve inancına dair aynı yok sayma, aynı inkar devam etmektedir. 82 yıl öncesinden Alevilerin yürüttüğü ve kendi inançları, kültürleri gereği yürüttükleri mücadele tüm çıplaklığıyla bu meydanda duruyor” ifadelerini kullandı.

    “İNKAR VE BASKI HER YANIYLA DEVAM EDİYOR”

    “Yarın söylenecek söz, ortaya koyulacak tutum bugüne dair de o inkarın yarattığı toplamda sonucu bir kez daha talepleriyle ortaya çıkacaktır. Bu inanç diğer inançlar kadar eşit ve özgür olmalıdır. İnanç ve dilin üzerindeki inkar ve asimilasyonun kalkması gerekiyor. Bu talep 82 yıl öncesinden bugüne durmaktadır” diyen Gülüm, coğrafya üzerindeki baskıya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

    “Gördüğüm tablo; hem inkarın hem baskının her yanıyla devam ettiğini gözlemleyebiliyorsun. Ormanlar yakılıyor, barajlar ve HES’ler yapılıyor. Bütün canlı varlıkların doğada rahatça gezmesini istiyoruz. Coğrafyanın doğasına dair yürütülen tahribat, Alevilerin özelliklerinden en önemlisi doğayı inancın bir parçası olarak görmektir. İnsan yaşamını çok değerli ve önemli görmektir.”

    Gülüm, “Başta Dersim halkına çağrımız. Geçmişimize sahip çıkabilirsek geleceğimize sahip çıkabiliriz. Bizim geleceğimizi yaratan geçmişimizdir. Herkesi Seyit Rıza şahsında yaşanan katliamda yaşamını yitirenleri anmaya davet ediyoruz” diyerek çağrıda bulundu.

    “SÜREÇLER, İKTİDARLAR DEĞİŞSE DE BU COĞRAFYADA ZULÜM DEVAM EDİYOR”

    DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben de, “82 yıl olmuş, Dersim Katliamı gerçekleşeli. 1935 yılında altyapısının hazırlanması, 37’de bakanlar kurulu kararıyla kesinleşmesi. 80 yılı aşkın bir süredir aynı zulüm bu coğrafyada devam ediyor. Koşullar, süreçler, iktidarlar değişse de bugünkü anlayış devam ediyor. Bizler DEDEF olarak Dersim 38 Soykırımı ile ilgili her yıl eylem ve etkinlikler yapıyoruz” diyerek günümüzde yaşanan baskılara değindi.

    “DERSİM’E BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMEDİ”

    “Geçen sene anmalarımız yasaklandı. Sırf orada soykırım kelimesi geçmesinden kaynaklı. İktidara hangi parti gelirse gelsin, hem Alevi inancı üzerinden hem de Dersim meseleleri nedeniyle Cumhurbaşkanı ve AKP Başkanı Dersim’de soykırım oldu gibi bir imaj çizdi. Devletin samimi olmadığını düşünüyoruz. Söylemler göstermelik söylemlerdi. Geçen sene anmalarımızı yasaklayan, Dersim halkının, kurumlarının orada toplanmasına izin vermeyen de bu anlayıştı. Daha önceki süreçlerde de DEDEF üyeleri ‘Soykırım, tertele’ pankartları tutup açıklamalara katıldıkları için bu anlayış tarafından tutuklatıldılar. 82 yıl geçmesine rağmen Dersim’e bakış açısı değişmedi” diye konuşan Ben, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Taleplerimiz yerine getirilene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Arşivler açılsın Dersim ismi iade edilsin. Dersim halkından özür dilensin. Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi ve Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın. Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük tanınsın. Munzur’daki baraj projeleri iptal edilsin! Bu taleplerimizle mücadelemize devam ediyoruz, edeceğiz.”

    Ben, anma etkinliklerine şu çağrıyı yaptı:

    “Birçok yerde terteleyi kınayacağız, yaşamını yitirenleri anacağız. Vicdanı olan herkesin bu katliamı lanetlemesi gerektiğini düşünüyoruz. Dersim’de katliamın gerçekleştiği yerlerden biri olan Pax Köprüsü’nde anma gerçekleştirip 19.38’de de Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştireceğiz. Öte yandan İstanbul, Bursa, Adana, Mersin, İzmir ve birçok yerde Dersim ve Alevi kurumlarıyla birlikte etkinlikler gerçekleştireceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben serbest bırakıldı

    DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben serbest bırakıldı

    PİRHA – Önceki gün gözaltına alınıp Dersim’e götürülen Dersim  Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Haydar Ben, bugün serbest bırakıldı. 

    25 Aralık’da İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan evinden gözaltına alınmıştı. Dosya kapsamında Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Ben, bugün serbest bırakıldı. PİRHA/İSTANBUL

  • DEDEF: Genel Başkanımız Ali Haydar Ben derhal serbest bırakılsın-VİDEO

    DEDEF: Genel Başkanımız Ali Haydar Ben derhal serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA – Dersim Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu, Genel Başkan Ali Haydar Ben’in gözaltına alınması ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Başkanımız Ali Haydar Ben’in  derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Dersim halkının örgütlü gücünün AKP’ye boyun eğmeyeceğini ve AKP’nin tüm kirli oyunlarını boşa çıkaracağına inanıyoruz” denildi. 

    25 Aralık günü Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben gözaltına alınmış sonrasında Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne getirilmişti. İşlemleri süren Ben’in dosyasında gizlilik kararı olması nedeniyle gözaltı gerekçesine ilişkin bilgi aktarılmadı.

    Konuya ilişkin Dersim Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu üyeleri, İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DEDEF üyeleri, HDP, SMF, EMEP, İHD ve birçok kurum temsilcisi katıldı.

    Açıklamayı okuyan DEDEF Yönetim Kurulu üyesi Hasan Şen, “25.12.2018 Tarihinde (Dersim Dernekleri Federasyonu )DEDEF yönetim kurulu başkanı Ali Haydar Ben sabahın erken saatlerinde evine baskın yapılarak gözaltına alınmıştır. Federasyon genel başkanımız AKP’nin baskıcı, “ileri demokrasi” safsatasının son kurbanı olmuştur. Bizler Dersim halkının örgütlü gücü olan Dersim Dernekleri Federasyonu, olarak her türlü gözaltı, baskı ve yıldırma politikalarının pervasızca hayata geçirilmesini kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ANTİ DEMOKRATİK UYGULAMALARLA TOPLUM NEFES ALAMAZ HALE GELDİ”

    “Gözaltı ve sindirme politikaları kurumumuz için ilk değildir. 2017 yılında yönetim kurulu üyemiz Aysel Ekmekçi, 2018 yılında Bursa Şube Başkanımız Hediye Zengi, Gemlik Dernek Başkanımız Ayhan Işık, Genel Başkan Yardımcımız Mesut Gerçek keyfi uygulamalarla gözaltına alınmışlardır. Ayrıca DEDEF yönetim kurulu üyemiz Duygu Kıt ve Munzur Koruma Kurulu üyemiz Onur Yanardağ hala tutuklu olarak cezaevinde bulunmaktadırlar” diye konuşan Şen, şunları kaydetti:

    “Özellikle 2015 yılı sonrası başlayan anti demokratik uygulamalar son günlerde devasa boyutlara ulaşmış durumda. AKP hükümetinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aleyhine söylenen her söz, onları eleştiren her kimse mutlaka polis sorgusundan geçirilmekte, yasal kısıtlılıklar uygulanmakta ve birçoğu da tutuklanmaktadır. 12 Eylül askeri darbe dönemini aratacak nitelikte olduğu görülen ve her geçen gün büyüyen anti demokratik uygulamalarla artık toplum nefes alamaz hale geldi.

    Özellikle doğru habercilik yapan gazeteler ve gazeteciler üzerindeki baskılar artık sınırları aşmış durumda. Doğru bilgiye ulaşmak isteyen halkın, AKP’nin havuz medyasına mahkum edilerek, dezenformasyona uğramış haberlerden beslenmesinin sağlanmaya çalışıldığı görülüyor. Böylelikle birçok kirli uygulamaların görülmemesinin ve duyulmamasının amaçlandığı gözleniyor.

    Sosyal medya sayfalarında görüşlerini paylaşan veya görüşlerine katıldıklarının paylaşımlarını sayfasına taşıyan herkes, devlet gözünde düşman ve tehlikeli olarak nitelenmekte ve emniyet müdürlükleri bu insanlarla dolup taşarken sadece gözaltı süreleri bazen haftaları bulmaktadır. Gözaltına alınan ve sonrasında serbest bırakılan hemen hemen herkese denetimli serbestlik uygulanmakta ve pasaportlarına gerekçesiz sebeplerle el konulmaktadır. Hiç kimsenin hükümetin uygulamalarına onay vermek zorunda olmamasına karşın, hükümetin her hangi bir uygulamasına karşı çıkmak ‘terörizm’ ile nitelendirilmektedir.”

    “SES ÇIKARAN HERKES AKP HÜKÜMETİ GÖZÜNDE BİR DÜŞMAN HALİNDE”

    Doğasını, evini, merasını, mahallesini, deresini, denizini korumak isteyenler ve haksız yere işten atılanların işini geri isteyen ve bunun için ses çıkaran herkesin AKP hükümetinin gözünde bir düşman halini aldığını savunan Şen, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Mahallesinde doğa için mücadele eden insanlar alakasız gerekçe uydurulup gözaltına alınmakta ve tutuklanmaktadır. Gerekçesiz olarak işten atılanlar ve işini geri isteyenler yıllarca cezaevlerine atılabilmektedir.

    Devletin polisi, jandarması, adliyesi tamamen AKP’nin arka bahçesi halini almış ve uyduruk bir takım ‘milli’ çıkarlar gerekçesiyle AKP’li olmayan herkes düşman ilan edilmiştir. OHAL kaldırıldı denmesine rağmen  uygulaması halkı sindirmenin ve devleti soymanın adeta bir manivelası olmuştur. Tüm kamu elindeki varlıklar teker teker satılırken bu duruma karşı çıkanlar ‘milli’ çıkarlar gereği suçlu ilan edilmektedir.”

    “ARTIK YETER BU ZULÜM BİTMELİ”

    Şen, DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben’in gözaltına alınma gerekçelerini şöyle anlattı:

    “Dersimde Baraj ve HES lere karşı çıktığı için, Dersimde Yanan yüzlerce hektar ormanı söndürmeye gittiği için, Dersim’de Yayla yasaklarına karşı çıktığı için, Dersim’de  37/38 de yaşananları kamuoyuna duyurduğu için, Dersim’in inanç ve dillerine sahip çıktığı için, Dersim’de el konulmaya çalışılan Munzur Kültür ve Doğa festivalinin halkın olduğunu savunduğu için, Dersim’de her türlü antidemokratik uygulamalara karşı çıktığı için gözaltına alınmıştır. Federasyon Başkanımız Ali Haydar Ben’in derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Dersim halkının örgütlü gücünün AKP’ye boyun eğmeyeceğini ve AKP’nin tüm kirli oyunlarını boşa çıkaracağına inanıyoruz. Artık yeter. Bu zulüm bitmeli” dedi.

    Daha sonra söz alan İHD Dersim Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, EMEP İl Yöneticisi Hıdır Demir, EMEP İl Genel Meclis üyesi Derman Tarancı, Ali Haydar Ben’in gözaltına alınmasını kınadıklarını belirterek sürecin takipçisi olacaklarını ifade ettiler.

    PİRHA/DERSİM

  • İzmir Dersimliler Derneği: Ali Haydar Ben serbest bırakılsın

    İzmir Dersimliler Derneği: Ali Haydar Ben serbest bırakılsın

    PİRHA – İzmir Dersimliler Derneği yaptığı basın açıklamasında artarak devam eden baskı, gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterilerek, önceki gün gözaltına alınan DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben’in serbest bırakılmasını istedi.

    İzmirde DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben’in gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklaması yapıldı. İzmir Dersimliler Derneği tarafından İzmir İnsan Hakları Derneği’nde yapılan açıklamaya Sosyalist Meclisler Federasyonu ve Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi katıldı. Açıklamayı İzmir Dersimliler Derneği yöneticisi Kemal Mutlu okudu.

    DEDEF Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ben’in sabahın erken saatlerinde evine baskın yapılarak gözaltına alındığı hatırlatılan açıklamada,  her türlü gözaltı, baskı ve yıldırma politikalarına tepki gösterildi.

    “ANTİ DEMOKRATİK UYGULAMALAR ARTARAK DEVAM EDİYOR”

    Açıklamada, bu gözaltı ve tutuklamaların ilk olmadığı daha önce 2017 yılında yönetim kurulu üyesi Aysel Ekmekçi, 2018 yılında Bursa Şube başkanı Hediye Zengi, Gemlik Dernek başkanı Ayhan Işık, Genel başkan yardımcısı keyfi uygulamalarla gözaltına alındıkları belirtildi. Ayrıca DEDEF Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Kıt ve Munzur Koruma Kurulu üyesi Onur Yanardağ’ın da hala tutuklu olarak cezaevinde bulunduğuna dikkat çekildi.

    2015 yılından bu yana başlayan anti demokratik uygulamaların artarak devam ettiği belirtilen açıklamada, AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirenlerin bir çoğunun tutuklandığının altı çizildi.

    Özellikle doğru habercilik yapan gazeteler ve gazeteciler üzerindeki baskıların da artarak devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek herkesin haftalarca gözaltında tutulduğu belirtildi.

    “JANDARMA, ADLİYE TAMAMEN AKP’NİN ARKA BAHÇESİ”

    “Doğasını, evini, merasını, mahallesini, deresini, denizini korumak isteyenler ve haksız yere işten atılanların işini geri isteyen ve bunun için ses çıkaran herkes AKP hükumetinin gözünde bir düşman halini almıştır. Mahallesinde doğa için mücadele eden insanlar gerekçe uydurulup gözaltına alınmakta ve tutuklanmaktadır” diye konuştu.

    Devletin polisi, jandarması ve adliyesinin tamamen AKP’nin arka bahçesi halini aldığı ve uyduruk bir takım ‘milli’ çıkarlar gerekçesiyle AKP’li olmayan herkesin düşman ilan edildiği kaydedilen açıklamada, Ali Haydar Ben’in Dersim coğrafyasının inancına ve doğasına sahip çıktığı ve yapılan haksılıklara ses çıkardığı için gözaltına alındığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)