Etiket: aşure

  • Mersin Dersimliler Derneği aşure lokması paylaştı- VİDEO

    Mersin Dersimliler Derneği aşure lokması paylaştı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Dersimliler Derneği aşure lokması paylaştı. Etkinlikte konuşan Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, aşurenin bir ve beraber olmanın simgesi olduğunu dile getirerek, “Kaynayan kazanda herkes kendi varlığını koruyabilmeli, kimse ötekini kendisine benzetmeye çalışmamalı” dedi.

    Mersin Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nde aşure paylaşımı yapıldı. Aşure lokmasına Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Yeşil Sol Parti Milletvekili Perihan Koca, HDP İl Yönetimi, demokratik kitle örgütleri, yöre dernekleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AŞURE BİR OLMANIN SİMGESİDİR”

    Açılış konuşması yapan Başkan Nurşen Çığlık, aşurenin önemine ilişkin şunları söyledi:

    “Kerbela olayı meydana geldiğinden bu yana Aleviler bir yas sürecindedir. Aşure, farklılıkları koruyarak bir ve beraber olmanın simgesidir. Kaynayan kazanda herkes kendi varlığını koruyabilmeli, kimse ötekini kendisine benzetmeye çalışmamalı. Bir yanda Kerbela öbür yanda aşure… Birbirini tamamlayan bir bütünün parçalarıdır. Aşure barış, sevgi, dayanışma ve dostluğun sembolüdür”

    Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz da aşurenin tarihsel sürecinden bahsetti, günümüzde de Kerbelaların yaşandığına değindi.

    Konuşmaların ardından aşure lokmaları paylaştırıldı.

    MERSİN/ PİRHA

  • Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi, Ana Fatma Cemevi’nde devletin, belediyelerin yardımlarıyla değil hak lokmalarıyla aşure yaptıklarına vurgu yaparak aşure lokmasını paylaştı.

    Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu aşure paylaşmaya devam ediyor. Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi’nin lokma paylaşımına Alevi kurumları ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “İKTİDAR ALEVİLERİ ASİMİLE EDEREK YOK ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak aşure lokmasından önce yaptığı konuşmada devletin ve belediyelerin yardımlarıyla aşure lokması yapmadıklarına vurgu yaparak, “Aşure bizim için çok anlamlı ve değerlidir. Yaptığımız aşure iyi günlere, barışa vesile olsun diyoruz. Alevi kurumları işin biraz kolayına kaçıyor, belediyelerle birlikte aşure yapıyor. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Aşure hak lokmasıdır. Siyasal iktidar geçmişten bugüne baktığımızda dün Alevileri katlediyordu bugün asimile ederek yok etmeye çalışıyor” dedi.

    Zakir Nimet Yıldız ve Zakir Hızır Çelebi’nin seslendirdiği deyişler sonrasında pişirilen aşure lokması paylaşıldı.

    Buse Nehir Demir/ ANKARA

     

  • Mezitli Cemevin’de aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    Mezitli Cemevin’de aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- Mezitli Cemevin’de paylaşılan aşure lokmasında günümüz Kerbelalarına dikkat çekildi.

    Alevi toplumu ve kurumları aşure lokmalarını paylaşmaya devam ediyor. Mezitli Cemevi tarafından lokma paylaşımında bulundu. CHP ve Yeşil Sol Parti Milletvekilleri ve belediye başkanlarını yanı sıra onlarca yurttaşın katıldığı lokma paylaşımı Kazım Açıktepe Dedenin gulbangıyla çerağ uyandırıldı.

    Yapılan konuşmalarda günümüzde Kerbelaların yaşandığına dikkat çekilerek, Alevilerin talepleri sıralandı.

    PİRHA/MERSİN

  • Yazar Piri Er: Aşurenin özünde toplumsal birliktelik ve sorgu, görgü vardır-VİDEO

    Yazar Piri Er: Aşurenin özünde toplumsal birliktelik ve sorgu, görgü vardır-VİDEO

    PİRHA – Yazar Piri Er, Kerbela’da katledilen 12 imam adına tutulan 12 günlük matem orucunun ardından dağıtılan aşurenin ne anlama geldiğini anlattı. Yazar Er, aşure geleneğinin 16. Yüzyılda 12 imam geleneği ile belirginlik gösterdiğini belirterek, “Tek başına aşure yapmak bir inanç motifi değildir” dedi. Er, ekledi: Aslında aşurenin özünde toplumsal birliktelik ve aynı zamanda sorgu, görgü vardır.

    Alevi inancına mensup yurttaşlar, 12 gün tutulan matem orucunun ardından aşurelerini dağıtmaya devam ediyor.

    Aleviler tarafından ‘Matem ayı’ olarak adlandırılan süreç sonrasında 12 ayrı malzeme ile yapılan aşurenin tam olarak manası nedir, Araştırmacı Yazar Piri Er’den dinledik.

    Muharrem ayının 13. gününde pişirilen aşurenin sadece Aleviliğe özgü bir ritüel olmadığını vurgulayan Piri Er, “Aşureyi Sünni müslümanlar da gayrimüslimler de yapıyor. Ama Alevilikte çok daha belirgin bir figür olduğu için aşure sanki sadece Alevilere özgü bir ritüelmiş gibi değerlendiriliyor” dedi.

    TARİHTE AŞURE GELENEĞİ!

    Kerbela’da yapılan katliam sonrasında aşure geleneğinin Alevi inancında başladığı ifade edilse de Yazar Piri Er, bu kanının doğru olmadığının altını çiziyor. Er, aşurenin artık evrensel bir yiyecek haline geldiğini belirterek şu görüşü savunuyor:

    “Müslümanlar da 10 Muharrem’den sonra aşure yaparlar. Aşure, hem mitolojiktir hem de bir anlamda inanç bağlantılı gelenekselleşmiş uygulamalar bütünüdür. Peki ‘aşure’ adını nereden alıyor? Aşure, Arap aylarından Muharrem ayının 10. günü olan ‘Aşur’dan alır. Bu günün Aleviler açısından diğer bir özelliği de 10 Muharrem, yani 10 Ekim 680’de Hz. Hüseyin Kerbela’da katledilmiştir. Yahudi takvimindeki ‘Tişri’ ayının 10. günü Yahudiler açısından belki de en önemli günlerden birisidir. Çünkü o gün ‘Yom Küppur’ (bağışlanma günü) adlı 26 saatlik bir oruç tutulur. Hz Muhammed tarafından bu orucun daha sonra müslümanlara tutturulduğu biliniyor. Ancak Yahudi geleneği gibi eski gelenekler kolay kolay bırakılmıyor. Ama Ramazan ayının bildirilmesinden sonra tek başına 10 Muharrem günü oruç tutulması ‘mekruh’ yani ‘dinde karşılığı olmayan’ uygulama olarak sayılıyor. Ama eski gelenekleri bırakmayan İslam toplumu, bugün ile ilgili farklı inançlar oluşturuyor. Mesela Adem’in tövbesinin bugün kabul olduğu ya da Yunus’un, balığın karnından bugün kurtulduğu, İbrahim’in atıldığı ateşten bugün kurtulduğu ve aşureye kaynaklık ettiği düşünülen Nuh’un gemisinin sular çekilince bugün karaya oturduğu şeklinde çeşitli rivayetler, mitolojik anlatımlar üreterek bugünü İslam inancı içerisinde yaşatmaya devam ediyorlar.

    Süreç Yahudilikten başladı, İslam’a geldi. Ramazan ayının bildirilmesi ile birlikte mekruh sayıldı, buna bağlı farklı gerekçeler oluşturularak İslam toplumu içerisinde bugün yaşatılmaya devam etti.”

    12 İMAM KÜLTÜ SONRASI AŞURE RİTÜELİ!

    Nuh’un Gemisi mitolojisinin Alevi inancı içerisinde de yer bulduğunu belirten Piri Er, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu İslam geleneğindeki bağlantı bir şekilde Alevi mitolojisi içerisine de belli ölçülerde aktarılmış ama mitolojilerin bilimsel bir tutarlılığı olmaz. Eğer mitolojiye inanırsanız o bir anlamda sizin gerçeğinize dönüşür.

    Peki bu anlayış Alevi inancı içerisine nasıl geldi? Bir arada yaşayan topluluklar, süreç içerisinde birbirlerinin çeşitli geleneklerini alırlar, etkileşirler. Alevilik, bana göre İslam’dan çok önce var olan bir inanç. Ama süreç içerisinde İslam ve başka inançlar ile ilişkiye girdi. Diğer inançlardan alınanlar ile aşure geleneğinin de tahmin ediyorum ki 15. ya da 16. yüzyıl itibari ile Aleviliğin içerisine girdiğini düşünüyorum. Çünkü 16. yüzyıl itibariyle Anadolu Aleviliği üzerindeki en büyük etkileşimlerden birisi 1501 yılında Şah İsmail önderliğinde kurulan Safevi Devleti’nin Anadolu’da kendine müritler toplaması ve Yavuz ile olan mücadelesinde Alevileri kendine yandaş edindirmesi ve bu paralelde hareket etmesidir. Bunu yaparken de Anadolu Aleviliğine ait kimi figürleri alıp kullanarak Caferi geleneğinin temsilcisi olarak da birçok Caferi ve Şii unsurları da Anadolu Aleviliğinin içine taşıdığını görüyoruz. Bunların en başında gelen de sanırım 12 imam kültü. Biz 12 imam kültünün 13. ya da 14. yüzyılda Anadolu Aleviliği içerisinde varlığına ilişkin güçlü deliller bulamıyoruz. Yunus’ta, Kaygusuz’da, 13. yüzyılda yaşamış Alevi ozanlarının dilinde 12 imam ile ilgili şiirler yok. Bu durum 16. yüzyılda özellikle Şah Hatayi’nin Anadolu’da egemen olması sonrası değişiyor.

    12 imam kültü aynı zamanda Aleviliğin aşure geleneği üzerinde de etkili olmuş. Mitoloji ile tarihsel gerçekler baş başa yürürler ama bizim, burada mitolojiden arındırarak Aleviliğin gerçeklerini görmemiz gerekir. Kerbela olayı 10 Muharrem 680’de yaşanmış. 1343 yıl bu acı neden yaşandı? Aleviler yakın geçmişte birçok katliama uğradılar. Sivas, Maraş, Çorum, Dersim; birçok can acıtan katliamlar yaşandı. Alevilerin kendisine sorması gereken bir soru, ‘Hüseyin’in katledilmesi Sivas’ta yanan 33 kişiden daha mı fazla canımızı yakıyor? Benim canımı mesela Sivas daha çok yakıyor. Peki Kerbela bugüne niye geldi? Çünkü Aleviler yaşadıkları her acıyı Kerbela ile özdeşleştirdiler. Hüseyin’i de bu pozisyon içerisinde başa oturttular ve kahraman ilan ettiler. Çünkü Hüseyin orada dik durdu.”

    “12 İMAMLAR, ALEVİLİĞİMİZE NE KATMIŞTIR?”

    Yazar Piri Er, Alevi toplumunda 12 imam geleneğinin artık sorgulandığını da söyleyerek şöyle devam etti:

    “Alevilerin bir bölümü, ‘Ne için 12 imam için orucu tutuyorum? Arap toplumundaki çekişmelerin neden bir parçası oluyorum? 1343 yıl sonra niçin Hüseyin için ağlıyorum?’ ya da ‘Kim olduğunu bilmediğim Taki, Naki, Muhammed Mehdi için niçin oruç tutuyorum’ şeklinde sorgulamalar yapıyorlar. Bunun sorgulanması da gerekiyor artık. Alevilerin kendini bu 12 imam zincirinden ve bunların oluşturduğu üzerimizde bir anlamda da baskı unsuru olarak gördüğüm ki bunu bir dede soyundan olarak söylüyorum bu 12 imam anlayışından ve Aleviliği bu kaynağa bağlayarak açıklama anlayışından bir an önce kurtulması gerekiyor. Bu ‘her şeyi yok edin, kaldırın’ şeklinde değil, inanan insan, ‘oruç tutacağım’ diyorsa hiçbir sakıncası yok ama 12 imamlar için tutuyorsanız önce bu 12 imamlar kimdir, bize ne yapmıştır, Aleviliğimize ne katmıştır diye bir bakın’ diyorum.”

    “AŞURENİN ÖZÜNDE TOPLUMSAL BİRLİKTELİK VARDIR”

    Piri Er, aşure ritüelini artık inancın bir parçası değil, gelenek olarak düşünmek gerektiğini belirtti. Yazar Piri Er, aşure programlarının artık görsel bir malzemeye dönüştüğünü söyleyerek şöyle devam etti:

    “Aşureyi toplumla bir şey paylaşmak anlamında yapıyorsanız bunun hiçbir sakıncası yoktur ama bunu 12 İmam’a bağlayıp anlatmak doğru olmaz. Aslında aşurenin özünde toplumsal birliktelik ve aynı zamanda sorgu, görgü vardır.

    Köylerimize aşure yapılırdı, annem cebimize birer kaşık koyup ‘gidin şu evde aşure var, yiyip gelin’ derdi. Aşure birlikte yenirdi. Aşure ortaklaşmadır ama eğer köy yaşamındaysanız düşkünü (Alevilikte düşkün ilan edilen) gelip o aşureden yiyemezdi.

    Aşure artık gelenekselleşti. Durum böyle olunca da inanç açısından bunu sorgulamasını yapma şansınız yok. Aşure bir niyettir; bir yerden bir şey beklemek değil bir yere bir şey vermektir. Aşure etkinlikleri artık görsel bir malzemeye dönüştü. Bir araya gelelim 2 sohbet ederiz deniliyor.

    “AŞURE YAPMAK BİR İNANÇ MOTİFİ DEĞİLDİR”

    Aşurenin içerisine koyduğunuz çeşide bakarsanız 12 imamcı anlayışa göre 12 çeşit olur. Sünni anlayışa göre 40 çeşit olur. Ama onlar 40 çeşidi bulamadıkları için Sünniler burada uyanık davranıp diyorlar ki ‘bir kaşık bal koyun’. Çünkü ‘arı, kır çiçekten bal toplar’ diyorlar. Elinde ne varsa onu koyarsın. Bizim köyde 3-4 çeşit ile aşure yapılırdı. Dağın başında Divriği’nin Gökçebel köyünde 12 çeşit yiyecek koyup da aşure yapacak adam kolay kolay bulunmazdı. Aşure öyle ‘kaynayıp, özdeşleşelim, bir araya gelelim’ değil.

    Farkımız var! Oraya giren üzüm üzüm olacak, yediğim fasulye de fasulye olarak kalacak. Yoksa hepsini birbirine benzetelim; hani bir ara birilerinin benzetmesi vardı ‘efendim biz mozaik değiliz, mermeriz’ falan diye… Ne olursan ol ama Alevilik farklı bir yol, çizgi… Alevilik açısından aşure geleneksel bir ritüel olarak elbette ki uygulanır. Yani aşure de bu coğrafyada yüzyıllardır uygulana gelen ritüeldir. Bu artık gelenekselleşmiştir. Ama tek başına aşure yapmak bir inanç motifi değildir. Ama bireyin kendini rahatlatması, mutlu etmesi anlamında yaptığı uygulamalardan biridir.”

    Eren GÜVEN/ANKARA 

     

  • Akyol: Belediye ve kaymakamlıklardan alınan yardımlarla aşure yapmak doğru değil-VİDEO

    Akyol: Belediye ve kaymakamlıklardan alınan yardımlarla aşure yapmak doğru değil-VİDEO

    PİRHA- Yerel yönetimlerin Alevilerin oruç açma ve lokmalarını paylaşımına maddi ‘destek’ sunmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen PSAKD Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, “Kaymakamlıktan ya da belediyelerden kesinlikle herhangi bir maddi talepte bulunmayız. Çünkü biz kendi yağımızla kavruluyoruz, talebimiz yoktur. Belediyeden veya bir başka yerden gelen malzeme ile aşure yapılmasını doğru bulmuyoruz” dedi.

    Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayında 12 gün oruç tutuldu. Oruç sonrası aşure paylaşılmaya devam ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, Alevi toplumunun oruç açma ritüelinin, çadır kurma gibi benzeşmelere gittiği eleştirisinde bulundu.

    ORUÇ AÇMALARIMIZ SON YILLARDA İFTAR SOFRALARINA DÖNÜŞTÜ”

    Akyol, Alevi toplumunun son dönemlerde farklı inançların oruç açma ritüeline benzeştiği eleştirisinde bulunarak, “Şehirleşme ile birlikte matem ayında bizimkilerde cemevlerinde toplu oruç açma gibi bir ritüel gelişti. Canlar kendi gücü oranında orucunu açardı. Ama şehirleşme ile birlikte Ramazan ayında belediyelerin veya Diyanetin kurduğu iftar çadırı galiba bizde de oluştu. Bir benzeşme, bir imrenme gibi durum oluştu. Biz bu sene Anadolu’da nasıl oruçlar açılıyorsa onun gibi yaptık ama bu ayın 13’ü (13 Ağustos) itibariyle aşuremizi yapacağız. Marmaris’te geleneksel olarak aşuremizi 30 yıldır yapıyoruz. Bu gelenek böyle başladı, böyle devam ediyor. Aşuremize büyük bir katılım oluyor, binlerce insan geliyor. Bu dönemde de uygulayacağız” dedi.

    “BELEDİYELERİN DEĞİL, CANLARINL OKMALARIYLA AŞURELER YAPILMALI”

    Yerel yönetimlerin Alevilerin oruç açma ve lokmalarını paylaşımına maddi ‘destek’ sunmasının ve cemevi yönetimlerinin bunu kabul etmesinin doğru olmadığını ifade eden Akyol şöyle devam etti:

    “Son dönemlerde belediyelerin ve kaymakamlıkların vermiş olduğu yardımlarla aşure yapılması doğru değil. Matem ayının sonunda kendi ekonomik durumuna göre verebileceği lokma neyse odur. Bunun sınırı kesinlikle yoktur; az verir çok verir hiç önemli değil. Ama kendi öz kazançlarından vermeleri gerekiyor. 30 yıldır Marmaris’te buna tenezzül etmedik. Ne belediyeden ne de kaymakamlıktan böyle bir şeyi talep  etmedik. Zaman zaman ilçenin kaymakamı da aşuremizde bulunmuştur ama biz kaymakamlıktan kesinlikle herhangi bir maddi veya lokma talebinde bulunmayız. Çünkü biz kendi yağımızla kavruluyoruz. Bundan sonra da talebimiz yoktur. Belediyeden veya bir başka yerden gelen malzeme ile aşure yapılmasını doğru bulmuyoruz.”

    13 AĞUSTOS’TA AŞURE LOKMASI PAYLAŞILACAK

    Akyol, 13 Ağustos’ta gerçekleştirecekleri aşure lokmasına tüm canları davet ederek, “Lokmalarımız toplanıyor, ayın 13’ünde lokmamızı pişireceğiz. Aşure öncesi deyiş ve nefeslerle semahımızı döneceğiz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Mersin Cemevi aşurelerini paylaştı- VİDEO

    Mersin Cemevi aşurelerini paylaştı- VİDEO

    PİRHA- Muharrem orucunun bitmesinin ardından Mersin Cemevi’nde aşure paylaştırıldı. Lokma paylaşımında konuşan Pir Hasan Kılavuz, dünyadaki açlık, susuzluk ve savaşlara değinerek bunların da Kerbela olduğunu belirtti.

    Muharrem Orucu’nun bitmesiyle birlikte birçok cemevi aşurelerini pay etmeye devam ediyor. Mersin Cemevi’nde İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbeng ile aşureler paylaştırıldı. Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyişlerle semah dönüldü.

    Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz konuşma yaptı. Kılavuz, Kerbela’nın günümüzde de yaşadığını vurgulayarak şunları söyledi; “Günümüzün gerçeklerine de Aleviler gözlerine açmalıdır. UNİCEF raporlarına göre günde 800 çocuk susuzluktan ölüyor. Dünyadaki susuzluk, açlık ve yoksulluğa dikkat çeken Pir Hasan Kılavuz, bunların da birer Kerbela olduğunu ifade etti. Dünyada savaşlar, kavgalar var ve insanlar Kerbela’yı yaşıyorlar. Bunlara da dur demek lazım ve gözlerimizi kapatmamamız lazım”

    Kılavuz’un ardından Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan birer konuşma yaptı.
    Konuşmaların ardından aşureler paylaşılırken, Gani Pekşen ve Mercan Erzincan tarafından deyişler seslendirildi.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin’de aşureler pay edildi- VİDEO

    Mersin’de aşureler pay edildi- VİDEO

    PİRHA- Haçova Kültür Derneği Muharrem orucunun sona ermesiyle vesilesiyle hazırladığı aşureleri paylaştı.

    Aleviler’in 12 gün boyunca tuttuğu Muharrem (Yas-ı Kerbela) Orucu’nu tamamlanmasının ardından aşure kazanları kaynamaya başladı. Haçova Kültür Derneği tarafından pay edilen aşure lokmasına Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, HDP İl Yönetimi, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Haçova Kültür Derneği Başkanı Hasan Aşkın, aşureleri depremde hayatını kaybeden insanlara adadıklarını söyledi.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbengin ardından aşureler pay edildi.

    MERSİN/ PİRHA

  • Dersim Belediyesi aşure lokması dağıttı-VİDEO

    Dersim Belediyesi aşure lokması dağıttı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi, Muharrem ayı vesilesiyle aşure lokmalarını paylaştırdı.

    Dersim Belediyesi, Muharrem ayı vesilesiyle aşure lokmalarını paylaştırdı. Seyit Rıza Meydanı’nda dağıtılan aşure lokmasına çok sayıda yurttaş katıldı. Aşure lokmasının gülbengini Kureyşan Ocağı evladı Hasan Ali İçlek okudu.

    “İNSANLAR İNANÇLARINDAN DOLAYI ÖTEKİLEŞTİRİLMESİN”

    Temennilerinin bundan sonra dünyanın hiçbir yerinde insanların inançlarından dolayı ötekileştirilmemesini olduğunu söyleyen Kureyşan Ocağı evladı Hasan Ali İçlek, “İnsanların dili, dini, ırkı ne olursa olsun özgürce bir arada yaşayalım” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de pişirilen aşureler paylaşıldı-VİDEO

    Dersim’de pişirilen aşureler paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Alibaba ve Yeni Mahallesi’nde sabah erken saatlerde aşure lokması için kazanlar kuruldu. Hazırlanan aşureler paylaştırıldı.

    Aleviler, 12 gün boyunca tuttukları Muharrem (Yas-ı Kerbela) Orucu’nu tamamladı.

    Dersim’de Alibaba ve Yeni Mahallesi’nde sabah erken saatlerde aşure için kazanlar kuruldu. Pişirilen aşureler paylaştırıldı.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/ DERSİM

  • PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevinde aşure lokmaları pay edildi-VİDEO

    PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevinde aşure lokmaları pay edildi-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevinde aşure lokmaları pay edildi. Matem orucunun sadece Kerbela’da Yezid’in zulmü ile zalimce kıyılmış yetmiş iki can için olmadığını belirten PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Atlı, “Kerbela kıyımdır, zulümdür, faciadır. Günümüze uzanan hak ve adalet için acının orucu, umudun aşuresi ve bir daha Kerbela’lar yaşanmaması için direnişin adıdır” dedi.

    PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevinde aşure lokmaları pay edildi. Aşure lokmasına, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP Diyarbakır İl Örgütü, HDP Diyarbakır İl Örgütü, Yeşil Sol Parti Diyarbakır İl Örgütü,  KESK Diyarbakır Şubeler Platformu ve Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu katıldı.

    Dede Kargın Ocağı’ndan Musa Kargın dedenin gülbeng vermesinin ardından PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Atlı konuştu.

    “KERBELA KIYIMDIR, ZULÜMDÜR”

    Matem orucunun sadece Kerbela’da Yezid’in zulmü ile zalimce kıyılmış yetmiş iki can için olmadığını belirten PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Atlı, “Bu yeryüzünde keder-acı-hüzün ve zulmün ve belaların buluştuğu, Dersim, Sivas, Çorum, Maraş, Suruç, Ankara Garı, Taksim 1 Mayıs, Gezi, Roboski, 6-7 Eylül olayları, Ortadoğu, Afrika, Asya’da ve yeryüzünde yaşanmış ve yaşanan tüm Kerbela’larda katledilmiş insanlar ve onların davası içindir. Kerbela kıyımdır, zulümdür, faciadır. Günümüze uzanan hak ve adalet için acının orucu, umudun aşuresi ve bir daha Kerbela’lar yaşanmaması için direnişin adıdır” dedi.

    Zeynel Abidin Ocağından zakir İbrahim Erkul’un deyişleri eşliğinde semahlar dönüldü. Semahlar sonrasında aşure lokması pay edildi.

    PİRHA/DİYARBAKIR

     

  • Balkız: Belediyelerin bağışı ile aşure kaynatmanın kültürümüzde yeri yok-VİDEO

    Balkız: Belediyelerin bağışı ile aşure kaynatmanın kültürümüzde yeri yok-VİDEO

    PİRHA – Yazar Ali Balkız, devlet kurumlarının, Muharrem ayında Alevi kurumlarına ‘yardım’ adı altında yürüttükleri politikaları eleştirerek, “Çağımızda, ne yazık ki başta iktidar olmak üzere iktidarın diğer temsilcileri de Alevilere büyük bir taarruz halindeler” dedi. Balkız, Alevilerin asimilasyon politikalarına karşı direnmeyi sürdüreceğini kaydetti. 

    Muharrem Orucu bugün 7. gününde. 12. günün sonrasında aşure paylaştırılacak. Bazı Alevi örgütlerinin belediyelerin yardımıyla aşure hazırlaması Alevilerin eleştirilerine neden oluyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) önceki dönem genel başkanlarından Yazar Ali Balkız, iktidarın, belediyeler aracılığıyla yaptığı Muharrem Orucu yardımlarına ilişkin değerlendirme yaptı. Balkız, belediyelerin, Muharrem ayı ve aşure için yardımlar yapmasını eleştirdi.

    “HÜSEYİN’İ HÜSEYİN YAPAN BOYUN EĞMEMESİDİR”

    Ali Balkız, Aleviliğin temelinde boyun eğmenin olmadığını vurguladı. Balkız, Alevi toplumunun, zalimin zulmüne boyun eğmemesi gerektiğini belirterek, “Aleviler ve Alevi olmayan vicdan sahipleri şu günlerde oruç tutuyorlar. Oruçlarını Kerbela’da Hz. Hüseyin ve yoldaşlarının, Muaviye oğlu Yezid’in orduları tarafından katledilmiş olmasının anısına, hatırasına tutuyor. İslam için o tarihte siyasi tartışma kimin halife olacağı tartışmasıydı evet ama özünde bu bir siyasal, sosyal ve hiç kuşku yok ki sınıfsal bir özellik taşıyordu. Hz. Ali ve oğlu Hüseyin, Muaviye ve Yezid’e biat etmemişlerdi. Onun üstünlüğünü kabullenmemiş ve boyun eğmemişlerdi ve o yolda da Hüseyin, Kerbela’da öldürüleceğini bile bile atının sırtında gitti. Yakın akrabalarıyla birlikte kanının son damlasına kadar savaştı ve hayatını verdi. Hüseyin’i Hüseyin yapan bu tavırdır, boyun eğmemesidir, zalimin zulmüne evet dememesidir, ona karşı çıkmasıdır. Belki ondan önceki tarihlerde de Spartaküs ve benzer yiğitler vardı. İnsanlık var olduğu müddetçe de olmuştur. Zalimler ve mazlumlar, egemenler ve o egemenlerin yönetme biçimine itiraz edenler olmuştur” dedi.

    “BİR YASTIR, BİR PAYLAŞIMDIR”

    Muharrem Orucu’nun kadim bir anlayış olduğunu belirten Balkız, sözlerine şöyle devam etti:

    “Muharrem Orucu İslamiyet ve Kerbela ile de Aleviliğe intikal etmiştir. Ama Alevilik Kerbela’dan mı başlar, Horasandan mı başlar, Sümerlerden mi başlar, Orta Asya’dan mı başlar, Anadolu’dan mı başlar, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veliden mi başlar, Pir Sultan’dan mı başlar; kim nereden başlatıyor olursa olsun temel anlayış hak, hukuk aramak, özgür, laik insan olmak üzerine kurulu isteklerin bir bütünüdür. Muharrem Orucu insanların kendi dilleri, dinleri, kültürleri, coğrafyaları ile kendi yaşam tarzı ve anlayışlarıyla başka uluslarla birlikte barış içerisinde yaşamasının olanaklarını arama eylemidir aynı zamanda. Bir yastır, bir paylaşımdır… Biz sadece bayramı, doğumu, düğünü, güneşi, ayı paylaşmayız, aynı zamanda üzüntülerimizi de paylaşırız, ölülerimizin matemini de paylaşırız, yenilgilerimizi de paylaşırız. Acıları paylaşa paylaşa azaltırız, sevinçlerimizi paylaşa paylaşa çoğalttığımız gibi. Bu bir ritüeldir, bir anlayıştır.”

    “ALEVİLERE SALDIRI HALİNDELER”

    Ali Balkız, Alevilerin kentlere gelmesiyle birlikte yaşayış biçimlerindeki farklılıklara da değindi. Balkız, iktidarın yardım adı altında yaptıkları asimilasyon politikalarını eleştirerek şunları söyledi:

    “Aleviler bunu kadim olarak uzun yıllardan bu yana yapagelmişlerdir ama geldiğimiz şu günlerde, 1950-60’lardan başlayarak Alevilerin kente gelmeleri ile birlikte devletle daha iç içe, Sünni komşuları ile daha kapı komşu oluşları onları kendi yaşam alanlarındaki geleneksel olarak yaşadıkları Aleviliğin artık kent koşullarında yeniden uyarlanması haline getirmiştir. Cemler artık otantik anlamda bildiğimiz cem olmaktan çıktığı gibi oruç tutuşumuz da ne yazık ki kentte özelliklerinden kaybetmiş. Cemde, köyde kimin evinde nesi varsa o getirilir az olandan az çok olandan çok aynı tencereye girer, pişer lokma olur ve canlara dağıtılır. Artan da nüfus başına pay edilir. Yani herkesten varlığına göre alınır, herkese ihtiyacına göre verilir. Bu bize neyi hatırlatır? Aleviler yüzyıllardır bunu yaşarken Karl Marx daha doğmamıştı. Şimdi buradan hareket edecek olursak kentlerde Aleviler oruç tutacaklar, oruçlarını açacaklar, aşure kaynatacaklar ve bunun malzemelerini belediyelerden alacaklar öyle mi? Ya da belediyeler onlara çuval çuval bulgur, yağ, dut, şeker, su gönderecek ve Aleviler bunları kabul edecek. Bunlardan pişen aşureyi lokma yapıp oruç açacaklar öyle mi? Yakışmıyor. Bu doğru değil. Kendi olanakları ne kadar el veriyorsa o kadarı ile yetinmek ama belediyelerin bağışı ile gönderdiği hediyeler ile aşure kaynatmanın bizim kültürümüzde yeri yoktur. Ve ayrıca sadece bununla kalmıyor belediyeler, hükümet de çokça yapıyor bu ve benzeri yardım adı altında aslında denize olta atılmış yem gibi düşünecek olursak güya Aleviler balık onlar da avlayacaklar. Çağımızda, ne yazık ki başta iktidar olmak üzere iktidarın diğer temsilcileri tarafından Alevilere büyük bir taarruz, büyük bir saldırı halindeler.

    “ALEVİLER DİRENİYOR VE DİRENECEKLER”

    Demokratik Alevi Dernekleri, Ana Fatma Cemevi’nin kapısındaki kırıklar bundan 1 sene önce kırıldı. Diğer Alevi örgütleri ile birlikte saldırıya uğrayan bu mekanı tahrip edenler yakın bir zaman önce serbest bırakıldılar. İktidar Alevilere hoş görünmek için Alevi gençlerinden oluşacak gençlik kampları düşünüyor, Kerbela’ya Alevi dedelerini götürüyor. Hükümet, Hacı Bektaş’a Alevileri, Alevi önderlerini, dedelerini, vakıf ve Alevi derneklerini davet ediyor. ‘Onları nasıl yollarından çıkartırız, nasıl kafalarını değiştiririz, görüşlerini bulanıklaştırırız, nasıl asimile ederiz, hangi alanlarla, hangi yöntemlerle, yollarla’ diye düşünüyor. Bu konuda çok deneyimliler doğrusu. Yani Selçuklu’dan başlayarak Osmanlı boyunca devam eden ne yazık ki Cumhuriyet aşamasında da sürmekte olan bir yandan toplu halde ya da bireysel anlamda katliamlar onların yanına bir de barışçıl yolu eklediler. O sopa orada duruyor, ellerinde hazır ama tavşan havuç hikayesinde olduğu gibi havuç uzatarak acaba Alevileri yollarından döndürebilir, terbiye edebilir, yola getirebilir, kendi kervanımıza katabilir miyiz yanıtlarını aramaya çalışıyorlar. Belediyelerin şu günlerde Alevi örgütlerine, cemevlerine göndermek istedikleri ya da göndermekte oldukları aşure malzemeleri de bunun araçlarından biri ne yazık ki.

    Aşurenin bir anlamı var tarihsel anlamdaki misyonu bellidir. Semavi dinler öncesine dayanır. Kerbela ile birlikte de Aleviler, Kızılbaşlar benimsemişlerdir. 12 çeşit maddeden oluşur. Her biri bir kazana giriyor aynı kazanda kaynıyor, artık nohut nohut değil, fasulye fasulye değil, şeker şeker değil hem kendisi hem başkası artık. Kültürlerin, insanların sosyolojik, kültürel anlamda da birbirlerinden alacakları ve verecekleri vardır. Birlikte başka bir şey olurlar; kendi özelliklerini, öz benliklerini korurken aynı zamanda bir ve beraber olurlar. İktidar bunu istemiyor. Ama Aleviler direniyor ve direnecekler.”

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

  • Sürgeç ailesi, depremde yaşamlarını yitiren yakınları için Dersim’de aşure dağıttı-VİDEO

    Sürgeç ailesi, depremde yaşamlarını yitiren yakınları için Dersim’de aşure dağıttı-VİDEO

    PİRHA- Sürgeç ailesinden Berivan ve Derin’in, Adıyaman’da depremin 5. gününde enkaz altından cansız bedenleri çıkarıldı. Sürgeç ailesi, depremde yaşamlarını yitiren yakınları için Dersim’de aşure dağıttı.

    Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından binlerce kişi yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı. Depremin en çok etkilediği kentlerin biri de Adıyaman.

    Sürgeç ailesinden Berivan ve Derin Sürgeç’in, Adıyaman’da depremin 5. gününde enkaz altından cansız bedenleri çıkarıldı. Sürgeç ailesi, depremde yaşamlarını yitiren yakınları için Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda aşure dağıttı.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Avustralya Alevi Federasyonu aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    Avustralya Alevi Federasyonu aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA-Avustralya Alevi Federasyonu, aşure lokmalarını pay etti.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Melbourn’daki Hallac-ı Mansur Cemevi’nde üye kurumları Avustralya Alevi Toplum Konseyi, Dandenong Alevi Kültür Merkezi ile birlikte aşure lokmalarını paylaştılar.

    Turabi Bulut Dede tarafından lokma duası okunurken, Güzide Suluk Ana da yaptığı konuşmada Kerbela’nın bugünde devam ettiğini ifade ederek, “Çorbamızı sevgi, kardeşlik, birlik, beraberlik ve barış adına kaynattık. Yolumuzu yürütmeye devam edeceğiz” dedi.

    Viktorya Hükümeti İşçi Partisi Senatörü Enver Erdoğan, İşçi Partisi Kuzey Bölgesi Milletvekili adayları Kathleen Matthews, Anthony Cianflone ve Iwan Walters da lokmaların paylaşılmasına katıldı.

    Avusturalya Alevi Federasyonu her 10 Ekim’de aşure lokmalarını paylaşıyor.

    PİRHA / AVUSTURALYA

  • DAD İzmir Şubesi ve Dersimliler Derneği aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi ve Dersimliler Derneği aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Yamanlar Cemevindeki aşure lokmasında konuşan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Zeynel Bozkurt, Alevilere yönelik saldırılar ve asimilasyon politikalarına karşı ortak mücadele çağrısında bulundu. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi ve İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği muharrem ayının sona ermesiyle birlikte aşure lokmalarını paylaştı. Bayraklı ilçesinde bulunan Yamanlar Cemevindeki aşure lokmasına Alevi kurumları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Aşure lokmasının paylaşıldığı salona Seyit Rıza, Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal fotoğraflarının yanı sıra katılımcıları Türkçe ve Kürtçenin Kurmanci/Kırmancki lehçelerinde selamlayan ‘Hoşgeldiniz’ pankartları asıldı.

    Aşure lokmasında hakikat mücadelesinde Hakk’a yürüyen canlar için çerağlar uyandırılarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Aşure lokmasının gülbengini Baba Mansur Ocağı’ndan Ana Fidan Yıldız verdi.

    “MÜCADELENİN YOLU ALEVİLERİN GÜÇLÜ BİRLİĞİDİR”

    Aşure lokmasının açılış konuşmasını yapan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Zeynel Bozkurt, Alevilere yönelik saldırıları püskürtmenin yolunun Alevilerin birliğinden ve ortak mücadelesinden geçtiğinin altını çizerek, “Kerbelalar günümüzde de devam ediyor. Derik’teki kazada yitirilen canlar bir Kerbala’dır. Kerbela’daki canlar direndiler, boyun eğmediler. Bu duruşla mücadele etmek gerekir. Mücadele etmenin yolu bir olmak, güçlü kalmaktır. Yeni Kerbelalar olmasın diye uyanık olmamız lazım. Bir taraftan cemeevleri ziyaret edilerek değer vermiş gibi gösteriliyor, diğer taraftan da toplumsal gerçekliğimizden uzaklaştırılmak isteniyoruz. Alevi kurumlarına saldırılar oldu. Son 2 yılda Alevi kurumları ziyaret ediliyor. Cemevleri ibadethanemizdir öyle de kalacaktır. Saldırılar, asimilasyon politikaları bizleri yıldıramaz, yolumuzdan döndüremez” dedi.

    “İNANCIMIZ VE DOĞAMIZA YÖNELİK SALDIRILAR TEK BİR MERKEZDEN GERÇEKLEŞİYOR”

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Ekber Coşkun da merkezi elden Dersim ve bölgedeki iller üzerinde fiziki ve kültürel soykırım politikalarının katmerleşerek devam ettiğini belirterek, “Makul vatandaş olmadığımız için hep darbelenmek istendik. Hakkımızda davalar açıldı, fiziki müdahalelere maruz kaldık. Dersim ve bölge üzerinde kültürümüze, dilimize, doğamıza saldırılar var. Kadın cinayetleri, uyuşturucu kullanımı arttı, manevi değerlerine yönelik saldırılar tek bir merkezden gerçekleşiyor. Bu süreçte kurumlarımızı güçlendirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

    “HÜSEYNİ DURUŞ FAŞİZME KARŞI BARIŞI SAVUNMAKTIR”

    Aşure lokmasında söz alan Halkların Demokratik Partisi İzmir İl Eş Başkanı Çınar Altan, Hüseyni duruşun bugünkü halinin faşizme karşı barışı savunmak olduğunu söyleyerek, “Hüseyni duruş mazlum halklar için muazzam bir direniş tarihi bıraktı. İktidar mazlumları katliama, soykırıma maruz bırakıyor. Günümüz yezitlerine karşı Hüseyni duruşu sergilemek, faşizme savaşa karşı barışı savunmak bizlerin görevidir. Muharrem ayının ruhu ile 1 Eylül’e hazırlanıyoruz. Onurlu bir barışı haykıracağız” dedi.

    PİRHA/İZMİR

  • DAD İstanbul şubesi aşure pay etti-VİDEO

    DAD İstanbul şubesi aşure pay etti-VİDEO

    PİRHA- DAD İstanbul şubesi Gazi Mahallesi’nde aşure pay etti.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul şubesi Gazi Mahallesi’nde aşure pay etti.

    Derneğin aşure paylaşımına, Bingöl Karer Dernekleri, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Baba Mansur Ocağı’ndan Pir Mehmet Karabulut, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan katıldı. DAD İstanbul Eş Başkanı Dilber Doğan giriş konuşmasını yaptı.

    yapılan konuşmaların ardından aşure lokması paylaşıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Arnavutluk’ta bulunan Sarı Saltık Dergahında aşure lokmaları paylaşıldı-VİDEO

    Arnavutluk’ta bulunan Sarı Saltık Dergahında aşure lokmaları paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- Arnavutluk’un tarihi kasabalarından biri olan Kruja’da bulunan Sarı Saltık Dergahında aşure lokmaları paylaşıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı paylaşımda, Baba Mondi nefesler okudu.

    Sarı Saltık’ın Balkanlar’da bulunan makamlarından birisi de, Arnavutluk’un tarihi kasabalarından biri olan Kruja’da. Halk tarafından ziyaret edilen ve kutsal kabul edilen makam, ziyaretgâh yerleri, insanların inanç ve ritüellerini uyguladıkları alanlardır.

    Arnavutluk’ta bulunan Sarı Saltık Dergahında, Dünya Bektaşi Merkezi’nin organizasyonu ile aşure lokmaları paylaşıldı. Bu yılki aşure lokmasına Kruja belediye başkanın yanı sıra milletvekilleri Gazmend Bardhi, Enkelejd Alibeaj, Demokrat Parti Grup Başkanı ile Halveti, Rufai tarikatların şeyhleri katıldı.

    Aşure merasiminin açılış konuşmasını yapan Baba Mondi, Kerbela vakasını ve Hüseyin’in direnişini anlatarak aşurenin barışlara vesile olmasını dilediğini belirtti. Ardından Shejh Bujar Horosani ve diğer şeyhler Baba Mondi’nin deyiş okumasına eşlik ettiler.

    Törenden sonra halk Baba Mondi’ye niyaz edip, aşurelerden pay aldılar.

    PİRHA/ARNAVUTLUK

  • PSAKD Tarsus Şubesi, Abdalların yaşadığı Akgedik Köyü’nde aşurelerini pay etti -VİDEO

    PSAKD Tarsus Şubesi, Abdalların yaşadığı Akgedik Köyü’nde aşurelerini pay etti -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Tarsus Şubesi, Abdal yurttaşların yaşadığı Akgedik Köyü’nde aşurelerini pay etti. Köy meydanında bir araya gelen yurttaşlar, kazanlarla aşurelerini pişirdi ve köy meydanında cem oldu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Tarsus Şubesi, Abdal yurttaşların yaşadığı Akgedik Köyü’nde aşurelerini pay etti.

    Köy meydanında bir araya gelen yurttaşlar kazanlarla aşurelerini pişirdi. Lokma dağıtımından önce şube başkanı Feyzullah Metin, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan konuşma yaptı.

    Konuşmaların ardından dede Haydar Arkovan ve Cumali Can lokma gülbengi okudu. Gülbenglerin ardından lokmalar pay edildi.

    Daha sonra Zakir Metin Şahin’in söylediği deyişler eşliğinde semah dönüldü.

    “ALEVİ HAK MÜCADELESİNİ BİNALARA HAPSETMEDİLER, KÖY MEYDANINDA CEM OLDULAR”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe de lokma paylaşımını sosyal medya hesabından paylaşarak şu ifadeleri dile getirdi:

    “Tarsus şubemizin güzel insanlarını ve yönetimini yürekten kutluyorum. Alevi hak mücadelesini binalara hapsetmeyen ve köy meydanlarını cem meydanına dönüştürme geleneğimizi devam ettiren şubemiz, çok önemli bir işi daha başardı. Hak lokması aşuremizi geçen hafta cemevinde pay eden canlar, dün de ötekileştirilen, itilen, kakılan, hakir görülen Abdal köylerimizden Tarsus Akgedik Köyü’nde cem olup, aşure lokmalarını esmer yüzlü canlarla paylaştılar.

    Başta şube başkanımız Feyzullah Metin, dedelerimiz Haydar Arkovan ve Cumali Can, zakirimiz Metin Şahin, yönetim kurulu ve kadın canlarımız olmak üzere emeği geçen cümle canlara aşk olsun. Sizinle onur duyuyorum güzel canlar. Sırada Bağlarbaşı köyü var.”

    PİRHA/TARSUS

  • Çetmi Cemevinde aşure dağıtan AKP’li: Dedeleri Kerbela’ya götüreceğiz

    Çetmi Cemevinde aşure dağıtan AKP’li: Dedeleri Kerbela’ya götüreceğiz

    PİRHA- AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, Çanakkale’de bulunan Çetmi Cemevinde aşure dağıttı. Turan ardından, cemevinde kuran eğitimlerini tamamlayan çocuklarla buluştu ve Çanakkale’deki dedelerin Kerbala’ya götürüleceğini söyledi. 

    Bugüne kadar Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerini tanımayan, kamusal haklardan faydalanmasının önüne geçen AKP hükümeti, İçişleri Bakanlığı yetkilileri, idari amirler, yerel yöneticiler eliyle Alevilere yaklaşmak istiyor.

    Hükümetin resmi olarak statüsünü tanımadığı, AİHM kararlarını uygulamaktan geri durduğu cemevlerine yönelik bu ilgi ve hamlesine hem Alevi kurumları hem de Alevi yurttaşlar tepkili.

    ÇANAKKALE’DEKİ DEDELER KERBALA’YA GÖTÜRÜLÜYOR

    Ezine’ye bağlı Çetmi Cemevinde konuşan AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında Çanakkale’deki Alevi dedelerinin ve kurum yöneticilerinin de Kerbala’ya götürüleceğini söyledi.

    Turan, “Muharrem ayı, çok özel bir zaman bizim için. Bu toprakların bereketini, kardeşliğini en çok hissettiğimiz aylardan biri. Kerbela, ortak acımız. Hz. Hüseyin Efendimizi ve Kerbela şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Cumhurbaşkanımızın davetiyle tüm illerimizdeki, Çanakkale’mizdeki Alevi dedelerinin, cemevi yöneticilerinin, belli bir kontenjanda, inşallah bir aksilik olmazsa Kerbela’daki törenlere katılması planlanıyor” dedi.

    CEMEVİNDE KURAN KURSU

    Turan, ayrıca hükümetin Alevilere yönelik bir diğer asimilasyonun bir parçası olan ve Ezine Cemevinde yaz aylarında açıldığı belirtilen kuran kursunda çocuklarla fotoğraf çektirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de aşure lokmaları paylaşıldı-VİDEO

    Dersim’de aşure lokmaları paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Dersim Şubesi ve DAD Genel Merkezi tarafından Muharrem (Yas-ı Kerbela) orucunun bitmesinin ardından Seyit Rıza Meydanı’nda aşure lokmaları paylaştırıldı.

    Alevi toplumu ve kurumları Muharrem (Yas-ı Kerbela) orucunun ardından aşure kazanlarını kurmaya devam ediyor.

    PSAKD Dersim Şubesi ve DAD Genel Merkezi tarafından Muharrem (Yas-ı Kerbela) orucunun bitmesinin ardından Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda aşure lokmaları paylaştırıldı. Lokma gülbengini Kureyşan Ocağı’ndan Muzaffer Yazar okudu.

    PİRHA/DERSİM

  • Çamalan Cemevi’nde aşure lokmaları paylaşıldı-VİDEO

    Çamalan Cemevi’nde aşure lokmaları paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA-Çamalan Cemevi’nde aşure lokmaları paylaşıldı. 

    Alevi toplumu ve kurumları Muharrem (Yas-ı Kerbela) orucunun ardından aşure kazanlarını kurmaya devam ediyor.

    Mersin’in dağ köylerinden Tahtacı Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Çamalan köyünde bulunan cemevinde aşure lokmaları paylaşıldı. Alevi kurum başkanları ve yöneticilerin katıldığı lokma paylaşımında semahlar dönüldü, aşure lokmaları odun ateşinde kaynatılıp paylaşıldı.

    PİRHA/MERSİN