Etiket: dersim belediyesi

  • Birsen Orhan: Gülistan Doku’nun katledilmesi devletin Dersim’deki özetidir!-VİDEO

    Birsen Orhan: Gülistan Doku’nun katledilmesi devletin Dersim’deki özetidir!-VİDEO

    PİRHA- Görevden alınarak yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, Gülistan Doku’nun katledilmesini, Dersim’de devlet kurumları ile yürütülen kadın politikalarının özeti olarak yorumlayarak, kayyım uygulamasının kadın politikalarını görünmez kıldığını belirtti.

    Türkiye’nin son yıllardaki en karanlık dosyalarından biri olan Gülistan Doku davası sil baştan yürütülüyor. 6 yıldır “Munzur’un karanlık sularında” aranan adaletin aslında devletin arşivlerinde, silinen hastane kayıtlarında ve yönü değiştirilen kameralarda gizlendiği ortaya çıktı.

    2026’nın şafak operasyonuyla aralanan perde; bir üniversite öğrencisinin kaybının değil, bir valinin oğlunu ve bir polisin yakınını korumak için seferber edilen devasa bir “suç bürokrasisinin” anatomisini gözler önüne seriyor.

    Dosya kapsamında dönemin valisi ve kayyımı Tuncay Sonel’in yanı sıra 12 kişi tutuklanırken, dosya kapsamının kimlere uzanacağı tartışılıyor.

    Görevden alınarak yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişemelere ve dönemin valisi Tuncay Sonel’in görev yaptığı dönemdeki uygulamalarına dair sorularımızı cevaplandırdı.

    “KADININ ÖZELLİKLE VAROLUŞUNU HEDEF ALAN BİR YAKLAŞIM SÖZKONUSU”

    PİRHA: Dersim özelinde kadınlara yönelik özel bir politika mı uygulanıyor?

    Birsen Orhan: Dersim’de asimilasyon politikalarının aslında en büyük ayaklarından biri de kadın bedeni ve kadın emeği üzerinden yürütülen çalışmaların olması. Bu sistematik ve süreklilik arz eden bir uygulama şeklinde dünden bugüne çekilen bir hat aslında. Bugüne geldiğimizde tek bir gerçeklik var. Kadının özellikle varoluşunu hedef alan, kadın fikriyatını hedef alan bir yaklaşım olduğu gerçekliği.

    Şimdi 1938’de özellikle Dersim Tertelesi sonrasında ‘Dersim’in Kayıp Kızları’ adını verdiğimiz ve sonrasında özellikle kadının dilini, inancını, kimliğini hedefleyen ve o dönemde Dersimli kızların farklı bölgelere, yatılı okullara gönderilmesi ile başlayan bir asimilasyon politikası bugün farklı bir formatıyla karşımıza çıkıyor.

    Farklı format nedir? Aslında bugün gündemimizde olan , 6 yıl 3 ay önce, 5 Ocak 2020’deki bir kadın cinayeti, Gülüstan Doku gerçekliği. Peki neydi bu Gülüstan Doku gerçekliği? Aslında Dersim’de kadın kimliğine, kadın fikriyatına yönelik saldırıların tam da sistemin, iktidarın, devletin bir karnesi olarak tanımlayabiliriz. Bu karnede neler var? Bu karnenin içerisinde uyuşturucu var. Bu karnenin içerisinde çeteleşme var ve suç örgütleri var.

    Bugün açığa çıkan tabloya baktığınızda devletin birçok mekanizmasının, devlet kurumlarının bu çetenin içerisinde yer almasını tesadüf olarak değerlendirmek yetersiz olur ve eksik bir değerlendirme olacağı kanısındayım. Çünkü emniyetinden, valiliğine, İş-Kur’a, hastanesine baktığınızda kentin aslında tüm devlet mekanizmalarının bu işin parçası olması aslında Dersim’de yürütülen kadın politikalarının özetidir diyebiliriz.

    Şunu da belirtmekte fayda var. Biliyorsunuz ki dönemin valisi yani bu cinayetin şu an tutuklu bulunan kişisi dönemin kayyumu ve valisi Tuncay Sonel. Şimdi bu süreci elbette ki kayyum politikalarından da bağımsız değerlendirmemek gerekiyor.

    “DERSİM’DE KAYBOLUNMAZ, KAYBETTİRİLİR”

    -Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeleri nasıl yorumluyorusunuz?

    Birsen Orhan: Şöyle ki Gülustan Doku dosyasının soruşturmasını aslında Dersim’de 6 yıl önce de sorsaydınız Dersim halkına aynı cevabı alacaktınız. Bugün de geldiğimiz noktada açığa çıkan sonuç aslında Dersim halkının yanılmadığını da gösteren bir sonuç. Peki Dersim halkı bunu nereden biliyordu? Dersim halkı tecrübelerinden biliyordu. Kendi yaşanmışlığından biliyordu. Bu kentte uygulanan kadın kırımlarının, kadın politikalarının, asimilasyon politikalarının, özel savaş politikalarının tekrardan burada yaşam bulmasından kaynaklı bu sonucu ve aslında bu mekanizmalarda yer alan kişilerin kimler olduğunu işaret eden bir yerdeydi.

    Açığa çıkan sonuç üzülerek söylüyorum; Sevindirici. Neden bunu üzülerek söylüyorum? Çünkü hala bir kadın bu kentte kaybettirildi. Yani biz biliyoruz ki Dersim’de kaybolunmaz, kaybettirilir. Ki Gülüstan Dokusu’da kaybedilenler arasında.

    Ancak bugün iktidar içerisindeki o çözülmelerden kaynaklı kendi iç çatışmalarından kaynaklı bu dosyanın çözülmesine yönelik hamlelerin gerçekleştiğini hepimiz biliyoruz. Dersim halkı da Dersim’deki dinamikler de, biz kadınlar da bu şekilde yorumluyoruz.

    “SÜLEYMAN SOYLU DOSYAYA DAHİL EDİLECEK Mİ?”

    -Adil bir sonucun çıkması için ne yapılalı?

    Birsen Orhan: Gelinen aşamayı tabii ki değerli buluyoruz. Soruşturmanın başlatılması faillerin şu an şüpheli sıfatıyla yer alanların sorgulanması önemli ama önemli olan bundan sonraki aşama neye evrilecek? Gerçekten suçlu olarak bu suç örgütleri cezalandırılacak mı? Ve en önemlisi de şu ki gerçekten Gülistan Dokun’un kaybettirilen bedeni bulunacak mı?

    Bu kent 7/24 izlenen bir kent. Kameralarla, dronlarla hatta biz şu an bu çekimi yaparken bile şu an bir gözetim altında olduğumuzu ifade edebiliriz. Bu kadar izlenen, gözlenen, kişi başına neredeyse düşen bir kamera gerçekliği varken Gülistan Doku nasıl oldu da dronları aşarak bir yerde kaybettirildi.

    Bir defininden söz ediliyor. Vali kayyım bunu açıklarken kendince yine o güvenlikçi politikalarının bir parçası olarak ‘Vatan Millet Sakarya’ edebiyatı üzerinden bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Bu da aslında kendi ellerine almak istedikleri bir kalkan. Ki bu dosyada ismi geçen birçok isim var. Birçok bürokrat yine devlet kurumlarına geçen kişiler var. Bunlar soruşturulacak mı? Yine Süleyman Soylu’nun adı geçiyor bu süreçte dönemin İçişleri Bakanı’nın bir müdahalesinin olduğu söyleniyor. Kendisinin ifadesi alınacak mı? Bu süreç içerisinde gerçekten hakkaniyetli bir soruşturma yürütülecek mi? sorusu hala açıkçası bizler açısından cevabı bilenen bir soru değil. Dersim halkı nezdinde de bu böyle. Dolayısıyla izliyoruz, dosyanın takipçisiyiz.

    6 yıl 3 ay gibi bir zamanda bir aile günlerce bir köprüde bekletildi. O aileyle empati kurmaya çalışsanız, kuramıyorsunuz. Çünkü gerçekten duygusal, zihinsel, fiziksel olarak gerçekten insanı yoran ve yıpratan bir süreçti.

    Biliyorsunuz ki mekanlar her zaman hafızalar üzerinde derin izler oluşturuyor. Dolayısıyla hala o köprüden geçtiğimizde, ‘Gülistan Doku nerede?’ sorusunu sormak ve bu kentte de Gülistan Doku’yu gözlerimiz hala arıyor.

    “KENT KAYYIM ELİYLE RANTA AÇILDI”

    -Kayyım uygulamısının en yakıcı sonucunu Dersim’de gördük. Hala süren bir kayyım uygulaması var. Bunu neye bağlıyorsunuz?

    Birsen Orhan: Şimdi kayyım politikalarını sadece bir yönetimsel değişiklik olarak değerlendirmemek gerekiyor. Yani kadın özgürlüğünden ekolojiye, demokrasiye kadar toplumun bütün varoluş gerekçelerini elinden alan bir sürece dönüşüyor. Yani bu alanlar da gasp ediliyor.

    Bunu neden ifade ediyoruz? Bakın daha dün 4 Mayıs’ın 89. yıldönümünde bizler bir anma gerçekleştirdik. Ama tam da o esnada Dersim’de ne oluyordu? Dönemin şu anki mevcut kayyımı Alevi dedelerini toplayarak burada bir toplantı yaptı. Toplantının içeriğini bizler tabii ki basından kendi söylemlerinden öğrendiğimiz kadarıyla tamamen bir asimilasyon içeren, para odaklı, Diyanet’e entegre edilmiş bir Alevilik konuşulmuş. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nca aslında burada da bir asimilasyon politikasının içerisinde kayyumun söz kurması, kendini meşrulaştırması anlamına geliyor. Yani bizim hafıza alanlarımızda da söz kurmak isteyen bir yaklaşım söz konusu.

    Bakın ekolojik bir yapıdan bahsediyoruz. Bizim siyasetimizin demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü yapısına saldırı var. Çünkü kayyım geldiğinde kadın kazanımlarımız olan kadın danışma merkezleri, kadın yaşam merkezleri, bunları kapatarak, işlevsizleştirdi.

    Yine beraberinde kentte bulunan birçok alanı ranta açılarak, ekolojik yıkıma da bir davetiye çıkarılıyor. Bunun parçası yine gördüğümüz üzere bugün bu sonuçlarının yaratılmasında özellikle Gülistan Doku gerçekliği üzerinde dönemin kayyımının hem yerel halkla kurmuş olduğu kafa-kol ilişkileri, hem de o alanın vermiş olduğu bir rehavetten kaynaklı ne kadar bir tahribata sebep olduğunu da gözlemleyebiliriz.

    “KADIN ÇALIŞMALARINI GÜÇLENDİRMELİYİZ”

    -Yerel yönetimler kadın politiklarından ne yapmalı?

    Birsen Orhan: Şimdi elbette ki yerel yönetimler ne yapmalı sorusunun cevabı çok katmanlı. Yerel yönetimler kadınların böyle sosyal destekle geçiştiren bir anlayışın olmaması gerçekliği bizim önümüzde duruyor. Bunu neden söylüyoruz? Bir kere ekonomik bağımsızlık olmalı. Bugün kadın bedeni üzerinde özellikle bir ekonomik bağımlılık yaratma durumu söz konusu. Bunu fuhuş ve çeteleşmede görebiliyoruz. Aslında özünü buradan alan sorun. Dolayısıyla kadın üretim alanları, kooperatiflerin geliştirilmesi bu anlamda çok önemli bir yerde duruyor.

    Yine şiddet olgusu özellikle kadının söz kurma noktasında, kadın iradesinin kırılması noktasında Alo şiddet hatlarının kurulması, sığınma evlerinin kurulması, kadınlara baro desteğinin sağlanması, özellikle yerel yönetimler boyutuyla önemli.

    Sadece ekonomi, şiddet odaklı değil de kadının kültürel anlamda dilidir, inancındır, yaşayabileceği alanlar tahsis edilmesi gerekiyor. Özellikle çok dilli belediyecilik mekanizmasını harekete geçirmek, ana dillerde kreşler açmak bu açığa çıkan asimilasyon politikalarının bir panzehiri olarak da değerlendirebiliriz.

    Yerel yönetimlerde kadınların karar mekanizmalarında söz alması. Nedir bunlar? Kadın meclisleridir, kadın koordinasyonlarıdır, eş başkanlık sistemidir. Yine meclislerde fermuar sistemidir. Kadınların kamusal alanda o tekçi, ulus devlet çizgisinin bize dayatmış olduğu anlayışın ötesinde özellikle mahalle komünlerinin oluşturması, kolektif bir alanın oluşturulması gerçekten de bu yaşatılan asimilasyon politikalarının önüne bir set çekeceğini düşünüyoruz.

    Nuray ATMACA/DERSİM

  • Belediye İş Hanı’nın satışına seçilmişlerden tepki: Bu satıştan derhal vazgeçilmelidir!

    Belediye İş Hanı’nın satışına seçilmişlerden tepki: Bu satıştan derhal vazgeçilmelidir!

    PİRHA- Belediye borçları gerekçe gösterilerek Belediye İşhanı’nın satışa çıkarılmasına tepki gösteren Dersim Belediye Eş Başkanları ve meclis üyeleri, “Bu işhanı yalnızca bir bina değildir. Dersim halkının emeğidir, hafızasıdır. Bu satışla birlikte yalnızca bir yapı değil, kentin belleği, ortak yaşam alanları ve dayanışma kültürü de tasfiye edilmek istenmektedir. Bu açık bir hafızasızlaştırma girişimidir. Bu satıştan derhal vazgeçilmelidir” dedi.

    Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım tarafından, belediye borçları gerekçe gösterilerek Belediye İşhanı’nın satışa çıkarması tepkileri de beraberinde getirdi.

    Dersim Belediyesi seçilmişleri tarfından yapılan açıklamada, “Dersim’e atanan kayyumun göreve geldiği günden bu yana sürdürdüğü antidemokratik yönetim anlayışı bugün belediyemize ait işhanının açık ihale yoluyla satışa çıkarılmak istenmesiyle bir kez daha açığa çıkmıştır. Seçilmişlerin yerine atanmış bir yönetimin ,halkın ortak geleceğine dair bu denli kritik kararları tek başına alması kabul edilemezdir” denildi.

    “HALKA  AİT OLAN MENKULLERİN SATIŞI İLE GELİR YARATILMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak ile birlikte belediye meclis üyelerinin ortak açıklamasının devamında şunlar ifade edildi:

    “Bugün halkın iradesi yok sayılarak belediyemize ait olan işhanının açık ihale yoluyla satışa çıkarılmak istenmesi kayyum yönetiminin yerel demokrasiyi nasıl işlevsizleştirdiğinin açık bir göstergesidir. Bu satış ne zorunludur ne de meşrudur. Dersim halkına sorulmadan belediye meclisinin iradesi yok sayılarak ve tamamen kayyum yönetiminin dayatmasıyla hayata geçirilmek istenmektedir.

    Belediyenin borçları gerekçe gösterilerek kentin ortak mülkleri birer birer elden çıkarılmaktadır. Kayyum, kendi yarattığı (2016 ve 2024 kayyumları)mali tablonun bedelini halkın ortak mülklerini satarak Dersim halkına ödetmektedir. Oysa bu karar, yalnızca bir mülk satışını değil, onlarca esnafın ekmeğini, geçimini ve yaşamını doğrudan tehdit etmektedir.

    Bu işhanında yıllardır ayakta kalmaya çalışan, yoksullukla mücadele eden, ağır ekonomik koşullar altında var olmaya çalışan birçok esnaf bulunmaktadır. Zaten sistemli biçimde boşaltılan, gençleri ve emekçileri göçe zorlanan bu kentte, bu satış yeni mağduriyetler yaratacaktır. Kentteki yüksek iş yeri kiraları nedeniyle çoğu esnafın iş ve işleyişlerini sürdürebilmesi mümkün görünmemektedir.İşsizliğin, güvencesizliğin ve yoksulluğun derinleştiği bir dönemde kayyumun bu kararı Dersim’i daha da yalnızlaştırmak ve kent yaşamını çökertmek anlamına gelmektedir.

    Bu işhanı yalnızca bir bina değildir. Dersim halkının emeğidir, hafızasıdır. Bu satışla birlikte yalnızca bir yapı değil, kentin belleği, ortak yaşam alanları ve dayanışma kültürü de tasfiye edilmek istenmektedir. Bu açık bir hafızasızlaştırma girişimidir.

    Görev aldığımız süreç içerisinde kamunun belediyeler lehine kullanılması gereken bütün kaynaklar,hazine payları, İller Bankası kredileri, proje destekleri ve merkezi idare imkânları sistematik biçimde kısıtlanmış, hatta bazı kaynaklar tamamen kesilmiştir. Buna rağmen halka ait menkul ve gayrimenkullerin satışı bir gelir yöntemi olarak hiçbir zaman benimsenmemiş kamusal mülklerin korunması temel bir ilke olarak savunulmuştur.Bugun iktidarın yönettiği ve gasp ettiği belediyelere kamunun bütün imkanları sonuna kadar sunulurken halka  ait olan menkullerin satışı ile gelir yaratılması kabul edilemez.”

    “BU HUKUKSUZLUĞUN KARŞISINDA DURACAĞIZ”

    Kayyım yönetiminin, halkın seçtiği belediye meclisini devre dışı bıraktığını, belediyeyi bir şirket gibi yönettiğini, emekçilerin sosyal haklarını budadığını, sosyal belediyecilik anlayışını tasfiye ettiğini, belediyeye ait taşınmazları SGK’ye devrettiğini ,arsaları satışa çıkardığı vurgulanan açıklamada, “Şimdi de kamu mülklerini açıkça pazara çıkarmıştır. Geçici bir yönetim olmasına rağmen kayyum anlayışı bu kentte kalıcı ve derin tahribatlar yaratmaktadır. Bizler, Dersim’in  seçilmiş yerel yöneticileri olarak bu hukuksuzluğun karşısında duracağımızı açıkça ilan ediyoruz. Bu satıştan derhal vazgeçilmelidir. Halkın iradesini yok sayan, kenti yoksullaştıran ve kimliksizleştiren bu anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” denlidi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kayyımın 1. yılı: Halkın iradesi gasp edilemez!-VİDEO

    Dersim’de kayyımın 1. yılı: Halkın iradesi gasp edilemez!-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın 1. yılında Dersim Emek ve Demokrasi Platformu Yeraltı Çarşısı üstünde basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Demokratikleşme adı altında yürütülen müzakere görüşmelerinde eğer somut adımlar atılacaksa; başta Kürt halkının demokratik talepleri güvence altına alınmalı, buna bağlı olarak kayyumlar derhal geri çekilerek halkın iradesi teslim edilmelidir” denildi.

    22 Kasım 2024 tarihinde Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan’ın yerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın 1. yılında Dersim Emek ve Demokrasi Platformu Yeraltı Çarşısı üstünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak okudu.

    ‘Kayyumlar gidecek halk kalacak, halkın iradesi gasp edilemez’ pankartının açıldığı açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Karakoçan Belediyesi Eş Başkanı Cafer Oğur, yerlerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan ile Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    “HALKIMIZIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKI ELİNDEN ALINMIŞTIR”

    Açıklamada ilk sözü alan yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Tam bir yıl önce 22 Kasım’da güvenlik güçleri tarafından belediye işgal edildi ve halkın iradesi gasp edildi. Kayyım bir yıldır halkımızın iradesini gasp etmiş ve halkımızın en demokratik hakkı olan seçme ve seçilme hakkı, özgürlük hakkı elinden alınmıştır.”

    “HALKIN İRADESİ TESLİM EDİLMELİDİR”

    Tek adam iktidarının sandıkta kazanamadığı belediyeleri kayyım atayarak ele geçirme tutumunu artık bir yönetme tarzı haline getirildiğini belirten yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “İktidar, devlet baskısıyla halkın iradesine, seçme ve seçilme hakkına ipotek koymuş ve bu uygulamadaki ısrarına da devam etmektedir. Hukuki olmayan gerekçelerle halkın iradesinin gasp edilmesi dayanağı bugün artık boşa çıkmıştır. Bir hukuksuzluktan bahsedilecekse bu hukuksuzluk halk iradesinin gasp edilmesinin ta kendisidir. Dersim’den bir kez daha sesleniyoruz; Demokratikleşme adı altında yürütülen müzakere görüşmelerinde eğer somut adımlar atılacaksa; başta Kürt halkının demokratik talepleri güvence altına alınmalı, buna bağlı olarak kayyumlar derhal geri çekilerek halkın iradesi teslim edilmelidir” dedi.

    “KAYYIMLAR HALKIN İRADESİNİN GASP EDİLMESİDİR”

    Halkın yönetime ortak olmasını tehdit olarak gören anlayış nedeniyle belediyelere kayyım atandığını vurgulayan Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Yüksel, “Halkın içinde olmadığı, halkın iradesinin olmadığı bir anlayışı kabul etmiyoruz. Kayyımlar, halkın iradesinin gasp edilmesidir. Biz kayyımların bir an önce geri çekilerek halkın iradesi ile seçilen kişilerin yine demokrasi gereği sandıkla gitmesini savunuyoruz” diye belirtti.

    “KAYYIM DÜZENİ TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİK İTİBARINI ZEDELEYEN BİR UYGULAMADIR”

    Halkın iradesini gasp eden her uygulamanın karşısında olduklarını ifade eden CHP Dersim İl Başkanı Berkay Gündoğan, “Kayyım atamaları demokratik bir ülkenin kabul edilebileceği bir durum değildir. Halkın seçtiği belediye başkanlarını görevden almak demek demokratik yönetimi yok saymak, yerel yönetim hakkına müdahale etmek ve hukukun üstünlüğünü zedelemektir. Halkın iradesi asla gasp edilemez. Kayyım düzeni Türkiye’nin demokratik itibarını zedeleyen bir uygulamadır. Dersim halkının iradesi hiçbir zaman sahipsiz kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır. Atanan kayyumlar halkın seçme ve seçilme hakkını yok saymakta, yerel demokrasiyi boğmaktadır” şeklinde konuştu.

    “KAYYIM SİYASETİ GÜVENSİZLİĞİ ÖREN BİR SİYASET BİÇİMİDİR”

    Kayyım politikalarının ülkenin demokrasisine yapılmış bir darbe olduğunu söyleyen DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Dersim coğrafyası sol ve sosyalist bir coğrafya olduğu için bugüne kadar çok bedeller ödemiştir. Bu yüzden de Dersim’e yönelik daha özel politikalar uygulanmaktadır. Belediyeye kayyım atanması da bu politikaların bir parçasıdır. Bu süreçte bu topraklarda barışın ve demokrasinin inşa edilmesi için çalışma yürütmemiz gerekiyor. İşte o zaman bu topraklarda kayyım siyaseti son bulacak. Kayyım siyaseti çözümü ören değil, güvensizliği ören bir siyaset biçimidir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Fatih Mehmet Maçoğlu hakkında suç duyurusu!

    Fatih Mehmet Maçoğlu hakkında suç duyurusu!

    PİRHA- İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri tarafından Dersim Belediyesi’nde geçen yılın Aralık ayında başlatılan inceleme tamamlandı. İncelemede, Belediye Başkanlığı’na seçilen Maçoğlu’nun başkanlığı sürecinde “145 işçiyi usulsüz şekilde işe aldığı, işçilerin giderlerinin belediyenin gelirinin yüzde 84’üne denk geldiği ve bundan dolayı kamunun zarara uğratıldığı” iddia edildi.

    Mülkiye müfettişleri, “Maçoğlu hakkında 86 milyon 620 bin liralık kamu zararına neden olduğu” iddiasıyla Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ayrıca Maçoğlu’na 86 milyon 620 bin lira zimmet çıkarıldı.

    Fatih Mehmet Maçoğlu, Tunceli Belediyesi’ne dilekçeyle başvurarak itirazda bulundu. Maçoğlu’nun itirazı, kayyım Şefik Aygöl tarafından reddedildi.

    İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede ise “Dersim Belediyesi’nin 2019 ile 2024 yılları arasında 145 işçiyi duyuru yapılmadan ve ilana çıkılmadan işe aldığı” iddia edilerek belediyeye ait şirkete toplamda 500 bin liralık ceza verildi.

    Ayrıca işçi alımlarında duyuru yapması konusunda da belediyeye uyarı yapıldı. Belediyeye kesilen cezanın itiraz başvurusunu, Tunceli Sulh Ceza Hakimliği reddetti.

    İncelemede ayrıca yerine kayyım atanan DEM Parti’li Cevdet Konak’a, “önceki dönemde atanan kayyumun işine son verdiği 8 işçiyi geri işe aldığı” gerekçesiyle 2 milyon 84 bin lira, Maçoğlu’nun İstanbul Kadıköy Belediye Başkan Adaylığı sürecinde yerine vekaleten bakan Ali İhsan Bayır’ın da “toplu işçi sözleşmesinde işçilere yüksek oranda zam yaptığı” iddiasıyla 3 milyon 206 bin liralık zimmet çıkarıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de işten atılan işçiler: DİSK Genel Merkezi, direnişimizi sahiplenmedi

    Dersim’de işten atılan işçiler: DİSK Genel Merkezi, direnişimizi sahiplenmedi

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten atılan işçiler, yazılı açıklama yaparak DİSK Genel Merkezi’nin direnişlerini sahiplenmediğini belirtti.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından 24 Mart’ta ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başlamıştı.

    İşten atılan işçiler, yaptıkları direnişe dair yazılı açıklama yaptı.

    “DİSK GENEL MERKEZİ, ÜÇ MAYMUNU OYNAMAKTADIR”

    İşçiler, 160 gündür yaşamlarını birçok zorlukla idame ettirmeye çalıştıklarını ifade ederek “Kayyum tarafından işten atıldıktan sonra bir çok eylem ve etkinliklerle bu haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı mücadele ediyoruz. Gelin görün ki ilk günden beri sendikamız DİSK Genel Merkezi üç maymunu oynamaktadır. DİSK Genel Merkezi direnişimizi sahiplenmemiş, tek bir paylaşım bile yapmamıştır” denildi.

    “TÜM HALKIMIZI, 16 HAZİRAN’DAKİ YÜRÜYÜŞÜMÜZE DAVET EDİYORUZ”

    DİSK Genel Merkezi’nin, direnen işçilere sahip çıkmadığı belirtilen açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Halbuki 15-16 Haziran, Türkiye işçi sınıfı açısından bir dönüm noktasıdır. O dönem sarı sendikacılığa karşı mücadele eden işçiler bulundukları iş kollarında ilk defa ücret talebi dışında sendikal hakları için can pahasına direnip DİSK’i var ettiler. 15-16 Haziran Direnişi, bizlere büyük bir miras ve kültür devretti. DİSK, 80 günlük oturma eylemi ve işçilerin yapacağı yürüyüşü desteklemek yerine farklı bir pratiğe girişti. Bu hafta yapacağımız yürüyüşe bir çok bahane uydurarak dahil olmayacaklarını söylediler.

    Buradan işçiler olarak bir kez daha haykırıyoruz. DİSK, kendi tarihine ve geleceğine sahip çıksın. Aksi takdirde 15-16 Haziran direnişinde olduğu gibi bizler işçi sınıfı olarak bulunduğumuz bütün alanlarda kendi tarihinden bir haber bu sendikayı kınıyoruz. DİSK’i 15-16 Haziran ruhuyla buluşmaya davet ediyoruz. Bizler Dersim Belediyesinden işten çıkarılan işçiler olarak 16 Haziran pazartesi günü saat 18:30’da Dersim Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Tüm halkımızı bu yürüyüşe davet ediyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşındı

    Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşındı

    PİRHA-DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşıdı. Çiftyürek, “Tunceli Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra işten çıkarmaların gerekçeleri nelerdir?” diye sordu. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “İŞÇİLERİN, BASKI VE MOBBİNG UYGULAMLARINA MARUZ KALDIĞI İDDİA EDİLMEKTEDİR”

    Dersim Belediyesi’ne kayyım atandıktan sonra belediyede çalışan çok sayıda işçinin işten çıkarıldığını belirten Sinan Çiftyürek, “Bazı çalışanların görev yerlerinin değiştirildiği, baskı ve mobbing uygulamalarına maruz kaldığı iddia edilmektedir. İşlerine geri dönmek isteyen bazı belediye işçileri 25 Mart 2025 tarihinden bu yana her gün düzenli olarak Tunceli Merkez Yeraltı Çarşısı önünde basın açıklamaları ve protesto eylemleri gerçekleştirmektedir. İşçilerin eylemleri barışçıl nitelikte olup, yerel kamuoyundan da destek görmektedir” dedi.

    “KAYYUM ATANDIKTAN SONRA KAÇ BELEDİYE İŞÇİSİNİN İŞ AKDİ FESHEDİLMİŞTİR”

    Çiftyürek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

    -Tunceli Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra kaç belediye işçisinin iş akdi feshedilmiştir? Bu işten çıkarmaların gerekçeleri nelerdir?

    -İşten çıkarılan işçilerin kaçı kadrolu, kaçı sözleşmeli veya taşeron işçi statüsündedir?

    -İş akdi feshedilen işçilerin sendikal üyelikleri ve siyasi düşünceleri nedeniyle hedef alındığı iddiaları bakanlığınızca araştırılmış mıdır?

    -Hak kaybına uğrayan işçilerin sorunlarının çözümü ve işten çıkarmaların son bulması için bakanlığınız tarafından herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?

    -Kayyum atanması sonrası Tunceli Belediyesi’ne toplam kaç işçi alınmıştır?

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim’de kayyım protestosu davası 10 Ekim’e ertelendi

    Dersim’de kayyım protestosu davası 10 Ekim’e ertelendi

    PİRHA-Dersim’de kayyım protestoları gerekçesiyle 5 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşmasında adli kontrol şartları kaldırılırken bir sonraki duruşma 10 Ekim’e ertelendi.

    Dersim Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı gerçekleştirilen protesto eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle 2 Aralık 2024’te gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Yeni Demokrasi Muhabiri Ertan Çıta, Munzur Çevre Derneği Üyesi Özkan Arslan, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş, DEM Parti Üyesi Çağdaş Bağaç ve Yoldaş Toka hakkına açılan davanın ilk duruşması görüldü.

    5 kişi hakkında “2911 sayılı gösteri ve yürüyüş kanuna muhalefet” ve “polise mukavemet” suçlamaları yöneltildi. Tunceli 1. Asliye Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan 5 kişi ve avukatları katıldı.

    “ANTİDEMOKRATİK UYGULAMAYA KARŞI PROTESTO HAKKIMIZI KULLANDIK”

    Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada ilk söz alan Özkan Arslan, kayyımların anti demokratik bir uygulama olduğunu ve bu antidemokratik uygulamaya karşı doğal hakları olan gösteri ve protesto hakkını kullandıklarını söyledi.

    Ertan Çıta ise gazetecilik faaliyeti yürütmek amacıyla alanda olduğunu belirtti.

    DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş, savcılıkta vermiş olduğu ifadeyi tekrarladığını kaydederek, tekrar savunma yapmayacağını söyledi.

    Polisin attığı biber gazını ayağıyla ittiği için yargılandığını kaydeden Çağdaş Bağaç, oradaki insanları korumak amacıyla kapsülü geriye ittiğini belirterek, iddiaları reddetti.

    Yoldaş Toka, antidemokratik kayyım uygulamasına karşı itirazlarını dile getirdiğini söyleyerek, suçlamaları reddetti.

    Savunma avukatları da müvekkillerinin kayyım uygulamasına karşı yasal haklarını kullandıklarını belirterek, beraat talebinde bulundu.

    5 kişi hakkında da uygulanan “adli kontrol” kararlarını kaldıran mahkeme, bir sonraki duruşmayı 10 Ekim’e erteledi.

    PİRHA/DERSİM

  • Hüseyin Mat ve Cuma Erçe, Dersim’de direnen işçilere destek verdi-VİDEO

    Hüseyin Mat ve Cuma Erçe, Dersim’de direnen işçilere destek verdi-VİDEO

    PİRHA-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.

    “İŞÇİ KIYIMI POLİTİKALARI ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    Dersim’e kayyım atanmasıyla birlikte işçiler işlerinden çıkartıldığını söyleyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “İşçiler haklı mücadelelerini sürdürüyorlar, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak Dersim’de işçi kıyımına yönelik politikaları şiddetle kınıyoruz ve işçilerin bir an önce işlerine dönmelerini talep ediyoruz” dedi.

    “EMEKÇİ KARDEŞLERİMİZİN TÜM HAKLARIYLA İŞLERİNE GERİ DÖNMELERİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Halkın iradesine darbe vuranların ilk iş olarak emekçilerin işlerine son verdiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Belediye işçilerinin işlerine son veren bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Emekçi kardeşlerimizin tüm haklarıyla birlikte işlerine geri dönmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de 39 gündür direnen işçilere müzik camiasından destek-VİDEO

    Dersim’de 39 gündür direnen işçilere müzik camiasından destek-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 39. gününe girdi. Doğan Çelik, yetişkin ve çocuk korosu işçilere desteğe geldi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 39’uncu gününde Doğan Çelik, yetişkin ve çocuk korosu destek için geldi.

    PİRHA/DERSİM

  • DEDEF, Dersim’de direnişlerinin 14. gününde olan işçileri ziyaret etti-VİDEO

    DEDEF, Dersim’de direnişlerinin 14. gününde olan işçileri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 14. gününde Dersim Dernekleri Federasyonu ziyaret etti. İşçilerin işlerinden atılmasını hak gaspı olarak gördüklerini ifade eden DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “İşçiler işlerine geri dönünceye kadar dost kurumlarımıza işçi arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olma çağrısı yapıyoruz” dedi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 14. gününde Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ziyaret etti.

    “İŞÇİLERİN YANINDAYIZ”

    Ülkenin her yerinde uygulanan işçi düşmanı politikaları reddettiklerini söyleyen DEDEF Kadın Meclisi Sözcüsü Hediye Zengin, “Dersim Belediyesi’nden işinden atılan işçi arkadaşlarımızın yeniden işine geri alınması için talepte bulunuyoruz. Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi olarak işçilerin yanındayız” diye belirtti.

    “İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZLA DAYANIŞMA İÇERİSİNDE OLACAĞIZ”

    İşçilerin işlerinden atılmasını hak gaspı olarak gördüklerini ifade eden DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “İşçilerin işlerinden atılması bütün haklarının da ellerinden alınması ve açlığa mahkûm edilmeleri demektir. İşçiler işlerine geri dönünceye kadar Dersim Dernekleri Federasyonu olarak dost kurumlarımızdan işçi arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olma çağrısı yapıyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kayyım mağduru işçilerin direnişi 7. gününde!-VİDEO

    Dersim’de kayyım mağduru işçilerin direnişi 7. gününde!-VİDEO

    PİRHA- İşten çıkarılan Dersim Belediyesi çalışanları, eylemlerine bugün de devam etti.

    Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi devam ediyor. ‘Personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört yurttaş, eylemlerinin 7. gününü geride bıraktı.

    İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapmakta.

    İşçiler, direnişlerinin 7. gününde “Direne direne kazanacağız” sloganı atıp, ezgiler eşliğinde halay çekti.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 5. gününde tiyatro gösterimi yapıldı-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 5. gününde tiyatro gösterimi yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 5. gününde Arêye Kay Tiyatro Grubu’ndan İbağa ve Dıl Kırmancki tiyatro gösterimi yaptı. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Direnişlerinin 5. gününde işten atılan işçilerden Yılmazcan Şare’nin olduğu Arêye Kay Tiyatro Grubu’ndan İbağa ve Dıl Kırmancki tiyatro gösterimi yaptı. Oynanan tiyatroya Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti-VİDEO
    -Kayyım mağduru işçilerin direnişi 4. gününde: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

  • Kayyım mağduru işçilerin direnişi 4. gününde: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

    Kayyım mağduru işçilerin direnişi 4. gününde: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 4. gününde devam etti. İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş destek verdi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Direnişlerinin 4. gününde de işçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’, ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’, ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı.

    İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş destek verdi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti-VİDEO

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti. DİSK Emekli-Sen Dersim Şube Yöneticisi Yaşar Yamaç, “DİSK kendi üyelerine sahip çıkmamaktadır o yüzden bir an önce kendilerini işçilere sahip çıkmaya çağırıyoruz” derken, Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak işlerine geri dönmek için üç gündür direnen işçilerin yanında olduklarını ifade etti.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    İşçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’ , ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’ , ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı. İşçilerin direnişine bugün DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi yöneticileri ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu destek verdi.

    “DİSK KENDİ ÜYELERİNE SAHİP ÇIKSIN”

    Haksız bir şekilde işçilerin işinden atılmasının ülkenin nasıl bir şekilde yönetildiğinin açık bir göstergesi olduğunu söyleyen DİSK Emekli-Sen Dersim Şube Yöneticisi Yaşar Yamaç, “DİSK kendi üyelerine sahip çıkmamaktadır, o yüzden bir an önce kendilerini işçilere sahip çıkmaya çağırıyoruz. İşçilerin aidatlarıyla ayakta kalan DİSK’in nerede bir işçi haksızlığa uğruyorsa orada onların yanında olmasını istiyoruz, o yüzden de DİSK Genel Merkez’ini buraya davet ediyoruz. Biz her zaman işçilerin yanında olacağız. İşçilerin haksız bir şekilde işlerinden atılarak açlıkla terbiye edilmesini kınıyoruz” dedi.

    “DİRENEN İŞÇİLERİN YANINDAYIZ”

    Kayyımların halkın iradesini yok saydığını belirterek sözlerine başlayan Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Kayyımlar atandıkları belediyede işçi düşmanlığı yaparak işçileri işsiz bırakıyor. Kayyımlar halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak yerine işçileri işten atmakla uğraşıyor. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak işlerine geri dönmek için üç gündür direnen işçilerin yanındayız” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Dersim Belediyesi’nde Kültür Müdürlüğü’nde bağlama dersi veren işten atılan işçilerden Zeynep Kılıç, öğrencileriyle birlikte şarkılar söyledi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde devam etti. İşten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Kayyım en son bizi işten attı ama işten atılan son işçi olmayacağımızı biliyoruz. İşimizi geri alana kadar direneceğiz. Ya biz kazanacağız ya biz kazanacağız başka bir yol yok” diye konuştu. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    İşçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’ , ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’ , ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı. İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “İŞİMİZİ GERİ ALANA KADAR DİRENECEĞİZ”

    İşlerine geri dönene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden işten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Kayyım yaptığı açıklamada hiçbir işçinin emeğiyle oynamayacağını ifade etmişti ama biz o zamanda işçi düşmanlığı yapacağını biliyorduk. Kayyım en son bizi işten attı ama işten atılan son işçi olmayacağımızı biliyoruz. Dersim’de farklı bir politika izleniyor her seferinde az sayıda işçi çıkartarak halkın tepkisini almamaya çalışıyor. Ama bizler bulunduğumuz bütün alanlarda kayyımın işçi politikasını teşhir edeceğiz, işimizi geri alana kadar direneceğiz ve işçilere yönelik mobbinge karşı mücadele edeceğiz. Ya biz kazanacağız ya biz kazanacağız başka bir yol yok” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçiler direnişe başladı. İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.

     Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapacak. İşçiler, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı.

    İşçilerin direnişine yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “İŞİMİZ VE EMEĞİMİZ İÇİN DİRENECEĞİZ”

    İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “Her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında direnişimizi sürdüreceğiz. İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

    PİRHA- Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım tarafından işten çıkarılan işçiler basın açıklaması yaptı. Kayyımların irade gaspına ve işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceklerini ifade eden işçiler, “Haklarımızı alana kadar eylemde ve işçi düşmanı politikaların karşısında olacağız” diye belirttiler. 

    Kayyım atanan Dersim Belediyesi’nde çalışan dört işçi daha kayyım tarafından ‘personel giderleri’ gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı. İşten çıkarılan işçiler ile DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası işten çıkarmalara karşı Yer Altı Çarşısı üzerinde basın açıklaması gerçekleştirdi. İşçilerin açıklamasına DEM Parti Dersim İl Örgütü, Emek Partisi Dersim İl Örgütü, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BUGÜNDEN SONRA SOKAKLARDA OLACAĞIZ”

    Açıklamada ilk sözü DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası Dersim Şube Başkanı Çetin Yolluk aldı. Yolluk, işçilerin işten çıkarılmasına sessiz kalmayacaklarını söyleyerek, “Tunceli Belediyesi’nde çalışan işçilerin işten çıkarılmasını doğru bulmadığımızı ve yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.

    İşten atılan işçilerden Ali Mükan kayyım geldiğinden bu yana 16 işçinin işten çıkarıldığını belirterek, “İşçiler ekonomik krizle boğuşuyor. Evlerini geçindirmek zorunda. Elektrik, doğalgaz faturalarını ödemek zorunda. Kiralar 20 bin liraya kadar yükselmiş durumda. Bu yüzden insanlar kenti terk emek zorunda kalıyor. İşten atılan arkadaşlarımızın kimisi başka illere gittiler. İnsanları açlığa mahkûm ediyorlar. Bizler bugünden sonra sokaklarda olacağız. Ekmek kavgasında olacağız, sokakta hakkımızı arayacağız. İşçi arkadaşlarla burada olacağız” diye konuştu.

    “KENTİN KÜLTÜR TEMSİLCİLERİ İŞTEN ATILDI”

    İşten atılan ve belediyenin Kültür Müdürlüğü’nde tiyatro eğitmeni olarak görev yapan Yılmazcan Şare de “Bu dilin bu kültürün, anadili için yıllardır canla başla mücadele ediyorum. Onlarca öğrencimiz var. Bu gençler ümitlerini bize bağlamış durumdalar. Biz bütün yokluklara imkânsızlıklara rağmen, kendi tiyatromuzu kendimiz boyayarak, evimizden getirdiğimiz eşyaları ekleyerek, insanlarımızı, çocuklarımızı motive ederek yaptık işimizi. Bu kentin sanat temsilcilerinin işine son verdiniz. Bu mudur kentte huzuru sağlamak? Kayyum huzur gelecek diyordu. Huzur bu mu?” diyerek yaşanılan duruma tepki gösterdi.

    “ÖĞRENCİLERİMİN HAKKINI SAVUNACAĞIM”

    İşten atılan ve belediyenin Kültür Müdürlüğü’nde çalışan diğer bir işçi Zeynep Kılıç ise şunları dile getirdi:

    “Bugün gelinen noktada kültür ve sanatın, kayyum yönetimi için hiçbir şey ifade etmediği söylendi. Halkımızın vergileriyle, onların en doğal hakkı olan ücretsiz eğitim alma hakkını ellerinden aldılar. Bugün 84 kursiyerimle birlikte resmen kapı dışarı ettiler. Bunu kabul etmiyorum. Sonuna kadar öğrencilerimin ve kendimin hakkını savunacağım.”

    “KAYYIMIN İŞÇİ DÜŞMANLIĞINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    İşine son verilen bir diğer işçi Hıdır Yıldız, kayyımın işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceğini kaydederek, “Kayyımın işçilerin, emekçilerin alın terine göz koyacağını biliyorduk. Nitekim kayyum ilk geldiğinde 9 işçiyi sonra, 2 işçiyi şimdi de 4 arkadaşımızı daha işten attı. Onlarca arkadaşımız zorla emekli edildi. Bizler hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır diyoruz. Kayyumların bu irade gaspına, işçi düşmanlığına karşı boyun eğmeyeceğimizi mücadele edeceğimizi söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Kayyım Dersim’de 2 işçiyi daha işten çıkardı

    Kayyım Dersim’de 2 işçiyi daha işten çıkardı

    PİRHA- Dersim’de belediyeye atanan kayyım 2 işçiyi daha işten çıkardı.

    Dersim Belediyesi’ne 22 Kasım 2024 tarihinde kayyım atanmıştı. Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak’ın yerine kayyım olarak atanan  kentin valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, kayyım olarak  atanmasının hemen ardından ilk icraatı işçileri işten çıkarmak oldu.

    31 Aralık 2024 tarihinde 9 işçiyi işten çıkaran kayyım Evrim Konak ve Delali Kıt adlı 2 işçiyi daha işten çıkardı.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Cevdet Konak’ın zincirleme propaganda suçlamasıyla yargılandığı duruşma 18 Mart’a ertelendi

    Cevdet Konak’ın zincirleme propaganda suçlamasıyla yargılandığı duruşma 18 Mart’a ertelendi

    PİRHA-Yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak’ın zincirleme propaganda suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Tunceli Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi talebiyle duruşmayı 18 Mart’a ertelendi. 

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, 31 Mart’taki yerel seçimlerden önce “Dersim Kürdistan’dır, Kürdistan Dersim’dir” ve İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Sakine Cansız, Aysel Doğan ve Mazlum Doğan ile ilgili konuşmaları nedeniyle zincirleme propaganda suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Tunceli Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmada Cevdet Konak’ın avukatları Kenan Çetin ve Fatma Kalsen hazır bulunurken, Cevdet Konak’a destek olmak için duruşmaya ailesi, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, DEM Parti ve ESP Dersim İl Örgütü yöneticileri ile DEM Parti Pertek ilçe örgütü yöneticileri katıldı.

    “DÜŞÜNCELERİMİ İFADE ETME HAKKIMI KULLANDIM”

    Üyesi olduğu DEM Parti’nin politikalarına bağlı olarak seçim çalışması yürüttüğünü ifade eden yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Yaptığım konuşmamda Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya’nın emperyalizme karşı duruş sergileyen 68 kuşağının önderleri olduğu için ve ülkemizde halkların kardeşliğini savundukları için yoldaşlarına seslendim. Anayasa’da yer alan düşüncelerimi ifade etme özgürlüğü hakkımı kullandım, örgüt propagandası yapmadım. Yine Aysel Doğan, Sakine Cansız ve Mazlum Doğan’ın yoldaşları dememin nedeni ise akrabalarını selamladım” diye belirtti.

    “KÜRDİSTAN’I SİYASİ OLARAK DEĞİL COĞRAFİ BİR TERİM OLARAK KULLANDIM”

    Dersim Kürdistan’dır, Kürdistan Dersim’dir sözlerindeki Kürdistan’ı siyasi olarak değil coğrafi bir terim olarak kullandığını belirten Cevdet Konak, “1800’li yıllardan sonra yaşadığımız bölge Dersim eyaleti ve Dersim sancağı olarak geçer. Kürdistan kavramı ise hem Selçuklu hem de Osmanlı yöneticileri tarafından kullanılmış bir terimdir. Konuşmalarımda örgüt propagandası yapmadım, suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu.

    “KONAK’IN YAPTIĞI KONUŞMALAR İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİDİR”

    Cevdet Konak’ın yaptığı konuşmaların hiçbirisinde örgüt propagandası yapmadığını vurgulayan Avukat Fatma Kalsen, ” Cevdet Konak’ın yaptığı konuşmaları Anayasa’da yer alan ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü yaptığı konuşmalarda sadece İbrahim Kaypakkaya, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Sakine Cansız, Aysel Doğan ve Mazlum Doğan’ı selamlama var. Kürdistan kavramını yargılama konusu olmasını ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu ifade ediyoruz. Bu ifade örgüt propagandası için bir suçlama yapılamaz. Müvekkilimizin hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyoruz” diye ifade etti.

    “68 KUŞAĞININ ÖNDERLERİNİN ANILMASI ÖRGÜT PROPAGANDASI YAPILAMAZ”

    68 kuşağı önderlerinin anılmasının örgüt propagandası suçlaması yapılamayacağını dile getiren Avukat Kenan Çetin ise konuşmasında şunları ifade etti:

    “Kürdistan ve Dersim isimlerinin kullanılması suç unsuru kabul edilip örgüt propagandası suçlaması olarak sayılması usule aykırıdır. Somut delil bulunmadığından müvekkilimizin beraatını talep ediyoruz.”

    Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi talebiyle duruşmayı 18 Mart’a erteledi.

    PİRHA/DERSİM

  • Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a hapis cezası!

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a hapis cezası!

    PİRHA- Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a kayyım protestolarında yaptığı konuşmalarda “mücadele” kelimesini kullandığı gerekçesiyle 5 ay hapis cezası verildi. 

     

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan hakkında kayyım protestolarında yaptığı konuşmalar ile Jineolojî’ye Giriş kitabı gerekçeleriyle “Halkı suç işlemeye alenen tahrik” iddiasıyla açılan davada karar çıktı.

    Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Orhan katılmazken, Birsen Orhan’ın avukatları Fatma Kalsen, Enver Erdal Şimşek ve Kenan Çetin duruşmada hazır bulundu.

    Savcı, mütalasında Birsen Orhan’ın Jineolojî’ye Giriş kitabını bulundurduğu gerekçesiyle “halkı suç işlemeye alenen tahrik” suçlaması işlediğini ileri sürdü. Ayrıca kayyım protestolarında yaptığı konuşmalarda “işgal” ve “mücadele” ifadelerini kullanması nedeniyle cezalandırılmasını talep etti.

    Mahkeme, kayyım protestolarındaki konuşmalarını “yakın tehlike” olarak değerlendirerek, Orhan’a 5 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

    PİRHA/DERSİM