Etiket: antalya şube başkanı

  • Can: Adalet Nöbeti daha geniş kitlelere mal edilebilirdi-VİDEO

    Can: Adalet Nöbeti daha geniş kitlelere mal edilebilirdi-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı faillerinin tahliye edilmesine karşı PSAKD Genel Merkezi’nin başlatmış olduğu ‘Adalet Nöbeti’ne ilişkin konuşan HBVAKV Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, evrensel hukukta insanlık suçlarının zaman aşımına uğramayacağı yönünde kararı olduğunu hatırlatarak, ‘Adalet Nöbeti’nin daha geniş kesimlere yayılması gerektiğini belirtti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine tepki göstererek, 33 gün boyunca sürecek ‘Adalet Nöbeti’ kararı almıştı.

    1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hapis cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine ilişkin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “KATİLLER TEK TEK BIRAKILIYOR”

    Zeynel Can, ülkede bir cezasızlık hukukunun olduğunu belirterek, “Nedir cezasızlık hali? Biri bir düşünce açıklamış aylarca hapiste kalıyor. Sen misin bunu söyleyen böyle eleştiren gel bakalım şuraya hadi bakalım 3 ay 5 ay 6 ay yok bir taraftan kameralarda gözümüzle görüyoruz sokak ortasında bir kadını öldüresiye döven adam efendim adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor” diye konuştu.

    “HUKUKÇU OLMAYA GEREK YOK HERKES GERÇEĞİ GÖRÜYOR”

    Sivas katliamı sanıklarının salıverilmelerinin daha öncesinden altyapısının hazırlandığını aktaran Can,  “Sayın Cumhurbaşkanı yıllar önce başbakanken bu davanın zaman aşımına uğramasını ‘memlekette hayırlı olsun’ demişti. Bu tabii bütün bu katliamın mağdurlarını ve bu katliamdan dolayı vicdanı sızlayan bütün dünya kamuoyunun çok üzmüştü. Sevinçli bir haberi kutlarcasına bir açıklamaydı. Çünkü bu memleketin hayrına olan bir şey değildi bir insanlık suçunun zaman aşımına uğratılması hikayesiydi” diye ifade etti.

    “ULUSLARARASI HUKUK GEREĞİ İNSANLIK SUÇLARI İŞLEMİŞ OLANLAR ZAMAN AŞIMINA UĞRAMAZ

    Bu yaşananlar karşısında hukukun bilinmesine gerek olmadığına dikkat çeken Can, “Evrensel olarak insanlık suçunun zaman aşımına uğramayacağı yönünde bir karar var ve bu böyle uygulanmaktadır. Ama maalesef bizde zaman aşımı olmaktadır. Bugün gelinen aşamada ağır müebbet hapis cezası almış insanların ömür boyu hapiste geçirmeleri gerekirken anayasa mahkemesinin kararıyla serbest bırakıldılar” diyerek tepki gösterdi.

    “MADIMAK KATLİAMI ÇOK ÖNCEDEN PLANLANAN BİR GİRİŞİMDİR”

    Madımak katliamının günlerce provalarının yapıldığı belirten Can, “Bütün kanıtlarına rağmen işi kitabına uydurdular. Hukukun herkese eşit bir şekilde uygulanmasının ülkemize tekrar geri geleceğine inanmıyor ancak bu iktidarın değişimiyle olabileceği düşüncesini giderek bizde güçlendirmektedir” dedi.

    HBVAKV olarak PSAKD’nin ‘Adalet Nöbeti’ kararını saygı ile karşıladıklarını dile getiren Can, şunları ifade etti:

    “Bu tür etkinliklerde daha geniş kitlelere mal etmek daha geniş anlamda protestoya dönüştürmek Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin görevi olmalı ve öncülüğünü yapmalı. Bu anlamda bugün yapılanın daha geniş bir çerçevede ele almak lazım. Nöbet tutma eylemini sadece Pir Sultan şubelerinde yapmaya karar vermişler buna da saygı göstermekle beraber daha geniş bir kapsamda düşünülebilir miydi? Evet düşünülebilirdi. Ama bunun da ilerde aşılabileceğini düşünüyorum. Bu katliamın zaten unutulması,unutturulması mümkün değil.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    r

  • Uçarcan: Aleviler barış sürecinde çok büyük rol almalılar!-VİDEO

    Uçarcan: Aleviler barış sürecinde çok büyük rol almalılar!-VİDEO

    PİRHA- PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya ilişkin değerlendirmede bulunan AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, çatışma ortamının bir an önce sonlanmasının Aleviler için çok önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Uçarcan, “Yeni müzakere sürecinde geçmiş müzakere sürecinde oduğu gibi bu ülkenin akademisyenleri geniş toplumsal kesimleri, sendikal hareketler ve kanaat önderleri ve dinamikler bu sürece dahil edilmesi gerekir” diye konuştu.

    PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya ilişkin Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan PİRHA’ya açıklamada bulundu.

    “SAVAŞ ORTAMININ BİR AN ÖNCE SONLANMASININ ÇOK BÜYÜK ÖNEMİ VAR”

    Silahlarını bırakılması ve ateşkes açıklamasının önemli olduğunun altını çizen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “Zaten çatışmalı bir durum da yok. Ama bizim açımızdan bu alan çok şeffaf değil. Kaygılı olduğumuz noktalar kapalı kapılar arkasında neler konuşuluyor, neler alınıyor neler veriliyor bu gerçekten Kürt halkının geleceği açısından yaşamlarına nasıl tekabül edecek gerçekten onların kültürel anlamda kendilerini ifade edebilmeleri için olumlu olanaklar karşılanacak mı ekonomik sosyal kültürel ile ilgili daha net şeyler söyleyebilmem için o görüşme oradan biraz daha bilgi gelişmesi gelmesi gerekiyor” diye belirtti

    “SİLAHLARIN SUSMASI DİYALOĞUN BAŞLAMASI ÇOK ÇOK ÖNEMLİ”

    Görüşmeler ne üzerinden yapıldığını ve neler konuşulduğunu bilmediklerini belirten Uçarcan, “Ama özet olarak silahların susmasını ve diyaloğun başlamasını olumlu buluyoruz. Bu ülkenin akademisyenleri var geniş toplumsal kesimleri, sendikalı hareketler, kanaat önderleri var. Geçmişte bu denenmişti bu dinamiklerin sürece dahil edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “ALEVİLER BU ÜLKENİN VİCDANI VE AHLAKIDIR”

    Alevilerin barış sürecinde çok büyük rol oynayabileceğini vurgulayan Uçarcan, “Çünkü Aleviler bu ülkenin vicdanıdır, ahlakıdır. Burada olması gereken şey bu süreci tüm toplumsal kesimlerle bir görüşme yapıp mutabakat çıkarmak olmalıdır. Bizim açımızdan doğru olan görüşülen süreçlerin şeffaf olmasıdır. Burada bahsettiğim gerçekten bu konuyu sağlıklı yaklaşımlar getirebilecek öteki toplumsal kesimlerin sürece dahil edilmesi her iki taraf açısından da ön açmak anlamında da bir rol oynar. Aleviler öteden beri şiddete barıştan yana savaşa karşı bir misyonları var. Ona tekabül eden bir yerde dururlar, bu noktada bir kaygı yok”diye diye ifade etti.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Erdoğan: Aleviler olarak Cuma Erçe’nin yanındayız-VİDEO

    Erdoğan: Aleviler olarak Cuma Erçe’nin yanındayız-VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, hak arayanların gözaltına alınarak tutuklanmasının topluma gözdağı vermek olduğunu belirtip, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin ifadeye çağırılmasına tepki göstererek “Boşuna bir arayış, buradan bir şey çıkmaz” diye konuştu.

    Son dönemlerde yapılan operasyonlara ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe’ye açılan soruşturmaya dair Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, PİRHA’ya değerlendirmede bulundu.

    “GAZETECİ BİLİM İNSANLARI AKADEMİSYEN VE SİYASETÇİLERİN GÖZALTINA ALINMASI KABUL EDİLEMEZ”

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, hakları için mücadele eden insanların gözaltına alınıp tutuklanmasının doğru olmadığını belirten Erdoğan, “İnsanların içeriye alınıp gözdağı verilmeleri topluma baskı ve gözdağı verilerek susturulması gibi bir durumla karşı karşıyayız. Kaldık ki son günlerde sanatçıların, gazetecilerin, bilim insanlarının iktidarın yapmış olduğu yanlışları eleştirdiklerinden dolayı gözaltına alınmaları bizim kabul etmediğimiz bir durumdur” diyerek tepki gösterdi.

    Cumhurbaşkanının kararnamesiyle kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilerin rızalığı dışında kurulduğunu ve kabul etmediklerini vurgulayan Erdoğan, “Alevi toplumunun Alevi örgütlerinin kabul etmediği bir yapılanma ve bu yapılanma üzerinden Alevileri tehdit olarak gören bu başkanlık var. Alevi kurumlarının genel başkanları, federasyon başkanları, kurum başkanları olsun biz Alevi felsefesi üzerine Alevi edep erkanı üzerinden konuşmalar ve açıklamalar yaparız. Toplumu ayrıştırmak veya kurumları aşağılama gibi bu tür söylemler zaten Alevilerin dil söylemine, Alevilerin düşünce felsefesine yakışmaz” dedi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞINA BİR BÜTÜN ALEVİLERİN RIZALIĞI YOK”

    Öncelikle Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kaldırılmasını istediklerinin altını çizen Erdoğan, “Ayrıştırma bizim felsefemizde yoktur. Bizim kendi düşünsel yapımızın dışında bir yaklaşımdır. Ulularımız diyor ki ‘İster kutuplarda bir Eskimo isterse Afrika’da bir siyahi fark etmez, dili dini inancı rengi mademki insandır saygımız vardır yaradan dan ötürü’ der” şeklinde ifade etti.

    “BOŞUNA BİR ARAYIŞ BURADAN BİR ŞEY ÇIKMAZ

    Alevilerin insanlık uğruna bu mücadeleyi verirken, bunun bedellerini ödediklerini dile getiren HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Biz insanların hak ve hukuklarını alabilmeleri için seferber olurken siz kalkıyor, boş iddiayla PSAKD genel başkanına yönelik savcılığa suç duyurusunda bulunuyorsunuz. Bunlar kabul etmediğimiz durumlardır. Bu tür uygulamalara karşı mücadelemiz devam edecek. Cuma başkanımızın yanındayız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Uçarcan: Aleviler olarak müzakere sürecinin açık ve şeffaf bir şekilde yürütülmesinden yanayız-VİDEO

    Uçarcan: Aleviler olarak müzakere sürecinin açık ve şeffaf bir şekilde yürütülmesinden yanayız-VİDEO

    PİRHA- Müzakere sürecine dair değerlendirmede bulunan Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, müzakere sürecinin esas olarak Suriye’deki gelişmelerden kaynaklı olduğunu belirterek, “Önemli olan yürütülecek görüşmelerin şeffaf ve açık olması, süreçle alakalı olabilecek bütün dinamiklerin bu işin içerisine dahil edilmesidir” dedi. 

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmelerin ardından yeni bir çözüm süreci tartışmaları sürüyor. Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, sürecin Alevilere nasıl tekabül edeceğini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Alevilerin tarihsel süreci incelendiğinde her zaman haksızlıklara karşı yer almış bir misyona sahip olduklarını belirten AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, “Alevlerin duruşu esas olarak Kürtlerin haklarının tanınmasından yana. Anadil hakkından başlayarak kültürel bütün aşamalarını gerçekleştirebilmeleri için gerekli olan haklarını kavuşmaları yönünde öteden beri Alevilerin böyle bir yaklaşımı böylesi bir perspektifi var” dedi.

    “MÜZAKERE SÜRECİNİN AÇIK VE ŞEFFAF YÜRÜTÜLMESİNDEN YANAYIZ”

    Esas olarak gelişmelerin Suriye’de kaynaklı olduğunu vurgulayan Uçarcan, “Bunun bizim açımızdan önemli olan kısmı yürütülecek görüşmelerin şeffaf olması ve bu ülkedeki süreçle alakalı olabilecek bütün dinamiklerin bu işin içerisinde alınmasıdır” diye belirtti.

    Temel dinamiklerin de işin içerisine alarak Meclis’te görüşmelerin yapılması gerektiğini özellikle altını çizen Uçarcan, “Geçmişte bu konuda kısmen HDP’nin hataları oldu. Bir merkezden yapılan görüşmelerle devam ettirildi. Süreç böyle işletilince geçmişteki o yürütülen çalışmaların ayakları yeterince yere basmadı. Yine o süreçte karanlıkta kalan taraflar oldu. Bugün de aslında mesele biraz ona yakın” şeklinde ifade etti.

    Aleviler olarak yaptıkları görüşmelerde öne çıkan eğilimin Selahattin Demirtaş’ında bu süreçte rol alması gerektiği yönünde olduğunu belirten Uçarcan, “Dolayısıyla biz Aleviler olarak bu noktalarda şeffaf olunmasından yanayız. Tüm toplumsal kesimlerin bu sürece dahil edilmesinden yanayız. Başka türlü kapalı kapılar arkasında emperyal güçlerle  kurulan ilişkiler üzerine gerçekleştirilecek bir barış anlayışını gerçek anlamda bizim anladığımız anlamda bir barış olamayacağı kaygısı  taşıyoruz temel yaklaşımımız bu noktada” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA 

     

     

     

     

     

  • HBVAKV Antalya Şubesi’nin iki gün sürecek olan ‘4. Satranç Turnuvası’ başladı-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şubesi’nin iki gün sürecek olan ‘4. Satranç Turnuvası’ başladı-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Satranç İl Müdürlüğü tarafından Pir Sultan Abdal satranç turnuvası düzenlendi. Antalya Cemevinde yapılan turnuva iki gün sürecek.

    Yapılan organizasyon hakkında PİRHA’ya konuşan HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, satranç turnuvasına 150’yi geçkin katılımcının başvuruda bulunduğunu aktardı. Erdoğan, yarışmanın 7 kategoride yapıldığını belirterek, “Bizler her yıl geleneksel olarak yapmış olduğumuz turnuvanın dördünücüsünü, Pir Sultan Abdal anma satranç turnuvası olarak  yapıyoruz. Turnuva düzenlemesini Antalya Satranç Federasyonu, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya şubesi olarak ortaklaşa yapıyoruz” dedi.

    “SATRANÇ TURNAVASINI 5 KATAGORİDE DÜZENLİYORUZ”

    5 kategoride yarışma düzenlediklerini belirten Erdoğan, “07-12 yaş grubu ve 12 yaş üstü gruplar olarak böylesi bir değerlendirme yaparak iki günlük bir turnuva düzenliyoruz ve bu turnuvaya ülkemizin bütün illerinden başvururlar yapıldı. Bu başvurular ekseninde de burada bizim ev sahipliğimiz nezdinde gelen canlarımızı burada mihman ediyoruz” diye belirtti.

    HBVAKV olarak, misafirlerine Pir Sultan Abdal’ı ve Alevilik felsefesini anlattıklarını vurgulayan Erdoğan, “Bunun ilim bilim yönünden insan hakları yönünden vermiş olduğu mücadelelerde bu aşamaya kadar neler getirdiğini tek tek aktarıyoruz. Bunların hepsi bizim canlarımız 2 gün  burada ağırlıyoruz” dedi.

    “SATRANÇ TURNAVASINI TÜM ŞUBELERİMİZE YAYMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Satranç turnuvasını Türkiye geneline bütün şubelerine ve bütün Türkiye’ye yayılması için çaba sarf ettiklerini açıklayan HBVAKV Antalya Şube Başkanı konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “SATRANÇ ÇOCUKLARDA ÖZGÜVENİ SAĞLIYOR”

    “Satranç çocukların eğitiminde çok önemli.Satranç çocuklarda özgüveni daha bilimsel hareket etmeyi sağlıyor. Bu konuda bunun farkındalığının sağlamak için biz 4 yıldır bu süreci devam ettiriyoruz. Her yıl da bizim 7 ulu ozanlarımızın isimlerini vererek onların anmasını yapıyoruz ve önümüzdeki yılda da bunun boyutunu uluslararası alana taşımaya çalışacağız. Elimizden geldiği kadar kendimizi topluma yansıtmaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Veli Der Antalya Şubesi: Katillere, tacizcilere, cezasızlığa karşı yetkilileri göreve davet ediyoruz!

    Veli Der Antalya Şubesi: Katillere, tacizcilere, cezasızlığa karşı yetkilileri göreve davet ediyoruz!

    PİRHA- Veli-Der Antalya şubesi, Dünya Kız Çocukları Günü ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. 22 yıldır sürdürülen eğitim politikalarının da bu şiddet sarmalını beslediği vurgulanan açıklamada, “Hiçbir çocuk yalnız büyümeyecek. Hiçbir kız çocuğu ve hiçbir kadın yalnız yürümeyecek” denildi. 

    Öğrenci Velileri Derneği (Veli-Der), Antalya şubesi, Dünya Kız Çocukları Günü ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.

    “HUKUK ALANINDA YARATILAN TAHRİBATIN BEDELİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Her gün, özellikle çocuklara, gençlere ve kadınlara yönelik sistematik bir şiddet sarmalıyla karşı karşıya olunduğu belirtilen açıklamada, “Çocuklarımızı nasıl koruyacağız kaygısı artık hepimizin, tüm anne ve babaların ortak endişesi haline geldi. İlkokuldan yükseköğretime kadar biz veliler ve çocuklarımız, derin bir güvenlik endişesi yaşıyoruz. Bu durumun altında yatan ekonomik, politik ve toplumsal nedenleri biliyoruz. Laik ve kamusal eğitimde, hukuk alanında yaratılan tahribatın bedeliyle karşı karşıyayız. Şiddetin devam etmesinde; cezasızlık politikaları, iyi hal indirimleri, çıkarılan aflar, etkin soruşturma ve kovuşturma yapılmaması göz göre göre vahşi cinayetlerin yaşanmasına neden olmaktadır” denildi.

    “TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ VE LAİK EĞİTİM HEDEF ALINMAKTADIR”

    22 yıldır sürdürülen eğitim politikalarının da bu şiddet sarmalını beslediği vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Müfredat, ders kitaplarının içerikleri, çıkarılan yasa ve yönetmelikler, ÇEDES başta olmak üzere hayata geçirilen birçok protokol ile toplumsal cinsiyet eşitliği, laik ve bilimsel eğitim hedef alınmaktadır.

    Öğrenci Veli Derneği olarak, her türlü şiddete karşı durmaya ve şiddeti üreten her adıma karşı mücadele etmeye kararlıyız.

    Şiddetsiz bir dünya ve ülke için, laik, bilimsel ve kamusal eğitim talebimizi yükselteceğiz. Hiçbir çocuk yalnız büyümeyecek. Hiçbir kız çocuğu ve hiçbir kadın yalnız yürümeyecek.”

    PİRHA/ANTALYA

  • Veli-Der Antalya Şube: Uyarıyoruz bilim dışı müfredatı geri çekin

    Veli-Der Antalya Şube: Uyarıyoruz bilim dışı müfredatı geri çekin

    PİRHA- AKP hükümetinin onayladığı yeni eğitim-öğretim müfredatına karşı Antalya’da da öğrenci velileri çocuklarını okula göndermeyecek. Veli-Der öncülüğünde dersler boykot edilerek meydanlara çıkılacak. 

    Öğrenci Veli Derneği (VELİ DER ) Antalya Şubesi Başkanı Tülin Koç, gerici eğitim müfredatına karşı 11 Haziran’da okulları boykot edeceklerini duyurdu.

    “Bilimi, bilimsel, çağdaş eğitimi reddeden bir müfredat ülkemizin geleceğini de kaybetmemiz anlamına gelecektir” diyen Koç, “Çocuklarımızın geleceğine ve eğitim haklarına sahip çıkmak, çocuklarımızın ve memleketimizin geleceğini savunmak ve laiklik ve bilim karşıtı müfredatın geri alınması talebimizi daha güçlü ifade etmek için çocuklarımızı 11 Haziran 2024 tarihinde okula göndermeyeceğiz, ülkenin tüm illerinde meydanlarından uyarıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “UYARIYORUZ! BİLİM DIŞI MÜFREDATI REDDEDİYORUZ, GERİ ÇEKİN” 

    “Uyarıyoruz bilim dışı müfredatı geri çekin” denilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Antalya’da da Müfredata Hayır Platformu olarak 11 Haziran Salı günü saat 18.00’de Attalos Meydanı’nda basın açıklaması yapacağız. Laik, bilimsel ve kamusal eğitim talebi olan, sesimizi duyan, çocukları için endişelenen ve çocuklara onurlu bir gelecek bırakmak isteyen herkesi çağrımıza destek olmaya davet ediyoruz. Biliyor ve inanıyoruz! Hep birlikte bu sistemi durdurabiliriz.”

    PİRHA/ANTALYA

  • Erdoğan: Yerel seçimlerin kazanılması bir zafer olarak görülmemeli-VİDEO

    Erdoğan: Yerel seçimlerin kazanılması bir zafer olarak görülmemeli-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, ülkedeki yoksulluğun AKP’nin yerel seçimleri kaybetmesine neden olduğunu söyledi. Aleviler olarak belediyelerin çalışmalarını takip edeceklerini belirten Erdoğan, “Yanlışa itiraz edeceğiz, doğru yapılan hizmeti taktir edeceğiz” dedi. 

    31 Mart Yerel Seçim sonuçlarına ilişkin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, PİRHA’ya konuştu.

    “YEREL SEÇİMLER TOPLUM NEZDİNDE OLUMLU SONUÇLAR DOĞURDU”

    Seçimlerin ülke genelinde olumlu sonuçlar oluşturduğunu belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “31 Mart yerel seçimlerinde toplumun, iktidarın ülkedeki ekonomik sıkıntıları gideremeyeceğini halkın farkettiğini söyledi.

    İktidarın yandaşlarına, şirketlere, çetelere rahatlıkla olanaklar sağladığını vurgulayan Erdoğan, “İş emekçiye, emekliye gelince bütçenin yetersiz olduğu söyleniyor. Halk daha iyi bir iktidar oluşması için yerelden bir mesaj iletti. Seçim sonuçları topluma moral oldu” dedi.

    “GÜÇ ZEHİRLENMESİ YAŞANMAMALI”

    Ülkedeki tek adam iktidarının baskılarından insanların artık bıkma noktasına geldiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Ülkenin artık daha huzurlu bir döneme girmesi gerekiyor. Bilhassa sosyal demokrat belediyeler büyük şehirler de dahil çok büyük bir kazanımlar elde ettiler. Hiç kimse bu yerel seçimlerin kazanılmasını büyük bir zafer olarak görmesin. Bu ülkenin gereksinimiydi, olması gerekendi. Tabiri caizse güç zehirlenmesine kapılmaması gerekiyor. Herkesin geçmişten günümüze bir değerlendirme yapması gerekir. Halkın, yeri geldiği zaman nasıl cevap verebileceği, nasıl tavır takınacağı görülsün. Bunlardan ders çıkarmaları gerekiyor.”

    “ALEVİLER OLARAK HİZMETLERİN EŞİT VE ADİL YÜRÜTÜLMESİNDEN YANAYIZ”

    Belediyelerin adil olmaları gerektiğini ifade eden Nurettin Erdoğan, “Yerelde istihdamların sağlanması, daha temiz bir refah toplumunun oluşturulması, yereldeki insanları birleştirici bir pozisyon almaları ve projeler üretmeleri çok iyi olur. Göreve gelen belediye başkanları hiçbir zaman makamlarda kalıcı olarak kendilerini görmemeleri gerekir. 5 yıl çok çabuk geçer, önemli olan bıraktıkları itibar ve yapılan hizmetler. Alevi toplumu olarak takip edeceğiz. Yanlışa karşı itirazlarımız ve eleştirilerimiz, doğruya karşı da ise takdirlerimiz olacak. Seçilmiş olan herkese başarılar diliyorum” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

  • Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Bu müfredata karşı herkes iş bırakmalı-VİDEO

    Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Bu müfredata karşı herkes iş bırakmalı-VİDEO

    PİRHA- Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim- Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, MEB tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” müfredatını eleştirdi. Söz konusu müfredatta bilimsel derslerin azaltılıp, din derslerinin çoğaltıldığı belirten Öztürk, “Bu müfredatın geçmemesi için velilerin, çocuklarının geleceği için gerekiyorsa eylem yapıp sokağa çıkmalı” dedi.

    Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, Milli Eğitim Bakanlığının açıkladığı yeni eğitim müfredatını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin “dar bir zamana sıkıştırılarak yapılmış bir çalışma” olduğunu belirten Kadir Öztürk, “Bu rapor ne zaman ve nasıl hazırlandı? Müfredatı hazırlarken kimler çağrıldı? Bu tür müfredat hazırlanırken bunun tarafları vardır; sendikalar, öğretmenler, veliler… Bunların hepsi olması gerekirken torbadan, kendilerinden bir yasa çıkardılar. Kimsenin haberi yok” dedi.

    “EĞİTİMİN DAHA DA DİBE VURMASI DEMEKTİR”

    Hazırlanan müfredatın 3 bin sayfadan oluştuğunun altını çizen Öztürk, “Müfredatın içeriğine bakıldığında bilimsel ve laiklikle ilgili derslerin azaltıldığı, din derslerinin çoğaltıldığı görülüyor. Gelinen süreçte bununla ilgili büyük bir tepkimiz var. Bu müfredat geçmemeli. Milli Eğitim zaten dipte, bu müfredatla daha da dibe vuracaktır. Bu müfredatla bütün okullar imam hatipleşecek, bilimsel eğitimden uzaklaşacak.” diye konuştu.

    “BÜTÜN DERTLERİ TARİKATLARA PARA AKTARMAK”

    Kadir Öztürk, din içerikli müfredat nedeniyle öğrencilerin nitelikli eğitim alamadıklarına işaret ederek şöyle devam etti:

    “Bu müfredat nedeniyle öğretmenlerin eli ayağı bağlanmış durumda. Bununla ilgili Eğitim Sen çok mücadele veriyor, milli eğitime uyarıda bulunup ‘yanlış yapıyorsunuz’ diyor ama MEB, ısrarla şeyhlere, tarikatlara, derneklere para aktarma yollarını düşünüyor. Milli eğitimdeki bu tür yapılanmaları geriletmek gerekir. Bunu geriletmediğimiz sürece gelecekte karanlık bir duruma düşeceğiz. Ortadoğu’daki savaşların tek sebebi bu gericiliktir. Bizim bilimi, insanlığı, barışı savunmamız gerekiyor. O yüzden de yeni oluşacak bir müfredatın başı da sonu da bilimi, insanı ve doğayı koruyan temellere dayanması gerekiyor. Ama baktığımızda ne insani temellere ne doğayı koruyan temellere ne savaşı reddeden temellere dayanmış.

    “HERKES İŞ BIRAKMALI”

    Aslında tam da ses çıkarma zamanı geldi. Halkın da velilerin de bu konuda örgütlenmesi gerekiyor. Velilere çok iş düşüyor. Gerekiyorsa eylem yapılmalı, sokağa çıkmalı, Okullarda oturma eylemi yapılmalıdır. Öğretmen, veli, herkes iş bırakmalı. Öğretmen iş bırakır, öğrenci derse girmez, veli de ‘ben çocuğumu bu derslere sokmam’ diyerek okullarda oturma eylemi yapılabilir. Bunun için velilerin örgütlenmesi, korkmaması gerekiyor. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Geleceğimize sahip çıkmak için bunu yapmak zorundayız”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Veli Der Antalya Şube Başkanı’ndan çağrı: Çağdışı müfredat taslağı derhal geri çekilsin

    Veli Der Antalya Şube Başkanı’ndan çağrı: Çağdışı müfredat taslağı derhal geri çekilsin

    PİRHA- Veli Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, MHP desteğiyle AKP’nin hazırladığı yeni eğitim müfredatıyla, laikliğin ve medeni kanunun reddedildiğini, zorunlu eğitimin ortadan kaldırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Kapalı kapılar ardında hazırlanan müfredatın derhal geri çekilip, şeffaf, bilimsel, çağdaş, evrensel bir müfredat hazırlık sürecinin başlatılması için çağrı yaptı. 

    Veli Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, AKP hükümetinin “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla yayınladığı müfredat değişikliğine ilişkin bir basın açıklaması yaptı.

    Veli Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, müfredatın ideolojik bir tercih olduğunu belirterek, “Çocuğun üstün yararını hedeflemesi gereken Milli Eğitim Sistemi temel hak ve özgürlükleri, evrensel ilkeleri ve yeni gelişmeleri esas alarak daha bilimsel, çağdaş ve evrensel kriterler çerçevesinde bir müfredat hazırlaması  gerekirken maalesef yıllardır müfredatta ve  yönetmeliklerde yapılan değişiklikler, yapılan protokoller, iş birlikleri eğitim ve ders programlarının laik ve bilimsel temeli de adım adım tahrip edilmektedir. Bu tahribatlar çocuklarımızın akademik, psikolojik, bilişsel, moral ve sosyal gelişimlerine telafisi mümkün olmayan büyük zararlar verdiği gençliğimizin güncel umutsuzluğundan anlaşılmaktadır. Ülkemiz gençliğinin durumu buyken MEB’in açıkladığı müfredat taslağı ile zaten çok örselenmiş olan özgürlükçü, eleştirel, eşitlikçi, demokratik, laik, bilimsel, evrensel eğitim boyutları bir kez daha hedef alınmaktadır” dedi.

    Tülin Koç, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Müfredata “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adının verilmesi eğitime siyaset katarak ideolojik bir tercih olduğu anlaşılmaktadır. Eğitimin siyaset üstü olarak ele alınması bir ülke için hayati öneme sahipken tüm itirazlara kulak asmaksızın 2014 tarihinde önce Maarif Müfettişleri Başkanlığı’nın kurulması, Maarif Modeli’ ne uygun müfredat değişimi açıklamalarının ve Maarif söyleşilerinin yaygınlaştırılması ile uzun süredir “eğitimden maarife, öğretmenden muallime, öğrenciden talebeye, bilimden irfana” açıklamaları eşliğinde laik eğitimi hedef alan, maarif, köklerden geleceğe, erdem-değer-eylem vurguları eşliğinde dine dayalı eğitimi esas alan bir öğretim programı amaçlandığı hissedilmektedir.

    “MÜFREDATLA ANAYASA’NIN LAİKLİK İLKESİ VE MEDENİ KANUN REDDEDİLİYOR”

    Müfredatta kazanımların “ayet ve hadisler ışığında” ele alınması, kadınların çalışma hayatında olmasının, evlilik yaşının yüksekliğinin, kreş ve bakımevlerinin aile için bir tehdit, sorun olarak görülmesine kadar onlarca içerikle açıkça çağdaş, bilimsel eğitim reddedilmekte, hatta daha da ötesi Anayasa’nın laiklik ilkesi ve Medeni Kanunun da reddedildiğini ortaya koymaktadır.

    “ZORUNLU EĞİTİMİN KALDIRILMASI HEDEFLENİYOR”

    Türkiye Yüzyılı hedefleri çerçevesinde Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “Bütüncül Eğitim: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Geliştirme Çalıştayları”nın katılımcılarının, müfredat taslağında “diğer paydaşlar” diye belirtilen isimlerin, STK adı altındaki tarikat yapılarının hazırladıkları raporlar, yazılarda bu müfredatla Tevhid-i Tedrisat’ı değiştirmenin amaçlandığı, karma eğitim hakkının hatta sonrasında zorunlu eğitimin kaldırılmasının hedeflendiği vurgulanmaktadır. Kültür ve medeniyetimize yön veren isimler denilerek müfredatta laiklik, laik, bilimsel, çağdaş eğitim, karma eğitim karşıtı isimler öğretim programlarında referans alınmaktadır.

    “MÜFREDAT ÖĞRETMENLERE, VELİLERE RAĞMEN KAPALI KAPILAR ARDINDA HAZIRLANDI”

    Müfredat değerler ifadesiyle fıtrat, kader, kanaat vb. ifadeler üzerinden inşa edilirken Cumhuriyet, eşitlik, özgürlük, emek, barış…. evrensel değerler öğretim programında “değer” olarak yer almamaktadır.

    Müfredat taslağı öğretmenlere, akademisyenlere, velilere rağmen kapalı kapılar ardında hazırlanmıştır. Öznesinin öğrenci olmadığı bir müfredat taslağıyla karşı karşıyayız. Dokuz günlük görüş verme süresinin akılcı, mantıklı bir karşılığı olduğunu veliler olarak düşünmüyoruz. Bu kadar kısa bir sürede tüm taslağın, ders içeriklerinin biz veliler ve öğretmenler tarafından okunabilmesi, incelenebilmesi bile mümkün değildir. Kaldı ki bu görüşler kamuoyuna açıklanacak mıdır, gelen görüşler değerlendirmeye alınacak mıdır gibi çok sayıda sorunun cevapsız bırakılması da taslağın görüşe açılmasının yalnızca müfredata demokratik bir görüntü verme algısı yaratmaya çalışmak olduğunu da göstermektedir.

    Öğretim programlarının hazırlık çalışmalarının Temel Eğitim Genel Müdürlüğü ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ortak çalışmasıyla yürütülmesi bile başlı başına bu müfredatla amaçlananın ne olduğunu göstermektedir

    “YENİ BİR ÖĞRENCİ PROFİLİ HEDEFLENİYOR”

    Müfredatla yeni bir “öğrenci profili” hedeflendiği belirtilmektedir.

    1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda, Anayasa’da, tüm mevzuatta eğitimin hedefleri açıkça düzenlenmesine rağmen Anayasa’yı, mevzuatı yok sayan yeni “öğrenci profili” yeni “insan, devlet, toplum tahayyülü” sözleri kabul edilebilir değildir.

    “ÇAĞDIŞI MÜFREDATLA ÇOCUKLARIMIZIN LAİK, KAMUSAL ÇAĞDAŞ EĞİTİM HAKKI ELLERİNDEN ALINMAK İSTENİYOR”

    Çocuklarımız bu ülkenin geleceğidir. Bir ülkeyi yok etmenin, harap etmenin en kolay yolu Milli Eğitimi niteliksiz hale getirip, kitleleri cahilleştirmek değil midir? Ülkemizi seven, çağdaş medeniyetler seviyesine çıkması ve güçlenmesi için mücadele eden veliler olarak bu çağdışı müfredat yoluyla çocuklarımızın laik, kamusal, çağdaş eğitim hakkı ellerinden alınmak istendiğini düşünüyoruz.

    Bilimi, bilimsel, çağdaş eğitimi reddeden bir müfredat ülkemizin geleceğini de kaybetmemiz anlamına gelecektir. Bu farkındalık ve hissiyatla çocuklarımızın geleceğine ve eğitim haklarına sahip çıkmaya, çocuklarımızın ve memleketimizin geleceğini savunmaya devam edeceğiz.

    Bu müfredat derhal geri çekilmeli ve tüm paydaşların hazırlık sürecine dahil edildiği şeffaf, bilimsel, çağdaş, evrensel bir müfredat hazırlık süreci başlatılmalıdır.

    PİRHA/ANTALYA

     

     

     

     

  • Üniversiteli Alevi gençliğe ‘Şia yapılanması’ uyarısı: Alevi kurumlarına ulaşın-VİDEO

    Üniversiteli Alevi gençliğe ‘Şia yapılanması’ uyarısı: Alevi kurumlarına ulaşın-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, üniversiteli Alevi gençlerin dernek kurmalarının önemli olduğunu ancak kendini Alevi gibi tanıtan bazı asimilasyoncu yapıların ve kişilerin gençliği etkilediğine dikkat çekti. Erdoğan, “Kendini Alevi kurumu olarak gösterenlerin içerisine girildiğinde Aleviliğin ne şekilde dejenere edildiğini, adeta bir Şia yapılanmasının oralarda nasıl örgütlendiğini görüyoruz” dedi. Erdoğan ayrıca gençliğe Alevi kurumlarına gelmeleri çağrısında bulundu. 

    10 yıl önce 20 öğrenci tarafından kurulan Üniversiteli Alevi Gençler Derneği’nden ayrılan 10 kişi geçen haftalar bir deklarasyon yayınlamıştı. Bu gençlerden 6 kişi PİRHA‘ya verdikleri röportajda, derneğin Alevi çizgisinden saptığını, şeyh mürit ilişkisi oluşturulmaya çalışıldığını belirterek kaygılarını dile getirmişlerdi.

    Derneğin mevcut yönetiminin, derneğin başına getirdikleri bir kişiye öğrencileri bağlamak istediğini belirten gençler, bunun da bir şeyh mürit ilişkisini yarattığını, Alevi asimilasyonu olduğunu kaydetmişlerdi. Gençler ayrıca hiç bir üniversite öğrencisinin Üniversiteli Alevi Gençler Derneği’ne gitmemesi, ilişki kurmaması çağrısında da bulunmuşlardı. Çok sayıda üniversiteli gencin de bu dernekten kopmaya başladığı gelen haberler arasında.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Üniversiteli Alevi Gençler Derneği’nin ayrılanların açıklamalarını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Üniversiteli Alevi gençlerin kendi aralarında Alevilik felsefesi üzerine dernek kurmalarının çok önemli olduğunu vurgulayan Nurettin Erdoğan, “Toplumda eğitimli, bilinçli gençlerin yetişmesi Alevilik felsefesi üzerine kendilerini geliştirmesi ve Alevi toplumunun bir şeyler aktarabilmesi için mücadele yürütmeleri takdire şayandır” dedi.

    “GENÇLERİN ALEVİ KURUMLARINDA BULUNMALARI GEREKİR”

    Aleviliğin özünün, erkanının Alevi gençliğine aktarılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Burada teori olarak bir şeyler alabilirsin ama pratikte de Aleviliğin yaşamsal kuralı içinde kendilerini geliştirmeleri ile birlikte teori ve pratiği birleştirmeleri gerekir. Öncelikle üniversiteli gençlerimizin Alevi kurumları içinde bulunmaları ve bunun üzerinden kendilerine bir mücadele alanı yaratmaları gerekir” diye belirtti.

    “ŞİA YAPILANMALARI KENDİLERİNİ ALEVİ KURUMU OLARAK GÖSTERMEYE ÇALIŞIYOR”

    Üniversiteli Alevi gençliğinin, devletin Alevilere yönelik asimilasyon çalışmalarını ancak Alevi kurumların içerisinden bakarak daha rahat göreceğini belirten Erdoğan, şunları ifade etti:

    “Nerelerde ne tür hamleler yapıldığını, Aleviliği asimile etmeye çalışan bu yapıların Alevilerin içine sızarak aslında asimilasyon politikalarını nasıl yürüttüklerini, bizim örgütlenmemizin içinde görmeleri gerekiyor. Alevi gençlerimizin üniversitelerde yapmış oldukları bu girişimler bizler açısından çok iyi ama dayandıkları noktalar ve onlara sağlanan finansal kaynaklar belli. Kendilerini Alevi gibi gösteren, Alevileri asimile etmeye çalışan kurumsal yapılar gençleri öne çekmeye çalışıyor. Tabi gençlerimiz bunlardan pek haberi yok. Kendilerini Alevi kurumu olarak göstermeye çalışıyorlar. Fakat içine girildiğinde Aleviliğin ne şekilde dejenere edildiğini, adeta bir Şia yapılanmasının orada örgütlendiğini görüyoruz.”

    “GENÇLERİN HER TÜRLÜ SIKINTISINDA YANINDA OLURUZ”

    Üniversiteli Alevi Gençler Derneği’nde yaşanan kopmaları basın yoluyla öğrendiklerini belirten Erdoğan, “Alevi gençlerimize şunları öneriyoruz: Alevilik Yol erkanı üzerine kafalarında herhangi bir sıkıntı ve sorunlar olursa veya  çalışmalarınız olursa her bölgede Alevi kurumlarımız var. Buralarla iletişime geçerek doğruyu bulmak gerekir” dedi.

    Dernek veya kurumsal yapıyı oluştururken Alevi örgütlerinden, Alevi federasyonlarından destek alınmasının daha sağlıklı olacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Alevi Yolunun, erkanının nasıl yürütüleceği hakkında bir bilgilerinin donanımların olması gerekir. Bu hususta eğer çalışmalar yapılırsa bunun için bizim her bölgede kurumlarımız var. Onlara destek sağlayacağına inanıyorum. Gençlerimizin bu kurumlara gelip Aleviliğin Yol erkanını öğrenmeleri ve ileriye dönük olarak kendilerini bu kurumların yönetimlerine hazırlamaları gerekiyor. Gençliğin kurumların içinde bulunarak kurumlarına nasıl sahip çıkılacağını, kurumların ayakta nasıl duracağını ,bu konuda nasıl destek olunacağı konusunda bir bilgi birikiminin olması gerekiyor.”

    Ülkede ekonomik koşulların çok kötü olduğunu, özellikle gençlerin ekonomik anlamda ezildiğini belirten Erdoğan, “Alevi kurumları olarak bu konuda ekonomik boyutuyla yeterli derecede katkı sunamıyoruz” ifadesini kullandı.

    “GENLERLE İLETİŞİM EKSİKLİĞİ YAŞIYORUZ”

    Yaşanan tüm sorunların iletişim eksikliğinden kaynaklandığını belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Alevi kurumları olarak birbirimizle ilişki içine girip ekonomik sıkıntısı olan, okumak isteyip de okuyamayan canlarımızın Alevi kurumlarına ulaşması gerekir. Kurumlardan doğru bu tür yardımları  ancak iletişim kurarak sağlayabiliriz. Sorunlarımızı, sıkıntılarımızı eğer paylaşmazsak hiçbir zaman birliğimizi ve bütünlüğümüzü sağlayamayız” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

    İLGİLİ HABERLER

    Bir grup Alevi genç o dernekten ayrıldı: Alevilik çizgisinden sapıldı, şeyh mürit ilişkisi var

  • Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı: ÇEDES ile tüm okullar imam hatipleştiriliyor-VİDEO

    Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı: ÇEDES ile tüm okullar imam hatipleştiriliyor-VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, AKP’nin eğitim politikalarına tepki gösterdi. AKP’nin dini referansla eğitim yapılması için her türlü adımı attıklarını belirten Öztürk, “ÇEDES projesi ile de bütün okullara imam atayarak dinsel gerici eğitimi yaşama geçirmek istiyor” dedi.

    AKP hükümetinin eğitim sistemini tamamen dincileştirmesi hızla sürüyor. Okullardaki zorunlu din dersinin yanı sıra zorunlu seçmeli din dersleri ve ÇEDES projesi, seküler kesimin itirazındaki son evre oldu. Karma eğitimin sık sık gündeme gelmesi ve dinci örgütler ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında yapılan protokoller, toplumdaki tedirginliği ve tepkiyi daha da büyütüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk AKP’nin eğitim politikalarına ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “AKP İLE  4+4+4 İLE BAŞLAYAN SÜREÇ EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİNİN İLK ADIMIYDI”

    AKP iktidara geldiğinde eğitim alanında 5+3+3 kaldırıp yerine 4+4+4 ile işe başladığını belirten Öztürk, ilkokul, ortaokul ve liseyi parçalayıp bölmedi. Eskiden 5+3+3 diye gidiyordu bunun yerine 4+4+4 şeklinde yaparak dini bir eğitime doğru yöneleceğini bütün eğitim camiasını dinselleştirmenin ilk adımıydı. Sonuçta AKP, politikalarının hiçbirinden vazgeçmedi. Çırakların okula gitme zorunluluğunu ortadan kaldırarak Kuran kurslarına gitmeleri için düzenleme yaptı. Gelinen süreçte AKP 21 yıldır uyguladığı program eğitimin gerileştirilmesi, bilimsel, laik eğitimin ortadan kaldırılmasıdır” dedi.

    “AKP, OKULLARI YA ZENGİNLERE YA DA TARİKATLARA YAPTIRIYOR”

    Türkiye’nin genelinde ve Antalya’dan bakıldığında devletin eğitim için hiçbir yatırım yapmadığına tepki gösteren Öztürk, “Bunu ya kurumlara yaptırıyor ya da zengin olan şahıslara yaptırıyor. Kendisi hiçbir okul hiçbir yurt açmış değil. Özellikle elindeki yurtları tarikatlara peşkeş çekiyor” diye belirtti.

    Sosyal bir devletin parasız, eğitim parasız, sağlık hizmeti sağlaması gerektiğinin altını çizen Öztürk, devlet sosyal bir devletse bunların hepsini sağlaması gerekiyor. Ama maalesef bugün kendi yandaşlarına ve zengin olan bir kesime bütçeyi aktarmaya çalışıyor ve bunu yaparken de bütün halkın sırtından bunu yapıyor” ifadelerini kullandı.

    “ÇEDES PROJESİ İLE BÜTÜN OKULLAR İMAM HATİPEŞTİRİLMEK İSTENİYOR”

    AKP’nin, ÇEDES projesi ile bütün okulları imam hatipleştirmek istediğine de dikkat çeken Öztürk, şöyle devam etti:

    “Bugün ilahiyat fakültelerinden bir sürü imam çıkıyor. Bunlara kadro açmak, okulları gerileştirmek ve dinsel eğitimi hayata geçirmek için bütün okulları imam hatip yapmak için adım atılıyor. AKP, ‘2023 bizim miladımız olacak’ demişti. Yani o yüzyılda biz laik eğitimi yıkacağız, başka bir şey kuracağız diyen bir hükümet var. Dünya görüşleri ne olursa olsun, bilimsel eğitime. nitelikli eğitime ulaşabilmek buna bunlara cepheden karşı durmak gerekiyor.

    “DÜNYADA HİÇBİR İKTİDAR DİNE BÜTÇE AYIRMAZ”

    Bütün dünya zaten din işleriyle devlet işlerini ayırmış, dine bütçe ayırmaz. Ama bizim bütçenin çoğu Diyanete ayrılıyor ve Diyanet üzerinden milli eğitim yapılandırılmaya çalışılıyor. Bilimsel bir üretimimiz yok. Biatçı bir toplum oluşturulmaya çalışılıyor ve biatçı bir toplumun geldiği noktada da işte AKP ne derse ya da  onun referansı neyse ona oy veren, ona tapan, onun için ölen, savaşan bir kitle yaratılmaya çalışılıyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: İnsanlar arasında ayrım yapanlar hüsrana uğrayacaktır-VİDEO

    Erdoğan: İnsanlar arasında ayrım yapanlar hüsrana uğrayacaktır-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, geçen aylarda İstanbul’da Koç Üniversitesi öğrencisinin Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle saldırıya uğramasına tepki gösterdi. Alevilere yönelik bu tür girişimlerin her zaman cezasızlıkla sonuçlanmasının saldırganları cesaretlendirdiğini vurgulayan Erdoğan, “Ne olursa olsun sonunda mutlaka hüsrana uğrayacaklardır” dedi.

    TÜBİTAK birincilik ödülü sahibi üniversite öğrencisi F.B., iki öğrenci ile birlikte kaldığı Koç Üniversitesi yurdunda işkence gördü. Irkçı sözlerle saldırdıkları öğrencinin odadan ayrılmasını isteyen Hasan Ege K., F.B.’ye kemerle şiddet uyguladı, kızgın ütüyü yüzüne yapıştırmak istedi. Hasan Ege K.’nin yönlendirmesiyle Arda D. isimli aynı odada kalan diğer saldırgan ise kesici aletle F.B.’nin yüzünü ve karnını kesti.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmaya göre saldırı 15 Kasım 2023 gecesi yaşandı. Yaşanan işkenceye ilişkin daha sonra soruşturma başlatıldı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Türkiye’deki Alevi örgütlerinin yöneticileri basın açıklamalarıyla saldırıya tepki gösterdiler.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Kürt-Alevi üniversite öğrencisi F.B.’ye yurt odasında yapılan işkenceye tepki gösterdi.

    “BİRGÜN OLMUYOR Kİ ALEVİLERE DÖNÜK KÖTÜ MUAMELE YAŞANMASIN

    Her gün Alevilere dönük saldırı, ayrıştırma gibi yeni bir haber ile karşılaştıklarını belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “En son almış olduğumuz haber doğrultusunda Alevi toplumu olarak gerçekten çok vahim bir olayla karşılaştık. Koç Üniversitesi yurdunda yaşanan olay ve yetkililerden almış olduğumuz bilgilere göre, yurt yönetiminin hiçbir şekilde duruma müdahil olmaması ve Kasım ayında yaşanan olayın Ocak ayında açığa çıkması oldukça ilginçtir” dedi.

    YURT YÖNETİMİNİN RAPORA RAĞMEN GİRİŞİMDE BULUNMAMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Aynı odada kalan öğrenciler arasında kimlik ve inanç üzerinden yapılan tartışmalar sonucunda, Alevi öğrencinin darp edilmesinin asla kabul edilemeyeceğini belirten Erdoğan, “Arkadaşları tarafından darp edilen Alevi öğrencinin rapor alması ve bu raporun da üniversite yurdundaki yönetime intikal edilmesine rağmen yurt yönetiminin herhangi bir müdahalede bulunmaması ve olayı adli bir vaka olarak görüp harekete geçmemesi bizi gerçekten derinden üzmüştür” diye belirtti.

    “ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILARIN CEZASIZLIKLA SONUÇLANMASI SALDIRGANLARI CESARETLENDİRİYOR

    Alevi toplumu ve Alevi örgütleri olarak bu tür saldırıları her zaman dile getirdiklerini ve sonuç alamadıklarını vurgulayan Erdoğan, “Bu tür girişimler hep karşılıksız kaldı, faalleri ceza almadılar ve bu cezasızlıktan almış oldukları güvenle yenisini tekrarlamaktalar” diye tepki gösterdi.

    İnsanlar arasında ayrım yapan her kim olursa olsun, bir gün mutlaka hüsrana uğrayacağını belirten Erdoğan, “Bizler dünya coğrafyasının her yerinde varlığımızı ve süreğimizi devam ettirmekteyiz. Her şey insanlık çerçevesinde yapılmaktadır. İnsanlara zulmedenler, insanlar üzerinden iktidarlarını sağlama almaya çalışan kesimler her zaman er veya geç bedelini ödemişlerdir ve ödeyeceklerdir. Bizler herkesin kardeşçe ve eşit haklar çerçevesinde bir arada yaşamaya hakkı olduğunun mücadelesini vermeye çalışırken birileri kendi çıkarları için bir yerlerden bir şeyler çıkarmaya çalışıyorlar” dedi.

    “ALEVİLERİN DİNİ SEVGİDİR, SEVGİ TOHUMLARIMIZI HER YERE SERPECEĞİZ”

    Alevilere yapılan bu tür saldırılarda her zaman kendilerine çıkar sağlamaya çalışan kesimlerin olduğunun altını çizen Hacı Bektaş Veli Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bu yaşanan olaydan dolayı gerçekten çok üzüntü duymaktayız ve bu yaşanan olayın takipçisi olacağız. Biz Alevi toplumu olarak diyoruz ki; İster kutuplarda bir Eskimo genci, ister Afrika’ bir Zenci. Fark etmez dili, dini, rengi, inancı, madem ki insandır saygımız vardır, yaratılana yaradandan ötürü, sevgimiz vardır. Sevgi bizim dinimizdir. Sevgi olmayan yerde ne din, ne inanç, ne insanlar arasında saygı, ne birliktelik ne de birlikte yaşam olur. Sevgi tohumları ekilmeyen yerlerde yaşayan insanlar toplumsal olarak yok olmaya ve birileri tarafından her zaman yönetilmeye mahkum olurlar.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Zulmün son bulması için 10 Aralık’ta Kadıköy’de çığlığımızı haykıralım-VİDEO

    Erdoğan: Zulmün son bulması için 10 Aralık’ta Kadıköy’de çığlığımızı haykıralım-VİDEO

    PİRHA-Antalya Kızılarık Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingine herkesin katılması için çağrı yaptı. Erdoğan, Sadece Alevi toplumu değil, inancını, kültürünü, özgürce yaşamak isteyenleri bu olumsuzluğa karşı Kadıköy’de hep birlikte çığlığımızı haykırmaya davet ediyorum” dedi. 

    İstanbul Kadıköy’de 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitinginin hazırlıkları sürüyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Kızılarık Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, mitinge ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “İNANCINI, KÜLTÜRÜNÜ, ÖZGÜRCE YAŞAMAK İSTEYEN HERKESİ BİRLİKTE MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    İnancını, kültürünü, özgürce yaşamak isteyen herkesle birlikte olumsuzluklara karşı mücadele vereceklerini vurgulayan Antalya Kızılarık Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, tüm toplumun, etnik yapıların, aydın, ilerici kesimlerin, kendi kültürlerini özgürce yaşamak isteyenlerin ülkenin gerici gidişatına dur demek için birlikte mücadele vermesi gerektiğini kaydetti.

    “GÜÇLÜ BİR MİTİNG İÇİN BÜTÜN KURUMLARA DAVETİYE GÖNDERDİK”

    Ülkeyi daha aydınlık, daha refah, daha ileri bir düzeye getirmek istediklerini belirten Erdoğan, “10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingi yapılacak. Bütün toplumumuzu oraya davet ediyoruz. Türkiye’nin bütün illerine, bütün kurumlarına davetiye gönderdik. Kadıköy’de çığlığımızı haykıracağız” dedi.

    “YAŞANAN BU ZULÜM MUTLAKA BİR GÜN SON BULACAK”

    Antalya’da Alevi bileşenleri olarak İstanbul mitingi için çalışmalara başladıklarının bilgisini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Sivil toplum örgütleri ile beraber hareket ediyoruz. İstanbul için arkadaşlarla birlikte yapmış olduğumuz toplantıda duyurularımızı yapmaya başladık. Bunun için de gerekli sayıya göre otobüs taleplerimiz olacak ve İstanbul’daki mitinge katılım sağlayacağız ve oradan sesimizi ve taleplerimizi haykıracağız. Tarihte bunun örnekleri var. Hiçbir zaman zulümle, zorla, dayatmalarla bu süreç hiçbir zaman sürmez, elbet bir gün son bulur. Osmanlı İmparatorluğu’nun 300 yıllık bir süreçten sonra düşmüş olduğu durum gibi. Bu yaşananların hepsi o dönemdeki iktidarların yanlış politikaları ve kendi iktidarlarını korumak için insanlara, toplumlara, etnik yapılara yapılan zulümlerden kaynaklanmaktadır. Zulmün sonu hiçbir zaman başarıya ulaşmaz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ ANTALYA

     

  • AKD Antalya Şube Başkanı Kaya: Okullara imam atanmasına karşı direneceğiz-VİDEO

    AKD Antalya Şube Başkanı Kaya: Okullara imam atanmasına karşı direneceğiz-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Dursun Kaya, zorunlu din derslerine ve ÇEDES projesine tepki göstererek, “Okullara mescit açılmasına karşı elimizdeki bütün imkanları kullanarak direneceğiz” dedi.

    Okullara imam atanmasının ardından anaokullarına mescit açılmasının zorunlu hale getirilmesine ilişkin AKD Antalya Şube Başkanı Dursun Kaya PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    Zorunlu din derslerine, okullara imam atanması karşı birçok defa basın açıklaması ve İzmir’de büyük miting yaptıklarını belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Dursun Kaya, “Zaten imam hatip okulları var. İmam hatip okullarına bizim bir şey dediğimiz yok ama zorunlu din derslerine okullara imam atanmasına, mescitler açılmasına, karşıyız” dedi.

    “ÇOCUKLARI KIZ ERKEK DİYE AYIRMAK BİR ZULÜMDÜR”

    Okullarımıza karışmasınlar çocuklarımız rahatça okusunlar eğitimlerini almaları gerektiğini belirten Kaya, “Okullara gidiyoruz okullar sıkıntılı. Okulları ikiye bölüyorlar kız çocukları bir yana erkek çocukları bir yana. Vicdanen rahatsızız ve biz bu zulme karşıyız bu dayatılmaz. Çocuklarımıza bunu yapmalarına karşıyız. Bu zulümdür” şeklinde konuştu.

    Projeden bir an önce vazgeçilmesi ve çocuklarını serbest bırakması  gerektiğini söyleyen Kaya, “Çocuklarımız matematik öğrensinler, yabancı dil öğrensinler. Biz bunlara karşıyız ve karşı durmaya devam edeceğiz elimizden gelen bütün imkânları kullanacağız” dedi.

    “10 ARALIKTA İSTANBUL MİTİNGİNE GÜÇLÜ KATILIM SAĞLAYACAĞIZ”

    10 Aralık’ta İstanbul’da bu gelişmelere karşı büyük bir miting hazırlığı içerisinde olduklarını aktaran Kaya, “10 Aralık’ta İstanbul’da bu mitinge büyük bir katılım sağlayacağız. Orada her şeyimizi dile getireceğiz. İnşallah iyi bir ses getirir, herkes de kendisine çeki düzen verir. İzmir mitingi tam istediğimiz şekilde olmadı ama İstanbul mitingine çok büyük bir ağırlık vereceğiz. İnanıyorum ki Türkiye’de iyi bir ses getirir herkeste kendine göre buradan bir şeyler çıkarır kendisine çeki düzen verir” diye konuştu.

    “İNSANLAR AÇ EKONOMİK SIKINTI İÇERİSİNDE BİZ NEYLE UĞRAŞIYORUZ?”

    Kaya, ekonomik kriz, açlık ve savaşın gölgesinde böylesi bir projenin gündemde tutulmasını eleştirerek, “İnsanlar aç ekonomik sıkıntı içerisinde, savaş gelmiş kapımıza dayanmış. Biz bunlarla uğraşırken siz kalkın okullarda perde asın kız çocuklar bir tarafa erkek çocukları bir tarafa yazık. Doğubayazıt’ta bir kız çocuğunun yeterince beslenemediği için gıdasızlıktan bayılmış. AKD olarak Doğubayazıt’ta bulunan çocuğumuza yardım ettik. Çocuklarımız bu şekilde iken biz kalkıyoruz ne ile uğraşıyoruz. Bu insanlara yardım edelim” şeklinde konuştu.

    CAN TV VE PİR HABER AJANSINA TEŞEKKÜR

    Can TV ve Pir Haber Ajansı’nın her zaman yanlarında olduğunu da belirten Kaya, Can TV ve Pir Haber Ajansı’na canı yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

     Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Katliamların tekrarlanmaması için davanın takipçisi olacağız-VİDEO

    Erdoğan: Katliamların tekrarlanmaması için davanın takipçisi olacağız-VİDEO

    PİRHA – Sivas Katliamı davasının zaman aşımına uğratılarak düşürülmesine tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Bu karar tüm insanların vicdanında kara bir leke olarak sunulmuştur. Çünkü insanlık suçu affedilecek bir suç değildir” dedi.

    Sivas Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993’te 33 aydının yakılarak öldürülmesine ilişkin davada mahkeme heyeti davanın düşmesine karar verdi.

    Alevi kurumları, siyasi partiler, milletvekilleri ve hak savunucuları başta olmak üzere toplumun büyük bir kesiminden karara ilişkin tepkiler yükseliyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, konuya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SİVAS MADIMAK KATLİAM DAVASI TEK ADAMIN TALİMATIYLA ZAMAN AŞIMINA UĞRATILDI”

    Son zamanlarda gerçekleşen bir insanlık dramına, bir insanlık suçuna karşı mahkemenin vermiş olduğu kararın insanların vicdanlarında çok büyük yaralar açtığını belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Sivas davasının 30 yılını tamamlamasından dolayı görülen davanın mahkeme heyetinin kendi görüşleri doğrusunda vermiş olduğu bir karar değil, tek adamın ağzından çıkan bir talimatla davanın zaman aşımına uğratılmasına karar verilmiştir” dedi.

    Bu kararın tüm Alevi canların, ilerici, aydın düşünceye sahip tüm insanların vicdanında kara bir leke olarak kalacağını ifade eden Erdoğan, “İnsanlık katliamında, insanlık dramında zaman aşımının olmayacağını bütün nesille bilir ve böyle kabul eder. Çünkü insanlık suçu affedilecek bir suç değildir” diye konuştu.

     “FAİLLER BELLİ OLDUĞU HALDE MAHKEMEYİ SONUÇLANDIRMAK İÇİN TÜRKİYE’YE GETİRİLMEDİ”

    Sivas Katliamı sanıklarının failleri belli olduğu halde aranan sanıkların mahkemede olmayışından dolayı davanın ileri tarihlere ertelenmesi ve yurt dışından talep edilen sanıkların Türkiye’de idam var gerekçesiyle iade edilmemesinin anlaşılır bir durum olmadığını ifade eden Erdoğan, “Türkiye’de idam yasasını kalkmasından sonra tekrar taleplerin yerine getirilmesi gerekiyordu. Sanıkların iade talepleri yurt dışında ve özellikle Almanya’da olan sanıkların hiç birisinin iadelerini söz konusu olmadı” şeklinde ifade etti.

    SANIKLARI İADE ETMEYEN ALMANYA’NIN DA BU İŞİN İÇİNDE ELİ OLABİİLİR”

    Erdoğan, “Burada insan aklına bir düşünce, bir soru işareti geliyor Almanya’nın da acaba bu işin içinde bir parmağı mı var? Hitler döneminde yaşananlardan dolayı, bunlarla yüzleşip hesaplaşmış bir devlet, ama Sivas Madımak Katliamı sanıklarını iade etme konusuna vurdumduymaz bir şekilde iadelerini yapmıyor” diye konuştu.

    “İnsanlık dramını, bir katliamın failler de belli olduğu halde yürütülen davanın 30 yıl sürmemesi gerekirdi” diyen Erdoğan, “Adil ve adaletli bir ülkede adalet kendi mekanizmalarını iyi çalıştırabiliyorsa, orada vicdana sahip insanlar oturuyorsa, bu mahkemelerin bu olayları bir an önce karara bağlayıp, failleri cezalandırması gerekirdi. Cezalandırılmalı ki ileriki dönemlerde bir daha bu tür katliamlara maruz kalmayalım. Bunun örneği geçmişte Maraş’ta ve Çorum’da yaşandı. Maraş ve Çorum katliamlarının sonuçları ve failleri cezalandırılmadı, bunlar da süreç içerisinde zaman aşımına uğradı” dedi.

    “SONUNA KADAR BU DAVANIN TAKİPCİSİ OLACAĞIZ”

    Biz bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız diyerek dayanışma ve mücadeleye vurgu yapan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Alevi örgütleri olarak insanlık suçuna karşı mücadele veren tüm örgütlerle, tüm yapılarla birlikte mücadele vereceğiz. Gelecek nesillerin benzer katliama maruz kalmaması için biz mücadelemizi sürdüreceğiz, bunun takipçisi olacağız. İnsanlık suçu işleyen herkesi de buradan lanetliyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • AKD Antalya Şube Başkanı Kaya: Antalya’dan Alevi milletvekilleri seçilmesi lazım-VİDEO

    AKD Antalya Şube Başkanı Kaya: Antalya’dan Alevi milletvekilleri seçilmesi lazım-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Dursun Kaya, HDP Milletvekili Kemal Bülbül dışında 25 yıldır Antalya’da hiçbir Alevi milletvekili olmadığını belirterek, “Artık kendimizi bir yerde göstermek ve birlik beraberlik istiyoruz. Alevi milletvekilleri olması gerekiyor” dedi.

    14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’ne sayılı günler kaldı. Antalya’da Alevi temsiliyetinin yetersizliği ve bu seçimdeki beklentileri Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Dursun Kaya, PİRHA‘ya anlattı.

    “BİRLEŞMEMİZ BİR GÜÇ OLMAMIZ GEREKİYOR”

    Türkiye’nin sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Dursun Kaya, “Türkiye Cumhuriyeti şu an son derece sıkıntılı bir durumdadır. Eğer bizler düzgün oy kullanmazsak, düzgün milletvekillerini seçemezsek çok acı günler bizi bekliyor. Onun için halkın duyarlı olması gerekir, halkın birbirine kenetlenmesi gerekir. Bunun Alevi’si Sünni’si kalmadı, birleşmemiz, bir güç olmamız, Alevileri de bir yerde de tutmamız gerekiyor. Burada 400 binin üzerinde Alevi yaşıyor, dönüp bakıyoruz Antalya’da bir tane Alevi milletvekili var. Bir önceki dönem seçimlerde Kemal Bülbül’ü HDP’den koydular Aleviler Kemal Bülbül’e oy verdi. En azından Alevi kimliğine sahip olan bir kişidir. Aynı zamanda eskiden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanımızdı. Bu dönem yine öyle olacak, eğer Alevilerden bir tane Antalya’da yoksa Alevi ilk 5’in içinde yoksa farklı oylar kullanılacak, o da partiye büyük sıkıntı verir. Mecliste çoğunluk sağlanamazsa CHP çoğunluk sağlayamazsa o da sıkıntılı olacak” dedi.

    “ALEVİLER BİRLİK OLMALI”

    Kaya, Alevilerin Antalya’da yeterince temsil edilmediğini söylerken; “Millet diyor ki bir oy Kılıçdaroğlu’na bir oy da Emek ve Özgürlük Bloku’na diyor. Onun için bizim çok dikkatli olmamız gerekiyor. Biraz da bizi görsünler artık. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğundan bugüne Alevilerin  %99’u Cumhuriyet Halk Partisi’nden başka bir yere oy vermez. Alevilerin birlik beraberliği sağlaması gerekiyor. Ortak bir proje yapmaları gerekiyor. Bu projeyi de götürüp ortak sunmaları gerekiyor. Alevilere ortak eşit haklar verilmesini, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Sivas Madımak Oteli’nin müze olmasını istiyoruz” diye belirtti.

    “TALEPLERİMİZ KABUL EDİLSİN”

    Alevilerin taleplerinin Meclis’te güçlü bir şekilde dile getirilmesi gerektiğini kaydeden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Alevilerin istediğini sosyal demokratlar da istiyor cemevleri ibadethanemiz olsun, çok şey istemiyoruz. İstediğimiz 4-5 tane talep. Bunun üzerine ciddi bir tartışma yapmamız gerekiyor. Aleviler artık bir yerde olması gerekir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • HBVAKV Antalya Şube Başkanı: Alevi kurumlarına saldırılar kaos yaratma planı-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı: Alevi kurumlarına saldırılar kaos yaratma planı-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevi kurumlarına yapılan saldırıları değerlendirdi. Erdoğan, “Bu sadece Alevilerin değil, diğer etnik ve inançsal yapıdaki kitlelerin de sorunudur” dedi. Erdoğan, Saldırıların seçim öncesi kaos yaratma planı olduğunu da sözlerine ekledi. 

    Geçen aylar cemevlerine ve Alevi kurumlarına yapılan saldırılar tepki çekmeye devam ediyor.

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Alevi kurumlarına yapılan saldırıları kınadı. Erdoğan, iktidarların toplumları yönetebilmek adına senaryolar ürettiğini söyleyerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bu senaryonun başında tavşana ‘kaç’ tazıya ‘tut’ derler. Geçmiş dönemde de aynı durumlar tekerrür etti. İktidarlar içerisinde belli güçler vardır. Bu güçler, iktidardan destek alarak bu tür girişimleri yapmaya çalışırlar. Devletin imkanlarından yararlanırlar. Parsel parsel götürüyorlar kendi aralarında. Geçmiş tarihlerde bu tür olaylarda olduğu gibi özellikle Maraş olaylarında yaşananlara şahit olduk. Belli bir kitle, oradaki olayları kışkırtmak için farklı siyasi ve inançsal yapıya sahip kişileri o bölgeye göndererek önce o insanları fişlerler daha sonra yapacakları eylemlere zemin hazırlarlar. Dört cemevine saldırılması ve bunun çok kısa bir zaman dilimi içinde yapılması, Ankara gibi bir yerde ve o bölgeye yabancı olan bir kişi tarafından tek başına bu işi yapması aklın, mantığın kabul edebileceği bir şey değil. Biz bunları çok iyi biliyoruz. Bunların arkasında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Bunlar emellerine ulaşamayacaklar.”

    “SALDIRILARI GEÇMİŞTE DE GÖRDÜK, MUHASEBELERİNİ İYİ YAPTIK”

    Nurettin Erdoğan, cemevine yönelik saldırıları “Bu bir operasyon, seçim öncesi bir gözdağı vermektir” sözleriyle yorumladı. Seçim dönemi yaklaşırken yeni bir kaos ortamının yaratılabileceğini belirten Erdoğan, “Kaos ortamı yaratarak önümüzdeki seçimlere yönelik kendilerine belli bir zemin hazırlamak, akabinde saldırıyı yapan kişinin yakalanması, önce işi THKP/C sonra ‘akli dengesinin yerinde olmadığı’ uyarlamaları getirmeleri söz konusu. Bunların hiç birisi akla mantığa uygun değil. Biz bunları zaten asırlar önce yaşadık, yaşıyoruz da. Geçmişte bunların hepsini gördük muhasebelerini de çok iyi yaptık. Türkiye coğrafyası bir mozaiktir ve bu ülkede 72 millet yaşamaktadır. Buna hiç kimse müsaade etmez. Bu sadece Alevilerin değil, diğer etnik ve inançsal yapıdaki kitlelerin de sorunları, sıkıntılardır” dedi.

    Erdoğan şöyle devam etti:

    “Biz, aklıselim, bilinci, ilmi, bilimi yerinde olan toplumlarla yoldaşlık yapıp bu süreci rahatlıkla atlatacağımıza inanıyorum. Yani Türkiye gelinde, gerçekten de geleceğine sahip çıkabilecek  milyonlarca insanımız var. Hep birlikte mücadele vererek sonucunda ülkemizi daha refah, seviyeli bir düzeye elbette çıkaracağız.

    Ülkenin ekonomik krizi insanları darboğaza sürüklemiştir. Şu an bu gelişmeler mevcut iktidarın içinde de belli patlamalar, sıkıntılar yaratmakta. Bizim şu andaki mevcut hükümete söylemek istediğimiz son sözümüz şu olsun; artık yeter! Lütfen insanları daha fazla bunalıma sürüklemeyin. Ülkenin geleceğini karanlığa sürüklemeyin. Türkiye’de yaşamış olduğunuz saltanat 22 yıl oldu. Bu artık size yeterli gelecektir. Önümüzdeki seçimlerde kaybettiğiniz zaman ehli liyakatli insanlara teslim ederek çekilmeniz gerekiyor.

    Aşık Veysel babanın bir dörtlüğüyle muhabbetimizi bitirelim.

    Devri Cumhuriyet asırı yirmi

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Dünya ayaklanmış aya gidiyor

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Bırak sar’öküzü varsın yayılsın

    Set çekme gözlere herkes ayılsın.

    Her köşeye bir fabrika koyulsun

    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Hükümetin Alevi politikası samimiyetsiz, kandıramazlar-VİDEO

    Erdoğan: Hükümetin Alevi politikası samimiyetsiz, kandıramazlar-VİDEO

    PİRHA- İktidarın Alevilere yönelik politikalarını değerlendiren HBVAK Antalya Cemevi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Samimi olmayan görseller görüntüler ve söylemler içindeler. Söylemleri ve eylemler birbirini tutmayan belli davranışlar içerisindeler ama Alevi toplumunu kandıramazlar” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Cemevi Nurettin Erdoğan, hükümetin Alevi politikalarına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “SAMİMİ OLMAYAN SÖYLEMLER”

    Alevi örgütleri ve toplumunun yıllardan beri, ‘devletin Alevisi olmayacağız’ diyerek eşit yurttaşlık talebini haykırdıklarını söyleyen Erdoğan, “İktidarlar kendi iktidar gücünü kaybetmemek için tahkiye ve hülle peşindeler. Samimi olmayan görseller görüntüler ve söylemler içindeler. Söylemleri ve eylemler birbirini tutmayan belli davranışlar içerisindeler ama bunları yaparken tabii ki Alevi toplumunu kandıramazlar. Belli bir topluluğu ya da zaafı olan bireyleri kandırabilir, kendi saflarına çekebilirler onlara gri pasaporta verebilirler ama bilinçli Alevi toplumu hiçbir zaman kandıramazlar. Aleviler yıllardan beri bedel ödemiştir ama kandırılamamıştır” dedi.

    “ALEVİLİĞİ KULLANMASINLAR”

    Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Hacıbektaş’ta ilçesinde düzenlediği kampa dair kendilerini aradığını ve bu talebi geri çevirdiklerini dile getirerek şöyle konuştu:

    “Peki bu tür şeylere katılım sağlamak isteyenler de çıkabilir mi? Evet çıkabilir. Nitekim zaaflı ve bireysel çıkarlarını düşünen kişiler bireyler olabilir, onları götürebilirler ama bunlar azınlıktadır. Bunlar kendilerini Alevi olarak görsellerde biz onları Alevi olarak görmüyoruz. Asimilasyona uğramış ve de kendi bireysel çıkarlarının peşinde koşan zihniyette olanları da kınıyoruz. Aleviliği kullanmasınlar, Aleviliği kendi çıkarlarına alet etmesinler. Bu konuda da onları buradan maalesef kınamaktan başka elimizden bir şey gelmiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Erdoğan: Ana sınıfına din dersi dayatması, çocukları köreltmeye yöneliktir-VİDEO

    Erdoğan: Ana sınıfına din dersi dayatması, çocukları köreltmeye yöneliktir-VİDEO

    PİRHA-Okul öncesi çocuklara verilmesi planlanan din eğitimi kararına tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Bir ülkenin eğitimi sağlam temeller üzerine kurulmadığı zaman o ülkenin damarları kurumuş, yaprakları dökülmüş ağaca benzer. Diyanet’in dayatmalarıyla 4-6 yaş grubu çocuklarımıza din eğitimi verilmek istendiğini görüyoruz. Bu yanlış bir uygulamadır. Çocukları köreltmeye çalışıyorlar. Biz bunlara karşı mücadelemizi vereceğiz” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, 20. Milli Eğitim Şûrası’nda 4-6 yaş grubundaki okul öncesi çocuklar için alınan din eğitimi tavsiye kararına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “TÜRKİYE, MOZAİK BİR ÜLKEDİR”

    Türkiye’de çeşitli etnik, din ve inançtan insanların yaşadığını belirten Erdoğan, şurada alınan karara tepki göstererek, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın baskıları sonucu 20. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan din dersi kararı, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin gönderdiği genelgeler ile din derslerinin zorunlu tutulması toplumda rahatsızlık yaratmıştır.  İnançsal ve din kavramı insanların özel yaşamıdır. Kul ile Allah arasındaki bir kavramdır. İnanç ve iletişim biçimidir. Bunu hiç kimse dayatamaz. Çünkü Türkiye mozaik bir ülkedir. Her türlü etnik, din ve inançtan insanlar, toplumlar vardır. Diyanet İşleri Başkanlığı kendi bünyesinde sadece bir cemaate, zümreye hükmetmesi ve bu konuda bütçeleri kendilerine hak görmeleri tüm toplumlara haksızlıktır” dedi.

    “DİN DERSLERİ İLE ÇOCUKLARI KÖRELTMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Erdoğan, “Eğitim toplumsal bir gerekçedir. Bir ülkenin eğitimi sağlam temeller üzerine kurulmadığı zaman o ülkenin damarları kurumuş, yaprakları dökülmüş ağaca benzer” diyerek şöyle devam etti:

    “Temel eğitim sistemi kaliteli ve liyakatli insanlarla verilmeli. Din dersleri, imam hatiplerin düzeyinde tercih edilen kişilerce alınması gerekir. İnsanlara tercih etmediği şeylerin dayatılması psikolojik bir baskıdır. İnsan psikolojisine baskılar uygulayarak tek tipliye getirmeleri şu anki mevcut sistemin, rejimin dayatmasıdır. İyi bir eğitim ana sınıfından başlayarak, öğretmenlerin öğrencilerini daha düzeyli yetiştirmesine bağlıdır. Ama ne yazık ki Diyanet’in dayatmalarıyla 4-6 yaş grubu çocuklarımıza din eğitimi verilmek istendiğini görüyoruz. Bu yanlış bir uygulamadır. Çocukları köreltmeye çalışıyorlar. Biz bunlara karşı mücadelemizi vereceğiz. Biz de diyoruz ki, laik Türkiye Cumhuriyeti’nde temel eğitim insanların bireysel ve toplumsal olarak haklarıdır. Hakların verilmesi gerekir. Diyanetin lağvedilmesi, zorunlu din derslerinin okullardan kaldırılması gerekir.”

    “ALEVİ OLDUĞUNUZU BEYAN EDİN, DİYORUZ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, din derslerinde baskı gören Alevi öğrencilerin kendilerine başvurmasını isteyerek, “Okullarda çocuklarımıza “İçimizde Alevi var mı?” diye soruyorlar. Biz de Alevi olduğunuzu beyan edin, diyoruz. Eğer hocalarınız, Alevi olduğunuzdan dolayı size herhangi bir baskı yaparsa, bizi haberdar edin, diyoruz.  Kimse kimseye inancı üzerine bir dayatma yapmamalıdır. Bu konuda da hükümetten talebimiz zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet’in elini eteğini din ve eğitim işlerinden çekmesidir. Cemaatlerin din dersleri üzerinden eğitim sisteminin müfredatını bozmasına da müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Cemaatlerin çok fazla eğitim sisteminin içine karıştığını belirten Erdoğan, “Bu konuda tüm toplumu uyarıyoruz. Lütfen herkes duyarlı olsun. Çevrenizde insanların üzerine inançsal boyutta baskılar varsa, kurumlarımıza bilgi vermelerini istiyoruz. Tüm kurumlarla bileşerek  bunlar hakkında soruşturma başlatacağız” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA