Etiket: barış yarkadaş

  • Gazeteciler adliyeye gitmekten, habere gidemiyor: 95 gazeteci martta yargılandı

    Gazeteciler adliyeye gitmekten, habere gidemiyor: 95 gazeteci martta yargılandı

    PİRHA- CHP eski milletvekili ve Gazeteci Barış Yarkadaş “Medyada Yaşanan Hak İhlalleri” raporunun mart verilerini duyurdu. Rapora göre mart ayında 3 gazeteci gözaltına alındı, 95 gazeteci hakim karşısına çıktı.

    CHP 26. Dönem Milletvekili ve Gazeteci Barış Yarkadaş, gazetecilerin mart ayında da sistematik baskıya uğradığını, 95 gazetecinin hakim karşısına çıktığını belirtti.

    “Medyada Yaşanan Hak İhlalleri” raporunun mart ayına ilişkin verilerini açıklayan Barış Yarkadaş, “Gazeteciler her gün habere gider gibi adliyelere gidiyor” dedi.

    Gazetecilerin adliyelere gitmekten habere gidemediğini söyleyen Yarkadaş, “AKP iktidarı neredeyse tüm muhalif gazetecileri yargılamak ve susturmak istiyor” ifadesini kullandı.

    Yarkadaş, raporunu 16 Mart’ta Bursa’da dinleyicisi tarafından öldürülen Hazım Özsu’ya ithaf etti.

    RTÜK’ün 1 yılı aşkın bir süredir SÖZCÜ TV’nin logo değişikliği talebine yanıt vermediğini de hatırlatan Yarkadaş, “Bu keyfi uygulama hem 250’ye yakın medya mensubunun çalışmasını, hem de halkın haber alma hakkını engelliyor” diye konuştu.

    Rapordaki mart ayına ilişkin veriler şöyle: 

    * 3 gazeteci gözaltına alındı, 95 gazeteci hakim karşısına çıktı.

    * 7 gazeteciye 11 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verildi.

    * 2 gazeteci saldırıya uğradı.

    * 1 şair gözaltına alındı.

    * 2 internet sitesi erişime engellendi.

    * 2 gazeteci ifade verdi.

    * 1 gazeteciye 7 bin lira para cezası verildi.

    * 1 gazeteye ilan kesme cezası verildi.

    * 1 radyoya silahlı saldırı düzenlendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kilis’te cinsel saldırı faili 12 gün sonra serbest bırakıldı

    Kilis’te cinsel saldırı faili 12 gün sonra serbest bırakıldı

    PİRHA-Kilis’in Musabeyli ilçesinde iki yıl önce henüz 15 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden şahıs 12 gün sonra tutuklu bulunduğu cezaevinden serbest bırakıldı.

    Kadınlara ve çocuklara tecavüz eden failler toplumun tepkisine rağmen bir bir serbest bırakılıyor.

     CHP’nin eski İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Kilis’in Musabeyli ilçesinde kız çocuğuna cinsel saldırıda bulunan şahsın serbest bırakıldığını duyurdu.

    “MEMLEKETİN HER YERİNDEN ‘CEZASIZLIK’ HABERLERİ GELİYOR”

    Yarkadaş, mağdurun ailesinin verdiği bilgiler ışığında sosyal medya hesabından şunları belirtti:

    “Memleketin her yerinden “cezasızlık” haberleri geliyor. Bu sabah Kilis Musabeyli’ye bağlı bir köyden de iç acıtan bir haber aldım. Tecavüze uğrayan ve çocuk doğuran bir kızımızın her yönüyle dehşet dolu hikayesi… Olayın faili kızımızın şikayeti üzerine tutuklandı ancak sadece 12 gün cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Aile şaşkın… Ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar… Benim de elimden bir şey gelmediği için konuyu sizinle paylaşma ihtiyacı duyuyorum. XXX adlı kızımız, 2 yıl önce henüz 15 yaşındayken, evlerine su götürüyor.
    Bu sırada o dönem 36 yaşında olan, evli ve 3 çocuk babası X’in tecavüzüne uğruyor. 15 yaşındaki kız saldırının ardından evine gidiyor ve kimseye bir şey söylemiyor. Saldırgan erkek 3 gün sonra kızı bulup “Seni alacağım, kimseye bir şey söyleme” diyor. Ardından da tehdit ediyor. Bir süre sonra bir cinsel saldırı daha gerçekleşiyor. Evli adamın eşi bunu duyunca evi terk ediyor. Evli erkek, eşini ikna ederek geri getiriyor. Bu sırada mağdur olan kızımız, korktuğu için saldırganı teşhir edemiyor. Bundan 15 gün önce XXX adlı kızımızın ateşi çıkıyor. Babası hastaneye götürüyor ve “Kızım koronavirüse yakalandı” diyor. 17 yaşını birkaç gün önce bitiren kızımız doktora başından geçenleri anlatıyor ve “Hamile olabilirim. Babam duymasın, beni öldürürler” diyor. Doktor bunun üzerine jandarmaya haber veriyor. Jandarma ifade  aldıktan sonra konu savcılığa intikal ediyor.

    “ORTADA MAĞDUR BİR GENÇ KIZ VE ADALET ARAYAN BİR AİLE VAR, SES OLALIM!”

    Genç kız “Şikayetçiyim, bana tecavüz etti. Bu iki yıl boyunca aralıklarla sürdü. Korktuğum için kimseye bir şey diyemedim” şeklinde ifade veriyor. Saldırgan erkek bunun üzerine tutuklanıyor. Ancak ne ilginçtir ki; sadece 12 gün cezaevinde kalıyor ve 3 gün önce tahliye ediliyor. Kızın ailesine mensup kişiler konuyu bugün bana aktardılar. Hikâyeyi dehşet içinde dinledim. Dava dosyasında telefon görüşmeleri ve diğer bilgiler mevcut. Ortada mağdur bir genç kız ve adalet arayan bir aile var. SES OLALIM!”

    Barış Yarkadaş sosyal medyadan duyurduğu istismar üzerine genç kızın avukatıyla görüştüğünü belirterek, avukatın, “Mağdur edilen kızımızın 3 ayrı ifadesi var. 3 ifadede de ısrarlı bir biçimde tecavüze uğradığını söylüyor. Sanığın 12 gün içinde tahliye edilmesi hukukla açıklanamaz. Delil durumu değişmiş değildir” dediğini aktardı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Yargılanan gazeteciliktir, halkın haber alma hakkıdır’-VİDEO

    ‘Yargılanan gazeteciliktir, halkın haber alma hakkıdır’-VİDEO

    PİRHA – Tutuklu gazetecilerin duruşmasını takip eden gazeteci ve siyasetçiler, gazetecilerin haksız hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunduklarını belirterek, toplumsal mücadeleden umutlu olduklarını, basın özgürlüğünün galip geleceğini belirttiler. 

    Libya’da ölen MİT mensubunun cenaze törenine ilişkin yapılan haberler gerekçe gösterilerek 6’sı tutuklu 8 gazeteci hakkında açılan davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
    Tutuklu yargılanan Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik ile gazetenin Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser, Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, muhabiri Hülya Kılınç ve Yeniçağ yazarı Murat Ağırel tutuklu bulundukları Silivri Cezaevi’nden duruşma salonuna getirilirken, tutuksuz yargılanan Akhisar Belediyesi Basın Birimi görevlisi Eren Ekinci SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.

    Duruşmayı takip etmek için Çağlayan Adliyesi’ne gelen gazeteciler açıklamalarda bulundular.

    “YARGILANAN GAZETECİLİKTİR, HALKIN HABER ALMA HAKKIDIR”

    CHP Önceki Dönem Milletvekili Gazeteci Barış Yarkadaş, “Çağlayan Adliyesi’nde gazeteciler yargılanıyor. Siyasi iktidar 6 gazeteciyi tutuklatarak hem topluma hem de medyaya bir gözdağı veriyor. 120 gündür arkadaşlarımız haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir biçimde Silivri Cezaevi’nde tutuluyorlar. Derhal tahliye edilmelerini söylüyoruz. Burada yargılanan gazeteciliktir, halkın haber alma hakkıdır. Arkadaşlarımız halkın haber alma hakkını korudukları için tutuklanmışlardır. Haksız ve hukuksuz bu keyfi uygulamanın bir an önce sona ermesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “MESLEKTAŞLARIMIZ HAKSIZ HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE TECRİT ALTINDA TUTULUYOR”

    Gazeteci, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Bugün Türkiye’de geçmişte sık sık örneklerini gördüğümüz gibi haberin, gazeteciliğin yargılandığı bir gün. Arkadaşlarımız suç işlemeden, haksız hukuksuz bir şekilde tecrit altında tutuluyorlar. Bu yanlıştan dönülmesi lazım. Çağrımız; meslektaşlarımızın özgür kalması, bu davanın da bir an önce düşmesi lazım. Çünkü ortada bir suç yok, suç unsuru yok” diye konuştu.

    “GAZETECİLERİ CEZAEVİNDE TUTMAK İÇİN ÖZEL DÜZENLEME YAPILDI”

    DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren ise “Umarım duruşma sonunda tahliye kararı çıkar. Çünkü çok saçma bir iddianame var. İddianame yayınlandığı an içindeki saçmalığı herkes gördü. Salgın sırasında infaz yasasında bir değişiklik yapıldı. Sadece 6 arkadaşımızı cezaevinde tutmak için özel düzenleme yapıldı. MİT Kanunu’na ekler yapıldı. Arkadaşlarımızın yargılanması MİT Kanunu’yla ilişkilendirildi. Tüm bunlara rağmen tahliye edilmelerini umuyoruz” dedi.

    “HUKUKTAN DEĞİL TOPLUMSAL MÜCADELEDEN UMUTLUYUZ”

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise şunları kaydetti:

    “Pandemi nedeniyle duruşmaların yapılamadığını görüyoruz. Sağlık gerekçesiyle insanlar içeri alınmıyor. Diğer taraftan aylardır arkadaşlarımız haksız hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutuluyor. İktidar kendisine muhalif olan, gerçeklerin açığa çıkması için mücadele eden, halkın yanında duran herkesi potansiyel suçlu olarak görüyor. Umutluyuz, umuyoruz, hukuktan değil ama toplumsal mücadeleden umutluyuz.”

    “TUTUKLANMALARININ SEBEBİ DAHİ BELLİ DEĞİL”

    CHP’nin Eski İstanbul Milletvekili Dr. Kadir Gökmen Öğüt, “FETÖ’nün yaptığı yöntemlerle tutuklu arkadaşlarımız. Tutuklanmalarının sebebi belli değil, haber yapmaktan mı yapmamaktan mı belli değil. Türkiye’nin en yurtsever gazetecileri içerideyse bir mesaj verilmek isteniyor; ayağınızı denk alın, bakın baro başkanlarına bunu yapıyoruz. En yurtsever gazetecileri sabah gözaltına alıyoruz. FETÖ ilişkilerini açığa çıkaranları gözaltına alıyoruz deyip topluma bir korku salmaya başladılar. Türkiye’yi 18 yıldır yöneten parti bugünlerde gösterdi ki adaletin olmadığı nadir ülkelerden biriyiz” ifadelerini kullandı.

    “DEMOKRASİ, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GALİP GELECEK”

    Gazeteci Zafer Arapkirli, “Arkadaşlarımız gerçekten yana oldukları için, kalemlerini satmadıkları için ve onurlarını ayaklar altına almadıkları için bu bedeli ödüyorlar. Eğitimli, profesyonel ama en önemlisi de örgütlü insanlara bugün Türkiye’yi yöneten kadroların. Örgütlü insanlardan ve demokrasiyi, vatanını seven insanlardan hazzetmiyorlar. Dolayısıyla gazeteci yazmasın, avukat, insan haklarını savunmasın, doktorlar gerçekten halkın hizmetinde görev yapmasın, mühendisler, mimarlar, akademisyenler demokrasiden yana tavır almasın diye binbir türlü oyun çeviriyorlar. Ama sonunda basın özgürlüğü galip gelecek, demokrasi galip gelecek” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • CHP’li Eren Yıldırım serbest bırakıldı

    CHP’li Eren Yıldırım serbest bırakıldı

    PİRHA – CHP Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım tahliye edildi. Yıldırım, Vefa Sosyal Destek grubu personelleriyle tartışma yaşamış ve sonra kendisine silah çekildiği ortaya çıkmıştı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüreğir İlçe Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hedef gösterilmiş ve sonrasında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanmıştı.

    17 Gündür tutuklu olan CHP’li Eren Yıldırım’ın serbest bırakıldığı haberini sosyal medya hesabında paylaşan Barış Yarkadaş “Adana Yüreğir Gençlik Kolları Başkanımız Eren Yıldırım mahkeme tarafından 15.09’da SERBEST bırakıldı. Ve böylece büyük bir yalan daha çöktü. 17 günlük süren esaret, nihayet az önce sona erdi. Aramıza hoş geldin Eren..” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • A Haber müdürünün bu fotoğrafına sosyal medyada sert tepki

    A Haber müdürünün bu fotoğrafına sosyal medyada sert tepki

    PİRHA- Yandaş A Haber Yurt Haberler Müdürü Kerim Ulak’ın, sosyal medyada dolaşan ve elinde zülfikar ve balta bulunan fotoğrafı büyük tepki ile karşılandı. 

    AKP’ye yakınlığıyla bilinen A Haber Müdürü Kerim Ulak’ın geçmiş dönem sosyal medyada paylaşılan zülfikar ve baltalı fotoğrafı büyük tepki ile karşılandı.

    CHP 26. Dönem Milletvekili Barış Yarkadaş sosyal medya hesabında ‘Gazeteciliğin utanç günleri‘ başlığıyla paylaştığı fotoğrafta A Haber Müdürü Kerim Ulak ve ve İHA muhabiri için yayımladığı mesajında, “Gazeteciliğin utanç günleri… Dünyanın her yerinde barışın savunucusu olması gereken gazeteciler, Türkiye’de kılıç kuşanıp poz veriyor; askerden daha asker, polisten daha polis olmaya soyunuyor! Bu yaptığınız gazetecilik değil; elinizdeki kalemi bırakın, elinize yakışmıyor” ifadelerini kullandı.

    Sosyal medyada sık sık tartışma konusu olan A Haber kanalının Yurt Haber Müdürü Kerim Ulak’ın Suriye sınırında silahla ateş ettiği görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşması tartışma yaratmıştı.

    YALAN ORTAYA ÇIKMIŞTI 

    Son olarak Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine başlattığı operasyonu canlı yayın yapan A Haber Müdürü Kerim Ulak deşifre olmuştu. Ulak’ın, “Kurşunlar vızır vızır üzerimizden geçiyor” dediği an canlı yayında olan TRT, A Haber’in yalanını farkında olmadan ortaya çıkarmıştı.

    Görüntülerde, A Haber Müdür Ulak duvarın arkasına saklanarak yayın yaparken, TRT muhabiri ayakta ve kasksız bir şekilde canlı yayına devam etmiş, ancak A Haber’in, Suriye’deki çatışma alanında olmadığı halde oradaymış gibi yayın yaptığı ortaya çıkmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kayyımlar HDP’ye yönelik intikam operasyonu’-VİDEO

    ‘Kayyımlar HDP’ye yönelik intikam operasyonu’-VİDEO

    PİRHA- HDP’li belediyelere kayyım atanmasına ilişkin konuşan CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi ve eski CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, kayyımların HDP’ye karşı bir intikam operasyonu olduğunu kaydettiler. 

    Haberin videosu

    19 Ağustos tarihinde İçişleri Bakanlığı kararıyla HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine kayyım atanmış ve belediye eşbaşkanları görevden alınmıştı. Kayyıma karşı eylemler ve tepkiler de devam ediyor.

    CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi ve CHP’nin eski milletvekili Barış Yarkadaş, HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine kayyım atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “İKTİDAR KARIŞIKLIK ÜZERİNDEN BESLENİYOR”

    Kayyımların tamamen keyfi, toplumu kutuplaştırmak için atandığını kaydeden Ali Haydar Hakverdi, iktidarın toplumu çatıştırmaya çalıştığına vurgu yaptı. Tüm hukuksuzlukların AKP iktidarının devam etmesi için yapıldığına dikkat çeken Hakverdi, “Ülke yangın yeri ama bunların umurlarında değil. Daha da ekonomi geriye gitmiş hiç umurunda değil. İradesini teslim eden vatandaşın iradesini hiçe saymışız, toplumun bir kesimi diğeriyle çatışmış hiç önemli değil diyorlar. Bu ülkeyi karıştırmaktır, bu karışıklık üzerinden beslenmektir” diye konuştu.

    Muhaliflerin bir araya gelmek zorunda olduklarına da işaret eden Hakverdi, “Bugün o üç belediyeye olan yarın Ankara ve İstanbul’a da olacaktır buna ses çıkarmazsak” dedi.

    “HDP’YE YÖNELİK İNTİKAM OPERASYONU”

    HDP’li belediyelere kayyım atanmasının hiçbir hukuki ve siyasi meşruiyeti olmadığını belirten CHP’nin eski Milletvekili Barış Yarkadaş da kayyımları ‘HDP’ye yönelik bir intikam operasyonu’ olarak değerlendirdi. Bu intikam operasyonunun arkasında HDP’nin 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde AKP ve MHP’yi geriletmek için metropollerde demokrasi güçlerini desteklemesinin yattığını vurgulayan Yarkadaş, “İktidar İstanbul’u, Ankara’yı, Antalya’yı, Adana’yı, Mersin’i kaybetmesinin sorumlusu olarak HDP’lileri görüyor. Bu yüzden de HDP’ye yönelik bir intikam operasyonu geçekleştiriyor” dedi.

    “İKTİDAR KAYYIMLARLA MİLLİYETÇİLİK GÖSTERİSİNE GİRİŞMEK İSTİYOR”

    Kayyımların altında yatan bir başka nedenin de AKP’nin dış politikada özellikle Suriye’de yaşadığı çöküntünün üzerini örtmek olduğunu belirten Yarkadaş, iktidarın kayyımlarla bir milliyetçilik gösterisine girişmek istediğini de ekledi.

    “MAZLUMUN KİMLİĞİNE BAKMADAN TAVIR ALIYORUZ”

    Kayyımın hukuki bir yanı olmadığını da hatırlatan Yarkadaş, demokratik kamuoyunun HDP’ye yapılan bu hukuksuzluk karşısında net bir tavır alması gerektiğine işaret etti. Bugün HDP’ye yapılanın yarın diğer partilere de yapılabileceğini ifade eden Yarkadaş, “Biz bir hukuksuzluk varsa bu ‘hangi partiye yapılmış’ diye tavır almıyoruz. Hukuksuzluk, adaletsizlik varsa orada haksızlığa ve hukuksuzluğa uğrayan kişinin kimliğine bakmadan, mazlumun kimliğine bakmadan bir tavır alıyoruz.” dedi.

    “İKTİDAR MUHALEFETİ BÖLMEYE ÇALIŞIYOR”

    İktidarın CHP ile HDP’yi, CHP ile İYİ Parti’yi, İYİ Parti ile HDP’yi karşı karşıya getirmeye ve muhalefeti bölmeye çalıştığını kaydeden Yarkadaş, muhalefet partilerinin bu oyunu gördükleri için tuzağa düşmediklerini ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘AKP İstanbul’u kaybetmenin öcünü alıyor’-VİDEO

    ‘AKP İstanbul’u kaybetmenin öcünü alıyor’-VİDEO

    PİRHA- CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun bugün İstanbul Çağlayan’da görülen davasına ilişkin Ankara CHP Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, CHP İstanbul Eski Milletvekili Barış Yarkadaş ve Kaftancıoğlunun eşi Naki Kaftancıoğlu Pir Haber Ajansına konuştu.

    HABERİN VİDEOSU

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun 5 ayrı suç iddiasıyla 17 yıl ile yargılandığı davanın üçüncü duruşması olan karar duruşması bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü.

    Kaftancıoğlu’na çeşitli suçlardan toplam 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezası verildi.

    Kaftancıoğlu’nun yargılandığı davaya ilişkin CHP Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, CHP İstanbul Eski Milletvekili Barış Yarkadaş ve Kaftancıoğlunun eşi Naki Kaftancıoğlu Pir Haber Ajansına değerlendirmelerde bulundu.

    “BU DAVA SİYASİ BİR DAVADIR”

     “Bu davanın siyasi bir dava olduğunu kaydeden” Ankara CHP Milletvekili Ali Haydar Hakverdi,“Birkaç yıl önce paylaşılmış tweetler ile ilgili açılan bu dava hukuki bir dava değildir, siyasi bir davadır. Hukuk bugün iktidarın sopası olmuş durumdadır” dedi.

    “İKTİDAR HUKUKU BİR SOPA OLARAK KULLANIYOR”

    İktidarın hukuku bir sopa olarak kullandığına dikkat çeken Hakverdi,  “Ellerine geçirdikleri ve katlettikleri hukuku biz yeniden inşa edeceğiz ve adil yargı düzenini tekrar kuracağız. Tünelin sonunda ışık görünüyor bizler için, ülke aydınlığa doğru gidiyor. AKP zulmü de hukuk kanalıyla da birçok kanalla da olsa her geçen gün artarak devam ediyor” şeklinde konuştu.

    “İKTİDAR HER GEÇEN GÜN ZAYIFLIYOR”

    AKP’nin zayıfladığı için zulmünü arttırdığını ifade eden Hakverdi, “İktidar her geçen gün zayıflıyor. Bizler için aydınlık bir ülke için de tünelin sonunda ışık görünüyor. Bugün tek adam rejimi her geçen gün arttırarak baskısını devam ettiriyorsa, yargıda tek adama, saraya bağlanmış ve cübbelerinin önünde düğme arayan hakimler savcılar var ise hepsinin bir sebebi vardır” dedi.

    “Bu davanın hiç açılmaması gerektiğini düşündüğünü kaydeden CHP İstanbul Eski Milletvekili Barış Yarkadaş da, “Canan Kaftancıoğlu CHP il başkanlığına seçildikten 2 gün sonra hakkında yıllar önce yazdığı tweetler gerekçe gösterilerek soruşturma, ardından dava açıldı.  Eğer Türkiye’de herkesin yıllar önce yazdığı tweetler soruşturma konusu olacaksa bundan iktidar partisinin üyeleri neden uzak tutuluyor. 7-8 yıl önce iktidar partisinin üyelerinin terör örgütü FETÖ ile ilgili neler yazdıkları arşivlerde duruyor” dedi.

    Canan Kaftancıoğlu’nun eşi Naki Kaftancıoğlu ise, “Canan’a da haktan, hukuktan, halktan yana olanların başına gelen şeyler oldu. Türkiye’de AKP’nin baskıcı döneminde bu tarz şeyler şaşırtıcı değil. Hukuki olarak bakarsak bence Canan’ın hiçbir tweetinde söyleminde bir suç yok ama günümüz Türkiye’sinde hukuk maalesef geçerli değil” şeklinde konuştu.

     “AKP İSTANBUL’U KAYBETMENİN ÖCÜNÜ ALMA PEŞİNDE”

    “Siyasi ortama göre kararların verildiğini belirten Naki Kaftancıoğlu, “Şu anda da AKP İstanbul’u kaybetmesinin öcünü almak peşinde, muhalefeti zayıflatmak peşinde” dedi.

    Canan Kaftancıoğlu’nun eşi Naki Kaftancıoğlu, 1980’de evinden işe gitmek üzere dışarı çıktığında çapraz ateşle öldürülen babası Ümit Kaftancıoğlu’na ilişkin de şunları söyledi:

    “Biliyorsunuz ki babam Ümit Kaftancıoğlu öldürülmüştü babamın genleri bizlerden çok Canan’da var.  Daha önce de söylemiştim babam çocukları için yaşamak yerine, halkı için ölmeyi seçti. Canan da asla ne kendini ne de özel hayatını düşünür, halkı için asla geri adım atmaz. Bu tarz durumlar Canan’ı asla yıldıramaz aksine daha çok bilenmesine yol açar. Canan’ı tanığımdan beri hep aynı Canan’dı doğruyu söylemekten geri durmayan, nerede haksızlık varsa onun karşısında duran bir kadın ve olağanüstü değerli bir insan. Umarım Türkiye siyasetinden Canan gibi bir değer eksilmez” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Maltepe’de oyların sayımı durduruldu: AKP-MHP imza atmıyor

    Maltepe’de oyların sayımı durduruldu: AKP-MHP imza atmıyor

    PİRHA- Maltepe’deki sayımda sonuç değişmeyince AKP ve MHP temsilcileri hakimlerin tutanaklarına imza atmayacaklarını söyleyerek işlemleri durdurdular.

    AKP’nin itirazları üzerine bütün oyların yeniden sayıldığı Maltepe’de sonuçlar değişmeyince AKP ve MHP’li üyeler bu kez de tutanakları imzalamayarak sayımı durdurdu.

    CHP eski milletvekili, gazeteci Barış Yarkadaş 21.05’te Twitter’dan Maltepe’deki sayımın durduğunu,  bunun nedeninin de YSK’nin yazılı talimatına rağmen AKP ve MHP’li temsilciler ile baskı altına aldıkları memurların tutanaklara imza atmaması olduğunu söyledi.

    Yarkadaş, şu paylaşımı yaptı:
    “Maltepe’deki SAYIM DURDU. Çünkü; YSK’nın yazılı talimatına rağmen; memurlar, AKP ve MHP’li temsilciler tutanaklara imza atmıyor diye imza atmayacaklarını söylüyor. Oysa ki; YSK’ya göre hakimler ile CHP ve SP temsilcilerinin imzası yeterli. Maltepe Seçim Kurulu şu an toplantıda.
    AKP-MHP, Maltepe’deki sandıkların tümünü saydırarak değişik bir sonuç almayı planlıyordu. Sonuçlar istedikleri gibi çıkmayınca bu kez de sayım bitmesin diye hakimlerin tutanaklarına imza atmıyorlar. Memurlar da kendilerini baskı altında hissediyor. İktidar halka meydan okuyor.”  (HABER MERKEZİ)
  • CHP’li Yarkadaş: Demirtaş’ın açıklaması HDP seçmenini motive etti-VİDEO

    CHP’li Yarkadaş: Demirtaş’ın açıklaması HDP seçmenini motive etti-VİDEO

    Eski CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden yaptığı çağrının ardından HDP seçmeninin yerel seçimlerde CHP’ye destek vererek önemli yerlerde seçim kazandırdığını belirtti.

    CHP’nin  24’üncü dönem Milletvekili Barış Yarkadaş CHP Genel merkezinin yapamadığını yaptı ve HDP seçmeninin yerel seçimlerde CHP’ye nasıl oy desteği verdiğini açıkladı.

    Habertürk televizyonunda yayınlanan Didem Arslan’ın sunduğu ‘Türkiye’nin Nabzı’ programına konuk olan Barış Yarkadaş, HDP’nin bir önceki Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın cezaevinden HDP seçmenine gönderdiği mesajın seçimlerde nasıl etkili olduğunu şöyle anlattı:

    “Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde haksız ve hukuksuz bir biçimde tutuluyor. Milletvekili dokunulmazlıkları, Anayasaya aykırı bir şekilde kaldırıldı. Bugün gururla söylüyorum o gün ‘hayır’ verdim, bir daha milletvekili olursam, bir daha böyle bir tartışma olursa yine hayır veririm. HDP’nin eş genel başkanı gazete haberleri ve attığı twetlerden tutuklandı.

    Ve Selahattin Demirtaş Edirne Cezaevi’nden Yeni Yaşam gazetesine verdiği röportajda seçimden 1 hafta önce, ‘Bağrınıza taş basın, yaşadıklarınızı unutmayın, birazcık hatırım varsa faşizme karşı gidin oylarınızı verin’ dedi. Selahattin Demirtaş’ın bu açıklaması HDP seçmenini motive etti.”

    HDP TABANI CHP’YE KÜÇÜKÇEKMECE’Yİ VE ESENYURT’U KAZANDIRDI  

    Barış yarkadaşın bu açıklaması üzerine araya giren program sunucusu Didem Arslan’In “Etkili oldu mu?” sorusuna yanıt veren Barış Yarkadaş, şöyle devam etti:

    “Etkiliyi bırak, tabanı tamamen harekete geçirdi ve HDP tabanı, Edirne’den gelen o sesi tuttuğunu gösterdi, Cumhuriyet Halk Partisi’ne sağolsunlar Küçükçekmece’de 65 bin oy, Esenyurt’ta 106 bin oy vererek iki belediyeyi de kazanmamızı sağladılar.

    Adana’da, Mersin’de, İstanbul’da ve Ankara’da bütün siyasi ayrımları bir kenara bırakarak iktidara da bir uyarı da bulundular. Ben de dedim ki bir siyasetçi ve gazeteci olarak, ‘bu seçimde hep Millet İttifakı’nı, Saadet Partisi’ni konuşuyoruz ama şu an bu seçimlerin en etkili aktörlerinden birisi Selahattin Demirtaş’tır. Bu seçim başarılarının arkasındaki gücü de görmemiz gerekir.’ O anlamda da Selahattin Demirtaş’ın hakkını teslim etmek gerekir.”

    Yarkadaşın konuşmasını kesmeye çalışan program sunucusunun “Dedikleriniz anlaşıldı” müdahalesine, “Ben burada bir hakkı teslim ediyorum diyerek programın diğer konuğu Türkgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karataş’ın rahatsız olmaması gerektiğini belirten Yarkadaş, “Bu ittifak meselesini Türkiye’ye sayın Orhan Karataş’ın da desteklediği partinin genel başkanı getirdi” dedi.

    Orhan Karataş’ın, “Selahattin Demirtaş 6-8 Ekim olaylarından yargılanıyor” açıklamasınada müdahale eden Barış Yarkadaş, “Selahattin Demirtaş 6-8 Ekim olaylarından yargılanmıyor” yanıtı verdi.

     

  • CHP’li Yarkadaş: HDP seçmeni demokrasi için blok oy kullandı

    CHP’li Yarkadaş: HDP seçmeni demokrasi için blok oy kullandı

    Eski CHP milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş, Twitter hesabından seçim sonuçlarını değerlendirdi.

    Eski CHP milletvekili ve gazeteci Barış Yarkadaş, Twitter hesabından seçim sonuçlarını değerlendirdi. HDP seçmeninin ‘demokrasi için blok oy kullandığını’ belirten Yarkadaş, “İktidarın aşağıladığı, yok saydığı, terörist ilan ettiği, şeytanlaştırmaya çalıştığı HDP seçmeni, CHP, İYİ Parti ve DP’lilerle omuz omuza vererek, demokrasi için BLOK oy kullandı” ifadelerini kullandı.

    HDP’nin tutuklu bulunan eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’a da teşekkür eden Yakardaş, ‘katkısı çok büyük’ dedi.
  • Tacizi protesto eden liselilere ceza

    Tacizi protesto eden liselilere ceza

    Öğretmen tacizini protesto eden İstanbul Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi öğrencilerine okul yönetimi tarafından+ ceza verildi. 

    Öğretmen tacizini protesto eden İstanbul Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi öğrencileri okul yönetimi tarafından cezaya çarptırıldı.

    İstanbul Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi öğrencileri okulda yaşanan tacizi, sessiz kalmayıp protesto etmişti.

    Öğrenciler, okuldan mezun olan ve bu yıl üniversiteye başlayan bir öğrenciyi taciz ettiği öne sürülen coğrafya öğretmeninin görevine devam etmesine tepki göstermişti.

    Okul yönetimi öğretmen tacizini protesto eden öğrencilerden 15’ine 5 gün okuldan uzaklaştırma cezası verdi.

    REZALETİN BELGESİ

    Cezayı twitter hesabından duyuran gazeteci ve CHP İstanbul eski milletvekili Barış Yarkadaş, “İşte rezaletin belgesi!” diyerek yönetim tarafından verilen cezanın belgesini paylaştı.

    Yarkadaş, “İşte rezaletin belgesi! Küçükçekmece Kadriye Moroğlu Lisesi’nde öğretmen tacizini protesto eden öğrencilerden 15’ine 5 gün okuldan uzaklaştırma cezası verildi.

    Okul yönetiminin bu tavrı “Tacize uğrasanız da susun” anlamına geliyor. Susmayan gençler ise cezalandırılıyor” diyerek tepkisini dile getirdi.

  • Kasım ayında 2 gazeteci darp edildi; 10 gazeteciye 39 yıl hapis cezası verildi

    Kasım ayında 2 gazeteci darp edildi; 10 gazeteciye 39 yıl hapis cezası verildi

    Eski CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, iktidarın gazetecileri nefes alamaz hale getirdiğini söyledi. Medyada yaşanan hak ihlalleri raporunun kasım ayına ilişkin verilerini açıklayan Yarkadaş, raporunu ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’dan kovduğu CNN Muhabiri Jim Acosta’ya ithaf etti.

    Gazetecilerin dünyanın her yerinde iktidarların hedefi olduğunu belirten Eski CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “Devletleri yönetenler, gerçeğin kendilerine hatırlatılması ve halka anlatılmasından nefret ediyorlar” dedi.

    Türkiye’deki iktidarın temsilcilerinin de bu anlayışın bir parçası olduğunu belirten Yarkadaş, “Elimdeki veriler bunun en somut göstergesi. Türkiye’de görev yapan gazeteciler kasım ayında da baskıya maruz kaldı, gözaltına alındı ve tutuklandı” ifadesini kullandı.

    Medyada yaşanan hak ihlalleri raporunun kasım ayına ilişkin verilerini açıklayan Yarkadaş, “Türkiye’de yayımlanan tüm gazete ve dergiler, Turkuvaz Dağıtım’a mecbur bırakıldı. Yay – Sat’ın kapanması ve Turkuvaz Dağıtım’ın tekel haline gelmesi, medya açısından ciddi bir riski de beraberinde getiriyor” dedi. Yarkadaş, medyada yaşanan hak ihlallerini ise şöyle dile getirdi:

    “2018 yılının kasım ayında, 1 gazeteci ifade verdi, 29 gazeteci hakim karşısına çıktı. 6 gazeteci gözaltına alındı, 3 gazeteci tutuklandı, 10 gazeteciye ise 39 yıl 11 ay hapis cezası verildi. 1 gazeteci hakkında soruşturma başlatıldı, 2 gazeteci hakkında ise dava açıldı. 2 gazeteci ise hakarete uğradı ve darbedildi. 1 gazetecinin konuk olacağı söyleşi engellendi. 1 yönetmen gözaltına alındı. 28 değişik haberin yayımlandığı 170 sitedeki haberlere mahkeme kararıyla erişim engeli konuldu. 1 habere yayın yasağı konuldu. ANKA Haber Ajansı ekonomik kriz yüzünden kapandı. 1 gazete 18 bin lira tazminat ödemeye mahkum edildi. 1 gazeteye 100 bin liralık dava açıldı.”

    (HABER MERKEZİ)  

  • Meclis Başkanı, okullardaki ‘Şeriat Yemini’ne özel yaşam dedi!

    Meclis Başkanı, okullardaki ‘Şeriat Yemini’ne özel yaşam dedi!

    Okullardaki şeriat yeminiyle ilgili CHP Milletvekili Barış Yarkadaş’ın verdiği soru önergesini Meclis Başkanı İsmail Kahraman iade etti.  Soru önergesinin reddedilmesine tepki gösteren Yarkadaş, “Şeriat uygulamaları, küçücük kız ve erkek çocuklarına bile dayatılıyor” dedi.

    Okullardaki şeriat yeminiyle ilgili CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş’ın verdiği soru önergesini Meclis Başkanı İsmail Kahraman iade etti.

    Yarkadaş, “TBMM Başkanı İsmail Kahraman, okullarda okutulan bu yemini sorduğum önergeyi bu sabah geri yolladı. Yönetmelikte olmayan bu uygulamayı sormamızı ve yapılanları denetlememizi engelliyor” ifadesini kullandı.

    “AKP, MEB ELİYLE GERİCİ DÜZENİN TAŞLARINI ÖRÜYOR”

    Çocuklara okutulan ‘Şeriat Andı’na ilişkin sorusunun “Bunlar özel yaşama ilişkindir, özel yaşama ilişkin soru soramazsınız” denilerek geri gönderildiğini belirten Yarkadaş, “Meclis Başkanı, kamusal bir alan olan okullardaki yasadışı uygulamaların üzerini örtmeye çalışıyor” tepkisini gösterdi.

    Bazı okullarda yaygınlaştırılan ‘Şeriat Andı’na her koşulda karşı çıkacaklarını ve çocukları anti laik bir öğretim düzenine teslim etmeyeceklerini belirten Yarkadaş, “AKP, MEB eliyle kafasındaki gerici düzenin taşlarını örmeye çalışıyor. Meclis Başkanı da bu gerici uygulamalara tuğla koyuyor.

    Okulların laikliğe karşı açılan savaşın en önemli cephelerinden biri haline getirildiğini belirten Yarkadaş, “TBMM Başkanı İsmail Kahraman, sorularımızı geri göndererek, bu uygulamaların arkasında olduğunu gösteriyor. Halbuki, ettiği yemine bağlı kalması ve yapılanlara en başta kendisinin karşı çıkması gerekiyor” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Uğur Mumcu katledilişinin 25. yıldönümünde anıldı: Unutmadık!

    Uğur Mumcu katledilişinin 25. yıldönümünde anıldı: Unutmadık!

    25 yıl önce bugün arabasına yerleştirilen bomba ile katledilen Gazeteci yazar Uğur Mumcu anıldı. Çok sayıda gazeteci ve siyasetçinin katıldığı anmada, cinayeti aydınlatılmayan Mumcu’nun gericiliğe karşı kararlı duruşu hatırlatılarak mücadele sözü verildi.

    24 Ocak 1993’te Ankara’da evinin önünde, aracına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giden Uğur Mumcu, ölüm yıldönümünde anıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Mumcu ailesi, Ankara’da Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü yere karanfil bırakıp mum yaktı. Beşiktaş Kent Derneği üyeleri, Beşiktaş’ta bulunan Uğur Mumcu Anıtı’nın önünde Mumcu’yu andı. Üyeler, “Unutulmadı, unutulmuyor, unutulmayacak, Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyoruz” yazılı pankart açtı. Anmaya katılan sanatçı Selda Bağcan, Mumcu için ‘Uğurlar Olsun’ şarkısını söyledi. Törene katılan vatandaşlar da anıta karanfil bırakarak mum yaktı ve türküler söyledi.

    “YENİ UĞUR MUMCULAR YETİŞMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ”

    Beşiktaş Kent Derneği Başkanı Serdar Aslan kısa bir açıklama yaparak, ‘‘Vurulduk ey halkım unutma bizi’ sözlerini ve Uğur Mumcu’yu asla unutmadık, unutmayacağız. 25 yıl geçmesine rağmen, azmettiricilerin ve faillerinin yakalanamamış olması, karanlıkların da aydınlatılmak yerine, bu anıtın gizlenilmeye çalışıldığı gibi karanlıklar da gizlenmiştir. Beşiktaş’ın en işlek yerlerinde birinde olduğu halde ülkemizin aydın değeri için yapılmış olan bu anıtın bugünkü hali için Uğur Mumcu’dan özür diliyoruz” dedi.

    TGS: CİNAYETİN AYDINLATILMAMASI KARA BİR LEKE

    İstanbul’da ise Türkiye Gazeteciler Sendikası da Şişli Harbiye’de bulunan Uğur Mumcu Anıtı önünde anma etkinliği düzenlendi. TGS İstanbul Şube Başkanı Ali Açar, Uğur Mumcu’nun 25 yıl önce katledildiğini hatırlatarak, “Uğur Mumcu cinayetinin siyasiler tarafından verilen onca söze karşı aydınlatılmaması ve faillerinin yargı önüne çıkarılmaması tarihte kara leke olarak durmakta” dedi.

    “YAŞASAYDI CEZAEVİNDE OLACAKTI”

    CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, “Uğur Mumcu da öldürüleli 25 yıl oldu ve cinayet aydınlatılmadı. Katledenlerin arkasında hangi gücün olduğu siyasilerin verdiği sözlere rağmen bulunamadı” dedi. Yarkadaş, yaşasaydı Uğur Mumcu’nun da muhtemelen cezaevinde olacağını belirterek, “Uğur Mumcu bildiği gerçekleri saklamayan ve kalemini halkı için kullanan bir gazeteciydi. Antiemperyalistti, Atatürkçüydü, özgürlükçü ve laikti. Bugün tam da iktidarın hoşlanmadığı bir gazeteci prototipiydi. O yüzden muhtemelen cezaevinde olacaktı. Türkiye zor günlerden geçiyor. Bu zor günleri birlik ve beraberlik içinde kimsenin kimseyi hedef göstermediği, gazetecilerin yazdıkları, attıkları tweetlerden gözaltına alınmadıkları, soruşturulmadıkları, ölümle tehdit edilmedikleri bir dönem olarak geçirmek zorundayız. Tek çıkışımız demokrasinin ilkelerine sonuna kadar sahip çıkmak” şeklinde konuştu.

    ÇAĞLAYAN ADLİYESİ ÖNÜNDE DE ANMA VARDI

    Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde tutuklu CHP İstanbul milletvekili Enis Berberoğlu’nun yargılandığı dava sonrası yapılan açıklamada da Uğur Mumcu anıldı. Enis Berberoğlu’nun avukatı Berberoğlu’nun davasının 16 Şubat’a ertelendiği belirtildi. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu tutuklu gazeteci Enis Berberoğlu davası hakkında “Tutuklu olmasına rağmen Enis’in (Berberoğlu) davası hakkında mahkeme tarafından bir türlü karar verilmiyor. Fakat biz ısrarla adaletin peşinde olacağız” şeklinde konuştu. Uğur Mumcu hakkında ise “Uğur Mumcu gerçeklerin peşinde olduğu için katledildi” dedi. CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır “Gecikmiş adalet, adalet değildir” diyerek tutuklu gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını talep etti. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ise Enis Berberoğlu davası ile ilgili “Mahkemenin ilkokul gibi izne ayrılması adalet sisteminde görülmüş şey değil. Hele ki bir mahkemenin kendini bir üst mahkemenin üstünde görmesi hukuka tamamen aykırıdır” dedi.

  • ‘Operasyona itiraz edeni vurun’ çağrısı yapan yandaş sunucu RTÜK’e şikayet edildi

    ‘Operasyona itiraz edeni vurun’ çağrısı yapan yandaş sunucu RTÜK’e şikayet edildi

    ‘Operasyona itiraz eden ister gazeteci, ister milletvekili olsun hemen vurun’ diyen KRAL FM sunucusuna CHP’den tepki geldi. Barış Yarkadaş sunucuyu RTÜK’e şikayet etti.

    CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “İktidarın sorumsuz dili ve keyfi uygulamaları gerginliğe ve provokasyonlara yol açıyor” uyarısında bulundu. Yarkadaş, AKP iktidarını da uyararak “Ülkeyi bu anlayışla yönetemezsiniz” dedi.

    “İKTİDAR BASKILARI ARTIYOR”

    Afrin Harekatı’nın ardından AKP’nin keyfi uygulamalarının daha da arttığına dikkat çeken Yarkadaş, oyunların yasaklandığını, gazetecilerin gözaltına alındığını dile getirdi. Yarkadaş şu ifadeleri kullandı:

    “AKP iktidarı, Zeytin Dalı operasyonunun ardından, iç kamuoyuna yönelik baskısını daha da artırdı. Dün gece birçok gazetecinin evi arandı ve gözaltılar yaşandı. Gazeteciler fikrini söyleyemeyecekse, gazeteler, TV’ler, radyolar ve siteler niye var?

    İktidar, Afrin operasyonunun arkasına sığınarak, gazetecileri susturma girişiminden vazgeçmelidir. Gazeteci, iktidarı hoşnut etmek için değil, gerektiğinde rahatsız etmek için görev yapar. İktidar bu tarihsel gerçeği de yok etmeye çalışıyor. İktidarın keyfi uygulamalarına maruz kalanlar, sadece gazeteciler değil!”

    “OYUNA KEYFİ YASAK”

    CHP’li vekil sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye, iktidar eliyle sahneye konulan bir ‘vodvil’e tanıklık ediyor günlerdir… Polis, İstanbul’da tiyatroları dolaşıp “Sadece Diktatör oyununu sahneye koydurtmayın” diyor.

    Barış Atay’ın sahneye koyduğu oyun, keyfi bir biçimde yasaklanıyor. Ankara Valiliği ise çıtayı daha da yukarı çekiyor ve Barış Atay’ın katılacağı hiçbir etkinliğe izin verilmeyeceği yönünde bir karar alıyor. Valilik bir şeyi eksik bırakmış: Valilik, Google’a da başvurmalı ve ‘Barış Atay’ uzantılı tüm linkleri de içerikten çıkartmalı! Yasak dediğin böyle olur! Şaka bir yana; operasyonun yarattığı gündemi fırsata çevirmek isteyen AKP, gazeteciler ve sanatçılar üzerindeki baskısını artırıyor!

    Yönetme güçlüğü çeken AKP iktidarına, OHAL ve KHK rejiminin kendisine sunduğu keyfiyet de yeterli gelmiyor. Polisin tiyatroları tek tek dolaşıp ‘Bu oyun burada oynanmayacak’ demesi, İktidarın çaresizliğini itiraf etmesinden başka bir şey değildir.

    İktidar gözaltındaki gazetecileri serbest bırakmalı, Barış Atay üzerinden yürüttüğü sanatçılara gözdağı verme politikasını da derhal terk etmelidir. Türkiye’nin tek çıkış yolu demokrasidir.”

    “KRAL FM’DEKİ ÇAĞRIYI RTÜK’E ŞİKAYET ETTİM”

    Yarkadaş, gerginlik politikasının yol açtığı toplumsal krizlerin kapıda olduğu uyarısında da bulunarak, bir radyo programındaki sözlere dikkat çekti. Yarkadaş şunları söyledi:

    “Bu gerginlik politikası, şu tür saçmalıklara da çanak tutuyor: İktidarın nefret dilinden cesaret bulan KRAL FM programcısı Afrikalı Ali, canlı yayında “Operasyona itiraz eden, sesini çıkaran ister gazeteci, ister milletvekili olsun vurun” diyor. Bu sözlerin söylenebildiği bir ülkeyi yönetebilmek imkansız hale gelir.

    İktidardan güç alan bu sözleri, RTÜK’e şikayet ettim. Bu ülkenin önemli bir yayın kuruluşunda, yine bu ülkenin hiçbir yurttaşı hedef gösterilemez; infaz çağrısı yapılamaz! Ki; hangi düşünceye sahip olursa olsun, hiç kimsenin böyle bir çağrıya hakkı yoktur!

    Bu yüzden iktidarı bir kez daha uyarıyorum: Afrin operasyonuna ve Mehmetçiğe verilen desteği, otoriter uygulamalar için bir manivela olarak kullanma ve iktidarınızı sağlamlaştırma hesabı ‘çarşıya uymaz.’ Sanatı ve basını özgür bırakın!”

     

  • Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı

    Gazeteci Metin Göktepe mezarı başında anıldı

    Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 22’nci yılında mezarı başında anıldı. Anmaya katılanlar, Göktepe’nin mezarına Evrensel Gazetesi ile karanfiller bırakarak mezarı başında, “İnadına hepimiz birer Metin’iz” diye haykırdı.

    “Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar” diyerek gittiği haberde, gözaltına alınıp ve polislerce dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 22’nci yılında Esenler Kemer Mezarlığı’nda bulunan kabri başında anıldı. Anmaya Göktepe’nin ailesi, Evrensel Gazetesi çalışanları, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ile Barış Yarkadaş, ÖHP’li avukatlar, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve eski milletvekili Levent Tüzel, Cumartesi Anneleri, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, TGS temsilcileri, HDP temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

    Göktepe’nin mezarına Evrensel Gazetesi ile karanfiller bırakıldı. Göktepe şahsında yaşamını yitiren gazeteciler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulan anmada, “İnadına hepimiz birer Metin’iz” sloganı atıldı.

    “METİN’İN GAZETECİLİĞİ KARARLI BİR GAZETECİLİĞİN SERÜVENİDİR”

    Anmada ilk olarak Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat konuştu. Göktepe’nin katledilmesinin üzerinden 22 yıl geçtiğini hatırlatan Polat, Göktepe’nin katledilme hikayesini anlattı.

    Göktepe’nin kararlı bir gazeteci olduğunu söyleyen Polat, “Metin mesleğini coşku ve heyecanlı yapan biridir. Metin gözaltına alındığında yanında Ahmet Şık vardı. Ahmet, Metin davasını ilk takip edenlerdendir. Metin Göktepe cinayeti aslında devlet görevlileri tarafından işlenmiş ve ceza almış bir cinayet olarak tarihe geçti. Gazeteciler davayı kararlı bir şekilde takip ettiler ve ilk kez bir sonuç alındı” dedi.

    Ahmet Şık ve diğer bütün tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını isteyen Polat, tutuklu gazeteciler serbest bırakılıncaya kadar mücadele edeceklerini vurguladı. Polat, konuşmasını “Metin’in gazeteciliği, bir kuşağın kararlı gazetecilik sürüvenidir. Bugün pek çok genç gazeteci bunu takip ediyor. Türkiye’de eğer bugün 150’inin üzerinde gazeteci tutuklu ise, bu aslında güçlü bir gazeteciliğin olduğunun kanıtıdır” sözleriyle sonlandırdı.

    “BARIŞ VE ADALET İSTİYORUM”

    Anne Fadime Göktepe ise, oğlunun mezarı başında kendilerini yalnız bırakmayan herkese teşekkür etti.

    “Ben barış ve adalet istiyorum. Cezaevinden çocuklarımız çıksın istiyorum. İyi bir devlet istiyorum. Çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın, cezaevine girmesinler. Grevdekiler ölmesin istiyorum” diyen anne Göktepe, anmaya katılanlara “Hepiniz birer Metin’siniz” diyerek duygularını dile getirdi.

     “BU DÖNEMİ METİN OLARAK AŞACAĞIZ”

    Konuşmasında 22 yıldır acılarının halen taze olduğunu ifade eden DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren de, “Metin katledilen tek gazeteci değildi. Ondan sonra da gazetecileri ve insan hakları savunucularını kaybettik. Bugün yaşadığımız durum, o dönemden çok farklı değil. Yine gazeteciler ölüm ile tehdit ediliyor, öldürülüyor. Hapishanelere atılıyor. Karanlık bir dönemdeyiz. Ama bu dönemi daha çok Metin olarak aşacağız. Daha çok Metin olacağız. Hepimiz birer Metin’iz” dedi.

    ” YÜZLERCE GAZETECİ CEZAEVİNDE”

    Daha lisede okurken Göktepe’nin öldürüldüğünü söyleyen aynı zamanda TGS İstanbul Şube yöneticisi olan Evrensel gazetesi çalışanı Vural Nasuhbeyoğlu da duygularını şu sözlerle dile getirdi: “O zaman bu gazetede olacağımı bilmiyordum, ama bugün onun gazetesindeyim. Gerçekleri yazmak istediği için ve sesi duyurulmayanların sesi olmak istediği için katledildi. Bugün belki bu denklaşörlere basan gazetecilerin çoğu doğmamıştı. Ama hala gerçekleri yazmak için kalemini oynatan, denklaşörüne basan gazeteciler var. Yüzlerce gazeteci cezaevinde olmasına rağmen, demek ki gerçeklerin peşini bırakmayacağımızın bir simgesi Metin Göktepe.”

    “BİLEREK VE İSTEYEREK ÖLDÜRDÜLER”

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve eski milletvekili Levent Tüzel de, konuşmasında devletin şiddetinin mazlum haklar ve gazeteciler üzerinde sürdüğünü söyledi.

    Göktepe’nin ölüm haberini şaşkınlık ile karşıladığını dile getiren Tüzel, “Sonra morgda onun dövülerek öldürülen cenazesini gördüm. Çok konuşuyorsun denilerek gözaltına alındı. Sopalarla dövülerek öldürüldü. ‘Gazeteciyim’ demesine rağmen, ‘bu gazeteci’ denilerek öldürdüler. Bilerek ve isteyerek öldürdüler” dedi.

    Göktepe’nin ilk öldürülen gazeteci olmadığını sözlerine ekleyen Tüzel, “O dönem 25 gazetecinin devlet eli ile katledildiği söyleniyordu. Faşizm baskılarını gazeteciler üzerinden eksik etmedi. Faili meçhuller, baskılar hep devam etti. 22 yıl sonra KHK’lerle kendine itiraz eden bütün muhaliflere benzer müdahalelerde bulunuluyor” diye ifade etti.

    ” MÜCADELE BİZİM TEK ÇIKIŞ NOKTAMIZ”

    Anne Göktepe’nin “iyi bir devlet istiyorum” sözlerine de değinen Tüzel, “İyi bir devlet insanların işkence ile öldürülmediği, kadınların ezilmediği, hor görülmediği, hak arayan gazeteci akademisyenlerin tutuklanmadığı, demokratik, bağımsız ve özgür bir ülke demektir” diye belirtti. Tüzel, konuşmasını “OHAL ve KHK rejimine karşı direneceğiz, demokratik bir ülkeyi Fadime ana gibi bütün anneler adına ve gazeteciler adına başaracağız. Mücadele bizim tek çıkış noktamız bunu başaracağız” diyerek tamamladı.

    “METİN GÖKTEPE GİBİ GAZETECİLERE İHTİYACIMIZ VAR”

    CHP Milletvekili Barış Yarkadaş ise, Göktepe’nin katledildiği yıl, profesyonel olarak gazeteciliğe başladığını paylaştı.

    Göktepe’yi tek bir kelime ile anlatmanın mümkün olduğunu dile getiren Yarkadaş, “Metin Göktepe gerçeğin peşinde olmanın adıdır. Habercilikte ısrarın adıdır. Gerçeği aramanın ısrarın hakikatidir. 8 Ocak 1996 tarihinde katledilen iki tutuklunun cenazesini takip eden ve o haberin peşinde koşan, o katliamın unutulmasına izin vermeyen bir gazetecidir. Bugün bizim Metin Göktepe gibi gazetecilere ihtiyacımız var” dedi.

    Yarkadaş son olarak, Göktepe’nin arkadaşlarının uydurma suçlarla cezaevinde olduğunu söyleyerek, “Metin bugün yaşıyor olsaydı, o da Ahmet ile birlikte aynı hücrede olurdu. Gazetecilerin kaderi o günden bugüne değişmedi” ifadelerini kullandı.

    “GAZETECİLERİN KADERİ MEZAR VE CEZAEVİ OLMAMAMLI”

    CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da “Gazetecilerin kaderi mezar ya da cezaevleri olmamalıdır. Mutlaka bu durumdan çıkacağız” diye konuştu.

     

    Konuşmaların ardından anma sona erdi.

  • Küçük yaşta kız çocuklarına okulda ‘Kapanma partisi’ meclise taşındı

    Küçük yaşta kız çocuklarına okulda ‘Kapanma partisi’ meclise taşındı

    PİRHA – Öğrencilerine türban dayatan bir öğretmenin, sosyal medyada yayımlanan “kapanma partisi” fotoğrafları tepkilere yol açtı. Konuyu meclise taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş “Çocuklarımız ağır bir istismarla karşı karşıya” dedi. 

    Sosyal medyada paylaşılan ve hangi okulda çekildiği belli olmayan fotoğraflara yüzlerce kişi sosyal medyadan tepki gösterdi.

    “KAPANDIM MUTLUYUM HAYDİ SEN DE KAPAN”

    Fotoğraflarda, bir öğretmenin kız çocuklarına türban dayattığı ve türban takmaya başlayan öğrencilere sınıfta “kapanma partisi” yaptığı görüldü. Hazırlanan dövizlerde “Kapandım mutluyum”, “Şükür ki kapandım”, “Haydi sen de kapan”, “Ben de artık kapalıyım”, “Hamdolsun kapandım” şeklinde ifadelerin bulunduğu, küçük yaştaki kız çocuklarına açıkça türbanın dayatıldığı gözlendi.

    Konuyu meclise taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş “küçük yaştaki çocuklara “türban takmalarını kutlama partisi” düzenlendiğini belirterek “Çocuklarımız ağır bir istismarla karşı karşıya” dedi.

    Yarkadaş,  “Okulda kapanma partisi” başlıklı fotoğrafları Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’a gönderdiğini de belirterek, “Sayın Yılmaz, bu istismarın sorumlusu sizsiniz” notunu yazdığını da ifade etti.

    OKULLAR TARİKAT VE CEMAATLERE TESLİM EDİLDİ

    MEB’in gerici politikaları tüm okullara dayattığını da belirten Yarkadaş, “AKP, okulları laikliğe karşı savaşın hem laboratuvarı hem de kumanda merkezlerinden biri haline getirdi” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ı açıklama yapmaya davet eden Yarkadaş, “Bu tür rezaletler için ne düşünüyorsunuz? Anayasanın temel hükümlerinden biri olan laikliğe karşı açılan savaşın neresindesiniz?” diye sordu. Okulların tarikat ve cemaatlere teslim edildiğini de belirten Yarkadaş, “AKP, terör örgütü FETÖ’den boşalan yerleri diğer cemaatlerle dolduruyor. Tarikat ve cemaatlere teslim oldular ” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Suriyeli kadınların başarı hikayesini anlatan ‘Eşik’ belgeselinin galası gerçekleşti – VİDEO

    Suriyeli kadınların başarı hikayesini anlatan ‘Eşik’ belgeselinin galası gerçekleşti – VİDEO

    PİRHA – Gazeteci Dilek Gül Suriye’de yaşanan savaştan dolayı Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan ve yaşadıkları birçok zorluğa rağmen başarıya ulaşan Suriyeli kadınları anlattığı ‘Eşik’ belgeselinin galası yoğun bir katılım ile dün akşam gerçekleşti.

    HABERİN VİDEOSU

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan İMC TV muhabiri Dilek Gül Suriye’de yaşanan savaştan dolayı Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Suruyeli göçmen kadınların başarı öyküsünü anlattığı ‘Eşik’ belgeseli dün akşam Fransız Kültür Merkezin’de galası gerçekleşti. Yoğun katılımın gerçekleştiği galaya CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, Evrensel Genel Yayın yönetmeni Fatih Polat, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Göhan Durmuş, İnsan Hakları Aktivisti Eren Keskin, birçok sivil toplum örgütü ve gazeteci katıldı.

    Belgesel bitiminde gerçekleşen söyleyişi de söz alan İnsan Hakları Aktivisti Eren Keskin, “OHAL gerekçe gösterilerek bir devlet operasyonu ile kapatılan İMC TV çalışanları işsiz kaldılar. Ama yine vazgeçmediler. Ortadoğu halklarının yaşadığı savaşı, mağduriyetleri, özellikle kadınların yaşadıkları mağduriyetleri anlatmak isteyen bir film yaptılar” dedi.

    “HER ZAMAN DİRENENLER KAZANACAK”

    Bu filmde aslında savaş nedeni ile mağdur edilen, iyi durumda olan ve başarı göstermiş kadınların yaşam hikayelerinin anlatıldığını belirten Keskin, “Göç etmek zorunda kalan kadınların göç ettikleri coğrafyalarda olduğu gibi bizim coğrafyada da devletin baskıları ile nasıl mücadele ettiklerinin tanığıyız. Malasef özellikle Ortadoğu’yu dünya egemenleri belirliyorlar. Ancak şunu biliyoruz ki her zaman direnenler kazanacak. Kürt halkı, Orta Doğu Halkı ve kadınlar direniyor. Bu filimde bunun bir göstergesidir” şeklinde konuştu.

    Belgeselin galası belgeselde başarı hikayeleri anlatılan kadınların söyledikleri şarkının ardından soru cevap ile son buldu. (HABER MERKEZİ)

  • Dilek Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in anneleri beraat etti

    Dilek Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in anneleri beraat etti

    Gülmen ve Özakça ile dayanışmak için açlık grevi eylemi yaptıkları için haklarında dava açılan Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan ve Hasan Ferit’in annesi Nuray Gedik görülen duruşmada beraat etti.

    KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönebilmek için 238 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’yla dayanışmak amacıyla eylem yaparken gözaltına alınan Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik hakkında açılan davanın duruşması  görüldü.

    İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada “yasadışı örgüt propagandası” yapmakla suçlanan Doğan ve Gedik hakkında beraat kararı verildi.

    Duruşma sonrası açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Barış Yarkadaş, “Evlatlarını kaybeden iki aile, sanki bu acı yetmiyormuş gibi bir de hiçbir hukuki altyapısı olmayan bir davada yargılandılar” diye konuştu.

    Kararı ‘geç kalmış’ olarak nitelendiren Yarkadaş şöyle devam etti:

    “Aysel Doğan kızı Dilek’i polis, Nuray Gedik ise oğlu Hasan Ferit’i mafya kurşunu yüzünden kaybetti. Çok acı çektiler… Üstüne üstlük bir de Nuriye ve Semih’e ses olmak için başlattıkları açlık grevi yüzünden yargılandılar. İktidar ve yargısı, her toplumsal talebi suç olarak görüyor ve cezalandırmak istiyor. Örgüt propagandası gibi ağır bir suçlama, vaka-i adliyeye dönüşmüş durumda. Neyse ki; 29. Ağır Ceza bu haksızlığı geç de olsa bitirdi.

    Dilek Doğan

    Dilek Doğan, İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki Küçük Armutlu mahallesinde 18 Ekim 2015’te Pazar günü sabaha karşı 04:30’da evine yapılan polis baskını sırasında polis kurşunuyla göğsünden vurulmuştu.

    Akciğerinden yaralanan Doğan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda tedavi altına alındı. 25 Ekim 2015’te hayatını kaybetmişti.

    Hasan Ferit Gedik

    21 yaşındaki Hasan Ferit Gedik 29 Eylül 2013’te Gülsuyu’nda uyuşturucuya karşı yürüyüşte, protestocuların üzerine ateş açılması sonucu vurularak hayatını kaybetmişti.

    Gedik’in öldürülmesinin ardından cenazesi polisin, Gedik’in yaşadığı Armutlu’nun girişini kesmesi sonucu üç gün boyunca defnedilememişti.

  • Cumhuriyet ve Özgür Gündem davaları başladı: Demokrasi yoğun bakıma alınmış bir hasta-VİDEO

    Cumhuriyet ve Özgür Gündem davaları başladı: Demokrasi yoğun bakıma alınmış bir hasta-VİDEO

    PİRHA – Özgür Gündem gazetesinin beşinci, Cumhuriyet gazetesinin dördüncü duruşması Çağlayan Adliyesi’nde görülmeye başlandı. Duruşma öncesi adliye önünde basın açıklaması yapan gazeteciler “Hakikati boğmaya çalışmaktan vazgeçin. İnsanlarımızın ışığa ihtiyacı var, karanlığa değil” dediler.

    Haberin Videosu

    Tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarının ve Özgür Gündem Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya ve imtiyaz sabihi Kemal Sancılı’nın Çağlayan adliyesinde görülecek duruşmaları öncesinde meslektaşları basın açıklaması düzenledi. Dışarıdaki Gazeteciler’in düzenlediği açıklamaya Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Gökhan Durmuş, Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleri Hilmi Yarayıcı, Barış Yarkadaş, Sezgin Tanrıkulu, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Ahmet Kaya, Yüksel Caddesi Direnişçisi Veli Saçılık, International Press Institute (IPI)(Uluslararası Basın Enstitüsü), PEN temsilcisi Sarah Clark, Alman yazar Günter Wallraf’ın yanı sıra çok sayuda gazeteci ve yurttaş katıldı. Tutuklu bulunan gazetecilerin fotoğraflarının taşındığı açıklamada sık sık “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı.

    “HAKİKATİ BOĞMAYA ÇALIŞMAKTAN VAZGEÇİN”

    Dışarıdaki Gazeteciler adına basın metnini Gazeteci Candan Yıldız okudu. Cumhuriyet ve Özgür Gündem gazetelerine açılan davalardan tutuklanan gazetecilerin sadece gazetecilik yaptıkları için yargılandıklarını söyleyen Yıldız, yargıyı insanları boyun eğdirmek için kullanmanın kimseye yarar sağlamadığını vurguladı. “İçerideki gazeteciler de dışarıdaki gazeteciler de ne susacak ne de boyun eğecek. Teslim olmayız” diyen Yıldız, memleketin hak, hukuk, adalet ve vicdanına dair değerlerin tümden kangren olmadan adım atmak gerektiğini kaydetti. Yıldız “Hakikati boğmaya çalışmaktan vazgeçin. İnsanlarımızın ışığa ihtiyacı var, karanlığa değil” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’DEN HUKUK DEVLETİ DİYE BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

    Yıldız’ın ardından International Press Institute (IPI)(Uluslararası Basın Enstitüsü) Başkanı John Yearwood söz aldı. Gazetecilerin tutuklu değil şuan aralarında ve işleri yapmış olmalarını dilediklerini ifade eden Yearwood, “Biz bugün buradayız çünkü meslektaşlarının yanı başlarında olduğunu bilmeleri gerekiyor” dedi.

    Yearwood’un ardından ise Alman yazar Günter Wallraf söz alarak Türkiye’de gazeteciliğin geldiği noktayı tüm dünyanın gördüğünü dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tek bir işareti ile baskıların artığına değinen Wallraf “Bu koşullarda gazetecilik yapan arkadaşlarımıza saygı duyuyoruz onlar zamanın kahramanlarıdır. Bugün büyük beklenti içinde değilim ama umarım bugün başlangıç olur ve 170 gazeteci serbest bırakılır. Türkiye’den bir hukuk devleti diye bahsetmek mümkün değil. Ama belki vicdanlı bir hakim kalmıştır ve onu bekleyeceğiz” şeklinde ifade etti.

    “DEMOKRASİ ŞUAN YOĞUN BAKIMA ALINMIŞ BİR HASTA”

    Wallraf’ın ardından söz alan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, “Demokrasi şuan AKP yüzünden yoğun bakıma alınmış bir hasta gibi duruyor. Biz şuan yoğun bakıma alınmış bu hastayı özgürlük mücadelemizle, düşünceyi ifade etme özgürlüğü mücadelemizle yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yüksel Direnişçilerinden Veli Saçılık’ta Ankara’da eylemlerinde polisin öncelikle basına müdahale ettiğine dikkat çekerek bu durumu polislere sorduğunu anlatarak şunları söyledi: “Polise bu durumu sorduğumda ise şunu söylediler; ‘Onlar çekiyor ve buranın sesi duyuluyor’ diye yanıtladı. İşte gazetecilere bu yüzden ihtiyacımız var. Bizim sesimiz olan gazetecilere her zaman ihtiyacımız var. Biz Ankara’da direniyoruz onlar da mesleklerini icra ederek direniyor ve birlikte kazanacağız” dedi. (HABER MERKEZİ)