Etiket: batıkent cemevi

  • PSAKD Gençliği: İnancımız nedeniyle tehdit altında yaşıyoruz

    PSAKD Gençliği: İnancımız nedeniyle tehdit altında yaşıyoruz

    PİRHA – PSAKD gençliğinin “Söyleyecek sözümüz var” şiarıyla düzenlediği buluşmanın sonuç bildirgesi açıklandı. “Asimile edilmeye çalışılan Alevi kimliğini öğretmek için mücadele yürütülmelidir” denilen bildirgede gözaltı ve tutuklamalara da dikkat çekilerek “İnancımız nedeniyle tehdit altında yaşıyoruz. Bu baskı sürecine arkamızı dönerek gerçeklerden kaçamayız” denildi.

    PSAKD gençliğinin, Ankara Batıkent Cemevi’nde 9-10 Şubat’ta yaptığı iki günlük toplantının sonuç bildirgesi açıklandı. Birçok ilden katılımın olduğu buluşmadaki gençler, yaşama dair sorunlarını masaya yatırarak, çözüm arayışları ve örgütlenme biçimi üzerine tartışmalar yaptı.

    Sürece uygun gençlik yapılanmasını inşa etmek amacıyla bir araya geldiklerini ifade eden PSAKD gençliği, hazırlamış olduğu bildirgede, “Halkları kutuplaştıran politikaların uygulandığı bir dönem yaşanıyor” diyerek şunları aktardı:

    “Dünya ülkelerinin tamamında yaşanan ekonomik ve toplumsal krizlerin her geçen gün büyüdüğü bir dönemden geçiyoruz. Savaşlara ve yoksulluğa bağlı göçlerin arttığını ve bununla birlikte birçok ülkede ırkçı, mezhepçi ve sağcı eğilimlerin büyüdüğünü görüyoruz. Halkların bir arada özgürce yaşayabileceği alanlar her geçen gün daraltılıyor. İçinde yaşadığımız Türkiye koşullarında ise baskı ve şiddet mekanizmalarının fazlaca kullanıldığı, ırkçı, dinci, mezhepçi ve halkları kutuplaştıran politikaların uygulandığı bir dönem yaşanıyor. Saldırıların ve baskıların arttığı böylesi gergin bir dönemde, kutuplaştırılan taraf ilan edilen Alevi gençliğinin her zamankinden daha fazla bir arada olmaya ihtiyacı var.”

    “TEHDİT ALTINDA YAŞIYORUZ”

    Gençliğin gündem maddeleri arasında süre giden gözaltı ve tutuklama operasyonları da yer aldı. “Dernek yöneticilerimiz, şube başkanlarımız ve üyelerimiz gözaltı, tutuklama ile baskılanmaya çalışılıyor” denilen bildirgede şu konulara dikkat çekildi:

    “Üniversitelerde, eğitim alanlarının tamamında, mahallelerde ve iş yerlerimizde inancımız nedeniyle tehdit altında yaşıyoruz. Bu baskı sürecine arkamızı dönerek gerçeklerden kaçamayız. Gün Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ felsefesiyle birlikte duruşu sergileme günüdür. Tutuklu bulanan canlarımız özgürlüklerine kavuşana dek onların mücadelelerini bıraktıkları yerden gençlik olarak sahipleneceğiz.”

    “KADIN TEMSİLİYETİNİ ÖNE ÇIKARMALIYIZ”

    Gençlik örgütlenmesinin yerelden genele yapılması gerektiğine vurgu yapılan bildirgede kadın temsiliyetinin önemine de dikkat çekilerek, “Kadın arkadaşlarımızı örgütlenme mekanizmalarımızda ve temsiliyet düzeyinde öne çıkarmalı, toplumumuzun demokratik ve laik bakış açısını daha iyi bir biçimde göstermeli, kadın kimliğini ezen, yok sayan eğilimlerle hesaplaşmalıyız” denildi.

    Gençlik örgütlerinin sonuç bildirgesinin devamında şu konular da yer aldı:

    “Örgütlenme çalışmalarımızın sağlıklı bir biçimde ilerleyebilmesi amacıyla gençliğimizin olduğu her yerden faaliyet raporları gelmelidir. Bu raporlar üzerine gelişecek öneri ve planlama süreçleri ile gençliğin nabzı tutulmalı,  gençlik içerisinde yayılma, daha fazla gence ulaşma imkânları oluşturulmalıdır.

    Gündelik sorunlar ile ilgili Pir Sultan Gençliği ortak bildiri yayınlayabilmeli, refleks geliştirilmelidir. Gençliğimiz anmalarda, miting vb. etkinliklerde örgütlü bir şekilde bir bayrak altında yürüyebilmelidir.

    Gençliğin üniversite örgütlenmeleri sağlanmalı, bununla ilgili arayışa girilmelidir. Kulüp ve topluluklar üzerinden üniversitelerde çalışmalar yürütülmelidir.

    Pir Sultan Gençliği; gençlerinin burs, yurt, işsizlik gibi yaşam sorunlarına çözüm üretmek amacıyla çaba sarf ederken aynı zamanda da akademik, ekonomik, teknolojik ve siyasi alanlarda Alevi toplumunun daha görünür ve diğer toplumlarca fark edilir olmasını sağlamalıdır.

    “PSAKD GENÇLİĞİ ALEVİ ÖĞRETİSİNİ TEMEL ALMALI”

    PSAKD Gençliği yaptığı çalışmaların felsefi ve inançsal anlamı üzerinde yoğunlaşmalı ve Alevi Öğretisini temel almalıdır. Devlet politikaları ve başkaca inanç yapıları altında asimile edilmeye çalışılan Alevi kimliğini örgütlü/örgütsüz Alevi Gençliğine öğretmek için eşzamanlı bir şekilde mücadele ve çalışma yürütmelidir.

    “ALEVİLİK DERSLERİ BAŞLATILMALI”

    Gençlik inancının kaynaklarından beslenmelidir. Ulu ozanlar, pirler ve inanç önderlerinin öğretilerini araştırarak veriler ortaya koymalı, bilgi aktarımı yapmalıdır. Şubelerinde araştırmacılardan, ana, dede, zakir gibi yol öğretecek kişilerle birlikte Alevilik derslerini başlatmalıdır.

    PSAKD Gençliği, bünyesinde bulunmayan Alevi Gençlerini inanca, geleneğe, kültüre aynı zamanda da çağa uygun olarak yetiştirmeli bunun için konferans, seminer, panel gibi organizasyonları ve gençlik projelerini üretmelidir.

    PSAKD demokratik bir kitle örgütüdür, çeşitli mecralarda demokratik muhalefet içerisinde bulunan yapılar ile dayanışma temelinde yan yana gelmelidir. Ancak PSAKD Gençliği herhangi bir siyasi parti veya yapının güdümünde değildir. Asla da olmayacaktır.

    PSAKD Gençliği, kendi sözünü ve tavrını belirleyerek, siyasi parti ve STK’lar ile kendi ilkeleri doğrultusunda bir ilişki kurabilir. Demokratik muhalefetin değerlerini sahiplenebilir; ancak temelde kendi örgütlenme nedenleri ve amaçları doğrultusunda hareket etmeyi hedefler.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • PSAKD Gençliği, ‘Söylenecek sözümüz var’ diyerek bir araya geliyor

    PSAKD Gençliği, ‘Söylenecek sözümüz var’ diyerek bir araya geliyor

    PİRHA – Asimilasyon, baskı ve ötekileştirme politikalarına karşı Pir Sultan Abdal Gençliği 9-10 Şubat’da bir araya geliyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği gençliği 9-10 Şubat tarihlerinde Ankara Batıkent Cemevi’nde, asimilasyon, baskı ve ötekileştirme politikalarına karşı  ‘söyleyecek sözümüz var’ sloganı ile bir araya gelecek.

    “GELECEĞİMİZİ DAYANIŞMAYLA GÜZELLEŞTİRELİM”

    Yapılacak buluşma için çağrı yapan, PSAKD Batıkent Cemevi Başkanı Onur Şahin, “Gençlik geleceğimizdir. Gençlik umudumuzdur. Bütün gençlerimize çağrımızdır. Gelin hep birlikte umudu büyütelim. Gönülleri birleyelim. Geleceğimizi dayanışmayla güzelleştirelim. Özgür yarınlar için 9-10 Şubat tarihlerinde saat 10:00’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Şubesi Batıkent Cemevi’nde buluşalım” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, yönetici ve kadro eğitimleri başlatıyor

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, yönetici ve kadro eğitimleri başlatıyor

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Turan Eser koordinatörlüğünde 20-21 Ekim’de yönetici ve kadro eğitimleri başlatıyor. Eğitim, Ankara Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılacak.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin yönetici ve kadro eğitimleri başlıyor. Eğitimler toplam 8 bölgede gerçekleştirilecek.

    İlk kadro eğitimi Turan Eser koordinatörlüğünde 20-21 Ekim’de 10.00-18.00 saatleri arasında Ankara Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nde yapılacak.

    Bu eğitime Ankara’da bulunan Genel Merkez yöneticileri, Genel Merkez Denetim ve Disiplin Kurulu üyeleri, yine Ankara’da bulunan derneğin şube yöneticileri, şube Gençlik ve Kadın Komisyonu üyeleri katılacak.

    Eğitimlerin 2019 yılının başında bitirilmesi planlanıyor. 

    Eğitimde konu başlıkları ise şöyle:

    -Alevi örgütlenmesi ve önemi

    -PSAKD ve kurumsallaşma

    -Tüzük yöneticiliği ile dava yöneticiliği nedir?

    -Üye, tüzük ve PSAKD ilişkisi

    -Yöneticiler, sorumluluk ve görevleri

    -Federasyon örgütlenmesi

    -Kişiler ve kurumlararası iletişim, muhabbet ve sorun çözme kültürü

    -Alevi gençlik örgütlenmesi ve önemi

    (HABER MERKEZİ)

  • Onur Şahin: 12 gün boyunca tüm zulme uğrayanlar için matemdeydik-VİDEO

    Onur Şahin: 12 gün boyunca tüm zulme uğrayanlar için matemdeydik-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Yenimahalle Şube’ye bağlı Batıkent Cemevi’nde Yas-ı Muharrem bitimi ile birlikte aşure lokması verildi. Lokmada bir konuşma yapan PSAKD Genel Sekreteri, PSAKD Yenimahalle Şube Batıkent Cemevi Başkanı Onur Şahin, “12 gün boyunca matemdeydik. Sadece Kerbela şehitleri için değil, geçmişte zulme uğramış ve uğramakta olan bütün insanlar için matemdeydik” dedi. 

    Aleviler için kutsal olan Muharrem ayının bitimiyle birlikte Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yenimahalle Şube Batıkent Cemevi’nde aşure lokması  verildi.

    Lokmaya, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, HDP MYK üyesi Çilem Küçükkeleş, HDP PM üyesi Nesimi Aday, ABF MYK üyeleri, Mamak PSAKD Yönetim Kurulu üyeleri, CHP Ankara İl Başkanı Rıfkı Güvener ve yönetim kurulu üyeleri, CHP’nin eski Ankara Milletvekili Aylin Nazlı Aka, SHP’nin eski  Ankara Milletvekili Kamil Ateşoğulları, CHP Yenimahalle ilçe yönetimi, CHP Etimesgut İlçe Başkanı, EMEP Yenimahalle ilçe örgütü, ÖDP ilçe yönetim kurulu üyeleri, Kardelen, Ergazi, Turgut Özal ve İnönü Mahallesi muhtarları, Yenimahalle meclis üyeleri, DİSK Emekli-Sen MYK üyeleri, Çorum Hitit Dernekler Federasyonu MYK üyeleri, Muhtarlar Federasyonu GYK üyeleri, Demokrasi ve Devrim Şehit aileleri, Halk Ozanları Dernek Başkanı, Divriği Kültür Dernekleri Başkanı, Batı Kent Soder, Batı Kent mahalle meclisi, Batı Kent Yeni Yaşam Derneği üyeleri, Ankara 78 liler Derneği ve binlerce can katıldı.

    “AŞURE UMUDUN SİMGESİDİR”

    PSAKD Genel Sekreteri, PSAKD Yenimahalle Şube Batıkent Cemevi Başkanı Onur Şahin yaptığı konuşmada 12 gün boyunca matemdeydik. Zulmün olduğu her yer bizim için Kerbela’dır, dedik. Zulme uğrayan herkesin dili, dini, kimliği, inancı ne olursa olsun bizim nazarımızda Kerbela şehitlerinden bir farkı yoktur, dedik. Bu yüzden de sadece Kerbela şehitleri için değil, geçmişte zulme uğramış ve uğramakta olan bütün insanlar için matemdeydik” dedi.

    Şahin şöyle devam etti:

    “Kerbela zalime karşı mazlumun, haksıza karşı haklının, insanlık tarihi boyunca devam eden savaşının en destansı örneklerinden biriydi. Kerbela’da dehşet vardı, kan vardı, sel gibi akan gözyaşları vardı. Kerbela’da onurlu bir direniş vardı. Kerbela’da boyun eğmeme ve teslim olmama tavrı vardı. İmam Hüseyin Kerbela’da canı ve kanı pahasına bütün ezilenler için umudu yaşattı. İşte Aşure her şeyden önce bizim için umudun simgesidir. Aşure yoksulların ve ezilenlerin dayanışmasının yarattığı bir mucizedir. Aşure kardeşlik ve dayanışmadır. Aşure birliktir.

    “TARİMİZ ZALİME ASLA BOYUN EĞMEME TARİHİDİR”

    Tarihimiz Kerbela’dan beri bir direniş tarihidir. Tarihimiz bir mücadele tarihidir. Tarihimiz zalime asla boyun eğmemenin tarihidir. Tarihimiz Hallac-ı Mansur’un, Nesimi’nin, Şeyh Bedrettin’in, Pir Sultan Abdal’ın tarihidir. Tarihimiz Seyyid Rıza’nın tarihidir. Tarihimiz Denizlerin, Mahirlerin, İboların tarihidir. Tarihimiz Dersim’in, Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın tarihidir. Tarihimiz Gezi’nin, Suruç’un, Diyarbakır’ın ve Ankara Garı’nın tarihidir. Bu mücadele tarihi sonunda bizlere kadar ulaşan umut artık bizlere emanettir. Ne pahasına olursa olsun bu umudu yaşatacağız.”

    Şahin’in konuşmasının ardından, Zakir Türkan Akbıyık deyişler seslendirdi. PSAKD Yeni mahalle Cemevi’nden canlar semah döndü. Ardından Şarkışla Alaman köyü Cogi Baba Ocağı’ndan Dede Hasan Şeneldik’in ve Cemal Şahin’in Gülbengleriyle aşureler pay edildi.

    Oldukça yoğun bir  katılımın gerçekleştiği aşure lokmasında en ilgi çeken ise kalabalık bir grupla birlikte gelin ve damat adayının aşure lokmasına katılım göstermiş olmasıydı. Gelin ile damat, o an orada bulunan canlar tarafından oldukça ilgiyle karşılandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • ‘Çeyrek yüzyıllık davamız Ulu divana kalmayacak’-VİDEO

    ‘Çeyrek yüzyıllık davamız Ulu divana kalmayacak’-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da Madımak katliamının yıl dönümü vesilesiyle yapılan mitinge yurttaşlar kitlesel bir katılım sağladı. Mitingde konuşan PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin, “Bugün ise AKP iktidarı Sivas Katliamında kendi özünü ve ruhunu bulan bir parti olarak Alevi halkımıza ve diğer tüm ilerici demokrat toplum kesimlerine karşı baskı ve tehdit politikalarına hız kesmeden devam ediyor” dedi.

    Ankara’da Madımak katliamının 25’nci yıl dönümü vesilesiyle yüzlerce kişi Toros sokakta bir araya geldi. Sivas Madımak katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıyan ve katliamında yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının olduğu “Madımak utanç müzesi olacak” pankartı açan yurttaşlar. Sık sık “Sivas’ı unutma unutturma” “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” sloganı atarak mitingin yapılacağı Tandoğan Meydanına doğru yürüyüşe geçti.

    Yapılan yürüyüşe PSAKD, ABF,DAD , KESK,AKA –DER, Halk Evleri, Divriği Köy Dernekleri Federasyonunu, STK ve Siyasi Parti temsilcileri katıldı.

    Sivas şehitleri ve demokrasi, özgürlük mücadelesinde katledilen tüm canlar için bir dakikalık sayı duruşu yapıldı.

    Ortak basın metni okuyan PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin, “Bundan tam 25 yıl önce 33 canımız Sivas’ın ortasında tekbirler eşliğinde devlet güçlerinin gözü önünde yakılarak katledildi. İçlerinde aydınlarımız, yazarlarımız, şairlerimiz, sanatçılarımız, semahçılarımız, kadınlarımız, gençlerimiz ve çocuklarımız vardı.

    “MADIMAK PLANLI BİR KATLİAMDIR”

    “Birkaç kişilik eylemlere dahi binlerce polisi yığan devlet o gün hiçbir polisi müdahale etmek için katliamın yaşandığı bölgeye göndermedi. Gelen birkaç polis de ya olayları izledi ya da katliamcılarla kol kola hareket etti. Medya ise işbirlikçi rolüne yakışacak şekilde gericilerle birlikte Aziz Nesin’in bazı sözlerini bahane ederek etkinliklere katılan canlarımızı günlerce hedef gösterdi” diyen Şahin şöyle devam etti:

    “Sivas Madımak Oteli Katliamı egemenlerin askeriyle, polisiyle, yargısıyla, medyasıyla, belediyesiyle, hükumetiyle organize ettiği ve orta çağ artığı gerici katillerin tetikçiliğiyle hayata geçirdiği planlı bir katliamdı. Katliamdan sonra gerici katil güruh içinden sadece küçük bir grup hakkında dava açıldı. Uzun süren yargılamalar sonunda bu katillerin çoğu ya hiç ceza almadılar ya da küçük cezalarla kurtuldular. Haklarında dava açılan katillerin bir kısmı ise hiç bulunamadı. Daha sonra bu katillerin bazılarının Sivas’tan hiç ayrılmadan yaşamlarına devam ettikleri, hatta resmi olarak haklarında arama kararları olmasına rağmen evlendikleri, askere gittikleri, işe girip çalıştıkları, ehliyet aldıkları anlaşıldı. Bir kısmı da arama kararlarına rağmen ellerini kollarını sağlayarak yurt dışına çıktılar. Daha sonrasında devlet tarafından bulun(a)mayan bu katiller zaman aşımı kararıyla ceza almaktan kurtuldular. Dönemin başbakanı olan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise bu karar için “hayırlı olsun” dedi. Sivas katillerinin avukatları AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılarak ödüllendirildiler. Sivas Katliamından bugüne kadar çeyrek yüzyıl bu şekilde geçti”

    “MİLLİYETÇİ POLİTİKALARLA İNSANLAR DÜŞMANLAŞTIRILMIŞ”

    “Bugün ise AKP iktidarı Sivas Katliamında kendi özünü ve ruhunu bulan bir parti olarak Alevi halkımıza ve diğer tüm ilerici demokrat toplum kesimlerine karşı baskı ve tehdit politikalarına hız kesmeden devam ediyor. Gezi direnişinden beri olağan bir şekilde rıza üreterek iktidarını devam ettirme şansı kalmayan AKP ülkeyi baskıya dayalı OHAL rejimiyle yönetmektedir” ifadelerini kullanan Şahin şunları söyledi:

    “15 Temmuz bahanesiyle ilan edilen OHAL’den sonra çıkarılan KHK’larla yüz binlerce insan haksız yere işinden atılmış, muhalif basın yayın organları kapatılmış, binlerce insan hukuksuz kararlarla tutuklanmış, insanların malına mülküne keyfi bir biçimde el konulmuştur. Bu haksızlığa boyun eğmeyip direnen insanlara da AKP iktidarı vahşice saldırmıştır. Toplumsal yaşam siyasal iktidar eliyle hızla gericileştirildi. Devletin artık şeklen kalmış olan sınırlı laik niteliği bütünüyle ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Eğitimde akıl, bilim, eleştiri ve sorgulamanın yerine kör inançlara ve akıl dışı dogmalara dayalı gerici bir anlayış getiriliyor. Roboski’de, Cizre’de, Sur’da ve daha birçok yerde sivil halka dönük insan haklarına, uluslararası hukuka ve vicdana aykırı çok acı olaylar yaşanmıştır. Buna karşı çıkan bir bildiriye imza atan yüzlerce akademisyen ise üniversitelerden atılmışlardır. Ülkeyi yönetenler kan üzerine yaptıkları sığ milliyetçi politikalarıyla insanları birbirine düşman etmeye çalışıyorlar. Bunların dışında ülkemizin bütün kamusal kaynakları emperyalistlere ve yandaş sermaye gruplarına peşkeş çekiliyor. Doğa sermayenin çıkarları doğrultusunda talan ediliyor”

    “DAYANIŞMAYI VE MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ”

    “2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Katliamı özünde sadece Alevilere karşı değil, ezilen, ötekileştirilen, dışlanan, yok sayılan bütün toplumsal kesimlere karşı yapılan bir katliamdır” diyen PSAKD Genel Sekreteri Onur Şahin, “Bugün bütün ötekileştirilen kesimlerin yaşam alanları, mahalleleri, sokakları, inanç yerleri, mezarlıkları, inanç merkezleri tehdit altındadır. O yüzden ezilen, dışlanan, ayrımcılığa uğrayan ve yok sayılan herkesi zulme karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz. Gelin hep birlikte 2 Temmuz’da tek adam rejimine, faşizme, gericiliğe ve baskı politikalarına karşı birlik olalım. Gelin hep birlikte dayanışmayı ve mücadeleyi büyütelim. Büyütelim ki bize bu acıları yaşatanlardan hesap sorabilelim” diye konuştu.

    Yapılan açıklamanın ardından PSAKD Yenimahalle Şube Batıkent Cemevi  bağlı Zakir Türkan Akbıyık ve Eylem Ulusoy’un deyiş Duaz-ı imamlarıyla Madımak’ta katledilen canlar için semaha dönüldü. Malik İnce’nin müziği eşliğinde türkü ve marşlarla miting sonlandırıldı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Batıkent Cemevi kermesinde çocuk şenliği-VİDEO

    Batıkent Cemevi kermesinde çocuk şenliği-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da PSAKD Batıkent Cemevi, çocuk şenliği kapsamında kermes düzenledi. Kermese yoğun ilgi vardı. 

    Ankara’da PSAKD Batıkent Cemevi, çocuk şenliği kapsamında kermes düzenledi.

    Kermese katılan PSAKD Yenimahalle Şube Batıkent Cemevi yöneticisi Türkan Akbıyık, “Bu proje kendiliğinden gelişti. Burada görmüş olduğunuz ürünler Batıkent ve civarda bulunan halk tarafından katkı, dayanışma amacıyla buraya getirildi. Buradaki ürünlere biz para verip almadık. 1. ve 2. el ürünler vatandaşlar tarafından bağışlandı. Dernek olarak yıl içerisinde ihtiyacı olan insanlar hiçbir ücret ödemeden kıyafet ve kitapları alıyorlar” dedi.

    “KERMES İLE DERNEĞİN GİDERLERİNİ KARŞILIYORUZ”

    Yılda 1 veya 2 gün kermes düzenlediklerini ve derneğin giderlerini karşıladıklarını belirten Akbıyık, şunları kaydetti:

    “Hem piyasanın çok çok altında ürünlerimizi satarken hem güzel bir ortam yaratıp aynı zamanda insanların dayanışma ruhunun gelişmesine katkıda bulunuyoruz. Amaç sadece para kazanmak değil. Buraya gelen insanlar derneğimize katkı sunmak için de alıyorlar. Bu gördüğünüz şekerler vatandaşlar tarafından buraya bağışlanmış şekerler. Sevgili canlar şekerleri buradan satın alıyorlar biz bunları cemevine aldık diyorlar. Böylesi güzellikte var. Çok güzel dayanışma var. Cemevimizde bugün hariç günün 7 /24 saatinde çaylar bedava insanlar buraya geliyorlar çaylarını alıyorlar, burada dinleniyorlar. İnsanlara bir şey sunmaktan, hizmet etmekten dolayı mutluyuz.

    “ÇOCUKLARA DEĞER VERİYORUZ”

    PSAKD Yenimahalle Batıkent Cemevi gençlik komisyonu üyesi ise şunları kaydetti:

    “Bugün burada bir çocuk şenliği yapacağız. AKP’nin iktidarda olduğu 16 yıl boyunca 440 bin 16 yaş altı çocuk hamile kalmıştı ve istismara uğramıştı. Bizler öncelikli olarak çocukları gördük ve çocuklarla bire bir ilgilenme şansımız olsun diye onlarla burada ilgileneceğiz, oyunlar oynayacağız. Çocukları kardeşlerimizi öncelikle kendimize kazandıracağız. Bugün burada çeşitli oyunlar oynayacağız ve onlara hediyeler vereceğiz. Çocuklara ne kadar değer verdiğimizi göstereceğiz.”

    PSAKD Yenimahalle Şube Batıkent Cemevi üyesi Sakine Ulusoy da, “Burada çok güzel bir kermesimiz var. İnsanlara faydalı olmak ve derneğimize gelir elde etmek için burada gözleme yapıyoruz. Dostlarımızı derneğimize bekliyoruz. Bütün engellemelere rağmen biz özgürce burada direnmeye devam edeceğiz.

    Kermesi çok beğendiğini söyleyen Sediye Akın ise “Verdiğimiz katkılarla insanlara katkımız olur” dedi.

    Kermese katılan bir başka yurttaş da, “Umarım faydalı olur. Çok güzel bir kermes olmuş çocuklar içinde eğlence yapmışsınız teşekkür ederiz.” diye konuştu.

    Kermese katılan bir çocuk ise “Bence çok güzel olmuş, ayakkabılar güzel, her şey güzel” dedi.

    Ev kadını Menekşe Metin de “Kermesi çok güzel buldum. Böylesi kermesler her yerde olmalı. Zamanım olsa ben de kermeste çalışırdım. Kermesin gelirlerinin öğrencilere gitmesini isterim” ifadelerini kullandı.

    İsmini belirtmeyen bir yurttaş da, şunları söyledi:

    “Güzel bir kermes, duygulandım. Batıkent halkı başta olmak üzere teşekkür ederim. Derneğin emeğine, emeklerine sağlık. Öğrencilerimize, durumu iyi olmayan herkese yardım ediyorlar. Cemevimiz iyi ki var. Bu saatten sonra destek olalım. Pir Sultanlı kadınlar olarak bir arada olmalıyız. Zor günler yaşıyoruz inşallah bunlar da geçecek. Her şeyin güzel olacağına inanıyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Hubyar talibi Cemal Şahin: Biz semahımızı sadece cemlerimizde döneriz-VİDEO

    Hubyar talibi Cemal Şahin: Biz semahımızı sadece cemlerimizde döneriz-VİDEO

    PİRHA – Ankara Batıkent Cemevi’nde Cem yürüten Hubyar talibi Cemal Şahin semahın müfredatlarda halk dansı olarak gösterilmesine tepki gösterdi. Şahin, “Semah bizim cemlerimizde 12 hizmetlerimizden birisidir. Bu bizim ibadet şeklimizdir. Biz semahımızı sadece cemlerimizde döneriz” dedi.

    Her inancın topluma göre şekillendiğini belirten Hubyar talibi Cemal Şahin, “Semah bizim cemlerimizde 12 hizmetlerimizden birisidir. Nasıl ki cerağ 12 hizmetlerimizden, post 12 hizmetlerimizdense, semahta bizim 12 hizmetlerimizden biridir. Bu bizim ibadet şeklimizdir. Biz semahımızı sadece cemlerimizde döneriz” diye konuştu.

    Din ile idare edilen toplumların geri zihniyetli olduklarına dikkat çeken Şahin, “Bütün okullar İmam Hatip’e çevriliyor. Müfredatta ona göre şekilleniyor” diye belirtti.

    “BİLİMLE GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR”

    “Bizim yol erenler derler ki; bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyen Şahin, “Bir toplum bilimi kendine rehber edinmezse o toplum devamlı geriler. Dinle idare edilmiş hangi ülkeye bakarsanız bakın hepsi geridir. Medeni ülke göremezsiniz. 57 tane İslam ülkesi olduğu söyleniyor. Bu 57 tane İslam ülkesinden hiçbiri medeni değildir. Şimdi  bizi yönetenler kendi çıkarları için dini kurallarla insanları uyutuyorlar. Din insanla inandığı şey arasındadır. Kimse ona karışamaz. Ama araya onlar giriyorlar, bu toplumu uyutuyorlar ve bu toplumun cahil kalmasını sağlıyorlar” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA