Etiket: çadır

  • Direnişin 3,5 ayı: Varto JES istemiyor-VİDEO

    Direnişin 3,5 ayı: Varto JES istemiyor-VİDEO

    PİRHA-Mezopotamya Ajansı muhabiri Mahmutcan Kırbaş, Varto’da 3,5 aydır süren JES direnişini ve sahadaki gelişmeleri PİRHA’ya anlattı. Kırbaş, “Halk, yatırım adı altında göçertilmek isteniyor. Resmi bir iptal kararı gelmeden çadır nöbetini sonlandırmayacaklar” dedi.

    Muş’un Varto (Gımgım) ilçesindeki köylerde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı başlatılan direniş, 3,5’inci ayını doldurdu. Bölgedeki süreci ilk günden bu yana sahadan takip eden Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Mahmutcan Kırbaş, direnişin geldiği aşamayı ve halkın taleplerini değerlendirdi.

    “HALK KENDİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜNÜ OLUŞTURDU”

    Direnişin kendiliğinden gelişen ve halkın iradesini yansıtan bir süreç olduğunu vurgulayan Kırbaş, şu ifadeleri kullandı: “İlk günden bu yana hem dijital mecrada hem de sahada kesintisiz bir direniş var. Halk kendi örgütlülüğünü kendisi oluşturdu; köy toplantıları ve ekoloji mitingleriyle süreci sahiplendi. Projenin planlandığı köylerin çoğunlukla Kürt Alevi köyleri olması, halk tarafından tarihsel bir asimilasyon ve göçertme politikası olarak okunuyor.”

    “YATIRIM DEĞİL, TALAN”

    İktidarın JES projesini bir “yatırım paketi” olarak sunmasına bölge halkının tepkili olduğunu belirten Kırbaş,  köylülerin çözüm önerisini şöyle aktardı: “Konuştuğumuz Varto halkı, ‘Madem bir yatırım yapılacak, bölgenin koşulları göz önünde bulundurularak hayvancılık ve tarıma destek verilsin’ diyor. Jes ve maden projelerinin halka bir fayda sağlamayacağını aksine toprağından koparılmalarına neden olacağını çok net bir şekilde dile getiriyorlar.”

    Sondaj çalışmaları için belirlenen 20 Mayıs tarihinin geride kaldığını hatırlatan Kırbaş, kaymakamlığın bölgedeki 5 köyün muhtarı üzerinden yaptığı “çadırları kaldırmazsanız biz gelip kaldıracağız” uyarısını da değerlendirdi: “Halk, kolluk müdahalesinin ne anlama geldiğini Akbelen’den ve başka örneklerden biliyor. Ancak halkın duruşu çok kararlı. Kaymakamlıktan veya şirketlerden gelen sözlü tehditler ya da ‘rica’ içerikli uyarılar halkta bir karşılık bulmuyor. Yurttaşların tek bir talebi var; projenin iptaline dair resmi bir belge.”

    Kırbaş, Xwarîk köyündeki nöbetin, resmi bir iptal kararı gelene kadar devam edeceğinin altını çizdi. Varto halkının doğasıyla kurduğu bağı korumak istediğini belirten Kırbaş, direnişin bölge halkının kendi kaderini tayin etme iradesinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

    Nuray ATMACA/VARTO

  • Munzur’da doğa kıyımına karşı yaşam nöbeti: Havaçor Vadisi’nde direniş başladı-VİDEO

    Munzur’da doğa kıyımına karşı yaşam nöbeti: Havaçor Vadisi’nde direniş başladı-VİDEO

    PİRHA- Dersim’deki birçok kurumun ve bölge halkının katılımıyla, Munzur coğrafyasındaki doğal yaşam alanlarının yok edilmesine karşı başlatılan “Doğa ve Yaşam Nöbeti”nin üçüncüsü, Havaçor Vadisi’nde hayata geçirildi.

    Munzur coğrafyasında, başta maden ve enerji projeleri olmak üzere, doğal yaşam alanlarına yönelik saldırılara karşı bölge halkının tepkisi büyüyor. Doğanın ticari bir meta haline getirilerek talan edilmesine karşı duran Munzur dostları, bu kez “Doğa ve Yaşam Nöbeti” için Havaçor Vadisi’nde bir araya geldi.

    “BİLİNÇSİZCE KÖKLERİNDEN SÖKÜLÜP YOK EDİLİYOR”

    Havaçor Köyü Derneği adına ortak metni kamuoyuyla paylaşan Çilem Hayıroğlu, bölgedeki bitki çeşitliliğinin ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çekti. Özellikle son on yılda; ışkın, çiriş, aygülü, mantar, kekik ve sumak gibi bölgenin kadim bitkilerinin, ticari kazanç uğruna köklerinden bilinçsizce sökülerek yok edildiğini belirten Hayıroğlu, şu ifadeleri kullandı:

    “Yıllar önce köy evlerimizin yanı başında yayılım gösteren, sofralarımıza lezzet, doğamıza güzellik katan bu zenginlik, bugün dağların zirvelerinde bile zor bulunur hale geldi. Bu bitkileri dakikalar içinde yok etmek mümkün olsa da, bir coğrafyada var olmaları için yüz yıllar gerekiyor.”

    “YASAK İÇİN DEĞİL, YAŞATMAK İÇİN BURADAYIZ”

    Hayıroğlu, başlattıkları nöbetin amacının bir yasak getirmek değil, bölgedeki bitkilerin yaşam alanlarının ticari yağmaya karşı korunması olduğunu vurguladı. “Gelecek kuşaklara bu mirası bırakmak için buradayız” diyen Hayıroğlu, tüm Munzur dostlarını yaşam alanlarına sahip çıkmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırdı.

    Bir ay boyunca sürmesi planlanan Doğa ve Yaşam Nöbeti; Munzur Çevre Derneği, Dersim Dernekleri Federasyonu, Dersim Araştırmaları Merkezi ve bölgedeki çok sayıda köy derneğinin ortak iradesiyle yürütülüyor. “Munzur’a uzanan eller kırılır” şiarıyla hareket eden aktivistler, Pülümür, Hozat, Pertek ve Çemişgezek gibi noktalardaki diğer mücadelelerle de dayanışma içinde olduklarını belirttiler.

    “Yaşam alanlarımıza yönelik saldırılara karşı barikat ol! çağrısıyla başlayan nöbet, Munzur’un geleceğini koruma kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.

    PİRHA/DERSİM

  • Samandağ’da talana karşı nöbet tutan halkın çadırına polis müdahalesi-VİDEO

    Samandağ’da talana karşı nöbet tutan halkın çadırına polis müdahalesi-VİDEO

    PİRHA-Antakya’nın Samandağ ilçesinde TOKİ inşaatı için tapulu mandalina bahçelerine el konulmasına karşı çıkan Kurtderesi Mahallesi halkının direniş çadırına, sabah saatlerinde çevik kuvvet ve iş makineleriyle baskın yapıldı.

    Antakya’nın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi Mahallesi’nde yaşayan halk, TOKİ inşaatı için tapulu mandalina bahçelerinin yok edilmesine karşı nöbet tutuyor.

    Sabah saatlerinde mahalleye çevik kuvvet polisleri ve iş makineleriyle baskın yapıldı. Nöbet çadırı basılırken, yurttaşların talana karşı topraklarını savunmak için iş makinelerinin önüne geçti. Polisin saldırısı sonucu yaralananlar oldu. Yaralılar hastaneye kaldırıldı.

    PİRHA/HATAY

  • Sekasur’da başlatılan çadır nöbeti devam ediyor -VİDEO

    Sekasur’da başlatılan çadır nöbeti devam ediyor -VİDEO

    PİRHA- Hozat’ta pomza madeni ve kum ocağına karşı başlatılan nöbet, ziyaretlerle sürdü.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Bargini köyü ile Pertek ilçesine bağlı Zeve, Orcan ve Desiman köylerinde, 2 bin 200 dönümlük alanda kurulmak istenen pomza ve kum ocağına karşı başlatılan çadır nöbeti devam ediyor.

    Nöbet tutulan alana “Doğama, suyuma ve çevreme dokunma”, “Doğama, suyuma toprağıma çöpünü bırakma”, “Kutsalıma dokunma, madene hayır” pankartları asıldı.

    Nöbet çadırını Almanya Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu üyesi Abidin Özcan ve eşi, Hozatlı klarnetçi Nesimi Ataş, davulcu Bilal Bakır ziyaret etti.

    Ziyarette doğanın talanına karşı mücadele kararlılığı vurgulandı.

    PİRHA/DERSİM

  • İHD Dersim Şubesi’nden Peri Tekstil işçilerinin direnişine destek

    İHD Dersim Şubesi’nden Peri Tekstil işçilerinin direnişine destek

    PİRHA- İHD Dersim Şubesi, direnişteki Peri Tekstil işçilerini ziyaret etti. Yapılan açıklamada işten çıkarılan tüm işçiler derhal işe iade edilmesi ve sendikal haklara yönelik baskılar son bulması çağrısında bulunuldu.

    Dersim’de Peri Tekstil’de işten atmalara karşı ve sendikal hakları için direnen BİRTEK-SEN üyesi 17 işçiye dayanışma ziyareti sürüyor.

    Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. 21 gündür taleplerinin kabul edilmesi için direnen işçiler, 11 gündür de fabrika önünde kurdukları direniş çadırında mücadelelerini sürdürüyor.

    İşçilere dayanışma ziyaretleri sürerken bugün de İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi direniş çadırını ziyaret etti. Heyet, işçilere desteklerini sundu.

    “İŞTEN ÇIKARMA AÇIK BİR HAK İHLALİDİR”

    Burada yapılan açıklamada işçilerin sendikal örgütlenme haklarını kullandıkları için işten çıkarılmalarının açık bir hak ihlali olduğu vurgulanarak, “İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi olarak bizler, direnen işçileri ziyaret ettik, yaşanan hak ihlallerini yerinde gözlemledik. Sendikal örgütlenme hakkı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir haktır. İşçilerin bu haklarını kullandıkları için işten çıkarılması açık bir hak ihlalidir. İşten çıkarılan tüm işçiler derhal işe iade edilmelidir. Sendikal haklara yönelik baskılar son bulmalıdır. İnsan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanmalıdır. Tüm demokratik kitle örgütlerini ve kamuoyunu bu haklı direnişe destek olmaya çağırıyoruz. Emeğin onuru, dayanışma ile kazanacak!” diye belirtildi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Sekasur’daki nöbet eylemine 8. gününde ziyaretler sürüyor-VİDEO

    Sekasur’daki nöbet eylemine 8. gününde ziyaretler sürüyor-VİDEO

    PİRHA- Dersim Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlatılan nöbet eylemini 8. gününde Çadır Hozat belediye Başkanı Aydın Kaya, DEDEF Başkanı Ali Rıza Bilir ve Munzur Koruma Kurulu ziyaret etti.

    Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor. Projenin yapılacağı alanın Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Ağuçan ve Üryan Xızır Ocağı’nın tam ortasında yer alması sebebiyle köylüler tepki gösteriyor.

    Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlattığı nöbet eylemine 8. gününde ziyaretler devam ediyor.

    Köylülerin başlattığı nöbet eylemini 8. gününde Hozat Belediye başkanı Aydın Kaya, DEDEF Başkanı Alirıza Bilir’den oluşan  Munzur Koruma Kurulu, İstanbul Hozatlılar Derneği Başkanı Ersin Kızıl, Hozat Cemevi Başkanı Veysel Kızıl, Sol Parti Hozat İlçe Başkanı Hıdır Dilekçi, EMEP Hozat İlçe Başkanı Erdem Ulaşçelik, SMF ve sanatçı Ali İhsan Doğan, Vedat Aldemir, Mustafa Bakır ziyaret etti.

    Köylüler, pomza madenine karşı ayrıca 7 Temmuz’da Pertek’te yürüyüş yapacak.

    PİRHA/DERSİM

  • Sekasur’da nöbet eylemi 7. gününde: Herkesi 7 Temmuz’daki yürüyüşe davet ediyoruz-VİDEO

    Sekasur’da nöbet eylemi 7. gününde: Herkesi 7 Temmuz’daki yürüyüşe davet ediyoruz-VİDEO

    PİRHA- Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı başlattığı nöbet eylemi 7. gününde. Doğaya sahip çıkacaklarını dile getiren köylüler, herkesi 7 Temmuz’da Pertek’te yapacakları yürüyüşe davet etti.

    Dersim’in Pertek ilçesinde Bargini (Karabakır), Zeve (Dorutay), Orcan (Yukarı Gülbahçe) ve Desiman (Ardıç) köylerinin mera alanlarına Arven Doğu Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, pomza kum ocağı yapılmak isteniyor. Projenin yapılacağı alanın Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Ağuçan ve Üryan Xızır Ocağı’nın tam ortasında yer alması sebebiyle köylüler tepki gösteriyor.

    Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu öncülüğünde, Sekasur’da yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı çadır kurarak başlattığı nöbet eylemi 7. gününde devam ediyor.

    “YAŞAM ALANLARIMIZDA MADEN İSTEMİYORUZ”

    Yaşam alanlarında maden istemediklerini ifade eden Fatma Güneri, “Yaşam alanlarımızın yok edilmesine karşıyız. Doğa hepimizin o yüzden herkesin doğaya sahip çıkması gerekiyor. Köylüler olarak çadır kuruldu, ben de ziyaret etmeye geldim. 7 Temmuz’da Pertek’te yapılacak yürüyüşe herkesi davet ediyoruz” diye belirtti.

    “HERKESİ 7 TEMMUZ’DAKİ YÜRÜYÜŞE BEKLİYORUZ”

    Sekasur’un çok önemli bir bölge olduğunu dile getiren Murat Onay, “Sekasur bizim için bir hafıza merkezi, 1938’de 24 kişi yakılarak katledildi. Projenin yapılacağı alanda anıt mezar, kaya mezarları ve sarnıçlar var. Hayvancılığın yoğun yapıldığı, su kaynakları ve inanç bakımında da Ağuçan ve Sultan Hıdır Ocağı’nın ortasında yer almasından dolayı köylüler olarak yapılacak projeye karşıyız. 7 Temmuz’da Pertek’te yapılacak yürüyüşe herkesin katılımını bekliyoruz” dedi.

    “İKİ AYDIR MADEN PROJESİNE KARŞI MÜCADELE HATTI GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    İki aydır maden projesine karşı mücadele yürüttüklerini ifade eden Erhan Doğru, “Maden projesini ilk duyduğumuz andan itibaren köy toplantıları yaparak halkı bilgilendirdik. Hem kamuoyu oluşturma açısından hem de köylülerin birlik ve beraberliğini devam ettirmek açısından maden çalışmasının yapılacağı alana çadır kurduk. Çadırda sabah sekiz ile akşam sekiz arasında nöbet tutuyoruz daha sonraki saatlerde de bölge köylülerimiz duruyor. Tüm halkımızı 7 Temmuz’da Pertek’te yapacağımız yürüyüşe davet ediyoruz” diye konuştu.

    “KÖYLÜLER OLARAK DİRENECEĞİZ”

    Projenin yapılacağı alanın kendileri için hem inanç hem de değerleri açısından çok önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Ali Kurt, konuşmasının  devamında şunları dile getirdi:

    “Coğrafi olarak sağ tarafa baktığımız zaman Üryan Hızır sol tarafa baktığımız zaman Ağuçan Ocağı var. Tam orta yerinde ise  Sekasur bölgesinde 1938’de katledilen inanç önderlerimiz var.  Şirket yetkililerine ve sermaye sahiplerine sesleniyoruz bu projeden vazgeçsinler. Köylüler olarak direneceğiz, buraya maden şirketi açılırsa resmen bize ikinci katliamı yaşatmış olurlar. 7 Temmuz’da Pertek’te yapacağımız yürüyüşümüze tüm halkımızı davet ediyoruz. Bu konuda tüm halkımızın duyarlı olması lazım.”

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim Sekasur’da nöbet eylemi!-VİDEO
    -Dersim Sekasur’daki nöbet devam ediyor-VİDEO

  • İskenderun Cemevi yöneticisi Özkan: Yurttaşlar ‘İyi ki cemevleri varmış’ diyorlar-VİDEO

    İskenderun Cemevi yöneticisi Özkan: Yurttaşlar ‘İyi ki cemevleri varmış’ diyorlar-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen bir yılı değerlendiren İskenderun Cemevi yöneticisi Bilal Özkan, cemevlerinin depremin ilk gününden itibaren büyük bir hizmet verdiğini ifade ederek, “AFAD çadır satarken biz burada çadır dağıttık, çadır kent kurduk. Özellikle Türkiye’deki cemevlerimizin başkanlarına teşekkür ediyorum. Herkes, ‘İyi ki Türkiye’de cemevleri varmış’ diyor” diye konuştu.

    Maraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden olurken, kamuoyunda ölü sayısının 100 bini, yaralı sayısının 200 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor.

    6 Şubat’ta Maraş merkezli meydana gelen ve büyük yıkıma neden olan depremlerin birinci yıl dönümünde yaşamını kaybedenler anılırken, sorumluların cezalandırılması talebi yükseliyor. “Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, hesabını soracağız” diyerek deprem felaketinin yaşandığı kentlerde meydanları dolduran yurttaşlar, barınmadan, sağlığa, eğitimden beslenmeye kadar bir çok sorunla baş başa.

    İskenderun Cemevi yöneticisi  Bilal Özkan, 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen bir yılı PİRHA’ya değerlendirdi.

    Depremin üzerinden bir yıl geçtiğini ancak sorunların giderilmediğini vurgulayan Özkan, “Mustafa Kemal Mahallesi depremden en çok yer. Burası Kırmızı alan ilan edildi. TOKİ konut yapacaklar dediler. Şu ana kadar bir çivi dahi çakılmadı. Barınma sorunları giderilmedi. İnsanlar devlete ciddi anlamda tepkili. Çünkü yanında devleti göremiyorlar. Kendi hallerine bırakılmış, yapayalnız kalmışlar. Yaralar sarılmadı. Cesetlerine ulaşamayan depremzedelerimiz var. Kayıplarımız var. Zor günler geçiriyoruz” dedi.

    İskenderun Cemevi olarak depremin ilk gününnden itibaren büyük hizmetler verdiklerini, yardımlar yaptıklarını aktaran Özkan, ” Sivil toplum kuruluşları olarak herkese kapımızı açtık. AFAD çadır satarken biz burada çadır dağıttık, çadır kent kurduk. Bizim de kurum olarak böyle bir gücümüz yok. Bu sorunların kalıcı çözülmesi gerekiyor. Bunu da devlet çözmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Barınma sorunuyla ilgili Alevi kurumlarıyla sürekli görüştüklerini ifade eden Özkan, “Bu sorunun tabii altına çıkmamız mümkün değil. Çok büyük bir ekonomik güç gerekiyor bu konuda. Ama her türlü ihtiyacın karşılanmasında destek oluyorlar. Özellikle Türkiye’deki cemevlerimizin başkanlarına teşekkür ediyorum. Zaten depremde cemevleri bunu gösterdi. Herkes, ‘İyi ki Türkiye’de cemevleri varmış’ dedi” diye belirtti.

    Fatoş SARIKAYA-Diren KESER/İSKENDERUN

     

  • Karaciğer nakil hastasının çadırda yaşam mücadelesi-VİDEO

    Karaciğer nakil hastasının çadırda yaşam mücadelesi-VİDEO

    PİRHA-Karaciğer kanserine yakalanan ve yakın zamanda kardeşi tarafından verilen karaciğerle hayata tutunmaya çalışan İsmet Kabat, kendilerine verilen bir çadırda oğullarıyla birlikte hayat mücadelesi veriyorlar.

    Karaciğer nakil hastası baba ve oğulları Yeşilyurt ilçesi Dilek Mahallesi Kantar Sokakta bir bahçe içerisinde ve küçük bir çadırda yaşam mücadelesi veriyorlar. İsmet Kabat’ın çocukları Muhammet Emin Kabat ve Engin Kabat, her ne kadar babalarına destek olsalar da soğuk kış günlerinde sıcak ev ortamına hasret bir şekilde büyüyorlar.

    Depremden önce organ nakli gerçekleştirilen baba Kabat, henüz sağlığına tam anlamıyla kavuşmuş değil. İdrar torbası takılı halde yaşamını devam ettiren Kabat’ın kaldığı ortamın hijyenik olması gerekli. Hijyen olmayan ortamda yaşamını devam ettirmeye çalışan Kabat’ın enfeksiyona yakalanması ise an meselesi.

    Malulen emekli olan baba İsmet Kabat, mahalle sakinlerinin yardımıyla ev yapmaya sıcak bir ortamda olmaya ve çocukları ile bu ortamda yaşamak için çaba harcıyor. Maddi imkanlardan dolayı yaptığı ev yarım kalan Kabat, hayırsever vatandaşlardan ve yetkililerden yardım eli bekliyor.

    “SANKİ BİZ BU ÜLKENİN VATANDAŞI DEĞİLMİŞİZ GİBİ DAVRANILIYOR”

    Kabat, konu ile ilgili başta Valilik, sonrasında Kaymakamlığa gittiğini ama kendisine kapıların kapandığını dile getirerek yaşadığı yaşam mücadelesini şu sözlerle anlatıyor:

    “Depremden dolayı kaldığımız bina yıkıldı. Devletin verdiği haklardan yararlanamadım. Ev sahibinin oğlu yararlandı. Mağdur olduk, perişan olduk. Rahatsızım, hastaneye gidip geliyorum. Mahalle sakinlerimiz yardım etti iyi kötü bir ev yapmaya çalıştık. Maddi sıkıntılardan dolayı tam bitiremedik. Şuanda malulen emekli oldum. Maddi sıkıntımız çok. Çocuklarım ara işlerinde çalışıyor. Depremden bu tarafa çocuklarımla birlikte çadırda kalıyorum. Konteynır için muhtara başvurdum. Muhtar ‘olmaz’ dedi. Maddi sıkıntımız çok. Çocuklar ortada, ben perişanım. Karaciğer nakil hastasıyım. Ben de çocuklar da her gün hasta Çünkü sıcak bir yer değil. Sıcak yemek yiyemiyoruz, çok perişanız. Başımı sokacak bir ev istiyorum. Kendim için değil, çocuklarım için istiyorum. Benim bugünüm var, yarınım yok. 1 yılı geçti nakilim ama iyileşemedim. Yetkililerin duymasını istiyorum. Lavabo yok, su yok, elektrik yok. ‘Çadırda kaldığımız için’ adres güncelleyemiyoruz, adres vermiyorlar. Sanki biz bu ülkenin vatandaşı değilmişiz gibi davranılıyor ve buda bana çok acı veriyor.”

    PİRHA/MALATYA

  • Adıyaman’da halkın kurduğu ilk çadır kent şimdi konteyner kente dönüşüyor-VİDEO

    Adıyaman’da halkın kurduğu ilk çadır kent şimdi konteyner kente dönüşüyor-VİDEO

    PİRHA – Adıyaman İl Deprem Koordinasyonu üyesi Zehra Yanardağ, 6 Şubat depremi ardından imece usulü kurulan ilk çadır kentin, konteyner kente dönüşüm sürecini anlattı.

    6 Şubat’ta meydana gelen Maraş merkezli depremlerden en çok etkilenen illerden biri de Adıyaman oldu. Yıkımın enkazı halen kaldırılamazken, depremzedelerin yaşamları da henüz normale dönemedi.

    Adıyaman İl Deprem Koordinasyonu üyesi Zehra Yanardağ, deprem bölgesinde halen su sıkıntısının devam ettiğini aktardı. Yanardağ, barınma ve beslenme ihtiyaçlarının da halen büyük bir sorun olduğunun altını çizdi.

    “ADIYAMAN’DA KURULAN İLK ÇADIRKENT”

    Zehra Yanardağ, deprem bölgesinde yaşadıkları sorunlardan bahsederken Adıyaman’da kurulan ilk çadır kente dair şunları söyledi:

    “Bu çadır kent, son dönemlerde az da olsa hayata tutunmak için bir çabanın var olduğunun göstergesinin en büyük örneği. Çok ciddi bir burukluk vardı ama bugün bir sevinç de var. O sevinci de sizinle paylaşmak istiyorum. Ciddi bir dayanışmanın örneği; dünyanın her yerinden akın akın buraya yardımlar geldi. Özellikle de seçimden önce…

    Seçimden önce başta devlet olmak üzere sonraki süreçlerle birlikte bir eksilmenin olacağını düşünüyorduk ama bugün bu kadar daralmanın yaşanabileceğini tahmin etmiyorduk. İlk günkü dayanışmanın eksikliğini belirterek ve olur da bundan sonra sesimizin ulaşabileceği herhangi bir alan varsa bize tekrar dönüş yapmalarını rica ediyorum.

    Burası Adıyaman’da kurulan ilk çadır kent. Bütün her şey zaten derme çatma. Derme çatma olmasının temel sebebi, köylerden insanların kendi çadırlarını getirmesi… Ağaçları bile köylülerin getirip dikmesi, gönüllerin oluşturduğu bir çadır kent yani. Bütün dayanışma bu kurum, bu yer üzerinden şekillendi. Biz ‘kurum’ diyoruz artık. Çünkü o kadar çok dayanışmaya ortaklık ettik, o kadar çok insan ağırladık ki burada, hem bunun heyecanını hem de bunun sevincini, gururunu yaşıyoruz.”

    “ŞEHRİN KİMLİĞİ GİTTİ AMA HALA YAŞAMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    Zehra Yanardağ, MARDEF öncülüğünde 13 adet konteynerin kendilerine ulaştığını da aktardı. Çadır kentte yaşayan ailelerle birlikte çadırları kaldırmaya başladıklarını söyleyen Yanardağ, şu bilgileri paylaştı:

    “Bu hafta gelen konteynerlerin kurulum aşamasına geçiyoruz. Bugün de bunun öncülüğünü yapıyoruz, o yüzden biraz heyecanlıyım. Bir tuvaletin varlığının bu kadar önemli olduğunu son 6 ay içerisinde çok bariz bir şekilde hepimiz hissettik. Bir bardak suyun hayatımızda bu kadar önemli olabileceğini son 6 ay içerisinde deneyimleyerek öğrendik. Ya da bir kefenin hayatımızda bu kadar önemli olduğunu, istediğimiz zaman ulaşamadığımızı, kefensiz gömülenleri gördüğümüz zaman fark ettik. Rize’den gelen çayın, hayatınızı bu kadar çok sıcak edeceğini, Trabzon’dan gelen ekmeğin bizi bu kadar çok doyuracağını, Diyarbakır’dan gelen bir çorbanın içimizi bu kadar ısıtacağını biz bu süreçte öğrendik. O dayanışma ruhu bizi ayakta tuttu. Seçimden sonra gerek sosyal medya üzerinden gerek birebir şahit olduğumuz bazı söylemler gelişti. Sanki bizim hayatımız seçimden önce çok normalmiş, seçimle birlikte şekillenen bir hava estirilmeye çalışıldı. Seçimden önce de Adıyaman yok niteliğindeydi, ne yazık ki seçimden sonra da bugün aynı problemleri yaşıyoruz. Şehrin %80’i hala ayakta ama yıkılması gereken bir sürü bina ile dolu.

    Hala aynı problemlerle boğuşuyoruz. Tek iyi tarafı artık barınabileceğimiz bir konteynır var. İçebileceğimiz bir su, günde iki öğün yemek pişiren bir aşhanemiz var ve çalışmalar halen devam ediyor. Aşhanede pişen yemek, gönüllülerin bize göndermiş olduklarıyla yapılıyor. Biz burayı ilk kurduğumuzda elimizde hiçbir şey yoktu. Adıyaman’ın yerlilerinden çadırı olan çadır, demiri olan demir, kazması olan kazma, direği olan direği aldı getirdi ve hepsinin dayanışmasıyla bugün bu çadır kent kurulmuş oldu. Bugün de yine ailelerin çalışma ruhuyla çadırların kaldırılmasına şahitlik ediyoruz.

    Çocukluğumuz gitti, tarihimiz gitti, bir şehrin kimliği gitti ama biz hala burada yaşamaya devam ediyoruz. O yıkıntıların altından beraber çıktık. Bugün tekrar yeniden beraber inşa etmenin derdine düştük. Çadırlar o dönem bizlerle birlikte kuruldu, yine bizlerle birlikte kaldırılıyor, konteynerlerimiz da keza öyle olacak.”

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Pazarcık Eğlen köylüleri: Devlet artık herkese el uzatsın, zor durumdayız-VİDEO

    Pazarcık Eğlen köylüleri: Devlet artık herkese el uzatsın, zor durumdayız-VİDEO

    PİRHA-Depremden etkilenen Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Eğlen köyünde insanlar zor şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Hava şartlarının da etkilediği Eğlen köylüleri, “Devlet artık bir ev yeri mi gösterir, konteyner mi getirir bilmiyoruz ama bir şeyler yapılsın artık. Yağmur yağıyor. Suyun içindeyiz. Çadırların önü göl oluyor. Yalnız bize değil herkese el uzatsınlar” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat günü yaşanan depremlerin ardından bölgede yaşayan insanların sorunları devam ediyor. Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Eğlen köyü sakinleri de zor koşullar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Can TV mikrofonuna konuşan Eğlen köylüleri kötü hava şartları nedeniyle çadırlarda yaşanan sorunları aktardı.

    57 haneli Eğlen köyünde insanların evleri yıkıldı, hayvanları öldü. Eşyalarını kaybeden insanlar, yağmur sularının etkilediği çadırlardan seslenirken, “Devletin el uzatmasını istiyoruz” dedi.

    “DEVLET HERKESE EL UZATMALI”

    Eğlen köyü sakinlerinden bir kadın yaşadığı sorunlara değinirken, şunları söyledi:

    “Devlet artık bir ev yeri mi gösterir, konteyner mi getirir bilmiyoruz ama bir şeyler yapılsın artık. Yağmur yağıyor. Suyun içindeyiz. Çadırların önü göl oluyor. Kendi çabalarımızla suyun içeri girmesini engellemeye çalışıyoruz. İnsanlar kendi imkanlarıyla konteyner aldı. Yardım edenler oldu. Her şeyimiz enkaz altında kaldı. Aylığımız yok. İnsanlar nasıl geçinecek? İki aydır beklemedeyiz. Küçük çocuklarımız var. Yalnız bize değil herkese el uzatsınlar.”

    “HÜKÜMETTEN BİR YARDIM GELMEDİ”

    Hükümetin herhangi bir yardımda bulunmadığını belirten bir başka depremzede ise, “Yağmur yağıyor. Çileye katlanmak durumdayız. Ev yok. Halkın desteğiyle idare ediyoruz. Deprem olduktan sonra arabası olan arabada kaldı. Arabası olmayan soğukta dışarıda kaldı. Çadırların altı nemli. Çocuklar, hastalar var. İnsanlar çok perişan durumda. Yardımlar da birçok yerden halk tarafından geliyor. Hükümet tarafından bir yardım gelmedi” dedi.

    Deprem öncesinde de Eğlen köyünden yurt dışına göçlerin yaşandığını söyleyen bir başka kişi de “Köyümüz tamamen yıkıldı. Devlet bize geçici de olsa bir yer göstersin. Bir barınağımız olsun istiyoruz. Yurt dışı, yurt içi olsun insanlar yardım etti” ifadelerini kullandı.

    TÜRBE DE HASARLI

    Köydeki tek katlı evlerden yalnızca dördünün ayakta kaldığı kaydedilirken, köyde bulunan Ali Baba Türbesi de hasar aldı. Türbenin misafirhane, yemek yerleri ve kurban kesme yerleri yıkıldı.

    Rohat EMEKÇİ-Murat Kamil DEMİR/MARAŞ

  • Samandağlılar 6 Nisan’da ‘Gitmiyoruz, buradayız’ diyecekler-VİDEO

    Samandağlılar 6 Nisan’da ‘Gitmiyoruz, buradayız’ diyecekler-VİDEO

    PİRHA- Deprem felaketinin 2’inci ayını geride bıraktığı 6 Nisan’da Samandağ halkı, “Biz buradayız, hiçbir yere gitmedik. Unutmadık, unutturmayacağız!” diyerek anma yapacak. Deprem Dayanışması’ndan Sema Yüce, “Hedefimiz kentimizi yeniden kurmak. Hiç kimsenin bize kentimizi unutturmasına ve kentimizden uzaklaştırmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

    6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen ve büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüzbinlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.

    Deprem felaketinin üzerinden haftalar geçmesine karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar ‘hızlı’ bir şekilde kaldırılırken, yaşam alanlarının yakınlarına kontrölsüzce dökülen molozlar sağlık sorunlara yol açıyor.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ortağı MHP lideri Bahçeli, Maraş ve Hatay’da kurulacak hastanelerin “temel atma töreni”ne katılırken, betonun döküldüğü alanın temel olmadığı ortaya çıktı. Canlı yayınlanan törenin bitmesinin ardından çekilen görüntüler, ortaya çıkan tablo tepkilere yol açtı.

    “YARAMIZ DERİN, ÖFKEMİZ BÜYÜK

    Yurttaşlar, deprem bölgesinde yaşama tutunmaya çalışırken, yaşam alanlarını terketmeyeceklerini ifade ediyorlar.

    Deprem Dayanışması’ndan Sema Yüce de, deprem felaketinin 2’nci ayında anma düzenleyeceklerini açıkladı. Sema Yüce, “6 Şubat’tan 6 Nisan’a kaybettiklerimizi anıyoruz. Yaramız derin, öfkemiz büyük. Biz el ele vereceğiz. Hedefimiz kentimizi yeniden kurmak. Hiç kimsenin bize kentimizi unutturmasına ve kentimizden uzaklaştırmasına izin vermeyeceğiz. Depremde kaybettiklerimiz için, enkaz altında bıraktığımız sesler için, sokaklarda bıraktığımız yüreğimiz için, 6 Nisan saat 13.00’te Deniz Hastanesi önünde bir araya geleceğiz. Biz buradayız, hiçbir yere gitmedik. Unutmadık, unutturmayacağız!” dedi.

    PİRHA/HATAY

  • AABK ile Türkiye’deki Alevi kurumları Adıyaman’a çadır gönderdi-VİDEO

    AABK ile Türkiye’deki Alevi kurumları Adıyaman’a çadır gönderdi-VİDEO

    PİRHA-AABK ve Türkiye’deki Alevi kurumları depremden etkilenen bölgeler ile dayanışmasını sürdürürken, ihtiyaç sahiplerine teslim edilmek üzere gönderilen çadırlar Adıyaman’a ulaştı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ile Türkiye’deki Alevi kurumları, 6 Şubat günü Maraş merkezli gerçekleşen depremlerden etkilenen bölgeler ile dayanışmaya devam ediyor. Alevi kurumları tarafından gönderilen çadırlar Adıyaman’ın Pınarbaşı ilçesine bağlı Balıkburnu Köyü’ne ulaştı.

    Gönderilen çadırlar Balıkburnu, Şahverdi, Recep, Sarıkaya köylerindeki ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak. Ayrıca 20 çadır da Karapınar Cemevine gönderilecek. Oradan dağ köylerindeki ihtiyaç sahiplerine verilecek.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Samandağlılar’dan moloz tepkisi: Enkazda ölmedik, mikroptan öleceğiz-VİDEO

    Samandağlılar’dan moloz tepkisi: Enkazda ölmedik, mikroptan öleceğiz-VİDEO

    PİRHA-Hatay’ın Samandağ ilçesinde çadırların yakınına dökülen molozlara tepki gösteren halk, “Yarın bu zehirler bütün Samandağ’a akacak. Enkazda ölmedik mikroptan öleceğiz. Biz bunu hak etmiyoruz” dedi.

    Maraş ve Hatay merkezli depremlerin ardından bölgede yaşanan sorunlar devam ediyor. Hatay’ın Samandağ ilçesinde halk, enkazlardan çıkarılan molozların mahalle içindeki çadırların yakınına dökülmesine tepki gösteriyor.

    Molozların yaratacağı çevre ve sağlık sorunlarına dikkat çeken halk, kamyonların önünü keserken, yolu kapattı. Güvenlik güçlerinin sona erdirmeye çalıştığı eylemde Samandağlılar yaşananları, “Bakın bin kişilik çadır ve yanında moloz yığını var. Bizim amacımız sadece çadır değil ki yarın bu zehirler bütün Samandağ’a akacak. Enkazda ölmedik mikroptan öleceğiz. Biz bunu hak etmiyoruz arkadaşlar, hak etmiyoruz. Kimseyi kandıramazsınız. Samandağ halkı molozların yol açacağı çevre ve sağlık problemlerinin farkında. Sizi bu yoldan geçirmeyeceğiz” diyerek protesto etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • AFAD, 2 milyondan fazla kişinin hala çadırlarda kaldığını açıkladı

    AFAD, 2 milyondan fazla kişinin hala çadırlarda kaldığını açıkladı

    PİRHA- AFAD Başkanı Yunus Sezer yaptığı açıklamada, deprem bölgesinde 2 milyon 4 bin 276 kişinin çadırlarda, 40 bin 788 kişinin de konteynerlerde kaldığını söyledi.

    Maraş merkezli üzerinden 40 gün geçmesine rağmen yurttaşların hala konteynerlere ulaşamaması ve çadırlarda kalması tepki çekiyor.

    ANKA‘nın haberine göre AFAD Başkanı Yunus Sezer, TBMM Deprem Araştırma Komisyonu toplantısında depremlerle ilgili bilgi verdi.

    Sezer’in sunduğu verilere göre, deprem bölgesinde toplam 501 bin 69 çadır kuruldu. Çadırda barınanların sayısıysa 2 milyon 4 bin 276.

    Yine sunuma göre bölgede 30 bin 344 konteyner kuruldu. Konteynerde barınan kişi sayısının ise 40 bin 788 olduğu bildirildi.

    1 milyon 634 bin 866 kişinin deprem bölgelerinden tahliye edildiğinin de belirtildiği sunumda, 654 bin 64’ünün kendi imkanlarıyla bölgeden ayrıldığı kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi kurumlarından Malatyalı depremzedelere çadır ve gıda yardımı

    Alevi kurumlarından Malatyalı depremzedelere çadır ve gıda yardımı

    PİRHA-Maraş merkezli iki depremin ardından Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Garip Dede Dergahı Vakfı, bölgeye çadır ve gıda yardımı malzemesi göndermeye devam ediyor. Malatya’ya gitmek üzere bir tır yola çıktı. 

    Maraş merkezli depreminin ardından Alevi kurumları depremzedelerle dayanışmasını sürdürüyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Garip Dede Dergahı Vakfı, depremlerde zarar gören yurttaşlara destek amaçlı başlattığı yardım kampanyasında topladığı gıda ve giyecek malzemelerini bölgeye ulaştırıyor.

    Depremzedelerin, kişisel bakım malzemeleri, giyecek, battaniye, yatak ve çocuk bezi gibi ihtiyaçları karşılanırken, bölgede bulunan cemevleri ise depremzedeleri misafir ederek temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

    Depremzedelerle dayanışma kampanyası sürdüren AAABK ve Garip Dede Dergahı Vakfı’nın çadır ve gıda kolilerini taşıyan tır, Malatya’ya doğru yola çıktı.

    Alevi Dernekleri Federasyonu’nun sosyal medya hesabından paylaşımda, “Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonumuzun destekleriyle Malatya’ya ulaştırılmak üzere çadırlarımız ve gıda kolilerimizin yer aldığı yardım tırımız yola çıktı. Acılarımızı dayanışma ile azaltacağız. Canlarımızı dostlarımızın yanına dayanışmaya çağırıyoruz. Hızır cümle canlarımızın yoldaşı olsun” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Depremzedelerden çağrı: Çadırlarımız su içerisinde, devletten konteyner istiyoruz-VİDEO

    Depremzedelerden çağrı: Çadırlarımız su içerisinde, devletten konteyner istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da yaşanan sel sonrası çadırda yaşamak zorunda kalan depremzedelerin yaşam şartları bir kat daha zorlaştı. ‘Üç gündür yağmur yağıyor yataklarımız suyun içerisinde’ diyen Kemal Sarıtaş, “Yağmur yağdığı için hasarlı evimize giriyoruz, yağmurun altında ıslanacağımıza göçüğün altında kalalım diyoruz. Devlet insanlara ‘eve geçmeyin’ diyor ama konteyner da vermiyor” dedi.

    6 Şubat’ta 11 ili etkileyen depremlerin ardından on binlerce kişi yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı. Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da yaşanan yağış sonrası çadırları su bastı. Yaşanan sel sonrası çadırda kalan depremzedelerin yaşam şartları bir kat daha zorlaştı, çadır kenarlarından dolan su ile bazı vatandaşların eşyaları da zarar gördü.

    Depremzedeler kendi imkanlarıyla çadırlarının su basmaması için önlem alırken devlet/hükümet herhangi bir önlem almıyor ve depremzedelerin konteyner taleplerine kulaklarını tıkamış durumda.

    “YATAKLARIMIZ ÇAMUR İÇERİSİNDE KALDI”

    Çadırlarının su içinde kaldığını söyleyen Şehriban Doğan, “Çadırlarda çamurun içerisindeyiz, devlet bize yardım etsin. Yataklarımız çamur içerisinde kaldı. Biz devletten konteyner istiyoruz. Bir çadırda 20 kişi kalıyoruz, biz bu devletin vatandaşıysak devlet bize konteyner versin” diye belirtti.

    “ŞİMDİYE KADAR DEVLETİN BİR YARDIMINI GÖRMEDİK”

    90 yaşındaki annesiyle birlikte çadırda kalan Fadime Şahin ise, “Yağmur yağdığı zaman çadırda perişan oluyoruz. Çadırda üşüyoruz, su damlıyor ve yataklarımız ıslanıyor. Devlet insanlara yardım ediyor deniliyor ama biz şimdiye kadar bir yardım görmedik” dedi.

    “İNSANLARA EVLERE GİRMEYİN DİYORLAR AMA KONTEYNER VERMİYORLAR”

    ‘Üç gündür yağmur yağıyor yataklarımız suyun içerisinde’ diyen Kemal Sarıtaş da,”Yağmur yağdığı için hasarlı evimize giriyoruz yağmurun altında ıslanacağımıza göçüğün altında kalalım diyoruz. Devlet insanlara eve geçmeyin diyor ama konteyner da vermiyor. Çadırda yağmurun altında sırılsıklamız. İnsanlıktan çıktık, ne banyo yapıyoruz, ne çamaşırlarımızı yıkayabiliyoruz” diye ifade etti.

    “BU SOĞUK HAVADA BANA YAZLIK ÇADIR VERDİLER”

    Depremin olduğu ilk günden itibaren çadır istediğini ama kendisine yazlık çadır verildiğini belirten Kenan Sarıtaş, şunları dile getirdi:

    “Çadırın üstüne naylon çektim, yanlarına toprak koydum ama yine de çadır su içinde. Şu an çocuklarım acilde. Sabaha kadar suyun içerisinde yattılar. Bu soğuk havada bana yazlık çadır verdiler, konteyner verselerdi bu sorunları yaşamazdık. Kimse bize sahip çıkmıyor. Seçim zamanı da mahallemiz, ‘gelin bize oy verin’ diyen siyasetçilerle dolup taşıyor. Şimdi bizi görmeye gelmeyenler siyasetçiler, seçim zamanı da bizi görmeye gelmesinler” diye konuştu.

    Cihan BERK/MALATYA

  • İskenderun’da çadırları su bastı!-VİDEO

    İskenderun’da çadırları su bastı!-VİDEO

    PİRHA- Deprem bölgesinde 3 gündür devam eden yağmurun olumsuz etkilediği İskenderun’da, çadırları su bastı. Yaşlılar ve hastalar zor koşullarda yaşarken, yurttaşlar barınma sorununun çözülmesini istiyor.

    Deprem felaketinin yaşandığı kentleri bu sefer de sel vurdu. Urfa ve Adıyaman’da 5 yurttaş sel sularına kapılırken, Hatay’ın İskenderun ilçesinde çadırlarda yaşam mücadelesi veren yurttaşların çadırlarını su bastı. Yaşlı ve hastaların olduğu çadırlarda elektrik kesintisi yaşandı.

    İskenderun Millet Parkı’nda kalan depremzedeler, depremden sonra kaldıkları çadırları su basması sonrası çaresizce çadırlardaki suyu boşaltmaya çalışırken, kendilerine konteyner verilmesini istedi.

    Deprem bölgesinde 3 gündür devam eden yağmurun olumsuz etkilediği İskenderun’da ajansımıza konuşan İskenderun Çevre Derneği Başkanı Nermin Kara, çadırların tamamını su bastığını, aydınlatma için kullanılan elektrik kablolarının dışarıda olduğu için tehlike saçtığını belirtti.

    Nermin Kara, yetkililere çağrıda bulunarak, yurttaşların bir an önce sağlıklı koşullarda barınmasının sağlanmasını istedi.

    Diren KESER/İSKENDERUN

  • Malatya Doğanşehir’i sel bastı; depremzede çadırları su içinde kaldı-VİDEO

    Malatya Doğanşehir’i sel bastı; depremzede çadırları su içinde kaldı-VİDEO

    PİRHA- Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’nın Doğanşehir ilçesini sel bastı, çadırlar su içinde kaldı.

    6 Şubat’ta 11 ili etkileyen depremlerin ardından on binlerce kişi yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

    Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde dün yaşanan yağış sonrası ilçeyi ve çadırları su bastı. Yaşanan sel sonrası çadırda yaşamak zorunda kalan depremzedelerin yaşam şartları bir kat daha zorlaştı. Çadır kenarlarından dolan su ile bazı vatandaşların eşyaları da zarar gördü.

    PİRHA/MALATYA

  • Malatya’da çadırlarını su basan depremzedeler: Devlet konteyner versin-VİDEO

    Malatya’da çadırlarını su basan depremzedeler: Devlet konteyner versin-VİDEO

    PİRHA- Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da dün yaşanan yağış sonrası çadır kenti su bastı. Devam eden yağmurdan dolayı çadırlarını su bastığını söyleyen yurttaşlar, “Evlerimiz yıkılmış biz devletten sadece konteyner istiyoruz. Sesimizi duyarlar da bize konteyner verirler toplanan yardımlarla” çağrısında bulundular. 

    6 Şubat’ta 11 ili etkileyen depremlerin ardından on binlerce kişi yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

    Deprem felaketinin yıkıma uğrattığı Malatya’da dün yaşanan yağış sonrası çadır kenti su bastı. Yağmur sonrası çadır kentte depremzedelerin yaşam şartları bir kat daha zorlaştı. Çadır kenarlarından dolan su ile bazı vatandaşların eşyaları da zarar gördü.

    “BİZE KONTEYNER VERİLSİN”

    Devam eden yağmurdan dolayı çadırlarını su bastığını söyleyen Ali Irmak, “Perişan haldeyiz nereye gideceğimizi bilemedik, şu anda sağlam ev bile olsa insanlar korkudan evlerine giremiyor o yüzden çadırda kalmak zorundayız. Evlerimiz yıkılmış, biz devletten sadece konteyner istiyoruz. İnşallah bizim sesimizi duyarlar da bize konteyner verirler toplanan yardımlarla” diye belirtti.

    “ÇADIRLAR SU ÇEKİYOR”

    Yağıştan dolayı çadırlarının su çektiğini belirten Habibe Polattaş da, “Konteyner veya yerleşecek kapalı alanlar verilmesini istiyoruz. Çünkü önümüzdeki dönemde yağmurlar daha çok yağacak o yüzden biran önce bize yardım edilmesini istiyoruz. Yataklarımız, yastıklarımız ıslandı sobanın kenarında ısıtmaya çalıştık elimizden geldiğince ve çadırların kenarlarında yatmamaya başladık. Çadırlar su çektiği için artık bize biran önce konteyner verilmesini istiyoruz” dedi.

    Cihan BERK/MALATYA