Etiket: duruşma

  • Demirtaş ifade verdi: Bu savcılar her kimse araştırılmalı

    Demirtaş ifade verdi: Bu savcılar her kimse araştırılmalı

    Hakkında açılan davaya SEGBİS’le katılan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, iddianamenin 7 yılı aşkın bir süre önce hazırlanmış olduğunu belirterek “Burada bana karşı açıkça suç işlenmiştir. Siyaset yapma hakkımı, halkımı temsil etme yetkimi kullanmak istemem sebebi ile savcılar tarafından bana karşı suç işlenmiştir. Bu savcılar her kimse araştırılmasını istiyorum” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2010 yılında Van Erciş’te yaptığı bir konuşma nedeniyle “Örgüt propagandası yapmak” ve “Halkı galeyana getirmek” iddiasıyla Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce açılan davanın ilk duruşması görüldü.

    Duruşmaya Demirtaş’ın avukatları ile birlikte HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan ve HDP ile DBP’li yöneticiler katıldı.

    Demirtaş’a yönelik suçlamanın okunması ardından yargılanmaya itiraz eden Demirtaş’ın avukatı Esra Akgün, müvekkilinin halen milletvekili olduğunu ve Meclis’teki 3’üncü büyük partinin Eş Genel Başkanı olduğunu hatırlattı. Müvekkilinin yasama dokunulmazlığı olduğunu belirten Akgün, Demirtaş hakkında hazırlanan fezlekenin Meclis komisyonu ile görüşülmesi gerektiğini belirtti.

    Ardından tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden SEGBİS ile davaya katılan Selahattin Demirtaş, savunma hakkının ihlal edildiğini ifade ederek, avukatının beyanlarına katıldığını ve itiraz değerlendirilmeden savunma yapmayacağını ifade etti. Demirtaş’ın talebi sonrası yargılamayı yapan mahkeme heyetinden Betül Gül Karakuş, yargılamayı vekaleten yaptığını asıl hakimin yargılamayı sürdürmesi için avukatın itirazını tutanak altına alacağını belirtmesi üzerine Demirtaş, savunmasına devam etti.

    Demirtaş’ın savunmasından öne çıkanlar şöyle:

    “Dokunulmazlık dışında sorumsuzluk diye bir müessese vardır. İddianameyi hazırlayan savcı sorumsuzluk hususunu yok saymıştır. Hiçbir milletvekili kovuşturulamaz ve hakkında soruşturma başlatılamaz. Her şeyden önce bu iddianame 7 yılı aşkın bir süre önce hazırlanmış bir fezlekeden ortaya çıkmıştır. O tarihte yapılan anayasa değişikliği referandumda sunulmuş bizler de bu anayasa referandumuna karşı lehte ve aleyhte karşı beyanda bulunduk.

    Bu güne kadar çok sayıda miting gerçekleştirdim. Bu miting de anayasa referandumuna karşı seçmenimizin sandığa gitmemesi için çağrıda bulunduk. Burada yaptığım konuşmanın tamamını hatırlıyorum. Her şeyden önce iddia makamının hazırladığı iddianameye konuşmanın tamamını eklemesi gerekiyordu. Bir konuşma bütünü ile değerlendirildiğinde içeriğinin ne olduğu ancak böyle açığa çıkar. Burada açıkça bir çarpıtma var.”

    “BU SAVCILAR ARAŞTIRILMALI” 

    “Kullandığım cümleler ifade özgürlüğü kapsamında ele alınmalıdır. İddianamede suç olarak sayılan kısımda yine somut bir tespit ve somut bir suçlama yoktur. Örneğin halkı tahrik etmek suç işlemeye teşvik etmek ve propagandayla ilgili somut bir delil yoktur. Böyle bir suçu ancak tertip komitesi işler. Burada benim herhangi bir pankart hazırladığım ya da slogan hazırladığım ifade edilmiyor. Son derecede ciddiyetsiz ‘Ben de Demirtaş’a iddianame hazırlayayım, benim de çorbada tuzum olsun’ düşüncesi ile hazırlanmış bir iddianamedir. Bu iddianamenin mahkeme tarafından en başında reddedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Burada bana karşı açıkça suç işlenmiştir. Siyaset yapma hakkımı, halkımı temsil etme yetkimi kullanmak istemem sebebi ile savcılar tarafından bana karşı suç işlenmiştir. Bu savcılar her kimse araştırılmasını istiyorum.

    Ciddiyetsiz soruşturma ve ciddiyetsiz, kapsamlı araştırma yapılmadan, biz bunları basit tutuklama gerekçesi olarak görüyoruz. 17 dosyanın birleştirilmesi ve iftira denilebilecek basit iddianamelerle tutuklu bulunuyoruz. Verilen karar 6 milyon seçmene hakaret nezdindedir.”

    Demirtaş’ın savunmasının ardından duruşma 27 Nisan’a ertelendi.

  • Ahmet Türk: Her dönemde haksızlığa uğradım

    Ahmet Türk: Her dönemde haksızlığa uğradım

    “KCK Ana Davası”nda savunma yapan tutuklu Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, “Siyaset alanında her dönemde bulundum. Ama her dönemde haksızlığa uğradım, hakkımda davalar, soruşturmalar açıldı. Yıllarca siyasi atmosfere göre yargılandım” dedi.

    Diyarbakır’da açılan “KCK Ana Davası”nın 71’inci duruşması 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk ile Kürt siyasetçiler Ferhan Türk ve Ramazan Debe katıldı. Adliye içinde ve dışında yoğun önlemlerin alındığı duruşmayı, Ahmet Türk eşi Mülkiye Türk, HDP milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Nadir Yıldırım, Osman Baydemir, Feleknas Uca, Nimetullah Erdoğmuş ve Ahmet Yıldırım’ın yanı sıra çok sayıda kişi izledi.

    TÜRK: HER DÖNEMDE HAKSIZLIĞA UĞRADIM 

    Saat 10.00’da başlayan duruşmada Ahmet Türk esas hakkındaki savunmasını yaptı. Savunmasında yıllardır demokratik alanda siyaset yaptığını dile getiren Ahmet Türk, sorunların çözümü için her dönemde mücadele ettiğini vurguladı. Bu mücadelesinin hala devam ettiğinin altını çizen Ahmet Türk, şöyle dedi: “Siyaset alanında her dönemde bulundum. Ama her dönemde haksızlığa uğradım. Siyasi gelişmeler çerçevesinde her dönemde hakkımda davalar, soruşturmalar açıldı. Yıllarca siyasi atmosfere göre yargılandım. 2012 Newroz’unda yaptığım konuşmadan dolayı hakkımda dava açılmış. Yıllardır bu coğrafyada Newroz kutlanır. O yıl Newroz yasaklanmıştı. Benim de o dönemde Newroz’da 5 dakikalık konuşmam oldu. Ne güvenlik güçleriyle bir tartışmam ne de bir sorunum oldu. Newroz’da öylesi bir durum olsaydı görüntülere yansırdı. Ama hiçbir görüntü ortaya çıkmadı. Hakkımdaki iddianamede hiç de hukuka uygun suçlamalar bulunmuyor. Avukat Fethi Gümüş’le yaptığım görüşmeye yer verilmiş. Yine siyasetçilerle evimde yaptığım konuşmalara yer verilmiş ve delil olarak sunulmuş. Bunların kabul edilecek yanı yok. Ben 1973’ten bu yana demokratik siyaset mücadelesini veriyor. Bana iletilen suçlamaları kabul etmiyorum.”

    “TÜRK BU DOSYADAN DA BERAAT EDECEK” 

    Türk’ün savunmasının bitirmesi ardından söz alan avukatı Fethi Gümüş ise 2009’da “KCK” adı altında bir operasyon yapıldığını ve bu çerçevede Türk’ün bilgi istediğini, kendisinin de bilgi verdiğini söyledi. Türk’e avukat olarak bilgi vermesinin “örgüt talimatı” olarak yansıtıldığını, bu suçlamayla Türk’ün “örgüt üyeliği” ile suçlandığına değinen Gümüş, “Ahmet Türk ile yaptığımız görüşmelerin tamamı soruşturmaya ilişkindi. Örgütsel bir görüşme yoktu. Yine Türk bir gün evime misafir oldu. Nasıl alındı bilmiyorum ama bu görüşmemiz de illegal bir görüşme olarak yansıtılmış. 1980’den bu yana Türk’ün avukatlığını yapıyorum. Türk hep bu sebeplerden yargılanmış. Ahmet Türk, düşüncesi ve yapısıyla suç işleyecek bir yapıda değil. Dosyalardan hep beraat etmiştir. Bu dosyada da beraat edeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    AKTAR: AHMET TÜRK VİCDANIMIZIN SESİDİR

    Avukat Mehmet Emin Aktar ise Ahmet Türk’ün siyasette olduğu gibi herkesin “Ahmet abisi” olduğunu söyledi. Yılların siyasetçisi Türk’ün herkesçe bilindiğini dile getiren Aktar, suçlamaların kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Aktar savunmasının devamında şunları söyledi: “Ahmet abinin seçim aracının üzerinde zafer işareti ‘Örgüt propagandası’ kapsamında yapıldığı söyleniyor. Futbolcular bile maç kazandıklarında zafer işareti yaparlar. Ahmet nasıl örgüt adına propaganda yapmış oluyor anlamadım. Bir siyasetçi olarak evet Ahmet Türk, propaganda yaptı. Bunu cezalandırırsanız, legal siyaseti yasaklarsınız. Ama bilinmelidir ortada bir suç yoktur. Ahmet Türk vicdanımızın sesidir. Biz onun suçsuz olduğuna inanıyoruz.”

    “BAŞIMA GELMEYEN KALMADI”

    Ardından Kızıltepe Belediyesi eski Başkanı Ferhan Türk savunma yaptı. Savunmasını Kürtçe yapan Ferhan Türk, “Bana iletilen suçları kabul etmiyorum. İddianamede sözde benim belediye başkanı olmamı PKK Lideri Abdullah Öcalan istemiş ve ben de aday olmuşum. Yine Avrupa’ya gittiğim ve Cemil Bayık ile Sabri Ok ile görüştüğüm söyleniyor. Ama ben hiçbir zaman Avrupa’ya gitmedim. 2006’da Irak Kürdistan’ına davet üzerine gittim. O dönemde de seçim falan yoktu. Orada çektiğim fotolar da var. Mahkemeye sunabilirim. İddianamede benim buralardan kaçmak istediğim ve bir dönem PKK’ye katıldığım söyleniyor. Bu doğru bir bilgi değildir. Yıllardır ticaretle uğraşıyorum. İş yaptığıma, ticaret yaptığıma ilişkin belgeler var. Kızıltepe’de beni delegeler seçti, bunun sonucunda da seçimde Kızıltepe’de yüzde 78 gibi bir oy alarak belediye başkanı oldum. Bir buçuk yıl gibi belediye başkanı kaldım. Bu süre için de başıma gelmeyen kalmadı. Bu iddianameyi hazırlayanlar bellidir. Bu suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

    Ferhan Türk’ün savunmasına ek yapan Avukat Erdal Kuzu ise Türk’ün silahlı olarak örgütte yer altığının ileri sürüldüğünü, ancak bunun gerçek olmadığını ve Türk’ün aslında yıllardır açık bir şekilde Türkiye’de olduğunu ifade etti. Kuzu, “Ferhan Türk’ün, ‘Türk Ferhan’ olmadığı ortada olmasına rağmen hala bu iddianın esas hakkındaki mütalaada olması kabul edilemez. Türk Ferhan’ın Hasan Atmaca olduğu çok net biliniyor. Bunu mahkemeye de sunduk. Suçlamaları kabul etmiyoruz. Müvekkilimin beraatını talep ediyorum” diye konuştu.

    Sanık Ramazan Debe de, ana dilde savunma yaparak, şunları söyledi: “Henüz mütalaa elime ulaşmadı. Benimle ilgili suçlamalar asılsızdır. Benim suçlu olduğumu gösteren hiçbir şey yoktur. Ne tape görüşmeleri, ne gizli tanık beyanları yok. İddianamede daha önce cezaevinde kaldığım arkadaşların isimleri olduğu liste örgüt listesi olarak gösterilmiş ve bununla suçlanıyorum. Bu suçlamaları kabul etmiyorum. Hakkımdaki suçlamaların hiçbir dayanağı yoktur.”

    DİYARBAKIR’DA KALMAK İSTİYORUM

    Savunmaların ardından Ahmet Türk söz bir kez daha söz alarak, mahkeme heyetinden, “Sağlık durumum kötüdür. Başka cezaevinden buraya getirilmem çok zor. Ben Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalmayı talep ediyorum” dedi.

    Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Biz de sizin Diyarbakır’a getirilmeniz için talepte bulunduk. Ama kabul edilmedi. Sizi Elazığ’a getirdiler. Bizim elimizde olan bir durum değildir” yanıtı verdi.

    Savunmaların ardından duruşma 25 Ocak Çarşamba gününe ertelendi.

  • Polisin öldürdüğü Öztürk’ün duruşması ertelendi

    Polisin öldürdüğü Öztürk’ün duruşması ertelendi

    İstanbul Küçük Armutlu’da  8 ay önce 20 yaşındaki Yılmaz Öztürk’e ateş ederek ölümüne neden olan polis Yasin H.’nin yargılanmasına bugün devam edildi. İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmaya “Ölüme Sebebiyet Verecek Şekilde Kasten Yaralamak” suçundan yargılanan sanık polis Yasin H’nin 12 yıldan 16 yıla kadar hapsi isteniyor.

    Öldürülen Yılmaz Öztürk’ün annesi Günnaz Öztürk ve babası Hüseyin Öztürk ile yakınları da duruşmaya izleyici olarak katıldı. Duruşmada, avukatların polisin tutuklanması talebi reddedilirken, şahitlerden birinin olmaması, bir sonraki duruşmada dinlenmesi talebiyle duruşma 17 Mart saat 11.00’a ertelendi.

    İstanbul’da 20 Şubat 2015’de Sarıyer’e bağlı Küçük Armutlu mahallesinde, Fatih Sultan Mehmet Polis Merkezi karakolu önünde bir saldırı gerçekleşmişti. Saldırıyı düzenleyenler arasında Yılmaz Öztürk’ün de olduğu  iddia edilmişti. Ancak avukatı Cemal Yücel bu iddiayı yalanlıyor. Avukat Yücel yaptığı açıklamada, ‘Olay yeriyle Yılmaz’ın katledildiği yer arasında 700-800 metre var.  Karakola saldırı olsaydı bu çocuk 700 metre mesafede öldürülmezdi’ diyor.

     

  • Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay bugün hakim karşısında

    Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay bugün hakim karşısında

    Özgür Gündem gazetesinin yayın danışma kurulunda yer aldıkları gerekçesiyle 19 Ağustos’tan beri tutuklu bulunan Yazar Aslı Erdoğan, ve 31 Ağustos’tan beri tutuklu olan Dilci Necmiye Alpay bugün ilk kez İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde hakim karşısında.

    Çok sayıda kişi, duruşmayı izlemek için adliyeye geldi.

    Türkiye’nin dünya edebiyat sahnesinde tanınan ve takdir edilen yazarlarından biri olan ve kapatılan Özgür Gündem gazetesinde yazdığı ve danışma kurulunda yer aldığı gerekçesiyle 16 Ağustos akşamı evine yapılan baskının ardından gözaltına alınan ve 19 Ağustos’tan beri tutuklu bulunan Aslı Erdoğan ile dil konusundaki başvuru niteliğindeki çalışmaları yanı sıra, barış mücadelesine de uzun yıllardır emek veren isimlerden biri olan Necmiye Alpay, bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak İstanbul Çağlayan Adliyesinde görülecek davada ilk kez hakkındaki suçlamalara karşı savunma yapacak olan Erdoğan ve Alpay’la birlikte Özgür Gündem Genel Yayın yönetmenliğini yapan Eren Keskin, yayın danışma kurulunda yer alan Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ile Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Zana (Bilir) Kaya, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya, gazetenin İmtiyaz Sahibi Kemal ve yöneticilerinden Bilge Aykut, “Silahlı terör örgütüne üye olma”, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma”, “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarıyla yargılanacaklar.

    DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Aslı Erdoğan’ın avukatlarından Özcan Kılıç, Aslı Erdoğan’ın moralinin yerinde olduğunu ve son dönemde savunmasını yazmaya odaklandığını dile getirerek, “Mahkemeye sunacağı savunmasını tabii ki çok önemsiyor. Bu nedenle biz de güçlü bir metnin ortaya çıkmasını bekliyoruz” dedi. Kılıç, Erdoğan ile aynı hukuki durumda olan Necmiye Alpay’ın da çok moralli bir şekilde duruşmaya hazırlandığını vurguladı. Duruşma öncesi Aslı Erdoğan’ı ziyaret eden annesi Mine Aydostlu, “Tüm sıkıntılara rağmen şu an sağlık sorunlarından ziyade savunmasına yoğunlaşmış durumda. Bu hukuksuz bir dava, tamamen siyasi. İçeride elinden geldiği kadar dayanmaya çalışıyor. Biz de bu hukuksuz davaya karşı dayanmak zorundayız, başka çaremiz yok” diye konuştu.

  • Yüksekdağ: Yargı tarihi bir sınavdan geçiyor

    Yüksekdağ: Yargı tarihi bir sınavdan geçiyor

    HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında, 10 Ekim Ankara Katliamı sonrası Adana’da katıldığı bir cenazede yaptığı konuşma nedeniyle “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini aşağılama” suçlamasıyla açılan dava, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkemeye getirilmeyen Yüksekdağ, savunmasını Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile yapmak zorunda bırakıldı.

    HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat ve partililerin yer aldığı duruşma salonuna basın mensupları alınmayarak, duruşmayı takip etmelerine izin verilmedi.

    ‘ESAS YARGILANMASI GEREKEN BU KATLİAMIN SORUMLULARIDIR’

    Kimlik tespitinin ardından yaptığı savunmasında Yüksekdağ, hakkındaki iddiaların tamamen siyasi yönlendirmelerden ibaret olduğunu vurguladı. Yargının tarihi bir sınavdan geçtiğini söyleyen Yüksekdağ, şunları söyledi:

    “Ben Türkiye’nin 3 büyük partisinden birisinin milletvekiliyim. Şuan halen dokunulmazlığım devam etmektedir. Sözlerimin yargılamaya konu olması hukuki garabetin göstergesidir. Sözlerimi iktidar partisi hedef göstererek çarpıtmaktadır. Ancak darbenin hüküm sürdüğü ülkelerde milletvekilleri tutukludur. Bu bur utanç tablosudur. Esas yargılanması gereken benim 12 kişinin katliamından sonra sarf ettiğim sözler değildir. Esas yargılanması gereken bu katliamın sorumlularıdır. Sadece barış dileyen insanların cenazesine katıldığımız için tutuklandık. En büyük haksızlık budur. Katliam sonrası halkımızın doğal tepkilerinin savunucusu olduk, eleştiride bulunduk. Asıl 10 Ekim katliamını gerçekleştirenler yargılanmalıdır. 10 Ekim katliamı son duruşmasında söylenenleri ben bir yıl önce söylediğim için yargılanıyorum. Yargılanması gerekenin ve hesap vermesi gerekenin kim olduğu açıktır.

    Bu katliamı gerçekleştirenleri açığa çıkarmaya siyasi aslı sorumludur. Katliamda can verenleri saygıyla anıyorum. Barış ve özgürlük mücadelesine devam edeceğiz. Son olarak iddiaların mesnetsiz olduğunu ve siyasilerin yönlendirilmesi ile açılmış dava olduğunu görüyorum. Siyasi kimliği nedeniyle yargılanma büyük bir ayıptır. Benim hakkımda verilmesi gereken esaslı karar beraat kararıdır. Bundan sonraki duruşmalarda bağışık tutulmayı istiyorum.”

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini söyleyen Yüksekdağ, aksi kararda ise lehine olan yasa yükümlülükler uygulanarak, CMK’nin 231. Maddesi gereğince hükmün geriye bırakılmasını talep etti. Davanın bir sonraki duruşması 28 Mart 2017’ye ertelendi.

    Duruşma sonrası HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat, partililerle birlikte Adliye binası önünde açıklama yaptı. Irgat, yargılamanın kanunsuz olduğunun altını çizerek, eşbaşkanlar ve milletvekillerinin tutuklanmasının siyasi kararlar ışığında olduğunu söyledi.

  • Aleviler kenetlendi: Turgut Öker yalnız değildir

    Aleviler kenetlendi: Turgut Öker yalnız değildir

    Turgut Öker,  hakkında açılan dava nedeniyle 5 Aralık Pazartesi günü saat 10:00’da İstanbul Anadolu Adliyesi’nde yargılanacak. Duruşmayı izlemek üzere Avrupadan ve Türkiye’den çok sayıda Alevi kurum yöneticileri, Anadolu adliyesinde hazır bulunacak. 

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker Maraş Katliamı’nın 37. yılında yaptığı konuşmadan dolayı yargılanıyor. 5 Aralık Pazartesi günü saat 10.00’da İstanbul Anadolu Adliyesi’nde duruşması görülecek.

    AABK YÖNETİCİLERİ ÖKER’E DESTEK İÇİN İSTANBUL’A GELDİ

    Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanan Turgut Öker’le Alevilerin dayanışması yükseliyor. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu yöneticileri yarın duruşmaya katılmak ve Öker’e destek olmak için İstanbul’a geldi.

    ALEVİ KURUM YÖNETCİLERİ ÖKER’E DESTEK İÇİN ADLİYEDE OLACAKALR

    ABF, Pir Sultan Abdal kültür Derneği Genel Merkezi ve ve daha pek çok Alevi kurum yöneticileri ve Alevi yurttaşlar 5 Aralık günü İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülecek duruşmada olacaklarını “Turgut Öker yalnız değildir” diyeceklerini duyurdu. Alevi kurumlar yaptıkları açıklamalarda “yargılanan Tugut Öker değil, tüm Alevilerdir” ifadelerini kullandı.

    BRİTANYA PARLAMENTOSU ALEVİ SEKRETERYASI: ÖKER ADİL YARGILANMALI

    Bu arada, Turgut Öker’e Britanya Parlamentosu Alevi Sekreteryası’ndan destek geldi. Britanya Parlamentosu Alevi Sekreteryası Başkanı Rt. Hon Joan Ryan, Turgut Öker’e destek için ilgili makalara mektubu gönderdi.

    Mektupta şu ifadelere yer verildi:

    “Bu yazıyı, Britanya Parlamentosu Alevi Sekreteryası başkanı olarak, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Sayın Turgut Öker ve arkadaşlarının Türkiye’de yapılacak olan duruşmalarına ilişkin gönderiyorum. Sayın Öker ve arkadaşları 2015 yılında hak kısıtlaması yaşadı. Ve bu nedenle bu yıl Aralık ayında mahkemeye çıkarılmakla karşı karşıya kaldı. Bunun nedeni, Maraş’ta Alevi toplumuna yapılan saldırılarda kaybedilen insanları 37. yılında onurlandırmak.
    Geçen Yıl Maraş Valiliğine mektup yazarak 100’den fazla insanın öldüğü ve çok fazla insanın yaralandığı bu trajediden sonra mağdurların yakınları, arkadaşları ve sevenlerinin her yıl dönümünde anma yapabilmesi için gerekli güvenlik önlemlerinin alınması ve imkanlarının sağlanmasını rica etmiştim.
    Sayın Öker Alevi toplumu içinde önemli bir yere sahiptir. Arkadaşlarıyla birlikte Türkiye ve Avrupa’da Alevilerin ve Aleviliğin tanınmasına önemli katkıları olmuştur. Bir insan hakkı aktivisti olarak prensiplerinde eşitlik, dürüstlük ve sosyal adalet inancı vardır.
    Sayın Öker ve arkadaşlarının yargılanma prosedürünün adil olarak yapılmasını arz ederim. Türk demokrasisinin Aleviler dahil tüm vatandaşlarının temel haklarına saygı duyması hayati öneme sahiptir.”

  • PSAKD: Turgut Öker yalnız değildir, 5 Aralık’ta duruşmada olacağız

    PSAKD: Turgut Öker yalnız değildir, 5 Aralık’ta duruşmada olacağız

     Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanan Turgut Öker’le Alevilerin dayanışması yükseliyor. Pir Sultan Abdal kültür Derneği Genel Merkezi 5 Aralık günü İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülecek duruşmada olacaklarını duyurdu. Açıklamada, “Turgut Öker yalnız değildir” denildi. 

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker Maraş Katliamı’nın 37. yılında yaptığı konuşmadan dolayı  yargılanıyor. 5 Aralık 2016 Pazartesi günü saat 10.00’da İstanbul Anadolu Adliyesinde duruşması görülecek.

    Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanan Turgut Öker’le Alevilerin dayanışması yükseliyor. Pir Sultan Abdal kültür Derneği Genel Merkezi 5 Aralık günü İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülecek dava duruşmasında olacaklarını  bildirdi.

    Dernek tarafından yapılan açıklamada, “Katliamda yitirdiğimiz canlarımızı anmamız Maraş’ta adeta OHAL ilan edilerek her tür eylem ve etkinlik yasaklanarak engellenirken, anmaya gidenler hakkında yaptığı konuşma nedeniyle dava açılmıştır. Maraş Katliamı 37. yıl anmasında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanan Turgut Öker yalnız değildir” denildi.

    Açıklamada,  tüm Aleviler bu davayı sahiplenmeye çağrıldı.

  • Dink davasının hakimi duruşma sırasında gözaltına alındı

    Dink davasının hakimi duruşma sırasında gözaltına alındı

    Gazeteci Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de öldürülmesine ilişkin davanın duruşması sırasında hakim Bünyamin Karakaş gözaltına alındı.

    İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden duruşmanın tutuklu sanığı eski istihbarat daire başkanı Ramazan Akyürek savunma yaparken mahkeme başkanı duruşmaya bir anda ara verdi.

    O sırada mahkemenin hakimleri arasınde yer alan, ancak bu duruşmada bulunmayan Bünyamin Karakaş’ın polis ekipleri tarafından odasında gözaltına alındığı ortaya çıktı. Hakimin odasında arama yapıldığı da öğrenildi.

    DHA’nın haberinde ‘FETÖ’ soruşturmaları kapsamında hakkında ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan gözaltı kararı verilen 192 hakim ve savcıdan 55’inin İstanbul’daki adliyelerde hala görev yaptığı bilgisi de yer aldı.

  • Gar katliamı sanığı: Polisler bana ‘elinize sağlık’ diyerek selfie çektirip güldüler

    Gar katliamı sanığı: Polisler bana ‘elinize sağlık’ diyerek selfie çektirip güldüler

    10 Ekim Ankara Gar Katliamı davası Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Davaya CMK sisteminden zorunlu olarak müdafi atanan avukat, “Vicdanen bu durumu kaldıramıyorum” diyerek davadan çekildi. Duruşmanın öğleden sonraki oturumuna davanın kilit ismi fırıncının itirafları damgasını vurdu.

    Türkiye tarihinin en büyük katliamlarından biri olan, geçen yıl 10 Ekim’de IŞİD’in canlı bombalı saldırısıyla 102 kişinin yaşamını yitirdiği Ankara Tren Garı patlamasına ilişkin açılan davanın ikinci duruşması bugün görülüyor.

    Katliam günü Gar Meydanı’nda yeterli güvenlik önlemi almamakla suçlanan emniyet, dün davanın görüleceği Ankara Adliyesi’ni “ablukaya” aldı. Duruşma salonunda da tutuklu sanıkların etrafında ‘robocop’ giyimli jandarmalar etten duvar ördü.

    Sanık avukatı davadan çekildi

    Davanın bugün görülen ikinci duruşmasında, CMK sistemince zorunlu olarak atanan sanık avukatı, “Vicdanen ben bu durumu kaldıramıyorum çekiliyorum” diyerek duruşmadan çekildi.

    Kilit isimden inanılmaz itiraflar

    Ankara katliamını gerçekleştiren canlı bomba Yunus Emre Alagöz ile birlikte ikinci canlı bombayı Antep’ten Ankara’ya getirdiğini itiraf eden davanın kilit isimlerinden Yakup Şahin’in mahkemedeki ifadesi başladı.
    Şahin’in mahkemedeki ifadesinden satırbaşları şöyle:

    – Herhangi bir örgüt ile ilişkim yoktur. İslami bir yaşam tarzım olması kimseye bağlı çalıştığımı göstermez.

    – Koskoca Cumhurbaşkanı aldandık demiştir. Biz de ekmek parası derdindeyiz kandırılmışız.

    – Polislerin baskısı ve işkencesi ile o ifadeyi verdim

    – Antep’ten çıktım. Adana’da polis çevirdi. Halil’e mesaj attım. Onu aldılar sandım. Yanıt gelmeyince geri döndüm.

    – Hiçbir engelleme görmeden Ankara’ya kadar geldim. Halil bana sen git az kaldı dedi. Halil bana “Senin işin bitti. Telefonu ver. Git istediğin otelde dinlen” dedi.

    – Ben Ankara’ya giderken arabayı Halil’e verdim. O da Muhammet diye ismini bildiğim Yunus Durmaz’a vermiş. Arabayı geri alınca arabada el bombaları buldum.

    – Emniyet beni gözaltına aldı. Evden çıkmadan önce uyuşturucu kullandığım için kendimi iyi hissetmiyordum.

    – Polisler kendime gelince benimle selfie çektiğini fark ettim. Oradakiler elinize sağlık ama bir iki çocuk ölmüş dedi gülerek.

    – Ankara’dan gelen iki polis bana Focus nerede diye sordu. Ben de Halil’in aracıdır. Yerini bilmiyorum dedim.

    – Benimle sabah gözaltına alınanlara sordum. Onlara işkence yapmamışlar. Ankara’ya gelir gelmez sorgu odasına alındım. Polisler bizi dinlersen sana yardımcı oluruz dediler.

    Kaynak: Cumhuriyet

  • Güler: Dink hakkında “Kesin Öldürülecek” ifadesi kasıtlı değiştirildi

    Güler: Dink hakkında “Kesin Öldürülecek” ifadesi kasıtlı değiştirildi

    Dink davasının 7. celsesinde dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Güler çapraz sorguda “Dink’in kesin olarak öldürüleceği sözünü değiştirip bize ‘ses getirici eylem’ olarak kasıtlı yazdılar. Metin değiştirilmiş” dedi.

    Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin yeniden görülen davanın yedinci celsesinin ilk duruşması bugün görüldü. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklardan Ramazan Akyürek, tutuksuz sanıklardan Ogün Samast, Reşat Altay, Ahmet İlhan Güler, Sabri Uzun ve Celalettin Cerrah katıldı.

    Duruşmaya, Yasin Hayal, Hamdi Egbatan, Osman Gülbel, Ali Poyraz, Şükrü Yıldız, Mehmet Ali Özkılınç SEGBİS aracılığıyla görüntülü ve sesli olarak katıldı.

    Duruşmanın ikinci yarısında dönemin İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler’in çapraz sorgusuna devam edildi.

    Ahmet İlhan Güler’in sorgusu şöyle,

    * Trabzon İstihbarat Şube ile İstihbarat Daire Başkanlığı arasında bir ilişki var. Bizimle [İstanbul İstihbarat Şube] arada bir soğukluk vardı. Destek alamadık, muhatap da bulamadık.

    * İstihbarat Daire Başkanlığı’ndan bu cinayetin arkasında kimler olabileceğine dair şema verdiler ama bu şemayı bize göstermediler Daha sonra bu şemayı Arat Dink’in elinde gördüm. Genel bir şema olduğunu, çalışılması gerektiğini söyledim.

    * Açığa alındığımı basından öğrendim. Müfettişler hiç açıklama yapmadan kamuoyunca merhumun faili benmişim gibi kanı oluşturdu. Savcılık soruşturmasına kadar hukuk mücadelesi verdik. Birkaç müfettiş sadece İstanbul’a odaklanmışlar.

    “Metin değiştirilmiş”

    * Dink’in kesin olarak öldürüleceği sözünü değiştirip bize “ses getirici eylem” olarak kasıtlı yazdılar. Metin değiştirilmiş. [Sanıklardan Muhittin Zenit,Hayal’in Dink’i kesinlikle öldüreceği ifadesini rapora yazdığını ancak raporun Engin Dinç tarafından “ses getirici eylem” olarak değiştirildiğini söylemişti. Dinç ise savunmasında konuyla ilgili “O düzeltmeyi ben yapmadım. Bu iddia ispatlanmalı. Böyle bir emir verdiysem bu emri veren de yapan da suçludur” demişti.]

    * Hakimin “Yazının en son kısmında Hayal’in Mcdonald’s’da eylem yaptığı, şahsın Dink’e yönelik söz konusu eylemi yapabilecek bir durumda olduğu bilgisi var. Böyle birinin Ermenilere yönelik kin beslemesiyle de bir eylem yapacağı anlaşılmaz mı?” diye sorusuna:

    “Anlaşılır efendim. Bu kişi daha önce eylemi yapmış, yine yapabilir. Ama Hayal’le ilgili bilebileceğimiz bilgi bomba atıp yakalanması. İstanbul özelinde başka hiçbir şey bilme ihtimalim yok.”

    “Dink asayiş toplantılarında gündeme gelmedi”

    * Savcı’nın “İl asayiş toplantılarında Hrant Dink gündeme gelmedi mi?” sorusuna:

    “Gelmedi. Sadece 301 davaları konuşuldu.”

    Davaya yarın Güler’in sorgusuyla devam edilecek.

  • 10 Ekim Gar katliamı davası başladı

    10 Ekim Gar katliamı davası başladı

    10 Ekim 2015 tarihinde Emek Barış Demokrasi mitingine katılmak üzere Ankara Garı önünde toplananlara yönelik canlı bomba saldırısına ilişkin davanın ilk duruşması başladı. 101 kişinin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin davanan ilk duruşması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Davanın hafta boyunca devam etmesi planlanıyor.

    Çok sayıda siyasi parti, sivil toplum örgütü ve sendikanın desteğiyle düzenlenen ’Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ için Ankara’ya giden binlerce insanın toplandığı Ankara Tren Garı kavşağında üç saniye arayla patlayan canlı bombalar 101 kişinin hayatını mal olmuştu.

    ankara-gar4

    Toplum vicdanında derin yara açan katliamın ilk duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

    Davada 10’u tutuklu 36 sanık yer alıyor. Duruşma salonunda yedisi Sincan, beşi Antep’ten gelen 12 tutuklu ve iki tutuksuz sanık bulunuyor. Antep’te cezaevinde bulunan iki sanığın da SEGBİS’le dinlenmesi bekleniyor.

    Hayatını kaybeden yurttaşların aileleri, gönüllü avukatlar ve yurttaşların yoğun katılım gösterdiği duruşma, birleştirilen 10 ve 11’inci ağır ceza mahkemelerinin salonunda görülüyor.

    Duruşmaya, sanıkların yoğun jandarma ve polis koruması eşliğinde alınmasıyla gergin başlandı. İki salonun da yetersiz olması, projeksiyon makinelerinin çalışmaması ailelerin tepkisine yol açarken, sorunların çözülmesi için bir süre duruşma başlayamadı.

    “Şov yapıyorsunuz” diyen polis salondan atıldı

    Duruşma salonundaki şartlara tepki gösteren ailelere salondaki iki polisin “Şov yapıyorsunuz” demesi üzerine gerginlik tırmandı. Ailelerin tepkisi üzerine mahkeme, kimlik tespitinin yapılmasının ardından iki polisi de salondan attı.

    Mahkeme başkanının ailelere ‘seyirci’ demesine tepki

    Ancak mahkeme başkanının “Seyirciler lütfen duruşma düzenine uyalım” demesiyle ailelerin tepkisi tekrar tırmandı. Çoğunluğunu hayatını kaybedenlerin yakınlarının oluşturduğu salondaki yurttaşlar, “Biz seyirci değiliz mağduruz” diyerek tepki gösterdi.

    Duruşmaya Ankara, İstanbul, Balıkesir ve Mersin Baro Başkanlarının yanı sıra, katliamda hayatını kaybedenlerin aileleri ve yaralılar, çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı. CHP Malatya İl Örgütünden katliamda yaşamını yitiren aileler ve yaralılar da duruşmayı takip edenler arasında yer aldı. Duruşmayı çok sayıda CHP’li de takip etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve Grup Başkanvekili Özgür Özel ile çok sayıda milletvekili duruşma salonunda yer aldı. Duruşmayı izleyenler arasinda Tunus Parlamentosundan milletvekili Ammar Amroussia ve BM İşkenceyi Önleme Komitesi Üyesi Radia Nasraoui de bulunuyor.

    Duruşma, sanık, müşteki ve avukatların yoklamasıyla devam ediyor.