Etiket: dersimliler derneği

  • Orman yangınları ile Dersim’in inancının, insanının yok edilmesi amaçlanıyor-VİDEO

    Orman yangınları ile Dersim’in inancının, insanının yok edilmesi amaçlanıyor-VİDEO

    PİRHA- Ankara Dersimliler Derneği ve Alevi örgütleri temsilcileri günlerdir Dersim’de süren orman yangınlarına ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananların ağır hak ihlalleri olduğunu ve bunu uluslararası alana taşıyacaklarını belirttiler. Açıklamada ayrıca 1 Eylül’de KESK heyet olan Dersim’e gideceğini duyurdu. 

    Dersim’deki yangını yerinde incelemek isteyen HDP milletvekillerinin yer aldığı heyet yangının devam ettiği bölgeye gitmesi engellenmişti. HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen’in de katıldığı Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi’ndeki açıklamada yangınlar konusunda duyarlılık çağrısı yapılırken yangının uluslararası kamuoyunda duyurulması için çalışılması gerektiği vurgulandı. Öte yandan TÜM-BEL-SEN Genel Başkanı Erdal Bozkurt, KESK bileşenleri olarak 1 Eylül’de Dersim’e heyet gönderme kararı aldıklarını açıkladı.

    “VALİLİĞİN AÇIKLAMASI TAM BİR NİYET OKUMA VE TAHAMMÜLSÜZLÜK”

    Düzenlenen toplantıda yangının devam ettiği bölgede yaşadıklarını aktaran HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, bölgeye girişlerine izin vermeyen güvenlik güçleriyle yaşadıklarını anlattı.

    Valiliğin HDP heyetine yönelik açıklama yaptığını belirten Bilgen, “Bizim için ‘Dersim’in huzurunu kaçırmak için gelen gruplar’ denildi. Bu tam bir niyet okuma ve tahammülsüzlüktür. Burada olan kurumların Dersim’deki temsilcilerinden bilgi aldık. Sonrasında çıktık, çarşıda esnafı selamlayarak minibüslere bindik. Gittiğimiz ilk noktada durdurulduk ve ‘buradan geçemezsiniz’ dediler. Heyetimizin şehre gelişiyle o yol kapatılmış. Güvenlikçiler orada bize başka yol önerdiler. O yolu bizim önümüzden giden polis minibüsleri biz oraya varır varmaz kapattılar. ‘Operasyon nedeniyle burası da kapandı’ dediler. Üçüncü yol arayışımızda askerler tarafından durdurulduk. Kaymakam talimatıyla Hozat’a girişimize izin verilmeyeceği söylendi ve hiçbir yazılı talimat bize tebliğ edilmedi. Yaşananları yerinde görmek ve durum neyse olanı kamuoyuyla paylaşmak için Dersim’e gittik fakat buna izin vermediler” dedi.

    “ORMANLARIN YANMASI ONLARI ETKİLEMİYOR”

    Bilgen, Dersim’de devam eden yangınların uluslararası kamuoyuna taşınması gerektiğini ve yangınlar sonlanıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı.

    Bilgen sözlerine şöyle devam etti:

    “Öyle bir vatanseverlik egemen ki, derelerinin yağmalanması, ormanlarının yakılması onları etkilemiyor. Üzerinden para kazanmayı ve beton dökmeyi seviyorlar. Kendi istedikleri gibi inanmayı ve öyle davranmayı seviyorlar. Burada yakınmak için buluşmadık. Bu seferki gidişimizi daha ses getireceği için engellediler. Sorunun ve çözümün nerede olduğu bu engellemede gözüküyor. Uygulamalarını ne kadar dünya kamuoyuna duyurursak, daha da rahatsızlık vereceğiz. Dersimliler örgütlülüğünü, politik duyarlılığını ve birikimlerini kendi toprakları için de seferber edeceklerdir.”

    KESK HEYETİ 1 EYLÜL’DE DERSİM’DE

    Açıklamada söz alan TÜM-BELSEN Genel Başkanı Erdal Bozkurt, “Kastamonu’da, Kaz Dağları’nda yangın olunca herkes ses veriyor, Dersim’de yansın, Tunceli’yse bakalım deniyor” dedi. KESK bileşenleri olarak bir toplantı yaptıklarını aktaran Bozkurt, “KESK olarak 1 Eylül’de bir heyeti Dersim’e yollayacağız. Valiliğin tutumunu biliyoruz ama buna rağmen sesimizi çıkarmamız gerekiyor. Mutlaka ses vermek gerekiyor” dedi.

    “DERSİM’DE İNANCI KATLEDİYORLAR”

    Pir Sultan Abdal Derneği Genel Sekreteri Onur Şahin ise, “Bu orman yangınları, devletin Dersim’in inancını, insanını hedef alan ve yok etmeyi amaçlayan sistematik politikalarının parçasıdır. Bizim için Dersim’in her bir karış toprağı kutsaldır. Buradaki tahribatta devlet doğayı katlederek Dersim’in inancını katletmeye çalışmaktadır. Bu politikalara karşı bizim de bütünlüklü politikalar geliştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    BÜLBÜL: TUNCELİ KANUNU GÜNCELLENDİ

    Dersim’e giden HDP heyetinde yer alan bir diğer isim HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de, “Seyit Rıza çağırıyor,  Alişer çağırıyor” diyerek yangının söndürülmesi için başta Aleviler olmak üzere toplumun tüm kesimlerine çağrıda bulundu. Bülbül, “Türkiye’de 1935 yılında yürürlükte olan bir Tunceli Kanunu vardı. Şu anda yaşananlar Tunceli Kanunu’nun güncellenmesidir. Konu ormandan ibaret değildir. İnsanlığa dair ne varsa yakılmakta, katledilmekte ve yok edilmektedir. Bu insanlığa karşı işlenen suçun çok üzerinde… Her türlü emanete her türlü yaşam olanağına kast eden bir şeyin adı insanlığa karşı suç olamaz” ifadelerini kullandı.

    “BARIŞ SÜRECİ SONLANINCA ORMANLARIN YANGINLARI ARTTI”

    Günlerdir süren yangına müdahale edilmediğini ve ‘terörle mücadele’ adı altında birçok canlı türüne zarar verildiğini belirten Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Yaşar Kılavuz “Dersim Osmanlı’dan sonra Cumhuriyetin kurulmasıyla hep çıban başı oldu. Olmaya da devam ediyor. Dersim 38’de yapılan soykırımdan sonra bu çıbanbaşı olma süreci bitmedi. 1994 yılında yapılan köy boşaltmaları Dersim 38’i aratacak mahiyetteydi. 94’te başlayarak ormanlarımız her yıl yıkılmaya başladı. Özellikle barış sürecinin bitmesiyle ormanların yanması daha da şiddetlendi” diye konuştu.

    “İLK DEĞİL SON DA OLMAYACAK”

    Bölgede herhangi bir sorunun olmadığını açıklayan Tunceli Valiliğine tepki gösteren Kılavuz, “Burada bir sitemimiz de Tunceli Valisinedir. ‘Orman yangını yoktur’ diye basın açıklaması yaptı. Daha sonra yaptığı açıklamada ‘bunlar ormanın arta kalan artıklarıdır, çalı çırpıdır’ dedi. Biz bunu geçtiğimiz dönemlerde de duyduk. Duymaya devam ediyoruz. Yaşam alanlarımızın içinde barındırdığı canlı ve cansız varlıklar ve endemik türler yok edilmektedir. Dersim’de orman yangınları ilk değildir son da olmayacaktır. Her çatışma ve operasyonun ardından ormanı yakarak terörle mücadele ettiklerini söyleyen güvenlik güçleri doğayı yok etmektedir” dedi.

    TÜRKDOĞAN: VAZGEÇİN

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan is şöyle konuştu:

    “Bu iktidar bile bile ormanları yakıp bunların söndürülmesini engelliyorsa birçok şeyi kaybetmiş demektir. Ormanların herkese ait değerler var. Bizler de bu durumu tespit ederek uluslararası alana taşıyacağız. Türkiye’de yalnızca kişilere yönelik ağır hak ihlalleri gerçekleştirilmiyor. Kültürümüze, doğamıza ve inancımıza karşı da hak ihlalleri gerçekleştiriliyor. Orman yangını ifadesini kullanıyorum biliyorsunuz bu ağır bir suçtur. Böyle bir terörle mücadele yöntemi yok. Bundan bir an önce vazgeçin” dedi. (PİRHA – ANKARA)

  • Anadolu Yakası Dersimliler Derneği gecesinde mücadele mesajı-VİDEO

    Anadolu Yakası Dersimliler Derneği gecesinde mücadele mesajı-VİDEO

    PİRHA-Anadolu Yakası Dersimliler Derneği, dayanışma gecesi düzenledi. Geceye HDP ve CHP Milletvekilleri ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. 

    Anadolu Yakası Dersimliler Derneği, dayanışma gecesi düzenledi. Ümraniye Prenses düğün salonunda yapılan geceye HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, CHP Milletvekili Gamze İlgezdi, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve yurttaş katıldı.

    Salona ‘Dersimde doğanın talanına geçit vermeyeceğiz,’ ‘Her ot kendi kökünün üzerinde yeşerir. Her kuş kendi kanatlarıyla uçar’ pankartları asıldı.

    Geceye Domane Dersim folklor ekibi eşlik etti. Gecede halaylar çekildi konuşmalar yapıldı.

    “ÜLKE KAOSA SÜRÜKLENDİ”

    Gecede konuşan Anadolu Yakası Dersimliler Derneği Başkanı Kemal Doğan, her tarafı cennet olan bir ülkede yaşadıklarını ancak kişisel çıkarların ön plana çıkarılması tek adam rejiminin dayatılması ülkeyi kaosa sürüklediğini söyledi.

    İşsizlik sayısının gün be gün arttığını söyleyen Doğan, OHAL’i gerekçe göstererek yargıdan eğitime kadar her alanı kendine göre düzenlemiş, seçilenleri içeri atmış, kayyumlar atamış, toplumun geleceği Diyanet’e teslim edilmiş, kadın katliamına zemin hazırlamış, gençlik bir bilinmeze süreklenmiştir” dedi.

    Doğan, bu süreçte barış ve demokrasiyi savunmaya çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

    “Dilimiz, kültürümüz, inancımız yok ediliyor” diyen Kemal Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Gelecekte çocuklarımıza bırakacağımız her şey talan ediliyor. Bizim inancımızda her şey kutsaldır. Her canlının farklı değeri ve anlamı vardır. Bizler bir şeyler yapmazsak ağaç katliamlarıyla, barajlarla, tekelleşmiş, dinselleşmiş eğitim sistemiyle, asimilasyonla, inkarla yaşayacak bir memleket kalmayacaktır.”

    “DEMOKRASİ GÜÇLERİ HEDEF HALİNDE”

    İstanbul HDP Milletvekili Erdal Ataş, bu ülkenin en önemli aydın yüzlerinden birinin Dersim olduğunu söyledi. Ataş, özellikle bu süreçte Dersim gibi aydın yüzlerin bu ülkedeki demokrasi temsilinin daha güçlü örgütlenmelerle birarada olması oldukça önemlidir. Bu ülkenin demokratik geleceğine, barışına adaletine katkı sunmada her yer aynı bedeli ödemiyor. Bugün coğrafyamızda belki de yüz yıldır süren sorunlara yönelik en büyük katkıyı sunan ve aynı şeklide bedel ödeyen Dersim ve çevresidir. Anadolu Yakası Dersimliler Derneği’nin sürdürdüğü mücadelede bunun bir parçasıdır” dedi.

    Siyasal olarak zor bir süreçten geçildiğinin altını çizen Ataş, “Ülkemizde herkes içeride. Bütün demokrasi güçlerine yönelik ne kadar kazanım varsa hepsi hedef halinde, bu ülkenin bütün örgütlenmelerinin tümü de bitirilmek isteniyor” ifadelerini kullandı.

    Son olarak Ataş, mücadele çağrısında bulundu.

    “BU KAVGA HÜRRİYET KAVGASI”

    CHP İstanbul Milletvekili Gamze İlgezdi de Dersim topraklarının kıymetli olduğunu söyledi.

    İlgezdi, bir araya gelmenin önemine dikkat çekerek şunları belirtti:

    “Ülkemizde böyle bir süreç yaşanırken gecede gördüğümüz masalar hınca hınç doluyorsa ne kadar dağıtılmak istense de insanların daha çok birleştiğinin simgesi oluyor. Burada bunu görüyoruz. Ülkemizin geldiği noktada ne kadar bizi parçalamak isterlerse istesinler parçalayamayacaklar. Çünkü biz biliyoruz ki bu kavga hürriyet kavgası ve bu hürriyet kavgasında hep beraber olacağız.”

    Ali ŞEKER – İSTANBUL

     

  • Adana emek ve demokrasi güçleri, Newroz’a katılım çağrısı yaptı

    Adana emek ve demokrasi güçleri, Newroz’a katılım çağrısı yaptı

    PİRHA –  İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi baharın, özgürlüğün ve zalimlere karşı verilen direnişin sembolü olan ve her yıl 21 Mart’ta kutlanan Newroz Bayramına herkesin katılımı için çağrıda bulunarak yazılı bir basın açıklama yaptı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesinin yaptığı yazılı basın açıklamasına İnsan Hakları Derneği ,Kamu Emekçileri Sendikası (KESK), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Makina Mühendisleri Odası (MMO), Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), HALKEVLERİ, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Vartolular Derneği, EMEP, Dersimliler Derneği, Anadolu Halkları Derneği, Demokratik Alevi Derneği, Adana Alevi Bektaşi Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Derneği, Bulamlılar Derneği, Disk Emekliler Sendikası, Arap Alevileri Derneği, SYKP, Devrimci Parti, ESP katıldı.

    “Ortadoğu’nun kadim halkları, baharın gelişini, özgürlük ve zalimlere karşı verilen direnişin sembolü olan Newroz  bayramını, bugün yine kan ve şiddet ortamında kutlanıldığına dikkat çekilen yazılı açıklamada, “Newroz; tarih boyunca  iktidarların, Zalim DEHAK’ların  değil, halkların “barış, kardeşlik, özgürlük” bayramı olmuştur. Bu nedenledir ki; Newroz, bahardır, her renktir. Zalimlerin kaybettiği, halkların kardeşliği ve özgürlüğünün kazandığı yeni gündür. “Coğrafya kaderdir” deyişine inat, Newroz; emekle var olmuş yağmur sonrası en güzel gök kuşağıdır” ifadeleri kullanıldı.

    “COĞRAFYAMIZ BİR ÇATIŞMA ALANI HALİNE GETİRİLMİŞTİR”

    Açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Bugün, Newroz’un var olduğu kadim coğrafyamız, kadim halklarımızın yarattığı tüm tarihsel ve kültürel birikimlerimiz, rantçı egemen iktidarlar tarafından  yok edilmeye çalışılmaktadır. Binlerce yıllık kardeşlik hukuku içerisinde yaşayan halklarımız bu şiddetin, savaşın tarafı olmayıp, hiçbir zamanda olmamışlardır. Coğrafyamız, en ileri teknolojik silahlara sahip egemen devletlerin birbirlerine adeta güç gösterisi yaptığı bir saha olarak seçilmiş ve bir çatışma alanı haline getirilmiştir. Oysa ki; aynı devletler, Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı, barışın insan hakkı olduğu, yaşam hakkı gibi bir dizi evrensel insan hakları ilkelerini de kabul etmiş ve uluslar arası sözleşmelere taraf olmuşlardır. Ancak; İnsanlık tarihinin binlerce yıllık mücadeleleri neticesinde kazanılan bu temel insan haklarının, bugün yok edilmeye çalışıldığı aşikardır. Egemen, baskıcı, totaliter  iktidar, salt insani gerekçelerle yaşam hakkını ve barışı savunanlara karşı nefret ve çatışmacı dil söylemini, yargı  eliyle gözaltı ve tutuklama kararlarıyla  savaş dili ve pratiğini bir devlet aklı olarak hayata geçirmiştir.”

    “NEWROZ FARKLILIĞIMIZ VE ZENGİNLİĞİMİZDİR”

    Ekolojik yaşamı tahrip eden doğa katliamları, emek sömürüsü politikaları, yaşam hakkı ihlalleri, etnik ve dini nefret söylemleri, ifade özgürlüğüne karşı baskıcı politikalar, halkların kollektif hak talepleri karşısındaki totaliter ve asimilasyoncu devlet aklı pratiği, Newroz’un anlam ve ruhuna aykırı olduğu belirtilen yazılı açıklamada, “Tek tipleştirici, inkar ve asimilasyoncu egemen iktidarın akıl ve pratiğine karşı, bu  coğrafyanın kadim halkları olarak, Newroz’u tarihsel anlamına uygun; “farklılıklarımız, renklerimiz zenginliğimizdir” diyerek bir demokrasi ve özgürlük bayramı olarak kutlamak istiyoruz. Zülme karşı direnişin sembolü olan bu YENİGÜN’de;  BARIŞ, EMEK, ÖZGÜRLÜK çağrımız ve mücadelemiz  devam edecektir” denildi.

    Açıklamada son olarak şu çağrıda bulunuldu:

    “Bizler; aşağıda imzası bulunan Adana emek ve demokrasi kurumları olarak, coğrafyamızda BARIŞ’ın ve İNSANCIL HUKUKUN tesis edilmesi, özgür ve  demokratik bir yaşamın inşaası için dünden bugüne zülme karşı hep beraber yarattığımız tarihsel değerimiz NEWROZ’a sahip çıkmaya  tüm halklarımızı davet ediyoruz. Bu inanç ve şiarla, 21 Mart günü saat 12:00’de Mimar Sinan Açık Hava Salonu’nunda  tüm Adana kamuoyunu, halklarımızı Yeni günü Newroz’un sıcaklığıyla kucaklaşmaya davet ediyoruz.” (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • Mersin Dersimliler Derneği 14. Olağan Kongresi’ni yaptı-VİDEO

    Mersin Dersimliler Derneği 14. Olağan Kongresi’ni yaptı-VİDEO

    PİRHA- 14. Olağan kongresini dernek binasında gerçekleştiren Dersimliler Derneği başkanlığına yeniden Hasan Tanrıkut seçildi. Annesinin hakka yürümesinden dolayı kongrede bulunamayan Tanrıkut gönderdiği mesajında “dilimizi ve inancımızı yaşatmıyorsak, geleneklerimizi unutmuşsak ve doğamızla buluşamıyorsak Dersimliyim demek anlamını yitirecektir” dedi. Tanrıkut, “Onun için anadilimizi konuşalım, inancımızı yaşatalım, coğrafyamızla buluşalım” mesajı verdi. 

    Haberin videosu

    Mersin Dersimliler Derneği 14. Olağan kongresini gerçekleştirdi. Yöre derneği ve sendika temsilcilerinin de katıldığı kongrede divan seçimi sonrası faaliyet, mali ve denetleme raporu okunup onaylandı.

    Raporların okunmasının ardından annesi hakka yürüdüğü için kongrede bulunamayan dernek başkanı Hasan Tanrıkut’un mesajı dernek sekreteri Kazım Açıktepe tarafından okundu.

    Tanrıkut gönderdiği mesajda şunları ifade etti:

    “Dilimizi ve inancımızı yaşatmıyorsak, geleneklerimizi unutmuşsak ve doğamızla buluşamıyorsak Dersimliyim demek anlamını yitirecektir. Onun için anadilimizi konuşalım, inancımızı yaşatalım, coğrafyamızla buluşalım. Güvenlik bölgeleri ilan edilerek bir çok yer yasaklanmıştır. Munzur doğa ve kültür festivali de bu yasaklamadan etkilenmiştir. Dersim merkez de dahil olmak üzere bir çok ormanlık alan “sıradanlık” süsü verilerek yakılıp tüm doğa tahrip edildi. Tüm dersim coğrafyası yaşanmaz hale getirilmek istenmektedir. Köylerimiz, inanç merkezlerimiz yakılıp yıkılarak yok edilerek insansızlaştırılmak isteniyor.”

    Yapılan konuşmaların ardından tek listeyle gidilen seçimde Hasan Tanrıkut yeniden başkan seçildi.

    Diren KESER/MERSİN

  • Dersim-Der, yoksul Dersimli öğrencilere burs vermeyi planlıyor-VİDEO

    Dersim-Der, yoksul Dersimli öğrencilere burs vermeyi planlıyor-VİDEO

    PİRHA- Dersim -Der Şube Eş Başkanı Yaşar Kılavuz, Ankara’da yaşayan tüm Dersimlileri bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kılavuz, yapacakları etkinlikleri PİRHA’ya anlattı.    

    Haberin videosu

    Dersim-Der’in 17 Aralık 2017 Pazar günü yapılan olağan kongresinde yeni göreve seçilen Ankara Şube Başkanı Yaşar Kılavuz, derneğin önümüzdeki döneme ilişkin yapacakları faaliyetleri PİRHA’ya anlattı.

    1995 yılından itibaren derneğin çalışmalarına katkıda bulunduğunu ifade eden Kılavuz, “23 yıldan bu yana çeşitli görevlerde bulundum. 2011-2015 arası 2 dönem dernek başkanlığı yaptım. Kadın komisyonumuzun düzenlemiş olduğu kahvaltı ile etkinliklerimize başladık” dedi.

    13 Ocakta Ankara Dersimliler Derneği ve Dersim 37-38 ortak bellek platformunun bir paneli var” diyen Kılavuz, şunları söyledi:

    “Dersim 37-38 Tertelesi travma ve travmayı aşma.” Bu konuda uzman arkadaşlarımızla birlikte bir panel düzenleyeceğiz. Tüm dostlarımızı bu panelimize ve 20 Ocak 2018’de yöresel yemeğimiz olan etkinliğine bekliyoruz. Derneğimiz biraz küçük, 2 yıl içerisinde burayı biraz daha büyütmeyi düşünüyoruz. Bunun için bir etkinlik yapacağız. Bundan sonra bir veri tabanı oluşturmak istiyoruz. Bir diğer husus da Ankara’da okuyan Dersimli öğrenciler var. Gerçekten bizim çocuklarımız çok zeki, fakat burada durumu iyi olmayan çocuklarımız var. Bunlarla ilgili de çalışmak istiyoruz. Bununla ilgili bir yemek düzenlemeyi düşünüyoruz. Bu yemekteki gelirle birliktede çocuklarımıza burs vermeyi planlıyoruz. Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde itibaren süren bir süreç var. Bu süreçle ilgili demokratik kitle örgütleriyle birlikte yapılacak basın açıklamalarına, çalışmalara katkı sunmak istiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Seyit Rıza ve arkadaşları İstanbul Eyüp’te anılacak

    Seyit Rıza ve arkadaşları İstanbul Eyüp’te anılacak

    PİRHA-İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eyüp Şubesi’nde idamının 80. Yılında Seyit Rıza ve arkadaşları anılacak. Gerçekleşecek söyleşinin ardından dinleti olacak.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eyüp Şubesi Alibeyköy Cemevi, Alibeyköy Dersimliler Derneği, Pertekliler Derneği, Munzur Çevre Derneği ve Karadolap Spor Kulübü’nün katılımı ile söyleşi gerçekleşecek.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eyüp Şubesi Konferans Salonu’ndaki söyleşi 12 Kasım Pazar günü saat 16.00’da yapılacak.

    Halkların Demokratik Partisi MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen, Evrensel Gazetesi yazarı Ercüment Akdeniz’in konuşmacı olarak katılacağı söyleşide Sanatçı Hasan Ali ‘Kefensiz gidenleri ağıdı’nı seslendirecek. (HABER MERKEZİ)

  • Ankara Dersimliler Derneği: Aşure paylaşmak, beraberlik ve Hüseyni duruştur – VİDEO

    Ankara Dersimliler Derneği: Aşure paylaşmak, beraberlik ve Hüseyni duruştur – VİDEO

    PİRHA – Ankara Dersimliler Derneği Ankara Kızılay Şubesi’nde Muharrem ayı nedeniyle Aşure ve Kurban lokması pay edildi. Hubyar Ocağı Dedesi Cemal Dede, “Bizler Kerbela’ya çok da yabancı değiliz. Günümüzde  Sivas, Çorum, Maraş, Gazi gibi birçok Kerbelalar gördük” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Dersimliler Derneği Ankara Kızılay Şubesi’nde Muharrem ayının bitimi ile birlik ve beraberlik için aşure ve kurban lokması pay edildi.

    Aşure ve kurban lokma pay edilişine Sarı Saltuklular Derneği, Demokratik Alevi Derneği, Tüm Bel-Sen Ankara Şubesi, HDP Ankara İl Örgütü, Eğitim-Sen 4 Nolu Şube Pülümür Sağlamdaş Köyü, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği katıldı.

    Aşure ve kurban lokması pay edilirken konuşan Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Ali Ekber Çelik, “Muharrem ayı ve aşure paylaşmaktır birliktir, beraberlik ve Hüseyni duruştur.  Bu ay aynı zamanda mazlumun zalime karşı hakkını aramasıdır. Biz de elimizden geldiği kadar görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Bugünkü birliğimizi beraberliğimizi güçlendirmek adına hep beraber lokmalarımızı aşuremizi paylaşmak istedik” dedi.

    Çelik’ten sonra söz alan Ankara Batıkent Cemevi’nde cem yürüten Hubyar Ocağı Dedesi Cemal Dede ise, “1337 yıl önce Kerbela’da silahsız mazlum insanlar yezidin askerleri tarafından katledildi. Bizler Kerbela’yı bir simge olarak anıyoruz. Bizler Kerbela’ya çok da yabancı değiliz. Günümüzde  Sivas, Çorum, Maraş, Gazi gibi birçok Kerbela’lar gördük” şeklinde konuştu.  Aşure ve kurban lokması Gülbeng okunduktan sonra sona erer.

    Cebrail ARSLUN 

    ANKARA

     

  • Ankara’dan Dersim’e giden kurumlardan hükümete orman yangını tepkisi- VİDEO

    Ankara’dan Dersim’e giden kurumlardan hükümete orman yangını tepkisi- VİDEO

    PİRHA- Dersim’e doğru yola çıkmadan önce Ankara Sakarya Caddesi’nde biraraya gelen Ankara Dersimliler Derneği, Artvin Çevre Platformu, KESK Ankara Şubeler Platformu, Ankara Demokratik Alevi Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı adına basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, “Dersim halkı hakları yanı sıra doğasını da koruma seferberliğini sürdürecektir. Üstelik sadece kendi doğasını değil, rantçı sermayenin gerçekleştirdiği diğer yağmalara ve tahribatlara karşı da bütün bir Türkiye’nin de doğasını savunacaktır” denildi. 

    Haberin Videosu

    Dersim’de operasyonlar sonucu çıkan orman yangınlarının söndürülmemesi üzerine İstanbul, Ankara ve Mersin’den çeşitli kurumlar Dersim’e gitmek üzere yola çıktı.

    Dersim’e doğru yola çıkmadan önce Ankara Sakarya Caddesi’nde biraraya gelen Ankara Dersimliler Derneği, Artvin Çevre Platformu, KESK Ankara Şubeler Platformu, Ankara Demokratik Alevi Derneği, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı adına basın açıklaması yapıldı.

    Kurumlar adına bugün saat 13.00’te basın açıklaması yapan Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Aliekber Çelik, “Biz Dersimliler ve Dersim dostlarının yürekleri yanıyor. Çünkü bir kez daha başlatılan askeri operasyonlarla zamandaş olarak ormanlarımız yakılıyor. Geniş ormanlık alanlar devam eden operasyonlarla birlikte imha ediliyor” dedi.

    “Ormanlarımız yakılarak coğrafyamız yaşanılamaz hale getirilmeye çalışılıyor” diyen Çelik, “Geçmişte olduğu gibi ana akım medya bu felaketi görmezden geliyor veya görmezden gelmesi sağlanıyor. Yine geçmişte olduğu gibi devlet gücüyle Dersimlilerin kendi imkânları ile yangınları söndürmesi engelliyor” ifadesini kullandı.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Dersim coğrafyası, “güvenlik” bahanesi ile yapılan ve yapılması planlanan baraj, HES projelerinin tehdidi yetmezmiş gibi bir de artık sistematikleşen orman yangınlarıyla yok edilmeye çalışılıyor. Devlet ve rantçı sermaye elbirliği halinde Dersim’i öldürüyorlar. Bu nedenledir ki orman yangınları söndürülmek yerine genişleyerek devam ettiriliyor. Bu nedenledir ki Dersim’de tüm bu yaşananların Türkiye kamuoyunca bilinmesi ve ortak bir duyarlılık geliştirilmesi engellenmeye çalışılıyor.
    Bu yangınlarla Dersim sadece insanlar için yaşanılamaz hale getirilmekle kalmıyor, Alevi inancı için kutsal sayılan doğası yakıp yıkılarak halk inancından koparılmaya çalışıyor. Bunun yanında hayvanların yaşam alanı ve hakları yok edilerek pek çok endemik bitki türü de zayi ediliyor.

    “DERSİM HALKI DOĞASINI KORUMA SEFERBERLİĞİNİ SÜRDÜRECEK”

    Bu kapsamda Pülümür ilçesinde bulunan Meçi, Rabat Tepesi karşısındaki Mezra Köyü, Uzun Evler Mahallesi ve Kaymaz Tepe, Dere Boyu köyü civarı, Hozat’ın Boydaş mevkii ve Ali Boğazı bölgeleri, Dersim’in Nazimiye ilçelerinde ve merkeze bağlı Sarıtaş, Doğantaş mevkileri, keza Ovacık ilçesi ve Elazığ Karakoçan’da çıkartılan bu sistematik orman yangınlarıyla çok yönlü bir felaket yaşanıyor. Ama buna rağmen bölgemizdeki kastî çıkarılan orman yangınları acımasızca ve hukuksuzca devam ediyor. Geçmişten günümüze bölgemizde yaşanan her çatışmanın ya da sürdürülen operasyonların ardından orman yangınları kasten çıkarılarak “terörle mücadele” edildiği ileri sürülüyor. Oysa yapılan şey, Anadolu’nun binlerce yılda oluşmuş olan bu önemli orman ekosisteminin tükenmesine yol açacaktır.

    Dersim halkı hakları yanı sıra doğasını da koruma seferberliğini sürdürecektir. Üstelik sadece kendi doğasını değil, rantçı sermayenin gerçekleştirdiği diğer yağmalara ve tahribatlara karşı da bütün bir Türkiye’nin de doğasını savunacaktır.

    “YANGINLARIN HİÇBİRİ TESADÜF DEĞİL”

    Bu kapsamda bizler, Kazdağları’nda 4 ayrı noktada, keza Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı Kuzdere Mahallesinde çıkarılan yangınlara karşı da duyarlılık ve dayanışmamızı iletiyoruz. Çünkü bu yangınların hiçbirinin tesadüfî olmadığını, farklı kimlikli halkların imhası ve doğanın bir kar alanı ol arak istismar edilmesinin sonucu olduğunu biliyoruz.

    Bizler, gerilim politikalarının, doğanın tahribinin, inançsal ve etnik asimilasyonun ve operasyoncu siyaset tarzının derhal durdurulmasını talep ediyoruz. Orman yakmalara, köy boşaltmalara, barajlara, HES’lere, ormanların ev sahibi hayvanların kovulmasına HAYIR diyor ve tüm Türkiye halklarını dayanışmaya davet ediyoruz. Çünkü Dersim Türkiye’nin bütünü, geleceğinin aynasıdır!”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA