Etiket: arguvan

  • ‘Doğa ve tarım yok ediliyor; mücadele şart’-VİDEO

    ‘Doğa ve tarım yok ediliyor; mücadele şart’-VİDEO

    PİRHA – Malatya Çevre Platformu tarafından ‘Vahşi Madencilik, İnsan ve Çevre Sorunları’ konuları ile alakalı panel yapıldı. Panelde, doğanın adım adım yok edildiği konuları işlendi. 

    Malatya Çevre Platformu Koordinasyonu ve Arguvan Temsilciliği işbirliğince Arguvan’da vahşi madencilik ve doğa katliamlarını içeren konular masaya yatırıldı.

    DESTEĞE İHTİYAÇ VAR

    Panelin moderatörlüğünü üstlenen Malatya Çağdaş Hukukçular Derneği Üyesi Avukat Ercan Kısacık, “Çevre hareketi hiçbir siyasi partinin arka bahçesi değildir” diyerek çevrenin bağımsızlığının altını çizdi. Kısacık, “Her türlü partinin desteğine ihtiyacımız var. Bu çevre hepimizin, doğayla savaşamayız ama koruyabiliriz” dedi.

    SANATIN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ KULLANMAYA ÇALIŞIYORUZ

    Doğa İçin Sanat Derneği adına katılım gösteren Göksen Ezeltürk ise; “Sanatın birleştirici gücünü kullanarak çevreyi korumaya çalışıyoruz. Sanatın iyileştirici gücünü doğaya taşımak istiyoruz” dedi.

    MÜCADELE İÇİN YEREL ŞART

    Diğer bir konuşmacı Ekolojist İlknur Başer de konuşmasına iklim krizine dikkat çekerek başladı. Çevre sorunlarında halkın örgütlü mücadelesinin önemine dikkat çeken Başer, yerel halka değindi. Yerelden gelen gücün, sermaye grubu şirketlerinin önüne geçeceğini belirten Başer, Türkiye’den örneklerle maden faaliyetlerinin doğayı sömürdüğünü söyledi. Maden şirketlerinin zararlı atıklarını tarım arazilerine, derelerine bırakmasıyla doğanın zehirlendiğini söyleyen Başer, herkesi mücadeleye davet etti.

    PARİS ANLAŞMASI SAMİMİ DEĞİL

    Paris İklim Anlaşmasını samimi bulmayan ekolojist Başer; “Eğer samimiyseniz Malatya’daki ve Türkiye’deki maden arama faaliyetlerini durdurun. Havayı kirleten biz değil sizin fabrikalarınız. Tarım ve gıda yok ediliyorsa bize düşen bu yok oluşa dur demek ve mücadeleyi büyütmektir.” dedi.

    KÜLTÜR FESTİVALİ YAPAN TEK İLÇE YOK OLACAK

    Mühendis Doğan Halis ise; Türkiye’de araştırma yapılırken maden şirketlerinin tek taraflı bir çalışma yürüttüğünü kaydetti. Şirketlerin bölge halkını yok saydığını söyledi. Arguvan’ın kültür festivali yapan Türkiye’de tek ilçe olduğunu söyleyen Halis, maden aramalarının Arguvan’ı ve dolayısıyla buradaki kültürü yok edeceğini vurguladı. Bölgede tarım, yeşil, hayvancılık bittiğinde insanın da yaşayamayacağını ifade etti ve Halis, giderek bölgenin yok olacağını bildirdi.

    ALTIN ARAMANIN EN UCUZ YOLU: SİYANÜR

    Arguvan’da altın aramanın en ucuz arama metodu seçilen siyanürle yapıldığını söyleyen Halis, halk sağlığının büyük tehdit altında olduğunu kaydetti.

    Halis şunları kaydetti:

    “Eğer sütün zehirli, toprağın çoraksa ben ne yapayım altını? Arguvan, maden şirketlerinden kurtarmak için halkın bir araya gelip mücadele etmesi lazım. Madenler bizim zenginliğimizdir. Bunlara karşı değiliz. Biz madenin yanlış şekilde işletilmesi ve doğayı talan etmesine karşıyız. Aklı başında bir insan siyanürle aramaya nasıl evet der? Arguvan’ın kurtuluşu et, süt ve tarım üzerine kurulacak kooperatifleşme ile mümkün olabilir. Güneşi bol, havası temiz ve suları ise talan nedeniyle yok olmuş. Halk kendi kaderini eline almalı ve kooperatifler üzerinden burada kalkınmalıdır.”

    Halis sözlerini “Gıda çok önemli ve burada araziler boş. Bu toprakları madencilere teslim etmeyelim. İlerde topraklarımızda sözleşmeli çiftçi olmamak için Arguvan’ı neden şirketlerden koruyun. Malatya’nın maden mücadelesi halkın gücüyle mümkündür” diyerek sonlandırdı.

    Mehmet YALMAN/ MALATYA

     

     

     

  • PSAKD Başkanı’ndan maden ocağı tepkisi: Özellikle Alevi köylerine yöneliyorlar-VİDEO

    PSAKD Başkanı’ndan maden ocağı tepkisi: Özellikle Alevi köylerine yöneliyorlar-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi köylerinde süren maden ocağı ve HES projelerine ilişkin konuştu. Kaplan, “Pandemi döneminde insanı yaşatmanın daha kıymetli olduğunu anladık. Halkı yaşatmak için de doğasının tahrip edilmemesi lazım. Bu nedenle devletin, maden ocakları ve HES gibi projelerden vazgeçmesi gerekiyor” dedi.

    Ülkenin dört bir yanında faaliyet gösteren maden ocakları ve hidroelektrik santrallerine (HES) dair toplumun itirazı sürüyor.

    Yakın zamanda Sivas, Nevşehir ve Maraş’ın Alevi köylerinde yapılmak istenen maden ocakları ile HES projelerine de tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, devletin özellikle Alevi köylerine yöneldiğini ifade ederek, “Alevi yerleşim bölgelerinde sulama barajları ve HES’ler yaparak köylülerin arazilerini tahrip ediyorlar” dedi.

    “KURULAN BARAJLARDAN ALEVİLER FAYDALANAMIYOR”

    Kaplan, “Madenler çıkarılmasın demiyoruz ancak çevre ve insan sağlığı da düşünülsün” diyerek şunları dile getirdi:

    “Ormanlar, tarım arazileri ve birçok köy köy olmaktan çıkmış durumda. Şu anda Nurhak’ta bir maden arama ruhsatı verilmiş. Bu alan tamamen tarım alanı içerisinde ve Alevi yerleşim bölgesi. Yine Sivas’ta Yıldızeli bölgesinde ciddi anlamda bir tahribat var. Yaklaşık 5 köyün kaldırılması tehlikesi bulunuyor. Yine Malatya’nın Arguvan bölgesinde çok yoğun anlamda maden arama faaliyeti var.

    Tabi ki de ülkenin gelişmesi için yeraltı zenginliklerinin yer üstüne çıkartılıp işletilmesi taraftarıyız. Ancak doğanın tahrip edilmeden, özellikle tarım arazilerine ve yerleşim yerlerine dokunmadan bu madenlerin çıkarılması taraftarıyız. Ancak devletin izlemiş olduğu çok sakıncalı bir politika var. Özellikle barajlar üzerinde bunu yürütüyor. Şu anda Türkiye’de yapılan barajlara baktığınızda Alevi yerleşim bölgelerine barajlar kuruluyor. Sulama alanına ise baktığınız zaman hiçbir Alevi köyü bu sudan faydalanamıyor.”

    “KANSER VAKALARI ARTIYOR”

    Gani Kaplan, maden faaliyetleri nedeniyle artan kanser hastalıklarına da dikkat çekti. Taş ocaklarının işletildiği bölgelerden yoğun şikayet yükseldiğini söyleyen Kaplan, “Şu anda en ciddi hastalık olarak covid-19 gösteriliyor. Ama Devlet, diğer alt hastalıkları ihmal ediyor. Maden bölgelerinde kansere yakalanma oranı gün geçtikçe artıyor” ifadelerini kullandı.

    MADEN FAALİYETLERİ YARGIYA TAŞINDI

    Kaplan, yakın zamanda Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine bağlı köylerde yapılmak istenen taş ocağı projesinin de iptal edildiği bilgisini verdi. Kaplan’ın ilgili açıklaması şöyle:

    “Hacıbektaş’ta sevindirici bir gelişme var. Köyün birinde yeraltı şehri çıkması sebebiyle şu anda maden faaliyeti durmuş vaziyette. Diğerinde ise hem belediye başkanlığı tarafından hem de yöredeki sivil toplum örgütleri tarafından konu idari mahkemeye verilmiş durumda. Mahkeme sonuçları bekleniyor. Biz de seyahat yasağı gevşedikten sonra bölgeye gidip araştırma yapacağız. Birilerini zengin etme pahasına köylerin tahrip edilmesine izin vermeyeceğiz.

    Özellikleri Nurhak ve Hacıbektaş’taki yerleşim yerlerine baktığınızda köylerin ne zaman kurulduğu dahi tarih olarak bilinmiyor. Çok eski olan bu yerleşim yerlerinin tahrip edilmesi kabul edilebilir bir durum değil.”

    Gani Kaplan’ın üzerinde durduğu bir diğer konu ise; köylerini terk etmek durumunda kalanların kente adapte olma durumu oldu. Kaplan, şehirlere göç eden insanların, kültürlerini yaşama konusunda zorluklarla karşı karşıya geldiklerini vurgulayarak “İnsanların, kendilerini idame ettirmek için tüm inançsal durumlarının ikinci planda kaldığını görüyoruz. Çünkü büyük şehirlerde hayatta kalma savaşı veriliyor. Dolayısıyla devletin bu politikalardan vazgeçmesi lazım” dedi.

    YILDIZELİ’NDE 56 KÖY TEHDİT ALTINDA”

    Kaplan, asıl hedefin insanı yaşatmak olması gerektiğini vurguladı:

    “Sivas’ın Yıldızeli Bölgesi’nde özellikle 56 köyü tehdit eden bir maden arama girişimi var. Kendi köyüm de bunun içerisinde. Titanyum ve Uranyum aranıyor. Ormanların yok olma tehlikesi söz konusu. Tabii ki Alevi örgüt ve kurumlarının bu tip faaliyetlerle ilgili mücadeleleri yetmiyor. Yaşayan halkın da bu mücadeleye katkı koyması gerekiyor. Divriği bölgesi büyük ölçüde tahrip edilmiş durumda. Malatya Hekimhan, Arguvan bölgesi de bu anlamda yok olmakla karşı karşıya. Doğa hepimiz için olmazsa olmazımızdır. Özellikle pandemi sürecinde tarım alanlarının ne kadar önemli olduğunu anladık. Salgın hastalık döneminde insanın milliyetinin, inancının çok da önemli olmadığını; insanın yaşamasının daha önemli olduğunu, insanı yaşatmadıktan sonra kaybettiklerinin din ve milletinin pek öneminin olmadığını anladık. Dolayısıyla öncelikli hedef halkı yaşatmak olmalıdır. Halkı yaşatmak için de doğasının tahrip edilmemesi lazım. Devletin bir an önce bu tip girişimlerden vazgeçmesi gerekiyor.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’nin 14’üncüsü gerçekleştirildi-VİDEO

    Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’nin 14’üncüsü gerçekleştirildi-VİDEO

    PİRHA- 14. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali büyük bir coşkuyla gerçekleşti. 

    Uluslararası Arguvan Türkü Festivali’nin bu yıl 14’üncüsü düzenlendi. Katılımın büyük olduğu festival iki gün sürdü.

    Malatya’nın Arguvan ilçesinde yapılan festivalde türküler seslendiren Kardeş Türküler, Müslüm Eke, Mustafa Eke, Seval Eroğlu, Gökhan Kılıç, Filiz Ağar ve Fatma Şahin katılımcılara keyifli anlar yaşattı.

    Festivale CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP Malatya il başkanı Enver Kiraz ve belediye başkanları ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    PİRHA/MALATYA

  • “Meşale Arguvan’da yanacak”

    “Meşale Arguvan’da yanacak”

    PİRHA – HDP, Arguvan ilçe ve mahallerine ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarette HDP’nin meşaleyi Arguvan’da yakacağı, yanacak meşale ile diğer belediyelerin de HDP’ye katılacağı vurgulandı. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Arguvan ziyaretine Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, Antep Milletvekili Mahmut Tuğrul, PM üyesi Doğan Erbaş, HDP Malatya İl Eş Başkanı Kemal Gedik, HDP Malatya Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Yusuf Bozkuş, HDP Arguvan Eş Başkan Adayı Seda Çıplak Gültutan, HDP Arguvan Eş Başkan Adayı İlhan Yıldız ile partililer katıldı.

    “ARGUVAN İLK ADIM”

    Narmikan Mahallesinde yapılan toplantıda yurttaşlara seslenen HDP Malatya İl Eş Başkanı Kemal Gedik “Bildiğiniz gibi önümüzde bir yerel seçim var. Yerel seçimlerde fark burada. Bizler güçlüyüz ve kazanacağız. Demokrasi yerelden inşa edilecektir. Öncelikle bizler halk belediyeciliğini, halkın belediyeciliğini inşa etmek ve belediyeleri halk ile bir ve el ele yönetmek istiyoruz. Başta Arguvan’da başlatmak ve diğer tüm ilçeler ile Malatya’nın her tarafına yaymak için, Arguvan’ının ilk adım olduğunu biliyoruz. Onun için Arguvan’da bir başarı kazanacağız. Bu başarıyı da bütün Malatya’ya yayacağız” dedi.

    “HDP’NİN FARKI ORTADA”

    HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel ise “Yoğun ve kitlesel bir karşılama bizleri gerçekten çok mutlu etti. Özellikle kadınlarımızın bu kadar fazla olması mutluluğumuzu bir kat daha arttırdı. Amed’de dahi bu kadar kitlesel bir karşılama olmamıştır. Aslında burası HDP’nin farkını ortaya koyuyor. HDP kadın, gençlik partisidir diyorduk. Bugün alanlarda en çok kadınlar, gençler, işçiler ve emekçiler var. 16 yıllık bu AKP-MHP faşist zihniyetini belki anlata anlata bitiremeyeceğiz. Ama gerçekten halkımız, bu faşist zihniyetin ortaya koyduğu siyasetini biliyor. Şimdiye kadar faşizim, savaş üzerinden siyaset yürüttüler. Şimdiye kadar bu halka, Arguvan’a verilen değeri görüyorsunuz. Kendisine oy vermeyen yere hizmet vermiyor. Onların İslam üzerinden yaptıkları siyaseti, Rojova’da, İŞİD ile bir olurken gördük. Mezarlar bombalanırken, onların yaptıkları siyaseti gördük, cenazeler topraktan çıkartılırken gördük. Halkımız artık bunlara inanmıyor ve inanmaya da tahammülleri kalmamıştır. Şimdi yine AKP faşizmi, din üzerinden siyaset yapıyor. Oylarının düştüğünü görünce siyasetini dine çevirmiş durumda”

    “HEP BİRLİKTE YAŞAYALIM İSTİYORUZ”

    HDP Antep Milletvekili Mahmut Tuğrul ise “Kim hangi dilde, nasıl yaşamak istiyorsa, yaşasın” diyerek şöyle devam etti:

    “Arguvan’da bu kadar kalabalığı görmek bizleri gerçekten çok mutlu etti. HDP nasıl bir yaşam istiyor? Biz HDP olarak Türkiye’yi nasıl görüyoruz? Öncelikle ben buradan başlamak istiyorum. Bu devlet, 100 yılı aşkın süredir tekçi bir zihniyet görüşü  ile yönetiliyor. Yani buradaki herkesi aynılaştırmak istiyor. Ama HDP diyor ki, bu topraklar çok inançlıdır, çok kültürlüdür. Hepimiz, adil, özgür ve kendimiz olarak bir arada yaşayalım istiyoruz. HDP’nin temel esası çoğulcu bir şekilde, ne Türk, Kürt’ü, nede Kürt, Türk’ü, ne Alevi Sünni’yi, ne Sünni Alevi’yi değiştirsin. Kim nasıl inanıyorsa, kim hangi dilde konuşuyorsa, nasıl yaşamak istiyorsa, kendisi olarak bu topraklarda yaşasın istiyoruz. İşte HDP bu temel paradigma üzerine kurulmuş bir partidir. Biz 2013-2015 yılları arasında bu paradigmayı halkımıza anlattığımızda, halkımız bu paradigmaya değer vermişti. Sayın Selahattin Demirtaş gibi bir liderimiz vardı. Sayın Figen Yüksekdağ gibi iyi bir kadın eş başkanımız vardı. Çıkıp televizyonlarda HDP’yi anlatıyorlardı. AKP -MHP ittifakı bizim paradigmadan kaygılanıp, iktidarlarını kaybedeceklerini gördüler. Ve Çözüm süreci masasını devirerek saman sürecine çevirttiler. Biz bu ülkenin sorunlarını karşılıklı konuşarak, birlikte müzakere ederek çözebilirdik. Ama birileri bizim sesimizi kısmak istedi.”

    “KADINLAR ÖNCELİĞİMİZ”

    “HDP olarak önceliğimiz kadınlar olacak” diyen HDP Arguvan Eş Başkan Adayı Seda Çıplak Gültutan ise şuöyle konuştu:

    “Arguvan’da o kadar güzel bir şey yakalamışız ki, Arguvan bizim. HDP’nin belediyecilik anlayışı diğer partilerden çok ama çok farklı. Kadına verdiği değer büyük derecede önemli. En başta zaten farkı burada yaratıyoruz. Bizim için kadın kıymetlidir. Biz, kadınlarımıza hizmet etmek için varız. Kadına yüzde 50 kota veren tek partidir HDP. Biz kazandığımız zaman erkek arkadaşlarımız alınmasın ama ilk önceliğimiz kadınlar olacak. Kadının özgürleşmesi, ekonomiden geçiyor. Kadınlarımızı ekonomik olarak nasıl özgürleştirebiliriz? Bununla ilgili ciddi araştırmalar yaptık. Kadınlarımız sabahtan yatana kadar hiç durmadan çalışıyorlar. Biz bu emeklerini artık paraya çevirmek istiyoruz. Kadınlarımızı, üretim anlamında faizsiz kredilerle destekleyeceğiz. Seracılık, mantarcılık, arıcılık buna benzer birçok konuda destekleyeceğiz. Ürettikleri bütün ürünlerin pazarlamasını da bizler yapacağız. Kadınlarımız, köylerinde hem hayvanlarına bakıp, hem çocukları ile ilgilenip, hem de üretimin en temel noktalarında yer alacaklar.”

    “AĞBABA’NIN MİSAFİRLERİNE İÇKİ İÇİLECEK YER YAPMIŞ” 

    HDP Arguvan Belediyesi Eş Başkan Adayı İlhan Yıldız ise CHP’nin adayı Mehmet Kızıldaş’ı eleştirerek şunları söyledi:

    “Arguvan’da yaptığımız bütün projeleri anlattık. Diğer siyasi partiler de bizim projelerimiz ile siyaset yapmaya çalışıyorlar. Biz bu projeleri 6 ay öncesinde hazırladık. Burada yapacağımız çalışmalar Arguvan’ın kaderini değiştirecek. Gençlerimizin, eğitim ve yaşamsal anlamda kalitesi yükselecek. Kadınlarımız nasıl ki, anamız, bacımız, kardeşimizse kadınlarımız el üstünde tutulmalı ve HDP öyle de yapıyor. Arguvan’da herkes bir şey söylüyor ve projesini açıklıyor, bu bizim proje açıklama toplantımız değil, Narmikanlılarla buluşma toplantımız. İnşallah proje açıklamamızı da 29 Mart’ta Arguvan Nazım Hikmet meydanında yapacağız. Arguvan’da bir kültür merkezi yapıldı. Bu kültür merkezi, belli işler dışında çalışmaya başladı. Kültür merkezi dediğiniz yerler, eğitim merkezidir. İçinde etüt merkezi, dershane, kütüphane ve kongre merkezleri olan alanlara kültür evi denir. Ama maalesef, bizim Arguvan’da Kızıldaş, Veli Ağbaba’nın misafirlerine içki içirecek bir alan yapmış. Mehmet Kızıldaş, çıkmış alanlara ‘bana bir beş yıl daha verin bu çıraklık dönemimdi’ diyor. Kızıldaş, sen Tayyip Erdoğan’mısın, oda öyle dedi ülkeyi batırdı.

    “KAZANDIK HAVASINA GİRMEYELİM”

    PM üyesi Doğan Erbaş ise HDP’nin Arguvan’da iddialı olduğunu belirterek “Tamam, Arguvan’ı kazandık, Arguvan bizim havasına girmeden çalışmalara devam edilmeli” dedi.

    PİRHA / MALATYA

  • “HDP olarak Arguvan’ı alacağız” – VİDEO

    “HDP olarak Arguvan’ı alacağız” – VİDEO

    PİRHA – Halkların Demokratik Partisi (HDP) Malatya ve Arguvan belediye başkan adayları ile HDP Malatya il örgütü, Arguvan ilçesinde çalışma yürüttü. Birçok mahalleyi ziyaret eden Arguvan Eş Başkan Adayı İlhan Yıldız “31 Mart’ta HDP Arguvan’ı alacak ve Arguvan halkı HDP’yi bir daha asla bırakmayacak” dedi.

    “Sıkılmadık el, çalmadık kapı bırakmayacağız” diyen adaylar, ev ev, kapı kapı gezerek projelerini anlattı. Arguvan ilçesindeki ziyarete HDP Malatya İl Eş Başkanı Kemal Gedik ile partililer de katıldı.

    “ARGUVAN’I YENİDEN AYAĞA KALDIRACAĞIZ”

    “Arguvan’ın mahalleleri hizmetten yoksun bırakılmış” diyen HDP Malatya il Eş Başkanı Kemal Gedik, “Arguvan’da verimli bir çalışma yürüttük. Ama şu gerçeklikle karşı karşıyayız; bugün mevcut belediyeler Arguvan’ın köylerine gerçekten hiç bir hizmet götürmemişler. Altyapı yok, tarımsal sıkıntılar çok fazla. Arguvanlıların asli gelirleri tarımsal alan, hayvancılık. Ama bu konuda hiç bir şey yapılmamış. Tarımsal kooperatifler kurulmamış. Hayvancılık, süt üretimi ile ilgili bir kooperatif yok. HDP olarak diyoruz ki; biz bu kooperatiflerin tamamını Arguvan’da kuracağız. Arguvan’ı yeniden ayağa kaldırarak, ilçenin önünü açacağız. Bizler kazanırsak, Arguvan kazanacak. Yerelde demokrasiyi inşa ederken, halkı bu işin içerisine katarak projelerimizi yapacağız. Tepeden değil, yerelden yöneteceğiz. Yerel demokrasiyi Arguvan’da uygulayacağız. Arguvan kazanacak, biz kazanacağız” şeklinde konuştu.

    “MUTLAKA ALACAĞIZ”

    HDP Arguvan Eş Başkan Adayı İlhan Yıldız ise, “Arguvan’ın mahallelerini ziyaret ediyoruz. Sevgili Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın söylediği gibi, ‘sıkılmadık el, çalınmadık kapı’ bırakmayacağız. Arguvan’da diğer partiler bireysel siyasi çalışmalarını yaptılar, yönetici oldular ama halktan uzak ve halktan kopuktular. Bu durum Parti olarak bizim burada ön plana çıkmamızı sağladı. Ülkeyi yöneten mevcut siyasi partinin yandaşları, Türkiye’de yaşanan pahalılık yüzünden bir arayışa geçmiş durumdalar Arguvan genelinde. Halkın partisi olma yolunda ciddi adımlar atarak halktan destek geleceğini umut ediyorum. Biz Arguvan’ı kazanma adına elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz” dedi.

    “ARGUVAN’I HİÇ BİR KİMSEYE KAPTIRMAYIZ”

    “Amacımız Arguvan’ı Malatya’da örnek bir ilçe yapmak” diyen Yıldız, sözlerini şöyle noktaladı:

    “İlçeyi halk ve mahalle meclisleri ile yönettiğimizde zaten halk kendi kendisini yönetmesini öğrenmiş olacak ve bir daha bizi bırakmayacaklar. 31 Mart seçimleri ile birlikte artık Arguvan’ı hiç bir kimseye kaptırmayız. Arguvan için birçok projemiz var. Bu projeler halktan yana olan projeler. Kişiye, menfaatlere değil, toplumun ve halkın menfaatleri üzerine  yönelik projeler. Bunu başaracağımıza inanıyorum. İnşallah 31 Mart’ta bu seçimin galibi olacağız.”

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • PSAKD Arguvan Şube Başkanı Ümit Adıgüzel gözaltına alındı

    PSAKD Arguvan Şube Başkanı Ümit Adıgüzel gözaltına alındı

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Arguvan Şube Başkanı Ümit Adıgüzel bu sabah evine yapılan polis baskını ile gözaltına alındı.

    PSAKD üye ve yöneticilerine yönelik polis operasyonları devam ediyor. Bu sabah PSAKD Malatya Arguvan Şube Başkanı Ümit Adıgüzel evine yapılan polis baskını ile gözaltına alındı. Adıgüzel gözaltına alındıktan sonra köydeki evine götürüldü.

    PSAKD Arguvan Şube Başkanı Adıgüzel ile PSAKD yönetici ve üyelerine yönelik yapılan gözaltılara tepki gösteren PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin,  “Songül Tunçdemir ve Gürbüz Deniz’den sonra bu sabah da PSAKD Arguvan Şube Başkanımız Ümit Adıgüzel evi basılarak gözaltına alındı. Bu saldırılarla bizleri yıldıramazsınız. Korkmayacağız, sinmeyeceğiz, teslim olmayacağız. Pir Sultan Abdal örgütlülüğü onurumuzdur” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İkitelli Cemevi gençliği Malatya Arguvan’daki öğrenciler için yardım götürüyor

    İkitelli Cemevi gençliği Malatya Arguvan’daki öğrenciler için yardım götürüyor

    PİRHA-İkitelli Cemevi’ndeki Alevi gençler sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Van, Tokat ve Amasya’nın yanı sıra şimdi de Malatya’da okuyan öğrencilere yardım götürüyor. 

    İstanbul İkitelli Cemevi Gençlik Kolları’nın sosyal sorumluluk projesi devam ediyor. Van Akçakale, Tokat Yazıcık Ortaokuluna, Turhal Yetimhanesine ve Amasya Uygur İlkokulunda bulunan toplam 400 çocuğa yardım yapan gençlik şimdi de Malatya Arguvan’daki 5 okul için yola çıktı.

    Yeniden göreve gelen İkitelli Cemevi Gençlik Kolları Başkanı Sinan Uysal konuya ilişkin açıklama yaptı.

    Uysal açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Alevi gençleri olarak; mensubu olduğumuz inancın kadim geleneğine, tarih boyunca uğradığı zulme, beraberinde verdiği destansı direnişe, mürşitlerine, öğretisine ve felsefesine sahip çıkarak yarınlara taşıma görevini azim ve cüret göstererek ilan ediyoruz. Tarihin bize tatbik ettirdiği, dünün bugüne getirdiği bir şey varsa o da her devrin bir Muaviye’si, her devrin bir Yezit’i her devrin bir sultanı, Hızır paşası olduğudur.  Bizler de Alevi gençleri olarak çağımızın Muaviyelerine, Yezitlerine, Hızır paşalarına ve kendini sultan sananlara, bu topraklarda Pir Sultanların Şah Kalenderlerin, Şeyh Bedrettinlerin tükenmediğini, aziz ve destansı mücadelelerinin çağımızda nasıl zuhur edeceğini göstereceğimiz inancındayız. Kim ki Ali’yi katletmiş, kim ki Hüseyin’e kılıç çekmiş, kim ki Nesimi’yi yüzmüş, Pir Sultanı asmışsa bugün savaş isteyenlerin, barışa sırt dönenlerin, zulme sessiz kalanların onlardan hiçbir farkı yoktur.

    “DAYANIŞMANIN HAKİMİYETİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Gencecik insanların kanlarını dökenler, anaların feryatlarını arşa dayandıranlar insanlığın yüzkarası, insanlığa ihanetin alemdarıdırlar. Mücadelemiz topraklarımızda barışın tesisi ve daim kılınması içindir. Alevi Gençleri olarak bizler, eşit yurttaşlık ve eşit statü perspektifinde anayasal ve hukuksal tüm alanlarda haklarımızın iadesi için, ibadethanelerimizin ve inancımızın tanımlanması değil tanınması için, bize reva görülen zulüm tarihinin hesabı için fitnenin değil hoşgörünün, cepheleşmenin değil dayanışmanın,  ötekileşmenin değil birleşmenin hâkimiyeti için yılmadan, yorulmadan mücadele edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. İnancımızın inkar edildiği, kimliğimizin yok sayıldığı sürece karşı, gayretle mücadele edecektir. Hakkın hakikatini inkar edip mülke biat edenlerin sonu hezeyan, hatırası bedbahttır.” (HABER MERKEZİ)

  • ‘Etek Sarı: Arguvan’ Belgeseli çekimleri başladı

    ‘Etek Sarı: Arguvan’ Belgeseli çekimleri başladı

    PİRHA – Genç yönetmen Devrim Çiftçi, UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine aldığı Arguvan türkülerini ve müziğini ‘Etek Sarı: Arguvan’ adlı belgesel çalışması ile kayıt altına alıyor.

    Çoğunluğu Arguvan’da çekilen olan ‘Etek Sarı: Arguvan’ belgeseli, Arguvan deyişlerini, inancını, kültürünü ve halk müziği eserlerini inceleyerek alana dair bir belge olma özelliği taşıyacak.

    ANADOLU COĞRAFYASI DÜNYANIN EN ESKİ KÜLTÜREL MİRASINA SAHİP

    Belgeselin tanıtımında, şu ifadelere yer veriliyor:

    “Anadolu coğrafyası dünyanın en eski kültürel zenginliklerine sahip coğrafyalardan biridir. Binlerce, yüzlerce yıl öncesinden günümüze kalan yazıtlar, heykeller, mağara resimleri, kültürel yaşanmışlık ve çeşitliliğin göstergesidir. Ancak uzun yıllar boyunca tarihin söz ve müzik üzerinden ilerlediği bir coğrafyadır Anadolu. Manilerden öğreniriz yüzlerce yıl öncesinde düğünün, sevdanın, cenazenin nasıl karşılandığını…Türkülerden öğreniriz yüzlerce yıl önce bir hanenin, bir köyün içinde neler yaşandığını… Cenazede yakılan ağıtın, düğünde halay ve oyun ezgisinin, sevda ve ayrılık türküsünün; hepsinin memleketi Anadolu’dur. Biz bu kadim coğrafyayı en çok da türkülerinden öğrenir ve türküleriyle yaşatırız. Arguvan türküleri, Anadolu kültürü içerisinde gerek melodik yapısıyla gerekse ağız kullanımı ile çok büyük bir öneme sahiptir. Arguvan ağzı denilince akla ilk gelen uzun havalar olsa da; Arguvan ağzı kırık havalar, deyişler, semahlar, duvazlar; deme-çevirme türküleri de Arguvan ezgileri içerisinde önemli bir yere sahiptir.”

    ‘Etek Sarı: Arguvan’ belgeseli çekimlerine başlayan Devrim Çiftçi İstanbul’da doğdu. Halen İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Müzikoloji Ana Bilim Dalı’nda Yüksek Lisans eğitimine devam eden Çiftçi, 2015 yılında “Bir Tatlı Huzur: Opera” adlı Türkiye Opera tarihi üzerine bir belgesel çalışmasına imza attı.

    “AŞIK GELENEĞİNİ GELECEK KUŞAKLARA TAŞIMAK”

    ‘Etek Sarı: Arguvan’ belgeseli ekibi, belgeselin amaçlarını şöyle ifade etti:

    -Arguvan türküleri üzerinden Arguvan kültürünü seçerek çok kültürlü Anadolumuzun bir bölümünü anlatmak.

    -İşlenen türküleri, ağıtları hikâyeleri ile anlatarak, ait olduğu dönemin duygusunu ve sosyal yapılanış özelliklerini aktarmak.

    -Hala yaşayan Âşık ve Dedelere ulaşarak, onların sazı ve sözüyle Âşık geleneğini bugüne ve gelecek kuşaklara göstermek.

    -Alan çalışması sırasında bulunan, daha önce fazlasıyla bilinmeyen yahut kayda hiç alınmamış türkülerin paylaşılmasını sağlamak.

    İsmet SEFER / İSTANBUL