Etiket: beraat

  • Öğrencilere cinsel istismarda bulunan öğretmene beraat!-VİDEO

    Öğrencilere cinsel istismarda bulunan öğretmene beraat!-VİDEO

    PİRHA-Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübünde antrenör ve bir lisede de öğretmen olarak görev yapan İsmail B.’nin 4 kız öğrenciye yönelik istismarından dolayı aldığı cezanın istinafta bozulması sonrası görülen duruşmada beraat kararı çıktı.

    Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübünde antrenör ve bir lisede de öğretmen olarak görev yapan İsmail B., 4 kız öğrenciye yönelik yaptığı istismardan dolayı CİMER’e şikayet edilmiş ve tutuklanmıştı. Son görülen duruşmada verilen 27 ay hapis cezası, istinaf tarafından sanık lehine bozulmuş, istinaf, bozma kararına gerekçe olarak “sanığın ısrarla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş olması ve beyanlarının aksine soyut iddia dışında delil elde edilememiş olması” gibi nedenler gösterilmişti.

    İstinafın ‘davanın yeniden görülmesi’ talebi üzerine 7 Ekim’de Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada sanık İsmail B. bütün suçlardan beraat etti.

    “ASLA MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Cinsel istismara uğrayan öğrencilerin avukatı Çisel Demirkan, çok üzücü bir kararla karşı karşıya kaldıklarını ifade ederek “Bütün delillere, ses kayıtları, mesaj kayıtlarına rağmen, sanığın bütün bunları kabul etmesine rağmen beraat kararı verildi. Bu karar bizleri, aileyi ve toplumu derinden sarsmıştır. Asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Gerçekten failler ceza alıncaya kadar, çocukların güvenliği sağlanıncaya kadar bu tür davaların takipçisi olmaya, bir üst mahkemeye taşımaya, yargısal olarak bütün yapabileceğimiz her şeyi yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    “BU KARAR TOPLUMUN VİCDANINA VURULMUŞ BİR DARBEDİR”

    Elazığ Kadın Platformu’ndan Esin Coşkun ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bir yıl önce, iki ayrı ses kaydı ve birçok ekran görüntüsü ile bir cinsel istismar vakasını yargıya taşıdık. Bir kız öğrencinin CİMER’e yazdığı bir mektupla başlayan süreç, ilerledikçe karşımıza çıkan ifadeler ve tanıklıklar, yalnızca bir failin değil, bir sistemin nasıl çocukları susturduğunu ortaya koydu. Çocuklarımız için, adalet için, gerçeğin üzerini örten herkesin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bugün mahkeme salonlarında bile bazı tanıklar, bu kayıtları bile bile yalan beyanlarla faili savunmuştur. İşte tam da bu yüzden sesimizi yükseltiyoruz. Adalet, gerçeği susturanın değil, gerçeği dile getireni korumalıdır. Bu karar, çocukların adalet arayışına, kadınların mücadelesine, toplumun vicdanına vurulmuş bir darbedir. Çocuk istismarını aklayan, örten, görmezden gelen herkes suç ortağıdır.”

    PİRHA/ELAZIĞ

  • AABK Genel Başkan Yardımcısı Binali Sağlam beraat etti-VİDEO

    AABK Genel Başkan Yardımcısı Binali Sağlam beraat etti-VİDEO

    PİRHA- 18 Mart tarihinde gözaltına alınarak hakkında dava açılan AABK Genel Başkan Yardımcısı Binali Sağlam ilk duruşmada beraat etti.

    18 Mart tarihinde İzmir’de gözaltına alınarak serbest bırakılan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkan Yardımcısı ve önceki dönem İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Binali Sağlam’ın ilk duruşması İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşma öncesinde Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, ABF Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Başkanı Zeynel Abidin Koç, CAN TV Yayın Kurulu Üyesi Hüseyin Kelleci, Britanya Alevi Federasyonu yöneticisi Hasan Gül’ün yanı sıra Alevi kurum temsilcileri ve avukatı hazır bulundu.

    “SADECE HAKK’A YÜRÜME ERKANI YÜRÜTTÜM”

    Hakkındaki iddialara cevap veren Binali Sağlam, inancına bakmaksızın Hakk’a yürüme erkanı yürüttüğü ifade etti. Yurtdışı çıkış yasağı ile 73 gündür ailesinden uzak kaldığını dile getiren Sağlam, “1987 yılından bu yana İsviçre’de yaşıyorum. 35 yıldır Alevi kurumlarında hizmet ediyorum. Hakk’a yürüyen canların erkanlarinı ritüellerini yürütüyorum. Yine bir erkan için aradım ve hizmet yürütmemi istediler. Birçok inanca tahsis edilen bir yerde bu kişinin hizmetini yürüttük. Zürih Başkonsolosluğu’na Hakk’a yürüyen kişinin nakil işlemleri için belge verdik. İnsanlarla cemal cemale hizmet yürüttüm. Arkamdaki bayraklardan haberim dahi yok. 73 gündür yurtdışı yasağım var ve ailemin yanına dönemiyorum. Hakk’a yürüyen kişiyi tanımam ve hiç görmedim. Bu hizmeti kim isterse gidip hizmeti yaparız. Yaptığım konuşmada tamamen Hakk’a yürütme hizmetine dair cümleler kurdum” dedi.

    BERAAT VERİLDİ

    Savcılık makamı örgüt propagandası yaptığına dair bir emare bulunmadığını belirterek Binali Sağlam’ın beraatini istedi.

    Karar için duruşmaya ara veren mahkeme heyeti Binali Sağlam’ın beraatine karar verdi.

    PİRHA/İZMİR

  • 12 yaşındaki çocuğu istismar eden ÇEDES görevlisi müftü beraat etti!

    12 yaşındaki çocuğu istismar eden ÇEDES görevlisi müftü beraat etti!

    PİRHA- ÇEDES projesi kapsamında gittiği okulda 12 yaşındaki öğrenciyi istismar eden Urfa’nın Akçakale ilçesinin eski müftüsü H.B. hakkında beraat kararı verildi.

    Yargılama boyunca avukatlar, soruşturmanın derinleştirilmesi yönünde talepte bulundu ancak mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Diğer yandan mahkeme, fail H.B. yerine şikâyetçi çocuğu ve aileyi yargıladı.

    FAİL DEĞİL ÇOCUK YARGILANDI

    Davanın 7’nci duruşması Urfa 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Müşteki avukatlarından Arkın Hürtaş, davanın başından itibaren mahkeme tarafından ailenin ve çocuğun suçlanmasına tepki gösterdi. Hürtaş, savcının önce beraat istediğini ancak delilleri inceleyip, avukatları dinledikten sonra kararını değiştirdiğini, müftünün yüksek sınırdan ceza almasını istediğini hatırlattı. Kararı istinafa taşıyacaklarını söyledi.

    NE OLMUŞTU?

    Urfa’nın Akçakale ilçesinde 12 Ekim’de bir okulda, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan ÇEDES projesi kapsamında “manevi danışman” olarak görev alan Akçakale İlçe Müftüsü H.B., bir çocuğu istismar etti.

    Çocuğun yaşadıklarını öğretmenine anlatmasından sonra müftü 20 Ekim’de gözaltına alınarak, tutuklandı. 27 Mart’ta görülen ara duruşmada, “tutuklama tedbirini gerektirecek somut delillerin olmayışı”, “mevcut dosya durumu” ve “failin tutuklulukta geçirdiği süre” gerekçe gösterilerek tahliye edildi.

    H.B.’nin davası sürerken görev yeri değiştirilerek önce Urfa İl Müftü Yardımcısı oldu daha sonra Adana’ya vaiz olarak atandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Halk TV davasında gazetecilere beraat

    Halk TV davasında gazetecilere beraat

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gündeme getirdiği bilirkişi S.B. ile yaptıkları görüşmeyi kaydeden ve yayınlayan 5 gazetecinin davasında, tüm gazetecilerin beraatine karar verildi. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gündeme getirdiği bilirkişiyle ilgili haberinin yayınlanması nedeniyle Halk TV ekibi hakkında açılan davanın duruşması görüldü. Gazeteci Barış Pehlivan ve Program Koordinatörü Kürşad Oğuz 6 yıldan 14’er yıla kadar, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Sorumlu Müdür Serhan Asker ve sunucu Seda Selek hakkında ise 4 yıldan 9’ar yıla kadar hapis cezasının istendiği davanın duruşması, İstanbul Adliyesi 54’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmayı, gazetecilerin meslektaşları, basın örgütü temsilcileriyle birlikte ile siyasi parti temsilcileri izledi. Yoğun ilgi nedeniyle salona giremeyenler olurken, avukatlar duruşmanın konferans salonunda yapılmasını istedi. Ancak salonda devam kararı alan mahkeme başkanı, kimlik tespitleri ve savunmalarla yargılamayı başlattı. Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle çok sayıda izleyici içeri giremedi.

    Savunmaların ardından mütalaasını mahkemeye sunan iddia makamı, tutuklu gazeteci Toktaş’ın tutukluluğunun devamına karar verilmesini, sanık gazetecilerin tümünün üzerine atılı suçlamalardan hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

    Mahkeme, tüm gazetecilerin üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine, hükümle birlikte Toktaş’ın tahliyesine karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Cumartesi Anneleri yargılandıkları davadan beraat etti – VİDEO

    Cumartesi Anneleri yargılandıkları davadan beraat etti – VİDEO

    PİRHA – Cumartesi Anneleri’nin 950. hafta buluşması nedeniyle AYM’nin hak ihlali kararına rağmen açılan davanın dördüncü duruşması Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde görüldü. Mahkeme, Cumartesi Anneleri hakkında suç unsurları oluşmadığından beraat kararı verdi.

    Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle her cumartesi Galatasaray Meydanı’nda eylem düzenleyen Cumartesi Anneleri’nin 10 Haziran 2023 tarihinde yaptıkları 950. hafta buluşmasında gözaltına alınan 20 kişi hakkında, ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu’na muhalefet’ suçundan 1.5 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın duruşmasına bugün devam edildi.

    Cumartesi Anneleri’nin 950. Hafta eylemine katılan Ali Ocak, Ali Tosun, Besna Tosun, Cüneyt Yılmaz, Hanife Yıldız, Hasan Karakoç, Hatice Korkmaz, Hünkar Hüdai Yurtsever, İkbal Yarıcı, İrfan Bilgin, İsmail Yücel, Leman Yurtsever, Maside Ocak, Meryem Pars, Mikail Kırbayır, Mukaddes Şamiloğlu, Selvi Gülmez, Oya Meriç Eyüboğlu, Saime Sebla Ercan, Ümmügülsüm Aylin Tekiner hakkında “Gösteri ve Yürüyüş Kanuna muhalefet” iddiasıyla dava açılmıştı.

    Davanın dördüncü duruşması, savunması alınmayan Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın dinlenmesi için İstanbul Adliyesi 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Cumartesi Anneleri ve hak savunucularının yargılandığı davada daha önce beyanda bulunmayan Cüneyt Yılmaz, Oya Meriç Eyüpoğlu ve Hünkar Hüdai Yurtsever beyanda bulundu.

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği(MLSA), P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu, Uluslararası Af Örgütü ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu duruşmayı izlemek için katıldı.

    YILMAZ: HERHANGİ BİR SUÇLAMA KABUL ETMİYORUM

    İlk olarak Cüneyt Yılmaz savunmasını yaptı. Yılmaz, “Herhangi bir suçlama kabul etmiyorum. Cumartesi Anneleri her hafta devam eden bir eylemdir. Ben de zaman zaman gidiyorum. Yakınlarını kaybeden insanlara destek amacıyla gidiyorum. Bize o gün herhangi bir uyarı yapılmadan gözaltına alındık” dedi.

    YURTSEVER: HAKKIMIZI ENGELLEYENLERDEN ŞİKAYETÇİYİM

    Hünkar Hüdai Yurtsever de savunmasında “Hiçbir uyarı ve belge gösterilmeden dağılmamıza dahi izin verilmeden bazı haftalar ters kelepçeyle bazı haftalar işkenceyle gözaltına alındık. Bizi “Bu emri nereden aldınız, neden bu eyleme katıldınız” diyerek akla hayale sığmayacak şekilde ifade almaya zorladılar. Bu bizim yasal hakkımız, bu hakkımızı engelleyenlerden de şikayetçiyim” ifadelerini kullandı.

    EYÜPOĞLU: POLİSLER, YASAK KARARINI TEBLİĞ ETMEDEN GÖZALTI YAPIYORLAR

    Oya Meriç Eyüpoğlu ise savunmasında şunları söyledi:

    “Ben avukatım ama Cumartesi Anneleri eylemlerine 1995’ten beri katılıyorum. Cumartesi Anneleri eylemi en uzun süren sivil itaatsizlik eylemidir. Bir sefer değil çok fazla gözaltına alındım. Ben bu 29 hafta içinde toplam 5 kere alındım. Keşke her hafta gidebilseydim. O kadar keyfi uygulamalarla karşı karşıyayiz ki, 700’ncü hafta eylemi için Anayasa’nın 3 kere hak ihlali kararı var. Ona rağmen gözaltı yapılıyor. Bu şöyle oluyor: İstiklal’den çıkarken etrafımız polislerle sarılıyor. Bize teorik olarak yasaklama kararından söz ediliyor, biz de kararı göster diyoruz ama yasak kararını tebliğ etmiyorlar biz de tamam diyoruz. Sert bir gözaltıydı. Otobüsten indirmeden bırakıyorlar. Yaptıkları şey suç çünkü. Buna rağmen kendimiz araca yürüyerek bindiğimiz halde ters kelepçe takılarak araca bindirildik. 3 tane Anayasa Mahkemesi kararı var. Buna rağmen keyfi yasaklama yapılıyor. Gerçekten soruyorum biz niye buradayız? Tüm bunlarla ilgili şikayetlerimize rağmen herhangi bir işlem yapılmadı.”

    Esas hakkındaki mütaalasını sunan savcı, toplantı kanuna aykırı olsa da suçun tüm unsurları oluşmadığından tüm sanıklar hakkında beraat istedi.

    EREN KESKİN: BU YARGILAMANIN ÇOK ÖNCEDEN BİTİRİLMESİ GEREKİRDİ

    Avukat Eren Keskin, yaptığı savunmada “Savcı beyin mütalaası hakkında istemeyerek de olsa beraat talep ediyoruz gibi bir anlam çıkardım. Biz her zaman yargının bağımsız olmadığını savunduk. Şu anda savcı beyin verdiği mütalaada tamamen devletin uyguladığı güvenlikçi politikaların yansımasıdır. Aslında bizim ifade özgürlüğümüz yasaklanıyor. Bu ne 2911 Sayılı Kanun kapsamına giriyor ne de suç teşkil ediyor. Bu yargılamanın çok önceden derhal bitirilmesi gerekirdi” dedi.

    AV. KARTAL: EYLEM SUÇ OLUŞTURMUYOR

    Avukat Mehmet Kartal da “Savcılık makamının mütalaasına baktığımızda toplantının kanuna aykırı olmadığını söylemekten kaçınmakta. Böyle bir mütalaa evet doğrudur ama gerekçesi kabul edilebilir değil. Anayasa Mahkemesi kararları gözetilerek bu eylemin suç oluşturmadığı teşkil etmektedir ve bu sebeple kararın verilmesini talep ediyoruz” ddiye belirtti.

    Avukat Jiyan Tosun ise mütalaanın gerekçesini kabul etmediklerini belirterek mahkemeye İstanbul 14. İdare Mahkemesi’nin Beyoğlu Kaymakamlığı hakkındaki işlemin iptali kararını sundu.

    AV. ÇELİK: MÜTALAANIN GEREKÇESİNİ KABUL ETMİYORUZ

    Avukat Murat Çelik, savcının mütalaasını dinleyince üzüldüğünü ifade etti. Çelik, “Böyle bir iddianamenin kabul edilmemesi gerekir. Sizin mahkemeniz tarafından kabul edildi ve 4 duruşmadır sürüyor. Hukuk bilgisi olan ve vicdanıyla hareket eden birisi bu gerekçeyle beraat kararı istemez. Bu davanın hiç açılmaması gerekiyordu” dedi.

    SAVCI VE AV. MURAT ÇELİK ARASINDA ‘VİCDANSIZ’ TARTIŞMASI

    Avukat Murat Çelik’in savunmasının ardından Savcı, Çelik’e “Bana vicdansız diyemezsin. Kimse burada Türk milletinin savcısına, hakimine vicdansız diyemez” dedi. Avukat Çelik’in itiraz etmesinin ardından duruşma salonu boşaltıldı.

    Avukatlar verilen aranın ardından savunma yaparak Savcılığın mütaalasının gerekçesine katılmayarak Cumartesi Anneleri’nin beraatini talep etti.

    Mahkeme, suç unsurları oluşmadığından Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın beraatine karar verdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazeteci Sezgin Kartal beraat etti-VİDEO

    Gazeteci Sezgin Kartal beraat etti-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da 10 Ocak 2023’te evinden gözaltına alınıp örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklanan Gazeteci Sezgin Kartal, 22 Haziran 2023’te tahliye edilmişti. Kartal bugün İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada beraat etti. 

    Gazeteci Sezgin Kartal, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde İstanbul’daki evinden polis tarafından gözaltına alınmıştı.

    Örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulan Kartal, 22 Haziran 2023’te Çağlayan’da İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

    İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada Sezgin Kartal beraat etti.

    Kartal, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde gözaltına alınıp tutuklanmıştım. 6 ay cezaevinde kalmıştım. Örgüt üyeliğinden yargılandığım davadan bugün beraat ettim. Avukatlarıma, Alevi kurumlarımıza, destek veren herkese teşekkürler. Darısı diğer gazeteci arkadaşlarımıza” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    Gazeteci Sezgin Kartal adli kontrol şartıyla tahliye edildi-VİDEO

  • Can Atalay ‘Gar Katliamı’ davasından beraat etti

    Can Atalay ‘Gar Katliamı’ davasından beraat etti

    Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay hakkında, Ankara Gar Katliamı’nı protesto ettiği için yargılandığı davada beraat kararı verildi.

    TİP’ten Hatay milletvekili seçilen Can Atalay hakkında 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM’nin tahliye kararına uymamış yargı krizine neden olan olayları başlatmıştı.

    Aynı mahkemede Atalay’ın bir başka davası daha vardı. O davada Atalay, IŞİD’in üstlendiği 10 Ekim Gar Katliamı sonrası yapılan protestoya katıldığı ve konuşma yaptığı için yargılanıyordu.

    Atalay, toplantı ve gösteri yasasına muhalefetle ve terör örgütü propagandası ile suçlanıyordu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ETHA Editörü Nadiye Gürbüz beraat etti

    ETHA Editörü Nadiye Gürbüz beraat etti

    PİRHA – ETHA Editörü Nadiye Gürbüz, hakkındaki suçlamalardan beraat etti.

    Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Nadiye Gürbüz’ün “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gürbüz’ün katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulundu.

    Kararını açıklayan mahkeme, Gürbüz’ün atılı suçlardan beraatine karar verdi.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    -MKG’den Müftüoğlu ve Gürbüz’e destek: Gerçekleri yazmayı sürdüreceğiz-VİDEO

    -Nadiye Gürbüz, gazetecilik faaliyetlerinden dolayı yarın hakim karşısında-VİDEO

  • Cinsel saldırıdan yargılanan doktorun beraatına karar verildi; kadınlardan tepki-VİDEO

    Cinsel saldırıdan yargılanan doktorun beraatına karar verildi; kadınlardan tepki-VİDEO

    PİRHA-Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli asistan doktor S.E’nin, hemşire H.Z.’ye cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılan davanın karar duruşmasında, sanık S.E’ye beraat kararı çıktı. Kadınlar ise karara tepki göstererek, “Erkek adalet değil, gerçek adalet” dediler. 

    13 Mart 2023’te Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli asistan doktor S.E.’nin hemşire H.Z’ye cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla açılanan davanın karar duruşması Bakırköy 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya S.E., H.Z. ve avukatlar katıldı. Ayrıca duruşmayı Halkaların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Özgür Genç Kadın (ÖGK) ve DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça izledi.

    Duruşmada ilk olarak söz alan H.Z., “Bu olaydan ciddi psikiyatrik sorunlar yaşadım, doktor raporları aldım, ailemle yaşıyorum. 11 Mart’tan beri tedavi görüyorum. Ben orada kendimi savunamadıysam, burada mahkemenizde adaleti size bırakıyorum” dedi.

    “SANIĞIN CEZALANDIRILMASI GEREK”

    Ardından konuşan H.Z.’nin avukatı Feyza Altun, sanık S.E.’nin olay öncesinde etrafta kimse var mı, yok mu diye kontrol ettiğini belirterek, sanığın suça hazırlık aşaması yaptığını kaydetti.

    Altun, “Üzerinde hiyerarşik alt üst ilişkisi içerisinde bulunduğu hemşirelere yönelik işlemi bu otoriteyi kullanma amacıyla yapan sanığın diğer hemşireleri de taciz ettiği sabittir. Ayrıca sanığın benim müvekkilimi arayarak özür dileyip, şikayetini geri çekmesini istemiştir. Suçun işleyiş biçimini göz önünde bulundurursak müvekkilimin delil toplaması zor” şeklinde konuştu.

    “Biz kadınlar cinsel saldırıya uğrarsak nasıl ispat edeceğiz, emsal teşkil etmesi için sanığın cezalandırılması gerek” diyen Altun, mahkeme heyetine mütalaaya uymaması gerektiğini belirtti.

    Sanık S.E. de suçlamayı kabul etmediğini söyledi. Sanığın avukatı da somut delil olmadığını iddia ederek beraatını talep etti.

    BERAAT KARARI VERİLDİ

    Ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, “delil yetersizliği” iddiasıyla sanık S.E.’nin beraatına karar verdi. Duruşmadan çıkan kadınlar tepki göstererek, adliye koridorlarında, “Erkek adalet değil, gerçek adalet” diye slogan attılar.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Avukat Tuncer: Ümraniye Katliamı davasında, cezasızlık politikası uygulandı-VİDEO

    Avukat Tuncer: Ümraniye Katliamı davasında, cezasızlık politikası uygulandı-VİDEO

    PİRHA-Ümraniye Katliamı davasında yargılanan sanık polisler hakkında beraat kararı verilmesine tepki gösteren avukat Gülizar Tuncer, “Bu suçlar zaman aşımına tabi olmayan suçlar. Nürnberg Mahkemeleri’nde, nasıl ki Naziler yargılandıysa, yıllar geçse de bu suçların da muhakkak hesabı sorulacaktır” dedi.

    Ümraniye’de 12-15 Mart 1995 tarihlerinde 23 kişinin katledildiği, 408 kişinin de yaralandığı katliama ilişkin 200’ün üzerinde polis hakkında açılan davanın karar duruşması 18 Aralık’ta Kartal’da bulunan Anadolu 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ümraniye Katliamı davasında yargılanan sanık polisler hakkında beraat kararı verildi.

    Ümraniye Katliamı davasının avukatlarından Gülizar Tuncer, mahkeme kararını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “TÜRKİYE KATLİAMLARLA ANILAN BİR DEVLET”

    Türkiye’nin katliamlarla anılan bir devlet olduğunu vurgulayan Gülizar Tuncer, “Devlet açısından nasıl ki bir katliam geleneği söz konusu ise yargı açısından da katliamlarda cezasızlık politikasının işletilmesi bir gelenek. 1995 yılında yaşanan Ümraniye Katliamı ile ilgili ancak 2015 yılında dava açılabildi. 12 Mart’ta başlayan Gazi Katliamı 14 Mart’a kadar sürmüştü. Katliamın kontrgerilla eylemi olduğunu Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve ekibinin gerçekleştirdiğini Hanefi Avcı açıklamıştı. Halk, Gazi Katliamı’nı protesto etmek için 15 Mart’ta Ümraniye’de bir araya geliyor ve Gazi Mahallesi’ne gidip cenaze törenlerine katılmak için bir ilkokulun önünde bekliyorlar. İlkokul önünde bekleyen halka, resmi ve sivil polisler tarafından ateş açılıyor. Gazi Katliamı’nda 17 insan yaşamını yitirmişti, yüzlercesi de ağır yaralanmıştı. Ümraniye’de ise 5 kişi yaşamını yitiriyor. Bu saldırının ardından onlarca insan da ağır biçimde yaralanıyor” dedi.

    “CEZASIZLIK POLİTİKASI UYGULANDI”

    Katliamın ardından avukatlar olarak aylarca Gazi Mahallesi’nde çalışma yürüttüklerini söyleyen Gülizar Tuncer, “Mermi kovanlarını ve çekirdekleri topladık. Hem olayı yaşayan hem de tanıklık yapabilecek insanları bir araya getirip savcılığa götürdük. Ancak savcılık ‘Sende mi olay yerindeydin, polise mukavemet mi ettin, olaylardan sorumlusunuz’ diyerek ilk davayı Gazi Mahallesi halkına açmışlardı. Savcılık hiçbir şey yapmıyordu biz olaylara ilişkin fotoğrafları ve kamera kayıtlarını götürdüğümüz için savcılık yüzleri net bir şekilde görünen 20 polis memuruna dava açmak zorunda kalmıştı” dedi.

    Tuncer, şöyle devam etti:

    “18 polis memuruna beraat verilmişti, 2 polis memuruna da çok kısa süreli cezalar verilmişti ancak sonraki dönemde çıkarılan yasalar ve Yargıtay’ın verdiği beraat kararı verilmişti. Sonuçta yine cezasızlık politikası uygulandı. Dava Trabzon’a nakledilmişti, yargılanan polislerin güvenliği gerekçe gösterilmişti ancak aslında güvenlik sorunu yaşayan bizdik. Trabzon özel olarak seçilmişti. Her davaya gidişimizde araçlarımız MHP veya ülkü ocaklarının olduğu yerlerde durduruluyordu ve taşlı, sopalı saldırılara maruz kalıyorduk. Kar maskeliler tarafından araçlarımız durduruluyor, insanlar bekletiliyor ve duruşmalara yetişemiyorduk. Duruşma salonunda da tehditler sürüyordu. Davalarda halka kurşun sıkanların avukatlığını yapanlar, ‘vatan hainlerine bugün olsa yine kurşun sıkarlar’ diye azgınca diyebileceğimiz bir savunma pratiği sergiliyordu” diye belirtti.

    “NASIL Kİ NAZİLER YARGILANDIYSA, BU SUÇLARIN DA MUHAKKAK HESABI SORULACAK”

    Davanın sonucunu bildiklerini ancak davayı sahipsiz bırakmama gibi bir yükümlülükleri olduğunu dile getiren Tuncer, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ailelerle birlikte sürekli ısrarla vurguladığımız şey, bu insanlığa karşı işlenen bir suçtur ve zaman aşımına tabi değildir diyorduk. Türkiye cumhuriyeti devleti Diyarbakır, Suruç ve Ankara Katliamları dosyalarını adam öldürme, yaralama eğilimi biçiminde değerlendiriyor Gazi Katliamı’nda da böyle oldu. 20 yıllık zaman aşımı süresi adam öldürme suçunun karşılığı. Bu süre Yargıtay aşamasıyla beraber en fazla yarı yarıya artabiliyor. 30 yıllık süre bizim kabul ettiğimiz bir süre değil. Bu suçlar zaman aşımına tabi olmayan suçlar. Nürnberg Mahkemeleri’nde, nasıl ki Naziler yargılandıysa, yıllar geçse de bu suçların da muhakkak hesabı sorulacaktır. Gelecekte yargılamalar nasıl yapılır bilemiyoruz ama bu suçlar zaman aşımı işletilecek suçlardan değil.”

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul’da Alevi yurttaşların çoğunlukta yaşadığı Gazi Mahallesi’ndeki 4 kahvehane ve 1 pastane, 12 Mart 1995’te pazar akşam saatlerinde aynı anda faşistler tarafından bir taksiden otomatik silahlarla açılan ateşle tarandı. Cenazelerin teslim edilmemesini protesto edenlere polisin yeniden müdahale etmesi üzerine başlayan olaylarda 17 kişi yaşamını yitirdi ve yüzlerce kişi yaralandı. Ümraniye’ye bağlı 1 Mayıs Mahallesi’ne uzanan protestolarda 5 kişi daha öldürüldü. Yaklaşık bir hafta süren saldırılarda toplam 23 kişi hayatını kaybetti. Katliam davası, 2018 yılında Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden görülmeye başlandı.

    Cihan BERK-Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Ümraniye Katliamı’nın sanık polisleri hakkında beraat kararı verildi

  • Sanatçı Pınar Aydınlar, yargılandığı davadan beraat etti- VİDEO

    Sanatçı Pınar Aydınlar, yargılandığı davadan beraat etti- VİDEO

    PİRHA- 13 yıl önce okuduğu şarkılar nedeniyle yargılanan sanatçı Pınar Aydınlar bugün beraat etti. PİRHA’ya konuşan Aydınlar, “Bu ülkede ezilen halkların, kimliklerin mücadelesini vermek devrimci sanatın esas görevidir” dedi.

    Sanatçı Pınar Aydınlar 13 yıl önce Dersim’de okuduğu ‘Oy Kızıldere’ ve ‘İbrahim’e Ağıt’ isimli eserler nedeniyle yeniden yargılandı. Yargılama sonucunda beraat ettiğini sosyal medya hesabından duyuran Aydınlar, duruma ilişkin görüşlerini PİRHA’ya aktardı.

    “ASLA TAVİZ VERMEDEN ŞARKILARIMIZI DİLE GETİRECEĞİZ”

    Pınar Aydınlar, “13 yıl önce Dersim bölgesindeki bir etkinlik sırasında okuduğum eserlerden dolayı kapanan dosya yeniden açılıyor ve bugün nedense duruşma olarak karşımıza çıktı” dedi.

    Aydınlar şunları ifade etti:

    “Mahkemede de söylediğimiz gibi ‘Oy Kızıldere’ ve ‘İbrahim’e Ağıt’ eseri fikir hürriyeti çerçevesinde değerlendirilmelidir, çünkü bu ülkede ezilen halkların, kimliklerin mücadelesini vermek devrimci sanatın esas görevidir. Sahnede şarkılarımızı seçerken halkımızın duyarlılığına, değerlerine ve ilkelerimize bağlı kalarak repertuarımızı hazırlıyoruz. Devrimci sol tarihin mücadelesindeki önderlere dair yazılan eserler dava konusu oluyor. Bunu elbette kabul etmiyoruz. Nasıl 13 yıl önce o eseri okuduysam 13 yıl boyunca okumaya devam ettim ve edeceğim. Özgürlüğe, mücadeleye inanan insanlar olarak değerlerimize sahip çıkacağız ve asla taviz vermeden şarkılarımızı dile getireceğiz. Buradan bir kez daha Ruhi Su’ya, Pir Sultan’a, 7 Ulu Ozan’ın kalemine, Yılmaz Güney’in sinemasına ve nice devrimci sanatçının anıları önünde saygıyla eğilerek asla ve asla devrimci sanat yargılanamaz diyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • IŞİD’e tepki gösterdiği Afrin paylaşımı nedeniyle yargılanan Kemal Bülbül beraat etti

    IŞİD’e tepki gösterdiği Afrin paylaşımı nedeniyle yargılanan Kemal Bülbül beraat etti

    PİRHA – 27. Dönem Milletvekili Kemal Bülbül’ün, 2018 yılında Afrin operasyonuna tepki göstermesi sebebiyle yargılanmasına devam edildi. Yargılama sonunda Bülbül hakkında beraat kararı verildi.

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Afrin’e yönelik operasyona tepki göstermesi nedeniyle 27. Dönem Milletvekili Kemal Bülbül hakkında 2018 yılında dava açılmıştı. Bülbül, “Afrin’e yönelik Pir Haber Ajansı’nda (PİRHA) yayınlanan haberi paylaştığı için de suçlanmıştı.

    15 Kasım’da yargılanmaya başlanan Bülbül, bugün ikinci kez mahkemede ifade verdi. 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal kültür Derneği (PSAKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yöneticileri, HEDEP ve CHP’li milletvekilleri ile sivil toplum örgütlerinin yöneticileri de destek verdi.

    Duruşmada ilk olarak HDP Milletvekilliği ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin önceki dönem genel başkanlığını yapan Bülbül savunma yaptı. “Suç sayılan durum bir düşünce ifadesidir” diyen Bülbül şunları kaydetti:

    “Ben burada yurt barışı, halkların eşit, özgür yaşamasını, Afrin’de, Türkiye’de kan dökülmesin diye söz demişim. Kürt, Alevi ve sosyalist olduğumu belirtmiştim. İlla Kerbela’yı anmak için Kerbela’ya gitmek gerekmiyor. Suriye’de de IŞİD zihniyeti ile katliamlar yapılıyor. Bu nedenle Kerbela’yı referans gösterdim. Asla bir halkı kin ve nefrete teşvik yok. Bunun bana yönlendirilmesini de suç sayıyorum. Berkin Elvan, Metin Göktepe ve Hrant Dink ile ilgili yönlendirilen suçlamaları da kabul etmiyorum. ‘Halkı karşı karşıya getirmek’ diye bir şey yok. Suçlamaları kabul etmiyorum. Zorlama bir suçlama var. Sosyo psikolojik bir baskı oluşturuluyor. Sizlerin de barışı, adaleti savunmak gibi sorumluluğunuz olduğunu düşünüyorum. Temel sorun şu, savaş kandır, gözyaşıdır. Burası ne kadar mahkeme olsa da Hakk’ın da huzurdur. Dolayısıyla hakikati savunmak için savaşa karşılık, Kürt, Türk anaları ağlamasın. Başka da hiçbir düşüncem yok. Söylemim fiili bir eyleme çağrı da değildir. Sadece savaş karşıtlığı. Aynı düşüncelerimi burada da paylaşıyorum, savaş karşıtıyım. Yargılanacak bir kimse varsa iddianameyi oluşturan savcıdır.”

    Av. Zeki Avcı ise savunmasında “Paylaşımdaki hedef IŞİD’tir. Türkiye ya da TSK değildir. Bütün cümleler IŞİD’e karşı söylenmiş. Barış içeren ifadelerin suç unsuru oluşturmadığı Anayasa’da da mevcut. Bir örgütün ajandasına hizmet etmek demek bir örgütle aynı düşünceyi savunmak demek değildir. Müvekkilim, IŞİD’e karşı direnişi selamlamıştır. O nedenle bütün bunlar suç unsuru olarak ele alınmış. Sözlerin kime yönelik olduğu dahi araştırılmamış” dedi.

    “İDDİANAMEYİ YAZAN SAVCI KÖTÜ NİYETLİDİR”

    Av. Coşkun Özgür Piroğlu ise savunmasında sınır dışı operasyona karşı çıkmanın suç olamayacağını söyledi. Piroğlu şöyle dem etti:

    “Metin Göktepe, terörist değildir. Berkin Elvan, polisler tarafından katledilmiştir. Berkin Elvan’ın annesinin bu iddianamede yer almış olmasıyla Cumhuriyet Savcısı görevi kötüye kullanmıştır. Savcı, Aleviliği hedef almıştır. Çünkü Elvan ve Göktepe, Alevi kimliğine sahip insanlardı. Müvekkil, kimi kime karşı tahrik etmiş bu da belli değil. İddianameyi yazan savcı kötü niyetlidir. Müvekkilim, hangi eylemle suç işlemiştir? Her yer Afrin, heryer direniş sözlerinden bir propaganda çıkaramazsınız. O nedenle beraat kararı bekliyoruz.”

    Av. Hasan Erdoğan da, “O kadar çok barış davası takip ettim ki barış sözü bu ülkede halen maalesef tartışılıyor. Barış yanlısı olduğunu, dil, din, mezhep ayrımı yapmadığını ifade ediyor. Bugün ben ‘Her yer Filistin her yer direniş’ desem suç unsuru mu olacak? Müvekkilimin, halkı kin ve nefrete teşviki söz konusu değildir. Elbette ki sivil insanların ölmemesi için fikirlerini beyan edecektir. Bu nedenle beraatini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Av. Veysi Gümüş, “Destek için buradayım. Burada yarım saattir mahkeme heyeti ile savunma tarafının gerginliği gibi. Böyle bir heyet görmedim. Savunma heyetine husumetle bakıldığını gördüm. İddianameyi dile getirmek kadar doğal bir durum yoktur” dedi.

    Karar öncesi Kemal Bülbül’e son kez söz verildi. Bülbül, “Son sözüm şudur, ben KESK kurusucuyum. PSAKD ve ABF başkanlığı ile milletvekilliği yaptım. Her zaman eşitliği, barışı savundum. İddianamede ifade edilenler, bir Kürt, Alevi ve sosyalist olarak bana karşı suç niteliğindedir. Asıl yargılanması gereken iddia makamıdır” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme heyeti, oy birliği ile Kemal Bülbül’ün beraatı yönünde karar verdi.

    Eren GÜVEN/ANKARA

     

  • Eski AKP Gençlik Kolları Başkanı’nın ‘öz oğluna istismar’ davasında skandal karar

    Eski AKP Gençlik Kolları Başkanı’nın ‘öz oğluna istismar’ davasında skandal karar

    Oğlu 5 yaşındayken cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen eski AKP Gençlik Kolları Başkanı R.Y.’ye verilen beraat kararı, istinaf mahkemesi tarafından onandı.

    Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın haberine göre, İzmir’de yaşayan 2 ve 5 yaşında iki oğlu olan eski AKP Gençlik Kolları Başkanı R.Y. ile N.Y, 2019 yılında boşanmak için mahkemeye başvurdu. Dava sürerken N.Y, 5 yaşındaki erkek çocuğunun babasıyla görüştükten sonraki hareketlerinden ve bedenindeki kızarıklıklardan şüphelenerek savcılığa başvurdu.

    Adli Tıp raporunda cinsel istismar bulguları tespit edilirken, baba R.Y, 2021 yılında tutuklandı. R.Y.’nin tutuklanmasına ilişkin yapılan haberlere erişim engeli getirildi.

    R.Y, Temmuz 2021’de çıktığı ilk duruşmada hakkında yurtdışı yasağı kararı verilerek tahliye edildi. Haziran 2022’de ise İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi, R.Y. hakkında “suç sabit görülmediği” iddiasıyla beraat kararı verdi. Karar, Temmuz 2022’de istinaf mahkemesine taşındı.

    İstinaf mahkemesi, beraat kararını “Kesin yeterli delil elde edilememesi ve şüpheden sanık yararlanır” gerekçesiyle onadı. Mahkemenin kararında, ayrıca 2015 doğumlu olan çocuk için “12 yaşını tamamlamış” denildi.

    “BERAAT KARARININ ONANMASI HUKUKİ FACİA”

    İstinaf kararını Yargıtay’a taşıyan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatlarından Barış Özbay, “İstismara uğrayan çocukta oluşan fiziksel ve ruhsal deformasyon, çocukla ilgilenen psikologların müşterek beyanı, çocuğun yargılama sürecindeki tutarlı beyanlarına karşın yerel mahkemenin delil yetersizliğinden vermiş olduğu beraat kararının istinaf mahkemesince onanması bizce hukuki facia niteliğindedir” dedi.

    “DELİLLER YOK SAYILIYOR”

    Anne N.Y. ise “İstismar gerek adli tıp, gerek Çocuk İzleme Merkezi raporlarıyla hatta 5 uzman raporuyla kanıtlandı. Dosya apaçık ortada. İşlendiği sabit bir suç var. Bunlar yok sayılıyor. Delil yetersizliğinden beraati anlayamadığım gibi istinafın bu kararını da anlayabilmiş değilim. Oğlumun davası haklı olduğumuz bir dava ve sonuna kadar da gideceğim” dedi.

    Anne N.Y. çocuğunun 12 yaşında gösterildiğini belirterek, “Benim oğlum 2015 yılı doğumlu ve 2. sınıfa gidiyor. 12 yaşında değil ama kararda bu bile yanlış yazılmış. Oğlum 8 yaşında. Çocuğumun hala devam eden bir tedavi süreci var” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Jitem davasında karar : 19 sanığın hepsi beraat etti

    Jitem davasında karar : 19 sanığın hepsi beraat etti

    PİRHA- Halk arasında “Ankara JİTEM davası” olarak bilinen davada, aralarında Mehmet Ağar, Korkut Eken, İbrahim Şahin ve ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım’ın da bulunduğu tüm sanıklar hakkında beraat verildi.

    Ankara ve çevre kentlerinde 1993-1996 yılları arasında 19 kişinin ölümüyle ilgili açılan “JİTEM” davasının 7’nci duruşması Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü duruşmasında sanık ve müşteki avukatları hazır bulundu. Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Buna göre yargılama aşamasında ölen sanık Ziya Bandırmalıoğlu’nun dosyasının düşürülmesine hükmedilirken, sanıklar Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Mehmet Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Seyfettin Lap, Ayhan Özkan, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Enver Ulu, Yusuf Yüksel, Lokman Külünk, Abbas Semih Sueri, Nurettin Güven ve Muhsin Korman’ın beraatine karar verildi.

    Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre duruşmaya, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi Eş Başkanı Şevin Kaya ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) temsilcisi avukatların katıldığı duruşmayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi yöneticileri katıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD önceki dönem Genel Başkanı Gani Kaplan beraat etti

    PSAKD önceki dönem Genel Başkanı Gani Kaplan beraat etti

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) önceki dönem Genel Başkanı Gani Kaplan, ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla yargılandığı davadan beraat etti.

    PSAKD’nin önceki Genel Başkanı Gani Kaplan hakkında 18 Mayıs 2017 yılında İbrahim Kaypakkaya anmasında yaptığı konuşma ve sonrasında Ulaş Bardakçı ile KHK’li Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili paylaşımından dolayı dava açılmıştı.

    ‘Örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla açılan dava nedeniyle Kaplan hakkında ‘yurt dışına çıkmasının yasaklanması” şeklinde adli kontrol tedbiri alınmıştı.

    Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi kurum yöneticileri ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) Ankara 2. Bölge milletvekili adayı Özgür Aybaş katıldı. Kaplan’ın avukatının yaptığı savunma sonrasında mahkeme heyeti Kaplan hakkında beraat kararı verdi.

    PİRHA/ANKARA 

  • Maraş Katliamı ile ilgili röportajı paylaştığı için yargılanan gazeteci Tunç beraat etti

    Maraş Katliamı ile ilgili röportajı paylaştığı için yargılanan gazeteci Tunç beraat etti

    Maraş Katliamı ile ilgili röportajı sosyal medya hesabında paylaştığı gerekçesiyle yargılanan gazeteci Hayri Tunç, beraat etti.

    Maraş’ta 1978’de yaşanan katliamın tanıkları ve yakınları ile yapılan röportaj, sosyal medya platformlarında paylaştığı haber ile yaptığı yorumlar nedeniyle yargılanan gazeteci Hayri Tunç’un duruşması görüldü.

    “Halkı kin ve nefrete sevk etmek” iddiasıyla İstanbul Adliyesi 42’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Tunç ve avukatı Arzuhan Halis hazır bulundu. Söz verilen iddia makamı, esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaasında Tunç’un katliama ilişkin yaptığı paylaşım, paylaştığı haber ve yaptığı yorumlar nedeniyle cezalandırılmasını istedi.

    Mütalaaya karşı söz alan Av. Arzuhan Halis ise, Tunç’un gazeteci olduğu ve paylaşımlarının bu bağlamda ele alınması gerektiğini belirterek, atılı suçun oluşmadığını söyledi. Söz verilen Tunç da, gazeteci olduğunu ifade ederek, suçlamayı reddetti.
    Verilen kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, Tunç’a yönelik atılı suçun unsurunun oluşmadığına belirterek, beraat kararı verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • MHP İl Başkanı Kayaalp ‘çocuğa istismar’dan beraat ettirildi

    MHP İl Başkanı Kayaalp ‘çocuğa istismar’dan beraat ettirildi

    Görevden alınan MHP Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp, bir çocuğa “zincirleme istismar”, “tehdit, cebir hürriyetten yoksun kılma” ve “zincirleme cinsel taciz” suçlarından yargılandığı davadan beraat ettirildi.

    Bir çocuğu istismar ettiği iddiasının ortaya çıkmasıyla MHP genel merkez kararıyla görevden alınan MHP Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp, “çocukların cinsel istismarı”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “cinsel taciz” suçların yargılandığı davadan beraat etti. Kayaalp’ın tutuklu yargılandığı Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya mağdur çocuk E. A. katılmazken E. A.’nın avukatları duruşmada hazır bulundu.

    Tutuklu sanık Kayaalp’in hazır edildiği duruşmada savcı, ceza istemiyle verdiği mütalaasını tekrarlayarak, Kayaalp’in tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

    Olayın cebir, tehdit ve iradeyi etkilemek suretiyle eylemlerin gerçekleştiğini vurgulayan E. A.’nın avukatı Metin Arkaş, eylemler sırasında, mağdurun istememesine rağmen sanığın, mağdura baskı, telkin ve konumunu kullanarak istediklerini yapmaya zorlandığını ifade etti.

    Yargıtay kararlarında mağdur beyana itibar edilmesi için taraflar arasında önceden husumet bulunması gerektiğini, bu durumun sanık tarafından bilindiğini dile getiren Arkaş, “Sanık bunu bildiği için güvercin meselesinden dolayı mağdura tokat attığını söylemiştir. Bin TL’lik alacak-verecek meselesi de yine husumet oluşturmaya yöneliktir” dedi.

    SEMİH YALÇIN’IN ‘OLAY DOĞRU’ İFADELERİ HATIRLATILDI

    Arkaş, MHP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın olaydan sonra bir gazetede verdiği demeçte “Bu olayda da iddiaların doğru olduğunu tespit edince Sayın Genel Başkanımızın kesin emriyle gereğini yaptık. Hemen fesih işlemini gerçekleştirdik” dediğini hatırlatarak, Yalçın’ın tanık olarak dinlenilmesi talebini yineledi.

    ‘TANIKLAR SANIĞI KORUMAK İÇİN İFADE DEĞİŞTİRDİ’

    Tanıkların savcılık beyanlarını mahkemede değiştirdiğini bunun da sanığı korumaya yönelik olduğunu ifade eden Arkaş, “Masaj yapıldığını ancak istismar olmadığını belirtmişlerdi. Ancak beyanları çeliştiği için mahkemede bu beyanlarını değiştirdiler. Baskı veya başkaca bir sebeple bu beyanlarını mahkemede değiştirmişlerdir. Mustafa Demir kendisinin E. A.’ya 800-1000 TL civarı borcu olduğunu söylemiştir. Mustafa huzurda dinlenildiğinde sanığa bağlılığını burada ifade etmiştir. 800-1000 TL için sanığa iftira atması mümkün değildir. Bu parayı sanıktan istese sanık kendisine parayı verip olayı kapatabilirdi. Veya bu parayı başka birinden de temin edip olayı kendisi kapatıp ağabey gibi gördüğü birine iftira atmazdı. Mağdur ve ailesi üzerinde baskı oluşturulmaya çalışılmıştır. Sanığın ablası mağdur ailenin evinin önüne gitmiştir. Mağdurun annesinin çalıştığı fabrikaya dahi gidilip görüşmek istenmiştir. Taciz edercesine araçla etraflarında dolaşılmıştır. Sanığın tahliyesine karar verilmesi mağdur ve ailesinin hayatını tehlikeye sokacaktır. Atılı suçlardan cezalandırılmasını, tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ederiz” ifadelerini kullandı.

    ‘SOYLU’NUN BENİ ALNIMDAN ÖPMESİNİN OLAYDA ETKİSİ VAR’

    Sanık Kayaalp üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, olayın bahsi geçen 1000 TL’lik alacak verecek meselesinden kaynaklandığını düşündüğünü söyleyerek, “İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu Diyarbakır’a geldi ve buradaki yemekte salon sonunda olmam nedeniyle yanıma kadar gelip beni alnımdan öpmüştür. Bunun da olayda etkisi vardır. Bu çocuğun eşcinsel olduğunu düşünüyorum. Bunun da araştırılmasını istiyorum. Bu nedenle bu şekilde rahatlıkla beyanlarda bulunmuştur. Ben benzer komplolarla yine tutuklandım. Ancak bu kadar çirkef bir suçlamayla hiç suçlanmadım. Diğer davalarımda beraat ettim. Diyarbakır Barosu tarafından eşi benzeri görülmemiş bir ilgi var bu dosyaya. Bunun sebebi ise Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı yaptırmak istememizdendir. Burada yargılanan bir insandır. Suçlanmış bir sanık var. İddialar ortadadır. Olaya insani olarak bakılırsa zaten sorun olmaz. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi’nin tarihe geçmiş bir il başkanıyım. Bakınca o görüldüğü için adil bakamamaktadırlar. En çok haber konusu olmuş il başkanı benim. Meclis kürsüsünden dahi tehdit edilmiş bir insanım. En son olarak ‘elini kolunu sallayarak gezemeyeceksin’ dediler ve dediklerini şu an yaşıyorum” diye konuştu.

    Kayaalp’in avukatları iddiaların doğru olmadığını müvekkillerinin beraatini istedi.

    BERAAT KARARI VERİLDİ

    Mahkeme, sanığın üzerine atılı “çocukların cinsel istismarı”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “cinsel taciz” suçları işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğinden ayrı ayrı beraat kararıyla kararı vererek, beraat kararıyla birlikte Kayaalp’in tahliyesine hükmetti.

  • Turgut Öker ilk duruşmada beraat etti-VİDEO

    Turgut Öker ilk duruşmada beraat etti-VİDEO

    PİRHA-Bir ihbarcının şikayeti ve sosyal medya paylaşımları gerçek gösterilerek hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla dava açılan AABK Kurucu Başkanı Turgut Öker bugün görülen ilk duruşmada beraat etti.

    Almanya’da yaşayan bir ihbarcının şikayet mektubu ile sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla dava açılan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Başkanı Turgut Öker bugün Çağlayan’da bulunan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

    İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AABK Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Yazar Mehmet Kabadayı, Yazar Erdal Yıldırım, Sanatçı Metin Karataş ile çok sayıda kişi katıldı.

    “ALEVİ ÖĞRETİSİNDE TERÖR, ŞİDDET YOKTUR”

    Savunmasına, 1979’dan 2015’e kadar Avrupa’da yaşadığını belirterek başlayan Öker, şunları söyledi:

    “Yaklaşık 25 yıl Avrupa Alevi örgütlenmesi içinde sorumluluk üstlendim. Genel başkanlık yaptım. Türkiye’yi yöneten bütün başbakanlar ile iletişim kurdum. Kamuoyu beni, Alevi toplumunun sesini dünyaya duyurmak ile bilir. Alevi örgütlenme mücadelesi terör ile hiçbir şekilde bağdaştırılamayacak kadar büyüktür. Alevi öğretisinde terör, şiddet yoktur. Alevi toplumunun hakkını savunduğumuz için dava açılacaksa hiçbir savunmamız yok. Meşru mücadelemiz ile terör bağlantısı kurmak gerçekle bağdaşmamaktadır.”

    “MEHMET SAĞIR’IN KİN VE NEFRETİNİN DELİL OLARAK SUNULMASI UTANÇ VERİCİDİR”

    Kendisi hakkında ihbarda bulunan Mehmet Sağır isimli kişinin Almanya’da ceza aldığını da kaydeden Öker, “Alman kanalları bu şahsı “ajan” diye teşhir etti. Bu kadar düşman bir insanın kin ve nefretinin delil olarak sunulmasını utanç olarak görüyorum. İddianamede bu ihbara yer verilmesi üzüntü vericidir. Alevilerin bunca yıl uğradığı hak ihlallerini teşhir etmemiz kadar doğal bir şey yok” ifadelerini kullandı.

    Öker iddianameye konu olan sosyal medya paylaşımları ile ilgili olarak ise “Adıma birkaç tane açılmış sosyal medya hesabı var. Gerekli şikayette bulundum ama hala açık duran hesaplar var” dedi.

    SAVCILIK, ÖKER’İN BERAATİNİ İSTEDİ

    Savcılık, esas hakkındaki mütalaasında sosyal medya paylaşımlarının cebir ve şiddeti övmediğini belirterek Öker’in beraatini istedi.

    Avukat Nimet Acar da ihbarcı şahıs hakkında Almanya’da yapılan şikayetleri dile getirirken; “Müvekkilim Avrupa Alevi örgütlenmesinde yıllardır ciddi emekleri olan birisidir. Söz konusu sosyal medya hesaplarının kendisine ait olmadığını belirtmiştir. İddianamedeki paylaşımlar incelendiğinde propaganda unsurlarının taşınmadığı görülmektedir. Beraatini talep ediyoruz” dedi.

    Kararını açıklayan mahkeme heyeti Öker’in beraatine karar verdi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

    İLGİLİ HABERLER

    > Turgut Öker hakkında bir ihbarcının mektubu ile dava açılmıştı; duruşma 5 Ekim’de

  • Ünye’de maden aramaya karşı direnen köylüler beraat etti-VİDEO

    Ünye’de maden aramaya karşı direnen köylüler beraat etti-VİDEO

    PİRHA- Ünye ilçesine bağlı Üçpınar, Çiğdem, Yeşilkent köylerinde maden arama sondajı çalışmalarına karşı direndikleri için haklarında dava açılan köylüler beraat etti. 

    Ordu’nun Ünye ilçesine bağlı Üçpınar, Çiğdem, Yeşilkent köylerinde maden arama sondajı çalışmalarını üç kez durdurmuşlardı.


    28 Ekim 2020 tarihindeki direniş sırasında gözaltına alınan 15 köylü hakkında ‘görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, kanunlara uymamaya tahrik’ suçlamalarıyla dava açılmıştı.

    Şirketin çalışmaları nedeniyle uykularının kaçtığını söyleyen köylüler, süresiz doğa nöbeti yapmışlardı.

    Ünye Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden duruşmada köylüler beraat etti.

    Avukatlar, duruşma öncesi ve sonrasında adliye önünde açıklama yaptılar. Adaletin tecelli ettiğini belirten avukatlar, yargıya olan inancımız artttı, umut verdi” ifadelerini kullandı.

    Köylüler ise karardan çok mutlu olduklarını belirttiler.

    PİRHA/ ORDU

     

     

     

     

     

  • Sanatçı Şenol Akdağ, yargılandığı davada beraat etti

    Sanatçı Şenol Akdağ, yargılandığı davada beraat etti

    PİRHA-Sanatçı Şenol Akdağ, ‘örgüt üyesi olmak’ iddiasıyla yargılandığı davada beraat etti.

    Sanatçı Şenol Akdağ, ‘örgüt üyesi olmak’ iddiasıyla yargılandığı dava İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Şenol Akdağ beraat etti.

    Şenol Akdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Merhaba dostlar, bugün 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma sonrası mahkemem beraatla sonuçlandı. Bu süreçte destek veren herkese özelikle avukatım Meral Hanbayat’a çok teşekkür ederim” dedi.

    NE OLMUŞTU?

    2019 yılında düzenlenen operasyonla aralarında Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) üyeleri ve Grup Munzur’un eski üyelerinden sanatçı Şenol Akdağ’ın olduğu 3 kişi gözaltına alınmıştı. Örgüt propagandası iddiasıyla gözaltına alınan Şenol Akdağ bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti.

    (HABER MERKEZİ)