Etiket: dedelere maaş

  • Sazcı: Dedelere maaş, makbul ve makul bir Alevilik yaratma girişimidir-VİDEO

    Sazcı: Dedelere maaş, makbul ve makul bir Alevilik yaratma girişimidir-VİDEO

    PİRHA- Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın Alevi dedelere maaşa bağlama girişimi, rızalık sisteminin ortadan kaldırarak makbul ve makul bir Alevilik yaratmak olacağına işaret ederek, Alevi kurumlarının bu tür politikaları boşa çıkarmak adına köy köy dolaşması gerektiğini ifade etti.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzletilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na büyük tepki gösteriyor.
    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, hükümetin Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığının hedefi Alevi Bektaşi inancını yaşatmak, aslına uygun bir şekilde varlığını devam ettirmek için değil, Alevi kurumları etrafında toparlanmış olan Alevi toplumunun birliğini ve beraberliğini bozmak amacıyla kurulduğunu belirten Sazcı, “Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Dergâhını ziyaretinden bugüne yaklaşık 1-1,5 yıl geçti.  Ancak bu 1,5 yıl içerisinde bu kadar hızlı ve bu kadar örgütlü bir çalışmaya başlamış olmaları bu durumun aslında öncesinde planlanmış bir çalışma olduğunu görüyoruz. Köylerden başlayan köylerle birlikte federasyona bağlı cemevleri, çeşitli köy dernekleriyle dede ve zakirlerle ilişkilenmeleri aslında inancımızın sac ayağını oluşturan zakir, dede ve kurumları kendi tarafına çekebilmek, toplumsal muhalefeti en büyük, en direngen parçası olan Alevi Bektaşi toplumunu da kendi düzen siyasetinin içerisinde eritebileceğinin en büyük göstergesidir” dedi.

    “RIZALIK SİSTEMİNİ ORTADAN KALDIRMAK İSTİYORLAR”

    Alevi Bektaşi geleneği içerisinde dernek dedeliği, dernek babalığı, dernek zakirliği gibi bir kavram söz konusu olmadığını belirten Sazcı, “Ocakların babaları, dedeleri, zakirler vardır. Ocakların dedeleri babaları zakireleri bugüne kadar yapmış olduğu hizmetleri geleneksel anlamda Hakkullah dediğimiz taliplerin vermiş olduğu gönül lokması dediğimiz Hakkullah karşılardı. Ancak mevcut durumda tüm dedeler, analar, babalar, zakirler çalışabilecek durumdalar” şeklinde ifade etti.

    Gerçek manada ocak hizmetini yürüten dede sayısının oldukça azınlıkta olduğunu, kurumların bu durumun farkına varması gerektiğini ifade eden Sazcı, “Dedelerin yapmış olduğu dedelik, babalık, zakirlik hizmeti aslında bir mesleki alan değil bir inançsal duruştur. Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığının Alevi dedelere maaşa bağlaması talebi rızalık sisteminin ortadan kaldırabilmek için şu an bir sistem oturtuluyor” dedi.

    “ASİMİLASYONUN ASIL ÖNCÜLÜĞÜNÜ, DÜŞKÜN ALEVİ DEDELERİ YAPIYOR”

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığının yanında yer alan Alevi dedelerinin de bu işin asıl yürütücüsü olduklarının  altını çizen Sazcı,” Tire Ali Baba Dergahı’nda şu an var olan Ali Baba Ocağı evladı Tahir Aslantaş, Mehmet Özgür Ersanlar, Hüseyin Dedekargınoğlu, Dursun Gümüşoğlu ve Ali Yaman da dâhil olmak üzere Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığının kaynak kişileri. Bunların çoğunluğu Alevi Bektaşilerin birlikte yaşadığı köyleri mahalleleri oldukça derinlemesine bilen, aynı zamanda cemevleriyle, dergâhlarla, ocaklarla da iktisatlı olan kişiler” diye belirtti.

    “MAKBÜL VE MAKUL ALEVİLİK YARATILMAK İSTENİYOR”

    “Kendi eksikliklerimizi görerek bunun üzerinde bir özeleştiri mekanizmasını devreye sokarak eksikliklerimizi tamamlayarak iktidara karşı son süreçte ciddi bir mücadeleye girmek zorundayız” diyen Kızıldeli Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Sazcı, “Alevi Bektaşiliği dizayn eden, iktidarın kendi makbul ve makul Alevli yaratabileceğini söyleme teşebbüsünde dahi bulunduğunu ve bu alanda kendilerini yetkin hissettiklerinin açık bir göstergesi. Maalesef mevcut durumda Alevi Bektaşi kurumları buna karşı durabilecek bir nitelikte değil” şeklinde ifade etti.

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığının yürüttüğü çalışmalara karşı Alevi Bektaşi Federasyonun yapması gerekenlerin ne olması gerektiği noktasında ise Sazcı, “Alevi Bektaş Federasyonu’na bağlı tüm cemevleri tüm kurumlar bulundukları yerellerde Alevi Bektaşilerin yaşadığı köyler, mahalleler, yerel derneklerde dâhil olmak üzere karış karış gezmeli, bu konuda toplumu devletin bu politikasına karşı ortak tutuma çağırmalı” önerisinde bulundu.

    Basın alanının da etkin bir şekilde kullanılarak mevcut politikanın Alevi Bektaşilere duyurulması gerektiğini ifade eden Sazcı, “Alevilere yönelik yürütülen asimilasyon politikalarına karşı gerekli bilgilerin aktarılabileceği anlatılabileceği bülten tarzında kitapçıklarla Alevi Bektaşi köylerine, mahallelerine ziyarette bulunulmalı, taleplerimizin ne olduğunu bugün iktidarın bize ne sunduğu neyi vaat ettiğinin anlatıldığı çalışmalar yapılmalı” diye ifade etti.

    “ALEVİ KURUMLARI KENDİ ŞUBELERİNE GÜVENMİYOR, KENDİ ŞUBELERİYLE ORTAKLAŞMIYOR”

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın yaptığı ziyaretlere tepkinin yetersiz olduğunu vurgulayan Sazcı, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı:

    “Alevi Bektaşi kurumları kendi şubelerine güvenmiyor, şubeleriyle ortaklaşamıyor. Alevi Bektaşi asimilasyonuna karşı dur diyecek bir örgütlüğümüz varsa en kısa sürede federasyon düzeyinde bir açıklama yapılmalı, buna karşı tepkiyi ortaya koymalı. Bu tepkiyi ortaya koymayan, devletin yapmak istediği politikaya elverişli ortamlar elverişli zeminler hazırlayan şubeleri ihraç etmesi gerektiğini düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO
    16-‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO
    17-‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO
    18-‘Gülsev Kaya: Biz ulufeyle, parayla, maaşla tarif edilecek bir geçmişe sahip değiliz’ – VİDEO
    19-‘Büyükşahin: Alevileri kendi kirli işlerine ortak etmek istiyorlar ‘– VİDEO
    20-‘Karaoğullarından: Maaşı kabul eden ‘Hınzır Paşa’lara geçit vermeyeceğiz’- VİDEO
    21-Güleç: Hedefleri Alevi kurumsallaşmasının ulaşamadığı yerleri ele geçirmek – VİDEO
    22-‘Alevilerin bu kötü gidişata bir an önce dur demesi lazım’

     

  • ‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO

    ‘Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar’-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümetinin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışına tepki gösteren Vartolu yurttaşlar, “Aleviler olarak her zaman birlik ve beraberlik içerisinde hareket edelim. Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlanmasınlar” dedi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Vartolu yurttaşlar, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEDELERİMİZ, HIZIR PAŞA DEĞİL PİR SULTAN OLSUNLAR”

    Alevi inancında rızalık lokması olduğunu belirten Yüksel Fırat, “Eğer dedeler kendi iradesini devlete satarlarsa devletin memurları olurlar. Eğer devlet Alevi inancını düşünüyorsa ibadethanelerimizi yasal güvence altına alsın. Dedelere çağrımız Hızır Paşa değil Pir Sultan olsunlar ki inancımız devam etsin. Üç beş kuruşa onurumuzu kişiliğimizi satmayalım” dedi.

    “PİRLERİMİZ YOLLARINA SAHİP ÇIKSINLAR”

    Cemevlerinin devlete bağlanmasını istemediğini söyleyen Hanım Bingöl, “Hiçbir zaman bizim pirlerimiz maaş almadılar, o yüzden biz maaşlı dede istemiyoruz. Biz cemevlerimizi kendi çabamızla yaptık, biz kendi yolumuzu kendimiz yürütmek istiyoruz. Aleviler olarak her zaman birlik ve beraberlik içerisinde hareket edelim. Pirlerimiz yollarına sahip çıksınlar, kendilerini maaşa bağlamasınlar” diye belirtti.

    “MAAŞLI DEDE OLMAZ”

    Alevi inancında maaşlı dedenin olmayacağını vurgulayan Doğan Yılmaz, “Herkes kendi inancını özgürce yaşamalı, başkalarının Alevi inancını tanımlamasına karşıyız. Alevilerin birlik, beraberlik içerisinde olması lazım. Bu inanç hepimizin inancı o yüzden yolumuzun gereği neyse onu yerine getirelim” diye konuştu.

    Cihan BERK/MUŞ

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO
    15-Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO
    16-‘Maaş bağlamanın altında yatan Alevi inancını yok etmektir’- VİDEO

  • Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO

    Çiçek: Dedelere, zakirlere maaşı devlet verirse ne inanç ne de yol kalır-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Şube Sekreteri Kemal Çiçek, Alevi Diyaneti olarak adlandırılan Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. Çiçek, “Bu yolda pir, rayber mürşit hiçbiri maaş almadan canı pahasına bu yolu buraya kadar getirdiler. Bundan sonra bize düşen görev devletin maaşlı elemanları değil, kendisinden rızalık üzerine kurulan anlayışla biz devam etmeliyiz” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    AK hükümetinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar aramasına Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği, Şube Sekreteri Kemal Çiçek, Alevi Diyaneti olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendi.

    “KENDİ İÇİMİZDEKİ ASİMİLASYONA DUR DEMELİYİZ”

    Alevi Bektaşi Cemevi Daire Başkanlığı’ndan uzman kişilerin derneklerini ziyaret ettiklerini ve bilgi almak istediklerini belirten Kemal Çiçek, kendilerine Alevi Dairesi Cemevi Dairesi Başkanlığı ile herhangi bir ilişkilerinin olmayacağını ilettiğini söyledi.

    Bu çabaları asimilasyon politikalarının bir parçası olarak değerlendiren Çiçek, bu politikalara bazı Alevilerin de ayak uydurduğuna dikkat çekti:

    “Ben karşı tarafın asimilasyon çalışmasını anlarım ve makul bulurum. Asıl biz kendi içimizdeki asimilasyonu nasıl bitireceğiz. Alevi Bektaş Federasyonuna bağlı birçok kurumda asimilasyon çalışması yapılıyor. Biz kendi içimizdeki asimilasyona dur demezsek dışarıdaki asimilasyona zaten hiçbir şey yapamayız. Devlet kendi görevini yapıyor. Bugün birçok Alevi kurumu İslami söylemlerle cemler yapıyor, Kuran’ın ilgili ayetlerinden örnekler veriyor. Oysa Hacı Bektaşi Veli, Pir Sultan Abdal ya da bu yolun ulularının hiçbiri İslam’la ilgili bir söylem kullanmamıştır. Şimdi bunlar varken Alevi kurum başkanları sırf yönetimde kalma uğruna gerçekleri gizlemeleri kabul edilemez. Asimilasyona karşı duranların yazılarına bakıyoruz asimilasyonu kendisi yapıyor. Öbür tarafta da devlet bizi yok ediyor diyoruz. Bence asıl sorun içimizde”

    “MAAŞI VEREN DEVLET FETVAYI DA VERİR”

    Dedelere maaş verilmesinin biat etme tehlikesini de doğuracağını ifade eden Kemal Çiçek,Maaşı devlet verirse yarın bir fetva yazar. Eğer bugün Diyanet’in fetvalarına karşı çıkıyorsak buna da karşı çıkmalıyız. Yoksa fetvaları yazıp elimize verecekler o zaman ne yapacağız? Maaşı ben veriyorsam benim söylediklerimi söyleyeceksin der. O zaman yol diye bir şey kalır mı kalmaz mı sorgulamak lazım” dedi.

    Aleviliğin güçlenmesinin yolunun merkezlerden, ofislerden değil halkı örgütlemekten geçtiğini ifade eden Çiçek, kurum temsilcilerine seslenerek, “Alevilik kendisini yeniden örgütleyen bir anlayışla yol almalıdır. Bireysel menfaatimiz için değil” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’
    12- ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    13- ‘Cemevlerini Diyanet bünyesine katmak ve içten fethetmek çabasındalar’-VİDEO
    14-‘Alevi Pirleri ve Bektaşi Babaları sadece talipleriyle yol alır’-VİDEO

     

     

     

     

  • ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, AKP’nin ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. Efe, Kültür Bakanlığı tarafından kurulan tuzağa rağmen hiçbir zaman Alevileri birbirinden ayıramayacaklar” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzletilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe ‘Alevi Diyaneti’ olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Binali Efe, konuşmasına, Pir Haber Ajansı’nın Alevilerin hak ve hukukunu, adaletini, özgürlüğünü savunan bir ajans olmasından dolayı hiçbir haber ajansının yapmadığı bir görevi yaptığını, hiçbir ajansta olmayan samimiyeti PİRHA’da bulduklarını ifade ederek başladı.

    Efe, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevileri asimile etmek amacıyla kurulan bir düzenleme olduğunu belirterek, “Yavuz Sultan Selim’den 2. Mahmut’tan yemiş olduğumuz darbeleri, katliamları, Sivas ve diğer katliamları da unutmadık. Daha unutmadık unutmayacağız. Aleviler sanki bu devletin düşmanıymış gibi bir algı yaratmaları bizleri ne yıldırır ne de usandırır” dedi.

    “ALEVİLERDEN BİR ŞEY KOPARAMAYACAKLAR”

    Binali Efe, Kültür Bakanlığı tarafından bir tuzak kurulduğunu ifade ederek şöyle devam etti:

    “Türkiye’deki bütün cemevlerini, köy odalarını, Alevi köylerini ziyaret ediyorlar. Eğer başa çıkamıyorlarsa kaymakamı devreye sokarak ya da hatrı sayılır insanları devreye sokarak kayadan bir parça koparma amaçlarını taşıyorlar. Bu çağda, bu zamanda milyonlarca örgütlenmiş olan Aleviler ve Alevi çatısı altında Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve özellikle Avrupa’daki Alevilere bundan sonra devlet ne kötülük yaparsa yapsın asla ve kesinlikle biz Alevilerden bir şey koparamayacaklar, kendi yaptıkları pisliklerin içerisinde boğulacaklar.”

    16 Eylül’de İzmir’de yapılacak laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık mitinginin hazırlığı içerisinde olduklarını söyleyen Efe, “Miting sonrası tüm Alevi bileşenleri ile toplanacağız, devletin şu anda Alevlere yönelik yapmış olduğu oyunları nasıl bozabileceğimizi konuşacağız. Ardından bir deklarasyon yayınlayacağız” dedi.

    “AKP GÖREVLİLERİ KÖY ODALARINA CEMEVİ LEVHASI ASIYORLAR”

    AKP’nin görevlilerinin Alevi köylerine gidip muhtara ‘köye bir cami yaparsak sana yardımcı olacağız’ denildiğini belirten Binali Efe, köy odalarına da ‘cemevidir’ diye levha astıklarını hatırlattı.

    Efe, muhtarların kaymakamların isteklerine göz yumarak köy odasının levhasını, cemevi diye değiştirmek zorunda kaldığını dile getirerek, “Devlet ne yaparsa yapsın hiçbir Alevi asla ve kesinlikle kendini satmaz. Kabul edenler de zaten kişiliği ve ahlakı bozuk olan işbirlikçilerdir. Onursuz olduklarını her yerde ve her zaman söyleyeceğiz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’

  • ‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’

    ‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’

    PİRHA-Pir Hasan Erkişi, AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı çatısı altında kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevilere yönelik uyguladığı asimilasyon politikasını değerlendirdi. Erkişi, her dönem Alevileri asimile etmek için projelerin uygulandığını vurgulayarak, “Alevileri parayla kendilerine bağlayarak, kendine bağlı Aleviler oluşturmak istiyorlar” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.
    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Pir Hasan Erkişi, hükümetin Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN ÇEŞİTLİ PROGRAMLAR UYGULANDI”

    2. Mahmut döneminden itibaren Alevilerin asimile edilmesi için çeşitli projeler uygulandığını hatırlatan Hasan Erkişi, “Bunlardan bir tanesi özellikle şehirlerdeki Bektaşi köylerine camii inşa etmek oldu. İkinci projesi ise Kızılbaş, Kürt, Alevi köylerine Kuran kursları açmaktı ve bunu birçok yerde başlattılar. Büyük ihtimalle 1840’lardan 50’lerden sonra özellikle Karadeniz’de, İç Anadolu’da, Marmara Bölgesi’nde, Akdeniz’de Alevi köylerine camiler inşa edildi. Kızılbaş, Alevi Kürt köylerinde de Kuran kursları açıldı ben hatırlıyorum yaşım 72, bizim köyde de öncelerde açılmış olan Kuran kursu vardı. Önceleri başkaları tarafından gelip öğretiliyor sonradan köyden yetiştirilen kişiler vasıtasıyla kuran kursları veriliyordu. Bu proje de o projelerden bir tanesi ve onun devamıdır” dedi.

    “DEDELERİMİZ BİN YILDIR BU ERKANI KENDİ KIRIK SAZIYLA YÜRÜTMÜŞLERDİR”

    Mevcut iktidarın dedelere maaş bağlayarak, kendilerine bağlı Aleviler yaratmayı amaçladığını belirten Erkişi, “İnsanları maddiyatla, parayla kendilerine bağlayarak kendi Diyanetine veya kendine bağlı Aleviler oluşturmak istiyorlar, böyle bir amaçları söz konusudur” ifadelerini kullandı.

    Pir Hasan Erkişi şöyle devam etti:

    “Ne olursa olsun her halükârda kesinlikle Aleviyim diyen, Bektaşiyim diyen, hak ve hakikat yolunu savunan, pirim, dedeyim, babayım, anayım diyen kişilerin bu maaşlı işi reddetmeleri gerekiyor. Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür. Amir-memur ilişkisine dönüştüğü zaman da elbette ki amirin sana emrettiği konuları gündeme getireceksin veya o konuda mesaj vereceksin. İslami bir deyişle fetva, onların vermiş olduğu fetvaları sen de vermiş olacaksın. Tüm bunlardan dolayı kesinlikle doğru değildir. Gittikleri köylerde ki insanların, canların bunu reddetmesi gerekiyor. Karşı çıkmaları gerekiyor. Nasıl ki eskiden atalarımız, dedelerimiz, babalarımız bin yıllardan beri kendi kırık sazlarıyla, geceleri yol yürüyerek bu yolu sürdürmüşlerse, bu erkanları yürütmüşlerse o şekilde devam edilmelidir. O şekilde devam edilirse yolun gerçekleri doğrultusunda hareket etmiş olurlar. Aksi halde makam için, para pul için vicdanlarını satmış olurlar.”

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO

  • ‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO

    ‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin görevlendirdiği kişiler, Alevi köylerini, cemevlerini dolaşarak dedeleri maaşa bağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Uygulamaya tepki gösteren İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, “Hiçbir ocak evladının da bu tuzağa düşmeyeceğine ve teklifi kabul etmeyeceğine yürekten inanıyorum. Olur da nefsine yenik düşen olursa bizim açımızdan düşkündür” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Başkanlığın görev alanındaki çalışmalarını değerlendirmek ve önerilerini bildirmek üzere başkan ve 11 üyeden oluşuyor. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, aynı zamanda danışma kuruluna da başkanlık ediyor. Danışma kurulu üyeleri, hükümetin seçtiği kişilerden oluşuyor ve Cumhurbaşkanı tarafından 3 yıllığına seçiliyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler. 

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, maaşlı elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevi Başkanı İbrahim Has, konuya dair değerlendirmede bulundu.

    “NEFSİNE YENİK DÜŞEN OLURSA BİZİM AÇIMIZDAN DÜŞKÜNDÜR”

    İbrahim Has, Alevi toplumunun bin yıllardır kendi yolunu hiçbir kimseye veya inanca bağlı olarak yürütmediğinin altını çizerek, “İnanç önderlerimizin ihtiyaçları toplum tarafından karşılanmıştır. Alevi toplumu hiçbir zaman devletlerle ilişki içinde olmamış. Bundan dolayı da katliamlara maruz kalmıştır” dedi.

    İktidarın dedelere maaş bağlama girişimini Alevileri bölme hamlesi olarak yorumlayan Has, bin yıllardır başarılmayanın, şimdi de farklı bir şekilde AKP eliyle denendiğini söyledi.

    Alevi kurumları ve toplumu olarak iktidarın bu tür girişimlerini kabul etmediklerini belirten Has, “Her toplum kendi inancını kendisi yaşamalı, ihtiyaçlarını da kendisi karşılamalıdır. Aleviler bin yıllardır böyle yapıyor, yapmaya da devam edecektir. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanan kurumları tanımacağımızı net bir şekilde ifade ediyoruz. Hiçbir ocak evladının da bu tuzağa düşmeyeceğine ve teklifi kabul etmeyeceğine yürekten inanıyorum. Olur da nefsine yenik düşen olursa bizim açımızdan düşkündür” diye belirtti.

    Elif TABAK-Diren KESER/İNGİLTERE

     

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

  • ‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

    ‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

    PİRHA – AKP hükümetinin görevlendirdiği memurlar, Alevi köylerini, cemevlerini dolaşarak dedeleri maaşa bağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Uygulamaya tepki gösteren Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, benzer girişimin kendi köyünde de olduğunu belirterek, “AKP’nin uyguladığı proje, bir kültürü yok etme projesidir. Soykırım politikasıdır” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Başkanlığın görev alanındaki çalışmalarını değerlendirmek ve önerilerini bildirmek üzere başkan ve 11 üyeden oluşuyor. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, aynı zamanda danışma kuruluna da başkanlık ediyor. Danışma kurulu üyeleri, hükümetin seçtiği kişilerden oluşuyor ve Cumhurbaşkanı tarafından 3 yıllığına seçiliyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler. 

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “AKP’NİN BU PROJESİNİ CİDDİYE ALMALIYIZ”

    Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, iktidarın, Alevi inancını kontrol altına almayı hedefleyen girişimlerine tepki gösteren isimlerden oldu. Şahin, yapılanları “AKP hükümeti, Aleviliği ve Alevileri kafes içine alma projesinde” sözleriyle ifade etti.

    Enver Cemal Şahin, devletin görevlendirdiği kişilerin, Şarkışla’daki Alevi köylerine gidip, dedeleri maaşa bağlama konusunda girişimlerde bulunduğunu da aktardı. Şahin, yapılanları ‘Soykırım politikası’ sözleriyle yorumlayarak şöyle devam etti:

    “Genel olarak tarihi yolculuğumuzda gerek cumhuriyetten önce gerekse de cumhuriyetten sonra her hükümet, kendilerinin güdümünde bir Alevi yaratma uğraşı içerisinde bulundular. 22 yıllık AKP hükümeti döneminde ise bu çaba daha görünür hale geldi. Bildiğiniz gibi 9 Kasım 2022 tarihinde ise Cumhurbaşkanlığı tarafından bizlerin açısından ‘Kayyum ataması’ olarak değerlendirdiğimiz Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında bünye oluşturuldu. AKP’nin bu projesini ciddiye almalıyız. Çünkü o tarihten bugüne kadar devletin memurları, şehirlerdeki cemevi ve dernek yöneticilerini, cemevi olmayan köylerde ise muhtarlarla görüşüyor. Bu kişiler cemevlerinin, Kültür Bakanlığı bünyesindeki Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na bağlanması durumunda cemevinde görevli ana, baba, dede gibi yol yürütücülerinin devlet tarafından maaşa bağlanacaklarını ve cemevleri ile ilgili bütün masrafların da devlet tarafından karşılanacağı telkininde bulunuyor. Ülkemizin her tarafında olduğu gibi bu memurlar, Sivas’ın Şarkışla ilçesindeki bize ait köyleri de ziyaret ediyor. AKP hükümetinin uyguladığı bu proje aslında bir kültürü yok etme projesidir. Soykırım politikasıdır.”

    “ALEVİLİĞİ KAFES İÇERİSİNE ALAMAYACAKSINIZ!”

    Enver Cemal Şahin, AKP iktidarına seslenerek, “Öncelikle toplumun her kesimini teslim almak için yürüttüğünüz gerici, dinci, ırkçı, şoven ve sinsi asimilasyon politikasından vazgeçin” dedi.

    Şahin, düşünce özgürlüğü önündeki engellerin kalkması gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Çünkü bu alemi, bu evreni kafes içerisine alamayacağınız gibi Alevileri ve Aleviliği de kafes içerisine alamayacaksınız. Eğer ülkemiz için iyi bir şey yapmak istiyorsanız tüm ülke insanları için eşit yurttaşlık haklarını sağlayın. 40 yıldır kaldırmak için uğraştığımız; çağdaş, demokrat ve laik ülkelerde olmayan, okullardaki zorunlu din dersi uygulamasını kaldırın. Gençlerimiz ve yol yürütücülerimiz için bir asimilasyon politikası olan gezi ve kamplardan vazgeçin. Bunlar gibi daha onlarcasını sayabileceğimiz asimilasyon politikasından vazgeçin. Ülkemiz insanlarının, barışın, sevginin, kardeşliğin, özgürlüğün ve hoşgörünün hakim olduğu bir düzende yaşamasını istiyoruz. Sizler de istiyorsanız eğer insanlar arasında dil, din, etnik köken ayrımcılığından vazgeçin. Çok kültürlü bir yapı içerisinde herkes, bırakın kendisini özgürce ifade edebilsin. Düşünce ve inanç özgürlüğündeki bütün engelleri kaldırın. Cinsiyet ayrımı yapmayın. Demokrasinin, laikliğin, insan haklarının ve hukukun üstünlüğünü hayata geçirin.

    Ozan Aşık Veysel bir şiirinde sizler gibilere şöyle sesleniyor:

    ‘Devri Cumhuriyet asırı yirmi
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş
    Dünya ayaklanmış aya gidiyor
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Set çekme gözlere herkes ayılsın
    Her köşeye bir fabrika koyulsun
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.

    Diyorlar ki dünya evvel su imiş
    Oku anla dünya nedir ne imiş
    Yükselenler bilgi ile büyümüş
    Uyan bu gafletten uyuma yurttaş.’

    Aşık Veysel’in bu sözleri de ülkeyi yönetenlerin kulaklarına birer küpe ve yöneticilere birer ders olsun. Aşk ile…”

    Eren GÜVEN/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!

  • Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO

    Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı yol yürütücüsü Zakir Süleyman Demir, AKP’nin ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. Demir,” Bunun sadece Tokat’ta değil, Türkiye genelinde devlet eliyle başlatılmış durumda. Acilen Federasyon ve Genel merkezlerin  yazılı bir açıklama yaparak birlikte hareket etmeli” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı yol yürütücüsü Zakir Süleyman Demir, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEVLET MAAŞ VERECEK DİYE KRTAVATINI TAKIP GELENLER, BEN DEDE SOYUNDANIM DİYENLER ÇOĞALDI”

    Cemevi başkanlığını reddettiklerini belirten Demir, “Türkiye genelinde bu çalışma devlet eliyle başlatılmış durumda. O yüzden çoğu kişi de kayıt olmak için sıra olduğunu biliyoruz. Kravatını takıp gelenler, dede soyundanım diyenler devletten maaş almak için belli bölgelerde çok şeyler oluyor. Bu para alınır mı, alınmaz mı? Hak mı, değil mi? Bu tartışmalar şimdi başlayacak. Dergâhtan olsun, genel merkezlerden olsun, federasyonlardan olsun bir genelge yayınlanması gerekiyor” diye ifade etti.

    Genelge yayınlanmaz ise şahıslar bireyler küçük bağımsız cemevlerine gidip kayıt olabileceğini ifade eden Demir, Alevi kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

    Kimsenin ne yaptığını bilmediğini ifade eden Demir,” Şu anda devlet tarafından görevlendirilen kişiler Türkiye’nin her yerindeki cemnevlerini geziyorlar. Bunun anlatılması gerekiyor. Dedeler aşıklar, Zakirler, babalar, analar veya kurumdaki yetkin kişiler ona göre hareket etsin” dedi.

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı yol yürütücüsü Zakir Süleyman Demir konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Devletin kurduğu Alevi daire Başkanlığından gelen memurların cemevlerindeki yönetim kurullarının  karar defterine isimlerini yazdığı dede ve Zakir’in bu evrakla Alevi daire Başkanlığına maaş için başvurmasını yeterli olduğunu, yönetim  kurulu değişti yeni bir kararla biz bu dedeyle devam ediyor ya da çalışmıyorsa tekrar yeniden karar alması gerektiğine dair böyle bir çalışmanın olduğunu duyumunu aldık” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO

    ‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, AKP’nin ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. Arslan, “Sinsice bir çalışma yapılıyor. Tek tek Alevileri avlamaya, asimile etmeye çalışıyorlar” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “SİNSİCE ÇALIŞMA YAPARAK ALEVİLERİ AVLAMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Cemevi Başkanlığı’nı reddettiklerini belirten Adnan Arslan, “Karşımızda bir devlet gücü var. Pir Sultan Abdal örgütü olarak biz de boş durmuyoruz, koşturuyoruz. Öyle yerlerden giriyorlar ki. Köylerde bağımsız olan cemevlerini -hatta cemevi de değil, köyde okul kapanmış, okulu, köy odasını cemevi gibi restore etmişler- buraları alıp Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlamak istiyorlar. Sonuçta da ‘bize şu kadar cemevi bağlı’ diye bir algı yaratmaya çalışıyorlar ”dedi.

    Arslan, yapılan faaliyetlerin önüne geçmeye çalıştıklarını belirterek, “Pir Sultan örgütü olarak köylerde, ilçelerde, kenar kesimlerde bağımız olan cemevleriyle iletişime geçip bunları PSAKD’ye kazandırmak, eğer dâhil olunmuyorsa da Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlamak için bir çaba harcıyoruz” şeklinde ifade etti.

    “BU YOLA İHANET EDERSEK PİRLERİMİZİN VEBALİ ÜZERİMİZE KALIR”

    Sinsice bir çalışma yapıldığını ve tek tek Alevilerin avlanmaya çalışıldığını söyleyen Arslan, şunları kaydetti:

    “Alevileri astılar, kestiler, derilerini yüzdüler ama başaramadılar. Şimdi de bu yöntemlerle Alevileri asimile etmeye çalışıyorlar. Muaviye zihniyeti boş durmuyor ama biz de yolumuz, inancımız için asimilasyonun önüne geçmek için boş durmuyoruz. Çünkü bu yol öyle kutsal bir yoldur ki bu yola eğer ihanet edip sahip çıkmazsak geçmişte bu yol için bedel ödeyen 7 ulu ozanlarımız, pirlerimiz, dedelerimizin vebali üzerimize kalır. Biz bunun bilinci doğrultusunda mücadele veriyoruz ki bu yol, yol alsın. Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz.”

    “DEDELERE MAAŞ DEĞİL, ALEVİLİĞİN TANINMASINI İSTİYORUZ”

    Adnan Arslan, AKP ve Cemevi Başkanlığı görevlilerinin, Altınova Şubesi’ne de gittiklerini belirterek “Gelmişler ancak ben yoktum. Sekreterimize “Cemevi Başkanlığı’ndan geldik. Neye ihtiyacınız var?’ diye sormuşlar. Sekreterimiz de ‘Bir ihtiyacımız yok’ demiş ve 5-10 dakika oturduktan sonra çekip gitmişler ”dedi.

    Şu an Cemevi Başkanlığı’nda görevli olan Ali Arif Özbey’in de geçtiğimiz aylarda şube binasına geldiğini ve kendisine bir rapor verdiğini belirten Arslan, “Önce cemevlerinin yasal statüsünü verin diğerleri gelir yerini bulur. Biz yolumuz için kurumsal olarak Aleviliğin tanımasını istiyoruz. Bizim, onların vereceği bir torba çimento ya da bir iki sandalyeye ihtiyacımız yoktur. Bunları biz kendimiz temin ederiz, o gücümüz de var. Önce bizi tanısınlar ve öncelikle çocuklarımıza asimilasyon uygulamasınlar” ifadelerini kullandı.

    “LAİK DEVLETİN DİNİ OLMAZ”

    Arslan, 16 Eylül’de İzmir’de Alevi örgütleri ile Eğitim-Sen’in ÇEDES projesine karşı ortak yapacağı mitinge de dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Laik bir devletin dini olmaz. Laik bir devletin dini adalettir. Biz barış, kardeşlik, herkesin bu ülkede huzur içinde yaşamasını istiyoruz. Biz başkasının inancına karışıyor muyuz? Hayır. Bizim inancımıza da siz saygı duyun. Bu ülkede bilim bitmiş. ‘Doktorlar gidiyorsa gitsin’ dediler bugün hastanelerde doktor bulamıyoruz. Ülkeyi karanlığa götürmenin bir manası yoktur. Bugün herkes açlık ve yoksulluk içinde. Her gün zam, her gün zam. Zamlar başını almış gidiyor, bunlara ses çıkarılmıyor ama Alevilere geldiği zaman ‘Nasıl asimile edebiliriz? Bunları nasıl kendimiz gibi yapabilirizin peşindeler.”

    “HERKES İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

    Cemevlerine yasal statü tanınmasını ve Alevi dergâhlarının kendilerine geri verilmesini de dile getiren Arslan, “Madımak Oteli’nin ‘Utanç Müzesi’ olmasını, laik demokratik ve bilimsel eğitimin hayata geçmesini, adaletin yerine gelmesini istiyoruz. Bunları sadece kendi çıkarımız için değil, bu ülkenin genel bir sorunu olduğundan sadece Aleviler için değil, herkes için istiyoruz” dedi.

    Barış içinde yaşamanın önemine değinen Arslan, “Laz, Çerkez, Arap komşularım var. Komşularımla bir sorunum yok ama sorunu yaratan devlet, kutuplaştıran da devlet” şeklinde ifade etti.

    “KELLEMİZ GİTSE DE GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın girişimlerine karşı “Tavrımız, duruşumuz nettir” diyerek şöyle devam etti:

    “Bizde Hüseyin-i bir duruş vardır. Kellemiz gitse de geri adım atmayız. Geri adım atarsak bu yolda bedel ödeyenlerin vebali bizim üzerimize kalır. Bu ülkeyi yönetenler de aklını başına alsınlar. Bu tür yanlışlardan vazgeçsinler. Onun için bir kez daha söylüyoruz; bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı biz tanımıyoruz, reddediyoruz. Bütün canlarımıza tavsiyemizdir; hangi cemevine gelirse gelsinler hiçbir şey talep etmesinler. Örgütlenelim, yolumuza, inancımıza sahip çıkalım. Biz dik duruşu sağladıktan sonra kimse bizimle baş edemez. Buna müsaade etmeyeceğiz. Okullardan başlatılan imam atamalarının da artık önüne geçeceğiz. Ben çocuğumu okula göndermem. Onların zihniyetine yetişmesin diye tepki koyacağım. ABC’yi evde çocuğuma kendim öğretirim ‘cahil kalsın’ ama onların cehaletiyle de yetişmesin.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

     

     

  • ‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO

    ‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Sekreteri Cemal Tuna, Alevi Diyaneti olarak adlandırılan Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. AKP’nin Alevi köylerini dolaşarak dedelere maaş teklif etmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Tuna, “Bizim devletten bir beklentimiz yok. Biz taleplerimizin yerine getirilmesini istiyoruz” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Sekreteri Cemal Tuna, Alevi Diyaneti olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘nın maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞINDAN İKİ KİŞİ MAAŞ TEKLİFİNDE BULUNDU”

    AKP hükümeti güdümündeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan gelen iki kişinin kendilerine maddi yardım teklifinde bulunduklarını kaydeden Cemal Tuna, “Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan sorumlu bir kadın arkadaş geldi. Geçen hafta cemevimizi ziyaret ettiler. Cemevlerinin Kültür Bakanlığı’na bağlanması, dedelere, zakirlere, görevli çalışanlara maaş bağlanması ya da burada yapılacak herhangi bir tadilat, tamirat ve herhangi bir işle ilgili masrafın Kültür Bakanlığı tarafından yapılması şeklinde bizden bir talepte bulunuldu. Kendilerine kurumsal olarak Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Merkezi’ne bağlı olduğumuzu, ona bağlı çalışmalar yürüttüğümüzü ve inançsal yönüyle de bunları devletten talep etmemizin mümkün olmadığını söyledik” diye konuştu.

    “GELEN HEYETE TALEPLERİMİZİ İLETTİM”

    Tuna, gelen bu heyete Alevi toplumunun eşit yurttaş olma, cemevlerinin yasal statüye kavuşması ve dergahlarının iade edilmesi konusunda eleştiriler yönelttiğini ve maaş talepleri olmadığını ilettiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

    “Cemevinde hizmet yürütenlere devletten maaş bağlanması, elektrik su gibi giderlerin devlet tarafından ödenmesinden ziyade bizim temel taleplerimiz var. Devlet bize destek verecekse öncelikle bizim taleplerimizi dinleyip yerine getirsin, dedim. Cemevleri ibadethanemizdir, cemlerimiz ibadetimizdir. Bu yasal bir statüye kavuşturulmalı. Eşit yurttaşlık istiyoruz. Neden biz ikinci sınıf muamelesi görüyoruz? 35 canımızın yandığı Sivas’ta Madımak otelinin utanç müzesi olmasını istiyoruz. Çok zor bir şey değil. Ama neden yapılmıyor? Zorunlu din derslerinin kaldırmasını istiyoruz. Neden dayatma yapılıyor? Bizim çocuklarımız neden Sünni inanca göre yetiştiriliyor? Alevilerin inançsal kurumlarının, dergâhlarının tarafımıza iade edilmesini istiyoruz. Bizim bu dergâhlarımız neden elimizden alınıyor? Onlara niye biz biat edelim? Bütün bunları o iki kişiye söyledim ve devletten böyle maaş gibi beklentimiz olmadığını ilettim.”

    “DAHA ÇOK BAĞIMSIZ CEMEVLERİYLE İLİŞKİ KURUYORLAR”

    Kendilerini ocakzade olarak nitelendiren AKP heyetinin, özelde köy dernekleri ve köy cemevlerini dolaşarak maddi ihtiyaç temelinde ilişki kurmak istediklerini kaydeden Tuna, bağımsız cemevlerini daha kolay etkilemek için köylerde çalışma yürüttüklerini kaydetti.

    “Bizim genel merkezimiz ve şubelerimiz var; sürekli diyalog içerisindeyiz” diyen Tuna, “Biz önce görüş alışverişinde bulunup öyle karar veriyoruz. Ama köy dernekleri ve köylerdeki cemevleri öyle değil. İlk önce oralardan ilişkilenerek insanları asimile etmeye çalışıyorlar. Tabii bilinçli köylerimiz buna tepki gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.

    “TÜM KÖYLERLE İLETİŞİM SAĞLAYACAK BİR ÇALIŞMA LAZIM”

    Alevi kurumlarının köyleri dolaşarak bu hamleyi deşifre etmesi gerektiğini vurgulayan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Sekreteri Cemal Tuna, “Biz her şeyi genel merkeze bağlıyoruz ama aslında bu tür çalışmaları bizim genel merkeze önermemiz lazım. Genel merkezin de böyle bir çalışmayı yapabilmesi için bu konuda destek vermemiz ve bizim de önerilerde bulunmamız lazım. Türkiye’de 96 tane şubemiz var. Her şubeyle belki iletişim sağlayamamış olabilir. Zaman zaman bölge toplantıları yapıyoruz. Önümüzdeki hafta da İzmir’de bizim bir bölge toplantımız olacak. 1-2 Eylül tarihindeki o toplantıda bu konuları dile getireceğiz. Türkiye’de Alevilik nereye gidiyor? Aleviler olarak ne konumdayız? Devlete karşı ne yapmamız gerektiğini, bu konuları özellikle dile getireceğiz” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

  • ‘Devletten maaş alan dedeler, köylerimize yapılan camilerden daha çok zarar verir’-VİDEO

    ‘Devletten maaş alan dedeler, köylerimize yapılan camilerden daha çok zarar verir’-VİDEO

    PİRHA – Milletvekili Celal Fırat, AKP hükümetinin kurduğu ve Alevi Diyaneti olarak da adlandırılan Cemevi Başkanlığı’nın dedeleri maaşlı çalıştırmasının Alevi köylerine yapılan camilerden daha fazla zarar vereceğini belirtti. Fırat, “Alevilerin eşit yurttaştık haklarını vermeyen zihniyetten maaş alan kim olursa olsun dışlanması gerektirdiğine inanıyorum” dedi.

    Bir gece kararnamesiyle kurulan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın faaliyetlerine tepkiler yükseliyor. Alevi inancını asimile etme amacıyla kurulduğu ifade edilen Cemevi Başkanlığı yetkilileri, şimdi ise dedeleri maaşa bağlama çalışması yürütüyor.

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da Cemevi Başkanlığı’nın faaliyetlerini eleştiren bir açıklama yaptı. Fırat, Cemevi Başkanlığı’nın son olarak Hacı Bektaş Veli  anmasına yönelik müdahalesini hatırlatarak, “Asimilasyoncu anma etkinliğini düzenleyen başkanlık ilk icraatı olarak da Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin kutsallığını hiçe sayarak Alevi halkına hakaret etti. İnanç önderlerinin tasvirlerinde yer alan aslan ile ceylan sembolünü silerek kendi zihniyetini, ideolojisini ortaya koydu” dedi.

    “TOPLUMA İHANET EDEN UNSURLAR!”

    Celal Fırat, hükümetin, Alevilerin değerlerini yok saydığının altını çizerek şunları söyledi:

    “Sonuç olarak cumhuriyetin birinci yüzyılında Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerine kulak tıkayan devlet Kültür Turizm Bakanlığı’na bağlı bu kurdukları daire başkanlığını (Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı) asimilasyon politikaları yürütmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü acı bir çerçeve görüyoruz. Yanı sıra son zamanlarda köy köy dolaşarak, özellikle bu daire başkanlığı içimizdeki Hızır Paşaları gönderterek Alevi dedelerine, köy muhtarlarına, oradaki ocakzade yol evlatlarına, Alevi köy muhtarlarına, cemevi yöneticilerine ve kendilerine yandaş gördükleri şahıslara giderek, Kültür Bakanlığı’nın daire başkanlığına bağlı ücret karşılığında devşirilmek ve Alevileri asimile etmek için yok edebilmek amacıyla maaşa bağlama yolunu kurduğunu üzülerek görüyoruz. Bu bile devletin Alevilere bakışının net çerçevesi. Devletin bu kadar ötekileştirdiği, halkları birbirine düşman ettiği, cemevlerini ibadethane olarak kabul görmediği, zorunlu din derslerini topluma dayattığı bir zamanda topluma ihanet eden bu unsurları görmezlikten gelmememiz lazım. Oysa ki bu dedelerimiz hep Hz. Hüseyin’in mücadelesinden bahsederler. Hz. Hüseyin şu an bu maaşı alan bu kişileri görseydi o zülfikarı bunların başına çalardı. Net bir çerçeve söyleyebilirim. Hz. Hüseyin ne söylüyor? Çocuklarının başları kesilmesine rağmen günün Yezidi’ne biat etmiyor. ‘Aç kal alçalma. Onursuz bir şekilde yüz gün yaşayacağıma, izzetli bir şekilde bir gün yaşarım’ der. Biz cemlerimizde, Hz. Hüseyin’e ağlıyoruz, Ehlibeyte ağlıyoruz. Şu an Hüseyin şu toplumun halini görse şunu söylerdi; ‘Ey Aleviler, bana niye ağlıyorsunuz? Kendi halinize ağlayın. Ben ağlayacak bir şey yapmadım, mücadele ettim ve bu mücadelenin arkasında hayatımı kaybettim.’

    “MAAŞLI DEDELER O CAMİLERDEN DAHA ÇOK ZARAR VERECEKLERDİR”

    Alevi köylerine yapılan camileri hatırlatan Celal Fırat, “Camileşmeyle beraber imamlar atandı. Halk nezihinde bu kabul görmedi. O giden imamlar belli bir süre içerisinde oralardan çıkmak zorunda hissettiler. Çünkü toplum dışladı onları. Ama şu an bu maaşa bağladıkları dedeler, o camilerden daha çok Alevi toplumuna zarar vereceklerdir. Devlet bunu görüyor, hissediyor, o anlamıyla ilgili ciddi bir çalışma var. Halkımızın, toplumumuzun, kurumlarımızın hep beraber bu çerçevede cemevlerini ibadethane görmeyen, Alevilerin eşit yurttaştık haklarını vermeyen bu zihniyetten maaşı alan kim olursa olsun dışlanması gerektirdiğine inanıyorum” dedi.

    Alevilerin devletten eşit yurttaş olarak görülmeyi istediğini belirten Fırat, şöyle devam etti:

    “Gene hep beraber sorunlarımızı konuşalım. Kürtlerin, Alevilerin, Rumların, Ermenililerin, Sünnilerin kimin sorunu varsa çözüm üretelim. Ne demek yani? Şu an bir inanç, ‘benim itikat inancım budur’ diyorsa sen onun karşısında farklı bir şey mi yaratacaksın? Bu bile devletin ne kadar ötekileştiren bir zihniyetinin olduğunu gösteriyor. Gelin hep beraber enerjimizi birbirimize harcamayalım. Oturalım, muhabbet edelim.

    “BU YOL SAHİPSİZ DEĞİL”

    Son olarak sorumu söylemek isterim ki bu yol sahipsiz değildir ama sahibi de sizsiniz. Her bir canımız, kendi ikrarına inancına, kapı komşusuna sahip çıkarsa inanın ki yeryüzünün her yerini cennete çeviririz. Bu çerçevede işi birilerine havale etmeyelim. Her birimiz sorumluluk alalım. Olduğumuz yerlerdeki bu mantığa teslim olan kim olursa olsun tepkimizi dillendirelim.

    “ÇEDES ALEVİ HALKINA DAYATILIYOR”

    Şu süreçte ÇEDES (okullara imam atanması) projesini Alevi halkına dayatmaya gayret gösteriyorlar ki bu sadece Alevilerin meselesi de değil. Eğitim herkesin özgürce kendini ifade ettiği bir eğitim olması gerekiyor. Ama maalesef egemen zihniyet, bizi farklılaştırmaya gayret gösteriyor. Her canımızın kendine, çocuklarına, yarınlarına ve bu güzel topraklara sahip çıkması gerektiğine inanıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO

    ‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO

    PİRHA – Yazar Ayhan Aydın, AKP tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde açılan kadrolara maaşlı dedeler ve personel alımı yapılması için cemevlerinin, derneklerin gezilmesine tepki gösterdi. “Hükümet, dergahlarımızı, tekkelerimizi işgal etmek istemektedir” diyen Aydın, dedelere çağrı yaparak “Biz çıkar insanı değiliz. Biz pazar insanı değiliz, biz dergah insanıyız” diye konuştu.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Başkanlığın görev alanındaki çalışmalarını değerlendirmek ve önerilerini bildirmek üzere başkan ve 11 üyeden oluşuyor. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, aynı zamanda danışma kuruluna da başkanlık ediyor. Danışma kurulu üyeleri, hükümetin seçtiği kişilerden oluşuyor ve Cumhurbaşkanı tarafından 3 yıllığına seçiliyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler. 

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Yazar Ayhan Aydın, hükümetin Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Aydın, benzer girişimlerin memleketi Gümüşhane’de de olduğunu aktardı. İlk olarak dedeleri Kerbela’ya “İnanç Turizmi” adı altında götürmek için ikna etmeye çalıştıklarını belirten Aydın, şimdi ise dedelere sunulan para ile inancın özünü bozmak amacında olduklarını söyledi.

    “ALEVİ TOPLUMU, İÇİNDEKİ AYRILIĞI BIRAKMAK ZORUNDA”

    Ayhan Aydın yapılan asimilasyonun sadece Anadolu’da olmadığının da altına çizerek şunları söyledi:

    “Haykırıyorum; Balkanlarda, Bulgaristan’da, Yunanistan’da, Kuzey Makedonya’da, Arnavutluk’ta AKP, dergahlarımızı, tekkelerimizi işgal etmek istemektedir. Seyit Ali Sultan Dergahı’nda 700 yıldır Hakk, Muhammed, Ali aşkıyla hizmet yürüten, çerağları söndürmeyen o güzelim insanlara karalar çalınmaktadır. Oradaki etkinliklere karşı alternatif etkinlikler yapılmaktadır. Oradaki dergahımız içten içe ele geçirilmeye çalışılmaktadır. Dolayısıyla bu duyarlılığımızın bütün Alevi-Bektaşi toplumuna yayılması gerekir. Yani Alevi-Bektaşi toplumu, artık kendi içindeki ayrılığı bırakmak zorundadır. Yöre farklılıkları, dernek farklılıkları olabilir. Ben 16 yıl Cem Vakfı’nda çalıştım. Özüm Alevi-Bektaşi. Sürekli Şahkulu Sultan Dergahı’nda hizmet yürüttüm. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin üyesiydim. Yani ben özümle Aleviyim. Hepimiz Alevi Bektaşi isek kurumlar birleştirici olmalı. Ama 30 yılda ‘O onu dedi, bu bunu dedi’ diyerek kendi enerjimizi tüketip kendi kendimizle uğraştık. Bunun üzerine bir şey de yapamadık ve dolayısıyla AKP iktidarı şimdi istediği şekilde üzerimizde maalesef at oynatıyor.”

    “YALVARIYORUM SİZLERE ATALARINIZA, YOLUMUZA İHANET ETMEYİN!”

    Yazar Ayhan Aydın, dedelerin, devletin verdiği maaşı almasının ‘inanca ihanet’ olduğunu da vurguladı. Aydın, AKP’nin, Aleviliği yok etme çabasında olduğunu ifade ederek şu uyarıda bulundu:

    “Gül yüzlü dedelerim, benim hayatım sizlere hizmet ile geçti. 500 dedeyle söyleşi yaptım. Ayağınızın türabıyım. Bin yıldır bu topraklarda İmam Hüseyin’in yasını çektiniz, bin yıldır bu topraklarda ‘Hakk, Muhammed, Ali’ dediniz, bin yıldır bu topraklarda çerağları yaktınız, cemler bilediniz, kırılan gönülleri onardınız. Lütfen yalvarıyorum sizlere; atalarınıza ihanet etmeyin. Yolumuza ihanet etmeyin. Senin dedenin dedesi yüce dağlar başında, karlı yollar içerisinde sakalları kesilirken, sazları kırılırken, Çorum’da diri diri fırınlara atılırken Hakk, Muhammed, Ali aşkıyla yanıp tutuşuyordu. Bugün çıkara, ucuza kendimizi satmayalım. AKP’nin politikalarına karşı lütfen uyanık olalım. Biz çıkar insanı değiliz. Biz pazar insanı değiliz, biz dergah insanıyız. Kabedir insanın gönlü ve Yol’umuza turab oluruz. Hiçbir çıkar uğruna inancımızın değerlerini hiçbir güce, erke terk etmeyelim. Maaş alsanız ne olacak ey sevgili dedeler? Sizi Kerbela’ya götürüyorlar… Ah o Yezid ordularına karşı direnen ‘İmam Hüseyin, hakkınızdan gelsin’ diyorum. Bundan daha da ağır bir şey söylemiyorum. Siz sizi yok etmeye çalışan zihniyetlerle beraber olmayın. Evet, bu ülke bizim ülkemiz, bu yurt bizim yurdumuz ama iş başka, oyun başka, strateji başka. Bugün işin içine siyaset, çıkar girmiş. Bir milyon Alevi’yi yanıma çekerim, verdiğim para ile Kerbela’ya gider, maaş verdiğim dedeyi yandaşım yapar, ona talipleri ile birlikte oy verdirtirim! Bu zihniyeti göre göre gidip AKP’ye kucak açan kişilere yazıklar olsun diyorum.

    “BİZ OZANLARIMIZA, ERENLERİMİZE, YOLUMUZUN DEĞERLERİNE KULAK VERELİM”

    Doğru yolu ulu ozanlarımız söylemiş:

    ‘Siz de ‘Şah’ diyeni öldürürlerse/Ben de bu yayladan şaha giderim’ diyor ulular ulusu Pir Sultan Abdal. Biz, ozanlarımıza, erenlerimize, Yol’umuzun değerlerine kulak verelim. Yolumuzdan ayrılmayalım. Yol’umuz bizi doyurur da Yol’umuz bizi eğitir, Yol’umuz bizi menzile de ulaştırır. Çünkü bin yıllık acıların içerisinden gelen bir Yol’umuz var. Yol’da yürüyenlere ‘Allah Eyvallah’ diyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

  • ‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’

    ‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, AKP’nin köyleri dolaşarak dedelere maaş teklif etmesine tepki göstererek, “AKP hükümeti bu proje ile Alevi toplumunu parçalayarak kendi makbul vatandaşını yaratmayı hedeflemektedir. AKP hükümetinin, Alevi inancından kesin kes elini çekmesi gerekmektedir” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının ve ibadethanesinin hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve bu gibi nefret suçlarının önüne geçilmesi için gerekli hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış olan kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları bile tanınmıyor.

    Alevi toplumunun ve örgütlerinin taleplerini görmezden gelen AKP hükümeti, 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Başkanlığın görev alanındaki çalışmalarını değerlendirmek ve önerilerini bildirmek üzere başkan ve 11 üyeden oluşuyor. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı, aynı zamanda danışma kuruluna da başkanlık ediyor. Danışma kurulu üyeleri, hükümetin seçtiği kişilerden oluşuyor ve Cumhurbaşkanı tarafından 3 yıllığına seçiliyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, Alevi Diyaneti olarak adlandırdıkları Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdiler. 

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Aleviler ise, AKP iktidarının Alevileri, Alevi inancını kontrol altına almayı ve Alevileri bölmeyi hızlandıran bu çalışmalarına tepkileri yükseltiyor.

    Demokratik Aleviler Dernekleri Genel Merkezi, maaşa bağlama yolu ile ‘Dede’ ayartma, hali hazırda var olan cemevlerine ‘Dede’ tayin etme, maddi vaatlerle cemevlerini kontrol altına alma gibi birçok yöntem ve aracın denenerek, Aleviliği devlet kontrolüne almaya dair bir süreç işletildiğini belirtti.

    “KARŞI OLDUĞUMUZ DİYANET MANTIĞI İNANCIMIZIN TEPESİNE OTURTULUYOR”

    Açıklamada, “Gerek genel devlet aygıtının, gerekse de onun izdüşümü olan yerel belediye iktidarlarının Aleviler ile kurduğu ilişkiler neticesinde tahakküm ve bağımlılık ilişkisi yaratıldığı ve bu durumun Alevilerin bağrında ciddi tahribatlar oluşturduğu geçmiş yıllardan bilinmekte. Eşit ve Özgür yurttaşlık talebi kabul görmeyen Alevilerin ve buna bağlı olarak Aleviliğin üzerinde, birer genel ve yerel Diyanet mantığıyla işleyerek kendi fetvalarını icra ettirmek isteyen bu iktidarcı zihniyetler, Alevilerin örgütlenme ve ibadet alanlarında derin yaralar oluşturmuştur” denildi.

    Alevilik inancı üzerinde yaratılmak istenen tahakküm ve asimilasyonun ön plana çıkarıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve İnanç Başkanlığı ile Aleviliği devlet tekeline almak istemekte ve toplumumuza “Alevisiz Aleviliği” vaat etmektedir. Karşı olduğumuz Diyanet mantığı içsel hale getirilip inancımızın tepesine oturtulmak istenmektedir. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Aleviliğin toplumsal hafızasını ve sosyal örgütlenmesini oluşturan ve binlerce yıldır özerk kalabilmiş olan Ocak sistemini ortadan kaldırmayı, toplumsal hafızayı dumura uğratmayı ve kültürel direniş damarını etkisiz hale getirmeyi hedefleyen bir toplumsal mühendislik projesidir. Alevi süreklerine yönelik  geliştirilen bir kültürel soykırım planıdır”

    “AKP KENDİ MAKBUL ALEVİ VATANDAŞINI YARATMAYI HEDEFLİYOR”

    “AKP hükümeti bu proje ile Alevi toplumunu parçalayarak kendi makbul vatandaşını yaratmayı hedeflemektedir. Modern Hınzır paşalar devşirmek adına kurgulanan bu projelere karşı toplumumuzun ve ocakzade yol evlatlarının net tavır sergileyeceğini umuyoruz. İnancımızı hakaretlerle tarif eden, meydanlarda yuhlatan ve ibadethanelerimize küçük düşürücü yaftamalarda bulunan Akp hükümeti, Alevi inancından kesin kes elini çekmesi gerekmektedir.

    Bizler Demokratik Alevi Dernekleri olarak;

    1-Devlet Aleviliği tanımlamamalı, Alevilik farklı süreklerden oluşan, her süreğin kendine has özgünlüğü olan bir inançtır.

    2-Başta Hace Bektaş Veli Dergahı olmak üzere, el konulan bütün kutsal mekanlarımız bir an önce toplumumuza iade edilmelidir.

    3- Aleviliği devletleştiren, kontrol ve denetime alan ve “Türk – İslam Aleviliği”  anlayışı ile yeni tarifler kurgulayan ideolojik çalışmalardan vazgeçilmelidir.

    4- Aleviliği, devletin resmi inancı olan “Türk – İslam – Hanefi” anlayışının bir alt kültürü olarak ele alan asimilasyoncu bakış acısını asla kabul etmiyoruz. Bu bakış açısının hem Aleviliği eritmeyi hedeflediğini, hem de binbir sürekle ifade bulan hakikat gerçeğimizi tekleştirme  anlamına geldiğini belirtmek isteriz.

    5- Alevilik, kendine has dili, kültürü, ritüelleri, hafızası olan bir inanç sistematiğidir. Kendisinden önceki hakikatlere ikrar vermiştir. Bu inanca yönelik her türlü asimilasyon siyaseti inancımıza yönelik bir katliam olarak kabul ediyoruz.

    6- Devlet, Cumhuriyetin birinci yüzyılında tertiplenen Alevi katliamları ile ilgili amasız, fakatsız yüzleşmelidir.

    7 – Ulusal ve uluslararası sözleşmelerde yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin de imzaladığı kazanılmış haklarımız bir an önce yürürlüğe konulmalıdır.

    8- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı gibi bir kurumun Alevi süreklerini temsil etmediğini ve kayyım zihniyeti taşıdığını belirtmek isteriz.

    9-Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılarak, halkın kendi iradesine yönelik geliştirilen yaptırımlara son verilmesi gerekmektedir.

    Bu vesile ile tüm canları da, kültürel soykırım amacıyla Aleviliği bitirmeye yönelik kurulan bu başkanlığa ve onun vaadlerine karşı duyarlı olmaya, tenezzül etmemeye, tavır geliştirmeye ve teşhir etmeye çağırıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

     

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

  • ‘Dedelerimizi devletin memuru yapmayacağız’-VİDEO

    ‘Dedelerimizi devletin memuru yapmayacağız’-VİDEO

    PiRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Sekreteri İsmail Ateş, AKP hükümeti tarafından görevlendirilen kişilerin, Alevi köylerine giderek dedelere maaş vermeleri konusundaki girişimlerini kınadı. Ateş, dernek yönetimi olarak söz konusu girişime dair halka ve dedelere yaptığı uyarıları da anlattı.

    AKP Hükümeti’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, birçok ilin vali ve kaymakamları ile köy köy gezerek dedeleri devlet himayesine almaya çabalıyor.

    Dedelere maaş bağlanmasına Alevi kurumları başta olmak üzere birçok kesimden tepkiler gelmeye devam ediyor.

    “ASİMİLE ETME ÇABALARINI ÇOK ERKENDEN FARK ETMİŞTİK”

    PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, AKP hükümeti döneminde hızlanan asimilasyon çalışmalarının önceden farkına vardıklarını ve Alevi kurumları ile ortak tutum geliştirdiklerini belitti. Hükümetin önceki yıllarda da benzer eylemler gerçekleştirdiğini vurgulayan Ateş, şunları söyledi:

    “Öncelikle bizler, AKP hükümeti ile hızlanan Alevileri asimile etme çabalarını çok erkenden fark etmiştik ve bunun önlemini almak için de Alevi-Bektaşi kurumları ile bir arada durma adımını atmıştık. Önceki yıllarda aslında bunu sinyallerini vermişlerdi. Mesela Hacıbektaş’ta gençlerimizi toplayıp onlara Alevilik anlatmaya çalışmışlardı. Aynı zamanda dedeleri toplayıp ‘inanç turizmi’ adı altında Kerbela’ya götürüp güya orada yine dedelerimize hem Kerbela’yı hem Aleviliği anlatacaklardı. Bunların hepsi Kültür Başkanlığı altında kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın çatısı altında örgütleniyor. Biz 8 Kasım’a buna karşı durmak adına Meclis’in önünde büyük bir miting yapmıştık. Belki de meclis tarihinde bir ilktir. Bütün bunlar aslında bu çabaların, bugün uygulanan projelerin önüne geçmek adınaydı. Biz o zamanlarda dedeleri toplayıp Kerbela’ya götürecekleri zaman da buna karşı çıkmıştık ve hiçbir dedemizin gitmemesini talep etmiştik ve bu söylediklerimiz de karşılığını bulmuştu.”

    “DEDELERİMİZİ DEVLETİN MEMURU YAPMAYACAĞIZ”

    İsmail Ateş, dedelerin, devlet bünyesinde hizmet yürütmelerinin Alevi inancında kabul edilemez bir durum olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

    “2 Temmuz’un hemen ardından bizler yine durmadık, Anadolu’nun birçok yerine gittik. Bu arada tabii bir de ÇEDES projesi var. Biraz da ÇEDES projesini anlatmak adına da bütün Türkiye’yi dolaşırken bu Kültür Bakanlığı’nın altında bulunan başkanlığın yapmaya çalıştığını, bizim örgütlü olmadığımız yerlerde bile Alevi köylerinde, Alevi nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde anlatıyoruz. Tarih boyunca biz hiçbir zaman için devletin Alevisi olmadık. Dedelerimiz de devletin Alevi’si olmadılar. Biz sadece inancımız gereği değil bütün inançların da aynı şekilde yaşamasını talep ediyoruz. Yani eşit yurttaşlık talebi bizim en büyük taleplerimizden biridir. Biz, dedelerimizi devletin memuru yapmayacağız. Çünkü dede, devletin memuru olmaz. Devletin memuru olduğu zaman Yol’u değil devletin öngördüğünü insanlarımıza anlatmak zorunda kalır. Bizi Sünnileştiremedikleri için asimile etme yoluna gittiler ve bu dedelere maaş bağlama da bunun en önde gelen çabalarından bir tanesi. Bu sadece Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak değil, Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı olan tüm bileşenler ve diğer Alevi kurumlarıyla beraber biz Alevilerin örgütlü olduğu her yerde bunun mücadelesini veriyoruz. Gittiğimiz her yerde de bunu dedelerimizle birebir de görüşüyoruz. Ayrıca halka da anlatıyoruz. Asla bu maaşları kabul etmemelerini talep ediyoruz. Sonuçta bizim bu sofrada yerimiz yok. Devletin sunduğu bu sofrada gerçek Alevilerin, Kızılbaşların, Bektaşilerin yeri yok.”

    Eren Güven-Buse Nehir Demir/ANKARA

     

  • ABF Başkanı Aslan: Yolunu, inancını bilen gerçek dedeler maaşa tenezzül etmeyecekler

    ABF Başkanı Aslan: Yolunu, inancını bilen gerçek dedeler maaşa tenezzül etmeyecekler

    PİRHA- Cemevlerinde görev yapan dedelere 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası’yla kadro verilerek, maaş bağlanmasını ve 6’lı masada yer alan muhalefet partilerinin yayınladıkları mutabakat metnini değerlendiren ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “İktidarın dedelerimize, pirlerimize maaş vermek yerine onların inancı olan, yolu olan Aleviliği tanıması ve onu anayasal güvence altına alması gerekir. Bu toplumu yok sayan, bu toplumun taleplerini görmezden gelenleri biz de görmezden geleceğiz” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlı dedelere maaş bağlanması yasalaştı. Yasaya göre, cemevlerinde görev yapan dedelere 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası’yla kadro verilecek ve maaş bağlanacak.

    Özellikle demokrasi ve hukuksuzluklar yönünden iktidarı eleştiren 6’lı masada yer alan muhalefet partileri de ortak mutabakat metni yayınladı. Yayınlanan metinde İstanbul Sözleşmesi’nin yer almaması, Aleviler ve Kürtler başta olmak üzere toplumun bazı kesimlerinin taleplerinin görmezden gelinmesi eleştirilere neden oldu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, cemevlerinde görev yapan dedelere 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası’yla kadro verilerek, maaş bağlanmasına ve 6’lı masada yer alan muhalefet partilerinin yayınladıkları mutabakat metnini değerlendirdi.

    “İKTİDAR ÖNCE ALEVİLİĞİ TANISIN VE ANAYASAL GÜVENCE ALTINA ALSIN”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şahkulu Dergahı’nda yaptığı konuşmada dedelere maaş bağlanacağı konusunu gündeme getirdiğini ve o zaman bu yana bu konuyu eleştirdiklerini ve karşı çıktıklarını kaydeden Aslan, “Cemevlerine ibadethane statüsünü vermeyen, inancımızı kabul etmeyen, yok sayan bir anlayışın bu tür samimiyetten uzak tavırları, attıkları adımları doğru bulmuyoruz. Her platformda bu duruma karşı olduğumuzu dile getirdik. İktidarın dedelerimize, pirlerimize maaş vermek yerine onların inancı olan, yolu olan Aleviliği tanıması ve onu anayasal güvence altına alması gerekir. Aksi halde sadece kendi kontrolünde bir dede hegemonyası yaratmaya çalışırlar. Yol erkanına sahip, itikat sahibi, yolunu, inancını bilen dedenin, pirin, ananın buna tenezzül etmeyeceğini biliyoruz. 9.500 TL maaşa tamah eden zaten bu yolu bilmeyen, bu inancı bilmeyen sözde dededen başka bir şey değildir. Gerçek dedelerimiz, babalarımız, pirlerimiz, analarımız asla böyle bir şeye tamah etmezler” dedi.

    “YOLUN GERÇEK SAHİPLERİ BÖYLE BİR ŞEYE TENEZZÜL ETMEZLER”

    Aslan şöyle devam etti:

    “Bizim çağrımız şu ki; hangi ocaktan olursa olsun buna tenezzül edene bu yolun gereği olan cezanın verilmesi gerekir. Onların bu yolun temsilcileri olmadığını her fırsatta deklare etmeliyiz. Attıkları adımlara bakılırsa bu işi tutturamadıklarını da görüyoruz. Önceden her isteyene dediler, şimdi 65 kişi diye konuşuluyor. Kendilerine yakın sözde Alevi dedeleriyle ancak bu rakama ulaşabildiler. Yolun gerçek sahipleri hiçbir zaman böyle bir şeye tenezzül etmezler, etmeyeceklerdir de. İktidar kendine sözde dede, yandaş kişiler bulabilir ancak biz asla böyle bir şeye onay vermeyeceğiz.”

    “TALEPLERİMİZİ YOK SAYANLARI BİZ DE GÖRMEZDEN GELECEĞİZ”

    6’lı masayı oluşturan muhalefet partilerinin yayınlamış olduğu mutabakat metnini de değerlendiren ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, şunları kaydetti:

    “Muhalefet mevcut iktidarın hukuksuzluk, yok sayma, inkar politikaları izlediğini söylüyor. Bunları dile getirirken bu ülkeyi yönetmeye aday olan siyasi partilerin de aslında başta Aleviler olmak üzere toplumun farklı kesimlerine, farklı dinamiklere iktidardan farklı bir gözle bakmadıklarını görüyoruz. Güvenlik konseptli bir mutabakat metni yayınlandı. Dış politikadan savunma sanayine kadar birçok şey söylediler ama laiklikten, demokrasiden, özgürlüklerden, toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sorunlara dair bir çözüm önerisinden bahsetmediler. Toplum bunu gördü, biliyor. Biz iktidara söylediğimiz sözleri kendilerine de söylüyoruz. Bu toplumu yok sayan, bu toplumun taleplerini görmezden gelenleri biz de görmezden geleceğiz.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • ADFE Başkanı Fırat’tan sert tepki: Devlet, 65 Alevi Dedesini nereden devşirecek?

    ADFE Başkanı Fırat’tan sert tepki: Devlet, 65 Alevi Dedesini nereden devşirecek?

    PİRHA- Cemevlerinde görev yapan 65 dedeye 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası’yla kadro verilerek, maaş bağlanmasına Alevi Dernekleri Federasyonu ve Garip Dede Cemevi Başkanı Celal Fırat’tan sert tepki geldi. Fırat, “Devlet, 65 Alevi Dedesini nereden devşirecek? İnancımızı ve onun değerlerini yüreğinde taşıyan bir Alevi Dedesi sözleşme statüsünde 9500 TL ile Aleviliği hangi vicdanla öğretecek?” diye sordu.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle Kültür Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlı dedelere maaş bağlanması yasalaştı.

    Yasaya göre, cemevlerinde görev yapan 65 dedeye 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası’yla kadro verilecek ve maaş bağlanacak. Yasada dedelere ‘Alevi-Bektaşi Cemevi Önderi’ denilmesi dikkat çekti.

    65 DEDEYE DEVLET MEMURU STATÜSÜ

    Dedelerin devlet memuru statüsüne çekilmesi ve maaş bağlanmasına Alevi Dernekleri Federasyonu ve Garip Dede Cemevi Başkanı Celal Fırat sert tepki gösterdi.

    Fırat, yayınladığı mesajda, Aleviliği parayla anlatacak dedelerin Alevi olamayacağını vurguladı.

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat şu ifadeleri kullandı:

    “Sözleşmeli Alevi Dedelerinin ek ödemesi belli oldu. Sözleşmeli statüde istihdam edilecek sözde Alevi Dedelerine maaş bağlanacak ve bu sözde Alevi Dedeleri devletin memuru olacak.

    Ülke anayasası dâhilinde hiçbir hakkımızı tanımayan, uluslararası alanda yaptığı sözleşmelere dahi uymayan devlet, 65 Alevi Dedesini nereden devşirecek? İnancımızı ve onun değerlerini yüreğinde taşıyan bir Alevi Dedesi sözleşme statüsünde 9500 TL ile Aleviliği hangi vicdanla öğretecek? Aleviliği parayla anlatacak bu kişi, Alevi Dedesi olamayacağı gibi, Alevi de olamaz!

    NE OLMUŞTU?

    9 Kasım 2022’de Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu.

    112 numaralı Kararname’ye göre Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı ile 11 kişiden oluşacak Danışma Kurulu’nun üyelerini Cumhurbaşkanı 3 yıllığına seçecek.

    Kararnameyle Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı için 53 yeni kadro ihdas edildi. Bunlar 1 başkan, 2 başkan yardımcısı, 5 daire başkanı, 30 veri hazırlama ve kontrol işletmeni, 2 programcı, 2 çözümleyici, 1 sekreter, 1 şoför, 2 hizmetli, 2 mütercim, 2 sosyolog, 2 psikolog ve 1 grafikerden oluştu.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > Resmi gazetede yayınlandı; Dedelere maaş bağlandı

  • Zakir Aksünger: Alevilik özgün bir inanç, asimilasyon dili kullanılmamalı -VİDEO

    Zakir Aksünger: Alevilik özgün bir inanç, asimilasyon dili kullanılmamalı -VİDEO

    PİRHA-Zakir Fahrettin Aksünger, AKP’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ oluşturma ve cemevlerini bu birime bağlama planının Alevi inancını asimile etmek için yapıldığını söyledi. Aksünger, “Rıza şehrine gidilen yolda helal edilmeyen bir talip lokması bizim için haramdır. Dolayısıyla burada tavır koyması gereken taliplerin kendisidir” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan kararname ile ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kuruldu. Hemen ardından ise Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifi kabul edildi.

    Düzenlemenin Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesiyle belediyeler imar planlarken, bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak. Ayrıca cemevi inşası için kaymakam veya validen de izin alınması gerekecek. Kararname ile kurulan ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ ile isteyen dedelere maaş bağlanacak.

    Zakir Fahrettin Aksünger konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, iktidarın Alevilere olan yaklaşımının samimi olmadığını, yapılan ve çıkarılan yasalarda Alevilerin rızalığının alınmadığını belirtti.

    “MAAŞ KONUSUNDA TALİPLERİN TAVIR KOYMASI GEREKİR”

    Maaş konusunda yol yürüten inanç önderlerine, hizmet ehli olanlara önemli görev düştüğünü ifade eden Aksünger, “Kurumlar belki de ikinci planda. Çünkü kurum dedeye gitme dese de, o kişi gidiyorsa kurumun ona yapabileceği bir şey yok. Ama burada asıl olan kaymakamlığın, valiliğin ya da hükümetin herhangi bir kurumdan Alevi yol önderlerine ya da hizmet erlerine vereceği maaştan ziyade kurumsal örgütlülük içinde Anadolu’ya özgün cem yapmalılar. Başta bu yola gönül koyan kişinin yolun helallık, rızalık yolu olduğunu bilmesi lazım. Rıza şehrine gidilen yolda helal edilmeyen bir talip lokması bizim için haramdır. Dolayısıyla ister talip olsun ister zakir ister yol hizmetçisi ister rehber ister pir ister mürşit olsun haram lokma yemiş olur. Burada tavır koyması gereken taliplerin kendisidir” diye konuştu.

    “ALEVİ İNANCININ ÖZGÜNLÜĞÜNE İNANMALIYIZ”

    Kurum temsilcilerinin konuyla ilgili toplantılar yaptıklarını anımsatarak sözlerine devam eden Fahrettin Aksünger, şunları dile getirdi:

    “Yapılan toplantılarda Aleviliğin kendisine özgün bir dil kullanılması lazım. Bu hizmeti yapan insanlar asimilasyon dilini kullanıyor. Dolayısıyla şu anda yerel ve genel bazda kurumların tavrının doğru bir yerde olduğuna inanmıyorum, dilimizi değiştirmemiz lazım. Eğer Alevilerin ibadet yeri cemevi diyorsak o zaman Anadolu Aleviliğinin kendisine özgün bir inanç olduğunu anlatmalılar. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken kendi inancımızın özgünlüğüne gerçekten inanmalıyız.

    Can Yücel’in dediği gibi Aleviler de ikiye bölünmeli. Gerçekten Anadolu Aleviliğine inananlar bir arada olup bu yolu birlikte yaşamalılar. Şia Aleviliğine ya da Şia inancına inananlar da başka mekânda ya da başka ortamda olmalılar. Ne biz onları ötekileştirelim ne de onlar bizi ötekileştirsin. Dolayısıyla kurumlar duygusal miadını tamamlamış düşünsel bir noktaya gelerek yeniden kendini günün koşullarına göre yapılandırmalıdır diye düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Bizden alınan vergileri Diyanete helal etmiyoruz-VİDEO

    Abdal Musa Dergahı Postnişini Eriş: Bizden alınan vergileri Diyanete helal etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin son süreçte Alevilere yönelik attığı adımları samimiyetsiz bulan Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş, “Alevi toplumunu ilgilendiren bu yasayı kabul etmek mümkün değil. Devletten, düzenden herhangi bir sözleşmeli veya sözleşmesiz statü ve herhangi bir ücret istemiyoruz. Bizden alınan vergileri de Diyanete helal etmiyoruz” dedi.

    Abdal Musa Dergahı Postnişini Hüseyin Eriş, büyük tepkilere rağmen AKP tarafından Meclis’ten geçirilen torba yasa ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Meclis’ten geçen yasayı tanımadıklarını ifade eden Eriş, şunları söyledi:

    “Gerçekten Alevi toplumunu ilgilendiren bu yasayı kabul etmek mümkün değil. Sana ne? Niye karışıyorsun bizim ibadetimize, inancımıza? Burada yapılmak istenen nedir? Her zaman söylediğim gibi samimiyet yok. Bu samimiyetsizliktir. Alevi inancını İçişleri Bakanlığına, Kültür Bakanlığına bağlı bir daireye ve Cumhurbaşkanlığına bağlamak kimsenin haddine mi? Bizim inancımızı böyle dairelere bağlamak, torbalara koymak olabilir mi? Bizimle dalga geçildiğini düşünüyorum. Gerçekten samimi olmadıklarını düşünüyorum.”

    “DİYANETE HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ”

    Torba yasa konusunda Alevi toplumunun da aynı şeyleri düşündüğünü söyleyen Eriş, Bu torba yasanın en çoğu, fakiri ilgilendiren tarafı, sözleşmeli babalara, dedelere maaş verilmesi konusu. Size ne? Dedelerin inancıyla yolu dizayn etmek sizin haddinize mi? Bırakın bu işleri. Bir derdiniz, oy kaygınız varsa başka yönlerden halletmeye bakın. Biz devletten, düzenden herhangi bir sözleşmeli veya sözleşmesiz statü ve herhangi bir ücret istemiyoruz. Bizimle oynamayın. Biz sizden hiçbir hak talep etmiyoruz ama şunu da söylüyoruz. Bizden alınan vergileri Diyanete hakkımızı helal etmiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

  • Yazar Mesut Özcan: AKP Alevi inancını asimile edecek son darbeyi vurmak istiyor-VİDEO

    Yazar Mesut Özcan: AKP Alevi inancını asimile edecek son darbeyi vurmak istiyor-VİDEO

    PİRHA-AKP iktidarının, cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlama planıyla Alevi inancını hedef aldığını belirten Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, “AKP iktidarı Alevi inancını asimile edecek son darbeyi vurmak istiyor” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kurulacağını açıklamasına ve tasarının yasalaştırılmak istenmesine tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, AKP iktidarının, cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlama planına dair PİRHA’ya konuştu.

    “ALEVİ İNANCINI YOK ETMEYİ PLANLIYORLAR”

    AKP hükümetinin Alevi inancını asimile etmek için son darbeyi vurmak istediğini belirten Araştırmacı-Yazar Mesut Özcan, “AKP iktidarı geçmişten beri Aleviliği bir inanç olarak değil kültür olarak gördüğü için cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlamak istiyor” dedi.

    “AKP’nin yapmak istediği aslında topyekûn Aleviliği hedef alarak ve Alevi inancını asimile edecek son darbeyi vurmak istiyor” diyen Özcan şunları ifade etti:

    “Dersim’de bulunan cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlayacak ama Dersim merkezde bulunan Tunceli Cemevi zaten AKP’nin kontrolündeki bir cemevidir. Daha sonraki süreçte Dersimde bulunan kutsal mekânlarını da Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlayarak Aleviliği yok etmeyi planlıyor. Dikkat ederseniz seçim dönemlerinde siyasi partiler cemevlerine çıkartma yapıyorlar, seçimden sonra ise hiçbir şey yapılmıyor Aleviler kaderiyle baş başa bırakılıyor. Alevilerin ibadethanesi inanç merkezi değil de kültür merkezi olarak görülüyor’’ dedi.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Dede Turan: Bize maaş verip, kendi düşüncelerini lanse etmelerine izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Dede Turan: Bize maaş verip, kendi düşüncelerini lanse etmelerine izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol Hizmetkârı Mehmet Turan Dede, Cemevlerinin bakanlığa bağlanması ve denetlenmesinin kabul edilmeyeceğini söyledi. Turan, “Alevilerin isteği ne bir yere bağlanmak ne de elektrik, su paralarının karşılanması. Alevilerin bir tek isteği vardı, Aleviliğin tanınması ve cemevlerimize ibadethane statüsünün verilmesidir” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 7 Ekim’de Şahkulu Sultan Dergahını ziyaret ederek 8 ilde bulunan cemevinin temel atma törenini ve açılışını gerçekleştirdi.

    Erdoğan’ın, törende ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kurulacağını açıklamasının ve kararname imzalamasının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda cemevleri ile ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifinin ilk 8 maddesi kabul edildi. Düzenlemenin Meclis Genel Kurulu’ndan geçmesi durumunda belediyeler imar planlarken, bölgenin şartları ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak cemevleri için yer ayıracak. Ayrıca cemevi inşası için kaymakam veya validen de izin alınması gerekecek. İsteyen dedelere ise kadro verilerek, maaş bağlanacak.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, törende ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kurulacağını açıklamasını ve kararname imzalamasını değerlendiren Şah Ahmet Sultan Ocağı Yol Hizmetkârı Mehmet Turan Dede, “Alevilerin isteği ne bir yere bağlanmak ne de elektrik, su paralarının karşılanması. Alevilerin bir tek isteği vardı, Aleviliğin tanınmasıydı ve cemevlerimize ibadethane statüsünün verilmesidir. Böyle bir şey gündeme gelmedi” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan kararnamede, Alevi kurumlarının denetlemesi ibaresine ilişkin de konuşan Turan, “Sonunda öğrendik ki Kültür ve Turizm Bakanlığı içerisinde oluşturulacak olan başkanlığın 11 üyesi olacağını, bu üyeliklerin de yine Cumhurbaşkanı tarafından tayin edileceğini ve Alevi kurumlarının, federasyon konfederasyon yapılarının hepsinin bunlar tarafından denetleneceğini öğrendik. Bu Alevi kurumlarını zapturapt altına alma, kayyum atama ve Alevi kurumlarının yönetiminin hepsini denetime tabi tutmanın karşılığıdır” şeklinde konuştu.

    Mehmet Turan Dede, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz, bize dayatılan inancın ötesinde bir inancın sahibiyiz. Biz bütün insanların inancından dolayı hiçbirini dini, dili, ırkı, cinsiyeti, rengi ne olursa olsun birbirinden ayırmayacağız, mazlumların, emeğin yanında, zalimlerin ve sömürenin karşısında duracağız derlerse ve kendi istedikleri inancın düsturunu vermezlerse, Alevilere karşı her türlü yaptırımı yapacaklarını gündeme getiriyorlar. Bu da Alevilerin kabul etmeyeceği bir düsturdur. Onların hiçbir zaman benimsemeyeceği bir çizginin adını koymuşlardır. Biz Aleviler olarak böyle bir konuyu kabul etmeyeceğimizi, bizlere maaş verilip bizlere kendi düşüncelerini lanse etmelerine müsaade etmeyeceğimizi açık bir biçimde beyan ediyoruz. Ve diyoruz ki; eğer Alevilere bir şey yapacaksanız Aleviliği tanıyın. Alevilere deyin ki sizin bir yolunuz bir inancınız var ve sizlerin yaptığı hizmetin ve o güzel mekanın adı cemevidir, cemevleri de sizin ibadethanenizdir. Onu tanıyın. Bundan sonra kardeşçe yaşayacaksak bu şekilde yaşayalım. Yoksa kardeşçe yaşamanın adı iktidarın istediği gibi yaşamaksa bizler bunu kabul edilecek bir yaşam olarak görmüyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    > Dede Turan: Avrupa’da ve Türkiye’de Alevilerin kazanımları egemenleri rahatsız etti – VİDEO
    >Erdoğan’dan Alevi inancıyla bağdaşmayan ‘müjde’ler; Alevi hakları yine yok!

    >Cemevlerinin imarını düzenleyen madde TBMM komisyonundan geçti

    >Cemevleri düzenlemesine HDP’den şerh: Bu ‘darbe ve kayyım atama’ kanunudur