PİRHA-Yerine kayyım atanan ve 30 Kasım’dan itibaren ev hapsinde olan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, bugün Tunceli Adliyesi’nde ilk duruşması görüldü. Birsen Orhan’ın ev hapsi ve yurtdışı yasağı kaldırıldı, duruşma 7 Şubat’a ertelendi.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a ise 24 Kasım’da ev hapsi ve yurtdışı yasağı verilmişti.
“Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” ve “Polise mukavemet” iddialarıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında Birsen Orhan’ın ev hapsi ve yurtdışı yasağı kaldırıldı. Duruşma 7 Aralık’a ertelendi.
“EV HAPSİ CEZASI KALDIRILDI”
Birsen Orhan’a mütalaada ceza istendiğini söyleyen Avukat Kenan Çetin, “Ancak ifadesi alındığı için hem yurtdışı yasağı hem de ev hapsi cezası kaldırıldı. Duruşma 7 Şubat’a ertelendi” dedi.
“HAKLI VE MEŞRU PROTESTOLAR ŞUÇ SAYILDI”
Haksız ve hukuksuz bir süreç yaşadığını söyleyen yerine kayyım atanan Dersim belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Bu süreçte yanımda olan tüm dostlarıma teşekkür etmek istiyorum. Kayyıma karşı yapmış olduğumuz haklı ve meşru protestolar suç sayılarak birçok soruşturma açıldı. Bizim işlediğimiz bir suç yok, haklı ve meşru bir tepkidir. Bizler belediye başkanları olarak bu kentin seçilmişleri olarak belediyelerimizi korumak gibi sorumluluğumuz var” diye konuştu.
PİRHA-Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım 31 Aralık’ta 9 işçiyi işten çıkardı. İşten çıkartılan işçilerden Zeki Yıldırım, “İnsanlar yılbaşı gecesini ailesiyle birlikte mutlu bir ortam ister ama yılbaşı gecesi bile bizlere çok görüldü ve ekmeğimiz elimizden alındı. İnsanlar açlık ve yoksullukla terbiye edilmek isteniyor” derken Berna Çelebi ise, “Biz emekçiler olarak bulunduğumuz kentte var olan kurumların bu haksızlık konusunda bize destek olmalarını istiyoruz. Eğer bugün bir sahiplenme olmazsa mağduriyetler yaşanmaya devam edecek” diye konuştu.
22 Kasım’da İçişleri Bakanlığı kararıyla Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, 31 Aralık 2024 tarihinde 9 belediye işçisini işten çıkardı.
İşten çıkartılan işçilerin isimleri şu şekilde: Celal Aydın, Gökhan Türkkan, Ali Ercan, Zeki Yıldırım, Bedri Akyol, Berna Çelebi, Nazlı Çelik Öz, Veli Nakış, Cemal Güngörmüş.
Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın işten çıkardığı işçilerden Zeki Yıldırım ve Berna Çelebi, yaşadıklarını PİRHA’ya anlattı.
“YILBAŞI GÜNÜ BİLE BİZE ÇOK GÖRÜLDÜ VE EKMEĞİMİZ ELİMİZDEN ALINDI”
2016 yılında Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın da kendisini işten çıkardığını ifade eden Zeki Yıldırım, “2016 tarihinde kayyımın atandığında 53’ü şirket çalışanı olmak üzere 72 kişi işten çıkartılmıştı. O dönem 72 kişinin çıkartılmasını Kerbela ile özdeşleştirmiştik. O zaman adeta insanları aileleriyle birlikte açlığa ve susuzluğa terk edildi. 31 Aralık 2024 tarihinde 9 işçinin eline bir belge tutuşturup işimize son verildiği söylendi. İnsanlar yılbaşı gecesini ailesiyle birlikte mutlu bir ortam ister ama yılbaşı gecesi bile bizlere çok görüldü ve ekmeğimiz elimizden alındı. Ekonomik şartlar çok kötü durumda ve adeta ekmeği aslanın midesinden çıkartıyorsunuz. Belediye bütçesinin 79’u işçi giderlerine gittiği gerekçe gösterilerek işimizden olduk ama bize sundukları gerekçeler inandırıcı gelmiyor çünkü cumhurbaşkanlığının bütçesi bile yılda iki defa yenileniyor. İşçi çıkartarak bütçenin %40’ın altına çekilmeye çalışılıyor. İşçi çıkartılarak bütçenin düzeltilmesi hesaplanıyorsa demek ki yüzlerce işçi işinden olacak. İnsanlar açlık ve yoksullukla terbiye edilmek isteniyor. Kamuoyunun oluşmaması için işçiler parça parça işinden olacak” dedi.
“ÜYESİ BULUNDUĞUMUZ SENDİKA BU SÜREÇTE YANIMIZDA OLMAYACAĞINI BEYAN ETTİ”
Üyesi bulundukları DİSK Genel-İş’in bu süreçte kendilerine destek olmamasını eleştiren Yıldırım, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Bu süreç içerisinde asıl darbeyi üyesi bulunduğumuz sendika DİSK Genel-İş’ten yedik. Üyesi olduğumuz sendikanın bu sürece öncülük edip, demokratik tepkiyi örgütlemesi gerekirken sendika demokratik tepkinin önüne geçip bunu engelleme çabası içerisine girdi ve bu süreçte yanımızda olmayacağını beyan ettiler. Bir sendikaya üye olma nedenimiz yaşayacağımız hak gasplarının karşısında örgütlü gücümüzü açığa çıkartmak için öncülük etmesini beklersiniz.”
2016’den yılından itibaren devam eden mağduriyetimiz atanan belediyeye atanan kayyım ve işçilerle ilgili aldığı karar doğrultusunda kaldığı yerden devam edeceğini belirten Berna Çelebi, şunları dile getirdi:
“Bütçe gerekçe gösterilerek iş akdimize son verildi ancak hiçbir belediyede şuan %40 kriterinin sağlanabildiğini düşünmüyorum. Çünkü yeni seçilen belediye yönetimimiz 2017 yılında kayyım tarafından işinden edilen tüm arkadaşların 8 yıldır yaşanan hak gaspına son vermek için yeniden sözleşme imzaladı, yaşanan mağduriyet göz önüne alındığında bütçeden kaynaklı işimize son verilmesi kabul edilemez. Yaşanan hukuksuzluk, hak ve emek gaspı göz önüne alındığında kayyımdan hemen sonra seçilerek göreve gelen yeni yönetim bu konuda hassasiyet gösterip bu mağduriyete son verebilirdi ve bugün yaşanan durumun önüne geçebilirdi. Ancak geçmişte de yaşadığımız mağduriyet hiçbir şekilde sahiplenilmedi bugünde yaşadığımız durum çok farklı değil. Biz emekçiler olarak bulunduğumuz kentte var olan kurumların bu haksızlık konusunda bize destek olmalarını istiyoruz. Eğer bugün bir sahiplenme olmazsa bir önceki dönemden farksız bir durum yaşanmayacak ve mağduriyetler yaşanmaya devam edecek.”
PİRHA-Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımla birlikte Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Dersim’deki çalışmalarının devam edeceğini belirten Ağuçan Ocağı Piri İnanç Dolu, “Dersim’de cemevlerine yapılan yardımların nedeni Alevi inancını asimile etmektir. Alevi inancı cemevi başkanları, kayyımlar, valilikler ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile yürüyen bir inanç değil. Alevi inancını kimsenin bozmaya gücü yetmez” dedi.
AKP hükümeti tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın uygulamaları tepki çekmeye devam ediyor.
AKP hükümetinin Dersim’deki asimilasyon faaliyetleri çeşitli yöntemlerle sürüyor. Tunceli Valiliği’nin koordinasyonuyla, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve Munzur Üniversitesi işbirliğiyle, 16-17 Ekim 2024 tarihlerinde Munzur Üniversitesi’nde “Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu” gerçekleşti. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Tunceli Valiliği’nin iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında toplamda 8.704.266.00 TL harcanarak Dersim’de 16 tane cemevine yardım yapıldığı açıklandı.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmasıyla birlikte Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın Dersim’de yapacağı çalışmalara dair Ağuçan Ocağı Piri İnanç Dolu, konuştuk.
Alevi inancının rızalık üzerine kurulu olduğunu belirten İnanç Dolu, “Rea Haq coğrafyasında seçimlerde Dersim halkının rızalığını almış belediye başkanlarının yerlerine 22 Kasım’da kayyım atandı. Bu durum coğrafyamızda kabul edilebilir bir şey değil. Dersim’de şahit olduk ki birden bire hem Tunceli Valiliği ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı açıklama yaparak birçok cemevine 5 milyon TL yardımda bulunmuşlar, yapılan yardımın nedeni Dersim’de Alevi inancını asimile etmektir. Rea Haq coğrafyasında cemevlerinin çoğalması doğru bir şey değil. Hemen hemen her köyde bir ziyaretimiz var o yüzden cemevlerine çok ihtiyacımız yok. Büyük metropollerde cemevlerine ihtiyacımız vardı ama Dersim gibi coğrafyalarda buna ihtiyacımız yok” dedi.
“BELEDİYEYE KAYYIM ATANMASIYLA BİRLİKTE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN DERSİM’DEKİ ÇALIŞMALARI DEVAM EDECEK”
Alevilerin belediyelerle birlikte ortak etkinlikler yapmasına tepki gösteren İnanç Dolu, “Alevi inancının belediyelerle ortaklaşa yaptıkları etkinlikler üzerinden belediyelerin yarı resmi şekilde Alevi inancı üzerinde söz sahibi yaptı bu da doğru bir şey değildir. Belediyelere kayyımlar atandı ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı belediyelerle beraber çalışıp Alevi inancı üzerinden etkinlikler yapıyor. En son örneğini Munzur Üniversitesi’nde ‘Anadolunun Horasanı Tunceli Sempozyumu’ etkinliğinde gördük. Halktan kopuk ama halkın inancını tarif etmeye yönelik programlar yapıldı. Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımla birlikte buna benzer etkinlikler yapılmaya devam edilecektir. Cemevlerinin ihtiyaçları var ama ihtiyaçlar karşılansın diye de cemevleri bir yere bağlanamaz. Bir cemevi başkanı o Alevi ocağının pirleri ve taliplerinin rızalığını almadan hiçbir yerden yardım alıp cemevini bir yere bağlayamaz” diye belirtti.
“İNANCIMIZI BOZMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ”
Alevi inancının cemevi başkanları, kayyımlar, valilikler ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile yürüyen bir inanç olmadığını vurgulayan Dolu, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Bizim inancımız talip topluluğu ve pirler ile birlikte ziyaretlerimizin ışığında devam eden bir inançtır. Bizim Alevi diyanetine ihtiyacımız yok, bizim pirlerimiz var. Bin yıllardır sözlü gelenekle beraber inancımızı bugüne kadar taşıyan pirlerin ve talip topluluğunun beraberliği vardır. Herkes kendi pirinin eteğinden tutarsa, kendi rehberinin ışığında devam ederse bu inancı kimsenin bozmaya gücü yetmez.”
PİRHA-Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın, 9 belediye işçisini işten çıkarmasına DİSK Genel-İş Dersim Şube tepki gösterdi. Sendika, “Bu karar işçilerin yaşam hakkına yönelik açık bir saldırıdır. İşten çıkarılan dokuz emekçimizin derhal işlerine iade edilmesini talep ediyoruz” denildi.
22 Kasım’da İçişleri Bakanlığı kararıyla Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, bugün 9 belediye işçisini işten çıkardı.
İşten çıkartılan işçilerin isimleri şu şekilde: Celal Aydın, Gökhan Türkkan, Ali Ercan, Zeki Yıldırım, Bedri Akyol, Berna Çelebi, Nazlı Çelik Öz, Veli Nakış, Cemal Güngörmüş.
DİSK Genel-İş Dersim Şubesi, işten çıkarılan işçiler ve Dersim’deki siyasi parti temsilcileri 9 belediye işçisini işten çıkarmasına tepki göstererek, DİSK Genel-İş Dersim Şube binasında açıklama yaptı. Açıklamayı DİSK-Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk okudu.
“İŞTEN ATILAN İŞÇİLER DERHAL İŞE GERİ ALINSIN”
Dokuz emekçinin ağır kış şartlarının yaşandığı bir dönemde ve hayat pahalılığının emekçilerin omuzlarına daha fazla yüklendiği bir ortamda işlerinden çıkarıldığını söyleyen DİSK-Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk, “Bu karar işçilerin yaşam hakkına yönelik açık bir saldırıdır. İşveren tarafından işten çıkarılma gerekçesi olarak gösterilen dayanaklar hukuki ve vicdani açıdan kabul edilemez. Belediyeler halka hizmet etme sorumluluğu taşırken emekçilerin geçim kaynakları yok sayılamaz. İşçilerin alın teri ve emeği hiçbir ekonomik gerekçeyi ya da siyasi kararın kurbanı yapılamaz. Buradan Tunceli Belediyesi yönetimine açıkça çağrıda bulunuyoruz. İşten çıkarılan dokuz emekçimizin derhal işlerine iade edilmesini talep ediyoruz. Emekçilerin haklarının korunması ve yaşamlarının iyileştirilmesi için adımlar atılmalıdır” dedi.
“İŞE GERİ DÖNENE KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”
İşten çıkarılan işçilerden Zeki Yıldırım ise konuşmasında şunları ifade etti:
“2016 yılının ardından yeniden iş aktim feshedildi. Ekonomik koşulların ağırlaştığı bir dönemde bugün belediye tarafından kısa bir yazıyla işçi giderlerinin belediyenin bütçesinin %40’nın üzerine ulaştığı gerekçesiyle 9 emekçi arkadaşımız işten atıldı. Devlet, Dersim Belediyesi’ne kayyım atadı. Kayyımın görevi belediyenin bütçesini artırıp hizmet üretmektir. Ancak bugün yılbaşı günü emekçilerle dalga geçilerek emeğimiz gasp edilmiştir. Demek ki bizden sonra da yüzlerce insanın ekmeğiyle oynayacaklar. Verilen karara boyun eğmeyeceğiz ve işe geri dönene kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.
PİRHA-22 Kasım’da Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım, bugün 9 belediye işçisini işten çıkardı.
22 Kasım’da İçişleri Bakanlığı kararıyla Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, bugün 9 belediye işçisini işten çıkardı.
İşten çıkartılan işçilerin isimleri şu şekilde: Celal Aydın, Gökhan Türkkan, Ali Ercan, Zeki Yıldırım, Bedri Akyol, Berna Çelebi, Nazlı Çelik Öz, Veli Nakış, Cemal Güngörmüş.
İŞTEN ÇIKARILAN İŞÇİLERE VERİLEN BELGE
Kayyım tarafından işçilere verilen belgede şu ifadeler yer aldı:
“Belediye Başkanlık Makamının 30.12.2024 tarih ve 43578 sayılı yazısına istinaden, 28 Nisan 2018 tarihli ve 30405 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşları ile Bunların Üyesi Olduğu Mahalli İdare Birliklerinin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul ve Esasların” 5 inci maddesinin inci fıkrasında; “İdarelerin .Şirket personeli de dahil yıllık toplam personel giderleri, idarenin gerçekleşen en son yıl bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde kırkını aşamaz.” denildiğinden, mevcut durum itibariyle Belediyemiz personel giderlerinin yüzde 79 olduğu, tamamı Belediyemize ait olan Tunceli Un ve Unlu Mamulleri Tanzim Satış Beton Parke İnş. Nakl. İşl. Tic. San. A.Ş.’nin maaşları Belediyemiz bütçesinden karşılandığından ve mevcut personel giderleri ile Mali Yönetimin sürdürülemez olduğu görüldüğünden, son alınan ilk çıkar prensibine uygun olarak iş aktiniz sonlandırılarak, işten çıkış işleminiz yapılmıştır. Bilgilerinize rica ederim.”
PİRHA-EMEP Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Yaşar Çiçek, “AKP iktidarı kendi bekasını korumak için muhaliflere saldırıyor, biz de buna karşı topyekun mücadele etmemiz gerekiyor” dedi. SMF Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Yüksel ise “Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanması yasal değildir, halkın iradesine yapılan darbedir” diye konuştu.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atandı.
EMEP Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Yaşar Çiçek ve SMF Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Yüksel, Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.
“2016 YILINDAN İTİBAREN KÜRT HALKININ İRADESİNE KAYYIM ATANIYOR”
22 Kasım’da Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanarak halkın iradesine el koyulduğunu belirten EMEP Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Yaşar Çiçek, “Bir kişi aday olmak için Yüksek Seçim Kurulu’na başvuru yapıyor eğer aday olmasında bir sorun yoksa Yüksek Seçim Kurulu tarafından onaylanıyor. Yüksek Seçim Kurulu Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a seçime girebilirsin, sorun yok diyor ama daha sonra Cevdet Konak’a ceza verilerek Dersim Belediyesi’ne kayyım atanıyor. AKP iktidarının kayyım politikası yeni bir şey değil. 2016 yılından itibaren Kürt halkının iradesine kayyım atanıyor. Ancak artık CHP’li belediyelere de kayyım atanmaya başlandı” diye belirtti.
“AKP KENDİ İKTİDARINI KORUMAK İÇİN MUHALİFLERE SALDIRIYOR”
AKP iktidarının kendi bekasını korumak için muhaliflere saldırdığını söyleyen Çiçek, “Biz de buna karşı topyekun mücadele etmemiz gerekiyor. Daha 4 yıldan fazla bir süre var halka ait olan belediyeyi zorla alarak nasıl yönetecekler. Belediyeye kayyım atanmasından dolayı Dersim halkı çok rahatsız. Biz halkımızla birlikte kentin sorunlarını kendi olanaklarımızla çözmeye çalışacağız” dedi.
“KAYYIM HALKIN İRADESİNE YAPILAN BİR DARBEDİR”
Demokrasinin olduğu ülkelerde halkın iradesine kayyımın atanmayacağını ifade eden SMF Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Yüksel de şunları ifade etti:
“Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanması yasal değildir, halkın iradesine yapılan darbedir. Biz 14 tane Dersim Belediyesi Meclis Üyesi olarak halkın iradesiyle seçildik. Vatandaş kayyıma yetki vermeden zorla belediyeyi yönetiyor. Dersim ve Ovacık belediyelerine atanan kayyımların maden projeleriyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Eğer belediye başkanı açığa alındıysa onun yerine belediye başkanı meclis üyeleri içerisinden seçilmesi gerekiyor. Halkın iradesine ipotek koyulması anti-demokratik bir uygulamadır. Bizimle ilgili hiçbir karar olmamasına rağmen belediye meclis üyeleri olarak Meclis toplantısı yapmak için belediyeye giremiyoruz.”
PİRHA-22 Kasım’da Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atandı. Belediyelere kayyım atanarak halkın iradesinin yok sayıldığını ifade eden Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, “Halk iradesini ortaya koyuyor ama siz halkın iradesini yok sayıyorsunuz” derken, Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun ise, “Halk belediye başkanı için ayrı, belediye meclis üyeleri için ayrı oy kullanıyor. Belediyelerde işleyiş yasal olarak belirlenmiş durumda eğer belediye başkanı görevinden alınırsa belediye meclisi içerisinden bir kişi başkanlık görevini yürütebilir” diye konuştu.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atandı.
Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya ve Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.
“HALKIN İRADESİ YOK SAYILIYOR”
AKP iktidarının kayyım politikasına tepki gösteren Hozat Belediye BaşkanıAydın Kaya, konuşmasında şunları dile getirdi:
“Halkın iradesine ipotek koyulabilir mi? Halk bir kişiyi belediye başkanı olarak seçiyor ama halkın iradesi yok sayılıyor. Atanan kayyımların yasada bir yeri yok sadece iktidarın politikalarından kaynaklanıyor. 38 belediyeye daha kayyım atanacak diye söylentiler var. Halk iradesini ortaya koyuyor ama siz halkın iradesini yok sayıyorsunuz. Tüm demokratik kitle yan yana durmalıdır kayyım atanmasına ilişkin eğer biz yan yana durmazsak daha fazla belediyeye kayyım atanacaktır.”
“KAYYIM UYGULAMASI ANTİ-DEMOKRATİK BİR YAKLAŞIM”
Belediyelere kayyım atanmasının anti-demokratik bir uygulama olduğunu belirten Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, “Belediye başkanlarının geçmiş yıllardan devam eden davaları var ancak bu sürece denk gelmesi ilginç bir durum. Belediyelerde işleyiş yasal olarak da belirlenmiş durumda. Eğer belediye başkanı görevinden alınırsa belediye meclisi içerisinden bir kişi başkanlık görevini yürütebilir. Bugün yapılan durum tamamen yasaya aykırı işleyişler. Halk belediye başkanı için ayrı, belediye meclis üyeleri için ayrı oy kullanıyor. Kayyım uygulamasını doğru bulmuyorum anti-demokratik bir yaklaşım. Seçimle seçilmiş bir belediye başkanı yerine kayyım atanıyor ancak mahkeme süreci de devam ediyor kesinleşmiş bir karar da yok” diye konuştu.
PİRHA-DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımı ve yarattığı tahribatlara ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle Meclis’te soru önergesi verdi. Belediyeye kayyım atanmasıyla halkın iradesinin tanınmadığını belirten Ayten Kordu, “Yerel yönetimlerin gerçek sahiplerine bırakılması için yasal bir düzenleme yapacak mısınız?” diye sordu.
Hakkâri, Esenyurt, Mardin, Batman, Halfeti, Dersim ve Ovacık’ın ardından son olarak Van’ın Bahçesaray ilçesine kayyım atandı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımı, kayyımın yarattığı tahribatları, yerel hizmetlerin aksaması ve halkın mağduriyetine yol açan uygulamalara ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle Meclis’te soru önergesi verdi.
“HALKI MAĞDUR EDEN KAYYIM UYGULAMALARI DERHAL SONLANDIRILMALIDIR”
22 Kasım’da Dersim Belediyesi’nin abluka altına alınarak belediye eş başkanlarının yerine kayyım atandığını söyleyen Ayten Kordu, “Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Vali Bülent Tekbıyıkoğlu’nun ilk icraatı, sabahın erken saatlerinde belediyenin etrafını beton bariyerlerle halka kapatmak olmuştur. Dersim halkı iradesine tarihine, kültürüne ve değerlerine yapılan bu saygısızlık karsısında irade gaspına karşı seçilen eş başkanlarına sahip çıkarak, demokratik protesto hakkını kullanmış ve belediyelerin asıl sahiplerine bırakılmasını talep etmiştir.
Kayyım görevlendirmesi kararının hemen ardından, belediye önüne gelen çok sayıda kişi, kolluk kuvvetleri tarafından tazyikli su, biber gazı ve plastik mermilerle saldırıya uğramıştır. Birçok kişi kriminalize edilerek gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Kayyımların belediyelerde yaratmış oldukları bu tahribatlar, özellikle Kürt nüfusunun yoğun yaşadığı kentlere kayyım atanması, asimilasyon politikalarının ve cinsiyet eşitsizliğinin artık düzeltilmez boyutlara ulaştığı, hukukun ve seçim sonuçlarının tanınmadığı halkı mağdur eden bu uygulamalar derhal sonlandırılmalıdır” diye belirtti.
“BELEDİYELERDE YAŞANAN AKSAKLIKLAR HAKKINDA NASIL DÜZENLEMELER YAPMAYI PLANLIYORSUNUZ?”
Ayten Kordu, İçişleri Baklanı Ali Yerlikaya’ya cevaplaması için şu soruları yöneltti:
-Seçim sonuçlarının ve halkın iradesinin tanınmadığı, Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Vali Bülent Tekbıyıkoğlu’nun sabahın erken saatlerinde belediye etrafına beton bariyerler koyarak halkı sokağa çıkamaz hale getirmesi ve kayyım atamalarına karşı halkın demokratik protesto hakkını kullanan yurttaşlara karşı uygulanan orantısız şiddetle ilgili açıklamanız nedir?
-Kayyımın atandığı gün ve sonraki günlerde polis kontrolleri sırasında ile giriş yapmak isteyen kişilerden dersimde yaşadığını gösteren “Yerleşim Yeri ve Diğer Adres Belgesini” (İkametgâh) ibraz etmeleri istenmiştir. Halkın seyahat özgürlüğünü kısıtlayan bu uygulamanın yasal gerekçesi nedir?
-Kayyımlar, yerel yönetimleri gasp ederek, halkın seçme hakkına ve seçilen belediye başkanlarının görevine müdahale etmektedir. Ayrıca, kayyım atanan belediyelerde işçilere uygulanan mobbing, işten çıkarmalar, sürgün edilme ve toplu sözleşme ile yasalarla güvence altına alınan haklarının ellerinden alınmaması için alınan önlem ya da herhangi bir çalışmanız var mıdır?”
-Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde, cinsiyet eşitsizliğini ve asimilasyon politikalarını körükleyerek halkı mağdur eden kayyım uygulamalarına son vererek, yerel yönetimlerin gerçek sahiplerine bırakılması için yasal bir düzenleme yapacak mısınız?
-Kayyım atamaları ve buna karşı yapılan demokratik protestolar sırasında, kolluk kuvvetlerinin tazyikli su, biber gazı ve plastik mermiler kullanarak halka müdahale etmesi, halkın barışçıl gösteri yapma hakkını ihlal etmektedir. Bu durumun düzeltilmesi için hangi somut adımlar atılacaktır?
-Kayyım atamalarının, kadınların yerel yönetimlerdeki temsili ve toplumsal eşitlik üzerindeki olumsuz etkilerinin telafisi için çalışmalarınız nelerdir? Kadınların büyük emeklerle elde ettikleri kazanımlarını ve siyaset yapma haklarını korumak için aldığınız önlemler nelerdir?
-Kayyımların belediyelerde yarattığı tahribatlar, yerel hizmetlerin aksamasına ve halkın mağduriyetine yol açmaktadır. Kayyımların, belediyelerin mali kaynaklarını nasıl yönettiği, yerel halkın haklarını nasıl savunduğu konusunda hükümetin bir denetimi var mıdır? Bu uygulamaları nedeniyle belediyelerdeki kamu hizmetlerinde yaşanan aksaklıklar hakkında hükümet ne gibi düzenlemeler yapmayı planlamaktadır?
-Kasım 2024 itibariyle kayyım protestoları sırasında Dersimde gözaltına alınan kişi sayısı kaçtır? Bu kişilerden kaçı tutuklanmış, kaç kişi hakkında adli kontrol kararı ve ev hapsi kararı verilmiştir.?
-Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek kaç kişi tespit edilmiş ve haklarında yasal işlem başlatılmıştır?
PİRHA- Dersim’de 24 Kasım’da kayyım protestolarına katıldıkları için gözaltına alınan ve tutuklanan Sezai Aksürek ve Fethi Kaykaç serbest bırakıldı.
DEM Partili Dersim Belediyesi ile CHP’li Ovacık Belediyesi’ne 22 Kasım akşamı kayyım atandı.
Dersim’de kayyım protestolarında gözaltına alınan ve tutuklanan Sezai Aksürek ve Fethi Kaykaç, avukatların tutukluluğa itiraz etmesiyle serbest bırakıldı.
Dersim’de kayyım protestolarının ardından tutuklanan 10 kişinin hepsi serbest bırakıldı.
PİRHA-Dersim’de kayyım protestoları nedeniyle dün akşam saatlerinde gözaltına alınan Ertan Çıta, Özkan Arslan, Özcan Ateş, Çağdaş Bağaç ve Volkan Toka serbest bırakıldı.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atandı.
Dersim’de kayyım protestoları nedeniyle dün gözaltına alınan Yeni Demokrasi Muhabiri Ertan Çıta, Munzur Çevre Derneği Üyesi Özkan Arslan, DEM Parti Dersim eski İl Yöneticisi Özcan Ateş, DEM Parti Dersim İl Yöneticisi Çağdaş Bağaç ve DEM Parti Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Volkan Toka serbest bırakıldı.
PİRHA-Dersim Belediyesi meclis üyeleri, Aralık ayı meclis toplantısı için belediyeye girmek istedi ancak polis tarafından izin verilmedi. Meclis üyeleri, Yeraltı Çarşısı üstünde meclis toplantısını gerçekleştirdi. Dersim’in her sokağının kendileri için meclis toplantı salonu olduğunu belirten Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Mücadelemize devam edeceğiz, halkımızla birlikte Dersim’i yöneteceğiz” dedi.
Dersim Belediyesi meclis üyelerinin Aralık ayı meclis toplantısı için belediyeye girmesine polis tarafından izin verilmedi. Dersim Belediyesi meclis üyeleri, Yeraltı Çarşısı üstünde meclis toplantısını gerçekleştirdi.
“HALKIMIZ KAYYIM POLİTİKALARINI KABUL ETMİYOR”
Polisin engellemesine tepki gösteren DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Valinin kayyım olarak atanmasını, seçilmişlerin yerinde olmasını meşru görmüyoruz. Halkımız kayyım politikalarını kabul etmiyor. Meclis üyelerimize ulaştırılan bir tebligat yok, şu an kendileri görevdedir. Dolayısıyla bugün kentin ve halkın gündemindeki konuları ele alacaklardır. Şimdi burada bir engellemeyle karşı karşıyayız. Bu engelleme kayyum politikasının bir devamı olarak karşımızda duruyor” diye konuştu.
KAYYIMLA İLGİLİ ÖNERGE OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ
Yeraltı Çarşı üstünde gerçekleştirilen meclis toplantısında Sayıştay Raporu ve Afet İşleri Müdürlüğü ile ilgili konular oy birliği ile kabul edildi. Kayyımla ilgili verilen yazılı önerge ise 3’üncü gündem maddesi olarak görüşüldü ve belediye meclis üyeleri tarafından oy birliğiyle kabul edildi.
“HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE BELEDİYEMİZE KAYYIM ATANDI”
EMEP Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Yaşar Çiçek, “Aralık ayı olağan meclis toplantısını olağan olmayan şartlarda toplanmış bulunmaktayız. 22 Kasım’da hukuksuz bir şekilde belediyemize kayyım atandı” dedi.
CHP Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Demir ise “Normal şartlarda olsaydık meclis toplantımızı belediyemizde yapacaktık ancak ne yazık ki Türkiye’de hukuk, demokrasi insan hakları askıya alınmış durumda. Ülkeyi yönetenler çağdışı yöntemlerle yönetmek istiyorlar. Bunun karşısında olanlar iradesine sahip çıkması gerekiyor” diye belirtti.
Kayyım geldikten sonra işçilerin mobbing altında çalıştığını belirten DEM Parti Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Filiz Gülmez, “Belediyenin her kurumuna 2-3 tane polis dikmişler, otogara giden yolumuz kapalı durumda. Kayyımdan önce açık bir cezaevinde yaşıyorduk şimdi ise kapalı bir cezaevine döndü kentimiz. Yürürken bile rahatsız oluyoruz, halk çok tedirgin” dedi.
SMF Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Yüksel de “Kayyım Dersim halkına sadece borç bırakmıştı. Kayyımlar sadece yandaşlarına halkın paralarını harcamaktadır” diye konuştu.
Kayyımın sadece belediye binalarını işgal edebileceğini söyleyen yerine kayyım atanan Dersim Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, “Halkımız kendisinin nasıl yönetileceğinin yollarını çok iyi bilir. Kayyım, devletin çeşitli olanaklarını arkasına alıp halka şirin gözükmek için bir şeyler yapabilirler ama hiçbir hizmet halkın iradesiyle eşleştirilemez ve gasp edilen iradenin yerine konulamaz” ifadelerini kullandı.
“HALKIMIZLA BİRLİKTE DERSİM’İ YÖNETECEĞİZ”
Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Bundan sonraki dönemlerde Dersim’in her sokağı, mahallesi ve mekânı bizim için halkımızla birlikte yapacağımız meclis toplantılarının gerçekleştirileceği alanlar olacaktır. Mücadelemize devam edeceğiz, halkımızla birlikte Dersim’i yöneteceğiz.”
Meclis toplantısında yapılan konuşmaların ardından Ocak ayı meclis toplantısının 6 Ocak Pazartesi günü yapılması kararı alındı.
PİRHA-Dersim’de kayyımı protesto eylenlerinde gözaltına alınıp tutuklanan 3 kişi, avukatların tutukluluğa yaptığı itirazın ardından serbest bırakıldılar.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atandı.
Kayyım kararını protesto etmek amacıyla birçok kişi protesto gösterilerine katıldı. Eylemlerde “Polise mukavemet”, “Kamu malına zarar verme” ve “2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanununa muhalefet etme” gerekçesiyle tutuklananlardan 3 kişi avukatların tutukluluğa yaptığı itirazdan sonra serbest bırakıldı.
Serbest bırakılan isimler şu şekilde: Veli Akyol, Murat Karaboğa, Enes Bora.
PİRHA-Dersim’de kayyım protestoları nedeniyle polis tarafından yapılan ev baskınlarında Yeni Demokrasi Muhabiri Ertan Çıta, Munzur Çevre Derneği Üyesi Özkan Arslan, DEM Parti Dersim eski İl Yöneticisi Özcan Ateş, DEM Parti Dersim İl Yöneticisi Çağdaş Bağaç ve DEM Parti Dersim Belediyesi Meclis Üyesi Volkan Toka gözaltına alındı.
22 Kasım’da İçişleri Bakanlığı kararıyla Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atandı. Dersim’de kayyım protestoları nedeniyle polis tarafından yapılan ev baskınlarında 5 kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınan isimler şu şekilde: Ertan Çıta, Özkan Arslan, Özcan Ateş, Çağdaş Bağaç, Volkan Toka.
Gözaltına alınanlar, Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
PİRHA-Dersim’de kayyım gösterilerinde tutuklanan 4 kişi serbest bırakıldı.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı.
Kayyım kararını protesto etmek amacıyla bir çok kişi protesto gösterilerine katıldı. Kayyımı protesto gösterilerine katılan ve “Polise mukavemet”, “Kamu malına zarar verme” ve “2911 sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanununa muhalefet etme” gerekçesiyle için tutuklanan 10 kişiden 4’ü avukatların tutukluluğa yaptığı itirazdan sonra serbest bırakıldı.
Serbest bırakılan isimler şu şekilde: Şiyar Ataş, A.C., Rıdvan Gül, Aykut Aksakallı.”
PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, esnaf ziyareti yaparak yurttaşları yarın gerçekleştirilecek Aralık ayı belediye meclis toplantısına davet etti. Kayyımın rant ve talan olduğunu ifade eden yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Biz Dersim halkı olarak, irade gaspına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için aralarında Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın olduğu 10 kişi tutuklandı.
Aralarında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin olduğu heyet, Moğultay Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirerek 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına yurttaşları davet etti.
“İRADE GASPINA KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Kayyımın rant ve talan olduğunu ifade eden yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Kayyım atayarak sadece belediye binamızı işgal etmediler. Aynı zamanda Dersim halkının inancı, kimliği ve siyasal değerlerini de yok etmek istiyorlar. Kayyım, Dersim’i insansızlaştırma ve madencilik faaliyetlerinin önünü açmaktır. Biz Dersim halkı olarak irade gaspına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Aralık ayı belediye meclis toplantısı yarın saat 10.00’da gerçekleştireceğiz. Belediye meclis üyeleri ve halkımızla birlikte belediye meclisi toplantı salonuna gideceğiz. Halkımızın görüş ve önerilerini tartışacağız. İzin verilmediği takdirde de Yeraltı Çarşısı üstünde toplantımızı gerçekleştireceğiz. Kayyımın yıkımını ve birlikte mücadeleyi halkımızla birlikte tartışacağız” dedi.
Seçme ve seçilme hakkının hiçe sayılarak iradelerinin gasp edildiğini belirten yerine kayyım atanan Dersim Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale, “Yarın Yeraltı Çarşısı üstünde toplanarak kendi yasal hakkımızı kullanmak üzere belediye meclis salonuna giderek meclis toplantımızı gerçekleştireceğiz. Halkımızın kendi iradesine sahip çıkmak üzere yanımızda olmaya çağırıyoruz” diye belirtti.
“KAYYIMLAR HALKIN İRADESİNE DARBEDİR”
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, ise konuşmasında şunları dile getirdi:
“Kayyımlar bir ülkenin demokrasisine ve halkın iradesine darbedir. İktidarın kayyım politikası giderek genişliyor. Dersim halkı, seçilen belediye başkanlarına görev vermiştir fakat iktidar Kürtlerin, Alevilerin ve ülkede demokrasi isteyenlerin iradesini tanımıyor. Yarın güçlü bir şekilde halkımızla birlikte belediye meclis toplantısını yapacağız, irademize sahip çıkalım.”
PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, esnaf ziyareti yaparak yurttaşları 3 Aralık’ta gerçekleştirilecek aralık ayı belediye meclis toplantısına davet etti.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için aralarında Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın olduğu 10 kişi tutuklandı.
Aralarında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin olduğu heyet, Atatürk Mahallesi ve Cumhuriyet Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirerek 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına yurttaşları davet etti.
“MECLİS TOPLANTISINDA BİZE DESTEK OLMANIZI İSTİYORUZ”
Kayyımın halkın kendi iradesiyle yaratmış olduğu kazanımları işgal etmek olduğunu vurgulayan yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “Kayyımın hizmet etme şekli mantığı belediyeyi halktan kopararak asimilasyon politikalarını daha da yoğunlaştırmaktır. Belediyemizi geri alacağız ancak kendi iradesine sahip çıktığı için Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan ile birlikte toplamda 10 kişi tutuklandı. 3 Aralık’ta saat 10.00’da meclis toplantısı var, bizler belediyeye gideceğiz sizden de bize destek olmanızı istiyoruz. Dersim’in sorunlarını meclis toplantısında tartışacağız” dedi.
“BİAT ETMEYECEĞİZ”
Halkın iradesine sahip çıktığı için Dersim’de tutuklama furyasını başladığını ifade eden DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Tutuklamalarla birlikte halkımızı korkutmak istiyorlar. Dik duruşumuzu tarihsel geçmişimizden alıyoruz. Ne tutuklamalar ne de gözaltılar karşısında biat etmeyeceğiz. Mücadelemizi sürdüreceğiz, gaspçı kayyım politikasına karşı belediyeler halkındır diyoruz. 3 Aralık’ta yapılacak belediye meclis toplantısına halkımızı davet ediyoruz” diye belirtti.
“HALKIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKI YOK SAYILDI”
yerine kayyım atanan Dersim Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkale ise, konuşmasında şunları dile getirdi:
“Halkın iradesi ayaklar altına alındı. Halkın seçme ve seçilme hakkı yok sayıldı. İktidar, halkın iradesine kayyım atayarak bu durumu sistematik hale getirdi. 3 Aralık’ta belediye meclisi olarak yasal hakkımızı kullanacağız, belediyeye giderek meclis toplantımızı gerçekleştireceğiz. Halkımızdan isteğimiz kendi iradesine sahip çıkarak yanımızda olmaya davet ediyoruz.”
PİRHA-Belediyelere kayyım atanmasıyla halkın iradesine darbe yapıldığını belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Bizler kayyımı kabul etmiyoruz. Bu darbeci, gaspçı, işgalci yaklaşımı kabul etmiyoruz. Daha fazla bir araya gelerek mücadelemizi genişleteceğiz” dedi.
Hakkâri, Esenyurt, Mardin, Batman, Halfeti, Dersim ve Ovacık’ın ardından son olarak Van’ın Bahçesaray ilçesine kayyım atandı.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için aralarında Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın olduğu 10 kişi tutuklandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim ve Ovacık belediyelerine atanan kayyımlara ilişkin PİRHA’ya konuştu.
“HALKI KİMLİKSİZLEŞTİRMEK VE DOĞAYI TALAN ETMEK İÇİN BELEDİYELERE KAYYIM ATANIYOR”
Kayyımların Kürt illerindeki halkı kimliksizleştirmek ve doğayı talan etmek için atandığını söyleyen Ayten Kordu, “Bu toprakları inancından, özünden koparmaya çalışıyorlar. Göçertilme, işsizlik ve belediyelere atanan kayyımlar bundan ayrı düşünülemez. Belediyelere kayyım atamalarına karşı halk kendine yakın gördüğü kişileri seçmiş olması da halk iradesinin ısrarıdır. Dersim halkının bu ısrarındaki neden topraklarına bağlı olmasındaki ısrardır. Dersim’in buna ilişkin özgünlüğü de topraklarına olan hakikatinden kaynaklanıyor” diye belirtti.
“KAYYIMLAR 2015’TEN BU YANA SÜRDÜRÜLEN ÇÖKERTME PLANININ BİR PARÇASIDIR”
Belediyelere atanan kayyımların devletin inkâr politikalarından ayrı düşünülmemesi gerektiğini belirten Ayten Kordu, “Kayyımlar bizim sık sık söylediğimiz tekçi, dinci, ulusalcı, milliyetçi yaklaşımın kendisinden bağımsız değildir, bu politikaların bir parçasıdır. kayyımlar 2015 yılından itibaren sürdürülen çökertme politikalarının bir parçası olarak devam ediyor. O dönemde birçok derneğe, medya kuruluşuna kapatma kararı alındı. DEM Parti’nin yerel yönetim politikaları hedef alınıyor. Belediyelere atanan kayyımlar halkın kendi oylarıyla seçilen, bizim yerel politikalarımızdaki paradigmamıza, hizmet anlayışımıza karşı yapılmış bir gasptır” dedi.
“KAYYIM HALKIN KENDİSİNE YÖNELİK GERÇEKLEŞTİRİLEN BİR DARBEDİR”
Birçok belediyeye kayyım atanmasıyla halkın iradesine darbe yapıldığını vurgulayan Ayten Kordu, “Bizim belediyelerimiz sadece sokak temizleyen bir belediye değil. Halkıyla beraber sorunlara çözüm üreten bir anlayışa sahiptir. Bizim belediyelerin anlayışı halkla birlikte ortak çözüm bulma, ortak hareket etmektir. Bu sadece Kürt halkının seçtiği belediyelerle sınırlı kalmadı. Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atanması iktidarın Alevilere, Kürtlere ve demokrasiye de düşman olduğunu gösteriyor. Kayyımlar sadece belediye başkanlarına atanmaktan ibaret değil aynı zamanda oy veren halkın kendisine yönelik gerçekleştirilen bir darbedir. Osmanlı döneminde müfettişlerle yapılan şimdi de kayyımlarla devam eden bir anlayış devam ediyor. Burada sürekli Kürtlerin kendini yönetmesine, kendi sorunlarına çözüm üretmesine, kendi politikalarını yaratmasına ilişkin hep bir müdahale var” diye ifade etti.
“DERSİM HALKI, YAŞAM ALANLARINI KUTSALLI ATFEDER”
Dersim halkının yaşam alanlarını kutsal gördüğünü ifade eden Ayten Kordu, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Dersim halkı, ağacın, kuşun, kurdun rızalığını alan inançtan gelen bir anlayışa sahiptir. Bu coğrafya sadece ağaçtan, sudan ibaret değildir, aynı zamanda kendi inancının, kültürünün, dilinin, kimliğinin yeridir. Bu toprakları inancından, özünden koparmaya çalışıyorlar. Yakın dönemde Tunceli Valiliği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan ‘Anadolu’nun Horasan’ı Tunceli Sempozyumu’ bunun bir örneğidir. Göçertilme, işsizlik ve belediyelere atanan kayyımlar bundan ayrı değil.”
“DERSİM BELEDİYESİ, İŞGAL EDİLEN BİR BELEDİYEDİR”
Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu’nun il genel meclis toplantısında kullandığı ‘Seçilmişler kutsal değildir’ sözlerini eleştiren Kordu, “Tunceli Valisi ve Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım Bülent Tekbıyıkoğlu, belediye meclis üyeleriyle yaptığı ilk toplantıda belediye eş başkanları hakkında kullanmış olduğu ‘Seçilmişler kutsal değildir’ söylemi devletten bağımsız değildir. Valinin kendisi atanmış bir memurdur. Valinin kutsal gördüğü iktidar Anayasa’yı tanımayan, hukuk dışı bir politika izliyor. İktidar Anayasa’ya uymayarak anti-demokratik bir yol izliyor. İktidar, bütün atanmışları seçilmişlerin üzerinde görüyor. Tıpkı umumi müfettişlere atanan memurlar gibi. Dersim’e girdiğinizde her tarafta beton bariyerler var. Kayyımın atandığı gün belediye etrafında örülen duvarlar askeri bir kışla görünümünü anımsatıyor. Bu kentte halkın seçmiş olduğu belediye başkanlarının koltuğu üzerine oturuyorsunuz, bir darbeci gibi işgal ediyorsunuz ve polis kuvvetiyle korumaya çalışıyorsunuz. Dersim Belediyesi işgal edilen bir belediyedir.”
“DERSİM HALKI, YAŞANAN HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEDİ”
Dersim İttifakı’nın belediye seçimlerini kazandıktan sonra yaptığı çalışmalara değinen Kordu, “Daha önceki dönemlerde kalan borçlarla belediyeyi devraldık. Belediye eş başkanlarımız buna rağmen kısa sürede önemli işlere öncülük etti. Halkın içinde, onların görüşünü alarak yol yapımından tutun da yaşam alanlarının düzenlenmesine kadar, 7 aylık kısa bir süre içerisinden çok büyük emek harcadılar. DEM Parti’nin demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmasıyla ciddi anlamda güzel çalışmalar sarf ettiler. Bu kısa sürede halkın belediyelerine sahip çıkmasındaki neden bununla ilgili bir durum. Halk belediye eş başkanlarından gördüğü o güveni alarak belediyelerine sahip çıktı. Dersim halkı yaşanan bu kadar haksızlığı, zulme, hukuksuzluğa boyun eğmedi için direnmek istediler” dedi.
“ALEVİ, KÜRT OLUP DA FİŞLENMEYEN KİMSE KALDI MI BU ÜLKEDE”
“AKP-MHP iktidarının hukuku askıya aldığını söyleyen Kordu, “Kendi iktidarları uğruna hukuka yön verdiklerini uzun bir süredir görüyoruz. Bir kişi suç işlemediği ve kesinleşmemiş cezası olmadığı sürece seçme ve seçilme hakkına sahiptir. Türkiye’de Alevi ve Kürt olup da ceza almayan, fişlenmeyen kimse var mı? Bizim kendi kuşağımız fişlenmişti şimdi de gençlerimiz fişleniyor. Hepsi kayıt altına alınıyor, fişleniyor. O bakımdan demokrasi, özgürlük isteyen her Alevi, Kürt ve demokratın bir suç kaydı var. Bunu da istediği zaman belediye eş başkanları üzerinde kullanıyorlar hukuksuz bir şekilde. Normalde bir başkanın yerine belediye meclis üyeleri yeni bir başkan belirler. İktidar bunu hedeflemediği için belediyeleri şantaj olarak kullanıyor. İktidar savcılara talimat vererek davaların hızlandırılmasını, sonuçlandırılmasını ve herhangi bir bahane uydurarak belediyelerin işgal edilmesini istiyor” diye ifade etti.
“BELEDİYEYİ SÖMÜRMEK İÇİN KULLANACAKLAR”
Belediyelerin ekonomik rant alanı olarak kullanıldığını dile getiren Kordu, “Daha önceden belediyelerde binlerce liralık borç bıraktıklarını ve belediyeleri talana açtıklarını gördük. Belediyelerin paralarını, halkın önceliklerine göre değil kendi ihtiyaçlarına göre harcıyorlar. Varlıklarımızı, yok etmek için belediyeyi kullanacaklar. Kürt halkının güçlü bir direniş hattı var. Bütün demokrasi isteyen güçlerle beraber hep birlikte hem Dersim’de hem genelde örgütlülüğümüzü büyütmemiz gerekiyor. Bizler kayyımı kabul etmiyoruz. Bu darbeci, gaspçı, işgalci yaklaşımı kabul etmiyoruz. Daha fazla bir araya gelerek mücadelemizi genişleteceğiz. Demokrasiyi, özgürlüğü, eşitliği ve ekolojik yaşamı Kürdistan ve Türkiye’nin her yerde inşa edeceğiz” diye konuştu.
PİRHA-Sabah saatlerinde Pertek’teki evinde gözaltına alınan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, tutuklandı.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a ise 24 Kasım’da ev hapsi ve yurtdışı yasağı verilmişti.
Sabah saatlerinde “Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” ve “Polise mukavemet” iddialarıyla gözaltına alınan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
PİRHA- Sabah saatlerinde evinden gözaltına alınan Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan ifade için Tunceli Adliyesi’ne getirildi.
Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan, Pertek İlçe Emniyet Müdürlüğü’nce gözaltına alındı. Orhan’ın Dersim’e götürüleceği öğrenildi. Birsen Orhan hakkındaki “Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” ve “Polise mukavemet” iddialarıyla gözaltına alındığı belirtildi.
Sabah saatlerinde evinden gözaltına alınan Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan ifade için Tunceli Adliyesi’ne getirildi.
PİRHA-22 Kasım’da Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atandı. İktidarın kayyım politikasının sadece Dersim’i kapsamadığını ifade eden ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, “Kayyım, iktidarın üç dönemdir Kürt halkının iradesine yaptığı bilinçli bir saldırıdır” derken, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, “Kayyım halkın seçtiği siyasi iradenin gasp edilmesidir. İktidar kendisine biat edilmesini istiyor. Asıl mesele halkın seçme ve seçilme hakkına gasp edilmesidir ve o nedenle kayyım gayri meşrudur” diye konuştu.
İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atandı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için 9 kişi tutuklandı.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) MYK Üyesi Orhan Çelebi ve Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Dersim ve Ovacık belediyelerine kayyım atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.
“KAYYIM DARBESİNİ KABUL ETMİYORUZ”
İktidarın kayyım politikasının sadece Dersim’i kapsamadığını ifade eden ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, “Kayyım, iktidarın üç dönemdir Kürt halkının iradesine yaptığı bilinçli bir saldırıdır. 2024’teki yerel seçimlerden sonra bu politikaların değişeceği gibi bir izlenim edinilmişti. Ama gördük ki devlet yine şiddet ve baskıyla bu politikasını sürdürmek, yeniden Kürt halkının iradesine yönelik baskıyı sürdürüyor. İktidar bir yandan çözüm süreci tartışması yürütürken bir taraftan da iktidarın belediyelere kayyım saldırıları devam ediyor. Bu saldırılara karşı halkımız ilk günden itibaren güçlü bir mücadele veriyor ve kayyım darbesini kabul etmiyor. Bölgeden ve çevreden gelen dayanışmacı ziyaretlerimiz oldu. Bu destekler hem bizi hem de Dersim halkını güçlendiriyor. Dersim’in talan edilmesine ve iradesinin gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Bu mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
“İKTİDAR, KENDİSİNE BİAT EDİLMESİNİ İSTİYOR”
Kayyımın halkın seçtiği siyasi iradenin gasp edilmesi olduğunu vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, “İktidar kendisine biat edilmesini istiyor. İktidar kendisinin yanında durursanız dayanışma yaparız ama karşımda durursanız sizi cezalandırırım diyor. Dersim’in dışında bölge illerine baktığımızda kendisine muhalif olan bütün kesimlere karşı saldırılar devam ediyor. İktidarın saldırıları sadece sol, sosyalist çevrelerle sınırlı kalmıyor aynı zamanda ana muhalefete de saldırıların olduğu bir dönemle karşı karşıyayız. Esenyurt ve Ovacık belediyelerine kayyım atanması bunun bir örneği. Ayrıca İstanbul ve Ankara belediyelerine soruşturma açılması da iktidarın kendisine muhalif olan bütün kesimlere saldırılarının devam edeceğinin bir göstergesi. Asıl mesele halkın seçme ve seçilme hakkına gasp edilmesidir ve o nedenle kayyım gayri meşrudur. İktidardan rahatsız olan bütün kesimlerin bir araya gelmesi lazım” diye konuştu.