Etiket: arguvan

  • Milletvekili Fırat, ‘Malatya kuşatma altında’ diyerek madenlere dikkat çekti!

    Milletvekili Fırat, ‘Malatya kuşatma altında’ diyerek madenlere dikkat çekti!

    PİRHA – DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı dört mahallenin, maden sahası ilan edilmesine karşılık TBMM’ye soru önergesi iletti. Milletvekili Fırat, Bakan Bayraktar’a “9 ilçesinde maden arama faaliyetlerinin insana, doğaya, tarıma, hayvancılığa getireceği zararların etüdü yapılmış mıdır?” diye sordu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Arguvan ilçesine bağlı İsaköyü, Hakverdi, Tatkınık ve Tarlacık mahallelerinin maden sahası ilan edilmesini Meclis gündemine getirdi.

    Celal Fırat, dört mahalleyi kapsayan projelerle birlikte 4. grup madenler olarak adlandırılan toryum, altın, krom gibi madenlerinin çıkarılması için çalışmaların başlayacağı bilgisini paylaştı.

    “MALATYA KUŞATMA ALTINDA!” 

    Milletvekili Celal Fırat, Malatya’nın 9 ilçesinin maden şirketleri tarafından “kuşatma altında” olduğunu da vurguladı. Fırat, kaleme aldığı soru önergesinde şu açıklamaya da yer verdi:

    “Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından duyurulan 303. ve 305. grup maden sahaları ihalesi, Arguvan, Arapgir, Akçadağ, Darende, Doğanşehir, Kuluncak, Hekimhan, Yazıhan ve Pütürge İlçelerini kapsıyor. Özellikle 4. grup madenlerin ağırlıkta olduğu bu ihaleler, bölgedeki doğal yaşam ve tarım alanlarını tehdit ediyor.

    Ekoloji siyaset üstü bir konudur. Ekolojinin dili, dini, siyaseti olmaz. Doğadan, ekoloji ve yaşamdan yana olan herkes ekoloji savunmakla mükelleftir.

    Temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak anayasal haktır. Anayasa’nın 56. maddesi ‘Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir’ hükmünü içermektedir.

    Bu madenleri çıkarma pahasına derelerimiz, topraklarımız kirlenmesin, tarım alanlarımız yok olmasın. Ağaçlarımız kesilmesin. Arguvan, Yamadağları ve Göldağları platoları Malatya’nın en zengin flora ve faunasına sahip endemik türlerin yoğunlukla bulunduğu bölgemizdir. Şotik Çayı, Cevizdere Çayı, Kozluk Çayı, Arguvan ve Arapgir bölgesinin en önemli su kaynaklarıdır. Arguvan Ovası’nı sulayacak baraj Şotik su havzasında bulunuyor. Tüm su kaynakları kurutacak, tarım, hayvancılık ve arıcılığı bitirecek projelereler durdurulmalıdır.”

    “ZARARLARIN ETÜDÜ YAPILMIŞ MIDIR?

    DEM Partili Celal Fırat, yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a şu soruları yöneltti:

    “-Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı İsaköyü, Hakverdi, Tatkınık ve Tarlacık mahallelerinin maden sahası ilan edilmesinin nedeni nedir?

    -Malatya’nın Arguvan, Arapgir, Akçadağ, Darende, Doğanşehir, Kuluncak, Hekimhan, Yazıhan ve Pütürge dahil 9 ilçesinde maden arama faaliyetlerinin insana, doğaya, tarıma, hayvancılığa getireceği zararların etüdü yapılmış mıdır? Bu maden sahalarından etkilenecek olan yöre halkı bilgilendirilmiş midir?

    -Malatya Çevre Platformu aktivistlerinin haklı uyarıları neden dikkate alınmamaktadır?

    -İnsanların yaşam ve geçim alanlarına, su kaynaklarına, tarım arazilerine, kültürel geçmişe, doğaya ve canlılara zarar verecek olan bu maden işletmelerine neden izin verilmektedir?”

    PİRHA/ANKARA

  • 800 yıllık Onar Cemevi RES tehdidi altında!

    800 yıllık Onar Cemevi RES tehdidi altında!

    PİRHA-Malatya’nın Arapgir ilçesinde RES elektrik üretim tesisinin kapasite artışı için Onar Mahallesi’nde bulunan 75 parsele acele kamulaştırma kararı çıktı. Karara tepki gösteren MAL-ÇEP Dönem Sözcüsü Hasan Kaya, “Alevilik felsefesinde kutsal sayılan bir yerin RES projesine kurban edilmesi ve acale kamulaştırma kararının verilmesi kabul edilemez” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazetede yer alan kararda, Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı Onar Mahallesi’nde bulunan 75 parsel, Rüzgar Enerji Sistemleri (RES) üretim tesisinin kapasite artışının sağlanması amacıyla acele kamulaştırılacak.

    “İNSAN HAKKI İHLALİDİR”

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Malatya Çevre Platformu (MAL-ÇEP) Dönem Sözcüsü Hasan Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Malatya’nın Arapgir ilçesinde kurulu bulunan Arapgir Rüzgar Enerji Santrali (RES) için Onar Köyü’nde 75 ayrı arsada acele kamulaştırma kararını imzalamasına tepki göstererek şunları söyledi:

    “RES için Arapgir İlçesinde bulunan 800 yıllık cemevinin bulunduğu Onar köyünün topraklarının kamulaştırma kararının verilmesi bir sürü sorunun oluşmasına neden olmuştur. Alevilik felsefesinde kutsal sayılan bir yerin RES projesine kurban edilmesi ve acale kamulaştırma kararının verilmesi kabul edilemez. Bu karar bir inanç ve insan hakları ihlalidir.”

    PİRHA/MALATYA

  • Malatya’da 1507 ÇED başvurusu var; Bilim insanları uyardı: Topraklarımıza sahip çıkalım -VİDEO

    Malatya’da 1507 ÇED başvurusu var; Bilim insanları uyardı: Topraklarımıza sahip çıkalım -VİDEO

    PİRHA-Malatya Çevre Platformu (MAL-ÇEP) Malatya’nın Arguvan ilçesinde onayı verilen bakır, gümüş, altın maden ocaklarına yönelik panel gerçekleştirdi. Panelde konuşan bilim insanları, bölgede faaliyete girecek olan maden işletmelerinin olası sorunlarıyla ilgili bilgi verdiler. Malatya’da 1507 ÇED  başvurusu olduğu belirtilirken, madenlerin durdurulması, sulu tarımın yapılması çağrısında bulunuldu. 

    Malatya Çevre Platformu (MAL-ÇEP), Arguvan’da profesörlerden oluşan mühendis, mimar ve şehir bölge planlamacısıyla bir araya gelerek panel gerçekleştirdi.

    Arguvan Belediyesi İlgezdi Kültür Komleksi Konferans Salonu’nda yapılan panelde, bölgeden gelen aktivist ve halk, konferans salonunda açılması düşünülen bakır, altın ve gümüş maden ocaklarının ilçede yaratabileceği sorunlarla ilgili konuştu.

    Panelde öne çıkan konulardan biri de Arguvan bölgesine baraj yakın olduğu halde sulu tarımın yapılmaması. Panelde konuşan (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran, rezerv alanlarının açılmasının nedenlerinden birinin demografik yapıyı değiştirmek olduğunu belirterek, “Maden bölgelerinde Alevi, Kürt, Sol, Sosyalist insanların olduğu bölgeleri dağıtıp parçalamak içinde rezerv alanları ilan edilebiliyor” dedi.

    Malatya Çevre Platformu üyelerinden Hüseyin Çıplak da panelde giriş konuşmasını yaparak, Arguvan ilçesindeki madenlerin yaratacağı sorunlara dikkat çekti.

    Çıplak, Erzincan İliç’teki maden faciasına işaret ederek, “Arguvan’ı İliç yaptırmayacağız. Kendi yaşam alanlarınıza sahip çıkmanız gerekiyor. Hep birlikte çıkamazsak yeni bir İliç’le, yeni bir Bergama’yla karşı karşıya kalacağız. Şu an dünyadaki en önemli sorunlardan biri çevre sorunu. Bu, Türkiye’de daha fazla yaşanıyor. Ülke ekonomisinin bir değeri de yok. Zaten çıkarılan madenlerin yüzde 4 payı ülkeye, yüzde 96 kısmı da yabancı şirketlere gidiyor. Bunun da zaten artı bir değeri yok” diye konuştu.

    “MALATYA’DA TOPLAM 1507 TANE ÇED BAŞUVURUSU VAR”

    Hüseyin Çıplak, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Malatya’da şu an faaliyete olan 193 tane maden şirketi var. Başta Hekimhan olmak üzere her ilçede maden ocakları çalıştırılıyor. Malatya genelinde 230 tane taş ocağı var. Açılması beklenen maden ocakları da 130 küsür. Akçadağ ilçesine 136 tane ÇED başvurusu yapıldı. Arapgir’de 114 ÇED başvurusu var. Battalgazi’de 108 başvuru var. Darende’de 70, Doğanşehir 221, Hekimhan 130, Kale 14, Kuluncak 86, Malatya Merkez 10 tane Pötürge 60, Yazıhan 97 ve en çok ÇED başvurusu yapılan ilçelerin başında gelen Yeşilyurt’ta 376 tane olmak üzere toplam 1507 tane ÇED başvurusu var.”

    “MADENLER DURDURULMALI, SULU TARIM GELİŞTİRİLMELİ”

    İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden emekli öğretim üyesi, orman mühendisi ve doğa bilimci Prof. Doğan Kantarcı ise rahatsızlığından dolayı panele telefonla katılarak sunum yaptı. Kantarcı, Arguvan’daki susuz tarım alanlarından bahsederek, baraja yakın olmasına rağmen sulu tarımın yapılmadığını, köyden kente artan göçün önüne geçmek için madenlerin durdurulmasını ve sulu tarımın geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

    “12 EYLÜL DARBESİYLE BİRLİKTE ÇEVREYLE İLGİLİ BİRÇOK KANUN DEĞİŞTİRİLDİ”

    Dönemin hükümetinin neoliberal politikaları Türkiye’de uygulaması mümkün olmadığı için 12 Eylül darbesinin yapıldığını söyleyen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyesi ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi yöneticilerinden Ayşe Mücella Yapıcı, şu ifadeleri kullandı:

    “12 Eylül Darbesine baktığımızda hep siyasi nedenlerden dolayı yapıldığı söylenir. Türkiye’deki çevre politikalarına ilişkin her türlü korumacı bütün yasalar 12 Eylül darbesiyle birlikte değiştirildi ve bu yasalara karşı çıkmak yasaklandı. Neoliberal ülkeler gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin emeğini, doğasını, coğrafyasını, yer altı ve yer üstü varlıklarını kendilerine sömürge alanı yaptılar. Hep beraber bir araya gelip bu alanı koruyalım. Ne yapıp ne edelim bu topraklara sahip çıkalım.”

    “YABANCI SERMAYELERE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”

    Türkiye’de sık sık değiştirilen yasalarla birlikte ormanlık alanlarının, sahillerin, mera alanlarının ve birçok doğa alanın yabancı sermayelere peşkeş çekildiğine vurgu yapan Profesör Dr. Pelin Pınar Giritoğlu da “Kanal İstanbul, İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Yolu gibi projelere baktığımızda eksik bile olsa bu projelerin hiçbirinde ÇED raporu olumsuz kararı çıkmadı. O açıdan baktığımızda ÇED raporları o kadar da anlamlı sayılmıyor. Bugün yasalar aracılığıyla, piyasalar aracılığıyla, imar planları aracılığıyla, ÇED raporları aracılığıyla ekolojik alan kaynar kazan haline geliyor. Biz ne zaman havamızı, suyumuzu ekonomik yarar değil de kamusal bir yarar olarak görürsek o zaman bundan bir çıkış yolu bulabiliriz” dedi.

    “DEMOGRAFİK YAPIYI BOZMAK İÇİN DE REZERV İLAN EDİLEBİLİYOR”

    Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapkıran ise “Bütün rezerv alanlarında bir kamulaştırma rantı hesabı var. Rezerv alanları tayininde demografik müdahale var. Mesela maden bölgelerinde Alevi, Kürt, Sol, Sosyalist gibi bölgeleri dağıtıp parçalamak içinde rezerv alanları ilan edilebiliyor. Biz küresel sermayenin tüketicileri olmayı bırakıp kendi ürünlerimizi tüketen mekanizmaları kurmaya devam edip, bunun için aydınlanmayı sağlamaya devam edip bütün köye bu bilgileri taşımazsak, zehirlenmeye devam edeceğiz, hasta olmaya devam edeceğiz genetiği bozulmuş ürünleri yemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “DOĞAMIZA SAHİP ÇIKALIM”

    Malatya MAL-ÇEP Dönem Sözcüsü Hasan Kaya panel sonunda bir konuşma yaparak doğamıza sahip çıkalım çağrısında bulundu. Kaya, “Ekolojik sorunlara mutlaka sahip çıkmalıyız. Doğamızı, havamızı, suyumuzu, toprağımızı ve yaşam alanlarımızı kesinlikle korumalıyız, yan yana gelip birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

    PİRHA/MALATYA

     

  • MAL-ÇEP ekolojik yıkıma ve neoliberal politikalara karşı 29 Eylül’de panel düzenleyecek-VİDEO

    MAL-ÇEP ekolojik yıkıma ve neoliberal politikalara karşı 29 Eylül’de panel düzenleyecek-VİDEO

    PİRHA-Malatya Arguvan ilçesinde açılacak olan madenlere karşı duyarlılık çağrısında bulunan MAL-ÇEP sözcüsü Hasan Kaya, 29 Eylül’de düzenlenecek olan panele duyarlı olan herkesin katılmasını istedi.

    Malatya’nın Pütürge, Kürecik, Doğanşehir, Arguvan’da işletilen ve yeni açılacak olan maden sahalarına karşı dikkat çekmek için panel düzenleyen Malatya Çevre Platformu (MAL-ÇEP) Dönem Sözcüsü Hasan Kaya, ekolojik ve neoliberal politikalara karşı Arguvan Belediyesi konferans salonunda yapılacak olan panele herkesin katılmaya davet etti.

    “MALATYA HALKI MADENLERDEN RAHATSIZ”

    Hasan Kaya, Malatya’daki doğal yıkımının ve tahribatın oldukça fazla olduğunu ifade ederek, “Doğayı, çevreyi ve ekolojik yapılanmayı, hayvan popülasyonunu, mera alanlarını ortadan kaldırmak için gaza, toza, zehre boğuyorlar. Malatya halkı ciddi anlamda bu durumdan rahatsız” dedi.

    Şehirde artan maden alanlarının yarattığı sorunlara, ekolojik yıkıma ve neoliberal politikalara dikkat çekmek için panel düzenleyeceklerini belirten Kaya, “Orman, maden, çevre, ziraat mühendisi ve şehir plancısı katılımcıların yer alacağı panele tüm halkımızı katkı sunmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    MAL-ÇEP Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Saraç ise pazar günü yapılacak olan panele bütün Arguvan halkının katılım sağlanması gerektiğini söyleyerek, şunları belirtti:

    “Malatya’da vahşi madencilik ve ekolojik politikalarını anlatacak 4 tane bilim insanın; ormanları, tarım alanlarımızı, kent ve yaşam alanlarımızı, madencilik yaparken siyanür, sülfürik asit ve 15 çeşit zehri nasıl kullandıklarını, Bergama’yı, Kazdağlarını, Cerahtepe’yi, Fatsa’yı, Eşme’yi, Şebinkarahisar’ı, İliç’i nasıl yok ettiklerini ve Malatya’yı, Arguvan’ı da nasıl İliç yapacaklarının anlatılacağı panele ilişkin afişleri yaygınlaştıralım. Bu panele mutlaka katılalım. Kişileri, bireyleri, kurum ve kuruluşları, çevrecileri, doğa severleri, hayvan severleri, insan severleri bu önemli tarihsel panele davet ediyoruz. Katılımınızı bekliyoruz. Sende katıl, sesimize ses ol. Ekolojik yıkıma dur diyelim.”

    PİRHA/MALATYA

     

  • Çevreciler ayakta! Malatya’da 14 yeni ihale: 2’si Arguvan’da!

    Çevreciler ayakta! Malatya’da 14 yeni ihale: 2’si Arguvan’da!

    PİRHA-MAL-ÇEP, sayıları Malatya’da her geçen gün artan maden ihalelerine dikkat çekti. Hasan Kaya açıklamasında, Malatya’da 14 yeni maden sahasının açıldığını bunlardan 2’sinin Arguvan’da olduğunu söyledi.

    Malatya’nın Arguvan ilçesinde 16’ıncı Uluslararası Kültür Festivali düzenlenirken MAL-ÇEP, sayıları Malatya’da her geçen gün artan maden ihalelerine dikkat çekti. Arguvan’da madencilerin iş başında olduğunu söyleyen Hasan Kaya, “Arguvan’ı İliç yaptırmayacağız” dedi. Kaya açıklamasında, Malatya’da 14 yeni maden sahasının açıldığını bunlardan 2’sinin Arguvan’da olduğunu söyledi.

    “MADENLERİN YÜZDE 96’SI ŞİRKETLERE VERİLİRKEN DEVLET PAYI İSE; YÜZDE 4’TÜR”

    Hasan Kaya, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Barajın etrafında yüzlerce maden kuyuları açılıyor, altın aramak için. Bu altını Türkiye Cumhuriyeti mi kullanacak? Yoksa 5 tane yabancı şirket ve onların yerli ortakları olan şirketler mi kullanacak? Madenlerin yüzde 96’sı şirketlere verilirken devlet payı ise; yüzde 4’tür. Siz Arguvanlılara ise tozu, gazı, zehir ve devasa maden çukurları, kanser hastalıkları kalacaktır.”

    PİRHA/MALATYA

  • Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’nin 16’ncısı gerçekleştirildi-VİDEO

    Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’nin 16’ncısı gerçekleştirildi-VİDEO

    PİRHA-27-28 Temmuz tarihleri arasında 16. Uluslararası Arguvan Türkü Festivalinde düzenlenendi.

     27-28 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen 16. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali yoğun katılım ile tamamlandı. Festivalin birinci gününde ‘Madencilik ve iklim krizlerinin bölgemize etkisi’ başlığı ile düzenlenen panelde konuşmacı olarak Prof. Dr. Cemallettin Küçük ve Prof. Dr. Hasan Tatlıcı yer aldı. Panelin ardından; Sabahat Akkiraz, Nevid Müsmir, Müslüm-Mustafa Eke, Çiğdem Elmas, Kutsal Evcimen, Turan Yalçınkaya, Şükrü Çıplakkılıç, Serkan Kara, Yiğit Can Orhan ve Arguvan Halk Eğitim Kültür Merkezi Korosu sahne aldı.

    28 Temmuz pazar günü ise Nazım Hikmet Belgeseli gösteriminin ardından; Tolga Sağ, Cafe Aman İstanbul Trio (Stelyo Berber), Yılmaz Çelik, Eymen Kulcu, Grup Erguvan (Abdullah- Fadime Çıplak), Sinan Güngör, Alican Yaylagül, Ahmet Turan Fırat sahneye çıktı.

    2 gün dolu dolu süren festival halktan yoğun ilgi gördü.

    PİRHA/MALATYA

  • 40 yıl hekimlik yapan Dr. Hasan Basri Kılıç, bağlamaya ve deyişlere tutkulu-VİDEO

    40 yıl hekimlik yapan Dr. Hasan Basri Kılıç, bağlamaya ve deyişlere tutkulu-VİDEO

    PİRHA – Uzman Dr. Hasan Basri Kılıç, Arguvan ezgilerini yöreye has tavırla çalıp söylüyor. Anadolu’daki müzik ve edebiyat alanlarında incelemeler de yapan Kılıç, “Geçmişteki isimleri araştırınca büyüklüklerini bir kez daha anladım. Gördüm ki hazine oradaymış. Ben de o hazineye geri döndüm” diye konuştu. Kılıç, yaptığı araştırmalar sonucu, günümüzde çalınıp söylenen deyişlerin birçoğunda söz hataları olduğunun da altını çizdi.

    Hasan Basri Kılıç, 1961 yılında Malatya’nın Arguvan ilçesi Karahöyük köyünde doğdu. Tıp eğitimi aldıktan sonra yaklaşık 40 yıl hekimlik yapan Kılıç, kültürünün bir parçası olan bağlamayı da hep hayatının merkezinde tuttu.

    Babası Ali Kılıç’ın izini süren Hasan Basri Kılıç, küçük yaşta eline aldığı sazını hiç ama hiç bırakmadı. Uzman Dr. Hasan Basri Kılıç, bağlamaya karşı öylesine tutku besledi ki bugün halen zamanının çoğunluğunu tek bir odada, çok sayıda bağlama ve eserlerin yazılı olduğu birçok beste ile geçiriyor.

    Arguvan yöresinin kendine has söylemiyle deyişler seslendiren Hasan Basri Kılıç, aynı zamanda anonim olarak bilinen deyiş ve nefeslerin izini de sürüyor.

    “ÇOCUKLUĞUMDAKİ CEMLER ÇOK DOĞAL VE SAMİMİYDİ”

    Hasan Basri Kılıç, köyü Karahöyük’ün Hacı Bektaş Veli Dergahı’na bağlı olduğuna da vurgu yaptı.

    Arguvan’da 1756 yılında doğup Hacı Bektaş Veli Ocağı’na giden ve orada eğitim gören Derviş Muhammet aracılığıyla Bektaşi kültürünü edindiklerini söyleyen Kılıç, “Derviş Muhammet, gördüğü eğitim sonrasında tekrar köye gelmiş ve bölgede hizmet sürdürmüş. Bizimkiler de muhtemelen ondan sonra Hacı Bektaş Veli Ocağı’na bağlanmış. Arguvan’da böyle birkaç köy daha var” dedi.

    Çocukluk yıllarında yaşadığı Aleviliğin çok daha farklı olduğuna dikkat çeken Hasan Basri Kılıç, anlatımına şu sözlerle devam etti:

    “Geçmişe dair güzel anılar hep özlenir, kötüler ise akıldan silinir. Bana hep güzel şeyler kaldı. Çocukluk yıllarımızda ziyaretlere gitmek, bizim için bir şenlikti. Köylü bir araya gelir, halk şenlenirdi. Çocukluğumda cemlerde de bulundum. O dönemin cemleri çok doğal, samimiydi; gösterişten, şekilcilikten uzak ve saftı. Toplum da aynı şekilde öyleydi; hoşgörülü, dayanışmacı, insan sevgisini temel alan, kimseye kötülük etmeyen, yalan söylemeyen özellikleri görürdük. Toplumda bunlara uymayanlar olurdu ama onları da tatlı dil ile yola getirirlerdi. O dönemin dedeleri de hep birikimli insanlardı. Hem dini konularda hem de sosyal ve güncel konularda birikimli insanlardı. Biz o dedelerden de çok şey öğrendik.”

    “ASIL HAZİNE GEÇMİŞTE KALDI”

    Hasan Basri Kılıç, babası Ali Kılıç’ın da eğitimci olduğunu, cura çalmayı da babasının öğrettiğini söyledi. “Babam çok güzel çalamazdı ama iyi bir öğreticiydi” diyen Kılıç, müzikal anlamda edindiği bütün birikimin babası ve geçmişteki aşık ve ozanlar olduğunun altını çizdi.

    Sanat yolculuğunda çok sayıda müzik albümü ve kitap da kaleme alan Kılıç, çalışmalarına dair şu bilgileri aktardı:

    “Malatya’daki evimize köyümüzden öğretmen Ali Yılmaz gelirdi. Kendisi iyi bir hazineye sahipti. Ayrıca Mehmet Ali Bakır isminde bir dedemiz vardı, o da bize gelip giderdi, kendisi ayrıca çok güzel cura çalardı. Komşularımız Hüseyin ve Hasan Doğan kardeşler de cura çalardı. Ben işte bütün bunlara heveslenirdim. Demek ki oradan bir şeyler de almışım ki daha sonra bu işi araştırmaya ve ilmine yönelince o adamların çok büyük hazineler olduğunu fark ettim. Ben tabii o yaşlarda, bu kişilerin kıymetlerini bilmiyorum. Herkesin böyle çaldığını zannederdim ama sonra Anadolu’yu inceleyip tekrar onlara dönünce büyüklüklerini anladım. Tabii Mahsuni Şerif ya da Yoksul-i gibi isimlere de heves ettik. Onlar da bizi geliştirdi ama sonunda tekrar o toprakların müziğine döndük. Gördüm ki hazine oradaymış. Ben de o hazineye geri döndüm. Çıktığım o hazineye geri dönüp onlarla çalıp söylüyorum.”

    “DEYİŞLERİN ÇOĞUNLUĞUNDA SÖZLER ÇARPITILDI”

    Dr. Hasan Basri Kılıç, Arguvan yöresine ait müziğin detaylarına da değindi. Günümüz müzik dünyasında bütün özgün söylem ve çalımların da değiştiğini belirten Hasan Basri Kılıç, “Arguvan yöresine ait müzik farklıdır ama günümüzde bunlar da değişti. Çünkü sazlarımız da değişti. Ben müzik ustası değilim, eğitimim de yok ama deyişler düzeyinden edebiyatı biliyorum. Şimdi yıllar içinde edebiyat da değişti. Örneğin Nesimi 8 dörtlükle bir deyiş yazmış, birisi gidip bu 8 dörtlüğü albüme okumak istese, ‘gel sen bunu yarıya indir’ derler. Ayrıca edebi bilgisi olmayan icracılar tarafından çalınıp söylenince bu bahsi geçen sözler de çarpıtıldı. Belki de ‘çok iddialı’ diyeceksiniz ama ispat ederim; şu anda çalınıp söylenen deyişlerin çoğunluğunda söz hataları var. Müziklerde ise orijinal ses ve sazlardan maalesef ki çıkıldı” diye konuştu.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Bağlama ustası baba ve oğlu: Toplum artık popüler müzikten yana, biz azınlıktayız-VİDEO

    Bağlama ustası baba ve oğlu: Toplum artık popüler müzikten yana, biz azınlıktayız-VİDEO

    PİRHA – Hıdır Özcan, küçük yaşta tanıştığı müzik sanatına şimdilerde zanaatkar olarak destek veriyor. Oğlu Doğukan ile aynı atölye içerisinde üretim yapan Özcan, 30 yılı aşkın süredir yürüttüğü müzik çalışmalarını ve günümüz müzik kültürünü değerlendirdi.  Özcan, ekonomik kriz nedeniyle bağlamaya talebin azaldığını kaydetti. 

    Malatya Hekimhan’a bağlı bir köyde 1968 yılında doğan Hıdır Özcan, ilkokul çağlarında rençberlik ve çiftçilik yaparken müziğe de ilgisinin oluştuğunu fark eder. “Aslında müzik insanla birlikte doğar, içinde yaşar” diyen Özcan, “Arguvan ağzı” tekniğinin ise bir başka tutku olduğunu belirtiyor.

    “CENAZEMİZDE, DÜĞÜNLERİMİZDE TÜRKÜLER HEP VAR OLDU”

    Halk müziği için “Olmazsa olmaz” vurgusunu yapan Hıdır Özcan, Ankara’nın Keçiören semtindeki müzik atölyesinde üretmeye devam ediyor. Özcan, “Türküler bizimle yaşar. Cenazemizde, düğünlerimizde, muhabbetlerimizde türküler hep vardır. Sazlarımız da bizim simgemizdir. Kesinlikle evlerimizde bir saz köşede asılı olacaktır” vurgusunu yaparak müzik serüveninin başlangıcını ise şu sözlerle özetledi:

    “Ortaokul çağlarında abimin amatörce yapmış olduğu bir bağlama sayesinde ilk tanışmam olmuştu. Daha sonra türkülere aşina olup piştikçe belli yerlere geldim. 22 yaşımda ise bağlama ustası hemşerim Mehmet Ali Alpay dedem ile tanıştım. El becerim çok iyiydi. Çocukken de keser ve testere kullanmayı iyi beceriyordum. Alpay dedeler bizi sevmişlerdi ve daha sonra Tuzluçayır’daki atölyede yanında işe başladım. 1993-1997 yılları arasında usta-çırak ilişkisi oluştu. Daha sonra ustamla güzel bir şekilde ayrıldık ve kendi atölyemi kurdum. O gün bugündür işimi yürütmekteyim. Çevreme müzik konusunda kültürel katkıda bulunduğuma inanıyorum.”

    “BAĞLAMAYA TALEP AZALDI”

    Hıdır Özcan, ürettiği enstrümanlara yönelik talepleri de anlattı. Ekonomik kriz nedeniyle bağlama satışlarında düşüş olduğunu ifade eden Özcan “Yaşam şartları ortada. Paranın değeri zaten kalmadı. Durumumuz içler acısı. Düşünebiliyor musunuz en büyük banknot 200 lira ile dahi bir şey yapamıyorsunuz. Tabii ki biz gönüllere hitap ettiğimiz için herkesin bütçesine, gönlüne göre yaklaşımda bulunuyoruz” dedi.

    Hıdır Özcan, 2000’li yıllarda sektörün daha güzel olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:

    “O yıllarda müziğe olan ilgiden mi diyelim ya da maddi açıdan mı bilinmez; ikisi de tabii çok önemli, o yıllar daha güzeldi. Bugünlerde siparişler azaldı. Genellikle enstrüman tamiratı yapıyoruz. Eski bağlamalarımızı tekrar hayata döndürüyoruz. Yeni nesil gençlik ise daha çok fantezi tarzı müziğe; gitar keman tarzına daha çok ilgi gösteriyor.”

    POPÜLER MÜZİK ÇAĞINDA HALK EZGİLERİNİN DEĞERİ!

    Hıdır Özcan’ın oğlu 27 yaşındaki Doğukan Özcan da da tıpkı babası gibi kendisini müziğe adamış bir genç. Özel bir kurumda müzik öğretmenliği de yapan Doğukan, kalan zamanını babasının kurduğu atölyede geçiriyor.

    Mesleğe küçük yaşta başladığını ifade eden Doğukan Özcan, “Aileden aldığımız güzel duygular sebebiyle erken çağda bu mesleğe atıldım. İlk eğitimime 9 yaşımda Gürbüz Sapmaz’dan ders almakla başladım. İyi bir seviyeye geldikten sonra da Ankara Güzel Sanatlar Lisesi’nde eğitime devam ettim. Ardından Bolu İzzet Baysal Üniversitesi’nde müzik öğretmenliği bölümünü bitirdim” diye belirtti.

    Toplumun artık daha çok popüler müzikten yana tercih kıldığını belirten Doğukan, halk müziğine olan ilgiyi de yorumladı. Doğukan, günümüzde bağlama çalıp halk ezgileri seslendirmenin vermiş olduğu hissiyatı ise şu sözlerle anlattı:

    “Kendini halka ifade etme açısından düşünürsen, kendini özel bir yere koyabilirsin, çünkü azınlıktasın. Sesini duyurman daha güç olsa da azınlık olduğun için kendini özel hissedebilirsin. Fakat popüler kültür, popüler müzik çağında olduğumuz için insanların bir şeye ısınıp soğuması daha kısa sürede oluyor. Yani hemen al, bitir ve çöpe at şeklinde oluyor. İçinde bulunduğumuz halk müziği ise bu yapıda olan bir müzik değil. Daha çok almak ve özümsemek boyutunda daha yüksek bir değere sahip. Bu sebeple günümüzdeki gençlere daha çok hitap edecek olursam, bu müziği algılaması, anlaması biraz daha güç oluyor. Yani daha yaşı büyük kitlelere söylemektense; geçmişten gelen tabii kulak dolgunlukları da var tabii onların Bu sebeple anlamaları daha kolay oluyor ama genç kesimden bahsedersek bunu algılayıp özümsemeleri biraz daha zor oluyor.

    “KENDİ KÜLTÜRÜMÜZÜ DE ÖĞRENMEMİZ GEREKİYOR”

    Bulunduğumuz ülkede yapılan emeğin karşılığının sadece benim değil çoğu alanda olmadığını düşünüyorum. Verdiğim eğitime talep olmuyor değil, oluyor ama dediğimiz gibi genelde azınlıkta kalıyor. Yani daha çok gitar keman ya da çevrede gördüğümüz kadarıyla müzik nasıl işlenip duyuluyorsa onun altyapısındaki enstrümanlara çoğunluk yöneliyor. Tabii ki her insan istediğini çalabilir. İnsanlar hangi enstrümanı kendisine yakın hissediyorsa çalabilir bunda bir problem yok ama geçmişten gelen kendi kültürümüzü de öğrenmemiz gerekiyor.”

    “ZAKİRLİK KONUSUNDA HENÜZ HAMLIK AŞAMASINDAYIM”

    Doğukan Özcan, tıpkı babası gibi aynı zamanda bağlama imalatında kendini geliştiriyor. Enstrüman yapımı alanında yavaş ilerleyebildiğini söyleyen Doğukan, zakirlik konusunda da aynı “hamlıkta” olduğunu ifade etti. “Şu an pişme aşamasındayım” diyen Doğukan Özcan “Zakirlik konusunda istek olabilir ama zakirlik dediğimiz öyle hemen ele alınabilecek bir kavram değil. Bir şeylerin insanın içisinde oluşması lazım. Daha kendimi o anlamda ham hissediyorum. Henüz o seviyeye gelecek kısımda değilim. Zamanla gidip dinlersin, o kitlenin içerisinde bulunup bir şeyler kendine katarsın, daha sonra neden olmasın” şeklinde konuştu.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Ayfer Düzdaş, Ankara’da müzikseverler ile buluşacak!

    Ayfer Düzdaş, Ankara’da müzikseverler ile buluşacak!

    PİRHA- Kürtçe müziğin sevilen isimlerinden Ayfer Düzdaş, 10 Aralık’ta Ankara’da konser verecek.

    Arguvan ezgilerinin temsilcilerinden Müzisyen Ayfer Düzdaş, 10 Aralık’ta Ankara’da sahneye çıkacak.

    Anka Dil Kültür Sanat Derneği tarafından organize edilen konser, Pazar günü Nazım Hikmet Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde saat 18:00’de başlayacak.

    Sabri Meral

  • Aleviler, Arguvan’da yere çizilen bağlama resminin kaldırılması için dilekçe verdi

    Aleviler, Arguvan’da yere çizilen bağlama resminin kaldırılması için dilekçe verdi

    PİRHA-Arguvan’a bağlı Yeni Mahallede yapılan parkta yürüyüş yoluna boydan boya bağlama resmi çizilmesinin incitici olduğu belirtilerek, resmin bir an önce kaldırılması için çağrıda bulunuldu. Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne dilekçe veren Arguvan Abdal Musa Kültür ve Cemevi Başkanı Soner Üstün, bağlamanın Aleviler için kutsal olduğunu hatırlatarak, bağlamanın ancak heykelinin yapılarak halka sunulabileceğini kaydetti. 

    Malatya Arguvan’da 2 yıl önce Yeni Mahalle’de yapılan bir parkta yürüyüş yoluna boydan boya bağlama resmi çizilmişti. Duruma tepki gösteren Aleviler, ‘telli kuran’ olarak adlandırılan bağlamanın Aleviler için kutsal olduğunu belirterek, ayaklar altında olmasının kabul edilemeyeceğini, resmin bir an önce kaldırılması çağrısında bulunmuştu.

    Duruma ilişkin Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne dilekçe veren Arguvan Abdal Musa Kültür ve Cemevi Başkanı Soner Üstün, “Bizlerin inancına saygı gereği Alevi inancında Telli Kuran dediğimiz sazımızın resminin ayaklar altından kaldırılmasını, bunun belli bir noktada heykel tarzı yapılarak halka sunulmasını saygıyla arz ederiz” diyerek yaşanan durumun bir an önce çözüme kavuşturulması çağrısında bulundu.

    “BAĞLAMA RESMİ AYAKLAR ALTINDAN KALDIRILMALI”

    Üstün’ün, Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne verdiği dilekçede şu ifadeler yer aldı:

    “Sayın başkan park yapımı için teşekkür ediyoruz. Lakin park içerisindeki yerlere çizilen Bağlama resmi bizleri derinden sarstı ve de incitti. Şöyle ki: Alevi -Bektaşi inancında bağlamanın çok önemli bir yeri ve anlamı vardır. Asla ayaklar altına alınacak, yerlerde betimlenecek bir nesne veya enstrüman değildir. Bizler ibadetimizi ve inancımızı asırlardır bağlama eşliğinde, bağlamadan gelen tınılarla, coşku ve heyecanla, ulu ozanlarımızın deyişleri ile yapmaktayız. Bağlama bizler için sadece çalgı değildir. İbadetimiz için olmazsa olmaz kutsal bir araçtır. Bundan dolayıdır ki yol ulularımız bağlamaya “Kur’an-ı Natika”(konuşan Kur’an), ‘Telli Kur’an’ gibi söylemlerle adlandırmışlardır. Bu nedenlerden dolayı bağlamanın ayaklar altına çizilmesi ve çiğnenmesi kabul edilemez. Empati yapın ki Kur’an ayetleri yerlere çizilmiş, yazılmış ve insanlar da üzerinde geziniyorlar. Nasıl tepkiler alırdınız. Bizlerin inancına saygı gereği Alevi inancında Telli Kuran dediğimiz sazımızın resminin ayaklar altından kaldırılmasını bunun belli bir noktada heykel tarzı yapılarak halka sunulmasını saygıyla arz ederiz.”

    PİRHA/MALATYA

  • Arguvan’da avcıların saldırısına uğrayan köylülere destek ziyareti-VİDEO

    Arguvan’da avcıların saldırısına uğrayan köylülere destek ziyareti-VİDEO

    PİRHA- Arguvan’da tarım ve hayvancılıkla uğraşan yurttaşların, Yeşilyurt Doğa Avcılar Derneği’nden 100 kişilik bir avcı grubunun saldırısına uğraması yapılan açıklamayla protesto edildi. Avcılığın yasaklanması çağrısında bulunan yurttaşlar, doğaya ve canlılara sahip çıkacaklarını söyledi.

    Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Şotik bölgesinde yaşayan, tarım ve hayvancılıkla uğraşan halk, geçtiğimiz hafta Yeşilyurt Doğa Avcılar Derneği’nden 100 kişilik bir avcı grubunun saldırısına uğradı. Yurttaşlar, uğradıkları saldırı sonucu yaralandıklarını ve avcıların kendilerine karşı silah kullandığını iddia etti.

    Avcıların saldırısına uğrayan köy halkı açıklama yaparak, yaşam alanlarına ve canlılara sahip çıkacaklarını belirtti. Arguvan ve Köyleri Doğal Hayatı Koruma Derneği ve Malatya Çevre Paltformu üyeleri ve Arguvan Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş, köylülere destek ziyaretinde bulunarak, basın açıklaması yaptı.

    Köylüler ve çevre aktivistleri Arguvan’da bulunan Nazım Hikmet Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamayı okuyan Malatya Çevre Paltformu’ndan Avukat Ferhat Duran, tehditlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayarak, doğaya ve canlılara sahip çıkacaklarlarını söyledi.

    PİRHA/MALATYA

    İLGİLİ HABER

    >Malatya’da avcılardan yöre halkına saldırı ve tehdit: Avlatacağım hepinizi!

     

  • Hakk’a yürüyen Pir Mustafa Aslan Almanya’dan Arguvan’a uğurlandı-VİDEO

    Hakk’a yürüyen Pir Mustafa Aslan Almanya’dan Arguvan’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Almanya’da Hakk’a yürüyen Demokratik Aleviler Federasyonu pirlerinden Mustafa Aslan bugün Almanya’nın Dortmund şehrinden Malatya Arguvan’a uğurlandı. 

    Geçen gün geçirdiği kalp krizi sonucu Hakk’a yürüyen Demokratik Aleviler Federasyonu pirlerinden Mustafa Aslan bugün Almanya’nın Dortmund şehrinde doğduğu topraklara, Arguvan’a deyişler ile yolcu edildi. DAKME’de yapılan uğurlama törenini Pir Metin Baylav yürüttü.

    Demokratik Aleviler Federasyonu adına Eş Başkan Demir Çelik yaptığı konuşmada Aslan’nın mütevazi kimliğine atıfta bulunarak, mücadele içindeki çalışmalarının önemini anlattı. Çelik Aleviliğin bugünlere gelmesinde pirlerin oynadığı rolü belirterek, “Pir Mustafa Aslan, süreğine bağlı bir duruş sergilemiştir” dedi.

    Ailesi adına kızı Şilan Aslan, babasına olan özlemini dile getirdi. Onun için inancına bağlılığın vermiş olduğu sorumluğun her şeyden önce geldiğini söyledi. Babasının severek kendisinden dinlediği “ille dostun bir tek gülü yaralar beni” adlı deyişi okudu.

    “DURUŞU ÖRNEK ALINMALI”

    Gazeteci Şükrü Yıldız da Mustafa Aslan’ın Türk kökenli bir Alevi olarak Kürdistan Aleviler Birliği’nin kuruluş çalışmalarında yer aldığını belirtti. Herkesin kimliğinden kaçtığı günlerde, 90’lı yıllarda bir direniş ve duruş olarak Mustafa Aslan’ın örnek alınması gerektiğine dikkat çekti. Yıldız, “Biz kimi zaman düştük, katledildik ama o tüm zorluklara rağmen bu yolda yürümeye devam etti” dedi.

    Okunan deyişler ve semah ile Pir Mustafa Aslan Arguvan’a yolcu edildi.

    PİRHA/ ALMANYA

  • Ayfer Düzdaş’ın “Arguvan Kılamları-Kılomên Arxawûn” adlı albümü çıktı-VİDEO

    Ayfer Düzdaş’ın “Arguvan Kılamları-Kılomên Arxawûn” adlı albümü çıktı-VİDEO

    PİRHA-Sanatçı Ayfer Düzdaş’ın “Arguvan Kılamları-Kılomên Arxawûn” adlı albümü çıktı. Düzdaş albümünde il ve ilçe merkezlerinin yanı sıra 15’ten fazla köy ziyaretinde bulunmuş, 18 kaynak kişiden, yöreye ait 90’nın üzerinde Kürtçe/Kurmancî eser kayıt altına almış.

    Sanatçı Ayfer Düzdaş’ın “Arguvan Kılamları-Kılomên Arxawûn” adlı albümü çıktı. Halk arasında Malatya “Arguvan Türküleri”, “Arguvan Ağzı”, “Arguvan Havası”, “Kilomên Arxawûn” olarak bilinen halk şarkılarının daha çok Kürtçe/Kurmancî olanlarını derleyen Ayfer Düzdaş, bir bölümünü bu albüm aracılığıyla kültür tarihimize bir armağan olarak kazandırıyor.

    “GELECEK KUŞAKLARA SÖZLÜ TARİH ÇALIŞMASI OLARAK AKTARMIŞ OLACAK”

    Albümün tanıtım yazısında şu ifadelere yer verildi:

    “Ayfer Düzdaş, 2012 – 2014 yıllarında Malatya’nın Arguvan, Yazıhan, Kürecik, Hekimhan ilçeleri ve köylerinde yaptığı Kürtçe derlemelerin tamamını ise imkanlar ölçüsünde müzik severlerle buluşturmayı amaçlıyor. Sanatçı bu derleme çalışmalarını yaparken; il ve ilçe merkezlerinin yanı sıra 15’ten fazla köy ziyaretinde bulunmuş, 18 kaynak kişiden, yöreye ait 90’nın üzerinde Kürtçe/Kurmancî eser kayıt altına almış. Çoğu ilk kez gün yüzüne çıkan bu derlemeler ile yerelde saklı kalmış ama hinterlandı evrensel boyutlarda olan kültürel değerleri de kamusallaştırmış olacak. Ayfer Düzdaş bu çabasıyla, kaybolmakla yüz yüze kalan Arguvan Klamları’nı birer kültürel değer olarak müzik tarihine kazandırıyor. Böylece, kayıt altına aldığı bu kültürel değerleri, albüm ya da albümlerde toplayacak ve gelecek kuşaklara sözlü tarih çalışması olarak da aktarmış olacak.

    “CEMLERDE SÖYLENEN DEYİŞLER ÖNEMLİ YER TUTMAKTADIR”

    Arguvan ezgileri genellikle köy ve doğa toplumlarında sık görülen temalar ile örülüdür. Başat olan temalar ise sevda, gurbet, ölüm ve ayrılık üzerinedir. Yaşamın içinden beslenen ezgiler tarlada ot biçerken, yaylaya çıkarken, koyun otlatırken ve bir ölüm yaşandığında yakılan ağıtlarda bulur ifadesini. Arguvan ezgileri çoğunlukla ‘’Dede Makamı’’, ‘’Hüseyni’’, ‘’Uşak’’ ve ‘’Garip Hicaz’’ makamlarında söylenir. Malatya’da söylenen klamlar (türküler) hem uzun hava hem de kırık hava olarak karşımıza çıkar. Cemlerde semah dönülürken söylenen deyişler ve Duwaz-ı İmam’lar da önemli bir yer tutmaktadır. Yörede; Alevi felsefesinden kaynaklı deyiş, duvaz ve semah ezgilerine de sıkça rastlanır. ‘’Dede Makamı’’ olarak da ifade edilir. Fakat deyişlerin büyük bir kısmı asimilasyonun etkisiyle Türkçe söylenir olmuştur.

    Yörede “Dede Makamı” olarak tanımlanan deyişler; üç telli Dede Sazı ile çalınır, on iki perdeli, tezenesiz çalım şekli olan pençe ya da şelpe adı verilen teknikle icra edilir. Malatya’da dede sazı dışında bağlama, cura, klarnet (Arapgir), keman (çok azdır), davul-zurna, kaval (Çobanlar kaval ve dilli düdük çalar) en çok görülen enstrümanlardır. Düğünlerde genelde davul-zurna ya da davul-klarnet çalınır.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Ayfer Düzdaş’ın “Arguvan Klamları” albümünün tanıtım konseri Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde-VİDEO

    Ayfer Düzdaş’ın “Arguvan Klamları” albümünün tanıtım konseri Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde-VİDEO

    PİRHA- Ayfer Düzdaş’ın, Arguvan yöresinden derlediği eserlerden oluşan Kürtçe “Arguvan Klamları” albümünün tanıtım konseri bugün Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde yapılacak.

    Halk müziği sanatçısı Ayfer Düzdaş’ın Malatya-Arguvan yöresinden derlediği eserlerden oluşan Kürtçe “Arguvan Klamları’ albümünün tanıtım konseri bugün saat 19.00’da Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde yapılacak.

    Halk arasında “Arguvan Türküleri’’, “Arguvan Ağzı” , “Arguvan Havası”, ‘’Kilomên Ârxawûn’’ olarak bilinen halk şarkılarının, daha çok Kürtçe olanlarını derleyen Düzdaş, bu kılamları, Caner Yılmaz’ın aranjörlüğünde icra edecek.

    Düzdaş, 2012-2014 yıllarında Malatya’nın Arguvan, Yazıhan, Kürecik, Hekimhan ilçeleri ve köylerinde yaptığı Kürtçe derlemeleri uzun bir çalışmadan sonra bölümler halinde dinleyiciyle buluşturacak. Derleme çalışmalarını yaparken; il ve ilçe merkezlerinin yanı sıra 15’ten fazla köy ziyaretinde bulunan Düzdaş, 18 kaynak kişiden, yöreye ait 90’ın üzerinde Kürtçe eser kayıt altına aldı. Düzdaş bu çalışmasıyla kaybolmakla yüz yüze kalan Arguvan klamlarını birer kültürel değer olarak gün yüzüne çıkarıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Bülbül Arguvan’da: Arguvanlı olmak çok kültürlülüğü gerektiriyor-VİDEO

    HDP’li Bülbül Arguvan’da: Arguvanlı olmak çok kültürlülüğü gerektiriyor-VİDEO

    PİRHA-“Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı” kampanyası kapsamında Malatya’nın Arguvan ilçesini ziyaret eden HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, “Arguvanlı olmak çok kültürlülüğü gerektiriyor. Kürt kimliğine de, Türkmen halkının sorunlarına da, Alevi kimliğinize de, Arguvan’da azınlıkta olan Sünnilerin haklarına da sahip çıkacaksınız. Çünkü demokrasi kültürü bunu gerektirir” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası tarafından başlatılan “Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı” kampanyası çerçevesinde ziyaretler sürüyor. HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ile HDP PM üyesi ve Alevi Masası Eş Sözcüsü Songül Tunçdemir, Malatya’nın Arguvan ilçesinde Alevi yurttaşlar ile bir araya geldi. Bülbül ve Tunçdemir yürütülen kampanyaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “HERKESİN ÖZGÜRCE VE KENDİ RENKLERİYLE YAŞAMASI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

    Zorlu bir süreçten geçildiğini belirten Songül Tunçdemir, “Siyasi iktidar kendi bekasını güçlendirmek için halklara daha fazla baskı uygulamaktadır. Her geçen gün nefes alamaz duruma gelmekteyiz. Bu ülkede herkesin kardeşçe ve kendi renkleriyle yaşaması için mücadele ediyoruz” dedi. Arguvan’ın çok kimlikli kültürüne dikkat çeken Milletvekili Kemal Bülbül ise şunları söyledi:

    “Arguvan’ın siyaset, etnik ve inanç kültürü hem sisteme hem de AKP ve ondan önceki hükümetlere aykırıydı. Gelmiş geçmiş bütün hükümetler Arguvan tarihine, kültürüne, inancına ve etnik kimliğine karşı suç işlemişlerdir. Bu suçu Ermeni toplumuna, Kürt halkına, Alevi toplumuna karşı işlemişlerdir. Arguvan’ın Ermeni, Türkmen, Kürt, Alevi ve Sünni kimliği de var. Bu kadar geniş boyutlu kimlik ve inanca sahip olan Arguvan bir tür küçük Türkiye sayılabilir. Arguvan’ın ayrıca sazı, sözü, curası, bağlaması, kavalı, türküsü, stranları ve kılamları var.”

    “ARGUVANLI OLMAK ÇOK KÜLTÜRLÜLÜĞÜ GEREKTİRİYOR”

    Arguvan’ın bir tarım, emek ve hayvancılık kenti olduğunu belirten Bülbül, “AKP-MHP iktidarı ya da geçmiş bütün iktidarlar ne söylerse söylesinler hepsi sahtekar ve yalancıdır. Bu konuda bir tavır konulmalıdır. Öncelikle kendi kimliğine, kültürüne, toprağına, havasına, suyuna, geçmişine sahip çıkılmalıdır. Diyarbakır, Şırnak, Hakkari ile, İstanbul’daki emekçi ile, Trakya’daki Bektaşi ile, Ege’deki Tahtacı ile el ele olunmalıdır. Onlar ile ortak düşünceyi ve eylemi sergileyebilmek önemlidir. Arguvanlı olmak çok kültürlülüğü gerektiriyor. Kürt kimliğine de, Türkmen halkının sorunlarına da, Alevi kimliğinize de, Arguvan’da azınlıkta olan Sünnilerin haklarına da sahip çıkacaksınız. Çünkü demokrasi kültürü bunu gerektirir.”

    PİRHA / MALATYA

  • 15. Arguvan Türkü Festivali yoğun ilgiyle sona erdi-VİDEO

    15. Arguvan Türkü Festivali yoğun ilgiyle sona erdi-VİDEO

    PİRHA-23-24 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen 15. Uluslararası Arguvan Türkü festivalinde renkli görüntüler yaşandı.

    23-24 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen 15. Uluslararası Arguvan Türkü festivali yoğun katılım ile tamamlandı. Festival kapsamında 23 Temmuz cumartesi günü Nilüfer Sarıtaş, Gülten Benli, Ayfer Düzdaş, Özgür Akdemir, 24 Temmuz pazar günü ise Ender Balkır, Selçuk Balcı, Sasa, Cemal Öztaş, Murat Ağaç ve birçok yerel sanatçı sahneye çıktı.

    Festivalde bir değerlendirme yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Arguvan nüfus ve yüzölçümü olarak küçük bir ilçemiz olmasına rağmen ünü Malatya ve Türkiye sınırlarını aşmış, paha biçilmez bir markamızdır. Arguvan sadece bir yerleşim yeri değil, bir kültür ve yaşam felsefesidir. Bu kültür ve felsefe; sevgidir, kardeşliktir, hoşgörüdür, eşitliktir. Arguvan’ın ıssız coğrafyasında insanlığın özgürlük umutlarını diri tutan bir ruh vardır” dedi.

    2 gün dolu dolu süren festival halktan yoğun ilgi gördü.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • HDP’li Kenanoğlu, Arguvan’da ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyasını anlattı

    HDP’li Kenanoğlu, Arguvan’da ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyasını anlattı

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu ve beraberindeki HDP Malatya Arguvan ilçe örgütü, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası kapsamında Malatya Arguvan’da çeşitli ziyaretlerde bulundu. Kenanoğlu ayrıca 15. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’ne katıldı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası kapsamında Malatya Arguvan’da çeşitli ziyaretlerde bulundu.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ve beraberindeki HDP Malatya Arguvan ilçe örgütü, gerçekleştirdikleri ziyaretlerde halkla ve esnafla sohbetler ederek, sorunlarını dinledi.

    Ziyaretler sonrasında HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası olarak 15. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’ne de katılan Kenanoğlu ve HDP heyeti, festivalin yapıldığı alanda stant açarak, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyasını anlattı.

    23-24 Temmuz’da Malatya il örgütü ve Arguvan ilçe örgütü ile birlikte 15. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’ne katıldıklarını sosyal medya hesabından paylaşan Kenanoğlu, “Festival süresince türkü diyarı Arguvan’da çeşitli ziyaretler gerçekleştirerek yurttaşlarımızla bir araya geldik” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/MALATYA

  • ‘20. Geleneksel Arguvan Türküleri Ses Yarışması’ Aşık Ekberi anısına düzenlendi-VİDEO

    ‘20. Geleneksel Arguvan Türküleri Ses Yarışması’ Aşık Ekberi anısına düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı’nın bu sene 20’ncisini gerçekleştirdiği ‘Geleneksel Arguvan Türküleri Ses Yarışması’ koronavirüs nedeniyle 80 yaşında hayatını kaybeden Ali Ekber Gülbaş’a (Aşık Ekberi) atfedildi. Jürinin değerlendirmesiyle yarışmada birinciliği Murat Ağaç elde etti. 

    Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı tarafından düzenlenen ‘20. Geleneksel Arguvan Türküleri Ses Yarışması’ İstanbul Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. 10 yarışmacının yer aldığı ses yarışmasında jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Murat Ağaç birinci seçildi.

    SES YARIŞMASI AŞIK EKBERİ ADINA DÜZENLENDİ

    Bu yıl 20’ncisi düzenlenen ‘Geleneksel Arguvan Türküleri Ses Yarışması’, koronavirüs nedeniyle 80 yaşında hayatını kaybeden Arguvanlı şair Ali Ekber Gülbaş (Aşık Ekberi) anısına yapıldı. Sanatçılar Cengiz Özkan ile Hüseyin Turan’ın da yer aldığı jüri, yarışmaya katılan 10 kişinin performanslarını dinledi. Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı Başkanı Ali Haydar Karaçam ses yarışmasının her sene Arguvan’ın bir değerinin ismiyle düzenlendiğini kaydetti. Arguvan Belediyesi Başkanı Mehmet Kızıldaş ise “Aşık Ekberi gibi Arguvan’ımız önemli değerler yetiştirmiştir. Kültürün oluşmasına sebep olan birçok ozanımız var. Bugün 20’ncisini düzenliyoruz. Bu kadar uzun soluklu olması önemlidir” diye konuştu.

    “TÜRKÜLERİ YAPANLAR YASALARINI YAPANLARDAN DAHA GÜÇLÜDÜR”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel de “Arguvan türkülerin başkenti. Ama ayrıca demokrasiye, insan hakları ile kadına saygı gibi birçok noktada dünyaya örnek olabilecek bir konumdadır” ifadelerini kullandı. CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi ise “Ekberi gibi nice ozanımız Pir Sultanlardan Şah Hatayilerden damarı aldılar. Şu süreçte sanata ve sanatçıya verilen değeri görüyoruz. Evine ekmek götüremeyen, enstrümanlarını satan arkadaşlar oldu. Ama inanıyorum ki yakında her şey düzelecek. Bir ulusun türkülerini yapanlar yasalarını yapanlardan daha güçlüdür” dedi.

    Konuşmalarının ardından Arguvan Halk Korosu türküler seslendirdi. Ardından yarışmanın sonucu açıklandı. Jürinin değerlendirmesine göre birinci Murat Ağaç, ikinci Sude Dilan Yalçın, üçüncü de Leyla Gedik seçildi.

    PİRHA / İSTANBUL

     

  • Aşık Veysel, Mersin ve Arguvan’da Anıldı-VİDEO

    Aşık Veysel, Mersin ve Arguvan’da Anıldı-VİDEO

    PİRHA – Halk Ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu, Arguvan Belediyesi tarafından yapılan program ile anıldı.

    Halk Ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu, Hakk’a yürüyüşünün 49. yılında Mersin ve Malatya’da anıldı.

    Mersin Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) anmaya onlarca yurttaş katılırken, sanatçılar Özlem Taner ve İsmail Hakkı Demircioğlu Aşık Veysel’in türkülerini seslendirdi.

    Aşık Veysel, Arguvan Belediyesi tarafından Turnam İlgezdi Kültür Kompleksi’nde yapılan program ile anıldı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği programda, Ozan Muzaffer Özdemir, Aşık Veysel’e ait eserleri bağlaması ile çalıp seslendirdi.

    Program dahilinde ayrıca Aşık Veysel’in hayatını içeren sinevizyon gösterimi de yapıldı.

    PİRHA/MALATYA

     

  • Arguvan Şotik Mahallesi’nde maden ocağı tepkisi-VİDEO

    Arguvan Şotik Mahallesi’nde maden ocağı tepkisi-VİDEO

    PİRHA- Arguvan Şotik Mahallesi’ne yakın bir alanda yapılan maden arama çalışmalarına yurttaşlardan tepki geldi. Mahalle sakinleri, bölgede ne arandığını merak ettiklerini, göstermelik ÇED raporlarıyla maden işletilemeyeceğini belirttiler. 

    Malatya’da Arguvan Şotik Mahallesi’ne yakın bir alanda kurulan maden ocağına yurttaşlardan tepki geldi. Mahalle sakinleri madenin ne için kurulduğunu merak ettiklerini dile getirerek, bunun kamuoyuna açıklanmasını istediler.

    Maden ocağı önünde mahalle sakinleriyle birlikte bir açıklama yapan Kimya Mühendisi Doğan Halis, “Bizim bildiğimiz kökleri derinde olan Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü, sondaj yapacağı yerde neyin faaliyetinin yapıldığını, sahanın girişinde büyük tabelalarla duyururdu. Bugün MTA bir enstitü olmaktan çıkartılıp bir müdürlük düzeyine indirgendi. Bundan büyük üzüntü duyuyoruz. Bu toplum başta bizler, mühendisler, jeologlar, çevre mühendisleri madenlerin bu ülkenin doğal zenginlikleri olduğunu, doğal kaynaklar olduğunu, toplum, kamu, halk lehine işletilmesine karşı değildirler. Ama bugün izlenen politika, MTA’nın arka planda bunun önde olduğu, paravan gibi görüldüğü ama esas olarak uluslararası şirketlerin Türkiye’de aradıkları siyanür ile destekli maden araştırmaya yönelik bir çalışma içerisinde oldukları, siyanür ile bu tür çalışmaların daha sonra sondajla birlikte gelecek tablonun bu topraklar için hayırlı bir iş olmadığına inanan insanlarız. Halk istemiyorsa zoraki size ‘mutluluk getiriyoruz’ denemez” dedi.

    “GÖSTERMELİK ÇED RAPORLARIYLA MADEN İŞLETİLEMEZ”

    Göstermelik ÇED raporlarıyla maden işletilemeyeceğini belirten Halis, şunları kaydetti:

    “Bu ÇED raporları siyasal gücün desteğiyle, muhtarlar ablukaya alınarak, belediyeler kuşatılarak yapılamaz. Bu katliamın, bu doğa talanının mutlaka hesabının sorulacağı günler gelecektir. Arguvan’da olanları gündeme taşımak bizim vicdani sorumluluğumuzdur. Arguvan yöresi dün kurulmuş bir ilçe değildir.”

    Mehmet YALMAN/ MALATYA