Etiket: atk

  • Pir Erdoğan: Aysel Tuğluk’u cezaevinde kendi kontrolünde tutmaya çalışıyorlar-VİDEO

    Pir Erdoğan: Aysel Tuğluk’u cezaevinde kendi kontrolünde tutmaya çalışıyorlar-VİDEO

    PİRHA-Adli Tıp Kurumu’nun Aysel Tuğluk hakkında verdiği ‘cezaevinde kalabilir’ raporuna tepki gösteren Ağuçan Ocağı piri İbrahim Erdoğan, “Devlet, Aysel Tuğluk’un cezaevinden çıkması halinde toplumun onu sahipleneceğinden korktuğu için cezaevinde kendi kontrolü altında tutmaya çalışıyor” dedi. 

    Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk‘un sağlık durumunun kötüye gitmesi nedeniyle tutukluluğuna itirazlar yükselmeye devam ediyor.

    Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan, Adli Tıp Kurumu’nun Aysel Tuğluk hakkında verdiği ‘cezaevinde kalabilir’ raporuna tepki gösterdi.

    “DEVLET AYSEL TUĞLUK’UN FİKRİNDEN KORKUYOR”

    Aysel Tuğluk’un kişiliğinden ve duruşundan, mazlumdan yana olmasından dolayı serbest bırakılmadığını söyleyen Ağuçan Ocağı piri İbrahim Erdoğan, “Aysel Tuğluk’un duruşu böyle olmasaydı çoktan hapishaneden çıkmıştı. Aysel Tuğluk hastalığından dolayı bir şey yapma gücü olmasa dahi devlet onun fikrinden korkuyor. Nasıl bizim şehit olan canlarımızın mezarlarına saldırıyorlarsa, Aysel Tuğluk’a yaptıkları da budur. Devlet, Aysel Tuğluk’un cezaevinden çıkması halinde toplumun onu sahipleneceğinden korktuğu için cezaevinde kendi kontrolü altında tutmaya çalışıyor. Aysel Tuğluk’u cezaevinde tutmakla ve orada şehit etmekle öldüremezler. Pir Sultanı nasıl öldüremedilerse Aysel Tuğluk’u da öldüremeyecekler çünkü onların duruşu, kişiliği, fikri nedeniyle toplum unutmayacaktır. Ankara’da 3 fidanımızı astılar ama onları halka unutturamadılar, Aysel Tuğluk’ta onlar gibi unutulmayacaktır” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Leyla Halid’den Aysel Tuğluk’a mesaj: Moralinizi yüksek tutun

    Leyla Halid’den Aysel Tuğluk’a mesaj: Moralinizi yüksek tutun

    PİRHA- Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Politbüro üyesi Leyla Halid’den Aysel Tuğluk’a mesaj. ATK’nin Aysel Tuğluk hakkında verdiği ‘cezaevinde kalabilir’ raporuna tepkiler devam ederken, FHKC Politbüro üyesi Leyla Halid gönderdiği mesajda “En kısa zamanda, Türkiye’deki cezaevlerinden tüm siyasi tutsaklarla birlikte özgürlüğünüze kavuşmanızı diliyoruz” dedi. 

    Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Politbüro üyesi Leyla Halid, demans tanısı konulan ancak Adli tıp kurumu raporuyla tahliye edilmeyen siyasetçi Aysel Tuğluk’a mesaj gönderdi. Leyla Halid’in mesajını “Aysel Tuğluk İçin 1000 Kadın” paylaştı. Leyla Halid, mesajında Türkiye’yi hukuka, adalete ve insan haklarına uygun bir şekilde davranmaya çağırarak, mesajında şunları ifade etti:

    “Sevgili Aysel, biz Filistinli kadınlar, sevgilerimizi ve dayanışmamızı gönderiyoruz. En kısa zamanda, Türkiye’deki cezaevlerinden tüm siyasi tutsaklarla birlikte özgürlüğünüze kavuşmanızı diliyoruz. Moralinizi yüksek tutun. Özgür olacaksınız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • TTB yöneticilerinden Aysel Tuğluk için çağrı: ATK, tıbbi gerçeklikler üzerinde durmalı-VİDEO

    TTB yöneticilerinden Aysel Tuğluk için çağrı: ATK, tıbbi gerçeklikler üzerinde durmalı-VİDEO

    PİRHA-Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey üyeleri, hasta tutuklu Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekerek “Ceza ya da hüküm, eziyet veya eza demek değildir. Türkiye’de maalesef gerek tutukluluk gerek hükümlülük ve cezaevleri ezaevlerine dönüştürülmüş durumdadır. Adli Tıp Kurumu, tıbbi gerçeklikler üzerinden konuyu ele almak durumundadır” dedi. 

    HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı iken 28 Aralık 2016’da tutuklanan Aysel Tuğluk’un sağlık sorunları günden güne artıyor.

    Kocaeli F Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan ve demans tanısına rağmen tahliye edilmeyen Aysel Tuğluk’un 3 hafta Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) gözlem altında tutulacağı belirtildi. Ancak sağlık meslek örgütleri, ATK’nin siyasi kararlar neticesinde rapor hazırladıklarına işaret etti.

    “ATK, TIBBİ GÖRÜŞLERLE HAREKET ETMELİ”

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Profesör Vedat Bulut, ATK’nin bilimsel gerçeklerle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Bulut, “Hukuk, adalet, sağlık yarın kendilerine de gerekebilir” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Türk tabipleri Birliği’nin İnsan Hakları Kolu var ve Türkiye’de komisyonlar vasıtasıyla tüm cezaevlerindeki hasta tutukluların başvuruları buraya geliyor. Yaşam hakları ya da sağlık koşulları ile ilgili şikayetleri değerlendirerek hem Adalet Bakanlığı ile hem de il ceza Tevkif Evleri ile yazışmalar yapıp onların sağlık hizmetlerine erişmelerini ve eğer hapishanede kalma koşulları ortadan kalkmış, yaşamları tehdit altında ise onların serbest bırakılmaları ile ilgili görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşırız.
    Aysel Tuğluk özelinde de zaten durumu biliniyor, çok yoğun bir sağlık sorunu var. Son olarak Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Adli Tıp Kurumu’nun burada siyasi görüşlerde bulunmadan doğrudan bilimsel gerçeklerle ve tıbbi görüşlerle hareket etmesi çok önemli. Tıbbi görüşler ve bilimsel gerçekler Aysel Tuğluk için hapishanede kalması yaşamı için tehlikeli ise kesinlikle bırakılması için rapor vermesi gerekir. Ceza ya da hüküm eziyet veya eza demek değildir. Türkiye’de maalesef gerek tutukluluk gerek hükümlülük ve cezaevleri, ezaevlerine dönüştürülmüş durumdadır.
    Uluslararası kamuoyu ve basın örgütlerinin Türkiye’nin üzerinde gözleri var. Devamlı raporlar yayınlıyorlar. Türkiye insan haklarında maalesef iyi bir karne üretemedi. Cezaevlerinde çok olumsuz koşullar yarattı. O nedenle sağlığı, cezaevinde kalması için uygun olmayan tutuklulara bir af ya da salıverme gibi koşul uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde insan hakları açısından zaten kırık olan karnemiz iyice kötü duruma gelecektir. Adli Tıp Kurumu, tıbbi gerçeklikler üzerinden konuyu ele almak durumunda.”

    “ATK’DE PARTİZANCA BİR YAPILANMA SÖZ KONUSU”

    Profesör Doktor Vedat Bulut, Adli Tıp Kurumu’nun ağır hasta tutuklular için sıklıkla ‘cezaevinde kalabilir’ yönünde verdikleri raporlara ilişkin de değerlendirme yaptı. “Bu konuda özellikle verilerin iyi toplanmamış ihtimali var” diyen Bulut, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Adli Tıp Kurumu üzerinde uzun süredir siyasi bir baskı var. O nedenle veriler, siyasi baskılar doğrultusunda hazırlanabilir. Orada partizanca bir yapılanma söz konusu. Bu son derece yanlış. Çünkü hukuk, adalet, sağlık bugün içerdeki mahkum ve hastalara ilişkin bir olay değil. Yarın kendilerine de bunlar ihtiyaç olabilir. Biz her şekilde sağlığı bozulan mahkumlar için şunu söyleriz; bu kararların tartışılabilir olmaması gerekiyor. Eğer Adli Tıp Kurumu tartışılabilir kararlar üretiyorsa gelecekte bunlar hukuk önüne gidecektir ve sorumluları da ceza alabilecektir. Cezayı ezaya dönüştürmemek çok önemli.”

    “ATK’NİN HASTALAR ÜZERİNDEN KARAR VERDİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUZ”

    TTB Merkez Konsey Üyesi Doktor Çiğdem Arslan ise “Öncelikle hastaların yeri hastanedir” sözünün altını çizdi. Dr. Arslan, hastalık durumunda tutukluların cezaevinde gözlem altında olmaması gerektiğini söyleyerek şunları aktardı:

    “Hastalığına göre tutuklu hastaların, Adli Tıp Kurumu’nun verdiği yanlış raporlara istinaden içeride tutulmaları, cezaevinde de olsa ‘Gözetim altında’ deyip olayı yumuşatmaları doğru değil. Tutuklu olsun veya olmasın, bu durum tüm insanların yaşam hakkı ihlaline girer. Hastaların tedavilerini görebilecekleri veya kronik hastalıkları nedeniyle bakım altında olabilecekleri yerler sağlık kuruluşlarıdır. Bu yüzden cezaevi içinde gözetim altında tutmak ya da katı kurallar uygulamak; hatta buna ilişkin keyfi kararlar almak insan sağlığına tamamen aykırıdır, sağlık hakkı ihlalidir.
    Adli Tıp Kurumu burada tamamen siyasi kararlar veriyor. Yani hastalar üzerinden karar verildiğini düşünmüyoruz. O yüzden de herkesin itirazları devam ediyor. Verilen tamamen siyasi bir karardır. Bununla ilgili mücadelede her koldan devam etmelidir.”

    Eren GÜVEN-Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

     

  • İstanbul ATK önünde nöbet tutan tutuklu yakınlarına polis müdahale etti

    İstanbul ATK önünde nöbet tutan tutuklu yakınlarına polis müdahale etti

    PİRHA-Hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için İstanbul Adli Tıp Kurumu önünde nöbet eylemine devam eden tutuklu yakınlarına polis müdahale ederken, çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Yaşananlara tepki gösteren HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, “ATK bir tıp kurumu olmaktan çıkmış, mahpuslara ölümü, baskıyı ve her türlü işkenceyi dayatan bir yer haline gelmiştir” dedi.

    İstanbul Yenibosna’da bulunan Adli Tıp Kurumu (ATK) önünde “Hasta tutsaklara özgürlük” talebiyle başlatılan nöbet eylemine polis müdahale etti. Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi’nin, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla 20 Ocak 2022 günü başlattığı ve her hafta perşembe günü sürmesi planlanan nöbet eylemi devam ederken; ATK önünde açıklama yapmak isteyenlere müdahale eden polis çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

    ATK önündeki açıklamaya Birleşik Mücadele Güçleri ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Zeynel Özen de destek verdi. Yapılan polis müdahalesine tepki gösteren Özen, ATK’nin hasta tutuklular için verdiği “cezaevinde kalabilir” raporlarına değinerek, şunları söyledi:

    “İDAM CEZASI PRATİKTE DEVAM EDİYOR”

    “Bugün Adli Tıp önüne geldik. Fakat bu ceberut devlet, iktidar ölümlerin durması için yapılacak bir basın açıklamasına dahi tahammül edemiyor. İdam cezasını bu ceberut iktidar kaldırdı ama pratikte devam ediyor. Geçen ay cezaevlerinden yedi cenaze çıktı. Ölümler yine devam ediyor. Adli Tıp Kurumu da bu ölümlere ortak oluyor.

    Aysel Tuğluk hakkında Kocaeli Adli Tıp’ta verilen raporu yok sayıldı. Yine buraya getirilip, üç hafta gözetim altında tutulacak. Bu cinayetlere ortak olmayın. Ölümlere sebebiyet vermeyin. Tek adamın iki dudağı arasındaki hakimler, mahkemeler, savcılar onların emirlerinden çıkmıyor. Ölümlerin karşısında direneceğiz.

    Onlarca polis bir basın açıklamasına izin vermiyor. Bu hukuksuzluktur. Fakat şunu iyi bilsinler ki, bu ölümlerin hesabı demokratik mahkemelerin önünde sorulacak. Güvenlik güçlerine de sesleniyorum. Bu kanunsuz talimatlara uymayın. 15 Temmuz’da da gördük. FETÖ’nün polisleri suç ortaklığı yaptılar. Bugün neredeler? Cezaevindeler. Sizler de bu kanunsuz emirlere uyarak, suç işliyorsunuz. Bir gün siz de bunların hesabını vereceksiniz.”

    “CEZAEVLERİ, KATLİAM EVLERİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR”

    HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ise cezaevlerindeki hak ihlallerine dikkat çekti. “Cezaevleri bir katliam evlerine dönüştü” diyen Gülüm, şu ifadeleri kullandı:

    “Aslında bir kez daha siyasi iktidarın cezaevi meselesinde nasıl bir katliamcı çizgi izlediğiyle karşı karşıya kaldık. Bugün aileler burada bir açıklama yapmak istedi. “Çocuklarımız ölüyor, cezaevlerinde öldürülüyor. Bunu durdurun” demek istediler. Adli Tıp önünde açıklama yapma gerekçeleri ise özellikle bu kurumun hasta mahpuslar için sürekli “cezaevinde kalabilir” raporu vermesiydi.

    Ölümü yaklaşmış, tedavisi mümkün olmayan hastalara dahi “cezaevinde kalabilir” raporu vererek, onları ölüme sürükleyen, aslında idam kararlarını veren kurumlardan birisidir Adli Tıp Kurumu. ATK bir tıp kurumu olmaktan çıkmış, bu iktidarın ideolojik zemininde hareket eden, aynı dışarıda toplumsal muhalefete yaptığı gibi içeride de mahpuslara ölümü, baskıyı ve her türlü işkenceyi dayatan bir yer haline gelmiştir.”

    Gülüm, ATK’nin verdiği raporlar nedeniyle binlerce hasta tutuklunun cezaevlerinden tahliye edilemez durumda olduğunu belirterek, “Cezaevleri bir katliam evlerine dönüştü. ATK, siyasi iktidar ve kendisine bağımsız diyen ama direkt iktidara bağlı mahkemeler nedeniyle maalesef insanlar ölüme götürülüyor. Bu da yetmiyor; cezaevlerinde uygulanan baskılar ile insanlar intihara sürüklenmeye çalışılıyor. Açıklama yapmak isteyen arkadaşlarımız yakınlarına sahip çıktıkları, “Hasta mahpuslar ölmesin” dedikleri için gözaltına alındı” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bilen ve Munzuroğlu: Dersimliler ve kurumları Aysel Tuğluk’a sahip çıkmalıdır-VİDEO

    Bilen ve Munzuroğlu: Dersimliler ve kurumları Aysel Tuğluk’a sahip çıkmalıdır-VİDEO

    PİRHA-Şair İbrahim Bilen ve Yazar Doğan Munzuroğlu, Aysel Tuğluk ve hasta tutukluların serbest bırakılması gerektiğine işaret ederek, hasta tutuklulara daha fazla sahip çıkılması çağrısında bulundu. 

    Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk’un durumu Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yeniden incelenecek.

    Devam eden ‘Kobanê Davası’nda cezaevinde tutulan ve sağlık sorunları olan siyasetçi Aysel Tuğluk’un 3 hafta süreyle ATK tarafından gözlem altında tutulacağı bilgisi paylaşılırken, kamuoyunda Aysel Tuğluk’un serbest bırakılması çağrısı yükselmeye devam ediyor.

    “TOPLUMUN VİCDANINA HİTAP EDECEK BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLMELİDİR” 

    Uzun yıllar cezaevinde kalmış olan şair İbrahim Bilen, cezaevlerinin tutuklular üzerinde ciddi sağlık sorunları yaratacak düzeyde olduğunun altını çizerek, “Özellikle tutsaklar üzerinde yürütülen tecrit ve izolasyon politikasının yanı sıra yeni çıkarılan infaz yasasıyla tutsaklar teslim alınıp kişiliksizleştirilmek isteniyor. Vicdani olmayan bu politikaların terk edilmesi gerekiyor. Kamuoyunun hem hasta tutsaklar hem de yeni infaz yasasıyla infazları yakılan tutsaklar konusunda harekete geçmelidir” dedi.

    İnsan vicdanını kanatacak şekilde ağır hasta tutuklulardan siyasetçi Aysel Tuğluk’un Kocaeli Adli Tıp Kurumu’nun kararına rağmen serbest bırakılmadığını belirten Bilen, “İmza kampanyasını birey olarak imzaladım. Ancak bu yetmiyor. Tüm toplumun vicdanına hitap edecek bir çalışma yürütülmelidir ve Aysel Tuğluk derhal serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

    “DERSİMLİLER VE KURUMLARI BU KONUDA DAHA FAZLA DUYARLILIK SAHİBİ OLMALIDIR”

    Yazar-Şair ve belgesel yönetmeni Doğan Munzuroğlu da, sağlık sorunları yaşayan bütün tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulunarak, “Toplum nezdinde yeterince duyarlılık oluştuğunu düşünmüyorum. Zaten toplum kendi sıkıntılarından başını kaldıracak durumda değil ve kendi içine hapsolmuş durumda. Dersimliler ve kurumları bu konuda daha fazla duyarlılık sahibi olmalıdır” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

    İLGİLİ HABERLER
    > Dersim Barosu: Aysel Tuğluk ve diğer hasta tutukluların infazı ertelensin
    > Sanatçı Aynur Doğan, hasta tutuklu Aysel Tuğluk için adalet istedi
    > Ali Kenanoğlu: Alevi kurumları, Aysel Tuğluk’a olan vefa borcunu ödemeli!
    > ‘Hafıza kaybı’ yaşayan Aysel Tuğluk için infaz erteleme talep edildi
    >  ‘Aysel Tuğluk, annesine yapılanları ve buna müsaade edenleri unutmadan yaşar’
    > ATK, Aysel Tuğluk’un talebini reddetti
    > ‘Aysel Tuğluk bir an önce tahliye edilmelidir’
    > Ulutaş ve Tunçdemir’den çağrı: Aysel Tuğluk geç olmadan tahliye edilmelidir!
    > Dersimli kadınlardan çağrı: Aysel Tuğluk serbest bırakılsın; zalimlik yapılmasın
    > ‘Aysel Tuğluk yüreğindeki acıları belleğini karartarak susturdu bizler unutmayalım, hatırlatalım’
    >  Avukat Yoleri: Hasta mahpuslar, sağlığa erişim engeli nedeniyle yaşamlarını yitiriyorlar
    > DAD Eş Genel Başkanı Kulu: Cezaevindeki her insanın sesine ses olmalıyız
    > Figen Yüksekdağ: Zulüm yanıbaşımızda yaşıyoruz, Aysel Tuğluk’a dönük baskıya son verilmeli!
    68 kadın örgütünden Aysel Tuğluk için tahliye çağrısı!
    DEDEF Kadın Meclisi: Aysel Tuğluk ve tüm hasta mahpuslar serbest bırakılsın
    Aysel Tuğluk’un abisi Aladdin Tuğluk: Tek talebimiz doğru bir teşhis ile tedavi edilmesi
    > Aysel Tuğluk’un abisi Aladdin Tuğluk: Tek talebimiz doğru bir teşhis ile tedavi edilmesi
    > ‘Aysel Tuğluk’un tahliye edilmemesi intikamcı bir yaklaşımdır’
    > Paris Alevi Kültür Merkezi’nden Aysel Tuğluk için tahliye çağrısı
    > DAD Kadın Meclisi’nden Aysel Tuğluk açıklaması: Bir an önce serbest bırakılmalı
    > Yazar Mehmet Kabadayı’dan Alevi kurumlarına Aysel Tuğluk çağrısı
    > Sürgündeki kadın milletvekillerinden Aysel Tuğluk açıklaması
    >‘Aysel Tuğluk’a özgürlük’ kampanyasına destek büyüyor
    >Kamilağaoğlu: Aysel Tuğluk için kadın örgütleri, insan hakları örgütleri ses vermeli
    >20 Barodan, Aysel Tuğluk için çağrı!
    >Aysel Tuğluk, Adli Tıp Kurumu’na sevk edilecek
    >‘Aysel Tuğluk’un bir an önce tahliye edilmesini talep ediyoruz’
    >Mat’tan Aysel Tuğluk çağrısı: Bir tek insanlık kaldı, onu da elbirliğiyle öldürmek istiyorsunuz
    >Aysel Tuğluk için Aydın ve İzmir’de ‘tahliye’ çağrısı yapıldı
    >Hatay Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu: Aysel Tuğluk için geç olmadan görevinizi yapın!
    >Yeşil Sol Parti Mersin Kadın Meclisi: Tuğluk’un ve hasta mahpusların haklarını savunalım
    >Dede Hasan Doğan: Aysel Tuğluk ve hasta tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır

     

  • ATK, Aysel Tuğluk’un talebini reddetti

    ATK, Aysel Tuğluk’un talebini reddetti

    PİRHA- ATK İstanbul Başkanlığı, tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk hakkında, “Hayatını yalnız idame ettirebilir” raporu verdi. Raporun siyasi olduğunu belirten avukat Ümit Dede, “Aysel Tuğluk’un sağlığının ve yasal haklarının korunması için gerekli idari, tıbbi ve hukuki yolları sonuç alıncaya kadar ısrarla takip edeceğiz” dedi.

    İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkanlığı, Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutulan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Demokratik Toplum Partisi (DTP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Aysel Tuğluk’un sağlık durumuna ilişkin raporu tamamladı.  ATK verdiği raporda, Tuğluk’un “Hayatını yalnız idame ettirebilir” diye belirtti.

    İstanbul ATK tarafından hazırlanan raporda, “Hayatını yalnız idame ettirebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam ettirebileceği…” ifadelerine yer verdi. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı da rapor doğrultusunda, Tuğluk’un avukatları tarafından yapılan tahliye talebini reddetti.

    “ATK’NIN AYSEL TUĞLUK İLE İLGİLİ KARARI SİYASİDİR, KABUL ETMİYORUZ”

    ATK’nin kararına ilişkin HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Av. Ümit Dede, yaptığı açıklamada, Anayasa’nın 17. maddesi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/2. maddesi ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 54. maddesine göre cezasının geri bırakılması talebinde bulunduklarını belirterek, şunları ifade etti:

    “Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı ATK sürecinin tamamlanması beklenmeye karar vermiştir. Daha önce Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından, ‘hastalığının kronik seyirli olduğu ve ilerleyici vasıf arz ettiği, cezaevi koşullarında sağlanabilecek tıbbi destek ve bakımının yeterliliğinde sorun yaşanabileceği, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine ve dolayısıyla cezasının infazının ertelenmesi’ gerektiğine dair kurul raporu hazırlanmıştır. Bu rapordan sonra hem avukatları hem de cezaevi idaresi Sayın Tuğluk’un İstanbul ATK Başkanlığı’na sevki talep edilmiştir.

    Avukatları ve HDP Hukuk Komisyonu olarak bizler, Kocaeli ve İstanbul Adli Tıp kurumlarının raporları arasındaki açık çelişkinin giderilmesi ve Aysel Tuğluk’un sağlığının ve yasal haklarının korunması için gerekli idari, tıbbi ve hukuki yolları sonuç alıncaya kadar ısrarla takip edeceğiz. Bu kapsamda avukatları tarafından Adli Tıp Üst Kuruluna bugün itibariyle itiraz başvurusunun yapıldığını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. ATK’nın Aysel Tuğluk ile ilgili kararı siyasidir, kabul etmiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘ATK politik bir kurum gibi hareket etmemeli’-VİDEO

    ‘ATK politik bir kurum gibi hareket etmemeli’-VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 324. hafta açıklamasında “Hapishanelerdeki yaşam hakkı ihlalleri normal bir vakaymış gibi sessizlik içinde devam etmektedir ” dedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, bu hafta da koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle İnsan Hakları Derneği’nde basın toplantısı yaptı. İHD Ankara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat tarafından yapılan açıklamada Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi’nde bulunan Metin Turan’ın durumuna dikkat çekildi.

    “CEZAEVLERİNDE KALICI ÇÖZÜM ÜRETİLMİYOR”

    Kanat, “Cezaevlerinde süreklileşen ölümlere rağmen devletin ilgili kurumları, kalıcı bir çözüm üretemiyor ” dedi.

    Kanat, açıklamanın devamında şunları söyledi:

    “Hasta mahpusların tedavi imkanlarının ortadan kaldırılması, hak ihlallerinin yoğun bir şekilde yaşatılması; cezaevlerinde telafisi mümkün olmayan ve geri dönülemeyen sonuçlara yol açmaktadır. Neredeyse 300 bine yaklaşan mahpus sayısı bile başlı başına problem oluşturmaktadır ve Covid-19 pandemisi nedeniyle sorunlar daha da artmıştır. Hapishanede yaşanan yaşam hakkı ihlalleri, olağan ve normal bir vakaymış gibi sessizlik içinde toplumun dikkatinden uzak kalmaya devam etmektedir.

    21 yıldır cezaevinde olan Metin Turan ‘Hayata Dönüş’ operasyonunda Sağmalcılar Cezaevi’nde olduğunu ve başına aldığı darbeler sonrasında 2001 yılında her iki gözünün de görmez hale geldiğini, önce Trakya Üniversitesi’nde sonra Cerrahpaşa Hastanesi’nde ameliyatlar geçirdiğini, gözlerine konulan yapay merceklerin ardına silikon tedavisinin uygulandığını aktarmıştır.

    Adli Tıp Kurumu her defasında ‘tedavisine ve poliklinik kontrollerinin düzenli olarak yapılmasına…’ denilerek raporlar düzenlemektedir. Oysa hastane raporlarında gözleri için ‘tedavi edilemez, cerrahi müdahale yapılamaz’ denilmektedir. En son 2017 yılında verilen raporun ardından geçen uzun sürede ‘tedavi’ için adım atılmayınca yeniden başvuruda bulunmuştur. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Sağlık Kurulu’na çıkarılmış ve kurul bir rapor düzenlemiştir. Kurumumuza da yolladığı bu rapora göre karar ‘cezasının süresiz olarak ertelenmesi’ şeklindedir. Ve yine bu raporda cerrahi müdahalenin yapılamayacağının da altı çizilmiştir. ATK bu raporu görmezden gelmiş, üniversite hastanesinin vermiş olduğu kabul etmemiş ve onaylamamıştır.

    Tıp fakültesinin verdiği rapora göre tıbbi tanı nettir ve ‘gözlerde bir öncekine göre progeryon (kötüleşme) var’ denilmektedir. Yapılan avukat görüşmesinde; Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri Kurulu’na çıkarıldığını, kurul tarafından kendisi hakkında depresif bozukluk tanısı konulduğunu, gözlerinin görmemesinden kaynaklı kişisel ihtiyaçlarını karşılayamadığını, temel ihtiyaçlarını gidermek için üçüncü kişilere bağımlı olduğunu, bu durumun ruhsal olarak büyük tahribatlar yarattığını, 2019 yılının Ağustos ayında tekrar Adli Tıp Kurumu’na başvurduğunu, Adli Tıp Kurumu’nun ‘raporda yer alan tıbbi tanılar her ne kadar doğru olsa da kişi tek başına hayatını idame ettirebilir’ diyerek talebini reddettiğini, bu duruma ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptığını aktarmıştır.

    Metin Turan’ın sağlık durumuyla ilgili olarak hastenelerin vermiş olduğu raporlara göre ‘iyileşme olamayacak, ameliyat edilemeyecek’ durumda olmasına rağmen, Adli Tıp Kurumu cezaevinde kalabilir raporu vermekten vazgeçmeli ve hastanenin verdiği raporu kabul etmelidir.

    Adli Tıp Kurumu her zaman söylediğimiz gibi bir politik kurum gibi, bir yargı organı gibi hareket etmemelidir. Metin Turan serbest bırakılmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mersin Adliyesi’nde eylem: Adli Tıp Kurumu’nun kararı uygulansın-VİDEO

    Mersin Adliyesi’nde eylem: Adli Tıp Kurumu’nun kararı uygulansın-VİDEO

    PİRHA- Ölüm orucuna devam eden avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için Mersin Adliyesi önünde yine oturma yapıldı. ÖHD ve ÇHD üyesi avukatlar ve HDP Mersin İl Örgütü, Timtik ve Ünsal’ın “adil yargılanma” talebinin karşılanıp, tahliyesine karar verilmesini istedi.

    “Adil yargılanma” talebi ile ölüm orucu eylemi yapan Halkın Hukuk Bürosu (HHB) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar Ebru Timtik’in 217, avukat Aytaç Ünsal’ın ise 186. gününde eylemleri devam ediyor.

    Timtik ve Ünsal’ın eylemine dikkat çekmek ve “adil yargılanma” taleplerinin kabul edilmesini isteyen Özgürlükçü Hukukçular Dermeği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar Mersin Adliyesi önünde bir araya gelmeye devam ediyor.

    HDP Mersin İl örgütünün destek verdiği eylemde konuşan, İl Eş Başkanı Mehmet Alış, Timtik ve Ünsal’ın taleplerinin kabul edilmesini istedi.

    ÇHD Mersin Şube Başkanı Mehmet Altuntaş, Timtik ve Ünsal’In sadece adalet istediklerini belirterek, “Ebru ve Aytaç bir bütün toplumun adalet arayışını temsil ediyorlar. Bizler de bu talebe sahip çıkmak için buradayız. İstediğimiz şey sadece ve sadece Adli Tıp Kurumu’nun kararının uygulanması ve meslektaşlarımızın serbest bırakılmasıdır. Herkesi de duyarlı olmaya davet ediyorum” dedi.

    Oturma eylemi alkışlarla sona erdi.

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • ‘Hasta mahpus Ali Kurban serbest bırakılsın’-VİDEO

    ‘Hasta mahpus Ali Kurban serbest bırakılsın’-VİDEO

    İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle yaptığı “F Oturması’nın 367’ncisinde hasta tutuklu Ali Kurban’ın durumuna dikkat çekilerek serbest bırakılması istendi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapılmak istenen “F Oturumu”nun 367’nci haftası da polis tarafından engellendi. Bunun üzerine açıklama İHD’nin Taksim’de bulunan binası önünde yapıldı.

    Hasta tutukluların fotoğraflarının taşındığı açıklamada, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”  ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartları açıldı. Bu haftaki açıklamada hasta tutuklu Ali Kurban’ın sağlık  durumuna dikkat çekildi.

    Bu haftaki basın metnini ise İHD Hapishane Komisyonu üyesi Hatice Onaran okudu.

    Tecridin kaldırılması talebiyle 150 gündür açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve cezaevlerindeki açlık grevlerini hatırlatan Onaran, “Mahpusların durumu kötüye gitmekte ve sıvı almakta zorlanmaktadırlar. Geçtiğimiz hafta yaşamına son veren Siraç Yüksek’in annesi yaşama son verme eylemlerinin dışarıdaki sessizlikten kaynaklı gerçekleştiğini belirterek, insanım diyen herkesin bu çığlığa yanıt vermesi gerektiğini vurgulamıştır. İnsan hakları savunucuları olarak mahpusların taleplerini haklı buluyoruz ve daha fazla insanın yaşamını kaybetmemesi için gerekli adımların atılmasını istiyoruz” dedi.

    “YÜZDE 94 RAPORA RAĞMEN HAPİSTE KALABİLİR DENİLDİ”

    2000 yılında yapmış olduğu uzun süreli açlık grevi sonrasında ciddi sağlık sorunları ortaya çıkmaya başlayan hasta tutuklu Ali Kurban’ın tutuklandığında orta parmağının kopması dışında hiçbir sağlık sorunu olmadığını belirten Onaran, “Kurban Kırklareli Hapishanesi’ndeyken tüberküloz ardından mide ülseri olur. Tüberküloz hastası olan Kurban’ın akciğerlerinin yüzde 48’i, böbreklerinin de yüzde 90’ı çalışmamaktadır” diyen Onaran şöyle devam etti:

    “Mersin Üniversitesi Hastanesi’nin yüzde 94 engelli raporu verdiği Kurban, 2002’de haftada üç gün gittiği diyalize başlamadığı halde tedavisi olamaz diye rapor veren ATK, 2014’te Kurban’a hapiste kalabilir raporu vermiştir. ATK’nın bu ikili tavrı tıp etiğiyle değil politik bakış açısıyla değerlendirdiğini bir kez daha görmekteyiz.”

    “ALİ KURBAN SERBEST BIRAKILSIN”

    Onaran son olarak, “Biz insan hakları savunucuları olarak şeker, yüksek tansiyon, prostat ve psikolojik sorunları ile yaşama tutunmaya çalışan Ali Kurban ve tüm hasta mahpusların serbest bırakılmasını istiyoruz” çağrısında bulundu.

    Açıklama “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları ile son buldu.

    (HABER MERKEZİ)