Etiket: büyük alevi kurultayı

  • Bozkurt: 25 Aralık Alevi Kurultayı devletin kendi Alevisini yaratmasına karşı cevaptı-VİDEO

    Bozkurt: 25 Aralık Alevi Kurultayı devletin kendi Alevisini yaratmasına karşı cevaptı-VİDEO

    PİRHA- Büyük Alevi Kurultayı’na gelen süreçte Alevi hareketinin daha örgütlü söz ve eylem birliği gerçekleştirmede yol kat ettiğini kaydeden Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, “Aleviler ilk defa bu kadar derli toplu ve örgütlü olarak söz ve eylem birliği yapmıştı. Devletin kendi Alevisini yaratma girişimine karşı bir cevap, boşa çıkarma mesajıydı” dedi. 

    AKP hükümetinin cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesine alan kararına karşı Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Demokratik Alevi Derneği, 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’nı gerçekleştirdi.

    İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, 25 Aralık’ta Alevi örgütlerinin İstanbul’da gerçekleştirdiği Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Bozkurt, Alevi hareketinin uzun zamandır hak arayışında zayıf kaldığını dile getirerek, bunun son dönemdeki örgütlü mücadele hattı ve eylem birliği ile kırıldığını söyledi. Alevi hareketinin sahaya inmesiyle daha da örgütlü bir söz ve eylem birlikteliği yakaladığını dile getiren Bozkurt, Büyük Alevi Kurultayı ile devletin kendi Alevisini yaratma girişimine karşı güçlü bir cevap verildiğini sözlerine ekledi.

    2023 yılında Alevi hareketinin bu örgütlü mücadeleyi başarıya ulaştırmada daha da kararlı olması gerektiğine vurgu yapan Bozkurt, Alevilerin emek ve demokrasi blokuna öncülük etmesi gibi temel görevin önlerinde olduğuna işaret etti.

    “DAHA ÖRGÜTLÜ SÖZ VE EYLEM BİRLİĞİ VARDI”

    Büyük Alevi Kurultayı’nın devletin kendi Alevisini yaratma girişimine karşı bir mesaj olduğunu ve bu hamlenin boşa çıkarıldığını ifade eden Bozkurt, şunları kaydetti:

    “Aleviler bir çok kez kurultay ve çalıştay yaptılar. Gündemin sıcaklığı ile kurultay çok daha iyi katılımlı, heyecanlı ve değerliydi. Avrupa’dan Türkiye’ye ve Kıbrıs’a kadar neredeyse bütün kurumlar katılmıştı. Diyebilirim ki Aleviler ilk defa bu kadar dertli toplu ve örgütlü olarak söz ve eylem birliği yapmıştı. Umarız ki Aleviler bu hakikatin takipçisi olmaya devam ederek birlikte hareket edecekler. Bizler de çok büyük güç aldık. Devletin kendi Alevisini yaratma girişimine karşı bir cevap, boşa çıkarma mesajıydı. Elbette her cenahta olduğu gibi Alevi toplumunda da çıkara teslim olanlar olmuştur. Bu görkemli duruşu ve birliktelik mesajını gören bu canlarda hakikatlerini görerek birliğin ve dirliğin olduğu yere dönerler. Böyle olursa hak ve hakikati yakalamak bizler için daha kolay olur.”

    “DERLİ TOPLU MÜCADELE HATTI ÖRÜLDÜ”

    Mehmet Bozkurt, Alevi hareketinin daha derli toplu bir mücadele hattı ördüğüne değinerek, “Alevi örgütlülüğü uzun zamandır belli anmalarla kalan, Alevilerin hak ve taleplerine yönelik arayışlarda zayıf kalan bir yerdeydi. İktidarın bu son hamlesi Alevi hareketini de harekete geçirdi ve sahaya indirdi. Daha derli toplu bir gayret ve mücadele içerisine girdiler. Elbette Alevi kurumları kendi arasında kimi ayrışmalar yaşıyordu. Bu devletin Aleviler içerisine soktuğu bilinçli bir politikaydı. Devletin Alevisi olma yolunda Alevi örgütlülüğünü gölgeleyenler de oldu. Devletin bu gündemini belirlemeden önce bu tehlikenin önünü alabilecek bir çalışma yoktu. Yeni kongreler ile birlikte Alevi örgütlülüğünün kendisini değiştirmesi ile hak mücadelesi bir canlılık kazandı. Bu çalışma ülkenin her tarafına yayıldı” dedi.

    “ALEVİLER EMEK VE DEMOKRASİ BLOKUNA ÖNCÜLÜK ETMELİ”

    Yeni yılda Alevilerin mücadele ettiği en temel değerlerden olan emek ve demokrasi bloğuna öncülük etmesi gerektiğine işaret eden Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, şöyle devam etti:

    “Bu mücadele kesintisiz devam ederse biz de demokrasiyi ve barışı göreceğimiz günlere yakın olacağız. Yoksa hepimiz yok olup gideceğiz. Alevilerin yeni yılda temel talebi emek ve demokrasi mücadelesi olacaktır. Aleviler emek ve demokrasi blokunun yanında yerini almalı, hatta öncülük etmelidir. Alevilerin demokrasiyi taçlandırmak gibi bir sorumluluğu var. Ülkede savaş, hukuksuzluk varsa buna müdahil olarak haksızlığın karşısında olması lazım. Hukuksuzluğun haksızlığın olduğu her yerde Alevilerin sözü olmalıdır. Devletin Alevisi olmayacağız. Yeni yılın Alevilerin için başarılı bir yıl olacağını düşünüyoruz. Umuyoruz ki mücadele daha da büyür” ifadelerini kullandı.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

  • Erçe: Kurultayla büyük moral kazandık, 2023 yol haritamızı açıklayacağız-VİDEO

    Erçe: Kurultayla büyük moral kazandık, 2023 yol haritamızı açıklayacağız-VİDEO

    PİRHA- 25 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilen Büyük Alevi Kurultayı’na dair değerlendirmelerde bulunan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Kurultayla birlikte büyük bir moral kazanıldı. Kurultayda öne çıkardığımız tüm başlıklar aslında bu ülkenin temel meselesi” dedi. Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu çatısı içerisinde yer alan tüm bileşenlerle Antalya’da 21-22 Ocak tarihinde bir danışma kurulu toplantısı yapacaklarını söyledi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, 25 Aralık’ta Alevi örgütlerinin İstanbul’da gerçekleştirdiği Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Kurultayla birlikte Alevilerin taleplerini dile getirme noktasında meşruiyetlerinin arttığını söyleyen Erçe, Ocak ayı sonunda danışma kurulu toplantısı yapacaklarını ve bu toplantı sonrasında tüm kesimlerle yapacakları görüşmelerin ardından yeni yol haritalarını belirleyeceklerini kaydetti.

    “KURULTAYLA BİRLİKTE BÜYÜK BİR MORAL KAZANDIK”

    Kurultay sonrası çok önemli ve olumlu yönde dönüşler aldıklarını ifade eden Erçe, “Kurultayın hem Alevi kamuoyunda hem de genel anlamda demokratik kamuoyunda çok güzel yansımaları oldu. Kurultayla birlikte büyük bir moral kazanıldı. Kurultayda ileri sürdüğümüz, öne çıkardığımız tüm başlıklar aslında bu ülkenin temel meselesi. Sadece Alevilerin meselesi olmadığı noktasındaki duruşumuz demokratik kamuoyu açısından çok büyük bir meşruiyet elde etmemize sebep oldu. Kurultay sonrasında aslında devletin ve hükümetin gerçekleştirdiği anti demokratik uygulamaların hız kesmeden devam ediyor olması da bizim ne kadar haklı bir yerde durduğumuzun göstergesi oldu. Şebnem Korur Fincancı’ya verilen ceza, Halk TV’ye bir espri nedeniyle açıklanan ceza, Halkların Demokratik Partisi’ne anayasaya ve hukuka aykırı biçimde verilen ceza ve benzerleri, hala devam eden Çorlu tren kazasında ortaya koyulan tutum… Bir dünya hukuksuzluklarla, haksızlıklarla karşı karşıya olduğumuz dönemdeyiz. Biz de kurultayda bunları ifade etmiştik” diye konuştu.

    “21-22 OCAK’TA ANTALYA’DA ABF DANIŞMA KURULU TOPLANTI YAPACAK”

    Türkiye’de yaşayan tüm halkların anti demokratik uygulamalardan kurtulması için birlikte mücadele vermeleri gerektiğini vurgulayan Erçe, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kadınların, çevrecilerin, öğrencilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin, aydınların, sanatçıların, Alevilerin, Kürtlerin herkesin bir arada ortak vereceği mücadelelerle kurtuluş olacaktır. Kurultay sonrasında Alevi kurumları ile kurultay değerlendirmelerimiz devam ediyor. Sık sık bir araya geliyoruz. Biz kurultay sonrasında Alevi kurumları olarak bundan sonraki süreci nasıl öreceğimizi tartışıyoruz. Bunun en kapsamlısını Alevi Bektaşi Federasyonu çatısı içerisinde yer alan tüm bileşenlerimizle Antalya’da 21-22 Ocak tarihinde bir danışma kurulu toplantısıyla gerçekleştireceğiz. ABF bileşenleri ile beraber hem yol haritamıza dair tartışmalar gerçekleştireceğiz hem de 2023 genel seçimlerine giderken Alevi kurumlarının ve kurumlarımızın takınacağı tutum noktasında bir muhabbet gerçekleştireceğiz. Bu muhabbet sonrasında da ABF olarak almış olduğumuz kararlarla diğer Alevi kurumları ile yine bir araya geleceğiz ve yeni bir yol haritası belirleyeceğiz. Hem kendi içimizde yaptığımız görüşmelerde hem siyasi partilerle, demokratik kitle örgütleri ile diyaloglar noktasında görüşmelerimiz sürüyor. Daha sonrasında aldığımız kararları kamuoyuna açıklayacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • Nadir Sayın: Kurultayda, En El Hak ile Varlığın Birliği özgünlüğünün törpülenmesi bir eksiklik

    Nadir Sayın: Kurultayda, En El Hak ile Varlığın Birliği özgünlüğünün törpülenmesi bir eksiklik

    PİRHA – Şair Nadir Sayın, Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin değerlendirmesinde Alevi dilinin eksik kaldığını vurgulayarak, “‘En El Hak’ ile ‘Varlığın Birliği’ özgünlüğünün törpülenmiş olması önemli bir eksiklik ve derin bir yanılsama boyutu olduğu inancındayım” dedi. Sayın ayrıca etkinliğin ‘kurultay’ olabilmesi için taleplerin değil, alınmış kararların olması gerektiğine işaret etti. 

    25 Aralık’ta İstanbul’da yapılan Büyük Alevi Kurultayı hakkında bir değerlendirme de Şair Nadir Sayın’dan geldi. Kurultayın sonuç bildirgesini PİRHA’ya değerlendiren Sayın, Yenikapı’daki buluşmaya dair çekincelerini ve olumlu gördüklerini aktardı.

    Nadir Sayın, Alevi toplumu arasında uzun süredir böyle bir buluşmanın olmadığına işaret ederek, “Hem Alevi toplumumuzda hem de özellikle Türkiye kamuoyunda sesimizi duyurmada bir heyecan yaratıcı etkisi oldu. Alevi örgütlülüğünün kendi özgün kurumlarıyla ve bütünlük içinde olduğuyla toplumumuzun dinamizm bünyesinin yansıtmaya gayret edildiğinin de altını çizmek gerekir görüşündeyim” dedi.

    “KENDİMİZİ BAŞKA YERLERDE DEĞİL, KENDİMİZDE ARAMALIYIZ”

    Nadir Sayın, laiklik konusunda “dinamik bir kitle olduğumuz mesajları açık ve net verilmeye çalışıldı” diyerek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Sanıyorum bu etkinliğin temel amacı da her ne kadar kavramsal olarak tam bir ‘Kurultay’ olmasa da, diyelim ki ‘Büyük Alevi Buluşması’ ya da ‘Kapalı Alanda Miting’ olarak, Türkiye kamuoyuna etkin varlığımızı yansıtmaktı. Eğer bunda yanılmıyorsak, organizasyona da o hakkaniyeti teslim etmek, özellikle biz bazen keskin eleştirel yaklaşanlara, Alevilik ve insanlık mücadelemizin bir sorumluluğu, samimiyeti olur inancındayım. Sadece eleştirmek için eleştiri, daha baştan hemen olumsuzluklar saçarak bu süreci törpülemek eğilimleri o halde pek samimi olmaz bence. Tabii milyonlarca Alevi kitlemizin İstanbul’da yaşıyor gerçeğiyle, gelecekte daha da geniş ve yoğun kitlemizle örgütlülüğümüze onları da dahil etmek, onlarda da heyecan yaratmak, örgütlerimizin meselesi, sorumluluğu ve hedefi olmalıdır.

    ‘Kurultay’ olabilmesi ve yönteminde belirgin olarak epey eksiklikler gözümüze çarptı. Hem bunu hem de Aleviler olarak şimdi ve geleceği ilgilendiren, detaylara inmeden, çok önemli bulduklarımla genel olarak şunları irdelemek istiyorum:

    -Bu gibi bir araya gelmelerde ve onun adına ‘Kurultay’ diyorsanız, orada ‘talepler’ olmaz. Orada alınmış kararlar olur. O kararlar ise daha önce alt yapılarını belirlemiş olduğunuz temalar üzerine çalışma komisyon ya da atölyeleri bünyesinde oluşturduğunuz YOL çizelgeniz üzerinden gelecekte hangi hedefleri, nasıl ve ne zaman gerçekleştireceğiniz planlarınızı sunarsınız. Orada muhatabınız ise ne iktidar, ne de hükümet ya da belli bir siyaset (yakası) değildir. Muhatabımız evrensel Aleviliktir, Alevi toplumu ve genel olarak yaşadığınız toplumun kendisi ve onun tüm katmanlarıdır.

    “ALEVİ DİLİ YOK DENECEK KADAR AZ”

    -Alevi dilinin yok denecek kadar az olması… ‘Alevi dili’ derken, onun evrensel olan felsefesi, içeriği, asıl ilkesel değerleri ve terimlerini kastetmekteyim. Bu olmayınca bizzat öne çıkması gereken ‘Dil’ farkındalığımız da maalesef yansımıyor. Oradaki konuşmacıların sadece Türkiye siyasi konjonktüründe olan bir konuşma üslubu şeklinde yansıması söz konusu. O tür kalabalık ve popülist denebilecek siyasi söylem ve üslubu şahsım gibi pek çoğumuzun pek haz etmediği görüşündeyim.

    “KAFA KARIŞIKLIĞINA VARAN SEMBOLLERİN YER ALMASI”

    -Görseller olarak bütün Alevi toplumumuz içinde tartışmaların ve farklı düşüncelerin, kafa karışıklıklarına kadar varan sembollerin yer alması. Onların yerine örneğin, Hacı Bektaş Veli, Hallacı Mansur, Nesimi, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal ve hatta Aşık Veysel gibi Alevilik inancı, felsefi, ilkeleri, davası, düşünürü boyutlarında bizzat yaşamlarında da serlerine, derilerine, nefeslerine kadar ürettikleriyle katkıları olan bu değerlerimize sanıyorum yüzde yüzümüzün itirazı olmaz. Bu alanda da ‘farkındalığımızı’ yansıtmış oluruz.

    -‘Gülbanklar’ şeklinde  nefeslerin  yapıldığı ana/dedelerden olan sunumum daha çok asimilasyon, geleneksel (ezberlenmiş) ağırlıklı ima vermesi ve o söylemlerde olan ana/dedelerin yer alması, ‘En El Hak’ ile ‘Varlığın Birliği’ özgünlüğünün törpülenmiş olması önemli diğer bir eksiklik ve derin bir yanılsama boyutu olduğu inancındayım. Bunun ise ‘İnanç ve Felsefi’ boyutlarda Aleviliğin direk ‘İçeriği’ ile de bağlantılı olduğunu da düşünüyorum. Günümüzde de büyük mücadele verdiğimiz asimilasyon (şimdilerde iç asimilasyona da dönüşmesiyle) boyutunun inançsal yakasını getirip hem sembol olarak hem de işte ‘dedemiz, ninemiz, babamız, emmimiz eskiden böyle bilirlermiş” denen bu görselliği ve söylemlerin hiç samimi olmadığı; ikincisinin ise bunun ‘kavramsal olarak’ da hiçbir karşıtlığı bulunmadığı, felsefi gerekçe oluşturmayacağı inancındayım.

    “BERRAK DURUŞ YANSITMAMIZ GEREKİR”

    Defalarca pek çok araştırmacı yazarlarımız, aşıklar, ‘Yol dilinin’ hasını bilenlerimizle ve Alevi öğretisi ile yetkinleştirmiş mürşit, pirlerimiz, ana, dedelerimiz, kendimizi başka yerlerde değil, kendimizde aramalıyız, siz inanç yakanıza ‘Kurultayda’ ima verdiği şekilde paralel çekerseniz, akla ilk gelen, zaten binlerce yıl sizi kendine benzetmek isteyen İslamlığın bir kolu, bir tarikatı, bir cemaati olarak değerlendirmeden öteye de götürmeniz mümkün değil, görüşündeyim. Oysaki Aleviliğin en temel değerlerinde inanç olarak da bir dogmatizm olmadığı ve aynı zamanda ‘Doğa inancı’ odağının beraberinde kainatın tüm varlarıyla bir bağlantısallık ahengi içinde değişim-dönüşüm yasası anlayışına sahip değil miyiz? Buna bağlı olarak Yol’un temelerinde gerçekliğinin bilimden yana olan; aklın ve mantığın buluştuğu, hiçbir erkan ve ritüellerinin İslamlık, Hıristiyanlık, Musevilik gibi tek tanrılı dinlere hiç mi hiç benzemediğini hepimiz söylemiyor muyuz? Bizzat bu inanç anlayışımız nedeniyle, öğreti ve derdimizin insanın/insanlığın ‘nefsini arındırarak’ yetkin, kȃmil bir konuma eriştirerek bu yeryüzünde temiz, özgür ve eşit bir topluluğun hedeflendiği pek çoğumuz kabul etmiyor mu? Eğer onları böyle kabul ediyorsak, kendimizi de böyle net ve berrak duruşumuzla yansıtmamız gerekmez mi? Bu ayrıca pek çok kafa karışıklıklarını da ortadan kaldırır. Kendi taban kitlenize de bu alanda rehberlik yapmış olursunuz. Alevi kurumsallığını da bence tam da o en önemli olan ‘Farkındalığımızla’ ancak bunlarla evrenselliğe ve kendi toplumumuza etkinizi sunmuş olursunuz inancındayım.

    Umuyorum gelecekte nacizane görüşlerim diyeceğim, yukarıdaki önemli özlerin dikkate alınması ile tam kendine özgünlüğünü yansıtacak Alevilik (Kurumsallığı) sürecimiz, mücadelemiz ve davamızda daha temeli sağlam, tutarlı ve söylem ve ondan ötesi eylem içinde oluruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kurultayda devlete, yapmış olduğu Alevi politikasından vazgeçin mesajı verildi’-VİDEO

    ‘Kurultayda devlete, yapmış olduğu Alevi politikasından vazgeçin mesajı verildi’-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Dersim Şubesi Başkanı Ekber Kaya, 25 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Büyük Alevi Kurultayı’nı değerlendirdi. Kaya, “Kurultayda devlete verilmek istenen mesaj, yapmış olduğunuz Alevi politikasından vazgeçin çağrısıydı. Eğer devlet Aleviliğe olan yaklaşımından vazgeçmezse Aleviler sokağa inerek mücadelesini verecektir” dedi.

    Yedi Alevi çatı örgütünün çağrısıyla binlerce Alevi Büyük Alevi Kurultayı’nda bir araya gelerek, “Alevilik var, Alevilik Haktır” derken, açıklanan sonuç bildirgesinde “Eşit yurttaşlık” vurgusu yapılırken “Asimilasyon ve yok etme politikalarına karşı, Seyit Nesimi’nin dediği gibi iki cihana sığmayan bizler, Kültür Bakanlığına da torba yasaya da sığmayız” denildi.

    PSAKD Dersim Şubesi Başkanı Ekber Kaya, 25 Aralık günü İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.

    “ALEVİ İNANCINI YAŞANAMAZ HALE GETİRMEK İSTİYORLAR”

    AKP-MHP iktidarı son dönemde geliştirdiği Alevi politikasını eleştiren Ekber Kaya, “AKP-MHP iktidarı bir yıldır Alevi kurumlarını yok sayarak, Alevi ocaklarını kabul etmeyerek kendince önceden belirledikleri ve kendi yaklaşımlarını kabul ettirdikleri kişi ve kurumlarla görüşmeler yaptılar ve bir Alevi politikası geliştirdiler. Aleviliği yönetmek istiyorlar Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayarak Alevileri kadroyla, makamla, parayla Alevi inancını yaşanamaz hale getirmek istiyorlar” diye belirtti.

    “ALEVİ KURUMLARI AKP-MHP İKTİDARININ DAYATMALARINI REDDETTİ”

    Alevi kurumlarının AKP-MHP iktidarının dayatmalarını reddettiklerini ve bir karar alarak kurultay gerçekleştirdiklerini ifade eden Kaya, “Kurultay çok başarılı geçti, hem içerik olarak, hem nitelik olarak hem de kitlesel olarak umduğumuzun kat ve kat üstünde geçti. Türkiye’nin dört bir yanından gelen Aleviler bir araya geldiler sözünü bir ettiler ve itirazlarını yükselttiler. Biz devletin dayattığı Alevi politikasını kabul etmiyoruz ve devletle bir arada olan Alevileri de yol düşkünü sayıyoruz ve onlar hiçbir şekilde Alevi değiller Aleviliği de temsil etmezler dediler. Devlet Alevilerle bir görüşme yapacaksa önce Alevi katliamlarının hesabını vermesi gerekiyor. Alevilik tanınmak istiyor, eşit yurttaşlık istiyor, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini istiyor” dedi.

    “DEVLETE BAĞIMLI HALE GELEN BİR ALEVİLİK KENDİ ÖZÜNÜ SÜRDÜREMEZ”

    Alevi inancının devletten parasal ve kadrosal yardım talep etmeyeceğini belirten Kaya, “Geçmişten beri bizim yol önderlerimiz bu şekilde inancımızı bugüne taşımışlardır. Devlete bağımlı hale gelen bir Alevilik kendi özünü sürdüremez, bu nedenle Alevi kurumlarımız net bir biçimde seslerini yükselttiler ve yapılan Alevi politikalarını kabul etmiyoruz ve bu uğurda mücadelemize devam edeceğiz dediler ve bütün topluma bu mesajı vermiş oldular. Kurultayda devlete verilmek istenen mesaj, yapmış olduğunuz Alevi politikasından vazgeçin çağrısıydı. Eğer devlet Aleviliğe olan yaklaşımından vazgeçmezse Aleviler sokağa inerek mücadelesini verecektir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Tekten: Kurultay, kurumlarımızın birlikte hareket etme refleksini ileri noktaya götürecek-VİDEO

    Tekten: Kurultay, kurumlarımızın birlikte hareket etme refleksini ileri noktaya götürecek-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Ayvalık Şubesi Başkanı ve Ağuçan Ocağı mensubu Vedat Tekten, 25 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Büyük Alevi Kurultayı’nı değerlendirdi. Tekten, “İstanbul’daki kurultayın hafızalara kazınmış hali bana göre bugüne kadar bizi dağınık olmak ile suçlayanlara Alevilerin aslında birlikte hareket ettiklerini göstermek oldu” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ayvalık Şube Başkanı ve Ağuçan Ocağı evladı Pir Vedat Tekten, 25 Aralık günü İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.

    Alevilerin bir araya gelmesinin önemine değinen Tekten, “İstanbul’daki kurultayın hafızalara kazınmış hali bana göre bugüne kadar bizi dağınık olmak ile suçlayanlara Alevilerin aslında birlikte hareket ettiklerini göstermek oldu. Birlikte çok büyük bir enerji çıkartabildiklerini ve şartlar gerektirdiğinde kolaylıkla bir araya gelebileceklerinin en önemli göstergesiydi kurultay” dedi.

    “ALEVİLİĞİ BİR TORBAYA SIKIŞTIRMAK UTANÇ VERİCİDİR”

    Alevi tarihinin birkaç önemli kırılma noktası olduğunu belirten Tekten, şunları söyledi:

    “Torba yasa ile cemevlerimizin Kültür Bakanlığı’nın bir alt dairesine bağlanıyor olması bana göre en önemli kırılma noktalarından biridir. Bu devlet, imparatorluklar döneminden kendisine miras kalan bir bakış açısı ile toplumumuza bakıyor. Onu kontrol altında tutmak, bunu yaparken de aynı zamanda da asimile etmek, bu toplumu birbirine kırdırmak, ayrıştırmak ve kendine bağlı bir birim oluşturmak gibi bir niyeti var.

    Bu devreden akıl maalesef 21. yüzyılda da karşımıza çıkan bir akıldır. Aleviliği bir torbaya sıkıştırmak, doldurmak, tıkmak en azından bizim açımızdan utanç verici bir haldir. Böyle bir uygulama ile bunu uygun gören zihniyetle biz zaten hiç barışmadık. Bundan sonra da barışmaya hiç niyetimiz yok.”

    “DEVLET AKLI İLE BİZİ DİZAYN ETMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİL”

    Tekten, “Alili, Alisiz Alevilik”, “İslam içi, İslam dışı Alevilik” konularıyla Alevilerin gündeminin meşgul edildiğini ve birbirlerine düşürüldüğünü söyledi. Tekten sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yol binlerce yıldır kendini var etmiş; kendi ilkeleri, doğruları üzerine inşa etiği sistemi ile bugünlere kadar gelmiş. Bundan sonra da yine ocaklarımızın, pirlerimizin, mürşitlerimizin öğretileri ile bu yol ileriye gidecek. Biz bir Alevi Diyanetinin oluşmasını reddeden zihniyetin sahibiyiz. Buna yol açacak her türden politikanın da karşısındayız. Umarız bu kurultaydan kendilerince bir ders çıkartırlar ve yolumuzu bize bırakırlar. Bizi böyle devlet aklı ile dizayn etmek kimsenin haddi değil. Alevi dedelerinin maaşa, cemevlerinin elektrik parasına ihtiyacı yok. Bizi bir torbayla devletle işbirliğine giren bir güruh olarak düşünmesinler. Sen beni önce eşit yurttaşlık temelinde tanıyacaksın. Önce cemevlerimize ibadethane statüsü vereceksin. Kurulduğumuz günden bugüne dile getirdiğimiz Madımak’ı utanç müzesi yapacaksın.”

    “KURULTAYI ÖNEMSİYORUZ”

    “Çare bizim elimizde” diyen Tekten, “Kurultayı önemsiyoruz. Bu kurumlarımızın birlikte hareket etme refleksi daha ileriki zamanlarda da vücut bulur; bu toplumu dağınıkmış gibi göstermekten uzak dururlar. Biraz da ortak akılla hareket edip toplumumuzun örgütlü yapılarının önünü açıp, daha geniş bir perspektifle hayatın içinde yer almalarını sağlarlar.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Özgür Kaplan: Cumhuriyetin 2. yüzyılında sözümüzü söylemek için sokakta da olacağız-VİDEO

    Özgür Kaplan: Cumhuriyetin 2. yüzyılında sözümüzü söylemek için sokakta da olacağız-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Sekreteri Özgür Kaplan, Büyük Alevi Kurultayı ile hem iktidara hem muhalefete seçim öncesi mesaj verdiklerini söyledi. Kaplan, “Aleviler olarak yaşam coşkumuzu, demokrasi ve eşit yurttaşlık isteğini hiçbir zaman AKP de söndüremedi. Bunu görmüş olduk. Bu anlamıyla çok değerli bir mesaj oldu” dedi.

    İstanbul Yenikapı’da 25 Aralık’ta yapılan Büyük Alevi Kurultayı, 2022 yılının da final eylemi oldu. Alevi örgütleri, kurultayın devamı niteliğinde eylem ve etkinliklerin ise süreceğini belirtti.

    “SEÇİMDEN ÖNCE MESAJIMIZI VERELİM İSTEDİK”

    ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan, Büyük Alevi Kurultayı’nı değerlendirdi. Yenikapı’da yapılan buluşma sebebiyle muhalif toplumları bir araya getirdiklerini söyleyen Kaplan, “Kurultayda her şeyden önce Aleviler olarak, bütün emeği ile geçinen çevrelerin, inançların baskılandığı, kuşatmalar altında olduğu bir süreçte şunu gösterdik; AKP’ye rağmen o yaşam, mücadele coşkusunu demokrasi ve eşit yurttaşlık isteğini hiçbir zaman AKP de söndüremedi. Bunu görmüş olduk. Bu anlamıyla çok değerli bir mesaj oldu. O salonda Alevi dostları, daha çok Alevilerin kendini yakın hissettikleri siyaset temsilcileri vardı. Orada vermiş olduğumuz mesaj, eşit yurttaşlık hakkı, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Alevilere rağmen Alevi açılımı yapması, Alevileri yok sayması ve bunu bir politika olarak uygulaması bir kez daha eleştirildi. Onun ötesinde muhalefete de bir mesaj verildi. Evet yetki bir iktidarın elinde ama bir de muhalefet gerçeği var. Muhalefete ‘bizim sesimizi duyun’ mesajı verildi. Önümüzde bir seçim var. Bu mesajı da o seçimden önce verelim istedik. Çünkü muradımız, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin artık son ayları, Aleviler olarak iktidardan uzaklaştırılması gerektiğini düşünüyoruz “dedi.

    “HALKIMIZ O KADAR BUNALMIŞ VAZİYETTE Kİ…”

    Özgür Kaplan kurultaya katılan yurttaşların tepkilerine dair de değerlendirme yaptı. Kaplan, kurultaya katılanların morallerinin çok iyi olduğunu belirterek şöyle devam etti:

    “Bir özgüven hissettik. Gelenlerden, kendi kökleri, inançlar ile yeniden buluşup o güç ve coşkuyu hissedenler oldu. Bunu ifade edenlere de rastladık. Biz bu kurultay için sadece İstanbul merkezde bir çalışma yürütmedik. Dolayısıyla bu heyecanı ülke genelinde insanların hissetmeleri konusunda özen gösterdik. Kurultay yetmiyor bulup devamında yine bir buluşma yapılması talepleri de oldu. Çünkü halkımız o kadar bunalmış vaziyette ki özellikle ekonomik olarak… Çünkü biliyorsunuz, AKP’nin tek adam rejimi üzerinden insanlar açlığa mahkum ediliyor ve bu mahkumiyetle de yetinilmiyor, yoksulluklarından kölelik çıkartmaya çalışıyorlar. Yani Türkiye’deki siyaset böyle işletilmek isteniyor. Buna karşı bir itiraz sesi yükseltmek, birbirine benzeyen, aynı yoksulluğu yaşayan ve birbiriyle tanışık olmayan insanların orada yan yana geldiklerini de gördük. O gün o salonda rahat 15 bin civarında insan vardı. Aynı kadere mahkum edilmek istenen insanların yan yana gelmesi çok duygulu anlar yaşanmasına da neden oldu.”

    “MADIMAK’I KUŞATAN ZİHNİYET ARTIK ÜLKEYİ KUŞATMIŞ DURUMDA”

    Özgür Kaplan sonraki süreçte Alevilerin taleplerini ne yönde dile getirecekleri konusunda da bilgi verdi.

    Kaplan şöyle devam etti:

    “Eylemlilik ve mücadele süreci kesintisiz bir şekilde yıllardan bu yana devam ediyor. Son yılların Alevi kurumları olarak birlikte yapılan en büyük işiydi bu. Federasyon olarak şunu söyleyebiliriz: 2 Temmuz 1993 yılında Madımak Otelini kuşatan zihniyet artık ülkeyi kuşatmış durumda. AKP, siyasal İslam kendine bir yaşam iklimi buldu ve tarikatlar imparatorluğu kuruldu. Tarikatlar artık bu ülkeyi yönetiyor ve kendi aralarındaki ittifaklar üzerinden aslında kısmi iktidar sıkıntıları oluyor. Yani iktidar, halka karşı bir sorumluluk hissiyatı duyduğundan kaynaklı bir sıkıntı yaşamıyor. İktidarın, demokrasiye karşı bir mahcubiyeti yok. Bu anlamda 2023 yılı Madımak Katliamı’nın 30. yıl dönümü olacak. Biz tarikatlar imparatorluğuna karşı o Madımak’ı kuşatan zihniyetin ülkeyi kuşatması sürecine de bir söz söyleme bağlamında 30. yılda en az 200 bin insanın Madımak’ta olmasını hedefleyeceğiz. Bu yönde çalışmalarımız Avrupa ve Türkiye’deki örgütlerimizle birlikte başladı. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun zaten öteden beri devam eden bir 30. yıl belgesel çalışması var. Bizim buraya yönelmemiz gerektiğini düşünüyorum. Hazırlığımız sürüyor ve Cumhuriyetin 1. yüz yılında yaptığımız acemiliği yapmayacağız.  Cumhuriyetin 2. yüz yılında söyleyeceğimiz sözleri daha yüksek ve hep birlikte söyleyeceğiz. Çünkü Cumhuriyetin 1. yüzyılında biz birçok şey olduk ama bir türlü Alevi olamadık. 2. yüzyılda sözümüzü söylemek için sokakta da olacağız tabii ki.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • PSAKD Genel Sekreteri Ateş: Aleviler gelecek yıllarda hep eylemlilik halinde olacaklar-VİDEO

    PSAKD Genel Sekreteri Ateş: Aleviler gelecek yıllarda hep eylemlilik halinde olacaklar-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, yedi Alevi çatı örgütü tarafından İstanbul’da düzenlenen Büyük Alevi Kurultayı’nı değerlendirdi. Ateş, “7 Alevi çatı örgütü olarak sayımızı arttıracağız. Dolayısıyla bütün canlar bu birlikteliğin dağılmayacağı konusunda rahat olsun. Ayrıca Aleviler gelecek yıllarda hep eylemlilik halinde olacaklar” vurgusunu yaptı.

    Cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesine alan kararına karşı Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Demokratik Alevi Derneği, 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’nı gerçekleştirdi.

    “Eşit Yurttaşlık” vurgusunun öne çıktığı kurultaya, emniyet verilerine göre en az 14.800 yurttaş katıldı.

    AYRILIĞA SON VERDİK”

    PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, İstanbul Yenikapı’daki Alevi kurultayına dair değerlendirme yaptı. Ateş, 25 Aralık’ta İstanbul’da yapılan kurultayın, her yönüyle olumlu geçtiğini vurgulayarak, oluşan birlikteliğin, Alevi örgütlülüğüne kazandırdıklarını şu sözlerle açıkladı:

    “2022 yılının özellikle son çeyreği Aleviler için oldukça hareketli geçti. Biz bu süreci daha önceden fark etmiş ve ilk toplantımızı temmuz ayı içerisinde Hacıbektaş’ta yaptık. Sonrasında daha genişletilmiş haliyle ağustos ayında Hacı Bektaş Veli Kültür Etkinlikleri kapsamında bir çalışma yaptık. Ardından da 17-18 Eylül’de yine Hacıbektaş’ta bütün Alevi-Bektaşi-Kızılbaş örgütleri ile buluşarak, bir arada durmamız gerektiği üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Çünkü özellikle Kültür Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde bir ekip, bütün Alevi kurumlarını ziyaret ederek, kendi yanlarına çekip sözlerinden çıkmayacak bir Alevi kimliği yaratma çabaları vardı. Bunun üzerine kurumlar olarak, birlikte durmamız gerektiğinin altını çizerek ayrılığa son verdik. Farklı düşüncelerimiz olabilir ama Aleviler ayrı değildir. Çünkü Aleviler ‘Yol bir sürek bin bir’ düsturu ile hareket eden bir topluluktur.”

    “YASALAŞMASINA RAĞMEN KABUL ETMEYİZ”

    Ekim ayı içerisinde sayın Cumhurbaşkanı, Şahkulu Dergahı’nda açılış yapmıştı. Ardından güya bizlerden haberleri yokmuş gibi yaptılar ama gerçek anlamda bizi tanımıyorlar. Çünkü bizler istemiş oldukları Alevi kurumları değildik. Bizler ‘Yol cümleden uludur’ deriz. Ayrı düşüncelerimiz olsa bile Yol’un dışında durmayan insanlarız. Süreç böyle gelirken Vergi Usul Kanunu adı altında bir torba yasaya Alevilikle ilgili birkaç madde ilave ettiler ve bizlerin güya gönlüne dokundular. ‘Alevilerin sorunlarını çözüyoruz’ dediler. Oysa Alevilerin sorunları son derece basitti. Bizlerin ‘Cemevi yapın’ diye talebimiz hiç olmadı. Bizler ‘elektrik, su paralarını ödeyin’ demedik. Bizler ‘inancımızı tanıyın’ dedik. Ama taleplerimizin tümünü yok saydılar ve torba yasa içerisine koyarak güya Alevilerin ihtiyaçlarını karşılıyorlar gibi göründüler. Ama Hz. Ali’nin önünde fotoğraf vermekten kaçan da yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı.
    Biz bu torba yasaya itirazlarımızın olduğunu anlatmaya çalıştık. Bunun için de plan ve bütçe komisyonuna giderek taleplerimizi yineledik ama orada bizi dinlemek yerine bize hakaret edip aşağıladılar. Bizler orada saygı göreceğimizi beklemiştik ama ‘sizin bize teşekkür etmeniz gerekirken kalkmış gelmiş burada itiraz ediyorsunuz’ tarzında üst perdeden söylemlerle karşılaştık. Ardından 8 Kasım’da Meclis önünde bütün Alevi kurum temsilcileri olarak basın açıklamamızı yaptık. Bizimle dalga geçer gibi bu açıklamanın hemen ardından yasayı çıkardılar. Bizler bu durumun yasallaşmasına rağmen kabul etmek durumunda değiliz. Çünkü haklar yasalardan önce gelir. Dolayısıyla Alevilik haktır, bunu da ısrarla söylüyoruz.
    2020 ve 2022’de kurulan örgütleri biliyoruz. Sayın Devlet Bahçeli de birkaç dönüm arazisini onlara bağışladı. Bunlar Alevilerin temsilcileri olamaz. Bunlar keklik soyundan gelen Alevilerdir. Zaman öyle bir zamandı ki İmam Hüseyin’in kanıyla çizdiği sınırlara sahip çıkma zamanıydı. Bizler ‘El Ele El Hakk’a’ düsturu ile hareket eden ve geçmişten bugüne pirlerimizden, ulularımızdan devraldığımız inancımızı geleceğe aktarma bilincinde olan Alevileriz. Bizler inancımıza sahip çıkacağız ve asla bu taleplerimizden geri durmayacağız. Alevilerin gerçek temsilcileri biziz.”

    “7 ALEVİ ÇATI ÖRGÜTÜ OLARAK SAYIMIZI DA ARTTIRACAĞIZ”

    İsmail Ateş Kurultay sonrasında çokça olumlu yorum aldıklarını da paylaştı. Bundan sonraki süreçte Alevi kurumları olarak sayılarını genişleteceklerini söyleyen Ateş şöyle devam etti:

    “Kurultayın yapıldığı salona birkaç gün önce gittiğimde açıkçası ‘salonu doldurabilecek miyiz?’ diye ürktüm. Ancak kurultay günü halk bize muhteşem bir destek verdi. Salonun dışında da en az o kitlenin yarısı kadar kalabalık vardı. Kurultay sonrasında biz insanlara bir şey sormadan mutluluklarını gördük. 2009 yılındaki o Alevi mitingleri sonrasında böylesi büyük bir kalabalık yoktu. Kurultay sonrasında bir siyasetçiden telefon aldım. Sonuç bildirgesi üzerine konuştu. ‘Hassas yazılmış bir bildiri’ olduğunu söyledi. Evet dil belki de yumuşak karşılanabilir ama bütün dünyadaki Alevileri kapsayacak, umut verecek bir mesaj gerekiyordu. Dolayısıyla bu sonuç bildirgesinin arkasında duracağız ve özellikle bundan sonra 7 Alevi çatı örgütü olarak sayımızı da arttıracağız. Ama altına düşmeyeceğiz, bunu belirteyim. Dolayısıyla bütün canlar, bu birlikteliğin dağılmayacağı konusunda rahat olsun. Özellikle bir gazete var, karanlık bir gazete, adı her ne kadar karanlığın tersi de olsa sürekli aleyhimizde yazılar yazıyor. Dolayısıyla onların umutları boşa çıkacak. Biz gerçek Alevilerin, bu Yol’u sürenlerin umuduyuz.”

    İsmail Ateş son olarak eylem takvimine dair “Sokaklar ya da salonlar fark etmez, Aleviler gelecek yıllarda hep eylemlilik halinde olacaklar” ifadelerini kullandı.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Büyük Alevi Kurultayı’na giderken kaza geçirdiler

    Büyük Alevi Kurultayı’na giderken kaza geçirdiler

    PİRHA- ‘Laik ve demokratik Türkiye’ şiarıyla İstanbul Yenikapı’da gerçekleştirilen ‘Büyük Alevi Kurultayı’ binlerce kişinin katılımıyla yapılırken, Adana’da kurultay için yola çıkan HBVAKV Adana Şubesi 100. Yıl Cemevi üyeleri kaza geçirdi. Yurttaşların sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.

    Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde binlerce yurttaşın katılımıyla yapılırken, Adana’da kurultay için yola çıkan yurttaşları taşıyan otobüs kaza yaptı. Ankara Gölbaşı’nda belirlenmeyen bir nedenle yoldan çıkan otobüs tarlaya girerken, otobüste bulunan yurttaşlardan bazıları hafif yaralandı.

    Jandarma kazayla ilgili soruşturma başlattı.

    PİRHA/ADANA

     

     

  • Büyük Alevi Kurultayı sonuç bildirgesi: Kültür Bakanlığı’na da torba yasaya da sığmayız!-VİDEO

    Büyük Alevi Kurultayı sonuç bildirgesi: Kültür Bakanlığı’na da torba yasaya da sığmayız!-VİDEO

    PİRHA -Yedi Alevi çatı örgütünün imzası ile Büyük Alevi Kurultayı’nın sonuç bildirgesi kamuoyuna duyuruldu. Verilen ortak mesajda “Eşit yurttaşlık” vurgusu yapılırken “Asimilasyon ve yok etme politikalarına karşı, Seyit Nesimi’nin dediği gibi iki cihana sığmayan bizler, Kültür Bakanlığına da torba yasaya da sığmayız” denildi. Bildirgede talepler sıralandı. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) “Laik ve demokratik Türkiye için“şiarıyla düzenledikleri ‘Büyük Alevi Kurultayı’ İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde yapıldı.

    AKP-MHP hükümetinin cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesine alan kararına karşı binlerce Alevi yurttaş, İstanbul Yenikapı’da bir kez daha itirazlarını dile getirdi.

    Büyük Alevi Kurultayı’ndaki konuşmacıların ortak mesajı “Aleviliğin, siyasal iktidarlar tarafınca yönlendirilemeyeceği ve inancın resmi olarak tanınması” yönünde oldu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Demokratik Alevi Derneği imzası ile okunan sonuç bildirgesinde “Eşit Yurttaşlık” vurgusu yer aldı.

    “BİZ ALEVİLER, HALKLARI EŞİT VE KARDEŞ GÖRÜRÜZ”

    Dilek Odabaş tarafından okunan sonuç bildirgesinde, “Biz Aleviler bu tarihsel süreçte, karşı karşıya kaldığımız bütün kıyım ve saldırılara rağmen aydınlıktan yana durmaktan asla geri durmadık” denilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Yaşadığımız çağda çok büyük sosyal, teknolojik, ekonomik ve siyasal gelişmeler yaşanmaktadır. Ancak bu gelişmelerin her zaman iyi yönde olduğunu söylemek mümkün değildir. Haksızlıklar, sömürü, açlık, sefalet, savaş ve doğanın tahribatı her gün daha da artmaktadır. Farklı kültürel ve toplumsal cinsiyet kimlikleri, farklı etno-dinsel ve yaşam tarzları devamlı baskı altında tutulmaya devam edilmektedir.

    Ülkemizde de bu sorunların fazlasıyla yaşandığına tanık olmaktayız. Türkiye’de tekçi, Türk-İslam sentezci uygulamalar hayatın her alanında kendini hissettirmekte ve iktidarın kurduğu sosyal ve politik baskı mekanizmalarıyla daha da kurumsallaştırılmaktadır. Zorunlu din derslerini kaldırmak bir yana eğitim daha da dinselleştirilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı hayatımızın her alanına müdahale eden ‘fetva’larına devam etmektedir. Cemaat ve tarikatların önü açılarak yoksul halk yığınları kimliksizleştirilmekte ve her türlü istismara açık bırakılarak kullanılmaktadır. Kız çocukları ‘evlilik’ adı altında sistemli cinsel istismara maruz bırakılmakta ve sorumlular cezasız kalmaktadır. Toplumsal yaşam, başta kadınlar olmak üzere her türlü şiddete ve cinayete açık hale getirilmektedir. Gelir dağılımındaki adaletsizlik ile toplumun büyük bir kesimi her gün daha da yoksullaştırılmaktadır. Başta Kürt sorunu olmak üzere red, inkâr ve çatışmalar yüzünden insanlarımız hayatını kaybetmeye devam etmektedir. Baskı ve asimilasyon politikaları sonucunda halklar, inançlar ve kültürler mozaiği olan bu topraklar gittikçe çoraklaşmaktadır. Temel insan hakları yok sayılmakta, yeni yasaklamalar ve keyfi uygulamalarla ülkemiz bir hapishaneye dönüştürülmüştür.

    Laiklik, demokrasi, temel insan hakları, ifade özgürlüğü ve eşit yurttaşlık konularında ülkemiz her gün biraz daha kötüye gitmekte, mevcut anayasa bile uygulanamaz hale getirilmektedir.

    Rızalık toplumuna inanan bizler için, bu ülkede yaşayan, ayrımsız herkesin temel insan haklarından yararlanmasını ve eşit yurttaşlık temelinde bütün kimliklerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri laik ve demokratik bir anayasa, bizim açımızdan kaçınılmaz bir zaruriyettir.

    Yetmiş iki millete bir nazarla bakan biz Aleviler, halkları eşit ve kardeş görürüz. Her Alevi bilir ki Kürt de Ermeni de Laz da Rum da Arap da ve devletin inkâr ettiği her kimlik bizim açımızdan tartışmaya açılamayacak bir hakikattir. Bizim gözümüz halklar arasına sınır çizen devletin gözü değil, ermişin, dervişin, abdalın, seyidin, pirin, mürşidin, talibin ve cümle canların gözüdür.

    Geçmişe baktığımızda, herkes gibi biz de kıyımlardan geçmiş, asimilasyona uğramış ve inancını gizlice yaşamak zorunda kalmış bir topluluğuz. Bu gerçekliğin farkında olarak, toplumsal yüzleşme kaçınılmaz bir gerekliliktir.

    Ocaklarımızın bin yılı aşkın süredir, bin bir emekle bu günlere taşıdığı Alevilik, kentleş-meyle birlikte vakıf, dernek ve Cemevlerimizin kurulmasıyla yeni bir boyut kazanmış, daha görünür olmuş ve hak temelli mücadelesini geliştirmiştir. Bütün bunlar emekle ve tırnakla kazınarak elde edilmiştir. Devlet Alevilerin bu gelişme sürecine kayıtsız kalamamıştır. Bu sebeple, çalıştaylar düzenleyerek ve farklı biçimlerde ilişkiler kurarak sorunları çözmek yerine, yeni sorunlar yaratarak toplumu yanıltma yolunu seçmiştir.”

    “GERÇEK SORUNLARININ ÜSTÜ ÖRTÜLMEYE ÇALIŞILMAKTA, ASİMİLASYON POLİTİKASI SÜRÜYOR”

    Alevilerin içinde kendi Alevisini yaratma çabalarını sürdürmüş, tarihsel belleğinde olumsuz yer bulan tarihsel kişilikler öne çıkarılmıştır. Başta okullar olmak üzere kamu kurumları ve hayatın her alanında iktidar eliyle ayrımcılık hız kesmeden devam etmiş, ayrımcı uygulamalar ve nefret söylemleri bizzat iktidarın en yetkilileri tarafından ifade edilmiştir.

    İktidar, Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer kamu kurumlarının eliyle asimilasyon politikalarına hız kesmeden devam etmektedir.

    Son dönemde Alevilere yönelik çalışmalar hızlandırılarak birçok yeni uygulama hayata geçirilmiştir. İçişleri Bakanlığı eliyle Alevi toplumunun içinde çalışmalar yapılmakta ve Alevilerin sorunları maddi sorunlara indirgenerek Alevilerin gerçek sorunlarının üstü örtülmeye çalışılmaktadır. Alevilerin gerçek sorunları, doğrudan negatif ayrımcı esaslara ve siyasal rejimin ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış ve kronik hale gelen sorunlardır.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şahkulu Sultan Dergahı’nda yine her zaman yaptığı gibi Alevilerin kendi öz örgütlerini yok sayarak, çevresinde toplayabildiği kimi göstermelik, muhataplarıyla, sanki tüm Alevi toplumu ve örgütleri kendi arkasındaymış gibi, bir fotoğrafın önünde Alevilere sözüm ona müjde adı altında sözde demokratik bir reform paketini açıklamıştır.

    “KARARNAMELERİN ALEVİ TOPLUMUNDA KARŞILIĞI YOKTUR”

    Mecliste geçirilen torba yasa ve resmi gazetede ilan edilen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ne demokratiktir, ne de müjdedir. Aksine bunlar Aleviliğin şimdiye kadar devlet gücüyle soluksuz bırakılmasının yeni bir aşamasıdır. Ancak, Alevi, toplumunda bunun bir karşılığı yoktur, beyhude bir çabadır.

    Bir inanç olarak, Aleviliği tüm yönleriyle kabul etmek yerine, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir ‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ kurarak bizi hem inkâr etmekte hem de bir kültürel bir öğeye indirgeme çabası içine girmektedirler.

    Aynı zamanda Alevilerin sorunlarını, 17/18 Eylül 2022 ‘deki Hacı Bektaş deklarasyonunda ifade ettiğimiz üzere, Cemevlerinin elektrik, su sorunu, imar sorunu, dedelerimize ulufe diye dağıtılacak maaş sorununa indirgemektedirler.

    Bir taraftan da bizzat Cumhurbaşkanı ve devlet yetkilileri Aleviliği kendilerine göre tanım-lama çabalarına devam etmekte, Alevileri kendi içinde, İslam içi İslam dışı, Ali’li Ali’siz diyerek, hedef tahtasına koyma, kutuplaştırma ve bölme girişimleri yürütmektedirler.”

    “NE İSTEDİĞİMİZ DAHA İYİ BİLİNSİN DİYE…”

    “Anayasada Türkiye’nin laik, demokratik bir hukuk devleti olduğu belirtilmektedir. Ancak bütün uygulamalar laikliğin olmadığını göstermektedir. Biz Alevilerin, haklarını talep ederken Diyanet İşleri Başkanlığı’nın karşısında bir Alevi Diyaneti talep etmiyoruz. İstediğimiz laikliktir. Devletin tüm inançlardan elini çekmesi, laikliğe aykırı olan kurumların kapatılarak gerekli yasal ve anayasal düzenlemelerin yeniden yapılması ve toplumsal ilişkilerin dinsel temalardan arındırılması gerekmektedir.

    İnsanlığın büyük ilerlemeler kaydederek geldiği bu çağda, yaşadığımız ülkede geriye dönüp baktığımızda, yok sayılmayı ve büyük acılarla karşı karşıya bırakılmayı görüyoruz. Ancak biz Aleviler, nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi geçmişimizden aldığımız mirasla, tüm farklı toplumsal kesimlerle birlikte eşit, özgür, laik, demokratik ve hakça bölüşümün olduğu bir ülkede yaşama isteğidir.

    Bugüne kadar, Alevi toplumunun meşru kurumları, farklı zamanlarda ve değişik zeminlerde, kendi içinde, akademik çevrelerle, devletin ve iktidarın yetkili organlarıyla, siyasi partilerle, sivil demokratik çevreler ve kurumlarıyla defalarca, kongreler, sempozyumlar, çalıştaylar, toplantılar, görüşmeler gibi çok sayıda çalışmalar yaparak ne istediklerini çok açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Ne istediğimiz daha iyi bilinsin diye, defalarca açıklamalar, mitingler, yürüyüşler ve benzeri etkinlikler gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımızın büyük bir bölümünü tüm kurumlar ya birlikte gerçekleştirdik ya da her birimiz farklı platformlarda ama aynı şeyleri ortaya koyarak gerçekleştirdik. İşte, bu sonuç bildirgesiyle ortaya koyduğumuz talepler, bütün bu çalışmaların birikimi olarak ortaya çıkmıştır. Zaten, herkesçe bilindiğini düşündüğümüz haklarımızı ve taleplerimizi bir kez daha açıkça ifade etmiş oluyoruz.”

    TALEPLER

    “Alevi toplumumuzun meşru kurumlarının, ocaklarının, süreklerinin ve cümle canlarımızın bu kurultayda ortaya koydukları temel talepleri bir kez daha kamuoyuna ilan ediyoruz:

    1) Cemevlerinin ibadethane statüsünün kabul edilerek, bu statünün gerektirdiği tüm hakların tanınması, el konulmuş dergahlarımızın ve mekanlarımızın geri iade edilmesi ve aleyhimize düzenlenmiş olan yasal düzenlemelerin geri çekilmesi,

    2) Toplumun tüm kesimlerine bir deli gömleği gibi giydirilen, zorunlu din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması, toplumun tümüyle çağın gerisine savrulmasına neden olan eğitimin dinselleştirilmesinden vazgeçilmesi,

    3) Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, toplumun tümünü domine etmeye yönelik girişimlerden bir an önce elini çekerek, temel siyasal sorunlarımız konusunda bir referans mercii olmaktan uzaklaştırılması ve nihayet tasfiyesine dönük adımların atılmaya başlanması,

    4) Gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması, başta Aleviler olmak üzere ötekileştirilen tüm kesimler aleyhine sürdürülen negatif ayrımcılığa derhal son verilmesi,

    5) Madımak’ın utanç müzesi yapılması,

    6) Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması,

    7) Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi,

    8) Kutsal mekanlarımıza ve coğrafyamıza yönelik yağma, talan ve el koyma girişimlerine son verilmesi,

    9) Alevi yerleşim yerlerinin isimlerinin değiştirilmesinden vazgeçilmesi ve değiştirilen yerlerin isimlerinin iade edilmesi,

    10) Alevi inancında özel yeri olan günlerin resmi tatil edilmesi,

    11) Kamusal yayıncılığın ayrımcılıktan arındırılması,

    Ve uzun sözün özü, EŞİT YURTTAŞLIĞI da içeren yeni bir anayasanın yapılması, taleplerini bir kez daha buradan ilan ediyoruz.

    Kurultayımız, eşitsizliklerin derinleştiği, demokrasinin ve temel insan haklarının rafa kaldırıldığı, laiklikten giderek uzaklaşıldığı, ayrımcılık ve şiddetin arttığı, politik gerilimlerin yükseldiği ve Alevilerin daha da ağır sorunlar yaşadığı bir dönemde yapıldığından daha da önem kazanmaktadır. Biz Aleviler geçmişte olduğu gibi bugün de birlikte yaşamanın sorumluluğunu bilerek yeniden yaşanabilecek bir ülke özlemini gerçekleştirmek için üzerimize düşen sorumluluğu son bir evimiz kalsa dahi yerine getirmekte kararlıyız. Ülkemizin geleceğinin konuşulduğu bugünlerde biz Aleviler, herkesin kendisini temsil ettiği demokratik parlamenter sistemden yana olduğumuzu bu kurultayda beyan ediyoruz.

    Bu kurultayda bir araya gelen bizler, laik, eşit ve özgür bir yaşamın sadece Alevilerin ihtiyacı değil, bu ülkede yaşayan herkesin ihtiyacı olduğunun bilincindeyiz. O yüzden ne isti-yorsak, herkes için istiyoruz. Ne yapacaksak hep birlikte yapacağız.

    Tekrar söylüyoruz, asimilasyon ve yok etme politikalarına karşı, Seyit Nesimi’nin dediği gibi iki cihana sığmayan bizler, Kültür Bakanlığına da torba yasaya da sığmayız.

    Aleviler Vardır, Alevilik Haktır.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Büyük Alevi Kurultayı binlerin katılımıyla gerçekleşti: Alevileri yok sayamazsınız!-VİDEO

    Büyük Alevi Kurultayı binlerin katılımıyla gerçekleşti: Alevileri yok sayamazsınız!-VİDEO

    PİRHA-‘Laik ve demokratik Türkiye’ şiarıyla İstanbul Yenikapı’da gerçekleştirilen ‘Büyük Alevi Kurultayı’ binlerce kişinin katılımıyla yapıldı. 7 Alevi çatı örgütü başkanının konuşma yaptığı kurultayda Aleviler, AKP’nin torba yasasına yönelik tepkisini dile getirdi. Alevileri inkar edenlere karşı birlikte karşı duruş sergileyeceklerini söyleyen Alevi başkanlar, Alevilere zulüm edildiğini belirterek, bundan vazgeçilmesini istediler. 

    Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirildi. Binlerce kişinin katıldığı kurultay salonuna Hz. Ali, Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal ve Seyit Rıza fotoğraflarının yanı sıra Koçgiri, Dersim, Malatya, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Gezi katliamlarıyla yüzleşme çağrısının yer aldığı “Hakikat, yüzleşme, adalet” başlıklı pankart da asıldı. Salonda yer alan bir başka pankartta ise “Savaşa hayır”, “Barış”, “Zorunlu din dersleri kaldırılsın”, “Çağdaş, bilimsel, laik, anadilinde eğitim”, “Madımak utanç müzesi olsun”, “Diyanet kapatılsın”, “Ocağıma, inancıma, dokunma”, “Doğa ve canlı kırımına hayır”, “Ekonomide adalet” talepleri yer aldı.

    SİYASİ PARTİLER, SENDİKALAR, BELEDİYE BAŞKANLARI YENİKAPI’DA

    Kurultaya katılanlar arasında Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Yüksel Mansur Kılıç, Onursal Adıgüzel, Sibel Özdemir, Ali Şeker, CHP PM üyesi Eren Erdem, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Musa Piroğlu, Saruhan Oluç, Züleyha Gülüm, Alican Önlü, HDP MYK üyesi Turgut Öker, HDP İstanbul İl Eş Başkanı İlknur Birol, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Barış Atay, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, Emek Partisi (EMEP) GYK üyesi Levent Tüzel, TKP Parti Meclisi Üyesi Aydemir Güler, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Genel Başkanı Aysel Tekerek, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ile Yeşil ve Sol Parti, SODAP ile Sol Parti temsilcileri de vardı.

    KILIÇDAROĞLU, BULDAN VE SANCAR KURULTAYA MESAJ GÖNDERDİ

    Ayrıca Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, Hacıbektaş Veli Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da kurultaya katıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ise kurultaya mesaj gönderdi.

    Sunuculuğunu Can TV programcısı Dilek Odabaş Bakır ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Alevi Masası’ndan Vedat Kara‘nın yaptığı kurultayda ilk olarak saygı duruşu yapıldı. Ardından Çorum Katliamı’nda yakılarak katledilen Veli Solmaz‘ın kızı Naime Nayman ana çerağ uyandırdı. Çerağ uyandırılması altı dilde yapıldı. Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım dede de dar gülbengini verdi. Sinevizyon gösteriminin ardından ise semah dönüldü.

    “BİZİ İNKÂR EDENLERE KARŞI BURADA BİRLİKTEYİZ”

    Yılmaz Çelik, Tolga Sağ, Muharrem Temiz, Kutsal Evcimen’in de aralarında olduğu sanatçıların türkü ve deyişleriyle devam eden kurultayda konuşmacı olarak sahneye önce Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan çıktı. AKP tarafından cemevlerine yönelik yapılan düzenlemeleri eleştiren Aslan, şunları söyledi:

    “ABF, Türkiye’de hukuksuzluğun, adaletsizliğin, tekçiliğin karşısında mücadele vererek kurulmuş bir kurumdur. Kara kışın kapımıza dayandığı, her türlü ekonomik zorluğun kendisini hissettirdiği ve üstüne siyasi ortamın huzurumuzu daralttığı bir dönemden geçiyoruz. İnancına sahip çıkmak için buraya gelen herkes hoş geldi. Kimliğimize, haklarımıza sahip çıkmak için buradayız. Bizi inkar edenlere karşı burada birlikteyiz. Bir süredir Alevilik ile ilgili yoğun bir gündem var. Yaz aylarında sanki Aleviler bu ülkenin güvenlik sorunuymuş gibi İçişleri Bakanlığı’nın heyeti Alevi derneklerini, muhtarlarını, köylerini ziyaret etti. Alevi mücadelesini sulandırmak için bunu yaptılar. Alevilerin sorunları yol, elektrik, köy ihtiyaçlarını karşılamakmış gibi talepleri hayata geçirdik, dediler. Eşit yurttaşlık talebinin altını boşaltmak için onarım, bakımdan bir lütuf olarak bahsettiler.

    Aleviler, “laik, demokratik bir Türkiye” dedikçe; iktidar inadına tekçi, inkârcı anlayışıyla sanki bir Diyanet yetmiyormuş gibi bir Alevi Diyaneti kurdu. Alevileri bu ülkede folklorik bir yapıymış gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağladı. Bizi görmeyen iktidar şunu bilsin ki, Aleviler bu ülkede “laik ve demokratik bir Türkiye, eşit yurttaşlık” diyor. Ama siz bu ülkeyi tarikatlara, cemaatlere mahkum ettiniz.”

    “BİZİ YOK SAYMAKLA BİR YERE VARAMAZSINIZ”

    Aralık ayında yaşanan Maraş, Roboski ve Hayata Dönüş Operasyonu katliamlarına da değinen Aslan sözlerine şöyle devam etti:

    “Alevi örgütleri yıllardır mücadele ediyor. Bu örgütlü güçten korkuyorlar. Onlara inat laiklik ve demokrasi için ülkedeki bütün halklar ve inançlar ile bir arada olmayı savunuyoruz. Kendi özgünlüğümüzü, özgürlüğümüzü savunmak için her şeyi yapacağız. Halkların ve inançların eşitliğini savunuyoruz. Torba yasası Meclis’e geldiğinden itibaren dedik ki “Bizi tanımlamaktan vazgeçin. Sizin göreviniz bizi tanımaktır. Tanımlamak değil.” Nice yol önderlerimizin boyun eğmediği gibi teslim olmayacağımızı söyledik. 44 yıl önce Maraş’ta Alevileri katleden tekçi, inkârcı anlayış bugün farklı şekilde katliamlarına devam ediyor. Siz kimsiniz ki bize boyun eğdireceksiniz?  19 Aralık’ta ‘Hayata Dönüş’ adı altında yapılan operasyonlar ile onlarca kişi cezaevlerinde katledildi. Yine bu ayda Roboski’de katledilenleri de saygıyla anıyoruz. Aleviler diyor ki “Cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir. Kamuda ayrımcılığa son verin. Zorunlu din derslerini kaldırın. Biz bu toprakların kadim inançlarından birisiyiz. Bizi yok saymakla bir yere varamazsınız.”

    “HİÇBİR ALEVİNİN SÜNNİ GİBİ YAŞAMA ARZUSU YOKTUR”

    Aslan’ın ardından konuşan Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat ise Cumhuriyet’in birinci yüzyılında yaşanan acılar ile yüzleşilme çağrısında bulunarak, şunları söyledi:

    “Geride bıraktığımız birinci yüzyılı yüzleşerek geçirelim. Acılarımızı nasıl unutabiliriz? Hakarete uğrayan pirlerimizi, basılan cemlerimizi, kırılan sazlarımızı nasıl unutabiliriz? Unutmak kendi yoluna ihanet etmektir. Hesaplaşmamız, yüzleşmemiz lazım. Biz dünyanın dört bir yanına sürgün edilen bir toplumuz. Biz varız, buradayız. Asimile etmeye çalışanlar bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Biz bu oyuna gelmeyiz. Aleviliğin kendine has inanç yapısını tanımlama hakkını siz kimden, nereden alıyorsunuz? Zorunlu din dersleri ile Sünni/Vahhabi inancı çocuklarımıza dayatıyorlar. Diyaneti tek karar merci olarak ortaya koyuyorlar. Yargı kararları yok sayılıyor. Kamusal alanda Alevilerin varlığını reddediyorlar. Liyakat hiçbir yerde esas alınmıyor. Meydanlarda ana muhalefet liderini, inancından dolayı yuhalatıyor. “Bir Alevi cumhurbaşkanı olamaz” diyorlar. Biz diyoruz ki “Bal gibi olur.” Alevilerin talepleri karşılık bulsun diye buradayız. Zorbalığa, zulme karşı hak ve hakikat yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Hiçbir Alevinin Sünni gibi yaşama arzusu yoktur.”

    “KADINCIK ANA, ANADOLU HÜMANİZMİNİN BEREKETİDİR”

    Kadınların Alevi inancındaki yerine değinerek konuşmasına başlayan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, “Aleviler nedense hiç görünmüyor. Biz bu yok saymaya karşı bir direnç gösteriyoruz. Biz vardık, varız ve var olacağız. Anadolu hümanizminin bereketi Kadıncık Ana. Kilisede kadın papazın, camide kadın imamın, sinagogda kadın hahamın olmadığı bir dünyada anaların cem yürüttüğü felsefenin kaynağıdır Kadıncık Ana” ifadelerini kullandı.

    “ÜLKEMİZİ FAŞİSTLERE TERK ETMEYECEĞİZ”

    AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise Paris’teki Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kınarken, “Dün Maraş’ta canlarımızı andık. Paris’te Ahmet Kaya Kültür Merkezi’ne saldırdılar. Üç kişi katledildi. Almanya’da bir cemevine çarpı işareti atıldı” dedi.

    Mat konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

    “Almanya’da Aleviler kamu tüzel kişiliğini kazandılar. Peki Türkiye’de bu kadar Alevi yaşarken, neden hala inkar ediliyor? Almanya bize lütfetmedi biz hakkımızı aldık. Türkiye’de resmi devlet kodlarında yer alan Türk ve Sünni kimliği nedeniyle bu kazanımları henüz elde edemedik. Biz Türkler, Kürtler, kadınlar, LGBTİ+lar olarak hep birlikte özgür ve eşitçe yaşamak istiyoruz. Cumhuriyetin birinci yüzyılında başımıza gelmeyen kalmadı. AKP’nin de MHP’nin de baskılarına rağmen mücadelemiz devam edecek. Bedel ödeyen hiçbir canımız Hınzır Paşa’nın sofrasına oturmadı. Kim Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na üye olur, kim onlardan maaş alırsa karşısında bu kurultayı bulur. Onlarla hiçbir şekilde yan yana gelmeyeceğiz. Onur mücadelesi için bir aradayız. Laik ve demokratik bir Türkiye için mücadele ediyoruz. Ülkemizi faşistlere, çocuk istismarcılarına asla terk etmeyeceğiz.”

    “VALİLER, KAYMAKAMLAR ALEVİ KÖYLERİNE ZULMEDİYOR”

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise kurultaya hazırlık sürecinde ülke genelinde birçok Alevi köyünü gezdiklerini anlatırken, Alevilerin kamusal hizmetten yoksun kaldıklarını bir kez daha gözlemlediklerini kaydetti. Geçmez, “Bizi tarif edenlere sesleniyoruz; “Çekin elinizi inancımızdan.” Alevilere yeni bir gömlek giydirmeye çalışıyorlar. Alevileri kendilerine benzetmeye çalışıyorlar. Alevi çocuklarına zorla namaz kıldırdılar, oruç tutturdular. Toplumsal yüzleşme istiyoruz. Bütün dergahlarımızı teslim edin, dedik. Birçok dergahımız camiye çevrildi. Aleviler, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılmasını istedi. Valiler ve kaymakamlar tek bir partinin üyesi gibi Alevi köylerine, Alevilere zulmediyorlar. Biz bu ülkenin yurttaşız. Eşit yurttaşlık istiyoruz. Alevilerin hiçbir sorununu çözmediniz. Bizim şiarımız barış, dostluktur” dedi.

    “VERDİĞİMİZ VERGİNİN İNANÇSAL BOYUTUNU HELAL ETMİYORUM”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt da konuşmasında şunları kaydetti:

    “Bu ülke artık gerilimlerden, katliamlardan bıktı. Aleviler her zaman katliamlara uğradı. Alevilerin yaşadığı bu katliamlara hala ‘olay’ diyenler var. Bizim yaşadıklarımız katliamdır. Şimdi de Alevileri torba yasasına koymaya çalıştılar. Alevilik torbaya sığmaz. Aleviler, Kürtler, Türkler bu coğrafyanın özü. Ama tek din tek mezhebi dayattılar. Bize “Alisiz Aleviler” diyenler, bakan geldiğinde İmam Hasan’ın, Hüseyin’in fotoğrafını indirenlerdir. Aleviler bu ülkeye yük olmadı. Bu ülkenin yükünü aldı. Verdiğimiz verginin inançsal boyutunu helal etmiyorum. Bu yolun sahipleri var. Bu yol incitilmez. Muhabbeti küfür sayan gelmesin. Bizimle beraber görünüp de ayrılanlar bunu böyle bilsin.”

    “GERİCİLERE KARŞI PİR SULTAN, SEYİT RIZA, İBRAHİM KAYPAKKAYA OLACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ise Aralık ayında yaşanan katliamları hatırlattığı konuşmasında şunları söyledi:

    “Dünyayı cehenneme çevirenlere karşı ısrarla cenneti isteyen cümle canlar iyi ki geldiniz. İçinde bulunduğumuz günler insanlık ve Türkiye tarihinin en korkunç olan Maraş Katliamı’nın yıl dönümü. Maraş’ta insanları hunharca katledenler bugünkü gericileşmenin, ırkçılığın yol taşlarını döşemişlerdir. Maraş hala kara bir kutu olarak ortada duruyor. Hala anmamızı yasaklıyorlar. Çünkü tarih ile yüzleşmekten korkuyorlar. Yüzleşirlerse bugünkü ceberut yapı ortaya çıkacak. Halkların yaşadığı derin yoksulluğun nedenlerini görecek bu halk. Deşifre olmasını istemiyorlar.

    “ZALİMLERİN YANDAŞI OLANLARI DÜŞKÜN İLAN EDECEĞİZ”

    İnançlarından, düşüncesinden dolayı tutsak olan devrimciler selam yollamak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde Sarıyer Şube başkanımız Beyhan Gün tutuklandı. Arkadaşlarımızı bir an önce serbest bırakın. Roboski Katliamı’nda Kürt gençlerinin üzerine bombalar yağdırılmıştı. Onu da unutmayacağız. Bize tarih boyunca çok zulmettiler. Katlettiler. Uzak diyarlara sürdüler. Ama yılmadık, boyun eğmedik, biat etmedik, diz çökmedik. Yol önderlerimizden öğrendiğimize göre asla zalimlerin yandaşı olmayacağız. Olanları da düşkün ilan edeceğiz.

    “ENCÜ’YE ATILAN TOKADI DA KILIÇDAROĞLU’NA ATILAN YUMRUĞU DA KENDİMİZE ATILMIŞ SAYARIZ”

    Bizim için Alevileri temsil etmediğimizi söyleyenler bu salona iyi baksın. Aleviler burada. Alevilik vardır, Alevilik haktır diyorlar. Bu gerici, ırkçılara karşı biz Hüseyin, Pir Sultan, Kalender Çelebi, Seyit Rıza, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya olacağız.

    Cumhuriyetin ikinci yüzyılında laik ve demokratik bir Cumhuriyeti hep beraber inşa edeceğiz. Aleviler bir kez daha sorumluluk aldılar. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Aleviler bir arada kol kola. Biz Aleviler, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen cezayı da kendimize verilmiş sayarız. HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye atılan tokadı da, Kılıçdaroğlu’na atılan yumruğu da kendimize atılmış sayarız.”

    “ALEVİ OLARAK YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Bu yüzyılda kadın mücadelesinin büyüdüğünü ifade eden Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan “Alevi olarak yaşamak istiyoruz. Onurlu, dimdik, eğilip, bükülmeden Alevi olarak yaşamak istiyoruz. Demokrasinin ve özgürlüğün gerçekten tesis edildiği bir ülke istiyoruz. Sadece Alevilerin değil Kürtlerin, kadınların, ezilenlerin derdi bitsin. Parlamento savaş bütçesi değil halkın bütçesini yapsın. Bütçe savaşa ve Diyanete ayrıldı. Barıştan başka bir seçeneğimiz yok. Bu yüzyılda kadınlar eşit, özgür yaşamı inşa etmek için ayakta. Kadın, yaşam, özgürlük” dedi.

    “İNANCIMIZDAN KÜLTÜRÜMÜZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    DAD Eş Başkanı Musa Kulu ise “Bu toplumun taleplerini en yüksek perdeden hem dünyaya hem ülkeyi yönetenlere söylemek için buradayız. Yüz yıllık süreçte barışı, kardeşliği inşa edemedik. Yüz yıllık cumhuriyet sadece bize ölümü yaşattı. Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan bir toplumsallığı yok etmek için torba yasa çıkarıldı. Bize biçilen kefeni yırtıp, hak ve hakikati söylemek için buradayız. Hakikati söylemek bilgi, cesaret ister. İnkârla, imhayla, asimilasyonla hayat durur. Bunu kabul etmeyeceğiz. Aynı ülkenin vatandaşı olarak vergimizi öderken biz ötekiyiz, teröristiz. Biz bu toprakların kadim sahipleriyiz. Kendi hakikatimiz, kültürümüzle buradayız. Bir Kürt’ün canı yandığında susan Türk kimliğini kaybeder. Bir Alevinin canı yandığında sessiz kalan Müslüman inancını kaybeder. Bu ülkeyi gül bahçesi yapmak mümkün. İnancımızdan, kültürümüzden asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    “DEVLET KATLİAMLAR İLE YÜZLEŞMELİ, ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLEMELİDİR”

    Mevcut kurum başkanlarının ardından kürsüye çıkan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) önceki dönem Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ise “Cem olmaya hoş geldiniz. Devleti devlet yapan dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin her canlının yaşam hakkını korumaktır. Biz Aleviler, cumhuriyet öncesi ve sonrasında da katliamlara, yok sayılmalara, asimile edilmek için seferber olunan, sadece seçim dönemi ağzına bal çalınmak istenen bir toplum olarak görülmekteyiz. Bizlerin eşit yurttaşlık taleplerini çimentoya, masa ve sandalyeye indirgemeye çalıştı. Cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlama kararı aldılar. Devlet tüm katliamlar ile yüzleşmeli ve Alevilerden özür dilemelidir. İnanç önderlerinin devletten maaş almasına karşıyız” ifadelerini kullandı.

    “KADİM İNANCIMIZA DOKUNMAYIN”

    Abdal Alevilerden Satılmış Kaygusuz Baba‘nın okuduğu deyişin ardından konuşan Üryan Hızır Ocağı’ndan Cafer Kaplan dede de “Geçmişten günümüze kadar tüm katliamlara rağmen inancımızı koruduk ve korumaya devam edeceğiz. İnancımızı yok sayanlara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. İnancımıza sahip çıktığımızı tüm dünyaya duyurduk. Ama inancımızı bir torba yasa içerisinde Kültür Bakanlığı’na bağladılar. Dünyada rızasız lokma yemeyen, rızasız ibadet etmeyen tek inanç Aleviliktir. Devletin Alevisi olmayacağız. Haram lokma yemeyeceğiz. Kadim inancımıza dokunmayın” dedi.

    Topçu Baba Dergahı’ndan Mehmet Işık‘ın konuşmasının ardından kurultay bildirisi yayımlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı’da başladı-VİDEO

    Büyük Alevi Kurultayı İstanbul Yenikapı’da başladı-VİDEO

    PİRHA-7 Alevi çatı örgütünün düzenlediği ‘Büyük Alevi Kurultayı’ binlerce kişinin katılımıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde başladı. Aleviler, AKP’nin asimilasyon düzenlemelerini bugün bir kez daha İstanbul’dan protesto edecek.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) “Laik ve demokratik Türkiye için” sloganıyla düzenledikleri ‘Büyük Alevi Kurultayı’ İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde başladı.

    Kurultaya ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, AABK Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, DAD Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ile Musa Kulu‘nun yanı sıra siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türkiye’nin farklı illerinden gelen Aleviler katıldı.

    ALEVİLER, AKP’NİN ASİMİLASYON DÜZENLEMELERİNİ PROTESTO EDİYOR

    AKP’nin Alevilere yönelik son yıllardaki adımlarını samimi bulmadıklarını belirten Alevi kurumları, torba yasa içerisinde TBMM’den geçirilen cemevlerine ilişkin düzenlemeler ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yayımladığı kararname ile kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na tepkilerini her yerde gösteriyor.

    Ülke genelinde gerçekleştirilen basın açıklamalarının ardından Alevi kurumları 8 Kasım günü Ankara’da TBMM’ye yürümüş, ‘asimilasyon’ olarak nitelendirdikleri düzenlemeleri protesto etmişti.

    BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI YENİKAPI’DA BAŞLADI

    7 Alevi çatı örgütünün çağrısıyla bugün İstanbul Yenikapı’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştiriliyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Avustralya Alevi kurumlarından Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı: Gelin canlar 25 Aralık’ta bir olalım-VİDEO

    Avustralya Alevi kurumlarından Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı: Gelin canlar 25 Aralık’ta bir olalım-VİDEO

    PİRHA- 25 Aralık Pazar Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısında bulunan Avustralya Alevi kurumları, “25 Aralık’ta gerçekleştirilecek Büyük Alevi Kurultayı’na bütün dostlarımızı davet ediyoruz” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka, Avustralya Alevi Toplum Konseyi İnanç Kurulu Üyesi Nihat Arslan, Dandenong Alevi Kültür Merkezi İnanç Kurulu Üyesi Doğan Coşkun, Canberra Alevi Kültür Merkezi Başkanı Barış Bektaş, Sunraysia Çağdaş Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ali Şengünlü ve Avustralya Alevi Toplum Konseyi Başkanı Hüseyin Duman 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısında bulundu.

    “İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE SAHİP ÇIKALIM”

    25 Aralık’ta gerçekleştirilecek Büyük Alevi Kurultayı’na davette bulunan Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka, “Türkiye’de son aylarda Alevi örgütlerinin Aleviliğin bir inanç olmasını ısrarla vurgulamasından dolayı ve bir gece cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Aleviliğin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanıp Aleviliğin bir kültür olduğu ibaresinin yanlışlığını ısrarla belirten bir çalışma sonucunda kurultay gerçekleştirilecek. Kurultay’da taleplerimizi dile getirmemiz oldukça önemlidir çünkü Alevilik bir inançtır ve inancımızın tanınması çok önemlidir. Bizler inancımızın tanımlanmasını değil tanınmasını istiyoruz. Eğer inanç özgürlüğü ve düşünce özgürlüğümüze sahip çıkmazsak ve haklarımızın anayasa ile korunmasını talep etmezsek yarın çok geç olabilir” diye belirtti.

    25 Aralık’ta laik ve demokratik bir ülke için Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşacaklarını söyleyen Avustralya Alevi Toplum Konseyi İnanç Kurulu Üyesi Nihat Arslan, “İnancımızı ve büyük bir zenginlik olarak gördüğümüz başka inançlara sahip Türkiye halklarının da inanç ve ibadetlerini laik ve demokratik bir Türkiye’de anayasal güvence altına alınarak özgürce yaşanmasını istiyoruz. Gelin canlar bir olalım hakkın halka verdiği hakkımıza sahip çıkalım” diye ifade etti.

    “BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI’NDA BİR ARADA OLACAĞIZ”

    Dandenong Alevi Kültür Merkezi İnanç Kurulu Üyesi Doğan Coşkun ise, “Biz Aleviler laik ve demokratik bir Türkiye için 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda bir arada olacağız. Bizi tanımayan yasaklara ve asimilasyona karşı tüm canları Büyük Alevi Kurultayı’na bekliyoruz gelin canlar bir olalım” dedi.

    Canberra Alevi Kültür Merkezi Başkanı Barış Bektaş, “Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu olarak 25 Aralık’ta yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na katılacak bütün canlarımızı selamlıyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum” diye vurguladı.

    “EŞİTLİKÇİ VE ADALETLİ BİR YAŞAM İÇERİSİNDE OLMALIYIZ”

    Alevi kurumlarının 25 Aralık’ta yapacakları Büyük Alevi Kurultayı’nı selamladığını dile getiren Sunraysia Çağdaş Alevi Kültür Merkezi Başkanı Ali Şengünlü, “Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu olarak tüm canlarımıza başarılar diliyorum” dedi.

    Büyük Alevi Kurultayı’nda emek veren herkesin çalışmalarında başarılar dileyen Avustralya Alevi Toplum Konseyi Başkanı Hüseyin Duman, ” Laik, demokratik, kula kulluk etmeyen, herkesin kendi inancını yerine getirdiği, eşitlikçi ve adaletli bir yaşam içerisinde olmalıyız” diye konuştu.

    PİRHA/AVUSTRALYA

  • Hüseyin Tepe: Alevilik torba yasaya sığmaz; boyun eğmeyeceğiz, direneceğiz-VİDEO

    Hüseyin Tepe: Alevilik torba yasaya sığmaz; boyun eğmeyeceğiz, direneceğiz-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Köyceğiz Şube Başkan yardımcısı Hüseyin Tepe, cemevlerinin Kültür Bakanlığı’na bağlanmasına ve torba yasaya tepki gösterdi. Aleviliğin torbaya sığmayacağını belirten Tepe, “Boyun eğmeyeceğiz, direneceğiz” dedi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Köyceğiz Şube Başkan yardımcısı Hüseyin Tepe, cemevlerinin Kültür Bakanlığı’na bağlanmasına tepki gösterdi.

    Tepe, “AKP iktidarı 20 yıldır her seçimden önce bir Alevi açılımı yapmak istiyor, bu konuda da samimi değil. Zaten samimi olsaydı geçmişte de bunu yapardı günümüzde de bunu yapardı” dedi.

    “AKP ne kadar oy devşiririm hesabı yapıyor” diyen Tepe, “Gerçekten samimi ise tüm Alevi örgütlerini bir araya getirerek, onların da görüşlerini alarak bir yasa çıkarırdı. Bu da torba yasa değil. Biz torba yasaya ne dün sığdık, ne bugün sığarız, ne de yarın sığarız. Geçmişten bugüne yapılan tüm katliamlara ve zulme karşı nasıl direndiysek bundan sonra da bunların zulmüne boyun eğmeyeceğiz ve de direnmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİK KÜLTÜR DEĞİL İNANÇTIR”

    Hüseyin Tepe, “Biz bir kültür değiliz, bir inancız” diyerek şöyle devam etti:

    “Onun için hiçbir şekilde ne bu yasayı ne de onların yapacağı farklı yasaları kabul ediyoruz. 25 Aralık’ta kurultayda bu konu gündeme gelecek, bu konular tartışılacak. Orada değişik örgütler, değişik kurumlar olacak. Herkes özgürce fikrini söylerse ve güzel bir sonuç bildirgesi çıkarsa sonuna kadar savunuruz.”

    25 Aralık Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan Büyük Alevi Kurultayı’na katılmak istediklerini ancak araç ayarlanması gerektiğini, bunun için Belediye ile görüştüklerini söyleyen Hüseyin Tepe, “Bize verdikleri araç kadar biz buradan insanlar oraya taşıyabiliriz. Çünkü insanların kendi imkanlarıyla oraya gitmesi biraz zor” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Ankara’daki STK’ler 25 Aralık Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    Ankara’daki STK’ler 25 Aralık Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    PİRHA – Ankara’daki sivil toplum örgütleri, 25 Aralık’ta yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı yaparak, “AKP hükümetinin Alevilere giydirmek istediği elbiseyi giymeyeceğiz” dedi.

    Ana Fatma Cemevi DAD Ankara Şubesi’nin çağrısıyla bir araya gelen demokratik kitle örgütleri, 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı için katılım çağrısında bulundu.

    “BU YASAYI TANIMIYORUZ”

    Ankara Dersimliler Derneği’nde yapılan basın açıklamasında konuşan Ana Fatma Cemevi Demokratik Alevi Derneği Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, “Tüm canlarımızı da yanımızda olmaya davet ediyoruz” diyerek şunları söyledi:

    “Siyasal iktidar, Alevleri Türk-İslam sentezi adı altında toplamak için Kültür Bakanlığı’na bağlı kurduğu masayla kendi inancına, düşüncesine uygun bir Alevilik tanımı yapmakta. Oluşturdukları komisyonlar, çalışmalar, tüm inancımıza cemevlerimize kayyum atamaktır aynı zamanda. Aleviler olarak devletin aldığı bu kararı, yasayı tanımıyoruz. 25 Aralık Pazar günü İstanbul’da, Yenikapı’da bu karara ‘hayır’ demek için kurultayda olacağız. Tüm canlarımızı da yanımızda olmaya davet ediyoruz.”

    “EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİ İLE İSTANBUL’DA OLACAĞIZ”

    Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Çiğdem Camkıran da kurultaya katılım çağrısı yaparak, “Bizler de 25 Aralık’ta İstanbul’da bütün Alevi örgütlerinin yanında yer alacağız. Yıllardır Alevileri ötekileştiren bu siyaset yine kendi Aleviliğini yaratmak istiyor. Biz de bu asimilasyona karşı eşit yurttaşlık talebi ile İstanbul’da olacağız. İnsanlara aynı eşitlikte bakan tüm dostları oraya davet ediyoruz. Kurultay da bizlerle omuz omuza durmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “İSTANBUL’A DESTEĞE GİDİYORUZ”

    Toplumsal Özgürlük Partisi Ankara sözcüsü Hasan Gürer de Büyük Alevi Kurultayı’nda yer alacaklarını belirterek “Bu devletin Aleviler hakkında asimilasyon yapmasına karşı bizler de 25 Aralık’ta İstanbul’a desteğe gidiyoruz. Bütün canları da desteği için bekliyoruz. Gerekli araçlar hazır. Gelinmesi bizler için çok önemlidir” dedi.

    “DOSTLARIMIZI DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Ankara Vartolular Derneği Başkanı Özgür Yetiş Aslan ise kurultaya ilişkin şu çağrıyı yaptı:

    “AKP hükümetinin Alevilere giydirmek istediği elbiseyi giymeyeceğiz. Biz de Ankara Vartolular Derneği olarak 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da Alevi canlarla birlikte olacağız. Bütün dostlarımızı o gün dayanışmaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kenanoğlu: Halkımızı Büyük Alevi Kurultayı’na destek vermeye davet ediyorum -VİDEO

    Kenanoğlu: Halkımızı Büyük Alevi Kurultayı’na destek vermeye davet ediyorum -VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı‘na Meclis Genel Kurulu’ndan çağrıda bulunarak, “Türkiye’deki 7 Alevi kurumu, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına tepki olarak 25 Aralıkta İstanbul’da Büyük Alevi Kurultayı düzenleyecekler. Halkımızı kurultaya destek vermeye davet ediyorum” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 25 Aralık Pazar günü Yenikapı’da gerçekleşecek Büyük Alevi Kurultayı‘na Meclis Genel Kurulu’ndan çağrıda bulundu.

    Alevilerin demokratik ve laik bir Türkiye için 25 Aralık’ta Yenikapı’da buluşacağını belirterek sözlerine başlayan Kenanoğlu, “Halkımızı kurultaya destek vermeye davet ediyor ve Alevi kurumlarımızı Meclis’ten selamlıyorum” dedi.

    “ALEVİLİĞİ BİR KÜLTÜRE İNDİRGEYEN ANLAYIŞA KARŞI NASIL BİR YOL İZLENECEĞİ TARTIŞILACAK”

    Kenanoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Türkiye’deki 7 Alevi kurumu, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına tepki olarak 25 Aralıkta İstanbul’da Büyük Alevi Kurultayı düzenleyecekler. ‘Laik ve Demokratik Bir Türkiye’ sloganıyla Yeni Kapı Gösteri Merkezi’nde bir araya gelecek Alevi kurumlarının düzenleyeceği bu toplantıda Alevilerin inkâr ve asimilasyonu, cemevlerinin statüsüz bırakılması ve zorunlu din dersleri gibi birçok konuyla birlikte torba yasalarla Aleviliği bir kültüre indirgeyen anlayışa karşı nasıl bir yol izleneceği tartışılacak.

    Tüm Alevi kurumları, Aleviler, Alevi dostu aydın, yazar ve bilim insanları orada olacak. Tabii ki biz de canların yanında olacağız. Halkımızı kurultaya destek vermeye davet ediyor ve Alevi kurumlarımızı Meclis’ten selamlıyorum. Alevi Kurultayı’na başarılar diliyorum.”

    PİRHA/ANKARA

  • HBVAKV Ceyhan Cemevi Başkanı Odabaşı: Büyük Alevi Kurultayı’na 9 otobüsle geliyoruz-VİDEO

    HBVAKV Ceyhan Cemevi Başkanı Odabaşı: Büyük Alevi Kurultayı’na 9 otobüsle geliyoruz-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ceyhan Cemevi Başkanı Bahadır Odabaşı, Barış için, kardeşlik için, eşit yurttaşlık için Büyük Alevi Buluşması’na katılacaklarını belirterek, herkesi buluşmaya davet etti. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    “BARIŞ, KARDEŞLİK, EŞİT YURTTAŞLIK İÇİN İSTANBUL’DA OLACAĞIZ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Ceyhan Cemevi Başkanı Bahadır Odabaşı, Büyük Alevi Buluşması’na katılmak için Adana Ceyhan’dan geleceklerini belirterek herkesi buluşmaya davet etti.

    Odabaşı şunları kaydetti:

    “Barış için, kardeşlik için, eşit yurttaşlık için bizler de İstanbul’da olacağız. İstanbul’da yapacağımız büyük buluşma olan Büyük Alevi Kurultayı’na bizler Adana’dan 10 otobüsle katılacağız. Sizleri de orada görmek istiyoruz. Tüm canlarımızla İstanbul’da 25 Aralık’ta buluşmak üzere. Herkese saygılar sunuyorum.”

    PİRHA/ADANA

  • Sanatçılardan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı-VİDEO

    Sanatçılardan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı-VİDEO

    PİRHA- Alevi örgütleri, 25 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda büyük Alevi buluşması gerçekleştirecek. Sanatçılar çağrı yaparak, “Demokratik ve laik bir Türkiye için 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    Sanatçılar Mehmet Ali Alabora, Pınar Aydınlar, Muharrem Temiz ve Haluk Tolga İlhan, 25 Aralık’ta Yenikapı’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na çağrı yaptı.

    “25 ARALIK’TA BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI’NDA BİR ARAYA GELELİM”

    Mehmet Ali Alabora: 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’nda demokratik ve laik bir Türkiye için gelin canlar bir olalım.

    Pınar Aydınlar: Aleviler üzerine imha ve inkar politikalarıyla acılar yaşatıldı. Torba yasa ve cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmasıyla değerlerimiz her türlü asimilasyon politikasıyla karşı karşıya. Herkesi 25 Aralık’ta Yenikapı’ya bekliyoruz.

    Muharrem Temiz: Laik ve demokratik bir Türkiye için, barış ve kardeşlik için, eşit yurttaşlık ve inançların özgürlüğü için 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşuyoruz.

    Haluk Tolga İlhan: 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda bir araya geleceğiz. Laik ve demokratik bir Türkiye için gelin canlar bir olalım orada görüşmek dileğiyle.

    (HABER MERKEZİ)

  • Arif Sağ’dan çağrı: 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım-VİDEO

    Arif Sağ’dan çağrı: 25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım-VİDEO

    PİRHA- Alevi örgütleri, 25 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’daki Yenikapı Meydanı’nda büyük Alevi buluşması gerçekleştirecek. Sanatçı Arif Sağ bir çağrı yaparak, “25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım. Bence herkes bu toplantıyı ciddiye almalı” dedi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da ‘Büyük Alevi Kurultayı’ gerçekleştirecek.

    Alevi kurum başkanlarının yanı sıra sanatçılar da kurultaya katılım çağrısında bulunuyor.

    Sanatçı Arif Sağ, “25 Aralık’ta Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı’nda buluşalım. Bence herkes bu toplantıyı ciddiye almalı” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Demir: Antalya’dan Aleviler olarak Alevi Kurultayı için 6 otobüsle geleceğiz-VİDEO

    Demir: Antalya’dan Aleviler olarak Alevi Kurultayı için 6 otobüsle geleceğiz-VİDEO

    PİRHA- -Abdal Musa Kültür ve Yaşatma Derneği Eşit Başkanı Yol Yürütücüsü Süleyman Demir, 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da yapılacak kurultay için Antalya’da yapılan çalışmaları anlattı. Demir, “Alevi bileşenleri olarak  yöre dernekleri ile birlikte bir toplantı yaptık. İstanbul için 6 tane otobüs ayarlandı. Belki bunu artıracağız. Cumartesi akşamı çıkıp, pazar günü Yenikapı’da kurultayda olacağız” dedi. 

    Abdal Musa Kültür ve Yaşatma Derneği Eşit Başkanı Yol Yürütücüsü Süleyman Demir, 25 Aralık Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapılacak olan Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin konuştu.

    Kurultaya ilişkin yaptıkları çalışmaları anlatan Demir, “İstanbul Yenikapı’daki kurultay için Antalya’daki çalışmalarımız sürüyor. Alevi bileşenleri olarak yöre dernekleri ile birlikte bir toplantı yaptık. Bu toplantıda derneklerimiz, kurumlarımız görev dağılımı alarak herkes gerekli mesajlarını üyelerine ve halka ulaştırmaya çalıştı. İstanbul için 6 tane otobüs ayarlandı. Şu anda 6 otobüs dolu, belki bunu artıracağız. Cumartesi akşamı çıkıp, pazar günü Yenikapı’da olacağız.

    “BİRLİKTE YAPTIĞIMIZ ETKİNLİKLER DAHA VERİMLİ OLUYOR”

    Demir şunları dile getirdi:

    “Çalışmalarımız bileşenler olarak yapıldığında daha verimli oluyor. Buradaki güzellik bütün illerimizde de uygulanırsa Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Berktaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Aptal Musa Alevi Kültür Dernekleri diye tek tek değil de birleşenler olarak birlikte kararlaştırıp, birlikte yapılırsa etkinlikler daha verimli oluyor.

    Antalya’daki Alevi Bektaşi kurumları bileşenler olarak yöneticilerle bir araya geldik, bir karar aldık. Bu kararımız ilde yapılacak olan büyük etkinliklere hep beraber kararlaştırıp katılacağız. Örneğin alanlara dönük çalışmalarda da Maraş, Sivas, Çorum anma etkinliklerini hep birlikte düzenleyince hem daha güzel, daha dolu oluyor, hem de birlik ve beraberlik oluyor.

    Örneğin İstanbul kurultayı çalışması vb. gibi çalışmalarla ilgili hep birlikte karar alıyoruz. Bunun çok verimli olduğunu gördük, ayrı gayrı olmuyor. Bu verimli çalışmaları bütün illerde de arkadaşlarımızın uygulamasını temenni ederim.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Yazar Ayhan Aydın: Demokratik, laik, özgürlükçü ve tam bağımsız bir ülke için Yenikapı’da olacağım

    Yazar Ayhan Aydın: Demokratik, laik, özgürlükçü ve tam bağımsız bir ülke için Yenikapı’da olacağım

    PİRHA- Yazar Ayhan Aydın, 25 Aralık Pazar günü gerçekleştirilecek olan “Büyük Alevi Kurultayı”na ilişkin kaleme aldığı yazısında, “AKP ve Recep Tayyip Erdoğan rejiminin Alevilik- Bektaşilik adına yaptığı dayatmalara karşı olduğumu göstermek için, demokratik, laik, özgürlükçü, tam bağımsız bir ülke özlemimi haykırmak için, özümle, Varlığımla, Bilincimle, 25 Aralık’ta Yenikapı’da olacağım” dedi.

    Yazar Ayhan Aydın, İstanbul Yenikapı’da “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” sloganıyla 25 Aralık Pazar günü gerçekleştirilecek olan “Büyük Alevi Kurultayı” öncesi  bir yazı kaleme alarak, sosyal medya hesabından paylaştı.

    ‘Niçin Yenikapı’da olacağım?’ başlıklı yazısında, Alevilerin yüzyıllardır asimile edilmeye çalışıldığını, torba yasa içerisinde Meclis’ten geçirilen cemevleriyle ilgili düzenlemenin süregelen asimilasyon politikalarının devamı olduğunu belirten Aydın, demokratik, laik, özgürlükçü ve tam bağımsız bir ülke için 25 Aralık’ta ‘Büyük Alevi Kurultayı’na katılacağını aktardı.

    Aydın’ın sosyal medya hesabından paylaştığı yazı şöyle:

    “NİÇİN YENİKAPI’DA OLACAĞIM?

    İnsan insan dedikleri

    İnsan nedir şimdi bildim

    Can, can deyü söylerlerdi

    Ben can nedir şimdi bildim. (Muhiddin Abdal)

    Yıllar yılı Alevi -Bektaşî inancını, toplumunu yok sayarak, yok etmek isteyerek, Emeviler’den bu yana asimilasyon gayretlerine hiç ara vermeden sürekli devam eden devleti yönetenler, bu konuda bugün yeni bir adım daha atıyorlar.

    Kültür Bakanlığı içinde, anti demokratik yol ve yöntemlerle ve arkasında karanlık bir zihniyetin olduğunu gördüğümüz bir şekilde, Alevi-Bektaşî toplumunun onayını almadan, onların temsil organları olan Alevi kurumlarına da danışılmadan Aleviler adına bir düzenleme yapılmaktadır.

    Bu dayatmacı zihniyetle; Alevi- Bektaşi toplumu parçalanmak, cemevlerimiz, ocaklarımız, tekkelerimiz, kurumlarımız baskı altına alınmak, iktidar tarafından bir yandaş, fırsatçı, yağmacı bir Alevi-Bektaşî kitlesi yaratılmak ve Alevi kurumları tahakküm altına alınmak istenmektedir.

    “BİRÇOK ALEVİ-BEKTAŞÎ OCAK VE TEKKE AKP ZİHNİYETİNDEKİ GÜÇ ODAKLARINCA İŞGAL EDİLDİ”

    Bu oyun yeni değil…

    Çoğu kişi hatırlamasa da, Kültür Bakanlığı; tüm itirazlara rağmen, Alevi ibadetinde on iki hizmetten birisi olan “Semah”ımızı, dayatmayla “somut olmayan kültürel miras” olarak 2009’da UNESCO’ya onaylatmıştı. Bu iktidar döneminde Türkiye’de ve Balkanlar’da birçok Alevi – Bektaşî ocak ve tekke merkezi AKP zihniyetindeki güç odaklarınca işgal edilmiştir.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Devlet, bayrak, vatan, millet düşmanı değilim.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Sünni ve her dinden insanla inancından, kültüründen dolayı hiç bir sorun yaşamıyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    72 milleti bir nazarda gören, cümle alemle dost olmuş, aslanla ceylanı bağrına basan bir canım.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Ülkem olan Türkiye’de özgürce inancımı yerine getirirken kültürümü olabildiğince serbest yaşamak istiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    İnancım üzerinde baskı, sindirme, ötekileştirme uygulamaları istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Devleti yönetenlerce aşağılanmak, bürokrasiye yerleşmiş Alevi düşmanlığını her ortamda hissetmek istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Bir başka inancın altında özünü kaybedecek gayretler karşısında sürekli kendimi savunuyor vaziyette olmak istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Irkçı, baskıcı ve de demokrasi, özgürlük, cumhuriyet ve insan hakları düşmanları tarafından yönetilmek istenmiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Laiklik benim karakterim, ekmeğim, aşımdır.

    Laikliğin ve bilimsel eğitimin yok edildiği bir ülkede yeğenimin, çocuklarımızın, evlatlarımızın okumasını ve yetişmesini istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Türkiye’nin bir din devletine, gerici tarikatlar, şeyhler, şıhlar, meczuplar cennetine dönüşmesini istemiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşi Olarak,

    Şimdiden AKP- Recep Tayyip Erdoğan baskıcı rejiminin adeta sözcüleri olup, ırkçı – Şii- tutucu zihniyetleriyle – dilleriyle bu düzenin uygulamalarını övenlere karşın; Erenlerimizin kurdukları bu ulu yolumuzun, evrensel insan severliğe dayanan öğretimizin bir çıkar, makam, mevki, para, nam yolu olmadığını haykırmak istiyorum.

    Ben Bir Alevi-Bektaşî Olarak,

    Hiç kimseye danışmadan kendilerini toplumun ve yolun üstünde görüp, devletin imkanlarını kullanarak, Alevi- Bektaşi toplumu üzerinde adeta tahakküm kurmak isteyen kişileri önderim olarak görmüyorum, görmek istemiyorum.

    “YOL CÜMLEDEN ULUDUR”

    Ayhan Aydın olarak; 30 yıldır hiçbir siyasi, makam – mevki hesabım olmadan sürekli, hiç durmadan ve sadece Alevi – Bektaşi Yolu için hizmet yürütürken, bu toplumun kültürel hafızasının- arşivinin oluşmasına katkı sağlarken, sağlığımdan olurken; zaman zaman dışlandığım, işsizliğe, yokluğa ve ekmeğe muhtaç bırakıldığım, toplum olarak da bu durumda olmamızın bir ölçüde sorumluları olan Alevi kurum başkanlarından da, bu kurumlardan da, bir beklentim yoktur. Bununla birlikte, tüm hata ve eksikliklerine rağmen; ülkemizde ve tüm dünyada Alevi kurumları, Alevilikle ilgili kazanımların ana unsurları, dayanak noktaları olmuşlardır.

    Alevîlik- Bektaşîlik ile ilgili tüm çalışmalar ancak ve ancak Alevi örgütleriyle birlikte yapılabilir. Onları yok sayan, onların kurumsal kimliğine saygı göstermeden yapılan tüm girişimler Aleviliğin inkarı, asimilasyon gayretleri anlamına gelmektedir.

    Ülkemi Sevdiğim, Özgür ve Demokratik, Lâik Bir Ülke İçin…

    Ben bilimi, laikliği, insan haklarını, özgürlükleri, kültür, sanat ve edebiyatı kendisine rehber almış bir Alevi – Bektaşî, bu ülkenin bir vatandaşı olarak; sadece ve sadece, “Hakk – Muhammed – Ali” düsturuyla var olan yolumuzun aydınlıklar içinde geleneksel çizgisinde geleceğe aktarılmasını istediğim için,

    AKP ve Recep Tayyip Erdoğan rejiminin Alevilik- Bektaşîlik adına yaptığı dayatmalara karşı olduğumu göstermek için,

    Demokratik, laik, özgürlükçü, tam bağımsız bir ülke, çocukların yataklarına aç girmedikleri bir Türkiye özlemimi haykırmak için,

    Özümle, Varlığımla, Bilincimle, 25 Aralık’ta Yenikapı’da olacağım.”

    (HABER MERKEZİ)