Etiket: cinsel istismar

  • Çocuğu istismara uğrayan anne: Kızım için susmayacağım- VİDEO

    Çocuğu istismara uğrayan anne: Kızım için susmayacağım- VİDEO

    PİRHA- Filiz K., 15 yaşındaki kızının, 6 yaşından itibaren babası Edip K. tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığını belirterek, failin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Kendi çocukluğunda da istismara uğradığını söyleyen Filiz K., “Ben de kızım gibi 11 yaşında istismara uğradım. Annem sustu ama ben kızım için susmayacağım” dedi.

    2009 yılında Edip K. ile evlenen Filiz K., evliliğin ilk günlerinden itibaren şiddet gördüğünü anlattı. Eşinin uyuşturucu kullandığını ve satışını temin ettiğini, kendisine sürekli sözel ve fiziksel şiddet uyguladığını belirten Filiz K., yıllar boyunca bu evliliği sonlandırmak için mücadele ettiğini söyledi. Ancak ne kendi ailesinden ne de eşinin ailesinden destek görmediğini vurguladı. Filiz K., tüm bu sürecin ardından kızının da babası tarafından cinsel istismara uğradığını öğrenince yargı yoluna başvurdu.

    Şu anda başka bir suçtan dolayı Samsun Çarşamba S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Edip K. hakkında, “çocuğa cinsel istismar” ve “sarkıntılık” suçlamalarıyla açılan dava kapsamında ilk duruşma 23 Aralık 2024’te Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, bilirkişi raporunun alınması için duruşmayı 24 Mart 2025 tarihine erteledi.

     

    SİSTEMATİK ŞİDDET VE ÖLÜM TEHDİDİ

    Evlendiği günden bu yana kendisine ve ailesine yönelik sürekli ölüm tehditleri aldığını dile getiren Filiz K., özellikle kızının doğumunun ardından, şiddet ve tehditlere karşı daha fazla dayanmayı denediğini ancak eşinin uyuşturucu kullanımı ve satıcılığı yüzünden hayatının giderek daha dayanılmaz hale geldiğini belirtti. Filiz K., “Şu an boşanmak istediğim eşim öz halamın oğlu. Halam beni korumadı, ailemden de hiçbir destek görmedim. Her evden çıktığımda babam, ‘Dayanmaya çalış’ diyerek geri gönderiyordu. Birden fazla şikayette bulundum. Her gittiğimde gözüm mor şekilde giderdim, kolum kırıktı kimi zaman. Çalıştığım işyerlerine gelip saldırırdı sürekli. Kıskançlık bahanesiyle ekmeğimi kazanmama müsaade etmedi hiçbir zaman. Sosyal hayatımı da elimden aldı. Nereye kaçsam her zaman yanımdaydı. Bana karşı birden fazla suç işledi. Fuhuşa sürükleme de söz konusu. Babasının işlettiği bir bar var, ‘seni oraya satarım’ diyordu. Özellikle halam, beni cinayetten 15 yıl cezaevinde yatan diğer oğluyla tehdit ediyordu” diye konuştu.

    ANNEM SUSTU AMA BEN SUSMAYACAĞIM

    Filiz K., yıllardır maruz kaldığı şiddet, tehdit ve baskının ardından suskunluğunu bozan asıl kırılma anının, kızının yaşadıklarını kendisine anlatmasıyla yaşandığını söyledi. Bu anın, yalnızca bir istismar beyanı değil, aynı zamanda yıllardır örülen korku duvarının yıkıldığı bir eşik olduğunu vurguladı.

    Kızının kendisine ilk kez yaşadıklarını anlatırken kullandığı cümlelerin hâlâ kulaklarında çınladığını belirten Filiz K., süreci şöyle aktardı: Kızının, “anne pis organını vücudumda hissediyordum” diyerek yaşadıklarını anlatmaya çalıştığını, failin ise “annene söyleme” diyerek susturduğunu söyledi. Filiz K.’ye göre, istismar yalnızca baba ile sınırlı değildi; kızının aktardıklarına göre amca ve halalar da bu durumu biliyor, ancak “sus” diyerek çocuğu susturuyordu.

    “BİR DAHA BU ADAMLA GÖRÜŞMEK İSTEMİYORUM”

    Filiz K., kızının uzun süre derin bir korku hâliyle yaşadığını, istismarın aile içinde bilindiğini ancak herkesin sessiz kaldığını ifade etti. Baba Edip K.’nin, kızıyla görüşmek için tehditlere başvurduğunu söyleyen Filiz K., “Kızımı bana göstermiyorsun” diyerek baskı kurduğunu, son olarak “bari kızı göster” dediğini aktardı. Görüşme kararını kızına bıraktığını belirten Filiz K., son görüşmenin 2024 yılının Kasım ayında gerçekleştiğini söyledi.

    Bu görüşmede yaşananlar, istismarın sürekliliğini bir kez daha ortaya koydu. Filiz K.’nin anlatımına göre kızı, görüşme öncesinde “anne, babam bana bir şey yapmaz” diyordu. Ancak görüşme sırasında Edip K.’nin fiziksel temasta bulunduğunu, sarılma bahanesiyle çocuğu istismar ettiğini, kızının korkudan donup kaldığını ve karşı koymaya çalışsa da istismarın sürdüğünü anlattı. Failin, “Ben sana küçükken de bunları yapıyordum” dediğini aktaran Filiz K., kızının bu noktada direnerek babasına tokat attığını söyledi.

    Kızının bağırmak istediğini ancak korkudan sesini çıkaramadığını dile getiren Filiz K., görüşmenin ardından çocuğunun ruh hâlinin tamamen değiştiğini belirtti. Eve geldiğinde dişleri ve elleri sıkılı hâlde olduğunu fark ettiğini söyleyen Filiz K., “Ne oldu?” diye sorduğunda kızının yalnızca “bir daha bu adamla görüşmek istemiyorum” diyebildiğini, yaşananları ise o an anlatamadığını ifade etti.

    POLİSTEN İSTİSMARA “EMİN MİSİN” SORUSU

    Son yaşadığı istismarın ardından kızının uzun bir süre içine kapandığını aktaran Filiz K., baba Edip K.’nin bu süre zarfında kızına ulaşmak için sürekli görüntülü arama yaptığını belirtti. Filiz K., “Babası sürekli iletişim kurmak istiyordu onunla, mesajlar atıyordu. Senin annen Mersin’in ‘o…’su olmuş gibi mesajlar atıyordu. Kızımı telefonla görüntülü arayıp cinsel organını gösteriyor. Kızım bağırıyor, çığlık atıyor o sıra. Çocuğum orada her şeyi anlattı bana artık. Daha sonra şikayette bulunmaya gittik. Polis orada kızıma, ‘annen baban boşanacak, emin misin?’ ‘Annen iftira mı atıyor?’ gibi sorular sordu. ‘Ben babama iftira atmıyorum, babam bana bunları yaşattı’ dedi. Ben de kızım gibi 11 yaşında istismara uğradım. Annem beni dinlemedi, annem sustu ama ben kızım için susmayacağım. Anneler de susmasın, çocuklar da susmasın. Yıllardır özgürlüğümü elimden aldı, daha yeni üniversiteyi dışarıdan okumaya çalışıyorum. En büyük görümceme ‘neden arkamda durmuyorsun’ diyordum, ‘kardeşim iyidir’ deyip konuyu kapatıyorlardı” ifadelerini kullandı.

    Edip K.’nın yalnızca kızına cinsel istismarda bulunmadığını kaydeden Filiz K., ““Benim derdim bu adamın ağır ceza alması. Kızım haricinde 12 yaşındaki bir kızı da istismar etmiş, davası var. Bu kızı tanımıyorum. E-Devlet’ten bakınca gördüm. Bu durumu da mahkemeye sundum. İstanbul’da yurttan çıkan bir kızmış sanırım okuduğum kadarıyla. O davanın ne süreçte olduğunu bilmiyorum. Şu anda başka bir cezadan tutuklu” dedi.

    KADINLARA ‘DAYANIŞMA’ ÇAĞRISI

    Yaşadıklarının ardından susmak istemediğini söyleyen Filiz K., kamuoyuna ve özellikle kadınlara şu çağrıyı yaptı:

    “Ben susmayacağım. İster ceza alsın ister almasın; benim çocuğum gibi acı çeken ve susan onlarca kız çocuğu, kadın var ama sustukça bu acılar devam edecek. Anneler susmasın, çocuklar susmasın, kızlar susmasın. Yeter artık! Kadınların sesine kulak verilmesi gerekiyor. Ben bir anneyim ve bu mücadele sadece benim için değil, her bir kadın ve çocuk için. Ülkemizdeki kadınların gücü, birbirimize olan desteğimizdir. Tüm kadınları yanımda görmek istiyorum ve hepimizin sesini duyurabilmesi için destek bekliyorum.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

     

  • Öğrencilere cinsel istismarda bulunan öğretmene beraat!-VİDEO

    Öğrencilere cinsel istismarda bulunan öğretmene beraat!-VİDEO

    PİRHA-Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübünde antrenör ve bir lisede de öğretmen olarak görev yapan İsmail B.’nin 4 kız öğrenciye yönelik istismarından dolayı aldığı cezanın istinafta bozulması sonrası görülen duruşmada beraat kararı çıktı.

    Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübünde antrenör ve bir lisede de öğretmen olarak görev yapan İsmail B., 4 kız öğrenciye yönelik yaptığı istismardan dolayı CİMER’e şikayet edilmiş ve tutuklanmıştı. Son görülen duruşmada verilen 27 ay hapis cezası, istinaf tarafından sanık lehine bozulmuş, istinaf, bozma kararına gerekçe olarak “sanığın ısrarla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş olması ve beyanlarının aksine soyut iddia dışında delil elde edilememiş olması” gibi nedenler gösterilmişti.

    İstinafın ‘davanın yeniden görülmesi’ talebi üzerine 7 Ekim’de Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada sanık İsmail B. bütün suçlardan beraat etti.

    “ASLA MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Cinsel istismara uğrayan öğrencilerin avukatı Çisel Demirkan, çok üzücü bir kararla karşı karşıya kaldıklarını ifade ederek “Bütün delillere, ses kayıtları, mesaj kayıtlarına rağmen, sanığın bütün bunları kabul etmesine rağmen beraat kararı verildi. Bu karar bizleri, aileyi ve toplumu derinden sarsmıştır. Asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Gerçekten failler ceza alıncaya kadar, çocukların güvenliği sağlanıncaya kadar bu tür davaların takipçisi olmaya, bir üst mahkemeye taşımaya, yargısal olarak bütün yapabileceğimiz her şeyi yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    “BU KARAR TOPLUMUN VİCDANINA VURULMUŞ BİR DARBEDİR”

    Elazığ Kadın Platformu’ndan Esin Coşkun ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bir yıl önce, iki ayrı ses kaydı ve birçok ekran görüntüsü ile bir cinsel istismar vakasını yargıya taşıdık. Bir kız öğrencinin CİMER’e yazdığı bir mektupla başlayan süreç, ilerledikçe karşımıza çıkan ifadeler ve tanıklıklar, yalnızca bir failin değil, bir sistemin nasıl çocukları susturduğunu ortaya koydu. Çocuklarımız için, adalet için, gerçeğin üzerini örten herkesin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bugün mahkeme salonlarında bile bazı tanıklar, bu kayıtları bile bile yalan beyanlarla faili savunmuştur. İşte tam da bu yüzden sesimizi yükseltiyoruz. Adalet, gerçeği susturanın değil, gerçeği dile getireni korumalıdır. Bu karar, çocukların adalet arayışına, kadınların mücadelesine, toplumun vicdanına vurulmuş bir darbedir. Çocuk istismarını aklayan, örten, görmezden gelen herkes suç ortağıdır.”

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Cinsel istismar suçundan gözaltına alınan öğretmen tutuklandı

    Cinsel istismar suçundan gözaltına alınan öğretmen tutuklandı

    PİRHA- İzmir’de cinsel taciz suçundan gözaltına alınan ilkokul öğretmeni Y.Ş., sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı.

    İzmir’in Selçuk ilçesinde cinsel taciz suçuyla gözaltına alınan ilkokul öğretmeni Y.Ş., tutuklandı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuran üç veli, Y.Ş.’nin çocuklarına cinsel tacizde bulunduğunu belirtti. Bunun üzerine başlatılan soruşturma kapsamında okula müfettiş görevlendirildi. Daha sonra görevden uzaklaştırılan Y.Ş., polis tarafından gözaltına alındı.
    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen fail Y.Ş., Sulh Ceza Hakimliği tarafından “Çocuğun cinsel istismarı” suçundan tutuklandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • 8 Yaşındaki çocuğa yönelik istismarda bulgu var ancak suçlu yok!

    8 Yaşındaki çocuğa yönelik istismarda bulgu var ancak suçlu yok!

    PİRHA – CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Batman’da cinsel istismara uğradığı iddia edilen 8 yaşındaki kız çocuğunun yaşadıklarını TBMM gündemine taşıdı. Adli tıp raporundaki somut deliller ve çocuğun ailesinin hükümet ile olan ilişkilerinin altını çizen Aysu Bankoğlu, ilgili üç bakana “Dosyanın kapatılma gerekçesi olarak sunulan ek adli tıp raporunun içeriği nedir?” sorusunu yöneltti.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Batman’da evinin önünde asılı bulunan ve cinsel istismara uğradığı iddia edilen 8 yaşındaki kız çocuğuyla ilgili üç bakana soru önergesi yöneltti.

    Verilen takipsizlik kararı sonrası Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın itirazı üzerine soruşturması yeniden başlanarak bakanlık gözetimine alınan kız çocuğu, TBMM gündemine taşındı.

    Adli tıp raporundaki somut deliller ve çocuğun ailesinin hükümet ile olan ilişkilerinin altını çizen Milletvekili Aysu Bankoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, Adalet Bakanı ve Sağlık Bakanına soru önergesi yöneltti.

    “NE AKLA NE DE VİCDANA SIĞMAZ”

    Konuyla ilgili açıklama yapan Bankoğlu, “Batman’ın Kozluk ilçesinde 8 yaşındaki bir kız çocuğu Ş. S., 7 Ocak günü evinin önünde asılı bulunmuştur. Olayla ilgili cinsel istismar şüphesiyle soruşturma başlatılmış ancak “somut delil olmadığı gerekçesiyle” takipsizlik kararı verilerek dosya kapatılmıştır. Ş. S.’nin hastaneye kaldırıldığı gün tutulan hasta kayıt formunda; çocuğun kalbi durmuş şekilde hastaneye annesi tarafından getirildiği, kalp masajı yapıldığı tekrar hayata döndürüldüğü, boyun çevresinde 1 santim eninde ası izi olduğu ve entübe edildiği belirtilmiştir. 27.03.2024 tarihli adli tıp raporuna göre, olay yerinden alınan ve biri çocuk olmak üzere 3 erkek şahsın kıyafetleri incelenmiş hem kıyafetlerde hem de çocuğun, iç genital bölgesinde sperm saptandığı ancak rapordaki önemli bulgulara rağmen, 26 Nisan 2024’te alınan ek bir raporla “somut delil yoktur” denilerek soruşturma dosyasının kapatıldığı görülmüştür. 8 yaşındaki bir kız çocuğunun iç genital bölgesinde sperm bulunmasına rağmen somut delil yok diyerek dosyayı kapatmak ne akla ne de vicdana sığmaz.” dedi.

    “DOSYANIN KATILMASININ NEDENİ NEDİR?”

    Soruşturmanın kapatılmasının arkasında karanlık bir elin olduğu şüphesinin altını çizen CHP’li Bankoğlu, önergesinde şu ifadelere yer verdi:

    “Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararında; ‘Olay günü mağdur ile aynı ikamette bulunan annesinin ve kardeşlerinin beyanları ile olayın meydana geldiği yerin özellikleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mağdurun oyun oynarken bahçelerindeki direkte asılı halde bulunan ipi oyun maksadıyla boynuna dolaması sonucunda olayın gerçekleştiği değerlendirilmiştir’ ifadelerine yer verilmiştir. 8 yaşındaki bir çocuğun oyun oynarken kendini boynundan ağaca asması hayatın olağan akışına aykırı bir davranıştır. 27.03.2024 tarihli adli tıp raporuna göre çocuğun üzerinde 3 ayrı erkeğe ait DNA ile iç genital bölgede 1 erkeğe ait sperm bulgusuna rastlandığı belirlenmiştir. Bulgular ve adli tıp raporuna göre savcılık, aile üyelerinden kan örneği alınmasını istenmiş ancak sonrasında ek adli tıp raporu düzenlendi ve ‘somut delil yoktur’ denilerek soruşturmaya takipsizlik kararı verilmiştir. Bu ek rapor neden istenmiştir, savcılık ailedeki erkeklerden kan örneği istemesine rağmen alel acele dosyanın katılmasının nedeni nedir? Çocuğun ailesinin AKP’nin üst düzey yöneticileri ile olan ilişkileri kamuoyunda tepkilere neden olmakta ve gizli bir elin dosyaya müdahale ederek konunun karartılmaya çalışıldığı şüphesini doğurmaktadır.”

    AİLE, SİYASİLER İLE YAKIN İLİŞKİ İÇERİSİNDE Mİ?

    8 yaşındaki kız çocuğu Ş. S. ile ilgili takipsizlik kararı verilen soruşturmanın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın itirazı üzerine yeniden başlatıldığı, 8 yaşındaki Ş. S.’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı gözetimine alındığını 18.10.2024 tarihinde basına yansımıştı.

    Konuyla ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına sorular soran Bankoğlu, Adli Tıp raporundaki bulgulara rağmen Ş. S’nin neden ailesine teslim edildiğini, bakanlığın neden sürece zamanında itiraz etmediğini sordu.

    Milletvekili Bankoğlu, ailenin akrabalarından Kozluk Muhtarlar Derneği Başkanı Muhittin Serikli’nin siyasi bağlantılarının güçlü olduğunun sosyal medya paylaşımlarından görüldüğü, hatta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ı 2 Ocak 2024 tarihinde Batman’da resmi bir ziyarette karşıladığı ve protokolde yer aldığını belirtti. Bankoğlu, Bakan Göktaş’ın, Serikli ailesinden ve Muhittin Serikli’nin siyasi bağlantılarından haberdar olup olmadığı, olay gününden sonra aile ile Bakan Göktaş’ın konuyla ilgili dolaylı ya da direkt bir görüşmesi olup olmadığı sorusunu da yöneltti.

    Milletvekili Aysu Bankoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın görevlerini yapmayıp “ihmaller zincirini oluşturup” dosyanın kapanmasına zemin hazırladığını da söyledi.

    EK ADLİ TIP RAPORU İLE KONU KARARTILDI

    Ocak ayında cinsel istismar iddiasıyla başlatılan soruşturmada müşteki olarak küçük kızın annesi ve Batman İl Sağlık Müdürlüğü’nün yer aldığı görüldü. Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’ndan alınan ilk ATK raporunda cinsel istismar bulgusu somut bir şekilde yer almasına rağmen bu dosyanın nasıl ve hangi gerekçeyle kapatıldığının peşini bırakmayacaklarını belirten Aysu Bankoğlu, “Dosyanın kapatılma gerekçesi olarak sunulan ek adli tıp raporunun içeriği nedir, ilk adli tıp raporuna rağmen neden ikinci bir rapor alınma ihtiyacı duyulmuştur? Bu soruları Adalet Bakanı yanıtlamalıdır. Olayı kamuoyuna duyuran gazeteci Canan Kaya’nın haber kaynağı, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda ilk adli tıp raporuna ulaşmak isterken bilinmeyen bir numaradan aranıp tehdit ediliyor. Tehdit eden kişi ya da kişiler devletin kurumu içerisindeki bu durumdan nasıl haberdar oluyor da konunun araştırılmasını engellemek istiyor? Kim ya da kimler bu kişilere bilgi veriyor, tüm bu sorular yanıt bekliyor” dedi.

    SAVCILIĞIN İSTEDİĞİ KAN ÖRNEKLERİ NEREDE?

    Milletvekili Bankoğlu, “Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nun ilk raporunda belirtilen sperm hücresi ve erkek DNA’sı örneklerinin kime ait olduğunu tespit etmek amacıyla savcılığın istediği kan örnekleri kuruma teslim edilmiş midir? Sonuçları nedir? Raporda geçen DNA’lar kim ya da kimlere aittir? Bu soruların cevabını bulamıyoruz. Konunun kapanması ve küçük kızın kaderine terk edilmesi için dosyanın üzerinde maalesef karanlık bir el dolanıyor, Adalet Bakanlığı’nın soruşturmanın hangi aşamada olduğuyla ilgili kamuoyunun vicdanını rahatlatacak bir açıklamayı derhal yapması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Sosyal Hizmetler’e bağlı çocuk evinde kalan kız çocuğuna cinsel istismar

    Sosyal Hizmetler’e bağlı çocuk evinde kalan kız çocuğuna cinsel istismar

    Zonguldak’ta Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Çocuk Evi’nde kalan 14 yaşındaki kız çocuğa cinsel istismarda bulunan İl Müdürlüğü çalışanı Tugay A. tutuklandı.

    Zonguldak’ta Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Çocuk Evi’nde kalan S.E.Z., kurum çalışanı 23 yaşındaki Tugay A.’nın kendisini evine götürüp, cinsel istismarda bulunduğunu görevlilere anlattı. Tugay A.’nın kimseye söylememesi için baskı yaptığını söyleyen S.E.Z.’nin pedagog eşliğinde ifadesi alındı. Olay ile ilgili soruşturma başlatılırken, gözaltına alınan Tugay A. tutuklandı.

    BAKANLIK HABERLERE ERİŞİM ENGELİ İSTEDİ

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, cinsel istismara ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Yapılan açıklamada, S.E.Z. ile ilgili haberlere erişim engeli talebinde bulunulduğu belirtilerek şöyle denildi:

    “Zonguldak İl Müdürlüğümüze Bağlı Gül Çocuk Evi’nde koruma ve bakım altında bulunan S.E.Z., 25 Mayıs’ta sosyal medyadan tanıştığı T.A. tarafından cinsel istismara uğradığını belirtmiştir. T.A. hakkında ivedilikle suç duyurusunda bulunulmuş, il müdürlüğündeki görevinden uzaklaştırılmıştır. Tutuklanarak cezaevine gönderilen T.A. ile ilgili işlemler savcılık tarafından yürütülmektedir. S.E.Z.’ye yönelik mesleki çalışmalar yürütülmekte olup psikososyal destek hizmeti sağlanmaktadır. Buna ek olarak S.E.Z.’nin ihtiyaç duyacağı sosyal hizmet modelleri tekrar planlanmıştır. Mağdur S.E.Z.’nin unutulma hakkının çiğnenmemesi için basında yer almış haberlere erişim yasağı getirilmesi için Bakanlığımız tarafından Sulh Ceza Hakimliği’ne talepte bulunulmuştur. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

  • Mazgirt’te çocuğa cinsel istismar sanığı yeniden yargılandı

    Mazgirt’te çocuğa cinsel istismar sanığı yeniden yargılandı

    PİRHA- Mazgirt’in bir köyünde 4 yıl önce, 6 yaşındayken dayısı Onur Tunç’un cinsel istismarına maruz kalan R.O. davasında, Tunceli 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği cezanın istinaf mahkemesi tarafından bozulması üzerine yeniden yargılandı. Duruşma 19 Ocak’a ertelendi.

    Mazgirt’in bir köyünde 4 yıl önce, 6 yaşındayken dayısı Onur Tunç’un cinsel istismarına maruz kalan R.O. davasında, Tunceli 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin ‘cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması’ sebebiyle Onur Tunç hakkında verdiği 6 yıl 3 aylık ceza, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmuş ve sanığın yeniden yargılanmasına karar verilmişti. Yargılamanın ilk duruşması bugün Tunceli 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme 19 Ocak’a ertelendi.

    Bugün yapılan ilk duruşmada tutuksuz yargılanan sanık Onur Tunç ve iki tarafın avukatları mahkeme salonunda hazır bulunurken, şikayetçi taraf ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yöntemiyle katıldı.

    SANIK ONUR TUNÇ: İFTİRAYA MARUZ KALDIM

    Savunmasında, iftiraya maruz kaldığını ve öz yeğenine karşı böyle bir suçu asla işleyemeyeceğini savunan sanık Onur Tunç, “Öleceğimi bilsem kendi yeğenime bunu yapmam. Çocukların halasının yönlendirmesinden dolayı iftiraya maruz kaldım. Hala, ablamla husumetli. Kendi çocuğu olmuyor, ablamın çocuklarını elinden almak için bana bunu yaptı. Karara itiraz ediyorum, beraatimi talep ediyorum” dedi.

    SANIK AVUKATI: ÇOCUĞUN BEYANLARI ÇELİŞKİLİDİR

    Tunç’un söylediklerini tekrarlayarak aile içindeki husumetten kaynaklı olarak müvekkiline iftira atıldığını ifade eden sanık avukatı Ceyhun Demir, “Mahkemede ve soruşturmada çocuktan alınan beyanlar çelişkilidir. Müvekkilin yeğenine karşı böyle bir suç işlemesi söz konusu değildir. Ne yazık ki çocuk buna alet edilmiştir. Adli tıp raporlarına dayanarak bu suçun sabit olduğundan söz etmek söz konusu değildir. Somut ve yeterli delil olmadığından müvekkilim hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyoruz” dedi.

    MAĞDUR AVUKATI: MAĞDURUN BEYANLARININ BİREBİR OLMASI YETERLİ GÖRÜLMELİDİR

    Üst mahkemenin bozma kararında her ne kadar mağdur beyanlarına itibar edilmemesi yönünde bir gerekçe sunulmuş ise de bu tür dosyalarda mağdurun beyanlarının ana hatlarıyla benzer olmasının yeterli görülmesi gerektiğini söyleyen mağdur avukatı Anıl Polat, “Mağdur olay tarihinde 6 yaşında, yargılama başladığında ise 8 yaşındadır. Bu süreçte mağdurun beyanlarının birebir olması yeterli görülmelidir. İddia edilen husumet var ise de husumet mağdurun ailesi ve halası arasında olabilir çocuğu ilgilendiren herhangi bir şey yoktur. Hala bir husumette olsa dayıyı değil babayı suçlardı. Biz istinaf kararına uyulmayarak sanık hakkında önceki gibi karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.

    Mahkeme salonuna SEGBİS üzerinden bağlanan hala Hediye Ordukaya ise, “Ben böyle bir iftirayı Onur Tunç’a neden atayım? Çocukları aldığımdan beridir Ankara Üniversitesi’nde tedavi görüyorlar. Doktorların da görüşleri bu şekilde. Çocuğun davranışları, geceleri uykusuz kalması, altına kaçırması gibi durumlardan sonra doktorlar da şikayetçi oldu. Bu kişinin cezalandırılmasını talep ediyorum” dedi.

    Mahkeme heyeti duruşmayı 19 Ocak’a erteledi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    Yeğenini Istismar Eden Sanığın Cezası Bozuldu, Duruşma Yarın

     

  • Eski AKP Gençlik Kolları Başkanı’nın ‘öz oğluna istismar’ davasında skandal karar

    Eski AKP Gençlik Kolları Başkanı’nın ‘öz oğluna istismar’ davasında skandal karar

    Oğlu 5 yaşındayken cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen eski AKP Gençlik Kolları Başkanı R.Y.’ye verilen beraat kararı, istinaf mahkemesi tarafından onandı.

    Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın haberine göre, İzmir’de yaşayan 2 ve 5 yaşında iki oğlu olan eski AKP Gençlik Kolları Başkanı R.Y. ile N.Y, 2019 yılında boşanmak için mahkemeye başvurdu. Dava sürerken N.Y, 5 yaşındaki erkek çocuğunun babasıyla görüştükten sonraki hareketlerinden ve bedenindeki kızarıklıklardan şüphelenerek savcılığa başvurdu.

    Adli Tıp raporunda cinsel istismar bulguları tespit edilirken, baba R.Y, 2021 yılında tutuklandı. R.Y.’nin tutuklanmasına ilişkin yapılan haberlere erişim engeli getirildi.

    R.Y, Temmuz 2021’de çıktığı ilk duruşmada hakkında yurtdışı yasağı kararı verilerek tahliye edildi. Haziran 2022’de ise İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi, R.Y. hakkında “suç sabit görülmediği” iddiasıyla beraat kararı verdi. Karar, Temmuz 2022’de istinaf mahkemesine taşındı.

    İstinaf mahkemesi, beraat kararını “Kesin yeterli delil elde edilememesi ve şüpheden sanık yararlanır” gerekçesiyle onadı. Mahkemenin kararında, ayrıca 2015 doğumlu olan çocuk için “12 yaşını tamamlamış” denildi.

    “BERAAT KARARININ ONANMASI HUKUKİ FACİA”

    İstinaf kararını Yargıtay’a taşıyan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatlarından Barış Özbay, “İstismara uğrayan çocukta oluşan fiziksel ve ruhsal deformasyon, çocukla ilgilenen psikologların müşterek beyanı, çocuğun yargılama sürecindeki tutarlı beyanlarına karşın yerel mahkemenin delil yetersizliğinden vermiş olduğu beraat kararının istinaf mahkemesince onanması bizce hukuki facia niteliğindedir” dedi.

    “DELİLLER YOK SAYILIYOR”

    Anne N.Y. ise “İstismar gerek adli tıp, gerek Çocuk İzleme Merkezi raporlarıyla hatta 5 uzman raporuyla kanıtlandı. Dosya apaçık ortada. İşlendiği sabit bir suç var. Bunlar yok sayılıyor. Delil yetersizliğinden beraati anlayamadığım gibi istinafın bu kararını da anlayabilmiş değilim. Oğlumun davası haklı olduğumuz bir dava ve sonuna kadar da gideceğim” dedi.

    Anne N.Y. çocuğunun 12 yaşında gösterildiğini belirterek, “Benim oğlum 2015 yılı doğumlu ve 2. sınıfa gidiyor. 12 yaşında değil ama kararda bu bile yanlış yazılmış. Oğlum 8 yaşında. Çocuğumun hala devam eden bir tedavi süreci var” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Çocuğu okul mescidinde sistematik olarak taciz eden müftü ÇEDES’te görevli

    Çocuğu okul mescidinde sistematik olarak taciz eden müftü ÇEDES’te görevli

    PİRHA- Urfa’da 12 yaşındaki çocuğa istismarda bulunduğu ortaya çıkan Akçakale Müftüsü Halil Bilik’in, okullara imam ve din görevlisi atanması projesinde yer aldığı ortaya çıktı. Müftünün çocuğu okulun mescidinde istismar ettiği belirtildi. 

    12 Ekim’de Urfa’nın Akçakale ilçesinde bir okulda 12 yaşındaki çocuk, Akçakale İlçe Müftüsü Halil Bilik’in cinsel istismarına maruz kaldı. İ.U’nun yaşadıklarını bir öğretmenine anlatması üzerine müftü Halil Bilik tutuklandı. Bilik’in Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasından imzalanan protokolle ÇEDES projesiyle sözde ‘manevi danışman’ olarak okulda göreve getirildiği ortaya çıktı.

    12 yaşındaki çocuğu sistematik olarak taciz eden müftü Bilik’in ‘Peygamberimizin Hayatı’ dersini vermek için okulda bulunduğu belirtildi. Rehber öğretmenine Bilik’in, okulun mescidinde kendisini istismar ettiğini anlatan İ.U’nun ailesi müftüden şikayetçi oldu.

    2021 yılında sadece ortaokullar ve imam hatip okullarını kapsayan okullara imam, vaiz, müftülerin atanmasını amaçlayan Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesinin 2023 yılında imzalanan ek protokolle anaokulu ve ilkokulları da kapsayacak şekilde kapması genişletildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de zihinsel engelli çocuğu tacize 10 ay hapis cezası verildi

    Dersim’de zihinsel engelli çocuğu tacize 10 ay hapis cezası verildi

    PİRHA-Dersim’de yüzde 50 engelli çocuğu ‘istismar’ suçlamasıyla yargılanan Zeynel Yıldız’a, taciz suçundan 10 ay hapis cezası verildi.

    Dersim’in Hozat ilçesinde 17 yaşındaki zihinsel engelli çocuğu istismar suçuyla yargılanan Zeynel Yıldız’ın karar duruşması Tunceli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada iki tarafın avukatları hazır bulunurken tutuksuz yargılanan sanık Zeynel Yıldız, yer almadı.

    “CEZALANDIRILMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Sanığın istismardan ceza alması gerektiğini belirten çocuğun avukatı, “Müvekkilimin beyanları bütün aşamalarda istikrarlı ve herhangi bir çelişki bulunmamaktadır. Aksine sanığın savunmaya yönelik her aşamada farklı beyanları mevcut. Bu tür dosyalarda görgü tanığı aramak, hayatın olağan akışına aykırıdır. Elazığ Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından verilen görüşme raporu da istismarı doğrular niteliktedir. Dolayısıyla biz, sanığın farklı zamanlarda birden çok kez cinsel taciz ve cinsel istismar suçlarında hüküm veren eylemlerde bulunduğunu ve bu yönlü de cezalandırılmasını talep ediyoruz.” dedi.

    Mahkeme, Zeynel Yıldız’a, taciz suçundan 10 ay hapis cezası verdi. Ceza, hükmün açıklanmasının geri bırakılması maddesi ile ertelendi.

    NE OLMUŞTU

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Çığırlı köyünde yaşayan ve 5 yıl önce alınmış ‘yüzde 50 zihinsel engelli’ raporu bulunan S.E., iddiaya göre mayıs ayında okula gitmek için bindiği minibüste Zeynel Yıldız’ın istismarına uğradı. Zeynel Yıldız’ın cinsel istismarları devam edince S.E., yaşananları ses kaydına alarak yakınlarına dinletti. S.E.’nin bir yakınının da ses kaydı ile savcılığa şikayette bulunması üzerine S.E.’nin Çocuk İzleme Merkezi’nde ifadesi alındı. İfade üzerine gözaltına alınan Zeynel Yıldız, suçlamaları reddederek ses kaydındaki ifadelerin kendisine ait olmadığını ileri sürdü. Zeynel Yıldız 2019 yılında sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Yıldız’ın 3,5 ay sonra serbest bırakılması ise kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • TÜİK: Cinsel istismara maruz kalan çocuk sayısı son 9 yılda yüzde 287 arttı

    TÜİK: Cinsel istismara maruz kalan çocuk sayısı son 9 yılda yüzde 287 arttı

    PİRHA-Türkiye’de elde edilen veriler doğrultusunda cinsel istismara maruz kalan çocuk sayısı 9 yılda yüzde 287 arttı. Verilere göre 2014’te 11 bin 95 olan bu sayı geçen yıl 31 bin 890’a yükseldi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2022 yılında 601 bin 754 oldu. Bu olaylarda çocukların 259 bin 106’sı mağdur, 206 bin 853’ü kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla, 100 bin 490’ı bilgisine başvurma amacıyla, 16 bin 499’u hakkında kayıp müracaatı yapılıp daha sonra bulunması sebebiyle, 12 bin 684’ü kabahat işlediği iddiasıyla, 6 bin 122’si ise kalan diğer nedenlerden dolayı emniyete geldi veya getirildi.

    259 BİN 106 ÇOCUK

    Cinsel istismara maruz kalan 259 bin 106 çocuğun, yüzde 89,8’ini suç mağduru, yüzde 10,1’ini takibi gereken olay mağduru çocuklar oluşturdu.

    Suç mağduru olarak gelen veya getirilen 232 bin 739 çocuğun yüzde 13,7’sinin cinsel istismara maruz kalan çocuklar olduğu belirtildi. Geçen yıl çocuk istismarı sayısının 4 bin 151’i erkek, 27 bin 739’u kadın olmak üzere 31 bin 890 olarak kayıtlara geçti ve 9 yılda yaklaşık 3 katına çıktı.

    Çocuk istismarı sayısı 2014’te 11 bin 95, 2015’te 16 bin 258, 2016’da 22 bin 655, 2017’de 23 bin 713, 2018’de 32 bin 759, 2019’da 31 bin 445, 2020’de 18 bin 450, 2021’de 24 bin 432 olarak kayıtlara geçti.

    (HABER MERKEZİ)

  • 6 yaşından itibaren cinsel istismara uğrayan H.K.G davası 9 Ekim’e ertelendi

    6 yaşından itibaren cinsel istismara uğrayan H.K.G davası 9 Ekim’e ertelendi

    PİRHA- Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızını 6 yaşındayken Kadir İstekli ile evlendirmesi ve çocuğu yıllarca cinsel istismara maruz bırakmasıyla ilgili dava 9 Ekim’e ertelendi. Duruşmada Kadir İstekli’nin avukatı istifa ettiğini söyledi. 

    İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızı H.K.G’yi müridi Kadir İstekli ile evlendirmesi ve çocuğun yaşamı boyunca cinsel istismara maruz bırakılmasıyla ilgili davanın duruşmasında 5. celse İstanbul’daki Kartal Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    AVUKAT İSTİFA ETTİ

    Duruşmaya tutuklular Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel cezaevinden getirildi. Kadir İstekli’nin avukatı duruşmada istifa ettiğini söyledi. Mahkeme heyeti avukatın istifası üzerine duruşmayı 9 Ekim’e erteledi.

    “GERÇEK ADALET İSTİYORUZ”

    “Gerçek adalet istiyoruz” diyen kadınlar, “Bu davanın takipçisiyiz ve biliyoruz ki birlikte güçlüyüz. Sadece suçun birinci dereceden failleri değil görevini yerine getirmeyen tüm kamu yetkilileri de hesap verene kadar ses çıkarmaya devam edeceğiz. Tüm çocukların yoksulluktan uzak, eşit ve özgür yaşayabileceği bir dünya için isyanımız. Tüm sorumlular yargılanıp cezasını alana, bu devletin derinlerine nüfuz etmiş suç şebekeleri ortadan kaldırılana, çocuklar güvenle yaşayabilene kadar kadın dayanışmamızla, mücadelemizle buradayız, sokaklardayız” dedi

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de kadınlar, kız çocuğuna yapılan cinsel istismarı protesto etti-VİDEO

    Dersim’de kadınlar, kız çocuğuna yapılan cinsel istismarı protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, geçen hafta Hozat’ta 9 yaşındaki kız çocuğunun cinsel istismara uğramasını yürüyüş yaparak tepki gösterdi.

    Geçtiğimiz haftalarda Hozat ilçe merkezinde 9 yaşındaki kız çocuğu annesine, 4 yıl önce aile dostları olan S.Y.’nin cinsel istismarına uğradığını anlattı.

    Dersim Kadın Platformu, geçen hafta Hozat’ta 9 yaşındaki kız çocuğunun cinsel istismara uğramasını yürüyüş yapıp daha sonra da açıklama yaparak tepki gösterdi. Açıklamayı platform adına Gönül Sonbahar okudu.

    “CİNSEL İSTİSMARLA İLGİLİ GEREKLİ DÜZENLEMELER ACİLEN YAPILMALI”

    Cinsel istismarın “kaza ve tatsız bir olay” şeklinde tanımlanmasının asla kabul edilemeyeceğini belirten Gönül Sonbahar, “Devlet yükümlülüğünü yerine getirerek çocuğa karşı istismar suçu işleyen tarikat, cemaat, bürokrat, her türlü kişi, kurum ve yapılarla ilgili cezasızlık politikasına derhal son vermeli cinsel istismarın yolunu açan yasal dayanakları ortadan kaldıracak gerekli düzenlemeleri acilen yapmalıdır. Çocuğa cinsel istismarın önlenebilmesi için öncelikle doğru tanımlanması, toplumsal, kültürel, psikolojik ve politik nedenlerinin ortadan kaldırılması, hak temelli yaklaşımlarla çocuğu koruyacak mekanizmaların yaratılması ve bu mekanizmaların sivil örgütler tarafından ve kamuoyunun denetimine olanak sağlanması, yasalardaki çocuk aleyhine yapılan düzenlemelerin kaldırılması, çocuk haklarına uygun olarak değiştirilmesi gerekmektedir” dedi.

    “KAMUOYU DENETİMİ OLMADAN CİNSEL İSTİSMAR ÖNLENEMEZ”

    Kamuoyu denetimi olmadan cinsel istismarın önlenemeyeceğini vurgulayan Sonbahar, “Bu yüzden Hozat halkı ve bizler gerçekleşen cinsel istismar suçu karşısında sessiz kalmayacağız, üstünü örtmeyeceğiz. Çocuklarımıza cinsel istismarda bulunan her kim olursa olsun teşhir edeceğiz, gerekli cezayı alması için bu davanın peşini bırakmayacağız. Çocuklara bedenen yahut psikolojik olarak zarar verecek her türlü eylemin önünde bariyer olacağız, çocuklarımızı korunmaya muhtaç olduğu gerçeğinden hareketle isyanımızı büyüteceğiz, her ne pahasına olursa olsun onları tacizci ve tecavüzcülerden koruyacağız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • H.K.G davası ertelendi; Davaya gizlilik ve yayın yasağı getirildi

    H.K.G davası ertelendi; Davaya gizlilik ve yayın yasağı getirildi

    PİRHA- İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel ile Kadir İstekli’nin yargılandığı davada bakanlığın dosyaya ilişkin ‘gizlilik’ talebini kabul eden mahkeme, duruşma için yayın yasağı getirdi.

    İsmailağa Cemaatine bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin 6 yaşında zorla evlendirilmesi ve cinsel istismara uğramasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugün İstanbul Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    İddianamede, ‘zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘cinsel saldırı’ suçlarından Kadir İstekli hakkında 30 yıldan az olmamak, baba Yusuf Ziya Gümüşel ve anne Fatma Gümüşel hakkında da 18 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası isteniyor.

    Duruşmaya baba Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli sanık olarak getirilirken Anne Fatma Gümüşel ise mazeret bildirerek duruşmaya katılmadı.

    Duruşmaların ‘genel ahlak’ gerekçesiyle kapalı görülmesine karar veren mahkeme heyeti, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın katılma talebi dışında baroların ve sivil toplum kuruluşlarının davaya katılma talebini reddetti.

    KANUN NEREDE, ANKARA’DA MI?”

    Avukat Ömer Kavili, müdahillik taleplerini sorarak duruşmayı başlatan mahkeme başkanına önce duruşmanın başlatılması ve mütalaanın verilmesi gerektiğini belirterek itiraz etti. Bazı avukatlar mahkemenin usule uygun yapıldığı zaman müdahillik talebinde bulunacağını söyledi. Avukat Ömer Kavilli, mahkeme başkanına doğru seslenerek, “Önce müdahillik taleplerini alarak salonu mu boşaltacaksınız? Kanun nerde, Ankara’da mı? Kanunsuzluktur. Savcıyı uyarıyorum” dedi. Mahkeme başkanı Akdağ, Kavilli’ye “Niye kızıyorsunuz? Kanun hiçbir yerde değil. Sözlerinize dikkat edin” yanıtını verdi. Ancak tüm itirazlara rağmen hakim müdahillik taleplerini almaya devam ederek mütalaanın okunmasını talep etmedi. Avukatlar alkışlarla yaşanan durumu ve mahkeme heyetini protesto etti.

    İtirazlar sonucunda mahkeme heyeti SEGBİS kaydını açtı. Savcının okuması gereken iddianameyi mahkeme başkanı okudu.

    YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ

    Mütalaasını açıklayan iddia makamı, duruşmaya gizlilik kararı getirilmesini ve kapalı yapılmasını talep etti. Mahkeme, suçtan zarar görme ihtimaline binaen duruşmanın kapalı yapılmasına ve yayın yasağı getirilmesine karar verdi. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın müdahil olma talebi dışındaki tüm talepler reddedildi.

    Görülen duruşma sonunda mahkeme heyeti, Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel’in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşmayı 27 Şubat 2023 tarihine erteledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Tarikatta çocuğa tecavüz skandalında Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel adliyeye sevk edildi

    Tarikatta çocuğa tecavüz skandalında Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel adliyeye sevk edildi

    H.K.G.’nin 6 yaşında ‘evlendirilip’ istismara maruz bırakılmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan tarikat müridi Kadir İstekli ve baba Yusuf Ziya Gümüşel işlemleri bittikten sonra adliyeye sevk edildi.

    İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin 6 yaşında ‘evlendirilip’ istismara maruz bırakılmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan H.K.G.’nin babası Yusuf Ziya Gümüşel ile ‘evlendirildiği’ Kadir İstekli emniyetteki işlemlerin tamamlanmasından sonra adliyeye sevk edildi

    İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin 6 yaşında ‘evlendirilip’ istismara maruz bırakılmasına ilişkin soruşturmada, Yusuf Ziya Gümüşel ile evlilik adı altında çocuğa yıllarca tecavüz eden Kadir İstekli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Kadir İstekli Pendik’te gözaltına alındı.

    6 yaşındaki kız çocuğu H.K.G.’nin istismarı ile ilgili iddianame geçtiğimiz günlerde kabul edildi. İddianamede Kadir İstekli hakkında 30 yıldan az olmamak, baba Yusuf Ziya Gümüşel ve anne Fatıma Gümüşel hakkında da 18 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası istendi. H.K.G. ve Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı tarafından tutuksuz sanıklar Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel hakkında tutuklama talep edildi.

    TUTUKLAMAYA YÖNELİK YAKALAMA KARARI ÇIKARTILDI

    İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel hakkında üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, atılı suçun katalog suçlardan olması, bilirkişi raporu, bu suç için yasada ön görülen alt ve üst sınırları, bu nedenle oluşan kaçma şüphesi ve mevcut delil durumu nedeniyle ayrı ayrı tutuklanmalarına yönelik haklarında yakalama emri çıkartılmasına karar verdi.

    H.K.G. İÇİN AKIL SAĞLIGI RAPORU İSTENDİ

    Ayrıca mahkeme H.K.G.’nin akıl sağlığının yerinde olup olmadığına dair rapor alınmasını istedi.

    Karar sonrası polis, şüphelileri yakalamak için Sancaktepe’de bulunan Hiranur Vakfı’na geldi. Ancak şüpheliler, adreste bulunamayınca polisler ayrıldı. Kadir İstekli Pendik’te gözaltına alındı. Daha sonra ise baba Yusuf Ziya Gümüşel gözaltına alındı.

    Emniyetteki işlemleri tamamlanan Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel adliyeye sevk edidi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tarikatta 6 yaşındaki çocuğa tecavüz skandalında yakalama kararı

    Tarikatta 6 yaşındaki çocuğa tecavüz skandalında yakalama kararı

    Türkiye’de infial yaratan ‘tarikatta 6 yaşındaki çocuğa cinsel istismar’ skandalında yeni bir gelişme yaşandı. Kadir İstekli ve Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel hakkında tutuklanmaları talebiyle yakalama kararı verildi.

    İsmailağa cemaatine bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in, kızı H.K.G.’yi henüz 6 yaşındayken imam nikâhıyla ‘evlendirmesi’ ve çocuğun yıllarca cinsel istismara maruz bırakılması infial yarattı.

    Kamuoyundaki tepkilerin ardından olaya bakanlıklar müdahil oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı duruşma gününün daha erkene çekilebilmesi için talepte bulundu. Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi talebi uygun buldu.

    Kadir İstekli, baba Yusuf Ziya Gümüşel ve anne Fatıma Gümüşel’in hâkim karşısına çıkacağı ilk duruşma, 22 Mayıs 2023’ten, 30 Ocak 2023’e alındı.

    YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI

    Son olarak, 6 yaşındaki çocuğun istismarına ilişkin Kadir İstekli ve Yusuf Ziya Gümüşel hakkında tutuklanmaları talebiyle ‘yakalama kararı’ verildi.

    Anne Hatice Kübra Gümüşel hakkında ise ruh sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde rapor aldırılmasına hükmedildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Cemaatte 6 yaşındaki çocuğa istismar skandalında duruşma tarihi öne alındı

    Cemaatte 6 yaşındaki çocuğa istismar skandalında duruşma tarihi öne alındı

     İnfial yaratan ‘cemaatte 6 yaşındaki çocuğa cinsel istismar’ skandalında iddianame kabul edilirken, ilk duruşma tarihi ise 22 Mayıs 2023 olarak belirlenmişti. Kamuoyundaki tepkilerin ardından davanın ilk duruşması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın talebi üzerine 30 Ocak 2023 tarihine çekildi.

    İsmailağa cemaatine bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in, kızı H.K.G.’yi henüz 6 yaşındayken imam nikâhıyla ‘evlendirmesi’ ve çocuğun yıllarca cinsel istismara maruz bırakılması, Türkiye gündemindeki yerini koruyor.

    Kadir İstekli’nin, Gümüşel’in kızı H.K.G.’yi 6 yaşındayken istismar ettiği ve H.K.G’nin anne ve babasının da istismara izin verdiği iddialarına ilişkin iddianame kabul edilmişti. İlk duruşma günü 22 Mayıs olarak açıklanmıştı.

    TUTUKLAMA TALEP EDİLMİŞTİ 

    Olayla ilgili H.K.G.’nin avukatı tarafından tutuksuz sanıklar Kadir İstekli, Yusuf Ziya Gümüşel ve Fatıma Gümüşel hakkında tutuklama talep edilmişti. H.K.G.’nin avukatı ayrıca dosyaya da gizlilik kararı verilmesini istemişti.

    BAKANLIK TALEP ETTİ, DURUŞMA TARİHİ ÖNE ALINDI

    Kamuoyundaki tepkilerin ardından olaya, bakanlıklar müdahil oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı duruşma gününün daha erkene çekilebilmesi için talepte bulundu. Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi talebi uygun buldu.

    Kadir İstekli, baba Yusuf Ziya Gümüşel ve anne Fatıma Gümüşel’in hâkim karşısına çıkacağı ilk duruşma, 22 Mayıs 2023’ten, 30 Ocak 2023’e alındı.

    MAHKEME TALİMAT YAZISI YAZDI

    Mahkeme, sanıklar Fatıma Gümüşel ve Yusuf Ziya Gümüşel’in savunmalarının Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile alınması için Sapanca Asliye Ceza Mahkemesi’ne talimat yazısı yazdı.

    Sanıklar Yusuf Ziya Gümüşel ve Fatıma Gümüşel için ek yazı yazılarak yeni duruşma gününün bildirilmesi için tebligat çıkarılmasını istedi. Aynı şekilde diğer sanık Kadir İstekli ve taraf avukatlarına da yeni duruşma gününü öğrenmesi için davetiye çıkarılmasına karar verildi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul’da 6 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunulduğu iddiası üzerine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılmıştı.

    Soruşturma sonucunda hazırlanan ve Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, sanık Kadir İ’nin “nitelikli cinsel saldırı” ve “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçlarından 30 yıldan az olmamak üzere, diğer sanıklar Yusuf Ziya G. ve Fatıma G’nin de “çocuğun nitelikli cinsel istismara iştirak” suçundan 18 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması istenmişti.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanı sıfatıyla 6 yaşındaki kız çocuğunun cinsel istismarına yönelik iddialarla ilgili 2012’de hukuka aykırı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiği iddia edilen cumhuriyet savcısı hakkında HSK’ye inceleme izni vermişti.

    Bunun üzerine savcı hakkında HSK Birinci Dairesi tarafından inceleme başlatılmış ve müfettiş görevlendirilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tutuklanmamaya tepkiler yükselirken savcıdan yanıt: Mahkeme bu şekilde takdir etmiş!

    Tutuklanmamaya tepkiler yükselirken savcıdan yanıt: Mahkeme bu şekilde takdir etmiş!

    6 yaşında imam nikahıyla evlendirilen H.K.G’nin istismara uğradığını söylemesinin ardından açılan davada hiçbir tutuklu sanığın olmamasına tepkiler yükseliyor. Bu sırada savcının 2020’de iki kez 2 sanık hakkında da tutuklama talep ettiği ancak mahkemenin reddettiği ortaya çıktı.

    6 yaşında dini nikahının kıyıldığı ve sistematik tecavüze uğradığı gerekçesiyle adli makamlara başvuran H.K.G’nin şikayetinin ardından başlatılan soruşturma geçen günlerde bitti.
    Hem İsmailağa cemaatine bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu olan baba Yusuf Ziya Gümüşel, hem anne F.G. hem de çocuk yaşta evlendirildiği Kadir İstekli hakkında dava açıldı. Davanın ilk duruşması, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 22 Mayıs 2023’te görülecek

    Independent Türkçe’den Cihat Arpacık’ın haberine göre H.K.G., 30 Kasım 2020’de İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak yaşadıklarını anlattı ve elindeki ses kayıtlarını adli makamlara verdi. Savcı tutuklama talep etti, hakim adli kontrol uyguladı Soruşturma başladıktan sonra savcı, baba ve Kadir İstekli adlı şahsıi tutuklama istemiyle sulh ceza hakimine sevk etti.

    Ancak mahkeme talebi reddetti ve 2 şüpheli hakkında adli kontrol uygulanmasına hükmetti. Savcılık bu duruma itiraz etse de hakimin kararı değişmedi.

    Soruşturma 2 yıl sonra, Cumhuriyet Savcısı Ercan Ateş’in iddianameyi tamamlamasıyla davaya dönüştü.

    SAVCININ SÖZLERİ

    İddianameyi yazan savcının, yakın çevresine dosyada neden tutuklu sanığın olmadığını şu sözlerle anlattığı belirtildi:

    “Bu iki yıllık bir dosya ama bana yeni devredilmişti. Soruşturmaya bakan ilk savcı arkadaş, hem baba Y.Z.G hem de K.İ’yi tutuklamaya sevk etmiş ama talep sulh ceza hakimi tarafından reddedilmiş. Ret kararına itiraz etmiş ama o da reddedilmiş. Ben dosyayı görünce iyi bir şekilde iddianame yazmaya öncelik verip dava açtım. Davaya bakacak ağır ceza mahkemesinin iddianameyi kabul ettikten sonra tensip ile tutuklama kararı vereceğini tahmin ediyordum ama bu şekilde takdir etmişler.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Meclis’te Hiranur Vakfı’nda istismar tartışması: Acısı hasıraltı edilen kaç çocuk var?

    Meclis’te Hiranur Vakfı’nda istismar tartışması: Acısı hasıraltı edilen kaç çocuk var?

    H.K.G.’nin 6 yaşındayken sistematik cinsel saldırıya maruz kalmasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın görevini yerine getirmediğini belirten HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “İktidar sorumludur” dedi. CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da, “Acısı hasıraltı edilen kaç çocuk var?” diye sordu.

    İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızı H.K.G.’nin müridi Kadir İstekli ile evlendirmesi ve sistematik tecavüze maruz bırakılması bütçe görüşmelerinin sürdüğü Meclis Genel Kurulu’nda gerilime neden oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın olaydan 2020 yılından bu yana haberdar olmasına tepki gösteren muhalefet partileri, iktidarın olaydaki sorumluluğuna dikkat çektiler.

    ENGİN ÖZKOÇ: ACISI HASIRALTI EDİLEN KAÇ ÇOCUK VAR?

    CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, H.K.G’nin zorla evlendirilmesi ve sistematik cinsel saldırıya maruz kalmasıyla ilgili deliller ve ses kayıtları olmasına rağmen iddianamenin 2 yılda hazırlandığını belirterek, ancak olayla ilgili kimsenin tutuklanmadığını söyledi. Aile Bakanlığı’nın iki yıldır görevini yerine getirmediğini dile getiren Özkoç, “Acısı hasıraltı edilen kaç çocuk var?” diye sordu.

    AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, 2020’de olayın kendilerine intikal ettiğini itiraf eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya müdahil olmasını hatırlatarak, mağdurun korunması üzerinden savunmada bulundu.

    BEŞTAŞ: BAKANLIK BİLİYORDU, AKP’NİN BİLMESİ GEREKİYORDU

    HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, yaşanan olayın Türkiye’nin en önemli sorunu olduğunu belirterek, “Önceki gün Aile Bakanı buradaydı, olay açığa çıktığından beri Timur Soykan’ın bu olayın bütün ayrıntılarını açıklamasından önce Türkiye toplumu 6 yaşındaki çocuğun sistematik bir şekilde hem de evlilik kisvesi altında nasıl istismar edildiğini bilmiyordu. Bilmiyorduk, Türkiye toplumu, partiler bilmiyordu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı biliyordu, AKP’nin bilmesi gerekiyordu. Şu anda önümüzde somut bir tablo var. Tarikatla ilgili, cemaatle ilgili, o sapık eşle ilgili, baba ile ilgili, aile ile ilgili bir koruma ve aklama var. Bir cezasızlık var. Aile Bakanı ‘2020’den beri bu olayı biliyoruz’ dedi. Biz söylemedik, kendisi itiraf etti. İkinci söz aldığında, ‘böyle bir sorumluluğumuz yok’ dedi. Halbuki konuk evinde tutulan genç bir kadın, ifadesini vermiş, tıpkı doktorlara gidildiğinde anemnez gibi konuk evlerinde de o mağduru oraya getiren vakalar anlatılır. ‘Biz kızı koruma altına aldık, onu gizledik, gizliliğine halel getirmedik’ diyor” diye konuştu.

    MECLİSİN DAHA ÖNMELİ BİR GÖREVİ YOK”

    Beştaş şöyle devam etti:

    “Onu 6 yaşında evlendiren, 13 yaşında resmileştiren dini nikahla, doktorun fark etmesiyle, savcılığa sevk edilmesi gereken bir vakada aile bakanı korumuştur. Milli Eğitim Bakanı cemaatlerle protokol yapmaya devam ediyor. Hala İsmailağa Cemaati Hiranur Vakfı ile ilgili bir işlem var mı açıklama yok. iki yıldır korunan, saklanan, bir meselede ‘biz gereğini yapacağız’ diyor. Biz bunu konuşurken, acaba kaç çocuk bu istismara maruz kalıyor. ‘Siyasetin görevi değil’ diyor aile bakanı, bu Meclis’in daha önemli bir görevi yok. Çocuklarımıza bu saldırıları yapanların peşine düşmeyeceksek, toplumu korumayacaksak, siyaset niye var. Yere batsın böyle siyaset. Biz bu sorumlulukla bu meselenin peşini bırakmayacağız. Komisyon kurmaya karar aldık, ortaklaşa bütün partiler ama bu cezasızlık koruma, aklama, saklama yaklaşımını mahkum ediyoruz.”

    AKP’li Grup Başkanvekili Turan, yeniden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını savunarak, “Aile bakanının görevi mağduru ifşa değil” diyerek, olayın basında yer alan boyutlarıyla bilindiğini söyledi.

    İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, iktidarın olaydaki sorumluluğuna işaret ederek, “Kim iktidarda? Bu ülkeyi 20 yıldır kim yönetiyor? Devlet suçluyu koruyor” dedi.

    BEŞTAŞ: SORUMLUSU İKTİDARDIR

    HDP’li Beştaş, “Bu mesele dindar insanların incinmesi meselesine indirgenemez. Onlarca dindar insan da bundan rahatsız. Aile bakanının ifşa etme görevi yok dedi. Biz basına ilan versin demedik. Aile bakanının görevi savcılığa giden bir dosyada müdahil olmaktır, suçun korunmamasını sağlamaktır, mağduru korumaktır, faillerin yargılanmasını sağlamaktır. Şuanda bunların hiç birini yapmadı. Aile bakanı da iktidar da görevini yapmamıştır. Mağdur iki yıldır koruma altına alındığı halde failler ellerini kollarını sallayarak dolaşmışlardır. Bunun müsebbibi de AKP iktidarıdır” şeklinde konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Kaya, tarikatta çocuğa istismarı Adalet Bakanı’na sordu: Soruşturma başlatılacak mı?

    CHP’li Kaya, tarikatta çocuğa istismarı Adalet Bakanı’na sordu: Soruşturma başlatılacak mı?

    PİRHA- CHP Milletvekili Yıldırım Kaya, İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’yi 6 yaşında evlendirme adı altında tecavüze maruz bırakmasını Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a sordu. Kaya, “H.K.G.’nin doğum belgesini istemeden, direk kemik testi isteyenler hakkında inceleme, soruşturma başlatılacak mıdır? Cemaat ve tarikatların elindeki çoluklar için Bakanlığınız bir çalışma yürütmekte midir?” dedi. 

    ‘6 yaşında evlendirilip tecavüze maruz kalan çocuğu korumak için yargı görevini yapmadı’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi.

    “ŞİKAYETÇİ OLUNMASINA RAĞMEN DAVA AÇILMAMIŞ”

    Kaya Meclis’e sunduğu önergede şu ifadelere yer verdi:

    “İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’yi 6 yaşında imam nikahıyla evlendirmesi sonucu, çocuğa çocukluğu boyunca tecavüz edilmiştir. H.K.G., hastaneye gittiğinde, doktorunun çocuğun cinsel istismara uğradığını ihbarı sonucu dava açılmıştır. Ancak yargı görevini tam anlamıyla yapmadığı için, çocuğa istismar yıllarca devam etmiştir. Ayrıca mağdur H.K.G.’nin delilleriyle birlikte şikayetçi olmasına rağmen iki yıl boyunca dava açılmamıştır.

    Bu bilgiler kapsamında;

    1. H.K.G.’nin doğum belgesini istemeden, direk kemik testi isteyenler hakkında inceleme, soruşturma başlatılacak mıdır?
    2. Savcılığın, kemik testi sahteciliğiyle ilgili suç duyurusunda bulunmasına rağmen, iki yıl boyunca dava açmayanlar hakkında inceleme|soruşturma başlatılacak mıdır?
    3. Cemaat ve tarikatların elindeki çoluklar için Bakanlığınız bir çalışma yürütmekte midir?
    4. Cemaat ve tarikatların baskısıyla okula gönderilmeyen kız çocukları için Bakanlığınız ne yapmaktadır?
    5. Bakanlığınızın; İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı ya da başka cemaatlere bağlı vakıflarla imzaladığı protokoller var mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Kayışoğlu: Cemaat ve tarikatların milli eğitimle iş birliğini biliyoruz; karanlığa teslim olmayacağız!

    Kayışoğlu: Cemaat ve tarikatların milli eğitimle iş birliğini biliyoruz; karanlığa teslim olmayacağız!

    PİRHA-Eğitim-Sen İstanbul 1 Nolu Şubesi Kadın Sekreteri Pınar Kayışoğlu, Bursa’da Alevilere yönelik yapılan nefret söylemi ile Hiranur Vakfı’nda kız çocuğunun 6 yaşında evlendirilmesi ve cinsel istismara maruz bırakılmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Kayışoğlu, “Cemaat ve tarikatların nasıl milli eğitimle iş birliği yaptığını biliyoruz. Varlıklarının nasıl meşrulaştığı, çocukların nasıl psikolojik ve fiziksel şiddete maruz bırakıldıklarını görüyoruz. Bu karanlığa teslim olmayacağız” dedi.

    Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz sınıfta “Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil” ifadelerini kullandı.

    Alevilere yönelik nefret söyleminin ardından Mehtap Cengiz hakkında suç duyurusunda bulunulurken, sadece okul yeri değiştirildi.

    Eğitim-Sen İstanbul 1 Nolu Şube Kadın Sekreteri Pınar Kayışoğlu, yaşanan nefret söylemi ile İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızını 6 yaşında evlendirmesi ve kadının çocukluğu boyunca cinsel istismara uğramasına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ZORUNLU DİN DERSLERİ VİCDAN HÜRRİYETİNE AYKIRI”

    Zorunlu din dersi uygulamasının din ve vicdan hürriyetine aykırı olduğunu söyleyen Kayışoğlu şunları söyledi:

    “Zorunlu din dersi uygulaması çocukların birey olmada din ve vicdan hürriyetine aykırıdır. Sonuçları, dezavantajlı kimliklerin varoluşunu yok saymak üzerinedir. Zorunlu din dersi laik, demokratik ve bilimsel bir eğitimde olmamalı. Seçmeli din dersleri ile birlikte eğitimde dinci ve gerici, tek din, tek mezhep politikasının uygulanmaya çalışıldığını biliyoruz. Her ne kadar Din kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi laik çerçevede oluşturuluyor dese de hükümet; müfredata baktığımızda Sünni/Hanefi İslam’ın bu dersin konularını oluşturduğunu görebiliyoruz.

    “EĞİTİM ALANI HÜKÜMETİN ARKA MUTFAĞINA DÖNÜŞTÜ”

    Devletin parti, partinin de devletleşmesi ile beraber insanlar üzerinde kurduğu baskının eğitime de yansımasıyla canımızı yakılmaya başladı. AKP yalnız tek din ve tek mezhep ile değil toplumun birçok kimliğini yok sayıyor. Erkek devlet politikalarını eleştiriyoruz. Sorunların temelinde de aslında biraz erkek bakış açısı yatıyor. Devlet politikalarının erkekleşmesi, otoriterleşmesi. Bunu eğitimde de görüyoruz. Öğretmenler odasında da görüyoruz. Açığa almalar, işten çıkarmalar gibi uygulamalar ile aslında öğretmenler büyük bir psikolojik şiddet ile karşı karşıya. İnsanlar aslında ekmeğiyle terbiye edilmeye çalışılıyor. Baktığımız zaman ise ilahiyat ve din kültürü öğretmenlerinin ne kadar atandığını görüyoruz. Diğer branşlardaki ihtiyaca rağmen öğretmenlerin atanmadığını da görüyoruz. Eğitim alanının aslında hükümet politikalarının uygulandığı arka mutfağa dönüştüğü ortada.”

    “BU KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ”

    İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızını 6 yaşındayken evlendirme adı altında cinsel istismara maruz bırakmasının ortaya çıkmasının ardından yaşananlara da değinen Pınar Kayışoğlu, “Cemaat ve tarikatların nasıl milli eğitimle iş birliği yaptığını biliyoruz. Varlıklarının nasıl meşrulaştığı, çocukların nasıl psikolojik ve fiziksel şiddete maruz bırakıldıklarını görüyoruz. Fakat buna rağmen milli eğitim koruyucu tedbir almak yerine birçok dini vakıf ve cemaat ile iş birliği içerisinde oldu” dedi.

    “1,5 MİLYON KIZ ÇOCUĞU EĞİTİMDEN UZAK TUTULUYOR”

    “6 yaşındaki bir kız çocuğunun evlendirilmesi ve uzun yıllar istismara maruz bırakıldığını duyduktan sonra bizim de tüylerimiz diken diken oldu” diyen Kayışoğlu, “Bu karanlığa teslim olmayacağız. En az 1,5 milyon kız çocuğu eğitimden uzak tutuluyor. Erkeklere oranla yüzde 60 daha fazla. Neden bunun önüne geçilmiyor? Hükümet önüne geçmek yerine bunu meşrulaştıran yerler ile iş birliği yapıyor.”

    PİRHA/İSTANBUL