Etiket: cumhurbaşkanlığı

  • CHP’li Alban’dan Cumhurbaşkanı’na: Yazlık sarayın kapılarını sağlıkçılara açın-VİDEO

    CHP’li Alban’dan Cumhurbaşkanı’na: Yazlık sarayın kapılarını sağlıkçılara açın-VİDEO

    PİRHA – CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, Marmaris’te bulunan ve Cumhurbaşkanlığı’na ait olan yazlık sarayın kapılarının sağlıkçılara açılmasını ve sağlıkçıların kullanmasını istedi.

    TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi, Muğla Milletvekili CHP’li Mürsel Alban, koronavüs salgını dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir çağrıda bulundu.

    Alban Erdoğan’a, “Kendi canlarını yok sayarak mücadele eden sağlık emekçilerine Marmaris’teki yazlık sarayın kapılarını açın. Bu yazlık sarayı yurt genelindeki sağlık emekçileri ve ailelerinin kullanımına tahsis edin. Asıl fedakarlık bu olacaktır” dedi.

    “SAĞLIK EMEKÇİLERİ BÜYÜK MÜCADELE VERİYOR”

    Tüm yurtta olduğu gibi Muğla’da da sağlık emekçilerin büyük bir mücadele verdiğini belirten Alban “Muğla’da koronavirüsün yayıldığı bu dönemde sağlık emekçilerimiz çok büyük mücadele veriyor. Kendilerine bu hastalığın bulaşması endişesini taşıyarak evlerine çocuklarına kavuşamaz durumdalar. Milli dayanışma kampanyasını başlatan Cumhurbaşkanımız 7 maaşı vererek bu kampanyayı başlattığını tüm kamuoyuna duyurmuştu. Ben de Muğla’dan Cumhurbaşkanına sesleniyorum. Bu kampanyanın anlam kazanmasını, daha güçlenmesini istiyorsanız, evlerine gidemeyen çocuklarına kavuşamayan sağlık emekçilerine Marmaris’te bulunan otluk koyundaki yazlık sarayının kapılarını açın, sağlık emekçilerine bağışlayın” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Sağlıkçılara, ek ödeme ve ücretsiz ulaşım

    Sağlıkçılara, ek ödeme ve ücretsiz ulaşım

    Cumhurbaşkanı kararı ile sağlık çalışanlarının belediyeler ve bağlı kuruluşlarınca yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden, kamuya ait sosyal tesisler ile Başkentray, Marmaray ve İzban seferlerinden ücretsiz yararlanması sağlandı.

    Sağlık çalışanlarının kamuya ait sosyal tesisler ile Başkentray, Marmaray ve İzban seferlerinden ücretsiz faydalanmasının yanı sıra, 1 Mart 2020’den geçerli olmak üzere sağlık personeline üç aylık ek ödeme yapılmasına ilişkin yönetmelik de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Diyarbakır Cemevinin elektriğinin kesilmesi Cumhurbaşkanlığına soruldu

    Diyarbakır Cemevinin elektriğinin kesilmesi Cumhurbaşkanlığına soruldu

    PİRHA- HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları, Diyarbakır Cemevinin elektriğinin 13 aydır kesilmesini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sordu. Farisoğulları, “Diyarbakır Cemevinin elektrik kesintisi sorununu gidermek için bir çalışma yapılacak
    mıdır?” dedi. 

    HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları, Diyarbakır Cemevinin elektriğinin DEDAŞ tarafından kesilmesininin gerekçelerinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için soru önergesi verdi.

    Farisoğulları, soru önergesini sunarken cemevinin elektrik sorununun bir an önce çözülmesini isteyerek, şu hatırlatmalarda bulundu:

    “2002 tarihli ve 24763 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 12/04/2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; 2002 yılı içerisinde ölçü sistemlerinin tesis edilmesini takiben, ibadethanelerin elektrik enerjisi yıllık giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığının takip eden yılı bütçesine konulacak ödeneklerden karşılanması kararlaştırılmıştır.

    Cemevleri ise bu kararın dışında bırakılmıştır. Konuyla ilgili, iç hukuk yollarının kapanması nedeniyle AİHM’e başvuru yapılmıştır. AİHM, 2016 yılında Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şube Başkalığı’nın yaptığı açıklamaya göre; 13 aydır elektrikleri kesik olan Diyarbakır Cemevinin elektrik borcunun genel bütçeden ödenmesi hususunda Valiliğe başvuru yapılmış, ancak yapılan başvuru sonuçsuz kalmıştır.”

    HDP’li Vekil Musa Farisoğulları, bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için şu soruları sordu:

    1) Diyarbakır Cemevinin elektrik kesintisi sorununu gidermek için bir çalışma yapılacak
    mıdır?
    2) Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması, gerekli talep ve ihtiyaçlarının karşılanması
    için bir çalışma planlanacak mıdır?
    3) AİHM’in, inanç eşitliği bağlamında bildirdiği görüşe uygun bir planlama olacak
    mıdır?

    (HABER MERKEZİ)

  • Cumhurbaşkanlığı Genelgesi: Nükleer santraller hızlandırılsın

    Cumhurbaşkanlığı Genelgesi: Nükleer santraller hızlandırılsın

    PİRHA – Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde nükleer santral çalışmalarının hızlandırılması istendi

    Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde nükleer güç santrali projeleri ile ilgili olarak, ” ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen iş ve işlemler hızla sonuçlandırılacak” denildi.

    Genelgede, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen nükleer güç santrali projelerinin gecikmeye mahal vermeksizin tamamlanabilmesi ve nükleer teknolojinin barışçıl amaçlarla daha etkin bir şekilde kullanılmasını teminen, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülen iş ve işlemler hızla sonuçlandırılacak” ifadeleri kullanıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İHD: Bu dayatılan bir Anayasasızlık ve fiili OHAL halidir

    İHD: Bu dayatılan bir Anayasasızlık ve fiili OHAL halidir

    PİRHA- 18 Temmuz’da sona eren ve OHAL sonrası dönemi düzenleyen 7145 sayılı kanununa ilişin yazılı açıklama yapan İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi, “Bu dayatılan bir Anayasasızlık ve fiili OHAL halidir. Bu yasa teklifinin yasalaştırılması ne yazık ki Türkiye’nin artık bir kanun devleti bile olmadığını göstermektedir” dedi. 

    18 Temmuz’da sona eren ve OHAL sonrası dönemi düzenleyen 7145 sayılı Kanun, Cumhurbaşkanlığınca onaylanarak, 31 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlandı.

    OHAL’in kalıcılaştırılmasına olanak sağlayan 7145 sayılı kanuna ilişkin İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı.

    “OHAL SÜREKLİ VE KALICI HALE GETİRİLDİ”

    Genel merkez yaptığı yazılı açıklamada bu kanuna ‘sürekli OHAL kanunu’ denilmesinin sebeplerini şöyle sıraladı:

    “OHAL dönemi boyunca 32 adet OHAL KHK’sı yayımlandı. Bu KHK’larla yüzlerce kanunda binlerce değişiklik yapıldı. Bu değişikliklerin hemen hemen tamamı kalıcı değişikliklerdir. 2 Yani OHAL sona erdikten sonra uygulamaya devam eden değişikliklerdir. Sadece OHAL sona erdiğinde gözaltı süresi, valilerin yetkileri ve kamudan ihraçlar konusunda iktidar herhangi bir uygulama içerisine giremeyecekti. Kendilerince boşluk olarak gördükleri bu durumu ve aşağıda belirteceğimiz başkaca hususları da düzenleyen 7145 sayılı yasa ile Türkiye’de OHAL sürekli ve kalıcı bir hale getirilmiş oldu.
    Türkiye Anayasası’nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin, özüne dokunulmaksızın, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Aynı Anayasa’nın 15. maddesine göre ise” savaş, seferberlik ve olağanüstü hallerde temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanabilir, ancak bu hallerde bile kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” hükmü bulunmaktadır.

    Ancak 7145 sayılı Kanunla,

    • Valilere kentin belli yerlerine belli kişilerin 15 gün boyunca giriş ve çıkışını yasaklama yetkisi verildiği gibi süre belirtilmeksizin belli yerlerde ve belli saatlerde kişilerin sokağa çıkmasını, araçların trafiğe çıkmasını yasaklama yetkisi de verilmiştir. Bu adeta tek başına sokağa çıkma yasağı ilan etme yetkisidir. Bu yetkinin kullanılmasında, bu hakların yanı sıra bu haklarla bağlantılı çok sayıda hak da ihlal edilmiş olacaktır.
    •  Valilere toplantı ve gösteri yürüyüşlerini sınırlama, erken dağıtma gibi yeni yetkiler tanınarak Anayasadaki toplantı ve gösteri hakkını düzenleyen 34. maddenin ihlalini doğuracak işlem ve uygulamalara zemin hazırlanmıştır.
    • Gözaltı süresinin hâkim kararıyla dörder günlük sürelerle uzatılarak toplamda 12 güne çıkarılabileceği düzenlenmiştir. Ancak, Anayasa’nın 19. Maddesine göre toplu suçlarda bile gözaltı süresi, savcının talebi ve hâkimin kararı üzerine uzatılarak en fazla 4 gün olabileceğinden açıkça Anayasa ihlal edilmiştir.
    • Yapılan düzenlemeyle tutukluluğa itirazda 90 güne kadar her 30 günde bir dosya üzerinden inceleme yapma hususu düzenlenerek AİHM ve AYM kararları hiçe sayılmıştır. Dolayısıyla kişi güvenliği ve özgürlüğü hakkı ile adil yargılanma hakkı ihlal edilmiştir.
    • CMK 134. Madde değiştirilerek, bilgisayar kütüklerine hâkim kararı olmadan el koyma yetkisi getirilmiş, hâkim kararının el koymadan sonra isteneceği düzenlenmiştir. Buradaki hâkimden kasıt sulh ceza hâkimidir. Sulh ceza hâkimleriyle ilgili görüşümüzü yukarıda ifade etmiştik.
    • Tüm kamu kurum ve kuruluşlarında kurulacak komisyon ve ilgili bakanın onayı ile kişileri kamu görevinden çıkarma işlemlerinin devam edeceği düzenlenmiştir. Tıpkı OHAL KHK’lerindeki gibi milli güvenliği tehdit eden yapı ve oluşumlar ile terör örgütleriyle iltisaklı olan kişiler kavramı getirilerek aslında OHAL düzeni sürdürülmek istenmektedir. İhraç edilenler ile edileceklerin pasaport iptallerinin devam edeceği düzenlenmiştir.
    • Askeri mahalde (askeri alanlar ile güvenlik bölgesi ilan edilen alanlar kast edilmektedir.) Jandarma ve polisin hâkim kararı olmaksızın önleme araması yapacağına dair yetkiler düzenlenmiştir.

    “ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE AYKIRI”

    Bütün bu tanınan yetkiler ve uygulamalar, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, BM Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi, BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve çalışma hayatına ilişkin Avrupa Sosyal Şartı ile BM İLO Sözleşmeleri gibi ulusal üstü insan hakları belgelerine aykırılık taşımaktadır.
    Bu belgelerde yer alan haklar insan haklarıdır. Anayasanın 90/5. maddesine göre de Türkiye’nin tarafı olduğu insan haklarıyla ilgili belgelerdir ve uygulamada yasa hükmündedir.
    Yasalarla çelişme olduğu takdirde de öncelikle uygulanması zorunlu hükümlerdir.

    “BU YASA İNSAN HAKLARI HÜKÜMLERİ İLE ÇELİŞİYOR”

    Açıklamamızın çeşitli paragraflarında belirttiğimiz gibi, 7145 sayılı yasadaki düzenlemeler,

    • Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı,
    • Yerleşme ve seyahat özgürlüğü,
    • Masumluk karinesi,
    • Adil yargılanma hakkı,
    • Eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı,
    • Düşünce ve kanaat özgürlüğü,
    • İfade özgürlüğü,
    • Örgütlenme özgürlüğü,
    • Özel hayatın ve aile hayatının gizliği ilkesine saygı,
    • Akademik özgürlük,
    • Çalışma hakkıyla ilişkilidir.

    7145 sayılı yasadaki bu düzenlemeler insan hakları belgelerindeki hükümlerle çelişmektedir.”

    “TÜRKİYE’NİN ARTIK BİR KANUN DEVLETİ BİLE OLMADIĞINI GÖSTERİYOR”

    Bu kanun ile Anayasasızlık ve fiili OHAL halinin dayatıldığı ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Anayasa isimli belge yurttaşın hak ve özgürlüğünü iktidara karşı güvenceye alan toplum sözleşmesidir. Bu sözleşmenin hiçe sayılarak hak ve özgürlüklerin daraltılıp, iktidarın yetkilerinin sınırsızca genişletilmesi Anayasızlık hali olarak tanımlanabilir. OHAL ilan edilmeden ve uzatılmadan OHAL varmış gibi davranılmış ve böylece Anayasa’ya karşı hile yapılmıştır. Anayasaya aykırı olduğu bu kadar açıkken yasa teklifinin TBMM’de grubu bulunan AK Parti ve MHP oylarıyla yasalaştırılması ne yazık ki Türkiye’nin artık bir kanun devleti bile olmadığını göstermektedir. Hukuk devleti tartışmalarını anlamsız bulmaktayız. Eğer bir ülke, kendi Anayasa’sına aykırı kanunlar yapıp bunlar Anayasa kuralıymış gibi davranıyorsa o ülkede hukuk tartışmasının yapılamayacağı kanaatindeyiz. Kaldı ki, YSK’nın kanuna aykırı kararı ile kabul edildiği ilan edilen 16 Nisan 2017 tarihli Anayasa Referandumu ve OHAL koşullarında yapılan 24 Haziran 2018 seçimleriyle yürürlüğe giren anayasa değişiklikleri tek kişi yönetimine dayalı anti demokratik bir rejimi getirmiştir. Değiştirilen bu anayasada temel hak ve özgürlüklerle ilgili değiştirilememiş düzenlemeler ise 7145 sayılı Kanun gibi anti demokratik kanunlarla tamamen ortadan kaldırılmak istenmektedir.
    İnsan hakları savunucuları olarak, insan hakları ve demokrasi mücadelemizin kesintisiz bir şekilde süreceğini bir kez daha ifade etmek isteriz.” (HABER MERKEZİ)

  • İki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı

    İki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı

    PİRHA – Resmi Gazete’de 11 ve 12 numaralı iki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı. Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı ve Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu.

    Resmi Gazete’de 11 ve 12 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri yayımlandı. 11 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile arşiv hizmet ve faaliyetlerini düzenlemek, kamuda belge yönetimini sağlamak üzere Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu. 12 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu.

    Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI KURULDU

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren kararname ile kurulan Devlet Arşivleri Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığına bağlı ve genel bütçeye tabi olacak.

    Kararname ile Başkanlığın görevleri de belirlendi. Buna göre, Başkanlık, kamu, özel ve yurt dışı arşivlerinde bulunan devlet, millet hayatını ilgilendiren belgeleri tespit ve tescil edecek, sertifikalandıracak, gerektiğinde ise satın alarak devlet arşivlerine kazandıracak.

    Başkanlık, arşiv belgelerinin tahribini önleyecek tedbirleri alacak, arşiv laboratuvarı kuracak veya laboratuvar hizmeti satın alacak; bunların tamir, konservasyon ve restorasyonunu yapacak.

    Arşivlerde gerçekleştirilecek mikrofilm ve dijitalleştirme faaliyetleri ile yenilikçi tekniklerin uygulanması için çalışma yürütecek Başkanlık, Devlet Arşiv Ağını ve Devlet Arşivi Veri Merkezini oluşturup koordine edecek.

    Başkanlık ayrıca kağıt ve elektronik ortamda oluşturulan arşiv belgelerinin her türlü güvenliğine ilişkin önlemleri alacak.

    Düzenlemeye göre Başkan, Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak Başkanlığı yönetecek.

    HİZMET BİRİMLERİ  OLUŞTURULDU

    Kararname ile Başkanlığa bağlı 9 başkanlık ve bir özel kalem müdürlüğü oluşturuldu.

    Buna göre başkanlığın hizmet birimleri şunlar:

    “Cumhurbaşkanlığı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Belge Tespit ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Tasnif ve Araştırma Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Bilgi İşlem ve Elektronik Arşiv Dairesi Başkanlığı, Muhafaza ve Bakım Dairesi Başkanlığı, Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Dış İlişkiler ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı.”

    Kararnamede ayrıca hizmet birimlerinin görevleri de belirlendi. Buna göre, Cumhurbaşkanlığı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Atatürk ve sonraki Cumhurbaşkanları dönemlerine ait bilgi, belge, eşya, fotoğraf ve benzeri kaynakları derleyip arşivleyecek.

    Öte yandan, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren ve elinde arşiv belgesi ve arşivlik belge bulunduran kurum ve kuruluşlar, ellerindeki arşiv belgelerini saklamak, saklanmasına gerek kalmayan belgeleri ise yok etmekle yükümlü olacaklar.

    Arşiv belgesi ve arşivlik belge temliki tasarruflar amacıyla kullanılamayacak, tahrip ve tahrif edilemeyecek yurt dışına çıkartılamayacak.

    Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşların kurum arşivlerinde yapılacak ayıklama ve imha işlemleri için, bünyelerinde ayıklama ve imha komisyonları oluşturulacak.

    İŞ BİRLİĞİ VE BİLGİ TOPLAMA

    Kararnameye göre Başkanlık, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın iş birliği içinde bulunacak. Başkanlık, görevleri ile ilgili gerekli olan bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili olacak.

    Kamu kurum ve kuruluşları kendilerinden istenen bütün bilgiyi vermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden ticari sır niteliğinde olanların ise gizliliğine uyulacak.

    Başkanlık, görevleri ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve proje ile uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleyebilecek. Bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek.

    Başkan sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilecek ancak yetki devri, yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmayacak.

    PERSONEL İSTİHDAMI, ÇALIŞTIRILMASI VE GÖREVLENDİRME

    Başkanlıkta 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili ek maddesine göre Arşiv Uzmanı ve Arşiv Uzman Yardımcısı istihdam edilebilecek.

    Başkanlıkta, sözleşmeli personel istihdam edilebilecek, Başkanlığa kurumlar arası geçici görevlendirme yapılabilecek. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ile ücret miktarı ve her çeşit ödemeleri Cumhurbaşkanınca tespit edilecek.

    Başkanlığın 2018 mali yılı harcamaları, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanlığının 2018 yılı bütçesinde yer alan ödeneklerden karşılanacak.

    Kapatılan Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kadro ve pozisyonlarında bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla en az 2 yıl, en fazla 10 yıl görev yapan ve lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumları veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar; Başkanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre, bir defaya mahsus olmak üzere 6 ay içerisinde yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmak şartıyla Arşiv Uzman Yardımcılığı kadrolarına atanabilecek.

    Aynı şartlarda en az 10 yıldır kurumda görev yapanlar ise bir defaya mahsus olmak üzere, yapılacak yazılı ve sözlü sınavı kazanmak şartıyla Arşiv Uzmanlığı kadrolarına atanabilecek. Bu şekilde atanacakların sayısı, Arşiv Uzmanı toplam kadro sayısının yüzde 30’unu geçemeyecek. 10 yıldan aşağı hizmeti olanlar uzman yardımcısı 10 yıldan fazla hizmeti olanlar uzman kadrolarına atandıklarında bunlar için ilgili mevzuattaki kısıtlamalar uygulanmayacak.

    Kararname ile Devlet Arşivleri Başkanlığı için bir başkan ve 3 başkan yardımcısı, 9 daire başkanı, 1 özel kalem müdürü, arşiv uzman ve yardımcılarından oluşan 524 kadro ihdas edildi.

    MİLLİ SARAYLAR İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULDU

    Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

    Buna göre, milli sarayların (saray, müze, köşk, kasır ve fabrikalar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları) yönetimi ve tanıtımı için Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak genel bütçeye tabi Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Başkanlık, Cumhurbaşkanlığının yönetiminde bulunan saray, köşk ve kasırlar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının tespitini, tasnifini, periyodik bakımını, muhafazasını, restorasyonunu ve tanıtımını yapacak.

    Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde (Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası) tüm müzecilik hizmetlerinin yerine getirilmesi, müzenin ulusal ve uluslararası tanıtımının yapılması veya yaptırılması ile bu amaçla faaliyetlerde bulunulması, ilgili kuruluşlarla kültürel alanlarda iş birliği yapılması, müzenin onarım, restorasyon, teşhir ve müzecilikle ilgili diğer teknik hizmetlerinin yürütülmesi, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki müzelerin tanıtılması, ziyarete hazır tutulması, ziyaretçilere ilişkin verilerin istatistiki yöntemlerle değerlendirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması da Başkanlığın görevleri arasında yer alıyor.

    Milli Saraylar İdaresi Başkanı, Başkanlığın genel yönetimi ve temsilinden Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olacak ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak Başkanlığı yönetecek, Başkanlığın bütçe teklifini hazırlayacak.

    HİZMET BİRİMLERİ

    Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının hizmet birimleri Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı, Restorasyon ve Teknik Uygulamalar Başkanlığı, Destek Hizmetleri Başkanlığı, Personel Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve Özel Kalem Müdürlüğünden oluşacak.

    Hizmet birimlerinin görevlerinin de yer aldığı kararnameye göre, Başkanlık, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın iş birliği içinde bulunacak.

    Başkanlık, görevleriyle ilgili gerekli bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili, kamu kurum ve kuruluşları ise kendilerinden istenen bütün bilgileri vermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden ticari sır niteliğinde olanların gizliliğine uyulacak.

    Başkanlık, görevleri ile ilgili ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve projeyle uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleme, bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek, bu konularla ilgili mal ve hizmet satın alabilecek. Bu kapsamdaki faaliyetlerle Başkanlığa teklif edilen projelerin değerlendirilmesi ve desteklenen projelerin izlenmesine ilişkin hizmet alımlarında görev alan kamu görevlileri ve hizmetinden yararlanılacak diğer kişiler için ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılacak harcamalar Başkanlık bütçesinden karşılanacak.

    Başkanlıkça desteklenen araştırma-geliştirme projelerinde proje süresi ile sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında görev yapan öğretim elemanlarına onaylanan projede belirlenen tutarlar üzerinden ödeme yapılabilecek.

    Projede görev yapan ve kamu görevlisi olmayan diğer personele onaylanan projede belirlenen tutarlar üzerinden hizmet bedeli ödenebilecek.

    YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU

    Başkanlıkta görev yapan her kademedeki yöneticiler hizmet veya görevlerini, Cumhurbaşkanı tarafından verilecek emir ve direktifler ile sıralı yöneticiler tarafından verilecek emir ve talimatlar yönünde mevzuata uygun olarak düzenlemek ve yürütmekten bir üst kademeye karşı sorumlu olacak.

    Başkanlık, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilecek.

    Başkan sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilecek. Ancak yetki devri, yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmayacak.

    Başkanlık personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olacak. Başkanlıkta, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddeleri çerçevesinde personel istihdam edilecek ve Başkanlığa kurumlar arası geçici görevlendirme yapılabilecek. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esaslarıyla ücret miktarı ve her çeşit ödemeleri Cumhurbaşkanı’nca tespit edilecek.

    Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk, kasır, müze ve fabrikalardan sağlanan her türlü gelir ile bunların bakım ve onarımı için yapılan şartlı bağışlar ve yardımlar hakkında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun ilgili maddesi çerçevesinde işlem yapılacak.

    Kadro ve pozisyonların tespiti, ihdası, kullanımı ve iptali ile kadro ve pozisyonlara ilişkin diğer hususlar, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine göre düzenlenecek.

    Mevzuatta Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının görevleriyle ilgili olarak TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatına yapılmış olan atıflar Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına yapılmış sayılacak.

    2 Temmuz 2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına devredilen TBMM’ye bağlı Milli Saraylara ilişkin hizmetler, anılan KHK’nin yayımı tarihinde istihdam edilen görevli personel eliyle Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatı Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince hiçbir işleme gerek kalmaksızın yürütülmeye devam edilecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Yeni KHK yayımlandı

    Yeni KHK yayımlandı

    699 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu’nda değişiklik yapılmasını içeren 699 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK), Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

    Yeni yayımlanan KHK’ye göre, and içme töreni Meclis’in toplandığı ilk günü takip eden 3 gün içinde yapılır.

    Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan son KHK’de şu ifadeler yer aldı:

    CUMHURBAŞKANLIĞI KHK’LERİ GELİYOR

    Başbakan Binali Yıldırım, bu gece son OHAL kararnamesinin yayınlanacağını duyurmuş, pek çok kurumdan ihraçların olacağını belirterek, “KHK ile ihraçlar ağırlıklı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden” diye konuşmuştu.

    Binali Yıldırım daha önce de, OHAL’i kaldırmadan son bir KHK yayınlayacaklarını duyurmuştu. Yıldırım, dün yaptığı açıklamada “Yarın yayınlayacağımız son kararnamede, OHAL kalktığında terörle mücadelenin zafiyete uğramaması için ihtiyaç olan düzenlemeler yer alacak. Yeni kabine Pazartesi (9 Temmuz) açıklanacak ve OHAL de böylece tamamlanmış olacak” demişti.

    Türkiye’de bugün çıkan haberlerde, “10 binden fazla ihraç olabileceği ve OHAL kalktıktan sonra kolluk kuvvetlerine daha fazla yetki verecek bir madde yer alabileceğine” dair kulis bilgileri yer almıştı.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Temmuz’da yemin etmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilecek ve bununla birlikte OHAL KHK’lerinin yerini Cumhurbaşkanlığı kararnameleri alacak.

    Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada “Pazartesi günü, yemin törenimizin hemen ardından yayınlayacağımız 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı KHK’sı ile yeniden organize edilmiş haliyle bakanlıkları kuruyor, aynı akşam kabinemizi de inşallah açıklıyoruz” demişti.