Etiket: Antalya Şube

  • “Her zaman birbirimize sahip çıkalım, birbirimizin Hızır’ı olalım”-VİDEO

    “Her zaman birbirimize sahip çıkalım, birbirimizin Hızır’ı olalım”-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesinde Hızır cemi gerçekleştirildi. Cemde konuşan Hüseyin Abdal Ocağı’ndan Hüseyin Gazi Metin, “Hepiniz birbirinize Hızır olun” dedi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesinde Hızır cemi gerçekleştirildi. Hızır cemini Hüseyin Abdal Ocağı’ndan Dede Hüseyin Gazi Metin, Arzuman Ocağı’ndan Ana Şehriban Mutluer, Üryan Abdal Ocağı’ndan Dede Kenan Akbaba ile zakirler Süleyman Demir ve Hayri Aslandoğan yürüttü.

    “ALEVİLİK, EZİLENLERİN YANINDA YER ALMAKTIR”

    Hızır’a değinen Hüseyin Gazi Metin şunları söyledi:

    “Alevilik nedir? Alevilik adına yazılan kitapları, Anadolu’da yaşayan uygarlıkları inceleyen, mantığının başlığına “Allah, eyvallah” diyen ve o mantığına uymayana da asla “Allah, eyvallah” demeyen; eline, beline, diline, aşkına, eşine, işine sahip olmayı bilen 73 millete bir nazarda bakan, emanete hıyanet etmeyen, devamlı ezilenlerin yanında yer alan ve kısaca Anadolu’da yaşayanlardır.”

    “KAPIMIZA GELENİ HIZIR BİLİRİZ”

    “Bugün de ‘Hızır’ dediğiniz zaman Anadolu’da, Dersim’de, her yerde bambaşka. Bazı kaynaklara göre bir çok toplumda Hızır var ama Anadolu’da ayrı bir ismi var. O isimlerden Hızır’ın yolu, Hızır’ın tarlası, Hızır’ın ağacı, Hızır’ın orucu gibi anlamları var. Hızır bazen bir pir, bazen bir mürşit bazen doğandan gelen ölümsüzlüğün şerbetini içmiş; ama şöyle bir şeyde var ki sadece insan donundan gelen biz de kapımıza gelen insanı Hızır biliriz. Onun için hiçbir zaman kapınıza gelen insanı kapıda koymayın, Hızır’ın görevi; her yerde yardım isteyenlere yardım etmek, kışta kıyamette kalanlara karşı hepiniz kendinizi Hızır düşünün. Çünkü Hızır, Hızır olanlara yardımda bulunmaz. Birbirinize yardım edin, birbirinize yardım ettiğiniz zaman ‘Hızır gibi yetiştin’ denir. Ben şahsen bunu yaşadım Adalet Bakanı Şevket Kazan döneminde beni işimden ettiler, kitaplarımı topladılar. O zaman da beni İngiltere’ye çağırmıştı bir canımız, oraya gittim. Çağıran arkadaşa dedim ki ‘Bana Hızır gibi yetiştin’. Onun için siz de her biriniz hazır olun. Hz. Ali’nin bir sözü var ‘Komşunuzun ihtiyacı olduğunu gördüğünüz zaman istemesini beklemeden ona yardım edin’. Hızır cümlemizin yoldaşı olsun.”

    “HIZIR CÜMLE CANLARIN YARDIMCISI OLSUN”

    Şehriban Mutluer ise şöyle konuştu:

    “Canların dertlerine, kederlerine, acılarına ortak olduğumuz; sevgiden, saygıdan, hoşgörüden yana olduğumuz, kinden ve kibirden uzak olduğumuz, kendimizi özgürce ifade edebildiğimizi, evrensel haklar içerisinde birbirimize dostça, kardeşçe yaşamak için cümle canların Hızır yardımcısı olsun. Cemimiz mübarek olsun ceme gelen canların ayaklarına turap olayım.”

    “BİRBİRİMİZİN HIZIRI OLMALIYIZ”

    Kenan Akbaba da şu ifadeleri kullandı:

    “Hızır, dil, ırk mezhep, cinsiyet ayrımı yapmadan bütün insanlığın yardımcısı ve yoldaşı olsun. Hızır ayında genellikle üç gün oruç tutarız. Bazı yerlerde beş gün oruç tutulur. Hızır’ın asla değişmeyecek bir tarihi vardır. Eski hesaba göre zemherinin çıkışı şu anki hesaba göre 12-13- 14 Şubat ama Türkiye genelinde görüyoruz ki Hızır’ı bile üç, dört parçaya böldüler. Kimisi 7-8-9 Şubatta kimisi 10-11-12 Şubatta yapıyor.  Yüzyıllardır yaşadığımız bir Hızır var o da 13-14 Şubat.

    Sadece Dersim bölgesinde taliplerini görgülerini yapıp Anadolu’yu dolaşırlardı. Türkiye genelinde tüm Alevi derneklerimizin de Avrupa’nın da böyle olması lazım.

    Hepimiz birbirimizin Hızır’ı olmalıyız buraya bir sürü öğrencilerimiz geliyor, dışardan gelen çocuklarımız var; yatacak yer bulamıyorlar. Gençlerimize sahip çıkarsak biz bu yolu aşmış oluruz. Gençlerimize sahip olamazsak, toplumumuza sahip olamayız. Çocuklar, gençler, kadınlar buralara gelecek. Kadın komisyonumuz çalışıyor. Daha çok katılım olması lazım. Biz ancak böyle ibadetlerimizi daha uzun saatlere yapabiliriz. Çoğaltacağız yoksa cemlerimiz 1 saatte 1,5 saatte bitirip gideceğiz. Ağaç yaş iken eğilir.”

    12 Hizmet tamamlandıktan sonra zakir Süleyman Demir ve Hayri Aslandoğan’ın söylediği deyiş ve nefeslerin ardından lokma gülbengi ile cem erkanı tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Eğitim-Sen Antalya Şube: Yüz yüze eğitim halk için ihtiyaç, gerekli tedbirleri alın

    Eğitim-Sen Antalya Şube: Yüz yüze eğitim halk için ihtiyaç, gerekli tedbirleri alın

    PİRHA-Yeni eğitim-öğretim dönemine ilişkin basın açıklaması yapan Eğitim-Sen Antalya Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeterli önlemi almadığını belirterek, “Okullarımızı amasız, fakatsız açabilmek ve açık tutabilmek halkımız açısından ivedi bir ihtiyaçtır. Okullarımızın kapalı kalmasının toplumsal zararları düşünüldüğünde MEB’in ve iktidarın duyarsızlığı kabul edilemez” dedi.

    Eğitim-Sen Antalya Şubesi yeni eğitim-öğretim döneminde öğrencilerin eğitim hakkını riske atan eksiklikler konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda alması gereken acil önlemlere ilişkin basın toplantısı yaptı.

    Basın metnini okuyan şube başkanı Nurettin Sönmez, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeterli bir hazırlık yapmadığını ifade ederek; “Milli Eğitim Bakanlığı 2020 Mart ayından buyana sağlıklı yüz yüze eğitimin devam ettirilmesinin koşullarını yerine getirmeye dönük atılması gereken adımları atmamış, günübirlik kararlarla süreci ilerletmeye çalışmıştır. Milli Eğitim Bakanının da katıldığı dünkü Bilim Kurulu toplantısında eğitimle ilgili alınan kararlar ve sonrasında yapılan açıklamalar yapılmayan hazırlıkların üzerini örtmeye dönüktür” dedi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “EĞİTİM-SEN’İN VERİLERİNE GÖRE 300 BİN ÖĞRETMEN AÇIĞI BULUNMAKTADIR”

    Okulların 6 Eylül’de yüz yüze açılacağı aylar öncesinden takvimle dirilmesine rağmen; taşımalı eğitimin pandemi koşullarında risk oluşturduğunu görüp Köy okullarını açmaya dönük bir çalışma yapılmamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı kendi verilerine göre 100 bin öğretmen açığı olduğunu belirtiyor. Eğitim Sen’in verilerine göre ise 300 bin öğretmen açığı bulunmaktadır. Bu gerçekliğe ve 6 Eylül’de yüz yüze eğitim başlayacak olmasına rağmen öğretmen atamaları hala yapılmamış. Yapılacağı söylenen 20 bin atama ise ihtiyacı gidermeyecektir.

    Yıllardır kadrolu yardımcı personel alımı yapılmamakta ve ihtiyaçlar İŞKUR üzerinden geçici görevlendirmelerle geçiştirilmektedir. 6 Eylül’de yüz yüze eğitim öğretim başlayacak olmasına rağmen okulların çok büyük bir bölümünde yardımcı personel ve kapı güvenlik çalışanı hala yoktur. Bu görevlendirmeler hala yapılmamıştır. Oysa görevlendirmelerin şimdiye kadar yapılması ve okulun eğitim öğretime hazır hale getirilmesi gerekiyordu.

    “EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN %10’U AŞI YAPTIRMAMIŞTIR”

    Eğitimde yaşanan önemli sorunların başında kalabalık sınıflar gelmektedir. Kent merkezlerindeki okulların büyük bölümünde sınıf mevcutları 40 kişinin üzerindedir. İktidar bu sorunu aşmaya dönük adım atmıyor. Yeni okul ve derslik yapılmasına dönük bütçeden kaynak aktarılmıyor. Kentimizde Meryem Mustafa Ege Ortaokulunda başlatılan güçlendirme çalışmaları eğitim öğretim başlamadan önce bitirilememiştir. Bu nedenle öğrenciler Fatmagül Özpınar İlkokulunda eğitim öğretime devam edecekler. Yine Korkuteli Yazır Mahallesi İlkokulu, ortaokulu aylar önce yıkılmasına rağmen yeni okul yapımına başlanmamış ve Yazır Mahallesi öğrencileri Korkuteli merkeze taşınarak eğitim öğretime devam edecekler. Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün.

    Ülke genelinde bugün itibariyle iki doz aşı olma oranı Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre %60,65’tir. Bu tabloya göre velilerin önemli bir bölümü henüz aşılarını yaptırmamış durumda. Eğitim emekçilerinin ise %10 u aşı yaptırmamış durumdadır. Sınıflar seyreltilmediği için her sırada 2 veya 3 öğrenci oturacaktır. Mesafe kuralının tamamen ortadan kalktığı bir durumla karşı karşıyayız. Okullarda bütün hazırlıkların yapıldığını söyleyen Milli Eğitim Bakanlığı pandemide en temel kural olan mesafe kuralını kendisi ihlal etmiş oluyor. Derslerde her sırada 2,3 kişi oturan öğrencilerin teneffüste mesafeyi korumasının bir anlamı kalmıyor.

    “İKTİDAR, EĞİTİMİN KRONİKLEŞEN SORUNLARINI ÇÖZMEYE DÖNÜK DEĞİL”

    2020 mart ayından buyana okullarda çoğunlukla uzaktan eğitim yapıldığı için okulların bazılarında kantin işletmecileri yok. Öğrencilerin yemek ihtiyacını nasıl gidereceklerine dair sorunlar yaşanacak. Bu konuda da henüz çözüm üretilmiş değil. Taşımalı eğitim yapılan okullarda servis ve öğle yemeği sorunu tam olarak çözülmüş değil. Göç yolda düzelir anlayışı ile hareket edilmesi plansızlığın, hazırlıksızlığın bir göstergesidir.

    Okullarımızın büyük bir çoğunluğunu oluşturan kalabalık okullarda, öğrenci tuvaletlerinde gerekli genişletmenin yapılmadığı, lavabo sayılarının artırılmadığı görülmektedir. Öğretmen odalarının en azından ikiye çıkarılması yönünde bir hazırlık da yoktur. Maske, sabun ve diğer hijyen malzemeleri konusunda okullarımızda ne düzeyde bir hazırlık yapıldığı, bu malzemelerin temininin birçok konuda olduğu gibi yine velilerimizin sırtına mı yükleneceği konularında açıklık yok.

    Alınması gereken tedbirleri bu boyutuyla sıraladığımızda önemli bir bütçeye ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır. Ancak iktidar eğitimin kronikleşen sorunlarını çözmeye dönük yaklaşım içerisinde olmadığı için eğitime bütçeden ayrılan pay sadece personelin yetersiz ücretlerini karşılayacak kadardır. Eğitim alanında seferberlik düzeyinde bir çalışma için bir an önce kapsamlı bir ek bütçenin hazırlanıp hayata geçirilmesi gerekmektedir.”

    “UZAKTAN EĞİTİMLE DAHA FAZLA EĞİTİM SÜRDÜRÜLEMEYECEĞİ GÖRÜLÜYOR”

    “MEB’in eğitim emekçilerinin sağlıklı bir ortamda çalışma hakkını ve öğrencilerin de sağlıklı bir ortamda eğitim hakkını kullanabilmeleri için gerekli tüm tedbirleri alması zorunludur” diyen Sönmez, “Özellikle son günlerde aşı olmaktan kaçınan eğitim emekçileri için haftada iki defa PCR testinin zorunlu tutulması konusu, kimi çekinceleri ve kaygıları beraberinde getirmiştir. Sendikamız, salgın sürecinin başından beri bilim insanlarının ve Türk Tabipleri Birliği’nin salgın yönetimine ve alınması gereken tedbirlere ilişkin raporlarını, çözüm önerilerini ve uyarılarını kendisine referans almaktadır. Bu nedenle de bütün eğitim emekçilerini aşı olmaya çağırıyoruz. Ancak aşı olmaktan kaçınan eğitim emekçilerinin haftada iki gün virüsün yoğun olarak yer aldığı hastanelere gitmek zorunda bırakılmamaları, oluşturulacak gezici sağlık ekipleriyle testlerin iş yerlerimizde yapılması önem arz etmektedir. Her eğitim ve bilim emekçisi, eğitimin yüz yüze olması gerektiğini bilmekte, acil uzaktan öğretimle daha fazla eğitim sürdürülemeyeceğini görmektedir. MEB’de artık salgın yönetiminin “ben yaptım, oldu” mantığıyla yürütülemeyeceğini görmelidir” ifadelerini kullandı.

    Okulların açılmasının halk açısından ivedi bir ihtiyaç olduğu belirtilen açıklamada, “Amasız, fakatsız açabilmek ve açık tutabilmek halkımız açısından ivedi bir ihtiyaçtır. Okullarımızın kapalı kalmasının toplumsal zararları düşünüldüğünde MEB’in ve iktidarın duyarsızlığı kabul edilemez. Yayımlanan “covid-19 salgınında okullarda alınması gereken önlemler” broşürü ile sorumlulukların büyük bölümünü okul yöneticilerinin üzerine bırakarak bu süreç yürütülemez. İktidarı ve MEB’i bir kez daha sorumlu davranmaya çağırıyoruz” denildi.

    PİRHA/ANTALYA

     

     

  • AKD’nin Antalya, Kepez ve Konyaaltı Şubeleri’nin genel kurulları yapıldı

    AKD’nin Antalya, Kepez ve Konyaaltı Şubeleri’nin genel kurulları yapıldı

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri’nin Antalya, Kepez ve Konyaaltı Şubeleri’nin  genel kurulları yapıldı. 

    Alevi Kültür Dernekleri’nin şube genel kurulları devam ediyor. Dün AKD Kepez Şubesi’nin 4. Genel Kurulu yapıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı kurulda tek liste ile seçime gidildi ve mevcut başkan Seher Şengünlü Yılmaz tekrar başkanlığa seçildi.

    Yılmaz genel kurul sonrası yaptığı paylaşımda herkese teşekkür ederek, kimseyi ayırıp ayrıştırmadan üretmeye devam edeceklerini söyledi.

    Öte yandan, Alevi Kültür Derneği Antalya Şubesi’nde yeniden Hasan Kaya yönetime seçilirken, Konyaaltı Şube’ye ise Abidin Şahin seçildi.

    PİRHA/İSTANBUL