Etiket: ali yerlikaya

  • Fırat’tan hükümete: Zini Gediği Katliamı emrini verenlerin adını açıklamayı düşünüyor musunuz?

    Fırat’tan hükümete: Zini Gediği Katliamı emrini verenlerin adını açıklamayı düşünüyor musunuz?

    PİRHA-Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Zini gediği Katliamı ile ilgili İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Fırat, “Zini Gediği Katliamı emrini verenlerin; katliama katılan komutanlar ve askerlerin üzerindeki sis perdesini aralamak için o dönem 9. Kolordu ve 3. Tümen ve bağlı birliklerde görev yapan komutanların isimlerini açıklamayı düşünüyor musunuz?” diye sordu.

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 8 Ağustos 1938’de Alevi toplumuna yönelik katliamlardan biri olan Zini Gediği Katliamı’nı meclise taşıdı. Katliamın açığa çıkarılması, katliamla yüzleşilmesi ve ailelerin tüm meşru taleplerinin yerine getirilmesi için İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması için soru önergesi verdi.

    “SİZ KIZILBAŞSINIZ” DENEREK ZİNİ GEDİĞİ’NE KADAR YÜRÜTÜLDÜLER”

    Fiziki ve kültürel imhanın bütün yönleriyle açığa çıkarılması, katliamla yüzleşilmesi ve ailelerin tüm meşru taleplerinin istisnasız yerine getirilmesinin elzem olduğuna vurgu yapan Celal Fırat, soru önergesinin gerekçesinde şunları hatırlattı:

    “Zini Gediği Katliamı’nın 8 Ağustos 1938 sabahı askerler, o zaman Dersim sınırları içerisinde olan (bugün Erzincan sınırları içerisinde) Surbahan ve çevre köylere gelirler. Albay Reşat Hallı’nın Genelkurmay Başkanlığı belgelerine dayanarak yazdığı ‘Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar’ adlı kitabında belirtildiğine göre o gün (8 Ağustos 1938) 9. Kolordu Karargahı ve bağlı birlikler Surbahan’da; 3. Tümen ve bağlı birlikler de Zeyni (Zini) Gediği’ndedirler. (s.450) Görevli askerler 100 kadar Alevi erkeği, devrilen bir kamyonu kurtarma bahanesi ile toplarlar. Köylüler üç gün bir ahırda tutulurlar. Aralarında şehir esnafından kişiler olduğu gibi ortaokul öğrencileri, muhtarlar, çeşitli mesleklerden insanlar da vardır. 3 gün sonra yaşları 17 ile 80 arasında değişen 100’e yakın köylü iplerle birbirlerine bağlanırlar. Köylülerin yakınları, çoluk çocuk, kadın herkes bağrış çağrış feryat içindedirler.
    “Siz Kızılbaşsınız” denerek yürütülürler, ta ki Ovacık sınırında olan 3200 metredeki Zini Gediği’ne kadar. Burada kurşuna dizilirler. 3 kişi kaçabilir. İkisi yakalanır, başları taşla ezilir. 1 kişi ise kaçabilir ama bağırsakları dışarıdadır, bir müddet sonra ölür. Katledilen köylülerin cesetleri öylece bırakılır ortada. Yasak bölge olduğu için yıllarca kimse gidemez Zini Gediği’ne. 1950’li yılların başında ancak insanlar gidebilirler. Ve orada üst üste yığılmış kemikleri görürler.
    Ne öldürülenler ne de yakınları hiçbir zaman bu kişilerin neden toplanıp öldürüldüğünü öğrenemezler. Katledilen köylülerin aileleri Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları batı illerine 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler.
    Erzincan’ın Surbahan, Mağaçur, Kismikor, Balıbey, Brastik, Mollaköy ve Girlevik’ten birbirlerine iplerle bağlanarak başlayan ve 3200 metre yükseklikte ıssız bir dağ başından Ovacık’a bakan Zini Gediği’nde kurşuna dizilen Alevi köylerinden toplanan 100’e yakın erkeğin DNA tetkiklerinin yapılması ve naaşların ailelere teslim edilmesini talepleri, yapılan başvurular neticesinde Türk yargı sisteminde takipsizlik kararı ile kapatılmıştır. Dava, 2012 yılından beri AİHM’de sürmektedir.”

    “ANMA MEKANI KİMLİĞİ BELİRSİZ KİŞİLERCE SALDIRIYA UĞRAMIŞ”

    Katledilenlerin çocuklarının 8 Temmuz 2014 tarihinde demir ve çimento kullanılmadan ve tamamen oradaki doğal taşlardan bir anma mekânı yaptıklarını belirten Fırat, “Ancak taşlarla yapılan anma mekanı bile 2020 Ağustos ayında kimliği belirsiz kişilerce saldırıya uğramış ve anıtın içinde bulunan kemikler etrafa saçılmıştır. 1. Dünya savaşı diye anılan emperyalist paylaşım savaşlarında Anzaklar, 1915 yılında Çanakkale’de işgal kuvvetleri adına savaşa katılmış ve her yıl savaşta kaybettikleri askerleri adına 25 Nisan’da anma törenleri düzenlemektedir.
    Osmanlı topraklarını işgal etmeye gelenlerin ata dedelerini ziyaret etmelerine, anma günü düzenlemelerine saygı gösterilmekte, ancak, kendi coğrafyamızda bizlere ait ata dedelerimizin mezar yerlerine, onların kemiklerine işkence edilmekte, anma yapılmasının önüne engel çıkarılmaktadır. Doğal anıt mezarları tahrip edilmektedir” diye belirtti.

    “DERSİM ARŞİVİNİ KAMUOYUNA AÇMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?”

    Millet Vekili Celal Fırat İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

    1- 1938 yılında Erzincan Zini Gediğinde Alevi köylerinden toplanan yüze yakın yurttaşımızın kurşuna dizilmesi vakasının araştırılması için bir ilk adım olarak TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde toplanan Dersim Arşivini kamuoyuna açmayı düşünüyor musunuz?
    2- Zini Gediği Katliamı emrini verenlerin; katliama katılan komutanlar ve askerlerin üzerindeki sis perdesini aralamak için o dönem 9. Kolordu ve 3. Tümen ve bağlı birliklerde görev yapan komutanların isimlerini açıklamayı düşünüyor musunuz?
    3- Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin ailelerinin, atalarını anma ve onlar için mezar yapma çabalarına çıkarılan engellerin aşılması için bir adım atmayı düşünüyor musunuz?

    PİRHA/ANKARA

  • Fırat, Yerlikaya’ya sordu: Alevilerin yaşadığı köy yolları neden asfaltlanmamaktadır?

    Fırat, Yerlikaya’ya sordu: Alevilerin yaşadığı köy yolları neden asfaltlanmamaktadır?

    PİRHA – Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Malatya’nın Pötürge İlçesine bağlı Alevi köyleri Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka’nın (Hüsükuşağı) yollarının asfalt yapılmamasını İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sordu. Fırat, hiçbir köye ayrımcılık yapılmadan gereken yol, su, elektrik vb. hizmetlerin en kısa sürede verilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Malatya’nın Pötürge ilçesine bağlı Alevi köylerinin yolları 21. Yüzyılda bile hala topraktır” dedi.

    Malatya’nın Pötürge İlçesine bağlı Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka (Hüsükuşağı) gibi Alevilerin yaşadığı köy yollarının birçok Alevi köyü gibi toprak yollardan oluşuyor.

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, bu durumu Meclis gündemine taşıdı. Alevi köylerinin asfalt yüzü görmediğini, toprak yolların bile düzeltilmediğini, yıllardır yapılan çağrıların sonuçsuz kaldığını, yaz aylarında toz ve engebelerin, kış aylarında ise çamur nedeniyle ulaşımın işkenceye dönüştüğünü soru önergesinde dile getiren Fırat, “Bunun sebebi çokta gizli değildir! Bu köylerde iktidar yanlısı partilere oy verilmemesi nedeniyle bu hizmetlerin götürülmediği düşüncesi yaygındır” dedi.

    “KÖY YOLLARININ ASFALTLANMASI ERTELENMEMELİ”

    Celal Fırat, Malatya/Pötürge ilçesine bağlı Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka (Hüsükuşağı) gibi Alevi köylerinde yaşayan halkın yıllardır köylerine hizmetin gitmediği ve her defasında ayrımcılığa maruz kaldıklarını söyleyerek, “Malatya gibi Türkiye’nin birçok yerinde zaman zaman Alevi köylerinin yolunun toprak olduğu ve asfaltlanmadığı yılladır bilinen ve kamuoyuna da yansıyan gerçekliktir. Malatya/Pötürge ilçesine bağlı Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka (Hüsükuşağı) gibi Alevi köy yollarının yılladır yapılmaması köy sakinlerinin ifadelerine göre; köylerinin Alevi köyü olması nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulmasından kaynaklanmaktadır. Özellikle kış ve ilkbahar aylarında yağışların etkisiyle ciddi ulaşım sorunları yaşandığı, yolların asfalt olmaması nedeniyle acil hasta vakası yaşandığında zamanında müdahale edilemediği, bu nedenle köy yollarının bir an önce asfaltlanması gerektiği ertelenmemesi gereken bir gerçekliktir” dedi.

    “HİÇBİR KÖYE AYRIMCILIK YAPILMADAN HİZMETLER VERİLMELİ”

    Fırat, hiçbir köye ayrımcılık yapılmadan gereken yol, su, elektrik vb. hizmetlerin en kısa sürede verilmesi gerektiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti:

    “Malatya/Pötürge ilçesine bağlı Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka (Hüsükuşağı) gibi Alevi köylerinde yaşayanlar, ilgili ve yetkilerce asfalt taleplerinin karşılanmadığını, bu ülkenin vatandaşı olduklarını, herkes gibi vergi ödediklerini, ancak karşılığında devletten hizmet alamadıklarını, köyün yollarının ne zaman yapılacağını merak ettiklerini ifade etmektedirler. Asfalt yol görmemiş köylerin Alevi köyleri olması mezhepçilik, ayrımcılık, oy hesapları ve torpil mekanizmasının bu çağda bile terkedilmediğine işarettir. Bir an önce bu çağdışı anlayışın terkedilmesi ve hiçbir köye ayrımcılık yapılmadan gereken yol, su, elektrik vb. hizmetlerin en kısa sürede tamamlanması sağlanmalıdır.”

    “YETKİLİ İDARE HAKKINDA HERHANGİ BİR İŞLEM YAPILACAK MI?”

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

    “1- Malatya’nın Pötürge İlçesine bağlı Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka (Hüsükuşağı) gibi Alevilerin yaşadığı köy yolları neden asfaltlanmamaktadır? Köy yollarının yapılmamasının bir sebebi var mıdır?

    2- Malatya’nın Pötürge İlçesine bağlı Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka (Hüsükuşağı) gibi Alevilerin yaşadığı köy yolları ne zaman asfaltlanacaktır?

    3- Malatya/Pötürge ilçesine bağlı Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka (Hüsükuşağı) gibi Alevi köy yollarının yapılmaması ayrımcılığında ötesinde, bilinçli/kasıtlı bir cezalandırma yöntemi midir?

    4- Bugüne kadar Malatya/Pötürge ilçesine bağlı Bölükkaya, Gündeğer, Karşıyaka (Hüsükuşağı) gibi Alevi köy yollarının yapılmamasında sorumluluğu bulunan yetkili idare hakkında herhangi bir işlem yapılacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Fırat: Depremzedelerin konteyner ihtiyaçları ne zaman karşılanacak?

    Fırat: Depremzedelerin konteyner ihtiyaçları ne zaman karşılanacak?

    PİRHA- Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması için verdiği önergede, depremzedelerin konteyner ihtiyaçlarının ne zaman karşılanacağını, çadırlarda yaşayan insanların akrep veya yılan sokmalarına karşı korunmaları için nasıl bir önlem almayı düşündüklerini sordu. 

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 6 Şubat 2023 tarihine meydana gelen ve Maraş Pazarcık-Elbistan ilçeleri merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde olan ve binlerce artçı sarsıntı ile 11’den fazla ili etkileyen depremlerin ardından yaşananları İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması için Meclis Genel Kurulu’na soru önergesi verdi.

    Fırat soru önergesinin gerekçesinde şunları belirtti:

    “6 Şubat 2023 tarihine meydana gelen ve K.Maraş Pazarcık-Elbistan ilçeleri merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde olan ve binlerce artçı sarsıntı ile 11’den fazla ilimizi etkileyen depremlerde; 50 binden fazla insanımız yaşamını yitirmiş, 100 binden fazla insanımız yaralanmıştır. Enkaz altından çıkarılmayan ve kayıp olanların sayısı ise bilinmemektedir. Yine 100 binin üzerinde binanın yıkıldığı veya kullanılmaz halde olduğu kamuoyuna yapılan açıklamalara yansımıştır. Yaşanan bu depremin böylesine büyük can kaybına ve maddi hasara yol açmasının nedeni AKP-MHP iktidarının yanı sıra AFAD-KIZILAY gibi sorumlu kuruluşların, deprem öncesinde alınması gereken tedbir ve önlemleri almadığı gibi yardım ve kurtarma çalışmalarında yetersiz kaldığı bütün kamuoyu tarafından görülmüştür.
    Tarihte az görülecek boyutta, binlerce kilometrekarelik alanı kapsayan ve büyük can ve mal kayıplarına neden olan bu depremlerin ekonomik ve sosyal sonuçlarının etkisi depremi yaşayanlar açısından her geçen gün daha derinden hissedildiği biliniyorken, depremde binaları ve evleri yıkılan hasar gören halkın temel ihtiyaçları halen daha tam olarak karşılanamamıştır.
    Özellikle Malatya, Adıyaman ve Hatay gibi illerimizde halen daha çadırlarla kalan depremzedelerin konteynır ihtiyaçları devam etmektedir. Bu durum, sel suları, salgın hastalıklar, soba zehirlenmeleri, çadır yanmaları gibi sorunlara neden olurken, zorlu yaşam koşulları mücadele etmek zorunda kalan depremzedelerin aynı zamanda akrep, yılan gibi sürüngenlerin sokmalarıyla yaşamları için tehlike arz etmektedir.

    Milletvekili Celal Fırat bu bağlamda, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

    1. Çadırlarda yaşayan insanların akrep veya yılan sokmalarına karşı korunmaları için nasıl bir önlem almayı düşünüyorsunuz?
    2. Başta Malatya, Adıyaman ve Hatay illeri olmak üzere, diğer illerde çadırlarda yaşayan depremzedelerin konteyner ihtiyaçları ne zaman karşılanacaktır?
    3. Deprem bölgesinde halen daha kaç aile çadırlarda, kaç aile konteynırlarda yaşamaktadır, bunların illere göre dağılımı nasıldır?

    PİRHA/ANKARA

  • 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasına 15 Haziran’da devam edilecek!

    10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasına 15 Haziran’da devam edilecek!

    PİRHA – 10 Ekim Ankara Gar Katliamının firari sanıklar üzerinden ilerleyen davası 15 Haziran’da görülecek. Dava kapsamında gözler, hakkında birçok suçlama bulunan dönemin Antep Valisi olan Ali Yerlikaya’ya çevrilmiş durumda.

    DİSK, KESK, TTB ve TMMOB tarafından düzenlenen barış mitingine yönelik IŞİD saldırısı sonucu 103 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi de yaralandı.

    Cumhuriyet tarihindeki en kanlı katliamlardan birisi olan 10 Ekim’e dair ilk dava 7 Kasım 2016’da görülmeye başlandı. Hiçbir kamu görevlisinin yargılanmadığı davada 15 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi.

    Firari sanıklar üzerinden ilerleyen dava 15 Haziran 2023’te görülmeye devam edecek. 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, “Kamu sorumluları dahil tüm sorumlular yargılanana kadar davamızın peşindeyiz!” diyerek Perşembe günü saat 10.00’da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmaya katılım çağrısı da yaptı.

    GÖZLER, İÇİŞLERİ BAKANI ALİ YERLİKAYA’YA ÇEVRİLDİ!

    Davanın avukatları, katliamda sorumluluğu olan mülki amirlerin de yargılanması gerektiği ısrarını sürdürüyor.

    Canlı bombaları 10 Ekim 2015’te Ankara’ya taşıyan katliam lojistikçisi Yakup Şahin’in katliamdan 10 gün önce ihbara rağmen emniyet tarafından yakalanmadığı ifade ediliyor. Dönemin Valisi Ali Yerlikaya’nın yargılanmadığını belirten avukatlar, “Bakanlıkla ödüllendirildi” vurgusunu yapıyor.

    15 Haziran’da görülecek duruşmada İçişleri Bakanlığına getirilen Ali Yerlikaya’ya ilişkin suçlamaların yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.

    PİRHA/ANKARA

  • Milletvekili Ferit Şenyaşar, katledilen ailesini meclis gündemine taşıdı

    Milletvekili Ferit Şenyaşar, katledilen ailesini meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Urfa Milletvekili Ferit Şenyaşar, ilk soru önergesinde 2018 yılında katledilen ailesinin soruşturma ve dava sürecini Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı’na sordu.

    Yeşil Sol Parti Urfa Milletvekili Ferit Şenyaşar’ın babası ve iki kardeşi, 2018 yılında AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın akrabaları tarafından katledilmişti. Şenyaşar ilk soru önergesinde bu cinayetlere yer vererek, katliamı meclis gündemine taşıdı.

    Şenyaşar, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a “Adalet Bakanı olarak başladığınız yeni görevinizde yıllardır süregelen bu adaletsizliğin çözümü ve adaletin yerini bulması adına bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?” sorusunu yöneltti.

    BAKAN YERLİKAYA’YA MOBESE GÖRÜNTÜLERİ SORULDU

    Önergede, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya‘nın yanıtlaması talebiyle şu sorular yöneltildi:

    – Hastaneyi gören kaç adet mobese kamerası bulunmaktadır?

    – Hastaneyi gören mobese kameralarının çalışmama gerekçesi nedir?

    – Hastanede bulunan güvenlik görevlilerinin herhangi bir gözaltı işlemi gerçekleştirmemesinin nedeni nedir?

    – Birinci derece faillerinden biri olan ve 5 yıldır arama kararı bulunan İbrahim Yıldız’ın kendi kimliği ile giriş yaparak tedavi gördüğü hastanede tespit edilememe sebebi nedir?

    – İnsanların can ve mal güvenliğini korumakla görevli kolluk gücünün bu görevini yerine getirememesi sonucunda sorumlular hakkında idari bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise ne aşamadadır? Başlatılmamış ise başlatılmama gerekçesi nedir?

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdoğan, 7 Ekim’de Şahkulu Sultan Dergahı’na gidiyor; peki Alevilerin taleplerini dinleyecek mi?

    Erdoğan, 7 Ekim’de Şahkulu Sultan Dergahı’na gidiyor; peki Alevilerin taleplerini dinleyecek mi?

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan 7 Ekim günü İstanbul’daki Şahkulu Sultan Dergahı’nı ziyaret edecek. Şahkulu Sultan Vakfı/Dergahı Başkanı Beyzade Özkahraman, “Ziyareti Cumhurbaşkanlığı organize ediyor. Toplantıda ev sahibi olarak konuşma yapmak istediğimi söyledim. Alevi Bektaşi toplumunun sorunlarını toplantı vesilesiyle dile getirmek, taleplerini sunmak istiyorum. Bu durumu bana biçilmiş tarihi bir misyon olarak kabul ediyorum” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara’nın Mamak ilçesinde bulunan Hüseyin Gazi Cemevine 8 Ağustos günü gitmesinin ve cem salonunun farklı dizayn edilmesinin yankıları devam ederken, Erdoğan İstanbul Kadıköy’deki Şahkulu Sultan Dergahı’na da 7 Ekim’de gidecek. Burada, türbeyi ve cemevini ziyaret edecek olan Erdoğan, daha sonra konferans salonundaki törene geçecek. Törende, devletin desteğiyle inşa edilen 8 ayrı cemevinin açılışının yapılacağı belirtildi.

    Konuyla ilgili olarak konuştuğumuz Şahkulu sultan Vakfı/Dergahı Başkanı Beyzade Özkahraman törende konuşma yapmak istediğini fakat protokolün Ankara tarafından organize edilmesi nedeniyle konuşma yapıp yapmayacağını bilmediğini söyledi.

    “ZİYARETİ CUMHURBAŞKANLIĞI ORGANİZE EDİYOR”

    Özkahraman, Erdoğan’ın ziyaretine ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Ziyareti Cumhurbaşkanlığı organize ediyor. Cuma günü (7 Ekim) öğleden sonra yapılacak. Cemevlerinin açılışı yapılacakmış. Şahkulu’nda da konferans salonunun olduğu yerleşkeyi valilik yapmıştı. Bu yerleşkede konferans salonu, asansörler, mutfak, yemekhane bloku ve soğuk hava depoları var. Benden önceki yönetim döneminde olmuş bunlar. 165 koltuğumuz var. O koltukları dolduracak kadar davetli olacak herhalde. Cumhurbaşkanı ile beraber bir protokol gelecek ama kaç kişi olacaklarını bilmiyorum. Geri kalan içinde örgüt başkanlarının çağrılacağını biliyorum. Bir de bizim yönetimimiz katılacak.”

    “KONUŞMA TALEBİMİ VALİYE SÖYLEDİM”

    Erdoğan’ın ziyaretini duyduğunda İstanbul Valisi’nden randevu talep ettiğini de belirten Özkahraman, Ali Yerlikaya ile olan görüşmesini ise şöyle anlattı:

    “Validen randevu almıştım. Toplantı olacağını sağdan soldan duyduk. Toplantıda ev sahibi olarak konuşma yapmak istediğimi söyledim. Alevi Bektaşi toplumunun sorunlarını toplantı vesilesiyle dile getirmek, taleplerini sunmak istiyorum. Bu olanağın tanınıp, tanınmayacağını sordum. Vali Bey ‘Sanırım, tanınması lazım ama protokolü Ankara yapıyor. O nedenle kesin konuşamıyorum. Tahminimi söylüyorum’ dedi.”

    “BU DURUM BANA BİÇİLMİŞ TARİHİ BİR MİSYON”

    Özkahraman, Erdoğan’ın ziyaretiyle yapılacak törende konuşmak istediğini belirterek, “Konuşma yapmak istiyorum. Alevi Bektaşi toplumu için bir fırsatın doğduğunu düşünüyorum. Birinci ağızdan toplumumuzun ne istediğini dile getirmenin yararlı olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    Şahkulu Sultan Vakfı/Dergahı Başkanı Özkahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Protokolü onlar yaptığı için kimleri çağıracaklarını bilemiyorum. Çağrı yapma yetkisi bizim değil. Çağrıya cevabı da kurum başkanları yanıt verecektir. Kendileriyle bu konuda görüşmüş değilim. Eğer bana konuşma olanağı verilirse arkadaşlarımızın sözcüsü, temsilcisiymişim gibi duygularımı dile getirmek istiyorum. Bunu Hacıbektaş’taki çalıştayda da dile getirdim zaten. Bu durumu bana biçilmiş tarihi bir misyon olarak kabul ediyorum.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • Makam odasına banyo yaptırmıştı; şimdi de tadilat için milyonluk ihaleye çıkıldı

    Makam odasına banyo yaptırmıştı; şimdi de tadilat için milyonluk ihaleye çıkıldı

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın ‘çok tartışılan’ makam odasının da yer aldığı İstanbul Valiliği ana makam katında tadilat yapmak için 3 milyon 381 bin TL’lik ihaleye çıkıldı.

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın “şatafatlı” makam odasının da bulunduğu İstanbul Valiliği ana makam katında, Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görülmesinden 9 gün sonra milyonlarca liralık ‘tadilat’ ihalesi yapıldığı ortaya çıktı.

    Kamu İhale Kurumu’ndan edinilen bilgiye göre, İstanbul Valiliği’ne bağlı Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, 20 Mart tarihinde “Valilik ana makam katı bakım onarım ve tefrişat uygulama işi” adı altında bir ihale düzenledi. İhaleyi, 3 milyon 381 bin TL teklif veren Alba İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin kazandığı açıklandı. Milyonlarca liralık ihale, Kamu İhale Kanunu’nun tartışmalı “Belli istekliler arasında” usulü ile yapıldı.

    MAKAM ODASINA BANYO YAPTIRMIŞTI

    İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürü olduğu 2004 yılında da yine çok tartışılan bir tadilata imza atmıştı. Yerlikaya, Personel Genel Müdürü olduktan kısa bir süre sonra, yedi katlı genel müdürlük binasının üçüncü katındaki makam odasını yeniletme çalışmalarına başlamıştı.

    Yerlikaya’nın isteğiyle yenilen makam katında 30 kişilik özel bir toplantı salonu, danışmanları için düzenlenmiş bir oda, ziyaretçilerin kabul edildiği bir odanın yanı sıra dinlenme ve özel çalışma odası yapılmıştı. Çalışma odasının bir bölümünü ise banyo olarak düzenlettiren Yerlikaya, duşa kabin yaptırmayı da unutmamıştı. Yerlikaya, makam katının yenilenmesine, daha önceki “çalışma çalışma ortamının sağlıksız olmasını” gerekçe göstermişti.

  • Pamukkale Üniversitesi öğretim üyelerinden tepki: Rektör eliyle bilim katliamı yapılıyor

    Pamukkale Üniversitesi öğretim üyelerinden tepki: Rektör eliyle bilim katliamı yapılıyor

    Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ, üniversiteye bağlı Tarım Bakanlığı ve AB destekli ‘Yerli Tohum ve Bitki Üretim Merkezi’nin öğrencilere sosyal tesis yapılmak istenen tarlasına dozerle daldı; alanda nöbet tutan iki profesörü tartakladı.

    Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Bitki Genetiği ve Tarımsal Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (BİYOM) ‘Yerli Tohum ve Bitki Üretim Merkezi’nde Tarım Bakanlığı ve AB destekli üretim yapılıyordu. Üniversite yönetimi alanın bir kısmına öğrenciler için sosyal faaliyet alanı yapma kararı aldı. Karara tepki gösteren bazı öğretim üyeleri, bir süredir söz konusu alanda nöbet tutuyordu.

    Sözcü’den Selami Aydın’ın haberine göre; BİYOM’da görevli Prof. Dr. Ali Ramazan Alan ve Prof. Dr. Fevziye Çelebi Toprak, üniversitenin kararına tepki göstererek, söz konusu alanda bir süredir nöbet tutuyordu.

    Üniversiteye ait iş makineleri sabah saatlerinde alana gelerek çalışma yapmak istedi. Ancak öğretim üyeleri karşı çıktı. Bunun üzerine olay yerine gelen Rektör Hüseyin Bağ, dozerle alana daldı. Çıkan tartışmada Bağ, iki profesörü tartakladı. Bağ’ın iş makinelerine çalışmaları talimatını vermesi üzerine alanda gerginlik yaşandı.

    Üniversitenin kararına tepki gösteren kendilerini dozerlerin önüne atan Prof. Dr. Ali Ramazan Alan ile Prof. Dr. Fevziye Çelebi Toprak, “Burada, Rektör eliyle tam bir bilim katliamı yapılıyor” diyerek karara tepki gösterdi.

    “TÜRKİYE’NİN GIDA GELECEĞİ BU TOHUMA BAĞLI”

    İki isim daha sonra şu açıklamayı yaptı:

    “Türkiye’nin gıda geleceği bu projeye bağlı. Yerli tohum ve bitkiler üretiyoruz. Burada uygulanan projelerin altında PAÜ Rektörü’nün de imzası var. Lasmanını Tarım Bakanlığı yaptı. Devlet destekli proje nedeniyle ürettiğimiz bitki tarlalarımızın üzerinden, dozerlerle kanal açılıyor. Tüm karşı çıkışlarımıza rağmen engel olamıyoruz. Tüm kamuoyunu ve bilim insanları, siyasileri ile bakanlık yetkililerini, bu katliamın durdurulması için göreve çağırıyoruz.”

    Öte yandan, 10 dekar bilim tarlalarının 1 dekarlık kısmının sosyal tesis için kullanılacağı öğrenildi.

  • 51 günlük vekâlet döneminde İBB 3 milyar 300 milyon TL borçlandı

    51 günlük vekâlet döneminde İBB 3 milyar 300 milyon TL borçlandı

    PİRHA – İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne 51 gün vekâlet eden İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın yaptığı harcamaların 3 Milyar 300 Milyon Lira olduğu açıklandı.

    Sözcü gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, bugünkü köşesinde Yerlikaya’nın vekâlet ettiği dönemdeki harcamaları yazdı.

    Zeyrek, bu dönemde, 3 milyar 300 milyon yeni borç, 1 milyar 700 milyon harcama yapıldığını; 2 bin 500 kişinin de istihdamının sağlandığını söyledi.

    Zeyrek yazısında, “Biraz araştırınca gördüm ki boş durmamışlar. Örneğin 31 Mart’ta 82 bin olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi personel sayısı 23 Haziran’dan önce 84 bin 500’e çıkmış. Yani apar topar 2 bin 500 kişi istihdam edilmiş. Belediyenin borçları toplamı 31 Mart’ta 26.7 milyar TL idi. 23 Haziran itibarıyla bu miktar 30 milyar TL’ye çıkmış. Yani arada 3 milyar 300 milyon lira daha borçlanılmış. Belediyenin gelir gider tablosuna bakıldığında anlaşılıyor ki, harcamalarda da frene basılmamış. 16 Haziran günü belediye kasasından 1 kalemde 1.7 milyar TL çıkmış. Sadece yeni istihdam, borçlanma ve harcama miktarları bile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kaynaklarından son ana dek yararlanıldığını gösteriyor. İnşallah, o paralar yandaşların çıkarı için değil, İstanbul halkına hizmet için harcanmıştır. Bu arada İmamoğlu iyi ki o verileri yedeklemiş. Yoksa bu değişimleri bu kadar kısa sürede anlamak imkansız olurdu” ifadelerini kullandı.

     

  • İBB Başkanlığı’na IŞİD militanına ‘bey’ diyen Ali Yerlikaya vekalet edecek

    İBB Başkanlığı’na IŞİD militanına ‘bey’ diyen Ali Yerlikaya vekalet edecek

    YSK’nin İstanbul kararının ardından 23 Haziran’a kadar Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na Vali Ali Yerlikaya vekalet edecek. Yerlikaya, Antep’teki görevinde IŞİD çete üyelerini makulleştiren açıklamalara imza atmış, polisleri öldüren çete üyesi için ise “bey” ifadesini kullanmıştı. 

    Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesiyle birlikte Ekrem İmamoğlu’nun mazbatası da iptal oldu.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini 23 Haziran’a kadar vekaleten yürütecek isim ise İstanbul Valisi Ali Yerlikaya olarak netleşti.

    IŞİD ÜYESİNE ‘BEY’ DEMİŞTİ

    Yerlikaya, özellikle Antep Valiliği yaptığı dönemdeki açıklamalarıyla tepki çekmişti.

    Antep’te IŞİD’e yönelik düzenlenen polis operasyonu sırasında IŞİD çete üyesi Mehmet Kadir Cebael bombalı intihar saldırısı yapmış ve üç özel harekat polisi yaşamını yitirmişti. Yerlikaya, operasyon sonrası kameralar karşısına geçerek “Orada kendisiyle, o da yakalanacağını anladığı için, polisimiz, kendisi henüz bombayla ilgili, etraftaki ev sakinlerine, komşulara da bir sıkıntı olmaması için karşıdaki inşaatta kendisini etkisiz hale getiriyor” demişti.

    ANTEP VALİSİ IŞİD’LİYİ ÖVMEDİ, YARGISIZ İNFAZI İTİRAF ETTİ

    Yerlikaya, IŞİD operasyonları ve yargılamalardan söz ederken de Hacı Ali Durmaz olan IŞİD çete üyesinin adını Hacer Durmaz olarak zikretmiş, “Halen bugün de Hacer Durmaz beyle beraber, Hacer Durmaz teröristle beraber 11 kişi yargılanıyor” ifadesini kullanmıştı.