Etiket: büyük alevi kurultayı

  • Şair Nadir Sayın: Büyük Alevi Kurultayı önemli ve anlamlı; yetkinleşmemiz gerekli

    Şair Nadir Sayın: Büyük Alevi Kurultayı önemli ve anlamlı; yetkinleşmemiz gerekli

    PİRHA – Şair Nadir Sayın, 25 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayına ilişkin “Birlik, beraberlik dayanışması söylemiyle bu buluşmanın önemi büyük ve anlamlı” dedi. Sayın şunu da ekledi: Büyük kurultaylar onların ön çalışmalarını teşvik eden ve gerçekleştiren süreç sonrası yapılan, geniş kitleye ulaşan bir araya gelmelerdir.”

    MHP destekli AKP hükümetince yürürlüğe konulan cemevi yasasına karşı Alevi örgütleri tepkilerini devam ettiriyor. 25 Aralık’ta da İstanbul Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı gerçekleştirilecek. Söz konusu yasanın geri çekilmesi ve Alevi sorununun çözümüne dair bir kez daha talepler bu kurultayda dile getirilecek.

    “BİZİM DERDİMİZ KENDİMİZİ KENDİMİZDE BULMAMIZDA”

    Yedi Alevi çatı örgütünün ortaklaşa düzenlediği Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrıları da sürüyor. Yapılacak programa Avrupa’dan da destek geliyor. Hollanda’da yaşayan Şair Nadir Sayın da 25 Aralık Büyük Alevi Kurultayı’nın önemine dair PİRHA’ya konuştu. Sayın, Alevi örgütlerin bir arada görüntü vermesinin değerli olduğuna vurgu yaparak 25 Aralık’taki programın “kurultay” yerine “büyük dayanışma buluşması” şeklinde isimlendirilmesinin daha doğru olacağını vurguladı.

    “Başta kamuoyu ve halka, siyasete, iktidara karşı duruşumuz ve birliğimizi gündemde tutmak çok önemli” diyen Sayın şu değerlendirmeyi yaptı:

    Büyük Kurultay demek, kavramsal olarak da yanılgıdır, görüşündeyim. Kurultay olabilmesi için federasyonlar dahil, cemevlerine kadar ‘Kurumsallığın’ tüm bileşenlerine kadar ve dışındaki Alevi bilim insanlarının, ehil, araştırmacı yazar, pir, mürşit, rehber, aydın, ȃşık ve benzeri kesimleri de içine alan şeffaflık nezdinde bir programlı ön hazırlık gerekir. Örneğin hangi ‘Atölye’ çalışmaları yapılmış ya da Aleviliğin esas derdi olan ‘Kendine has ve kendine özgünlüğü’, erkanları, ritüelleri, Yol muhabbeti, cemleri içerikte hangi noktalarda tartışılıp-görüşülmüş, taslaklar ön çalışmalar hazırlanmış?

    Kendim örneğin, ‘Kurumsallık’ boyutunu hem içerden, hem de dışarıdan objektif olarak izlemeye çalışıyorum. Henüz öyle bir çalışmanın olmadığı aşikar.

    ‘Kurultay’ deyince dahi önemli olan Aleviliğin ‘farkındalığını’ yansıtacaksınız ki toplumumuz nezdinde yerini bulsun. Bizim derdimiz ne iktidar, ne siyaset, ne para-pul, ne makam, ne de saray. Bizim derdimiz biziz! Bütün özgünlüğü ile Yol’umuzun esası öğretisine göre ‘Kurumsal’ olarak da yetkinleşmemiz, kendimizi kendimizde bulmamız da yatmakta.

    İBERETİ BABAMIZ şöyle der:

    ‘Yürekte gizlidir bizim derdimiz

    Taklide inanmaz hiçbir ferdimiz

    Nefsimizle iledir daim harbimiz

    Cahili nadanla kavga gerekmez’

    O bahsedilen refleksle diyelim, siz kalkıyorsunuz, tüm katmanlarıyla derin ve geniş toplumumuzda ‘Kurumsallığınız’ içinde tartışmadan ‘İbadet – İbadethane’ diye talepte bulunuyorsunuz! Muhtemelen ve belki buna ‘siyasi’ boyutlar dahilinde bir refleks denebilir. Bilinmelidir ki siyasetçiler ya da başkanlar/yöneticiler Aleviliğin içeriği ve tanımlanmasını böyle reflekslerle yapmaları büyük yanılsama olur!

    Okunacak en değerli kitap insandır ki kendim buna kainat ve gezegeni de ekliyorum. ‘Bilimden gidilmeyen Yol’un sonu karanlıktır.’ Doğada ve kainat döngüsü sürecinde, insanda, bilimde ‘değişim-dönüşüm yasası esastır’ demiyor muyuz? Erkanlarını ve ritüellerini kadını erkeği eşitliğinde; arınmaya, müşgülatları çözümlemeye, eşit bölüşüme, toplumsal sıkıntı-sorunları birlikte çözümlemeye, doğaya ve insanlığa duyarlı ve Rıza Şehri’ne gidilen bu yeryüzünde, cennete-cehenneme inanmayan Alevi toplumuna, yalvarma/yakarma çağrıştıran bir talepte bulunabilir mi? Helal/haram kavramları Alevilikte olmasa da, 85 milyonun vergisinden olan bir bölümü cemevleri çimento, demir, arsa, dedelerin maaşı kabul edebilir mi? Laik bir ülkede inanç, din vergiden tahsil edilebilir mi? o bir damla hak olmayan ile gönül gözünün/gölünün/denizinin kirletilmesi ile Alevilik erimez mi?

    ÜLKENİN EN BÜYÜK AYIBI!”

    Nadir Sayın, “Laik devlette esas olan nedir?” sorusunu gündeme getirerek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Eğitime, öğretime, sanata, kültüre, gençliğine, istihdama, evrensel hukuka, adalete, (zihinsel-bedensel) sağlığa, sosyal yaşama bütçeden hem de en büyük pay vermektir. Diyaneti kapatın ve buyurun size o alanlarda 10 katlık bütçe hazır! Bu mücadeleden biz vazgeçemeyiz.

    Demokrasi ve laik, hukuk Anayasası olan bir ülkenin en büyük ayıbı çağımızda halen ‘Din ile Devlet’ işini birbirinden ayırmamasında yatmaktadır! Başkaları ‘haram’ yiyorsa, o onların, varsın vicdanları ve ‘cennetliği’ ile ilgili olsun! Biz bu noktada söylem ve eylemimizi sonuna kadar yapmak durumundayız inancındayım.

    Bizim derdimiz yaklaşık 20 ila 30 milyon (asimilasyon dahil) Alevilerin kendini kendinde bulmasıdır. Büyük buluşmamızla ve Aleviliğin farkındalığı ‘gerçekliğe Hü’ diyerek sonuç bildirgesiyle halkımıza umut ötesi heyecan verirsek, gelecek süreçte de hiçbir engelimiz kalmaz görüşündeyim. Biz de ‘iktidar olma’ gibi bir heves ve hırs olmasa da, o insan kaynağı gücümüzle iktidar indirir ve gerçek evrensel hukukun, demokrasinin, işte, güçte, aşta eşit paylaşımının ve ‘evrensel insan haklarının’ uygulamalara geçtiği bayrağını da dikeriz. Önemli olan kitlemizi bunlarla harekete geçirmekte!

    Örneğin, hemen hemen bütün Alevi Kültür Merkezlerinde (AKM) ve cemevlerinde şu daha baştan (90’lı yıllardaki  vakıf, derneklerden alıntılı hiyerarşik tüzüklü) feodal yapı nasıl giderilecek? Görevsel-fonksiyonel ‘Kurumsallık’ çalışma anlayışı somut konseptleri işte tam da orada ve ‘Büyük Kurultaylar’ bunlara ortam hazırlamakla olur. Bunlar içeriğinde toplumuna konsept, planlar sunuşuyla gerçekten hizmet etmiş olur.

    72 millete aynı nazarla bakan bir felsefe ve inancın ‘tek ırkın’ temsilcisi de, Alevisi de olamaz bence. Olanın, olduğunda yanılsayanın ise nazarımızda, başta insanlığı tartışılır. Gençleri ile çağdaşlığın simgesi olma konumundaki Aleviliğimiz ve kadınları da eşiti olarak; ‘insan kadın, insanoğlu erkek’ gören bir anlayış, bir kere kendi iç dinamizminde de en az olan demokratik işleyişi ve ‘kurumsallığında’ bunların sağlanacağını kısa, orta, uzun dönemler için somut konseptler sunmalıdır.

    ‘Büyük kurultaylar’ onların ön çalışmalarını teşvik eden ve gerçekleştiren süreç sonrası yapılan, geniş kitleye ulaşan bir araya gelmelerdir!”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİNİN EYLEM PLANLARI OLMALIDIR”

    Şair Nadir Sayın, kurultay sonrasındaki eylem planlarına ve geleceğe dair Alevi örgütlerinin ne yönde söz kurması gerektiğini de değerlendirdi. Yapılacak eylemlerin “Alevice” olması gerektiğini vurgulayan Sayın, şöyle devam etti:

    “Öncelikle içeriğimiz noktalarında bizleri toplum olarak hazırlayan, sürecine toplumun tüm katmanlarını temsili; kendini kendinde arayan, insan kaynağı gücünü kazandıran, kısaca gerçek ‘Büyük Kurultaylara’ hazırlayan eylem planları olmalıdır diye düşünüyorum. Sanıyorum konumuzun en can alıcı noktası bu. Mevcut süreçte tüm Türkiye toplumu, diğer onlarca farklı inançlar, değerler, ideolojiler (insanlığı ve doğayı katletme zihniyeti, diğerini yok etmek, ırkçılık ötesine gidemez, ezme ve zulüm etme ile hırs ve kinliler dışında) bütün halk katmanları için de laiklik ve Evrensel Hukuk/Demokrasi, aş-iş, eğitim-sağlık alanlarında eşitlik mücadelesine devam. Belki bu büyük dayanışma buluşmasında bu sürecin tüm diğer demokrat sivil örgütlerle ve sol/sosyalist siyasi boyutlarla daha da pekiştirilmesi, eylem ve uygulamaların program dahilinde getirilerek topluma rehberlik yönünde ilerlemesi.

    Aleviliğin içeriği, ilkeleri ve onun kendine özgü bir inanç, yaşam anlayışı, felsefesi boyutlarında ise, kurumsallığın topluma, kamuoyuna yansıması tabii ki saatlerce, günlerce konuşulup, kitaplar yazılabilir.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • PSAKD Muğla Şube Başkanı Durna: Büyük Alevi Kurultayı’na güçlü katılacağız-VİDEO

    PSAKD Muğla Şube Başkanı Durna: Büyük Alevi Kurultayı’na güçlü katılacağız-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Muğla Şube Başkanı İlyas Durna, Büyük Alevi Kurultayı’na derneğin bütün şubelerinin hazırlandığını, çalışmaların devam ettiğini söyledi. Durna, kurultaya katılımın yüksek olacağını sözlerine ekledi. 

    7 Alevi-Bektaşi kurumunun öncülüğünde 25 Aralık pazar günü ‘Büyük Alevi Kurultayı’ yapılacak. Kurultay saat 10.00’da toplanacak. Kurultayda bilim insanları, sanatçılar ve aydınlar da bulunacak.

    Alevi çatı örgütlerinin ortak çağrısıyla ‘Büyük Alevi Kurultayına’ Pirler, Analar, Babalar, Alevi-Bektaşi kurum, dernek ve cemevleri üye ve yöneticileri, yöre dernekleri, demokratik kitle örgütleri, sendikalar, demokrasiden yana siyasi partiler, basın emekçileri, bilim insanları, sanatçılar, aydınlar, kadın örgütleri, çevreciler, ülkede barış, özgürlük, adalet, emek, eşit yurttaşlık ve laiklik mücadelesi veren herkes davet edildi.

    PSAKD Muğla Şube Başkanı İlyas Durna, Büyük Alevi Kurultayı’na derneğin bütün şubelerinin hazırlandığını, çalışmaların devam ettiğini söyledi.

    Türkiye genelinde ses getirebilecek bir Alevi kurultayı gerçekleştireceklerini belirten Durna, “Şu anda AKP hükümetinin bize yapmış olduğu baskılara ve asimilasyonlara karşı gerçek gücümüzü göstermeye çalışacağız. İstanbul’a elimizden geldiğince güçlü katılım sağlayacağız” dedi.

    İlyas Durna şöyle devam etti:

    “Umuyor ve inanıyorum ki çok da iyi bir katılım olacak. Muğla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak çok çalışmamız lazım. Aralık ayı içerisinde birlik cemi yaptık büyük bir katılım oldu. Sivil toplum örgütü temsilcileri, demokrat düşünen arkadaşlarımız ve üyelerimizle birlikte 500’e yakın arkadaşımız katıldı. Alevi örgütlerimizin çatı örgülerimizin tamamını da bekliyoruz, geleceğinden de eminim.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • FEDA’dan İstanbul’daki ‘Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı

    FEDA’dan İstanbul’daki ‘Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Alevi kurumlarının 25 Aralık 2022 Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapacakları “Büyük Alevi Kurultayı’na tüm Alevileri davet etti. Yapılan yazılı açıklamada, “Büyük Alevi Kurultayı”nı selamlıyor, başarılar diliyoruz” denildi.  

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” adıyla İstanbul Yenikapı Gösteri Merkezi’nde saat 10.00’da büyük bir kurultay gerçekleştirecek.

    Yazılı bir açıklama yapan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), “Alevi kurumlarının 25 Aralık 2022 Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapacakları “Büyük Alevi Kurultayı”nı selamlıyor, başarılar diliyoruz” dedi.

    “Yüreğimiz 25 Aralık’ta Yenikapı’da hak mücadelesindeki canlarımız için çarpıyor” diyen FEDA, tüm Alevi hak ve hakikat için Yenikapı’daki buluşmaya davet etti.

    FEDA’nın açıklaması şöyle:

    “Siyasal ve toplumsal istikrarsızlığın faturasını Kürtlere, Alevilere, ezilenlere, emekçilere ve kadınlara çıkaran AKP-MHP iktidarı, yapısal ve tarihsel krizi savaş ve savaşçıl politikalarla ötelemeye çalışıyor. Kürtlere dönük fiziki ve kültürel soykırım, Alevilere dönük kültürel soykırım, kadına sistematik şiddet, gençliğin geleceksizleştirilmesi, doğanın talanı ve hakların gaspı sınır tanımadan devam ediyor. İnkârcı ve katliamcı zihniyette ısrarın neden olduğu bu kriz hali halklarımıza çok daha ağır fatura demektir. Devlet ve iktidar sahipleri yüzyıldır halklarımıza ve inancımıza reva gördükleri inkâr ve katliamlarla yüzleşmek ve hesap vermek yerine, cumhuriyetin ikinci yüzyılında da mevcut statükoyu sürdürme arayışındadır.

    AKP- MHP iktidarının neden olduğu bu kriz ve Anayasasızlık halinin yol açtığı kaos ortamını fırsat bilen mafya- çete- polis yapılanması üzerinden devlet, düşünce ve ifade özgürlüğü, gösteri ve yürüyüş hakkı, örgütlenme hakkı gibi en temel insan hakları yasaklamakta, yolsuzluk, hak gaspları, soygun, talan, taciz ve kadın kıyımı artarak devam etmektedir.
    Ülkede savaşçıl politikalarla, dışarda ise savaşlarla geleceğimizi karartmaya kalkışan AKP- MHP iktidarına karşı başta Aleviler olmak üzere demokrasi güçlerinin birlikte mücadeleyi geliştirememeleri bizlere kaybettiriyor. Halbuki Alevi inancının zalime karşı mazlumdan, savaşa karşı barıştan, zulme karşı hak, adalet ve özgürlükten yana olan düsturu gereğince hareket etmiş olsaydık, belkide bugünleri yaşamıyor olabilirdik. Hak mücadelesini yükseltemediğimiz için devlet ikinci yüzyılında da inkâr ve asimilasyonu sürdürmek, en temel sorunlarımızı çözümsüz bırakarak geleceğimizi yaşanmaz kılmaktadır.

    “KENDİLERİNE GÖRE ALEVİLİĞİ DAYATACAKLAR”

    Devletin, Kültür Bakanlığına bağlı Alevi ve Bektaşı Kültür Başkanlığı’nı Kanun Hükmünde Kararname ile kurması, Alevi toplumunu bölen, örgütlü yapısını dağıtan, inancını karartan ve başkalaştıran, kazanılmış haklarını yok sayan, kanuna ve yasaya hapsedendir. İnkârcı ve katliamcı devletin yasalarına göre kültürel öge diye dayatılan Aleviliği yasal kabul edecek, geri kalan Alevi kurum ve örgütlerini gayri yasal, yasadışı ilan edeceklerdir. Daha da ileri giderek boyun eğmeyen, mevcuda razı olmayanları bölücü, hain sıfatlarıyla kriminalize ederek itibarsızlaştıracak, kendilerine göre Aleviliği dayatacaklardır.

    “ALEVİ TOPLUMSALLIĞINI DAĞITMAK, YOK ETMEK İSTİYORLAR”

    Dolayısıyla kararname ve çıkarılan yasa ile Alevi kazanımları tasfiye edilmek, özgün ve özerk inancı inkâr etmek, sıradan kültürel öğeye razı gelmemizi bize dayatacaklardır. Kanuna bağlanmayı kabul etmeyen, itiraz eden, özgün ve özerk inancı yaşamak ve sürdürmek isteyen Alevi kurumları üzerine HDP belediyelerine olduğu gibi kayyum atayacaklardır. Bununla yetinmeyecek devlet ve iktidar dışı olan inancımızın temel kurumu olan Ocakları terörize edip dağıtacak, Mürşit, Pîr ve Rayber- talip ilişkisini ve bu ilişki üzerindeki Alevi toplumsallığını dağıtmak, yok etmek istiyorlar.

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ OLARAK BİR YOL BULMAK ZORUNDAYIZ”

    İnancımıza dayatılan kültürel soykırıma ve başkalaşıma karşı başta Yol önderlerimiz olmak üzere, Alevi örgütleri olarak yeni bir yol bulmak zorundayız. Cumhurbaşkanlığı kararnamesine karşı yürütmüş olduğumuz mücadeleyi daha da büyüterek, uluslararası evrensel hukuka uygun emek- demokrasi güçleri ve halklarımızla birlikte fiili, meşru ve haklı mücadeleyi ülkenin dört bir yanına yaymalı, yaygınlaştırmalıyız.
    Bu anlamda demokratik, sivil, eşitlikçi, özgürlükçü bir Anayasa’nın hazırlanması ve Alevilerin eşit yurttaşlık ve eşit halklarının demokratik Anayasa güvencesine alınması hayati önemdedir. Bu temelde Alevi kurumlarının 25 Aralık 2022 Pazar günü İstanbul Yenikapı’da yapacakları “Büyük Alevi Kurultayı”nı selamlıyor, başarılar diliyoruz.
    Yüreğimiz 25 Aralık’ta Yenikapı’da hak mücadelesindeki canlarımız için çarpıyor. Tüm Alevi canları inancımızın hak ve hakikati için Yenikapı’daki buluşmaya davet ediyoruz. Bir olmanın, iri olmanın ve diri olmanın bu ilk adımında her sürekten Aleviler, günümüz tiranlarına karşı yürek yüreğe, can cana olalım diyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Şahin: Tüm duyarlı insanlar 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’na katılmalı-VİDEO

    Şahin: Tüm duyarlı insanlar 25 Aralık’ta Büyük Alevi Kurultayı’na katılmalı-VİDEO

    PİRHA – Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, 25 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na katılım çağrısı yaparak “Bizlerin asıl amacı eşit yurttaşlık mücadelesi olmalı, devletten elektrik, su giderlerinin karşılanması değil. Yapılacak kurultaya sadece Aleviler değil tüm demokrat insanların da katılması gerekir” dedi.

    AKP-MHP iktidarı tarafından yürürlüğe konulan cemevi yasasına karşı Alevi toplumundan itirazlar gelmeye devam ediyor. Söz konusu yasanın iptali, cemevleri ve Alevi inancıyla ilgili mahkemelerin aldığı kararların yürürlüğe girmesi için 25 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak kurultayın hazırlıkları ise sürüyor.

    “İBADET YERİ YAPIMI İÇİN BAŞKA BİR KİŞİDEN İCAZET ALINMAZ” 

    Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin de hükümetin Alevi politikasını eleştirerek, dedelere maaş verilmesi fikrinin incitici olduğunun altını çizdi. Şahin, Alevi hareketinin özeleştiri yapması gerektiğini de belirterek şunları söyledi:

    “Önce iğneyi kendimize batıralım. Öncelikle bizler, mücadelenin başlangıcında bir teknik hata yaptık. Yıllardan beri eşit yurttaşlık mücadelesi veriyorduk. Zaten cemevlerini kendimiz yapıyorduk ve istediğimiz şekilde de cemevlerinde kendi erkanlarımızı, yolumuzu yürütüyorduk. Şimdi şöyle ki bir ibadet yeri yapılması için başka bir kişiden icazet alınmaz. Kendi düşüncen, felsefen, yolun nasılsa onu yapacaksın. Zaten yıllardan beri bazı bu hizmetleri yürütenler ‘camilerin aydınlanması, su parası veriliyor. Hocanın parası veriliyor, dedelerin de verilsin’ gibi istekleri oldu. Bu yanlıştır. Çünkü bizler laik, demokratik bir ülke için mücadele ediyoruz ve öyle bir toplumda yaşamak istiyoruz. Laik bir toplumda devlet, din işlerine karışmaz. Devlet bütün inançlar karşısında eşit olmalıdır. O nedenle bizler bir yerde buna karşı çıkarken, Diyanetin devlet yapılanmasından çıkmasını isterken, ‘her inanç grubu kendi hizmetlerinin giderlerini kendileri karşılasın’ derken tekrar onlar gibi devletten, belediyelerden, genel idareden yardım alarak ibadet yerlerimizi yaparsak, hizmet yürütenler devletten maaş alırsa bizim temel düşüncemize felsefemize ters düşer. O nedenle bizlerin ve her inanç grubunun, kendi hizmet yerleri ve giderlerini karşılaması lazım. Bizlerin asıl amacı eşit yurttaşlık mücadelesi olması gerekirdi fakat bir yerde eksiklik ve taktik hatası yaparak ‘cemevlerimiz ibadethane’ diyerek halen bu yüzyılda bu şekilde bir hata yapmamız doğrusu çok yanlış oldu.”

    “SADECE ALEVİLER DEĞİL TÜM DEMOKRAT İNSANLARIN KATILMASI GEREKİR”

    25 Aralık’ta İstanbul’da yapılacak Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin de konuşan Enver Cemal Şahin kurultayın önemini vurguladı.

    Mevcut sorunun sadece Alevilerin sorunu olmadığının altını çizen Şahin, şöyle devam etti:

    “Bizlerde bir söz vardır; ‘ağlamayan bebeğe meme verilmez’ diye. Her şey bir emek ve mücadele ile olur. Bizler hakkımızı almak için ne kadar diri ve iri durursak hakkımızı da o oranda alırız. O nedenle bunu sineye çekmek olmaz. Bir mücadele vereceğiz. 25 Aralık’taki İstanbul kurultayına Türkiye’de bütün duyarlı, sadece Aleviler değil diğer demokrat insanların da katılması için çağrılar yapılması gerekir. Güçlü bir şekilde orada istek ve arzularımızı dile getirmeliyiz. Ve artık bir ses çıkarmalıyız. Yani cılız kalırsa bu sesimiz, bizi yönetenler de o şekilde bizi değerlendirir. O nedenle bizlerde bir söz vardır; ‘bir olalım, iri olalım, diri olalım’ diye. Bütün duyarlı olan insanların o gün oraya gelmesini arzuluyorum. Yani bu sorun sadece Alevi toplumunun sorunu değil.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • PSAKD sonuç bildirgesi: Cumhurbaşkanı Kararnamesi, Alevilerin imhasını hedefleyen darbedir

    PSAKD sonuç bildirgesi: Cumhurbaşkanı Kararnamesi, Alevilerin imhasını hedefleyen darbedir

    PİRHA- PSAKD Genel Merkezi Danışma Kurulu toplantısının sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgede, devletin Alevilere yönelik sistematik yok sayma politikasının KHK’ler ile yasallaştırıldığına vurgu yapılarak, “Bu yasa ve kararname gelenekselleşmiş devlet politikası gereği önceden planlanan, Alevi toplumunu bölen, imhasını hedefleyen, kazanılmış haklarını yok sayan bir darbedir” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’nin, 2-3-4 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiği danışma kurulu toplantısının sonuç bildirgesi yayımlandı.

    Dünyada ve ülkedeki siyasal gelişmeler, iktidarın Alevi politikaları ve Aleviler başta olmak üzere tüm dostlarıyla birlikte asimilasyon politikalarını nasıl karşılayacağına dair kapsamlı değerlendirmelerin yapıldığı danışma kurulunda, 20 yıllık AKP iktidarın ürettiği ekonomik ve siyasal krizi yönetememe durumuna geldiğine dikkat çekilerek, 2023 genel seçimleri yaklaşırken kamuoyunda torba yasa olarak çıkarılan kararnamelerin devletin Alevilere yönelik sistematik yok sayma politikasının yasallaştırılmış hali olduğu ifade edildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 16. Dönem 3. Danışma Kurulu’nun sonuç bildirgesi şöyle:

    “AKP’NİN MÜJDELERİ: İNKAR VE ASİMİLASYON”

    1-  Emperyalist ülkelerin yaratmış oldukları ekonomik ve siyasal krizin bütün faturasını yine ezilen, yoksul, emekçi halklara çıkarmaktadır. Halklar yoksullaştırılmakta, işsizlik katlanarak büyümekte, güvencesiz, esnek çalışma her iş kolunda yaygınlaşmakta, tek güvence güvencesizlik olarak normalleştirilmektedir. Kadına yönelik sistematik şiddet, gençliğin geleceksizleştirilmesi, doğanın talanı, canlı cansız tüm varlıkların imha politikası boyutlanmaktadır. Ekonomik krizin sonucu çıkarılan bölgesel savaşlarla halklar daha büyük felaketlerle karşı karşıya bırakılmakta ve kriz başka bir boyutta derinleşmektedir. Dünyada hakim hale getirilmek istenen emperyalist paylaşım politikaları sonucunda başta Afganistan, İran, Irak ve Suriye olmak üzere bir çok ülkede halklar zorunlu göçe tabi tutulmaktadır.

    Halklar her geçen gün yoksullaşırken yaşam hakları tehdit edilmektedir. Bu savaşın sonucunda ülkemiz de yaygın bir insan göçü ile karşı karşıya kalmakta, halkımız açlık ve sefaleti kader gibi kabullenme noktasına getirilmektedir.

    2-  20 yıllık AKP iktidarı ürettiği ekonomik ve siyasal krizi yönetememe durumuna gelmiş, klikler arasındaki dalaş keskinleşmiştir. Bu krizi kendi lehine kullanma noktasındaki ustalığını her yeni gün bir “açılım” ve “müjdeler” yalanı ile sürdürmektedir. Bu müjdeler daha fazla baskı daha fazla şiddet, daha fazla imha, daha fazla inkar, daha fazla asimilasyon politikası demektir. Anayasal güvencemiz olan düşünce ve ifade özgürlüğü, gösteri ve yürüyüş hakkı, örgütlenme hakkı gibi en temel insan hakları baskı, şiddet ve inkar politikasıyla yasaklanmaktadır.

    AKP iktidarı siyasal ve ekonomik krizini örtbas etmek için ülkemizde iç gerilimi tırmandırmakta, nefret söylemleri ve baskılarını yoğunlaştırmaktadır. Komşu ülkelerle düşman, kendi halkı ile sorunlu bir iktidar ile karşı karşıya kalınmaktadır. Operasyonlarla savaşın tarafı olmaktadır. Aleviler olarak Savaşa karşı Barışı her koşulda savunduk ve bundan sonra da barışta ısrar etme tavrımızı sürdüreceğiz. Barışı savunan bir toplum olarak her türlü savaşa karşı olduğumuzu buradan belirtmek istiyoruz.

    “KARARNAME ALEVİLERİN İMHASINI HEDEFLEYEN DARBEDİR”

    3-  Cumhuriyetin ikinci yüzyılına sayılı günler kala, ülkemizin en temel sorunları çözümsüz bırakılmaktadır. AKP iktidarının 20 yıllık pratiği içinde zaman zaman büyük algı operasyonları ile başlatmış olduğu Kürt, Alevi, Roman vb. açılımları her seferinde fiyasko ile sonuçlanmıştır. Toplumun her kesiminin temel sorunları artarak devam etmektedir. 2009- 2010 yıllarında yapılan Alevi çalıştaylarında kurumlarımız tarafından ortaya konulan çözüm önerileri ve talepleri dikkate alınmamıştır. 2023 genel seçimleri yaklaşırken yeni bir algı ve aldatma politikası ile kamuoyunda torba yasası ve Cumhurbaşkanı tarafından gece yarısı çıkarılan kanun hükmünde kararname, devletin Alevilere yönelik sistematik yok sayma politikasının yasallaştırılmasıdır. Bu yasa ve kararname gelenekselleşmiş devlet politikası gereği önceden planlanan, Alevi toplumunu bölen, imhasını hedefleyen, kazanılmış haklarını yok sayan bir darbedir.

    4-  Alevi örgütlerimizin uzun mücadeleler sonucunda kazanmış olduğu hukuksal kazanımlarını yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Cemevlerimizin ibadethane olarak kabul edilmesine yönelik kazandığımız AİHM ve iç hukuktaki davalarımıza rağmen, inanç merkezimiz olan Cemevleri ibadethane olarak kabul edilmemekte, Alevi inancı ve inanç merkezlerimiz yasal olarak yok sayılmaktadır. Bu kararname ve çıkarılan torba yasa, Alevilerin kazanımlarının tasfiyesidir. Bu yasalarla uzun yıllar dişimizle, tırnağımızla var ettiğimiz kurumlarımıza kayyum atanmasının önü açılmak istenmektedir.

    “CEM İBADETİMİZ, CEMEVLERİ İBADETHANEMİZDİR”

    5-  Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kurulan ” Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” ile Alevi inancımız yok sayılmakta, Alevilik basit bir kültür öğesi olarak gösterilmektedir. Mürşit, Pir, Rehber, Talip örgütlenmesi ile yolunu sürdüren Aleviler, ocaklarımız üzerinden inancını sürdürmektedir. Alevi kurumlarını Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olan bir daire başkanlığına bağlamak Alevi inancını tanımamak ve haddini bilmemektedir. ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR, CEM İBADETİMİZ, CEMEVLERİ İBADETHANEMİZDİR.

    6-  Alevi örgütlerimiz ve yol ulularımız ile birlikte torba yasa ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesine karşı yürütmüş olduğumuz çalışmalar ve mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir. Ulusal ve uluslararası hukuk nezdinde yürüteceğimiz mücadelenin yanında, emek- demokrasi güçleri ve halkımız ile birlikte fiili, meşru ve haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

    MADIMAK KATLİAMININ 30. YILI ANMALARI

    7-  Aleviler olarak, Cumhuriyetin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu anlamda Alevilerin demokratik talepleri olan Eşit yurttaşlık, eşit haklar ve laiklik mücadelesini tüm Alevi örgütleri olarak sonuna kadar devam ettireceğiz. Alevi örgütleri olarak sorunlarımızın çözümü ve taleplerini karşılamak, ülkemizin ihtiyacı olan toplumuzun tüm kesimlerinin katılımı ile demokratik bir anayasa hazırlanmalıdır.

    8-  Sivas/Madımak Katliamı’nın 30. yılı nedeniyle ülkemizde yaşanılan tüm katliamları bilince çıkaracak, bir yıl boyunca devam edecek anma etkinlikleri yapılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle arşiv çalışmaları ile toplumsal hafızayı hatırlatacak ve bir daha katliamların yaşanmaması için birlik ve dayanışma ağımızı geliştireceğiz.

    MARAŞ KATLİAMI VE BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI

    9-  26 Ocak 2023 tarihinde Ankara Adliyesi’nde görülecek olan ve zamanaşımı tehlikesi bulunan Madımak Katliamı davası duruşmasına tüm kamuoyunu duyarlı olmaya, destek ve dayanışma için duruşma günü Ankara Adliyesi’nde bulunmaya davet ediyoruz.

    10) Maraş Katliamı’nın 44. yıldönümü nedeniyle tüm şubelerimizin kendi bulundukları bölgelerde anma etkinlikleri yapılmasına, 24 Aralık 2022 tarihinde ise Maraş’ta, tüm Alevi kurumları ile birlikte ortak anma etkinliği yapılacaktır.

    Tüm bu amaçlar doğrultusunda, 25 Aralık 2022 Pazar günü İstanbul Yenikapı’da Aleviler ve bu yola gönül veren canlarımız ile birlikte demokratik, laik bir ülke talebiyle “Büyük Alevi Kurultayı” yapılacaktır. Bu büyük buluşmaya tüm canlarımızı ve dostlarımızı davet ediyoruz.

    PİRHA/İSTANBUL