Etiket: DTK

  • Emek ve meslek örgütleri: Ölüme karşı yaşamı savunuyoruz

    Emek ve meslek örgütleri: Ölüme karşı yaşamı savunuyoruz

    Açlık grevleri gündemiyle bir araya gelen emek ve meslek örgütleri “Ölüme karşı yaşamı savunuyoruz” ortak açıklama yayımladı. Açıklamada “Demokrasi, emek ve meslek örgütleri olarak toplumsal barış için herkesi insani, ahlaki, ve vicdani sorumluluğa davet ediyoruz. Bu bağlamda toplumsal barış ve yaşam hakkı için çok geç olmadan siyasal iktidarı, evrensel hukuk değerleri içerisinde sorunu çözmeye davet ediyoruz” denildi.

    Bölgenin 289 Emek ve Meslek örgütünün temsilcileri açlık grevleri gündemiyle bir araya geldi. “Ölüme karşı yaşamı savunuyoruz” pankartı arkasında yapılan ortak açıklamayı DİSK Bölge Temsilcisi Mehmet Şirin Gürbüz yaptı.

    Demokrasinin, hukukun ve evrensel değerlerin bir toplumun bir arada yaşamasının ve toplumsal farklılıkların zenginlik olarak sonraki kuşaklara aktarılmasının olmazsa olmazlarından olduğunu belirten DİSK Bölge Temsilcisi Mehmet Şirin Gürbüz, “Ülkemizde ağır aksak ilerleyen demokrasi ve hukuk son iki yıldır tamamen özünden uzaklaşmıştır” dedi.

    “HER ŞEYİN MERKEZİNE İNSANIN YAŞAMINI KOYARAK ŞEKİLLENDİRİRİZ”

    Ülkede demokrasi ve hukukun savunulduğu iddia edilse de pratikte yaşananların iktidarların anti demokratik uygulamaları ve hukuksuzlukları olduğunu kaydeden Gürbüz, “Bu uğurda binlerce insanımız geçmişten beri özgürlüğünü ve yaşamını feda etmiştir. Sivil toplum kuruluşları olarak ilkelerimiz ve mücadelemiz evrensel hukukun tesisi, demokrasinin inşası ve toplumsal barışın sağlanması içindir. Sivil toplum örgütleri varoluşundan bu yana insan yaşamını, sağlığın korunması ve geliştirilmesi noktasını varlık sebebi olarak görmüştür. Bizler insan yaşamını her türlü kavram ve kaygının ötesinde ele alır, her şeyin merkezine insanın yaşamını ve sağlığını koyarak şekillendiririz” diye konuştu.

    “ÇOK CİDDİ SİYASAL BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Ülkenin çok ciddi siyasal bir krizle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Gürbüz, şöyle devam etti:

    “Tüm toplumsal kesimler ciddi bir baskı ile susturulmak istenmektedir. En temel hakların kullanımı bile hukuksuz bir şekilde engellenmektedir. Git gide hukuk devletinin normlarından uzaklaşma ve hak ihlalleri bizleri ciddi bir şekilde kaygılandırmaktadır. Yaşanan hukuksuzluklara karşı DTK Eş başkanı ve Hakkâri milletvekilli Sayın Leyla GÜVEN’İN başlatmış olduğu açlık grevi bugün itibari ile ülke içinde ve dışında binleri aşan katılımlarla devam etmektedir. An itibari ile açlık grevindekilerin durumu kritik aşamayı geçmiştir. Bununla beraber cezaevlerinde ölüm haberleri gelmeye başlamıştır. Özellikle siyasal iktidarın sorunu görmezden gelmesi kaygılarımızı daha da artırmaktadır. Sürecin bu şekilde devam etmesi sonucunda daha fazla can kaybının yaşanması kaçınılmazdır. Bu durum toplumsal barışın demokrasinin ve insan haklarında tamir edilemeyecek yaralar açacağı aşikârdır.”

    “EYLEMCİLERİN SAĞLIK DURUMLARI İLE İLGİLİ BİLGİ ALINAMAMAKTADIR”

    Cezaevlerine başta hekimler olmak üzere bağımsız heyetlerin ziyaretine izin verilmediği için eylemcilerin sağlık durumları ile ilgili sağlıklı bilgiler alınamamaktadır. Avukatlar ve ziyarete giden tutuklu yakınlarından edinilebilen kısıtlı bilgiler eylemcilerde ciddi kilo kayıplarının yaşandığı, sağlık sorunların ortaya çıktığı ve kritik eşiğin aşıldığını işaret etmektedir. Kimi cezaevlerinde yaşamsal önemde olan başta B1 vitamini olmak üzere sıvı, tuz ve şeker verilmemektedir” diyen Gürbüz son olarak şu çağrıda bulundu:

    “Demokrasi, emek ve meslek örgütleri olarak toplumsal barış için herkesi insani, ahlaki, ve vicdani sorumluluğa davet ediyoruz. Bu bağlamda toplumsal barış ve yaşam hakkı için çok geç olmadan siyasal iktidarı, evrensel hukuk değerleri içerisinde sorunu çözmeye davet ediyoruz.”

    İMZACI KURUMLAR:

    DİYARBAKIR – GENEL İŞ 1

    DİYARBAKIR – 78’LER DERNEĞİ

    DİYARBAKIR – DİYARBAKIR EKOLOJİ DERNEĞİ

    DİYARBAKIR – DİYARBAKIR SUR KORUMA DERNEĞİ

    DİYARBAKIR – DİYARBAKIR ŞEHİR TİYATROSU

    DİYARBAKIR – BAĞLAR KADIN PAZARCILAR KOOPERATİFİ

    DİYARBAKIR – BARIŞ ANNELERİ

    DİYARBAKIR – BARIŞ ANNELERİ İNSİYATİFİ

    DİYARBAKIR – BELEDİYE-İŞ

    DİYARBAKIR – BES

    DİYARBAKIR – BİSMİL EĞİTİMSEN TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – BTS

    DİYARBAKIR – ÇERMİK EĞİTİMSEN TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – ÇINAR EĞİTİMSEN TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – DDKO

    DİYARBAKIR – KÜLTÜR SANAT SEN İL TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – DER-MEZ

    DİYARBAKIR – DİAY DER

    DİYARBAKIR – DİCLE- DİYARBAKIR KADIN PLATFORMU

    DİYARBAKIR – DİCLE EĞİTİMSEN TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – DİSK BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – DİŞ HEKİMLERİ ODASI

    DİYARBAKIR – DİVES

    DİYARBAKIR – DİYARBAKIR TABİPLER ODASI

    DİYARBAKIR – EĞİTİMSEN 1 NOLU

    DİYARBAKIR – EĞİTİMSEN 2 NOLU

    DİYARBAKIR – EĞİTİMSEN 3 NOLU

    DİYARBAKIR – ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI  DİYARBAKIR ŞUBE

    DİYARBAKIR – EMEK AKADEMİSİ

    DİYARBAKIR – ESM

    DİYARBAKIR – EYT DİYARBAKIR

    DİYARBAKIR – 3.SANAYİ KOOPERATİFİ

    DİYARBAKIR – GENEL İŞ 2

    DİYARBAKIR – HABERSEN

    DİYARBAKIR – HARİTA MÜHENDİSLERİ ODASI  DİYARBAKIR ŞUBE

    DİYARBAKIR – HEVSEL KORUMA PLATFORMU

    DİYARBAKIR – İÇ MİMARLAR ODASI DİYARBAKIR TEMSİLCİLĞİ

    DİYARBAKIR – İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI  DİYARBAKIR ŞUBE

    DİYARBAKIR – JEOFİZİK  MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR TEMSİLCİLĞİ

    DİYARBAKIR – KADIN AKADEMİSİ

    DİYARBAKIR – KESKESOR İNSİYATİFİ

    DİYARBAKIR – KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI  DİYARBAKIR TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – KULP EĞİTİMSEN TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – LİCE EĞİTİMSEN TEMSİLCİLĞİ

    DİYARBAKIR – MA MÜZÜK

    DİYARBAKIR – MADEN  MÜHENDİSLERİ ODASI  DİYARBAKIR ŞUBE

    DİYARBAKIR – MAHALLİ DER

    DİYARBAKIR – MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI  DİYARBAKIR ŞUBE

    DİYARBAKIR – MED  DER

    DİYARBAKIR – MEP-YA DER

    DİYARBAKIR – MEZOPOTAMYA EKOLOJİ  DERNEĞİ

    DİYARBAKIR – MEZOPOTAMYA İŞÇİ DERNEĞİ

    DİYARBAKIR – MİMARLAR ODASI DİYARBAKIR ŞUBE

    DİYARBAKIR – ÖZGÜR GAZETECİLER İNSİYATİFİ

    DİYARBAKIR – ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ

    DİYARBAKIR – PEYZAJ MİMARLARI ODASI  DİYARBAKIR TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

    DİYARBAKIR – ROSA KADIN KOOPERATİFİ

    DİYARBAKIR – SES

    DİYARBAKIR – SHU-DER

    DİYARBAKIR – SİLVAN EĞİTİM SEN TEMSİLCİLİĞİ

    DİYARBAKIR – SUR PLATFORMU

    DİYARBAKIR – SUR U KORUMA VE YAŞATMA DERNEĞİ

    DİYARBAKIR – ŞEHİR PLANCILARI ODASI  DİYARBAKIR ŞUBE

    DİYARBAKIR – TARIM OR-KAM SEN

    DİYARBAKIR – TİHV

    DİYARBAKIR – TİSAD DER

    DİYARBAKIR – TÜM BELSEN

    DİYARBAKIR – YAPI YOL SEN

    DİYARBAKIR – ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBE

    AĞRI – BES

    AĞRI – EĞİTİMSEN

    AĞRI – ELEKTRİK MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    AĞRI – GENEL İŞ

    AĞRI – GENEL İŞ DOĞU BEYAZIT TEMSİLCİLİĞİ

    AĞRI – SES

    AĞRI – TABİP ODASI

    ADIYAMAN – BARO

    ADIYAMAN – DAT

    ADIYAMAN – EĞİTİM SEN

    ADIYAMAN – HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR VAKFI

    ADIYAMAN – MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI  ADIYAMAN TEMSİLCİLİĞİ

    ADIYAMAN – MAKİNE MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    ADIYAMAN – PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

    ADIYAMAN – SES

    ADIYAMAN – YAPIYOL SEN

    BATMAN –  TÜMBELSEN

    BATMAN – 78’LER DERNEĞİ

    BATMAN – BES

    BATMAN – EĞİTİM SEN

    BATMAN – EKOLOJİ DERNEĞİ

    BATMAN – ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – GENEL İŞ

    BATMAN – HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – İHD

    BATMAN – İNŞAT MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – JEO FİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – MADEN MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – MAKİNA MÜHENDİLİĞİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – ÖZGÜRLÜKÇÜ HUKUKÇULAR PLATFORMU

    BATMAN – MERETO DİL VE KÜLTÜR ARAŞTIRMA DERNEĞİ

    BATMAN – MİMARLAR ODASI ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ

    BATMAN – PETROL İŞ

    BATMAN – PEYZAJ MİMARLARI ODASI  ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – TABİP ODASI

    BATMAN – SES

    BATMAN – ŞEHİR PLANCILARI ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BATMAN – TARIM OR KAM SEN

    BATMAN – YAPI YOL SEN

    BATMAN – ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BİNGÖL – İNŞAAT MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BİNGÖL – EĞİTİM SEN

    BİNGÖL – SES

    BİNGÖL – MAKİNA MÜHENDİSLERİ İL TEMSİLCİLİĞİ

    BİNGÖL – İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İL TEMSİLCİLİĞİ

    BİTLİS – EĞİTİM SEN

    BİTLİS – TABİP ODASI

    BİTLİS – SES

    BİTLİS – MAKİNE MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    BİTLİS – ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    ELAZIĞ – EĞİTİM SEN

    ELAZIĞ – MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    ELAZIĞ – SES

    ELAZIĞ – TARIM OR KAM SEN

    ELAZIĞ – İHD

    ERZURUM – EĞİTİM SEN

    GAZİANTEP – SES

    GAZİANTEP – EĞİTİM SEN

    HAKKARİ – EĞİTİM SEN

    HAKKARİ – SES

    HAKKARİ – BES

    HAKKARİ – TÜMBELSEN

    HAKKARİ – İHD

    HAKKARİ – TABİPLER ODASI

    HAKKARİ – ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    HAKKARİ – DİSK GENEL İŞ

    HAKKARİ – JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI  İL TEMSİLCİLİĞİ

    HAKKARİ – MADEN MÜHENDİSLERİ İL TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – EĞİTİMSEN

    MARDİN – SES

    MARDİN – MAKİNE MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – MADEN MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – İNŞAAT MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – ELEKTRİK MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – MİMARLAR ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – GENEL İŞ

    MARDİN – TABİPLER ODASI

    MARDİN – EĞİTİM SEN

    MARDİN – SES

    MARDİN – TÜMBELSEN

    MARDİN – BES

    MARDİN – ESM MARDİN TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – TARIM-ORKAM SEN MARDİN TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – YAPI-YOL SEN TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – BTS MARDİN TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – HABER SEN MARDİN TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – KÜLTÜR SANAT SEN MARDİN TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – DİVES MARDİN TEMSİLCİLİĞİ

    MARDİN – MARDİN EKOLOJİ DERNEĞİ

    MARDİN – İHD MARDİN ŞUBESİ

    MARDİN – MARDİN BAROSU CEZAEVİ VE İNSAN HAKLARI KOMİSYONU

    MARDİN – MARDİN DİŞ HEKİMLERİ ODASI

    MARDİN – KIZIKTEPE SEBZE VE MEYVECİLER KOOPERATİFİ

    MARDİN – KIZILTEPE OTO GALERİCİLER YAPI KOOPERATİFİ

    MARDİN – MARDİN ŞEHİR PLANLACILARI ODASI

    MARDİN – MARDİN PEYZAJ MİMARLARI ODASI

    MARDİN – ÇİFTÇİLER DERNEĞİ

    MARDİN – SANCARLILAR SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEĞİ

    MARDİN – KIZILTEPE GÜNEYDOĞU OTOGALERİCİLER SİTESİ YAPI KOOP.

    MARDİN – KIZILTEPE ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ DERNEĞİ

    MARDİN – SS KIZILTEPE OTOGALERİCİLER YAPI KOOP.

    MARDİN – 78’LİLER DERNEĞİ

    MARDİN – MEZOPOTAMYA GAZETECİLER DERNEĞİ

    MARDİN – KIZILTEPE HUBATÇILAR BİRLİĞİ

    MARDİN – ÖMERLİ PATATESÇİLER BİRLİĞİ

    MARDİN – MARDİN ÇEKİRDEKLİ MEYVE BİRLİĞİ

    MARDİN – MARDİN ŞEHMERAN KADIN PLATFORMU

    MARDİN – MARDİN AİLE İÇİ İLETİŞİM TOPLUMSAL SORUNLAR DERNEĞİ

    MARDİN – MARDİN EBEDİ DİLLER DERMEĞİ (MEDİ-DER)

    MARDİN – KIZILTEPE ÖZGÜR DÜŞÜNCE PLATFORMU

    MARDİN – MARDİN TOPLUMSAL DEĞERLERİ KORUMA VE YAŞATMA DERNEĞİ

    MARDİN – SÜRYANİ DERNEKLER FEDERASYONU( SÜDEF)

    MARDİN – KIZILTEPE MEZOPOTAMYA GAZETECİLER DERNEĞİ

    MARDİN – KIZILTEPE 1.OTO GARECİLER DERNEĞİ

    MARDİN – ÖZGÜRLÜKÇÜ HUKUKÇULAR PLATFORMU

    MARDİN – KIZILTEPE GÜNEYDOĞU GALERİCİLER DERNEĞİ

    MARDİN – MARDİN BARIŞ ANNELERİ İNSİYATİFİ

    MALATYA – MAKİNE MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MALATYA – MADEN MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MALATYA – SES

    K.MARAŞ – İHD

    K.MARAŞ – SES

    K.MARAŞ – EĞİTİM SEN

    VAN – VAN BAROSU

    VAN –  TÜMBELSEN

    VAN – 27 NOLU EDREMİT MİNÜBÜSÇÜLER KOOPRERATİFİ

    VAN – 3  NOLU EDREMİT MİNÜBÜSÇÜLER KOOPRERATİFİ

    VAN – BASK DER

    VAN – BELEDİYE İŞ

    VAN – BES

    VAN – BTS

    VAN – ÇEV DER

    VAN – DİSA DER

    VAN – DİVES

    VAN – EĞİTİM SEN

    VAN – ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI

    VAN – ESM

    VAN – GENEL İŞ

    VAN – HABER SEN

    VAN – HARİTA MÜHENDİSLERİ ODASI BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ

    VAN – İÇ MİMARLAR İL TEMSİLCİLİĞİ

    VAN – İHD

    VAN – İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

    VAN – KİMYA MÜHENDİSLERİ ODASI

    VAN – KÜLTÜR SANAT SEN

    VAN – MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI

    VAN – MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI

    VAN – MİMARLAR ODASI

    VAN – ÖZGÜRLÜKÇÜ HUKUKÇULAR PLATFORMU

    VAN – PEYZAJ MÜHENDİSLERİ ODASI

    VAN – SES

    VAN – SS 2 NOLU MİNÜBÜSÇÜLER KOOPERATİFİ

    VAN – SS 36 NOLU EDREMİT MİNÜBÜSÇÜLER KOPERATİFİ

    VAN – SS 86 NOLU EDREMİT MİNÜBÜSÇÜLER KOOPERATİFİ

    VAN – SS GÜLKENT KAMYONCULAR KOOPERATİFİ

    VAN – ŞEHİR İÇİ NAKLİYECİLER KOOPERATİFİ

    VAN – ŞEHİR PLANCILARI ODASI

    VAN – TABİPLER ODASI

    VAN – TARIM OR KAMSEN

    VAN – TUHAYDER

    VAN – VAN TAKSİCİLER KOOPERATİFİ

    VAN – VANIN EMEĞİ KOOPERATİFİ

    VAN – YAPI YOL SEN

    VAN – ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI

    MUŞ – EĞİTİM SEN

    MUŞ – SES

    MUŞ – BTS

    MUŞ – MAKİNE MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    MUŞ – BES

    MUŞ – TABİPLER ODASI

    URFA – EĞİTİM SEN

    URFA – MADEN MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    URFA – MAKİNE MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    URFA – ELEKTRİK MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    URFA – SES

    URFA – TABİPLER ODASI

    URFA – İHD

    URFA – BES

    URFA – BARO

    URFA – ESM

    URFA – EKOLOJİ DERNEĞİ

    URFA – HABER SEN

    URFA – TARIM ORKAM SEN

    ŞIRNAK – MAKİNE MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    ŞIRNAK – MADEN MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    ŞIRNAK – ELEKTRİK MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    ŞIRNAK – İNŞAAT MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    ŞIRNAK – HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    ŞIRNAK – EĞİTİM SEN

    ŞIRNAK – SES

    ŞIRNAK – TÜMBELSEN

    ŞIRNAK – BES

    ŞIRNAK – İHD

    ŞIRNAK – TUHAD FED

    ŞIRNAK – THİV

    ŞIRNAK – TABİPLER ODASI

    ŞIRNAK – TARIM ORKAM SEN

    ŞIRNAK – HABER SEN

    ŞIRNAK – DİVES

    ŞIRNAK – GENEL İŞ

    ŞIRNAK – EKOLOJİ PLATFORMU

    SİİRT – HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    SİİRT – ÖZGÜRLÜKÇÜ HUKUKÇULAR PLATFORMU

    SİİRT – EĞİTİM SEN

    SİİRT – YAPI YOL SEN İL TEMSİLCİLİĞİ

    SİİRT – TÜMBELSEN

    SİİRT – BES İL TEMSİLCİLİĞİ

    SİİRT – SES

    SİİRT – BARIŞ ANNELERİ İNSİYATİFİ

    SİİRT – TABİP ODASI

    SİİRT – İNŞAAT MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    DERSİM – EĞİTİM SEN

    DERSİM – SES

    DERSİM – MADEN MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    DERSİM – ELEKTRİK MÜH. ODASI TEMSİLCİLİĞİ

    DERSİM – GENEL İŞ

    (HABER MERKEZİ)

  • Tunceli Barosu’ndan Leyla Güven’e ilişkin açıklama: Sesiz kalmak ölüm getirir

    Tunceli Barosu’ndan Leyla Güven’e ilişkin açıklama: Sesiz kalmak ölüm getirir

    PİRHA – Tecridin kaldırılması için 120 gündür açlık grevinde olan HDP Hakkari Milletvekili DTK Eş Başkanı Leyla Güven’in durumuna ilişkin Tunceli Barosu Yönetim Kurulu yazılı bir açıklama yaptı.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in cezaevlerindeki tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 120. gününe girdi.

    Güven, 8 Kasım 2018’de tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde başlattığı eylemini, 25 Ocak’ta tahliye edilmesinin ardından Diyarbakır’daki evinde sürdürüyor.

    120 gündür tecridin kaldırılması için HDP Hakkari Milletvekili DTK Eş Başkanı Leyla Güven’e ilişkin Tunceli Barosu Yönetim Kurulunun yaptığı yazılı basın açıklama şöyle:

    “Leyla Güven, tutuklu yargılandığı mahkeme tarafından 25 Ocak 2019 günü serbest bırakılmıştır. Ancak Güven,  açlık grevine devam edeceğini kamuoyuna duyurmuş ve halen de eylemine devam etmektedir. 117 günü aşan bu eylemi sürdüren Leyla Güven’in sağlık durumu gittikçe ağırlaşmaktadır. Kendisi barış istiyor sadece bedeniyle… Sesiz kalmak ölüm getirir. Duymadık görmedik bilmiyoruz diyemeyiz.

    “HER KOŞULDA YAŞAM HAKKINI SAVUNMAKTAYIZ”

    Açlık grevlerinin yaşam hakkına vermiş olduğumuz önemin gereği olarak Tunceli barosu ve bölge baroları olarak açlık grevleri konusunda belirttiğimiz üzere insan bedenin açlığı ve ölüme yatırılmasını doğru bulmamakta her koşulda yaşam hakkını savunmaktayız.

    Ülkemiz cezaevleri açlık grevleri konusunda maalesef acı deneyimleri olan bir ülkedir. Yakın tarihlerde gerçekleşen açlık grevleri nedeniyle çok sayıda tutuklu ve hükümlü, yaşamını yitirmiş ve sakat kalmıştır.  Bu acı deneyimler toplumsal hafızamızın bir kenarında durmaya devam etmektedir.

    5275 Sayılı Kanunun 59. Maddesinde tutuklu ve hükümlülerin avukatlarıyla; 83. ve 116. maddesi ise aile bireyleriyle görüşmeyi düzenlemektedir. Bu düzenlemeye göre usulüne uygun vekâletnamesini sunan avukatın hükümlü müvekkili ile  “tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde” görüşme yapabileceğini düzenlemiştir.

    Yasanın 83. maddesine dayanılarak hazırlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ise; “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar on beş günde bir kez olmak üzere biri açık, diğeri kapalı görüş olmak üzere, ayda iki kez”  aile bireyleriyle görüşme yapabilirler.

    “ULUSAL VE ULUSLARARASI HUKUKA UYULSUN”

    Bu kapsamda bir kez daha açlık grevinde olan 8 Mart yaklaşırken emekçi bir kadın bir anne ve bir Seçilmiş olan Leyla Güven olmak üzere diğer tüm tutuklu ve hükümlülerin yaşamlarının daha fazla tehlikeye girmemesi Anayasal bir yükümlülüktür.

    Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere, ilgili diğer hukuk kurumlarını Anayasanın 2. Maddesinde hukuk devleti ilkesine ve Anayasamızın 14. Maddesine olan eşitlik maddesine ve ulusal ve ulusal arası hukuka uyulsun çağrısı yapıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Kakai İnanç Heyeti’nden Leyla Güven’e ziyaret-VİDEO

    Kakai İnanç Heyeti’nden Leyla Güven’e ziyaret-VİDEO

    PİRHA – Kakai İnanç Heyeti, açlık grevinin 110. gününe giren Halkların Demokratik Partisi Hakkari Milletvekili Leyla Güven’i ziyaret etti. Ziyarette Güven’e destek mesajları verildi. 

    HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven, açlık grevinin 110. gününe girdi.

    Irak’tan gelen Kakai İnanç Heyeti, Diyarbakır’da Güven’i ziyaret etti. Ziyarete Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eş Başkanları Selda Güneş ile Musa Kulu, DAD yöneticileri ve kurum temsilcileri katılım gösterdi.

    Kakai İnanç Heyeti, Güven’e destek mesajları vererek direnişi selamladı. DAD adına söz alan Selda Güneş, Güven’in açlık grevi eylemini desteklediklerini belirterek bir an önce adım atılması çağrısında bulundu.

    “İTTİFAKIMIZI GÜÇLENDİRİRSEK ADIM ATARLAR”

    Sağlık durumu gün geçtikçe ağırlaşan Leyla Güven, Kakai İnanç Heyeti’nin ziyaretindene büyük onur duyduğunu ve güç aldığını belirterek “Kürt, Türk, Arap olsun, Alevi, Ezidi, Müsüman olsun hiç fark etmez. Herkes insandır, onun için direnmemiz gerekiyor. Güney Kürdistan topraklarından geldiniz. Orası bizim için çok önemli. Onun için ağır bedeller ödedik” dedi.

    Açlık grevine ilişkin aktarımlarda bulunan Güven, şunları belirtti:

    “Devlet, tecrit uyguluyor. Ben de bir siyasetçi anne olarak sessiz kalamazdım. Zindanda elimde hiçbir şey yoktu, sadece bedenim vardı. Artık analar ağlamasın artık yeter. Onun için bu eyleme başladım. 300’e yakın arkadaş açlık grevinde. Herkes sesimizi duysun. İttifakımızı güçlendirelim. İttifakımızı güçlendirdiğimiz zaman adım atarlar.”

    Heyet, Leyla Güven’in açlık grevinin başarıya ulaşması dileğinde bulunarak ziyareti sonlandırdı.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Temelli Leyla Güven’i ziyaret etti: Sağlığı kritik aşamada-VİDEO

    Temelli Leyla Güven’i ziyaret etti: Sağlığı kritik aşamada-VİDEO

    Cezaevlerindeki teciridin kalkması için 105 gündür açlık grevinde olan HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven’i ziyaret eden HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Bir an önce tecridin sonlanması için duyarlılık göstermeliyiz. Adalet Bakanı’nın kendisi bir an önce uyması gereken yasalara uymalıdır” diye seslendi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, cezaevlerindeki tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi 105’inci gününde. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Leyla Güven’i Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinin Bağcılar Mahallesi’nde bulunan evinde ziyaret etti.

    Temelli’ye, milletvekilleri Semra Güzel, Remziye Tosun ve Saliha Aydeniz ile birlikte HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Mehmet Şerif Çamcı ve belediye Eş Başkan adayları eşlik etti. Temelli, kısa süren görüşme ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

    “TECRİT KIRILMADIĞI İÇİN HUKUKSUZLUK HER TARAFI KAPLADI”

    Leyla Güven’in açlık grevi eyleminin 105’inci gününde devam ettiğini hatırlatan Temelli, “Leyla başkan tecridin sonlanması için kararlı bir mücadele ortaya koyuyor. Bu kararlılıkla mücadeleye devam ediyor. Türkiye halklarına sevgi ve selamlarını iletti. Bu mücadelenin Türkiye halkları, Türkiye kamuoyunun barış ve demokrasisi olduğunu bir kez daha dile getirmiştir. Türkiye’de tecrit kırılmadığı için, hukuksuzluk Türkiye’nin her tarafını kapladı. Türkiye demokrasiden uzaklaştı, savaş koşullarından kendisini kurtaramadı, toplumsal barış çöktü” dedi.

     “TOPLUMSAL BARIŞIN ESAMESİ OKUNMUYOR”

    “Türkiye’nin hiç bir yerinde toplumsal barışın esamesi okunmuyor” diyen Temelli, “Otoriter rejimin halka saldırıları söz konusu. Sadece Leyla Güven değil, Türkiye cezaevlerinde 300’den fazla tutuklu, Sebahat başkan, Selma Irmak ve dünyanın birçok yerinde eyleme katılan arkadaşlarımız var. Hepsinin ortak sözü; demokrasi ve barıştır. İmralı Adası’nda tecrit sürdükçe, Türkiye demokrasi konusunda adım atamıyor. Demokratik siyaset için de çözüm üretemiyor. Bir tavır koymak istiyorsak, Leyla Güven’in sesine kulak vermeliyiz” ifadesinde bulundu.

     “TECRİDİN SONLANMASI İÇİN DUYARLILIK GÖSTERMELİYİZ”

    Adalet Bakanı ve Türkiye halklarına açlık grevleri noktasında duyarlılık çağrısında bulunan Temelli, şunları söyledi:

    “Bir an önce tecridin sonlanması için duyarlılık göstermeliyiz. Adalet Bakanı’nın kendisi bir an önce uyması gereken yasalara uymalıdır. Yasanın gereğini yerine getirmelidir. İmralı’daki mutlak tecride derhal son vermelidir. Aile ve avukatları ile görüştürülmelidir. Bu düzenli olarak gerçekleşmelidir. Bu görüşmenin engellenmesi Türkiye’ye bir yarar getirmemiştir. Türkiye’yi içinden çıkılmaz sorunlara götürüyor. İktidar buna duyarsız kalmamalıdır. Bir an önce bunu sonlandırmalıdır.”

     “LEYLA GÜVEN’İN SAĞLIĞI KRİTİK AŞAMADA”

    Leyla Güven’in sağlık durumunun kritik aşamaya ulaştığını ifade eden Temelli, “Bu konuda herkes kendine düşeni yapmalıdır. Şebnem hocam (Şebnem Korur Fincancı) yanında. Sağlık durumunu incelemektedir. Tıbbi açıdan açıklama yapacaklardır. Aldığım bilgi sağlık durumunun ciddi duruma ulaştığıdır. Bir an önce atılması gereken adımlar atılmalıdır” uyarısında bulundu.

    “100’ÜNCÜ GÜNDE DUYARLILIK ORTAYA ÇIKTI”

    Güven’in açlık grevi eyleminin 100’üncü günü olan 15 Şubat’ta HDPli vekillerin Diyarbakır’a yaptığı yürüyüşe ilişkin soruyu yanıtlayan Temelli, “100 gün boyunca ortaya çıkmayan bir duyarlılık, 100’üncü günde ortaya çıkmıştır. Her ne kadar İçişleri Bakanı bu sesin duyulmaması için elinden geleni yaptıysa, bu ses duyuldu. Bugün 105’inci gün, aynı duyarlılık sergilenmelidir. Bu ziyaretimiz bir girişimdir, buradan sesleniyorum; kendilerini yasalara uymaya çağırıyorum. Hukuk dışı bir talep söz konusu değil. İktidara, yasalara riayet etmeleri noktasında sesleniyorum” ifadesinde bulundu.

     “TECRİT BÜTÜN SORUNLARIN KAVŞAĞINDADIR”

    Kamuoyunun sessizliğini eleştiren Temelli, şöyle devam etti:

    “Kamuoyunun duyarsızlığı, kayıtsızlığı devam ediyor. Tecrit, Türkiye’deki diğer sorunlardan yalıtılarak ele alınacak bir mesele değildir. Tecrit ve Kürt meselesi bütün sorunların kavşağındaki sorundur. Zaten yaşadığımız karanlık kabusun temel nedeni budur. Türkiye bunu geçmişte de yaşadı. 2 yıllık süreçte tanıklık etti. Şimdi o tanıklık etmiş olan kamuoyuna sesleniyorum; demokratik siyasetin neler yapabileceğini gördünüz. Barışın tesisini hissettiniz. Bu konuda üzerinize düşeni yapın.”

    Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan’ın 12 Ocak’ta İmralı Adası’nda yaptığı görüşmeye dair soruyu yanıtlayan Temelli, “Bizimle de kamuoyu ile  paylaşılan aynı şeydir. Asrın Hukuk Bürosu’nun yaptığı açıklama dışında farklı bir şey yok” dedi.

    Açıklamasına AİHM ve CPT’nin sessizliğini eleştirerek devam eden Temelli, “AHİM’in sergilediği ikircikli tutumu defalarca söyledik. Avrupa’da da duyarlılık başladı. Konuyu gündemlerine taşıdık, taşımaya da devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

     “YASALARA UYUN”

    AKP iktidarına uyarıda bulunan Temelli, “Yasalara uyun, hukukun gereği ne ise onu yapın. Başka nereye gidecek gibi kimse fal açmasın. Türkiye’nin maceralara değil, toplumsal barışa, demokrasiye ihtiyacı var. En azından iktidar yapması gerekeni yapmalıdır. Diğer konularda yapması gerekenleri 31 Mart’ta kendisi görecektir. Bunları Kürt halkına dayatarak hiç bir şekilde geleceğinin olmadığını gördüler, 31 Mart’ta bir kez daha görecekler. Bu insan hakları konusudur. Üç beş belediyeye kurban edilmemelidir. İnsan hakları ve hukuktan kopup, seçim peşinde koşuyorsa, yanlıştır. Türkiye’nin geleceği demokrasiden, barıştan geçer” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Leyla Güven’in açlık grevi eylemi 100’üncü gününde

    Leyla Güven’in açlık grevi eylemi 100’üncü gününde

    Leyla Güven’in açlık grevi eylemi bugün 100’üncü gününde. Birçok merkezden Güven’in Diyarbakır’daki evine yürüyen HDP milletvekillerinin öğle saatlerinde açıklama yapması bekleniyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven’in 8 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 100’üncü gününde.

    Güven tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde ‘hapishanelerdeki tecridin sonlandırılması’ talebiyle başlattığı eylemi, 25 Ocak’ta (eyleminin 79’uncu günü) görülen dava duruşmasında tahliye edilmesi ardından Diyarbakır’daki evinde devam ediyor.

    HDP Milletvekili Güven’in yanı sıra 300’ü aşkın tutuklu cezaevlerinde, onlarca siyasetçi ve aktivist de yurt dışında açlık grevi eylemini sürdürüyor.

    SAĞLIK DURUMU HER GEÇEN GÜN KÖTÜYE GİDİYOR

    Açlık grevinin 100. gününde olan Güven’in sağlık durumu ise her geçen gün kötüye gidiyor.

    Öyle ki Güven, eyleminin 98’inci gününde sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine hastaneye kaldırılmıştı. Tıbbi müdahaleyi kabul etmeyen Güven, taburcu edilerek evine götürülmüştü.

    LEYLA GÜVENE DESTEK EYLEMLERİ SÜRÜYOR

    Açlık grevine devam eden Leyla Güven için destek eylemleri de devam ediyor.

    HDP milletvekillerinin, “100. günde Leyla’ya, tecridi kırmaya” sloganıyla Diyarbakır’daki evine ulaşma amacıyla Hakkari, Van ve Şırnak başta olmak üzere farklı merkezlerden başlattığı yürüyüş tüm engellemelere rağmen sürüyor.

    Milletvekillerinin yürüyüşü, bugün saat 12.00’de Leyla Güven’in Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinin Bağcılar Mahallesi’nde bulunan evinin önünde yapılacak açıklamayla sona erecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP’nin ‘Emek, Barış, Özgürlük’ mitingi bugün İstanbul Bakırköy’de

    HDP’nin ‘Emek, Barış, Özgürlük’ mitingi bugün İstanbul Bakırköy’de

    PİRHA – Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Başkanı Leyla Güven ve cezaevlerindeki siyasi tutuklulara dikkat çekmek amacı ile 3 Şubat Pazar günü İstanbul Bakırköy Özgürlük Meydan’ında miting gerçekleştirecek.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü’nün, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven ile cezaevlerindeki siyasi tutuklulara dikkat çekmek amacıyla 3 Şubat Pazar günü Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda “Emek, Barış, Özgürlük” mitingi gerçekleştirecek.

    Son hazırlıkları yapılan mitinge ilişkin İstanbul Valiliğine yapılan başvuruya Valilik izin verdi.

    HDP Eş Genel Başkanlar Sezai Temelli ve Pervin Buldan’ın katılacağı mitinge, 86 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven’in de canlı yayınla bağlanması bekleniyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • AABK 2. Başkanı Erdal Kılıçkaya: Gün susma günü değildir

    AABK 2. Başkanı Erdal Kılıçkaya: Gün susma günü değildir

    PİRHA- Tecrite karşı süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven açlık grevinin bugün 78’inci gününde. AABK 2. Başkanı FUAF YK Üyesi Erdal Kılıçkaya, “Canların taleplerine duyarsız kalan yetki sahiplerini göreve çağırıyoruz. Gözümüzün önünde eriyip giden Leyla Güven’in taleplerini duymamazlıktan gelerek, sorumluluktan kurtulamazsınız.” dedi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde 78 gündür sürdürdüğü süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine ve taleplerine Alevi kurumlarından destek gelmeye devam ediyor.

    “ALEVİLERDE YAŞAM HAKKI KUTSALDIR”

    “Mağdurların en insani talepler için bedenlerini açlık grevine yatırmak zorunda kalması, her gün yavaş yavaş fiziken eriyor olmaları sözün bittiği yerdir.” diyen AABK 2. Başkanı FUAF YK Üyesi Erdal Kılıçkaya, “Alevilerde adalet ve yaşam hakkı en kutsal olandır. Ve biz de can en kutsal değerdir. Gün susma günü değildir.” diye konuştu.

    Kılıçkaya hükümete şu çağrıda bulundu:

    “Canların taleplerine duyarsız kalan yetki sahiplerini göreve çağırıyoruz. Gözümüzün önünde eriyip giden Leyla Güven’in taleplerini duymamazlıktan gelerek, sorumluluktan kurtulamazsınız. Yaşamak ve yaşatmak için, atılması gereken adımları atmak zorundasınız.” (HABER MERKEZİ)

  • Veli Saçılık: Leyla Güven’i yalnız bırakmayalım-VİDEO

    Veli Saçılık: Leyla Güven’i yalnız bırakmayalım-VİDEO

    PİRHA – Tecrite karşı süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven açlık grevinin bugün 77’inci gününde. KHK ile işinden ihraç edilen Sosyolog Veli Saçılık, “Leyla Güven gayet insani bir talepte bulunuyor. Bir kişi hangi sebeple cezaevinde olursa olsun tecrit edilemez” dedi. 

    KHK ile işinden ihraç edilen Sosyolog Veli Saçılık, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde 77 gündür sürdürdüğü süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Leyla Güven’in milletvekili ve bir halkın iradesi olduğunu belirten Saçılık, “Bugün hapiste tutulması tamamen Anayasa’ya aykırıdır. Mustafa Balbaylar  serbest bırakılırken Leyla Güven şu an esir tutulmakta. Yani resmen AKP tarafından esir tutulmaktadır” dedi.

    “HİÇBİR İNSAN TECRİT EDİLEMEZ”

    Leyla Güven’in cezaevlerindeki genel tecrit için ve İmranlı’daki tecrit için bir talepte bulunduğunu kaydeden Saçılık, “Leyla Güven gayet insani bir talepte bulunuyor. Bir kişi hangi sebeple cezaevinde olursa olsun tecrit edilemez. Bu evrensel insan haklarının bir kuralıdır. Dolayısıyla Leyla Güven’in şu an göstermiş olduğu irade ve ortaya koymuş olduğu direniş bu halk için de örnek olacak bir direniştir. Bir kadın olarak ayrıca bu direnişi sırtlamış olması daha da bir önem kazanır” diye konuştu.

    “AKP HER YERDE LEYLA GÜVEN İLE İLGİLİ SESLERİ KESMEYE ÇALIŞIYOR”

    AKP’nin her yerde Leyla Güven ile ilgili sesleri kesmeye çalıştığına dikkat çeken Saçılık şöyle devam etti:

    “Birçok yerde saldırı oluyor. Leyla Güven’in adını anan herkes terörist muamelesi ve baskı görüyor. Leyla Güven şu an seçilmiş milletvekilidir. Dolayısıyla ben hep şunu söyledim. AKP her şeyle yasa dışıdır. Kendi Anayasası’na ve devletin bütün kurallarına karşı da bir mücadele vermektedir. Ama Leyla Güven bu halkın içerisinde hem meşru hem de o iradesiyle seçilmiş bir insandır. Dolayısıyla buradan herkese şu çağrıyı yapmak lazım. Leyla Güven serbest bırakılsın, cezaevinde ve her yerde tecride son verilsin.”

    “LEYLA GÜVEN’İ YALNIZ BIRAKMAYALIM”

    Leyla Güven’in hayati tehlikesi konusunda herkesin farkında olması gerektiğini belirten Saçılık, “Leyla Güven öyle kolay kolay geri adım atacak ya da durup dururken vazgeçecek bir insan değildir. Kızı nasıl ki ‘Anne beni terk etme’ diyorsa biz de Leyla Güven’e ‘Bizi terk etme’ diyoruz. Ama biz de onu yalnız bırakmayalım. ‘Leyla Güven bizi terk etme’ diyen insanlar Leyla Güven’i lütfen yalnız bırakmasın” şeklinde konuştu.

    “İNSANLAR KENDİ İÇERİSİNDE TECRİT”

    İhraçlarla ilgili bir toplantıda olduklarını ve tecridin kendisini yaşadıklarını dile getiren Saçılık, şunları ifade etti:

    “Eşimize, çocuğumuza herkese yasaklar var. Dolayısıyla bu tecridi yaşıyoruz. Aslında bu tecridin başı Kurt kuş arı hükümetidir. Zamanında F tipi katliamı ile başlamıştı. F tipi ile daraltılmış ve hücre tipi bir yaşam ön görüyorlardı. Bugün işte AKP o günün planını hayata geçirmiş durumda. İnsanlar kendi içerisinde tecrit. Meslek hastalıkları ve silikoz hastalığı ile ilgili bir panelde orada ölmek üzere olan bir işçi arkadaşımız ‘Ben buraya gelmeye korktum çünkü maaşımı kesebilirler’ diye konuştu. Yani bu korku insanlara yayılmış ve bütün toplumu sarmış durumda. Ama bir karanlığı bir mum devirir, sessizliği de bir küçük çığlık yırtar atar. Biz bunu biliyoruz umutluyuz mutlaka kazanacağız diyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kadın mahpuslardan tutuklu vekil Güven’e destek: Talebi talebimizdir

    Kadın mahpuslardan tutuklu vekil Güven’e destek: Talebi talebimizdir

    PİRHA- HDP milletvekili Leyla Güven’in açlık grevine ilişkin kadın mahpuslardan dayanışma mesajı geldi; “Biz kadınlar tarihsel direniş deneyimlerimizden aldığımı öz gücümüzle tecrit politikalarının karşısında durmaya devam edeceğiz” dediler.

    Kocaeli Ceza İnfaz Kurumunda bulunan kadın mahpuslar, açlık grevinde olan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e destek açıklaması yaptı.

    Açıklamada, Güven’in durumunun savaş politikalarından ayrı ele alınamayacağı vurgulanarak, “Biz kadınlar tarihsel direniş deneyimlerimizden aldığımız öz gücümüzle tecrit politikalarının karşısında durmaya devam edeceğiz.” ifadelerine yer verildi.

    Hapishanedeyken milletvekili olan Güven seçildikten sonra da tahliye edilmemişti. Güven, 7 Kasım’da açlık grevi başlattığını duyurmuştu.

     

  • HDP’li vekiller Leyla Güven’e destek için açlık grevinde

    HDP’li vekiller Leyla Güven’e destek için açlık grevinde

    HDP, cezaevinde açlık grevinde olan Hakkari Milletvekili Leyla Güven’e destek için 5 ilde eş zamanlı eylem başlattı.

    16 KİŞİ AÇLIK GREVİNE BAŞLADI

    Diyarbakır’daki açlık grevi eylemine, HDP milletvekilleri Dersim Dağ ve Saliha Aydeniz’in aralarında bulunduğu 16 kişi katıldı. HDP Diyarbakır il binası Vedat Aydın Konferans Salonu’nda açlık grevine başlayan grup Leyla Güven’in fotoğrafının bulunduğu önlükler giydi.

    Salonda, “Em tecrîdê bişkênin faşizmê hilweşînin” ve “Leyla Güven haklıdır. Tecrit son bulmalıdır” yazılı pankartlar asıldı. Açlık grevi eylemi basın açıklaması ile başladı. DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları, HDP Diyarbakır İl Eş Başkanı Filiz Buluttekin, DBP Diyarbakır İl Eş Başkanları Naşide Toprak ve İbrahim Çiçek’in de katıldığı basın açıklamasında konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, açlık grevinin amacını anlattı.

    “TECRİT KALKANA KADAR TALEPLERİMİZDE ISRARCI OLACAĞIZ”

    Leyla Güven’in 8 Kasım’da açlık grevi eylemi başlattığını hatırlatan Dersim Dağ, Güven’in talebinin kendilerinin de talebi olduğunu söyledi. Güven’e destek olmak amacıyla 5 kentte açlık grevi eylemi başlatıldığını ifade eden Dağ, Öcalan üzerindeki tecrit kalkana kadar taleplerinde ısrar edeceklerini söyledi.

  • Ortadoğu Krizi ve Demokratik Ulus Çözümü Konferansı başladı

    Ortadoğu Krizi ve Demokratik Ulus Çözümü Konferansı başladı

    PİRHA – Ortadoğu Krizi ve Demokratik Ulus Çözümü konulu konferans, Diyarbakır’da HDP, HDK, DTK ve birçok kurum temsilcisinin katılıyla başladı.

    Siyasetçiler ve sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla Ortadoğu Krizi ve Demokratik Ulus Çözümü konulu konferans Diyarbakır’da başladı.

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan açılış konuşmasında, “HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, konferansın açılış konuşmasını yaptı. Rusya, Almanya, Fransa ve Türkiye’nin İstanbul’da bugün gerçekleştireceği dörtlü zirveye dikkat çeken Buldan, “İstanbul’da dörtlü zirve bir araya geliyor. Geleceğimizin şekilleneceği toplantıyla, burada farklı çözüm perspektifleriyle bir araya geliyoruz. Günün sonunda Suriye ve Ortadoğu’daki gelişmelere bakış açımızı kamuoyu ile paylaşacağız. Ortadoğu medeniyetlerin beşiğidir. Halkların, inançların, kimlik ve kültürlerin merkezidir. Bu coğrafya tarih boyunca savaşların, halkları bir birine kırdırmanın merkezi haline dönüştürüldüğü merkez olarak biliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yapılan açıklamada, “Eş Genel Başkanın konuşmasının ardından, Konferansımızın basına kapalı bölümünde, ‘’ Ortadoğu’da Modernite Savaşları ve Olası Sonuçları’’, ‘’İmralı Tecrit Siteminin Hukuk Politiği’’ konularında kapsamlı değerlendirmeler ve tartışmalarla konferansımız devam etmektedir” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Yargıçlar ve savcılar hukukçu faaliyeti değil, gardiyan faaliyeti yapıyorlar’-VİDEO

    ‘Yargıçlar ve savcılar hukukçu faaliyeti değil, gardiyan faaliyeti yapıyorlar’-VİDEO

    PİRHA – Yaklaşık 9 aydır tutuklu bulunan ve hala iddianameleri dahi hazırlanmayan 15 tutuklunun aileleri ve avukatları, bu sürecin biran önce son bulmasını istedi. Yapılan açıklamada iddianamelerim keyfi bir şekilde geç hazırlandığı belirtildi. 

    TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Başkanı Veli Büyükşahin ve Yayın Kurulu üyesi Veli Haydar Güleç’in de aralarında olduğu, 9 aydır cezaevinde bulunan ve hala iddianameleri dahi hazırlanmayan tutukluların aileleri ve avukatları, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya aileler ve avukatların yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    “YÜREĞİMİZ OĞLUMUZLA BİRLİKTE ZİNDANDA”

    Basın açıklamasında ilk olarak 9 Ocak 2018’de evinden gözaltına alınarak tutuklanan üniversite öğrencisi Cihan Dağdelen’in annesi Rukiye Dağdelen konuştu. Oğlu Cihan’ın tutuklandığını ve Silivri Cezaevi’ne götürüldüğünü kaydede Dağdelen, 7 ay Silivri’de kaldıktan sonra aynı davadan yargılanan arkadaşları  Veli Haydar Güleç ve Veli Büyükşahin’in koğuşuna geçmek istediği için İzmit Kandıra Cezaevine sevk edildiğini söyledi. Oğlu Cihan’ın tek kişilik odada kaldığını kaydeden Rukiye Dağdelen, bu duruma tepki gösterdi.

    Dağdelen, üniversite son sınıf öğrencisi oğlunun nişanlı olduğu için düğün hazırlığı içinde olduğunu vurgulayan Dağdelen, “Bir anne olarak yüreğimiz oğlumuzla birlikte zindanda” dedi. Dağdelen, kamuoyuna seslenerek bu  davalara sahip çıkmalarını ve oğlu Cihan’ın biran evvel serbest bırakılmasını istedi.

    “BUGÜN KABA BİR DÜŞMANLA SAVAŞ HUKUKU UYGULANIYOR”

    Cihan Dağdelen’in Avukatı Ercan Kanar da kısa bir açıklama yaptı. Kanar, Cumhuriyet tarihinin hukuk açısından, yargılama pratiği açısından en facialı bir dönemini yaşadıklarını söyledi.

    12 Eylül Askeri Darbesini hatırlatan Kanar, şunları söyledi:

    “O zaman bile yargıda belirli kriterler vardı. O zamanda işkence yaygındı, haksız davalar çok yaygındı,  düşmanla savaş hukuku o zaman da uygulanıyordu ama o zamanda uygulanan düşmanla savaş hukuku klasik bir düşmanla savaş hukukuydu. Bugün ise kaba bir düşmanla savaş hukuku uygulaması var. Yani muhalif olan herkes mevcut iktidar tarafından düşman olarak kabul ediliyor ve hiçbir kriter olmadan aylarca tutuklanabiliyor.”

    “HERKESİN AKP İKTİDARINA KARŞI SESİNİ YÜKSELTMESİ GEREKİR”

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin  5. 19. 36. maddesinde yer alan ‘Özgürlük ve güvenlik hakkını temin altına alan’  maddesini hatırlatarak, Türkiye’nin bu maddeleri tanımadığını söyledi.

    Şu anda yaşananların trajikomik bir ceza uygulaması olduğunu belirterek, “Şu andaki yargıçlar ve savcılar bir hukukçu faaliyeti yapmıyorlar bir gardiyan faaliyeti yapıyorlar” dedi.

    Keyfi bir şekilde iddianamelerin geç hazırlandığının altını çizen Kanar, AKP iktidarının faşizmine karşı toplumun sesinin çıkması ve basının da bu sesin yükselmesinde yardımcı olması gerektiğini vurguladı.

    “FETÖ’NUN ÜRETTİĞİ AMA TOZLU RAFLARA KALDIRILAN DOSYALAR TEKRAR ÇIKARTILDI”

    Ardından TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç’in Avukatı Seyit Demir konuştu. Yaşanan sürecin yargının siyasallaşmasıyla, yargının  siyasetin aparatı haline dönüştüğünü belirten Demir,”Barış sürecinin olduğu Demokratik Toplum Kongresi (DTK) zamanında tozlu raflara kaldırılan 2011-2012 yılında yürütülen bir dosya tekrar karşımıza çıktı. Mevcut siyasal iktidarın polisleri kendilerine bir tanık, delil, her hangi bir tutuklamaya delil üretemedikleri için yine FETÖ’nun ürettiği ama tozlu raflara terk ettiği delillere sarıldılar. DTK ile ilgili müvekillerimize sorular soruldu, DTK yasa dışı örgütle bağlantılıymış gibi gösterilmeye çalışıldı oysa DTK’nın toplantıları İstanbul, Ankara ve Diyabakır’da beş yıldızlı otellerde kamuya açık şekilde yapıldı. Cemil Çiçek ve Bülent Arınç tebrik telgrafları gönderdi.”

    “TOPLUMUN DUYARLI OLMASI GEREKİR”

    Demir, Muharrem ayında cezaevinde oruç tutan müvekkillerinin engellendiğini, matem orucunda belli ritüellerin olduğunu, etli yemeklerin çıkarıldığını belirterek ibadetlerinin engellendiğini vurguladı.

    Müvekilleri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in sadece gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü söyleyen Demir, bu sürecin aşılması için toplumun duyarlı olması gerektiğine vurgu yaptı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Yüksekdağ: Barış, demokrasi, özgürlük mücadelesi tasfiye edilemez

    Yüksekdağ: Barış, demokrasi, özgürlük mücadelesi tasfiye edilemez

    PİRHA -HDP’nin tutuklu bulunan eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) faaliyetlerinin suç unsuru yapıldığı birinci fezlekeye dair savunmasını yaptı. Yüksekdağ, “DTK, bu ülkede her eve cenaze gitmesin, alanlarda savaş naraları değil barış talepleri yankılansın diye çalışmıştır. Çalışmalarında yer aldığım için de onur duyuruyorum” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tutuklu yargılandığı davanın yedinci duruşması Ankara’da Sincan Ceza İnfaz Kurumu’nda görülmeye başlandı.

    HDP Milletvekilleri ve Avrupa Parlamentosu’ndan bir heyetin izlediği duruşmaya, sarı basın kartı olmayan gazeteciler alınmadı.

    Konuşmasına, yaşamını yitiren HDP eski milletvekili İbrahim Ayhan’ı anarak başlayan Yüksekdağ, “Ayhan’ın vefatı bu ülkenin Meclis’indeki, memleketteki siyaset durumunu çok açık özetliyor. Onun anısı ve mücadelesi önünde minnetle eğiliyorum. Ruhu şad olsun” dedi.

    “ÇÖZÜM SÜRECİ BİTİNCE DTK TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN EDİLDİ”

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) faaliyetlerinin suç unsuru yapıldığı birinci fezlekesine dair savunma yapan Yüksekdağ, şunları söyledi:

    “Bir ülkede doğrular öldürülüyorsa, birileri de bu doğrulara her şeye rağmen sahip çıkmaya devam edecektir. DTK, Kürt sorununa dair çözümde her zaman ilk muhatap olmuştur. DTK daimi meclisi, geçici birleşenleri, özerk komisyonları ile çalışan bir yapıdan fezlekeler ile terör örgütü uzantısı ilan etmek mantıksızdır.”

    Yüksekdağ, siyasi iktidarın çözüm sürecinden döndüğünde ise DTK’yi ‘terör örgütü’ ilan ettiğine dikkat çekerek, “İktidar partisi, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı DTK ile defalarca mesai yaptı. Bu siyasi iktidarın ikiyüzlü tavırlarından biridir” diye konuştu.

    ‘DTK’NİN KURULUŞUNDA AKP’Lİ VEKİLLER DE YER ALMIŞTI”

    DTK’nin kuruluş sürecinde bazı AKP’li vekillerin de delege olarak yer aldığını hatırlatan Yüksekdağ, şöyle devam etti:

    “DTK, bu ülkede her eve cenaze gitmesin, alanlarda savaş naraları değil barış talepleri yankılansın diye çalışmıştır, her çalışmasına saygı duyarak katılmışımdır. Çalışmalarında yer aldığım için de onur duyuruyorum. DTK ile ilişkili soruşturma yürütmek istiyorsanız bu mahkeme salonları yetmez. Yüzbinlerce insanı yargılayacak bir mahkeme salonu var mı?”

    “BERBEROĞLU BIRAKILDI AMA LEYLA GÜVEN HALA TUTUKLU, NEDEN?”

    Cezaevinde tutuklu bulunan iki milletvekilinden CHP’li Enis Berberoğlu’nun tahliye edildiğine ancak HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in hala tutuklu bulunduğuna dikkat çeken Yüksekdağ, şu ifadeleri kullandı:

    “Siyasi iktidar baştan beri bize rehine muamelesi yaptı. Berberoğlu bırakıldı ama Leyla Güven hala tutuklu, neden? Çünkü o HDP’li. Berberoğlu’nun tutuklanması münferit bir hadiseydi, dokunulmazlıkların kaldırılması HDP’ye yönelikti.”

    “İKTİDAR KENDİ SORUMLULUĞUNU PARTİMİZE ATTI”

    Mahkemeye verilen aranın ardından savunmasına devam eden Yüksekdağ, 6-8 Ekim Kobani protestoları hakkında hazırlanan fezlekeye ilişkin, “Siyasi iktidar, kendi sorumluluğunu partimizin, Selahattin Demirtaş’ın ve bizim üzerimize atmıştır. Siyasi iktidar sorumluluğu muhalefete atamaz. 6-8 Ekim sürecinin gelişini siyasi iktidar görememiş, görmezlikten gelmiştir. Yanı başında süren savaşa karşı kışkırtıcı bir tavır almıştır” değerlendirmesinde bulundu.

    “ADALET TALEP ETMİYORUM”

    Ben HDP Eş Başkanı olduğum için DTK’nin doğal delegesiymişim, eş genel başkan olduğum için de yöneticiymişim. İçler acısı bir iddia. Ben HDP’nin eş genel başkanlığını yapmış birisi olarak başka bir kurumun eş genel başkanı olacağım ve göğsümü gere gere onun arkasında durmayacağım! Her şeyden önce akla aykırı. Adalet talep etmiyorum, en azından gerçeğe biraz saygı duyulabilir. DTK benim yöneticisi olmaktan onur duyacağım bir şeydir ama bir hukuk insanı iddianamede yalan uyduramaz. Bizler yaptığımız çalışmaların sonuna kadar arkasında durduk ve durmaya devam edeceğiz. Türkiye’deki barış, demokrasi, özgürlük mücadelesi tasfiye edilemez.“

    Figen Yüksekdağ, “Örgüt yöneticiliği”, “Örgüt propagandası yapmak”, “Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “Suç işlemeye tahrik” iddialarıyla tutuklu yargılanıyor. Dosya kapsamında Yüksekdağ hakkında 30 yıldan 83 yıla kadar hapis cezası istenirken, 92 sayfalık iddianamede, Yüksekdağ’ın Demokratik Toplum Kongresi (DTK) içerisindeki faaliyetleri ve diğer eylemleri nedeniyle “örgüt yöneticisi” sıfatıyla cezalandırılması da talep ediliyor. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Dersim’de canlıların yok olmasına sessiz kalanlar, katliamın tarafıdır’-VİDEO

    ‘Dersim’de canlıların yok olmasına sessiz kalanlar, katliamın tarafıdır’-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Geyiksuyu bölgesinde günlerdir süren orman yangınını HDP Milletvekili Saliha Aydeniz ve beraberindeki heyet yerinde inceledi. Kurum temsilcileri ile basın açıklaması yapan Aydeniz, “Dersim’de her yıl operasyonlar bahane edilerek ormanlarda yangınlar çıkarılıyor, bu yıl da 10 gündür atılan havanlar sonucunda çıkan yangınla karşı karşıya kaldık” ifadelerini kullandı. 

    HDP Milletvekili Saliha Aydeniz ve beraberindeki heyet, Dersim Geyiksuyu bölgesinde günlerdir süren ve geniş bir alana yayılan orman yangınını yerinde inceledi.

    Yangın bölgesinde gerçekleştirilen basın açıklamasına HDP, DBP, DTK, KESK, DEDEF, SMF temsilcileri katıldı. Burada bir konuşma yapan HDP’li vekil Saliha Aydeniz, “10 gündür Dersim bölgesinde birçok alanda orman yangınları söz konusu. Orman yangınlarına valilikçe ve bakanlık boyutunda yapılan bütün çağrılara rağmen herhangi bir müdahale yapılmamakta. Sivil toplum örgütlerinin, siyasi partilerin ve gönüllü insanların yangınları söndürmeye ilişkin müdahalesi söz konusu” dedi.

    YETKİLİ KURUMLARA ÇAĞRI

    “Dersim’de her yıl operasyonlar bahane edilerek ormanlarda yangınlar çıkarılıyor, bu yıl da 10 gündür yine operasyonlar bahane edilerek burada var olan yaşamlara karşı katliamcı politikalarla atılan havan sonucunda çıkan yangınla karşı karşıya kaldık” diye konuşan Aydeniz, şunları belirtti:

    “Bu yangın hala büyük hektarlarla söz edilecek düzeyde yangın. Rüzgarın etkisiyle geniş alanlara yayıldığını gördük yangının. Her dakika kilometrelerce yerin yandığını gördük. Burada yaşayan canlıların, doğanın katledildiğini gördük. Bölge, Dersim halkının yaylacılık, arıcılık yaptığı bir alan. Bunların hepsinin yok olduğu, bilinçli bir şekilde katledildiğini gördük. İlin valisine, yetkililerinin yangın olmadığını söylemeleri, kamuoyunu yanıltmaları yerine kendi işlerini yapmalarını, yaşam alanlarının katliamdan geçirilmemesi için bir an önce müdahale etmeleri gerektiğini söylüyoruz.

    Ekoloji çevrelerinin, uluslararası alanlarının bir an önce Dersim’de yanan doğa hakkında kamuoyu oluşturmaları gerektiği konusunda çağrı yapıyoruz. Burada yaşayan bütün canlıların yok olmasına sessiz kalan herkesin, bu katliamın bir tarafı olduğunu söylemek istiyorum.”

    DERSİM/PİRHA

  • Aysel Tuğluk’a verilen 10 yıl hapsin gerekçesi açıklandı

    Aysel Tuğluk’a verilen 10 yıl hapsin gerekçesi açıklandı

    Ankara 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi, Aysel Tuğluk’a verdiği 10 yıl hapis cezasının gerekçesini açıkladı. Tuğluk’un katıldığı yürüyüşler, basın açıklamaları, oturma eylemleri ve DTK bünyesinde yaptığı konuşmalar hapis cezasına gerekçe olarak gösterdi.

    HDP önceki dönem Eş Genel Başkan Yardımcısı, Aysel Tuğluk’a, Ankara 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10 yıl hapis cezası verilmişti. Mahkeme, Aysel Tuğluk’a “Örgüt üyeliği” iddiasıyla verdiği cezanın gerekçeli kararını açıkladı.

    Kararda, bir dönem DTK Eşbaşkanlığı görevi de yürüten Tuğluk’un yaptığı çalışmalar ‘suç’ olarak gösterildi.

    Mahkeme, Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nde avukatları aracılığıyla yaptığı görüşmelerde talimatlar verdiğini ve DTK’nin bu talimatlar doğrultusunda kurulduğunu ileri sürdü.

    Gerekçeli kararda, 2007 yılında kurulan DTK’nin eşbaşkanlığına Abdullah Öcalan’ın talimatıyla Aysel Tuğluk’un seçildiği iddia edilerek, Tuğluk’un dava aşamasında eşbaşkanlık yaptığı yönünde ifadesi delil olarak gösterildi. Ortam dinlemesinde Tuğluk’un DTK’nin toplantılarına katıldığı, DTK’nin Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için yapılan eylemlere destek amaçlı katıldığı, 2011 yılında Gemlik’te yapılan oturma eyleminde katıldığı ve slogan attığını belirten mahkeme, bunları da ‘suç’ diye niteledi.

    Tuğluk’un Mart 2011’de Diyarbakır’da Valiliğin yasakladığı yürüyüşe katılması, İsviçre’nin Bern kentinde düzenlenen “Kürt sorunun çözümünde bağımsız devletlerin rolü” konulu toplantıya katılması da hapis cezasına gerekçe olarak gösterildi.

    Tuğluk’un katıldığı yürüyüş ve eylemler “örgüt üyeliğine” gerekçe gösterilirken, kararda şu ifadeler kullanıldı:

    “Örgüt içerisinde iş bölümü yaptığı, örgütün üyeleri üzerinden sevk ve idarede bulunduğu, örgütsel faaliyetlerinin organizasyonunda, icrasında harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol oynadığı ve bu faaliyetleri denetleyebilme yetkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sanığın örgütsel faaliyetlerini örgüt yöneticilerinden gelen emirler doğrultusunda gerçekleştirdiği, örgütün amaçları doğrultusunda eylemlerde bulunması ayrıca DTK toplantılarında yapmış olduğu konuşmalar dikkate alındığına sanığın PKK ile bağlantılı olduğu anlaşılmakla, sanığın tüm eylemleri de dikkate alındığına silahlı örgüt üyesi olduğu mahkememizce kabul etmiştir.”

    Kaynak: Jinnews

  • Savcı, Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamını istedi

    Savcı, Demirtaş’ın tutukluluk halinin devamını istedi

    PİRHA – 15 aydır tutuklu olan Selahattin Demirtaş’ın üç günlük savunmasından sonra mütalaasını veren savcı, tutukluluk halinin devamını istedi. Demirtaş, “Barış olsaydı 15 Temmuz olmazdı. Çünkü biz yapacağımız siyasi çalışmalarla Türkiye’nin barışını sağlayacaktık” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu davanın ikinci duruşması 3’üncü gününde Sincan Cezaevi Kampüsü’nde kurulan duruşma salonunda başladı.

    SAVCI, TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ

    15 aydır tutuklu olan Selahattin Demirtaş’ın üç günlük savunmasından sonra mütalaasını veren savcı, tutukluluk halinin devamını istedi.

    HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu davada verilen öğle arasının ardından dosyaya gelen yeni evraklar ve müzakereye verilen cevaplar okundu. Ardından iddia makamı tutukluluk halinin devamı yönünde mütalaasını sundu.

    Savcı, 15 aydır tutuklu olan Demirtaş’ın savunması için süre verilmesini, mevcut kuvvetli suç şüphesinin bulunması, atılı suçların katalog suçlardan olması, CMK 100 ve devamı maddeler gereğince tutukluluk halinin devamını istedi. Avukatların mütalaaya karşı savunmalarını sürdürüyor.

    Bugünkü duruşmada Demirtaş’ın savunması sona erecek ve mahkeme taleplere dair ara kararını verecek.

    Mahkeme başkanı duruşmanın önceki günlerinde darbe davalarına bakan heyet olduklarını hatırlatarak, Pazartesi günü darbe davaları olması sebebiyle Demirtaş’ın duruşmasını uzatamayacaklarını söylemişti.

    50 AVUKAT DURUŞMAYI İZLİYOR

    HDP milletvekilleri ile yaklaşık 50 avukat duruşmayı izliyor. Duruşmaya başlanmadan önce mahkeme başkanı dün Demirtaş’ın duruşma salonundan servis edilen fotoğrafları için avukatlara sitemde bulundu. Mahkeme başkanı “Bunu bir avukat arkadaşa yakıştıramıyorum” diyerek, avukatların cep telefonlarını duruşma sırasında çıkarmamalarını istedi.

    Mahkeme Başkanı daha sonra dosyanın tamamının taralı olarak içinde yer aldığı 3 DVD’yi Demirtaş’a teslim etti. Demirtaş, duruşmanın ilk gününde dosya eklerini görmediğini, talep etmesine karşın verilmediğini, verildiğinde de ücret talep edildiği söylemişti. Mahkeme başkanı bunu hatırlatarak, “200 TL kardasınız” diye espri yaptı. Demirtaş bu ekleri incelemek için zaman talep edeceğini dile getirdi.

    Demirtaş daha sonra savunma yapmaya başladı.

    “BARIŞ OLSA 15 TEMMUZ OLMAZDI”

    Demirtaş, “Çünkü biz yapacağımız siyasi çalışmalarla Türkiye’nin barışını sağlayacaktık. En çok korktukları şey buydu. Barış içinde bir Türkiye’yi kim yıkabilir. Cemaati de silip süpürür atardı böyle bir Türkiye. Hiçbir yere sızamazdı. 15 Temmuz olmazdı. Türkiye zayıf düşmeseydi böyle bir şey de yaşanmazdı. Darbe mekaniği dediğimiz buydu” dedi.

    ‘SURİYE SOÇİ’DE DEĞİL ANKARA’DA KONUŞULURDU’

    Demirtaş, hükümetin çözüm geliştirmek yerine izlediği bu politikalardan dolayı Ortadoğu’da ciddi bir aktör olmak yerine yalnızlaştığını ifade ederek, “Suriye’deki çözüm Soçi’de ve Cenevre’de değil, Ankara’da konuşulurdu” dedi.

    DTK’nin düzenlediği toplantılara birçok AKP’li ismin katıldığını ve dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafında da Meclis’e davet edildiğini hatırlatan Demirtaş, hükümet temsilcilerinin silah bırakma imkanı gibi bir sürecin geliştiği dönemde “Silahı bırakıyorsa gelsin DTK’de konuşsun” yaklaşımı içindeyken cemaatin tuzak kurduğunu söyledi.

    DTK İYİ BİR ŞEYDİR, HDP OLARAK KÖTÜLÜĞÜNÜ GÖRMEDİK’

    Demirtaş, DTK ile ilgili savunmasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde 2013 yılında Diyarbakır ziyareti sırasında dönemin DTK Eş Başkanı Ahmet Türk ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi binasında görüştüğünü, yine aynı dönem AKP’li çok sayıda siyasetçinin bu toplantılara katılımı ya da destekledikleriyle ilgili açıklamaları içeren haberleri okudu.

    “DTK iyi bir şeydir. HDP olarak bir kötülüğünü görmedik. Faydalandık” diyen Demirtaş, halen HDP’nin DTK üyesi bir parti olduğunu ama başka partiler, dernekler ve oluşumların da içinde yer aldığını söyledi.

    KANDİL VE İMRALI’DA ÇEKİLEN FOTOĞRAFLAR

    Demirtaş, çözüm sürecinde Kandil’de çekilen fotoğrafların dosyaya delil olarak konmasına dair şunları söyledi:

    “Ses kayıtları, ortam dinlemeleri hepsini kriminale gönderebilirsiniz. Arkasında durmadığım tek bir konuşmam ya da inkar ettiğim tek bir faaliyetim yoktur. Hepsinin arkasındayım. İmralı’da, Kandil’de fotoğraf çektirdik. Bunlar hatıra fotoğrafı değildi. Bu işin ciddiyetine dair olan fotoğraflardı. Cezaevine yasak olan fotoğraf makinesini biz sokmadık. Oradaki görevli tarafından çekildi. Adalet Bakanlığı mührüyle dijital ortamda verildi. Kandil’de çekilen fotoğraflar ise hükümetin onayıyla dağıtıldı. Çünkü bu fotoğraflar sürecin ciddiyetle yürütüldüğünün göstergesiydi. Çözüm süreci bozulunca şimdi o fotoğraflar dosyaya delil diye konuldu. Her gün baskıyla, yargıyla karşı karşıya olmamıza rağmen pes etmiyoruz. Bize oy vermeyenler ise bu durumu anlamlandırmaya çalışıyor. Bizimde istediğimiz toplumsal uzlaşıdır. Böylesi yüzde 10, diğer yüzde 51’den iyidir.”

    “TÜRKİYE’Yİ İKİYE BÖLÜYORLAR”

    Parti programında yer alan “demokratik özerkliği” bir dizi çalışmada anlattıklarını, bu süreçte oylarının da arttığını söyleyen Demirtaş, “Başkanlık modeli Türkiye’yi kurtarır diyorlar ya. Benim elimde, partimin elinde iktidar partisi imkanlarının milyonda biri olsun yüzde 75 oy alırız biz. Biz bu imkansızlıklar içinde halk desteğini sağladık. Oy vermeyenler de dinliyordu, çok önemliydi. Bu yüzde 50 oy almaktan daha değerliydi. İşte alıyorlar Türkiye’yi ikiye bölüyorlar. Böyle yüzde 50 oy alacağımıza yüzde 10 alıp, kardeşliğe, barışa hizmet edelim önemli deriz değiliz. Bizim bakış açımız bu. Milli-gayri milli olarak ayırıp yüzde 60 oy alsak ne olur. Başkan olmak oya bağlı değil rızaya bağlıdır. Yüzde 50 oy alırsınız, yüzde 50’nin rızasını alamazsınız, başkan olamazsınız. İkna lazım. Toplumun geri kalanının iknası lazım” dedi. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • Veli Ağbaba: Kamu kurumları Alevilere yönelik hakarette yarışıyor

    Veli Ağbaba: Kamu kurumları Alevilere yönelik hakarette yarışıyor

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın dağıttığı kitaplarda ‘Alevilik perdesi altında ateistlik yapıldığı’ ifadelerinin yer alması, Türk Dil Kurumu’nun ‘vazalak’ kelimesinin anlamını hem ‘aptal’ ve ‘serseri’ hem de ‘Alevi’ olarak açıklamasına tepki gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba “Kurumlar Alevilere yönelik hakarette yarışıyor. Hükümet 20 milyonu aşkın Alevi’ye yönelik kolektif saldırının ortağıdır” dedi.

    Aynı gün içinde hem Milli Eğitim Bakanlığının hem de Türk Dil Kurumunun Alevilerle ilgili skandallara imza attığının anlaşılması kamuoyunda tepkiyle karşılandı. MEB’in 11-14 yaş arası çocuklara yönelik olarak dağıttığı kitapta şeriat propagandası, Cumhuriyet ve Alevilik düşmanlığının yapıldığı ortaya çıkarken, Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Sözlüğü’nde “vazalak” kelimesi için yapılan iki tanımdan biri “geveze, sözünü bilmez, aptal, serseri” anlamları sıralanırken, ikinci tanımda ise “Alevi, Müslüman olmayıp öyle görünen ve oruç yiyen” ifadelerine yer verildi.

    “NEREYE BAKSANIZ ALEVİLERE YÖNELİK HAKARET VAR”

    Hem MEB’in hem de TDK’nın Alevilere yönelik çirkin yaklaşımına sert tepki gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye’nin gerici, ayrıştırıcı, ötekileştirici anlayışla yönetiminin yansımalarını kurumlarda görmeye devam ediyoruz.Geçmişte Alevi kişiyle evlenmenin caiz olup olmadığıyla ilgili soruya ‘Müslüman olmayanla evlenilmez’ şeklinde skandal bir cevap veren Diyanet İşleri Başkanlığından sonra şimdi de Türk Dil Kurumunun çirkin tanımlamasında, Alevilere açık bir şekilde hakaret cümlelerini görüyoruz.Milli Eğitim Bakanlığı’nın henüz 11 yaşındaki çocuklara dağıttığı kitaplarda Alevileri karalayan ifadelere yer verildiğini görüyoruz.Nereye baksanız bir nefret suçu nereye baksanız Alevilere yönelik hakaretler var “dedi.

    “20 MİLYON ALEVİ’YE YAPILAN KOLEKTİF SALDIRININ ORTAKLARI”

    Tüm kurumları, sözde mülakat adı altında liyakattan uzak yandaşları ile dolduran hükümetin bu söylemlerin dolaylı değil doğrudan ortağı olduğunu kaydeden Ağbaba, “Alevilere yönelik ‘Namaz yok, oruç yok, rezillik! Kimsiniz ulan siz!’ diyen, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığıyla bilinen AKP’lilerin akıl hocası Kadir Mısıroğlu’nu saray sofralarında konuk edenler de, Aleviliği devletin resmi dil kurumunda ‘Geveze, Aptal, Sözünü bilmez’ anlamına gelen bir söz ile tanımlamasına göz yumanlar da, MEB’in ,Diyanet İşleri Başkanlığının skandallarına ses çıkarmayanlar da 20 milyon Alevi’ye yapılan kolektif saldırının ortaklarıdır” dedi.

  • Demokratik Toplum Kongresi’nden Maraş Katliamı ve 19 Aralık açıklaması

    Demokratik Toplum Kongresi’nden Maraş Katliamı ve 19 Aralık açıklaması

    PİRHA –  Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Maraş ve 19 Aralık katliamlarının yıl dönümü vesilesiyle bugün yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Maraş Katliamı’nın yeni katliamlarla devam ettiği belirtilerek, mücadelede ortaklaşma çağrısında bulunuldu. 

    Demokratik Toplum Kongresi Maraş Katliamı’nın 39. yıl dönümü ve 19 Aralık operasyonuna dair yazılı açıklama yayımladı.

    Maraş Katliamı’nın devletin himayesi ve göz yumması ile MHP’li faşistler tarafından gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, Katliam ile Kürt halkının ulusal talepleri ve Türkiye’deki farklı toplumsal kesimlerin demokratik mücadelelerinin hedeflendiği belirtildi.

    “MARAŞ KATLİAMI TÜRKİYE TARİHİNE KARA LEKE OLARAK GEÇMİŞTİR”

    “Türkiye’nin tarihine kara bir leke olarak geçen Maraş Katliamı’nda yüzlerce Alevi yurttaşımız katledilmiş, yüzlercesi ağır yaralanmış evleri yakılıp yıkılmış, topraklarından göç ettirmeye  zorlanmışlardır” denilen açıklamada “Maraş Katliamı, Kürt halkı ve Alevi toplumu başta olmak üzere, Türkiye’deki tüm demokratik  ve insanca bir yaşam talebi olan bütün toplumsal kesimlere karşı gerçekleştirilen ne ilk ne de son katliam olmuştur. Halkımıza ve  Alevi toplumuna karşı Genç, Dersim, Ağrı, Zilan, Koçgiri vb.  katliam politika ve uygulamaları, Maraş, Çorum,Sivas, Gazi, Amed, Koçgiri, Sur, Cizre, Nusaybin, Şırnak, Ankara ve daha bir çok yerde gerçekleştirilen yıkımlar ve katliamlarla sürekli güncellenerek sürdürülmüştür” denildi.

    Yakın zamanda Maraş’ta Alevilerin evlerine çarpı işareti koyulmasıyla ilgili de görüşlere yer verilen açıklamada, şunlar belirtildi:

    “Malatya’da Alevi yurttaşlarımızın  evlerine x işareti konularak  Maraş Katliamı hatırlatılmakta, tehdit ve şantajla Alevi yurttaşlarımız sindirilerek, yurtlarını terk etmeye zorlanmaktadırlar.

    “‘HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONU’ ADI ALTINDA YÜZLECE KİŞİ AĞIR YARALANDI”

    Yine 19 Aralık 2000 tarihinde Bayrampaşa cezaevinde başlatılıp, birçok cezaevinde sürdürülen baskı, işkence ve katliam uygulaması da aynı politikanın zindanlarda devrimci, demokrat, yurtsever tutsaklar üzerinden uygulamaya geçirilmesiydi. ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ adı altında devrimci-demokratik mücadelenin ve direnişin bütün topluma büyük bir moral, cesaret, inanç, kararlılık ve mücadele ruhu kazandırdığı zindan direnişini tümden tasfiye etmek hedeflendi. 30 devrimci tutsağın katledildiği, yüzlercesinin ağır yaralandığı bu katliam uygulaması da Maraş Katliamı gibi Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde bir insanlık suçu ve kara leke olarak yerini almıştır.”

    “DEMOKRATİK KESİMLER MÜCADELEDE ORTAKLAŞMALI”

    Katliamın planlayıcısı ve uygulayıcılarından hesap sorulmayarak, katliamın unutturulmaya çalışıldığı belirtilen açıklamada, “Karanlıkların aydınlatılması, katillerin yargılanması, tüm farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin  eşit, adil ve özgürce  ve birlikte kendilerini yaşayabilmeleri, gelecek yüzyılı özgürlükler ve aydınlıklar yüzyılı yapmak için  bütün demokratik kesimleri demokratik mücadelede ortaklaşmaya çağırıyoruz” ifadesi kullanıldı.

    (HABER MERKEZİ)