Etiket: Amasya

  • Antalya’da Amasyalılar aşure lokmasında buluştu: Birliğimizi ve kültürümüzü yaşatıyoruz-VİDEO

    Antalya’da Amasyalılar aşure lokmasında buluştu: Birliğimizi ve kültürümüzü yaşatıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Antalya’da Merzifon Kayadüzü Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği aşure lokmasında birlik ve dayanışma mesajları verildi. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Kasım Tezcan, tüm faaliyetlerini üyelerin katkılarıyla sürdürdüklerini belirterek, “Kendi lokmamızı, kendi kazanımızı kendimiz kaynatıyoruz” dedi.

    Antalya’nın Muratpaşa ilçesindeki ASSİM İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen aşure lokması etkinliği, Arzuman Ocağı evlatlarından Yol Yürütücüsü Şehriban Mutluer’in okuduğu gülbenkle başladı. Program, Hüseyin Abdal Ocağı evladı Kulcan İlyas Şimşek’in seslendirdiği deyişlerle devam etti.

    “250’YE YAKIN ÜYEMİZLE FAALİYETLERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”

    Etkinliğe ilişkin PİRHA’ya konuşan Merzifon Kayadüzü Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Kasım Tezcan, derneğin 2004 yılında kurulduğunu belirterek şu bilgileri verdi:

    “Derneğimizi 2004 yılında kurduk. Bugün yaklaşık 250 üyemiz bulunuyor. Kurulduğumuz günden bu yana aktif şekilde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kahvaltı buluşmaları, aşure etkinlikleri düzenliyoruz. Ayrıca üniversite öğrencilerine burs desteği sağlıyor, yaklaşık 300 ilköğretim öğrencisine yönelik yöresel yemek etkinlikleri gerçekleştiriyoruz.”

    “ANTALYA’DA BİNE YAKIN AMASYALI YAŞIYOR”

    Antalya’da yaklaşık üç bine yakın Amasyalı nın yaşadığını ifade eden Tezcan, Kayadüzü köyünden ise yaklaşık 350 hanenin kentte bulunduğunu söyledi.

    “Düğünümüzde, nişanımızda, cenazemizde ya da herhangi bir etkinlikte birlik ve beraberlik içinde bir araya geliyoruz. Haberleşmemizi WhatsApp ve Facebook gruplarımız üzerinden sağlıyoruz.”

    “LOKMALARIMIZI KENDİ İMKANLARIMIZLA HAZIRLIYORUZ”

    Derneğin faaliyetlerini üyelerin aidatları ve gönül dostlarının katkılarıyla sürdürdüğünü dile getiren Tezcan, herhangi bir kurum ya da belediyeden maddi destek almadıklarını vurguladı.

    “Lokmalarımızı tamamen kendi imkânlarımızla hazırlıyoruz. Herhangi bir kurumdan ya da belediyeden katkı almıyoruz. Kendi lokmamızı, kendi kazanımızı kendimiz kaynatıyoruz.”

    Kayadüzü köyünde cemevlerinin bulunduğunu ve her yıl Muharrem orucunun tutulup aşure lokmalarının pay edildiğini hatırlatan Tezcan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Dernekçilik karşılık beklemeden yapılan bir gönül işidir. Biz kimseden maddi bir beklenti içinde değiliz. Tek isteğimiz, insanlar etkinliklerimizde bizleri yalnız bırakmasın, yanımızda olduklarını hissettirsin. Önemli olan birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmaktır.”

    PİRHA/ANTALYA

  • Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü- VİDEO

    Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü- VİDEO

    PİRHA – Amasya’nin Göynücek ilçesine bağlı Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl aradan sonra cem erkanı yürütüldü.

    Amasya’nın Göynücek ilçesine bağlı bulunan çoğunluğu 1938 Dersim Katliamı’ndan sonra göç edenlerin yaşadığı Kuyulu Kavaklı Köyü’nde 35 yıl sonra ilk defa cem erkanı yürütüldü.

    Köydeki okulu cemevine çeviren köylüler 35 yıl sonra yürüttükleri cem erkanında 12 hizmeti yerine getirdi. Cem erkanını İmam Rıza Ocağı’ndan Hüseyin Solmaz yürütürken, cem erkanında gülbang okundu, deyişler söylendi, semah dönüldü, lokmalar paylaşıldı, gönüller birlendi.

    “KÖYLÜLER ÖZÜNE DÖNMEK İSTİYOR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sarıyer Şube Başkanı Celal Özer, 35 yıl sonra köyde yapılan cem erkanın insanları tekrar eski ritüellere yönlendirdiğini söyleyerek, herkesin özüne dönmek istediğini ifade etti.. Köydeki okulun odasını cem erkanı için dönüştürdüklerini belirten Özer, gerekli çalışmaları yaptıktan sonra cemevi yapmayı planladıklarını dile getirdi.

    HABER MERKEZİ

  • Sazcı: Alevi coğrafyasındaki projeler hem doğa hem de inanç kırımı faaliyetidir! -VİDEO

    Sazcı: Alevi coğrafyasındaki projeler hem doğa hem de inanç kırımı faaliyetidir! -VİDEO

    PİRHA- JES ve maden arama çalışmalarının yapıldığı alanların çoğunlukla Alevi Bektaşilerin yaşadığı bölgeler olduğunu vurgulayan Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “ Bu projelerle hem inanç hem de doğa kırımı yapılmak isteniyor” diyerek tepki gösterdi.

    Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Alevi coğrafyasına son yıllarda artarak devam eden doğa ve inanç kırımına dair konuştu.

    “İNANÇ VE DOĞA KIRIMI VAR”

    Mustafa Sazcı, otantik inancın, itikadın yaşandığı Varto ve çevresinde Koçlar babası, Seyit Nesimi dedesi gibi ziyaret makamlarının türbelerin ocak ilişkilerinin güçlü olduğu, yerler olduğunu belirterek,” Bu projelerle hem inanç hem de doğa kırımı yapılmak isteniyor” dedi.

    Mustafa Sazcı, iktidarın yalnızca Alevi Bektaşilerin yaşadığı bölgelerde değil, aynı zamanda ülkenin her tarafında, İkizdere’de İzmir’de, Ege’de birçok bölgede müdahalesinin söz konusu olduğunu ifade etti.

    “ZİYARET YERLERİMİZİN, TÜRBELERİMİZİN KORUNMASI İÇİN MÜCADELE YÜRÜTMELİYİZ”

    Doğadan kopartılmış bir Alevi Bektaşi inancının yaşamasının pek mümkün olmadığını dile getiren Sazcı, şunları söyledi:

    “Şehirlerde, gettolarda Alevi inancına karşı çeşitli tarikatların asimilasyon faaliyetlerini sürdürdüklerinin sebebinin ise Alevilerin doğal inanç ve doğal yaşam alanından koparıldığında bu inancı yaşamalarının mümkün olmadığını bildikleri için yapıyorlar.

    Varto’da, Amasya ve birçok yerde yapılmaya çalışılanlar inanç kırım faaliyetidir. Örnek vermek gerekirse Antalya’da doğayla iç içe olan Bali Baba Türbesi, Abdal Musa Türbesi yine Abdurrahmanlar Köyü’nde bulunan doğayla iç içe önünde pınarları olan Kâfi Baba Türbesi, Kaz Dağları’ndaki Sarıkız Türbesi yine etrafında doğayla iç içe olan dede, baba makamları var. Oradaki ziyaret yerlerimizin, türbelerimizin, makam ve nişanlarımız korunması için mücadele yürütmeliyiz.”

    İnsanın doğa üzerinde kendini tahakküm edebileceği bir alan olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Sazcı, “Biz doğanın bir parçasıyız. Onun üzerinde hüküm sahibi, karar sahibi, yetki sahibi değiliz. Biz bu coğrafyanın üzerinde var olan tüm doğal zenginlikleri ile birlikte yaşam alanına müdahale etmeden sürdürebilmeyi hedeflememiz gerekiyor” diye belirtti.

    DOĞA KIRIMINA KARŞI ALEVİ KURUMLARI YERELLERDEN DOĞRU MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMELİ”

    Taleplerinin sadece inanç makamlarının korunması değil, doğanın hiçbir alanına müdahale edilmemesi gerektiğinin altını çizen Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Patronların, meclislerin ve belediyelerin doğaya karşı fütursuzca müdahale etmesine topyekûn karşı çıkmalıyız.

    Alevi Bektaş kurumları bulunduğu alanlarda ve özellikle köylülerle çiftçilik yapan canlarımızla birlikte bir mücadele komisyonu, bir inisiyatif oluşturarak mücadeleyi örgütlemesi gerekiyor. Yerelde verilen çeşitli mücadelelerin zaferlere ulaşabildiğini geçmişteki deneyimler gösterdi. Alevi Bektaşi kurumlarının, maden arama girişimlerine karşı yalnızca basın açıklamalarıyla değil, doğrudan alana giderek müdahale etmesiyle mümkün olabilecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Amasya’daki Alevi köyleri tehdit altında: Alevi kurumları olarak maden projesine rızamız yoktur!

    Amasya’daki Alevi köyleri tehdit altında: Alevi kurumları olarak maden projesine rızamız yoktur!

    PİRHA- Amasya’daki Alevi köylerinin su havzaları ve inanç mekânlarını tehdit eden maden projesine tepki gösteren Alevi kurumları, “Bu durum, başta inanç özgürlüğü olmak üzere, yaşam hakkı ve sağlıklı çevrede yaşama hakkının da ihlali anlamına gelmektedir. İnanç mekânlarımızın, köylerimizin ve su kaynaklarımızın, sermaye odaklı projelere peşkeş çekilip tahrip edilmesine asla rızamız yoktur! Yaşam alanlarımızın ve inanç merkezlerimizin korunması için her türlü direnişi göstereceğiz!” dedi.

     

    Enerji Bakanlığı’na bağlı, Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün, 25.03.2026 tarihinde yaptığı 317 nolu ihalesi kapsamında, Amasya Gümüşhacıköy’ün; İmirler, Aşağıovacık, Karaali, Kılıçaslan Köyleri ve Tekke Mahallesi’ni içeren, 4040 hektar alan, 4. Grup (altın, bakır, gümüş gibi kıymetli madenler) maden alanına ilişkin ihale yaptı.

    Konuya dair Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) yazılı açıklama yaptı.

    ZİYARETGAHLAR ETKİLENECEK

    Amasya’da Alevi köylerinin bulunduğu bölgelerde, köylerin su havzalarını, tarım arazilerini ve meralarını kapsayan alanlarda, maden işletmeciliği faaliyetlerinin planlandığı ve bu projelerin, Alevi inancının kutsal mekânları olan tekke ve ziyaret alanlarını da içine aldığı belirtilen açıklamada, şunları ifade edildi:

    “Yine; maden ihale alanının sınırına kadar dayandığı, Alevilerin kutsal mekânlarından olan, Niyaz Baba, İmir Dede ve Kötekli Baba türbeleri mevcuttur. Niyaz Baba Türbesi, yaklaşık 1800 rakımda bulunan, bölge halkı tarafından her yıl toplu anmaların yapıldığı, niyazların ve ibadetlerin gerçekleştirildiği bir inanç merkezidir. Eğer, maden faaliyeti gerçekleşirse türbeye ulaşım imkânı kalmayacaktır. Ayrıca; bölge halkının mezarlıkları maden alanının tam ortasında kalmış olup, Alevi Bektaşi edebiyatının önemli ozanı, Âşık Özlemi’nin mezarı da orada bulunmaktadır.”

    “İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ TEHDİT ALTINDA”

    Alevi-Bektaşi inancının; doğayı, suyu, toprağı ve tüm canlıları “can” bilerek korumayı esas aldığının vurgulandığı açıklamada,  “Su havzaları yalnızca çevresel yaşamın değil, aynı zamanda inançsal sürekliliğimizin de temelidir. Bu alanlara yönelik her türlü tahribat, yalnızca çevreye değil, Alevi toplumunun inanç değerlerine ve kültürel varlığına da doğrudan bir müdahaledir. Planlanan maden faaliyetlerinin; bölgedeki su kaynaklarını kirletme, doğal yaşamı geri dönülmez biçimde tahrip etme, tarım, hayvancılık ve arıcılık ile geçinen bölge halkını da sermayeye mahkûm etme girişimi olduğu açıktır. Ayrıca; maden sahasının, Alevi toplumunun ibadet ve ziyaret mekânlarını yok edeceği de açıktır. Bu durum, başta inanç özgürlüğü olmak üzere, yaşam hakkı ve sağlıklı çevrede yaşama hakkının da ihlali anlamına gelmektedir” denildi.

    “HER TÜRLÜ DİRENİŞİ GÖSTERECEĞİZ”

    Yetkililere çağrıda bulunan Alevi kurumları, “Amasya’daki ve benzer Alevi yaşam alanlarındaki maden projeleri derhal durdurulmalı, su havzaları ve kutsal mekânlar koruma altına alınmalı, bu alanlara yönelik tüm tehditler ortadan kaldırılmalıdır. Unutulmamalıdır ki; suya, toprağa ve inanca yapılan müdahale, yaşamın kendisine yönelmiş bir tehdittir. İnanç mekânlarımızın, köylerimizin ve su kaynaklarımızın, sermaye odaklı projelere peşkeş çekilip tahrip edilmesine asla rızamız yoktur! Yaşam alanlarımızın ve inanç merkezlerimizin korunması için her türlü direnişi göstereceğiz! Bölge halkının yanındayız!”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ali Bal Dede: Bir Alevi çocuğun camiye götürülmesi doğru değil-VİDEO

    Ali Bal Dede: Bir Alevi çocuğun camiye götürülmesi doğru değil-VİDEO

    PİRHA- Amasya Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Derneği Dedesi Ali Bal, iktidarın ÇEDES projesi ile Alevi toplumunu asimile etmek için mesafe almaya çalıştığını belirterek, “Çocukların eğitimi ancak okulda pedagojik formasyon görmüş öğretmenler tarafından yapılması gerekir” dedi. Bal, iktidarın yapay argümanlarla çocukların beyinlerini yıkamaya çalıştıklarına vurgu yaptı.

    Eyüllde okulların açılacak olmasıyla beraber, laiklik karşıtı bir eğitim sisteminin yaygınlaştırılması endişe yaratıyor. AKP iktidarında eğitim-öğretim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-tek mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihleri görmezden gelinerek, dini eğitimin ağırlığı hemen her yıl katlanarak arttı. ÇEDES projesiyle okullarda imamların derse girmesinin önünü açan Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitim kurumlarında da mescidi zorunlu hale getirdi.

    Amasya Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Derneği Dedesi Ali Bal, AKP’nin okullarda uyguladığı ÇEDES projesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “BİR ALEVİ ÇOCUĞUNUN CAMİYE GÖTÜRÜLMESİ DOĞRU DEĞİL”

    Siyasal iktidarın ÇEDES projesi ile Alevi toplumunu aşındırma ve asimile etmek için mesafe almaya çalıştığını belirten Ali Bal,  “Soruyorum. Ben öğretmen emeklisiyim 35 kişilik ortalama bir sınıfta o öğrencilerin içerisinde en az 7-8 Alevi çocuğu vardır. Bir Alevi çocuğunun din dersi öğretmeni tarafından sınıftan alınıp camiye götürülmesi doğru değil. En azından ailesinden izin alınmalı. Almadan götürmesi de ayrı bir konu. Alevi, Alevi gibi Sünni de Sünni gibi ibadet etmelidir” dedi.

    “CAMİ HOCALARI, MÜEZZİNLER ÇOCUKLARIN BEYİNLERİNİ YIKAMAYA ÇALIŞIYOR”

    Pedagojik formasyon almış bir öğretmen olduğunu belirten Bal, “Sınıfa girdiğim zaman öğrenci davranışından anlarım ona göre hareket ederim. Siz tutup cami imamını, cami hocasını ya da müezzini okula götürürseniz çocukların huzurunda ne söylediklerini merak ediyorum” dedi.

    Cami hocalarının yapay bir mezarlık yaptıklarını, çocukları mezarın karşısında yapay argümanlarla ağlatmaya çalıştıklarını söyleyen Ali Bal, “Buna benzer yapay argümanlarla çocukların beyinlerini yıkamaya çalışıyorlar” diye belirtti.

    “ÖĞRETMENLER AİLELERLE İŞ BİRLİĞİ YAPSIN

    Çocukların eğitiminin okulda pedagojik formasyon görmüş öğretmenler tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Derneği dedesi Ali Bal, şunları kaydetti:

    “Formasyon görmüş öğretmenlerle aileleri iş birliği yapsın. Eğitim bu şekilde gelişir diye düşünüyorum. Onların söylemlerine göre Millî Eğitim Bakanlığı 10 yıl eğitim müfredatı üzerinde çalıştılar ve ortaya bir metin çıktı. Atatürk ilkeleri ve buna benzer birçok konuda makaslama yapıldı. Onun için daha fazla anlatmaya gerek yok. Herkes her şeyin ne kadar doğru ve ne kadar yanlış olduğunu biliyor.”

    Cebrail ARSLAN/AMASYA

  • Alevilerin, Hamdullah Efendi Türbesine ilgisi sürüyor – VİDEO

    Alevilerin, Hamdullah Efendi Türbesine ilgisi sürüyor – VİDEO

    PİRHA- Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Merkezi Başkanı Ahmet Çelebi, Hamdullah Çelebi’nin geçmişi ve ziyaret yeri hakkında bilgi verdi. Ahmet Çelebi, Hamdullah Çelebi’nin mezarının her gün onlarca Alevi tarafından ziyaret edildiğini belirtti.

    Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Merkezi Başkanı Ahmet Çelebi, Hamdullah Çelebi’nin kişiliği ve geçmişi ile ilgili PİRHA’ya açıklamada bulundu.

    Amasya’da türbesi bulunan Hamdullah Çelebi’nin, Hacı Bektaş Dergahının 23 postnişinden biri olduğunu belirten Ahmet Çelebi, “Hamdullah Çelebi, Feyzullah Çelebi’nin oğlu olup 1716 yılında Hacı Bektaş’ta doğup 1836 yılında Amasya’da Hakk’a yürümüştür. Hamdullah Çelebi Hacı Bektaş Dergahının 23. postnişini olarak posta oturmuş. 1826 yılında Yeniçeri Ayaklanması döneminde 2. Mahmut’un fermanı ile Amasya’ya sürgün edilmiştir” şeklinde bilgi verdi.

    ”YENİ ÇERİ AYAKLANMASI BAHANE EDİLDİ”

    Hamdullah Çelebi’nin Amasya’ya sürgün edilmesinde Yeniçeri Olaylarının bahane edildiğini söyleyen Ahmet Çelebi, şu bilgileri paylaştı:

    “Şeyhülislam tarafından padişaha verilen bir fermanla Alevi Bektaşilerin bulunduğu tekke, türbe ve dergahlardaki bütün postnişinlerin kıyıma tutuldukları ve kıyımdan kurtulamadıkları aşikardır. Gelişen olaylar üzerine Hamdullah Çelebi, 1827 yılanda Konya, Kayseri, Kırşehir ve Nevşehir kadılarının huzurunda 10 gün süreyle yargılanıp idama mahkûm edilmiş. İdama mahkûm edildikten sonra ailesiyle birlikte zindandayken padişah tarafından bir ferman gelir. Bu ferman, Şeyhülislama ulaştırılmış, Şeyhülislam fermanı okuduktan sonra yüzü mosmor olmuş. Sonrasında bu ferman Hamdullah Çelebi’ye götürülüp hapishanede tebliğ edilmiştir. Hamdullah Çelebi fermanı okuduktan sonra masum ve üzgün bir şekilde yanında bulunan Selamet efendiye ‘bizi Amasya’ya sürgün ediyorlar’ demiş. O da ‘Tamam efendim. Haklı olduğumuz ortaya çıktı. Tamam sürgün ediliyoruz ama orada genel yaşam sürecimiz neyse uygularız’ dedikten sonra Hamdullah Çelebi ‘Hayır Selamet Efendi, benim cettim İmam Hüseyin gibi haklı olarak şehit olmak varken bir suçlu gibi sürgün edilmek, zoruma giden budur’ demiş.

    Hamdullah Çelebi, mahpustan çıktıktan sonra aile fertleriyle birlikte Hacı Bektaş’a eşyalarını almak için gitmiş. Hamdullah Efendi en son Hacı Bektaş dergahını ziyaret edip ailesiyle birlikte Merzifon’a askeri inzibatlar eşliğinde yola çıkmışlar. Merzifon’da kısa bir süre kaldıktan sonra Amasya’ya teslim olmuşlar.”

    SÜRGÜNDEYKEN 1836 YLINDA HAKKK’A YÜRÜDÜ

    Hamdullah Çelebi’nin Amasya’da 11 yıl sürgün kaldığının bilgisini veren Ahmet Çelebi, Hamdullah Çelebi’nin 1836 yılında Hakk’a yürüdüğünü, sevenleri tarafından,11 yıl sonrasında mevcut türbenin inşa edildiğini anlattı. Ahmet Çelebi, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Hamdullah Çelebi ve eşi, birlikte burada bulunmaktadır. Hamdullah Çelebi’nin Amasya’ya sürgün edildiğini duyanlar, çevre il, ilçe ve köylerden ziyarete geliyorlarmış ve gelen bu ziyaretçiler elleri boş da gelmiyorlar. Getirilen bu hakkullahları; yiyecek ve giyecekleri Hamdullah efendimiz, yanında görevli olan yardımcılarına ‘bu malzemeleri dul, yetim kadınlara, fakir ailelere, gün baktıktan sonra kapılarının önüne bırakın’ demiştir. Bu da bizim Alevi Bektaşi geleneğimizin bir düsturudur. Bunun için Alevi Bektaşi, inancımızda bir elin verdiğini diğer elin görmemesi aşikardır.

    Hamdullah efendimizin Hakk’a yürümesinden sonra buraya gelen ziyaretçilerimiz, buraya adaklarını adayanlar, inancını yerine getirdikten sonra adaklarını kesip misafirlerine pay etmekteler. Bizde bu derneği kurduktan sonra böyle bir kitleye hizmet etmekten onur ve gurur duyuyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/AMASYA

     

  • Bal: Dedeler maaş almamalı; geçim için değil, Yol’a hizmet adına yola çıktık-VİDEO

    Bal: Dedeler maaş almamalı; geçim için değil, Yol’a hizmet adına yola çıktık-VİDEO

    PİRHA- Amasya Hamdullah Efendi Cemevi’nde hizmet yürüten Bali Sultan Ocağı Dedelerinden Ali Bal, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi dedelerine maaş bağlama girişimine tepki göstererek, “Kesinlikle bir Alevi dedesinin maaş alarak dedelik yapmasına karşıyız. Geçim için dedelik değil, bu Yolu yürütmek, bu Yola hizmet adına yola çıktık” dedi. 

    Hamdullah Efendi Cemevi’nde hizmetd yürütene Bali Sultaon Ocağı Dedelerinden Ali Bal, AKP-MHP iktidar bloeğu tarafından kurulan ve Alevi kamuoyundan tepki alan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın dedelere/pirlere maaş bağlama girişime tepki gösterdi.

    “SORUNLARIMIZI KENDİ İÇİMİZDE MUHABBETLE ÇÖZÜYORUZ”

    “Buraya gelen canlarımıza rehberlik yapıyoruz, sorunlar varsa sorunlarını dinliyoruz” diyen Bal, “Canların dedeleri bir şekilde Hakk’a yürümüşse, dedesi olmayanlar varsa bir dedeye el tutmaları için kendilerine yol gösteriyoruz. Onlar da Hacı Bektaş Veli Dergahı’na giderek kendilerine rehberlik yapacak kişi için dergâhtan el alıyorlar. O dedelerimiz de (Baba) senede bir ya da iki senede bir taliplerine yıllık görgü ve sorgularını yerine getirmeye çalışıyorlar” dedi.

    “KENDİMİZİ SAHİPSİZ GÖRMÜYORUZ”

    Geçmişte Alevi çalıştaylarını da eleştiren Bal, “Biz kimsenin inancını eleştirmeyiz, kimsenin inancına sahip çıkmayız. Kimsenin de bizim inancımızı eleştirmesine ve sahiplenmesini doğru bulmayız. Bunu ben yeri geldiğinde toplumda sık sık paylaşıyorum. Nasıl ki Sünni kardeşlerimiz ve diğer mezhepteki kişiler Diyanet çatısı altında bir araya geliyor, devletin bütün imkanlarını kullanarak Alevileri dışlamak kaydıyla kendilerine sahip çıkıyorlarsa; biz de kendimizi sahipsiz görmüyoruz, kendi yağımızla kavruluyoruz” diye ifade etti.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN YARDIMINA İHTİYACIMIZ YOK”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kendilerini ziyaret ettiğini belirten Bal, “Bize geliyorlar. Biz kendilerine ne istediklerini sorduğumuzda cemevimizin suyunu, elektriğini, doğalgazını karşılayalım diyorlar. Biz de kendilerine biz kendi yağımızda kavrulduğumuzu belirtiyoruz, kendilerine teşekkür ediyoruz ve gönderiyoruz” dedi.

    “DEDEYE MAAŞ VEREN BİR KURUM O DEDEYİ YÖNETİR”

    Bal, herhangi bir devlet kurumunun Alevi dedelerini/pirlerini maaşa bağlama girişimi kabul etmeyeceklerini söyleyerek, şöyle devam etti:

    “Dedelere maaş doğru değil. Maaş veren bir kurum o dedeyi yönetir ve dedenin maaş verenin dediklerinin dışına çıkma şansı olmaz. Bana maaş veren bir devlet kurumu kesinlikle beni yönetir. Bana maaş verir benim dediğim gibi konuşacaksın, benim dediğim gibi hitap edeceksin der. Alevi inancına uymayan cümleler karşımıza çıktığında yerin dibine batarız. Ne uğruna? Maaş uğruna. Biz maaş istemiyoruz. Biz gönüllü olarak çalışıyoruz. Geçim için dedelik değil, bu Yolu yürütmek bu Yola hizmet adına yola çıktık. Onun için kesinlikle bir Alevi dedesinin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan maaş alarak dedelik yapmasına karşıyız.”

    Cebrail ARSLAN/AMASYA

  • Fırat: Amasya’daki Alevi mahallesinde ‘Hacet Namazı’ bildirisini kimler hangi amaçla dağıttı? – VİDEO

    Fırat: Amasya’daki Alevi mahallesinde ‘Hacet Namazı’ bildirisini kimler hangi amaçla dağıttı? – VİDEO

    PİRHA – DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Muharrem Orucunun birinci gününde Amasya’da Alevilerin yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde evlere kimliği belirsiz kişiler tarafından “Hacet Namazı” başlıklı bildiriler bırakılmasını meclis gündemine taşıyarak “Bu bildirileri kimler, hangi amaçla dağıtmıştır? Bildirileri dağıtan hakkında nasıl bir adli işlem yapılmıştır? Çıkın kamuoyuna aydınlatın, bunlar hakkında gerekli işlemleri yapın ve üstünü örtmeyin” diye konuştu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Muharrem Orucunun birinci gününde Amasya’da Alevilerin yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde evlere kimliği belirsiz kişiler tarafından “Hacet Namazı” başlıklı bildiriler bırakılmasını meclis gündemine taşıdı.

    “BU BİLDİRİLERİ KİMLER, HANGİ AMAÇLA DAĞITMIŞTIR?”

    Fırat’ın meclisteki konuşması şöyle:

    “Sayın Başkan, ülkemizde gün geçmiyor ki farklı inançlara, toplumsal kesimlere yönelik nefret suçu ve şiddet olayları yaşanmasın. Geçtiğimiz günlerde hem de Alevilerin Muharrem Orucunun birinci gününde Amasya’da Alevilerin yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde evlere kimliği belirsiz kişiler tarafından “Hacet Namazı” başlıklı bildiriler bırakılmıştır. Tam da matem orucunun tutulduğu bir dönemde bu bildirilerin dağıtılması toplumu oldukça tedirgin etmiştir. Bizler yaşayarak şahitlik ediyoruz ki hayatın her alanında bu tarz nefret ve şiddet suçları artarak devam ediyor, iktidarı ve yetkilileri göreve davet ediyor, bu bildirileri kimler, hangi amaçla dağıtmıştır? Bildirileri dağıtan hakkında nasıl bir adli işlem yapılmıştır? Çıkın kamuoyuna aydınlatın, bunlar hakkında gerekli işlemleri yapın ve üstünü örtmeyin.

    Aşkla.”

    PİRHA/ANKARA

  • Fırat, Alevilerin kapısına bırakılan dini içerikli bildirileri Meclis gündemine taşıdı

    Fırat, Alevilerin kapısına bırakılan dini içerikli bildirileri Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA- Amasya’nın Kirazlıdere Mahallesi’nde Alevi ailelerin evlerinin kapısına bırakılan dini içerikli bildiriler Meclis gündeminde. DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevilerin kapısına bırakılan dini içerikli bildirileri İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sordu. 

    Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Amasya’nın Kirazlıdere Mahallesi’nde, 7 Temmuz gecesi birçok evin kapısına “hacet namazı” başlıklı bildiri bırakıldı. Hangi örgüte ait olduğu bilinmeyen notta, hacet namazının nasıl kılınacağına dair detaylar yer alıyor.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevilerin kapısına bırakılan dini içerikli bildirileri İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sordu.

    Fırat, soru önergesinin gerekçe bölümünde şunları ifade etti:

    “Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Amasya’nın Kirazlıdere Mahallesi’nde, 7 Temmuz gecesi birçok evin kapısına “Hacet Namazı” başlıklı bildiri bırakılmıştır. Hangi örgüte ait olduğu bilinmeyen notta, hacet namazının nasıl kılınacağına dair detaylar yer alıyor. Fotokopiyle çoğaltılmış ve kime ait olduğu bilinmeyen bu dini içerikli bildiri halkı tedirgin etmiştir. ‘Bir tek dilekle mutluluğun kapısını açın’ başlıklı bildiride hacet namazının ne olduğu, nasıl kılınacağı hakkında bilgiler yer alıyor. Bıraktıkları bildirinin altında kesinlikle hiçbir kurum ve kuruluşun isminin yazmadığı görülmüştür.
    Amasya’da bir takım dini cemaatler ve vakıfların hedefinde Alevi çocukların var olduğu, yaz aylarında Alevi çocuklarının mahallelerde toplanıp Kur’an kurslarına götürüldüğü, gitmeyenlere ise bildiri dağıtıldığı iddia edilmektedir. Mahalleli, yaşananlardan dolayı oldukça rahatsız ve tedirgindir. Bu bildirileri bırakanların yetkililer tarafından acilen bulunmasını haklarında hukuki işlem yapılmasını talep ediyorlar.”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, bu bağlamda İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

    1. Amasya’nın Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Kirazlıdere Mahallesinde, “hacet zamanı” başlıklı bildirinin evlerin kapılarına kimler tarafından bırakıldığı tespit edilmiş midir?
    2. Dini içerikli bu bildirinin sadece Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde ve Muharrem ayının ilk gününde dağıtılmasının sebepleri araştırılacak mıdır?
    3. Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde Muharrem Orucunun ilk gününde dini içerikli bildirinin dağıtılması bir tesadüf müdür?
    4. Amasya’nın Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’ni gören mobese kameraları incelenmiş midir?
    5. Amasya’da bir takım dini cemaatler ve vakıfların yaz aylarında Alevi çocuklarını Kur’an kurslarına götürdüğü iddiaları doğru mudur?

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Evlerinin kapısına dini içerikli bildiri bırakılmıştı; Aleviler bu tacizin aydınlatılmasını istiyor-VİDEO
    Amasya’da dinciler Alevilerin evlerine dini içerikli bildiri bıraktı

  • Çelebi: Cemevi Başkanlığı’nın yardım talebini reddettik, ihtiyacımızı lokmalarla karşılıyoruz- VİDEO

    Çelebi: Cemevi Başkanlığı’nın yardım talebini reddettik, ihtiyacımızı lokmalarla karşılıyoruz- VİDEO

    PİRHA- Amasya’da hizmet yürütülen Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Merkezi’nin Başkanı Ahmet Çelebi, AKP iktidarının Alevi inancını tanımadan, cemevlerinin elektrik faturalarının ödenmesine ilişkin kararını yorumladı. Cemevinin ihtiyaçları konusunda herhangi bir sıkıntıları olmadığını belirten Çelebi, “Yıllardan beri kendi lokmalarımızla bunları ödüyoruz. Elektrik parasına ihtiyacımız yok” dedi. 

    Amasya’da bulunan Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Merkezi Başkanı Ahmet Çelebi, cemevi faturalarının Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından uygun görülen koşullar sağlandığı takdirde ödenmesine ilişkin karara tepki gösterdi.

    “CEMEVİMİZİN İHTİYAÇLAR KONUSUNDA HERHANGİ BİR SIKINTISI YOK KENDİMİZ KARŞILIYORUZ”

    Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Merkezi’ne Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından birkaç defa ziyaret gerçekleştirildiğini belirten Ahmet Çelebi, “Bu ziyaretlerde bizler hoşgörüyle misafirperver olarak gelen canlarımızı ağırladık, sohbetler ve muhabbetler ettik. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bizlere ihtiyaçlarımızın ne olduğunu sordu ve bu ihtiyaçlarımızın kendileri tarafından karşılanacağı biçiminde bazı söylemler oldu” dedi.

    “CEMEVİMİZDE BÜTÜN HİZMETLER GÖNÜLLÜLÜK TEMELİNE DAYANDIĞINI SÖYLEDİK

    Cemevinin ihtiyaçları konusunda herhangi bir sıkıntılarının olmadığını gelen heyete bildirdiklerini belirten Çelebi, şöyle devam etti:

    “Cemevimizin 2009 yılında temeli atıldı 2011 yılında ise açılışı yapıldı. Cemevimizin ihtiyaçları konusunda herhangi bir sıkıntımızın olmadığını, cemevimizdeki görevlilerin ücretsiz, rızalık sistemiyle gönüllü çalıştığını, bu yüzden maddi ve manevi olarak bir sıkıntımızın olmadığını kendilerini ilettik. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ziyaretlerinde bize elektrikle ilgili ödeme yapılacağının söylenmesi üzerine ihtiyacımızın olmadığını belirttik. Biz buradaki arkadaşlarla birlikte elektriğimizi, suyumuzu, doğalgazımızı cemevimizi ziyaret eden insanların bize verdikleri rızalık lokmalarıyla giderdiğimizi söyledik.”

    Hamdullah Efendi Cemevi’ni 2011 yılında bitirmelerinin onur verici olduğunu belirten Ahmet Çelebi, “İnsanlar Amasya’da ilk cemevi olması ve burada yatan zatın da kendi adını buraya verme sebebiyle gönül bağı var. Rızalık lokmaları ile Hamdullah Efendi Cemevi ve Kültür Merkezimiz bu hale gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/AMASYA

  • Evlerinin kapısına dini içerikli bildiri bırakılmıştı; Aleviler bu tacizin aydınlatılmasını istiyor-VİDEO

    Evlerinin kapısına dini içerikli bildiri bırakılmıştı; Aleviler bu tacizin aydınlatılmasını istiyor-VİDEO

    PİRHA- Amasya’da Alevilerin yaşadığı evlerin kapısına dini içerikli bildiri bırakılmasının ardından mahallelinin tedirginliği sürüyor. CAN TV ekibi, taciz olayının yaşandığı mahalleye giderek yurttaşlara mikrofon uzattı. Aleviler, bu tacizin aydınlatılmasını istediler. 

    Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Amasya’nın Kirazlıdere Mahallesi’nde, 7 Temmuz gecesi birçok evin kapısına “Hacet Namazı” başlıklı bildiri bırakıldı. Hangi örgüte ait olduğu bilinmeyen notta, Hacet Namazının nasıl kılınacağına dair detaylar yer alıyor.

    Muharrem ayının ilk gününde yaşanan olay, mahalleliler tarafından tepkiyle karşılandı. CAN TV ekibi, olayın yaşandığı mahalleye giderek yurttaşları dinledi.

    “PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Evinin kapısına bildiri bırakılan yurttaşlardan biri olan Bülent Kale, yapılan saldırının aydınlatılması gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

    “Sabah işe giderken kapımı açar açmaz bildiri önüme düştü. Kapının arasına sıkıştırmışlardı. Hoşumuza gitmeyen türden yazılardı. Apartmanda diğer dairelerde de var mıdır diye merak ettim. Baktığımda bütün kapılara sıkıştırıldığını gördüm. Neden Kirazlı Mahallesi ve neden Muharrem ayının ilk gününde böyle bir şey dağıtılmış? Konu ile ilgili haberler de yapıldı. Biz de bunun peşini bırakmayacağız.”

    “NAMAZ KILMAMAMIZ SİZİ NEDEN İLGİLENDİRİYOR?”

    ‘Hacet Namazı’ başlıklı bildirinin içeriğine de değinen Bülent Kale, “Vatandaşın namaz kılıp kılmamasını yönetmeye çalışamazsınız. Namaz kılıp kılmamamız sizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Benim ibadetim gizlidir. İbadetimiz yüreğimizdedir. Bu notlar sadece Kirazlıdere Mahallesi’nde belli başlı apartmanların kapılarına bırakılmış. Bu yaşanan düşündürücü bir olay. Daha önceden böyle bir şey hiç olmadı. Bıraktıkları bildirinin altında da kesinlikle hiçbir kurum ve kuruluşun ismi yazmıyordu” diye konuştu.

    AYNI MAHALLEDE İKİNCİ TACİZ!

    CAN TV Programcısı Hüseyin Kelleci, konu dahilinde Gazeteci Mehmet Menekşe‘ye de mikrofon uzattı. Gazeteci Menekşe, 7 Temmuz gecesi yaşanan olaya ilişkin şu bilgileri aktardı:

    “Sabah 8.00’de bu civardaki tanıdıklarım beni aradı ve ‘ne olduğunu anlayamadığımız bazı kağıtlar bütün apartmanlara dağıtılmış’ dediler. Akabinde hemen mahalleye geldim. Kendi gözümle görüp fotoğraflarını çektim. Hatta mahalledeki başka apartmanları da dolaştım, aynı bildiriler oralarda da vardı. Yani bu bir organize işti. Muharrem orucunun ilk günü olması beni düşündürdü. Muharrem orucunun ilk gününde Allah sevgisine, namaz kılmaya çağıran bu tür bildirilerin dağıtılması normal mi diye sorduk. Burası Alevi mahallesi. 7-8 yıl önce de evlere bu bölgede çarpı işareti konulmuştu. Doğal olarak bunu bir taciz olarak algılıyorum. Çünkü bu bildiri başka mahallelerde dağıtılmadı. Bildiride anlatılan hacet namazı, Allah’a bağlanmanın yolları falan… Götür bunları kendi insanlarına anlat. Sonuçta Alevilerin de bu konuları anlatanı var, buna ihtiyaçları da yok. Ha Alevinin kapısına çarpı işareti atmışsın ha bir bildiri götürüp ‘namazı böyle kıl’ demenin hiçbir farkı yok. Bu nedenle de yapılanı bir taciz, tehdit olarak yorumluyorum.”

    “DİNİ VAKIFLARIN HEDEFLERİNDE ALEVİ ÇOCUKLARI VAR”

    Yaşananlardan ötürü bölge halkının tedirgin olduğunu da söyleyen Mehmet Menekşe cümlelerine şu sözlerle devam etti:

    “Bu bildirinin nereden geldiği belli ama şunlardan geldi diyemiyoruz. Sonuçta burada da bir takım dini cemaatler, vakıflar yapılar var. Bu vakıfların da hedefinde Alevi çocukları var. Yaz aylarında Alevi çocuklarını mahallelerde toplayıp Kur’an kurslarına götürüyorlar. Gitmeyenlere de bildiri dağıtıyorlar. Hepsinin kaynağı bir diye düşünüyorum. Bu bildiriler bir noktadan dağıtılıyor. Bildirileri dağıtanlar hakkında işlem yapılması gerekir. Haber çıktıktan sonra birtakım sivil insanların gelip mahallede soru sorduklarını duydum. Emniyet güçleri sanıyorum bir rapor hazırlayacaktır. Oysa ki her tarafta mobese kamerası var. Her saat herkesi bulabilirler. Amasya çok küçük bir yer. Belki de kimin dağıttığını da biliyorlardır.”

    “İLKEL BİR DAVRANIŞ”

    Kirazlıdere Mahallesi sakinlerinden İsmail Çelebi de yaşananlara ilişkin görüşlerini belirtti. 7 Temmuz’da oruç tutmaya başladıklarının altını çizen Çelebi, “21. yüzyılda böyle bir şey yapılıyor olmasından dolayı çok rahatsız olduk. Mahalleli, yaşananlardan dolayı oldukça rahatsız. Bu ilkel bir düşünce ve davranış!” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER: Amasya’da dinciler Alevilerin evlerine dini içerikli bildiri bıraktı

  • Amasya’da dinciler Alevilerin evlerine dini içerikli bildiri bıraktı

    Amasya’da dinciler Alevilerin evlerine dini içerikli bildiri bıraktı

    PİRHA- Amasya’da Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi’nde kapılara imzasız dini bildiriler bırakılması halkı tedirgin etti. “Muharrem orucunda böyle bir bildiri dağıtılması tesadüf mü?” diye soran Aleviler, bildiri dağıtanların bulunmasını istediler.

    Amasya’da ağırlıklı olarak Alevilerin yaşadığı Kirazlıdere Mahallesi sakinleri dün sabah (8 Temmuz) evlerinin kapılarında dini içerikli bildiriler buldu.

    artıgerçek’ten Mehmet Menekşe’nin haberine göre, fotokopiyle çoğaltılmış ve kime ait olduğu bilinmeyen dini içerikli bildiri halkı tedirgin etti. ‘Bir tek dilekle mutluluğun kapısını açın’ başlıklı bildiride hacet namazının ne olduğu, nasıl kılınacağı hakkında bilgiler yer alıyor.

    “MUHARREM ORUCUNDA BÖYLE BİR BİLDİRİ DAĞITILMASI TESADÜF MÜ?”

    artıgerçek’e konuşan bir mahalle sakini, “Alevilerin yoğunlukta yaşadığı mahallemizde Muharrem orucunun ilk gününde bu bildirinin mahallemizde dağıtılması tesadüf mü? Neden başka bir mahallede değil? Bizler Alevi olduğumuz için mi dağıtılıyor? Bu bildiriyi dağıtanlar bizi ne olarak görüyorlar?” diyerek tepki gösterdi.

    “SANKİ ALEVİLERİ TACİZ ETMEK İÇİN YAPILMIŞ”

    Başka mahalle sakini ise “Sabah işe gitmek için evden çıktığımda bildiriyi kapımıza iliştirilmiş olarak gördüm. Önce dikkat etmedim ancak bütün komşuların kapılarına takıldığını fark edince bildiriyi aldım. Bizim namazımız, inancımız kimi ilgilendirir? Bildiriyi dağıtan belli değil. Özellikle Alevilerin yoğun yaşadığı mahallemizde dağıtılması sanki Alevileri taciz etmek için yapılmış gibi. Bir de Muharrem orucunun ilk gününde bu bildirinin bütün mahalleye dağıtılması beni düşündürdü. Bir zamanlar Alevilerin kapısına çarpı işareti yapıyorlardı şimdi de birileri bu tür dini içerikli bildirileri koyuyorlar. Bu kişilerin bulunmasın istiyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Amasya 47 yıl sonra MHP’den CHP’ye geçti

    Amasya 47 yıl sonra MHP’den CHP’ye geçti

    PİRHA- 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde seçmenler 207 bin sandıkta oy kullandı. Sandıklar açılmaya devam ediyor. Resmi olmayan sonuçlara göre Amasya 47 yıl sonra MHP’den CHP’ye geçti. 

    Türkiye’de 61 milyondan fazla seçmen 5 yıl boyunca görev yapacak yerel yöneticileri seçmek için bugün sandık başına gitti.

    31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde seçmenler 207 bin sandıkta oy kullandı.

    Yerel seçimde 81 il, 973 ilçe ve 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek.

    İlginç sonuçlar gelmeye devam ediyor. Amasya’da CHP önde. 47 yıl sonra MHP’den alınmış oldu. Taşova ilçesi ise AKP’den alındı.

    Amasyalı olan Av. Kemal Aytaç, X hesabından yazdığı mesajında “Ölsemde gam yemem artık. Taşova AKP’den, Amasya MHP’den 47 yıl sonra alındı” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Yeşil Sol Parti Amasya adayları: Ya hep beraber kurtulacağız ya da yok olacağız-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Amasya adayları: Ya hep beraber kurtulacağız ya da yok olacağız-VİDEO

    PİRHA-Yeşil Sol Parti Amasya milletvekili adayları Veli Bölük, Haydar Görgü seçim çalışmalarını anlattı. Birleşe birleşe kazanacaklarını söyleyen vekil adayları, “Özellikle bu toplumda ayrıştırılan, ötekileştirilen, düşmanlaştırılan gruplar Yeşil Sol’u bir biçimde kendilerinin bir parçası olarak görüyorlar” dedi.

    Yeşil Sol Parti Amasya milletvekili adayları Veli Bölük ile Haydar Görgü, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Emek Partisi’nin Yeşil Sol Parti listelerinden Amasya milletvekili adayı olan Bölük, “Bu ülkede gerçekten artık bir değişim olması gerekiyor. Bu ülkeyi yönetenlerin yıllardır yapmadıkları kalmadı. İktidarlarını yalan üzerine kurdular. İşçiler ve köylülerle yan yana geldiğimizde görüyoruz ki herkes mevcut durumdan muzdarip. Herkes şikayetçi. ‘Artık gitsinler’ diyorlar. Ürünlerinin para etmediklerini söylüyorlar. Herkes dert küpüyle dolu” ifadelerini kullandı.

    “BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ”

    Haydar Görgü ise birleşe birleşe kazanacaklarını belirterek, şöyle konuştu:

    “Solda durmak, hak mücadelesinin yanında durmak anlamına geliyor. Özellikle ötekileştirilen, yok sayılan, yok edilmeye çalışılan halklarla dayanışmam her zaman olmuştur. Bu dayanışmanın gereği olarak Halkların Demokratik Partisi’nin oluşumunda yer aldım. Bu süreç bizi bugün Emek ve Özgürlük İttifakı ve Yeşil Sol’a kadar getirdi. İnsanların tek söyledikleri, “Kurtarın artık bizi bu adamlardan” oluyor. “Bu adamlar tekrar kazanırsa bize yaşam hakkı tanımayacaklar” diye konuşuyorlar. İnsanların gözlerinde o endişeyi görebiliyorsunuz. Beraber kurtaracağız, birlikte başaracağız. Siz bize destek verin, biz hem sizin sözcünüz; hem de taleplerinizin ileticisi olacağız. Özellikle bu toplumda ayrıştırılan, ötekileştirilen, düşmanlaştırılan gruplar Yeşil Sol’u bir biçimde kendilerinin bir parçası olarak görüyorlar. Birleşe birleşe kazanacağız. Ya hep beraber kurtulacağız ya da hep beraber yok olacağız.”

    PİRHA/AMASYA

  • Amasya’da çalışan mevsimlik işçiler: Bedavaya çalışıyoruz, geçinemiyoruz-VİDEO

    Amasya’da çalışan mevsimlik işçiler: Bedavaya çalışıyoruz, geçinemiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde çalışan mevsimlik işçiler, zorlu çalışma koşullarına ve düşük ücretlere dikkat çektiler. İşçiler, “AKP’nin hiçbir faydasını görmedik kendi imkanlarımızla bu durumdayız” dedi.

    Amasya ilinin Gümüşhacıköy ilçesine mevsimlik işçi olarak çalışmaya gelen Urfalı işçiler, geçim sıkıntılılarını ve zorlu yaşam koşullarını CAN TV mikrofonuna anlattılar. Özellikle kendileri ile tarlaya gelmek zorunda olan çocukları açısından hijyen koşullarının kötü olduğuna dikkat çeken işçiler, Urfa’ya oy kullanmaya gitmek istediklerini fakat bunun için yeterli bütçeleri olmadığını dile getirdiler.

    Erkek işçilerin günlük 320 TL, kadın işçilerin ise 200-250 TL kazandıklarını ifade eden yurttaşlar, kazandıkları ücret ile geçinemediklerini belirttiler.

    İşçiler, “Tarlalarda bedavaya çalışıyoruz. Evimize bir teneke yağ alamıyoruz. Artık durmanın zamanı geldi” diye belirtti.

    Rohat EMEKÇİ-Murat DEMİR/ AMASYA

  • Amasya Gümüşhacıköy’de AKP’liler Yeşil Sol Parti afişlerine saldırdı-VİDEO

    Amasya Gümüşhacıköy’de AKP’liler Yeşil Sol Parti afişlerine saldırdı-VİDEO

    PİRHA-AKP’liler bozkurt işareti yaparak Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde seçim çalışması yürüten Yeşil Sol Parti standına ve afişlerine saldırdı. Yeşil Sol Parti Amasya Milletvekili Adayı Veli Bölük, “Gider ayak ülkede kargaşa yaratmaya çalışıyorlar. Tükenişlerinin göstergesidir bunlar. Seçimlerin demokratik bir ortamda yapılmasından yanayız” dedi.

    14 Mayıs seçimlere 9 gün kaldı. Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde seçim çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti üyeleri AKP’lilerin saldırısına uğradı. Bozkurt işareti yaparak Yeşil Sol standına gelen kişiler, afişleri yırtmak istedi.

    “ÜLKEDE KARGAŞA YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Yeşil Sol Parti’nin Amasya 3. Sıra Milletvekili Adayı Veli Bölük ilçede yaşananları CAN TV mikrofonuna aktardı. Emek Partisi olarak Yeşil Sol listelerinden seçimlere katıldıklarını hatırlatan Bölük, şunları söyledi:

    “İnsanların bu ülkede daha rahat ve huzurlu yaşamalarını istiyoruz. Tek adam yönetiminden insanlar bıktı. 22 yıldır iktidardalar. Ülkede ne varsa hepsini sattılar. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz. Bugün afişlerimizi yırttılar. Uyardık kendilerini. Üzerimize yürüdüler. Polis geldi. Polisin uyarılarına rağmen polise de hakaret ettiler. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Gider ayak ülkede kargaşa yaratmaya çalışıyorlar. Tükenişlerinin göstergesidir bunlar. Seçimlerin demokratik bir ortamda yapılmasından yanayız.”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gümüşhacıköy İlçe Başkanı Hasan Topal ise “AKP ve yandaşları seçimleri artık kaybedeceklerini anladıkları için saldırganlaştılar. Gümüşhacıköy’de pankartlarımızı yırttılar. Saygı ve barış içinde seçim çalışması yürütmek istiyoruz. Yeşil Sol Partili arkadaşlara her daim yardımcı olacağız. Kim saldırıya uğrarsa uğrasın, Gümüşhacıköy’de huzuru bozdurmayacağız” dedi.

    PİRHA/AMASYA

  • Mera arazisine OSB yapılmasını istemeyen köylüler, kolluk tarafından darp edildi!-VİDEO

    Mera arazisine OSB yapılmasını istemeyen köylüler, kolluk tarafından darp edildi!-VİDEO

    PİRHA – Amasya’nın Taşova ilçesi Çambükü köylüleri, organize sanayi bölgesi (OSB) yapımına karşı çıktı. Topraklarını savunan köylüler, kolluk güçlerinin sert müdahalesine maruz kaldı.

    Amasya Taşova’daki çevre felaketine karşı çıkan köylülere, askerler tarafından sert müdahalede bulunuldu. Ekoloji Birliği tarafından paylaşılan görüntülerde köylülere saldıran jandarma komutanı “yaşına başına bakmayacağım, ona göre” ifadelerini kullandı.

    Çambükü köylüleri, mera alanlarının gasp edildiğini ifade ederek OSB projesi ile köylerinin betona boğulacağını belirtiyor. Çambükü köyü meraları ve tarım arazilerinin neredeyse tamamını kaplayacak organize sanayi bölgesine karşı yurttaşlar uzun süredir seslerinin duyulması için eylemler yapıyor.

    “ÇOK ZOR DURUMDAYIZ”

    Konuya ilişkin paylaşımda bulunan Ekoloji Birliği, hukuki sürecin devam ettiğine işaret ederek “Valilik kararı ile katliam yapılıyor! Amasya Taşova Çambükü’lü köylülerin çığlığına ses verelim: Kadınlarımız analarımız dövülüyor ve biz suçlu ilan ediliyoruz. Çok zor durumdayız. Çambükü kadınlarının mücadelesine ses olun!” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çambükü köylüleri OSB’ye karşı asfaltı sürerek, tohum ekti

    Çambükü köylüleri OSB’ye karşı asfaltı sürerek, tohum ekti

    PİRHA-Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Çambükü köyünde açtıkları davada bilirkişi raporu lehlerine çıkmasına rağmen OSB inşaatının sürmesine bölge halkı tepki gösterdi. Çambükü köyü halkı OSB inşaatının asfaltını sürerken, sürülen yere buğday attı. 

    Taşova Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulmak istendiği Amasya Taşova ilçesi Çambükü köyünde geçimini tarımla sağlayan bölge halkı OSB’ye karşı direniyor. OSB projenin iptali için açılan dava sürüyor. Samsun 2. İdare Mahkemesi’nde görülen mera alanının vasfına yönelik açılan dava kapsamında yapılan bilirkişi heyeti keşfinin sonuç raporu ise önceki gün açıklandı. Rapora rağmen iş makinaları köyde çalışmaya devam etti ve 20 yıllık ceviz ağaçlarını söktü. Raporun kendi lehlerine çıkmasına rağmen iş makinalarının çalışmasına tepki gösteren köylüler ve jandarma arasında arbede yaşandı.

    Köylüler, “Çambükü’nde rezaleti görün. Şu ceviz ağaçları 20 senede büyüdü. Sayın vali bir saatin içinde bu ağaçları kara toprağa gömdü. Biz toprağımızın derdindeyiz. Bu eziyetin sebebi ne? Bu adalet mi? Bizi niye görmüyorlar? Biz sadece toprağımızı istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Biz bu devlete oy veriyoruz. Karşılığı bu mu?” diyerek yaşananlara tepki gösterdi ve tohumlarına yola ekti.

    TARIM VE HAYVANCILIK OLUMSUZ ETKİLENECEK

    Bilirkişi raporunda OSB sebebiyle kaynaklanacak çevre kirliliğinin bölgede üretilen ürünlerin değerini düşünerek hem satışında zorluklara hem de tüketen insanların sağlıklarında olumsuzlara yol açma ihtimaline vurgu yapıldı. Raporda ayrıca, bölgede yaşayan insanların bir süre sonra tarım ve hayvancılıktan vazgeçebileceği bu nedenle tarım ve hayvancılığın olumsuz etkileneceği belirtildi.

    Raporda ayrıca şu ifadelere de yer verildi: “Organize sanayi bölgesi yapılacağı gerekçesiyle 4342 sayılı Mera Kanununun 14. Maddesinin (i) bendi hükmü gereği tahsis amacı değişikliğinin; çevreye, tarım ve hayvancılığa etkileri, uzun dönemli kamu yararı Çambükü Köyü’nün tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile mera ihtiyaçları, mevcut ve yeni tahsisi yapılan mera parsellerinin durumu ve yetersizliği değerlendirildiğinde, uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 22. Piri Baba Geleneksel Kültür ve Sanat Etkinlikleri 3-4 Eylül’de yapılacak

    22. Piri Baba Geleneksel Kültür ve Sanat Etkinlikleri 3-4 Eylül’de yapılacak

    PİRHA- 22. Piri Baba Geleneksel Kültür ve Sanat Etkinlikleri 3-4 Eylül tarihlerinde Merzifon’da gerçekleşecek. 2 gün sürecek etkinlikte yerelden birçok aşık eserlerini seslendirecek.

    Piri Baba Kültür ve Dayanışma Derneği öncülüğünde 22. Piri Baba Geleneksel Kültür ve Sanat Etkinlikleri gerçekleşecek. Amasya’nın Merzifon ilçesinde gerçekleşecek etkinlik 2 gün sürecek.

    3-4 Eylül tarihlerinde saat 14.00’te Piri Baba Parkı’nda yapılacak etkinlikte sanatçı Nilüfer Sarıtaş, Ali Ekber Eren ve Nahide Saygün Akkal’ın yanı sıra yerelden aşıklar da eserlerini seslendirecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • HBVAKV Merzifon Şubesi ile Ringsted AKM Cemevi, Yol Kardeşliği Projesi’nde buluştu!

    HBVAKV Merzifon Şubesi ile Ringsted AKM Cemevi, Yol Kardeşliği Projesi’nde buluştu!

    PİRHA – HBVAKV Merzifon Şubesi Cemevi ile Ringsted AKM Cemevi, Yol Kardeşliği Projesi kapsamında muhabbet ve birlik cemi yaptı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun Yol Kardeşliği Projesi kapsamında Danimarka Ringstet Alevi Kültür Merkezi Cemevi ile Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKF) Merzifon Şubesi Cemevi üye ve yöneticileri Amasya’da bir araya geldi.

    HBVAKV Merzifon Şubesi Cemevi ile Danimarka Ringstet AKM Cemevi arasında 2021 yılı Temmuz Yol Kardeşliği Projesi için protokol imzalanmıştı. 25 Haziran akşamı yapılan buluşmayla birlikte muhabbet ve birlik cemi de yapıldı.

    HBVAKV Merzifon Şubesi Cemevi başkanı Hasan Güvenç ve Ringsted AKM Cemevi Başkanı Turan Meriç, yapılan buluşmadan dolayı memnuniyetlerini dile getirdi.

    (HABER MERKEZİ)