Etiket: çilem küçükkeleş

  • Cafer Çelik’in derhal serbest bırakılması istendi-VİDEO

    Cafer Çelik’in derhal serbest bırakılması istendi-VİDEO

    PİRHA – HDP PM Üyesi ve Divriği Kültür Derneği 46. Dönem Başkanı Cafer Çelik, önceki gün gözaltına alındıktan sonra sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandı. Tutuklamaya ilişkin Divriği Kültür Derneği basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, Cafer Çelik’in derhal serbest bırakılması istendi. 

    Balıkesir Edremit’te katıldığı miting sonrası gözaltına alınan Divriği Kültür Derneği 46.Dönem Başkanı Cafer Çelik, çıkarıldığı mahkemece sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklandı. Tutuklamaya ilişkin eski başkanı olduğu Divriği Kültür Derneği  basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına, DEDF, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, Yalıncak Sultan AKD Sekreteri Sevim Yalıncakoğlu, Pir Haber Ajansı’ndan Veli Haydar Güleç, Cafer Çelik’in Annesi, eşi Burcu Çelik ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Öncelikle kısa bir konuşma yapan Divriği Kültür Derneği Başkanı Cafer Yıldız, olumsuz bir durumdan kaynaklı burada toplandıklarını, ülkede son zamanlarda olumlu bir durumun da olmadığını vurguladı. Divriği Kültür Derneği olarak dayanışmak amacıyla basın açıklaması düzenlediğini söyleyen Yıldız, “Bu gözaltılar, tutuklamalar bizim onurumuzdur. Hepimizin başına gelebilir. Bugünlerden geriye aydınlık bir geleceğe kaldığımız zaman bunlar bizim mücadele takvimimize eklenecektir” dedi.

    Basın açıklamasını okuyan Cafer Yıldız, Son bir aydır hayır için çalışanlara yönelik baskılar, gözaltılar ve tutuklamaların referanduma sayılı gün kala artarak devam ettiğine dikkat çekerek şunları belirtti;

    “Bu antidemokratik uygulamaların ve saldırıların son örneği 12 Nisan tarihinde Balıkesir, Edremit’te yaşandı. Derneğimizin 46. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı, Danışma Meclisi Üyemiz ve HDP Parti Meclisi Üyesi olan, Sayın Cafer Çelik partisinin mitingi esnasında satırlı saldırıya uğramıştır. Bu saldırıdan mitinge katılanların müdahalesi ile şans eseri bir darbe almadan kurtulmuştur. Hayır için çalışan yurttaşlar her türlü engellemeye, baskıya ve denetime tabi tutulurken miting alanına elinde satırla giren bir caninin önlenememiş olması izah edilemez bir durumdur. Mitingin ardından takip edilen Sayın Çelik, dönüş yolunda hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesi ile gözaltına alınmıştır. Bir gece Altınoluk Karakolu’nda gözaltında kalan Çelik, 13 Nisan tarihinde savcılık ifadesinin ardından tutuklanması talebi ile mahkemeye sevk edilmiştir. Öğlenden sonra 13.30-14.00 gibi mahkemeye çıkartılacağı söylenen Çelik, öğlen tatili arasında oldubittiye getirilip sosyal medyada bir paylaşımı beğenmesi gerekçe gösterilerek  tutuklanmıştır.”

    “AMAÇ HAYIR KAMPANYASINI ZAYIFLATMAK”

    “Çelik’in evrensel hukuk ölçütlerinde suç dahi sayılamayacak bir gerekçe ile OHAL’in baskı ortamının verdiği güçle bu kadar basit, bir o kadar da ucuz sebeplerden ötürü tutuklanmasının kabul edilmeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı;

    “Burada esas amaçlananın toplumda büyük bir karşılık bulan hayır kampanyasını zayıflatmak, hayır için çalışan yurttaşlara gözdağı vermek olduğu kanaatindeyiz. Bir mitingi satırla basıp cana kasteden kişinin serbest bırakıldığı, ama saldırıya maruz kalan kişinin tutuklandığı bir hukuk anlayışı kamu vicdanında mahkum olmaya mahkumdur. Yakın geçmişte yargıya sızan cemaat yargıçlarının Ergenekon, Kumpas, Oda TV vb. birçok davadaki düzmece iddianamelerle özgürlükleri nasıl gasp ettikleri, insanların yaşamlarını nasıl kararttıkları kamu vicdanında hala tazeliğini korumaktadır. Adalet, bugün adaletsizlik yapanlara da lazım olacaktır. Biz bugüne dek hukuksuz olan her kararın her uygulamanın karşısında durduğumuz gibi bugün de yine hukuksuz olan bu kararın karşısında duruyoruz.”

    “Ülkede yaşanan hukuksuzluğa, baskıya, ötekileştirmeye, hayır dediğimizi ve demeye devam edeceğimizi deklare ediyoruz” diyen Divriği Kültür Derneği Başkanı Cafer Yıldız, “Siyasi ve keyfi gözaltılara, tutuklamalara hayır diyoruz” dedi.

    Açıklamada, Cafer Çelik’in derhal serbest bırakılması talep edildi.

     

    Basın açıklamasının ardından HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş partisi adına bir konuşma yaptı. Küçükkeleş, “Politik bir toplumuz. İktidarın ne demek olduğunu iyi bilen ve iktidar karşısında duruyorsanız eğer ve ne çeşit bedeller ödendiğini iyi tecrübe etmiş bir kesimiz” dedi.

    “EGEDE HAYIRI YEŞERTMEYE ÇALIŞIYORDU” 

    “Cafer arkadaşımız insani bir refleks verirken bunca zulme bunca haksızlığa karşı hayır kampanyasını egenin bir bölgesinde yeşertmeye çalışırken haksız ve hukuksuzca tutuklandığını belirten Küçükkeleş, “Bu ülkenin evlatlarına tecavüz edenler, bu ülkede köprüde kafa kesmeye çalışanlar serbest ama hayır kampanyası yürütenler bir sosyal paylaşımları üzerinden tutuklu bulunuyor.  17-25 Aralık operasyonları sırasında ifade vermeye çağırılıp gitmeyen Bilal Erdoğan serbest, AKP savcısına ifade vermeyen Eş Genel Başkanlarımız tutuklu.” dedi.

    “BU ZULME DUR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Küçükkeleş son olarak şunları kaydetti;

    “Bunca haksızlığa ve  zulme dur demeye, hayır demeye devam edeceğiz ama bu hayırımız sadece 18 maddelik anayasaya değil, bu ülkede yaşadığımız bunca hukuksuzluğa, bütün yok sayılmalara, inancımıza, dilimize ve kültürümüze el uzatmalara hayırdır.  Bu süreç geçecek, bunu bütün dünya ve ülke biliyor ama bu süreçten geriye Cafer gibi direnen arkadaşlarımız kalacak. Arkadaşımız onurumuzdur. Onu bu zindanlarda, bu zalimlerin elinde bırakmayacağız.” (S.A)

    Haberin Videosu

  • Gazi Cemevi’nde 8 Mart coşkuyla kutlandı

    Gazi Cemevi’nde 8 Mart coşkuyla kutlandı

    PİRHA – 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü İstanbul’da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Gazi Cemevi kadın meclisi’de Cemevinde kadınlar günü etkinliği düzenledi. Çok sayıda kadının katıldığı etkinlikte türküler söylendi, halaylar çekildi ve tiyatro gösterimi yapıldı. 

    İstanbul Gazi Mahallesinde Gazi Cemevi Kadın Meclisi 8 Mart etkinliği düzenledi. Yüzlerce kadının katılım gösterdiği etkinliğe HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş’de katıldı.

    Arzu Tali’nin sunuculuğunu yaptığı etkinlikte ilk olarak okuma yazma öğrenmek için kursa giden kadınlara sertifika verildi. Sertifika Çilem Küçükkeleş tarafından verildi. Küçükkeleş, Kadınların dünyayı çok iyi okuduğunu, sertifikanın teknik bir şey olduğuna dikkat çekti.

    Sertifika verildikten sonra konuşma yapan Küçükkeleş, “Bizim öncelikle muradımız 8 Mart sadece emekçi kadınların alanda kutladığı bir etkinlik değil, en çokta biz Alevi kadınların bütün cemevlerinde kutlayabileceği bir etkinlik olmasıydı” dedi.

    “SOFRANIN ATIK YİYENİ, EKMEĞİN BAYATINI YİYEN BİZ OLDUK”

    Küçükkeleş’in konuşması şöyle;

    “Bu ülkede çok savaşlar yaşandı, dar zamanlar gelip geçti, bizim başımıza gelenlerde aslında kimsenin başına gelmedi. Bu ülkede “gavurun parası da karısı da helaldir” aklıyla bizim geçtiğimiz her katliamda Alevi kadınları binlerce bedel ödediler. Yetmedi kadın oldukları içinde dünyanın taciziyle, tecavüzcüsüyle karşı karşıya kaldılar.

    Yolumuz zordu, meşakkatliydi ama öyle bir noktaya geldi ki bütün bu kapalı dünya bizi de kendi kurumlarımızda, işte Alevi kadınları çok özgürdür, Alevilikte demokrasi vardır o kadınlar istediği gibi yaşayabilir hikayesinin altında biz biliyoruz ki sofranın artık yiyeni, ekmeğin bayatını yiyeni biz olduk.”

    “BİRLİKTE MÜCADELE VERİRSEK KAZANACAĞIZ”

    Bir ülkede gerçek bir demokrasi yoksa eğer sadece Alevi kadınlarının özgür olması asla mümkün değildir. Bunu en çok yaşadığımız AKP sürecinde de bire bir yaşadık, tanık olduk. Bu ülkede gerçek bir demokrasi olursa yalnız bizim değil tüm kadınlarında korunacağı bir dünyanın ancak ve ancak güvenli olacağını hep birlikte mücadelesini verirsek kazanacağını biliyoruz değerlendirmesinde bulunan Küçükkeleş “Şimdi bu kadar zor süreçte, bu kadar dar süreçte Yezit bu kadar kapımıza dayanmışken bize de gerçekten Hz. Zeynep’in görevi ciddi anlamda düşüyor. Biz biliyoruz Hz. Zeynep Kerbela’dan çıkarken kent kent gezdiğinde Yezid’in ne olduğunu anlatmasaydı eğer bugün Yezid’e lanet değil, Hz. Yezit diye anılacaktı. Bu kadar büyük bir görevle başladığımız yolda bugün Yezid’in kim olduğunu söylemezsek eğer, Yezit’ler tarihe Yezit olarak değil, belkide peygamber olarak geçmek üzere siyaset yapıyorlar olacaklardı. Ama biz biliyoruz Yezid’in kim olduğunu ve bir kez daha Hz. Zeynep gibi kapı kapı anlatmaya devam edeceğiz. Alevi, Sunni, Türk, Kürt nerede olursak olalım kadınız. Doğal olarak kadınlıktan gelme hakkımızı, kadın olduğumuz için vicdanımızı konuşturmak zorundayız” dedi.

    “KADINLAR ‘HAYIR’ ŞİARINI MUTLAKA BİRLİKTE BÜYÜTMELİ”

    Küçükkeleş “Kadın arkadaşlara zor bir görev düşüyor. Yakın zamanda referandumla karşı karşıyayız. Doğal olarak kadınlar ‘Hayır’ diyor şiarını mutlaka hep birlikte büyütmeliyiz. Ya bu eşiği atlatacağız ya da önümüze gelen bu sistem, Yezidin sistemi olacak. Doğal olarak da konu komşumuz, sağımızda, solumuzda kim ama kim varsa mutlaka iletişime geçmek, mutlaka ‘Hayır’ demek üzere sandığa götürmek zorundayız. Bu sandıktan ‘Hayır’ çıkarsa ülkeye barış gelecek. ‘Hayır’ çıkarsa bu ülkede Alevilerle, Kürtlerle, Kadınlarla yol yürümeden asla bir anayasanın olmayacağı görülecek” dedi.

    Son olarak Küçükkeleş, “Umudumuzu kırmayalım ve AKP’nin oyununa gelmeyelim. Güçlü olan biziz, doğal olarak biz kazanacağız. Tüm kadınların 8 Martı kutlu olsun” diye konuştu.

    Gazi Cemevi’nde yapılan kadınlar günü etkinliğinde şiirler okundu, Erdem Oral ve Gülsüm Gül sahne aldı.. Türkülerin söylendiği etkinlik halaylarla devam etti.

     

    Sokak Kültürü Tiyatro Topluluğu, Gülhan Öztürk, Mevlüde Elif Düztaş, Malik Enes Gümüşlü ‘Recim’ adlı tiyatro oyununu oynandı.

    Tiyatro oyunundan sonra etkinlik son buldu.

    Semra Acar / İSTANBUL

    Haberin Videosu

     

     

  • ‘Monarşiyi geri getirme referandumu’-VİDEO

    ‘Monarşiyi geri getirme referandumu’-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Cemevi’nde geçtiğimiz gün “Referandumda bizim de sözümüz var” şiarıyla bir panel düzenlendi. 

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, PSAKD İstanbul şubeleri ve çok sayıda alevi vatandaşın katıldığı panelde PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm yaptı.

    Açılış konuşmasını yapan Hasan Gülüm Alevilerin yüzyıllardır bu sisteme ‘Hayır’ dediklerini belirterek “Bugün ‘Hayır’ derken bunu bu ülkenin bütün halklarıyla yapmak önemli” dedi.

    “EV EV ÇALIŞACAĞIZ”

    Panelde konuşan PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, bugünün temelinin 2010 referandumunda atıldığını ve sürecin mihenk taşı olduğunu kaydetti. Kaplan “İkinci perde 7 Haziran seçimleri. Hükumet barış ortamında yaşanan seçimi kaybetti” diyerek seçim sonuçlarının hükumet ve cumhurbaşkanı tarafından yok hükmünde sayıldığını, ardından patlayan bombaları ve yaşanan katliamlarla ülkenin kan gölüne çevrildiğini vurguladı. Kaplan, “Bugün de bu şiddet ortamında referanduma gidiliyor. Biz de mahallelerde ev ev çalışacağız” şeklinde ifade etti.

    “15 TEMMUZ SARAY DARBESİDİR”

    15 Temmuz Darbe girişiminin bir saray darbesi olduğunu belirten Kaplan, “Bu darbenin asıl hedefi kamudan Alevi, Kürt ve solcuları tasfiye etmekti ve şuan bu uygulanıyor. 16 Nisan referandumu monarşiyi geri getirme referandumudur” dedi.

    “ALEVİLER NEDEN HAYIR DİYOR?”

    HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, 12 Eylül anayasasının 12 Eylül darbesiyle yapıldığını hatırlatarak, “Darbe hazırlığı için en önemli Alevi katliamı Maraş Katliamı gerekçe yapıldı. Hedefleri teklikti. Her şeyin tekleşmesiydi. Bunun için terör araç olarak kullanılıyor” diye vurguladı.

    Küçükkleş, şu an muhalefet eden herkesin hükumet tarafından terörist olarak ilan edildiğine dikkat çekerek, “Eskiden olduğu gibi kapılarımız işaretleniyor. Sorduğumuzda çocuklar yapmıştır diyorlar. Bu daha tehlikeli. Yeni bir kuşak bizi katletmek için yetiştiriliyor. Bu çok vahim. Dileriz öyle olmaz” şeklinde konuştu. Toplumun sürece müdahale etmesi gerektiğini söyleyen Küçükkeleş, “Toplumsal görev 4 yılda bir sandığa gitmek değil daha fazla görev almaktır” dedi.

    Küçükkeleş, Alevilerin toplumların cendereye hapsedilmesine ‘Hayır’ dediklerini belirterek “Alevi kadınlar daha çok çalışmalı. En çok kaygıyı onlar yaşıyorlar. Çünkü çocuklarının geleceği çalınıyor. Alevilerin yer almadığı bir anayasayı kabul etmeyiz. Bizim eşitlik talebimiz vazgeçilmezimiz olmalı” diye ifade etti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Özgür Gündem ile dayanışan gazetecilere hapis cezası

    Özgür Gündem ile dayanışan gazetecilere hapis cezası

    Kapatılan Özgür Gündem gazetesiyle dayanıştıkları için haklarında “örgüt propagandası” iddiasıyla dava açılan 22 gazetecinin duruşmaları yapıldı. Art arda görülen duruşmalarda iddia makamı, bazı gazetecilere hapis cezası istedi.   

    Kapatılan Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak için yapılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katılan 22 gazeteci, yazar, sanatçı ve insan hakları savunucusunun “Örgüt propagandası yapma” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşmaları İstanbul 13 ve 22’nci Ağır Ceza Mahkemelerinde başladı.

    Duruşmalara, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) ve DİSK’e bağlı Basın-İş’in de bulunduğu gazeteci meslek örgütleri ve çok sayıda gazeteci katıldı.

    İlk olarak 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Disk Basın-İş yöneticisi gazeteci Ayşe Düzkan, gazeteci Ragıp Duran, Özgür Gündem eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol ve gazeteci Mehmet Ali Çelebi hakim karşısına çıktı. “Örgüt propagandası yapma” iddiasıyla yargılanan Düzkan, duruşmada hazır bulundu.

    Mahkeme heyeti, iddia makamından esas hakkındaki mütalaasını istedi. İddia makamının süre talebinde bulunması üzerine duruşma, 9 Mayıs’a ertelendi.

    ÇİLEM KÜÇÜKKELEŞ’E CEZA

    HDP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Çilem Küçükkeleş’in 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada ise karar çıktı. Mahkeme heyeti Küçükkeleş’e “Örgüt propagandası yapmak”tan 1 yıl 3 ay hapis cezası, “örgüt açıklamalarını basma ve yayınlama” iddiasıyla ise 6 bin TL para cezası verdi. Verilen hapis cezası mahkeme heyeti tarafından daha sonra ertelendi.

    Küçükkeleş’in duruşmasının ardından aynı salonda gazeteci Nadire Mater’in yargılandığı davanın duruşmasına geçildi. Mater’in katılmadığı duruşmada, avukatları savunma yaptı. Savunma ardından mahkeme heyeti iddia makamından esas hakkındaki mütalaasını istedi. İddia makamı, Mater hakkında “Örgüt propagandası yapmak” ve “Örgüt açıklamalarını basma ve yayınlama” iddiasıyla ceza talebinde bulundu.

    Avukatların savunma için süre talebinde bulunması üzerine mahkeme heyeti, duruşmayı 7 Mart’a erteledi.

    Mater’in ardından bu defa gazeteci Tuğrul Eryılmaz hakim karşısına çıktı. Eryılmaz’ın hazır bulunduğu duruşmada mahkeme heyeti, duruşmayı 20 Nisan gününe erteledi.

    ALPAY’A 10.5 YIL HAPİS TALEBİ

    Daha sonra dilbilimci Necmiye Alpay da hakim karşısına çıktı. Duruşmada, mahkeme heyeti, Basın Suçları Savcılığı’na gönderilen yazıya yanıtın beklenilmesi talebini reddetti. Ardından iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu ve mütalaa da, “örgüt propagandası yapmak” ve “örgüt açıklamalarını basma ve yayınlama” talebiyle 10,5 yıl kadar hapis istedi.

    Avukatların savunma için süre talebinde bulunması üzerine mahkeme heyeti duruşmayı 9 Mart gününe erteledi.

    TÜRKER’E 7.5 YIL HAPİS İSTENDİ

    Ardından gazeteci Yıldırım Türker’in yargılandığı davanın duruşması görüldü. Türker’in katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulundu. Mahkeme heyeti iddia makamından esas hakkındaki mütalaasını istedi. Savcılık, “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla Türker hakkında 7,5 yıla kadar ceza talep etti. Avukatlar ise savunma için süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti duruşmayı 7 Mart gününe erteledi.

    CEMAL VE KURAL’A 10.5 YIL HAPİS TALEBİ

    Ardından gazeteci Hasan Cemal hakim karşısına çıktı. Savcılık, Cemal hakkında “örgüt propagandası yapmak” ve “örgüt açıklamalarını basmak ve yayınlamak” iddiasıyla 10.5 yıla kadar ceza talep etti. Avukatların savunma için süre talep etmesi üzerine duruşma 7 Mart gününe ertelendi.

    Cemal’in ardından oyuncu Julide Kural hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyetinin mütalaa talep ettiği savcılık, “örgüt propagandası yapmak” ve “örgüt açıklamalarını basmak ve yayınlamak” iddiasıyla 10.5 yıl ceza talep etti. Savcılık oyuncu İlham Bakır için de aynı suçlamalardan ceza talep etti.

    Avukatların savunma için süre talep etmesi üzerine mahkeme heyeti 7 Mart gününe erteledi.

    UYURKULAK’A 7.5 YIL HAPİS TALEBİ

    Yazar Murat Uyurkulak’ın yargılandığı davanın duruşmasında avukatları hazır bulundu. İddia makamı duruşmada hazırladığı mütalaasında, “örgüt propagandası” iddiasıyla 7.5 yıla kadar hapis talep etti. Avukatların süre talep etmesi üzerine mahkeme heyeti duruşmayı 7 Mart gününe erteledi.

    BAYSOY VE CANPOLAT’A CEZA

    Gazeteci Cengiz Baysoy’un yargılandığı davada mahkeme, avukatı yanında olmaksızın, “örgüt propagandası yapmak” ve “örgüt açıklamalarını basmak ve yayınlamak” iddiasıyla 1 yıl 3 ay hapis ve 6 bin TL para cezası verildi. Aynı davada Baysoy’un yayın yönetmenliği yaptığı gün çıkan yazısı dolayısıyla yargılanan yazar İmam Canpolat ise “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 1 yıl 3 ay hapse çarptırıldı.

  • Özgür Gündem ile dayanışan gazeteciler yargılanıyor

    Özgür Gündem ile dayanışan gazeteciler yargılanıyor

    Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan nöbetçi genel yayın yönetmenliği kampanyasına katılanların yargılanmasına yarın devam edilecek. 

    Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan nöbetçi yayın yönetmenliği kampanyasına katılanların yargılanmasına yarın devam edilecek.

    Özgürlükçü Demokrasi’nin haberine göre Gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya ile eski genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol ile yazarı Mehmet Ali Çelebi’nin de aralarında bulunduğu 22 kişi hakim karşısına çıkacak. Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla nöbetçi yayın yönetmenliği yapan Ayşe Düzkan, Ragıp Duran, Ayşe Batumlu, Derya Okatan, Nadire Mater, Cengiz Baysoy, Tuğrul Eryılmaz, Çilem Küçükkeleş, Yıldırım Türker, Necmiye Alpay, Jülide Kural, İlham Bakır, Kumru Başer, Hasan Cemal, Murat Uyurkulak, Said Sefa, Dicle Anter, Faruk Balıkçı ve Can Dündar’ın yargılanmasına devam edilecek. Tutuklu bulunan gazetenin yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya ise bütün duruşmalara katılacak.

    KIZILKAYA GETİRİLECEK Mİ? 

    Ayşe Düzkan ve Ragıp Duran ile gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya, eski genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol ile gazetenin yazarı Mehmet Ali Çelebi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak. Diğer dayanışmacı yayın yönetmenlerinin duruşmaları ise İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Geçtiğimiz Ağustos ayından bu yana Silivri Cezaevi’nde tutulan yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya, bir süredir araç ve personel olmadığı gerekçesiyle duruşmalarına çıkartılmıyor. Kızılkaya’nın yarınki duruşmaya getirilip getirilmeyeceği bilinmiyor.

    KAYA:YARIN GAZETECİLİK YARGILANACAK

    4 ay tutuklu aldıktan sonra serbest bırakılan Zana (Bilir) Kaya, dava öncesi gazetemize konuştu. Kaya, “Türkiye’nin en kıdemli gazetecileri yargılanıyor. Yarın gazetecilik yargılanacak. Yurttaşları haber alma hakkına sahip çıkması için Çağlayan’a bekliyoruz” çağrısı yaptı.

    ALPAY: HUKUKA AYKIRI BİR DAVA

    Gazetenin yayın danışma kurulu üyesi Dilbilimci Necmiye Alpay ise “Son derece hukuka aykırı bir dava. Örneği görülmüş bir durum değil. Çok sayıda insan bir günlüğüne ismini vererek yayın yönetmenliği ismini alıyor. Benzeri olmayan bir girişim. Mahkemenin Özgür Gündem’in ne kadar ne kadar baskı altında olduğunu bildiği için beraat vermesi lazım. 35 dava var. Hepsine beraat verilmesi lazım. Çünkü bunun kanunlarda bir karşılığı yok. Tamamen siyasi kararlar ile ifade özgürlüğü ayaklar altına alınıyor” dedi.

    POLAT: DAYANIŞMA YARGILANIYOR

    Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat da “Yarın Özgür Gündem dayanışma davaları açısından önemli bir gün. 22 meslektaşımız Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ndeki 13. ve 22. Ağır Ceza Mahkemelerinde hakim karşısında olacaklar. Özgür Gündem’in iki yazarı kendi yazılarında ötürü yargı önüne çıkacak ve gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya ile 1 günlük nöbetçi yayın yönetmenliği yapmış olan 19 isim de ‘dayanışma sanıkları’ olarak yargı önünde olacaklar. Bir gün sonra da, 45 gündür tutuklu olan Ahmet Şık’ın da yargılandığı Oda Tv davası var. Ondan bir gün sonra da, yine Özgür Gündem nöbetçi yayın yönetmenleri davaları. Bu davalarda yargılanan gazetecileri yalnız bırakmamak, basın özgürlüğü mücadelesi bakımından önem taşıyor. Özgür Gündem davalarında kararların çıkmaya başladığını biliyoruz. Bu davalarda dayanışma yargılanıyor. O zaman, yargılananlarla dayanışma içinde olmak, duruşma salonlarını boş bırakmamak da bir o kadar önemli. Bu kadar ağır bir baskı döneminde tek bir katılım bile anlamlı bir yanıttır. Ben bu düşüncelerle yarın ve ondan sonra yine adliyede olacağım” dedi.

    DAVALAR DEVAM EDECEK…

    Öte yandan, Nöbetçi yayın yönetmenlerinin davaları, 16 Şubat ve 21 Şubat’ta da devam edecek. 16 Şubat’ta Murat Çelikkan ve Beyza Üstün ile gazetenin eski genel yayın yönetmeni Eren Keskin ile eski yazı işleri müdürü Reyhan Çapan yargılanacak.

    21 Şubat günü ise nöbetçi yayın yönetmenleri Faruk Eren, Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Ömer Ağın, İhsan Çaralan, Celalettin Can, Fehim Işık ve Öncü Akgül İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

    NELER OLMUŞTU…

    Soruşturma ve davalar ile kıskaca alınan Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak amacıyla gazeteci, aydın, sanatçı ve siyasetçiler tarafından 3 Mayıs’ta “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyası başlatıldı. 7 Ağustos’a kadar devam eden kampanyaya 100’ü aşkın kişi katıldı. Soruşturmalar dayanışmak amacıyla kampanyaya katılan isimleri de kapsadı. Kampanyaya katılan 56 isimden 50’si hakkında soruşturma açıldı. Açılan soruşturmaların 36’sı davaya dönüştü.

    3 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI

    Gazetenin Nöbetçi Yayın Yönetmenleri’nden olan Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Yazar Ahmet Nesin ve Prof. Şebnem Korur Fincancı 20 Haziran 2016’da tutuklandı, kamuoyunun yoğun tepkisinin ardından 10 gün sonra serbest bırakıldı.

    DAYANIŞMAYA PARA CEZASI VERİLMİŞTİ

    Dayanışma davalarında ilk ceza Şanar Yurdatapan ve Aydın Bodur’a verildi. Yurdatapan ve Bodur dayanışmaya katıldıkları için toplamda 12 bin TL para cezası ve 2 yıl 6 ay hapis cezasına çaptırıldı.

    ÖZGÜR GÜNDEM 16 AĞUSTOS’TA KAPATILMIŞTI

    Özgür Gündem Gazetesi 8’inci Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla “örgüt propagandası” gerekçesiyle 16 Ağustos tarihinde kapatıldı. Kapatma karar gazeteye tebliğ edilmeden önce havuz medyası tarafından servis edildi. Kapatma kararının ardından gazete binasına polis baskın düzenlendi. Baskında Genel Yayın Yönetmeni Zana (Bilir) Kaya ve Yazı İşleriı  Müdürü İnan Kızılkaya’nın da aralarında olduğu 24 gazeteci gözaltına alındı, Kaya ve Kızılkaya tutuklandı. Yayın Danışma Kurulu Üyeleri Yazar Aslı Erdoğan ve Dilbilimci Necmiye Alpay da aynı operasyon kapsamında tutuklandı. “Ağırlaştırılmış Müebbet” ile yargılanan Erdoğan, Kaya ve Alpay görülen ilk duruşmada serbest bırakıldı. Gazetenin İmtiyaz sahibi Kemal Sancılı ise 03 Ocak tarihinde Riha’nın (Urfa) Akçakale ilçesinde gözaltına alındı. Sancılı çıkarıldığı mahkeme yine aynı gerekçelerle tutuklanarak cezaevine konuldu.

  • ‘İktidar, şiddet politikasıyla ayakta duruyor’-VİDEO

    ‘İktidar, şiddet politikasıyla ayakta duruyor’-VİDEO

    PİRHA -Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un, “Anayasa referandumunda Evet çıkmazsa terör devam eder” sözlerine HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş tepki gösterdi.  Küçükkeleş, “İktidar savaşla ayakta durmaya çalışıyor” dedi. 

    Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla gündeme oturan Numan Kurtulmuş’un “Referandumda ‘Evet’ çıkmazsa terör devam eder” sözlerine tepkiler devam ediyor. HDP MYK Üyesi Çilem Küşükkeleş, “1 Kasım’da aldığı oyun biz  yüzde 50 olmadığını çok iyi biliyoruz, insanların ellerinden zorla çekerek aldılar oyları ve referanduma giderken de aynı tehdidi savuruyorlar” dedi.

    7 Haziran’la başlayan ve 1 Kasım seçimleriyle şiddetin giderek tırmandırıldığına, bombaların patlatıldığına dikkat çeken Küçükkeleş, ” Referandum sürecine giderken yarattığı, bana oy vermezseniz ölürsünüz duygusunu topluma sirayet ettiğini biliyoruz” diye konuştu.

    “IŞİD bütün dünyada yaptığı tüm eylemleri kabullenirken neden Türkiye’deki eylemleri kabullenmiyordu” diye soran Küçükkeleş, “Demek ki çok kontrolü bir patlatma var. Sınırlardan içeri giren tüm IŞİD evlerini, hücrelerini, kişilerini bu ülkenin MİT’i çok iyi biliyor. Bunları yeniden harekete geçirip geçirmeme tehdidini yapıyor” dedi.

    “İKTİDAR SAVAŞLA AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYOR”       

    Savaşla ayakta kalmaya çalışan iktidar için oy almasının tek yolunun korkutmak ve şiddet politikası olduğunu söyleyen Küçükkeleş, “1 Kasım’da aldığı oyun, biz  yüzde 50 olmadığını çok iyi biliyoruz. 1 Kasım’da insanların ellerinden zorla çekerek aldılar oyları ve referanduma giderken de aynı tehditti savuruyorlar” dedi.

    Küçükkeleş, “Toplum şu soruyu sormalı; ortada bir patlama varsa,  patlatan ne kadar birinci sorumluysa ikinci sorumlu da toplumun vergileriyle, emeğiyle kurduğu bu devletin, onu korumamasını da mutlaka sorgulamalıdır” diyerek, “Bizi koruyamayan devlet birinci sorumludur” ifadesini kullandı.

    Referandum sürecine giderken, hükümetin, bombalar patlar, alışın bunlara şeklinde bir çok kez açıklama yaptığını kaydeden Çilem Küçükkeleş “Bu toplum alışmamalı ve bir şekliyle bu söze doğru cevabı referandumda vermeli” diye konuştu.

    “TEHDİTLERE KARŞI ORTAK SES OLMALIYIZ”

    “Numan Kurtulmuş’un bu tehdidine karşı tüm Türkiye halkları birlikte yaşamaya, bombaların patlamadığı, ülkeyi gül bahçesine çeviren bir sisteme götürmenin yol ve yöntemini mutlaka kurmalıyız” diyen Küçükkeleş, daha güzel yarınlar için hep birlikte ortak ses verilmesi gerektiğini vurguladı.

    Semra Acar/İSTANBUL

    HABERİN VİDEOSU

     

     

     

     

     

     

     

     

  • DAD Avcılar dayanışma gecesinde ‘HAYIR’ denildi-VİDEO

    DAD Avcılar dayanışma gecesinde ‘HAYIR’ denildi-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Avcılar Şubesi’nin önceki akşam düzenlediği dayanışma gecesi çok sayıda Alevi kurum temsilcisi, Alevi piri ve sanatçının yanı sıra siyasi parti temsilcileri katıldı. Adeta ‘Hayır’ kampanyası startına dönüşen geceye Alevi toplumunun ilgisi yoğundu.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Avcılar Şubesi’nin geçtiğimiz pazar günü düzenlediği geceye HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, İkitelli Cemevi yönetimi, Gürpınar Cemevi yönetimi, Tv 10 Yönetimi, Pir Haber Ajansı çalışanları ve Yönetimi, DAD İstanbul İl Eş Başkanı Bülent Felekoğlu, ABF Örgütlenmeden sorumlu genel sekreteri ve Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz katıldı.

    Sunuculuğunu Dost Berbati ve Türkan Konak’ın yaptığı gecede, sanatçılar Dıle Munzur, Kibar Aslan, Vedat Baran, Mehmet Ekici, Cihan Çelik, Berfin Demir ve Tolga Sağ söyledikleri türkü, deyiş ve halaylarla halkı coşturdular.

    Etkinlik Baba Mansur Ocağı Piri Mahir Şahin ve Ana Fazile Ersever’in verdiği gülbeng ile başladı.

    Haberin Videosu

    Gülbengin ardından DAD Avcılar Şubesi Eş Başkanı Özgür Bulan kısa bir konuşma yaptı. Konuşmasında henüz yeni kurulan bir şube olmalarına rağmen, hızlı bir şekilde büyümeye ve yollarına devam etmeye çalıştıklarını ifade eden Bulan, “Asimilasyonlar sonucu Aleviliğin Şialaşmaya başladığı, ocak kültürümüzü, dedelerimizi, taliplerimizi unutmaya başladığımız bir dönemde DAD Alevilikte üçüncü bir çıkış yolu olarak tekrar özüne dönme yolu ve gayreti içerisinde bu yola revan oldu. Biz mazlumlardan yanayız. Hınzır Paşalara karşıyız. Yolumuz Seyit Rıza’nın yoludur. Yolumuz Pir Sultan’ın yoludur. Yolumuz zulme karşı direnen Hüseyin’in yoludur’’ dedi.

    “HAYIR’I GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DİLLENDİRMELİYİZ’’

    Konuşmasında referanduma değinen Bulan Alevi kitlesinden bir şüphesi olmadığını, hep birlikte güçlü bir şekilde ‘HAYIR’ diyeceklerini belirtti.

    Haberin Videosu

    Ayrıca Hızır orucunun yaklaştığını da belirten Bulan, Hızır ayında çeşitli etkinliklerle birlikte, Şubat ayının ikinci haftasında Garipdede Türbesi’nde Hızır Cemi yapacaklarını da söyledi.

    “HAKİKAT İLE DİRENENLERE AŞK OLSUN”

    Bulan’ın ardından DAD İstanbul il Eş Başkanı Bülent Felekoğlu konuşma yaptı. Felekoğlu konuşmasında içerisinde bulunduğumuz sürece vurgu yaparak, “Zor zamanlardan geçiyoruz. Firavuni zihniyetlerin kendi iktidarını kurmayı amaçladıkları zamanlardan geçiyoruz. Zulmat içerisinde olana aşkla direnme günlerinden geçiyoruz. Bin bir hileyle bir başkanlık arzusuyla topraklarımız bir kan deryasına dönüştürülmek isteniyor. Hukukun ve adaletin olmadığı bir zamandan geçiyoruz. Bu yolda hakikat ile direnenlere aşk olsun’’ değerlendirmesinde bulundu.

    Haberin Veideosu

    “7 HAZİRAN’DA BU KADAR DERİN BİR YENİLGİ YAŞATAN NEYDİ?”

    Gecede konuşma yapan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit 7 Haziran’dan bu yana yaşananlara dikkat çekerek AKP’nin 7 Haziran’da derin bir yenilgi yaşadığını ve bu yenilgiyi hazmedemediğini vurguladı. Koçyiğit şunları söyledi: ‘’7 Haziran’da bizlerin yani başta Alevilerin, Kürtlerin, kadınların, LGBTİ’lilerin, bu ülkenin Ermenilerinin, Lazlarının, Çerkezlerinin yani bir bütün toplumda yok sayılanların yan yana gelerek aslında nasıl bir güç olduklarını, bu ülkenin düzenini nasıl değiştirdiklerini ve AKP iktidarını nasıl sarstığını gördük.’’

    Koçyiğit, ayrıca bugün önümüze getirilen referandumun şu ana kadar öyle ya da böyle bu düzenden olumsuz etkilenen herkese karşı zulmün artırılacağının habercisi olduğunu belirtti.

     ‘’MODERN YEZİTLER İŞ BAŞINDA’’

    1 Kasım seçimlerine giderken yaşanılan olaylara da değinen Koçyiğit “Nasıl ki Yezit Hz. Hüseyin’i katletmekten geri durmadıysa bugün de aslında bizleri kendi sarayları, saltanatları, mevkileri ve iktidarları için katletmek dahil her yönteme başvurmaya hazır bir iktidarla karşı karşıyayız. Bunu 7 Haziran’dan sonra 1 Kasım seçimlerine giderken gördük. Ama biz Aleviler şunu çok iyi biliyoruz Yezitlere boyun eğilmez, direnilir’’ dedi.

    ‘’ÇOCUKLARIMIZI SELEFİ EĞİTİM SİSTEMİYLE YETİŞTİRECEKLER’’

    Konuşmasında eğitim sistemine de değinen Koçyiğit, mevcut sistemin Alevileri yok saydığını belirterek, ‘’Bugün kendi çocuğuna kendi inancını aktaramayacak bir pozisyona gelmişiz. Çünkü bizi asimile ettiler. Daha çok etmek istiyorlar. Eğer bu referandum geçerse anaokulundan başlayarak bizim çocuklarımızı şeriatçı, selefi bir eğitim sistemiyle yetiştirecekler. Buna geçit vermemek her bir Alevinin, barışseverin, özgürlükçünün görevi ve ödevidir’’ diye konuştu.

    Koçyiğit ayrıca referanduma ilişkin de şunları söyledi: Bu referandum sürecini bir seferberlik ruhuyla çalışarak avantaja çevirebiliriz. 7 Haziran’da yaşattığımız yenilgiyi bir kez daha yaşatacak gücümüz de var, bunu örgütleyecek umudumuz da var.

    Haberin Videosu

    ‘’SÖMÜRÜ VE İNKÂR DIŞINDA VERECEKLERİ BİR ŞEY YOK’’

    Gecede konuşma yapan HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş siyasal sürecin ağırlığına vurgu yaptı. Hükümetin demokratik örgütlerin gücünü zayıflatmayı amaçladığını söyleyen Ataş, “Bu tekçi zihniyet iktidardan gitmediği sürece ne Alevilere ne demokratlara ne de sosyalistlere rahat yüzü yoktur. Daha fazla baskı, daha fazla sömürü daha fazla inkâr dışında bunların bize vereceği bir şey yoktur’’ dedi.

    “HAYIR’I BİRLEŞTİRMEK GEREK”

    Ataş, referanduma ilişkin de şunları söyledi: bu referandum süreci referandumdan önce ve referandumdan sonraki süreç biçiminde ele alınabilecek bir öneme sahiptir. Parçalı olan ‘Hayır’ı birleştirmemiz gerekiyor. Biz “Hayır’ın haklı ve güçlü olduğuna inanıyoruz.

    Haberin Videosu

    Geceye katılan ABF Örgütlenmeden Sorumlu Genel Sekreter Zeynel Odabaş ABF’nin çalışmalarıyla ilgili bilgiler verdi. Odabaş, ‘’Bizleri asimile eden, bizleri katleden ve yok sayan bu zihniyetin karşısında devletin Alevisi olmamak için dedelerimizden, pirlerimizden, analarımızdan, babalardan ve bütün ABF bileşenlerinden oluşan Büyük Pirler Meclisi’ni oluşturuyoruz.’’dedi.

    Haberin Videosu

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, ‘’Bütün ezilenlerin darp edildiği, yoksulların ötekileştirildiği şu süreçte inadına halay çekeceğiz, inadına horon tepeceğiz, inadına zeybek oynayacağız, inadına güleceğiz. Hiçbir zaman bizi durduramayacaklar ve susturamayacaklar” dedi.

    Haberin Videosu

    “ALEVİLERİ TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    Erenler Eğitim Kültür Vakfı Genel Sekreteri Selçuk Yavuz, devletin Alevileri dayatmalarla terbiye edip kendine benzetmeye çalıştığını vurgulayarak, ‘’Bizim bir kültürümüz, yaşam tarzımız var. Biz inandığımız şekilde yaşayacağız. Kimse bizi terbiye etmeye, bize yön vermeye çalışmasın.’’ dedi.

    Yavuz ayrıca konuşmasında Numan Kurtulmuş’un ‘’Referandumda ‘EVET’ çıkarsa terör biter’’ açıklamasına vurgu yaparak ‘’Referandum ile ‘Kırk katır mı kırk satır mı’ dayatması yapılıyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bu ülkenin ezilen halkları olarak inandığımız şekilde tavrımızı koruyacağız.’’ Şeklinde ifade etti.

    Haberin Videosu

    Gecede sahne alan bütün sanatçılar kısa değerlendirmelerde bulunarak referandum sürecinde bizi bekleyen tehlikeye karşı duyarlı olma çağrısında bulundular ve herkesi ‘HAYIR’ kampanyasına destek sunmaya çağırdılar.

    Suay Abak/İSTANBUL

     

  • Zeynel Odabaş”TV10 tüm ezilenlerin sesiydi”

    Zeynel Odabaş”TV10 tüm ezilenlerin sesiydi”

    PİRHA- OHAL kapsamında KHK ile kapatılan TV 10 çalışanlarının başlattığı Cumartesi eyleminin bu hafta 17. si yapıldı.Yapılan eyleme destek veren Sultangazi Pir Sultan Cem evi Başkanı Zeynal Odabaş, “Alevilerin sesi TV10’a sahip çıkmak için buradayız” dedi.

    OHAL kapsamında KHK ile kapatılan TV 10 çalışanlarının başlattığı Cumartesi eyleminin bu hafta 17. si yapıldı. Galatasaray Meydanı’nda toplanan yurttaşlar “Alevilerin sesi TV 10 susturulamaz”, pankartı açarak sık sık “Alevilerin sesi susturulamaz” sloganı attı. Yapılan eyleme TV 10 çalışanları, AKD Sultangazi Pir Sultan Cem evi Başkanı Zeynal Odabaş, ABF kadın örgütlenme sekreteri Sevim Yalıncakoğlu, Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut Cemevi yöneticileri, HDP MYK üyesi Çilem Küçükkeleş ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan, TV10 yönetim kurulu üyesi Rohat Emekçi, TV10’un, Alevilerin, Türkiye halklarının, kadınların ve ezilenlerin sesi olduğunu ifade ederek, “Sesimizin rengiyle her hafta burada olmaya devam edeceğiz” dedi.

    “TV10  BAŞTA ALEViLER OLMAK ÜZERE BÜTÜN EZİLENLERİN SESİYDİ”

    “TV10 Muharrem ayında kapatıldı. Hızır ayındayız, Alevilerin sesi TV10’a sahip çıkmak için buradayız” diyen Odabaş, “Sizleri Pir Sultan Abdal’ın direnişi ve İmam Hüseyin duruşuyla selamlıyorum. TV10’un son programı AKD Sultangazi Pir Sultan Cem evi’nde yassı matem ayı olan Muharrem ayında Pirlerimiz, Analarımız ve Zakirlerimiz ile yapıldı. Demokrasinin, özgürlüğün, ezilenlerin ve Hakikatin sesi olan TV10 o gün kapatıldı. Hızır ayındayız, Hızır darda olana yardımcı olandır. Bizlerde bu gün kapatılan televizyonumuza destek olmak için buradayız” dedi.

    “HEP BARIŞTAN YANA OLDUK”

    “Bizler bu ülkede, demokrasiden, özgürlükten, barıştan, hoşgörüden, kardeşlikten ve hukukun üstünlüğünden vazgeçmedik” diyen Odabaş, “Bizlere bu gün lazım olan hukukun yarında bu zalimlere lazım olabileceği için buradayız. Kerbela’dan buyana nerede ezilen varsa yanında durduk.Ezilenlerle birlikte mazluma karşı mücadele ettik ve etmeyede devam edeceğiz” dedi

    Eylem Mert Kısa’nın söylediği deyiş ve Baba Mansur Ocağı Piri Mehmet Karabulut’un okuduğu Gulbang ile sona erdi.

    Mustafa Yüksel – İSTANBUL

  • ‘İnsanın mühürlenemediğini anlatmamız gerekiyor’

    ‘İnsanın mühürlenemediğini anlatmamız gerekiyor’

    PİRHA- 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL sürecinde medyada kısıtlandığını ve yasaklandığını düşündükleri akademisyen, gazeteci ve siyasetçilere yer vermeyi amaçlayan internet ortamındaki yayınlara bir yenisi daha eklendi: WEBİZ…

    WEBİZ, ilk facebook canlı yayınını 11 Kasım 2016’da gerçekleştirdi.

    WEBİZ’de yayınlanan programalardan biri de Reya Heq programı. Bu program, Alevilerin sorunlarını dile getiren, gündeme ilişkin meselelerin konuşulduğu 25 dakikalık bir program. Programın sunucusu Çilem Küçükkeleş. İlk programında Aleviler ve Anayasa ve OHAL konularını Ali Kenenoğlu ile konuşan Küçükkeleş, bu haftaki programında ise Kemal Bülbül’ü konuk edecek. Programında eğitim müfredatı, yeni gelen müfredatta bütün okulların İmam Hatip’e çevrilmesi, zorunlu din dersleri ve Alevi çocuklarının ne yapacağı” gibi konular konuşulacak.

    “ALEVİLER KENDİ BAKIŞ AÇILARIYLA BAKABİLSİN DİYE BU PROGRAMI YAPIYORUZ”

    İnternet üzerinden yayın yapan ‘WEBİZ’ Tv’de Reya Heq programını sunan HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş PİRHA’ya konuştu. Küçükkeleş “Alevilerin de bu özgür basının yaptığı yayınlara kendi dili, kendi rengi, kendi bakış açısıyla dahil olabilmesi için biz de Webiz Tv’de Alevi programı yapmaya karar verdik” dedi.

    Alevilerin kendi güçleriyle oluşturduğu bütün ekranlar kapandığı için yeni bir televizyon yaratmanın da çok büyük ekonomik imkanlar gerektirdiği için internet üzerinden bir çok özgür basın çevresinin yayın yapmaya başladığını söyleyen Küçükkeleş, “Tek renkli, tek sesli, tek akıl, tek düşünceli medya güruhuna karşı bizim de sesimizi rengimizi umudumuzu anlatabileceğimiz bir ekran” dedi.

    İnternet üzerinden yayın yapmanın dezavantaj olduğunu söyleyen Küçükkeleş, “İnternet meselesinden dolayı Türkiye’nin her tarafında herkesin özellikle hala coğrafyasında yaşayan Alevilerin malesef ki bu programları izleme olanağı yok” dedi.

    “ALEVİ EKRANLARININ TEKRAR YAYINA DÖNMESİ ELZEM BİR İHTİYAÇ”

    Alevi ekranlarının tekrar yayına dönmesinin elzem bir ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Küçükkeleş “En azından onlar yayına dönene kadar kentte internet iletişimi olabilen Alevi toplumuyla en azından bu kadar çabuk değişen gündemle bizim nasıl baktığımızı, nasıl değerlendirdiğimizi, içinde kendimizi bulup bulmadığımızı değerlendirebileceğimiz bir İnternet televizyon programı” diye konuştu.

    “Biz mutlaka bir çıkacak yer buluruz, sızacak bir kaya buluruz, mutlaka kendimize bir yol çizeriz” diyen Küçükkeleş “Yasaklamalar sadece maddi şeyler içindir. Yani kapılar, binalar için, insana uygulanamayan, insanın mühürlenemediğini bir şekliyle bu sisteme anlatmamız gerekiyor” dedi.

    “DEVLET YARDIMI OLMADAN, KENDİ LOKMALARIMIZLA YAPABİLİYORUZ”

    “Başladığımız bu yolun büyümesini, Alevi ekranlarının yeniden açılmasını ve doğal olarak geliştirdiğimiz yol ve yöntemin devlet yardımıyla değil de kendi lokmalarımızla da yapabileceğimizi, sadece devletin sunduğu imkanlarla sınırlı kalmayıp kendi imkanlarımızla bütün bu ceberut sisteme mutlaka sesimizi duyuracağımız kanallarımızı yaratacağımızın bir  göstergesidir” diye konuştu.

    Küçükkeleş “Bunun en doğal yolu ve yöntemi Alevi ekranlarının açılmasıdır. Ama bunlar olana kadar da yolumuza devam edeceğimizin göstergesidir” dedi.

    MEDYA NEREYE?

    OHAL sürecinde, Türkiye medyası ağır bir bilançoyla karşılaştı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti(TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası(TGS), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu(DİSK) tarafından yayınlanan verilere göre, OHAL’in ilan edilmesinden bu yana geçen dört aylık süreçte, 133 gazeteci gözaltına alındı, 2 bin 308 gazeteci işsiz kaldı. Aralarında TV ve radyo kanalları, haber ajansları, yayınevleri ve gazetelerin de olduğu 131 yayın kuruluşu kapatıldı. 146 gazeteci cezaevlerinde tutuklu bulunuyor.

    Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatılan medya kuruluşlarından İMC TV, Yol TV, Hayatın Sesi TV muhabirleri 30 Ekim Pazar günü “Kanal kapatmalara inat kendi TV programımızı yapıyoruz” duyurusuyla Periscope, Facebook gibi sosyal medya kanalları üzerinden bir canlı yayın gerçekleştirmişti. “HaberSİZsiniz” adını koydukları oluşum aynı yolla yayını sürdürüyor.

    Semra Acar/İSTANBUL

  • Anadolunun Sesi Tokat Gazetesi umut tazeledi

    Anadolunun Sesi Tokat Gazetesi umut tazeledi

    Anadolunun Sesi Tokat Gazetesi, İstanbul Ataşehir’deki Zübeyde Hanım Öğretmenevi’nde Pazar kahvaltısı organize etti. Toplantıda, dernekler, federasyonlar ve siyasi temsilciler bir araya geldi.
    İl ve Ülke gündemine dair konuşmak isteyen her katılımcı söz aldı. Gelişen olaylara dair çözüm önerilerini, bakış açılarını anlattılar.
    Toplantıda katılımcılara gazetenin çalışmaları ile ilgili slayt gösterimi yapıldı.
    Ekim ayında  OHAL kapsamında KHK  ile kapatılan TV10 programcısı Hüseyin Kelleci etkinliğin sunuculuğunu yaptı.



    Pazar günü yapılan kahvaltı toplantısının, ev sahipliği yapan Memlektim Tokat Gazetesi temsilcileri açılış konuşması yaptılar.

    HÜSEYİN KELLECİ YAYIN ÇİZGİSİNE VURGU YAPTI

    Kürsüye ilk gelen Hüseyin Kelleci yaptığı konuşmasına Anadolu’nun Sesi Tokat Gazetesi’nin çıktığı günden beri çizgisinden ödün vermeyerek devam etmesinden dolayı kutluyorum, diyerek başladı.
    Kelleci konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bende şimdiye kadar birçok köyde ve başka şehirlerde gazetenin imtiyaz sahibi Mahbip Hanımla, etkinliklerin yanı sıra mitinglerde, adliyelerde ya da HES projelerinin protesto eylemlerinde sahada görüşüyor ve eylemlere verdiği katkılardan da ayrıca kutluyorum kendisini. Meslektaşım olduğu kadar yoldaşımız olduğuna da inanıyorum. Mahbip hanımın şahsında gazeteye emek veren ailesine, temsilcilerine, köşe yazarlarına, emek veren tüm canlara ve gazeteyi sahiplenerek desteklerini esirgemeyen sizlere de teşekkür ederim.”

    YAYIN YÖNETMENİ DİLEK: HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    Ev sahibi Gazete’nin yayın yönetmeni Mahbip Dilek de, “Gazetemiz çıktığı günden beri sizlerin sesi haykırışı olmaya devam ediyor, edecektir. Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz. Gazetemizin en büyük kazanımı sizlersiniz, sizlerin aboneliği yanında samimiyetiniz ve bizim için onur olan dostluklarınız çalışma azmimize güç katmıştır. Sizlerle birlikte olmaktan sizlerin değerli fikirlerinizi paylaşımınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.

    ALTINKAYNAK: ‘BU KARANLIKLARI HEP BİRLİKTE AŞACAĞIZ’

    Katılımcılardan CHP Ataşehir İlçe Başkanı Hakkı Altınkaynak ise toplantıda şu sözleri dile getirdi:

    ”’Ülkemizin yaşadığı bu karanlık günleri hep birlikte aşacağımızı düşünüyorum, derneklerimizle, gençlerimizle, kadınlarımızla hatta tüm aydın yurttaşlarımızla birlikte demokratik mücadelemizi verip bu karanlık günleri aşacağız, partimiz ayrıştırıcı değil bütünleştirici bir siyasi düşünceye sahiptir.”

    ESKİ VEKİL ÖĞÜT ‘KARANLIK GÜNLER’ DEDİ

    Etkinlikte söz alan eski CHP İstanbul milletvekili Kadir Gökmen Öğüt de bir konuşma yaptı.

    ”Bu karanlık günleri hepimiz birlikte yaşıyoruz, yine demokratik mücadeleyi hep birlikte vererek aydınlık günlere kavuşacağız, gençlik kollarındaki gençlerimizin bile gözaltında tutulduğu bu günlerde toplumun her kesimi ile bütünleşip cumhuriyetimize sahip çıkarak bu günkü siyasilere hesap soracağız, her iki partinin toplam sayısından bile fire verdiği 338 evet oyu bizleri umutlandırıyor.”
    Öğüt, özellikle meclisteki vekillerin mücadelesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

    ALİ KENANOĞLU TOKAT’I ANLATTI

    Etkinliğe katılan 25. Dönem HDP Miletvekili Ali Kenanoğlu ve HDP mersin Milletvekili Çilem Küçükkeleş de gündeme dair görüşlerini katılımcılarla paylaştılar.
    Aslen Tokatlı olan Ali Kenanoğlu; Anadolunun Sesi Tokat Gazetesi’nin dar ve tutucu bir şehirden başlaması, bizleri umutlandırırken, gazete için de gerçekten çok zordu, diyerek yöreye dair görüşlerini şöyle ifade etti:

    ”Tokat’ın sol düşüncesi çoğunlukla bölgeden göç vermiştir. Bu anlamda Tokat içinde gazete yalnızlaşmış, gördüğü baskılar artmış olabilir, buna rağmen gazetenin hiç ödün vermeden devam etmesi bizleri de çok onurlandırmıştır. Bizlerin haberini, röportajını ve mesajlarımızı yayınlarken bile tepkilerle karşılaştıklarını düşünüyorum. Buna rağmen ortak düşüncelerimiz, inanç kültürümüz ve bölgedeki haklarımızda ki mücadelemizde gazetemizi hep yanımızda gördük. Bizler de desteklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”
    Konuşmasının sonunda ülkemizin yaşadığı sıkıntılı günlerden söz eden Kenanoğlu; ”Bu günleri hep birlikte mücadele ederek aşabiliriz.” dedi.

     KÜÇÜKKELEŞ: YANINIZDAYIZ

    HDP Mersin milletvekili Çilem Küçükkeleş gazete ve gündeme dair görüşlerini şu sözlerle ifade etti;

    ”Mahbip Hanım’la TV 10 Kanalında kapatılmadan önce yaptığım programlar vesilesi ile tanışıyorum. Mahbip Hanım ülkemizde zor olan gazeteciliği seçmiş ve şimdiye kadar layıkı ile yapmıştır. Kendisinin kadınlarımız için örnek olduğunu düşünüyor ve her fırsatta dillendiriyorum. Ülkemizdeki zor günleri de toplumun her kesimi ile birlikte gazetemizi de yanımızda görerek aşacağımıza inanıyorum.”

    SERVET BAYLAN: HEP DESTEK TAM DESTEK

    Gazetenin tüm etkinliklerinde olduğu gibi kahvaltı etkinliğinde de CHP Sancaktepe ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Servet Baylan katılımcılara çarpıcı bir örnek verdi;
    ”Değerli dostlar Bosna-Hersek olaylarında orada askerlik görevimi yapıyordum orada halkların çektikleri sıkıntıları biliyorum. Bugün ülkemizde de aynı acıları yaşatacaklarını ve şimdiye kadar bir arada yaşayan halkları ayrıştırma çabasında olduklarını görüyorum. Bunlara karşı hep birlikte mücadele vermeliyiz. Aksi takdirde toplumumuz bütünüyle zarar görecek, onarılması güç sonuçlar çıkacaktır.”

    MURAT KANTEKİN: CUMHURİYETİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ

    Toplantıya CHP Sultanbeyli İlçe Başkanı Tokatlı Murat Kantekin de  söz aldı. Kantekin,  ”Gazetemize başarılı çalışmaları ve bizleri bir araya getirmek için düzenlediği etkinlikler için teşekkür ediyorum. Ülkemiz çok kötü günlere sürükleniyor bununla mücadele etmek için bizler bölgemizde seçimlerde aldığımız oy oranının en az iki katı kadar hayır çıkarmayı hedefliyoruz bunun için her bir seçmenimiz yanı sıra bir kişiyi daha ikna etmeli bunu yaptığımızda demokrasimize ve cumhuriyetimize sahip çıkacağız.” dedi.

    MURAT İLTER HES’LERE DİKKAT ÇEKTİ

    Tokat Dernekler Federasyonu Genel Başkanı ve Yönetim Kurulu’nun da katıldığı toplantıda, federasyon adına Murat İlter şunları söyledi;
    ”Anadolu’nun Sesi Tokat Gazetesi’nin çıktığı günden beri bölgemiz ve şehrimiz için bütünleştirici çok önemli çalışmalar gördük, ayrıca gerek inanç kültürümüz gerek bölgemizdeki HES Projeleri adındaki doğa katliamlarını durdurabilmek için yaptıkları haberler ve kişisel mücadeleler içinde ayrıca teşekkür ediyoruz. Gelecekteki karanlık günler için mücadelelerimizde kadınlarımıza da çok önemli işler düşüyor çünkü laikliğin olmadığı toplumlarda en büyük haksızlıklar kadınlarımıza yapılacaktır. Kadınlarımız hak etmedikleri baskıyı durdurmak için alanlarda olmalılar ve yapılan mücadelelere güçlerini katarak bu karanlık günlerin aydınlanmasında önemli bir güç oluşturacaklardır.”

    GENÇLER ADINA AZİZ İPEKÇİ KONUŞTU

    Gençler adına söz alan konuşmacılardan Tokdef Gençlik Kolu Başkanı Aziz İpekçi ise şunları söyledi: Bizler tarihte onurlu mücadelelerle tanıdığımız değerli insanların ve düşüncenin devamı olduğu bilincindeyiz. Biz gençler de neslimizin devamını düşünerek geleceğimize ve cumhuriyetimize sahip çıkacağız, cumhuriyetimiz yokluklar içinde bedeller ödeyerek kurulmuştur. Cumhuriyeti atalarımızdan aldığımız gibi geleceğe bırakabilmek için tüm yokluklara ve zorluklara karşı mücadele edeceğiz. Bu gazeteye desteğimiz de sürecektir.

    Toplantı sonunda gazete adına Genel Yayın Yönetmeni Mahbip Dilek, toplantının sponsorluğunu üstlenen, ve yayıma önemli boyutlarda reklamlar vererek desteklerini esirgemeyen Can Erenler Arsa Ofisi Sahibi Mehmet Yiğit’e teşekkür etti.

  • ‘Aleviler dünyanın güzelliklerini dileyen bir toplumdur’

    ‘Aleviler dünyanın güzelliklerini dileyen bir toplumdur’

    HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, PİRHA’ya yeni yıl mesajı verdi. Küçükkeleş, 2015 ve 2016 yılı bu toplumların bütün mazlumları, mağdurların, hak talep edenler özelikle Aleviler açısından ilk defa tanık olduğumuz olayların yaşandığı yıllar olduğuna dikkat çekti. Küçükkeleş “Ejdadımız nasıl kırıldı bunu anlatmaya çalışırken, çok büyük bir kırım ve soykırımla karşı karşıya kaldık” dedi.

    “UMUT VARSA YAŞAM YENİDEN YEŞEREBİLİR”

    Türkiye’de bugüne kadar yaşamış en talihsiz nesil olduklarını söyleyen Küçükkeleş “Tanık olduğumuz şeyler bu hayatı bir daha normal kurmamıza imkan vermeyecek. Yaşadığımız şeyler bizim açımızdan, ne unutulası şeyler oldu, ne de geleceği kurma açısından, yaralamadan deyemediği hiç kimse bırakmadı. Doğal olarak neslimize çok önemli görevler düşüyor. Yaşadığımız katliam ve soykırımlardan çıkardığımız ders umuttu. Umut varsa yaşam yeniden yeşerebilir” dedi.

    “2016 YILI DÖNÜM NOKTASI”

    2016 yılını bir dönüm noktası olarak değerlendiren Küçükkeleş  şunları ifade etti:

    “Bu kez öyle durmalıyız ki bu ülkeye, topluma ne böyle diktatörler ne de böyle faşist katliamcı yaklaşımlar iktidar olabilsin, o yüzden de bir dönem noktası olarak değerlendiriyorum. Bu dönüm noktasını 2017’de gerçekleşmesi için dilemekle değil, direnmekle olur. Çünkü eğer dilemekle olsaydı Aleviler bu dünyanın en güzelliklerini dileyen bir toplumdu; ama direnmekle olabileceğini biliyoruz. 2017’ye bu direncimizi bizi bir daha bu iktidarlarla, katliamcı akıllarla, soykırımcı siyasetlerle karşılaştırmamasının yol, yönteminin oluşmasını o yol ve yöntemin topluma sirayet etmesini diliyorum.”

    “MUTLAKA KAZANACAĞIZ”

    Çilem Küçükkeleş, 2017’ye ilişkin beklentilerini söyleyerek, “Bu kadar yaşanan hiçbir şey yok olmadı. Biz Aleviler doğada hiçbir şeyin yoktan varolduğunu ya da var olan hiçbir şeyin yok olduğunu düşünmeyen bir toplumuz. O yüzden de emeğimiz ve umudumuz boşa gitmeyecek. Tüm toplumun olduğu gibi bizim de sloganımız mutlaka kazanacağızdır” ifadelerini kullandı.  (S.A)

  • Çilem Küçükkeleş: Aleviler olarak teslim olmayacağız

    Çilem Küçükkeleş: Aleviler olarak teslim olmayacağız

    Alevi Bektaşi Federasyonu Örgütleme Sekreteri Zeynel Odabaş’ın dün sabaha karşı gözaltına alınmasına tepkiler büyüyor. Konuya ilişkin PİRHA’ya açıklama yapan Halkların Demokratik Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Çilem Küçükkeleş, Zeynel Odabaş’ın uzun zamandır Gazi Cemevi’nde Aleviler için mücadele yürüten biri olduğunu belirterek, gözaltı kararını kınadı. Küçükkeleş, kısa bir süre önce de silahlı saldırıya uğrayan Odabaş’ın direnmeyi, üretmeyi bilen biri olduğunu belirterek, “OHAL yasalarının herkese dokunduğu bir noktada biz Alevilere de bu şekilde dokundu. Direnen bu cemevini ayakta tutmaya çalışan bizim inanç merkezimiz diyen bir başkanımız gözaltına alındı. Bizler teslim olmayacağız” diye konuştu.

    DAYANIŞMAYI BÜYÜTME ÇAĞRISI

    5 gün boyunca avukatlarıyla görüştürülmeyecek olan Odabaş’ın evinin hukuksuzca arandığını söyleyen Küçükkeleş, “Biz biliyoruz ki bütün bu çaba bütün bu gayret bir kişinin bu ülkenin başına tek söz sahibi edilmeye çalışılmasıdır. Buna en çok karşı çıkacak olan da bizleriz. Çünkü bizler asla aklımızı, vicdanımızı tek bir kişiye teslim etmemiş bir toplum olarak asla teslim olmayacağız” dedi. Küçükkeleş, ortak vicdan, ortak  akıl, ortak kimliklerle bu ülkede birlikte yaşamak istediklerini belirtti. Küçükkeleş “Biz Aleviler olarak yaşamaya böyle inanmaya, bu yaşamı kurmaya devam edeceğiz” diyerek bedelini ödeyen her kesimle de dayanışma çağrısı yaptı.

    Semra ACAR

  • ‘Kapıları mühürleyenlere, inançların mühürlenemeyeceğini öğreteceğiz’

    ‘Kapıları mühürleyenlere, inançların mühürlenemeyeceğini öğreteceğiz’

    PİRHA- Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan TV10’nun yeniden açılması için kanal çalışanlarının eylemi devam ediyor. Her hafta Cumartesi Galatasaray Meydan’ında yapılan eyleme bugün HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş de katılarak destek verdi. TV10’un Alevilere uzatılan tek mikrofon olduğunu belirten Küçükkeleş, “Kapıları mühürleyenlere, insanın ve inançların mühürlenemeyeceğini öğreteceğiz” dedi. 

    Alevilerin sesi TV10’un OHAL kapsamında KHK ile kapatılması, İstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda protesto edilmeye devam ediyor. Her Cumartesi saat 14.00’te yapılan eyleme çalışanların yanısıra Alevi pirleri, Alevi vatandaşlar, sanatçılar ve siyasetçiler katılarak destek veriyor.

    “TV10 ALEVİLERE UZATILAN TEK MİKROFONDU”

    Bu haftaki eylemde TV10 çalışanlarını  HDP’nin 25. Dönem Mersin Milletvekili şuan ise HDP MYK  Üyesi Çilem Küçükkeleş yalnız bırakmadı.

    Küçükkeleş burada yaptığı konuşmada,  TV10’un Alevilere uzatılan tek mikrofon olduğunu belirterek, “TV10 Alevilere uzatılan tek mikrofondu. Evimize, köyümüze gelen ve bizim sesimizi, kültürümüzü, inancımızı ekrana taşıyan bir kanaldı” dedi.

    “TV10 ZALİMİN KAPATMASIYLA BİTMEZ”

    TV10’un Alevilerin lokmalarıyla oluşan bir kanal olduğunu hatırlatan Küçükkeleş,  “Lokmalarla oluşan TV10  zalimin kapatmasıyla bitmez. Biz bitti demeden bitmez” diye konuştu.

    “MUTLAKA AKACAK BİR MECRA BULACAĞIZ”

    HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, TV10’nu kapatanlara da seslendi: Taş duvarları, kapıları mühürleyenlere, insanın ve inançların mühürlenemeyeceğini öğreteceğiz. Mutlaka akacak bir mecra bulacağız.”