Etiket: cumhurbaşkanı erdoğan

  • Erdoğan, Türkiye’nin en önemli doğa koruma kurumunu kapatıyor

    Erdoğan, Türkiye’nin en önemli doğa koruma kurumunu kapatıyor

    PİRHA – Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi taslağına göre, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü kapatılıyor.

    Türkiye’nin doğal varlıklarının korunması konusunda önemli anayasal kurumlardan biri olan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) kapatılıyor.

    Yusuf Yavuz’un Odatv’de yer alan haberine göre, geçtiğimiz yıl yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde yapılması planlanan değişiklikle ilgili hazırlanan taslağa göre Cumhuriyet döneminin en deneyimli doğa koruma uzmanlarını bünyesinde barındıran DKMP kapatılarak, Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde üç ayrı daire başkanlığı içinde eritilecek.

    ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BÜNYESİNE ALINACAK

    Eski Çevre ve Orman Bakanı ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu dönemlerinde atılan adımlarla içi boşaltılan DKMP, şimdi de tamamen kapatılıyor. Bununla ilgili hazırlanan yasal düzenleme, Cumhurbaşkanlığına gönderildi. Tam adı “Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” olan taslağın 5. maddesi, Temmuz 2018’de 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde değişiklik yapılmasını öngörüyor.

    Hazırlanan taslağa göre, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürlüğü ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü kapatılacak. Kapatılan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesinde üç ayrı daire başkanlığı olarak dağıtılacak. Kurumun tüm mal varlığı OGM’ye aktarılırken yürütülen projeler de bu kurumun uhdesine geçecek. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile Çöleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlükleri ise yatırımcı ve inşaatçı bir kuruluş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) bünyesinde daire başkanlıklarına dönüştürülecek.

    KURUMUN SORUMLU OLDUĞU ALAN BELÇİKA’DAN BÜYÜK

    Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri çerçevesinde özetle; biyolojik çeşitliliğin korunması ve iyileştirilmesi, avcılığın düzenlenmesi ve yaban hayatının korunarak geliştirilmesi, hayvanların korunması ile ilgili iş ve işlemlerde tüm ülke genelinde faaliyet gösteren bir kamu kuruluşu. Kurumun sorumluluğunda bulunan korunan alanların yüz ölçümü, 3 milyon 120 bin 160 hektar. DKMP Genel Müdürlüğü’nün koruma sorumluluğu altındaki alanların toplamı, yüz ölçümü 3 milyon 68 bin 800 hektar olan Belçika’dan daha büyük.

    TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ DOĞA KORUMA KURUMU

    Türkiye’nin en önemli doğa koruma kurumlarından biri olan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 1958 yılından bu yana çeşitli bakanlıkların bünyesinde hizmet veriyor. Milli Parklar, Tabiat Parkları, sulak alanlar ve yaban hayvanlarının korunmasından sorumlu olan kurum, aynı zamanda Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin korunması için çalışmalar yürütüyor. Türkiye’nin taraf olduğu UNESCO, RAMSAR ve Barselona sözleşmeleri ile GEF (Küresel Çevre Fonu) gibi projelerin yükümlülüklerini de Türkiye adına yürüten DKMP, doğa koruma konusunda yetiştirdiği uzman kadrolarıyla bu konuda önemli bir bilgi birikimine sahip.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir Barosundan Yargıtay’ın “Saray” davetine ret

    İzmir Barosundan Yargıtay’ın “Saray” davetine ret

    PİRHA – İzmir Barosu tarafından Saray’da yapılacak olan yeni adli yıl açılış töreni için Yargıtay’ın gönderdiği davet yazısına ret cevabı verildi.

    Yargıtay’ın 2 Eylül’de yapılacak olan yeni adli yıl açılış törenine ilişkin davetine İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel imzasıyla verilen yanıtta, “Bir kişi rahatsız olduğu için, Türkiye Barolar Birliği Başkanının adli yıl açılış törenlerinde konuşma yapmasının önüne geçmek amacıyla yasa değişikliği yapanların salonlarında, avukatları dinleyici olarak törene çağırmanızı ancak naiflik olarak adlandırabiliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

    İzmir Barosunun verdiği yanıtta, “Siyasi kararlarla, mesleki faaliyetlerini gerekçe göstererek yüzlerce mensubunu tutsak ettiğiniz onurlu bir mesleğin temsilcileri olarak, yaptığınız nazik daveti geri çevirmek zorunda olduğumuzu bildiriyoruz. Bize kalırsa, siz de o salona gitmeyin.” denildi.

    “BİZE KALIRSA SİZ DE O SALONA GİTMEYİN”

    İzmir Barosunun Yargıtay’a cevap verdiği metin şöyle;

    “Bize kalırsa, siz de o salona gitmeyin. Çünkü yapacağınız konuşmada muhtemelen, yargının bağımsızlığından ve tarafsızlığından bahsedeceksiniz. Hak mücadelesi veren binlerce kişinin cezaevlerinde olduğunu bilmenize rağmen; kişi özgürlüğü ve güvenliğinden, ifade özgürlüğünden, adil yargılanma hakkından, basın hürriyetinden dem vuracaksınız. Kimseden emir ve talimat almadığınızı, hukuktan üstün hiçbir şey tanımadığınızı, üstünlerin hukukunu reddettiğinizi, üstüne basa basa tekrarlayacaksınız. Peki nerede? Yürütmenin başının yaşadığı sarayın salonunda.

    Bizler, insan haklarının korunduğu ve geliştirildiği, hukukun yok sayılmadığı, yargının siyasi iktidarın güdümünden çıktığı günlerde, tam bağımsız bir yargı teşkilatının ev sahipliğinde yapılacak bir törene katılımı, savunduğumuz değerlere daha uygun görüyor ve bu günü umutla bekliyoruz.

    Biz avukatlar, yargı bağımsızlığı için tarih boyunca mücadele ettik. Yeni adli yılda da bağımsızlığımızdan aldığımız güç ve tarihimizden gelen kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Halkın zerre kadar güven duymadığı bir yargı sisteminin parçası olmamak için sizlerin de ‘kendinizi özgürleştirmenizi’ temenni ederiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdoğan, 5 ile yeni milli eğitim müdürü atadı

    Erdoğan, 5 ile yeni milli eğitim müdürü atadı

    PİRHA – AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’na ilişkin atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Yakup Karaca görevden alınarak yerine Rıdvan Duran getirildi. Rıdvan Duran’ın gazetecileri fişleyen SETA’nın genel koordinatörü Burhanettin Duran’ın kardeşi olduğu öğrenildi.

    Yayımlanan atama kararlarına göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Ebubekir Gizligider atandı.

    Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdür Yardımcılığına Ali Mazak, Bütçe ve Mali Hizmetler Genel Müdür Yardımcılığına Cengiz Dişli, Personel Genel Müdür Yardımcılığına ise Cengiz Karaman getirildi.

    Ağrı, Çanakkale, Giresun, Erzurum ve Kırıkkale’ye yeni il milli eğitim müdürleri atandı.

    Buna göre, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Mehmet Faruk Tekin, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Ferhat Yılmaz, Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Ertuğrul Tosunoğlu, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Salih Kaygusuz, Kırıkkale İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ise Yusuf Tüfekçi getirildi.

    Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürü Abdülkadir Karabulut görevden alınarak yerine Selami Ersen atandı.

    BASIN İLAN KURUMU GENEL MÜDÜRÜ; SETA’NIN GENEL KOORDİNATÖRÜNÜN KARDEŞİ

    Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Yakup Karaca görevden alınarak yerine Rıdvan Duran getirildi. Rıdvan Duran’ın gazetecileri fişleyen SETA’nın genel koordinatörü Burhanettin Duran’ın kardeşi olduğu öğrenildi.

    Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne Genel Müdür Yardımcısı Bahri Kesici atandı. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Mehmet Faruk Tekin, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Ferhat Yılmaz, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Salih Kaygusuz, Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Ertuğrul Tosunoğlu ve Kırıkkale İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Yusuf Tüfekçi getirildi.

    Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürü Abdulkadir Karabulut da görevden alındı. Karabulut’un yerine Selami Ersen görevlendirildi.

    Bahçeşehir Üniversitesi Rektörlüğüne ise Prof. Dr. Şirin Karadeniz Oran atandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Diyanet’in sermayesi arttırıldı

    Diyanet’in sermayesi arttırıldı

    Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Döner Sermaye İşletmesine tahsis edilen sermaye 80 milyon liraya çıkarıldı.

    Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Döner Sermaye İşletmesine tahsis edilen sermayenin 80 milyon liraya çıkarılmasına ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlandı.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre, Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Döner Sermaye İşletmesine tahsis edilen sermaye 80 milyon liraya çıkarıldı.

    Söz konusu karar, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 14’üncü maddesi gereğince verildi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Döner Sermaye İşletmesi’nin sermayesi en son 2015 yılında yüzde 100’lük bir artışla 40 milyon liraya çıkarılmıştı.

  • Erdoğan’ı AİHM’ye şikayet etti

    Erdoğan’ı AİHM’ye şikayet etti

    Gezi Direnişi sırasında polisin attığı biber gazı kapsülü ile ayağından yaralanan Aydın Aydoğan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, direnişe katılanlara hitaben söylediği sözler nedeniyle AİHM’ne şikayet etti.

    Gezi Direnişi sırasında polisin attığı biber gazı kapsülü ile ayağından yaralanan Aydın Aydoğan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, direnişe katılanlara hitaben söylediği sözler nedeniyle AİHM’ne şikayet etti.

    ‘’Halkı sosyal ,sınıf ve bölge üzerinden‘’ ayrıştırdığı iddiasıyla Erdoğan hakkında daha önce de suç duyurusunda bulunan Aydoğan, mahkemeden sonuç alamayınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu.

    Aydoğan, suç duyurusu hakkında şu ifadeleri kullandı:

    “Erdoğan altı yıldır geziyi terörle ilişkilendirmek istiyor. Ben de bu olaylar sırasında yaralandım. Şu anda yüzde 45 engelliyim. Buna rağmen sayın Erdoğan çıkıp on milyon kişinin katıldığı halk eylemine katılanlara hakaretlerde bulunuyor. Cumhurbaşkanı hakkında daha önce de suç duyurusunda bulunmuştum. Bunun üzerine beni gözaltına altılar. Gözaltına alınma sürecim normal bir süreç değildi.

    İstanbul Emniyet Yardımcısı olduğu söylenen bir şahıs geldi. Bana ağza alınmayacak küfürler etti ve sen kimsin koskoca Cumhurbaşkanı’na suç duyurusunda bulunuyorsun dedi. İç hukuku tükettik, ülkede adalet yok, adalet sadece adliyelerin girişinde yazan bir şey. Olayı AİHM’ne taşıdım. Adalet yerini bulsun istiyorum.”

  • İlk kabine toplantısının ardından OHAL açıklaması

    İlk kabine toplantısının ardından OHAL açıklaması

    Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan ilk kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, OHAL’in 18 Temmuz’da kaldırılacağını hatırlatarak, “Çok çok olağanüstü tehditle karşılaşmamız durumunda OHAL mekanizması yeniden hayata geçirilebilir” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Saray’da yapıldı.

    Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin ilk toplantısının ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Önümüzdeki günlerde bakanlıklara üst düzey atamalar yapılacak” dedi.

    İlk toplantının önemli konu başlıklarından birinin ekonomi olduğunu söyleyen Kalın, “Bütçe disiplininin sağlanması, enflasyonla mücadele, gerekli yapısal reformların hayata geçirilmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bütçe disiplini, enflasyon ve yapısal reformlar ele alındı” diye konuştu.

    “OHAL YENİDEN HAYATA GEÇİRİLEBİLİR”

    “FETÖ ile mücadele kesintisiz devam edecek” diyen İbrahim Kalın, 18 Temmuz gecesi olağanüstü hal (OHAL) uygulamasının sona ereceğini hatırlatarak şunları söyledi:

    “Şu an itibarıyla 18 Temmuz’da OHAL’in sona erdirilmesi, mevcut yasalar ve kanunlar çerçevesinde terörle mücadelenin devamı öngörülüyor. Terörle mücadelede bir zaafa yol açabilir şeklinde kimsenin düşüncesi endişesi olmasın. Bu mücadele kararlı bir şekilde devam edecek. Çok çok olağanüstü bir tehditle karşılaşmamız durumunda OHAL mekanizması yeniden hayata geçirilebilir.”

  • Pir Dolu: Demokratikleşme olmadan verilecek yasal statüyü tanımıyoruz -VİDEO

    Pir Dolu: Demokratikleşme olmadan verilecek yasal statüyü tanımıyoruz -VİDEO

    PİRHA – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Alevilerin inanç yerlerine yasal statü vereceğiz’ söylemlerine tepki gösteren Ağuçan Ocağı Piri İnanç Dolu, “16 yıldır iktidarda olan bir hükümet, bu hükümetin başbakanlığını yapmış sonrasında da cumhurbaşkanlığı yapan Erdoğan’ın söylemini seçime yönelik bir söylem olarak algılıyoruz” dedi.

    Ağuçan Ocağı Pirlerinden İnanç Dolu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Cemevlerine yasal statü vereceğiz’ söylemlerine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Pir Dolu, “Öncelikle 16 yıldır iktidarda olan bir hükümet, bu hükümetin başbakanlığını yapmış sonrasında da cumhurbaşkanlığı yapan Erdoğan’ın söylemini seçime yönelik bir söylem olarak algılıyoruz. Elbette tüm dünyada var olan tüm inançlar, yaşadıkları bütün ülkelerde yasal statüyü hak ediyorlardır. Aleviler de Türkiye’de cemevlerinin yasal statüye alınmasını hak ediyorlar ve Alevilerin temel taleplerinden biri de budur” ifadelerini kullandı.

    “SEÇİM VAADİ OLMAKTAN İLERİYE GİTMİYOR”

    Ama seçimler yaklaşırken siyasetçilerin söylediği sözler, seçim vaadi olmaktan daha ileriye gitmiyor. Çünkü daha önce de Alevi açılımı, Roman açılımı, Kürt açılımı gibi başarısız olunmuş bir süreç görmüştük bu ülkede” diye konuşan Pir Dolu, şunları kaydetti:

    “Biz siyasilerin seçim önce vaatlerini ve seçimden sonra yaptıklarını çok iyi biliyoruz. Biz Alevilerin talepleri vardır ama; “siz şöyle ibadet ederseniz biz sizi yasal statüye alırız, siz bize oy verirseniz size yasal statü tanırız” söylemlerine Alevilerin karnı toktur. Aleviler artık kendilerinin var olduğunu anlatabilecek düzeydeler.”

    “EZİLENLER BİTMEDİKÇE ALEVİLER YASAL STATÜYE KAVUŞMAMALI”

    Pir Dolu, AKP’nin 16 yıllık iktidarında cemevlerine yönelik yaptırımlarına ilişkin şunları belirtti:

    “Yine bu iktidar döneminde değil midir ki cemevlerine yıkım kararları verildi, dedeler tutuklandı. Ama bazı dedeler Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talimatıyla Avrupa’ya görevlendirme adı altında gönderildi. Bizler biliyoruz ki bu görevlendirdikleri dedelere yasal statüyü tanıyacaklar. Onlar inanıyorlarsa onların olsun yasal statü. Türkiye tam anlamıyla demokratikleşmeden, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda bütün inançların temsiliyeti sağlanmadıkça bize gönderilecek bir yasal statüyü tanımıyoruz.

    İnançsal ve anadilde eğitim hakkını sağlasaydınız, zorunlu din derslerini kaldırsaydınız, biz de bu söylemleri seçim vaadi olarak algılamazdık.”

    Pir Dolu, “‘Cemevleri yasal statüye alınırsa, Alevi pirlerine maaş bağlanırsa’ gibi söylemler ile Aleviliğin alakası yoktur. Pirler, rızalık lokmasıyla hayatlarını devam ettirmelidirler. Aleviler iktidar olsalar bile yine muhalefet olmak zorundadırlar çünkü dünyada ezilenler, mazlumlar bitmedikçe Aleviler yasal statüye kavuşmamalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

    ELAZIĞ/PİRHA

  • ‘Sivas Katliamı davasında ‘hayırlı olsun’ lafı halen kulağımızda’-VİDEO

    ‘Sivas Katliamı davasında ‘hayırlı olsun’ lafı halen kulağımızda’-VİDEO

    PİRHA – Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim beyannamesinde ‘Cemevlerine yasal statü vereceğiz’ açıklamasına Hubyar Sultan Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Aydın Deniz tepki gösteri. Deniz, “AKP samimi ise AHİM’in aldığı cemevleri yasal statüye kavuşturulsun ve zorunlu din dersleri kaldırılsın kararlarını uygulamaya geçirsinler” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde seçim beyannamesini açıklamıştı. Beyannamede  ‘Cemevlerini yasal statüye kavuşturacağım’ maddesi Alevilerin tepkisini çekmişti.

    Konuyu PİRHA’ya değerlendiren Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, seçim vaadi olarak cemevlerinin yasal statüye kavuşturulmasının dillendirilmesinin Aleviler tarafından kabul görülmediğinin altını çizdi.

    Deniz, “AKP iktidarının özellikle son 16 yıllık geçmişinde, Alevilere olan yaklaşımını gördük. Dolayısıyla gerek Alevi açılımı, gerek sonraki pratikleri gerekse de toplumsal davalarımızdaki tavırları, özellikle Sivas Katliamı davasında hayırlı olsun lafı halen kulağımızda. Seçim çalışmalarında halen Alevileri  ötekileştirmeleri ve nefret söylemleriyle hareket ettikleri aklımızda” dedi.

    “AKP DÖNEMİNDE ALEVİLERİN TEK BİR KAZANIMI YOKTUR”

    Aydın Deniz, Alevi toplumuna yapılanların unutulmasının söz konusu olmadığını ve bütün bunlardan sonra seçim vadi olarak  cemevlerini yasal statüye kavuşturacağız sözüne Alevilerin inanmasının beklenmemesi gerektiğini söyledi.

    AKP hükumetinin 16 yıllık tecrübesi ve pratiğinde Alevilere yönelik tek bir kazanım olmadığını söyleyen Deniz, “Alevi çalıştayı sonrası yaptıkları Sivas Madımak’taki müze de utanç müzesi olmamıştır. Katillerin, ismi de hala orada yazılı duruyordur ve bunu da silmemişlerdir” ifadelerini kullandı.

    AKP’ye çağrıda bulunan Deniz, “Öncelikle samimiyetlerini göstermek istiyorlarsa AHİM’in aldığı ‘Cemevleri yasal statüye kavuşturulsun. Zorunlu din dersleri kaldırılsın’ kararını uygulamaya geçirsinler” dedi.

    Cebrail ASLAN – ANKARA

     

  • Alevi dedesinden AKP’ye tepki: Lütfen Alevileri kendinize güldürmeyin-VİDEO

    Alevi dedesinden AKP’ye tepki: Lütfen Alevileri kendinize güldürmeyin-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Yol Erkan Meclis üyesi Ali Haydar Kurt, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Cemevlerine yasal statü tanıyacağız’ söylemlerine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Kurt, “16 yıldır iktidarda olan bir hükümet cemevlerini yasal statüye kavuşturmuyor ve Alevilerin oylarını çekeriz babında cemevlerini yasal statüye kavuşturacağız vaadi veriyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Cemevlerine yasal statü vereceğiz’ söylemlerine bir tepki de Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Yol Erkan Meclis üyesi Ali Haydar Kurt’tan geldi.

    Kurt, “Bunlar aslında pek de yeni olan bir durum değil. Aslında Alevilerin, Alevi toplumunun alışık olduğu bir durum. 16 yıldır iktidarda olan bir hükümet 16 yıldır cemevlerini yasal statüye kavuşturmuyor ve yine her sene ve her seçim arifesinde olduğu gibi Alevilerin oylarını çekeriz babında inançtan girip inanç merkezlerini, inanç kurumlarını yasal statüye kavuşturacağız, diye bir vaat veriyor” ifadelerini kullandı.

    “16 YILDIR İKTİDARDASINIZ, ŞİMDİ Mİ AKLINIZA GELDİ?”

    “Ben bunu inandırıcı bulmuyorum. Neden? Çünkü bu yapılsa idi 16 yıl önce yapılırdı. Bu yapılsaydı bugün devlet eliyle dedeler, gri pasaport çıkarılıp devletin kendi güdümü ile yurtdışına yollanmazdı. Yani yasal statüye siz kavuşturacaksınız? diye konuşan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Numan Kurtulmuş başbakan yardımcısı idi. Ben İzmir bölgesinde hizmet ediyorum. İzmir bölgesine geldi orada Çiğli de bir cemevi var. Karakoldan bozma bir cemevi. Yine bir seçim arifesi idi. Referandum arifesiydi. Geldi ve dedi ki Alevilerin kutsalı olan 21 Mart Nevruzu Şah-ı Merdan Ali’nin doğum gününü artık rahatça kutlayacağız. Geçen sene buydu,  bu sene artık cemevlerini yasal statüye kavuşturacağız. Eğer siz 16 yıldır sürekli iktidarda iseniz şimdi mi aklınıza geldi? Lütfen insanları kendinize güldürmeyin.”

    “CÜMBÜŞ EVİ DEDİĞİ YERE YASAL STATÜ VERMEYE ÇALIŞIYOR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aday olduğu için cemevleri üzerinden siyaset yapmaya çalıştığını söyleyen Kurt, “Bundan 3 sene 5 sene önce cümbüş evi dedi şimdi de cümbüş evi dediği yere yasal statü vermeye çalışıyor. Bir tutarsızlık söz konusu. Alevi toplumu olarak biz Alevilerin hiçte umurunda değil. Kerbela’dan beri yok sayıyorsunuz, çeşitli katliamlara, çeşitli baskılara 2. sınıf insan muamelesine koyuyorsunuz. İş sizin rantınıza döndüğü zaman evet biz bütünleyiciyiz, biz kucaklayıcıyız, Aleviler de bizim kardeşimizdir diyorsunuz” şeklinde konuştu.

    Kurt, “Şunu da dedi Sayın Cumhurbaşkanı: Şah-ı Merdan’ı sevmek Alevilikse ben daha iyi Aleviyim. Sah-ı Merdanı sevmek elbette Aleviliktir ama Şah-ı Merdan’ın bilinci ile Şah-ı Merdan’ın direnci ile Şah-ı Merdan’ın onurlu duruşu ile Alevilik yoluna ikrar vermek Aleviliktir” diyerek sözlerini tamamladı.

    Turabi KİŞİN- Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • PSAKD: Siz kabul edin ya da etmeyin; Cemevleri ibadethanemizdir

    PSAKD: Siz kabul edin ya da etmeyin; Cemevleri ibadethanemizdir

    PİRHA – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Cemevlerine yasal statü vereceğiz’ söylemlerine ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi tepki açıklaması yayınladı. Açıklamada, “Cemevlerimizden, ibadethanemizden elinizi çekin. Biz Aleviler kendi haklarımızı kendi mücadelemizle söke söke alacağız” ifadeleri yer aldı.

    PSAKD Genel Merkezi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Cemevlerine yasal statü vereceğiz’ söylemlerine ilişkin açıklama gerçekleştirdi.

    ‘Cemevlerimizden, ibadethanemizden elinizi çekin’ başlıklı yazıda şu ifadeler yer aldı:

    “Sivas katillerinin avukatlarını belediye başkanı, milletvekili, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yaparak ödüllendiren, Sivas katillerinin kurtarıldığı zaman aşımı kararı için “Hayırlı olsun” diyen AKP Genel Başkanı seçim gündeme gelince Alevileri hatırladı ve Cemevlerine hukuki statü tanıyacaklarını söyledi. Birincisi siz ister tanıyın ister tanımayın Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. İkincisi zaten hukuki olarak da hem Türkiye hem de Uluslararası mahkemelerin kararlarıyla Cemevleri Alevilerin ibadethanesi olarak kabul edilmiştir. Bu anlamda yasal ve hukuki olarak ibadethane olduğu kabul edilen Cemevlerini ibadethane olarak kabul etmemekte ısrar eden AKP iktidarıdır.”

    “ALEVİLER GEREKEN CEVABI SANDIKTA VERECEKLERDİR”

    AKP iktidarı bu ikiyüzlü söylemlerle Alevilerin gözünü boyayıp 24 Haziran seçimleri öncesinde oy devşirmenin hesabını yapmaktadır. Ancak bu hesap tutmayacaktır. Tek adam rejimine dayalı inkarcı, tekçi ve faşizan bir anlayışa Alevilerin verecek oyu yoktur. Siyasal gericiliği toplumsal ve siyasal yaşamın tamamında hakim kılmayı amaçlayan, önemli ölçüde törpülenmiş olan laikliği bütünüyle yok etmeyi planlayan, seküler yaşam tarzını sistematik bir şekilde hedef alan; aklın, bilimin, eleştirinin ve özgür düşüncenin yerine kör inançları ve dinsel ön yargıları geçiren gerici bir eğitim sistemini toplumun bütün kesimlerine dayatan bir zihniyete Aleviler elbette gereken cevabı sandıkta vereceklerdir.

    Bu ülkede Alevilerin vergileriyle hiç gitmedikleri Camilerin masrafları karşılanıyor, arkalarında hiçbir zaman saf tutmadıkları imamların maaşları ödeniyor. Bu ülkede Alevi köylerine zorla Cami yapılıyor ama bu köylere yol yapılmıyor, elektrik verilmiyor ve hizmet götürülmüyor. Bütün mahkeme kararlarına rağmen Alevi çocuklarına zorla din dersi eğitimleri veriliyor.

    Kısacası Cemevlerini cümbüş evi olarak gören, Cemevlerimizi çeşitli şekillerde baskı altında tutan, sürekli elektrik ve su borcu bahanesiyle icraya veren AKP hükümetinin bu içi boş söylemlerini elbette ciddiye almıyoruz. Bu ülkede Alevilere dönük sistematik bir inkar, asimilasyon ve baskı politikası uygulanmaktadır. Bu kirli politikanın bugünkü mimarı ise AKP iktidarıdır. O yüzden AKP’nin bu tür içi boş göstermelik vaatlerinin bizim nezdimizde dikkate alınabilir hiçbir tarafı yoktur. Bu sadece seçime dönük olarak Alevilerin gözünü boyamayı amaçlayan bir hamledir. Aleviler elbette bu oyuna gelmeyeceklerdir. Aleviler tarihsel direniş ve mücadele geleneklerine uygun olarak AKP diktatörlüğünün gerici faşist zihniyetine karşı eşitlikten, özgürlükten, adaletten ve kardeşlikten yana tavır alacaklardır.

    “BİZ ALEVİLER, HAKLARIMIZI SÖKE SÖKE ALACAĞIZ”

    Açıklamada son olarak şunlar kaydedildi:

    “Eğer Cemevlerini Diyanet İşleri Başkanlığına bağlama gibi bir planınız varsa en başta bu plandan vazgeçin. Dişimizle, tırnağımızla emek verdiğimiz, hiçbir yerden yardım almadan kendi öz gücümüzle yaptığımız Cemevlerimizin Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlanmasını asla kabul etmeyiz. Bu girişimin sonuçları da çok ağır olur. Bu böyle bilinsin.

    Biz Aleviler kendi haklarımızı kendi mücadelemizle söke söke alacağız. Bugüne kadar bu yolda hiçbir bedel ödemekten kaçınmadık, bundan sonra da kaçınmayacağız. Siz kabul edin ya da etmeyin; Cemevleri ibadethanemizdir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Roboskililer: Adaletsizliğe son vermek için TAMAM

    Roboskililer: Adaletsizliğe son vermek için TAMAM

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Milletimiz tamam derse ancak o zaman biz kenara çekiliriz” sözlerine, adalet arayışlarının 332’inci haftasında cevap veren Roboskililer, “Adaletsizliğe son vermek için ‘TAMAM’ diyoruz” dedi. 

    Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde, savaş uçakları bombardımanı sonucu yaşamını yitiren 34 kişinin yakınları, adalet arayışlarının 332’nci haftasında kaybettikleri yakınlarını mezarları başında andı. Yağışlı havaya rağmen bir araya gelerek, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını taşıyan aileler adına Veli Encu açıklama yaptı.

    “ROBOSKİ ADALETSİZLİKTİR”

    Katliamın yaşandığı ilk gün gibi acıları ve öfkelerinin taze olduğunu belirten Encu, “Roboski bir daha yeri dolmayacak olan yitirdiklerimizin elimizde kalan anısıdır. Roboski, bu ülkede zalimin ne kadar zalim ve mazlumun ne kadar mazlum olduğunun en somut halidir. Roboski acı, keder, dert, ölüm, zulüm ve adaletsizliktir” dedi.

    Encu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisinin grup toplantısında söylediği, “Milletimiz tamam derse ancak o zaman biz kenara çekiliriz” ifadeleri üzerine bir süre önce sosyal medya hesapları üzerinden başlatılan “TAMAM” kampanyasına destek verdiklerini belirtti.

    “BİNLERCE KEZ  TAMAM”

    Encu, kampanyaya destek vermelerinin nedenlerini ise şu sözler ile sıraladı: “Çünkü; 34 insan öldü ve bu ülke bir gün sonra ancak duyabildi. Tazminat ile adeta kan parasını verip bizleri susturmak istediler. Kimse görevden alınmadı. Dava dosyası sumen altı  edilip soruşturmanın üstü kapatıldı. Köyümüze, bizlere yapılan baskılar, hukuksuzluklar bitmedi. Öz kardeşi ve 11 yakın akrabasını kaybeden Ferhat Encu cezaevine atıldı. Roboski mezarlığında devam eden acıya ve adaletsizliğe son vermek için ‘TAMAM’ diyoruz. Binlerce kez ‘TAMAM’ diyoruz.”

    Encu, son olarak asla yılgınlık göstermeden mücadelelerini sürdüreceklerinin altını çizdi. (HABER MERKEZİ)