Etiket: ekber kaya

  • DAD’dan Öcalan’ın çağrısına destek: Tüm Alevileri bu sürecin öznesi olarak görmekteyiz-VİDEO

    DAD’dan Öcalan’ın çağrısına destek: Tüm Alevileri bu sürecin öznesi olarak görmekteyiz-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya ilişkin dernek binasında açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Demokratik Alevi Dernekleri olarak, barış ve demokratikleşme sürecine tam destek veriyoruz. Barış sürecinin inşasında Alevi halkları olarak daha çok çabanın ve daha çok gayretin sarf edilmesi gereklidir” denildi.

    Kürt sorununun çatışma ve şiddetten arındırılarak hukuki bir zeminde çözülmesine dair PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısı gündemdeki yerini koruyor. İktidardan muhalefete, sivil toplum örgütlerinden gazeteci, akademisyen ve sanatçılara kadar birçok kesimin destek verdiği çağrı kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya ilişkin dernek binasında açıklama yaptı. Açıklamayı DAD Yöneticisi Emir Ali Genç okudu.

    Açıklama öncesinde Şeyh Delil Berhican Ocağı evladı Fırat Gezici’nin okuduğu gülbeng ile çerağ uyandırıldı.

    “ABDULLAH ÖCALAN’IN ÇAĞRISI SON DERECE OLUMLUDUR”

    Alevi Yolu’nun barış yolu olduğunu belirten Emir Ali Genç, “Adı konulmamış olsa da kapsamlı ve onurlu bir barış sürecine evrilmesini arzuladığımız bir süreç başlatılmış, devlet cenahı ve Kürt hareketi, Kürt meselesini demokratikleşme ve demokratik toplum inşası temelinde çözme yönünde irade beyan edip bazı adımlar atmışlardır. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın örgüte silah bırakma ve kendini fes etme çağrısı, çatışmaların sona erdirilmesi, demokratik uzlaşının temel yöntem olarak kabul edilmesi, zaman ve mekanın ruhunun bunu gerektirdiğini dillendirilmesi, bir Alevi kurumu olarak bizce de son derece olumlu bir çağrıdır. Demokratik toplum söylemi ve bunun için demokratik mücadele anlayışının esas alınması, konuyla ilgili düzenlemelerin bir an önce yapılıp yol açılması inancımızın da temel ilkesi olan” farklılıklarla ikrar ve rızalı yaşam” ilkesini çağrıştırmaktadır. Rızalaşma ve demokratikleşme üzerinden yürütülmesi öngörülen bu süreci sahiplenip geliştirmek, toplumsal uzlaşı ve barışımızı inşa etmek tüm halklarımızın ve toplumsal kesimlerin görevidir” dedi.

    “BARIŞ SÜRECİNE TAM DESTEK VERİYORUZ”

    Demokratik Alevi Dernekleri olarak, barış ve demokratikleşme sürecine tam destek verdiklerini vurgulayan Genç, “Tüm Alevileri ve Alevi kurumlarını da bu sürecin öznesi olarak görmekteyiz. Tüm Alevi sürek ve kurumlarına, STÖ’lere, siyasal partilere, başta kadınlar olmak üzere tüm toplumsal kesimlere, toplumsal barış ve demokratikleşme sürecinde aktif rol alma çağrısında bulunuyoruz. Demokratik bir siyasetin yaşam oranı bulması için demokratik uzlaşma temel yöntemdir. Sistem arayışında asıl olan demokratik sistemdir. Bu mana ile demokratik örgütlenme önündeki engellilerin bir an önce kaldırılması, konu ile ilgili mevcut iktidarın somut adımlar atması toplumun bir araya gelmesi ve umut tazelemesine yol açacaktır. Alevi kurumları, sürekleri, kanaat önderleri, ocak evlatları, pirleri, anaları, aydınları barışın inşa edilmesinde önemli rol oynayabilirler. Barış sürecinin inşasında Alevi halkları olarak daha çok çabanın ve daha çok gayretin sarf edilmesi gereklidir. Sürece fiili olarak katılarak cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratik siyasetin öznesi olma gibi bir tarihsel sorumlulugu almaları inançlarının da gereğidir. Alevi toplumunun tarihsel yaşanmışlıkları, inanç kimlikleri, mücadele pratikleri bu sürece katkı sunacak hakikati kendi içinde barındırıyor” diye konuştu.

    “ALEVİLER HER ZAMAN BARIŞIN YANINDA OLMUŞLARDIR”

    Yüzyıllardır Türkiye’de en büyük acıları Kürtlerin ve Alevilerin yaşadığını belirten PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya ise, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Barışı tesis etmek savaştan daha zordur. Bütün kesimler kardeşçe yaşamalıdır. Barışın tarafı olunması lazım, barışı savunmak gerekiyor ama barışın şartlarının da oluşması gerekiyor. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ cezaevindeyken Sivas Katliamı’nın sanıkları tahliye edildiler ve şu anda aramızdalar. Aleviler her zaman barışın yanında olmuşlardır, barışı savunmuşlardır ve bundan sonra da barışı savunmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Suriye’de yaşanan katliama dur demek için Aleviler sokağa çıkmalı’-VİDEO

    ‘Suriye’de yaşanan katliama dur demek için Aleviler sokağa çıkmalı’-VİDEO

    PİRHA-Suriye’de Alevilerin katledilmesine tepkiler artarak devam ediyor. DAD Yöneticisi Emir Ali Genç, “Suriye’de Aleviler üzerindeki baskı, şiddet ve katliam devam ediyor. Suriye’de yaşanan Alevi katliamını yapanların üst çatı örgütü olan HTŞ’nin en büyük destekçisi Türkiye’dir” derken, PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya ise, “Suriye’de Aleviler soykırım riskiyle karşı karşıya. Türkiye’de ve Ortadoğu’da Alevilerin örgütlenerek sokağa çıkmaları gerekiyor” diye konuştu. 

    Suriye’de ABD, İsrail desteğiyle yönetimi ele geçiren terörist cihatçı gruplardan HTŞ’lilerin Alevileri işkence ederek katletmesi Türkiye’de tüm kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor.

    HTŞ’nin seri cinayetlerine kamuoyunun tepkisi üzerine iktidara yakın isimler tarafından sosyal medyada Alevi düşmanlığını körükleyen “Siyasal Alevici” söylemiyle bir kirli kampanya başlatıldı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Emir Ali Genç ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Suriye’de Alevilerin katledilmesine ve Türkiye’de başlatılan Alevi nefretine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “CİHATÇI YAPILARIN SURİYE’Yİ YÖNETMESİYLE ALEVİLERİN YAŞAMLARI TEHLİKE ALTINDA”

    Suriye’de cihatçı yapıların devleti yönetmesiyle birlikte Alevilerin yaşamlarının tehlike altında olduğunu söyleyen DAD Yöneticisi Emir Ali Genç, “Suriye’de Aleviler üzerindeki baskı, şiddet ve katliam devam ediyor. Suriye’de yaşanan Alevi katliamını yapanların üst çatı örgütü olan HTŞ’nin en büyük destekçisi Türkiye’dir. Son süreçte Alevi katliamlarının Türkiye’de yeniden yaşanacağına ilişkin Alevilere yönelik tehditler ediliyor. Alevileri biat ettirmek için Alevi nefreti söylemleri son dönemde oldukça arttı. Bu tehditlere karşı hep birlikte mücadele ederek bu politikaları boşa çıkarabiliriz” diye belirtti.

    “ALEVİLER SURİYE’DE SOYKIRIM TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA”

    Suriye’de Alevilerin katledilmesine karşı çıkmak insan olmanın bir gereği olduğunu belirten PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Suriye’de Aleviler soykırım riskiyle karşı karşıya. Herkesin bu duruma karşı çıkması gerekiyor. Sosyalistlerin, devrimcilerin, yurtseverlerin ve ezilen her kesimin bu noktada ayağa kalkması gerekiyor. Suriye’de güvenlik koridorlarının oluşturulması ve Alevilerin güvenliğinin sağlanması gerekiyor. Caydırıcı birtakım önlemler alınması gerekiyor, eğer önlemler alınmazsa başta Aleviler olmak üzere oradaki bütün azınlıklar büyük bir tehdit altındadır” dedi.

    “ALEVİLERİN SOKAKLARA ÇIKMALARI GEREKİYOR”

    Sosyal medyadaki Alevi nefretinin arkasında karanlık güçlerin olduğunu ifade eden Ekber Kaya, “İnsan olan birisi bu tarz fikirleri sosyal medyadan teşvik etmez. Karanlık güçler bir konuda bir altyapı oluştururlar ve sırası geldiği zaman da onu kullanmaya çalışırlar. Maraş, Sivas, Çorum, Gazi katliamları böyle olmuştur. Bu tehditlere karşı mücadele edilmeli. Sosyal medyadan Alevileri tehdit edenlere karşı davalar açılıp o kişilerin tutuklanmasını sağlamalıyız. Türkiye’de ve Ortadoğu’da Alevilerin örgütlenerek sokağa çıkmalı, caydırıcı nitelikte büyük eylemler yapılmalı. Bugün yapılan basın açıklamaları ve kısmi tepkiler değerlidir ama yetmez” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Dersim’de Suriye açıklaması: Aleviler ve Kürtler her yerde kenetlenmeli!-VİDEO

    Dersim’de Suriye açıklaması: Aleviler ve Kürtler her yerde kenetlenmeli!-VİDEO

    PİRHA- Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de inançları ve kimlikleri nedeniyle hedef alınanlara ilişkin Dersim’de basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, selefi örgütlerin katliamlarına karşı uluslararası güçleri sorumluluk almaya çağırdı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte sık sık ‘Katil IŞİD Ortadoğu’dan defol’ , ‘Yaşasın halkların eşit, özgür birliği’ sloganları atıldı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına basın açıklamasını PSAKD Dersim Şube başkanı Ekber Kaya okudu. Açıklamada, ‘Suriye’de katliamlara, emperyalist ve siyonist saldırganlığa hayır’ pankartı açıldı. Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütleri ve inanç kurumlarının temsilcileri ile yüzlerce yurttaş katıldı.

    “SURİYE’DE HALKLARA VE İNANÇLARA DÖNÜK KATLİAM YAŞANIYOR”

    Basın açıklamasından önce kısa bir konuşmaya yapan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Suriye’de halklara ve inançlara dönük katliam yaşandığını belirterek, “Halkların ve inançların katledilmesi katli vaciptir deniyor. Bunu kabul etmiyoruz” dedi.

    “ALEVİLER SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE BASKILARA VE İŞKENCELERE MARUZ KALMAKTADIR”

    Suriye’de kaos ve çatışmaların yaşandığını ifade eden PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Suriye’de iktidarı ele geçiren ve Türkiye’nin de desteklediği radikal dinci gruplar, farklı inanç ve kimliklere karşı acımasız baskı ve şiddet uygulamakta; Aleviler, Kürtler, Hristiyanlar, Dürziler ve şeriata dayalı bir yaşam tarzını benimsemeyen herkes sistematik zulme, ağır baskılara, işkencelere ve ölümlere maruz bırakılmaktadır. Bu insanlar, herhangi bir suç işledikleri için değil; kimlikleri, inançları veya etnik kökenleri nedeniyle hedef hâline gelmektedir” diye belirtti.

    “BENZER SALDIRILAR MARAŞ’TA, SİVAS’TA, DERSİM’DE YAŞANDI”

    Benzer nefret politikalarının yol açtığı katliamları daha önce Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da ve Sivas’ta da yaşadıklarını vurgulayan Kaya, “O dönem de insanlar, eylemlerinden ötürü değil; salt doğdukları kimlik ve inançla var oldukları için katledilmiştir. Bir insanın en temel varoluşunun “suç” olarak görülmesi, insanlık onuruna vurulmuş en ağır darbedir. Bugün Suriye’de yaşananlar, bu tarihsel acıların tekrarı niteliğindedir. Suriye’de yaşananlar temel insan haklarına, evrensel hukuka ve ortak vicdana yönelik ağır bir saldırı niteliğindedir. Aleviler başta olmak üzere tüm farklı inanç gruplarının güvenliğini sağlamak ve onurlarını korumak, yalnızca bölgesel bir mesele değil; insan hakları ve adalet adına evrensel bir sorumluluktur” dedi.

    “ULUSLARARASI GÜÇLERİ SORUMLULUK ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Suriye’de Alevilerin katledilmesine yabancı olmadıklarını belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Biz bu zihniyeti Dersim Katliamı’nda yaşadık. Dolayısıyla ırkçı zihniyetin kendisinin farklılıklara tahammülü yoktur. Irkçı zihniyete karşı Kürtler ve Aleviler olarak özgürlük ve eşitlik için mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz. Suriye’de Alevilerin canına ve malına kast eden çeteler sırtını Türkiye’deki iktidara dayıyor. Biz Aleviler olarak Yezit, Muaviye anlayışına diz çökmedik bundan sonra da diz çökmeyeceğiz. Bu çeteler sosyal medyada Alevi düşmanlığı yaratıyor. Her şeye anında soruşturma açan savcılar Alevilere karşı saldırılara karşı tek bir soruşturma açmadı. Başta Aleviler, Kürtler her yerde kenetlenmeliyiz. Örgütlü bir toplum olduğumuz sürece kazanacağız. Eşit, adil, onurlu bir yaşamı hep birlikte sağlayacağız. Selefi örgütlerin katliamlarına karşı uluslararası güçleri sorumluluk almaya çağırıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘2025 yılı mücadelenin daha da büyüyeceği bir yıl olacak’-VİDEO

    ‘2025 yılı mücadelenin daha da büyüyeceği bir yıl olacak’-VİDEO

    PİRHA-2024 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu. Dersim’deki inanç, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri 2025 yılında savaşların olmadığı ve herkesin barış içerisinde yaşadığı bir yıl olması temennisinde bulundular. 

    2024 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Emir Ali Genç, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şube Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Dersim İl Eş Başkanı Selvi Güngörmüş, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Yöneticisi Hümeyra Tosun Yeğin, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) MYK Üyesi Orhan Çelebi ve Dersim Munzur Radyo çalışanı Ahmet Gülmez 2024 yılının nasıl geçtiğini ve yeni yıldan beklentilerini PİRHA’ya anlattı.

    “2025 YILININ ÖNEMLİ MESAFELER KATETTİĞİMİZ BİR MÜCADELE YILI OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM”

    2025 yılında savaşların olmadığı ve herkesin barış içerisinde bir arada yaşadığı bir yıl olması temennisinde bulunan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Emperyalist barbarlığın dünyayı kan gölüne çeviren sermaye düzenimin yıkılmasını temenni ediyorum. 2025 yılının önemli mesafeler katettiğimiz bir mücadele yılı olmasını diliyorum” diye belirtti.

    İHD Dersim Şubesi Eş Başkanı Gürbüz Solmaz ise, 2025 yılına dair şunları söyledi:

    “Savaşın, sömürünün olmadığı barışın, insan haklarının ve hukukun olduğu yeni bir yıl temennisiyle 2025 yılının bütün halkımıza sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum.”

    “2025 YILI TÜRKİYE HALKLARINA BARIŞ VE UMUT GETİRSİN”

    2024 yılında baskılarla dolu bir yıl olduğunu söyleyen DBP Dersim İl Eş Başkanı Selvi Güngörmüş, “Uzun yıllardır baskı politikalarıyla karşı karşıyayız 2025 yılının Türkiye halklarına barış ve umut getirmesini diliyorum” dedi.

    2025 yılının barış, kardeşlik ve güzel günler getirmesini dileyen Dersim Munzur Radyo çalışanı Ahmet Gülmez, “Savaşın olmadığı ve gazetecilerin katledilmediği yeni umutlara vesile olmasını diliyorum” diye ifade etti.

    “YENİ YILDA TÜM EZİLEN HALKLAR ÖZGÜR BİR ŞEKİLDE YAŞASIN”

    DAD Yöneticisi Emir Ali Genç, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “2024 yılı Aleviler için zorlu geçti ancak 2025 yılında baskıların son bulmasını bütün canların özgürce yaşayabildiği bir yıl olsun.”

    2024 yılının işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler ve tüm ezilen halklar için büyük bir yıkım yılı olduğunu vurgulayan ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, “2024 yılında yoksulluk, iş cinayetleri ve kadın katliamları arttı. Yeni yıldan dileğimiz tüm ezilen halkların eşit yurttaş temelinde bir arada ve özgür bir şekilde yaşamalarını temenni ediyoruz” dedi.

    “2025 YILI TÜRKİYE’YE BARIŞ GETİRSİN”

    2024 yılının demokrasi mücadelesi açısından zorlu geçen bir yıl olduğunu ifade eden EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “İktidar ekonomik krizi emekçilerin üzerine yıkan bir politikayla ama aynı zamanda da sermayeye teşviklerin arttığı bir dönemden geçtik. Aynı zamanda demokratik taleplerinde baskılandığı bir yıl oldu 2024 yılı. 2025 yılının emek ve demokrasi mücadelesinin yükseleceği bir yıl olarak görüyoruz. O yüzden bütün yaşanan olumsuzluklara rağmen 2025 yılının emek ve demokrasi mücadelesinin daha da büyüyeceği bir yıl olacak” diye belirtti.

    2024 yılında baskı ve şiddetin yoğun bir şekilde yaşandığını belirten DEM Parti Dersim İl Yöneticisi Hümeyra Tosun Yeğin, “Kürtlere, Alevilere yönelik baskıların arttığı ve kadın cinayetlerinin arttığı, emekçilerin haklarını alamadığı ve çocuk işçilerim sömürüldüğü bir yıl oldu. 2025 yılını Türkiye’ye barış getirmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • 19 Aralık Cezaevi ve Maraş Katliamı ile Taybet İnan’ın katledilişi Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    19 Aralık Cezaevi ve Maraş Katliamı ile Taybet İnan’ın katledilişi Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de 19 Aralık Katliamı, Maraş Katliamı ve Taybet İnan’ın katledilişine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, “İnsan hakları savunucuları olarak 19 Aralık Katliamı’nın sorumlularının peşini bırakmayacağız. Maraş Katliamı aydınlatılmalı, Alevilerden özür dilenmeli ve katliamın sorumluları yargı önünde hesap vermelidir” denildi. Taybet İnan’ın da unutulmadığı belirtilen açıklamada, “Taybet İnan’ın davasının peşini bırakmayacağız” ifadeleri kullanıldı. 

    19 Aralık Cezaevi Katliamı, Maraş Katliamı ve Taybet İnan’ın katledilişinin 9. yılında Dersim’de Sanat Sokağı’nda açıklama yapıldı. Açıklamada ’19 Aralık Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız’ pankartı açıldı. Açıklamaya Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    19 Aralık Cezaevi Katliamı’na ilişkin açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Ateş, Maraş Katliamı’na ilişkin açıklamayı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Taybet İnan’a ilişkin açıklamayı da DEM Parti Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin okudu.

    19 ARALIK KATLİAMI’NI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    İnsan Hakları Derneği olarak 19 Aralık Katliamı’nın sorumlularının ve faillerin yargılanmasını talep etmeye devam edeceklerini belirten İHD Dersim Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Ateş, “İnsan yaşamını korumak zorunda olan devlet, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi bizzat sorumlusu olmuştur. Aradan geçen 24 yıllık süreçte tecrit sistemi daha da ağırlaştırıldığı gibi tüm hapishanelerde hak ihlalleri artarak devam etmektedir. Toplum üzerinde zor kullanma aygıtı haline dönüşen hapsetme sisteminde yeni tip hapishaneler ile bugün tecrit sistemi insanın hem fiziksel hem de zihinsel bütünlüğü üzerinde büyük bir tahribat meydana getirmektedir. F Tipi Hapishanelerin yanı sıra özellikle yeni açılan Yüksek Güvenlikli, S Tipi ve Y Tipi Hapishaneler ile yeni bir sistem uygulanmaya başlanmış olup buralarda tutulan mahpuslar çok ağır izolasyon yöntemlerine maruz bırakılmaktadır. İnsan hakları savunucuları olarak 19 Aralık Katliamı’nın sorumlularının peşini bırakmayacağımızı ve süregelen tüm hak ihlallerine karşı duracağımızı, mahpusların insan onuruna uygun bir yaşam sürmesi için mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz” dedi.

    “MARAŞ KATLİAMI AYDINLATILMALI, ALEVİLERDEN ÖZÜR DİLENMELİ”

    Maraş Katliamı’na ilişkin açıklamayı okuyan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya da “Maraş Katliamının üzerinden 46 yıl geçti. Bu katliam da diğer Alevi katliamları gibi devletin gözetiminde gerçekleşmiş, şehirdeki kolluk kuvvetleri herhangi bir müdahalede bulunmamıştır. Bu yönüyle bu katliamın sorumlusu devletin kendisidir. Katliam faillerinin yargı önüne çıkarılmamasında da her zaman olduğu gibi devletin cezasızlık politikası devreye konulmuştur. Oysa Maraş Katliamı insanlığa karşı işlenmiş suçlar kategorisindedir. Sonraki yıllarda da devlet katliamla yüzleşmek ve onarıcı adalet mekanizmalarını kurmak yerine Maraş’ta yapılmak istenen anmaları çeşitli gerekçelerle yasaklamıştır. İktidara hatırlatmak isteriz ki; gerçek bir toplumsal barışın yolu hakikatin ortaya çıkarılması ve geçmişle yüzleşmekten geçmektedir. Geçmişte yaşanan soykırımlar, insanlığa karşı işlenen suçlar, savaş suçları aydınlanmadan ve bu suçlar nedeni ile resmi özür dilenmeden toplumsal barışın kurulması mümkün gözükmemektedir. Bu nedenledir ki, Maraş Katliamı aydınlatılmalı, Alevilerden özür dilenmeli ve katliamın sorumluları yargı önünde hesap vermelidir” diye belirtti.

    “TAYBET İNAN’IN DAVASININ PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    9 yıl önce Taybet İnan’ın Şırnak Silopi’de, evinin önünde 10 kurşunla katledildiğini dile getiren DEM Parti Dersim İl Örgütü Yöneticisi Hümeyra Tusun Yeğin ise şunları kaydetti:

    “Cenazesi 7 gün sokakta kaldı. Yapılan otopside, vücuduna isabet eden 10 öldürücü kurşun saptandı. 2015 yılının Ekim ayında ilan edilip, 2016 yılının Nisan ayına kadar devam eden sokağa çıkma yasakları sırasında birçok acı yaşandı. Bunlardan en acı olanı da Taybet İnan’ın öldürülmesiydi. 11 çocuklu bir ev kadını, evinin önünde, keskin nişancıların attığı kurşunlarla katledildi. Bugüne kadar hiç kimse yargılanmadı, cezalandırılmadı. Biz insan hakları savunucuları olarak Taybet İnan’ın ölümünü hiç unutmadık, onun acısını hep taze tuttuk ve yaşadık. Onun ölüm yıl dönümünde bir kez daha barış taleplerimizi dile getirmek istiyoruz. Taybet İnan’ı unutmadık, Taybet İnan’ın davasının peşini bırakmayacağız. Bu cezasızlık politikası, bu çatışmalı ortam sona erene kadar insan hakları mücadelesinde kararlıyız.”

    PİRHA/DERSİM

  • Kaya: Dersim’de her yere cami yapma politikasından vazgeçilmeli-VİDEO

    Kaya: Dersim’de her yere cami yapma politikasından vazgeçilmeli-VİDEO

    PİRHA-Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın katılımıyla Dersim’de cami temel atma töreni yapılmasına tepki gösteren PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Alevi inancını asimile etmeye yönelik cami yapılmasına karşıyız. Böyle devam ederse ileride her yere cami yapılacak. O yüzden devleti yönetenlerin artık bu politikalardan vazgeçmesi gerekiyor” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın da katılımıyla 27 Ağustos’ta Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’na yaptırılan caminin temel atma töreni yapıldı.

    Temel atma töreninde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Şehirlerin medenileşmesinde en büyük pay camilerdir. İnşallah burada bizim hocalarımız, lojmanlarda oturan kardeşlerimizin ya da bu bölgede oturan kardeşlerimizin çocuklarına ders verecekler” ifadesini kullandı.

    Dersim’in asimilasyonu çalışmalarına son yıllarda hız veren AKP-MHP iktidarı, 2022 yılı haziran ayında Munzur Üniversitesi’ne cami ve kuran kursu açmıştı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın katılımıyla Dersim’de cami temel atma töreni yapılmasına tepki gösterdi.

    “ASİMİLASYON POLİTİKASI ADIM ADIM UYGULANIYOR”

    Dersim’de Alevi inancı üzerinde uzun süredir devam eden asimilasyon politikası olduğunu belirten Ekber Kaya, “Asimilasyon politikası adım adım uygulanıyor, cami inşaatları veya kuran kursları çok sıradan gelebilir” dedi.

    Kaya şöyle devam etti:

    “Tabi ki biz herkesin inancını özgürce yaşamasını istiyoruz. Üniversitelerde ve askeri yerlerde camilerin açılması sakıncalı bir durumdur. Acaba Türkiye başka bir düzene mi hazırlanıyor? Şeriatın taşları mı döşeniyor? Dersim’e hizmet için gelen memurlar, valiler, kaymakamlar ve bir bütün olarak devlet erkânı Dersim halkına hizmet vermek gibi bir maksatları yok. Dersim’de Sünni vatandaşlarımızın da yaşadığını biliyoruz ve onların kendi inancını yaşamasıyla ilgili hiçbir sorunumuz yok. Ancak bu durum Alevi inancını asimile etmeye yönelik. Her köye, mahalleye, askeri kışlaya, üniversiteye cami yapılmasına karşıyız. Böyle devam ederse ileride her yere cami yapılacak. O yüzden devleti yönetenlerin artık bu politikalardan vazgeçmesi gerekiyor.”

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Festivali kapsamında Ana Fatma ve 38 Kayalıkları ziyaret edildi-VİDEO

    Munzur Festivali kapsamında Ana Fatma ve 38 Kayalıkları ziyaret edildi-VİDEO

    PİRHA- 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde “Hafıza rotası” programında Ana Fatma Ziyareti ve Halvori 38 Kayalıkları’nda çerağlar uyandırılarak Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı.

    Dersim’de düzenlenen 22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3. gününde devam ediyor. Festival kapsamında “Hafıza rotası” programında Ana Fatma Ziyareti ve Halvori 38 Kayalıkları’na gidilerek çerağlar uyandırılarak 1938 Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı.

    Düzenlenen programa Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak,  DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Kürt siyasetçi Sebahat Tuncel, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç ve çok sayıda kişi katıldı.

    “SAVAŞLARIN OLMADIĞI BİR DÜNYADA YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Dersim’in katliamlar şehri olduğunu söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Arzumuz barış içerisinde doğamızı koruyarak, inancımızı yaşayarak birlik beraberlik içerisinde savaşların olmadığı, insanların özgür olduğu bir dünyada yaşamak” dedi.

    “BİR GÜN SORUMLULAR HESAP VERECEK”

    Dersim’de bilinen 400 noktada katliam yapıldığını belirten PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Yaşanan katliamı unutmamak ve unutturmamak için hafızalarda canlı tutmamız gerekiyor. Yaşana katliam bir gün açığa çıkacak ve sorumlular hesap verecek” diye belirtti.

    “KÖYLÜLERİ SAATLERCE MAKİNELİ TÜFEKLE TARADILAR”

    İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, ise şunları söyledi:

    “101 yaşındaki annem bana katliamda yaşananları anlatmıştı. Köylüleri ‘Size maaş bağlayacağız’ diyerek toplayıp makineli tüfekle saatlerce taradılar. Biz sadece izlemekle yetindik çünkü elimizden başka bir şey gelmedi.”

    “MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”

    Dersim’in her köşesinde katliam olduğunu vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Bu topraklarda katliamlar bitmedi ama aynı zamanda bu topraklarda direniş tarihi de var. Bize yaşatılanların yasını tutuyoruz ama aynı zamanda onun mücadelesini yürütüyoruz. Bize yaşatılan katliamın açığa çıkması için sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından 38 kayalıklarından Munzur’a karanfiller atıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Tertelesi’nin 87. yılında Seyit Rıza’nın köyü Ağdat’ta 40 fidan dikildi-VİDEO

    Dersim Tertelesi’nin 87. yılında Seyit Rıza’nın köyü Ağdat’ta 40 fidan dikildi-VİDEO

    PİRHA-Dersim Tertelesi’nin 87. yılında Seyit Rıza’nın anısına köyü Ağdat’ta 40 fidan dikildi. Tekçi anlayışların rıza toplumuna ait mekânları yok ettiğini ifade eden DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “İnancımız, dilimiz ve kimliğimiz resmi ideolojiye uymadığı için katliama uğradık” dedi.

    4 Mayıs 1937 yılında Bakanlar Kurulu, Dersim’de Tenkil Harekatı kararını almıştı. Bu özel kararnameyle Dersim’de başlatılan katliam 1938 yılına kadar sürmüştü ve 1937-38 Dersim Kürt Alevi katliamı olarak tarihe geçti.

    Dersim Tertelesi’nin 87. yılında Seyit Rıza’nın anısına köyü Ağdat’ta 40 fidan dikildi.

    “UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ”

    Tekçi anlayışların rıza toplumuna ait mekânları yok ettiğini ifade eden DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “Mezarlar bizim hafızamızdır, o yüzden bizim pirlerimizin mekânlarını yok ettiler. Ulus devleti kendi tekçi anlayışına uymayan raporlar oluşturuldu. Bu raporların ortak noktası inancı, dili ve kimliği resmi ideolojiye uymadığı için katliama uğradık. Dersim Katliamı’nda yitirdiklerimizi unutmadık unutmayacağız” dedi.

    “MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    4 Mayıs’ta Dersim’de çok büyük bir katliam yaşandığını söyleyen PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Bulunduğumuz mekân Seyit Rıza’nın mekânıdır. 70 bine yakın insanımız katledildi. Devlet özür dilesin, devleti arşivleri açılsın ve şehitlerimizin mezar yerleri açıklansın. Biz bundan sonra da mücadele etmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

    “BU COĞRAFYADA HALEN BASKILAR DEVAM EDİYOR”

    4 Mayıs’ın dünya tarihindeki en büyük örgütlü kötülük olduğunu vurgulayan DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu da “Bize yaşatılan örgütlü kötülüğe karşı örgütlü bir direniş ortaya koymamız gerekiyor. Bu coğrafyada halen baskılar devam ediyor. Planlanmış bir şekilde toplumun yok edilmesi bir soykırımdır. Unutmayacağız ve unutturmayacağız” diye ifade etti.

    “KATLİAMI LANETLİYORUZ”

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bu topraklar, binlerce değeri kefensiz toprağa düşen topraklar. Bu mekanların bizlerin hafıza mekanı olduğunu belirterek bize yaşatılan katliamı lanetliyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Kaya: İktidarını sağlamlaştırmak isteyenler Alevilere yönelik saldırılar planlıyor-VİDEO

    Kaya: İktidarını sağlamlaştırmak isteyenler Alevilere yönelik saldırılar planlıyor-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da cemevlerine saldırıya tepki gösteren PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “İktidarını sağlamlaştırmaya çalışan AKP-MHP hükümeti Alevilere yönelik saldırılar planlıyor” dedi.

    Ankara’da 30 Temmuz’da Şah-ı Merdan Cemevi,  Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı saldırı düzenlendi. Cemevlerine düzenlenen saldırılara tepkiler gelmeye devam ediyor.

    “AKP-MHP HÜKÜMETİ ALEVİLERE DÖNÜK SALDIRILAR PLANLIYOR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne yapılan eş zamanlı saldırılara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Saldırıların karanlık odaklar tarafından organize edildiğinin farkında olduklarını söyleyen Kaya, “Artık varlığını sürdüremez hale gelmiş iktidar, kendi varlığını sürdürmek için karanlık odakları devreye koymuş durumda. Alevilere dönük kışkırtmalar yapılıyor çünkü bu ülkede iktidarları elinde tutmanın en kolay yolu Türk-Kürt çatışması ya da Sünni-Alevi çatışması yaratmaktan geçiyor. İktidarını sağlamlaştırmaya çalışan AKP-MHP hükümeti Alevilere yönelik saldırılar planlıyor. Aleviler nasıl bütün azınlıklara sahip çıkıyorsa, azınlıkların da Alevi toplumuna sahip çıkması lazım. Eşit yurttaşlık ve ortak yaşam paydasında bütün inançların ve halkların birleşerek birlikte mücadele etmesi gerekiyor” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • PSAKD Dersim Şube Başkanı Kaya: İnancımız üzerinde asimilasyon kabul edilemez-VİDEO

    PSAKD Dersim Şube Başkanı Kaya: İnancımız üzerinde asimilasyon kabul edilemez-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi’nde Tunceli Müftülüğü’nün ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açmasına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Alevi inancındaki değerlerimiz üzerinden asimilasyon politikası uygulanması kabul edilemez” dedi.

    Dersim’de uygulanan asimilasyon politikaları her geçen gün artarak devam ediyor. İnanca, Dersim kültürüne, doğasına, diline yönelik asimilasyon ve yok sayma politikaları uzun süreden beri sürüyor. 1937-1938’de Dersim Katliamı, 1994 köy boşaltmaları, barajlar, maden ocakları, inanç merkezlerine yapılan peyzaj projeleri, Alevi köylerine cami yapılması ve karakollardan hoparlörle ezan okutulması gibi uygulanan birçok asimilasyon politikası var.

    Son olarak Tunceli Müftülüğü’nün, Munzur Üniversitesi’nde ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açmasına Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, tepki gösterdi.

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARI GEÇMİŞTE DE UYGULANDI”

    Uzun yıllardır Alevi inancını asimile etme çabalarının devam ettiğini söyleyen Ekber Kaya, “Yüzlerce yıldır yapılan asimilasyon politikaları karşılık görmedi, eğer yapılan politikalar karşılık görmediyse Şeyh Bedrettin, Pir Sultan ve Hallacı Mansur gibi önderlerimiz bu politikalara karşı mücadele ettiler ve bu uğurda canlarını verdiler. Ama ne yazık ki günümüzde de bu beyhude çabalar farklı versiyonlarda devam ediyor. Bugün uygulanan politikalar 80’lerde, 90’larda, köy boşaltmalarında, çocuklarımızın imam hatip okullarına gönderilmesi, köylere camiler yapılması gibi asimilasyon politikaları uygulandı ama hiçbir şekilde sonuç vermedi. Bu politikalar en başta İslam inancına zarar veriyor, İslam inancı başka inançlar üzerinde hegemonya kurup onları değiştirip dönüştürmek değil” dedi.

    “HALKIMIZIN DEĞERLERİYLE KİMSENİN OYNAMA HAKKI YOK”

    Munzur Üniversitesi’nin Diyanetin ve müftülüğün dayatma politikalarını kentte uygulayan başlıca kurumlardan biri haline geldiğini vurgulayan Kaya, şunları kaydetti:

    “Alevi inancındaki değerlerimiz üzerinden asimilasyon politikası uygulanması kabul edilemez. Sanki Dersim’in demografik yapısının değiştirilme kararı alınmış ve bu doğrultudaki planlar valiler, kurumlar ve üniversite üzerinden hayata geçiriliyor. Halkımızın değerleriyle kimsenin oynamaya hakkı yok, Dersim coğrafyası kutsal topraklardır ve her inanca mensup insan özgürce yaşam hakkı bulabilir. Artık birileri bizim inancımızı değiştirmeye çalışmasın ve kutsallarımızı kullanmasınlar.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    -Bir asimilasyon politikası: Dersim’de ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açıldı-VİDEO
    -Önlü: Dersim’de bulunan devlet kurumları asimilasyonun yürütücüsü konumundadır
    -Erkan’dan, Dersim’de Diyanet faaliyetlerine tepki: Hükümet Anayasaya uymak zorunda-VİDEO
    -HDP Dersim İl Eşbaşkanı Yıldız: Tunceli Müftülüğü Alevileri asimile etmek istiyor-VİDEO
    -Nesimi Genlik: Aleviliğe yapılan zulmün bir örneğidir-VİDEO

  • PSAKD Dersim Şube Başkanı Kaya: Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesi iptal edilmeli-VİDEO

    PSAKD Dersim Şube Başkanı Kaya: Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesi iptal edilmeli-VİDEO

    PİRHA-Munzur Gözeleri’ndeki rekreasyon projesine tepkiler yükseliyor. Köprünün tahta korkuluklarının kırılması üzerine bir kadının yaşamını yitirmesine tepki gösteren PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, projenin kaldırılarak kutsal alanın doğal haline döndürülmesi talebini yükseltirken, aynı zamanda da bu olaya sebebiyet veren kişi ve kurumların soruşturularak yargı önünde gerekli hesabı vermeleri gerektiğini söyledi. 

    Erzurum Koruma Kurulu’nun 1. Derece doğal SİT alanı ilke kararlarına rağmen, Dersim’in Ovacık ilçesinde bulunan ve yöre halkı tarafından kutsal kabul edilen Munzur Gözeleri’ndeki rekreasyon projesi, 10 Ağustos 2020’de başlatılmıştı.

    Munzur Gözeleri’nde yapılan doğa tahribatına karşı Alevi toplumunun, kurumlarının, STK’lerin tüm tepkilerine ve ‘projeyi durdurun’ çağrılarına rağmen peyzaj projesi devam ettirilmişti. Danıştay 13. Dairesi’nde açılan davada Munzur Gözeleri Rekreasyon Projesi ihalesinin iptaline karar verilmişti.

    Alevilerin kutsal mekânlarından Munzur Gözeleri’nde yapılan peyzaj çalışmasının son hali doğa tahribatını gözler önüne seriyor. Pazar günü Dersim’in Ovacık ilçesinde Munzur Gözeleri’ne giden Ayşen Gür, köprüde fotoğraf çekerken yaslandığı tahta korkuluğun kırılması sonucu sudaki kayalıkların üzerine düşerek hayatını kaybetmesi üzerine, projeye yönelik tepkiler yeniden yükselmeye başladı.

    “PEYZAJ PROJESİ, RANT PROJESİDİR”

    Peyzaj projesinin yapılmaması için sonuna kadar mücadele ettiklerini söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Valiler, kaymakamlar o ildeki yerel halka hizmetle görevlidirler ama Dersim halkının karşı çıkmasına rağmen proje hayata geçirildi. Peyzaj projesi rant projesidir, kutsal mekanlarımız doğal haliyle kalmalıdır. İnsan güvenliğini dikkate almayan, paramı aldım birkaç yıl sonra ne olursa olsun mantığıyla hayata geçirilmiş bir proje ve bir tane canımızın hayatını yitirmesine sebep olmuştur. Projenin kaldırılarak kutsal alanımızın doğal haline döndürülmesi talebini yükseltirken, aynı zamanda da bu olaya sebebiyet veren kişi ve kurumların soruşturularak yargı önünde gerekli hesabı vermeleri gerekiyor. Bugün bir tane hayata sebep olduysa yarın da başka zararlara yol açacaktır” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    1-Kulu’dan Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesine tepki: Halka karşı suç işleniyor-VİDEO

  • Gürsel Erol’a tepki: Ana Fatma Ziyaretinin dokusunu bozarken kimden izin alındı?-VİDEO

    Gürsel Erol’a tepki: Ana Fatma Ziyaretinin dokusunu bozarken kimden izin alındı?-VİDEO

    PİRHA-CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinin girişine yapılan aslan heykeli büyük tepki topluyor. Ziyaretin doğal dokusunun bozulduğunu belirten HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Birileri kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi kullanıyor, hepimiz ziyaretlerimize yapılan asimilasyon politikalarına karşı sesimizi yükseltmeliyiz” dedi. 

    Alevi inancında ziyaret yerleri önemli bir yere sahip. Devletin Alevilerin inanç yerlerine müdahalesi devam ediyor. Munzur Gözeleri’ndeki peyzaj projesinde olduğu gibi Ana Fatma Ziyaretinin de yenileme adı altında doğal dokusuna zarar veriliyor.

    CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından Ana Fatma Ziyaretinde yapılan çalışma büyük tepki çekti. HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Ana Fatma Ziyaretinde yapılan düzenlemeyi PİRHA’ya değerlendirdiler.

    “ANA FATMA ZİYARETİ Mİ GÜRSEL EROL ZİYARETİ Mİ BELLİ DEĞİL”

    Son zamanlarda ocaklarda ve ziyaretlerde yenileme adı altında devam eden bir talan projesinin olduğunu söyleyen HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Kutsal yerlerimizdeki yenileme çalışmalarının asimilasyona ve özünü unutturmaya yönelik olduğunu biliyoruz. Gürsel Erol’un Tunceli Cemevi ile başlayıp ziyaretlerde yaptığı yenileme çalışmalarına adını yazarak inancımızı özünden uzaklaştırmaya yönelik çalışması var. Ana Fatma ziyareti tamamen özünden uzaklaştırılıp betona gömülerek oraya ait olmayan yenilikler yapılmış. Gürsel Erol birçok yere ismini yazdırmış, bilmeyen biri o ziyarete gitse oranın Ana Fatma ziyareti mi Gürsel Erol ziyareti mi olduğunu anlayamaz” dedi.

    “ASİMİLASYONA KARŞI SESİMİZİ YÜKSELTMELİYİZ”

    Yeşil şunları kaydetti:

    “Dersim Alevi inancı doğayla bütünleşmiştir o yüzden inanç yerlerimizin olduğu gibi kalması gerekiyor. İçişleri Bakanlığı ve Gürsel Erol’un çalışmaları asimilasyon ve bizi inancımızdan uzaklaştırmaya yönelik çalışmalardır, hepimiz ziyaretlerimize yapılan asimilasyon politikalarına karşı sesimizi yükseltmeliyiz.”

    “KUTSALLARIMIZA DOKUNULMASINI İSTEMİYORUZ”

    Ziyaretlerin doğal haliyle kutsal olduğunu vurgulayan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Ziyaretlerimize insan eliyle bir şeyler yapılması orayı daha fazla kutsal yapmaz, aksine kutsiyetini bozar. Kutsallarımıza dokunulmasını istemiyoruz, insan eli güzelleştirmez aksine doğal dokusunu bozar” diye konuştu.

    “KİMDEN İZİN ALDILAR; OCAKLARIMIZDAN İZİN ALINDI MI?”

    Kaya, şöyle devam etti:

    “Birileri kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi kullanıyor, bizim inancımızda hizmet reklam için yapılmaz. Ana Fatma ziyaretinin bizim inancımızda bir hikâyesi var ve olduğu gibi kutsaldır. O yüzden biz ziyaretlerimize insan elinin değmesini istemiyoruz. Kendi reklamını yapmak için kutsal yerlerimizi değiştirenler kimden izin aldılar, bizim ocaklarımızdan rızalık mı alındı mı? Bunun iznini kim veriyor? Bunların araştırılması lazım.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    -Aday: Ana Fatma Ziyaretinde yapılan yeleli aslan heykeli kaldırılmalıdır

    -Kete: Hakk aşkına bu zulümden vazgeçin!

    Ana Fatma Ziyaretinde Gürsel Erol yazılı tabletler kaldırıldı

    Sinan Kırmızıçiçek’ten Gürsel Erol’a tepki: Dersim halkının rızalığını aldınız mı?

  • Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri: Sivas’ın ışığını söndürmeyeceğiz-VİDEO

    Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri: Sivas’ın ışığını söndürmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, Madımak Katliamının 28. Yılına ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bundan tam 28 yıl önce Pirimiz Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri kapsamında Sivas’a giden yüzlerce canımızdan 33 canımız gerici ve katil bir sürü tarafından vahşice katledildiler. Bu katliam, devlet güçlerinin göz yummaları ve ötesinde yönlendirmeleriyle, son derece planlı ve organize bir çalışmanın sonucunda gerçekleştirildi” denildi.

    2 Temmuz 1993 tarihinde Pir Sultan Abdal’ı anmak için Sivas’a gidildi. Aziz Nesin, Metin Altıok, Hasret Gültekin, Asım Bezirci ve Nesimi Çimen’in de aralarında bulunduğu 33’ü aydın, sanatçı, yazar, semah dönen gençler ve 2’si otel görevlisi 35 yurttaşın faşist kalabalık tarafından yakılarak katledilmesinin üzerinden 28 yıl geçti. Geçen süre zarfında failler ve arkasındaki güçler cezalandırılmazken, yürütülen dava zamanaşımına uğradı, faillerin bazıları affedildi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, Madımak Katliamı’nın 28. Yılına ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri adına PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya okudu.

    Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri kapsamında Sivas’a giden yüzlerce insandan 33’ü gerici ve katil bir sürü tarafından vahşice katledildiğini belirten Kaya, “Bu katliam, devlet güçlerinin göz yummaları ve ötesinde yönlendirmeleriyle, son derece planlı ve organize bir çalışmanın sonucunda gerçekleştirildi. Katliamın öncesinde gerici ve şeriatçı örgütler haftalarca nefret ve düşmanlık içeren bildiriler dağıtıp “kıyam” çağrılarıyla Sivas’a gelecek olan aydınlarımızı ve canlarımızı hedef gösterdiler” dedi.

    “KATLİAMIN OLDUĞU GÜN DEVLET SADECE İZLEDİ”

    Katliamın yaşandığı gün devlet yetkilileri şeriatçı güruhun toplanmasını ve kalabalıklaşmasını saatlerce seyrettiğini vurgulayan Kaya, şöyle devam etti:

    “Bu insanlık düşmanı katiller kan ve intikam sloganlarıyla katliam için harekete geçerlerken hiçbir devlet gücü onlara değil müdahale etmek, herhangi bir hamlede dahi bulunmadı. Bu katiller planlı bir şekilde teşvik edilip yönlendirildiler. Katliamcı güruh önce etkinliğin yapıldığı kültür merkezine saldırdı. Ancak orada bulunan canların direnişiyle püskürtüldüler. Şeriatçı-yobaz katil sürüsü nefret saçarak, sloganlar ve tekbirler eşliğinde otele yönelip güvenlik güçlerinin gözleri önünde bu barbarca katliamı gerçekleştirdiler. Açıkça görüldüğü gibi Sivas Madımak Oteli Katliamı egemenlerin organize ettiği ve katil güruhun tetikçiliğiyle hayata geçirdiği planlı bir katliamdı. Sonra bu katliamda yer alan gerici katil güruh içinden sadece çok küçük bir grup hakkında dava açıldı. Uzun süren yargılamalar sonunda bu katillerin çoğu ya hiç ceza almadılar ya da küçük cezalarla kurtuldular.”

    “SAYISINI DAHİ UNUTTUĞUMUZ BİRÇOK KATLİAM YAŞADIK”

    Madımak Katliamı’nın zamanaşımına uğratılmasına ”hayırlı olsun” diyenlerin iktidarında Roboski Katliamı, Ankara Gar Katliamı, Suruç Katliamına, Diyarbakır’dan Antep’e kadar sayısını dahi unuttuğumuz katliamları yaşadık diyen Ekber Kaya şunları söyledi:

    “Milyonlarca insanı açlığa ve yoksulluğa mahkûm eden bu iktidar Covid-19 bahane ederek, insanların özel yaşam alanlarını kısıtlamıştır. Ülkede on binlerce esnaf iflas etmişken, insanlar intihar ederken AKP’nin derdi canlı müzik yasaklamaktır. AKP nefret ve kin, ötekileştirici ve inkârcı söylemleri yaşamın her alanında sürdürmektedir. Bu gün çok daha net görüyoruz ki o gün Madımak otelini kuşatan zihniyet, mafyalaşarak ülkeyi kuşatmış durumdadır. Bu nefret ve ötekileştirici söylemlerin bir sonucu olarak HDP İzmir İl Örgütüne yapılan saldırı sonucunda Deniz Poyraz katledilmiştir. Yine AKP iktidarı kadının özgürleşmesine karşı açık ve aleni bir tavır içindedir. Buna verilecek en somut ve belirgin örneklerden biri de, kamuoyunda ”İstanbul sözleşmesi” olarak bilinen “Kadınlara yönelik şiddet ve Aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan Sözleşmesi’nden çekildi. Bu, zaten hayatın birçok alanında şiddete maruz kalan kadınların daha da savunmasız kalmaları anlamına geliyor. Şah Kalender’den Koray Kaya’ya Pir Sultan Abdal’dan Hasret Gültekin’e uzanan bu onurlu tarih bizimdir. Ve asla onların yolunu terk etmeyeceğiz. Sivas’ın ışığını söndürmeyeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim PSAKD Başkanı Kaya: Ezan, Aleviler üzerinde asimilasyona alet edilmektedir-VİDEO

    Dersim PSAKD Başkanı Kaya: Ezan, Aleviler üzerinde asimilasyona alet edilmektedir-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Dersim’de Alevi köylerinde karakollardan ezan okutulmasına ilişkin konuşarak, ‘Herkesin inancına saygı duyulması gerekir’ diyen Kaya, “Alevi köylerine cami yapılması gibi bugünde köylerimizde ezanlar okutuluyor. Ezan ne yazık ki Aleviler üzerindeki baskıya, asimilasyona alet edilmektedir” dedi.

    Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Muxundi (Darıkent) köyünün ardından Germisi (Bulgurcular), Dırban (Kızılkale), Farac (Akdüven) köylerinde de karakollardan ezan okutulmaya başlandı. Köylüler, Alevi yerleşkelerinde bu tür uygulamaların kabul edilemez olduğunu ifade ederken, duruma bir tepki de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya’dan geldi.

    “KIZILBAŞ-ALEVİ İNANCIMIZ ÜZERİNDE ASİMİLASYON ÇABALARI DEVAM EDİYOR”

    Geçmişten bugüne kadar Kızılbaş-Alevi inancımız üzerinde baskıların ve asimilasyon çabalarının devam ettiğini belirten Ekber Kaya, “Ancak tarihe baktığımızda bu baskılara, zulümlere, asimilasyon politikalarına karşı Alevilerde bir direniş içerisinde olmuş ve kendi inancını her biçimde yaşatarak bugünlere taşımışlardır” diye belirtti.

    “ALEVİ EZAN SESİNDEN RAHATSIZ OLMAZ”

    1980’lerde bütün köylere cami yapıldığını, çocukların imam hatiplere götürüldüğünü, mezar taşlarının mezarlardan alınarak kaybedildiğinin altını çizen Kaya, “Bu şekilde inancımız üzerindeki baskılar, asimilasyon politikaları çeşitli biçimlerde sürüyor. Bugün cemevlerimiz üzerindeki baskılar, inançtan ve inancın ritüellerinden uzaklaştırma çabalarının bir parçasıdır bugün yaşananlar. Bugünde köylerimizde karakollardan ezanlar okunuyor. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki hiçbir Alevi ezan sesinden rahatsız olmaz çünkü o inancın ritüelidir bizim de saygı duyduğumuz bir uygulamadır. Ancak bunu geçmişte Alevi köylerine cami yapılması gibi bu bir dayatma haline gelirse, asimilasyonun bir parçası haline gelirse bizim itirazımız bunadır” dedi.

    EZAN NE YAZIK Kİ ALEVİLER ÜZERİNDEKİ BASKIYA, ASİMİLASYONA ALET EDİLMEKTEDİR”

    Bugün Dersim’de camiler vardır ama yurttaşların yüzde 99’u Alevidir, o yüzden bu uygulamalar yapılırken orada yaşayan halkın düşüncesinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Herkesin inancına saygı duyulması gerekir. Bugün ne yazık ki köylerde cami yapılmasının yanında, bugünde köylerimizde ezanlar okutuluyor. Ezan ne yazık ki Aleviler üzerindeki baskıya, asimilasyona alet edilmektedir” diye konuştu.

    “ALEVİ TOPLUMU HİÇBİR BASKIYA TESLİM OLMAYACAK”

    Kaya, son olarak “Biz Aleviler kendi inançları doğrultusunda haklarına kavuşması için bir takım adımlar beklerken ne yazık ki yeni yeni baskılarla karşılaşmaktayız biz bunu reddediyoruz. Artık Alevi toplumu hiçbir baskıya teslim olmayacak ve bu inancını yaşayıp, yaşatacaktır. İktidarlarında artık bunu böyle kabul etmesi gerekiyor, Aleviler bu ülkede birlikte yaşamın, bütün dinlerin, halkların, dillerin bir arada yaşamasının bir parçası olacaklardır ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyeceklerdir. Aleviler inancını da yaşatacaklardır o yüzden bu dayatmaların bir an önce son bulmasını talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Dersim PSAKD Başkanı: Veli Yıldız canımızın tutuklanması hukuksuzluktur

    Dersim PSAKD Başkanı: Veli Yıldız canımızın tutuklanması hukuksuzluktur

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Veli Yıldız’ın tutuklanmasını PİRHA’ya değerlendirdi. Kaya, “Hak yolunda, Dersim’i, toplumunu, inancını, dilini seven, itikatlı bu bağlamda doğa ve tüm canlılar için yakaran canımızın tutuklanması hukuksuzluğun vardığı düzeyi göstermektedir” diyerek tepki gösterdi.

    Veli Yıldız adlı yurttaş Dersim’de kültürüne bağlı, dervişane bir yaşam sürerken, önceki gün evine yapılan baskında gözaltına alınıp dün tutuklanarak Elazığ Cezaevi’ne gönderildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Veli Yıldız’ın tutuklanmasına tepki göstererek, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “VELİ YILDIZ’IN DERHAL SERBEST BIRAKILMASINI İSTİYORUZ”

    Öteden beri gizli tanık, itirafçı gibi üretilmiş yöntemlerle gözaltı, tutuklama aylarca ve yıllarca içeride tutma yöntemlerinin yoğunlaştığı bir süreci yaşadıklarını belirten Kaya, “Hak mücadelesinin engellenmesi, hak arayışı imkânlarının sınırlandırılarak sıfırlanması metodu uygulanmaktadır. Demokratik mücadele güçlerinin yılgınlık, yorgunluk, bıkkınlık duyguları yaşatılarak hak mücadelesi hizmetinden alıkonulmasını sağlamaktır amaçları. Bu çaba ve baskıların beyhude olduğunu, halkların bu korku duvarlarını yıktığını Boğaziçi’nde, Ayhan Güneş’i alma sürecinde, Van’da, Batman’da gördük. Veli Yıldız bu gerekçeler yaratılarak tutuklandı” dedi.

    Kaya konuşmasına şöyle devam etti:

    “Hak yolunda, Dersim’i, toplumunu, inancını, dilini seven, itikatlı bu bağlamda doğayı ve tüm canlılar için yakaran canımızın tutuklanması hukuksuzluğun vardığı düzeyi göstermektedir. Dersim’de baskılar ve yasaklar aralıksız sürdürülmektedir ve manidardır. Veli Yıldız’ın tutuklanmasını kınıyor derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Zulüm var oldukça direnenler Hüseyni duruşlarını sürdüreceklerdir. Ve biliyoruz ki son sözü direnenler söyleyecek, dünya barış, özgürlük bahçesine dönüşecektir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim PSAKD Başkanı’ndan asimilasyon tepkisi: Alevi Yol ve erkanıyla ilgileri yoktur

    Dersim PSAKD Başkanı’ndan asimilasyon tepkisi: Alevi Yol ve erkanıyla ilgileri yoktur

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un “Tarikatların Tunceli’ye zarar vereceğine inanmıyorum” açıklamasına tepki gösterdi. Kaya, “Ali Ekber Yurt ve onun izini sürenler devlet Alevisi. Bunların Alevilikle, yol ve erkanla ilgileri yoktur” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un “Tarikatların Tunceli’ye zarar vereceğine inanmıyorum” açıklamasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “BUNLARIN ALEVİLİKLE, YOL VE ERKANLA İLGİLERİ YOKTUR”

    Ali Ekber Yurt ve onun izini sürenlerin devlet Alevisi olduğunu söyleyen Ekber Kaya, “Bunların Alevilikle, yol ve erkanla ilgileri yoktur. Sahibine hizmet etmekte yarışırlar, inancımıza baskıda, yok saymada, asimilasyonda, halkımızın yaşadığı tüm acılarda bunların payı vardır. Bu gibi kişi ve kurumlar tarih boyunca hep var olmuşlardır, hiç bir çaba Mansurların, Seyit Nesimilerin, Pir Sultanların, Şeyh Bedrettinlerin öğretilerini yok edememiştir. Kaldı ki Yurt ailesi tarihsel görevlerini, Türkleştirme ve Sünnileştirme görevlerini ifa etmekteler, bu gaye ile Dersim’de işlerini yapmaktalar.

    “ACI OLAN DERSİM’DE İNANCA GÖRE HİZMET YÜRÜTECEK BİR CEM VE HİZMET EVİNİN YOKLUĞUDUR”

    Ali Ekber Yurt’un, bu görevi Cumhurbaşkanına yazdığı mektupta ifade ettiğini söyleyen Kaya, şunları kaydetti:

    “Asıl acı olan Dersim’de inanca göre hizmet yürütecek bir cem ve hizmet evinin yokluğudur. Bu yönlü girişimlerimizin sonuçsuz kalması yer tahsisinin yapılmamasıdır. İvedi görev bu asıl ihtiyacın giderilmesi, halkımızın benimsemediği bu yerlere gitme zorunluluğundan kurtulmasıdır. Bu inanç kurumunun da gerçek işlevine kavuşturulmasıdır.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Maraş Katliamı, Alevi-Sünni düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar alçakça’-VİDEO

    ‘Maraş Katliamı, Alevi-Sünni düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar alçakça’-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, Dersim’de sanat sokağında bir araya gelerek Maraş Katliamı’nın 42. yılında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya Maraş Katliamı’nın basit bir Alevi-Sünni düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar alçakça yapıldığını vurguladı. 

    Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenler için Türkiye’nin pek çok yerinde anmalar devam ediyor.

    Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, Dersim’de sanat sokağında bir araya gelerek Maraş Katliamı’nın 42. yılında basın açıklaması yaptı.

    Basın metnini Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya okudu. Katliamın, basit bir Alevi-Sünni düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar alçakça yapıldığını belirten Kaya, noktasına, virgülüne kadar hesaplanmış, planlı ve örgütlü bir saldırıydı ve 7 gün süren katliama hiçbir müdahalede bulunulmadı” dedi.

    “SALDIRILAR FAİLİ MEÇHUL KALDIĞI SÜRECE YENİSİ EKLENMEYE DEVAM EDECEK”

    “Hakkını arayanlara ve adalet isteyenlere yönelik, yok etme ve öldürme arzusunun, insanlık dışı bir hırsla devam ettiği topraklarda yaşıyoruz” diyen Kaya, Maraş Katliamı’nın faillerinin cezalandırılmaması Çorum’u yaşattı. Ardından bu topraklar Sivas’ı, Gazi’yi, Roboski’yi, Suruç’u, Ankara’yı gördü. Bu saldırılar faili meçhul kaldığı sürece yenisinin eklenmeye devam edeceğine dikkat çekti.

    Mafyalar etrafa tehditler savururken, hakkını arayan madenciler yerlerde sürüklendiği sürece bu topraklara adalet gelmeyeceğinin altını çizen Kaya, “Oruç tutmak, namaz kılmakla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır” diyen Bağlarbaşı camii imamı Mustafa Yıldız zihniyeti, hala aramızda gezdikçe bu topraklara huzur gelmeyecek. Çocuklara oyuncak götüren gençleri katledenlere “öfkeli gençler” dendiği sürece, bu ülkeye umut gelmeyecek” dedi.

    “BARIŞ, ADALET VE EŞİTLİK GELENE KADAR MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    Demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin, hukukun üstünlüğünün yeşermesini istediğimiz bu coğrafyada katliamlarla yüzleşmenin şart olduğunu düşündüklerini söyleyen Ekber Kaya, şunları söyledi.

    “Bizler Maraş’ta kocasına “Beni sen öldür, onların eline bırakma” diyen Ümmühan Doğan’ı, parçalandıktan sonra kazana atılıp, yakılan 14 yaşındaki Ali Tıraş’ı, karnında 8 aylık bebeğiyle katledilen Esma Suna’yı, kendi düğün gününde öldürülen Mehmet Ali’yi, Sivas’a türküleri ve semahlarından başka bir şey götürmedikleri halde yakılarak katledilen otuz üç canımızı, Ankara’da barış istedikleri için katledilen canları da, katledenleri de, bu katliamlara seyirci kalanları da unutmadık. Akıtılan bunca kanın hesabı sorulana kadar, her alanda var olacağız. Bu ülkedeki farklı inanç ve kültürlere mesafe koymadan, ötekileştirmeden, bu kan gölüne çevrilmiş topraklara barış, eşitlik ve adalet gelene kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim PSAKD Başkanı: ‘Dersim’ isminin reddedilmesiyle tarih yok edilemez!-VİDEO

    Dersim PSAKD Başkanı: ‘Dersim’ isminin reddedilmesiyle tarih yok edilemez!-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Dersim Tarih Kültür Vakfı’nın kuruluşu için yapılan başvurunum mahkeme tarafından reddedilmesine tepki gösterdi. Kaya, “Bu yasaklamalarla bu tarih yok edilemez. Dersimlilerin tarihin her kesiminde yaşadığı haksızlıklar ortada, sistem bu tavrıyla bunları yok edemez ancak erteleyebilir” dedi.

    Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Dersim Kültür ve Tarih Vakfı Girişim Grubu’nun 2020 yılı Mart ayında vakıf senedinin tescili istemiyle yaptığı başvuruyu ‘Dersim’ ismi nedeniyle reddetti. Mahkeme gerekçe olarak, ‘Dersim’ isminin resmi olarak kabul edilmediğini ve Alevi ritüelleri, dualar ve beyitlerin kayıt altına alınmasının, Dersim ve Alevi tarihi ile ilgili araştırma çalışmalarının desteklenmesinin milli birliğe aykırı olacağını öne sürdü.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, ‘Dersim’ isminin resmi olarak kabul edilmemesini ve Alevi ritüelleri, dualar ve beyitlerin kayıt altına alınması, Dersim ve Alevi tarihi ile ilgili araştırma çalışmalarının desteklenmesinin milli birliğe aykırı olacağı iddiasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “YASAKLAMALARLA TARİH YOK EDİLEMEZ”

    Dersim tarih ve kültür vakfının kurucularından olduğunu söyleyen Ekber Kaya, “Vakfın amacı isminden de anlaşılacağı gibi Dersim’in tarihini kültürünü inancını, 1937-1938’de yaşananları belgeleriyle birlikte kayıt altına almak, bunu ulusal ve uluslararası kamuoyuyla paylaşmak, çeşitli dünya dillerine çevirerek Dersim’in uğradığı haksızlıkları dünya kamuoyuna açıklamak. Bu  amaçla vakıf kuruldu. İsimden dolayı ve vakfın amaçlarını uygun görmeyen mahkeme ne yazık ki vakfın kuruluşunu onaylamadı. Bu yasaklamalarla tarih yok edilemez, tarihin bir parçası ve Dersimlilerin tarihin her kesiminde yaşadığı haksızlıklar ortada. Sistem bu tavrıyla bunları yok edemez ancak erteleyebilir” dedi.

    “BİZ BU KATLİAMIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Kendisinin de Dersim mağduru olduğunu, 37-38’de ailesinin büyük bir kısmının katledildiğini söyleyen Kaya, “Biz tanıklarıyız, annelerimiz, babalarımız 50 yıl konuşmadılar, sonrasında konuşmaya başladılar. Böylece tarihi gün yüzüne çıkarmak için 800 saate yakın kayıt altına alınmış bir mülakat söz konusu biz bu katliamın peşini bırakmayacağız. Dersimliler olarak, o gün öldürülen insanların çocukları olarak ve bizden sonra gelecek nesilde bunun peşini bırakmayacak hiçbir yasaklama hiçbir engel çabamızı durduramayacaktır” ifadelerini kullandı.

    “İSTEMEDİKLERİ ASLINDA KENDİ TARİHLERİYLE YÜZLEŞMEK”

    Dersimlilerin inancı gereği bütün insanlarla barış içinde yaşamak isteyen bir toplum olduğunu belirten Ekber Kaya, şunları kaydetti:

    “İnancı doğa ve insan sevgisi üzerine kuruludur. Eşitlik ve adalet ve özgürlük üzerine kuruludur. Bu amaçla bu vakfın çalışmalarının engellenmesi büyük bir haksızlıktır. Tabi sistem tarihiyle yüzleşmek istemiyor. Verilerin kayıt altına alınmasını, belgeselleştirilmesini ve dünya kamuoyuyla paylaşılmasını istemiyor. İstemedikleri aslında kendi tarihleriyle yüzleşmektir. Dersim’e karşı yaptıklarını gizlemektir. Dersim inancını, kültürünü, dilini engellemektir. Bu amaçla izin verilmiyor. Ama dediğim gibi hem yasal mercilerde hem hukuksal alanlarda hem de resmi yerlerde biz konunun takipçisi olacağız ve çalışmalarımızı hiçbir şekilde aksatmadan devam ettireceğiz.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • ‘Dersim’de dağın taşın canı vardır; Xızır’ın davarlarına dokunmayın’-VİDEO

    ‘Dersim’de dağın taşın canı vardır; Xızır’ın davarlarına dokunmayın’-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in kutsalları olan dağ keçilerinin katledilmemesi için çağrıda bulunan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Burada dağın taşın canı vardır. Xızır’ın davarlarına dokunmayın” dedi. 

    Dersim’in kutsallarından olan aynı zamanda Xızır’ın davarı denilen dağ keçilerinin katledilmemesi için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya çağrıda bulundu.

    Munzur Vadisi’nde yapılan açıklamaya yerine kayyım atanan Peri Belediye Eş Başkanı Orhan Çelebi, ESP Eş Başkan yardımcısı Beycan Taşkıran ve SKM MYK üyesi Satiye Ok katıldı.

    Ekber Kaya, “Para verip buralara gelip Xızır’ın davarını öldürüyorsunuz. Biz Dersim üzerinde bunu kabul etmiyoruz. Sadece Dersim değil bütün dünyada kimse onlara zarar vermesin . Kimsenin böyle bir hakkı yoktur. Ne kadar insanların hakkı varsa onlarında yaşam hakkı var, karışmayın” ifadelerini kullandı.

    Kaya, şöyle devam etti:

    “Sen dünyanın bir ucundan zevkin için buralara gelip onların canını alıyorsun. O silah bir gün çevrilir sana. Biz istiyoruz ki hem Dersim’de hem dünyanın her yerinde yaban hayatı vardır, Xızır’ın davarının, dağın taşın canı vardır. Yolumuzda onları öldürmek yoktur. Ellerinizi yaban hayatımızdan çekin. Xızır’ın davarına dokunmayın. Ha onları öldürmüşsünüz ha bize sıkmışsınız bizi öldürmüşsünüz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Özgür Aksın Meclisi: Ceylanlara kurşun sıkanlar kahrolsun-VİDEO

    Munzur Özgür Aksın Meclisi: Ceylanlara kurşun sıkanlar kahrolsun-VİDEO

    PİRHA – Munzur Özgür Aksın Meclisi, Dersim’de avcılık adı altında yapılan doğa ve hayvan katliamına karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Ceylanlara kurşun sıkanlar kahrolsun. Müsama gösteren hukuk kör olsun. Katillere lanet olsun” denildi. 

    Haberin videosu

    Munzur Özgür Aksın Meclisi, avcılığa, doğa katliamlarına karşı Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamaya Munzur Özgür Aksın Meclisi bileşenleri, siyasi parti ve kurum temsilcileri katıldı.

    Açıklamayı okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Doğa ana, bir hayat pınarıdır. Duranlara, uçanlara, konuşanlara, sürünenlere, yüzenlere, düşünenlere, koşanlara, ötenlere, yürüyenlere, akıp gidenlere gökyüzünden yeryüzüne inip çıkan yağmura, boraya, tipiye, fırtınaya, rüzgara, buhara ANA’dır. Toprağın Bereketi, suyun Azizliği, havanın Nefesi, ateşin kemaleti ve nurun aydınlığıyla doğayı var edendir. bu var oluşu, kerametiyle kanıtlayan kutsalların kutsalı doğuran (yaratan) doğa anadır” ifadelerini kullandı.

    “DAĞ KEÇİLERİ, XIZIR’IN DAVARLARIDIR”

    Kaya, şöyle devam etti:

    “Doğa ana; doğurduğunu besleyen, koruyan, sevgiyle büyüten ve yaşatandır. yaşattığı canlılar arasında yaban yaşamı olan birçok canlı mevcut olup bu canlılar doğaya ayrı ayrı renk, coşku, ahenk vermekle birlikte doğanın var olan tabi güzelliğine ayrı bir güzellik, şirinlik katmakta tabiatı çok kültürlü bir topluluğa-tengarenk bir çiçek bahçesine dönüştürmektedirler.
    Bu sevgi kervanının içinde yaşayan dağ keçilerinin (Ceylan-Xezal, Pez Quwi) yeri bir başkadır. Alevi inancında bunlar doğanın masumlarıdır. Bunlar Xızır’ın davarları ve melekleridir. bunların korunması, doğanın korunmasıyla eş değerdir.
    Bu ceylanların öldürülmesi, doğanın katledilmesiyle eş değerdir. doğa güzeli bu varlıkların korunması aynı zamanda insanlığın, merhametin, vicdanın, adalettin korunmasıyla eş anlamlıdır. Dersim’in Munzur sıradağlarından doğan yaşam pınarı, Munzur suyunun bu güzel meleklerine kurşun sıkan eller, insan eli olamaz. bu eller, haram lokmaya uzanan ellerdir. veballeri büyüktür.”

    “CEYLANLARA KURŞUN SIKANLAR KAHROLSUN”

    Dersim’in dört bir yanının erenler yatağı, evliyalar durağı olduğunu söyleyen Kaya, “Dersim’in dört bir yanı bir bütün olarak erenler yatağı evliyalar durağıdır. Dört bir yanında ceylanlar dolaşır. Ceylanların gösterileri, vadilerimizde, dağlarımızda, Dersim’in bütününde şölene dönüşür. Bu şölen öyle bir anlamlı ki, yavru kuzu, ana-baba-kardeş tek gömlekte birleşir. Zaferleri, kurtuluşları kutlu olsun. Ceylanlara kurşun sıkanlar kahrolsun. Müsama gösteren hukuk kör olsun. Katillere lanet olsun” diye konuştu.

    Kaya, Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri olarak yarın Seyit Rıza Meydanı’nda, Pazartesi günü Pertek’te tacize, tecavüze karşı eylem yapacaklarını duyurdu.

    17 Ocak’ta Dersim merkezinde ise büyük miting gerçekleşecek.

    PİRHA/DERSİM