Etiket: dedef

  • Dersim’in Gurik Köyü’nde yüzlerce yurttaş haykırdı: Maden projesi istemiyoruz!-VİDEO

    Dersim’in Gurik Köyü’nde yüzlerce yurttaş haykırdı: Maden projesi istemiyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Gurik (Karagöz) Köyü başta olmak üzere 7 köyü kapsayan krom madeni projesine karşı eylem yapan yurttaşlar, maden projelerini istemediklerini belirterek, toprağın üstünün altından daha değerli olduğunu vurguladılar.

    Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Gurik (Karagöz) Köyü başta olmak üzere 7 köyü kapsayan krom madeni projesi yeniden gündeme geldi. Şirketin 2024 yılında Bakanlığa yaptığı başvuru sonrası başlatılan ÇED süreci, halkın tepkisi üzerine geri çekilmişti. Ancak şirket aynı projeyi tekrar hayata geçirmek istiyor.

    Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Gurik (Karagöz) Köyü ve çevre köyleri içine alan maden projesine karşı Karagöz ve Çevre Köyleri İnsiyatifi’nin çağrısıyla yüzlerce yurttaş Gurik Köyü’nde bir araya geldi.

    Maden projesinin yapılmak istendiği alana yürüyüş düzenleyen yurttaşlar, maden projelerinin durdurulmasını istedi.

    “ÜRETEREK YAŞADIK”

    Yürüyüşün ardından Karagöz ve Çevre Köyleri İnsiyatifi adına açıklama yapan Uğur Tepe, maden projesi olarak belirlenen coğrafyada yüz yıllardır cümle canlı ile beraber suyu, toprağı, yaşam alanlarını paylaşarak, her daim üreterek yaşadıklarını belirtti.

    “ÜRETEN VE DOĞAYI KORUYARAK VARLIĞINI SÜRDÜREN CANLILARDIR”

    Yaylasına, çeşmesine, dağ başına ziyaretgahlar kuran; dağdaki keçisini kutsal sayan, yolu üzerindeki yılana, ayıya “Sen ona bir şey yapmadı mı o sana yapmaz” diye yaklaşan, bu yaşamsallığı binlerce yıllık bir döngünün, paydaşlığın ve sürekliliğin ürünü olduğunu vurgulayan Tepe, “Bugün de asıl gözetilmesi gereken bu yaşamsallık ve onun devamlılığıdır. Asıl hak sahibi ve belirleyici olması gereken; bu kültür ve paydaşlık ile bu topraklarda binlerce yıldır birlikte yaşayan, üreten ve doğayı koruyarak varlığını sürdüren canlılardır, insanlardır” dedi.

    YOK ETME PROJESİ!

    Proje sahasının Türkiye’nin tarafı bulunduğu Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne (BERN SÖZLEŞMESİ) göre kesin koruma altında bulunan Yaban Keçisi, Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi, Ayı, Vaşak, dünyada neslinin tükendiği sanılan Anadolu Parsı da habitat bulduğunu belirten Tepe, şunları ifade etti:

    “Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi’ne göre koruma altında bulunan flora ve fauna türlerinin habitatlarında kesin proje yasağı ve habitat tahribatı yasağı bulunmaktadır. Bölgemiz; sabit ve konar göçer yaylacılık ile zehir görmemiş meralarında ve dağlarında hayvanlarımızın otlayıp toprağına gübresini bıraktığı; peynirin, tereyağının yapıldığı yüzlerce yıllık bir sürekli üretim döngüsüne; temiz, nitelikli ve zengin gıda üretimi gücüne sahiptir.

    Dimin Madenciliğin Karagöz köyümüzdeki Maden projesinin proje bedeli 7 milyon 827 bin 500 tl dir. Ancak bu tutarın ilgili projenin yaratacağı tahribatı önlemek için gerekli önlemleri sağlama yükümlülüklerini dahi karşılamayacağı açıktır. Bu yönüyle bu proje daha başından yüksek rant, yüksek talan ve yüksek tahribat projesidir. Yine her sene bölgemiz yaylalarında üretilen tulum peynirinin, tereyağının katma değeri dahi bu bedellerin çok üstündedir. Bu yönüyle de bu proje daha en başından bir kalkınma projesi değil bölge üretim gücünü ve üretim alanlarını yok etme projesi anlamı taşımaktadır.”

    “BİRÇOK ÜLKENİN TOPLAM BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİNİN ÜZERİNDE…”

    Bölge yaylalarının ‘iyi mera’ vasfı ile tescilli olduğunu dile getiren Tepe, bu vasfından ötürü Dağbek köyündeki Krom Çinko Ocağı projesi sonlandırıldığı bilgisini paylaştı.

    Tarım Bakanlığı tarafında yürütülen Hel Dağı bölgesini de içeren Munzur Havzası’nda, UBENİS PROJESİ kapsamında yapılan çalışmalarda 2.250’nin üzerinde bitki türü saptandığını, anılan bitki türlerinin de beşte birinin endemik durumda olduğunu vurgulayan Tepe, açıklanan rakamların, tarımsal üretim gücü ile de öne çıkan birçok ülkenin toplam bitki çeşitliliğinin üzerinde olduğunu belirtti.

    “PROJE BİR AN ÖNCE SONLANDIRMALIDIR”

    Toprakların üstünün altından daha değerli olduğunu ifade eden Tepe, “Bugün maden yağması ile karşı karşıya bırakılan yaylalarımız, mera ve dağlarımız bölgemizde üretimin, yaşamımızı sürdürmenin asli unsurlarıdır.  Aksi bu bölgenin insansızlaştırılması yahut kendi üretip kendi kazanması değil de kara toprağın altında köleleştirilmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenle bizler Pülümür Karagöz/Gurik, Kocatepe/Askireg, Boğalı/Zımage, Kovuklu/Harşi, Çakırkaya/Pancıras, Dağbek/Dağbeg, Kaymaztepe/Meçi, Mezra ve diğer civar köyleri halkı olarak, kamu yararıyla alakası olmayan; doğanın, bölgenin ekonomik kaynaklarını ve zenginlikliklerini yok edecek Pülümür Karagöz köyünde yürütülmesi planlanan bu projeyi istemediğimizi bir kez daha yineliyoruz. Son olarak Projeyi yürüten Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tüm bu hususlar ve İl Tarım Müdürlüğünün raporuna istinaden projeyi bir an önce sonlandırmalıdır” şeklinde konuştu.

    “YAŞAM ALANLARIMIZ İÇİN HEP BERABER MÜCADELE EDECEĞİZ”

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, iktidarın maden yasalarını 22 kez değiştirerek nasıl sermayeye şirketlere peşkeş çektiğinin altını çizerek, “Özel kamulaştırma yasaları çıkardılar. Bununla zeytinliklere, meralara, topraklara el koydular. Elbette parlamentoda bir boyutuyla mücadele yürütüyoruz. Ama aslı olan herkesin beraber kenetlenerek mücadeleyi büyütmesidir. Bizler yaşam alanlarımızı korumak için hep beraber örgütleneceğiz, bir arada olacağız ve mücadele edeceğiz” dedi.

    “İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Munzur Çevre Derneği adına Hatun Esen ise, yaptığı konuşmada şunlara yer verdi:

    “Biz bugün buraya sadece insanlar için değil, bu coğrafyada yaşayan bütün canlılar için buradayız. Duyduk ki emparyalist şirketleri, taşeronu Dimin Madencilik buralara maden açmak istiyor. Doğamızı delik deşik etmek istiyor. 81 ilde olduğu gibi  talan projesiyle dağlarımızı yok etmek istiyor. Buna izin vermeyeceğiz.”

    Madenciliğin yapıldığı zaman sularımız kirleneceğini, toprakların zehirleneceğini ve tekrardan göç yollarına düşüleceğini ifade eden Esen, “Geri gelecek topraklarımız kalmayacak. Bu göç yollarında giderken büyük travmalar yaşayacağız. Çünkü bu dağlarda atalarımızın ayak izleri var. Bu sularda, jar u diyarlarda büyük annelerimizin duaları var. Burada direnenlerin emeği var. Çocuklarımızın geleceği var. Bu topraklar kutsaldır. Bu topraklarda bizim geçmişimiz var. Biz gidip geri döndüğümüz zaman bu yere öpe öpe burada yaşamları inşa etmiş insanlarız. Biz o kâmil insanlardan çok şey almışız. Onlara vefa borcumuz var. Biz mücadele edersek doğa kazanacak, yaşam kazanacak, çocuklar kazanacak, gençlik kazanacak” diye belirtti.

    Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, DEDEF adına Ali Rıza Bilir, Dersim Koyun ve Keçi Birliği Başkanı Zeynel Erdoğan ve eylemde söz alan köylüler, maden projesinin istemediklerinin altını çizdiler.

    PİRHA/DERSİM

     

     

     

  • DEDEF: İbadet yerlerini araç olarak kullanıp siyasal amaçlarına malzeme yapmasınlar!

    DEDEF: İbadet yerlerini araç olarak kullanıp siyasal amaçlarına malzeme yapmasınlar!

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu, merkez ve Pertek Cemevi’nde iftar verilmesine tepki göstererek, “Dersim’de önce merkezdeki cemevinde, ardından Pertek Cemevi’nde iftar yemeği verilmesi kararını, inancımızın temel ilkelerine aykırı bir mudahale olarak görmekteyiz. Bu kararları alan ya da uygulayan idari yetkililer ve cemevi yönetimleri biz Dersimlilerin, Raa Heq inancına sahip tüm yurttaşlarımızın rızallk ve hoşgörü sınırlarını zorladıklarını bilmelidirler” dedi.

     

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 81 ilin valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” genelgesine tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, gelen tepkileri “Gericilik” olarak tanımlayıp, Türkiye’nin yüzde 99’unun Müslüman olduğunu belirterek, “Ramazan Genelgesi’ni savunurken, Alevi çocukları başta olmak üzere yok sayılan inanç kimlikli çocuklar etkinliklere “gönüllü” katılmaya zorlanıyor.

    Pertek Cemevi de, tepkilere kulak tıkayarak, 24 Şubat (Salı) akşamı cemevinde Ramazan iftarı düzenledi.

    “TEK DİL, TEK DİN, TEK MEZHEPTE ISRAR ETMEK TOPLUMSAL BARIŞA KATKI SUNMAZ

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), gelişmelere dair yazılı açıklama yaptı.

    “Toplumsal barış ve inanç özgürlüğü toplumların temel değerleridir” denilen açıklamada, “Yaşama hakkı gibi inanç hakkı da insanın temel haklarından biridir. Yine farklı inançların ve kimliklerin bir arada, karşılıklı saygı çerçevesinde yaşaması demokratik bir toplumun temelidir. Bu mekanlarda yapılacak herhangi yanlış bir etkinlik vb. davranışlar yalnızca ibadethaneye değil, toplumsal huzura ve ortak değerlere de zarar vermektedir” denildi.

    168 yazar, gazeteci, akademisyen, sanatçı ve meslek odalarının temsilcileri tarafından kaleme alınan “Laiklik” bildiirsine de dikkat çekilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Ülkenin surüklenmekte olduğu mecraya dikkat çeken metnin tartışmaları sürerken, MEB tarafından yayımlanan “Ramazan Genelgesiyle” topluma yeni dayatmalar getirilmiştir.

    Alevilerin inanç ve anlam dünyasında önemli bir yer tutan Xızır ayı ile beraber bu tek tipçi zihniyet ve uygulamalar artmış, Alevi halkların inanç dünyasına ve ritüellerine aykırı müdahaleler adeta zirve yapmıştır. İnancımıza, yaşam tarzımıza, kültürel değerlerimize, Jar u diyarlarımıza, doğamıza yönelik saldırılar tüm yönleriyle devam ediyor. Toplumsal barışın konuşulduğu, Meclis’te komisyonların oluştuğu bir süreçte tekçi politikaları yeniden gündeme taşmak; tek dil, tek din, tek mezhepte ısrar etmek toplumsal barışa katkı sunmaz.

    RIZALLK VE HOŞGÖRÜ SINIRLARINI ZORLADIKLARINI BİLMELİDİRLER

    Aleviliğin önemli merkezi olarak gördüğümüz, Raa Heq inancımızın ser çeşmesi olan Dersim’de önce merkezdeki cemevinde, ardından Pertek Cemevi’nde iftar yemeği verilmesi kararını, inancımızın temel ilkelerine aykırı bir mudahale olarak görmekteyiz. Bu kararları alan ya da uygulayan idari yetkililer ve cemevi yönetimleri biz Dersimlilerin, Raa Heq inancına sahip tüm yurttaşlarımızın rızallk ve hoşgörü sınırlarını zorladıklarını bilmelidirler.

    İTİRAZIMIZ CEMEVLERİNDE İFTAR VERİLMESİDİR

    Vurgulayarak belirtelimki Dersim’de farklı inanca ve düşünceye sahip insanlar sorunsuz şekilde bir arada yaşamaktadır. Bizler de inançları gereği Ramazan Orucu tutan halkımızın iftar düzenlemelerine karş değiliz. İtirazımız Alevi inancının ibadet yeri olan cemevlerinde vb. yerlerde iftar verilmesidir. Cemevleri, Alevi inancının özgün ibadet mekânlarıdır ki Pertek Cemevi’nin iftar programına ilişkin yaptığı açıklama, Alevi inanç değerleri ve cemevlerinin tarihsel misyonu açısından ciddi bir kırılma yaratmıştır.

    İBADET YERLERİNİ ARAÇ OLARAK KULLANIP SİYASAL AMAÇLARINA MALZEME YAPMASINLAR

    “Birlik” ve “hoşgörü” vb. söylemlerin arkasına sığınılarak farklı inançların görünmez kılınması kabul edilemez. Ramazan orucu ve iftar gibi Sünni gelenekle özdeşleşmiş ritüellerin cemevi çatısı altında organize edilmesi asimilasyonun yeni bir versiyonudur. Dahası Aleviliğin Sünnileştjrilmesi amacanı taşmaktadır. Bu uygulamalar toplumsal, idari baskılardan ve siyasal atmosferden bağımsız değildir. Özellikle bu çalışmaları yürüten cemevi yöneticileri buradan kendilerine siyasi veya ekonomik olarak rant sağlamak peşindeler. Yine bir yerlere yaranmak şirin görünmek amacındalar. Bu arkadaşlara önerimiz bulunduklan alanları bırakıp hemen yanıbaşında bulunan il veya ilçe örgutlerinde siyaset yapmalarıdır. İbadet yerlerini araç olarak kullanıp siyasal amaçlarına malzeme yapmasınlar.

    HİÇ KİMSE YOL ERKÂNA MÜDAHALE EDEMEZ

    Asimilasyon amaçlı olduğu açık olan bu uygulamalan redediyor ve Pertek Cemevi’nde Yol ve erkana aykırı olan bu işe önayak olan insanlarımıza diyoruz ki, “Yol cumleden uludur”.  Pirlik bir kemalet ve hizmet makamıdır, hiç kimse Yol erkâna müdahale edemez, Yol üzerinden ikbal devşiremez! Hiç bir inanç ayırımı yapmadam birlikte yaşamı savunacağız.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • DEDEF Kadın Meclisinden Rojava’ya yönelik saldırılara karşı destek- VİDEO

    DEDEF Kadın Meclisinden Rojava’ya yönelik saldırılara karşı destek- VİDEO

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi,  saçlarını örerek Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etti.

    DEDEF Kadın Meclisi, Rojava’ya yönelik saldırıları protesto etmek için dernek binasında toplandı. Çetelerin kadınları hedef alan saldırılarını kınayan DEDEF’li kadınlar, saçlarını örerek Rojavalı kadınlara destek oldu.

    ”SURİYE HALKLARINI HEDEF ALAN SALDIRILAR DERHAL DURDURULMALI”

    DEDEF Kadın Meclisi, yaptığı açıklamada Suriye’de savaş suçlarına, azınlıklara yönelik katliamlara ve Rojava’ya yönelik saldırılara karşı olduklarını vurguladı. Devamında ise şunları belirtti: “Bizler, kadın özgürlük mücadelesini, halkların eşit ve bir arada yaşam hakkını savunanlar olarak; Suriye’de devam eden ağır insan hakları ihlallerine, savaş suçlarına ve sistematik katliamlara karşı acil bir çağrıda bulunuyoruz” dedi.

    “Suriye’de Aleviler başta olmak üzere; Süryaniler, Ezidiler, Ermeniler ve diğer inanç ve etnik azınlıklar, Suriye yönetiminin ve ona bağlı silahlı güçlerin uyguladığı mezhepçi, ayrımcı ve yok edici politikaların hedefi haline getirildiğini” belirten Kadın Meclisi, sivil yerleşimlerin bombalanması, keyfi infazlar, zorla yerinden etme, inanç temelli baskılar ve yaşam hakkı ihlalleri uluslararası hukuka göre açık savaş suçu kapsamında olduğunu belirtti.

    ”SALDIRILAR KADINLARIN ÖZGÜRLÜĞÜNE KARŞI”

    Rojava’ya yönelik sürdürülen saldırılar; Kürt kadınların öncülüğünde inşa edilen demokratik, eşitlikçi ve çoğulcu toplumsal modele yönelik olduğunu söyleyen DEDEF’li kadınlar, “Rojava Kadın Devrimi’ne dönük her saldırı, kadınların kazanımlarını, azınlıkların varlığını ve halkların birlikte yaşam iradesini hedef almaktadır” dedi.

    Kadın mücadelesinin asla bastırılamayacağına dikkat çeken Kadın Meclisi, “Rojava’da hayata geçirilen eşbaşkanlık sistemi, kadın özgürlükçü politikalar ve komünal yaşam modeli; Suriye’de ve Ortadoğu’da savaş, mezhepçilik ve otoriterliğe karşı somut bir alternatiftir” ifadelerini kullandı.

    Son olarak acil çağrıda bulunarak, “Uluslararası kurumlar, insan hakları örgütleri ve ilgili mekanizmalar acil soruşturma ve yaptırım süreçlerini başlatmalıdır. Rojava’ya yönelik saldırılar derhal son bulmalı; kadınların ve halkların öz yönetim iradesi tanınmalıdır.
    Kadınların, azınlıkların ve sivillerin yaşam hakkı uluslararası güvence altına alınmalıdır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • DEDEF Genel Kurulu yapıldı, Yaşar Gelincik genel başkan oldu!

    DEDEF Genel Kurulu yapıldı, Yaşar Gelincik genel başkan oldu!

    PİRHA- DEDEF 10. Olağan Genel Kurulu’nda Yaşar Gelincik ve Hasan Şen’in aday olduğu seçimde, oyların çoğunluğunu alan Yaşar Gelincik ve yönetimi seçimi kazanarak göreve geldi.

    Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF), 10. Olağan Genel Kurulunu, Eyüp Sultan Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi.

    Ülkenin dört bir yanından gelen delegelerin yoğun katılım gösterdiği genel kurulda yapılan konuşmalarda, Dersim’in kültürüne, diline, inancına, doğasına sahip çıkmak için daha fazla mücadele edilmesi gerekliliği öne çıktı

    Yaşar Gelincik ve Hasan Şen’in başkan adayı olarak iki listenin yarıştığı genel kurulda Yaşar Gelincik 130 oy, Hasan Şen ise 63 oy aldı.

    Listede şu isimler var:

    Yönetim kurulu Asil

    1- Yaşar Gelincik – Hozat

    2- Ulaş Yeğin – Nazımiye

    3- İhsan Parlak – Anadolu Yakası

    4- Yılmaz Cesur – Hozat

    5- Bahar Polat – Bornova

    6- Melek Arı – Bursa

    7- Ruhi Çelik- Kocaeli

    8- Ali Ekber Çelik – Ankara

    9- Cemil Gündüzkanat – Ovacık

    10- Hayri Aydın – Mersin

    11- Ercan Sonuç – Adana

    12- Ümit Karabulut – Dersim

    13- Ersin Demir – Bağcılar

    14- Ali Murat Kösedeniz – Gazi mahallesi

    15- Hüseyin Yılmaz – Kağıthane

    16- Hasan Ali Kılıç – İzmir

    17- Cengiz Tosun – Ankara

    18- Metin Görmez – Kağıthane

    19- Hasan Gündoğdu – Didim

    Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri

    1- Yıldız Doğan

    2- Okan Eroğlu

    3- Mahir Karabulut

    4- Abbas Aygül

    5- Kemal Mutlu

    6- Gülcemal Sonuç

    7- Elif Bektaş

    8- Hanife Özerli

    9- Sinan Taze

    10- Hüsniye Yiğit

    11- Cevat Ulaş

    12- Müslüm Çalışkan

    13- İbrahim Dikme

    14- Sarıgül Yavuz

    15- Hüseyin Akkuş

    16- Baki Tunç

    17- Gönül Atasever

    18- Yusuf Demirçivi

    19- Düzgün Ayyıldız

    Denetleme Kurulu Asil

    1- Aslan Zengin – Hozat

    2- Dilek Güneş – Alibeyköy

    3- Cafer Parlak – Alibeyköy

    Denetleme Kurulu Yedek

    1- Elif Bektaş- Bursa

    2- Hilal Çelen Özçelik- Gemlik

    3- Seren Dilan Aktaş – Balıkesir/Körfez

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • DEDEF: Şiddete geçit vermeyelim!

    DEDEF: Şiddete geçit vermeyelim!

    PİRHA-DEDEF, Dersim’de son zamanlarda artan silahlı olaylara tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Dersim halkını şiddete karşı, yaşamdan yana tavır almaya çağırıyoruz. Artık yeter, şiddete karşı birleşelim” denildi.

    Dersim’de son zamanlarda uyuşturucu ve çeteleşme artarken, halk bu durum karşısında endişeli. Dün Dersim’de bir kafede yaşanan silahlı saldırıda 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişinin ise hayati tehlikesi sürüyor.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersim’de son zamanlarda artan silahlı olaylara tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “KENTİMİZİ BARIŞIN VE ARDEŞLİĞİN TOPRAKLARI OLARAK HEP BİRLİKTE SAVUNALIM”

    Son zamanlarda artan çeteleşme ve şiddet olaylarının kaygıyla gözlemlendiği belirtilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Zor günlerden geçen coğrafyamıza sahip çıkmamız gerekirken, böylesi olayların yaşanmasını asla kabul edemeyiz. Toplumsal akıl ve hareketin yerini bireysel çıkar ve çatışmalara bırakmasına izin vermemeliyiz. Dersim, tarih boyunca inancı, kültürü ve direnciyle ayakta kalmıştır. Bu topraklarda can kutsaldır, bireyler arası barış kutsaldır, rızalık kutsaldır. Ancak bugün kentimizin ortasında yaşanan silahlı saldırı, bu değerleri ayaklar altına almış, halkımızı derin bir acıya boğmuştur. Kentimiz daha öncesinde bu tarz olaylara sahne olmazken son dönemlerde yaşanan dönüşüm kentimizi de esir almaya başlamıştır. Yozlaşma ve çürümeyi ancak örgütlenerek durdurabiliriz. Kolektif düşünüp yaşayarak çözebiliriz.

    Bir canımızı yitirdik, bir canımız ağır yaralı. Bu saldırı sadece bireylere değil, Dersim’in tümüne yapılmıştır. Çünkü şiddet, yalnızca kurşunla can almaz; güvenimizi, huzurumuzu ve kardeşliğimizi de hedef alır. Bizler bu şiddeti, çeteleşmeyi ve bireysel silahlanma ile ceza verme kültürünü en güçlü biçimde lanetliyoruz. Çeteleşmenin kent yaşamında normalleşmesine, sokaklarımızı güvensizleştirmesine artık tahammülümüz yoktur.

    Bireysel şiddeti, çeteleşmeyi reddedelim ve hayatımızda yer vermeyelim. Sorunlarımızı rıza ve sözle, dayanışmayla çözelim. Kentimizi barışın ve kardeşliğin toprakları olarak hep birlikte savunalım. Dersim’in yolu şiddet değil, yaşamdır. Biz bu şehrin her sokağında, her dağında, her suyunda barışı, kardeşliği ve dayanışmayı büyüteceğiz. Yaşamını yitiren canımızın ailesine sabırlar, yaralı canımıza acil şifalar diliyoruz. Dersim halkını şiddete karşı, yaşamdan yana tavır almaya çağırıyoruz. Artık yeter, şiddete karşı birleşelim.”

    PİRHA/DERSİM

  • DEDEF: Munzur’a dokunmayın, Dersim’e dokunmayın, inancımıza dokunmayın!

    DEDEF: Munzur’a dokunmayın, Dersim’e dokunmayın, inancımıza dokunmayın!

    PİRHA-DEDEF, Tunceli Valiliği’nin Munzur Gözeleri’nde açtığı mescite tepki göstererek, “Biz Munzur’un yolundan, hakikatten, özgür inançtan asla vazgeçmeyeceğiz. O mescidi oradan kaldırın! Munzur’a dokunmayın, Dersim’e dokunmayın, inancımıza dokunmayın!” dedi.

    Munzur Gözeleri’nin giriş bölümüne mescit açılması, Alevi toplumunda tepkilere neden oldu. Dersim’in Ovacık ilçesine bağlı Ziyaret köyündeki Alevilerin kutsallarından olan Munzur Gözeleri’ne dönük müdahaleye Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) yazılı açıklama yaparak tepki gösterdi.

    “MUNZUR’A MESCİT DEĞİL, ÖZGÜRLÜK GEREKİR”

    Munzur’un, Dersim halkının inançla, kültürle ve doğayla kurduğu bağın canlı hafızası olduğu belirtilen açıklamada, “Munzur’un gözelerine mescit yapılması, yalnızca bir inanç saldırısı değil; aynı zamanda siyasal bir mühendisliğin, asimilasyon politikasının açık göstergesidir. Bugün iktidar, halkın gerçek sorunlarını çözmek yerine yoksulluk, işsizlik, göç, eğitimdeki çöküş, sağlıkta eşitsizlik Alevi toplumunun kutsallarına müdahale ediyor. Bu, bir yönetim tercihi değil, bir siyasi saldırıdır. Çünkü iktidar biliyor ki halk kendi yolunda, kendi kültüründe, kendi inancında direnç bulur. O direnci kırmak için kutsalları hedef alıyor. Bizler biliyoruz: Munzur, Alevi halkı için ibadetin kendisidir. Dağ, taş, su, rüzgâr, ateş; hepsi Hakk’ın tecellisidir. Oraya mescit açmak, yalnızca beton dökmek değildir; hafızaya, inanca, kültüre saldırıdır. Bu, laiklik ilkesine aykırıdır. Bu, anayasanın eşit yurttaşlık hakkına aykırıdır. Bu, uluslararası inanç özgürlüğü normlarına aykırıdır.

    Biz bu saldırının yalnızca Alevilere değil, tüm demokrasi güçlerine yapılmış bir tehdit olduğunun farkındayız. Bugün Munzur’da yapılan, yarın başka bir halkın, başka bir inancın, başka bir kültürün başına gelecektir. Bu yüzden diyoruz ki: Munzur yalnızca Dersim’in değil, tüm halkların ortak mirasıdır. Munzur’a mescit değil, özgürlük gerekir. Halka eşit hizmet gerekir. Gençlere umut, analara huzur, insanlara eşitlik gerekir. Biz Munzur’un yolundan, hakikatten, özgür inançtan asla vazgeçmeyeceğiz. O mescidi oradan kaldırın! Munzur’a dokunmayın, Dersim’e dokunmayın, inancımıza dokunmayın!” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Aliboğazı’nda yapılmak istenen baraj projesine tepki: Dersim’in tarihsel hafızasını silmek istiyorlar-VİDEO

    Aliboğazı’nda yapılmak istenen baraj projesine tepki: Dersim’in tarihsel hafızasını silmek istiyorlar-VİDEO

    PİRHA-Dersim Dernekleri Federasyonu ve Munzur Çevre Derneği’nin öncülüğünde Aliboğazı’nda yapılmak istenen baraj projesine tepki gösterilerek Devlet Su İşleri önünde basın açıklaması yapıldı. Dersim’de talan ve yok etme politikalarıyla karşı karşıya olduklarını belirten Munzur Çevre Derneği Dersim İl Temsilcisi Yusuf Topçu, “Aliboğazı’na baraj yaparak Dersim’in belleğini, tarihsel hafızasını silmek istiyorlar” dedi.

    Dersim’in doğasına, kültürüne, diline, inancına yönelik saldırılar hız kesmeden devam ediyor. Dersim’in doğası yıllardır baraj, HES ve maden projeleriyle yok edilmek isteniyor. Dersim’in Çemişgezek ilçesinin Hazari (Anıl) köyü Gözeler Mevkiinde yapılmak istenen Tağar Barajı için Devlet Su İşleri tarafından, sondaj çalışması başlatıldı.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ve Munzur Çevre Derneği’nin öncülüğünde Aliboğazı’nda yapılmak istenen baraj projesine tepki gösterilerek Devlet Su İşleri önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, Dersim Barosu, Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu, Geyiksuyu ve Çevre Köyleri Doğayı Koruma Platformu, Çemişgezek Çevre Köyleri Kültür ve Dayanışma Derneği temsilcileri katıldı.

    Basın açıklamasını Munzur Çevre Derneği Dersim İl Temsilcisi Yusuf Topçu okudu. Açıklamada, ‘Aliboğazı’nda baraja; Sekasur’da, Geyiksuyu’nda, Cevizlidere’de madene geçit vermeyelim’ pankartı açıldı.

    “ALİBOĞAZI BARAJININ YAPIMINDAN VAZGEÇİN”

    Dersim’de talan ve yok etme politikalarıyla karşı karşıya olduklarını belirten Yusuf Topçu, “Tamamen Dersim’in temeline dinamit koymaya çalışıyorlar. Barajlarla, maden faaliyetleriyle toplumsal belleğimizi ve kutsal mekanlarımızı yok sayarak sulara boğmak istiyorlar. Maden şirketlerine doğamızı, yaşam alanlarımızı talan etmek için her türlü desteği veriyorlar. Aliboğazı’na baraj yaparak Dersim’in belleğini, tarihsel hafızasını silmek istiyorlar. Aliboğazı bir tarih, bir kültür ve bir yaşanmışlık. Tarihsel boyutuyla ele aldığımızda direnenlerin, inancından vazgeçmeyenlerin sevdasının olduğu bir yer. Dersim’in kapısıdır, flora ve faunasıyla oldukça zengin bir vadi hemen tam tepesinde bölge halkının kutsal saydığı üzerine yeminler edip adak adadıkları Kırklar ziyareti bulunur. Onlarca mağaraların bulunduğu, kilisenin olduğu çok ünlü bir vadi.

    Bu vadi barajın yapılmasıyla birlikte yok olmakla yüz yüze kalacaktır. Burada egemenlerin temel amacı bir hafızayı belleği tarihsel olarak en belirgin bir biçimde kendisini direngen hatlarıyla ispatlamış olan maddi gerçekliği yok etmektir. 90’lı yıllarda yakıp yıkıp zorla sürgün ettikleri bu halkın köylerini yeniden imar etmeleri gerekirken buralara bir daha yerleşim olmasın diye baraj yapmak istiyorlar. Aliboğazı barajının yapımından vazgeçin, bu halkın kültürünü, inancını, tarihsel geçmişini sular altında bırakmayın” dedi.

    “BARAJ PROJESİNİN DERHAL İPTAL EDİLMESİ LAZIM”

    Munzur havzasının böyle bir baraj projesini taşıyamayacağını ifade eden Avukat Barış Yıldırım, “Kesin korunması gereken bu havzanın korunması yerine bu havzanın tahrip edilmesi hukuka aykırıdır. Baraj projesinin derhal iptal edilmesi lazım, eğer bu proje hayat geçirilirse Munzur, Aliboğazı ve Tağar ekosistemi yok olur” diye belirtti.

    “DEMOKRATİK HAKLARIMIZI SONUNA KADAR KULLANACAĞIZ”

    DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir ise, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Aliboğazı’ndaki baraj projesi Dersim’i tahrip etme adına bir projedir. Dersim halkının yeniden sürgün edilmesine yol açacak bu tür projelerin halkın yararına olmadığını ifade ediyoruz. Biz Dersim halkı olarak bu tür projelere karşı demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.”

    Açıklama ‘Dersim’de baraj istemiyoruz’ sloganlarıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de baraj projesi için sondaj çalışması başlatıldı: Herkesi mücadeleye çağırıyoruz!

  • DEDEF: Mameki Fest’in ardında Dersim’in ruhunu etkisizleştirme niyeti gizlidir

    DEDEF: Mameki Fest’in ardında Dersim’in ruhunu etkisizleştirme niyeti gizlidir

    PİRHA-Tunceli Valiliği’nin, 15-16-17 Ağustos’ta yapacağı Mameki Fest’e tepki gösteren Dersim Dernekleri Federasyonu, “Munzur’un sesini bastırmaya çalışan, kültürümüzü pazara dönüştürmeye çalışan bu ticarileşmiş festivallere karşı durulmalıdır!” dedi.

    Tunceli Valiliği, 15-16-17 Ağustos’ta Mameki Fest düzenleyecek. Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), yapılacak festivale tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “DERSİM HALKI, TİCARİLEŞMİŞ FESTİVALLERE KARŞI DURMALI”

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin yıllardır Dersim’in kadim ruhunun, doğa savunusunun ve halk iradesinin meydandaki güçlü sesi olduğu belirtilen açıklamada, “Doğama, dilime, inancıma dokunma!” diyen Dersim halkı, Munzur’un serin sularında yalnızca şenlik yapmaz; direnir, sahip çıkar, yaşatır. Şimdi ise, bu direnişin hemen yanına, aynı tarihe başka bir festival konuyor: Mameki Fest. Renkli sahneler, satış stantları, eğlence vaatleri… Ancak bu vitrinin ardında, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin politik, toplumsal ve inanç temelli ruhunu etkisizleştirme niyeti gizlidir. Bu tür ticarileşmiş etkinliklerle, Dersim halkı kendi tarihinden, inancından ve direniş geleneğinden uzaklaştırılmak istenmektedir. Kutsal suyun kıyısına kurulan ticaret çadırı, bu coğrafyanın ahengini bozar; halkın hafızasını pazar gürültüsüne karıştırır. Munzur’un kadim çağrısı, satış megafonlarının sesinde boğulur. Alevi inancında, doğaya ve hakikate hizmet etmeyen hiçbir eğlence “eğlence” değildir. Bu yüzden çağrımız nettir: Dersim halkı, tarihine, inancına ve direniş geleneğine sahip çıkmalıdır! Munzur’un sesini bastırmaya çalışan, kültürümüzü pazara dönüştürmeye çalışan bu ticarileşmiş festivallere karşı durmalıdır!” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • İstanbul’da Dersim buluşması: Kültürümüzü yaşamak istiyoruz, susmayacağız!-VİDEO

    İstanbul’da Dersim buluşması: Kültürümüzü yaşamak istiyoruz, susmayacağız!-VİDEO

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu’nun (DEDEF) İstanbul’da düzenlediği ‘Birlik ve Dayanışma Pikniği’ne yoğun ilgi oluştu. Halayların çekilip Kirmanckî ezgilerin seslendirildiği programda Dersim’e yönelik saldırılara da dikkat çekildi.

    İstanbul’da ikamet eden Dersimliler, Birlik ve Dayanışma Pikniği’nde buluştu.

    Fatih mesire alanında bir araya gelen Dersimliler, programın yapıldığı alana “Kadın cinayetleri politiktir. Dersim’de doğanın talanına geçit vermeyeceğiz. Kadın, yaşam, özgürlük” yazılı pankartları astı.

    Buluşmaya, DEM Parti il ve ilçe yöneticileri, Dersim Belediye Başkanı Birsen Orhan, Devrimci İşçi Partisi yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Programa, gırnata ve davul eşliğinde halaylar çekerek başlandı. Ardından Sanatçı Bülent Renkli, Kirmanckî seslendirdiği ezgilerle sahne aldı.

    “DERSİM’İ ÇIPLAK BIRAKMAYI AMAÇLIYORLAR”

    DEDEF Başkanı Ali Rıza Bilir, yaptığı konuşmada Dersim’e dönük baskı ve asimilasyon politikalarına değindi. Dersim Belediyesine atanan kayyum sonrası işten çıkarılanların eylemini selamlayan Bilir, şu konuşmayı yaptı:

    “Derneklerimizin amacı doğamızı, dilimizi, inancımızı korumaktır. Yıllardır Dersim’i sular altında bırakıp, tarihten silmek isteyen bir devlet anlayışı ile karşı karşıyayız. Barajlarla, madenlerle toprağımızı zehirlemek istiyorlar. Ekonomik ve sosyal olarak Dersim’i çıplak bırakmayı amaçlıyorlar. Gençlerimiz Avrupa’ya göç etmiş durumdalar.

    Öncelikle dilimizi korumalı, konuşmalıyız. Her yerde dilimizi aktif kullanmalıyız. Yüzümüzü mutlaka Dersim’e dönmeliyiz. Biz yıllardır topraklarımızın olumlu yönde işletilmesini istiyoruz. Ancak bunun tam tersi faaliyetler söz konusu. Biz, onların faşist anlayışlarına karşı çıkıyoruz. Dersim nüfusunun yüzde 80’ini göç vermişiz. İstanbul’da yaşayan Dersimli nüfusu 82 bin oldu. Topraklarımızdan bizi zorla süren anlayışa karşı çıkmayacak mıyız?

    Bizi birbirimizden kopartmak istiyorlar. Dersimliler olarak kendi dilimizi, inancımızı, kültürümüzü yaşamak istiyoruz. Şu an Sekasur’da maden çıkartmak istiyorlar. O proje sahibi Dersimli canımıza sesleniyoruz; lütfen toprağımızı kirletecek projeye imza atma! Biz bunu savunduğumuz için ‘DEDEF, her şeye karşı çıkıyor’ deniliyor. Bir dahaki etkinlikte daha çok haykırıp, daha çok birlikte olacağız. Coğrafyamızı koruyup, garanti altına alıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.”

    “GÜLİSTAN DOKU NEREDE?”

    3 Mayıs’ta kurulan Dersim Kadın Meclisi de sahneye gelerek katılımcıları selamladı. Kısa konuşma yapan Yazgül Gül, “Dersimli kadınlar olarak 1 ay önce kurultay yaptık. Belediye başkanı Sevgili Birsen Orhan da bizimle omuz omuzaydı. Biliyoruz ki DEDEF, sıradan bir örgüt değildir. Derneğimizin önemini bilerek buradan yola devam ettik. Bizlerin sorunları çok. Gülistan Doku’nun akıbeti ne oldu? ‘Kadın cinayetleri politiktir’ demiştik. Kimliğimiz, çevremiz tehlike altında” diye belirtti.

    22 Kasım’da yerine kayyum atanan Dersim Belediye Başkanı Birsen Orhan ise “Bu kayyımlar hırsızdır” diyerek konuşmasına başladı. “Kayyım tüm değerlere saldırıdır” diyen Orhan, şunları söyledi:

    “Kayyumlar gelir gelmez emekçileri işinden etti. Gerçi kayyuma da kayyum atandı, biz Dersimlilerin ahı tuttu diyelim. İstanbul’da da kayyum pratiği var. İktidara diyoruz ki halkın iradesinden elinizi çekin.

    “HEPİMİZ KENDİMİZİ SORGULAMALIYIZ”

    Düzgün Baba’da çok üzücü bir durum yaşandı. 2 canımızı kaybettik. Bizler, inanç alanlarımıza kan bulaşsın istemiyoruz. Bugün Dersim’de ajanlaştırılan kişiler… Uyuşturucu en küçük yaşa inmiş, fuhuş baş göstermiş durumda. Eğer Dersim bu haldeyse hepimiz kendimizi sorgulamalıyız. Dersim’e sahip çıkın. Dersim’i özel savaş politikalarına terk etmeyin.

    “AMACIMIZ BARIŞ”

    Şimdi yeni bir süreçteyiz. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, bizim mücadele alanımızı belirleyen bir çağrıdır. Rotamızın pusulası budur. Bizler, iktidarın can suyu değiliz. Bizim, birilerinin koltuğunu garantiye aldırma gibi bir derdi yok. Bizim amacımız barış. Nerede olursak olalım biz Dersimliler direnmeye devam edeceğiz.”

    “SUSMAYACAĞIZ!”

    Yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de DEDEF’in düzenlediği buluşmada yer aldı. AKP Hükümetinin politikalarını eleştiren Sarıgül, “Birileri bizi susturmak istiyor diye susmayacağız. Dilimize, inancımıza kültürümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz” vurgusunu yaptı.

    Dersim Pertekliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Umut Can Akyol da yaptığı konuşmada Pertek ilçesindeki Ponzataş maden ocağına dikkat çekti. Akyol, “Hiçbir rant uğruna doğamızın talanına göz yummayacağız. Bugün burada buluşmamız sadece bir piknik değil, aynı zamanda hep birlikte ses olmamız anlamına geliyor” diye belirtti.

    Program, Delal Kahraman, Hüseyin Türküdenizi, Domane Dersim ve davul zurna eşliğinde devam etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Hukuk tanımaz saldırılara son verilip, Pınar Aydınlar bir an önce serbest bırakılmalıdır!

    ‘Hukuk tanımaz saldırılara son verilip, Pınar Aydınlar bir an önce serbest bırakılmalıdır!

    PİRHA – Dersim Dernekleri Fedeasyonu (DEDEF), tutuklu sanatçı Pınar Aydınlar’ın serbest bırakılması talebiyle açıklama yaptı. “Hukuk tanımaz saldırılara derhal son verilmelidir” denilen açıklamada 13 Mayıs’ta yapılacak duruşmaya da çağrı yapıldı.

    20 Şubat 2025’ten bu yana tutuklu olan Sanatçı Pınar Aydınlar’ın 13 Mayıs’ta ilk duruşması görülecek.

    Sanatçı Aydınlar’ın serbest bırakılması için yapılan çağrıların bir benzeri de DEDEF’ten geldi.

    İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde yapılan basın açıklamasında, Sanatçı Pınar Aydınlar’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşması gerektiği söylendi.

    “TUTUKLAMALAR HAKLI MÜCADELEMİZİ ENGELLEYEMEDİ”

    DEDEF adına yapılan basın metnini Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen okudu. Esen, şunları söyledi:

    “20 Şubat’ta sabah saatlerinde sanatçı dostumuz, yoldaşımız Pınar Aydınlar İstanbul’da evine yapılan baskınla gözaltına alınmış 23 Şubat’ta tutuklanmıştı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 60 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 10 ilde en az 52 kişi gözaltına alındı.

    Bu ülkenin yurttaşları, emekçileri olarak hemen her gün gözümüzü yeni bir şafak baskını ile gözaltı ve tutuklama operasyonu ile açar hale geldik.

    Adı, adresi, görev yeri belli olan kişilere yönelik kara propaganda eşliğinde gerçekleştirilen şafak baskınları, gözaltılar ve tutuklamalar kaygı verici düzeye ulaşmıştır.

    Ülkeyi gittikçe derin bir yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe iten iktidar, bu tabloya itiraz eden milyonların sesini, mücadelesini baskı ve şiddetle bastırmaya çalışmaktadır.

    Yasaklar, baskılar, gözaltılar, tutuklamalar bugüne kadar emekçilerin, işçilerin, bizlerin haklı, meşru mücadelesini engelleyememiştir. Bundan sonra da engelleyemeyecektir.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) olarak emekçilere ve halka dayatılan bu sömürü, sefalet ve baskı düzenine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.

    Hukuk tanımaz saldırılara derhal son verilmelidir. Aylardır tutuklu olan dostumuz Pınar Aydınlar bir an önce serbest bırakılmalıdır.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • DEDEF, Dersim’de direnişlerinin 14. gününde olan işçileri ziyaret etti-VİDEO

    DEDEF, Dersim’de direnişlerinin 14. gününde olan işçileri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 14. gününde Dersim Dernekleri Federasyonu ziyaret etti. İşçilerin işlerinden atılmasını hak gaspı olarak gördüklerini ifade eden DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “İşçiler işlerine geri dönünceye kadar dost kurumlarımıza işçi arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olma çağrısı yapıyoruz” dedi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 14. gününde Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ziyaret etti.

    “İŞÇİLERİN YANINDAYIZ”

    Ülkenin her yerinde uygulanan işçi düşmanı politikaları reddettiklerini söyleyen DEDEF Kadın Meclisi Sözcüsü Hediye Zengin, “Dersim Belediyesi’nden işinden atılan işçi arkadaşlarımızın yeniden işine geri alınması için talepte bulunuyoruz. Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi olarak işçilerin yanındayız” diye belirtti.

    “İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZLA DAYANIŞMA İÇERİSİNDE OLACAĞIZ”

    İşçilerin işlerinden atılmasını hak gaspı olarak gördüklerini ifade eden DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “İşçilerin işlerinden atılması bütün haklarının da ellerinden alınması ve açlığa mahkûm edilmeleri demektir. İşçiler işlerine geri dönünceye kadar Dersim Dernekleri Federasyonu olarak dost kurumlarımızdan işçi arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olma çağrısı yapıyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • DEDEF Kadın Meclisi: Yozlaşmaya tahammülümüz kalmadı-VİDEO

    DEDEF Kadın Meclisi: Yozlaşmaya tahammülümüz kalmadı-VİDEO

    PİRHA- DEDEF Kadın Meclisi’nin düzenlediği etkinlikte kadınlar bir araya geldi. Etkinlikte yapılan konuşmalarda “Toplumsal eşitsizliklere ve yozlaşmaya karşı artık tahammülümüz kalmadı” denilerek mücadele çağrısı yapıldı.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Kadın Meclisi, dernek genel merkezinde yaptıkları etkinlik ile kadınlarla bir araya geldi. Kartalkaya’daki otel yangınında hayatını kaybedenler adına durulan saygı duruşunun ardından Xızır lokmasının duasını Sarı Saltık evladı Fecire Dilekçi Ana verdi.
    Açılış konuşmasını DEDEF Kadın Meclisi Sözcüsü Hediye Zengin yaptı.

    “ARTIK TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”

    Zengin konuşmasından Türkiye’nin artık suç sarmalı merkezi haline geldiğine vurgu yaparak, “Önümüzde 6 Şubat var. 2 yıl önce çok ciddi bir deprem yaşadık. Özellikle bu depremde siz değerli kadın arkadaşlarımız kolektif bir çalışma yürüterek depremde yitirdiğmiz canlarımızı ve orada yaşamını idame ettiren canlarımıza bir damla su olmak adına çok ciddi emek verdiniz. Daha 10 gün önce Bolu Kartalkaya’da ihmal sonucu 78 tane canımızı kaybettik ve bunların 36’sı çocuk. Her gün uyandığımızda ya kayyum, ya gözaltılar, ya katliamlar, ya tutuklamalar, ya operasyonlar ile karşılaşıyoruz. Biz bunlara dur demek istiyoruz, tahammülümüz yok. İhmaller son bulsun. Bir canımızı daha kaybetmeye tahammülümüz yok. Çocuk istismarlarına ve kadın cinayetlerine tahammülümüz yok. Öncelikle İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkarak kadınlarımızı ve çocuklarımızı koruma altına alsınlar” dedi.

    “ATAERKİL DÜZENİN DEĞİŞMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Geçtiğimiz günlerde Dersim’in Pertek ilçesine 12 yaşındaki bir kız çocuğunun istismara uğramasına ilişkin de konuşan DEDEF Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gamze Yentür, şunları ifade etti:

    “Bu olayla ilgili S.K adlı erkek ve çocuğun annesi S.Ç tutuklanmış ve yargı süreci de devam etmektedir. Bu vahim olayın ardında Pertek halkı ve kadınlar sokağa çıkarak protesto düzenlemiş, çocuk istismarlarının örtbas edilmesine karşı mücadele edeceklerini vurgulamışlardır.

    Bu aslında kültürel olarak bir yozlaşmanın, kültürel olarak bir çürümenin de başka bir göstergesidir. Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi olarak tüm Dersim’deki halkımızı ve demokratik kitle örgütlerini bu davanın takipçisi olmaya, çocuk istismarına karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Toplumsal eşitsizliklere ve yozlaşmaya karşı artık tahammülümüz kalmamıştır. Çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın yozlaştırılmasına, katledilmesine, hayattan koparılmasına izin vermeyeceğiz.

    Bizler buradan kadın meclisi olarak tekrar şunu söyleyeceğiz; çocuklarımızın güvenliği ve hakları için birlikte hareket edeceğiz. Bu ataerkil düzenin değişmesi gerekiyor. Bunun değişmesi için de biz kadınlar mücadele edeceğiz.”

    Etkinlik lokmaların pay edilmesi ile sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • DEDEF’ten açıklama: Nimet Tanrıkulu insan hakları savunucusu serbest bırakılsın- VİDEO

    DEDEF’ten açıklama: Nimet Tanrıkulu insan hakları savunucusu serbest bırakılsın- VİDEO

    PİRHA – Dersim Dernekleri Federasyonu’nun, İnsan Hakları Derneği kurucularından Nimet Tanrıkulu’nun tutuklanmasını protesto etmek amacıyla İHD İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bizler hemşerileri, mücadele arkadaşları olarak Nimet Tanrıkulu’nun sonuna kadar yanındayız. Nimet Tanrıkulu serbest bırakılsın!” denildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), İnsan Hakları Derneği’nin kurucularından, İstanbul Dersimliler Derneği’nin eski Başkanı Nimet Tanrıkulu’nun, 29 Kasım 2024 tarihinde tutuklanıp Ankara Sincan Kapalı cezaevine konmasını protesto etmek için İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı yaptı.

    Basın toplantısı yapılan salona, ‘Haksız gözaltı ve tutuklamalara son verilsin, Nimet Tanrıkulu derhal serbest bırakılsın’ pankartları asıldı.

    “OHAL KALICI HALE GETİRİLDİ”

    Basın metnini okuyan DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, demokrasinin, temel hak ve özgürlüklerin, sendikal hak ve özgürlüklerin rafa kaldırıldığını ve OHAL’in kalıcı hale getirildiğini söyleyerek “Her güne yeni baskılarla, yeni gözaltı ve tutuklama haberleri ile uyanır hale geldik” dedi.

    “NİMET TANRIKULU HUKUK DIŞI BİR KARARLA TUTUKLANDI”

    İnsan Hakları Derneği’nin kurucularından, İstanbul Dersimliler Derneği eski başkanı, Nimet Tanrıkulu’nun, 29 Kasım 2024 tarihinde, hukuk dışı bir kararla tutuklandığı ve tutukluğunun hala devam ettiği ifade eden Bilir, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:

    “Yıllardır devam eden gerek yönetici ve üyelerimizin gözaltına alındığı operasyonlar gerekse de ülkedeki demokratik kurumlara yönelik baskıların tamamının gösterdiği tek şey vardır. Mevcut iktidar bugünlerde temel hak ve özgürlüklerine, emek, barış, doğayı koruma ve demokrasi taleplerine sahip çıkan yönetici ve üyelerimiz nezdinde tüm demokratik kamuoyunu baskı altına almak istemektedir. Muhalif kesimleri sindirmeyi, korku dalgası yaratmayı hedefleyenler sistematik hale getirdikleri gözaltı ve tutuklama politikasını devreye sokarken hukuku tamamen ayaklar altına almaktan geri durmamaktadır.
     
    MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ

    Nimet Tanrıkulu, Dersimli Mücadeleci bir kadındır, Nimet Tanrıkulu insan hakları savunucusudur, Nimet Tanrıkulu yaşam alanlarımızı savunmada, barajlara karşı verdiğimiz mücadelede, Dersim 37/38 Tertelesi acılarının haykırılmasında ve şube başkanlığı döneminde Dersim isminin kazanılması mücadelesinde hep yanımızda olmuş, kamuoyunda bilinen tanınan şahsiyettir. Nimet Tanrıkulu şahsında dostlarımıza yönelik baskıları, gözaltına alınmalarını ve tutuklanmalarını kınıyoruz. Dersim Dernekleri Federasyonu olarak şiddetin, baskının sona erdirildiği, hiç kimsenin demokratik talepleri, düşünceleri nedeniyle cezalandırılmadığı bir ülke talebini ısrarla yürüteceğiz. Ülkemizde yaratılmak istenen kuşatmaya, saldırılara karşı; doğa, emek ve demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

    MÜCADELE VURGUSU

    Bir kez daha altını çiziyoruz. “Hak verilmez, mücadeleyle alınır” şiarını ilke edinerek baskılara karşı mücadeleyi daha da yükselterek cevap verecek, haklı ve meşru mücadele çizgisinden taviz vermeyecek, artan baskı düzenine boyun eğmeyeceğiz. Başta Ovacık ve Dersim belediyeleri olmak üzere belediyelerimizin kayyımlarla gasp edilmesine boyun eğmeyeceğiz. Bir kez daha sesleniyoruz. Bizler hemşerileri, mücadele arkadaşları ve Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) olarak Nimet Tanrıkulu’nun sonuna kadar yanındayız. Nimet Tanrıkulu serbest bırakılsın!”

    “SUÇLAMALAR GERÇEK DIŞIDIR”

    Açıklama sonrası söz alan 78’liler Hareketi’nden Yunus Bircan, soruşturmayı başlatan Cumhuriyet savcıları ile tutuklamayı gerçekleştiren Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararlarının hukuki değil tümüyle siyasi olduğunu söyledi. Suçlamaların ise gerçek dışı olduğunu dile getirdi.

    “HER ZAMAN NİMET’İN ARKASINDAYIZ”

    Cumartesi Annelerinden Hanım Tosun ise “Nimet Tanrıkulu bir an önce serbest bırakılsın. Nimet bir insan hakları savunucusu. Kadın hakları savunucusunu tutuklayamazsınız. Biz her zaman Nimet’in arkasındayız” diye konuştu.

    “PROTESTO EDİYORUZ”

    İstanbul Tabip Odası’ndan Doktor Nazmi Algan da “Nimet ve Nimet gibi çok fazla insan gizli tanık uydurmacasıyla hiçbir somut delil olmadan tutuklu. Biz bu bakımdan İstanbul Tabip Odası ve İnsan Hakları Komisyonu olarak ve Türk Tabipler Birliği olarak bu tutuklamayı şiddetle protesto ediyoruz” dedi.

    DAYANIŞMA VURGUSU

    CHP İstanbul yöneticisi Ali Ekber Cömert, “Nimet Tanrıkulu gibi birçok aydınımızın gözaltına alındığı bir süreci hep birlikte yaşıyoruz parti olarak da bunları çok yakından takip ediyoruz. Bütün mağduriyetlerin yanındayız. Bu süreci kol kola dayanışma ile aşabiliriz” dedi.

    “NİMET’İN YOLDAŞLARI SUSMAYACAK”

    Dersim Araştırmaları Merkezi’nden Selman Yeşilgöz, “Biz Nimet’le bir barış ağacını Dersim sınırına dikmek istemiştik oradaki tarla sahibi bir kürek vermek istedi. Jandarma elinden alınca o toprağa Nimet ve arkadaşları elleriyle kazarak o ağacı oraya diktiler. Bugün o barış ağacı orada olduğu sürece Nimet ve Nimet’in yoldaşları da susmayacak” diye konuştu.

    Yazar Erdoğan Aydın ise “Hiç kimse, özel olarak Nimetimiz insan hakları mücadelesi verdiğinden dolayı içeri alınmamalı. Bunu sağladığımız gün yarınlara çok daha güvenle bakabileceğiz. Nimet’i en kısa zamanda aramızda görmek dileğiyle” dedi.

    “NİMET’İ ELLERİNDEN ALACAĞIZ”

    Son olarak söz alan 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, Nimet Tanrıkulu’nun serbest bırakılması için kampanya başlatıldığını ve kampanyanın uluslarası bir şekilde sürdüğünü ifade etti. Can, devamında Nimet Tanrıkulu’nun son durumundan da bahsederek “Nimet Seyit Rıza’nın kızıdır ve gerçek bir devrimcidir. Ve muhakkak onların elinden Nimet’i alacağız” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kadıköy’den seslendiler: Kayyımlar gidecek, biz kalacağız! – VİDEO

    Kadıköy’den seslendiler: Kayyımlar gidecek, biz kalacağız! – VİDEO

    PİRHA – Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Kadıköy Rıhtım’da Dersim ve Ovacık Belediyelerine atanan kayyımlara karşı basın açıklaması ve oturma eylemi yaptı. Yapılan açıklamada, “Biz Dersimliler ve Dersim dostları olarak demokrasiye, emeğe, barışa ve doğaya karşı darbe anlamına gelen kayyımlara karşı hep birlikte verdiğimiz mücadeleden geri adım atmayacağız” denildi.

    DEM Partili Dersim Belediyesi ile CHP’li Ovacık Belediyesi’ne 22 Kasım akşamı kayyım atandı. Halkın, belediye binasına girmesine engel olan kolluk güçleri, belediye binasını beton bariyerlerle çevirdi. Belediyelere peş peşe atanan kayyımlara ülkenin dört bir yanından tepkiler yükseliyor.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersim ve Ovacık Belediyelerine atanan kayyıma tepki amacıyla Kadıköy Rıhtım’da basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi. Basın açıklamasına DEM Parti MYK üyesi Musa Piroğlu, Sanatçı Pınar Aydınlar’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    ‘İrademe ve doğama dokunma, Kayyım rejimi halk iradesine darbedir’ pankartlarının açıldığı açıklamada sık sık “Kayyımlar gidecek biz kalacağız, Dersim’de kayyım istemiyoruz, Her yer Dersim her yer direniş, Direne direne kazanacağız, Dersim onurdur onuruna sahip çık” sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir okudu.

    “KAYYIM REJİMİ İNANCIMIZIN ASİMİLE EDİLMESİ DEMEKTİR”

    Bilir, AKP-MHP iktidarının belediyeler üzerinde sallandırdığı kayyım sopasından vazgeçmediğini belirterek açıklamanın devamında şunlara yer verdi:

    “Kayyım rejimi en başta seçmen iradesine darbe demektir. Kayyım rejimi demokrasi ve hukukun askıya alınması demektir. Kayyım rejimi halka değil ihalecilere, rantçılara hizmet demektir. Kayyım rejimi iktidarın yolsuzluk düzeninin devamı demektir. Kayyım rejimi kamu hizmeti değil, sadaka düzeni demektir. Kayyım rejimi kadınların, gençlerin ve toplumun ezilen kesimlerinin haklarına sahip çıkan değil, her adımda onları kısıtlayan yerel yönetimler demektir. Kayyım rejimi baraj ve HES demektir, Kayyım rejimi madenlerle doğanın yağmalanması demektir. Kayyım rejimi inancımızın asimile edilmesi demektir. Kayyım rejimi dillerimizin yasaklanması demektir.

    “İKTİDARIN DAYATTIĞI KAYYIM REJİMİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Milletvekilleri türlü hukuksuzluklarla hapse atılırken, belediyelere siyasi operasyonlarla kayyım atanırken seçme seçilme hakkından söz edilemez. Seçme seçilme hakkının tanınmadığı bir durumda da demokrasiden söz edilemez. Dersim halkı olarak olarak iktidarın dayattığı kayyım rejimini kabul etmiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine alışmayacağız. Hukuksuz operasyonlara son verilmeli, seçilmiş belediye başkanları derhal görevlerine iade edilmelidir. Kayyım politikaları terk edilmeli ve halkın iradesi tanınmalıdır. Sandıkta kaybedileni demokrasi dışı yollarla gasp etmeye çalışmak, bunu alışkanlık haline getirmek, rejimin siyasal ahlak düzeyinin de göstergesidir.

    “KAYYIMLAR GİDECEK, BİZ KALACAĞIZ”

    Biliyoruz ki, kayyım politikası ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Biz Dersimliler ve Dersim dostları olarak demokrasiye, emeğe, barışa ve doğaya karşı darbe anlamına gelen kayyımlara karşı hep birlikte verdiğimiz mücadeleden geri adım atmayacağız. Kazanana kadar direnişimize, mücadelemize devam edeceğiz. Kayyımlar gidecek, biz kalacağız.”

    “SEYİT RIZA’NIN TORUNLARI OLARAK DERSİM’İ HİÇBİR ZAMAN TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    Yapılan açıklama sonrası Sanatçı Pınar Aydınlar söz alarak şunları söyledi:

    “Bizler burada halkların özgürlüğüne inanan, halkların iradesine saygı duyulması gerektiğine inanan aydınlar, sanatçı ve yazarlar olarak 38’den bu yana nice bedeller vermiş Dersim, bizim için sadece dört dağın arasına sığdırılamayacak kadar çok büyük bir yürek demektir. Bugün halkın iradesini yok sayanlar, kültürümüze, inancımıza göz koyanlar iktidarın bu politikasına karşı yerlerde sürüklenen canlarımızla dört bir yandan ses çıkarıyoruz. Bizler halkların iradesine saygı bekliyoruz. Bizler kayyım politikalarını, bu işgalci bu dayatmacı politikaları reddediyoruz. Bir kez daha diyoruz ki direne direne kazanacağız. Dersim’i hiçbir zaman teslim etmedik hiçbir zaman da Seyit Rıza’nın torunları olarak teslim etmeyeceğiz.”

    Yapılan açıklamaların ardından oturma eylemine geçilerek buradan sonra Dersim’e doğru yola çıkılacağı belirtildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DEDEF’ten belediye başkanlarına verilen cezaya tepki: Dersim halkının iradesine sahip çıkıyoruz- VİDEO

    DEDEF’ten belediye başkanlarına verilen cezaya tepki: Dersim halkının iradesine sahip çıkıyoruz- VİDEO

    PİRHA – Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına tepki gösterdi. DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, AKP yargısının hukuksuz uygulama ve kararlarının Demokles’in kılıcı gibi sallandığını belirtti. Bilir, Dersim halkının iradesine sahip çıkmaya ve belediye başkanlarının yanında yer alarak mücadele etmeye devam edeceklerini kaydetti. 

    Esenyurt, Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyum atanmasının ardından on yıl önce açılan bir dava gerekçe gösterilerek Dersim Belediye Başkanı Cevdet Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e, yargılandıkları davada “örgüte üye olma” iddiasıyla 6 yıl 3’er ay hapis cezası verildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına tepki amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada, “Dersim halkının iradesine dokunma!, Seçilmiş belediye başkanlarımız Cevdet Konak ve Mustafa Sarıgül yalnız değildir!” pankartları asıldı.

    Açıklamayı DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir okudu.

    “AKP YARGISININ HUKUKSUZ UYGULAMASI VE KARARLARI DEMOKLES’İN KILICI GİBİ SALLANMAKTADIR”

    Dersim Dernekleri Federasyonu(DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, demokratik bir yarışla halkın iradesiyle seçilen başkanlara verilen bu cezanın, evrensel hukuk kuralları bir yana, iç hukuk ve yasalar hiçe sayılarak, savunmaları dahi alınmadan alelacele verildiğini ifade etti.

    Bilir, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

    “AKP kurduğu iktidarının, gerici, faşist rejimini tesis etmek için iktidara geldiği günden bu yana önünde engel olarak gördüğü tüm muhalefet kesimlerine karşı yargı sopasını kullanmaktan çekinmediği bilinmektedir. Uzunca bir zamandır emekten demokrasiden ve barıştan yana sendika, kitle örgütü ve siyasi partiler üzerinde AKP yargısının hukuksuz uygulama ve kararları Demokles’in kılıcı gibi sallanmaktadır. Dersim Dernekleri Federasyonu olarak bu uygulamalar ile zaman zaman biz de karşılaşmaktayız. 2024 yerel seçimlerinde halklarımızın tek adam rejimini, baskı politikalarını, inançlarına ve etnik kökenlerine göre insanları ayırıp birbirine kırdıracak her türlü uygulamayı, tüm şoven yaklaşımları, ekonomik krize yol açan neoliberal politikaları, kayyum uygulamalarıyla sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesini, reddettiğini, onaylamadığını hatırlatmak istiyoruz.

    “DEMOKRASİNİN TEMEL KOŞULU HALK İRADESİNE SAYGI DUYMAKTIR”

    Bir kez daha altını çiziyoruz; demokrasinin varlığının temel koşulu halk iradesine saygı duymaktır. Aksi her türlü karar veya müdahale halkın demokratik iradesinin gasp edilmesi anlamına gelmektedir. Seçilmiş milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen hala cezaevinde tutulduğu, belediye başkanlarının tutuklandığı yerlerine kayyum atandığı, uyduruk davalar ile belediye başkanlarına ceza verilen bir ülkede demokrasiden, adaletten, hukuktan bahsetmek mümkün değildir.

    “DERSİM HALKININ İRADESİNE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Herkes bilmelidir ki yaşanan bu hukuksuzluklara karşı tutumumuz nettir. Kabul etmiyoruz ve reddediyoruz! Dersim Dernekleri Federasyonu olarak; Dersim Belediyesi ve Ovacık Belediyesi başkanlarının özgürlüklerine kısıtlayacak ve onları haklarında mahrum edecek herhangi bir durumu, yargı yoluyla halkın iradesine vurulmuş bir darbe olarak göreceğiz. Bizim bu duruma karşı tavrımız nettir. Hak hukuk tanımaz bu davranışlardan vazgeçilmelidir. ‘Milli irade’ lafını ağzında düşürmeyenleri, halkın iradesine saygı duymaya çağırıyoruz. Dersim halkının iradesine sahip çıkmaya ve belediye başkanlarımızın yanında yer alarak, onlarla birlikte bu adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    “AMAÇ TAMAMEN MADEN SAHALARINI AÇMAK”

    Açıklama sonrası söz alan Peri Direnişi temsilcisi ve Karakoçan Dayanışma İnisiyatifi’nden Eren Akyol, “Muhalif olan belediye başkanlarına verilmek istenen yaşam alanlarını savunan bizlere tamamen maden sahalarını açmak istiyorlar. Bunu da mücadele ile yenebiliriz” dedi.

    “KAYYIM ATANMASINA RAZI DEĞİLİZ”

    Doğu ve Güneydoğu Anadolu Dernekleri Platformu temsilcisi Abdulhakim Daş da “Her soruşturma açılan kişiye görevden alma yetkisini bu sefer bu kanun hükmündeki kararnamelerle veriliyor. Yargı tamamen siyasi iktidarın eline geçmiş istediği şekilde bir davranış içerisinde bir tutum içerisinde. Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alnması bir yerde kayyım atanması için bir zeminin hazırlandığını açık açık bir şekilde görüyoruz. Bunun yanında 30 belediye başkanının daha yerlerine kayyım ile ilgili bir çabanın içerisinde oldukları iddia ediliyor. Bütün bu intikamcı duygularla halkın iradesinin gasp edilerek belediyelere kayyım atanmasına biz razı değiliz” dedi.

    “SİYASAL İKTİDAR TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE SAVAŞ AÇMIŞ DURUMDA”

    KARDEF Başkanı Abdulaziz Akyol ise şöyle konuştu:

    “Şu anda siyasal iktidar toplumun tüm kesimlerine bir savaş açmış durumda. Kayyım atayarak doğaya da savaş açmış durumdalar. Kaz dağları’ndan tutun Munzur Dağlarına, Karakoçan’ın üstlerine GES projeleriyle doğaya karşı bir savaş açılmış durumda. Dolayısıyla bu demokratik toplum kuruluşlarına düşen görev tekil eylemler yerine daha katılımcı daha toplumsal etkinliklere katılımcı duruşu sergilemek gerekiyor.”

    “KAYYIM ATAYARAK MADEN ÇALIŞMALARINI GÜÇLENDİRMEK İSTİYORLAR”

    Munzur Çevre Derneği Yöneticisi Hatun Esen de “Hukukun işlemediği bir sistem diyoruz çünkü halka saldırılar devam ediyor. Halkın iradesiyle seçilen belediyelerimize kayyımlar atamak istiyorlar. Dilimiz, kültürümüz inançlarımızla bizi yok etmek istiyorlar. Kayyım atayarak maden çalışmalarını güçlendirmek istiyorlar. Biz belediye başkanlarımızın yanındayız. Tüm kurumlar mücadele edersek buna dur diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DEDEF, hapis cezası verilen belediye başkanları Konak ve Sarıgül için açıklama yapacak

    DEDEF, hapis cezası verilen belediye başkanları Konak ve Sarıgül için açıklama yapacak

    PİRHA- Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına tepki amacıyla İnsan Hakları İstanbul Şubesi’nde bir basın açıklaması yapacak. 

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a “örgüt üyeliği ” iddiasıyla yargılandığı davada 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Aynı dosyadan yargılanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı.

    Konak’a ve Sarıgül’e verilen hapis cezalarına tepkiler yükseliyor. Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), İnsan Hakları İstanbul Şubesi’nde saat 14.30’da bir basın açıklaması yapacak. DEDEF, herkesi basın açıklamasına davet etti.

    “ZORBALIĞINIZI YIKACAĞIZ”

    DEDEF’in çağrısı şöyle:

    “Helvadan yapılan hukuk, iktidar tarafından istendiği zaman yediği bir yemeğe dönüşmüştür. Halkın iradesi gasp edilemez!
    22.11.2024 tarihinde İstanbul İHD Şube’sinde yapacağımız basın açıklamamıza herkes davetlidir.
    Kendinden olmayana yok etme savaşına karşı tahammülümüz yoktur. Seçme ve seçilme hakkı kağıt üzerinde kalmış, devlet devamlı olarak seçmenin iradesini yok saymayı kendine hak görmeye başlamıştır. Adil yargılanma hakkının askıya alınıp meşru ve demokratik her eylemin kriminalize edilip insanlara yağdırılan cezalar adeta toplumu nefessiz bırakmaya dönüşmüştür. Hukuki öngörülebilirliğin olmadığı, adeta mahkemelerin yeminli noterliğe dönüştürerek muhaliflerin sesini kısan bir araç olarak kullanıldığı şu günlerde sesimizi yükseltiyoruz ve yan yana geliyoruz. Güçlü bir şekilde haykırıyoruz; zorbalığınızla yıkılacaksınız!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • DEDEF: Bu hukuksuz bir durumdur ve asla kabul etmiyoruz

    DEDEF: Bu hukuksuz bir durumdur ve asla kabul etmiyoruz

    PİRHA- DEDEF, Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e verilen cezaya tepki göstererek,”Bu hukuksuz bir durumdur ve asla kabul etmiyoruz. Dersim halkının iradesine sahip çıkmaya ve belediye başkanlarımızın yanında yer alarak, onlarla birlikte bu adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” çağrısında bulundu.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de aralarında olduğu 4 kişinin “örgüt üyeliği ” iddiasıyla yargılandığı davanın karar duruşması Tunceli Adliyesi’nde dün görüldü. Duruşmada 4 kişiye de 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Konak ve Sarıgül’e verilen hapis cezasına yazılı açıklama yaparak tepki gösterdi.

    “KABUL ETMİYORUZ VE RED EDİYORUZ!

    Halkın iradesiyle seçilen başkanlara verilen cezanın, dava avukatlarının yaptığı açıklamalardan anlaşılacağı üzere, evrensel hukuk kuralları bir yana, iç hukuk ve yasalar hiçe sayılarak, savunmaları dahi alınmadan alelacele belediye başkanlarına ceza verildiğinin belirtildiği açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Halkın iradesine darbe yapmakta ısrarcı olanlar, şunu bilsinler ki; yaptığınız iş sadece ve sadece bu topraklara düşmanlık, öfke, kin ve nefret tohumları ekmekten başka hiç bir işe yaramaz. Dersimde, on yıl önce açılan bir dava gerekçe gösterilerek, Dersim Belediye Başkanı Sn. Cevdet Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Sn. Mustafa Sarıgül’e 6 yıl 3’er ay hapis ceza verilmiştir. Aslında verilmek istenilen mesajı bu ülkenin halkları gayet iyi biliyor ve anlıyor. Verilmek istenen mesajı biz aldık. Bu hukuksuz bir durumdur ve asla kabul etmiyoruz. Halkın iradesi üzerinde oluşacak hak gaspına neden olabilecek bir yönelime karşı tutumumuz nettir; kabul etmiyoruz ve red ediyoruz!
    Dersim Dernekleri Federasyonu olarak; Dersim Belediyesi ve Ovacık Belediyesi başkanlarının özgürlüklerine kısıtlayacak ve onları haklarında mahrum edecek herhangi bir durumu, yargı yoluyla halkın iradesine vurulmuş bir darbe olarak göreceğiz. Bizim bu duruma karşı tavrımız nettir. Hak hukuk tanımaz bu davranışlardan vaz geçilmelidir. ‘Milli irade’ lafını ağzında düşürmeyenleri, halkın iradesine saygı duymaya çağırıyoruz. Dersim halkının iradesine sahip çıkmaya ve belediye başkanlarımızın yanında yer alarak, onlarla birlikte bu adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.”
    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’e 6 yıl hapis cezası

    >Dersim Belediye Eş Başkanı Konak: Eğer yaptıklarımız suçsa bu suçu işlemeye devam edeceğiz-VİDEO

    >Dersim’de Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen hapis cezası protesto edildi-VİDEO

    >Dersim Belediye Eş Başkanları: Belediyeler halkındır, gaspınıza izin vermeyeceğiz-VİDEO

    >Dersim Belediyesi’nde nöbet eylemi başladı-VİDEO

    >Dersim Belediye Eş Başkanı Konak’tan çağrı: Dersim’e ve belediyeye sahip çıkın!-VİDEO

     

  • Seyit Rıza ve arkadaşları İstanbul’da anıldı!- VİDEO

    Seyit Rıza ve arkadaşları İstanbul’da anıldı!- VİDEO

    PİRHA- İdam edilişlerinin 87. yılında Seyit Rıza, oğlu ve yoldaşları İstanbul Kadıköy’de yapılan basın açıklaması ile anıldı. Açıklamada, Dersim halkından özür dilenmesi, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması talep edildi.

    Bundan tam 87 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyid Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ile Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM), 15 Kasım 1937 yılında Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve yoldaşlarını Kadıköy Rıhtım’da andı. Anmaya Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, HDK Eşsözcüsü Ali Kenanoğlu’nun yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Ortak basın açıklamasını DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir okudu.

    “TÜM İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLENMİŞTİR”

    Bilir, devlet iradesinin 1937’den başlayarak Dersim’in kimliğini yok etmeye ve bunu başarabilmek için de yerel önderliklerin imhasına yöneldiğini belirterek, “Dersim’de gerçekleştirilen Tertele’nin başlıca sorumlusu, farklı olma hakkını düşman olarak kodlayıp yok eden ırkçı ideolojidir. Onun günümüzdeki devamı ise, aynı uygulamayı 87 yıl sonra bile sürdüren mevcut siyasal iktidardır. 1937/ 1938, Dersim halkına yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının toptan bir imha haline dönüşme tarihidir. 15 Kasım 1937 tarihinde Dersim’in önde gelenleri, Seyitleri idam edildi. İdam edilenlerin mezar yerleri belli değil.   Dersim 87 yıldır, yaralarını sarmaya, inkar edilmişliğini aşmaya, eşit yurttaşlık hakkını kazanmaya ve tabii atalarının mezar yerlerini bulmaya çalışıyor” dedi.

    “BİR ÇİFT SÖZÜMÜZ DE KATLİAMCI ZİHNİYETİN BUGÜNKÜ TEMSİLCİLERİNEDİR!”

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı “Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun, yapılması gereken şey ne ise o yapılacaktır. Gereği yerine getirecek olanlar da işte tam buradalar, karşımdalar, yanımdalar ve milyonlarcası da arkamızdadır” sözlerine tepki gösteren Bilir, şunları söyledi:

    “Dervişoğlu açıkça katliamların yeniden hayata geçirilmesine dair cümleler sarf etmiştir. Dervişoğlu ve aynı katliamcı düşünceye sahip olanlar şunu iyi bilmeli ki, onca kırıma, katliama ve sürekli asimilasyon politikalarına maruz kalmasına rağmen Alevilikte, Kürtlükte bu coğrafyanın kadim kültürel gerçeklikleri olmaya devam etmektedir. Bu gerçekliği kimsenin söküp atmaya gücü yetmedi, yetmeyecek de! Müsavat Dervişoğlu’nun bu açıklamalarını ve benzer söylem ve politikaları kınıyor ve asla görmezden gelebileceğiniz bir yerde durmadığını dile getiriyoruz. Yalan ve hilelere karşı Seyid Rıza’nın diz çökmeyen duruşu bizler için onurlu bir mirastır. Pirlerimiz, İnsanı Kamillerimiz diz çökmedi, torunları da diz çökmeyecek! Bu da böyle biline..”

    Bilir, açıklamanın devamında şu talepleri sıraladı:

    “*Arşivler Açılsın, “Dersim” ismi iade edilsin.
    *Dersim halkından özür dilensin.
    *Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listesi açıklansın.
    *Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın.
    *Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük tanınsın.
    *Munzur’daki Baraj ve maden projeleri iptal edilsin.
    *Eşit yurttaşlık hakkımız tanınsın.”

    “KATLİAMLARA DOYMADILAR!”

    HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “87 yıl önce Dersim’de yapılan katliam makbul vatandaş yaratma sürecinin evrelerinden birisiydi. Türkiye Cumhuriyeti Türk ve Sünniliğin esas alındığı bir makbul vatandaş yaratmaya çalıştı ve bunun dışında kalan bütün kimliklere yönelik asimilasyon inkâr ve imha süreçleri işletti.
    Dersim hem inancıyla hem kimliğiyle hem de ulus bilinciyle makbul vatandaş tanımı dışında kaldı, o nedenle de Dersim’de 1935 Tunceli kanunuyla bir katliam süreci başlatıldı. Seyit Rıza’yı ve arkadaşlarını katledenler katliamlara doymadılar ve 1938 de de katliamlarını sürdürdüler.

    Bugün bizler onların temsilcileri, evlatları, torunları olarak onun yolunu yürüyerek mücadele edeceğiz. Bir yüzyıl katliam, inkar, imha ile geçti ve biz HDK olarak ve bu topraklarda yaşayan bütün kimlikler olarak önümüzdeki yüzyılın demokratik bir cumhuriyete everilmesi için mücadele edeceğiz. 87. Yılında Seyit Rıza ve arkadaşlarını saygıyla anıyorum.”

    “SEYİT RIZA’NIN ARDILLARI OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan da şunları ifade etti:

    “Seyit Rıza’nın ardılları olarak buradayız. Ardıllarıyız. Biz o coğrafyanın o inancın Kürt kimliğinin yaşatılması için buradayız. Kadın özgürlükçü inancı yaşatmak zorundayız. Dersim’de yapılan asimilasyonun özü orayı insansızlaştırmaktır. Seyit Rıza’nın ardılları olarak var olmaya devam edeceğiz. Bizden hala özür dilemesini bilmeyenler sizler de diz çökmesini barışmasını bilin ortak yaşamı birlikte kuralım.”

    Açıklamaların ardından ağıtlar okundu, denize karanfiller bırakıldı ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bursa’da ÇEDES’e karşı dayanışma etkinliği düzenlendi-VİDEO

    Bursa’da ÇEDES’e karşı dayanışma etkinliği düzenlendi-VİDEO

    PİRHA- Bursa Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, ÇEDES’e karşı düzenlediği dayanışma etkinliğine yoğun katılım olurken, etkinlikte yapılan konuşmalarda, tüm toplumsal kesimlerin ortak mücadelesine vurgu yapıldı.

     

    Bursa Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Bursa Merinos Kültür Merkezi’nde ÇEDES Eğitim Projesi’ne karşı dayanışma etkinliği düzenledi. Etkinliğe Bursa’dan cemevi başkanları, siyasi parti temsilcileri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları katıldı.

    Etkinlikte ilk konuşmayı yapan Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Murat Şengül, ÇEDES Eğitim Projesi’ne karşı toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Şengül, projenin eğitimin laik ve bilimsel temellerden uzaklaşmasına yol açtığını belirterek, Alevi toplumunun eğitimde maruz kaldığı asimilasyon politikalarına karşı verdikleri mücadeleyi de dile getirdi.

    Şengül, “Eğitimde eşitlik ve adaletin sağlanması için bu tür projelere karşı durmak zorundayız. Bizler çocuklarımızın kendi inançlarıyla, kültürleriyle ve dilleriyle özgürce eğitim almasını istiyoruz” dedi.

    “DOĞAMIZI KORUMAK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR

    Şengül, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Değerli Dostlar, Sevgili Canlar, bu anlamlı etkinlikte bizleri yalnız bırakmayıp gecemize katılım sağladığınız için öncelikle hepinize teşekkür ediyorum. Sima Pero Piya Xer Ame. Canlar bildiğiniz üzere derneğimiz kuruluş amacına uygun olarak her yıl ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine burs vermektedir. Burs öncesi bunun halkımıza duyurusu ve destek alınması amaçlı bu ve buna benzer etkinlikler düzenliyoruz. Bu gece vesilesiyle bizleri yalnız bırakmayıp her zaman destek sunan dostlarımıza, iş insanlarımıza huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Özellikle, günümüzdeki zor zamanlarda paylaşmanın, yardımlaşmanın, dayanışmanın öneminin daha da arttığı zamanlardır.

    Yüzlerce yıldır iktidarların hışmına uğrayıp, yok edilmeye çalışılan bizler, birbirimize tutunarak bugüne gelmeyi başardık. Canlar Hz Ali’ye sormuşlar ‘Devletin Dini Var mıdır’, o da cevap vermiş ‘Devletin Dini Adalettir’. Adaletin, hukukun olmadığı, yargının adalet dağıtmak yerine siyasallaştırılıp, muhalifleri bastırma, sindirme aracı haline getirdiği bir dönemdeyiz. Halkın iradesiyle, seçilen belediye başkanları, hukuk ayaklar altına alınarak, tutuklanıp halkın iradesi gasp ediliyor. Bu haksızlığa, hukuksuzluğa, sessiz kalamayız. Toplumun değerlerini, inançlarını, taleplerini dikkate almayan iktidarın Dersim’e yönelik son saldırısı Munzur gözeleri ve Munzur vadisinin koruma statüsünü aşama aşama yok edip bu alanları talana açık hale getirmek istemesidir.

    İktidara karşı değerlerimizi, doğamızı korumak hepimizin boynunun borcudur. Tüm dostlarımızı, bu noktada duyarlı olmaya çağırıyorum. Dünyayı kan gölüne çeviren, bütün zalimlere karşı başta Gazze ve Lübnan olmak üzere savaş makinesinin çarkları arasında öğütülmeye çalışılan mazlum halkların, yanında olmaya ve onların sözcüsü olmaya devam edeceğiz. Yine Hz. Ali’nin dediği gibi ‘Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır.’ Aydınlık güzel günlere olan inancımla hepinizi selamlıyor, keyifli, güzel bir etkinlik geçirmenizi diliyorum.”

    Etkinlikte, cemevi başkanları ve diğer sivil toplum kuruluşları temsilcileri de kısa konuşmalar yaparak, ÇEDES Eğitim Projesi’nin olumsuz etkilerini ve projeye karşı dayanışma içinde olmanın gerekliliğini vurguladılar.

    Şengül’ün ardından söz alan Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Başkanı Ali Rıza Bilir, mevcut siyasal iktidarın rant uğruna doğa alanlarını talan ettiğini belirtti. Bilir, Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünün düşürülmesinin arkasında yatan nedenin, Türk-İslam sentezinin dayatılması olduğunu ifade ederek, “1 Kasım’da Dersim Dernekleri Federasyonu olarak bu duruma açıktan ret verdik ve halkımızla Munzur Gözeleri’ne giderek doğamızın talan edilmesine hep birlikte karşı çıktık” dedi.

    “SALDIRILARINIZA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Bilir, Dersimlilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hepimizin çıkar yolu, birlikte dayanışmak ve ortak hareket ederek haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı çıkmaktan geçer” dedi. Ayrıca, Dersim halkının tarih boyunca baskılar ve acılar yaşadığını belirterek, “Geçtiğimiz günlerde İYİ Parti’nin başkanı, Dersim’de yaşanan katliamla ilgili hem Seyit Rıza’ya hem de diğer önderlere dil uzattı. Biz ölümden korkmuyoruz ve saldırılarınıza boyun eğmeyeceğiz” diye ekledi.

    Bilir, devletin eğitim politikalarını eleştirerek, “Devletin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerin sorunlarını çözmesi gerekirken, onları faşist ve ırkçı ideolojilerle asimile etmeye çalışıyorlar. Bizler, doğamızı, kültürümüzü ve inancımızı korumak için kararlıyız,” dedi. Bilir, Dersim Dernekleri Federasyonu olarak 26 yıldır birlikte hareket ettiklerini ve her alanda demokratik mücadelenin yükseltilmesi için çaba sarf ettiklerini belirtti.

    “DOĞAMIZI, KÜLTÜRÜMÜZÜ VE İNANCIMIZI KORUMAK İÇİN KARARLIYIZ”

    CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da etkinlikte bir konuşma yaptı. Yeşiltaş, mevcut siyasal iktidarın politikalarını eleştirerek, “İşsizlik ve yoksulluğun had safhada olduğu bir aşamada, mevcut siyasal iktidar rant uğruna doğa alanlarını talan edercesine kapitalist sistemin hizmetine sunmaya çalışmaktadır,” dedi. Yeşiltaş, Munzur Gözeleri’nin koruma statüsünün düşürülmesinin temel sebebinin, Türk-İslam sentezinin dayatılması olduğunu belirtti. “Bizler, doğamızı, kültürümüzü ve inancımızı korumak için kararlıyız” diye ekledi.

    “MÜCADELEYİ DAHA DA BÜYÜTECEĞİZ

    Yeşiltaş, konuşmasında ayrıca şunları söyledi:

    “Çok zor günlerden geçiyoruz, biliyorum. Korkutmaya çalışıyorlar, sindirmeye çalışıyorlar, halkın iradesini gasp etmeye çalışıyorlar. Ama bir şeyi unutuyorlar: Biz bu topraklarda Kerbela’da Hüseyin’dik, teslim olmadık. Biz bu topraklarda Hallacı Mansur’duk, Nesimi’ydik, darağaçlarında Pir Sultan’dık, teslim olmadık. Biz bu topraklarda idam sehpalarında Deniz’dik, Hüseyin’dik, Yusuf’tuk, teslim olmadık. Ve bu topraklarda Gazi’de, Çorum’da, Sivas’ta, Madımak’ta teslim olmadık. Bir şeyi unutuyorlar: Eğer bir zulüm varsa, o zulmün karşısında direnecek yürekli milyonlarca insanın olduğunu unutuyorlar. Bir kez daha hatırlatacağız: Boyun eğmeyeceğiz, bizi teslim alamayacaksınız. Biz sizin yarattığınız bu zulmün karşısında Türkiye’nin bütün ezilenleri, AKP-MHP ittifakına karşı olan herkes bir arada olacağız ve omuz omuza bir yoğunlaşmış anlayışıyla mücadeleyi daha da büyüteceğiz ve teslim olmayacağız. Mücadeleyi daha da büyüteceğiz. Buradan size söz olsun: Nerede bir haksızlık varsa, nerede bir zulüm varsa hepimiz orada olacağız. Hepimiz birlikte bu ülkeyi daha yaşanabilir, birlikte kardeşçe, barış içinde yaşayacağımız bir ülke yaratacağız. İnanın başaracağız. Gündüzlerinde sömürülen, gecelerinde aç yatılmayan bir ülkeyi birlikte inşa edeceğiz. Andolsun bunu yapacağız, birlikte yapacağız, birlikte güçlü bir Türkiye yaratacağız.

    Değerli dostlar, her gün bir şeyle, her gün başka gündemlerle asıl gündemi unutturmaya çalışıyorlar. Bu ülkenin şu anda en önemli gündemi yoksulluk, işsizlik. Yani 12.500 TL emekli maaşıyla geçinmeye ve açlığa mahkum ettiğiniz emekliler, 17.500 TL asgari ücretle ev kirasını bile ödeyemeyen işçiler. Bunun üzerindeki bütün o algıları unutturup insanların yoksulluğunu unutturup her sabah başka başka bir gündemle uyanıyoruz. Bir sabah kalkıyoruz, bir kadın surlardan aşağı atılmış. Bir sabah uyanıyoruz, 6 yaşındaki bir çocuğu öldürmüşler ve kimin öldürdüğünü bile ortaya çıkaramayacak kadar her şeyden yoksunlar. Bir sabah uyanıyoruz, bakıyoruz minicik bebeklerimizi, yeni doğan bebeklerimizi koruyamıyoruz. Onların üzerinden para kazanan çeteler oluşmuş ve o çeteler, o çeteler savcıyı bile makamında tehdit edecek kadar güçlü bir duruma gelmişler. Yani her sabaha yeni bir gündem. Yani çocuklarımızı koruyamıyoruz, gençlerimizi koruyamıyoruz, kadınlarımızı koruyamıyoruz, bebeklerimizi koruyamıyoruz. Yani bu ülkede çürümüşlüğün artık en son noktasını yaşıyoruz. İşte mesele şimdi bu çürümüşlüğü, oluşan bu olumsuzluğun, bu ülkenin yarattığı, bu ülkeyi yönetenlerin yarattığı bu tahribata karşı hiç kimseyi yalnız bırakmadan, birlikte, hep birlikte, yani tek bir insanımızı bile ötekileştirmeden kardeşçe, birlikte bir mücadeleyi büyüteceğiz ve o mücadeleyi büyüterek, büyüterek o zulme karşı, o haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı birlikte mücadele edeceğiz.”

    “BİZ DOĞRUDAN, BİZ YÜREKTEN, BİZ CESARETTEN YANAYIZ

    Yeşiltaş’ın ardından CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal yaptı. Orhan Sarıbal konuşmasında, “Oradaki mücadeleden, oradaki dirençten, Munzur Çevre Platformunun selamını getirdim. Dersim’den Muzur’dan, oraya gelen yürekli insanlar vardı, onları bir kez daha buradan canı gönülden selamlıyorum. Çok kıymetliydi. Hedefin bir alt birimi olan Bursa Dersimliler Derneği Başkanı Murat başta olmak üzere, hepinizin canı gönülden kutluyorum” dedi.

    Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yoksulluğun, işsizliğin egemen olduğu bir dönemdeyiz. Ama demedik mi, çocuklarımız için bir şeyler yapacağız? Demedik mi, torunlarımız için bir şeyler yapacağız? Bu çevre mücadelesini, emek mücadelesini, halkçı ve demokratik bir düzeni biz aslında kendimizden çok gelecek kuşaklar için istiyoruz. O yüzden ekmeğimizden, lokmamızdan kısarak çocuklarımızı okutacağız. Onlar umudu nerede görüyorlarsa, oraya gitsinler, yolları açık olsun ama bize düşen onların yanında olmak, bu dayanışmayı büyüterek her zaman, her yerde olduğu gibi önce kendimize güvenmek, gücümüze ve inancımıza sarılmaktır.”

    Orhan Sarıbal, Alevi toplumunun dünyanın en onurlu toplumlarından biri olduğunu belirterek, “Her türlü kötülüğe, baskıya, zulme maruz kalsalar da onlar da biliyor, biz de biliyoruz. Biz doğrudan, biz yürekten, biz cesaretten yanayız. O korkaklar da bunu biliyor. Yeter ki biz cesaretimizi yan yana tutmaya devam edelim.” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NI TANIMIYORUZ

    Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği etkinlikte, DEDEF Kadın Meclisi adına konuşan Melek Arı, kadınların mücadelesine dair önemli mesajlar verdi. Bursa Dersimliler Kadın Meclisi ve Bursa Alevi Kadın Platformu olarak, 22 yıldır kadını yok sayan zihniyete karşı mücadelelerini yükselttiklerini belirten Arı, etkinlikte yer alan herkesi selamladı ve kadınların gücüne dikkat çekti.

    Arı, kadın ve politikanın ayrılmaz bir bütün olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Kadın politiktir. Biz Dersimli kadınlar, Alevi kimliğimizle kutsallarımıza ve inanç merkezlerimize sahip çıkıyoruz. Asimilasyona ve yozlaşmaya karşı tüm inanç merkezlerimizle birlikte, AKP eliyle kurulan Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyoruz. Çevremize duyarlıyız ve değerlerimize sahip çıkıyoruz. Bu nedenle okullarda uygulanan ÇEDES eğitimine karşıyız. Demokrasi, laiklik, bilimsel ve parasız eğitim için tüm demokratik kitle örgütlerini ve cemevlerini, bu yozlaşma karşısında mücadeleye davet ediyoruz.”

    Kadınların, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin her alanda eşit haklar için mücadele etmeleri gerektiğini söyleyen Arı, “Biz kadınlar, yalın ayak, başı açık, cinsiyet ayrımı yapmaksızın tüm kadın yoldaşlarımızı ve demokratik kitle örgütlerini bu mücadeleye davet ediyoruz. Öğretmen, okula; hoca, camiye şiarıyla birleşerek, katliam ve yozlaşmaya karşı mücadelemizi yükseltiyoruz” şeklinde konuştu.

    Bursa Kadın Platformu’nun kadın cinayetlerine ve çocuk istismarlarına karşı başlattığı yaşam nöbetleriyle ilgili de bilgi veren Arı, Dersimli kadınların mücadelesinin süreceğini ve her zaman kimliklerine, inançlarına sahip çıkacaklarını vurguladı.

    “Biz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz, susmuyoruz!” diyen Arı, “İstanbul Sözleşmesi bizimdir, vazgeçmiyoruz! Beş yıldır kaybolan Gülistan Doku’nun nerede olduğunu hâlâ öğrenemedik, bunun cevabını bekliyoruz. Jin Jiyan Azadi! Kadın yaşam özgürlüktür! Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz diyoruz!” diyerek sözlerini tamamladı.

    PİRHA/BURSA

  • DEDEF’ten, Dervişoğlu’na tepki: Geldiği geleneğin ellerinde yurtseverlerin kanı hala kurumuş değil

    DEDEF’ten, Dervişoğlu’na tepki: Geldiği geleneğin ellerinde yurtseverlerin kanı hala kurumuş değil

    PİRHA-İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz” sözlerine tepki göstererek yazılı açıklama yapan Dersim Dernekleri Federasyonu, “Sizlerin önünde tarih boyunca hiç diz çökmedik bundan sonra da çökmeyeceğiz, size dert olan da budur” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ı hedef alarak, “Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanı ile çıktığı otobüsün üzerinden, senaryosu izleyeni şaşırtmayan ucuz yapımdaki yangına benzinle koşan eş genel başkan, rolü gereği repliğinde şunları söylüyor; ‘Şeyh Saitler, Seyit Rızalar, Sakineler ne yaptıysa onların yaptıklarını yapacağız.’ Ben o çok duymak istediği cevabı vereceğim. Çünkü bu cevabı alacağını bilerek konuşuyor. Cumhuriyet devleti Şeyh Saitlere, Seyit Rızalara ne yaptıysa aynı muameleyi göreceksiniz. Herkes emin olsun, yapılması gereken şey ne ise o yapılacaktır. Gereği yerine getirecek olanlar da işte tam buradalar, karşımdalar, yanımdalar ve milyonlarcası da arkamızdadır” dedi.

    Dervişoğlu’nun bu tehditleri büyük tepki çekti.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerine tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “SİZLERİN ÖNÜNDE TARİH BOYUNCA DİZ ÇÖKMEDİK, BUNDAN SONRA DA ÇÖKMEYECEĞİZ”

    DEDEF açıklamasında “Müsavat Dervişoğlu’nu “iyi” bilmezdik! Kendisinin geldiği geleneğin ellerinde devrimcilerin, yurtseverlerin kanı hala kurumuş değil” dedi.

    Açıklamada, “15 Kasım Seyit Rıza ve arkadaşlarının katledildiği bu tarihin ön günlerinde faşist güruh cephesi toplu olarak ağızlarından kan saçmaya devam ediyorlar. ‘Gereğini yerine getireceğiz’ diyerek katliam çağrısı yapanlara cevabımız bizler buradayız, sizden korkmuyoruz. Sizlerin önünde tarih boyunca hiç diz çökmedik bundan sonra da çökmeyeceğiz, size dert olan da budur! Ağzınızdan hiçbir zaman kardeşlik, dostluk, eşitlik namına tek bir şey duymadığımız gibi her an her dakika ağzınızdan kan, katliam,  gözyaşını eksik etmiyorsunuz. Bizler Seyit Rıza’nın torunları ve yoldaşları olarak bir kez daha söylüyoruz; tarih boyunca zulme, beylere, paşalara, ağalara boyun eğmeyen ilk direnişten bu yana direnmeye, mücadele etmeye ve başta yaşadığımız coğrafya dahil olmak üzere tüm dünyanın sınıfsız, sömürüsüz, eşit olacağı ana kadar elimizden geleni ardımıza koymayacağız. Şunu bilin ki bugünden yarına kalan direnen Spartaküslerin, Kawaların, Alişerlerin, Seyit Rızaların yoldaşları sayılmaz parmak ile bitmez kırılmak ile” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL