Etiket: ali haydar ben

  • Ankara Dersimliler Derneği: Ben’in gözaltına alınması Dersim’e yönelik saldırının parçası- VİDEO

    Ankara Dersimliler Derneği: Ben’in gözaltına alınması Dersim’e yönelik saldırının parçası- VİDEO

    PİRHA- Dersim Dernekler Federasyonu Başkanı Ali Haydar Ben’in bu sabaha karşı gözaltına alınmasına tepkiler gelmeye devam ediyor. Ben’in gözaltına alınmasına tepki gösteren Ankara Dersimliler Derneği temsilcisi Ali Ekber Çelik, “Doğasını, evini, merasını, mahallesini, deresini, denizini korumak isteyenler ve haksız yere işten atılanların işini geri isteyen ve bunun için ses çıkaran herkes AKP hükümetinin gözünde bir düşman halini almıştır” diye konuştu.

    Dernek binasında yapılan basın açıklamaya PSAKD MYK üyeleri, DAD Ankara Şube, KESK Şubeler Platformu, HDP, EMEP, Halkevleri, Artvinliler Derneği yöneticilerinin sıra dernek üyeleri katıldı.

    “TOPLUM NEFES ALAMAZ HALE GELDİ”

    “Federasyon genel başkanımız AKP’nin baskıcı ileri demokrasi safsatasının son kurbanı olmuştur. Bizler Dersim halkının örgütlü gücü olan Dersim Dernekleri Federasyonu olarak her türlü gözaltı, baskı ve yıldırma politikalarının pervasızca hayata geçirilmesini kınıyoruz” diye konuşan Çelik, 12 Eylül’ü aratan uygulamalarla toplumun nefes alamaz hale geldiğini vurguladı. Çelik, “Özellikle 2015 yılı sonrası başlayan anti demokratik uygulamalar son günlerde devasa boyutlara ulaşmış durumda. AKP hükumetinin ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın aleyhine, onları eleştiren her kimse mutlaka polis sorgusundan geçirilmekte, yasal kısıtlılıklar uygulanmakta ve bir çoğu da tutuklanmaktadır. 12 Eylül askeri darbe dönemini aratacak nitelikte olduğu görülen ve her geçen gün büyüyen anti demokratik uygulamalarla artık toplum nefes alamaz hale geldi. Özellikle doğru habercilik yapan gazeteler ve gazeteciler üzerindeki baskılar artık sınırları aşmış durumda. Doğru bilgiye ulaşmak isteyen halkın, AKP’nin havuz medyasına mahkum dezenforme edilmiş haberlerden beslenmesi sağlanmaya çalışıldığı görülüyor. Böylelikle birçok kirli uygulamaların görülmemesinin ve duyulmamasının amaçlandığı gözleniyor” diye konuştu.

    “DOĞASINI KORUYAN VE SES ÇIKARAN HERKES DÜŞMAN GÖRÜLÜYOR”

    Çelik doğasını, evini, merasını, mahallesini, deresini, denizini korumak isteyenler ve haksız yere işten atılanların işini geri isteyen ve bunun için ses çıkaran herkes AKP hükumetinin gözünde bir düşman halini dönüştüğünü ifade etti. Çelik, açıklamanın devamında şunları vurguladı:

    “Mahallesinde doğa için mücadele eden insanlar gerekçe uydurulup gözaltına alınmakta ve tutuklanmaktadır. Gerekçesiz olarak işten atılanlar ve işini geri isteyenler yıllarca cezaevlerine atılabilmektedir. Devletin polisi, jandarması, adliyesi tamamen AKP’nin arka bahçesi halini almış ve uyduruk bir takım ‘milli’ çıkarlar gerekçesiyle AKP’li olmayan herkes düşman ilan edilmiştir. OHAL kaldırıldı denmesine rağmen uygulaması halkı sindirmenin ve devleti soymanın adeta bir manivelası olmuştur. Tüm kamu elindeki varlıklar teker teker satılırken bu duruma karşı çıkanlar ‘milli’ çıkarlar gereği suçlu ilan edilmektedir. Biz Dersim halkı ve dostları olarak şunu biliyoruz. DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben; baraj ve HES’Vlere karşı çıktığı, yanan yüzlerce hektar ormanı söndürmeye gittiği, yayla yasaklarına karşı çıktığı, her türlü antidemokratik uygulamalara karşı çıktığı için göz altına alınmış bulunmaktadır”

    “GÖZALTILAR, DERSİME YÖNELİK SALDIRININ BİR PARÇASIDIR” 

    Açıklama sonrası kısa bir konuşma gerçekleştiren  PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin ise ülkenin ceza evine dönüştüğü belirterek, “Son dönemlerde gelişmelere baktığımızda Türkiye’nin koca bir ceza evine dönüştüğünü görüyoruz, Aydınlar, sanatçılar akademisyenler,gazeteciler, kurum yöneticileri göz altına alınıyorlar. Çeşitli baskılarla karşı karşıya kalıyorlar, tutuklanıyorlar. Ali haydar Ben, Dersim’e yönelik saldırıda en ön saflarda mücadelenin eden insanlardan. Son dönemlerde devlet Dersim’e yönelik bir saldırı başlatmıştı, bu gözaltı bunun bir parçasıdır” dedi.

    Artvinliler Derneği başkanı Cemal Yücel de toplumun sesini kesmeye yönelik baskı ve saldırıların geliştiğini ifade etti. Bu baskılara karşı toplumun her kesimine görev düştüğünü belirten Yücel, birlikte mücadele çağrısında bulundu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Gözaltına alınan DEDEF Başkanı için eş zamanlı açıklama-VİDEO

    Gözaltına alınan DEDEF Başkanı için eş zamanlı açıklama-VİDEO

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Haydar Ben’in gözaltına alınmasına Alevi örgütleri ile emek ve demokrasi güçleri tepki gösterdi. Eş zamanlı olarak yapılan açıklamada, Ben’in bir an önce serbest bırakılması istendi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ben bugün sabah saatlerinde İstanbul’da evine baskın yapılarak gözaltına alındı. Soruşturmada gizlilik olduğu gerekçesiyle Ben’in neden gözaltına alındığı henüz bilinmiyor.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) bileşenleri İstanbul başta olmak üzere Ankara, Mersin, Dersim ve Kocaeli’de eş zamanlı basın açıklaması ile gözaltıya tepki gösterdi.

    İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde yapılan açıklamaya Munzur Çevre Derneği, Karakoçan Dernekleri Federasyonu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Dernekleri Federasyonu, Dersim Araştırmalar Merkezi, HDP, Dersimli sanatçılar ve çok sayıda kişi katıldı.

    Gözaltı ve sindirme politikalarının ilk olmadığını belirten DEDEF Genel Sekreteri Hasan Şen, “Federasyon genel başkanımız AKP’nin baskıcı ileri demokrasi safsatasının son kurbanı olmuştur. Ali Haydar Ben’in derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.” dedi.

    “TOPLUM NEFES ALAMAZ HALE GELDİ”

    Şen, daha önce de 2017 yılında yönetim kurulu üyesi Aysel Ekmekçi, 2018 Bursa Şube Başkanı Hediye Zengi, Gemlik Dernek Başkanı Ayhan Işık’ın da keyfi uygulamalarla gözaltına alındığını ve DEDEF Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Kıt ile Munzur Koruma Kurulu üyesi Onur Yanardağ’ın hala tutuklu olduğunu hatırlattı.

    Şen, “Anti demokratik uygulamalar son günlerde devasa boyutlara ulaştı. AKP hükümetini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştiren herkes mutlaka polis sorgusundan geçirilmekte, yasal kısıtlılıklar uygulanmakta ve bir çoğu da tutuklanmaktadır. Her geçen gün büyüyen antidemokratik uygulamalarla toplum artık nefes alamaz hale geldi.” dedi.

    “BEN NEDEN GÖZALTINA ALINDI?”

    Şen, DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben’in, Dersim’de baraj ve HES’lere karşı çıktığı, Dersim’de yanan yüzlerce hektar ormanı söndürmeye gittiği, Dersim’de yayla yasaklarına karşı çıktığı, Dersim’de 37-38 de yaşananları kamuoyuna duyurduğu, Dersim’in inanç ve dillerine sahip çıktığı, Dersim’de el konulmaya çalışılan Munzur Kültür ve Doğa festivalinin halkın olduğunu savunduğu ve Dersim’de her türlü antidemokratik uygulamalara karşı çıktığı için gözaltına alındığını vurguladı.

    Ben’in serbest bırakılmasını isteyen Şen, “Dersim halkının örgütlü gücünün AKP’ye boyun eğmeyeceğini ve AKP’nin tüm kirli oyunlarını boşa çıkaracağına inanıyoruz.” dedi.

    “BEN TUNCELİ VALİLİĞİ’NİN EMRİYLE GÖZALTINA ALINDI”

    Açıklamanın ardından söz alan abisi Hüseyin Ben ise gözaltına ilişkin konuştu. Sabah 5’te baskının yapıldığını söyleyen Ben, “Bize sunulan gerekçe, Tunceli Valiliği’nin emriyle Ali Haydar Ben gözaltına alındı. Bizim evimizde aranmadık yer kalmadı.” dedi.

    AKYOL: DAHA ÇOK DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu Abdülaziz Akyol da, “AKP iktidarı son 15 yıldır gözaltı ve tutuklamalar ile cezaevlerini doldurmaktadır. Topyekün saldırılara karşı topyekün mücadele gerekiyor. Bu da sokakların özgürleşmesinden geçiyor. Daha çok dayanışmaya ihtiyacımız var. Her alanda muhalifler olarak karşı koyuşu örgütlemek zorundayız” ifadelerini kullandı.

    YEŞİLGÖZ: DEMOKRASİ GÜÇLERİ İLE BİRLİKTE MÜCADELE ŞART

    Dersim Araştırmalar Merkezi Yöneticisi Selman Yeşilgöz de şunları söyledi:

    “Baskıcı iktidarların her dönem başvurdukları yollardır. Uzun süredir demokrasi güçlerine yönelik baskılar hukuksuz bir şekilde devam ediyor. Bu hukuksuzluğa karşı demokrasi güçleri yan yana mücadele etmesiyle baş edilebilir.”

    GÖKÇE: GÖZALTILAR HUKUKSUZ

    Doğu ve Güneydoğu Dernekleri adına Kayyder Eş Başkanı Tuncay Gökçe ise, gözaltının hukuksuz olduğunu söyleyerek, “Bizler gibi sivil toplum kuruluşlarının kendi doğasına, kültürüne değerlerine insanlığa sahip çıktıkları için barışa kardeşliğe değer verdikleri için tutuklandıklarına inanıyoruz. AKP hükümeti derhal bu politikalardan vazgeçmelidir.” dedi.

    YILDIZ: BU BASKICI POLİTİKALARI KINIYORUZ

    Munzur Çevre Derneği Başkanı Ali Yıldız, siyasi iktidarın geçmişten bugüne kadar özellikle Dersim coğrafyasına yönelik kapsamlı politikalarının olduğunu söyledi. Yıldız, bugün de kurumlarına yönelik hayatın her alanında demokrasi mücadelesi veren herkesi bu baskıcı politikalarını sürdürdüğünü belirtti. Yıldız, “Bu politikaları devam ettirebilmek için daha da azgın saldırmakta. Özellikle doğamıza yönelik azgın saldırılar devam ediyor. Bu baskıcı faşist politikaları kınıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL 

     

     

  • DEDEF’ten Ali Haydar Ben’in gözaltına alınmasına tepki: Boyun eğmeyeceğiz

    DEDEF’ten Ali Haydar Ben’in gözaltına alınmasına tepki: Boyun eğmeyeceğiz

    PİRHA – Dersim Dernekleri Federasyonu, yazılı açıklama yaparak AKP iktidarına boyun eğmeyeceklerini, bu sabah evinden gözaltına alınan genel başkanları Ali Haydar Ben’in biran önce serbest bırakılması çağrısında bulundu. 

    Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben, İstanbul’da bu sabah saatlerinde evinden gözaltına alındı. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan DEDEF, baskı ve gözaltılara karşı AKP iktidarına boyun eğmeyeceğini ve tüm kirli oyunlarını boşa çıkaracağını belirtti.

    BUGÜN SAAT 15.00’TE İHD İSTANBUL ŞUBESİ’NDE AÇIKLAMA

    Açıklamada, sabahın erken saatlerinde Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ben’in evine baskın yapılarak gözaltına alındığı belirtildi.

    Her türlü gözaltı, baskı ve yıldırma politikalarının kınandığı açıklamada, Ali Haydar Ben’in bir an önce serbest bırakılması istendi. 

    DERSİM HALKINA ÇAĞRI: ALİ HAYDAR BEN’E SAHİP ÇIKALIM

    Dersim halkına çağrıda bulunan DEDEF, “Dersim halkının da Dersim’in dilini kültürünü inancını ve coğrafyasını savunan DEDEF genel başkanına sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.

    DEDEF, gözaltılara karşı bugün saat 15.00’te İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirecek.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Gağand-Khalek’in Ölümü’ belgeselinin galası İstanbul’da yapıldı-VİDEO

    ‘Gağand-Khalek’in Ölümü’ belgeselinin galası İstanbul’da yapıldı-VİDEO

    PİRHA – ‘Gağand-Khalek’in Ölümü’ belgeselinin galası İstanbul Fransız Gösteri Merkezi’nde yapıldı. Belgeselde, Gağand Bayramı konu alınıyor.

    Dersim coğrafyası ve Mezopotamya’nın çeşitli hakları tarafından kutlanan Gağand Bayramı’nın konu edinildiği ‘Gağand-Khalek’in Ölümü’ belgeselinin galası İstanbul Fransız Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yönetmenliğini Umur Hozatlı’nın yaptığı belgeselin yapımcılığını Cemal Taş üstlendi.

    Galanın katılımcıları arasında, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Başkanı Ali Haydar Ben, Halkların Demokratik Partisi Parti Meclisi üyesi Nesimi Aday, sanatçı Şenol Akdağ yer aldı. Galaya çok sayıda yurttaş katıldı.

    İlk gösterimi 13 Ekim’de Dersim’de yapılan belgeselde kayıp ya da kaybolmaya yüz tutmuş kültürlere dikkat çekilerek, “Kaybolmasını önlemeye katkıda bulunmak amacıyla Gağand Bayramı’nı tüm yönleriyle belgesel film olarak beyaz perdeye aktarmaya çalıştık” denildi. PİRHA /İSTANBUL 

  • DEDEF Başkanı yine Ali Haydar Ben

    DEDEF Başkanı yine Ali Haydar Ben

    PİRHA-Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) 7. Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa yeniden Ali Haydar Ben seçildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) 7. Olağan Genel Kurulu bugün yapıldı. Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde yapılan kurula siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri, Alevi kurum temsilcileri, sanatçılar ve çok sayıda Dersimli katıldı.

    Konuşmalarla başlayan genel kurul faaliyet ve denetleme raporlarının okunmasıyla devam etti. Raporların ardından seçime geçilen genel kurulda başkanlığa yeniden Ali Haydar Ben seçildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ben, DEDEF Genel Kurulu’nda konuştu: Dersim egemenler için hep çıban başıydı-VİDEO

    Ben, DEDEF Genel Kurulu’nda konuştu: Dersim egemenler için hep çıban başıydı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) 7. Olağan Genel Kurulu faaliyet raporları, denetleme raporları ve delegelerin konuşmalarıyla devam ediyor. DEDEF’in mevcut başkanı Ali Haydar Ben, DEDEF olarak sürekli baskılara maruz kaldıklarını ve bu baskılar karşısında yılmayacaklarını vurguladı. 

    Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) 7. Olağan Genel Kurulu delegelerin konuşmalarıyla devam ediyor. Faaliyet raporları ve denetleme raporlarının okunmasının ardından bazı delegeler konuşma yaptı. Konuşmalarda birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı.

    “DERSİM EGEMENLER İÇİN HEP BİR ÇIBAN BAŞIYDI”

    Delegelerin konuşmalarının ardından DEDEF’in mevcut başkanı olan Ali Haydar Ben konuştu. DEDEF olarak çeşitli çalışmalar yaptıklarını ifade eden Ben, içerisinden geçilen sürecin son derece zor ve kötü olduğuna dikkat çekti. 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte halka yönelik artan baskılara değinen Ben, darbe girişiminden sonra ülkedeki kazanılmış demokratik hakların kesintiye uğradığını, devrimcilere yönelik baskıların arttığını, işçi cinayetlerinin, kadın cinayetlerini sürekli arttığını belirtti. Sokakların halklara açılması gerektiğini ifade eden Ben, bugüne kadar her zaman faşizan anlayışın iktidarda olduğunu ve bunların her zaman var olduğunu kaydetti.

    DEDEF olarak bu baskıları sürekli yaşadıklarını dile getiren Ben, ellerinden geldiği kadar ülkedeki antidemokratik uygulamalara karşı alanlarda, demokratik kitle örgütleriyle birlikte ortak mücadeleyi esas aldıklarını vurguladı. Dersimliler olarak diğer ötekileştirilmişlerle birleştiklerinde gerçek mücadelenin yaratılabileceğine dikkat çeken Ben, Dersim’in egemenler için hep bir çıban başı olarak görüldüğünü ancak ezilenler için de bir umut kapısı olduğunu, hep mazlumdan yana olduklarını belirtti. Dersim’de 15 Temmuz darbe girişiminden önce OHAL’in var olduğunu, orada bir kuşatma olduğunu söyleyen Ali Haydar Ben, Dersim’in her tarafında kimlik kontrollerinin olduğunu resmen bir açık cezaevi olduğunu kaydetti.

    “KOLLEKTİF ÇALIŞMAYI ESAS ALIYORUZ”

    DEDEF olarak yaşanan hukuksuzluklara karşı dik durmaya ve mücadeleyi örgütlemeye çalıştıklarını vurgulayan Ben, belediyelere atanan kayyumlara dikkat çekti. Dersim’e yönelik ekonomik, kültürel politikalara işaret eden Ben, üniversitelerin geldiği son duruma da değindi. Ortak ve kollektif çalışmayı kendilerine esas aldıklarını söyleyen Ben, Dersim’deki her türlü doğa katliamına yönelik bir dizi çalışmalar yürüttüklerini ve bu yolda baskı ve tutuklamalara maruz kaldıklarını kaydetti.

    “DERSİM’DEKİ CEMAATLEŞME DEDEF’İN ÇALIŞMALARI SAYESİNDE BOŞA DÜŞÜRÜLDÜ”

    AKP-FETÖ ilişkisine değinen Ali Haydar Ben, Dersim’deki cemaatleşmenin, asimilasyon politikalarının boşa düşürüldüğünü ifade etti. Dersimlilerin her zaman ezene karşı dik durup mücadele yürüttüğünü ve buna devam edeceğini belirten Ben, inanç merkezi olan bazı yerlere peyzaj düzenlemeleriyle dokunulmak istendiğini ve buna karşı ortak bir mücadele hattı örerek o projeyi geri püskürttüklerini söyledi. Ben, valiliğin Dersim üzerindeki yok etme projelerine dikkat çekti.

    DEDEF’in tutuklu bulunan delege ve üyelerine de değinen Ben, cezaevinde bulunan tüm siyasi tutuklulara selam gönderdi.

    Konuşmaların arkasından seçime geçildi.

    Genel kurula katılan kişi ve kurumların bazıları şöyle:

    KATILIMCILAR

    HDP milletvekilleri Zeynel Özen, Dilşad Canbaz, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, HDP PM Üyesi Nesimi Aday, HDP Kağıthane İlçe Örgütü, Dersim Dayanışma Kurulu Kurucusu Celal Turna, Munzur Çevre Derneği Yönetimi, Torut Derneği, Geyiksuyu Derneği, Beyoğlu Emekli-Sen, ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, PSAKD Eyüp Şubesi, HDK Ataşehir EŞ Sözcüsü Erdal Yıldırım, Araştırmacı Yazar Ali Kaya, Grup Munzur, Halkın Günlüğü Gazetesi, Kağıthane Hacı Bektaş Veli Cemevi Yönetimi, Mercan Vadisi Köyleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Aslan, Kağıthane CHP ilçe Başkan yardımcısı Rahmi Genç ve Komisyon Başkan Yardımcısı Ali Bektaş, CHP Şişli Belediye Meclis Üyesi Nursen Bay, Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eş Başkanı Musa Kulu ve Genel Sekreteri Murat Işık, DAD İstanbul Şube yönetimi, Grup İsyan Ateşi, Karadolap Spor Klübü Başkanı Çayan Dursun, Doğu Güneydoğu Dernekleri Başkanı Hakim Daş, İkitelli Dersimliler Derneği Başkanı Metin Yıldız, PSAKD’nin Güngören eski başkanı Sabri Canlı, Adana Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Kemal Çelik, Esenler Hacı Bektaş Cemevi Başkanı Kazım Erdoğan, Çemişgezek Derneği Yönetim Kurlu, sanatçılar Mehmet Ekici, Şenol Akdağ, Pınar Aydınlar.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Munzur Özgür Aksın Meclisi: Kutsallarımızı yok edecek projelere yaşam hakkı tanımayacağız-VİDEO

    Munzur Özgür Aksın Meclisi: Kutsallarımızı yok edecek projelere yaşam hakkı tanımayacağız-VİDEO

    PİRHA- Munzur Özgür Aksın Meclisi Bileşenleri, Ovacık Gözeler’de inşa edilmek istenen cemevine ilişkin yaptığı açıklamada, Munzur’da cemevi yapılması halinde, yapılaşmanın önünün açılacağı belirtilerek bir an önce bu karardan vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.

    Munzur Özgür Aksın Meclisi Bileşenleri, Munzur Gözeleri’nde yapılması planlanan cemevine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan Ovacık Belediye Başkanvekili Hasan Geçgil, “Munzur Gözeleri ve Munzur Milli Parkı başta olmak üzere vadilerimiz ve bir bütün olarak Dersim coğrafyası her geçen gün ekolojik tahribata maruz kalmaktadır. Yıllardır her yaz mevsiminde vadilerimizde çıkartılan orman yangınları, HES’lerle vadilerimizin sular altında bırakılmaya çalışılması, inancımızın doğayı kutsayan anlayışı görmezden gelinerek hazırlanan projelerle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

    “Fırat Kalkınma Ajansı’nın hazırladığı Munzur Gözeleri Peyzaj Projesi, Munzur Gözeleri’nde meydana gelecek ekolojik tahribat görmezden gelinerek topluma danışılmadan ve inancımız dikkate alınmadan hazırlanan bir projedir” diye konuşan Geçgil, “Devletin istediği isimle mi inancımızı yaşayacağız, yoksa bin yıllardır kutsalımız olan Munzur Babayı mı koruyacak mıyız? Ocak ve ziyaretlerden başka kutsal saydığımız bir yer yoktur. Dersimliler olarak suyuna, toprağına ve yaşam alanlarına, tarihi kültürel ve sosyal değerlerimize sahip çıkacağız” diye belirtti.

    “KUTSALLARIMIZI RANT ALANI GİBİ KULLANAN ZİHNİYETİ İSTEMİYORUZ”

    DAD Genel Merkez Eş Başkanı Musa Kulu ise “Her ne sebeple olursa olsun kutsallarımız olan ocak ve ziyaretgahlarımızın doğallığını bozan, rant alanı gibi kullanan zihniyeti kabul etmiyoruz. Hiçbir cemevi Munzur Baba’dan daha kutsal değildir. Cemevine karşı değiliz, yok edilmek istenen dilimiz, kültürümüz, inancımızdır. Dersim coğrafyasının dağı, ormanı, suyu bir bütün varlıkların hak olduğunu, hakkın yansıması olduğunu bilerek insan eliyle değiştirilip anlamında koparılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

    Tunceli Baro Başkanı Barış Yıldırım da kültür ve tabiat kanunlarına ve Anayasa’ya dikkat çekerek “Burada yapılaşmaya gidilmesi mümkün değil. Sit alanları bilimsel araştırmalar dışında insan etkileşimine kapalıdır. Burada insan etkileşimi olmaması için mevzuatta belirtilen önlemlerin alınması gerekiyor. Buranın dünya kültür mirası listesine kazandırılması için korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak gerek. Dünya kültür mirası listesine alınması için bu suyun korunması lazım. Çünkü bu su milli parkın temel kaynağı olduğu gibi, bu su kirletilirse yaban hayatı bütün olarak yok olur. Biz tüm kurumlarımızla birlikte bu süreci takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “ZİYARETGAHLARIMIZDAN ELİNİZİ ÇEKİN”

    Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben, “Burada bulunan hiçbir kurum cemevine karşı değil. Munzur Gözeleri’ni etkilemeyecek bir alanda yapılmasına kimse karşı değil. Buraya dair hazırladığımız raporu paylaşacağız. Yaşam alanlarımızdan, ziyaretlerimizden elinizi çekin” dedi.

    Son olarak söz alan Emek Partisi İl Yöneticisi Hıdır Demir, “Suyun ticarileştirilip, kirletilmesi, inanca yönelik yürütülen bu politika ile inancımız devşirilmek istemektedir. Kapitalist mantığın ürünüdür. Halkımızın bundan arınması gerekiyor. Bizim kültürümüz, geçmişimiz ve geleneksel olarak ziyaretlerimizin kutsallığı bugüne kadar korunarak bizlere bırakılmıştır. Bizlerin de gelecek kuşaklara bu kültürel değerlerimizi aktarmamız gerekiyor” diye belirtti.

    DERSİM/PİRHA

  • Yangınlara tepki: İnanç ve vicdanla bakarsak bu zulmün insanlığa aykırı olduğunu göreceğiz-VİDEO

    Yangınlara tepki: İnanç ve vicdanla bakarsak bu zulmün insanlığa aykırı olduğunu göreceğiz-VİDEO

    PİRHA – Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin PİRHA’ya konuşan doğa aktivistleri ve kurum başkanları, “Dersim halkı bir bütünüyle kendi doğasına sahip çıktığında tepkinin ne kadar geri adım attırabileceğini biliyoruz” ifadelerini kullandılar.  

    Dersim Geyiksuyu kırsalında geçtiğimiz günlerde doğa gönüllülerinin yoğun çalışması sonucu orman yangını kontrol altına alınmıştı. Dün sabah saatlerinde tekrardan aynı bölgede çıkan yangınlar geniş bir alana yayılmış durumda.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eş Başkanı Musa Kulu, “Bugün coğrafyamıza bu kadar pervasızca böyle bir nehaq zihniyetle yaklaşanların bir şeyi bilmesi lazım. Dersim’de bir bölgeyi yakabilirsiniz, HES’lerle kapatabilirsiniz. Burada sizin gibi düşünenler dahil hepsinin sonunu getirmiş olacaksınız. Haq inancının birer bireyi olarak bu toprakların kutsallığına inanıyorsak biz yabandaki bir kelebeğin de, karıncanın da, bir diğer canlının da ve insanın da bu toprakta hakkı olduğunu bilmemiz gerekiyor. Eğer bu ahlak, inanç ve vicdanla bakarsak bu tür zulüm yaklaşımlarının insanlığa aykırı olduğunu göreceğiz” diye konuştu.

    “YANGIN ALANININ BÜYÜKLÜĞÜNÜ GERÇEKÇİ GÖSTERMİYORLAR”

    Yangın bölgelerinde diğer gönüllülerle birlikte yangın söndürme çalışmalarına katılan doğa aktivisti Haydar Çetinkaya bölgedeki tahribatı şöyle değerlendirdi:

    “Orman Genel Müdürlüğü’nün güncel orman yangınları sitesi var. Orada bilgi alınır. Ama bu bölgelerdeki yangınların hiçbir ne yazık ki Orman Genel Müdürlüğü sayfasına işlenmez. Orman yangınlarını tutanak altına alan memurlar her nedense alanın büyüklüğünü gerçekçi göstermiyorlar. Hozat bölgesindeki yangınlar için 40-50 hektar diyorlar; Bali Deresi bölgesine gitmediler, oraya sokulmadılar. Orası için de 3-5 hektar diyeceklerini tahmin ediyorum.  Alan üzerinde yaptığımız çalışmalar; Hozat Aliboğazı bölgesinde 650 hektardan az olmamak üzere, Bali Deresi bölgesinde de 150 hektardan az olmamak üzere bir orman alanının etkilendiğini gördük.

    “Burada yanan sadece ormanlar değil, ormanda yaban hayatı:; dağ keçileri, kuşlar var. Uçamayan kuşlar, yavrular var yuvalarda. Sincapların fotoğraflarını gördük, kaplumbağaları gördük. Dünyanın neresinde olursa olsun ormanlara sahip çıkılması korunması gerekiyor. Anayasal bir haktır. Uluslararası sözleşmelerde korumaya taahhüt edilen bir haktır. Bundan sonra da olacak. Orayı söndürmenin mutluluğu bambaşkaydı ama üzücü olayların olacağını, ormanların tekrar yanacağını biliyorduk. Nitekim üzücü haberi aldık. Ormanlar insanların şiddeti sonucu yanıyor. Doğal olarak yanan hiçbir orman yok burada. Dileğimiz bundan sonra olmaması.”

    “DERSİM HALKININ TEPKİSİ GERİ ADIM ATTIRABİLİR”

    “Sistem, coğrafyanın üzerinde yüzyıllardır bu askeri politik eylem planlarını gerçekleştirmeye çalışıyor” diyen HDP PM üyesi Cevdet Konak ise, “Bu yıl da Ağustos ayında yaşanan orman yangınları bu politikanın bir parçası, bir adımıdır. Hiçbir devlet kendi ormanlarını yakmaz bize göre. Hiçbir devlet halkın kutsalları üzerinde baraj, HES yapmaz. Halkına, onun kimliğine, kültürüne, siyasal haklarına değer veren hiçbir kurum coğrafyayı mermer ve maden arama yataklarıyla alt üst etmez” diye konuştu.

    Dersim Dernekler Federasyonu  Genel Başkanı Ali Haydar Ben ise, “Köylerine geri dönüş yapan insanlar oldu. Orman yangınları olan bölgelerde arıcılık yapan dostlarımız, köylülerimiz var. Bu insanların bir kısmı 94’te göçe tabi tutularak metropollere giden, oralarda kendini rahat ifade etmeyen yaşlı insanlar da dönüş sağladı. Buraya geri dönüp hayvancılık, arıcılık yapmaya başladı. Orman yakmalarda, 38’de ve 94’te benzer siyasetlerde farklı araçlar kullanılsa da aynı zihniyetin, aynı çizginin olduğunu düşünüyoruz. Bizler bu anlamda bu orman yakmalara karşı DEDEF olarak da gerçekten Dersim halkı bir bütününü kendi doğasına sahip çıktığında da tepkinin geri adım attırabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    DERSİM/PİRHA

     

  • ‘Doğayla barışık olmayan bir devlet anlayışı halkıyla barışık olmaz’-VİDEO

    ‘Doğayla barışık olmayan bir devlet anlayışı halkıyla barışık olmaz’-VİDEO

    PİRHA – Dersim Geyiksuyu kırsalında günlerdir süren orman yangınını yerinde inceleyen ve müdahale eden HDP PM üyesi Cevdet Konak, Milletvekili Saliha Aydeniz ve DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben izlenimlerini PİRHA’ya aktardılar.

    Dersim’deki orman yangınlarına ilişkin PİRHA’ya konuşan HDP PM üyesi Cevdet Konak, Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz ve Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben, yangın bölgesine devlet kurumları tarafından müdahale edilmemesine tepki gösterdiler.

    HDP PM üyesi Cevdet Konak, Aliboğazı’ndaki orman yangınındaki izlenimlerini şöyle aktardı:

    “Orman yangınları her yıl Ağustos ayında başlar planlı şekilde. Yağmur yağana kadar devam eder. Askeri operasyonlar sonucu bu bölgelerde yangın çıkar. Yaklaşık 15 gün Aliboğazı, Bozan, Taşbaşı Mağarası, Ovacık’a doğru olan sınırlarda orman yangınları devam ediyordu. Büyük bir kısmı kontrol altına alındı. Devlet kurumları hiçbir müdahalede bulunmadılar. Son iki gün kamuoyunun oluşması sonucu Orman İşletme araçları gelip müdahale etti. Aliboğazı’ndaki yangınlar gönüllü arkadaşların çalışması sonucu söndürüldü.”

    “ATALARIMIZDAN KALAN MEZAR YERLERİMİZ, KUTSALLARIMIZ YANIYOR”

    “Bali(Boli) mezrasındaki yangına hiçbir devlet kurumu müdahale etmedi. Bir de köylüye yasaklı bölgedir, gidemezsiniz, söndüremezsiniz, askeri operasyonlar devam edecek söylemlerini yerel kaynaklardan almış bulunmaktayız. Fakat bütün bunlara rağmen 4 gündür arkadaşlarımız gönüllü bir şekilde çalışıyorlar. Vekillerimiz birebir sahada gezerek yangının ne kadar alanı yok ettiğini gözlemlediler” diye konuşan Konak, şöyle çağrıda bulundu:

    “Ancak burada şuna vurgu yapmak istiyorum; hiçbir devlet kendi halkının yaşam alanlarını yok etmez, kendi ormanlarını yakmaz. Hiçbir kurum ormanlar yanarken seyirci kalmaz. Duyarlı dostlarımıza, Dersimlilere, yoldaşlarımıza çağrı yapıyoruz; yangınlar devam ettikçe buraları yalnız bırakmayın, sahip çıkın. Buralar atalarımızdan bize bırakılmış kutsal topraklardır. Ormanların içerisinde sadece börtü böcek yaşamını yitirmiyor aynı zamanda mezarlarımız, kutsallarımız yanıyor.”

    “ORMANSIZLAŞTIRMA BUNUN ÜZERİNDEN DE İNSANSIZLAŞTIRMA İSTENİYOR”

    Yangının olduğu bölgeye giderek heyetle birlikte incelemelerde bulunan Halkların Demokratik Partisi Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, “Biz yıllardır operasyonlar gerekçesiyle çıkarılan yangınlara müdahale edilmediğini söylüyoruz. Bu ilin valisi, yetklilileri, Turizm ve Orman Bakanlığı’nın, Tarım Bakanlığı’nın burada sorumluluğu söz konusu. Her yıl nasıl ki operasyonlar bahane edilerek buralar yangın alanına çeviriliyor ise bu yıl da aynısı yapıldı. Ormansızlaştırma bunun üzerinden de insansızlaştırma isteniyor” diye konuştu.

    “DERSİM’İN DAĞI TAŞI DÜŞMAN GÖRÜLÜYOR, YAKILIYOR”

    Dersim Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben ise hiçbir devlet kurumu tarafından yangına müdahale edilmediğini belirterek “Maalesef Dersim’deki yangınları yetkililer seyrediyor. Hiçbir müdahale gelmiyor. Dersim valisi örtülü yangın demişti. Dersim’de yanan orman bölgelerini kontrol altına aldığını söylüyor. Gönüllülerle birlikte buraya geldik. Müdahale etmeye çalışıyoruz. Elimizdeki kısıtlı imkanlarla birlikte. Gönüllü aktivistler çok ciddi emek harcıyor. Hepsinin emeğine çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    “Yetkililer, Dersim’deki orman yangınlarına, vahşetine son vermeleri gerekiyor. Dersim’in dağı taşı düşman görülüyor, yakılıyor. Doğayla barışık olmayan bir devlet anlayışı halkıyla barışık olmaz. Maalesef buralarda güvenlik gerekçeleriyle ormanlarımız yakılıyor” diye konuşan Ben, şunları belirtti:

    “Ege’de yada Akdeniz’de de çeşitli orman yangınlarının çıkartıldığını, lüks oteller dikildiğini biliyoruz. Müdahale etmek istedikleri yeri 10-15 dakikada söndürebiliyorlar. Dersim yanmasına rağmen Baro Başkanı Vali ile yaptığı görüşmede Orman Bakanlığı’ndan karar beklediklerini, müdahale etmek için güvenlikli bölge mi değil mi diye. Görüyoruz ki güvenlikli bölge. Onlarca aktivist geliyor, sivil toplum kurluşları, siyasi partiler geliyor. Bunlar için güvenliyse orman ekipleri güvenli, bir şekilde gelebilirler yada havadan çok rahatlıkla müdahale edilebilir.”

    DERSİM/PİRHA

  • DEDEF Başkanı Ben: Munzur Gözeleri’nde cemevine ihtiyaç yok-VİDEO

    DEDEF Başkanı Ben: Munzur Gözeleri’nde cemevine ihtiyaç yok-VİDEO

    PİRHA – Munzur Gözeleri’nde yapımı süren cemevine ilişkin konuşan Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Haydar Ben, gözelerin Alevi- Kızılbaş inancı için önemine değindi. Munzur Gözeleri’nin yapılaşmaya açılmasıyla birlikte sermayesi olan birilerine peşkeş çekileceğini vurguladı. 

    Dersim Ovacık’ta bulunan Munzur Gözeleri’nde yapımına başlanan cemevine ilişkin Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Haydar Ben PİRHA’ya konuştu.

    Munzur Gözeleri’nde yapılan cemevine karşı olmadıklarını dile getiren Ben, gözelerde yapılması planlanan peyzaj projesini hatırlatarak, Dersim’deki DEDF ve bütün kurumların bu projeye karşı çıktıklarını söyledi. Ben, o peyzaj projesiyle birlikte Munzur gözelerinde yapılaşmanın yolunun açılacağını ifade etti.

    Cemevine karşı olmadıklarını ancak Munzur Gözeleri’nde yapılacak betonlaşmaya karşı olduklarını söyleyen Ben, Ziyaret Köyü Derneği’nin bir cemevine ihtiyacı varsa yer olarak başka bir mekanda yapılması halinde DEDEF olarak destek vereceklerini kaydetti.

    “BİR ÇİVİ ÇAKILIRSA İNŞAATLAŞMA BAŞLAR”

    Munzur Gözeleri’nde bazı projelerin olduğunun altın çizen Ali Haydar Ben, gözelere bir çivi dahi çakılsa oranın önünün açılacağına dikkat çekti.

    Muzur Gözeleri’nin Alevi-Kızılaş inancı için önemine değinen DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben, “Ziyaret Köyü’nün bir cemevine ihtiyacı olabilir ama Munzur Gözeleri’nde bir cemevine ihtiyaç olmadığını düşünüyoruz. Orası bir inanç merkezi, bir yapılaşmanın olmasını doğru bulmuyoruz. Yıllardan beri Alevi-Kızılbaş savunanlar oraya ziyarette bulunuyor, kurbanlarını kesiyor. Gözelerde cemevine ihtiyaç olduğunu çok düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yüzyıllardır Alevi inancının ikinci planda görüldüğünü belirten Ben, asimile politikalarının hız kesmeden devam ettiğini ve son zamanlarda ülkedeki hakim sınıfların inanç yerlerine de el atmaya başladıklarını söyledi.

    “GÖZELER BİRİLERİNE PEŞKEŞ ÇEKİLECEK”

    “Birçok yerde buna benzer peyzaj projeleri adı altında birçok ziyaretimizi kendilerine göre projelendiriyorlar” diyen Ben, şöyle devam etti:

    “Gözeleri tamamen turizm alanına çevirmek istiyorlar. İnanç merkezinden çok turistlerin gelebileceği rantsal bir yere çevirmek istiyorlar ülkemizin hakim sınıfları. Bu peyzaj projesinde kendini göstermişti. Peyzaj projesiyle amfi tiyatro koymuşlardı. İbadethane, konaklama, kesimhane ve otopark vardı. Dersim’deki birçok kurum olarak o projeye de karşı çıkmıştık. O dönemde bu projeyle ilgili Ankara’dan mimar ve mühendis arkadaşlara Kaymakam şunu söylemişti: Vali bey burada mutlaka bir proje yapacak, burayı özelleştirecek.
    Yani özelleştirme derken önümüzdeki dönemde bu inşaatlaşmayla birlikte buraya kahvaltı salonu veya restoran açıp sermayesi olan birilerine peşkeş çekmek istiyorlar.”

    CEMEVİNİN TÜRBE STATÜSÜYLE YAPILACAĞI İDDİASI

    Devletin son süreçlerde cemevlerine statü vereceğine dair açıklamaları olduğunu söyleyen Ali Haydar Ben, Munzur Gözeleri’nde yapılan cemevinin türbe statüsüyle yapıldığını belirterek, “Devletin cemevi değil de türbe statüsü vermesini doğru bulmuyoruz. Alevi dedelerinin, kurumların daha uyanık davranmaları lazım” dedi.

    DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben son olarak, yapılaşmanın önünü açanlara bu meseleyi bir kez daha düşünüp, parçayı değil bütünü kurtarabilecek çalışmanın hesabını yapmaları gerektiği konusunda çağrıda bulundu. Ben, Munzur Gözeleri’nde yapılacak inşaatlaşmaya karşı olduklarını ve sonuna kadar mücadele edeceklerini sözlerine ekledi.

    Semra ACAR/İSTANBUL

     

     

     

     

  • Ben: Dersim’in kültürüne, inancına sahip çıkan festivali yasakladılar-VİDEO

    Ben: Dersim’in kültürüne, inancına sahip çıkan festivali yasakladılar-VİDEO

    PİRHA – Dersim Dernekler Federasyonu Başkanı aynı zamanda Festival Tertip Komitesi Başkanı olan Ali Haydar Ben, 18. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin Tunceli Valiliği tarafından yasaklanmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Ben, “Dersim halkının kültürüne, inancına sahip çıkan, sorunların yaşanmadığı bir festivalin içeriğini terörize edip yasakladıklarını söyledi. 

    18. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin valilik tarafından yasaklanmasına ilişkin PİRHA’ya konuşan Festival Tertip Komitesi Başkanı Ali Haydar Ben, yasaklanma gerekçesine tepki gösterdi.

    Ali Haydar Ben, “Dersim halkının kültürüne, inancına sahip çıkan, sorunların yaşanmadığı bir festivalin içeriğini terörize edip bu şekilde yasakladıklarını söylediler. Güvenlik meselesinden tutalım içeriğine yaptığı terörize şeylerden kaynaklı hem ilde hem de ilçelerde yasaklıyoruz denildi” diye konuştu.

    “DERSİM HALKININ DEMOKRATİK HAKKINI TALEP ETME ZORUNLULUĞUMUZ VAR”
    Bu sene temel amaçlarının kayyum belediyesinin festivali sahiplenmemesi gerektiğini, festivali halkın iradesi dışında merkezi atamalarla gelen belediyenin yapması değil, halkın yapması gerektiğini söyleyen Ben, 18. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni düzenleyeceklerine dair Dersim Dernekler Federasyonu ve diğer siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ile birlikte basın toplantısı düzenlediklerini söyledi.

    Ben, festival hazırlık sürecini şöyle anlattı:

    “Dersim’deki sivil toplum örgütleriyle toplantı organize ettik. Toplantılar sonucunda bir program şekillendirdik. 5 Haziran’dan itibaren girişimlerimiz oldu. Vali ile randevu talep ettik, görüşemedik. Bizi güvenlik şubeye yönlendirdiler. Orada festivalin amacı doğrultusunda girişimlerde bulunmuştuk. Biz DEDEF olarak şunu biliyoruz: Dersim’in doğasıdır, inancıdır, kültürüdür, 94’te köy boşaltmalardan sonra toprağa dönüş için yaptığımız çağrılardır, Munzur’dan bir tas su iç, toprağına geri dön şiarıyla gerçekleştirdiğimiz festivali buradaki demokratik kitle örgütleriyle, siyasi partilerle yapacağımızı, buradaki kitle örgütleri, siyasi partiler bu işin emektarıdır dedik. Festivalin yasaklanacağı o günlerden sinyal veriyordu. Siyasi partiler, kitle örgütleri ve DEDEF olarak Dersim’in halkının bu hakkını talep etme zorunluluğumuz var. Bu anlamda biz ısrarcı olduk. ‘Dilekçeyle valiliğe bildirim yaparsanız dönüş yapılacak’ dendi. 13 Haziran’da dilekçe vermemize rağmen, karşılıklı girişimler olmasına rağmen geri dönüş olmadı. Evraklarımızı tekrardan tamamladık ona rağmen geri dönüş yapılmadı. Son olarak da sabah 11.00’de sonuç dilekçesi verildi yasaklandığına dair.”

    Ben, son olarak yarın saat 18.00’de Seyit Rıza Meydanı’nda demokratik kitle örgütleriyle ortak basın açıklaması düzenleneceğini söyledi.

    DERSİM/PİRHA

  • DEDEF’ten 18. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne çağrı-VİDEO

    DEDEF’ten 18. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne çağrı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) bugün yaptığı bir basın toplantısıyla bu yıl 18’incisi yapılacak olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne çağrı yaptı. 

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Dersimli sanatçıların destek verdiği toplantıda 26 – 29 Temmuz tarihleri arasında yapılması planlanan 18. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne katılım çağrısı yapıldı. 

    “HER ŞEYE RAĞMEN FESTİVALİ YAPACAĞIZ”

    İlk olarak konuşan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Munzur Festivali’nin 90’ların köy yakma ve boşaltmalarının ardından yoğun ambargonun olduğu, yiyeceklerin karneyle dağıtıldığı bir süreç olan 2000’lerin başında yapılmaya başlandığını hatırlattı. OHAL’in Dersim bölgesinde çok fazla hissedildiğini vurgulayan Ben, tüm yasaklamalara rağmen geçen yıl Dersim’deki festival programını küçük de olsa gerçekleştirdiklerini ve bu sene de her şeye rağmen festivali yapacaklarını ifade etti.

    “DEVLET BASKISINA KARŞI HALKIN ÇIĞLIĞI”

    Basın açıklamasını okuyan DEDEF Genel Sekreteri Hasan Şen, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin OHAL koşullarında Dersim halkının doğasız, Dersim doğasının insanız kaldığı, siyasi iktidarların ve sermayenin Dersim’e yönelik zalim uygulamalarına karşı ortaya çıktığını hatırlattı. Festivalin sokağa çıkma yasaklarıyla, baskıyla oluşturulmuş korku çemberini kırdığını belirten Şen, “Her şeyin karneye bağlandığı zamanlarda ekmeği, tuzu özgürleştirdi. Sürgünün ve toprağına özlemin dermanı oldu. 1994 köy boşaltmaları, baraj ve HES projeleri ve devlet baskısına karşı halkın çığlığı oldu. Munzur Kültür ve Doğa Festivali; insansızlaştırılmak, talan edilmek ve teslim alınmak istenen bir kentin varoluş mücadelesinde yerini aldı” dedi.

    “HALKIN KÜLTÜRÜNE, İNANCINA VE DOĞASINA SAHİP ÇIKMA ÇABASININ ADI”

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin bir halkın tarihine, kültürüne, inancına ve doğasına sahip çıkma çabasının adı olduğunu kaydeden Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: “1. Munzur Doğa ve Kültür Festivali 2000 yılında Dersim Dayanışma Kurulu’nun iradesi ve halkımızın sahiplenmesiyle gerçekleştirildi. 2001 Tarihinde sıradan festivale çevrilmek istendi ancak Halkın festivale sahip çıkmasıyla tekrar demokratik muhtevasını korudu. Dayanışma Kurulu’nun devamı olan DEDEF’in, devrimci ve demokratik kurumların çabasıyla, seçilmiş belediyelerimizin katkılarıyla bugünlere taşındı. 18 yıldır tüm baskı ve engellemelere rağmen kendini yenileyerek yoluna devam etti. Her yıl biraz daha güçlendi, gelişti. Ülkenin ve dünyanın dört bir yanından on binlerce yurttaşın coşkulu buluşmasına dönüştü. 18 yılda devlet baskısına, sermayenin saldırganlığına ve sürgüne direnenlerin umudunun bir parçası oldu.”

    “FESTİVAL HALKINDIR HALKIN KALACAK”

    Geçen yıl Tunceli Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Tunceli Valiliğinin halkın festivaline el koymak istediğini belirten Şen, Tunceli Belediyesi’nin kamuoyunun tepkisiyle kendi düzenlemek istediği festivali yapmaktan vazgeçtiğini ve ardından OHAL’i bahane ederek festivali yasakladıklarını duyurduklarını hatırlattı. Ancak festivalin halkın festivali olduğu fikrinin kamuoyunda yankı bularak Dersim halkının festivalin tamamı olmasa da bir kısmını gerçekleştirdiğini kaydeden Şen, şunları söyledi:

    “Bu yıl ülkede yaşananlar ve yaklaşan seçimden dolayı kamuoyunda Munzur Kültür ve Doğan Festivali’nin olup olmayacağı belirsizliği yaşanmaktadır. Dersim Dernekleri Federasyonu olarak Munzur Kültür ve Doğa Festivalini her yıl olduğu gibi bu yılda gerçekleştireceğimizi duyurmak istiyoruz. Buradan karar mercilerine çağrıda bulunarak festivalimizin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını istiyoruz.”

    Şen, “Munzur Kültür ve Doğa Festivali halkındır halkın kalacak” dedi.

    Basın toplantısının soru – cevap bölümünde ise festivalde doğa, ekoloji, Alevi sorunu, Kürt sorunu gibi Dersim’in gündemlerinin tartışılacağı belirtildi. Sanatçılar da yaptıkları kısa konuşmalarla türküleriyle, ezgileriyle festivalde olacaklarını belirterek herkesi festivali sahiplenmeye çağırdılar.

    (HABER MERKEZİ)

  • Geleneksel Dersimliler pikniğinde birlikte mücadele vurgusu yapıldı-VİDEO

    Geleneksel Dersimliler pikniğinde birlikte mücadele vurgusu yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Geleneksel birlik ve dayanışma pikniğinde biraraya gelen Dersimliler, diktatörlük rejiminden kurtulmanın yolunun birlikte mücadele etmekten geçtiğini vurguladılar. 

    Geleneksel Dersimliler birlik ve dayanışma pikniği bugün İstanbul Sarıyer’de bulunan Fatih Sultan Mehmet tabiat ormanında yapıldı.

    “Bize hayat veren topraklara biz de hayat borçluyuz” şiarıyla yapılan piknikte yurttaşlar mangallarını yakıp, halaylar çektiler ve türküler eşliğinde doyasıya eğlendiler.

    Pikniğin yapıldığı alana “Tarih ve doğa bizden hesap soruyor Munzur için zaman tükendi; ne bekliyoruz…!”, “Dost ve düşman herkes bilsin ki Dersim’de doğa kazanacak”, “Tarihimize, kültürümüze, dilimize, inancımıza, toprağımıza, suyumuza, tohumumuza, Munzurumuza dokundurtmayacağız”, “Bir dağ, bir nehir, bir vadi yok edilişe direniyor. Munzur darda Dersim isyanda” yazılı pankartlar asıldı. Çeşitli standlar açılarak kitap ve hediyelik eşya satışları da yapıldı.

    “KİMSE BABASININ KESESİNDEN BİR ŞEY VERMİYOR”

    Pikniğe HDP Kağıthane ilçe yönetimi ve HDP’nin İstanbul’dan Alevi adaylarından Zeynel Özen de katıldı.

    Burada bir konuşma yapan Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Başkanı Ali Haydar Ben, inançsal anlamda Dersim’in Alevi Kızılbaş inancının merkezi olduğunu vurgulayarak, Tayyip Erdoğan’ın cemevlerine hukuki statü tanıyacağına dair vaatlerine değindi.

    Ben, “Biz onların statü tanımasını istemiyoruz. Kimse kendi babasının kesesinden kimseye bir şey vermiyor. Biz bütün bu hakları cemevlerinin kuruluşundan beri kan, can mücadelesi sonucunda elde ettik ve etmeye de devam edeceğiz. Hakları beyler vermez. Hakları ancak işçi sınıfı, ezilenler, bu ülkenin ötekileştirilmişleri mücadele ederek almışlardır” dedi.

    Hak vermek yerine OHAL’i kullanarak tüm demokratik hakların ellerinden alındığına vurgu yapan Ali Haydar Ben, bu anlamda 24 Haziran seçimlerinin önemli olduğunu kaydetti. Ben, kurtuluşun mücadele etmekten geçtiğini belirtti.

    BİRLİKTE MÜCADELE VURGUSU

    HDP’nin İstanbul Milletvekili Adayı Zeynel Özen de Alevi Kızılbaş kimliğiyle Dersimlileri selamladı.

    Kendisinden kısaca bahseden Özen, Maraş Göksunlu olduğunu, bir dönem öğretmenlik yaptığını, Maraş Katliamı davasında mağdur olduğu halde yedi buçuk yıl cezaevinde kaldığını ve cezasının devamında Balıkesir’e sürgün edildiğini ancak burada yaşama şansı bulamadığı için yurt dışına gitmek zorunda kaldığını belirtti.

    Avrupa’ya gittiğinden beri Alevi hareketinde emek verdiğini söyleyen Özen, 24 Haziran seçimlerinin önemine vurgu yaptı. Herkesin tek hedefinin diktatörlük rejimini aşağı çekmek olduğunu kaydeden Özen, ancak HDP barajı aşarsa bu diktatörlük rejimi karşısında bir şansları olacağını ifade etti.

    Turgut Öker’in adaylığının veto edilmesinin iki nedeni olduğunu söyleyen Özen, “Bir Alevilerin parlamentoda temsiliyetini engellemek, iki halkların Alevilerin Kürtlerle buluşmasının engellemekti. Biz de inadına diyoruz ki HDP projesi zaten budur. Tüm halklar, inançlar, kültürler biraraya gelmeli, birlikte mücadele etmeliyiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • DEDEF Başkanı: Munzur suyu sermayeye peşkeş çekilmek isteniyor

    DEDEF Başkanı: Munzur suyu sermayeye peşkeş çekilmek isteniyor

    Dersim’de Munzur Gözeleri’nden akan su, hazırlanan proje ile kaynağından borularla 80 kilometre uzaklıktaki kent merkezine taşınmak isteniyor. Projeye karşı halkı bilinçlendiren DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, Munzur suyunun sermayeye peşkeş çekilmek istendiğini söyledi.

    Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre: Baraj ve Hidroelektrik Santral projeleri ile eşsiz doğası tahrip edilip, yıkımla karşı karşıya bırakılan Dersim, yeni bir proje ile daha tehdit altında. Dersim Belediyesine kayyum olarak atanan Vali Tuncay Sonel, yaptığı açıklamada il merkezinden 80 kilometre uzaklıkta bulunan Ovacık ilçesindeki Munzur Gözeleri’nden akan suyun kent merkezine taşıyacaklarını açıkladı. Vali Sonel’in yakın zamanda başlayacaklarını belirttiği “Ovacık Gözelerden Şehrimize İçme Suyu Getirilmesi Projesi”ne kent halkı ise karşı.

    Dersim doğasının bozulmaması için düzenledikleri eylemler ve yaptıkları açıklamalarla her fırsatta tepkilerini gösteren Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Haydar Ben’e göre, Munzur suyunun kent merkezine taşınmak istenmesinin amacı sermayeye peşkeş çekmek.

    Proje ile ilgili kent halkı ile geniş kapsamlı toplantılar aldıklarını ve faydaları ile zararlarını masaya yatırdıklarının belirten DEDEF Başkanı Ben, uzun yıllardır yürürlüğe konulan HES ve baraj projeleri ile doğalarının talan edildiğini ve olmaya da devam ettiğini söyledi.

    Benli, planlanan projelerle aynı zamanda “bölgenin insansızlaştırılmasının hedeflendiğini” de ifade etti.

    “DERSİM HALKININ DEĞİL, SERMAYENİN ÇIKARINA”

    Bu talan ve ticarileştirme süreçlerinde yer alan projelerden bir tanesinin Munzur suyunun kent merkezine içme suyu olarak taşınma projesi olduğunu vurgulayan Benli, “Temiz suya erişme ve kullanma hakkının herkesin, bir bütün olarak doğal döngü içerisindeki varlıkların hakkı olduğu bilincini taşımaktayız. Ancak bilinmelidir ki bu projede Dersim halkının değil, sermayenin çıkarı gözetilmektedir” dedi.

    “MUNZUR VADİSİ BİTİRİLMEK İSTENİYOR”

    Dere yatağında özgürce akan Munzur suyu, kaynağından kent merkezine taşınarak ticari bir meta haline dönüştürülmek istendiği için projeye karşı olduklarını söyleyen Benli, borulara hapsedilmesi halinde Munzur su ile yaşamlarını sürdüren tüm canlıların olumsuz etkileneceğini, bazı bitki ve canlı türlerinin ise sonu olacağını ifade etti.

    Ben, “Eğer engel olamazsak Munzur Suyu’nun ticarileştirilmesiyle birlikte, başka iller ve bölgelerde ‘ihtiyaç var’ denilerek ya da depolanıp diğer ülkelere de pazarlanması söz konusu olacaktır. Bizler biliyoruz ki Munzur Vadisi’nin bitirilmesi hedeflenmektedir. İnanç ve kültür merkezi olan Munzur Gözeleri’ndeki suyun direk gözeden alınıp, borulara hapsedilerek doğal yapısının yok edilmesi söz konusudur” diye belirtti.

    “ALTERNAFİT PROJE ÜRETİLMELİ”

    Bu nedenlerle projeden bir an önce vazgeçilmesini istediklerini dile getiren Ben, alternatif projeler üzerinde yoğunlaşılmasını beklediklerini kaydetti.

    Ben, “Projeyi yapan kurumların öncelikle merkezdeki kaynak su alternatiflerini araştırıp oradan ihtiyacı temin etmesi, aksi durumda ise Munzur’un temiz tutulup, merkezde arıtma tesisi kurulmasıyla temiz suyun halka verilmesi sağlanabilinir” diye konuştu.

    “DOĞAMIZA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Projede ısrar edilmesi halinde ise, Dersim haklının da doğasına sahip çıkmaya devam edeceğini vurgulayan Ben, “Dersim halkı doğasından vazgeçmeyecektir. Çünkü kültürümüz, doğamıza olan inancımızdan gelmektedir. Dersim halkının ve bir bütün olarak doğanın doğal döngüsünü gözeterek, bu projelere karşı alternatif projeler üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Dersim’i yok edecek tüm projelere karşı çıkacağımızı bir kez daha belirtiyoruz” diye konuştu.

  • Munzur Gözeleri’nde yapılaşma olacak mı? DEDEF Başkanı açıklıyor-VİDEO

    Munzur Gözeleri’nde yapılaşma olacak mı? DEDEF Başkanı açıklıyor-VİDEO

    PİRHA – Munzur Gözeleri’nde yapımı düşünülen peyzaj projesine ilişkin Peyzaj Mimarları Odası’ndan bir heyet gelip bölgede izlenimlerde bulundu. Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben, yapılan çalışma ve izlenimler sonrasında bir rapor oluşturularak kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti.

    Peyzaj Mimarları Odası, Dersim Dernekleri Federasyonu ile birlikte Munzur Gözeleri’nde yapımı düşünülen peyzaj projesine ilişkin bölgede izlenimlerde bulundu.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, şunları ifade etti:

    “Daha önceden Munzur Özgür Aksın Meclisi’nde tartıştığımız peyzaj projesiyle ilgili önümüzdeki görev ve sorumluluklar doğrultusunda Ankara Mimarlar Odası’ndan gelen bilim insanlarımızla birlikte iki gündür Munzur Gözeleri’ne gidiyoruz. Oradaki alanı dolaşıyoruz. Bununla ilgili gelen mimar arkadaşlar bir çalışma yürütüyor. Çalışma kapsamında orada yaptığı çekimlerle, orada halk ile yapılan sohbetler, gözlemler sonucunda bir rapor ortaya çıkaracaklar. Bu raporu da kamuoyu ile paylaşacaklar.”

    “MUNZUR’UN DOKUSUNUN BOZULMAMASINA DAİR FİKİR BİRLİĞİ”

    Ali Haydar Ben, mimarların çıkartacakları rapor doğrultusunda, projeyi yapalım gibi bir önerileri olmadığını,  mevcut proje üzerinde bu raporu yayınlayacaklarını, mevcut proje üzerine fikirlerini söyleyeceklerini belirtti.

    “Toplum içerisinde Munzur Gözeleri’nin kirli ve hor kullanıldığına dair bir hem fikirlilik var. Görüşmeler içerisinde açığa çıkan şeylerden birisidir bu. Munzur Gözeleri’nde bir düzenleme yapılacaksa önceden oraya uygulanan betonlaşma, yapılaşma meseleleri üzerinden bir fikir açıklığı var” diye konuşan Ben, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Genel duruma baktığımızda; böyle bir proje var. Bu projeyi istemekten çok, Munzur Gözeleri’nin genel dokusunun bozulmaması gerektiğine dair bir fikir birliği var. Tabi kısmen bu projenin belli yerlerinin törpülenerek uygulanmasını isteyenler de var. Mimarlar Odası’ndan gelinmesiyle daha bilimsel bir çalışma ortaya çıkması için yani bu anlamda ortaya çıkacak raporun buna hizmet edeceğini düşünüyoruz.”

    “ALEVİ KIZILBAŞ İNANÇ MERKEZİ VE SİT ALANI OLMASI YÖNÜ”

    Ben, “Buranın Alevi Kızılbaş inancı açısından önemli olduğunu söyleyen de var, SİT alanıdır bozulmaması, bir kazma vurulmaması gerektiğini söyleyenler de var” diyerek şunları belirtti:

    “Genel bir fikir var, toplantı sonucu olmasa da konuşmalar, görüşmeler sonucu, Munzur Gözeleri’nde bir yapılaşmanın olmaması gerektiğine dair bir hem fikirlilik var. Çıkacak rapor da aslında bu yönde ama belli temel ihtiyaçlar var. Gözelerde mesela tuvalet ve kesimhane sorunu var. Otoparkın inanç yerinde olmasından kaynaklı benzer sorunlar. Araçların hiç inanç bölümüne girmemesine ilişkin görüşmeler var.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

     

  • ‘Dersim’in tarihini, inancını ve kültürünü yok edecek projeler var’- VİDEO

    ‘Dersim’in tarihini, inancını ve kültürünü yok edecek projeler var’- VİDEO

    PİRHA – Munzur Koruma Kurulu’nun (DEDEF) düzenlediği forumda Dersim’de doğanın talanına geçit verilmeyeceği belirtilerek, foruma katılanlarla karşılıklı görüş alış verişinde bulunuldu. 

    Haberin Videosu

    İstanbul Gazi Cemevi’nde Dersim’deki baraj ve HES’ler, madencilik faaliyetleri, Havaçor dere ıslahı, orman yangınları ve Munzur Gözeleri Peyzaj Projesi hakkında forum düzenlendi.

    ‘Dersim’de doğanın talanına geçit vermeyeceğiz’ pankartının asıldığı forumda Dersim’de HES’lerin yapıldığı yerlerde çekilmiş slayt gösterimi yapıldı. Munzur Koruma Kurulu’nun düzenlediği foruma çok sayıda kişi katıldı.

    “DERSİM’DE CİDDİ SORUNLAR VAR”

    Formda ilk konuşmayı DEDEF Başkanı Ali Haydar Ben aldı. Türkiye’de ve Dersim’de ciddi sorunların yaşandığını vurgulayan Ben, ülkede yaşanan savaştan nasiplerini aldıklarını ifade etti.

    TSK’nın Afrin’e saldırısını da değerlendiren Ben, “Bu savaşta kadınlar ve çocuklar ölüyor.  DEDEF olarak bu savaşa karşıyız. Bu savaşı da ortak mücadeleyle durabiliriz” dedi.

    Dersim’de bir doğa katliamının yaşandığını söylen Ali Haydar Ben, “Munzur gözeleri sadece piknik alanı değil inanç ve kültürel alan olduğu göz önüne alınmalı” dedi.

    “DERSİM’İN İNANCI ORTADAN KALDIRILMAK İSTENİYOR”

    Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Şen de, Dersim’in tarihini, kültürünü ve inancını ortadan kaldıran, kaldıracak projelerin olduğunu söyledi.

    Dersim’de uygulanmak istenen kalkınma projeleriyle yapılmak istenen HES’ler ve barajlar, Munzur Gözeleri pasaj projeleri, kamulaştırma ve suyun taşınmasının doğaya zarar verdiğini vurgulayan Şen, bu projelerin tasarımında asıl hedefin mesir alanı olarak hesaplandığını söyledi.

    Toplantıya katılanlar da söz alarak sırasıyla konuşmalar yaptılar. Çeşitli önerilerin de yapıldığı forumda DEDEF’in Dersim’de yapılan projelerin doğayı talan etmesine izin vermeyeceği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim Dernekleri Federasyonu: Gözaltı terörüne yabancı değiliz-VİDEO

    Dersim Dernekleri Federasyonu: Gözaltı terörüne yabancı değiliz-VİDEO

    PİRHA – Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Bursa’da sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek sabah saatlerinde yedi üyesinin gözaltına alınmasını yaptıkları açıklama ile protesto etti. Açıklamada, “Bu ülkede eşitlikten, adaletten, özgürlüklerden yana olan tüm muhalif kesimlere karşı AKP iktidarı tarafından gözaltı terörü uygulanmaktadır” denildi. 

    HABERİN VİDEOSU

    DEDEF Bursa’da sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek sabahın erken saatlerinde Bursa Dersim Dernekleri Başkanı Hediye Zengin ve Dersim Dernekleri Bursa Gemlik Şube Başkanı Ayhan Işık’ın da aralarında bulunduğu toplam yedi üyesinin gözaltına alınmasına ilişkin bugün İstanbul Taksim İnsan Hakları Derneği İHD’de basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına Munzur Çevre Derneği üyeleri, Sanatçı Mehmet Ekici ve sivil toplum örgütleri  katıldı.

    “KAMUOYUNA GÖZDAĞI VERİLİYOR”

    İlk konuşmayı eski Dersim Dernekler Federasyonu DEDEF Başkanı Ali Rıza Bilir yaptı. Bilir, hiçbir gerekçe gösterilmeden üyelerinin gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Kamuoyuna gözdağı vermek için demokratik alanda mücadele eden DEDEF üyelerine gözaltı yapılıyor” dedi.

    Bilir’den sonra söz alan Kağıthane Eyüp Göktürk Dersimliler Derneği Başkanı Metin Turhan ise, “AKP’nin yönlendirdiği baskıyı kınıyorum. 2019 seçimlerine doğru muhalif kamuoyunu bastırmak istiyorlar. Arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “KINIYORUZ”

    Konuşmaların ardından DEDEF adına basın açıklamasını Genel Başkanı Ali Haydar Ben yaptı. Dernek üyelerinin hukuksuzca ve hiçbir gerekçe gösterilmeden sosyal medya paylaşımları bahane edilerek sabahın erken saatlerinde evlerine baskınla gözaltına alındıklarını söyleyen Ali Haydar Ben, “Dernek başkanlarımız ve üyelerimiz AKP’nin baskıcı ileri demokrasi safsatasının son kurbanı olmuştur. Bizler Dersim halkının örgütlü gücü olan Dersim Dernekleri Federasyonu olarak her türlü gözaltı, baskı ve yıldırma politikalarını pervasızca hayata geçirilmesini kınıyoruz” şeklinde konuştu.

    “TÜM MUHALİF KESİMLERE YÖNELİK GÖZALTI TERÖRÜ”

    DEDEF Başkanı Ben, “Dersim Dernekleri Federasyonu olarak bu tür gözaltı terörüne yabancı değiliz. Bu ülkede eşitlikten, adaletten, özgürlüklerden yana olan tüm muhalif kesimlere karşı AKP iktidarı tarafından gözaltı terörü uygulanmaktadır.  Gözaltına alınan arkadaşlarımızın tek suçları Dersim’in dili, inancı, kültürü ve doğasını sahiplenmektir. AKP iktidarı dün olduğu gibi bugün de muhalif kesimleri, demokratik kitle örgütlerini ve sendikalara dönük tekçi anlayışının doğası gereği operasyonlarla gözaltına almalarla, tutuklamalarla susturmanın gayreti içindedir. Ama bizler, her ne pahasına olursa olsun bu ülkede eşitlikten, adaletten, özgürlüklerden, demokrasiden yana tavır koyan kurumlar olarak, dün olduğu gibi bugünde, bugünden sonrada mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    Ben, haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan herkesin bir an önce serbest bırakılmasını talep etti. (HABER MERKEZİ)

  • DEDEF Genel Başkanı: Bizleri yıldırmaya çalışıyorlar

    DEDEF Genel Başkanı: Bizleri yıldırmaya çalışıyorlar

    PİRHA – Sosyal medya paylaşımından dolayı aralarında Bursa Dersimliler Derneği Başkanı olan Hediye Zengin ve Dersimliler Derneği Bursa Gemlik Şube Başkanı Ayhan Işık ile birlikte toplam 7 Dersim Dernekleri Federasyon (DEDEF) üyesi gözaltına alındı. Dersim Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ali Haydar Ben, “Bu gözaltılar ile muhalif kesimleri susturmaya çalışıyorlar” dedi.

    Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Bursa Dersimliler Derneği Başkanı Hediye Zengin, Dersimliler Derneği Bursa Gemlik Şube Başkanı Ayhan Işık ile birlikte toplam 7 DEDEF üyesinin gözaltına alınmasını DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben Pir Haber Ajansı’na değerlendirdi.

    Bursa Dersim Derneği Başkanı Hediye Zengin ile birlikte toplam yedi üyelerinin sosyal medya paylaşımlarından dolayı gözaltına alındığını belirten DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, “Bu son süreçte OHAL gerekçe gösterilerek çıkarılan KHK ile birlikte ilericiler, sosyalistler ve demokratlarla birlikte Alevi inanç kurumlarına da yöneldiler. Yapılan bu gözaltılar beklenen şeylerdi. Çünkü İçişleri Bakanı çıkıp ne kadar insan tutukladıklarını söyleyerek övünüyor” diye konuştu.

    Bu gözaltılar ile muhalif kesimleri susturmaya çalıştıklarını vurgulayan DEDEF Genel Başkanı Ali Haydar Ben, “Bizim daha önceden de OHAL gerekçe gösterilerek çıkarılan KHK ile üç derneğimiz kapatılmış ve genel başkan yardımcımız ile üyelerimiz gözaltına alınmıştı. Bu yapılan gözaltılar ile bizi yıldırmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)