Etiket: ayten öztürk

  • Cumartesi Anneleri, Ayten Öztürk için adalet istedi!-VİDEO

    Cumartesi Anneleri, Ayten Öztürk için adalet istedi!-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri, eylemlerinin bin 67’ncisinde 33 yıl önce gözaltında katledilen Ayten Öztürk’ün faillerini sorarak,”Ayten’in adını unutmayın. Çünkü biz unutursak, Ayten bir kez daha kaybolacak. Unutmayın ki biz de kaybolmayalım” dedi.

    Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bin 67’inci kez bir araya geldi. Eylemde gözaltında kaybettirilenlerin fotoğrafları taşındı. Bu haftaki eylemde, 33 yıl önce katledilmiş halde bulunan Ayten Öztürk’ün hikayesi anlatıldı.

    Avukat Jiyan Kaya, Ayten Öztürk’ün hikayesini aktararak şunları ifade etti:

    “Tunceli İl Özel İdaresi’nde şef olarak çalışan Hıdır Öztürk, Mayıs 1992 tarihinde Tunceli İl Jandarma Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazgankıran tarafından telefonla arandı ve kızlarıyla birlikte alaya çağrıldı. Hıdır Öztürk 3 kızıyla birlikte alaya gitti. Albay Yazgankıran tehditler içeren görüşmeden sonra bir askere, ‘Bunları aşağıya Mahmut Bey’e götür’ dedi. Aslında ‘Mahmut Bey’, MİT ve JİTEM adına çalışan, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’dı. Yıldırım, 3 kardeşi sorguladı, adres ve telefon bilgilerini aldı. Kısa süre sonra devlet memuru olan 2 kardeş başka şehirlere sürgün edildi. Hıdır Öztürk’ün Dersim’de kalan kızı Ayten Öztürk, Mazgirt ilçesine bağlı Akpınar’da Tunceli İl Özel İdaresi’ne ait bir fabrikada çalışıyordu. 27 Temmuz 1992 akşamı mesai çıkışında, içinde 4 kişi bulunan beyaz bir arabayla kaçırıldı.”

    “İŞKENCE GÖRDÜKTEN SONRA İNFAZ EDİLDİĞİNİ AÇIKLADI”

    Ayten Öztürk’ün 8 Ağustos 1992’de Elazığ Karşıyaka Kartaltepe’de katledilmiş halde bulunduğunu hatırlatan Jiyan Kaya, “Ayten Öztürk’ün katledilmeden önce işkenceye maruz kaldığı ortaya çıktı. Detaylı otopsi yapılmadı. Açılan soruşturma hızla kapatıldı. Daha sonra JİTEM komutanı Cem Ersever ve JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan, Ayten Öztürk’ün Yeşil ve ekibi tarafından OHAL Valiliği’nce tahsis edilen beyaz Land Rover araçla kaçırıldığını, Diyarbakır JİTEM’e götürüldüğünü ve günlerce işkence gördükten sonra infaz edildiğini açıkladı. Bu itiraflar basında da yer aldı” dedi.

    Jiyan Kaya, Ayten Öztürk’ün ailesinin hukuki girişimlerinin karşılık bulamadığını ve 2022 yılında davanın zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü ifade etti. Jiyan Kaya, devamında şunları söyledi: “Failler kim olursa olsun, devletin hangi kademesinde bulunursa bulunsun, yargılanmadan ve hesap vermeden gerçek bir hukuk düzeni kurulamaz. Adalet ancak cezasızlık zinciri kırıldığında mümkün olabilir. Kaç yıl geçerse geçsin; Ayten Öztürk için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, vazgeçmeyeceğiz.”

    “UNUTMAYIN!”

    Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk’ün gönderdiği mektup da eylemde okundu. Avukat Davut Arslan’ın okuduğu mektupta şunlar belirtildi: “Bu mektubu, kızımın hikâyesini anlatmak için, onun sesi olmak için yazıyorum. Ayten, benim narin kızımdı. 6 çocuğumdan ikincisi, en zarifimdi. Dersim’de doğdu, orada büyüdü. ilkokulu, ortaokulu, liseyi orada okudu. Henüz  27 yaşındaydı. Bir un fabrikasında çalışıyordu. Emeğiyle geçiniyordu. Ben bir baba olarak soruyorum. Kızımın canını alanlar nerede? Adalet neden hâlâ yok? Bugün mektubumla buradayım, kızımın sesi olmak için. Bugün buradayım, kayıplarımızı unutturmamak için. Ayten’in adını unutmayın. Çünkü biz unutursak, Ayten bir kez daha kaybolacak. Unutmayın ki biz de kaybolmayalım.”

    Açıklama sonrası Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • İHD Dersim Şubesi: Ayten Öztürk için hakikat ve adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

    İHD Dersim Şubesi: Ayten Öztürk için hakikat ve adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- İHD Dersim Şubesi, 33 yıl önce işkenceyle katledilen Ayten Öztürk için bir araya geldi. Burada konuşan baba Hıdır Öztürk, yetkililere seslenerek, “Anıt mezardaki el, kızım Ayten’in elini sembolize ediyor. Gelin bu eli tutun. Failleri yakalayın ve yargı önüne çıkararak adaleti sağlayın” dedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, Dersim’de işkence edilerek katledilen ve bedeni tanınmaz hale gelen Ayten Öztürk için basın açıklaması yaptı. Sanat Sokağında yapılan açıklamaya Öztürk’ün ailesi, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Orhan ile demokratik kitle örgütleri katıldı.

    İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil, birkaç gün önce yaşamını yitiren Cumartesi Annesi Emine Ocak’ı anarak sözlerine başladı ve “Mücadelesi mücadelemizdir” dedi. Ardından basın metnini okuyan Yeşil, 33 yıl önce Ayten Öztürk’ü katleden faillerin aradan geçen onca yıla rağmen hala yargılanmadığına dikkat çekti.

    “AYTEN ÖZTÜRK YEŞİL VE EKİBİ TARAFINDAN KATLEDİLDİ”

    Nurşat Yeşil, Öztürk’ün katledilme sürecine dair şunları söyledi:

    “Öztürk ailesi Dersim’de yaşıyordu. Tunceli İl Özel İdaresi’nde şef olarak çalışan Baba Hıdır Öztürk, 1992 yılının Mayıs ayında Tunceli İl Jandarma Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazgankıran tarafından üç kızı ile birlikte alay komutanlığına çağrıldı. Albay, ‘aklınızı başınıza alın’ şeklindeki tehditlerin ardından onları Polis Ahmet diye bir kişi ile tanıştırdı. Albayın tanıştırdığı kişi aslında MİT ve JİTEM adına çalışan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’dı. Yıldırım, üç kardeşi sorguladı, telefon ve adres bilgilerini aldı. Bu olaydan kısa bir süre sonra hemşire ve mühendis olan kardeşler Dersim’den sürüldü.

    Hıdır Öztürk’ün Dersim’de kalan kızı Ayten Öztürk, Mazgirt ilçesine bağlı Akpınar’daki Tunceli İl Özel İdaresi’ne ait bir fabrikada çalışıyordu. 27 Temmuz 1992 akşamı mesai çıkışı sonrasında içinde 4 kişi bulunan beyaz bir arabayla kaçırıldı. Kaçırılan Ayten, 8 Ağustos 1992 tarihinde Elazığ Karşıyaka Kartaltepe mevkiinde, bir eli dışarıda kalmış şekilde gömülü olarak bulundu. İşkenceden tanınmayacak hale gelmiş Ayten’in kimlik teşhisi giysilerinden yapılabildi. Ancak işkence bulguları otopsi raporunda yer almadı, doktorlar detaylı otopsi yapmadı. Açılan soruşturma hızla kapatıldı.

    Bizzat JİTEM komutanı Cem Ersever ve JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan, Ayten Öztürk’ün Yeşil ve ekibi tarafından OHAL Valiliği’nce, Yeşil’e tahsis edilen beyaz Land-Rover araç ile kaçırdığını, daha sonra Diyarbakır JİTEM’e götürdüğünü ve burada üç gün boyunca işkence gördükten sonra infaz edildiğini açıkladı ve bu açıklamalar basında da yer aldı.”

    “İŞKENCEYLE ÖLDÜRMENİN ZAMANAŞIMI OLMAZ”

    13 Aralık 2011’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu’nun, Elazığ ve Tunceli Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunması üzerine dosya yeniden açıldığını söyleyen Nurşat yeşil, “Ancak Ayten Öztürk’ü kaçıranlar, işkence ile katledenler, bedenini kaybedenler ve insanlığa karşı bu suçu örtbas edenler biliniyor olmasına rağmen, dosyada tanıklar, deliller, itiraflar olmasına rağmen dava, 21 Eylül 2022’de zamanaşımından düşürülerek cezasızlıkla sonuçlandı” diye konuştu.

    Ayten Öztürk’ün işkence ile öldürülmesinin ve bedeninin kaybedilmesinin uluslararası hukuka göre insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve zamanaşımına tabi olmaması gerektiğini vurgulayan Nurşat Yeşil, “Öztürk’ün katledilişinin 33. yılında siyasi ve adli makamları bir kez daha Ayten Öztürk dosyasında uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeye ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için etkili bir giderim yolu sunmaya çağırıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; Ayten Öztürk için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    BABA ÖZTÜRK’TEN YETKİLİLERE ÇAĞRI

    Açıklamasının ardından konuşan Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk, soruşturmanın üzerine gidilmediğini söyleyerek, “Savcılık ve JİTEM bu konuda adım atmadı. Bu adaletsizlik karşısında bir anıt yaptık. Anıt mezarının üzerindeki el, kızım Ayten’in elini sembolize ediyor. Devlete seslenmek istiyorum; gelin bu eli tutun. Failleri yakalayın ve yargı önüne çıkararak adaleti sağlayın. Acılı bir aile olarak soruyorum; bu nasıl barış? Birçok kişi haksız bir şekilde cezaevlerinde, Cumartesi Anneleri hala çocuklarını arıyorken zulme uğruyor, belediye başkanlarımız ve milletvekillerimiz içeride. Gerçek bir adalet ve demokrasi istiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/ DERSİM

  • Tutuklu Ayten Öztürk’ün 30 Ekim’deki ilk duruşmasında dayanışma çağrısı

    Tutuklu Ayten Öztürk’ün 30 Ekim’deki ilk duruşmasında dayanışma çağrısı

    PİRHA-6 Şubat’taki Çağlayan Adliyesi’ne yapılan eylem gerekçe gösterilerek tutuklanan Ayten Öztürk’ün yargılandığı davanın ilk duruşması 30 Ekim’de Çağlayan Adliyesi’nde görülecek. Ayten Öztürk İçin Adalet Komitesi, “Tüm basın emekçilerini, Ayten Öztürk davasını takip etmeye, Ayten’in yaşadığı hukuksuzluğu tüm dünyaya duyurmaya çağırıyoruz” dedi.

    Ayten Öztürk hakkında, bir çocuk istismarcısının linç edilmesini kaldırımdan izlediği iddiasıyla verilen 2 tane ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası 21 Temmuz tarihinde Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanmıştı.

    Ayten Öztürk’ün, 6 Şubat’taki Çağlayan Adliyesi’ne yapılan eylem gerekçe gösterilerek tutuklandığı davanın ilk duruşması 30 Ekim’de saat 10.30’da Çağlayan Adliyesi’nde 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Ayten Öztürk İçin Adalet Komitesi, duruşmaya katılım çağrısı yaptı.

    “AYTEN’İN YAŞADIĞI HUKUKSUZLUĞU TÜM DÜNYAYA DUYURMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Yapılan çağrıda, “Ayten Öztürk’ün, gizli bir işkence merkezinde 6 ay boyunca işkenceye karşı direnerek insanlar üzerine yalan ifade vermeyi kabul etmediği, işkence politikalarını tüm dünyaya teşhir ettiği için intikam ve misilleme amacı taşıyan bir kararla cezalandırıldığı açıktır. Ayten Öztürk’ün, 6 Şubat komplosu ile tutuklandığı dosyanın ilk duruşması, 30 Ekim 2024 tarihinde İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.

    Ayten Öztürk, nasıl ki 6 ay boyunca kendisine en aşağılık işkenceleri yapıp vücudunda 898 yara açanlara teslim olmayıp, tüm dünyaya teşhir ettiyse, bu dava süreci boyunca da kendisine yapılan işkenceleri, kurulan komploları tüm dünyaya duyuracak. Tüm basın emekçilerini, Ayten Öztürk davasını takip etmeye, Ayten’in yaşadığı hukuksuzluğu tüm dünyaya duyurmaya çağırıyoruz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Jitem’in katlettiği Ayten Öztürk’ün ailesi: Ciğerimiz yanıyor, kızımız niçin öldürüldü? -VİDEO

    Jitem’in katlettiği Ayten Öztürk’ün ailesi: Ciğerimiz yanıyor, kızımız niçin öldürüldü? -VİDEO

    PİRHA-Ayten Öztürk Dersim’de JİTEM elemanı “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından 1992 tarihinde kaçırılıp işkence sonucu öldürülmüştü. Baba Hıdır Öztürk, “Kızım niçin öldürüldü? 1992 yılından beri hak ve adalet diye sızlanıyoruz fakat bir türlü bulamadık” dedi. Anne Dilif Öztürk ise “Benim kızıma bunu yapanlardan hesap sorulsun, adalet istiyorum. Adalet de katillerden yana, 30 yıldır ağlıyorum” diye konuştu.

    Devlet içinde örgütlenmiş çetelerden biri olan, 1990’lı yıllardaki pek çok infazın sorumlusu olduğu bilinen kontrgerilla elemanı “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, Dersim Başakçı köyünde oturan Ayten Öztürk’ün de cinayet failiydi. Ayten Öztürk, Dersim’de 27 Temmuz 1992 tarihinde “Yeşil” kod adlı JİTEM elemanı Mahmut Yıldırım tarafından kaçırılıp işkence sonucu öldürülmüş ve cansız bedeni 8 Ağustos 1992’de Elazığ’da bulunmuştu.

    Ayten Öztürk’ün ailesi, 1992 yılından itibaren yaşadıklarını ve sürdürdükleri hukuk mücadelesini PİRHA‘ya anlattı.

    “AİLE OLARAK BASKI ALTINDA KALDIK”

    Acılı ve dertli bir baba olduğunu belirterek sözlerine başlayan Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk, “7 çocuk babasıyım ve çocuklarımı okutmak için çabalar sarf ettim. Büyük çocuğum Aysel Öztürk, örgüte katıldı. Yıldırım Merkit ve Mazlum Doğan ile birlikte Diyarbakır’da Urfa yolunda yakalandı. Aysel 60 gün işkencede kaldı ama serini verdi sırrını vermedi. Aysel tutuklanıp, cezaevine girdi. Ayten’in siyasetle hiçbir ilgisi yoktu. Mazlum, işine gidip gelen ve ailesine saygı duyan birisiydi. Aysel’in yüzünden diğer çocuklarıma yöneldiler ve aile olarak baskı altında kaldık. Daha sonra Tunceli Jandarma Alay Komutanı bizi çağırdı, çocuklarıma nerede çalıştıklarını sordu. Çocuklarımı aşağıya indirdiler ve kızım Aysel’in fotoğrafını gösterdiler. Bizi çağırdıklarında odada sakallı birisi vardı. O, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’dı. Bizimle yapılan toplantıdan 1 ay sonra Ayten 27 Temmuz 1992 tarihinde Elazığ mezarlığında eli dışarıda kalmak suretiyle bir çoban tarafından bulundu. Bizi çağırdılar hastanede ama aile olarak biz tanıyamadık ama yıkandıktan sonra Ayten olduğunu gördük. Aradan 1 hafta geçtikten sonra bana vali tarafından lojmandan çıkmam için bir tebligat geldi” dedi.

    “YARGITAY’DAN ÇIKACAK SONUCA GÖRE AİHM’E BAŞVURACAĞIZ”

    Yaşanan olaylardan sonra çocuklarına baskı yapıldığını dile getiren Hıdır Öztürk, “Kızım ebeydi tayinini Kars’a çıkardılar, köy hizmetlerinde çalışan diğer kızımı Çankırı’ya tayinini çıkardılar. Kızım Aysel Öztürk de cezaevinden tahliye oldu ama her gün gözaltına alınıp, işkence ediliyordu. O da dayanamadı yurtdışına gitti. 2011 yılında 20 milletvekilinin imzasıyla müracaat ettim, kızımın dosyasının Meclis’te görüşülmesi için. 30 Mayıs 2012 tarihinde başbakana, cumhurbaşkanına ve Kemal Kılıçdaroğlu’na mektup yazdım ama bir cevap alamadım. Cumhurbaşkanının İzmir’de bir akrabası bizim eve geldi, bizim durumumuza ilişkin 30 Ekim 2012 tarihinde mektup yazdı. Aradan bir hafta geçmeden o kişiye telefon ediliyor ve bu işe karışmayın demişler. Dava Elazığ’da açıldı, daha sonra Ankara’ya gönderildi. 25 Eylül 2019 tarihinde yapılan duruşmada ifade vermiştim ama davadan bir türlü istediğimiz sonucu alamadık. Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı vermesine rağmen JİTEM Davası olarak devam ettirdiler. Şimdi dava Yargıtay’da çıkacak sonuca göre Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’ne başvuru yapacağız” diye belirtti.

    “KIZIM NİÇİN ÖLDÜRÜLDÜ?”

    Hıdır Öztürk, 1992 yılından beri hak ve adalet aradığını vurgulayarak, şunları dile getirdi:

    “1992 yılından beri hak ve adalet diye sızlanıyorum fakat bir türlü bulamadık. Savcılık doğru tahkikat yapmadı, otopsi raporu yanlış tutuldu. Bursa-Amedspor maçında Yeşil’in fotoğrafını açanlara dava açtım ama hiçbir sonuç alamadım. Demek ki devlet bu kişileri koruyor. Yeşil binlerce kişinin katilidir, sen niye bu insanı bulmuyorsun. Bizim ciğerimiz yanıyor, hiç mi acı hissiniz, vicdanınız yok. Kızım niçin öldürüldü? Devlet kendi vatandaşına düşmanlık eder mi? 1992 yılından beri adalet arıyorum, bu adalet hiç mi bize uğramıyor?”

    “ADALET İSTİYORUM”

    Ayten Öztürk’ün annesi Dilif Öztürk de “Benim kızıma bunu yapanlardan hesap sorulsun, adalet istiyorum. Zaten ülkede adalet yok. Eğer olsaydı kızımın katilleri cezasını çekerdi. Adalet de katillerden yana, 30 yıldır ağlıyorum” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Ayten Öztürk için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapıldı

    Ayten Öztürk için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapıldı

    PİRHA-Ayten Öztürk’ün avukatları, bir itirafçının beyanıyla verilen 2 tane ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptı. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiği konusunda başvuru yaptıklarını söyleyen Avukat Naim Eminoğlu, “İtirafçının beyanı dışında hiç bir somut delil yok. Eğer Anayasa Mahkemesi’nden hak ihlali kararı çıkarsa mahkemeye başvurarak yeniden yargılama, infazı durdurma ve tahliye edilmesi yönünde mahkemeye dilekçe vereceğiz” dedi.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018’de Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. Öztürk, 6 ay boyunca kayıptı. Bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı.

    Ayten Öztürk hakkında, bir çocuk istismarcısının linç edilmesini kaldırımdan izlediği iddiasıyla verilen 2 tane ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Ayten Öztürk’ün avukatları, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin verdiği kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle bozulması için Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptı.

    Ayten Öztürk’ün avukatı Naim Eminoğlu, Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruya ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “ADİL YARGILANMA HAKKININ İHLAL EDİLDİĞİ NOKTASINDA BAŞVURU YAPTIK”

    Ayten Öztürk davasında bütün dosyanın bozulmasına ilişkin bir başvuru yaptıklarını söyleyen Naim Eminoğlu, “Genel anlamda yargılama süreci boyunca adil yargılanma hakkının ihlal edildiği noktasında başvuru yaptık. Yargılama zaten itirafçı tanığın linç eylemini kaldırımdan izliyordu beyanı üzerinden yürütüldü ve gizli tanığın beyanı üzerinden de Ayten Öztürk hakkında hüküm verildi ve iki tane ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi” dedi.

    Anayasa Mahkemesi’ne iki hususta başvuru yaptıklarını aktaran Eminoğlu, “Birincisi; itirafçı tanığı Ayten Öztürk ve biz avukatlar olarak hiçbir zaman sorgulayamadık. O yüzden biz tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği noktasında bir başvuru yaptık. Eğer biz o kişiyi sorgulayabilseydik belki başka bir ifade verecekti ya da biz o kişinin beyanlarını çürütebilecektik ama yargılama boyunca bu imkân bize hiç tanınmadı. O yüzden burada bir hak ihlali olduğu noktasında bir başvurumuz oldu Anayasa Mahkemesi’ne.
    İkincisi ise; doğal hakim ve doğal yargı ilkesinin ihlal edildiğine dair bir başvurumuz oldu. Mahkemenin son duruşmasında Ayten Öztürk hem tahliye edilmişti hem de ceza verilmişti. O duruşmada biz Ayten Öztürk’ün avukatları olarak hakimi reddetmiştik çünkü tarafsız bir hakim olmadığı gerekçesiyle başvuru yapmıştık” diye belirtti.

    “İTİRAFÇI TANIĞIN BEYANI DIŞINDA HİÇBİR SOMUT DELİL YOK”

    İtirafçı tanığın beyanları dışında dosyadaki delillerin hiçbir somut gerekçeye dayanmadığını belirten Eminoğlu, şunları dile getirdi:

    “Yargıtay’ın dosyada olmayan konular üzerinden yargılama yaptığını ve İstinaf Mahkemesi’nin inceleme yapmadığını da belirttik. Eğer Anayasa Mahkemesi’nden hak ihlali kararı çıkarsa mahkemeye başvurarak yeniden yargılama, infazı durdurma ve tahliye edilmesi yönünde mahkemeye dilekçe vereceğiz. Eğer Anayasa Mahkemesi’nde ret kararı gelirse bu durumda da artık tek başvuru seçeneğimiz kalan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz.”

    Cihan BERK/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:
    -Ayten Öztürk’e verilen ceza Yargıtay tarafından onandı
    -Av. Doğa İncesu: Ayten Öztürk’e siyasi amaçlar güdülerek ceza verildi
    -Öztürk’ten kamuoyuna çağrı: Soyut iddialarla müebbet hapis verildi; adaletsizliğe karşı ses olun!
    -Ayten Öztürk’e verilen hapis cezasının kaldırılması için imza kampanyası düzenlendi

  • Milletvekili Otlu’dan, Bakan Tunç’a: Ayten Öztürk’e verilen hukuksuz cezayı kaldıracak mısınız?

    Milletvekili Otlu’dan, Bakan Tunç’a: Ayten Öztürk’e verilen hukuksuz cezayı kaldıracak mısınız?

    PİRHA-DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, Ayten Öztürk’e bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Otlu, Bakan Tunç’a “Bir çocuk istismarcısının linç edildiği anlarda Ayten Öztürk’ün de olayı kaldırımdan izlediği ifadesine dayandırılan hukuksuz cezayı kaldıracak mısınız?” diye sordu.

    Ayten Öztürk adlı yurttaşa hakkında bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, Ayten Öztürk’e bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini Meclis gündemine taşıyarak, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “VERİLEN KARAR SİYASİ, HUKUKA AYKIRI”

    Ayten Öztürk’e yönelik suçlamalarda yalnızca bir itirafçının beyanlarına dayandığını ve somut delil bulunmadığını belirten Çiçek Otlu, “2,5 yıl boyunca ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’ün evi, elektronik kelepçeden sinyal gelmiyor gerekçesi ile defalarca basılmış, doktora gitmesine izin verilmemiş, evinin önünde gece-gündüz polis bekletilmiştir. Ayten Öztürk’e, somut deliller olmadan, sadece bir itirafçının beyanlarına dayanarak hapis cezası verilmesinin, adil yargılama yapılmamasının siyasi bir karar olduğu ve hukuka aykırılık teşkil ettiği ifade edilmektedir” dedi.

    “AYTEN ÖZTÜRK’E ADİL YARGILANMA HAKKINI VERECEK MİSİNİZ?”

    Milletvekili Çiçek Otlu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a şu soruları sordu:

    -Ayten Öztürk’ün, 6 ay kaldığı, işkence gördüğü merkezde insanlar üzerine yalan ifade vermeyi kabul etmediği ve gördüğü işkenceyi teşhir ettiği için cezalandırıldığı iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?

    -Ayten Öztürk hakkında, yalnızca bir itirafçının “olayı kaldırımdan izliyordu” şeklindeki beyanı gerekçe gösterilerek verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hukuka uygun mudur?

    -Ayten Öztürk’e verilen cezaya gerekçe olan itirafçının beyanı için etkin bir araştırma ve soruşturma yapılmış mıdır?

    -Okmeydanı’ndaki linç olayı gerçekleştiği sırada Ayten Öztürk’ün orada bulunduğuna dair kamera kaydı ve hiçbir delil bulunmadığı halde sanık olarak dosyada yer alan ve psikolojik rahatsızlığı bulunan bir kişinin beyanı ile ceza alması hukuka uygun mudur?

    -Ayten Öztürk’ün adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası araştırılacak mıdır?

    -Ayten Öztürk, 6 ay boyunca kimsenin bilmediği bir yerde yaşadığı işkenceyi, 28 Ağustos 2018 gecesi bedenindeki 898 yara ile bir araziye bırakıldığını her mahkemeye çıktığında anlattığı halde neden kayıtlara geçmemiştir?

    -Ayten Öztürk’e yapılan işkence iddiaları araştırılıp, işkence yapanlar hakkında soruşturma açacak mısınız?

    -Sadece bir itirafçının Okmeydanı’nda bir çocuk istismarcısının linç edildiği anlarda Ayten Öztürk’ün de olayı kaldırımdan izlediği ifadesine dayandırılan hukuksuz cezayı kaldıracak mısınız?

    -Ayten Öztürk’e, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkını verecek misiniz?

    (HABER MERKEZİ)  

  • Ayten Öztürk’e verilen hapis cezasının kaldırılması için imza kampanyası düzenlendi

    Ayten Öztürk’e verilen hapis cezasının kaldırılması için imza kampanyası düzenlendi

    PİRHA- Ayten Öztürk’e verilen 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının kaldırılmasını isteyen; aydınlar, gazeteciler, siyasetçiler ve sanatçılar yapılan imza kampanyasına destek oldu.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018’de Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. Bu tarihten, 28 Ağustos 2018’e kadar Ankara’da gizli bir işkence merkezinde 6 ay boyunca işkence gördü, insanlar üzerine yalan ifade vermeye zorlandı. Elektrik verme, falaka, Filistin askısı, tabutluk, taciz ve tecavüz tehditleri gibi birçok işkence yöntemine maruz kaldı, vücudunda sigara söndürüldü.

    28 Ağustos 2018’de, Ankara’da, gözleri bağlı bir şekilde Siyasi Şube polislerine teslim edildi. Resmi kayıtlarda gözaltına alındığı tarih, 28 Ağustos 2018 olarak geçti. Gözaltına alındıktan sonra avukatları, Ayten Öztürk’ün maruz kaldığı işkenceler nedeniyle vücudunun değişik yerlerinde 898 adet işkence izi olduğunu tespit etti.

    Ayten Öztürk, 1 Eylül 2018’de çıkarıldığı Sulh Ceza Mahkemesi’nde tutuklandı. Tutuklama kararında, Ayten Öztürk’ün üzerinden sahte pasaport çıktığı iddiası dışında somut bir delil yoktu.
    Ayten Öztürk, bu dava devam ederken, Türkiye’de bulunduğu dönemde tutuksuz yargılandığı, 2008 yılında İstanbul Okmeydanı’nda bir çocuk istismarcısının mahalle halkı tarafından linç edilmesi sonrasında kaldırıldığı hastanede yağ embolisinden ölmesi olayı ile ilgili, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden dava dosyasından da yargılanmaya devam etti. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi, bu dava ile hakkında hiçbir somut suçlama ve delil bulunmayan Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’deki yeni davanın birleştirilmesine karar verdi.

    Ayten Öztürk hakkında, 3 yıl tutuklu kaldığı bu davanın 10 Haziran 2021’de görülen duruşmasında, bir itirafçı sanığın soruşturma aşamasında verdiği “linç olayını kaldırımdan izliyordu” şeklindeki beyanıyla, aleyhinde başka hiçbir delil olmadan ‘’insan öldürmeye azmettirme’’ ve ‘’anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs’’ suçlamasıyla 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi ve ev hapsi tedbiri uygulanarak tahliye edildi. 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası; önce istinaf mahkemesince, ardından Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nce onaylandı ve kesinleşti. Bu ceza bozulmazsa, Ayten, ömrünün sonuna kadar hapishanede ağır tecrit hücrelerinde tutulacak.

    “SİYASİ BİR KARARLA VERİLEN HUKUKA AYKIRI HAPİS CEZASI KALDIRILSIN”

    Ayten Öztürk’e yönelik hukuksuzluğun bir an önce sona erdirilmesini isteyen; aydınlar, gazeteciler, siyasetçiler ve sanatçılar yapılan imza kampanyasına destek oldu. İmza kampanyası ile Öztürk’ün , siyasi bir kararla verilen hukuka aykırı hapis cezasının kaldırılması talep edildi.

    İMZACI LİSTESİ

    1- Kerim Eren – Gazeteci
    2- Dilşad Canbaz Kaya – 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili
    3- Esra Soybir – direnişteyiz.org
    4- Sevim Eren – Sanatçı
    5- Mürüvet Küçük – Gazeteci
    6- Avni Sağlam – Sanatçı
    7- Cihan Çelik – Sanatçı
    8- Dogan presse Agence Fransa
    9-Nihat Behram – Şair
    10 – Emin Alper – Yönetmen
    11 – Akın Birdal -23. Dönem BDP Diyarbakır Milletvekili/İHD Eski Genel Başkanı
    12- Erdal Bayrakoğlu – Sanatçı
    13- Ayşe Hür – Akademisyen
    14- Ataol Behramoğlu – Şair
    15- Haluk Tolga İlhan – Sanatçı
    16- Mehmet Esatoğlu – Tiyatrocu
    17- Menderes Samancılar – Sanatçı
    18- Muzaffer Gezer – Sanatçı
    19- Nalan Çelik – Şair
    20- Pınar Aydınlar – Sanatçı
    21- Sibel Özbudun – Akademizyen/Antropolog
    22- Temel Demirer – Yazar
    23- Suat Kaya – Sanatçı
    24- Songül Bulur – Sanatçı
    25- Yalçın Dönmez – Sanatçı
    26- Nurettin Güleç Sanatçı
    27- Tülay Yıldırım Ede – Sanatçı
    28- Yaşar Gündem – Sanatçı
    29- Ercan Aydın – Sanatçı
    30- İbrahim Karaca Şair
    31- Cenk Dost Verdi – Tiyatrocu
    32- Ali Papur – Sanatçı
    33- Hüsnü Yıldız – Sanatçı
    34- Erdinç Duman – Sanatçı
    35- Burhan Karacan – Sanatçı
    36- Serhad Raşa – Sanatçı
    37- Ayla Yılmaz – Sanatçı
    38- Ali Geygeloğlu – Sanatçı
    39- Mikail Değirmenci – Sanatçı
    40- Yakup Akdemir – Sanatçı
    41- Kadir Demir – Sanatçı
    42- Şükrü Erbaş – Şair
    43- Yeşim Tükel – Gazeteci
    44- Emre Orman – Gazeteci
    45- Sabri Ejder Öziç – Sanatçı
    46- Ercan Geçmez – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı
    47- R.İhsan Eliaçık – İlahiyatçı Yazar
    48- Taner Güven – Ressam
    49- Mazlum Çimen – Sanatçı
    50- Vural Arlıer – Yazar
    51- İbrahim Ateş- DEM Parti İstanbul İl Yöneticisi
    52- Musa Özuğurlu – Gazeteci
    53- Hasan Balcı – Gazeteci
    54- Özcan Yaman – Gazeteci
    55- Hayri Tunç – Gazeteci
    56- Ali Kenanoğlu – 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili
    57- Furkan Karabay – Gazeteci
    58 – Hasan Subaşı-Alevi Haber Ağı Yayın Kurulu Başkanı
    59 – Cevahir Canpolat – Sanatçı
    60 – Umut Taştan – Gazeteci
    61 – Nilgün Mete – Gazeteci
    62 – Ali Isıyel – Basın
    63 – Cihan Berk – Gazeteci
    64 – Şebnem Korur Fincancı – TTB Eski Genel Başkanı
    65 – Hasan Harmancı – Yazar
    66 – Deniz Deman – Sanatçı
    67 – Musa Ağacık – Gazeteci
    68 – Bora Balcı – Gazeteci/ Belgesel Sinemacı
    69 – Ali Bozan – DEM Parti Mersin Milletvekili
    70 – Eren Keskin – Avukat
    71 – Dicle Anter
    72 – Hakan Zat – Basın Emekçisi
    73 – Nevin Kamilağaoğlu
    74 – Buse Özbey – Gazeteci
    75 – Pınar Gayip – Gazeteci
    76 – Ayten Kordu – DEM Parti Dersim Milletvekili
    77 – Mustafa Aslan – Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı
    78 – Nadiye Gürbüz – Gazeteci
    79 – Faruk Eren – Gazeteci
    80 – Ali Balkız – Yazar
    81 – Sevda Karaca – EMEP Antep Milletvekili
    82 – Grup Yorum
    83 – Zeynep Kuray – Gazeteci
    84 – Nuray Çevirmen – İnsan Hakları Savunucusu
    85 – Ayhan Aydın – Yazar
    86 – Ali Rıza Bilir – Dersim Dernekler Federasyonu Başkanı
    87 – Erk Acarer – Gazeteci
    88 – Barış Arat – Yazar
    89 – Defne Halman – Sanatçı
    90 – Ahmet Telli – Şair
    91 – Mehmet Özer – Şair
    92 – Mehmet Ali Çelebi – Gazeteci
    93 – Berfin Emekçi – Gazeteci
    94 – Turgut Öker – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı
    95 – Reyhan Hacıoğlu – Gazeteci
    96 – Şenel Gökçe – Şair/Yazar
    97 – Medine Mamedoğlu – Gazeteci
    98 – Murat Çepni – ESP PM Üyesi
    99 – Turgut Dedeoğlu – Gazeteci
    100 – Mikail Aslan – Sanatçı
    101 – Hüseyin Mat – Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı
    102 – Orhan Aydın – Sanatçı
    103 – Musa Piroğlu – 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili
    104 – Kadının Sesi Platformu
    105 – Sultan Eylem Keleş – Gazeteci
    106 – Ali Ekber Eren – Sanatçı
    107 – Halil Ergün – Oyuncu
    108 – Hüda Kaya – 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili
    109 – Osman Genç – Sanatçı
    110 – İsmail Hakkı Demircioğlu – Sanatçı
    111 – Süreyya Karacabey – Akademisyen
    112 – Yasemin Göksu – Sanatçı
    113 – Erdoğan Aydın – Tarihçi/Yazar
    114 – Onur Düşünmez – DEM Parti Hakkari Milletvekili
    115 – Kemal Bülbül – 27. Dönem HDP Antalya Milletvekili/PSAKD 12. Dönem Genel Başkanı
    116 – Yıldırım Kaya – 27. Dönem CHP Ankara Milletvekili/Eğitim-Sen Kurucu Genel Başkanı
    117 – Zeynel Aba – Sanatçı
    118 – Cezmi Ersöz – Yazar
    119 – Gülistan Kılıç Koçyiğit – DEM Parti Kars Milletvekili
    120 – Celal Fırat – DEM Parti İstanbul Milletvekili/Garip Dede Dergahı YK Başkanı
    121 – Burhan Berken – Sanatçı
    122 – Ömer Faruk Gergerlioğlu – DEM Parti Kocaeli Milletvekili
    123 – Burcugül Çubuk – DEM Parti İzmir Milletvekil
    124 – Ferhat Tunç – Sanatçı
    125 – Levent Üzümcü – Oyuncu
    126 – Metin Coşkun – Oyuncu/Yönetmen
    127 – Adnan Özyalçıner – Yazar
    128 – Nur Sürer – Oyuncu
    129 – Tolga Sağ – Sanatçı
    130 – Sezai Temelli – DEM Parti Muş Milletvekili
    131 – Haydar Koçak – Gazeteci
    132 – Yadigar Aygün – Gazeteci
    133 – Ruhan Mavruk – Şair
    134 – Hamit Demir – Oyuncu
    135 – Grup Vardiya
    136 – Fatoş Güney
    137 – Erdal Erzincan – Sanatçı
    138 – Şanar Yurdatapan – Besteci/İnsan Hakları Savunucusu
    139 – Zülfü Livaneli – Sanatçı
    140 – Orhan Alkaya – Oyuncu
    141 – Işıl Özgentürk – Yazar
    142 – Kutsal Evcimen – Sanatçı
    143 – Cengiz Özkan – Sanatçı
    144 – Suavi – Sanatçı
    145 – Serpil Kemalbay – 27. Dönem HDP İzmir Milletvekili/HDP Eski Eş Genel Başkanı
    146 – Nazım Alpman – Yazar
    147 – Emin Koramaz – TMMOB Genel Başkanı

    PİRHA/ANKARA

  • Öztürk’ten kamuoyuna çağrı: Soyut iddialarla müebbet hapis verildi; adaletsizliğe karşı ses olun!

    Öztürk’ten kamuoyuna çağrı: Soyut iddialarla müebbet hapis verildi; adaletsizliğe karşı ses olun!

    PİRHA-Bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanmasına tepki gösteren Ayten Öztürk, Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden tüm kamuoyunu sesine ses olmaya çağırdı. Öztürk, “Bu karar, işkenceyi örtbas etme amaçlı, siyasi bir karardır. İşkence, bedenimdeki yaralar, doktor raporları ve her detayını anlattığım beyanlarla somutken, soyut iddialarla cezalandırılıyorum” dedi.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018’de Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. Öztürk, 6 ay boyunca kayıptı. Bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldığını açıklamıştı.

    Ayten Öztürk hakkında bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Ayten Öztürk, kendisine 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesine tepki göstererek, Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden mesaj gönderdi.

    “SOYUT İDDİALARLA CEZALANDIRILIYORUM”

    İşkenceyi ve işkence merkezini teşhir ettiği için yok edilmek istendiğini belirten Ayten Öztürk, “Son tutuklandığım dosyadan tahliye olasılığım bu kadar yüksekken, yargıtayın önünde pek çok dosya varken benimkinin öne alınarak hızla onanmasının nedeni açıktır. Susturamayacaklarını anladılar, tamamen görünmez olmamı istiyorlar” dedi.

    Öztürk şunları kaydetti:

    “Hukuktan anlamayan biri bile, “linç olayını kaldırımdan izledi” iddiasının karşılığının 2 ağırlaştırılmış müebbet olmayacağını, somut delil gerekeceğini bilir. Bu karar, işkenceyi örtbas etme amaçlı, siyasi bir karardır. Bu kararın hukuki karşılığı yoktur. İşkence, bedenimdeki yaralar, doktor raporları ve her detayını anlattığım beyanlarla somutken, soyut iddialarla cezalandırılıyorum. Beni diri diri mezara gömmek istiyorlar. Beni ömür boyu tek kişilik hücreye mahkum etmek işkencenin devamıdır. İşkence insanlık suçudur. İşkencenin affı, zaman aşımı yoktur. Unutulmasın ki; gerçekler, mezara sığmaz. Adalet, tüm zorbalıkların mezar kazıcısıdır. Adaletsizlik can damarlarımızın kesilmesidir. Tüm hukuk savunucularını, halkımızı, gazeteci, aydın, sanatçı, yazarı, tüm demokratik kesimleri bu adaletsizliğe karşı ses olmaya çağırıyorum. Birliğimizle, adaleti var edeceğiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ayten Öztürk’ün işkenceyle katledilmesi insanlığa karşı işlenmiş suçtur-VİDEO

    Ayten Öztürk’ün işkenceyle katledilmesi insanlığa karşı işlenmiş suçtur-VİDEO

    PİRHA – Cumartesi Anneleri eylemlerinin 1009. Haftasında 32 yıl önce Dersim’de gözaltında kaybedilen Ayten Öztürk’ün akıbetini sormak için Galatasaray Meydanı’nda biraraya geldi. Yapılan açıklamada, “Ayten Öztürk’ün işkence ile öldürülmesi ve bedeninin kaybedilmesi uluslararası hukuka göre insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve zaman aşımına tabî değildir” denildi.

    Cumartesi Anneleri, 1995 yılından bu yana gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geliyor.

    Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1009. Haftasında 32 yıl önce Dersim’de gözaltında kaybedilen Ayten Öztürk’ün akıbetini sormak için Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu.

    “AYTEN ÖZTÜRK’ÜN KİMLİK TEŞHİSİ GİYSİLERİNDEN YAPILABİLDİ”

    32 yıl önce bugün gözaltına kaybedilen, Ayten Öztürk dosyasını ailesinin tüm girişimlerinin cezasızlıkla sonuçlandığını ifade eden Yoleri, açıklamanın devamında şunlara yer verdi:

    “Öztürk ailesi Dersim’de yaşıyordu. Tunceli İl Özel İdaresi’nde şef olarak çalışan Baba Hıdır Öztürk, Mayıs 1992’de Tunceli İl Jandarma Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazgankıran tarafından üç kızı ile birlikte alay komutanlığına çağrıldı. Albay, “aklınızı başınıza alın” şeklindeki tehditlerin ardından onları “Polis Ahmet” diye bir kişi ile tanıştırdı. Albayın tanıştırdığı kişi aslında MİT ve JİTEM adına çalışan “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’dı. Yıldırım, üç kardeşi sorguladı, telefon ve adres bilgilerini aldı. Bu olaydan kısa bir süre sonra hemşire ve mühendis olan kardeşler Dersim’den sürüldü. Hıdır Öztürk’ün Dersim’de kalan kızı Ayten Öztürk, Mazgirt ilçesine bağlı Akpınar’daki Tunceli İl Özel İdaresi’ne ait bir fabrikada çalışıyordu. 27 Temmuz 1992 akşamı mesai çıkışı sonrası içinde dört kişi bulunan beyaz bir arabayla kaçırıldı. Kaçırılan Ayten Öztürk, 8 Ağustos 1992’de Elazığ Karşıyaka Kartaltepe mevkiinde, bir eli dışarıda kalmış şekilde gömülü olarak bulundu. İşkenceden tanınmayacak hale gelmiş Ayten Öztürk’ün kimlik teşhisi giysilerinden yapılabildi.

    “SORUŞTURMA HIZLA KAPATILDI”

    Ancak işkence bulguları otopsi raporunda yer almadı, doktorlar detaylı otopsi yapmadı. Açılan soruşturma hızla kapatıldı. Bizzat JİTEM komutanı Cem Ersever ve JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan, Ayten Öztürk’ün Yeşil ve ekibi tarafından OHAL Valiliği’nce, Yeşil’e tahsis edilen beyaz Land-Rover araç ile kaçırıldığını, daha sonra Diyarbakır JİTEM’e götürüldüğünü ve burada üç gün boyunca işkence gördükten sonra infaz edildiğini açıkladı ve bu açıklamalar basında da yer aldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu 13 Aralık 2011’de baba Hıdır Öztürk’ü dinledi. Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün, Elazığ ve Tunceli Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu üzerine dosya yeniden açıldı.

    “DAVA CEZASIZLIKLA SONUÇLANDI”

    Tüm yasal yollardan sonuç alamayan aile, 2013’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi 21 Nisan 2016’da, Anayasa’nın 17. Maddesi’nde güvence altına alınan yaşam hakkı kapsamında, etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Kararın bir örneğini ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Hazırlanan iddianame kabul edilerek dava açıldı ve Musa Anter’in öldürülmesiyle ilgili süren davayla birleştirildi. Ancak Ayten Öztürk’ü kaçıranlar, işkence ile katledenler, bedenini kaybedenler ve insanlığa karşı bu suçu örtbas edenler biliniyor olmasına rağmen, dosyada tanıklar, deliller, itiraflar olmasına rağmen dava, 21 Eylül 2022’de zamanaşımından düşürülerek cezasızlıkla sonuçlandı. Hiç şüphe yok ki, Ayten Öztürk’ün işkence ile öldürülmesi ve bedeninin kaybedilmesi uluslararası hukuka göre insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve zamanaşımına tabî değildir.

    “ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ!”

    1009. haftamızda siyasi ve adli makamları bir kez daha Ayten Öztürk dosyasında uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeye ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için etkili bir giderim yolu sunmaya çağırıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin; Ayten Öztürk için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

    “BENİM KANDIRILAN ANAM”

    Açıklama sonrasında gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın doğum günü vesilesiyle annesi Hanife Yıldız’ın yazdığı mektubu Taylan Bekin okudu. Bekin’in okuduğu mektup şöyle:

    Kayıp edilmemle kolu kanadı kırılan anam doğum günümde yollarımı bekliyormuş. Sen neredesin? Nerelerdesin oğul? Gel gel de nasıl bir hediye istiyorsan oğul söyle de onu alayım diye yazmış. Anam ben kayıp edildiğimde 19 yaşındaydım ben ancak onu biliyorum sonrasını sen biliyorsun. Ana sen beni kaç yaşında verdiysen öyle kaldım. Sene hala neden saçımın, sakalımın nasıl beyazladığını merak ediyor, soruyorsun. Yok ana yok beyazım. O ayrıldığımız günkü gibi öylece kaldım. Anam senin nasıl ki kolun kanadın kayıp edilmemle kırıldıysa benim de öylece kırıldı. Ana kanatsız uçamıyorum, yol da bulup gelemiyorum. Hiç olmazsa oğul bir mektup yazda yolla demişsin hangi elle, nasıl mektup? İşte yazdım, okusunlar. Hep göz bebeğim dediğin komiser Ramazan Kaya’ya sor. Sen beni nasıl kandırdın, Muradım nerede sor yoksa unuttun mu anam? Murat’ın kayıp edildi. Gecemde gündüzümde karanlık, yollarda kapalı ana gelemem gelemem. 19 yaşındaki Murat nerede diye arayan insanlara selamlar saygılar. Unutmayın bizleri, zalimlere de unutturmayın.

    Kayıp edilen
    Murat Yıldız”

    HANİFE YILDIZ: OĞLUM, BEN 29 YILDIR BU ALANLARDA ADALET TALEP EDİYORUM

    Mektubun okunmasının ardında Hanife Yıldız, söz alarak “Benim oğlum 19 yaşındaydı. Ramazan Kaya benim gözbebeğimi benden nasıl kopardı? Ne vicdanı ne adaleti vardı. Oğlum, ben 29 yıldır bu alanlarda sokaklardayım adalet talep ediyorum. Siz hep koltuklarınız için kendiniz için oturuyorsunuz. Biz burada otururken hiç kimseyi ayırt etmedik bizimle beraber olanlar hep cezaevindeler. Oğlum ve şahsım adına tüm cezaevindekilere selam gönderiyorum. Siz insanları bıraktınız şimdi de köpekleri katlediyorsunuz” diye konuştu.

    Cumartesi Anneleri’nin eylemleri Galatasaray Meydanı’na bırakılan karanfillerle son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Av. Doğa İncesu: Ayten Öztürk’e siyasi amaçlar güdülerek ceza verildi

    Av. Doğa İncesu: Ayten Öztürk’e siyasi amaçlar güdülerek ceza verildi

    PİRHA- Avukat Doğa İncesu, Ayten Öztürk hakkında 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanmasının siyasi amaçlar güdülerek verildiğini söyledi. Av. İncesu, “Yaşadığı 6 aylık işkenceyi anlatması ve insanlar üzerine ifade vermeyi kabul etmemesinin sonucunda Ayten Öztürk’e bu cezalar verildi” dedi.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018’de Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. Öztürk, 6 ay boyunca kayıptı. Bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı.

    Ayten Öztürk hakkında bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Ayten Öztürk’ün avukatı Doğa İncesu, verilen cezayı PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ANAYASA MAHKEMESİ’NE BAŞVURACAĞIZ”

    Ceza hukukunda suç ve suçlunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirten Doğa İncesu, “Tüm dosya kapsamında Ayten Öztürk’ün çocuk istismarcısının linç edilmesini örgütlediğine ilişkin hiçbir somut delil yok. Sadece bir sanığın çocuk istismarcısı linç edilirken Ayten Öztürk’ün kenarda durup izlediğine ilişkin bir beyanı var. Müvekkilin olayı izlediğine ilişkin hiçbir kamera görüntüsü ya da yan delil yok. Fakat müvekkilimiz olayı izlemiş olsa bile, bu onun söz konusu linci örgütlediğini göstermeyecektir. Bu hukuksuz kararın bozulması için Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız, önümüzde bir de AYM süreci olacak. Elbette Ayten Öztürk’e verilen karar hukuki değil siyasi amaçlar güdülerek verildi. Ayten Öztürk, yaşadığı 6 aylık işkenceyi anlatması ve insanlar üzerine ifade vermeyi kabul etmemesinin sonucunda bu cezalar verildi. Ayten Öztürk dosyası işkencenin önlenmesi ve adil yargılanma hakkı noktasında çok temel, ülke tarihi açısından da çok özel bir dosya. Dolayısıyla müvekkilimiz için verdiğimiz adalet mücadelesini sürdürmeye, işkenceye karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:
    -Ayten Öztürk’e verilen ceza Yargıtay tarafından onandı

  • Ayten Öztürk’e verilen ceza Yargıtay tarafından onandı

    Ayten Öztürk’e verilen ceza Yargıtay tarafından onandı

    PİRHA-Ayten Öztürk hakkında bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018 tarihinde Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. 6 ay boyunca kayıptı. Bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı. 28 Ağustos 2018 gecesi Ankara’da, bedenindeki 898 yara ile bir araziye bırakılır bırakılmaz Siyasi Şube polisleri tarafından gözaltına alındı.

    İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ardından, yaklaşık 2,5 yıl ev hapsinde tutuldu, 6 Şubat 2024 günü evi yeniden basılarak tutuklandı.

    “HERKESİ HUKUKSUZ CEZANIN BOZULMASI İÇİN MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan açıklamada, “Ayten Öztürk hakkında “bir çocuk istismarcısının linç edilmesini kaldırımdan izlediği” beyanıyla verilen “insan öldürmeye azmettirme” ve “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçlarından verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandığı duyuruldu. Müvekkilimiz ömür boyu tek kişilik hücrede tutulacak. Tüm halkımızı ve meslektaşlarımızı Ayten Öztürk hakkında verilen bu hukuksuz cezanın bozulması için mücadeleye çağırıyoruz” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ayten Öztürk: Ev hapsindeyken üzerime suç yüklendi, herkesi dayanışmaya çağırıyorum

    Ayten Öztürk: Ev hapsindeyken üzerime suç yüklendi, herkesi dayanışmaya çağırıyorum

    PİRHA- 2,5 yıldır ev hapsinde tutulan ve 10 Şubat’ta tutuklanan Ayten Öztürk, Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden gönderdiği mesajda, “Ev hapsi koşullarındayken bir komplo sonucu tutuklanmam hak, adalet mücadeleme engel olma çabasıdır. Herkesi bu adaletsizliğe karşı sesime ses katmaya çağırıyorum” dedi.

    İstanbul Küçük Armutlu’da 970 gündür ev hapsinde tutulan, Mart 2018 yılında gözaltında gördüğü işkenceler sonrası vücudunda 898 yara oluşan Ayten Öztürk, Çağlayan Adliyesi önündeki polis noktasına yönelik eylemle ilgili soruşturmada 10 Şubat’ta tutuklandı. Marmara (Silivri) Hapishanesi’nde tutulan Ayten Öztürk 22 Şubat’ta Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’ne sürgün edilmişti.

    Ayten Öztürk, tutukluluğunun 83. gününde Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden mesaj gönderdi.

    “HUKUKSUZCA BİR KOMPLO SONUCU TUTUKLANDIM”

    “Ev hapsi sürerken hukuksuzca bir komplo sonucu tutuklandığını söyleyen Ayten Öztürk, gönderdiği mesajda şunları dile getirdi:

    “Ben 6 yıldır adalet mücadelesi veren bir insanım. Ev hapsi koşullarındayken bir komplo sonucu tutuklanmam hak, adalet mücadeleme engel olma çabasıdır. Benim adalet talebime hiçbir cevap verilmeden hakkımda sürekli suç üretilmeye çalışılıyor. Sırf işkence altında 6 ay boyunca direndiğim için şu ana kadar iki dosyadan hakkımda 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Son 2,5 yıldır ev hapsindeydim. 24 saat boyunca İstanbul Denetimli Serbestlik Merkezi, Ankara İzleme Merkezi, evime 100 metre uzaklıktaki karakol ve emniyet mensupları tarafından gözetlendiğim, mahkeme hastane izni vermeden hastaneye bile gitmediğim koşullarda üzerime yüklenen suçlamaların boş ve dayanıksız olduğu açıktır. Herkesi bu adaletsizliğe karşı sesime ses katmaya çağırıyorum. Daha önce 6 ay boyunca gizli bir işkence merkezinden halkımın, siz değerli dostlarımın ve sevdiklerimin sahiplenmesiyle nasıl çıktıysam şimdi de bu hukuksuzluğu destek ve dayanışmanızla, adalet mücadeleme katkınızla ortadan kaldıracağıma inanıyorum.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • Ev hapsindeki Ayten Öztürk’ü yeniden tutukladılar; avukatıyla mesaj gönderdi

    Ev hapsindeki Ayten Öztürk’ü yeniden tutukladılar; avukatıyla mesaj gönderdi

    PİRHA- Ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, Çağlayan Adliyesi önündeki polis noktasına yönelik eylemle ilgili soruşturmada 10 Şubat’ta tutuklanarak cezaevine konuldu. Ayten Öztürk, Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden gönderdiği mesajda, “Beni hapsederek susturmak istiyorlar. İşkence ve adaletsizliğe karşı mücadeleme ve direnişime devam edeceğim” dedi.

    İstanbul Küçük Armutlu’da 970 gündür ev hapsinde tutulan, Mart 2018 yılında gözaltında gördüğü işkenceler sonrası vücudunda 898 yara oluşan Ayten Öztürk, Çağlayan Adliyesi önündeki polis noktasına yönelik eylemle ilgili soruşturmada 10 Şubat’ta tutuklandı. Marmara (Silivri) Hapishanesi’nde tutulan Ayten Öztürk 22 Şubat’ta Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’ne sürgün edildi.

    “BENİ HAPSEDEREK SUSTURMAK İSTİYORLAR”

    Ayten Öztürk, Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden avukatları aracılığıyla gönderdiği mesajda şunları dile getirdi:

    “Yaklaşık 1000 gündür ev hapsindeydim. Şu anda Kandıra F Tipi Hapishanesi’nden sesimi ulaştırmaya çalışıyorum. Bir komplo sonucu bir kez daha 2 ağırlaştırılmış müebbet ile yargılanmam isteniyor. Bana yöneltilen suçlamaların fiili hiçbir olanağının olmadığı halde beni hapsederek susturmak istiyorlar. Hepiniz biliyorsunuz, bugüne kadar ev hapsindeyken evim 6 kez basıldı ve hiçbir suç unsuruna rastlanılmadı. Yaklaşık 20 kez elektronik kelepçe değişimi için geldiler. Günün ve gecenin her saatinde telefonla izleme merkezi, denetimli serbestlik ve polis tarafından arandım. Polis ve denetimli serbestlik görevlileri evime defalarca kez geldi, beni yerimde gördü. Karakol evime 5 dakikalık uzaklıkta ve MOBESE kameraları evimi görebiliyor. Ben zırhlı araç ile günün her saati taciz edildim. En son hastane izni için İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurmuştum, hastaneye gitmem dahi reddedildi ve şimdi tutuklanarak hapishaneye götürüldüm. Tüm bunlar benim işkenceye ve adaletsizliğe karşı mücadelemi engellemek içindir. Ancak 6 aylık işkence sürecinden nasıl çıktıysam, bu tutsaklığımdan da sizin sayenizde özgürlüğe kavuşacağıma inanıyorum. İşkence ve adaletsizliğe karşı mücadeleme ve direnişime devam edeceğim.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • 2.5 yıldır ev hapsindeki Ayten Öztürk’ün doktora gitmesine mahkeme engeli

    2.5 yıldır ev hapsindeki Ayten Öztürk’ün doktora gitmesine mahkeme engeli

    PİRHA-963 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’ün hastaneye gitme talebi mahkeme tarafından reddedildi. Karara tepki gösteren Öztürk, “Hakkımda verilen bu karar, 6 ay boyunca işkencede direnmemin intikamıdır” dedi.

    İstanbul Küçük Armutlu’da 963 gündür ev hapsinde tutulan, Mart 2018 yılında gözaltında gördüğü işkenceler sonrası vücudunda 898 yara oluşan Ayten Öztürk’ün hastaneye gitme talebi mahkeme tarafından reddedildi. Öztürk, verilen karara sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

    “TEDAVİ OLMA HAKKIM, MAHKEME TARAFINDAN ENGELLENDİ”

    Hastaneye gitme talebinin mahkeme tarafından reddedildiğini ifade eden Ayten Öztürk, “Benim düzenli kontrol edilmesi gereken en az üç kronik rahatsızlığım olduğu halde, bu hafta mahkemenin verdiği bu karar diğer rahatsızlıklarımın da tedavisinin mümkün olmadığını gösteriyor. Ben 2,5 yıldır ev hapsindeyim. 6 ay boyunca yaşadığım işkencelerden dolayı bedenimde oluşan kalıcı rahatsızlıklar nedeniyle defalarca doktora gittim. O zaman da hakkımda istenen cezanın oranı aynıydı. Bugün değişen nedir? Ev hapsindeki bir insanın tedavi olup olmayacağına İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi neye göre karar veriyor” diye sordu.

    “VERİLEN KARAR, İŞKENCEDE DİRENMEMİN İNTİKAMIDIR”

    Hakkımda verilen bu kararın 6 ay boyunca işkencede direnmemin intikamı olduğunu vurgulayan Öztürk, “Verilen karar işkence altında bana söylenen “seni hapislerde çürüteceğiz” söyleminin karşılığıdır. İşkencenin tedavi hakkının gaspı şeklinde sürdürülmesidir. Ben bu adaletsizliği asla kabul etmeyeceğim” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    Ayten Öztürk, 613 gündür ev hapsinde: Büyük bir işkence bana yapılanlar

  • Ev hapsindeki Ayten Öztürk hakkında kitabı nedeniyle soruşturma

    Ev hapsindeki Ayten Öztürk hakkında kitabı nedeniyle soruşturma

    PİRHA-680 gün gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’e, “Faşizmin Gizli İşkencehanelerinde Direniş ve Zafer” adlı kitabı nedeniyle açılan soruşturmada kitapta örgüt propagandası yapıldığı ileri sürüldü.

    “Kaldırımda linç izlemesi” delil gösterilerek yargılanıp iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan ve 680 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, “Faşizmin Gizli İşkencehanelerinde Direniş ve Zafer” adlı kitabında, bilmediği bir yerde 6 ay tutulduğunu ve maruz kaldığı işkenceyi yazdı.

    Ayten Öztürk hakkında “Faşizmin Gizli İşkencehanelerinde Direniş ve Zafer” adlı kitabı nedeniyle açılan soruşturmada, Mahir Çayan’ın “örgüt kurucusu olduğu”, kitaptaki “Adalı” şiiriyle de örgüt propagandası yapıldığı ileri sürüldü.

    İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği’nce satışının yasaklanmasına ve toplatılmasına karar verilen kitaptaki ifadeler nedeniyle Öztürk hakkında, “terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

    “MAHİR ÇAYAN’IN ‘ADALI’ ŞİİRİ ÖRGÜT PROPAGANDASI SAYILDI”

    Öztürk’ün sosyal medyadaki fotoğrafı da soruşturma dosyasında yer aldı. Fotoğrafta, Öztürk’ün arkasındaki duvarda, ölüm orucunda hayatını kaybeden Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in fotoğraflarının yer aldığı belirtildi. Ayrıca, “kitabın satışından elde edilecek gelirle ekonomik destek sağlama amacının olduğu” da suçlamalar arasında yer aldı.

    Öztürk sorulara yanıtında, “Kitapta suç unsuru sayılabilecek bir ifade olmadığını, asıl işkence yapanların araştırılması gerektiğini” söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk: Yeşil’in pankartını görünce sabaha kadar ağladım-VİDEO

    Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk: Yeşil’in pankartını görünce sabaha kadar ağladım-VİDEO

    PİRHA-937. hafta açıklamasını gerçekleştiren Cumartesi Anneleri, Jitem tarafından Dersim’de gözaltına alındıktan sonra katledilen Ayten Öztürk dosyasına değindi. Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk yaptığı açıklamada “Bursaspor-Amedspor maçında Yeşil’in pankartının açıldığını görünce dünyam zindan oldu. Sabaha kadar ağladım. Bu pankartı açanlardan da şikayetçiyim.” dedi.

    Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak, fail ve sorumluların yargılanması talebiyle mücadelelerini sürdüren Cumartesi Anneleri 937. hafta açıklamasını Dersim’de gözaltında kaybedildikten sonra katledilen Ayten Öztürk için yaptı.

    “BURSA’DA YAŞANANLAR 90’LI YILLARIN KARANLIK ZİHNİYETİNİN SAHİPLENİLMESİDİR”

    Açıklamayı Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe okurken, şu ifadelere yer verildi:

    “Ayten Öztürk’ü ve zorla kaybetme suçuna ortak olanları unutmayacağız 5 Mart 2023 tarihinde Bursaspor ile Amedspor arasında oynanan karşılaşmada, 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerin, zorla kaybetmelerin sembolü olan “Beyaz Toros”ların ve “Beyaz Toros”larla anılan insanlığa karşı suçların faillerinden biri olarak bilinen “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ın posterleri açıldı.

    “Beyaz Toros” ve “Yeşil”, bizim hafızamızda devletin gücü ve imkanları kullanılarak işlenen faili belli cinayetlerin, zorla kaybetmelerin simgesidir. Bu nedenle Amedspor maçında Beyaz Toros ve Yeşil görselinin kullanılmasını ve Amedsporlu futbolculara yönelik saldırıları bir grup fanatiğin histerisi olarak göremeyiz. Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda yaşananlar örgütlü bir eylemdir. Bu eylem, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Bursa Valisi Yakup Canpolat, Bursa Emniyet Müdürü Tacettin Aslan ve stadyumda görevli hakemler ile kolluğun yol vermeleri sonucunda gerçekleşmiştir.

    Bursa Stadyumu’nda yaşananlar, 90’lı yılların karanlık zihniyetinin sahiplenilmesidir. “Bu suçları biz işledik, buradayız, yine işleriz” mesajıdır. İnsanlığa karşı işlenmiş suçların yargılanan, aranan sanıklarına “korunuyorsunuz” mesajıdır. Kısacası cezalandırılması gereken bir suçtur. Suçu işleyenler ve suçun işlenmesine yol verenler yargılanarak cezalandırılmalıdır.

    “AYTEN ÖZTÜRK DOSYASI ZAMAN AŞIMINDAN DÜŞÜRÜLDÜ”

    Yeşil’in kim olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz: Yeşil, 1990’lı yıllarda adı faili meçhul bırakılan cinayetler, insan kaçırmalar, zorla kaybetmelerle anılan bir JİTEM ve MİT mensubudur. 937. haftamızda, Yeşil’in sanık olarak yer aldığı Ayten Öztürk dosyasını kamuoyu ile paylaşıyoruz. 32 yaşındaki Ayten Öztürk Mazgirt ilçesine bağlı Akpınar’daki Tunceli İl Özel İdaresi’ne ait bir fabrikada çalışıyordu. 27 Temmuz 1992 akşamı mesai çıkışı sonrası içinde 4 kişi bulunan beyaz bir arabayla kaçırıldı. 13 gün sonra Elazığ Karşıyaka Kartaltepe mevkiindeki boş arazide gömülü olarak bulundu. Bedeni parçalanmış, gözleri oyulmuş olan Ayten’in kimlik teşhisi ancak giysilerinden
    yapılabildi.

    JİTEM komutanları, JİTEM elemanları Ayten Öztürk’ün, Yeşil ve ekibi tarafından OHAL Valiliği’nce kendisine tahsis edilen araç ile kaçırıldığını, sonra da Diyarbakır JİTEM’e götürüldüğünü ve burada üç gün boyunca işkence gördükten sonra infaz edildiğini açıkladı. Bu açıklamalar basında da yer aldı.

    Ayten Öztürk’ü kaçıranlar, işkence ile katledenler, bedenini kaybedenler bu insanlığa karşı suçu örtbas edenler biliniyor olmasına rağmen sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarına imkan verecek şekilde etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmedi. Dosyada tanıklar, deliller, itiraflar olmasına rağmen Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen dava, 21 Eylül 2022’de zaman aşımından düşürülerek cezasızlıkla sonuçlandı.

    937. haftamızda bir kez daha hatırlatıyoruz: Tüm bu yıldırma ve gözdağı politikaları karşısında yılmayacağız; mücadelemizde ısrar ederek yolumuza devam edeceğiz. Yolumuza devam ederken, bu suça ortak olanları da unutmayacağız. Kaç yıl geçerse geçsin Ayten Öztürk için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel
    hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 238 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

    “YEŞİL’İN PANKARTINI GÖRÜNCE DÜNYAM ZİNDAN OLDU”

    Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk de bir açıklama yaparken, “Kızımın katilleri Jitem mensubu Yeşil kod adlı Mahmur Yıldırım ve ekibidir. Her şey dosyada mevcut. Yeşil hala kayıp. Diğer kişiler hala Türkiye’de yaşıyorlar. Bu kişiler hakkında gerekli işlemin yapılmasını talep ediyorum. Bursaspor-Amedspor maçında Yeşil’in pankartının açıldığını görünce dünyam zindan oldu. Faili meçhul cinayetleri yeniden gündeme getirdiler. Sabaha kadar ağladım. Bu pankartı açanlardan da şikayetçiyim. Artık bu zulüm yeter” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Baba Öztürk: Kızımı parçalayan ‘Yeşil’in fotoğrafını görünce eşimle sabaha kadar ağladık-VİDEO

    Baba Öztürk: Kızımı parçalayan ‘Yeşil’in fotoğrafını görünce eşimle sabaha kadar ağladık-VİDEO

    PİRHA-Bursaspor-Amedspor maçında pankartı açılan “Yeşil” kod adlı JİTEM elemanı Mahmut Yıldırım tarafından işkenceyle öldürülen Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk, “Bursaspor-Amedspor maçını seyrettiğimde kızımın cesedini parçalayan “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ın ve beyaz torosun fotoğrafını görünce eşimle beraber sabaha kadar hüngür hüngür ağladık” dedi.

    90’lı yıllardaki pek çok infazın sorumlusu olduğu bilinen “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, Dersim Başakçı Köyü’nde oturan Ayten Öztürk’ün de cinayet failiydi. Ayten Öztürk, Dersim’de 27 Temmuz 1992 tarihinde “Yeşil” kod adlı JİTEM elemanı Mahmut Yıldırım tarafından kaçırılıp işkence sonucu öldürülmüş ve cenazesi 8 Ağustos 1992’de Elazığ’da bulunmuştu.

    Dersim’de “Yeşil” kod adlı JİTEM elemanı Mahmut Yıldırım tarafından kaçırılıp işkenceyle öldürülen Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk ve avukatı Cihan Söylemez, Bursaspor-Amedspor maçında açılan pankart için suç duyurusunda bulundu.

    Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk, PİRHA‘ya konuştu.

    “31 YILDIR ADALET ARIYORUM, BÜTÜN KAPILAR BİR BİR YÜZÜME KAPANDI”

    1992 tarihinde kızının “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ve ekibi tarafından kaçırılıp işkence edilerek kulaklarının kesildiğini, gözleri çıkarıldığını ve cansız bedeninin parçalandığını söyleyen Ayten Öztürk’ün babası Hıdır Öztürk, “31 yıldır durmadan, bıkmadan adalet arıyorum ve uzun süredir adalet için çaldığım bütün kapılar bir bir yüzüme kapandı. Kızımı kaçırıp öldürenler hakkında savcılar dava açmayı bile gerek görmediler. Bursaspor-Amedspor maçını seyrettiğim anda kızımın cesedini parçalayan ve mahkeme tarafından kendisi hakkında yakalama kararı bulunan “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ın ve beyaz torosun fotoğrafını görünce eşimle beraber sabaha kadar hüngür hüngür ağladık. Cinayetlerin sorumlusu halen yaşıyor, stadyumda fotoğrafları açılıyor. Bu durumla ilgili suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Bütün faili meçhul ailelerin “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulunmasını istiyorum. Devlet yetkilileri ve savcılara çağrım hukuk ve adalet istiyorum” dedi.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Ayten Öztürk, 613 gündür ev hapsinde: Büyük bir işkence bana yapılanlar

    Ayten Öztürk, 613 gündür ev hapsinde: Büyük bir işkence bana yapılanlar

    PİRHA-613 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, saat 05.00’de kelepçenin sinyalinin kesilmesi bahanesiyle polisler tarafından kontrol edildikten sonra kelepçenin fotoğrafı çekildi. Duruma tepki gösteren Öztürk, “Depremde evlerimizi ailelerimizin başına yıkanlar rahat rahat dolaşırken, kolluk halen benim kapıma dayanıyor. Kolluğun gelip iki yıldır ev hapsinde olan beni bu şekilde kontrol etmesinin anlaşılır bir yanı yoktur” dedi.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018 tarihinde Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. 6 ay boyunca kayıp olan Ayten Öztürk bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı.

    613 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, saat 05.00’de kelepçenin sinyalinin kesilmesi bahanesiyle polisler tarafından kontrol edildikten sonra kelepçenin fotoğrafı çekildi.

    “EV HAPSİ İŞKENCESİNİ BU TÜR TACİZLERLE SÜRDÜREREK NE YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Polisin saat 05.00’de evde olup olmadığını kontrol etmesine sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösteren Ayten Öztürk, “Yapılan, gece saatlerinde zırhlı araçlarıyla evimin önünden sesli ya da ışıklarını açarak geçip taciz etmelerinden farklı bir durum değil. Beni telefonla arayabilirlerdi ve her zaman yaptıkları yöntem buydu. Neden aramadılar da sabahın 05.00’nde kapıma kolluk geliyor. Ev hapsi işkencesini bu tür tacizlerle sürdürerek ne yapmaya çalışıyorlar” dedi.

    “BU ŞEKİLDE KONTROL EDİLMEMİN ANLAŞILABİLİR BİR YANI YOKTUR”

    Depremde evlerimizi ailelerimizin başına yıkanlar rahat rahat dolaşırken, kolluk halen benim kapıma dayanıyor diyen Ayten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Daha depremde ölen canlarımızın bir kısmının cenazeleri bile bulunamamışken, sağ kalanlara yeterince çadır bile ulaştırılmamışken kolluğun gelip iki yıldır ev hapsinde olan beni bu şekilde kontrol etmesinin anlaşılır bir yanı yoktur. Ne bu tacizleriniz, hukuksuzluklarınız, ne de işkenceleriniz adalet mücadelemi engelleyemez. Ev hapsi işkencedir, memleketimin yerle bir olduğu canlarımı yitirdiğim bu koşullarda daha büyük bir işkencedir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk: Tüm halkımıza özgür ve adaletli bir yıl diliyorum

    554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk: Tüm halkımıza özgür ve adaletli bir yıl diliyorum

    PİRHA-554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’ün elektronik kelepçesi şu ana kadar 6 kez değiştirildi. Öztürk, yeni yıl mesajında, “Baskılar, saldırılar ve adaletsizliklere rağmen halktan ve haklılığımızdan aldığımız güçle direnişler ve zaferlerle dolu bir yılı geride bıraktık. Tüm halkımıza özgür, adaletli ve zaferlerle dolu yeni bir yıl diliyorum” dedi.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018 tarihinde Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. 6 ay boyunca kayıp olan Ayten Öztürk bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı.

    10 Haziran 2021 tarihinden beri 554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’e takılan elektronik kelepçe 6 kez değiştirildi. Ayten Öztürk, ev hapsinde olmasından dolayı ihtiyaçlarını tek başına karşılayamazken sürekli evi basılıyor diğer zamanlarda da ‘kontrol etmek’ ve ‘kelepçeyi değiştirmek’ sebepleriyle rahatsız ediliyor.

    “ZAFERLERLE DOLU BİR YILI GERİDE BIRAKTIK”

    554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, sosyal medya hesabından paylaştığı yeni yıl mesajında, “Baskılar, saldırılar ve adaletsizliklere rağmen halktan ve haklılığımızdan aldığımız güçle direnişler ve zaferlerle dolu bir yılı geride bıraktık. Tüm halkımıza özgür, adaletli ve zaferlerle dolu yeni bir yıl diliyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alındı

    PSAKD Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alındı

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alındı. 

    Halkın Hukuk Bürosu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün gözaltına alındığını duyurdu. Ev hapsinde bulunan Ayten Öztürk de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sabah saatlerinde evinin polisler tarafından basılarak Gün’ün gözaltına alındığını kaydetti.

    Öztürk paylaşımında “Ev Hapsinde 540. Gün! Bugün evim sabah saat 6.30’da siyasi şube polisleri ve özel harekat tarafından basıldı. Armutlu Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alındı. Arama yaklaşık 2 saat sürdü. Baskılar gözaltılar bizi yıldıramaz!” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL