Etiket: arap alevi

  • Anadolu’nun sırlı aynası, Arap Aleviler 

    Anadolu’nun sırlı aynası, Arap Aleviler 

    Şair Yazar Ali Seçuk, Ali İhsan Ökten’in Anadolu’nun Sırlı Aynası- Arap Aleviler (Nusayriler) adlı kitabı ile ilgili yazdı. Selçuk, “Kitap hem Arap Aleviler için hem de ülkemizin zenginliklerini tanımak isteyenler için nesnel bir hazine sunuyor” dedi.

    Arap Alevilerin sosyal, dini, iktisadi, kültürel, geleneksel, sanatsal vb. bütün yönleriyle bir birlik, bütünlük ve doğal bir kimlik olarak ele alınması gerektiğinden yola çıkan Anadolu’nun Sırlı Aynası-Arap Aleviler (Nusayriler) 2017 yılında Karahan Kitabevi’nden çıktı.

    Ali İhsan Ökten’in kitabı ile ilgili Şair-Yazar Ali Selçuk, Ali İhsan Ökten’in Anadolu’nun Sırlı Aynası Arap Aleviler (Nusayriler) adlı kitabı ile ilgili yazdı.

    Selçuk kitaba ilişkin şu ifadelere yer verdi:
    “Farklılıklarımız zenginliklerimizdir. Merak ettikçe, farkına vardıkça, tanıdıkça severiz birbirimizi ve daha iyi anlarız. Uzak durmak uzaklaştırır insanı insanlıktan, ön yargılar kırar insanlığımızı. Farklılıklarımızı sevdikçe daha çok sevdiğimiz gibi kendimizi, sevdiklerimizi; daha çok severiz vatanımızı, dünyamızı. Ali İhsan Ökten bir tıp hekimi, bir cerrah. Bir fotoğrafçı… Bakmayı, görmeyi, müdahale etmeyi ince bilenlerden.

    Titizlikli bir çalışma var karşımızda, kitabın içeriğine uygun titiz bir baskıyla da sunulan: Anadolu’nun Sırlı Aynası Arap Aleviler (Nusayriler). Bu kitap, ülkemizin Hatay, Adana ve Mersin illerinde yoğun olarak yaşayan Arap Alevileri ön yargıdan arınmış bir bakışla tanımak için bir fırsat sunuyor bize. Ali İhsan Ökten, bu alanda yayımlanmış bütün çalışmaları gözden geçirmekle kalmamış, Arap Alevi halkın yaşantısını gözlemleyerek onlarla konuşarak oluşturmuş çalışmasını ve belgesel tarzda fotoğraflamış araştırmalarını. Fotoğrafların dile gelmiş hali bir kitap, kitabın görselleşmiş hali bir albüm karşımızdaki.

    Arap Aleviliğin tarihsel gelişim süreci, inanç özellikleri yanında Arap Alevi halkın bayramları, dini mekanları ve “ziyaret”leri, aile yapısı, akrabalık ilişkileri, doğum ve çocuk bakım geleneği, sünnet, askerlik, evlilik, ölüm ve cenaze törenleri, yemek kültürü adetleri, batıl inançları, halk edebiyatı örnekleri yer alıyor kitapta. Arap Aleviler, “sır”lı “kapalı” bir grup olarak bilinirler. İnançlarını koruma isteğinin getirdiği bir gizlilik esası doğurmuştur bu durumu.

    “Dışarı”dan ve “içeri”den Arap Alevilerini anlatan çalışmalarda nesnel bir bakışın eksikliği dikkat çeker genellikle. Hakan Mertcan’ın Türk Modernleşmesinde Arap Aleviler kitabı nesnel bir bakışın ilk önemli örneğini oluşturuyordu.  Ali İhsan Ökten’in Anadolu’nun Sırlı Aynası Arap Aleviler (Nusayriler) kitabı da hem Arap Aleviler için hem de ülkemizin zenginliklerini tanımak isteyenler için nesnel bir hazine sunuyor.”

  • Çukurova’da Res Es-Seni kutlamaları yapıldı-VİDEO

    Çukurova’da Res Es-Seni kutlamaları yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Büyük bir sevinç ve coşku ile kutlanan Res Es-Seni (Yeni Yıl) Çukurova’nın bir çok merkezinde gerçekleştirilen etkinlikler ile kutlandı.

    Adana, Mersin ve Hatay’da faaliyet yürüten Arap Alevi dernekleri tarafından organize edilen Res Es-Seni kutlamalarında binlerce yurttaş bir araya geldi.

    Arapça şarkıların seslendirildiği, geleneksel yemeklerin paylaşıldığı etkinliklerde dilin ve inancın yaşatılmasına dikkat çekilen konuşmaların yanı sıra Arapça skeçler yurttaşlar tarafından büyük ilgi gördü.

    Res Es-Seni nedir?

    14 Ocak sabahı küçükler büyüklerin elini öper, büyükler küçüklere hediyeler (aydiye), harçlık gibi şeyler verir; bir araya gelinip eğlenilir. Bugüne özgü yapılan kıbbi (bir tür içli köfte), zleybi (zeytinyağında kızartılmış ekmek) gibi yemekler yenir. Ayrıca Ras Es-Seni, Hz.Musa’nın halkını firavunun elinden kurtardığı gün olarak da kabul edilir.

    Diren KESER/MERSİN

  • Arap Alevilerin inanç merkezi RES tehdidi altında

    Arap Alevilerin inanç merkezi RES tehdidi altında

    Hatay’da St. Simon Manastırı ve Arap Alevileri için önemli bir inanç merkezi olan Al Arabi ziyaretgahı Rüzgar Enerji Santrallerinin (RES) tehdidi altında.    

    Hatay’ın Aknehir beldesi sınırları içerisinde 479 metre yüksekliğindeki bir tepeye kurulmuş olan St. Simon Manastırı, Rüzgar Enerji Santrallerinin (RES) tehdidi altında. Her geçen gün kapasitesi arttırılan RES’lere karşı mücadele eden bazı çevre gönüllüleri 30 Aralık 2016’da Samandağ ilçesine yapılması planlanan “Ziyaret Rüzgar Gülü Enerji Santrali Kapasite Artış” projesine Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verilmesi üzerine Hatay İdare Mahkemesi’ne itiraz başvurusunda bulundu. Yaklaşık 1 yıl önce yapılan itiraz başvurusu üzerine mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, 17 Kasım tarihinde bölgede keşif yaptı.

    Bölgede yapılmak istenen RES’lere karşı mücadele eden Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği Üyesi Mevlüd Oruç, RES’lerin Aknehir, Yeşilyazı, Değirmenbaşı, Uzunbağ ve Yeşilköy mahallerini içine alan beş mahallede kurulduğunu söyledi.

    “İNSANLAR SESLERDEN UYUYAMIYOR”

    RES’ler nedeniyle sürekli olarak uçak sesine benzer seslerin yükseldiğini aktaran Oruç, rüzgarlı olan günlerde bu sessin arttığını belirterek, “O gün rüzgar hangi mahalleye doğru eserse o mahalleli sesten uyuyamaz. Dört tarafı yerleşim yeri olan bir yere RES’lerin kurulması ve giderek kapasitesinin artırılması insan yaşamını ve doğayı tahrip ediyor” diye konuştu.

    “KUŞ KATLİAMI YAPILIYOR”

    RES’lerin yol açtığı rüzgâr akımının arılara zarar verdiğini ve bu akımın rüzgâr ile gelen polenlerin önüne geçerek bitkilerdeki tozlaşmayı zorlaştırdığını dile getiren Oruç, “Bölgemiz endemik bitki konusunda çok zengin. Bölgedeki endemik bitki türleri yok olma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaktadır” dedi. Hâlihazırda kurulmuş olan ve kurulması planlanan RES’lerin kuşların ana göç yolu üzerinde bulunduğunu ve kuşların da bundan ciddi anlamda etkilediğini vurgulayan Oruç, “RES’ler kuş katliamı yapıyor” diye ifade etti.

    “VURULMUŞ BİR HANÇER”

    Alan içerisinde bulunan Arap Alevileri için önemli bir inanç merkezi olan Al Arabi ziyaretgahı ve St. Simon Manastırı’nın da etkilendiğini söyleyen Oruç, “RES şirketi, 1’inci Derece Sit alanı ve Kesin Korunma Altında olan St. Simon Manastırının içini, bitişiğini ve çok yakın çevresini balyoz, kompresör, kepçe ile kırıp, çukur açmış, beton dökmüş, çatı, kulübe, türbin ve ucubeler dikmiştir. RES şirketinin bölgeye girmesi ile birlikte geçmişi yaklaşık bin 500 yıl öncesine dayanan kültürel ve tarihi miras olan St. Simon Manastırı tahrip olmuştur. Türbinler St. Simon Manastırına ve ülkemiz turizmine vurulmuş bir hançerdir” dedi.

    “FAALİYETLER DURDURULSUN”

    Oruç, inceleme yapan bilirkişi heyetinin açıklayacağı raporu beklediklerini söyledi. Raporlarının titizlikle hazırlanması gerektiğine dikkat çeken Oruç, “İnsan sağlığını, doğal çevreyi ve kültürel zenginlikleri dikkate almayan, mevzuata uymayan ÇED raporlarının ve RES ruhsatlarının iptalini ve bölgedeki RES faaliyetlerinin durdurulmasını talep ediyoruz” diye ifade etti.

    (Kaynak: MA)
  • ASDA Başkanı Kenan İskender: Arap Aleviler MEB tarafından hedef gösteriliyor

    ASDA Başkanı Kenan İskender: Arap Aleviler MEB tarafından hedef gösteriliyor

    PİRHA- Yeni Eğitim-Öğretim yılı müfredatına tepkiler devam ederken, Akdeniz Sosyal Dayanışma Eğitim, Sağlık ve Kültür Vakfı (ASDA) Başkanı Kenan İskender, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında rencide edildiklerini ve inançlarının hedef gösterildiğini belirterek, “Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahip olduğunu ve bu konuda devletin tarafsız kalmak zorunda” dedi.

    ASDA, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında Arap Alevilerini hedef gösterilmesini kınamak amacıyla dernek binasında açıklama yaptı. Adana Alevi Platformu ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de destek verdiği açıklamayı okuyan, dernek başkanı Kenan İskender, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabında bulanan Arap Alevilere dönük bilgilere tepki göstererek şunları ifade etti;

    “Milli Eğitim Bakanlığının 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında 12. sınıflar için hazırlayıp okullara dağıttığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabının 72. sayfasında ‘Nusayrilik’ başlığı adı altında, biz Arap kökenli Aleviler hakkında, bizlerce ve tüm Alevi inanışına sahip insanlarca kabul edilemeyecek aslı olmayan, ayrıştırıcı, aşağılayıcı bilgilere yer verilmiştir.”

    İskender, Ortadoğu coğrafyasının mezhep savaşına sürüklenmeye çalışıldığı bir dönemde, MEB tarafından açık hedef haline getirildiklerine dikkat çekerek, “Anayasa’da ‘Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimselerin bu eylemleri de TCK’nin 216.maddesi gereğince suç olarak tanımlanmıştır” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARINA YAPILAN SALDIRILAR SON BULSUN”

    “Alevi toplumuna yönelik baskı ve sindirme politikaları yüzlerce yıldır sistematik olarak devam etmekte ve farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır” diyen İskender sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Önceleri kılıç zoruyla başlayan bu uygulamalar sonraları yalan, iftira, evleri işaretleme ve aşağılama, daha sonraları da gelişen teknolojiyle birlikte internet ortamında yazılar, basın yayın ve ders kitapları ile iftira atma ve nihayetinde “SABAH NAMAZI” operasyonları ile Alevi Kurum Yöneticilerine karşı haksız gözaltılarla devam etmektedir. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mamak Şubesi Başkanı Hasan Altun’un gözaltına alınmasını da tepki gösteren İskender, “Arkadaşımızın derhal serbest bırakılmasını ve Alevi kurumlarına yapılan saldırıların son bulmasını istiyoruz.” (HABER MERKEZİ)

  • Halkların Demokratik Kongresi’nden Gadir Hum Bayramı mesajı

    Halkların Demokratik Kongresi’nden Gadir Hum Bayramı mesajı

    PİRHA – Halkların Demokratik Kongresi Halklar ve İnaçlar Komisyonu imzasıyla Gadir Hum Bayramı mesajı yayınlandı. Mesajda Bu zulumat günlerinde Halkların Hakikat değerlerini ‘Hakk’ın Rızası’ düsturuyla gayret eden Arap Alevi ( Nusayri) halkımızın Gadir Hum bayramının Ali nuruyla Hızırlaştığımız bir geleceğe ışık olmasını diliyor. Cümlesine Aşkı Niyaz ediyoruz denildi.

    Halkların Demokratik Kongresi Halklar ve İnaçlar Komisyonu imzasıyla Gadir Hum Bayramı mesajı yayınlandı. Mesajda Arap Alevilerin inancında Hz. Muhammed’in hakka yürümeden önce yaptığı konuşmada kendisinden sonra yolu Hz. Ali’nin sürdüreceğini, müminlerin kendisini takip ettikleri gibi Hz. Ali’yi ve Ehl-i Beyti’ni takip etmelerini Vahiy ile dile getirdiği bu önemli bayramın anlamı üzerinde duruldu.

    MÜJDELENEN BÖLGE GADİR HUM 

    Bu yıl 9 Eylül’ü 10 Eylül’e bağlayan gün Arap Aleviler ‘in (Nusayriler) kutladığı Gadir i Hum bayramı lokmalarla kutlanacak diye başlayan HDK’nin mesajında bayramın önemine vurgu yapılarak şunlar belirtildi;

    Gadir i Hum Bayramı: Hz. Muhammed’in Mekke’den Hac dönüşü Gadir Hum denilen bölgede Hac farizesi’ni yerine getiren halka seslenerek, kendisinin artık Hakk’a yürüyeceğini, kendisinden sonra Hz. Ali’nin yolunu takip edeceğini ve Müminlerin kendisini takip ettikleri gibi Hz. Ali’yi ve Ehl-i Beyti’ni takip etmelerini Vahiy ile dile geldiği gün Arap Aleviler tarafından bayram olarak kutlanır. Bayramın adı ise Müjdelenen bölge olan Gadir Hum mıntıkasından gelmektedir.

    “ZULME RAĞMEN HAKİKAT DEĞERLERİNDEN KOPMAMAK ÖNEMLİDİR” 

    Mesajda “Arap Aleviler (Nusayriler) Gadir i Hum bayramını Hz. Muhammed’in ve İslam’ın hakikat, paylaşım değerlerini canlı tutmanın anlamlı birlikteliğini geleceğe taşımanın onuruyla kutlamaktadırlar. Bu yönüyle Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasında iktidarlar tarafından diğer Hakikat süreklerinde olduğu gibi zulme, ayrımcılığa maruz kalmışlar. Ama paylaşım ve hakikat değerlerinden kopmamışlardır. Hakikat duygusunun verdiği yaratıcılıkla üretim değerlerini geliştirmişler ve halklar nezdinde, sürgün yedikleri her alanda takdir kazanmışlardır. Çatışma, ayrıştırma yerine ortakçı değerleri güçlendirmişlerdir. İslam dini içerisinde de Ali nuruyla Hızırlaşarak özünü korumuşlardır” vurgusu yapıldı.

    Halkların Demokratik Kongresi’nin Gadir Hum Bayramı mesajı şu cümlelerle son buldu;

    “Hızırlaşmak üretmek, paylaşmak, yardımlaşmaktır. Hızırlaşmak zamanın tüm hakikat değerlerini canında ve ruhunda nurlandırmaktır. Hızırlaşmak iktidarların Din ve Kin siyasetine karşı, Hakk’ın cemali tüm varlıkla, tüm Evrenle ikrarlaşarak Rıza toplumlarını açığa çıkarmaktır. Bu zulumat günlerinde Halkların Hakikat değerlerini ‘Hakk’ın Rızası’ düsturuyla gayret eden Arap Alevi ( Nusayri) halkımızın Gadir i Hum bayramının Ali nuruyla Hızırlaştığımız bir geleceğe ışık olmasını diliyor. Cümlesine Aşk ı Niyaz ediyoruz.

    Hak kötüye fırsat vermesin. İyiye savaşta, hastalıkta, kıtlıkta cümle cana Pir Hüseyin nuru ile siper olmak gayreti versin. Hak Yanan ateşe bir avuç toprak, toprağa bir damla su olsun.”

  • Adana’da Evvel Temmuz bayramı kutlandı

    Adana’da Evvel Temmuz bayramı kutlandı

    PİRHA- Arap Aleviler için önemli bayramlardan biri olankutlamalardan bir olan Evvel Temmuz Adana’da kutlandı. Adana Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHADER), ilk kez dernek binasında kutladı.

    AHAD-DER çok sayıda yurttaşın katılımıyla Evvel Temmuz bayramını kutladı. Kutlamada konuşan AHADER üyesi Canser Dayanır, Evvel Temmuz’u yaşatıp büyüteceklerini ifade ederken, AHADER Başkanı Yusuf Köse de bu bayramı her yıl kutlayacaklarını belirtti. Son olarak konuşan AHADER Gençlik Meclisi Üyesi Nilay Barutçu ise ülkede yaşanan hukuksuzlara değinip, bu hukuksuzluk içinde diriliş bayramı olan Evvel Temmuz’u kutladıklarını belirtti.

    Konuşmalar ardından şiir ve müzik dinletisi ile kutlama sona erdi.

    Diren Keser/MERSİN