Etiket: berkin elvan

  • Gülsüm Elvan’dan Gezi’nin yıl dönümünde adalet çağrısı: Ben hâlâ yasımı yaşayamadım! -VİDEO

    Gülsüm Elvan’dan Gezi’nin yıl dönümünde adalet çağrısı: Ben hâlâ yasımı yaşayamadım! -VİDEO

    PİRHA- Gezi Park protestolarında Berkin Elvan’ı kaybeden Gülsüm Elvan, adalet mücadelesini anlattı. Gülsüm Elvan, “Her şey mücadeleden geçiyor. Kimse halktan büyük değil. Bir olursak, mücadele edersek eminim kazanacağız. O anahtarı bulup o kilidi açacağız. Ben Berkin’i geri getiremeyeceğimi biliyorum ama başka anneler ağlamasın diye çırpınıyorum” dedi.

    Gezi Parkı’nda ağaç kıyımına karşı 28 Mayıs 2013’te başlatılan protestolar, tüm ülkeye yayılırken, eylemlerde Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Berkin Elvan’ın aralarında bulunduğu 8 yurttaş yaşamını yitirirken, binlerce yurttaşta yaralandı.

    Katledildiğinde 13 yaşında olan Berkin Elvan da, o isimlerden biri. Berkin Elvan, eylemler sürerken 16 Haziran 2013’te polisin gaz kapsülüyle başından darbe alarak ağır yaralanan Berkin Elvan, kaldırıldığı hastanede 269 gün boyunca direndi.

    11 Mart 2014’te Hakk’a yürüyen Berkin Elvan’ın katledilmesi dosyasında 18 polis yargılanırken, polis Fatih Dalgalı “kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğu” gerekçesiyle 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Berkin Elvan’ın ailesinin ise adalet arayışı sürüyor.

    Gezi Park protestolarının yıl dönümünde, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, yıllardır süren adalet arayışını, annelerin ortak mücadelesini ve hâlâ yaşayamadığı yasını anlattı.

    “Biz cennetlik olmak istemiyoruz, çocuklarımıza dokunmasınlar istiyoruz” diyen Elvan, “Ben hâlâ o fermuarı açmadım” sözleriyle yaşadığı derin acıyı dile getirdi.

    “ADALETİN KAPISINI YÜZÜMÜZE KAPATIYORLAR”

    12 yılı aşkın süredir adliye koridorlarında, meydanlarda ve sokaklarda adalet aradıklarını söyleyen Gülsüm Elvan, devletin adalet kapılarını halka kapattığını belirtti. Ancak mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Elvan, “Adliyeye gidiyorsun, derdini anlatacaksın ama karşında kimse yok. Kapılar yüzüne kapanıyor. Biz o anahtarı arıyoruz, sokuyoruz, çeviriyoruz ama yine yüzümüze kapanıyor. Şimdi tamamen kapandı” dedi.

    “O ANAHTARI BULUP O KİLİDİ AÇACAĞIZ”

    Bu kapının ancak toplumsal mücadeleyle açılabileceğini söyleyen Elvan, şöyle konuştu:

    “Her şey mücadeleden geçiyor. Kimse halktan büyük değil. Bir olursak, mücadele edersek eminim kazanacağız. O anahtarı bulup o kilidi açacağız. Ben Berkin’i geri getiremeyeceğimi biliyorum ama başka anneler ağlamasın diye çırpınıyorum. Bir çocuğun tırnağı kanamasın istiyorum. Çocukların toprağın altında değil, okul sıralarında olması gerekiyor.”

    “BİRİMİZ DÜŞTÜĞÜNDE DİĞERİMİZ KALDIRIYOR”

    Gezi Park protestoları sürecinde yaşamını yitiren gençlerin aileleriyle yıllardır yan yana olduklarını anlatan Gülsüm Elvan, anneler arasındaki dayanışmanın kendilerine güç verdiğini söyledi.

    “Elbette hepimiz farklı yerlerdeyiz ama birbirimizi arıyoruz, telefonla konuşuyoruz. Birimiz düştüğünde diğeri onu kaldırmaya çalışıyor. Dertleşiyoruz, birbirimize destek oluyoruz. Bu dayanışma olmasa belki çok daha zor olurdu.”

    “BİZ ANNE DEĞİL MİYİZ?”

    Yıllar boyunca bazı acıların görünür kılınırken kendi çocuklarının yok sayıldığını söyleyen Elvan, “Biz anne değil miyiz?” diye sorarak, haykırışının hâlâ karşılık bulmadığını ifade etti.

    “Eğer karşılık bulsaydı bugün hâlâ başka anneler aramıza katılmazdı” diyen Elvan, şöyle devam etti:

    “Bazı anneler sürekli mağdur gösterildi ama bizim çocuklarımız görülmedi. Bizim çocuklarımız hasta değildi, suçlu değildi. Biz sadece çocuklarımızı istiyoruz. Anneler Günü’nde ‘anneler cennetliktir’ diyorlar ama biz cennet istemiyoruz. Çocuklarımıza dokunmasınlar istiyoruz.”

    “O FERMUARI HÂLÂ AÇMADIM”

    Aradan geçen yıllara rağmen yasını yaşayamadığını anlatan Gülsüm Elvan, toplumsal şiddetin ve ölümlerin devam etmesinin kendi acısını sürekli canlı tuttuğunu söyledi.

    “Onuncu yılda biraz yasımızı yaşayalım dedik ama yaşayamadık” diyen Elvan, kadın cinayetlerinden çocuk ölümlerine kadar ülkede süren şiddet ortamına dikkat çekti.

    “Elimi çocuklarımızın üzerinden çekene kadar mücadele edeceğim” diyen Elvan, şu ifadeleri kullandı:

    “Kadınlar öldürülüyor, çocuklar öldürülüyor, hayvanlar katlediliyor. Çocuklardan katil, terörist yaratılıyor. Birilerini kahraman ilan edip birilerini vatan haini dediklerinde sonuç bu oluyor. Onun için hâlâ o fermuarı açmadım.”

    “BERKİN BU TOPLUMUN VİCDANIDIR”

    “Hâlâ yasını yaşayamamış bir anne misiniz?” sorusuna Gülsüm Elvan, “Evet, gerçekten öyle” yanıtını verdi.

    Berkin Elvan’ın toplum hafızasından silinmeyeceğini söyleyen Elvan, oğlunun direnişinin genç kuşaklara umut olduğunu belirtti.

    “Berkin 269 gün direndi. Bu topluma direnmeyi öğretti” diyen Elvan, şu ifadeleri kullandı:

    “Üniversitelerde gençler hâlâ Berkin’in ve Gezi’de yitirdiğimiz çocukların fotoğraflarını taşıyorsa, demek ki bu çocuklar bu ülkeye iyi bir şey öğretti. Berkin bu toplumun vicdanıdır. Ne yaparlarsa yapsınlar onu bu toplumun hafızasından silemeyecekler.”

    İsmail Yıldırım/PİRHA

  • Berkin Elvan, katledildiği yerde anıldı-VİDEO

    Berkin Elvan, katledildiği yerde anıldı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Gezi Direnişi sırasında polis tarafından atılan gaz fişeğiyle ağır yaralanan ve 269 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Berkin Elvan, katledildiği Okmeydanı’nda anıldı.

    Gazi ve Ümraniye Şehit Aileleri, Alevi kurumları ve Gazi halkı, Berkin Elvan’ı vurulduğu noktada karanfiller bırakarak andı.

    GÜLBENK OKUNDU, ÇERAĞ UYANDIRILDI

    Anmaya; ABF Örgütlenme Sekreteri ve Sultangazi Pir Sultan Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş, DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Mevhibe Akdeniz, Habibler Cemevi Başkanı Gökay Önay ve Gazi şehitlerinin yakınları katıldı.

    Anmada Gazi Cemevi Pirler Meclisi’nden Haşim Kızılveren Dede gülbenk okuyarak çerağ uyandırdı. Ardından Berkin Elvan için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    “GAZİDEN GEZİ’YE CEZASIZLIK POLİTİKASI SÜRÜYOR”

    Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş anmada yaptığı konuşmada, Gazi Katliamı’ndan Gezi Direnişi’ne kadar geçen süreçte devletin cezasızlık politikalarının sürdüğünü vurgulayarak, “Katliamın 31’inci yılında Gazi’den Ümraniye’ye adalet istiyoruz. Gazi’den Gezi’ye bu tarih bizim için ortak bir hafızadır. Her iki dönemde de devletin cezasızlık politikasıyla karşı karşıya kaldık. Maalesef adalet talebimiz karşılık bulmadı, katiller korunup bir şekilde aklandı. Biz bu ülkede adalet tesis edilene kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye belirtti.

    GAZİ’DEKİ KİTLESEL ANMAYA ÇAĞRI!

    Aktaş ayrıca Gazi Katliamı’nın yıl dönümü kapsamında yapılacak kitlesel anmaya da çağrıda bulunarak, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da yarın Gazi Mahallesi’nde gerçekleştireceğimiz kitlesel anma eylemiyle şehitlerimize olan bağlılığımızı bir kez daha göstereceğiz” dedi.

    Aktaş, anmanın 12 Mart saat 10.00’da Gazi Şehitleri Anıtı önünde yapılacağını hatırlattı.

    Anma, Berkin Elvan’ın vurulduğu noktaya karanfillerin bırakılmasıyla sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yargıtay’dan Berkin Elvan Kararı: ‘Çocuk’ sayılmadı, cezaya artırım yok

    Yargıtay’dan Berkin Elvan Kararı: ‘Çocuk’ sayılmadı, cezaya artırım yok

    PİRHA- Yargıtay, 14 yaşındaki Berkin Elvan’ı öldüren polise verilen 16 yıl 8 aylık cezayı onadı. Ailenin, “çocuk öldürüldü” diyerek ceza artırımı talebi ise reddedildi.

    Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle başından vurularak hayatını kaybeden 14 yaşındaki Berkin Elvan davasında Yargıtay, sanık polis Fatih Dalgalı hakkında verilen 16 yıl 8 ay hapis cezasını onadı. Ancak Elvan ailesinin, sanığın “bir çocuğu öldürmesi” gerekçesiyle cezada artırıma gidilmesi yönündeki talebi Yargıtay tarafından reddedildi.

    Berkin Elvan’ın ölüm anında çocuk yaşta olmasına rağmen, Yargıtay kararında Türk Ceza Kanunu’ndaki “Çocuğa karşı işlenen suçlarda artırımlı ceza uygulanması” hükmünün devreye sokulmadığı görüldü. Elvan ailesi ve avukatları, olayın mağdurunun çocuk olması nedeniyle cezanın artırılması gerektiğini savunmuştu. Ancak Yargıtay, yerel mahkemenin verdiği hapis cezasını olduğu gibi onayladı; cezada herhangi bir artırım yapılmadı.

    Ailenin avukatları karara tepki göstererek, “Bu karar, hem hukuki hem vicdani olarak kabul edilemez. Bir çocuk öldürüldü ve failin suçu çocuk olması dolayısıyla ağırlaştırılmadı. Bu, cezasızlık algısını güçlendiren bir tutumdur” açıklamasında bulundu.

    Berkin Elvan, 16 Haziran 2013’te, ekmek almaya çıktığı sırada başına isabet eden gaz fişeğiyle ağır yaralanmış, 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te hayatını kaybetmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan’ı katleden polisin cezası Yargıtay tarafından onandı

    Berkin Elvan’ı katleden polisin cezası Yargıtay tarafından onandı

    PİRHA-Gezi Parkı direnişinde Berkin Elvan’ı attığı gaz fişeğiyle katleden polis Fatih Dalgalı’nın 16 yıl 8 aylık cezası Yargıtay tarafından onandı.

    Gezi Parkı direnişinde 15 yaşındaki Berkin Elvan, polis Fatih Dalgalı’nın attığı gaz fişeği nedeniyle ağır yaralanmış ve 269 gün komada kalıp 11 Mart 2014’te yaşamını yitirmişti.

    Berkin Elvan’ı katleden polis Fatih Dalgalı hakkında İstanbul 17’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, Dalgalı’nın, Elvan’ı “olası kasıtla” öldürdüğüne karar verdi.

    Karar istinafa taşınırken; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Fatih Dalgalı’nın “çocuğu olası kastla öldürme” suçundan cezasını onadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan’ın anne ve babası hakkında hapis cezası kararı verildi

    Berkin Elvan’ın anne ve babası hakkında hapis cezası kararı verildi

    PİRHA-Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı biber gazı kapsülünün başına isabet etmesi sonucu 269 gün komada kaldıktan sonra 16 Haziran 2014’te yaşamını yitiren 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın ailesi hakkında açılan davada karar açıklandı. Mahkeme, Gülsüm Elvan’a 11 ay 20 gün, Sami Elvan’a ise 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verdi.

    İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ve babası Sami Elvan, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandıkları davada hapis cezalarına çarptırıldı. Mahkeme, Gülsüm Elvan’a 11 ay 20 gün, Sami Elvan’a ise 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verdi.

    HÜKMÜN AÇIKLANMASI GERİ BIRAKILDI

    Mahkeme, her iki sanık hakkında da “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na (HAGB) karar verdi. Bu karara göre, sanıklar 5 yıl içinde aynı suçu tekrar işlemezse verilen cezalar infaz edilmeyecek.

    Kaynak: BİANET

  • Mersin’de mart ayı katliamları anıldı- VİDEO

    Mersin’de mart ayı katliamları anıldı- VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Şubesi ile Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, mart ayındaki katliamlarda yaşamını yitirenleri anarak, benzer katliamların yaşanmaması için adaletin sağlanması gerektiğini vurguladı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi ile Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, mart ayında yaşanan katliamlarla ilgili Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması yaptı. “Katliamları unutmadık, unutturmayacağız, hesap soracağız” yazılı pankartın açıldığı açıklamada Halepçe, Gazi Mahallesi, Beyazıt katliamları ile newroz ve Gezi olaylarında yaşamını yitirenler anıldı.

    Ortak basın açıklamasını İHD Mersin Şube Eş Başkanı Gazi İnci okudu.

    “HALEPÇE’DE KÜRTLERE KARŞI SOYKIRIM YAPILDI”

    Irak’ta Saddam Hüseyin rejimi tarafından 26 Mart 1987 yılından 7 Haziran 1989 yılının sonuna kadar Kürtlere karşı Enfal Harekâtı yürütüldüğünü hatırlatan Gazi İnci, Kürtlere karşı asimilasyon ve imha politikalarının uygulandığını kaydetti. Katliamda iki yüz binden fazla Kürdün katledildiğini belirten İnci, “Enfal Harekâtı kapsamında Kürtlere yönelik kimyasal silah kullanma, toplu infaz, havadan bombalama ve yerinden göçertme gibi acımasız yöntemlere başvurulmuş ve bunun sonucunda 4 bin 500 köy yakılıp yıkılmış, 1 milyondan fazla kişi mülteci durumuna düşmüştür. Tarihe ‘Halepçe Katliamı’ olarak geçen bu saldırı sonucunda 5 binden fazla kişi katledildi ve 10 binden fazla kişi de yaralandı. Bunun yanında Halepçe ve çevresine kimyasal silahlarla saldırılmasından dolayı bugüne kadar 43 bin 753 kişinin öldüğü, 61 binden fazla kişinin de sakat kaldığı tahmin ediliyor” dedi.

    İnci, Türkiye’nin Halepçe Katliamı’nın anma günü olarak bilinen 16 Mart gününü “Halepçe Soykırımı Günü” olarak tanımasını talep etti.

    “BEYAZIT KATLİAMI İÇİN ÖNLEM ALINMADI”

    Türkiye’de de mart ayında birçok katliamın yapıldığına dikkat çeken İnci, bunlardan biri olan Beyazıt Katliamına ilişkin, “İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde bombalı ve silahlı saldırıda 7 öğrenci yaşamını yitirdi, 41 öğrenci yaralandı. Bombalı ve silahlı saldırıda olayla ilgili daha öncesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bilgi verilmesine rağmen herhangi bir önlem alınmadı. Yargılamalar sırasındaki itiraflarda bombayı Abdullah Çatlı’nın temin ettiği yer aldı. Hem Abdullah Çatlı hem de ihmal sebebi ile yargılana polisler, cezasızlık politikasının sonucu olarak beraat etti” sözlerini kullandı.

    “FAİLLER KORUNDU”

    12-15 Mart 1995 tarihinde ise gerçekleşen, toplam 23 kişinin yaşamını yitirdiği, Gazi Katliamının ardından çıkan olaylarda 17 kişinin daha öldürüldüğünü, yüzlerce kişinin yaralandığını söyleyen Gazi İnci, “Katliamın Ergenekon davası sanıkları ile bağlantıları ortaya çıktı, davadaki bir gizli tanık tarafından ‘katliam talimatının JİTEM kurucusu Veli Küçük tarafından verildiği, 10 kişilik bir kontrgerilla timi tarafından gerçekleştirildiği’ açıklandı ama failler korundu, göstermelik cezalarla katliamın üstü örtüldü, gerçek sorumlular yargılanmadı, cezalandırılmadı” diye konuştu.

    GEZİ’DE VE NEWROZDA KATLEDİLENLER ANILDI

    11 Mart 2014’te Gezi Parkında Berkin Elvin’in katline ve 21 Mart 2017’da Diyarbakır newrozunda Kemal Kurkut’un  polis tarafından öldürülmesine de değinen İnci, şu ifadeleri kullandı:

    “Gezi protestoları sırasında kafasına gaz kapsülü gelmesi sebebi ile uzun süre yoğun bakımda kalan 13 yaşındaki Berkin Elvan yaşamını yitirdi. Bu dosyada yargılanan polis ise her türlü ceza indirimden faydalanarak cezasızlık zırhı ile korundu. Maalesef bu coğrafyada çocuklar devlet koruması altında değil, devlet tehlikesi altında.

    21 Mart 2017’da Diyarbakır Newroz kutlamalarında polis tarafından üzerine ateş açılan Kemal Kurkut yaşamını yitirdi. Emniyetin Kemal hakkındaki ilk açıklamasında canlı bomba olduğu ile ilgili yalan bir algı yaratılmıştı. Daha sonra Dicle Haber Ajansı muhabiri Abdurrahman Gök’ün çektiği fotoğrafları paylaşmasıyla olayın gerçek yüzü ortaya çıktı, Kemal hiçbir neden yokken katledilmişti. Fail polis memuru cezasızlıkla korundu. Bu görüntüleri paylaşan muhabir Abdurrahman Gök hakkında ise örgüt üyeliği ve propaganda suçlarından kovuşturma başlatıldı, propaganda suçundan ceza verildi.”

    Bir daha benzer olayların yaşanmaması için adaletin tesis edilmesi gerektiğinin altını çizen İnci, mücadelenin büyütülmesi gerektiğine de vurgu yaptı.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Berkin Elvan, katledilişinin 11. yılında mezarı başında anıldı

    Berkin Elvan, katledilişinin 11. yılında mezarı başında anıldı

    PİRHA-Gezi direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle vurularak öldürülen Berkin Elvan, katledilişinin 11. yılında mezarı başında anıldı. Avukatları Oya Aslan ile Can Atalay’ın cezaevinde, katil polis Fatih Dalgalı’nın ise dışarıda olduğunu vurgulayan Elvan Ailesi, “Devlet bizim değil, bizi katledenlerin ve acımızla dalga geçenlerin devleti olduğunu bir kez daha gösterdi” dedi.

    Gezi direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle vurulan ve 9 ay yoğun bakımda kaldıktan sonra 15 yaşındayken hayatını kaybeden Berkin Elvan, katledilişinin 11. yılında Feriköy’deki mezarı başında anıldı. Anmaya Elvan ailesinin yakınları ve dostlarının yanı sıra siyasi parti temsilcileri de katıldı.

    Feriköy Mezarlığı’nın girişinde bir araya gelen grup, sloganlarla Berkin Elvan’ın mezarına yürüdü.

    “12 YILDIR ADALET MÜCADELESİ YÜRÜTÜYORUZ”

    Elvan ailesinin, Berkin’in katledilişinin 11. yılı için mezarı başında yaptığı açıklama şöyle:

    “2013’ten beri tam 12 yıldır bir adalet mücadelesi yürütüyoruz. Sabırla, inatla bu mücadeleyi vermeye devam ediyoruz. Tek bir talebimiz var: Emri ben verdim diyen Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve katil Fatih Dalgalı’ya gelene dek oğlumuzun katline dahil olan herkesin yargılanması ve hak ettiği cezayı alması. Berkin’imizin katili Fatih Dalgalı ise sadece ama sadece 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti Dalgalı’nın ‘kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğuna’ hükmetti ancak Dalgalı bir gün bile hapse girmediği gibi halen devletin verdiği silahla görevini yapmaya devam ediyor.

    “KATİL TEK BİR GÜN HAPSE GİRMEMİŞKEN AVUKATLARIMIZ CEZAEVİNDE”

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 7 Şubat’ta Çapkın ve Mutlu’nun sorumluluklarıyla ilgili etkili bir soruşturma yürütülmediği görüşüne vardı ve Türkiye’yi mahkûm etti fakat Türkiye’deki adlî makamlar, bu karara rağmen harekete geçmedi. Biz mücadelemizi hep hukuk zemininde yürüttük. Bu ülkenin birer yurttaşı olarak, bizim de hakkımızı teslim etmesi için bu ülkenin mahkemelerine güvendik. Ama oğlumuzun katili tek bir gün bile hapse girmemişken avukatlarımız Oya Aslan ve Can Atalay halen cezaevinde tutuluyor. Berkin’imizin katillerine hak ettikleri cezayı vermeyenler, avukatımız Can Atalay’ı ve dostumuz Mücellâ Yapıcı başta olmak üzere mücadele arkadaşlarımızı hapse attı.

    “DEVLET ELİYLE ÖLDÜRÜLEN TÜM ÇOCUKLAR İÇİN ADALET ARIYORUZ”

    “Nereden yönlendirildiğini bilmediğimiz ancak nereden cesaret aldıklarını çok iyi bildiğimiz, insanlığını tamamıyla kaybetmiş bazı kişilerin tacizine ve saldırılarına maruz kaldık. Daha geçen ay düzenlediğimiz basın toplantısında da duyurduğumuz gibi, telefonlarımızı arayan bu kişiler ‘Berkin Elvan teröristti, iyi ki öldürdük onu, ekmeğe göndermiştiniz daha dönmedi mi?’ gibi söylemlerle acımız üzerinde tepinmeye kalktılar. Bunları da savcılığa şikâyet ettik ama tek bir kişinin ifadesi dahi alınmadı. Devlet bizim değil, bizi katledenlerin ve acımızla dalga geçenlerin devleti olduğunu bir kez daha gösterdi. Sadece Berkin için değil, bütün çocuklar için adalet isterken, bu sistem on binlerce çocuğu ailesinden koparmaya devam etti. Biz adalete açız! Bir çocuğun 6 yaşında evlendirilmesine göz yumanlara karşı adalet arıyoruz. Çocuklarımızı tarikatların, çocuk istismarcılarının eline bırakanlara karşı adalet arıyoruz. Çocuklarımızı enkazda ‘aramayan’ bu iktidara karşı adalet arıyoruz. Devlet eliyle öldürülen tüm çocuklar için adalet arıyoruz.

    “ASLA AFFETMEYECEĞİZ”

    İşte biz bu yüzden iktidara ve adaleti bir türlü sağlamayan yargı makamlarına sesleniyoruz; Siz katilleri korumaya çalışsanız da biz; Berkin için, katledilen bütün çocuklar için, yangınlarda yaşamını yitiren ve hâlâ korunamayan çocuklar için, tarikatların ellerine bırakılan çocuklar için adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz. Süregelen saldırılar ve bunlara karşı koymak için hiçbir çaba sarf etmeyen yargı makamları sadece öfkemizi bileyliyor. Önümüzdeki yıl 12. kez bu mezarın başında adaleti bulmuş olmayı diliyoruz çünkü bir çocuğun katilinin hesap vermesi, geride kalan tüm çocuklarımızın geleceğinin teminatı olacak. Oğlumuz, canımız, yavrumuz, Berkin’imiz, kaç yıl geçerse geçsin; sana yaşatılan zulmü unutmayacağız, seni bizden koparanları asla affetmeyeceğiz. Elbet bir gün yattığın yerde rahat uyuyabilmeni sağlayacağız.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Elvan Ailesi’nden açıklama: Tetiği çeken hala dışarıda

    Elvan Ailesi’nden açıklama: Tetiği çeken hala dışarıda

    PİRHA-Elvan Ailesi, Berkin Elvan’ın vurulmasının 11. Yılında sosyal medyadan “Berkinimizi bizden koparanlar bir an önce cezalandırılsın” mesajı paylaştı.

    2013 yılında Gezi eylemleri sırasında polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu 269 gün boyunca komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te 15 yaşında hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ailesinin adalet arayışı sürüyor.

    Elvan Ailesi, Berkin’in başından vurulduğu tarihin yıl döneminde X hesabından mesaj yayınladı.

    “BERKİNİMİZİ BİZDEN KOPARANLAR BİR AN ÖNCE CEZALANDIRILSIN”

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Oğlumuz, Berkinimiz vurulalı bugün tam 11 yıl oldu. Gözlerindeki ışıltı çalındı. Naif sesi kesildi. Ağız dolusu kahkahası susturuldu. Oğlumuzu bizden koparan sorumlular, emri verenler henüz yargılanmadı. Tetiği çeken katil Fatih Damgalı hala dışarda. Artık yeter! Adalet yerini bulsun. Berkinimizi bizden koparanlar bir an önce cezalandırılsın. Canımız, oğlumuz Berkinimiz, Seni asla unutmayacağız. Son nefesimize kadar kısacık yaşamını anlatmaya ve senin için adalet istemeye devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan, katledilişinin 10. yılında mezarı başında anıldı-VİDEO

    Berkin Elvan, katledilişinin 10. yılında mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Berkin Elvan katledilişinin 10. yılında Feriköy’deki mezarı başında anıldı. Anne Elvan, mezara karanfil bırakırken, “Oğlum sen bu kadar uzun uyumazdın” edi. Baba Sami Elvan da sizden aldığımız güçle, sizden aldığımız enerjiyle bugünlere kadar geldik” diye konuştu.

    Gezi direnişi sırasında polislerin attığı gaz fişeğiyle başından vurulup 269 gün sonra henüz 15 yaşındayken hayatını kaybeden Berkin Elvan, ölümünün 10. yılında anıldı. Şişli Feriköy Mezarlığı’ndaki anmaya Elvan Ailesi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti)İstanbul Milletvekilleri Celal Fırat ve Kezban Konukçu, DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni, Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Cumartesi Anneleri/İnsanları ve çok sayıda kişi katıldı.

    Gülsüm Elvan ve Sami Elvan, Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz, Rakel Dink, Murat Çepni ve Meral Danış Beştaş Berkin Elvan’ın mezarına karanfil bıraktı.

    Anne Gülsüm Elvan mezara karanfil bırakırken, “Oğlum sen bu kadar uzun uyumazdın” ifadelerini kullandı.

    Baba Sami Elvan, yargı sürecine dair avukatlarının bilgi verdiğini belirterek, “11 yıldır Berkin için adalet mücadelesi verdiğimiz süreçte bizlere destek olduğunuz için hepinize minnettarız. Sizden aldığımız güçle, sizden aldığımız enerjiyle bugünlere kadar geldik. Mahkeme sürecini avukat anlattı, ben onlardan bahsetmeyeceğim sadece sizlere teşekkür edeceğim” dedi.

    “DEVLET KURŞUNUYLA ÖLDÜRÜLEN BÜTÜN ÇOCUKLARIN YASINI TUTACAĞIZ”

    Elvan ailesinin avukatlarından Akçay Taşçı ilk olarak söz aldı. Taşçı, yargı sürecinden bahsederek, ailenin artık yas tutacağını şu sözlerle ifade etti:

    “10 yıldır Türkiye siyasetinde etkisi olan ve iktidar sahiplerinin doğrudan hedef aldığı, katiline doğrudan sahip çıkıldığı bir çocuk katlinin yasını tutmadan geçirdik. Bu yası tutmayışımızın nedeni bir adalet mücadelesi yürüttük ve bu adalet mücadelesi henüz tamamlanmadı. Berkin Elvan bir polis kurşunuyla kasten öldürüldü ve katiline doğrudan sahip çıkılmasına rağmen kasten öldürme suçundan ceza almasını sağlayabildik. Dosyamız hala Yargıtay’da. Ailesi, avukatları ve yoldaşları olarak mücadeleyi sürdürüyoruz. Fakat artık yas tutmanın zamanı geldi diye düşünüyor ailesi. Berkin’in nezdinde gezide kaybedilen herkesin ve devlet kurşunuyla öldürülen tüm çocukların yasını Elvan ailesi nezdinde tutmaya devam edeceğiz.”

    Taşçı’nın konuşmasının ardından bir dakikalık saygı duruşuna geçildi. Ardından söz alan Baba Sami Elvan, yargı sürecine dair avukatlarının bilgi verdiğini belirterek, “11 yıldır Belkin için adalet mücadelesi verdiğimiz süreçte bizlere destek olduğunuz için hepinize minnettarız. Sizden aldığımız güçle, sizden aldığımız enerjiyle bugünlere kadar geldik. Mahkeme sürecini avukat anlattı ben onlardan bahsetmeyeceğim sadece sizlere teşekkür edeceğim” dedi.

    CAN ATALAY’IN BERKİN’E YAZDIĞI MEKTUBU OKUNDU

    Avukat Deniz Özen de yargı sürecine dair değerlendirme yaptı. Özen, “Berkin’i vuran polis ceza aldı ama cezaevinde yatmadı. Amirleri ceza almadı. Emri ben verdim diyenler yargılanmadı. Onlar dışarıda ama Berkin Elvan’ın avukatları içeride” dedi. Deniz Özen hukuksuzca vekilliği düşürülen Can Atalay’ın Berkin Elvan’a yazdığı mektubu okudu.

    Atalay’ın mektubunda şu sözler yer aldı:

    “14 yaşında bir çocuğu evine iki adım kala vurdular. Vurulmasının üzerinden 11, aramızdan ayrılmasının üstünden 10 yıl geçti. Anısı bize umut olsun.”

    “ÖFKEM KATLANIYOR”

    Anne Gülsüm Elvan geçtiğimiz 11 yılda hukuk mücadelesi verdiklerini ifade ederek adaletsizliğe uğradıklarını söyledi. Elvan, “Adaletsizliğe uğradım. Sadece şunu söylüyorum katillere, ‘Çocuklarına sarılırken benim çocuğumu hatırlasınlar. Acaba bizi hatırlıyorlar mı? Acım gitgide katlanıyor. Öfkem katlanıyor. 10 yıldır oğlumsuzum, onsuzum.”

    Elvan’ın konuşmasının ardından kitle, “Anaların öfkesi katilleri boğacak” sloganı attı.

    KORKMAZ: UMUDUMUZ KALMASA DA UMUT EDELİM  

    Gezi Direnişi sırasında Eskişehir’de dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz da alandaydı. Korkmaz, tıpkı Elvan ailesi gibi hukuk mücadelesi verdiklerini ifade ederek, “Adaleti sağlayamadık. Katilleri dışarıda sokakta dolaşıyor. Çok canımız yanıyor. Acımızla birlikte öfkemiz de büyüyor. İnşallah o adalet bir gün yerini bulacak. Her ne kadar umutsuz olsak da umut edelim. Çocuklarımızın katilleri hak ettikleri cezayı alacaklar.”Emel Korkmaz, kendileriyle dayanışma içinde olan herkese teşekkür etti.

    “BERKİN’İN ADI SLOGANLARDA, YOKLUĞU 10’UNCU YILINDA”  

    Berkin Elvan’ın ablası Gamze Özge Elvan, ailesi adına bir konuşma yaptı. Elvan, “Bu bir basın açıklaması değil bu bir haykırış” diyerek şöyle devam etti:

    “Şimdi yaşayamadıklarımızı anlatmanın vakti. Berkin’imiz, oğlumuzun, canımızın bizden koparılmasının 10’uncu yılı. Giyilemeyen mezuniyet giysisi 10 yıldır askıda. Çekemediği şutlar, dans edemediği sahneler, giremediği sınavlar ve çalamadığı ıslıklar 10 yıllık bir dağ. Mutfak masasında yeri sabit tabağı boş sandalyesi boş. Telefonu çalışıyor ama çalmadı. Odası dağılmıyor. Sakalı yakışacak mıydı bilmiyoruz, bıyıkları terlememişti çünkü. Ağız dolusu bir gülüş eksik kaldı. Mahcup mahcup ama ışıl ışıl bakan gözleri. Artık kokusu sadece ama sadece burnumuzda tütüyor. Caddeler bomboş kaldı. Onun yürümek bilmediği koştuğu o daracık sokaklar. Sayısız keşkelerin, donakalan hayallerin, dinmeyen hasretin, sönmeyen yangının 10’uncu yılı. Bedeni küçücük kaldı bir sabah ansızın polis kurşunuyla vurulduktan sonra. Dokuz ay boyunca direndi. Umut oldu bize. Yoğun bakımda gözlerini oynatmasıyla, elini ufacık kıpırdatmasıyla, bilinci yerinde değilken ‘anne’ diye bağırmasıyla umut oldu bize. Tutunmaya çalıştı hayata ama olmadı. Berkin’in adı sokaklarda, meydanlarda, sloganlarda, yokluğu 10’uncu yılında. Onsuzluğun 10 senesi.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Berkin Elvan’ı öldüren polis, cezasını Yargıtay da onarsa cezaevine girecek

    Berkin Elvan’ı öldüren polis, cezasını Yargıtay da onarsa cezaevine girecek

    Berkin Elvan’ı gaz fişeğiyle öldüren polis Fatih Dalgalı’ya verilen 16 yıl 8 aylık hapis cezasını onandı. Dalgalı, kararın Yargıtay tarafından da onanması halinde cezaevine girecek.

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Berkin Elvan davasında avukatların itirazını kararını bağladı. Gezi Direnişi sırasında başına attığı gaz fişeğiyle Berkin Elvan’ı öldüren polis Fatih Dalgalı’ya verilen 16 yıl 8 aylık hapis cezasını onandı. Elvan ailesinin avukatlarının sanık Dalgalı’ya “nitelikli kasten öldürme” suçundan ceza verilmesi talebi ise reddedildi.

    Medyascope’ta yer alan habere göre sanık avukatlarının, kararı usul ve yasaya aykırı olduğu ve sanığın beraat etmesi yönündeki talepleri de reddedildi.

    ÜYE HAKİMDEN ‘CEZA ARTIRIMI’ İTİRAZI

    Karşı oy kullanan üye hakim Eray Utku ise “Çocuğu olası kastla öldürme” suçundan ceza artırımı istedi. Berkin Elvan’ın olay tarihinde çocuk yaşta olduğunu vurgulayarak sanığın eylemini görerek ve hedef gözeterek, meydana gelebilecek neticeyi de kabullenerek gerçekleştirdiğini ifade etti.

    Utku, sanığın eylemi sonucunda meydana gelen neticenin ise “Çocuğu olası kastla öldürme” suçunu oluşturduğunun tartışmasız olduğunu dile getirdi.

    Cezanın TCK’nın 82/1-e maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği halde sanığa eksik ceza verildiğini belirten hakim Utku, bu hukuka aykırılığın da CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak giderilmesi gerektiğini kaydetti.

    YARGITAY ONARSA POLİS FATİH FATİH DALGALI CEZAEVİNE GİRECEK

    Kararın Yargıtay tarafından da onanması halinde Berkin Elvan’ı öldüren Fatih Dalgalı cezaevine girecek.

    NE OLMUŞTU?

    Berkin Elvan, 16 Haziran 2013 tarihinde polisin attığı gaz bombasıyla başından yaralanmış, aylarca komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te hayatını kaybetmişti. Elvan’ı öldüren polis Fatih Dalgalı, 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

    “Kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğuna” hükmedilen Dalgalı, henüz tutuklanmadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan, katledilişinin 9. yılında anıldı-VİDEO

    Berkin Elvan, katledilişinin 9. yılında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Berkin Elvan katledilişinin dokuzuncu yılında Feriköy’deki mezarı başında anıldı. Aile adına yapılan açıklamada “Devlet eliyle öldürülen tüm çocuklar için adalet arıyoruz. Oğlumuz, canımız, yavrumuz, Berkinimiz, kaç yıl geçerse geçsin; sana yaşatılan zulmü unutmayacağız, seni bizden koparanları asla affetmeyeceğiz” denildi.

    Gezi Parkı eylemleri sırasında polislerin attığı gaz fişeğiyle başından vurulup 269 gün sonra henüz 15 yaşındayken hayatını kaybeden Berkin Elvan, ölümünün dokuzuncu yılında anıldı. Şişli Feriköy Mezarlığı’ndaki anmaya Elvan Ailesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekilleri Oya Ersoy, Musa Piroğlu ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da katıldı.

    “ADALET MÜCADELEMİZ ADLİYENİN TOZLU RAFLARINDA KALDI”

    Elvan Ailesi adına açıklamayı Özge Elvan okurken, şunları söyledi:

    “Bugün burada, Berkinimizin yanı başında adalet talebiyle bir aradayız. Oğlumuz, 16 Haziran 2013’te, Gezi Parkı eylemleri sırasında evimizin üst sokağında katil Fatih Dalgalı’nın attığı gaz fişeğiyle yaralandı. 269 gün komada yaşam mücadelesi veren Berkinimizin bedeni 16 kiloya düştü. Dokuz ay boyunca yaşam mücadelesi veren oğlumuz, daha fazla dayanamadı ve onu 11 Mart 2014’te kaybettik.

    2013’ten beri yürüttüğümüz adalet mücadelemiz, adliyenin tozlu raflarında kaldı. “Emri ben verdim” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yargı karşısına çıkmadı. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu yargılanmadı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 7 Şubat’ta Çapkın ve Mutlu’nun sorumluluklarıyla ilgili etkili bir soruşturma yürütülmediği görüşüne vardı ve Türkiye’yi mahkûm etti. Fakat Türkiye’deki adlî makamlar, bu karara rağmen harekete geçmedi.

    Berkinimizin katili Fatih Dalgalı ise sadece ama sadece 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti Dalgalı’nın “kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğuna” hükmetti. Dalgalı, bir gün bile hapse girmedi. Berkinimizin katillerine hak ettikleri cezayı vermeyenler, avukatımız Can Atalay’ı, mücadele arkadaşımız Mücellâ Yapıcı’yı, her zaman yanımızda olan Tayfun Kahraman’ı, Çiğdem Mater’i, arkadaşlarımız Ali Hakan Altınay ve Mine Özerden’i hapse tıkadı.

    “YAŞATILAN ZULMÜ UNUTMAYACAĞIZ”

    Sadece Berkin için değil, bütün çocuklar için adalet isterken, bu sistem on binlerce çocuğu ailesinden koparmaya devam etti. Biz adalete açız! Bir çocuğun 6 yaşında evlendirilmesine göz yumanlara karşı adalet arıyoruz. Çocuklarımızı tarikatların, çocuk istismarcılarının eline bırakanlara karşı adalet arıyoruz. Çocuklarımızı enkazda “aramayan” bu iktidara karşı adalet arıyoruz. Devlet eliyle öldürülen tüm çocuklar için adalet arıyoruz. İşte biz bu yüzden iktidara ve adaleti bir türlü sağlamayan yargı makamlarına sesleniyoruz:

    Siz katilleri korumaya çalışsanız da biz; Berkin için, katledilen bütün çocuklar için, deprem bölgesinde yaşamını yitiren ve hâlâ korunamayan çocuklar için, tarikatların ellerine bırakılan çocuklar için adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz. Önümüzdeki yıl 10. kez bu mezarın başında adaleti bulmuş olmayı diliyoruz. Çünkü, bir çocuğun katilinin hesap vermesi, geride kalan tüm çocuklarımızın geleceğinin teminatı olacak. Oğlumuz, canımız, yavrumuz, Berkinimiz, kaç yıl geçerse geçsin; sana yaşatılan zulmü unutmayacağız, seni bizden koparanları asla affetmeyeceğiz. Elbet bir gün yattığın yerde rahat uyuyabilmeni sağlayacağız.”

    PİRHA / İSTANBUL

     

  • Gülsüm Elvan’dan Erdoğan’ın avukatına: Sözlerimin arkasındayım

    Gülsüm Elvan’dan Erdoğan’ın avukatına: Sözlerimin arkasındayım

    Gezi Direnişi sırasında polis tarafından katledilen Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ile babası Sami Elvan, ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla bir kez daha hakim karşısına çıktı. Gülsüm Elvan, Erdoğan’ın avukatına “Müvekkilinize selam söyleyin. Emir verip çocuğumu benden aldı. Sözlerimin arkasındayım” dedi. Duruşma 16 Mart 2023 tarihine ertelendi.

    Gezi Direnişi sırasında polis şiddetiyle öldürülen Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ile babası Sami Elvan’ın “Cumhurbaşkanına hakaret” ettikleri iddiasıyla yargılandığı davaya bugün devam edildi.

    Çağlayan’da bulunan İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına, Elvan ailesinin avukatı Can Atalay, 6 aydır Gezi davası kapsamında cezaevinde bulunması nedeniyle katılamadı.

    Görüntülerin incelendiği bilirkişi raporu mahkemeye sunulurken, Cumhurbaşkanı avukatı rapora diyecek bir şeylerinin olmadığını söyleyerek, Elvanların cezalandırılmasını istedi.

    Gülsüm Elvan ise Cumhurbaşkanı avukatına, “Müvekkilinize selam söyleyin. Emir verip çocuğumu benden aldı” dedi. Hakarete uğrayanın kendisi olduğunu vurgulayan Elvan, söylediği sözlerin arkasında olduğunu belirterek bir sonraki duruşmaya avukatı Can Atalay ile katılmak istediğini dile getirdi.

    Mahkeme, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için davayı 16 Mart 2023 tarihine erteledi.

    İddianamede, Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin 23 Eylül 2020 ve 29 Ocak 2021’deki duruşmalar sonrasında Gülsüm Elvan ile Sami Elvan’ın, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ‘suç içerikli’ söylemlerde bulundukları iddia ediliyor. Gülsüm ve Sami Elvan’ın “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 2 yıl 4 aydan 8 yıl 8 aya kadar hapsi isteniyor.

    BERKİN’İ ÖLDÜREN POLİS GÖREVDE

    Berkin Elvan’ı öldüren polis Fatih Dalgalı ise Haziran 2021’de sonuçlanan dava sonucunda 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Dalgalı’ya ‘kasten insan öldürme’ suçundan verilen müebbet hapis cezasına indirim uygulanmıştı. Fatih Dalgalı, halen polis olarak görev yapıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan 9 yıl önce vurulduğu sokakta anıldı-VİDEO

    Berkin Elvan 9 yıl önce vurulduğu sokakta anıldı-VİDEO

    PİRHA-Berkin Elvan, 9 yıl önce vurulduğu İstanbul Okmeydanı’ndaki Gaziler Sokağı’nda ailesi ve sevenleri tarafından anıldı. Elvan Ailesi tarafından yapılan açıklamada ” Yargı makamına sesleniyoruz: Sadece Fatih Dalgalı değil, “emri ben verdim” diyen dönemin başbakanı, şimdiki cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yargılayın. Başka Berkinler olmasın, çocuklar öldürülmesin diye adalet aramaktan vazgeçmiyoruz” ifadelerine yer verildi.

    Gezi direnişi sırasında İstanbul Okmeydanı’nda 16 Haziran 2013 günü polisin attığı gaz kapsülü ile başından yaralanan ve 269 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan, vurulduğu Gaziler Sokağı’nda ailesi ve sevenleri tarafından anıldı. Anmaya Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da katıldı. Elvan Ailesi adına yapılan basın açıklamasını Özge Elvan okurken açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “KATLEDİLEN BÜTÜN ÇOCUKLAR İÇİN ADALET MÜCADELESİ YÜRÜTMEYE BAŞLADIK”

    “Tam 9 yıl oldu. Oğlumuz Berkin Elvan, Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin hedef göstererek sıktığı gaz kapsülüyle 16 Haziran 2013’te başından vuruldu. 269 gün komada kaldı, daha fazla dayanamadı ve 11 Mart 2014’te yanımızdan ayrıldı. Berkin’imizi kaybettikten sonra, Berkin’imiz nezdinde katledilen bütün çocuklar için adalet mücadelesi yürütmeye başladık. Davamız, oğlumuz vurulduktan dört yıl sonra görülmeye başladı.

    Dava sonucu katil Fatih Dalgalı 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Fakat tek bir gün bile hapiste yatmadı, üstelik hâlâ görevi başında. Biz katillere verilen cezaların uygulanmasını beklerken avukatlarımız Oya Aslan ve Selçuk Kozağaçlı hapis cezasıyla cezalandırıldı. Avukatımız Ebru Timtik adalet ararken hayatını kaybetti. Son olarak yoldaşımız, arkadaşımız, dostumuz, kardeşimiz, avukatımız Can Atalay, haksız ve hukuksuz şekilde hapis cezası ile cezalandırıldı.

    “GEZİ PARKI’NIN SAHİCİLİĞİNE SARILIYORUZ”

    Her an yanımızda olan, yürüttüğümüz adalet mücadelesinde destekçimiz olan Mücella Yapıcı, haksız ve hukuksuz şekilde hapis cezası ile cezalandırıldı. Bedenimizle, ruhumuzla hapislerde bıraktıklarımız, kaybettiklerimiz ve sonsuza kadar yaşatacaklarımızla Ali İsmail ile, Abdocan ile, Mehmet ile, Hasan Ferit ile, Medeni ile, Ahmet ile, Ethem ile ve Berkin’imizle bu yalancı düzene karşı bir kez daha Gezi Parkı’nın sahiciliğine sarılıyoruz.

    Berkin’imizin davasında Fatih Dalgalı’nın cezalandırılması için bizimle birlikte mücadele eden avukatımız Can Atalay, Mücella Yapıcı ve Tayfun Kahraman başta olmak üzere Gezi Parkı davasında tutuklanan arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmasını, bu hukuksuzluğun derhal sonlanmasını istiyoruz. Arkadaşlarımızı değil, çocuklarımızı katleden katilleri cezalandırın. Yargı makamına sesleniyoruz: Sadece Fatih Dalgalı değil, “emri ben verdim” diyen dönemin başbakanı, şimdiki cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yargılayın. Başka Berkinler olmasın, çocuklar öldürülmesin diye adalet aramaktan vazgeçmiyoruz. Berkin’imiz, oğlumuz, yavrumuz, Daima bizimlesin, daima seninleyiz. Senin için adalet istemekten asla vazgeçmeyeceğiz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • ‘Gezi’de yaşamını yitirenler bugün milyonlara dönüştü’

    ‘Gezi’de yaşamını yitirenler bugün milyonlara dönüştü’

    PİRHA-Gezi direnişinin 9’uncu yılında konuşan Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ile Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, “Gezi’de yaşamını yitirenler bugün milyonlara dönüştü” dedi.

    Gezi direnişinde yaşamını yitiren Berkin Elvan ile Mehmet Ayvalıtaş’ın aileleri, Gezi’nin 9’uncu yıl dönümü dolayısıyla yaptıkları açıklamada “Gezi’de yaşamını yitirenler bugün milyonlara dönüştü” ifadelerini kullandı.

    Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ile Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, Mezopotamya Ajansı’ndan Doğan Kaynak‘a konuştu.

    “BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞTI”

    Gezi’nin toplumsal bir direniş olduğunu belirten Gülsüm Elvan, “Bıçak kemiğe dayanmıştı. İnsanlar ülkesini ve memleketini korudular. Yıktırmadılar. Hepimiz alanlara çıktık, isyanımızı dile getirdik. ‘Bu parkı yıkamazsınız’ dedik. Oruç tutan insanlara sofralar kuruldu. İftar açan insanlara saygı gösterildi ve onlar için el ele tutuşarak zincirler kurdular. Çok güzel bir paylaşım vardı, kardeşlik vardı. Bir birlik vardı” dedi.

    “OĞLUM YAŞATILMIŞ OLSAYDI 23 YAŞINDAYDI” 

    Gezi sürecinde hayatını kaybedenleri hatırlatan Elvan, şunları söyledi:

    “Deniz Gezmiş’i asarlarken Mahir Çayan’lar onlar için gitti. Mahir Çayan’lar giderken, İbrahim Kaypakkaya da onlar için gitti. Zincirleme gibi bir şey oldu. Burada da aynen öyle oldu. Oğlumun vuruluşu ve Ethem Sarısülük’ün vuruluşunu hiç unutmuyorum. Ethem’den iki üç gün sonra yavrum da vuruldu. Daha sonra Ali İsmail Korkmaz’ın vurulduğunu duyduk. Gitgide öfkemiz çoğaldı. Artık biliyorduk ki vur emrini vermişler.

    Hastane’de 269 gün boyunca benim yanımdaydılar. Halen de yanımdalar. Ethem Sarısülük’ün annesi ile birbirimizden hiç kopmadık. Bir aile olduk. Oğlumu hiç unutmadım. Onun ölümünü halen kabullenemiyorum. Benim için sanki hala yaşıyor. Bir gün çıkıp gelecekmiş gibi gözlüyorum yolunu. İşe gittiğimde farkında olmadan sanki Berkin yanımdaymış gibi kendi kendime konuşuyorum. Hani derler ya ‘Yara bir süreden sonra kabuk bağlar.’ Benim yaram hiçbir zaman kabuk bağlamadı ve bağlamayacak. Zaman sanki benim için durmuş hiç ilerlemiyor gibi. Eğer oğlum yaşamış olsaydı demiyorum, yaşatılmış olsaydı şimdi 23 yaşındaydı.”

    “GEZİ’Yİ UNUTMAYACAĞIZ”

    Gezi Davası’nda ceza alarak tutuklananların iktidar tarafından cezalandırıldığını belirten Elvan, “Mücella ablaya, Can Atalay’a, Tayfun’a, Çiğdem’e, Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış cezalar verdiler. Bizim çocuklarımızın katilleri elini kolunu sallayarak geziyor ve görevlerini yapıyorlar. Bu insanlar içeride. Gezi’yi unutmayacağız, unutturmayacağız. Gezi’nin yıl dönümünde Taksim’de olacağız” dedi.

    MEHMET AYVALITAŞ’IN HAYATINI KAYBETMESİ

    Gezi direnişinde polis aracının çarpması sonucu hayatını kaybeden Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş ise o süreci şöyle anlattı:

    “O eylemde süratle gelen bir emekli polis, oğluma çarpıyor. Onun peşinden Mehmet Görkem Demirbaş adında biri cip arabasıyla hızlı bir şekilde gelip o da oğluma çarpıyor. Aynı zamanda yeğenim Seyit de ağır yaralanıyor. O zaman kız kardeşim gelip, ‘Seyit ağır yaralanmış, bizi Göztepe Hastanesine yetiştir’ demişti. Biz hastaneye gittik, bize ‘Mehmet’in durumu çok kötü Bostan’cıdan Memorial Hastanesine götürülmüş’ dediler. Göztepe’yle Bostancı arası sanki Diyarbakır’a gitmişim gibi geldi. Çok uzak geldi.”

    “GEZİ BİR HALKIN İSYANIYDI”

    Gezi’nin “Devlet terörüne karşı bir başkaldırı” olduğunu söyleyen baba Ayvalıtaş, “Devlet nasıl terör yapıyordu? Hamile kadınlar ‘kapıya çıkamaz’ diyordu. Devlet, ‘iki genç bir yere oturup çay içemez’ diyordu. İki kent hariç 79 kentte ayaklanmalar oldu. Milyonlarca insan ayaklandı. Her mitinge gittiğimde Gezi’de hayatlarını kaybedenlerin resimlerini görüyorum. Bu resimler, onların milyonlarca insana dönüştüğünün bir göstergesidir. Ben Mehmet’in babası olduğum için kendimi şanslı görüyorum. İçim yanıyor. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Ama Gezi, haksızlığa, zulme karşı bir başkaldırıştı. Gezi bir devrimdi. Gezi bir halkın isyanıydı” ifadelerini kullandı.

    OĞLU ADINA VAKIF KURDU

    Oğlu ve yaşamını yitiren eşi için MAFAV adıyla vakıf kurduğunu ve bu vakıfla yardıma muhtaç olan insanlara yardım ettiğini aktaran Ayvalıtaş, vakıfla hem oğlunun hem de eşinin isimlerinin yaşayacağını ifade etti. Ayvalıtaş, “Bu vakıfı zor şartlarda kurduk. Baya uğraştırdılar bizi. Yaşadığımız Mustafa Kemal mahallesinde her kesimden insanlar var. Hepsi de fakir insanlar. Bazı insanlarımız var eşinden boşanmış maddi olarak sıkıntıları var. Bazılarının çocukları okuyor. Onlara yardım edeceğiz. Bazı insanların ekmek paraları bile yok. Bizim amacımız topluma bazı aileleri kazandırmak. Vakıfımızı çalışır bir vaziyete getirmek için 2 Haziran’da bir araya geleceğiz. Vakıfımız için destek bekliyoruz” çağrısında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan mezarı başında anıldı-VİDEO

    Berkin Elvan mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Berkin Elvan katledilişinin sekizinci yılında mezarı başında anıldı. Elvan Ailesi, sanık polisin hala görevi başında olduğunu hatırlatırken, “Berkin’i vuran değil, biz yargılanıyoruz. Adalet mücadelemiz devam edecek” dedi.

    Gezi direnişi sırasında İstanbul Okmeydan’ında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu hastaneye kaldırılan ve 9 ay komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014 tarihinde hayatını kaybeden Berkin Elvan mezarı başında anıldı.

    Şişli Feriköy Mezarlığı’ndaki anmaya Elvan Ailesi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile çok sayıda kişi katıldı.

    “BERKİN’İ VURAN DEĞİL, BİZ YARGILANIYORUZ”

    Mezar başında yapılan konuşmalarda Berkin’i vuran Fatih Dalgalı’nın müebbet hapis cezası almasına rağmen tutuklanmadığını belirten Sami Elvan, Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla yargılandıklarını söyledi.

    Gülsüm Elvan ise adalet mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini kaydederken, “Anayasayı tanımıyorum” diyene biz yasaları er ya da geç tanıştıracağız. Biz yine ölüme karşı yaşam, savaşa karşı barış demeye devam edeceğiz. Hiçbir çocuk ölmesin” dedi.

    Avukat Çiğdem Akbulut da, sanık polisin yalnızca yurt dışı çıkış yasağı aldığını belirtirken, görevine devam ettiğini söyledi. Akbulut, “Bir gün bile gözaltında kalmamış, bir gün bile Berkin’i vurmasının cezasını çekmemiş bir sanık ile karşı karşıyayız. Elinde hala silah taşıyan bir polis ile karşı karşıyayız” diye konuştu.

    Grup Yorum, Berkin Elvan için bestelediği türküyü söyledikten sonra anma sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Berkin Elvan katledilişinin 8. yılında anılıyor

    Berkin Elvan katledilişinin 8. yılında anılıyor

    PİRHA-Polisin attığı gaz fişeğiyle yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 9 ay komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan, katledilişinin 8.  yılında Şişli Feriköy Mezarlığı’ndaki mezarı başında saat 14.30’da anılacak.

    Gezi Direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaralanan ve 9 ay komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014 günü hayatını kaybeden Berkin Elvan katledilişinin sekizinci yılında anılıyor. Elvan ailesi her yıl olduğu gibi bu yıl da çocuklarının Şişli Feriköy Mezarlığı’ndaki mezarı başında törenle anacak.

    Berkin Elvan gaz fişeğiyle vurulduğu sırada on dört, yaşamını yitirdiğinde 15 yaşındaydı.

    Davanın ilk duruşması, Berkin Elvan’ın ölümünden tam 3 buçuk yıl sonra 6 Nisan 2017’de, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Karar duruşmasında mahkeme heyeti sanık polis Fatih Dalgalı’nın kasten öldürme suçunun sabit olduğuna hüküm vererek, müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti daha sonra indirim uygulayarak sanık polisin 16 yıl 8 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Tutuklama kararı vermeyen heyet, sanık polis için yurt dışına çıkış yasağı getirdi. Sanık Fatih Dalgalı, görevine devam ediyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Üçüncü kez açılan Gezi Davası’nın 3. duruşması görülüyor: Gezi yargılanamaz!-VİDEO

    Üçüncü kez açılan Gezi Davası’nın 3. duruşması görülüyor: Gezi yargılanamaz!-VİDEO

    PİRHA-Üçüncü kez açılan Gezi Davası’nın 3. duruşmasına bugün devam ediliyor. Duruşma öncesi açıklama yapan Taksim Dayanışması; “Bu ülkenin eşitlik, özgürlük ve adalet umudunu kirletmenize izin vermeyeceğiz. Gezi hep haklı. Gezi umuttur, umut yargılanamaz” dedi. 

    Üçüncü kez açılan Gezi Davası’nın 3. duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülüyor. Yargıtay ve İstinaf Mahkemesi tarafından bozulduktan sonra yeniden görülen davada Osman Kavala tek tutuklu olarak bulunuyor. Celse öncesi Çağlayan’daki adliye önünde Taksim Dayanışması adına yapılan basın açıklamasını ise TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Esin Köymen okudu.

    “GEZİ’Yİ KİRLETEMEZSİNİZ”

    Gezi Davası’nın üçüncü kez açıldığını hatırlatan Köymen; “Toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilmek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılmak isteniyor. Sekiz sene, üç dava, onlarca duruşma boyunca söylediğimizi yeniden tekrarlıyor, senelerdir süren hukuksuzluk ve gerçekliği çarpıtma ısrarına inat tekrar söylüyoruz: Gezi’yi kirletemezsiniz.

    Gezi Direnişi’ni suçla, terörle, darbeyle, kalkışmayla anılan bir eyleme dönüştüremezsiniz. Gezi Direnişi’ni bir kez daha yargı marifetiyle karalama çabanız beyhudedir. Gerçekleri çarpıtmanıza izin vermeyeceğiz. Sipariş senaryolarınızla, milyonlarca insanın, demokratik hak ve talepleri için, parklarda, meydanlarda, sokaklarda; özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için ortaya koyduğu direnişi kirletmenize izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

    “OSMAN KAVALA SERBEST BIRAKILMALIDIR”

    Köymen, tutuklu bulunan Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını isterken, şunları söyledi:

    “Abdocan’ın, Mehmet’in, Ethem’in, Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ali İsmail’in, Ahmet’in ve Berkin’in düşlerinin kirletilmesine izin vermeyeceğiz. Çünkü haklıyız. Gezi hep haklı.

    Sekiz senedir içine sürüklendiğimiz karanlığı, emekçilerin, kadınların, LGBTİ+’ların, öğrencilerin zorlaşan hayat şartlarını, yaşam alanlarında var olmak için karşı karşıya oldukları şiddet sarmalını ve ellerinden alınan gelecek umutlarını görüyor, bu karanlığa karşı ısrarla özgürlük, demokrasi ve insanca yaşamı savunmaya devam ediyoruz.

    Gezi’ye faiz lobisi diyenlerin yüzüne gerçekleri haykırırken ne kadar haklıysak, bugün yaşadığımız ekonomik çöküşün sorumlusu iktidarınızdır derken de o kadar haklıyız. 2017 yılından bu yana, somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor. Yeryüzündeki tüm renklere sahip çıkan Gezi Direnişi’nin siyah ve beyazı olan ÇARŞI ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor. Bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz. Çünkü haklıyız: Dayanışma, paylaşma, emek, yargılanamaz.

    Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli, kurgu ithamlarla yargılanmak istenen arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmeli, somut hiçbir delil olmadığı halde 1487 gündür siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala serbest bırakılmalıdır. Biliyor ve inanıyoruz ki: Gezi hep haklı. Gezi umuttur, umut yargılanamaz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Gülsüm ve Sami Elvan hakkında dava açıldı

    Gülsüm ve Sami Elvan hakkında dava açıldı

    PİRHA-Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ve Babası Sami Elvan hakkında, Berkin’in duruşmaları sonrası yaptıkları açıklamalar gerekçe gösterilerek, ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ten dava açıldı. Açılan davanın ilk duruşması 20 Ocak 2022’de görülecek.

    Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettikleri gerekçesiyle, Gülsüm Elvan ve Sami Elvan’a dava açıldı.

    Gezi eylemleri sırasında Okmeydanı’nda polisin attığı gaz kapsülünün başına isabet etmesiyle öldürülen Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan ve Babası Sami Elvan’a, Berkin’in duruşmaları sonrası yaptıkları açıklamalar gerekçe gösterilerek, ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ten dava açıldı. Açılan davanın ilk duruşma 20 Ocak 2022’de görülecek.

    Medyascope’un haberine göre, Sami Elvan’ın 23 Eylül 2020’de, Gülsüm Elvan ve Sami Elvan’ın 29 Ocak 2021’de İstanbul-Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde yapılan duruşmalar sonrası açıklamalarıyla ilgili soruşturmalar birleştirildi. Cumhuriyet Savcısı Enes Kocakale’nin hazırladığı iddianameyi İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi kabul etti. İlk duruşma 20 Ocak 2022’de görülecek.

    Savcı, “Sizden ala terörist mi var?” cümlesindeki “terörist” ifadesi ile “Açık ve net konuşuyorum, altını kalın çizgilerle çizerek, benim çocuğumun katili Recep Tayyip Erdoğan’dır” cümlelerinin “hakaret içerikli söylemler” olduğunu iddia etti.

    Savcılıkta ifade veren Gülsüm Elvan, “Ben kimseye hakaret etmedim, gerçekleri dile getirdim ve eleştiride bulundum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” dedi. Sami Elvan ise savcılık ifadesinde, “Biz 2014 yılında çocuğunu kaybetmiş ve o tarihten bu yana adalet arayan bir aileyiz. Adliyeye geldiğimizde bu adaleti bulamadığımız için eleştiri mahiyetinde söylemlerde bulunuyoruz. Bu sözlerimin arkasındayım, o dönemin başbakanı, şu an cumhurbaşkanı olan kişi çocuğumu terörist olarak nitelendirdi ve eşimi miting alanında yuhalattı. Ben kimseye hakaret etmedim, gerçekleri dile getirdim ve eleştiride bulundum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” cümlelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gündüz ailesi, Berkin Elvan’ın ve Nazegül Boyraz’ın ailesini ziyaret etti

    Gündüz ailesi, Berkin Elvan’ın ve Nazegül Boyraz’ın ailesini ziyaret etti

    PİRHA-Umut Gündüz’ün ailesinin yürüttüğü ‘Umut için adalet, herkes için adalet turu’ devam ediyor. Aile, turun 31. gününde Gezi Direnişi sırasında polis tarafından katledilen Berkin Elvan’ın ve Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren Nazegül Boyraz’ın ailesini ziyaret etti.

    Ankara’da, 15 Temmuz 2020 tarihinde alkollü bir sürücünün çarpıp kaçması sonucu yaşamını yitiren bisiklet sporcusu 19 yaşındaki Umut Gündüz için adalet arayışı sürüyor. Gündüz Ailesi, 1 Ağustos tarihinde ‘Umut için adalet, herkes için adalet turu’ başlattı.

    Gündüz ailesi, başlattıkları turun 31. gününde İstanbul’da yaşayan Gezi Direnişi sırasında polis tarafından katledilen Berkin Elvan’ın ve Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren Nazegül Boyraz’ın ailesini ziyaret etti.

    Gündüz ailesi İstanbul’da ki temaslarında ilk olarak, 2015 yılında Urfa’nın Suruç ilçesinde yaşanan bombalı saldırıda hayatını kaybeden Nazegül Boyraz’ın eşi Bayram Boyraz’ı ziyaret etti.

    Ardından da Gezi Direnişi sırasında polisin katlettiği Berkin Elvan’ın anne ve babası Gülsüm-Sami Elvan’ı ziyaret etti.

    Yakınlarını kaybeden aileler adalet taleplerini bir kez daha dile getirerek dayanışma çağrısı yaptı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Berkin Elvan’ın ailesine soruşturma

    Berkin Elvan’ın ailesine soruşturma

    Gezi sürecinde İstanbul Okmeydanı’nda polis attığı gaz fişeğiyle öldürülen Berkin Elvan’ın ailesi hakkında  ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

    Gezi eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeği nedeniyle 269 gün komada kaldıktan sonra 16 yaşındayken hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın anne ve babası hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın 9 Aralık 2020’de görülen davanın ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde aile tarafından yapılan basın açıklamasında kullanılan ifadeler olduğu belirtildi.

    Independent Türkçe’den Can Bursalı’nın haberine göre; duruşma savcısının koronavirüse yakalanması nedeniyle 8 dakika süren duruşmadan sonra İstanbul Adliyesi’nin önünde yapılan açıklamada, anne Gülsüm Elvan ve baba Sami Elvan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönemde yaptığı bir mitingde Gezi Parkı eylemleriyle ilgili yaptığı açıklamada, “Diyorlar ki ‘Polise talimatı kim verdi?’ Ben verdim” sözlerine atıf yapmıştı.

    Anne Gülsüm Elvan, adliye önündeki açıklamasında, “7 yıldır beklediğim adalet bir türlü gelmedi. Ben istiyorum o adaleti. Yargılansın. Tayyip Erdoğan, çocuğumu benden aldın bari cezayı ver. Yeter artık, ben adalet istiyorum” demişti.

    (HABER MERKEZİ)