Etiket: dayanışma

  • Polis ve AFAD, Hatay’da dayanışma alanının boşaltılmasını istedi, halk tepkili-VİDEO

    Polis ve AFAD, Hatay’da dayanışma alanının boşaltılmasını istedi, halk tepkili-VİDEO

    PİRHA- Polis ve AFAD yetkilileri, Hatay’daki Sevgi Parkı’nda siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu dayanışma alanının boşaltılmasını istedi. ‘Güvenlik’ gerekçesiyle boşaltılmak istenen dayanışma alanındaki yurttaşlar karara tepki göstererek, alanı boşaltmayacaklarını söyledi.

    Yaşanan depremlerin hemen ardından birçok siyasi parti ve demokratik kitle örgütü, Hatay’a giderek Sevgi Parkı’nda bir yaşam alanı oluşturdu. Kurulan dayanışma alanında depremin ilk gününden itibaren depremzede yurttaşların barınma, gıda, sağlık gibi birçok ihtiyacı karşılanıyor.

    Depremin olduğu günden bu yana özelikle Hatay’da görünmeyen emniyet ve AFAD yetkilileri, bugün Sevgi Parkı’na gelerek dayanışma alanının boşaltılmasını istedi. Yetkililerin ‘güvenlik’ gerekçesiyle boşaltmak istediği alandaki yurttaşlar karara tepkilerini dile getirerek alanı boşaltmayacaklarını söyledi.

    “BU PARK AFET RİSKİNDE TOPLANMA ALANI, HERHANGİ BİR GÜVENLİK ZAFİYETİ OLUŞAMAZ”

    Dayanışma alanında bulunan Deniz Özçelik isimli yurttaş yaşananlara ilişkin şunları dile getirdi:

    “Bugün sabah saatlerinde polis ve AFAD yetkilileri geldiler. Sevgi Parkı’nda kurduğumuz bu alanı boşaltmamızı istediler. Gerekçe olarak ise güvenlik zafiyeti oluştuğunu, çevredeki binaların yıkılma tehlikesi olduğunu ve yıkılacak binaların da bu alana zarar verebileceğini söylediler. Ancak bunun bir gerçekliği yok. Çünkü var olan Sevgi Parkı’nın alanı geniş bir yer ve burası afet riski toplanma alanı olarak geçiyor zaten. Yani herhangi bir zarar görmemiz söz konusu değil. Burada birçok siyasi parti, demokratik kitle örgütü ve depremzede yurttaş var. Hep birlikte burada depremden zarar görenlerin birçok ihtiyacını karşılayabilecek bir ortam oluşturduk. Bir yaşam alanı kuruldu burada. İnsanlar burada temel ihtiyaçlarını çok kolay karşılayabiliyorlar. Çok büyük emekler vererek yaptık burayı.”

    “ENKAZ ALTINDAN YAKINLARININ ÇIKARILMASINI BEKLEYENLER VAR, GİTMEK İSTEMİYORLAR”

    Karara özellikle alanda yaşayan depremzede yurttaşların çok büyük tepki gösterdiğini aktaran Özçelik, “İnsanlar burayı terk etmek istemiyorlar. Çünkü hala enkaz altında yakınları var. Onları almak istiyorlar. Hala birçok enkaza dokunulmadı. İnsanlar enkazların üzerine numaralarını ve isimlerini yazıyorlar. ‘Burada benim tanıdığım var, enkazı kaldırırken lütfen arayın’ diye notlar yazıyorlar. Dolayısıyla insanlar buradan ayrılmak istemiyor” dedi.

    “BURADAN GİTMEYİ DÜŞÜNMÜYORUZ, BURAYI BOŞALTMAYACAĞIZ”

    Özçelik sözlerine şöyle devam etti:

    “Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda çok büyük çelişkiler var ve belirsizlikler söz konusu. Bize burayı akşama kadar boşaltmamız gerektiği söylendi. Süre olarak da çok kısıtlı. Bu insanlar gidecek olsa nereye gidecekler, nasıl gidecekler? Bu alanda bulunan demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerle bir görüşme yapıldı. Buradan gitmeyi düşünmüyoruz, burayı boşaltmayacağız. Ortak bir tavır sergileyeceğiz. Hala insanlar çadır, barınma gibi birçok sorun yaşıyor. Birçok ihtiyacına ulaşamıyor. Böyle bir ortamda burayı boşaltmak istemeleri masum bir talep değil.

    “BURADAKİ İNSANLARIN ŞEHİR DIŞINDAKİ ÇADIR KENTLERE GİTMELERİ İSTENİYOR”

    Burayı boşaltıp şehrin dışına kurulan bir çadır kente gitmemiz söyleniyor. Ancak burada yaşayan yurttaşlar hem mahallelerinden kopmak istemiyor hem de enkaz altında hala yakınları var, onları beklemek istiyorlar. Şehir dışında kurulan çadır kent hem uzak hem de oranın ulaşımı için mutlaka arabanız olması gerekiyor. Buradaki insanların öyle bir imkanı yok. Zaten afet riskinde toplanma alanı olarak gösterilen yerde bir yaşam alanı oluşturulmuş durumda. İnsanlar buraya emek verdiler. Hiçbir devlet yetkilisi, kurumu yokken bu insanlar kendi çabalarıyla burada bir alan oluşturdular. Burayı terk etmek istemiyorlar.

    “POLİS HALKA KARŞI TAVIR ALIYOR”

    Buradaki depremzede bir yurttaşla polisin şöyle bir diyaloğunu anlatmak istiyorum. Bir abla buradan gitmek istemediğini, burasının mahallesi olduğunu, bırakmak istemediğini söyledi. Hala enkaz altında yakınları olduğunu söyledi. Burada bir güvenlik açığı olmadığını belirtti. Bir polis de o ablaya, ‘Sizin gibi ortalıkta boş dolananlar olmasa biz daha rahat iş yapabiliriz, güvenlik alabiliriz’ dedi. Bu aslında iktidarın halka nasıl baktığını gösteriyor. Bu bir zihniyeti yansıtıyor. Bu abla bu mahallenin insanı. Etnik kimliğinden dolayı bir güvenlik sorunu olarak görülüyor. Polis halka bir güvenlik sorunuymuş, zafiyetiymiş gibi yaklaşıyor ve halka karşı bir tavır alıyor. Böyle bir şey kabul edilemez.

    “HALKIN DAYANIŞMASI ENGELLENİYOR”

    Antakya birçok etnik kimlikten, birçok inanca sahip halk kesimlerinden oluşuyor. Bu insanlar şimdiye kadar hep bir arada dayanışma içerisinde yaşadılar ve depremden sonra da burada dayanışmanın, birlik olmanın en güzel örneğini sergilemeye çalışıyorlar. Yaralarını birlikte sarmaya çalışıyorlar ancak depremin ilk günlerinden bu yana olmayan devlet burada bir yaşam alanı kuran, yaralarını sarmaya çalışan halkı engellemeye, kurdukları alanı dağıtmaya çalışıyor şimdi. Biz buradan ayrılmayacağız. Kurduğumuz bu alanı korumaya devam edeceğiz. Burayı terk etmeyeceğiz. Tüm Türkiye’ye de buradan çağrı yapıyoruz; Deprem bölgesindeki yurttaşlarla maddi ve manevi dayanışmalarını eksik etmesinler”

    Melis CİDDİOĞLU/PİRHA

     

  • Hatay’a yardıma giden gençler umut oldu; Sevgi Parkı’nda yaşam alanı kurdular -VİDEO

    Hatay’a yardıma giden gençler umut oldu; Sevgi Parkı’nda yaşam alanı kurdular -VİDEO

    PİRHA- Depremin ardından Hatay’a yardım için giden gençler, Sevgi Parkı’nda yaşam alanı oluşturdu. Gençlerin kurduğu alanda depremzedelerin birçok ihtiyacı karşılanıyor. Ancak hala çadıra, jeneratöre, ısıtıcıya, mobil tuvaletlere, duşlara ve hijyen maddelerine ihtiyaç var. 

    Maraş merkezli yaşanan yıkıcı depremlerin üzerinden 15 gün geçti. Bunca gün geçmesine rağmen bölgedeki depremzedelerin ihtiyaçları hala tam olarak karşılanmadı. Geride kalan iki haftaya rağmen birçok köye hala tek bir yetkilinin, yardımın gitmediğini belirten yurttaşlar öfkeli.

    Devletin bu süreçte aciz kaldığını vurgulayan depremzedeler, gönüllülerin getirdiği yardımlar sayesinde ayakta kaldıklarını söylüyor. Gönüllü olarak bölgeye giden birçok kişi depremden zarar gören halkın yaralarını sarmaya devam ediyor.

    Depremden sonra İstanbul’dan Hatay’a yardım için giden bir grup genç, yaptıklarıyla ilk günden itibaren dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergiliyor.

    ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARINA KATILDILAR, YAŞAM ALANI KURDULAR

    Gençler Hatay’a geldikleri andan itibaren arama kurtarma çalışmalarına katıldılar. Tek bir yetkilinin bile günlerce gitmediği Hatay’da, ellerindeki imkanlarla enkaz altından onlarca kişiyi çıkardılar. Depremin ikinci gününden itibaren Hatay merkezde bulunan Sevgi Parkı’nda yaşam alanı oluşturmaya başlayan gençler, depremzedelerin en temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir ortam kurdular.

    SAĞLIK HİZMETİ DE VERİYORLAR, MOBİL TUVALET DE KURDULAR

    Çevre illerdeki tanıdıklarının da desteğiyle 10’a yakın konteyner ve çok sayıda çadır malzemesi getirten gençler ihtiyacı olan depremzedeleri buralara yerleştirdiler. Birçok yerde elektrik sorunu hala çözülememişken, kendi imkanlarıyla alana elektrik bağladılar. Aralarında hemşirelerin de bulunduğu gençler beraberinde getirdikleri ilaçlarla bir çadırı da sağlık bölümü olarak düzenlediler. Burada depremzedelerin ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerini olanakları çerçevesinde vermeye devam ediyorlar. Parkta oluşturulan ortak alanda ise gelen gıda yardımlarıyla 3 öğün yemek yapıyor ve dağıtıyorlar. Parkın bir bölümünde de çocuklar için oyun alanı oluşturdular. Depremin 10. gününde diğer illerdeki arkadaşlarının desteğiyle mobil tuvalet de getirten gençler, temizlik ve hijyen konusundaki sorunların bir kısmını da çözdü.

    Parktaki alanda yaşayan depremzedeler ise kurulan alandan çok memnunlar. Depremden sonra 4-5 gün buraya tek bir yetkilinin ve yardımın gelmediğini söyleyen depremzede yurttaşlar, ‘Devletin yapamadığını 10 günde bu gençler yaptı’ şeklinde konuştular.

    “YARDIMA GELEN GÖNÜLLÜLERİ POLİS ENGELLİYOR, HERKESE SUÇLU MUAMELESİ YAPIYORLAR”

    Gençler oluşturdukları dayanışma alanına dair şunları dile getirdi:

    “Biz depremin ikinci gününden bu yana buradayız. Burada halkımızın yanında kalmaya da devam edeceğiz. Biz buraya geldiğimizde hiçbir yetkili yoktu. İnsanlar kendi başına dışardan yardıma gelenlerle birlikte bir şeyler yapmaya çalışıyordu. İlk elden arama kurtarma çalışmalarına katıldık. Gönüllülerin yapması gerekeni yetkililer yapması gerekirken biz burada engellemelere maruz kaldık. Yunanistan’dan 3 kişilik bir ekip arama kurtarma çalışmalarına katılmak için gelmişti. Bu arkadaşlarımız gözaltına alındı. Sınır dışı edildi. Biz de aynı şekilde saldırılara uğradık. Polis burada sadece sol yapılara, demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarına değil topyekûn halka karşı böyle bir tutum içinde. Herkese suçlu muamelesiyle yaklaşıyor polisler.

    “SALGIN RİSKİ VAR; BARINMA, ÇADIR, ISINMA VE HİJYEN SORUNU KALICI OLARAK ÇÖZÜLMELİ”

    Tüm bunlara rağmen burada bir yaşam alanı oluşturduk. Konteynerlerimizi, çadırlarımızı kurduk. Gelen yardımları burada ihtiyacı olanlara veriyoruz. 3 öğün yemek yapıyoruz. Çay kahve makinelerimiz var. Elektrik sorununu, ısınma, barınma, gıda, kıyafet, tuvalet sorununu büyük ölçüde çözdük. Hala eksiklerimiz var. Çadır, jeneratör, ısıtıcı, mobil tuvaletler, duşlar ve hijyen maddelerine ihtiyacımız var. Salgın riski söz konusu. Bunun için bir an önce çadır, ısınma ve hijyen sorunu kalıcı olarak çözülmeli. Duyarlı herkese sesleniyoruz. Bunları bize ulaştırabilirlerse bizler burada kurabiliriz.

    “PANSUMAN MALZEMELERİNE VE KRONİK İLAÇLARA İHTİYACIMIZ VAR”

    Hemşire arkadaşlarımız burada bir revir kurdu. Depremde yaralanan halkımızın, ellerinden geldiğince yaralarını sarmaya çalışıyorlar. İlaca da ihtiyacımız var. Özellikle pansuman malzemelerine ve ilaçlarına. Aynı zamanda kronik rahatsızlığı olan insanlar var. Onların da bu ilaçlara ihtiyaçları var. Bize ilaç desteği sunacak herkese çağrı yapıyoruz. Bize ulaşıp gönderirlerse seviniriz.

    “BURADA BİR KÜTÜPHANE OLUŞTURMAK İSTİYORUZ”

    Bunun dışında bir kitap kampanyası başlattık. Burada çok sayıda genç ve çocuk var. Onların hem kültürel gelişimleri hem de eğitimden geri kalmamaları için buraya her türlü kitap, kırtasiye malzemesi de istiyoruz. Burada bir kütüphane oluşturmak istiyoruz.”

    Melis CİDDİOĞLU/PİRHA

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Adıyaman’da Yeni Mahalle Cemevi 15 bin kişilik mutfak kurdu-VİDEO

    Adıyaman’da Yeni Mahalle Cemevi 15 bin kişilik mutfak kurdu-VİDEO

    PİRHA- Devletten hiçbir yardım görmediklerini söyleyen AKD Adıyaman Yeni Mahalle Cemevi dedesi Karip Bozkurt, “Alevi Kültür Dernekleri Adıyaman Şubesi’nde sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla insanlara yardım ulaştırılmaya çalışılıyor. Hem cemevinde yemek ihtiyacı karşılıyoruz hem de mahallere sıcak yemek götürüyoruz” dedi.

    Maraş merkezli yaşanan yıkıcı depremlerin hemen ardından ülkenin ve dünyanın birçok yerinden Alevi kurumları, bölgedeki halkla dayanışmak için harekete geçti. Bölgedeki cemevleri gelen yardımlarla halkın yaralarını sarmaya devam ediyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Adıyaman Şubesi Yeni Mahalle Cemevi‘nde yardımlaşma ve dayanışma için yurttaşlara sıcak yemek, revir, gıda ve elbise yardımı yapılıyor.

    Yeni Mahalle Cemevi dedesi, Kureyşan Ocağı mensubu Karip Bozkurt ve HDP Adıyaman İl Eş Başkanı Hayriye Korkmaz, depremin ardından yaptıkları çalışmalar konusunda PİRHA’ya konuştu.

    “DEVLETİN HİÇBİR YARDIMINI GÖRMEDİK, TIRLARIMIZA EL KONULUYOR”

    Alevi Kültür Dernekleri Adıyaman Şubesi’nde sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla insanlara yardım ulaştırılmaya çalıştıklarını vurgulayan Karip Bozkurt, “15 bin kişilik mutfak kurduk.İnsanların cemevinde yemek ihtiyaçlarını karşılıyoruz hem de mahallere sıcak yemek götürüyoruz. Bu süre içerisinde devletin hiçbir yardımını görmedik, bu konuda çok kızgınız, yardım tırlarımız da yollarda bekletiliyor. İnsanlar sokakta kalıyor soğuktan ölmek üzereler, çadır ihtiyacımız var. Emeği geçen ve yardım gönderen bütün canların yüreklerine sağlık” dedi.

    “AİLELER İÇİN ÇADIR KENT KURUYORUZ”

    Deprem sonrasında kriz masası oluşturduklarını belirten HDP Adıyaman İl Eş Başkanı Hayriye Korkmaz ise “Gıda, depo, revir alanımız, arama kurtarma ekibimiz ve mobil mutfağımız var. Aileler için çadır kent kuruyoruz, eksiklerimiz elbette ki çok. Dostlarımızın bize gönderdiği tırlara el konulmakta. Şu an en çok ihtiyaç duyulan ihtiyaçlar temel gıda, çadır ve ısıtıcılardır” diye konuştu.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Ankara’da DAD Ana Fatma Cemevi’nde depremzedelerle dayanışma büyüyor-VİDEO

    Ankara’da DAD Ana Fatma Cemevi’nde depremzedelerle dayanışma büyüyor-VİDEO

    PİRHA- DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Mustafa Karabudak, depremin ardından Mamak’ta bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte yerelde bir dayanışma ağı kurduklarını belirterek, “Şu an hem bölgenin ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz hem de şehrimize gelen canlarımıza burada barınma, sağlık, gıda, giyim konusunda çabalıyoruz” dedi.

    Maraş merkezli yıkıcı depremlerin ardından hemen organize olan Alevi kurumları depremzedelerle yardım ve dayanışma ruhuyla hareket etmeye devam ediyor.

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Mustafa Karabudak, depremin ardından Mamak halkıyla birlikte yaptıkları dayanışma faaliyetlerini anlattı.

    Karabudak, depremi öğrendikleri andan itibaren bölgeye gidenlerden yaşananlara dair haber almaya çalıştıklarını ve oradakilerin aktarımı doğrultusunda yardım toplamaya başladıklarını söyledi.

    Mamak’ta bulunan siyasi parti ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte yerelde bir dayanışma ağı kurduklarını da ifade eden Karabudak, depremin yıkıcı etkisinin atlatılmasının uzun zaman alacağını, bundan dolayı yardımların toplanmaya devam edeceğini ve ihtiyaçlar doğrultusunda kademeli olarak bölgeye gönderileceğini belirtti.

    Karabudak, duyarlı herkesin elinden geldiğince yardım etmesi çağrısında da bulundu.

    “AFETLER OLABİLİR AMA BUNU KATLİAMA ÇEVİREN İKTİDARLARDIR”

    Depremin sonrasında yaşanan gelişmelere dair değerlendirmelerde de bulunan Karabudak, şunları dile getirdi:

    “6 Şubat Pazartesi günü bir felaketle uyandık. Bölge tamamen yerle bir olmuş durumda. Doğal afetler muhakkak olacaktır, depremler, seller… Doğanın bir kanunudur. Ama bunu katliama çeviren iktidarlardır, çarpık kentleşmedir, rant hırsıdır. İktidar birçok konuda yetersiz kaldı. Bir haftayı geçti insanlar hala enkaz altında; halk, kendi imkanlarıyla enkaz altındaki canları kurtarmaya çalışıyor. Depremin olacağı devlet tarafından biliniyordu. Buna rağmen rant hırsıyla o bölgede adeta kağıttan evler inşa ettirmeye, bu inşaatlara izin vermeye devam ettiler. Bu kadar açık olmasına rağmen felaketten sonra zamanında müdahale edilseydi çoğu canımız kurtulacaktı. Ancak ilk anda müdahale etmeyi dahi geçin, insanlar devletin ihmalinden kaynaklı kan kaybından, soğuktan, ekiplerin yetersizliğinden hayatlarını kaybettiler.

    “HEM BÖLGEYE YARDIM GÖNDERİYORUZ HEM DE BÖLGEDEN GELENLERİN İHTİYACINI KARŞILIYORUZ”

    Biz de Ana Fatma Cemevi DAD Ankara Şubesi olarak ilk gün, Pazartesi akşamı Mamak genelinde faaliyet yürüten tüm siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerini toplantıya çağırdık. ‘Mamak afet dayanışma’ ağı kurduk. Bir planlama yaptık. Organize bir şekilde ertesi gün bölgedeki kriz koordinasyonundaki arkadaşlarla iletişime geçip ihtiyaçları doğrultusunda sevkiyat yaptık. Şu an hem bölgenin ihtiyacını karşılamak hem de şehrimize gelen canlarımıza burada barınma, sağlık, gıda, giyim konusunda çabalarımız devam etmektedir. Önümüzde uzun ve zorlu bir süreç vardır. Xızır ayındayız, Haq Xızır cümlemize yardım etsin.”

    “DEPREMİN OLDUĞU BÖLGELERİMİZ SAHİPSİZ DEĞİLDİR, BİR GÜN GERİ DÖNÜLECEKTİR”

    İktidarın bu felaketi “fırsata” çevirmeye çalıştığını belirten Karabudak, “Amaçları zaten halkı yerlerinden, köklerinden koparıp sürgün etmek, göçe zorlamaktır. Depremle birlikte insanlar haklı olarak kendilerini korumak için başka şehirlere gitmek zorunda kaldı. Bizlere düşen görev, darda zorda kalan canlarımıza kapılarımızı açmak, lokmalarımızı paylaşmaktır. İlerideki süreçte kendi topraklarına geri dönmeye, sahip çıkmaya ikna etmeliyiz insanlarımızı. Depremin olduğu bölgelerimiz sahipsiz değildir, bir gün geri dönülecektir, tarihi yaşatılacaktır” dedi.

    “MİLİTER GÜÇLER GÖNÜLLÜ YARDIM ÇALIŞMASI YÜRÜTENLERE ENGEL OLDU”

    Mustafa Karabudak şöyle devam etti:

    “Devlet afet dönemlerinde gıda, kurtarma, ilk yardım, barınma görevini bir kenara bırakarak kolluk kuvvetlerini, militer güçlerini bölgeye yönlendirerek yardım etmek yerine gönüllü çalışma yürütenlere de engel oldu. Her bölgeden ilk andan beri herkes kendi gücü oranında, kendi imkanlarıyla gerekli katkıyı sunmasına rağmen şehrin çıkışlarında veya girişinde araçlara müdahale edilmektedir. Buradaki amaç kendi yetersizliklerinin üzerini örtmektir. Bu bölgelerdeki halkı bile isteye sahipsiz bırakmak, ölüme mahkum etmektir.

     “‘YAĞMACI’ DİYEREK LİNCİ, İŞKENCEYİ, KATLİAMI MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Mülteciler özellikle sosyal medyada, devlet eliyle oluşturulan algıyla birlikte hedef haline getirilmişlerdir. Bu, yaralı öfkeli halkın tepkisini devletten uzağa çekme çabasıdır. Bu ev diye mezarları yapan müteahhitler kelepçe bile takılmadan gözaltına alınırken, hiçbir hesap sorulmazken, ırkçılığı körüklemek devletin kaçış şeklidir. Ayrıca “Yağmacı” diyerek linci, işkenceyi, katliamı meşrulaştırma çabalarının altında bölgedeki yurtsever halka saldırma planı vardır. Olağanüstü hal şartlarını da bahane ederek, orada bir katliamı örgütlemek ve insanları kendi bölgesinden uzaklaştırma planıdır.”

    İHTİYAÇLAR

    Mamak Afet Dayanışma Ağı’nın yayınladığı ihtiyaçlar listesinde şunlar yer alıyor:

    Deprem bölgesine gidecek ihtiyaç listesi; Kuru gıda, konserve, hijyen malzemesi, kadın pedi, çocuk bezi, bebek maması, ısınma araçları.

    Deprem bölgesinden Ankara’ya gelenler için hazırlanan ihtiyaç listesi; Kıyafet, bebek bezi, kadın pedi, hijyen malzemeleri, ev eşyaları, barınacak evler.

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

     

  • PSAKD yöneticileri Malatya’da: İhtiyacı olanlar bize ulaşabilir, devlet burada hala yok -VİDEO

    PSAKD yöneticileri Malatya’da: İhtiyacı olanlar bize ulaşabilir, devlet burada hala yok -VİDEO

    PİRHA- Depremin ardından bölgeye giden birçok Alevi kurumu halkla dayanışmasına devam ediyor. PSAKD yöneticileri Malatya’da depremden sonra yaşananları aktararak, “Aleviler yaşanan acılardan sonra yaralarını kendi sarmaya, tek vücut olmaya ve dayanışma göstermeye hemen başladılar. İkinci günden bu yana bölgedeyiz. Yardımlar getirdik. İhtiyacı olan herkes bize ulaşabilir” dedi.

    Yaşanan yıkıcı depremlerin ardından Alevi kurumları, ülkenin ve dünyanın birçok yerinden bölgedeki halkla dayanışmak için harekete geçti. Bölgeye giden kurumlar götürdükleri yardımlarla halkın yaralarını sarmaya devam ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) yöneticileri, depremin yedinci gününde Malatya’daki durumu aktardı.

    “DEVLET BURALARDA HALA YOK”

    Yöneticiler şunları dile getirdi:

    “1 hafta geçti ama enkazlar hala yerde. Hala enkazların altında insanlar var. Burada halk enkaz altındaki yakınlarını kendisi çıkarmaya çalışıyor. Enkazlardan çıkan cenazeler araçların bagajlarında taşınıyor. Hala birçok yerde yetkili yok. AFAD gelmemiş. Maden işçileri var, onlar birçok kişiyi kurtardılar. Bölge büyük bir acı yaşıyor. Devlet burada hala yok. Aleviler yaşanan acılardan sonra yaralarını kendi sarmaya, tek vücut olmaya ve dayanışma göstermeye hemen başladılar. İkinci günden bu yana bölgedeyiz. Yardımlar getirdik. Hava koşulları çok kötüydü. Hala ulaşılmamış köyler var. Bizler tüm şehir merkezlerine ve 73 köye ulaştık. Yardım götürdük. Eksik kaldığımız yerler oldu.

    “BURADA YAŞAM ZOR KURULACAK, İHTİYACI OLANLAR BİZE ULAŞSIN”

    Burada özellikle konteyner ve çadırlara ihtiyaç var. Isınma sorunu var. Hijyen de aynı şekilde. Bu konularda çok eksiklik var. Herkese çağrımız özellikle bunları göndersinler. Bu şehirler dümdüz olmuş durumda. Burada yaşam çok zor kurulacak. İhtiyacı olan herkes bize ulaşabilir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İskenderun Cemevi’nde dayanışma sürüyor; 3 öğün de yemek veriliyor-VİDEO

    İskenderun Cemevi’nde dayanışma sürüyor; 3 öğün de yemek veriliyor-VİDEO

    PİRHA- Depremlerin ardından İskenderun Cemevi bahçesinde kurulan yardımlaşma ve dayanışmayı sosyal medya hesabından paylaşan yapan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Devletin ulaşmadığı, ulaşamadığı yerlerde hizmet veriyoruz. Buraya Türkiye’nin birçok yerinden gönüllü insan yardım için geldi. Çocuklar cemevi bahçesinde oluşturduğumuz alanda oyunlar oynuyor. 3 öğün yemek çıkarıyoruz. Halk kendi yaralarını kendisi sarıyor” dedi.

    Maraş merkezli 10 ilin etkilendiği depremlerin ardından cemevlerinde bir araya gelen birçok kişi, yardımlaşma ve dayanışma sağlamak için harekete geçti.

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, İskenderun Cemevi bahçesinde kurulan yardımlaşma ve dayanışmayı sosyal medya hesabından paylaşarak orada yaşananları aktardı.

    “DEVLET YOK HALK VAR BURADA”

    Erçe aktarımında şunları ifade etti:

    “Antakya’da çok büyük bir yıkım var. İskenderun Cemevi binamız da hasar aldı. O yüzden içeri fazla giremiyoruz. Cemevimizin bahçesine çadırlar kurduk. Özellikle gençlerimiz burada canla başla çalışıyor. Türkiye’den ve Avrupa’dan Alevi kurumlarımız yaraları sarmak, umut olmak adına yoğun bir çalışma içerisindeler. Örgütlü güç her şeyin üstündedir. Devletin ulaşmadığı, ulaşamadığı yerlerde hizmet veriyoruz. Buraya Türkiye’nin birçok yerinden gönüllü insan yardım için geldi. Çocuklar cemevi bahçesinde oluşturduğumuz alanda oyunlar oynuyor. Burada Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütleri bir koordinasyon kurulu oluşturdu. Emek veren, katkı sunan, lokmasını paylaşan bütün canlara selam olsun.

    Halkımız burada kendi yaralarını kendisi sarıyor. Alevi kurumları, örgütleri ayrım yapmaksızın halkımıza hizmet veriyor. Devlet yine yok, halk var burada. Burada günde 3 öğün yemek çıkıyor. Devlet enkazların altında kalmış durumda.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’ndan deprem kampanyası

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’ndan deprem kampanyası

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Maraş’ın Pazarcık İlçesi’nde meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremin ardından dayanışma çağrısı yaptı. Yapılan çağrıda, “Dayanışmayı güçlendirmek için çaba göstereceğiz. Bunun için çalışmalara başlanmıştır. Deprem bölgelerine ulaştırılmak üzere bir kampanya başlatıyoruz” denildi. 

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın bilgisine göre sabah saat 04.17’de Maraş’ın Pazarcık ilçesinde 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yaşanan deprem cumhuriyet tarihinin en büyük depremlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Maraş’ın Pazarcık İlçesi’nde meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremin ardından dayanışma çağrısı yaptı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yapılan dayanışma çağrısında, şöyle denildi:

    “Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan, 7.4 büyüklüğünde depremde hayatlarını kaybeden yurttaşlarımıza baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Göçük altında kalanların da bir an evvel çıkarılmasını umuyoruz. Dersim Emek ve demokrasi platformu bileşenleri olarak dayanışmayı güçlendirmek için çaba göstereceğiz. Bunun için çalışmalara başlanmıştır. Deprem bölgelerine ulaştırılmak üzere bir kampanya başlatıyoruz. Çadır, konserve, kuru gıda, uyku tulumu, battaniye, mont, bot, kışlık kullanılmamış giysi, kullanılmamış içlik, kullanılmamış çorap, bere atkı, eldiven. kadın pedi, çocuk bezi, çocuk maması, elektrikli soba, el feneri, powerbank öncelikli ihtiyaçların deprem bölgelerine gönderilmesine dair Emek ve Demokrasi platformu bileşenlerimize ulaşabilirler. Yapılacak yardımlar, Dersim Belediyesi Kadın Yaşam merkezinde toplanarak ihtiyaç sahiplerine gönderilecektir. Halkımızı dayanışmaya çağırıyoruz.”

    İletişim: 0 428 212 13 27 – 0 533 928 09 71

    PİRHA/DERSİM

  • MA ve JİNNEWS ile dayanışma için #BirHaberDeSenden kampanyası başladı

    MA ve JİNNEWS ile dayanışma için #BirHaberDeSenden kampanyası başladı

    PİRHA-Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP),  öncülüğünde başlatılan Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNWES ile dayanışma kampanyasının startı verildi.

    Ankara merkezli operasyonda 9 gazetecinin tutuklanması ardından Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP), Mezopotamya Ajansı (MA) ve JİNNWES ile dayanışma kampanyası başlattı.

    Tutuklamalara karşı gazetecilerle dayanışmayı örmek amacıyla “Bir Haber de Senden” sloganıyla başlatılan kampanyaya gazeteciler, yazarlar, aydınlar; haber, röportaj ve yazılarıyla destek verebilir.

    Haber ve yazıların gönderileceği adresler şöyle:

    mezopotamyamerkez@gmail.com ve haberjin21@gmail.com

    (HABER MERKEZİ)

  • AKD Altınoluk cemevi inşaatı için ‘Bir Tuğlada Sen Koy’ kermesi

    AKD Altınoluk cemevi inşaatı için ‘Bir Tuğlada Sen Koy’ kermesi

    PİRHA- Toplumsal dayanışma ile temeli atılan AKD Altınoluk Cemevinin inşa çalışmaları devam ediyor. Cemevinin eksiklerinin giderilmesi için bugün kermes düzenleniyor.

    Aleviler, Balıkesir Altınoluk’ta toplumsal dayanışma ve kolektif emekle bir cemevi inşa ediyor. Cemevinin ilk katının betonu atılmış ve çalışmaları hız kazanmıştı. Cemevinin 2022 yılı içinde hizmete açılması planlansa da ekonomik kriz, artan inşaat malzemesi fiyatları ve maddi yetersizliklerden kaynaklı çalışmalar beklenilen hızda ilerleyememişti.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Balıkesir Altınoluk Şubesi tarafından Alevi yurttaşların lokmaları ile inşa edilen ve bitme aşamasına gelen cemevinin bu yıl içerisinde hizmete girmesi hedefleniyor.

    Cemevi yönetimi, ‘Bir Tuğlada Sen Koy’ diyerek yeni cemevi inşaatına katkı amaçlı kermes düzenleyecek. Kermes, 10 Haziran (bugün) saat 10.00-20.00 arasında Altınoluk Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşecek.

    PİRHA/BALIKESİR

     

  • İstanbul’da 1 Mayıs açıklamasını 3 işçi okudu: Ekmeğimiz her geçen gün küçülüyor -VİDEO

    İstanbul’da 1 Mayıs açıklamasını 3 işçi okudu: Ekmeğimiz her geçen gün küçülüyor -VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da 1 Mayıs mitingi Maltepe Meydanı’nda yapıldı. 3 işçi tarafından 3 dilde okunan açıklamada, “Sömürünün çarkları milyonlarca işçinin, emekçinin canıyla, kanıyla döndürülmeye çalışılıyor. Güvenceli-kadrolu çalışma hakkımız yok sayılıyor, güvencesiz istihdama mahkûm olmamız bekleniyor” denildi. 

    İstanbul’da Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Diş Hekimleri Birliği (TDB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) çağrısıyla işçiler, emekçiler 1 Mayıs için Maltepe’de buluştu.

    Maltepe’deki 1 Mayıs mitingine gelmek isteyenler sabahın erken saatlerinde 2 ayrı kolda buluştu. Davul zurnalar ve pankartlarla kortejlerdeki yerini alan on binlerce işçi ve emekçi hayat pahalılığına ve zamlara karşı isyan ettiler.

    “Zamlara, yoksulluğa, sömürüye karşı birleşelim” diyen işçi sendikaları, mahkum bırakıldıkları sefalet ücretine hayır diyen işçiler mücadele çağrısı yaptı.

    Kortejde yerini alan set emekçileri çalışma koşullarının iyileştirilmesini istedi. Gezi davasında çıkan mahkumiyet kararına tepki gösterildi. TMMOB, “Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza, Gezi onurumuzdur” pankartı taşıdı.

    Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği, “Ne geçmiş tükendi ne yarınlar”, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ise “Zamlar, sansür, kovulma, karşı çıkanlar yan yana” yazılı pankartla yürüdü.

    Mor Dayanışma da “Sömürüsüz, eşit ve özgür yaşayana dek bitmeyecek bu isyan” pankartını açtı.

    TMMOB bileşenleri de alana geldi. Mitingde Gezi Davası’nda hapis cezası alıp tutuklananlar unutulmadı. TMMOB, “Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza. Gezi onurumuzdur” yazılı pankartla alana girdi. Kortejde “Direne direne kazanacağız” ve “Her yer Taksim her yer 1 Mayıs” sloganları atıldı.

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu miting alanındakileri selamlayarak konuştu. Çerkezoğlu,“Özledim meydanlardan buluşmayı. Baharı özledik. 1 Mayıs umuttur dedik bu meydanda toplandık. Meydana gelmek isteyen yoldaşlarımız daha alana bile gelemedi. Bu meydanda en çok ihtiyacımız olan şeyin birbirimizin gözlerini bakmak, yumruklarımızı kaldırmak. Bu adalet düzeni hep birlikte değiştireceğiz” diye konuştu.

    KESK Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik de Gezi Davası’nda tutuklananlara selam yollayarak konuşmasına başladı. Herkesin 1 Mayıs Bayramı’nı kutlayan Bozgeyik, “Bu hukuksuzluğun, adaletsizliğin hesabını soracağımıza söz veriyoruz. Bu baskıcı otoriter iktidarı uyarmaya çalışıyoruz. Zamlara, adaletsizliğe hep birlikte dur diyoruz. Bugün ülkemizde genç işsizlik aldı başını gidiyor. İşçi cinayetlerinde katliam yaşanıyor” dedi.

    AÇIKLAMAYI 3 İŞÇİ OKUDU

    Katılan tüm işçi ve emekçiler adına açıklama Türkçe, Arapça ve Kürtçe ortak okundu. Betül Oral Türkçe, Adem Merestavi Arapça, Heval Bozdağ’ın ise Kürtçe okuduğu metinde şunlara yer verildi:

    “Bugün 1 Mayıs, İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günüdür. 1 Mayıs tüm dünyada, bu meydanda ve ülkenin her yerinde coşkuyla, umut ve heyecanla kutlanıyor. Umudumuzu, kararlılığımızı ve mücadele azmimizi Gezi davasında yeni bir AKP darbesiyle cezalar vererek bastırmak istediler. Hep birlikte daha gür haykırıyoruz, Gezi bütün ülkenin yüz akıdır, direniş sembolüdür. Geleceğimize sahip çıkma iradesidir. Bu karanlık gidecek, Gezi kalacak. Gezi’yi dün savunduk, bugün savunuyoruz, yarın da savunacağız. AKP ve yargısı emekçilerin ve halklarımızın özgürlük mücadelesine engel olamayacak. Gezi her yerde, Gezi burada, Gezi bizleriz, Gezi milyonlardır. Gezi ruhunu hapsedemeyecekler! Ne Taksim yasağı ne Gezi davasında verilen cezalar gidişlerini engellemeye yetmeyecek, gidecekler. Yıllardır emeğimizle, alın terimizle insanca çalışma, insanca yaşama mücadelesi veriyoruz. Ancak durumumuz her gün biraz daha kötüleşiyor. Ekmeğimiz her geçen gün küçülüyor.
    Sömürünün çarkları milyonlarca işçinin, emekçinin canıyla, kanıyla döndürülmeye çalışılıyor. Güvenceli-kadrolu çalışma hakkımız yok sayılıyor, güvencesiz istihdama mahkûm olmamız bekleniyor.

    Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkımız ortadan kaldırılıyor, KHK’lar ve geçici 35. madde eliyle on binlerce kamu emekçisi hukuksuzca ihraç ediliyor. Sendikalı oldukları için binlerce işçi işten çıkarılıyor.

    “BU DÜZEN YAŞAMI, GEZEGENİ TEHDİT EDEN FELAKETE DÖNÜŞMÜŞTÜR”

    Bu düzen yaşamı ve gezegeni tehdit eden büyük bir felakete dönüşmüştür. Gölgesini satamayacağı ağacı kesen kapitalist barbarlığın yarattığı yıkımın faturasını milyonlarca insan canlarıyla, doğa ise geri dönüşü olmayan tahribatlarla ödüyor. Nükleer, termik, jeotermik santraller, siyanürlü maden aramaları, atmosfere, toprağa salınan zehirli gazlar, zehirli atıklar ekolojik krizi derinleştiriyor, yeni pandemilere yol açıyor. Emperyalist savaşlar her geçen gün daha geniş coğrafyalara yayılıyor, savaşın alevleri işçi ve emekçileri yakıyor. Milyonlarca insan yerinden yurdundan olup göç etmek zorunda kalıyor, şehirler yakılıp yıkılıyor.

    Bu düzen yurttaşların hakkını, hukukunu çiğniyor, adaletsizliği büyütüyor. Seçme, seçilme hakkı yok sayılıyor, belediyelere kayyumlar atanıyor, vekiller cezaevlerine konuyor, cezaevleri tabutluğa ve işkence merkezlerine dönüştürülüyor, kitlesel tutuklamalar hız kesmiyor, bir kez daha parti kapatma davaları ile halk iradesine ipotek konmak isteniyor.

    “SAVAŞ VE İŞGALLER EKMEĞİMİZİ KÜÇÜLTÜYOR, İŞSİZLİĞİMİZİ BÜYÜTÜYOR”

    Şovenizm, cinsiyetçilik, ırkçılık ve mezhepçilik krizi yönetmenin bir yolu olarak ülkemizin ve halkın geleceğini tehdit ediyor. Savaş ve işgallerle ekmeğimizi küçültüyor, işsizliğimizi büyütüyor, talanların yolunu açıyorlar. İnkârcı ve imhacı siyasetle barış imkânını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Kürt sorununu çözümsüz kılarak toplumsal gerginliklerden nemalanmak, rant elde etmek, kutuplaşma üzerinden iktidarlarını kalıcı kılmak istiyorlar. Sınıfsal eşitsizliklerin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitsizliği de derinleşiyor, kadınların omuzlarına yıkılan hane içi iş ve bakım yükü artıyor. Kadına yönelik şiddet tırmanıyor.”

    Mitingte Kardeş Türküler de sahneye çıktı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PİRHA, pirha.org adresinden yoluna devam edecek

    PİRHA, pirha.org adresinden yoluna devam edecek

    PİRHA- PİRHA, pirha.org adresinden yoluna devam edecek. Pir Haber Ajansı Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, Alevi toplumunun sesi olan ve  6 yıldır aralıksız haber üreten ve kendi alanında bir ilk olan Pir Haber Ajansı’na Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişime kapatılmasına karşı hukuki mücadeleyi başlattıklarını belirterek, bundan böyle ajansın pirha.org ile yoluna devam edeceğini bildirdi. Açıklamada, bu süreçte destek veren tüm canlara teşekkür edildi. 

    Merkezi İstanbul’da olan, 2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren ajansımız Pir Haber Ajansı’nın (PİRHA) internet sitesine hiçbir gerekçe gösterilmeden 9 Mart’ta erişim engeli getirildi.

    Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olan ve ‘pirha.net’ adresi üzerinden yayın yapan Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir herekçe gösterilmeden erişim engeli getirildi.

    “PİRHA’ya erişim engelini herhangi bir haberden dolayı değil, genel geçer, ortaya karışık bir kararla vermişler. Anormal, absürt bir karar” diyen Avukat Seyit Demir ajans adına, ‘pirha.net’ adreine erişim engelinin kalkması için Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliği’ne dilekçe verdi. Böylece hukuki süreç başlatılmış oldu.

    Ajansımız, hukuki sürecin sonuçlanmasını beklemeden kamuoyunun haber alma hakkını gözeterek pirha.org ile yoluna devam etme kararı aldı.

    Pir Haber Ajansı (PİRHA) Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

    “Alevi toplumunun kendi sesini ve rengini kamuoyuna yansıtma aracı olarak yayın hayatına giren ve 6 yıldır aralıksız haber üreten ve kendi alanında bir ilk olan ajansımız Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden 08-03-2022 tarihinde erişim engeli getirildi.
    Son yıllarda Alevi toplumu eşit yurttaşlık hakkı talebi başta olmak üzere, Alevilere ait cemevlerinin ibadethane sayılması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, devletin inançlara eşit yaklaşması ve Türkiye’nin demokratikleştirilmesi temelinde ısrarlı bir tutum sahibi oldu. Bu tutumunu ise kendi emeği ve lokmaları ile kurduğu Pir Haber Ajansı gibi yayın organları üzerinden kamuoyuna taşıdı. Baskıcı, dışlayıcı, yok sayıcı politikaları, Alevilerin evlerinin işaretlenmesinden kimliklerinden dolayı aşağılanmaları, işlerinden edilmeleri, normal hizmetlerden bile mahrum bırakılmaları, yaşadıkları toprakların, inanç merkezlerinin, ziyaretlerinin talan edilmesine kadar her türlü hakikati toplum bu ajans üzerinden takip etme imkanını yakaladı.
    Tabii ki kendilerine ait güzelliklere de; cemevinden dergahına, köyünden mezrasına, ziyaretinden dağına, suyuna, duasından doğayla ilişkisine, semahından deyişine, gülüşüne, yakarışına kadar yaşamının her anına dair renklere de bu ajans emekçilerinin çabası üzerinden ulaştı.
    Geldiğimiz noktada ortaya çıkan iki sonuç Pir Haber Ajansının doğru yolda olduğunu gösteriyor.

    DESTEĞİNİ ESİRGEMEYEN TÜM CANLARA TEŞEKKÜRLER

    Birincisi; PİRHA’nın bu gücünü gören ve Alevileri olduğu gibi kabul etmek yerine Sünnileştirmeyi stratejik bir politika olarak önüne koymuş olan aklın PİRHA’yı engelleme çabaları doğru yolda olduğumuzu gösterir.
    İkincisi; Erişim engelinden hemen sonra gerek sosyal medya üzerinden ve gerekse basın açıklaması gibi değişik yol ve yöntemlerle sesini yükselten, PİRHA’ya sahip çıkan milyonlarca takipçinin, basın ve ifade özgürlüğüne inanan demokratik kamuoyunun, Alevi kurumunun, Pirin, Ananın gösterdiği tepki doğru yolda olduğumuzu gösterdi bize. Desteğini esirgemeyen tüm canlara PİRHA ailesi olarak büyük teşekkürlerimizi buradan bir kez daha belirtelim.

    HUKUKİ MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR

    Herhangi bir haberimiz gerekçe gösterilmeden, basın ve ifade özgürlüğüne aykırı ve hukuksuz bulduğumuz erişim engeline karşı avukatlarımız aracılığıyla başlattığımız hukuki mücadelemiz devam edecektir. İtirazımızın sonuç alacağına olan inancımızı korumak istiyoruz. Sonuç alırsak aynı adres ile yolumuza devam edeceğiz elbette.
    Bu erişim engeli sadece Alevi toplumuna dair hakikati karartmayı hedeflemiyor aynı zamanda ekmeğini gazeteci olarak kazanan Alevi basın emekçilerinin hayatlarını da karartmayı hedefliyor. Erişim engelinin kaldırılması ve özgür habercilik yapabilmemiz için bu gerçeğin de bilinmesi ve şu ana kadar verilen desteğin bundan sonrası için de gerekli olduğunun bilinmesini isteriz.

    PİRHA, HUKUKİ SÜREÇ SONUÇLANINCAYA KADAR pirha.org İLE DEVAM EDECEK

    Aradan geçen 6 yıl içerisinde Alevilerin haber ajansı olarak sahneye çıkan, birçok önemli habere imza atan, tüm ezilenlerin seslerini duyurmayı sorumluluk olarak gören, kamuoyunun özgür ve doğru haber alma hakkını ve meslek onurunu korumayı sürdüren ajansımız erişim engeline karşı şu aşamada yeni bir adresle yayın hayatına devam edecektir.
    OHAL şartlarında kurulan, fikir ve gücünü özgür basın geleneğinden alan gerçeklerin karanlıkta kalmaması, hakkın ve hakikatin sesini çıkarmak adına yola çıkan PİR HABER AJANSI hukuki süreç netleşinceye kadar yoluna pirha.org ile devam edecek.
    Saygılarımızla,
    Pir Haber Ajansı Yönetim Kurulu”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Mersin’de sokak sanatçılarıyla dayanışma konseri

    Mersin’de sokak sanatçılarıyla dayanışma konseri

    PİRHA- Mersin’de sokak sanatçıları için dayanışma konseri düzenlendi. Dayanışma konserinde pandemi boyunca yaşamını yitiren ve intihara sürüklenen sanatçılar anılırken, dayanışmanın önemine vurgu yapıldı.

    Sokak sanatçılarıyla dayanışma amacıyla Mersin’de konser düzenlendi. Yenişehir Belediyesi AKM’de yapılan konsere yüzlerce yurttaş katıldı.

    Sokak sanat yapan grupların sahneye çıkmasıyla başlayan konserde, sokak sanatçılarının yaşadıkları zorluklara dikkat çekildi. Konserde, salgından dolayı 2 sene çalışmadığı için Ağustos ayında intihara sürüklenen sanatçı İbrahim Birincioğlu da unutulmadı.

    Konuşmaların ardından sanatçılar Serdar Keskin, Mücahit Göker ve Yeliz Güzel sahneye çıktı. Türkçe, Kürtçe’nin Kurmanci ve Kırmancki lehçelerinde şarkıların söylendiği konserde dinleyiciler keyifli anlar yaşadı.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Alevi kurumları ve yurttaşlar Erbil’le dayanışmak için karakol önüne geldi-VİDEO

    Alevi kurumları ve yurttaşlar Erbil’le dayanışmak için karakol önüne geldi-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum yöneticileri ve yurttaşlar İsrafil Erbil ile dayanışmak için Gaziemir Sarnıç Karakolu önüne gelmeye başladı.

    İzmir’de kaldığı otelde gözaltına alınan Britanya Alevi Federasyonu (BAF) önceki dönem Başkanı İsrafil Erbil ile dayanışma amaçlı Alevi kurum yöneticileri ve Alevi yurttaşlar Gaziemir Sarnıç Karakolu önüne gelmeye başladı.

    Erbil, yarın ifadesi alınmak üzere savcılığa çıkarılacak.

    Karakol önünde bekleyiş sürüyor.

    PİRHA/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER

    > Britanya Alevi Federasyonu önceki dönem Genel Başkanı İsrafil Erbil gözaltına alındı
    > İsrafil Erbil’den ilk mesaj: Aleviyiz, haklıyız, kazanacağız!

  • Gazi Cemevi dayanışma amaçlı lokmalarını paylaştırdı

    Gazi Cemevi dayanışma amaçlı lokmalarını paylaştırdı

    PİRHA- Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi salgın sürecinde dayanışmayı güçlendirmek adına pişirdiği lokmaları Gazi esnafı ile paylaştı.

    Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı salgın sürecinde Gazi Cemevi her Perşembe günü farklı mahallerde dayanışma amacıyla pişirdiği yemekleri pay ediyor.

    Bu hafta pişirilen lokmalar Gazi esnafı ziyaret edilerek paylaştırıldı. Şimdiye kadar 40 bine yakın lokmayı ihtiyaç sahipleri ile buluşturan Gazi Cemevi, her perşembe lokmalarını dağıtmaya devam edecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Nakliyat İş’ten ABD Büyükelçiliği önünde eylem: Katil ABD Küba’dan defol!

    Nakliyat İş’ten ABD Büyükelçiliği önünde eylem: Katil ABD Küba’dan defol!

    PİRHA- Nakliyat-İş Sendikası,  ABD’nin Küba’da yaratmaya çalıştığı provokasyonları ve ablukayı protesto etmek için Ankara ABD Büyükelçiliği önünde eylem yaptı. Küçükosmanoğlu burada yaptığı konuşmada, Küba halkının hiçbir zaman ABD emperyalistlerine boyun eğmediğini hatırlattı. 

    Nakliyat-İş Sendikası,  ABD’nin Küba’da yaratmaya çalıştığı provokasyonları protesto etmek için Ankara ABD Büyükelçiliği önünde bir eylem yaptı.
    Eyleme sendikanın Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu, sendika yöneticileri, direniş yerlerinden temsilciler ve üye işçiler katıldı.

    “ABD’de Küba’dan Defol, Küba İşçi Sınıfı ve Halkı Yalnız Değildir” pankartı ve Fidel Castro, Che Guevara posterleri, Küba Bayrakları taşınan eylemde Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu bir basın açıklaması yaptı.

    Küçükosmanoğlu, ABD Büyükelçiliği önünde, üyesi bulundukları Dünya Sendikalar Federasyonu ve Küba Merkezi İşçi Sendikası’nın (CTC) birlikte aldığı karar doğrultusunda bulunduklarını, ABD’nin Küba’daki provakasyon girişimlerini protesto ettiklerini kaydetti.

    “ABD EMPERYALİZMİ İNSAN SOYUNUN BAŞ DÜŞMANI”

    ABD emperyalizminin tüm dünya halklarına kendi çıkarları için her türlü askeri, siyasi zulmü uyguladığını belirten Küçükosmanoğlu; Che Guevara’nın deyimiyle ABD Emperyalizminin insan soyunun baş düşmanı olduğunu ifade etti.
    Küçükosmanoğlu, Türkiye’de Ortadoğu’da, Latin Amerika’da ve dünyanın birçok köşesinde, dünya halklarının baş düşmanı olarak ABD’nin birçok savaştan, insanların katledilmesinden, göçmen durumuna düşürülmesinden sorumlu olduğunu dile getirdi.
    ABD’nin Sosyalist Küba’ya karşı son dönemde yapmaya çalıştığı emperyalist provokasyonlarını belirten Küçükosmanoğlu, ABD’nin ayrıca Sosyalist Küba’ya karşı 60 yıldan fazla süredir abluka uyguladığını, geçmişte Fidel Castro’ya yönelik yüzlerce suikast girişimini hatırlattı. Küçükosmanoğlu, bu tür girişimlere rağmen Küba halkının hiçbir zaman ABD emperyalistlerine boyun eğmediğini belirtti.

    Eylemin ardından, DSF tarafından 22 Temmuz 2021 tarihinde gerçekleştirilen ve Nakliyat-İş’in de katıldığı Küba halkıyla Uluslararası Dayanışma Konferansı’nın Sonuç Bildirgesi ABD Büyükelçiliği’ne posta yoluyla iletileceği kaydedildi.

    PİRHA/ ANKARA

  • Antalya Tahtacılar Derneği’nden yangın bölgesine gıda ve giyecek yardımı

    Antalya Tahtacılar Derneği’nden yangın bölgesine gıda ve giyecek yardımı

    PİRHA- Antalya Tahtacı Kültür Eğitim Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği 5 gündür orman yangınının devam ettiği Manavgat’da yangından etkilenen yurttaşlara gıda ve giyecek yardımı ulaştırdı.

    Antalya’da faaliyet yürüten Tahtacı Kültür Eğitim Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği 5 gündür süren ve büyük bir alanı etkisi altına alan orman yangınında etkilenen yurttaşlar için yardımlaşma kampanyası başlatarak ihtiyaç sahipleri ile lokmalarını paylaştı.

    Beraberinde getirdikleri gıda ve giyecek malzemelerini yangından etkilenen yurttaşlara ulaştıran Tahtacı Kültür Eğitim Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği ayrıca yangın bölgesinde kullanılmak üzere dernek bünyesinde bulunan 2 adet araç tahsis etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • AKD heyeti Manavgat’ta yanan köyleri ziyaret edip yardımları ulaştırdı-VİDEO

    AKD heyeti Manavgat’ta yanan köyleri ziyaret edip yardımları ulaştırdı-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt ve şubelerden oluşan heyet 5 gündür orman yangınının devam ettiği Manavgat’ta incelemelerde bulunarak beraberlerinde getirdikleri yardımları yurttaşlara ulaştırdı.

    Alevi Kültür Dernekleri, Manavgat’ta meydana gelen orman yangını bölgesinde incelemelerde bulunarak, yurttaşlara geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    Aralarında AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, AKD Genel Başkan Yardımcısı Seher Şengünlü Yılmaz, AKD Antalya şube başkanları ve Antalya Alevi Güç Birliği’nin bulunduğu heyet dayanışma kampanyası başlatarak ihtiyaç sahipleri ile lokmalarını paylaştı.

    Sığırcalar, Hocalı ve Saraçlı köylerinde incelemeler yapan heyet, sonrasında kendileri ile birlikte getirdikleri ihtiyaç malzemelerini paylaştırarak yangın bölgesinden ayrıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Wiesloch AKM üyeleri sel sonrası onarım çalışmasına katıldı

    Wiesloch AKM üyeleri sel sonrası onarım çalışmasına katıldı

    PİRHA- AABF bünyesinde hizmet yürüten Wiesloch Alevi Kültür Merkezi Cemevi üyeleri Almanya’da sel baskınından etkilenen bölgeye giderek evlerin temizlenme ve onarım çalışmalarına katıldılar.

    Almanya’da Rheinland-Pfalz, Kuzey-Ren Vestfalya ve Bavyera eyaletlerinde aşırı yağışların neden olduğu sel ve su baskınlarında ölenlerin sayısının 176’ya yükseldiği bildirildi. Almanya Meteoroloji Dairesi, selden etkilenen bölgelerde hafta sonunda şiddetli yağışların beklendiği uyarısını yaptı.

    “DUYARSIZ KALAMAZDIK, BİR NEBZE DE OLSA YARDIMCI OLDUK”

    Wiesloch Alevi Kültür Merkezi, dayanışma gösterdikleri  temizleme ve onarım çalışmalarıma ilişkin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şunları belirtti:

    Sizlerin de bildiği gibi yaşadığımız ülkenin çeşitli bölgelerinde geçmiş günlerde Sel felaketleri yaşandı. İnsanlar bir anda evsiz kaldılar. Sevdiklerini sel aldı götürdü. Birçok insan hayatını kayıp etti. Bu olaya duyarsız kalmak mümkün değil. Din, dil, ırk bizim inancımızda önemli değil. Önemli olan insan olmak. Bu düşünce ile  Wiesloch Alevi Kültür Merkezimizin organize ettiği, Antweiler’de yaşanan sel felaketine gönüllü canlarımız destek olmak için olay yerine gidip orada mağdur olan vatandaşlara bir nebzede olsa yardımcı oldular. Buradan kendilerini gönülden kutluyoruz”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazi Cemevi pandemi sürecinde 40 bine yakın lokmayı paylaştırdı

    Gazi Cemevi pandemi sürecinde 40 bine yakın lokmayı paylaştırdı

    PİRHA- Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi salgın sürecinde dayanışmayı güçlendirmek adına pişirdiği lokmaları paylaşmaya devam ediyor. Cemevi, şimdiye kadar 40 bine yakın lokmayı ihtiyaç sahipleri ile buluşturdu.

    Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı pandemi sürecinde Gazi Cemevi her perşembe günü farklı mahallelerde dayanışma amacıyla pişirdiği yemekleri paylaştırıyor.

    Cemevi mutfağında pişirilen lokmalar bu hafta 75. Yıl Mahallesi Eski Karakol Durağı’nda paylaştırıldı.

    Şimdiye kadar 40 bine yakın lokmayı ihtiyaç sahipleri ile buluşturan Gazi Cemevi, her perşembe lokmalarını dağıtmaya devam edecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Erzincan Yalınca Köyü Cemevi, yardım kampanyalarına devam ediyor-VİDEO

    Erzincan Yalınca Köyü Cemevi, yardım kampanyalarına devam ediyor-VİDEO

    PİRHA-Erzincan Yalınca Köyü Cemevi, pandemiden kaynaklı zor geçirilen bugünlerde ihtiyaç sahipleri için başlattığı yardım kampanyasına devam ediyor.

    Erzincan Yalınca Köyü Cemevi, koronavirüs salgını nedeniyle başlatmış olduğu yardım kampanyalarına devam ediyor. Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı salgın sürecinde dayanışma amaçlı ihtiyaç sahipleri için yardım kampanyası başlatan Erzincan Yalınca Köyü Cemevi, ihtiyaç sahibi ailelere destekte bulunuyor.

    PİRHA/ERZİNCAN