Etiket: ekber kaya

  • Dersim’de PSAKD’den kayyım tepkisi: Hak gaspları sona ersin-VİDEO

    Dersim’de PSAKD’den kayyım tepkisi: Hak gaspları sona ersin-VİDEO

    PİRHA – Peri Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı başlatılan oturma eylemi 8. gününde. PSAKD’nin katılımıyla gerçekleşen oturma eyleminde, hukuk dışı uygulamaların, hak gasplarının sona ermesi talep edildi.

    Haberin videosu

    Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Peri Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı yapılan oturma eylemi bugün de devam etti.

    Oturma eylemine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı ve üyeleri destek verdi.

    Açıklamada konuşan Belediye Meclis üyesi Narin Günay, mücadelelerinin devam edeceklerini, kayyım atamalarına karşı oturma eylemlerini sürdüreceklerini belirterek dayanışma çağrısında bulundu.

    “ÖZGÜRLÜKLER GASP EDİLİYORSA; GELECEĞİMİZ GÜVENDE DEĞİLDİR”

    Konuşma yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Derneğimizin tüzüğü gereği biz yeryüzünde yaşanan bütün haksızlıklara karşı durmak, meşru haklarımızı savunmakla yükümlüyüz. Dersim özgülünde, Peri özgülünde halkın seçmiş olduğu iradeye el konuldu. Halkın seçtiği kişiler yetkisiz kılındı. Bunun hangi gerekçelerle yapıldığını hala kimse bilmemektedir” ifadelerini kullandı.

    Kaya, bir ülkenin demokratikleşmesinin birçok kıstası olduğuna inandıklarını belirterek “Bir ülkede özgürlükler gasp ediliyorsa, halkın iradesine el konuluyorsa, ülkenin dört bir yanında doğayı korumak için halkın çığlığı yükseliyorsa, doğadaki zenginlikler sulara gömülüyorsa bu ülkede geleceğimiz güvende değil demektir” dedi.

    “HAK GASPLARININ SONA ERMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Yaşanan kayyım atamaları ve bir bütün politikaların, halkların, inançların bir arada eşit ve kardeşçe yaşamasının önünde engeller olduğunu dile getiren Kaya, şöyle devam etti:

    “Bizler, PSAKD olarak bu ülkedeki bütün hukuk dışı uygulamaların, hak gasplarının sona ermesini talep ediyoruz. Doğaya yapılan saldırıların sona ermesini, demokratikleşmenin önünün açılmasını istiyoruz. Halkların zarar görmemesi için demokratikleşmenin, Kürt halkına yönelik yaptırımların kaldırılmasını talep ediyoruz.

    Peri Belediyesi’ne ve diğer belediyelere yapılan kayyım politikasını meşru görmüyoruz, bu uygulamaların son bulmasını talep ediyoruz.”

    Belediye binası önünde yapılan açıklamayla birlikte oturma eylemine geçildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Devrimci Güç Birliği projelerini açıkladı: Birlikte kazanacağız, birlikte yöneteceğiz- VİDEO

    Dersim Devrimci Güç Birliği projelerini açıkladı: Birlikte kazanacağız, birlikte yöneteceğiz- VİDEO

    PİRHA- Projelerini açıklayan Dersim Devrimci Güç Birliği eş başkan adayları, kenti daha yaşanır hale getirecek demokratik, halkçı, ekolojik, katılımcı, kadın özgürlükçü yerel yönetim modelini esas alacaklarını söylediler. 

    Dersim Devrimci Güç Birliği kente dair projelerini Demokratik Alevi Derneği (DAD) genel merkezinde yaptığı bir basın toplantısıyla açıkladı. Çok sayıda kurum ve STK’ların katıldığı proje tanıtım etkinliğine halk yoğun ilgi gösterdi.

    Programın açılışını yapan Ekber Kaya, Dersim’de Devrimci Güç Birliği bileşenleri (HDP, EMEP, DBP, ESP, Partizan) olarak kayyım tarafından zapt edilmiş belediyelerini yeniden almak, kesintiye uğrayan devrimci/halkçı belediyecilik anlayışını sürdürmek, engellenen projeleri tamamlamak ve yeni projelerini hayata geçirmek için halkın karşısında olduklarını ifade etti.

    “HALKLA YÖNETECEĞİZ”

    Kaya, dünkü birikimlerini ileriye taşımak, yanlış ve eksikliklerini öğrenerek demokratik, halkçı bir belediyecilik anlayışını egemen kılmak, belediyeleri halk meclisleri üzerinden halkla birlikte yönetmenin temel öncelikleri olacağını söyledi. Kaya, halkçı belediyecilik anlayışını ‘proje’ mantığı ile değil, demokratik kitle örgütleri ve halkın onayını esas alan katılımcı bir yönetme tarzıyla hayata geçireceklerini kaydetti.

    “YENİDEN DERSİM ADINI YAZDIRACAĞIZ”

    Kaya, kayyımın sildiği Dersim ismini belediyeye yeniden yazdıracaklarını söyleyerek, “Dersim ismi halkımızın onurudur, bu onura tüm gücümüzle sahip çıkacağız. Asimilasyoncu, gaspçı, militarist, tekçi devlet politikaları ve kayyım uygulamaları nedeniyle engellenen, eksik kalan, kenti daha yaşanır hale getirme mücadelemiz demokratik, halkçı, ekolojik, katılımcı, kadın özgürlükçü yerel yönetim modeli ile yeniden hayat bulacaktır” dedi.

    “DERSİM HALKININ TOPLUMSAL HAFIZASI SİLİNMEK İSTENİYOR”

    Dersim’in inancının, kültürünün, dilinin Türkiye’de özgün özel bir yere sahip olduğunu ifade eden Kaya, “Dersim direnişin, sosyalizm ve özgürlük mücadelesinin kadim kentidir. Tarihten bugüne kadın özgürlükçü, eşitlikçi ve komünal yaşam felsefesini bünyesinde koruyarak, Alevi inancının beşiği olmuş ve egemen güçlere karşı savunarak günümüze kadar getirmiştir. Dersim’in bu özgün kimliği tekçi devletin sürekli saldırısına maruz kalmıştır. 38’de soykırım saldırısıyla, 12 Eylül Askeri Faşist Cuntasıyla, 90’larda köy boşaltmalarıyla ve bugün kayyım saldırısıyla, Dersim halkı toprağından, kültüründen, inancından koparılmak istenmektedir. Dersim halkının toplumsal hafızası silinmek ve yerel iradesi gasp edilmektedir” diye belirtti.

    Kaya, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin sadece belediye başkan ve yöneticilerinin belirlenmesi olmadığını, aynı zamanda ‘tek adam rejimi’ne karşı demokrasiyi savunmak bakımından da özel bir anlam taşıdığını ifade etti.

    “BİRLİKTE KAZANACAĞIZ, BİRLİKTE YÖNETECEĞİZ”

    Ardından Dersim Devrimci Güç Birliği adayları Nurşat Yeşil ile Hıdır Demir söz alarak projelerini açıkladı. İlk olarak söz alan Nurşat Yeşil, tecrite karşı açlık grevi direnişinin 128. gününde olan Leyla Güven şahsında mücadele edenleri selamladı.

    Yeşil, “Demokrasi mücadelemiz için hayati bir önemde olan 31 Mart yerel seçimlerine Leyla Güven’in direnişinin verdiği umut ve cesaretle gidiyoruz. Birlikte kazanacağız, birlikte yöneteceğiz.” dedi.

    “DERSİM’İ YENİ BİR ÇEHREYE KAVUŞTURDUK”

    Dersim Belediyesi Eş Başkan Adayları 2004’den bu yana gerçekleştirdikleri projelerini, 2016 Kasım ayından bu yana ise kayyumun Dersim üzerindeki baskılarını ve 31 Mart’a giderken kendi yerel yönetim politikalarını sıraladı:

    “Özgür insan, özgür toplum, özgür doğa hasretiyle ve muazzam bir direniş ruhuyla, Dersim halkı ve iradesi 2004’te yerel yönetimleri kazandı. 2004’ten bugüne, 12 yıldır kentimizin çehresi bizler ile değişti. Suların akmadığı ve kadınların su için belediye önünde tencere tava çaldığı bir belediye devraldık. İşçilerin maaşlarının ödenmediği, borçlarının haciz yoluyla toplandığı, kanalizasyonun halkımız için kutsal olan Munzur’a aktığı bir belediye. 12 yıl boyunca, tüm baskı ve engellemelere rağmen, halkımızın desteği ve kararlılığıyla büyük çalışmalar yaparak kenti yeni bir çehreye kavuşturduk.

    “BELEDİYE BÜTÇESİNİ HALKLA BİRLİKTE YAPACAĞIZ”

    Herkese eşit hizmet verecek ve asla ayrımcılık yapmayacağız. Kent Meclisleri, Kent Forumları, Mahalle Meclisleri, Köy Meclisleri, Kadın Meclisleri, Gençlik Meclislerini yaygınlaştıracağız ve tüm karar alma süreçlerinde halkın katılımını sağlayacağız. Belediye bütçesi halkındır ve halkla birlikte yapacağız. Belediyelerimizin tüm plan, çalışma ve projelerini kadın özgürlükçü anlayışla şekillendireceğiz. Belediyelerimizde kadınlar her kademede eşit temsil edilecektir ve cinsiyetçi hiçbir uygulamaya izin verilmeyecektir. Belediyemizde toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe yapmayı esas alacağız. Çocuk ve gençlerin haklarının tavizsiz savunucusu olacağız. Emekli ve yaşlı bireylerin yanında olacağız. Engelsiz yaşam çözümleri geliştireceğiz.

    TARIM VE HAYVANCILIK 

    Kentimizde hayvancılık ve tarımı geliştirmek amacıyla kooperatifler kurarak halk pazar alanları oluşturulmasını destekleyeceğiz. Köylülerin ürettikleri ve kentin özgünlüğünü yansıtan el sanatlarının satıldığı köy ürünleri ve el sanatları pazar alanı inşa edeceğiz. Doğamıza, kültürümüze saygılı bir eko-turizm anlayışını esas alacağız.

    Kentimizin en önemli sorunlarından birisi de sağlık merkezinin kent merkezine uzak oluşudur. Yaşlılarımız, engellilerimizin doğrudan hastaneye gitmeden sağlık ihtiyaçlarını karşılayacak, anında hizmet alabilecekleri bir sağlık ocağı/sağlık polikliniği kurmayı hedefliyoruz.

    Dersim’e gelen konuklarımızın, üniversite öğrencilerinin ve kadınların konaklayabileceği, evinde gibi hissedeceği Belediye konuk evi açacağız. Dersim halkının içerisinde spor yapabileceği, havuz, sauna ve hamam gibi hizmetlerden faydalanabileceği bir sağlıklı yaşam merkezi açacağız.

    Toplumsal yaşam içerisinde engellilerin yer alması için istihdam projeleri geliştireceğiz.

    Herkesin sağlıklı beslenme ve yeterli gıdaya erişim hakkının tavizsiz savunucusu olmaya devam edeceğiz.

    ÖZGÜR KADIN KOOPERATİFLERİ

    Mahalle Eşitlik Eylem Planları ile sosyo-ekonomik mahalle durum tespitleri yapılarak, o mahallelere bütçe/hizmette pozitif ayrımcılık uygulanması ve ‘Yerel Eşitlik Planları’ yapılacak. Kadın danışma merkezlerini yeniden açacağız. Kadınların ekonomiye katılımlarını artırmak için kolektif üretimin özendirildiği ‘Özgür Kadın Kooperatifleri’ kuracağız.

    Ücretsiz, anadilde eğitim veren kreşler açacağız. Belediyemizde kadınlar için “Alo Şiddet” hattı aynı zamanda işitme engelli kadınlara da hizmet verebilecek bir şekilde kurulacak. Yerel yönetimlerde yapılacak toplu sözleşmelerde kadına yönelik şiddet uygulayan çalışanlara yaptırım içeren hükümlerin yer alması uygulamasına devam edeceğiz.

    “DERSİM’İ TEKÇİ DEVLET ANLAYIŞINDAN VE KAYYIMDAN GERİ ALACAĞIZ”

    Kayyum atanmadan önce projesi biten ve ihale aşamasına gelen Dersim mimarisine uygun olarak tasarladığımız Kültür Merkezi’mizi inşa edeceğiz. Dersim halkının acısını, yaşanan katliamın tüm boyutlarının gelecek nesillere aktarılması, aynı acıların yaşanmaması ve bir ders çıkarılması adına Dersim 38-Hafıza Müzesi yapacağız. Geleneksel hale getirdiğimiz Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni tekçi devlet anlayışından ve kayyımdan geri alacağız. Halk meclisleriyle birlikte kentimizin değerleri ve kültürü ile ilgisi olmayan sokak, park, cadde isimlerini değiştirerek bu kentin değerlerinin isimlerini vereceğiz. Çocuk ve gençlik meclislerinde alınacak kararlar belediyemiz için bağlayıcı olacaktır.

    “HES VE BARAJ TALANINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Dersim gibi politik bir şehirde gençlerimize yönelik sistematik bir yozlaştırma ve madde bağımlılığı politikası söz konusu. Mahallelerimize, sokağımıza hatta evimize kadar sokulmaya çalışılan bu illetten kuracağımız gönüllü ağları ile uyuşturucudan kurtulmanın adımlarını atacağız. Munzur’da barajlara geçit vermemek için her türlü mücadeleyi halkımızla birlikte yürüteceğiz. Baraj ve HES’lerin Dersim’i talanına izin vermeyeceğiz. Son aşamasında kayyım atamasıyla kesintiye uğrayan hazırladığımız imar revizyon planı çalışması kapsamında yapılan projelerimiz devam edecektir.

    31 Mart’ta yapılacak seçimlerden Dersim halkı Dersim Devrimci Güç Birliği’yle başarıyla çıkacak, uygulamaya koyacağı politikalarla yerel demokrasiyi daha da güçlendirecektir. “Daha Çok Özgürlük, Daha Çok Hak, Daha Çok Hayat” şiarıyla Mutlaka Kazanacağız!

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Dersim Devrimci Güç Birliği; kayyuma, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir oluşumdur’-VİDEO

    ‘Dersim Devrimci Güç Birliği; kayyuma, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir oluşumdur’-VİDEO

    PİRHA – Dersim Devrimci Güç Birliği’nde yer alan ittifak güçleri, birliğin oluşumuna ve Dersim halkı için önemine dair PİRHA’ya konuştu. Kurum temsilcileri, “Dersim Devrimci Güç Birliği, kayyuma karşı, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir güç birliği, politik bir tavırdır” ifadelerini kullandılar. 

    Dersim’de HDP, Partizan, ESP ve EMEP tarafından oluşturulan Dersim Devrimci Güç Birliği’ne ilişkin kurum temsilcilerine mikrofon uzattık. Kayyum tarafından gasp edilen iradenin geri alınması noktasında birlik oluşturulmasının gerekliliğiyle bu oluşumun sağlandığına değinen kurum temsilcileri oluşturulan birliğe halkın destek verdiğini ifade ettiler.

    HDP Temsilcisi Ferhat Yıldız, “Dersim halkının iradesinin gasp edilmesi Dersimliler için hali hazırda ödenmesi gereken bir borçtur. Onun için ne pahasına olursa olsun ilk hedeflenen şey, makam olarak belediyeyi değil, gasp edilen iradeyi geri almaktır. Dersim çok farklı bir coğrafya, farklı kültürel sosyolojik bir yapısı var. Farklı siyasi partiler, değişik fikirler vardır ondan demokrasinin ta kendisidir. Herkes fikrini çok kolaylıkla dile getirebilir, kendini ifade edip kendine yer bulabilir. 31 Mart yerel seçimlerine yönelik olarak da HDP’nin doğal olarak bileşenleri vardır ayrıca Dersim genelinde HDP ile ittifak yapan kurumlar vardır” dedi.

    “GÜÇ BİRLİĞİ, AKP-MHP FAŞİZMİNE KARŞI POLİTİK TAVIRDIR”

    Güç Birliği’ndeki esas amacın kayyumdan belediyeyi geri almak olduğunu ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:

    “Dersim halkı politik bir halktır. Birliğin stratejik bir yanı vardır ama çoğu zaman politiktir. HDP’nin batıdaki stratejisi farklıdır buradaki politik bir tavırdır. O da kayyuma karşı, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir güç birliği, politik bir tavırdır. Bir sistem partileri vardır bir de o sistemi değiştirme dönüştürme çabasında olan Halkların Demokratik Partisi ve Devrimci Güç Birliği vardır. Onun için Dersim halkı 31 Mart’ta Devrimci Güç Birliği’ne destek verecektir ve belediyeyi geri alacaktır, irademizi geri alacaktır.”

    “DERSİM TARİHİ BİR GELENEĞE, DİRENİŞE SAHİPTİR”

    DBP’li Mehmet Ali Yazır ise şunları söyledi:

    “Güç birliği ilkeler düzeyinde yapılmıştır. Halkın iradesine ipotek koyulduğundan dolayı Dersim’i tekrar Devrimci Güç Birliği olarak almakta kararlıyız. Dersim, tarihi bir geleneğe, direnişe sahiptir. Bu halkın iradesi gasp edilmiştir, zorla el konulmuştur. Hem Türkiye hem dünya kamuoyunun gözü Dersim’dedir. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde halk üzerine düşeni yapacaktır. Eksiklikleri de söyleseler Dersim halkı vicdanlıdır.

    HDP’nin gençlere, kadınlara yönelik projeleri var. Halkçı belediyecilik anlayışı ile hareket etmiştir, edecektir de. İki dönem kadın belediye başkanı, üçüncü dönemde ise eş başkanlık sistemi olmuştur. Bu noktada da güç birliği ile birlikte halkçı belediyecilik savunulduğundan dolayı eş başkanlık sisteminin tutacağını söylemek istiyorum. Halk da bunu kanıtlayacaktır.”

    “HALK, BASKIYA KARŞI MÜCADELE ETMEK İÇİN GÜÇ BİRLİĞİNE OY VERMELİ”

    Partizan Temsilcisi Yusuf Topçu, “Yıllardan beri özellikle Dersim’de hem inancımıza hem kültürümüze hem doğamıza karşı korkunç bir tahribat korkunç bir asimilasyon politikası süregeliyor bugüne kadar. Özellikle de son dönemde kayyumla tamamen ayyuka çıkmış olan bu baskı asimilasyon politikası zirve yapmış, böyle bir süreçte Partizan neden güç birliğinde yer aldı” diyerek şu açıklamalarda bulundu:

    “Hem ülke genelindeki siyasi konjonktüre bakarak hem de Kürt illerinde kayyum eliyle zorla elde edilen bu belediyelerin Kürt halkı için çok önemli bir yerde durduğunu dolayısıyla bizim de 45 yıllık tarihimizde bizler her zaman mazlumların, ötekilerin yanında, ezilmişlerin, ezilen ulusların yanında yer aldık. Bundan dolayıdır ki burada güç birliğine ihtiyaç duyulduğunu bilerek bu güç birliğinde yer aldık.

    Egemenler tarafından Dersim’e gelindiği zaman inancımızla alay edildi, dağları ormanları yakıldı. Biz bunların hepsinin tanığıyız. Doğaldır ki biz bütün bunları görerek analiz ederek HDP ile bir güç birliğine vardık. Bunun içerisinde ESP, EMEP, DBP de var. Dolayısıyla bizler bu asimilasyona dur diyebilmek için seçim politikamızla güç birliği içerisinde yer aldık. Aynı zamanda kayyumla zorla alınan belediyeyi geri almak için halkın iradesini almak için halkın iradesini halka teslim etme yönünde bir politikadayız.”

    Topçu, “Benim inancım horlanıyor diye oy vermeli. Benim kültürüm yok sayılıyor diye vermeli dört bir tarafı kulelerle çevrilmiş bir coğrafyada bunun kalkması için oy vermeli, belediye karakola dönüştürüldüğü için oy vermeli, baskı orman yangınları sürüyor diye oy vermeli. Saldırıya karşı mücadele etmek için oy vermeli” diyerek sözlerini tamamladı.

    “DERSİM HALKI GÜÇ BİRLİĞİNİN YANINDA, OMUZ VERİYOR”

    ESP Temsilcisi Ekber Kaya, “Devrimci Güç Birliği, sadece Dersim halkı açısından değil tüm halklar için önemli bir oluşumdur. Bütün ezilenlerin, yoksulların, işçi sınıfının, köylünün, ezilen inançların ortak bir mücadele etrafında örgütlendiğini düşünüyoruz. ESP olarak mücadelemiz hep bu yönde. Bu cepheyi oluşturma adına her alanda bu gayreti sarf ediyoruz. Dersim de bunun bir parçası. Alevi halkımızın önemli merkezlerinden bir tanesi. Halkımızın kendi inancını, geleneklerini özgürce yaşaması gerektiğini düşünüyoruz. Bütün inançlar, kültürler büyük baskı altında. İşçi sınıfı sendikasız, güvenliksiz çalışıyor. Yoksulluğun hesabının sorulması gerekiyor. bütün bunlar da ezilenler cephesinde birleşmeyi zorunlu hale getiriyor. Ülkenin demokratikleşmesi için örgütlenme, hak arama mücadelelerinin önündeki engelleri yıkmak için ortak mücadele gerekiyor” dedi.

    “Dersim’de de 31 Mart yerel seçimlerinde AKP karşısında HDP’nin önemli sonuçlar alması için gayret sarf ediyoruz. Dersim’de de bunu sağladık” diye konuşan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkenin genelinde özellikle Kürt illerinde iki cephe oluşmuş durumda. CHP-İyi Parti ve AKP-MHP bazı bölgelerde HDP’ye karşı birleşiyorlar. Biz de ezilenlerin ortak mücadelesinde bir aradayız, bütün çabamız bu yönde. Bu seçimden zaferle çıkacağımızı biliyoruz. 31 Mart sonrasında da esasen birlikte birleşmek, birlikte mücadele etmek, birlikte hak arayışını sürdürüp bunu ileriye taşımanın gereği olduğunu düşünüyoruz. Halklarımızı, inançlarımızı lehine doğru sonuçlar alarak ileriki süreçte daha fazla büyütmeyi tasarlıyoruz.

    Dersim, yüz yıllardır zalimlere karşı durmasını bilmiş bir bölge. Bu geleneğini sürdürecektir. Kutsal değerlerini, kutsallarını, düşünsel değerlerini korumuş. Bu halk güç birliğinin kendisini temsil ettiğini biliyor. Dersim halkı güç birliğinin yanında, omuz veriyor.”

    “GÜÇ BİRLİĞİNİN TEMELLERİ 2004’TE ATILMIŞTIR”

    EMEP’li Mustafa Taşkale de Devrimci Güç Birliği’nin temellerinin 2004’te atıldığını belirterek şunları söyledi:

    “Devrimci Güç Birliği 2016 yılına kadar sürdü. Geçmişten gelen bir birliktelik vardı ama sürecin ortaya çıkardığı görevlere bakarsak oluşan birikim ve değerler konusunda siyasal karşılığını da düşünürsek güç birliği bileşenleri ortaya çıkan durumu görerek halkın elinden alınan belediyenin geri alınması üzerine elzem oldu.

    Geçmişten gelen bir şekilleniş vardır. Burası da kayyumla zorla alınan bir bölgedir. Taktik bir ittifak olarak buna bakarsak yerine oturacaktır.

    Burada gerçekten emek vermiş kurumun bir araya gelmesi söz konusu. Ortaya çıkan bir birikim, değer vardır. Hizmet alanında baktığımızda 2004’ten bu yana belediyecilik var. Dersim’in birçok temel sorunu çözüme kavuşturuldu. belediyenin kurumsal kimlik kazanması 2004’te başlamıştır. Enkazdan çıkmış bir belediye kendi kimliğini yakalamış ve ciddi hizmetler sunmuştur. Halkımız bu hizmetleri görerek oyunu vermiştir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de Maraş anması: Bu katliamı unutmadık ve unutturmayacağız-VİDEO

    Dersim’de Maraş anması: Bu katliamı unutmadık ve unutturmayacağız-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de düzenlenen Maraş anmasında, “Maraş Katliamı 40 yıl geçmesine rağmen hala içimizde bir acı olarak devam etmektedir. Alevilere bu acıyı yaşatanları lanetliyoruz ve bu katliamı unutmadık ve unutturmayacağız” denildi. 

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şubesi, Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Demokratik Alevi Dernekleri’nde yapılan açıklamaya İHD, HDP, sendika temsilcileri ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

    Mumlar yakılarak Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına dar duruşunda bulunuldu.

    Anmada konuşan Baba Mansur Ocağı Piri Nesimi Genlik, Alevilerin var oluştan bu yana katledildiğini belirtti.

    “KATLİAM GÜNLÜK BOYUTA İNDİRGENMİŞ DURUMDA”

    Derviş Cemal Ocağı Analarından Menşure Doğan ise, “Bizim davamız bir kan davası değil insanlık davasıdır. Bu insanlık davasında herkes bir arada olabilmeli. Maraş ile bitseydi Sivas yaşanmazdı. Kerbela’nın cevabı verilmiş olsaydı 38’deki katliam olmazdı. 38’in cevabı verilmiş olsaydı Maraş olmazdı. Katliam şekil boyut değiştirse bile devam ediyor. Dilimiz yok oluyor, inancımız yok oluyor. Katliam günlük boyuta indirgenmiş durumdadır” dedi.

    Ana Doğan, “Yaşayan ölüler gibi olmuşuz. Dirilmemiz lazım. Öleceksek onurumuzla ölmemiz gerek. Seyit Rıza da dik duruşuyla gitti dar ağacına” diyerek topluma çağrıda bulundu.

    Maraş Katliamı tanığı olan Latif Beyaztaş ise, yaşananları anlatarak yaşamını yitirenleri andı. PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya ise Alevi toplumun eşitlikçi, özgürlükçü ve boyun eğmeyen bir toplum olduğu için katliamlara uğradığını belirterek “Yüzlerce katliamdan geçmiş Aleviler, bu yaşam biçimlerini devam ettirdiyse yine mücadele ederek böyle yaşayacaktır” ifadelerini kullandı.

    “BASKI VE ZULÜM YAŞAMIMIZDA DEVAM EDİYOR”

    Basın metnini okuyan DAD Genel Merkez Eski Eş Genel Başkanı Dursun Demirtaş, “Alevi toplumu tarihin her döneminde baskıya, züllüme, katliama uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. Maraş katliamı da bunlardan bir tanesidir. Katliam sistemli, örgütlü ve organize bir şekilde Alevi olan herkes hedef seçilmiştir. Kadın, erkek, çocuk, ihtiyar ayrımı yapılmadan herkesi katletmişlerdir. Bu katliam bir tesadüf veya bir istisna değildir. Bunun gibi sayılamayacak kadar bir çok örnek vardır. Nedeni ise tekçi, ırkçı, ne Haq zihniyettir. Kendi dışındaki farklılıklara düşman oluşudur. Bu günün de dünden farkı yoktur. Yine tekçi ırkçı zihniyet Alevi inanç ve kültürünü ve yaşamını yok saymakta, görmemezlikten gelerek baskı ve zulüm yaşamımızda devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “MARAŞ KATLİAMI’NI UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Demirtaş, “Toplumumuzun inanç mekanları , ziyaretleri kutsal bildiğimiz alanları yıllardır bombalanarak yerle bir edildi. Buradan soruyoruz bombalanan yerlerde kaç ziyaret, kaç kutsal mekan var biliyor musunuz? Ama bu halk ziyaretlerini ve kutsal mekanlarını bombalanan alanlardan biliyor. Toplumumuzun asırlardan beri kutsal mekan olarak kullandığı yerlerin üstüne kalekollar yapılarak bu alanlar yasak bölge yapıldı.  Yetkililerin yaptığı açıklamalardan böyle bir şey yok diyorlar. Bir örnek verilmesi gerekiyorsa Marçik’in karşı tarafında sinan tepesi üzerinde yapılan kalekol yeri asırlardan beri yöre halkının Xızır Nişangesi olarak ve Zel ana, Düzgün Baba nişangelerine karşı olup yöre halkınca kutsal sayılmaktadır. Burası kurban, lokma ve niyazların dağıtıldığı bir mekandır. Şimdi de bu mekanların üstüne kalekollar yapılmıştır” dedi.

    “Alevi inanç, kültür ve yaşamı önündeki engellerin kalkmasını beklerken aksine bu yok ediş çabası daha da yoğun şekilde devam etmektedir. Barajlarla, Maden ocakları ile onlarca kutsal mekan yok oldu. Bu da gösteriyor ki bu gün dünden farklı değildir. Bu gün hala alevi inanç ve kültürü üzerindeki asimilasyon, inkar ve göçertme politikaları devam etmektedir” diye konuşan Demirtaş, “Maraş katliamı kırk yıl geçmesine rağmen hala içimizde bir acı olarak devam etmektedir. Alevilere bu acıyı yaşatanları lanetliyoruz ve bu katliamı unutmadık ve unutturmayacağız” diyerek sözlerini tamamladı.

    Anma yaşamını yitirenler için yapılan lokmaların pay edilmesiyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM