Etiket: elazığ

  • Karakoçan’da Newroz ateşi yakıldı- VİDEO

    Karakoçan’da Newroz ateşi yakıldı- VİDEO

    PİRHA- Karakoçan’da Newroz Bayramı kutlandı. Kutlamada konuşan Ömer Öcalan, devlete adım atma çağrısında bulundu.

    Elazığ’ın Karakoçan (Dep) ilçesinde, “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarıyla Newroz Bayramı kutlandı. İstasyon Meydanı’nda gerçekleşen Newroz kutlamasına yüzlerce yurttaş katıldı.

    Açılış konuşmalarını yapan Karakoçan Belediye eşbaşkanları, Newroz Tertip Komitesi üyeleri ve il ve ilçe eşbaşkanları halkın Newroz’unu kutlayarak, Newroz’un “Birlik” ve “Özgürlük” getirmesini istenerek, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın sahiplenilmesi çağrısında bulundular.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Urfa Milletvekili Ömer Öcalan yaptığı konuşmada, Newroz’un zulmün, Dehaqların karşısında mücadele ve direniş olduğunu vurguladı.

    “DEVLET ADIM ATMALI”

    Ömer Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekerek, “Devlet artık adımlar atmalı. Kürtler varlığı için bedel ödedi, canını verdi yine de Öcalan öncülüğünde barış elini uzattı. Bu ülkede barış ve çözüm için bu nedenle mücadele etmeliyiz” dedi.

    Ömer Öcalan’ın konuşmasının ardından Newroz Ateşi yakıldı.

    Newroz çalınan şarkılar ardından çekilen halaylarla sona erdi.

    PİRHA/KARAKOÇAN

  • DEM Parti Antalya’dan Rojava vurgusu: Dayanışma tarihsel sorumluluktur- VİDEO

    DEM Parti Antalya’dan Rojava vurgusu: Dayanışma tarihsel sorumluluktur- VİDEO

    PİRHA – Demokratik Kurumlar Platformu, 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü kapsamında Türkiye genelinde alanlara çıktı. “Rojava Direniştir, Özgürlüktür” şiarıyla gerçekleştirilen buluşmalarda yürüyüşler ve basın açıklamaları yapılarak, Rojava’ya dönük saldırılar protesto edildi.

    Halep’in Şex Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılarla başlayan ve Kuzey Doğu Suriye geneline yayılan askeri tehditlere dikkat çekilen açıklamalarda, halkların büyük bedellerle kurduğu özgür yaşamın hedef alındığı vurgulandı. Geçici Suriye Hükümeti ile Özerk Kuzey Doğu Suriye yönetimi arasında ateşkes ve mutabakat sağlanmış olmasına rağmen, Rojava’ya yönelik tehditlerin sürdüğü ifade edildi. Bu nedenle Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde halklar, Rojava ile dayanışma iradesini alanlarda güçlü biçimde ortaya koydu.

    DERSİM: HALKLARIN BİRLİĞİNE VE ÖZGÜR YAŞAMINA KOMPLO DÜZENLENİYOR

    Dersim’de Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamayı, Demokratik Kurumlar Platformu adına DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Hümeyra Tosun Yeğin okudu. Yeğin, 1 Şubat Dünya Rojava Günü’nün demokratik ulusal birlik ruhuyla selamlandığını belirterek, Rojava’nın Ortadoğu’nun karanlığında halkların demokratik öz yönetim iradesiyle filizlenen “Üçüncü Yol”un somut ifadesi olduğunu söyledi.

    Rojava’da Abdullah Öcalan’ın Demokratik Ulus perspektifinin hayat bulduğunu vurgulayan Yeğin, “Tekçiliğe karşı çoğulculuğu, baskıya karşı özgür ve eş yaşamı esas alan yeni bir toplumsal sözleşme Rojava’da inşa edilmektedir” dedi.

    Açıklamaya katılan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise Rojava direnişinin Ortadoğu’daki karanlığa karşı bir aydınlık olduğunu belirterek, Rojava’ya dönük saldırıların 15 Şubat uluslararası komplosunun devamı niteliğinde olduğunu söyledi. Kordu, Kuzey Doğu Suriye’nin statüsü kabul edilinceye kadar alanlarda olacaklarını vurguladı.

    MERSİN’DE ROJAVA İÇİN İNSAN ZİNCİRİ EYLEMİ

    Mersin’de Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin DEM Parti, TÖP, TİP, EMEP, SOLDEP, ESP, DBP, YSP, SYKP ve Devrimci Parti Özgecan Aslan Barış Meydanında insan zinciri oluşturdu. “Rojava onurumuzdur” şiarıyla yapılan zincir eyleminde Rojava’ya yapılan saldırıların büyük insani krizlere yol açtığına vurgu yapıldı.

    İlk olarak konuşma yapan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, “Rojava’da Kürtlerin ortaya koyduğu irade tanınmazsa Suriye’deki bütün halklar soykırım tehditi altında olmaya devam edecek” diye konuştu.

    EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak ise, Rojava’da yaşananları İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına benzetti. Yakın zamanda Lazkiye’de kadınların iş yerlerinde makyaj yapılmasına yönelik yasağa da dikkat çeken Başkavak, “Taliban rejiminin kadınlara dönük yaşam tarzı dayatmasının bir benzeri bugün Suriye’de yaşanıyor. Bu nedenle Kürt halkının orada verdiği mücadele sadece dili, kültürü değil; aynı zamanda insan olmanın, kadınların istedikleri gibi yaşamasının önündeki engellerin kaldırılması açısından önemlidir” dedi.

    TİP İl Başkanı Ahmet Paket, El Kaide örgütünde yer almış bir ismin Suriye’nin başına getirilmesiyle bugün yaşanan saldırıların, soykırımların önünün açıldığını ifade etti.

    SYKP İl Başkanı Vakkas Kılıç, “Dünya halkları artık eskisi gibi ensesine vurulup ekmeği alınan halklar değil. Rojava örneğinde olduğu gibi halklar emperyalist ülkelerin böl-parçala-yönet stratejisine karşı kendi iradelerini meşru hale getirmek için mücadele ediyorlar. Bizler de buradan o mücadeleye destek veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    Devrimci Parti İl Başkano İsmet Kaplan, “Rojava’da kurulmuş olan yönetimi ortadan kaldırmaya yönelik uluslararası komplo sadece Kürtlere değil; tüm bölge halklarının özgür yaşam mücadelesine vurulmuş bir darbedir” şeklinde konuştu.

    Son olarak konuşan YSP İl Başkanı Metin Süt, “Rojava, yıllardır savaşın ortasında kadın özgürlüğünü, halkların eşitliğini, demokratik birlikte yaşam fikrini savunarak ayakta durdu. Bugün gelinen noktada Şam yönetimi ile SDG arasında yapılan anlaşma çatışmaların son bulması adına önemli bir gelişmedir. Bizler silahların son bulmasını elbette önemsiyoruz ancak gerçek barış halkların iradesi tanınmadan olmaz” dedi.

    Konuşmaların ardın kitle, Rojava için insan zinciri oluşturdu. Zincirin ardından sloganlar eşliğinde etkinlik sona erdi.

    MALATYA: ROJAVA HALKI GÜVENDE OLANA KADAR ALANLARDAYIZ

    Malatya’da DEM Parti İl Örgütü binası önünde yapılan açıklamada konuşan DEM Parti Malatya İl Eş Başkanı Nurhayat Şimşek, Rojava’da kadın öncülüğünde gerçekleşen devrimin, merkeziyetçi ve iktidarcı sistemlere karşı demokratik bir alternatif sunduğunu ifade etti. Şimşek, Rojava deneyiminin demokratik ulusal birliğin önemini açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Rojava halkıyla dayanışmanın süreceğini söyledi.

    ELAZIĞ: ROJAVA DEVRİMİ BİR ÖZGÜRLÜK MANİFESTOSUDUR

    Hozat Garajı’nda “Rojava mücadeledir, özgürlüktür” pankartı açılarak yapılan açıklamayı DEM Parti Elazığ Gençlik Meclisi üyesi Baran Kabal okudu. Kabal, Rojava kazanımlarına yönelik yeni bir komplo sürecinin işletildiğini belirterek, Rojava ile dayanışmanın yalnızca bir görev değil, Ortadoğu ve dünya halkları açısından tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.

    ADIYAMAN: ROJAVA TÜM HALKLAR İÇİN UMUT KAYNAĞIDIR

    Adıyaman merkezde bulunan Mimar Sinan Parkı’nda yapılan açıklamayı, Platform adına Adıyaman DBP İl Eş Başkanı Hacı Kabak okudu. Rojava mücadelesinin sadece Ortadoğu’ya örnek olmadığını, dünya halkları açısından bir model teşkil ettiğini belirten Hacı Kabak, Rojava’daki kazanımları sonuna kadar koruyacaklarının mesajını verdi.

    Türkiye genelinde gerçekleştirilen açıklamalarda ortak vurgu, Rojava’da halkların birlikte ve özgür yaşam iradesinin savunulması ve saldırılar karşısında dayanışmanın büyütülmesi oldu.

    ANTEP:İNSANİ YARDIM KORİDORU AÇILMALI

    Antep Emek ve Demokrasi Platformu, Kuzey ve Doğu Suriye’nin HTŞ güçleri tarafından kuşatılması ve bölgede derinleşen insani krize karşı eylem düzenledi. Rojava’da sivillerin sistematik bir yok etme politikasıyla karşı karşıya olduğu vurgulanan eylemde, uluslararası emek ve demokrasi güçlerine “barıştan yana tutum alın” çağrısı yapıldı.

    “6 ÇOCUK DONARAK YAŞAMINI YİTİRDİ”

    Platform adına açıklamayı okuyan KESK Dönem Sözcüsü Yılmaz Sucu, bölgede yüz binlerce sivilin açlık, susuzluk ve dondurucu soğuklarla mücadele ettiğini belirtti. HTŞ’nin saldırılarının ateşkes ilanlarına rağmen sürdüğünü ifade eden Sucu şu ifadelerde bulundu:

    “IŞİD türevi örgütlerin bileşiminden oluşan HTŞ güçlerinin kuşatması altında şimdiye kadar en az altı çocuk donarak yaşamını yitirdi. Çocukların yaşam hakkı ile eğitim hakkı birbirinden ayrı düşünülemez ancak bölgede eğitim fiilen durdurulmuş durumda.”

    “SU VE ELEKTRİĞİN KESİLMESİ SAVAŞ SUÇUDUR”

    Açıklamada, uluslararası hukuk metinlerine ve Cenevre Sözleşmesi’ne atıfta bulunularak, sivil altyapıya yönelik saldırıların suç olduğu hatırlatıldı. Sucu, “1949 Cenevre Sözleşmesi’nin 27. ve 55. maddeleri uyarınca sivillerin insanca muamele görmesi ve temel ihtiyaçlara erişimi zorunluluktur. Başta Kobanê olmak üzere Rojava’da suyun ve elektriğin kesilmesi, açık bir savaş suçudur.” dedi.

    “IŞİD TEHDİDİ YENİDEN CANLANDIRILIYOR”

    Sucu, 6 Ocak 2026’dan bu yana bölgedeki hapishanelerden binlerce eski IŞİD militanının serbest bırakılmasının dünyayı yeni bir tehditle karşı karşıya bıraktığını vurguladı. Bu durumun uluslararası güçlerin göz yummasıyla gerçekleştiğini belirten Sucu, kuşatmanın sadece sivilleri değil; laikliği, kadın özgürlük mücadelesini ve bir arada yaşam iradesini de hedef aldığını söyledi.

    “İNSANİ YARDIM KORİDORU AÇILMALI”

    Açıklamanın sonunda, Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) başta olmak üzere tüm kurumlara şu talepler sıralandı:

    “Rojava’ya yönelik kuşatma derhal sonlandırılsın; Su, elektrik ve sağlık altyapısına yönelik saldırılar durdurulsun; Kuşatma altındaki şehirler için acil ve kesintisiz insani yardım koridorları açılsın; Sorumlular hakkında bağımsız uluslararası soruşturma mekanizmaları işletilsin.”

    Sucu, “Çocukların donarak öldüğü bir dünyada sessizlik tarafsızlık değildir. Susmak, bu suça ortak olmaktır. Bizler savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı savunmaya devam edeceğiz.” dedi.

    “SÜRECİN GEREKLERİ YERİNE GETİRİLSİN”

    Açıklama sonrasında DEM Parti Kars Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit söz aldı. Koçyiğit, Rojava’daki saldırılara ve insani krize dikkat çekti. Koçyiğit, hükümete şu çağrıda bulundu:

    “Barış ve Demokratik Toplum sürecinin gerekleri hızla yerine getirilmelidir. Komisyon bir an önce raporunu yazmalı ve süreç yasaları çıkarılmalıdır. Hükûmete sesleniyoruz; artık daha fazla beklemeyin. Hızlı bir şekilde raporun tamamlanıp süreç yasalarının çıkması için elinizden geleni ortaya koyun.”

    Basın açıklamasının ardından yürüyüş yapmak isteyen kitlenin önü polis tarafından kesilerek yürüyüş engellenmeye çalışıldı. Kitle, barikatları aşarak sloganlarla yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş, Dem Parti Antep İl Örgütü’nün önünde son buldu.

    ANTALYA: DAYANIŞMA TARİHSEL SORUMLULUKTUR

    1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü kapsamında DEM Parti Antalya İl Binası önünde de basın açıklaması yapıldı. Demokratik kurumlar adına açıklamayı DEM Parti Antalya İl Eş Başkanı Selami Özyaşar okudu.

    Açıklamada, Rojava’da halkların demokratik öz yönetim iradesiyle gelişen ve “Üçüncü Yol” olarak tanımlanan deneyimin, Ortadoğu’da halklara umut olduğu vurgulandı. Rojava’nın, ulus-devletçi ve tekçi anlayışa karşı demokratik bir alternatif sunduğu ifade edildi.

    Abdullah Öcalan’ın Demokratik Modernite kuramının Rojava’da somutlaştığı belirtilen açıklamada, bu modelin çoğulculuğu, eşitliği ve özgür yaşamı esas aldığı kaydedildi. Kadın öncülüğünde gelişen Rojava Devrimi’nin, halkların kendi öz gücüyle var oluşunun ifadesi olduğu vurgulandı.

    Açıklamada, İŞİD ve HTŞ eliyle Rojava’ya yönelik saldırıların sürdüğü belirtilerek, bu saldırıların halkların demokrasi ve özgürlük iradesini hedef aldığı ifade edildi. Rojava kazanımlarını savunmanın tarihsel ve toplumsal bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

    Son olarak tüm demokrasi güçlerine çağrı yapılan açıklama, “1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü’nü selamlıyoruz” sözleriyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM-ELAZIĞ-MALATYA-ADIYAMAN-ANTEP/ANTALYA

  • Dar û Didarla Bahara: Hızır ayının inancı ve ritüelleri!- VİDEO

    Dar û Didarla Bahara: Hızır ayının inancı ve ritüelleri!- VİDEO

    PİRHA- Şıx Çoban Ocağı evlatlarından Hüseyin Altun, Hızır orucu ve cemlerine ilişkin konuştu. Altun, Hızır ayının dar û didarla aklanıp paklanma, lokmaların paylaşılması ve darda olana el uzatılması ayı olduğunu vurguladı.

    Alevi toplumunun Hızır ayında yerine getirdiği ritüellere dair konuşan Şıx Çoban Ocağı evlatlarından Hüseyin Altun, Hızır orucunun üç gün tutulduğunu belirterek, “Hızır orucu geldiği zaman, son günü perşembeye gelecek şekilde üç günlük oruç tutarız. Orucun üçüncü günü kurban keseriz. Kestiğimiz kurbanı lokmalara pay ederek ihtiyacı olanlara dağıtırız” dedi.

    Halkların ortak inanç ve hafızasında yer bulan Hızır, farklı don ve biçimlerde insanların darına, imdadına yetişir. Hikâye ve tanıklıklarla dilden dile aktarılan Hızır’a inananlara göre; koruyuculuğun, kurtarıcılığın, yaratıcılığın ve bilgeliğin simgesidir. Alevi toplumu, bir ay boyunca süren Hızır orucu döneminde dar û didar olur; lokmalar bir araya getirilir, sofralar paylaşılır ve cemler tutulur.

    Hızır ayında yapılan ritüelleri, Hızır’a yüklenen anlam ve önemi Elazığ Fevzi Çakmak Ehl-i Beyt Cemevi Dedesi Hüseyin Altun ile konuştuk.

    “HIZIR AYI AKLANIP PAKLANDIĞIMIZ BİR AYDIR”

    Alevi toplumunun Hızır ayında dar û didar olarak aklanıp paklandığını ve bu süreçle birlikte baharı karşıladığını ifade eden Hüseyin Altun Dede, Hızır ayı ve orucunun anlamının çok derin olduğunu söyledi. Altun, “Herkes orucunu tutacağı gece büyük bir itikatla niyetlenir. Beden temizliğini yapar, niyet eder ve üç gün boyunca orucuna devam eder” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hızır orucunun üçüncü gününde kurbanlar kesilir. Kesilen kurbanlar kapı komşuya, fakire ve yoksullara dağıtılır. Bizde kurbanı kestikten sonra alıp dolaba koymak yoktur. Kurbana niyet edenler yalnızca pişirilen yemekten yer ya da eve, ailenin doyabileceği kadar alır. Geriye kalan kurbanın tamamı dağıtılır.”

    Altun, Hızır ayında gerçekleştirilen cem erkânlarına ilişkin ise şunları aktardı: “Hızır cemlerimizde Hızır ayı anlatılır, Hızır orucu anlatılır, dar û didar olunur ve cemlerimiz 12 hizmetle tamamlanır.”

    Hüseyin Altun Dede, son olarak Hızır cemlerinin diğer cemlere kıyasla daha büyük bir coşkuyla geçtiğine dikkat çekti. Altun, “Hızır cemlerinde halkta daha büyük bir coşku ve inanç vardır. İnsanlar Hızır için, inanç için kendi lokmalarıyla, çıralarıyla ceme gelir ve sevinç içinde ceme katılır” dedi.

    Altun, Hızır’ın kutsiyetinin Alevi toplumu açısından büyük bir değer taşıdığını vurgulayarak, darda olanın her zaman imdadına yetişeceğine dair inancın Alevi toplumu için taşıdığı öneme dikkat çekerek sözlerini tamamladı.”

    Cem EKİNCİ/ELAZIĞ

  • DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü’nden Rojava saldırılarına tepki- VİDEO

    DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü’nden Rojava saldırılarına tepki- VİDEO

    PİRHA-Elazığ Karakoçan’da konuşan DEM Parti yöneticileri ve demokratik kurumlar, Rojava’da sivilleri hedef alan saldırıların bir halkı tasfiye etme girişimi olduğunu belirterek, “Kürt halkının uzattığı barış eli tutulmalı, halklar arasında eşit ve onurlu bir yaşam birlikte inşa edilmelidir” çağrısı yaptı.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde DEM Parti İlçe Örgütü, Rojava’da son dönemde artan saldırılara ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Eşrefiye ve Şêxmeqsûd mahalleleri başta olmak üzere sivilleri hedef alan saldırıların kabul edilemez olduğu vurgulandı.

    Karakoçan merkez Saat Kulesi önünde yapılan açıklamaya, aralarında DEM Parti Dersim Milletvekili  Ayten Kordu, DEM Parti Karakoçan İlçe Eş Başkanları Sema Atalan ve Bekir Polat ile DEM Parti Elazığ İl Eş Başkanı Songül Cengiz’in de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

    Açıklama öncesi söz alan Karakoçan İlçe Eş Başkanı Bekir Polat, İslam kardeşliğinden, ümmet kardeşliğinden, halkların kardeşliğinden bahsedenlere inanmadıklarını belirterek, “Çünkü bizler bir taraftan katledilirken, bir taraftan kardeşlik nidalarına inanmıyoruz, kanmıyoruz. Bakınız, Gazze yıkılıp yıkılırken oturup ağlayanlar arka taraftan İsrail’le işbirliği yapıp anlaşmalar yapanları çok iyi biliyoruz. Bizler buna sessiz kalmayacağız” dedi.

    “SURİYE’DE KÜRT HALKININ TASFİYESİ İÇİN KİRLİ PLANLAR DEVREYE SOKULDU”

    Polat’ın konuşmasının ardından ortak açıklama yapıldı. Açıklamayı Demokratik Kurumlar Platformu adına DEM Parti Karakoçan İlçe Eş başkanı Sema Atalan okudu. Atalan açıklamada, 2013’ten bu yana farklı isimlerle faaliyet yürüten El-Kaide bağlantılı çetelerin, geçici Suriye yönetimi ve bölgedeki bazı güçlerin desteğiyle sivillere ağır silahlarla saldırdığı belirtti. Atakan ayrıca asayiş güçlerinin bulunduğu yerleşimlerin tank, top ve SİHA’larla vurulduğu kaydedilerek bunun Kürt, Alevi ve Arap halklarına yönelik açık bir yok etme girişimi olduğunu ifade etti.

    Atalan devamında şunları söyledi “Bir yandan ‘bin yıllık kardeşlik’ söylemleri dile getirilirken, diğer yandan Suriye’de Kürt halkının tasfiyesi için planlar yapılıyor. Bu çelişki kabul edilemez. Rojava’da Kürt halkına sıkılan her kurşun, tüm Kürtlere yönelmiştir.”

    Atalan, geçmişte yaşanan saldırıları da hatırlatarak Suruç, Ankara Garı ve Diyarbakır HDP mitingi gibi olaylarda çok sayıda can kaybı yaşandığını, desteklenen çetelerin bugün halka yöneldiğini belirtti.

    Devlet yetkililerine ise şu çağrıda bulundu.  “Şiddetten ve vekâlet savaşlarından vazgeçin. Halkları karşı karşıya getiren bu yanlış politikalar derhal son bulmalıdır. Madem bin yıllık kardeşlikten söz ediliyor, Kürt halkının uzattığı barış eli tutulmalı ve Ortadoğu’da eşit, barışçıl bir yaşam hep birlikte inşa edilmelidir.”

    “ROJAVA HALKI YALNIZ DEĞİLDİR”

    Basın açıklamasının ardından söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Rojava halkı yalnız değildir. Kürt halkı yalnız değildir. Bu halk mücadelesiyle, değerleriyle varlığını kanıtlamış bir halktır” dedi

    Kordu, Rojava’daki direnişe dikkat çekerek, “Rojava direnişi öyle bir felsefedir ki, bu öyle bir yaşamdır ki, tüm dünyaya karşı orada büyük bedellerle Kürt kadınlarının ve dostlarının öncülüğünde, Arapların, Alevilerin, Dürzilerin, Türkmenlerin, Süryanilerin hep beraber bir arada yaşayabileceğini gösteren bir sistem inşa ettiler. Ve bu sistem tüm dünyada bütün halkların bir arada yaşayabileceğini bize çok açık gösterdi. Bugün o emperyalist ülkeler, bugün o hegemonik ülkeler bu fikriyata saldırmaktadır” ifadelerini kullandı.
    Rojava’da bir insanlık suçu işlendiğine işaret eden Kordu, “Rojava’daki kadınları cenazesini binalardan aşağı atan, elektriğini ve suyunu kesen, hastanede sağlık tedavisini engelleyen, interneti erişime kapatan, dünyadan yalıtmaya çalışan bu anlayışa sesleniyoruz: Bu anlayış Türkiye’den azade değildir. İktidarın politikalarından azade bir politika olmadığını” diye belirtti.
    Kordu son olarak, “Ne Aleviler, ne Dürziler, ne Süryaniler, ne Araplar, ne Türkmenler, ne de Kürtler yalnız değildir. Kürt halkı Rojava’da Kobane’de tekrar kendi yaşamını inşa etmek için mücadele edecek” diyerek dayanışma çağrısında bulundu.

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Hızır ayı: Oruçla, lokmayla ve rızalıkla yaşatılan bir inanç!-VİDEO

    Hızır ayı: Oruçla, lokmayla ve rızalıkla yaşatılan bir inanç!-VİDEO

    PİRHA- Elazığ’da yaşayan yurttaşlar Arda Bozkurt ve Ali Haydar Yeşil, Hızır ayının yalnızca oruçla değil; lokmayla, cemle ve rızalıkla anlam kazandığını söylüyor.

    Alevi inancında önemli bir yere sahip olan Hızır ayı, her yıl kışın en sert zamanlarında, Gağan ayının bitimiyle birlikte başlıyor. Elazığlı yurttaşlar Arda Bozkurt ve Ali Haydar Yeşil, Alevi inancında Hızır ayının anlamını, tutulan oruçları ve kuşaktan kuşağa aktarılan ritüelleri PİRHA’ya anlattı. Hızır ayı, yalnızca bir inanç pratiği değil; paylaşımın, rızalığın ve dayanışmanın adı olarak yaşatılıyor.

    Elazığ’da yaşayan yurttaşlar Arda Bozkurt ve Ali Haydar Yeşil, Hızır ayının yalnızca oruçla değil; lokmayla, cemle ve rızalıkla anlam kazandığını söylüyor.

    Cemevlerinde cenaze erkanlarında görev alan Arda Bozkurt’a göre Hızır ayı, takvimden çok bir inanç zamanı. “Bizim inancımıza göre Hızır ayı kutsaldır” diyen Bozkurt, bu ayın yaklaşık bir aylık bir süreyi kapsadığını belirterek şunları aktardı:

    “Herkes kendi pirine, kendi talibine göre oruç tutar. Oruçlar, son günü perşembeye gelecek şekilde tutulur. Bu süreç, genellikle ocak ayının sonu ile şubat ayının ilk haftalarına denk gelir. Hızır orucu, Gağan ayından sonra başlar. Günler buna göre hesaplanır.”

    Bozkurt, Hızır orucunun tek tip bir uygulama olmadığını vurgulayarak, “İnanç birliği var ama uygulamada pirlerin yoluna göre farklılıklar olabilir. O yüzden Hızır ayı bir aya yayılır. Herkes inancını kendi yoluna göre yerine getirir” dedi.

    “HIZIR DARDA OLANA YETİŞENDİR”

    Ali Haydar Yeşil ise Hızır ayını, çocukluğundan bu yana dinlediği anlatılar ve okuduklarıyla öğrendiğini söylüyor. Hızır orucunun kökenine dair anlatılan bir menkıbeyi paylaşan Yeşil, hikâyeyi şöyle aktardı:

    “İmam Hasan ile İmam Hüseyin’in gözleri ağrıyor. Ana Fatıma, Hz. Muhammed’e gidiyor. O da ‘oruç tutalım’ diyor. Hz. Ali destarda buğday öğütüyor, qavut yapıyor. Ama her akşam kapıya bir garip geliyor. Lokmayı ona veriyorlar, kendileri suyla oruç açıyor. Üçüncü günün sonunda çocukların gözleri açılıyor. Oruç kabul oluyor.”

    Yeşil’e göre Hızır orucu, işte bu paylaşım ve fedakârlık hikâyesinden bugüne taşınan bir inanç mirası.

    “CEM RIZALIK OLMADAN OLMAZ”

    Hızır ayı boyunca Alevi toplumunda yalnızca oruç tutulmuyor; cemler yapılıyor, lokmalar paylaşılıyor, komşular ve yoksullar gözetiliyor. Kavrulmuş ve öğütülmüş buğdaydan yapılan qavut, tereyağıyla birlikte paylaşılarak yeniliyor. Mumlar yakılıyor, deyişler söyleniyor, Hızır’a dair anlatılar dile geliyor.

    Yeşil, bu ayın aynı zamanda ziyaret ayı olduğunu belirterek, “Kirveni, müsahibini, pirini ziyaret edersin. Toplum bir araya gelir. Cem tutulur. Cem, bizim için sevgi ve barış yeridir” dedi.

    Alevi inancında rızalığın temel ilke olduğunu vurgulayan Yeşil, cem erkânının anlamını şöyle anlattı:

    “Bizde ikrar çok önemlidir. Sözünden dönmeyeceksin. Cem, paylaşmaktır. Kin, nefret yoktur. Birinin bir başkasında hakkı varsa, rızalık alınmadan cem olmaz. Cem, toplum yeridir. Sevgi yeridir.”

    Yeşil, Alevi öğretisinin özünü ise şu sözlerle özetledi:
    “Eline, diline, beline sahip ol. Bir insanın kalbini kırarsan, kırk yıl ibadet etsen boşa gider. Biz 72 millete bir nazarla bakarız.”

    Hızır ayı, Alevi coğrafyasında hâlâ bu anlayışla yaşatılıyor: Oruçla değil yalnızca; lokmayla, rızalıkla ve insanı merkeze alan bir inançla.

    Cem EKİNCİ/ELAZIĞ

  • Karakoçan Belediyesi’nden kar yağışına karşı kolektif çalışma-VİDEO

    Karakoçan Belediyesi’nden kar yağışına karşı kolektif çalışma-VİDEO

    PİRHA- Yoğun kar yağışı sonrası Karakoçan Belediyesi, yaşamın aksamaması için erken saatlerde çalışma başlattı. Belediye emekçileri ve eşbaşkanlar, karla mücadele çalışmalarını sahada birlikte yürüttü.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışının ardından, Karakoçan Belediyesi halkın yaşamının aksamaması için erken saatlerde çalışmalarına başladı. Belediyeye bağlı saha emekçileri sabah saat 05.00 itibarıyla görev başına geçerken, büro emekçileri de 07.00 itibarıyla mesaiye başladı. Kar küreme, yol açma ve buzlanmaya karşı tuzlama çalışmalarının titizlikle yürütüldüğü süreçte, Karakoçan Belediyesi Eş Başkanları Eda Durmuş ve Cafer Oğur, sabahın ilk saatlerinden itibaren saha emekçileriyle birlikte sahada yer aldı. Eşbaşkanlar, yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek emekçilerden bilgi aldı.

    İlçe genelinde ana arterler, mahalle yolları ve kaldırımları kapsayan çalışmalarda, halkın sabah saatlerinde işine, okuluna ve günlük yaşamına güvenli bir şekilde başlayabilmesi amaçlandı. Büyük bir özveriyle yürütülen çalışmaların önemli bir bölümü, ilçe sakinleri dışarı çıkmadan önce tamamlandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat Hakk’a uğurlandı- VİDEO

    Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat Hakk’a uğurlandı- VİDEO

    PİRHA- Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, dün sabah saatlerinde Elazığ’da tedavi gördüğü hastanede Hakk’a yürüdü. Polat, bugün Yıldızbağları Cemevi’nde yürütülen Hakk’a Uğurlama Erkânı’nın ardından toprağa sırlandı.

    Dersim 1937-38 katliamında idam edilen, halkın hafızasında direnişin ve inkâra karşı mücadelenin simgesi olan Seyit Rıza’nın oğullarından Ali Rıza’nın kızı olan Zeliha Polat, tedavi gördüğü Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde dün sabah saatlerinde Hakk’a yürüdü.

    Uzun süredir kanser tedavisi gören Zeliha Polat, son iki aydır yoğun bakım servisinde tedavi altındaydı. Polat’ın Hakk’a yürümesi, Dersimliler ve Alevi toplumu başta olmak üzere birçok kesimde derin üzüntü yarattı. Cenazeye DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DEM Parti örgütleri ve Demokratik Alevi Dernekleri yöneticilerinin yanı sıra, birçok kurum ve sivil toplum kuruluşu katıldı.

    Zeliha Polat için, Elazığ Yıldızbağları Cemevi’nde Hakk’a Uğurlama Erkânı yürütüldü. Polat, ağıtlarla Gülmez Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    PİRHA / ELAZIĞ

  • DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü: Halep’te sıkılan her kurşun tüm Kürtlere sıkılmıştır- VİDEO

    DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü: Halep’te sıkılan her kurşun tüm Kürtlere sıkılmıştır- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü, Suriye’nin Halep kentinde yaşayan Kürtlere yönelik yapılan saldırıları kınamak için basın açıklaması gerçekleştirdi.

    DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü, Suriye Geçici Hükümetine bağlı paramiliter grupların Halep ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları düzenlediği basın açıklaması ile protesto etti. DEM Parti İlçe Binası önünde yapılan açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada sık sık “ Biji berxwedana Rojava”, “ Rojava onurumuzdur, onuruna sahip çık” sloganları atılırken “Rojava vicdandır, özgürlüktür , direniştir teslim alınamaz” pankartı açıldı. Basın metnini DEM Parti Karakoçan İlçe Eşbaşkanı Sema Atalan, okudu.

    “KÜRT HALKINA YÖNELİK YOK ETME POLİTİKASI YÜRÜTÜLÜYOR”

    Sema Atalan, 2013 yılından bu yana El-Kaide çizgisinin devamı olan ve farklı adlar altında Ortadoğu’da faaliyet yürüten silahlı çetelerin gelinen aşamada geçici Suriye yönetimiyle birlikte, başta Türkiye olmak üzere bölgedeki güçlerin desteğini alarak Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan halklara yönelik ağır silahlarla saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi. Asayiş güçlerinin bulunduğu yerleşim alanlarının tank, top ve SİHA’larla hedef alınmasının Kürt, Alevi ve Arap halklarına karşı açık bir yok etme girişimi olduğunu vurgulayan Sema Atalan,”Bu saldırıların münferit olmadığı, aksine halen devam eden yeni saldırı hazırlıklarının bulunduğu bilinmektedir. Kürtlerin kazanımlarını hedef alan bu saldırılara ağır silah, istihbarat ve lojistik destek sunan siyasi ve askeri mekanizmalar açıktır” dedi.

    “ŞİDDET POLİTİKASINDAN VAZGEÇİLMELİDİR”

    “Bir yandan ‘bin yıllık kardeşlik’, ‘iç barış’, ‘ortak kader’ söylemleri dile getirilirken, diğer yandan Suriye’de Kürt halkının nasıl tasfiye edileceğine dair hesaplar yapılmaktadır. Bu çelişki kabul edilemezdir” diyen Sema Atalan, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Rojava’da Kürt halkına sıkılan her kurşun, tüm Kürtlere yönelmiştir. Bu saldırılar yalnızca bölge halklarını değil, Türkiye’nin barışını, birlikte yaşam umudunu ve ortak geleceğini de hedef almaktadır.
    Madem kaderimiz ve kederimiz ortaktır, madem bin yıllık kardeşlikten söz edilmektedir; o halde Kürt halkının uzattığı barış elini tutun. Ortadoğu’da ve ülkemizde barışı, eşitliği ve birlikte yaşamı hep birlikte inşa edelim.”

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat Hakk’a yürüdü!

    Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat Hakk’a yürüdü!

    PİRHA- 1937-38 Dersim katliamının simge ismi Seyit Rıza’nın torunu Zeliha Polat, Elazığ’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Polat, yarın Yıldızbağları Cemevi’nden erkânla uğurlanacak.

    Dersim 1937-38 katliamında idam edilen, halkın hafızasında direnişin ve inkâra karşı mücadelenin simgesi olan Seyit Rıza’nın torunlarından Zeliha Polat, tedavi gördüğü Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde bu sabah saatlerinde hakka yürüdü.

    Uzun süredir kanser tedavisi gören Zeliha Polat, son iki aydır yoğun bakım servisinde tedavi altındaydı. Polat’ın yaşamını yitirmesi, Dersimliler ve Alevi toplumu başta olmak üzere birçok kesimde derin üzüntü yarattı.

    Zeliha Polat’ın cenazesi, yarın öğlen saat 12.00’de Elazığ Yıldızbağları Cemevi’nden kaldırılarak Gülmez Mezarlığı’nda toprağa sırlanacak. Cenaze erkânının Alevi inancına uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi.

    Seyit Rıza’nın ailesi, Dersim Tertelesi’nden bugüne uzanan tarihsel hafızanın taşıyıcısı olarak, inkâr ve unutturma politikalarına karşı mücadelenin simgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Zeliha Polat da bu hafızanın bir parçası olarak yaşamı boyunca Dersim kimliğinin ve tarihsel adalet talebinin sessiz ama güçlü tanıklarından biri oldu.

    PİRHA / ELAZIĞ

  • Elazığ’da yapılan operasyonda gözaltına alınan Yusuf Benler, serbest bırakıldı

    Elazığ’da yapılan operasyonda gözaltına alınan Yusuf Benler, serbest bırakıldı

    PİRHA- 5 Aralık sabahı Elazığ’da yapılan operasyonda gözaltına alınan Yusuf Benler, serbest bırakıldı.

    Elazığ’ın Sarıçubuk köyünde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 74 yaşındaki Yusuf Benler, Bingöl Emniyet Müdürlüğü’nde bir gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı.

    Benler ailesi, 74 yaşında olan Yusuf Benler’in kalp, şeker, tansiyon gibi kronik rahatsızlığı olduğunu duyurmuştu. Aile tarafından yapılan açıklamada, ev araması sırasında Benler’e ait pasaport, telefon ve flaş belleğe de el konulduğu aktarıldı.

    PİRHA/ELAZIĞ

     

  • Öğrencilere cinsel istismarda bulunan öğretmene beraat!-VİDEO

    Öğrencilere cinsel istismarda bulunan öğretmene beraat!-VİDEO

    PİRHA-Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübünde antrenör ve bir lisede de öğretmen olarak görev yapan İsmail B.’nin 4 kız öğrenciye yönelik istismarından dolayı aldığı cezanın istinafta bozulması sonrası görülen duruşmada beraat kararı çıktı.

    Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübünde antrenör ve bir lisede de öğretmen olarak görev yapan İsmail B., 4 kız öğrenciye yönelik yaptığı istismardan dolayı CİMER’e şikayet edilmiş ve tutuklanmıştı. Son görülen duruşmada verilen 27 ay hapis cezası, istinaf tarafından sanık lehine bozulmuş, istinaf, bozma kararına gerekçe olarak “sanığın ısrarla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş olması ve beyanlarının aksine soyut iddia dışında delil elde edilememiş olması” gibi nedenler gösterilmişti.

    İstinafın ‘davanın yeniden görülmesi’ talebi üzerine 7 Ekim’de Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada sanık İsmail B. bütün suçlardan beraat etti.

    “ASLA MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Cinsel istismara uğrayan öğrencilerin avukatı Çisel Demirkan, çok üzücü bir kararla karşı karşıya kaldıklarını ifade ederek “Bütün delillere, ses kayıtları, mesaj kayıtlarına rağmen, sanığın bütün bunları kabul etmesine rağmen beraat kararı verildi. Bu karar bizleri, aileyi ve toplumu derinden sarsmıştır. Asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Gerçekten failler ceza alıncaya kadar, çocukların güvenliği sağlanıncaya kadar bu tür davaların takipçisi olmaya, bir üst mahkemeye taşımaya, yargısal olarak bütün yapabileceğimiz her şeyi yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    “BU KARAR TOPLUMUN VİCDANINA VURULMUŞ BİR DARBEDİR”

    Elazığ Kadın Platformu’ndan Esin Coşkun ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bir yıl önce, iki ayrı ses kaydı ve birçok ekran görüntüsü ile bir cinsel istismar vakasını yargıya taşıdık. Bir kız öğrencinin CİMER’e yazdığı bir mektupla başlayan süreç, ilerledikçe karşımıza çıkan ifadeler ve tanıklıklar, yalnızca bir failin değil, bir sistemin nasıl çocukları susturduğunu ortaya koydu. Çocuklarımız için, adalet için, gerçeğin üzerini örten herkesin karşısında olmaya devam edeceğiz. Bugün mahkeme salonlarında bile bazı tanıklar, bu kayıtları bile bile yalan beyanlarla faili savunmuştur. İşte tam da bu yüzden sesimizi yükseltiyoruz. Adalet, gerçeği susturanın değil, gerçeği dile getireni korumalıdır. Bu karar, çocukların adalet arayışına, kadınların mücadelesine, toplumun vicdanına vurulmuş bir darbedir. Çocuk istismarını aklayan, örten, görmezden gelen herkes suç ortağıdır.”

    PİRHA/ELAZIĞ

  • GÜNCELLENDİ/Karakoçan’da ‘Demokratik Toplum Çağrısı, İnanç ve Ekoloji’ paneli düzenlendi-VİDEO

    GÜNCELLENDİ/Karakoçan’da ‘Demokratik Toplum Çağrısı, İnanç ve Ekoloji’ paneli düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-2’nci Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali’nin ikinci gününde “Demokratik Toplum Çağrısı, İnanç ve Ekoloji” paneli gerçekleştirildi. Birey, toplum ve doğa arasındaki ikrarlı ilişkinin aynı zamanda ekolojik bir ilişki olduğunu belirten DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “Kainat bizim için öteki değil, egemen zihniyetin denetimindeki bir mülk değil bizim bir parçamızdır. İnancımız, pirlerimiz, mürşitlerimiz, rayberlerimiz bireyi, toplumu ve doğayı kendi dışında saymamış ve cümle canla ikrarlı yaşamış” dedi.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde düzenlenen 2’nci Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali; Karakoçan Belediyesi Belediyesi ve Kiğı-Karakoçan-Adaklı-Yayladere-Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği (KAYY-DER), Karakoçan Dernekler Federasyonu ( KAR-DEF) ve Avrupa Karakoçanlılar Derneği (AV KARDEP) öncülüğünde düzenleniyor.

    Festivalin ikinci gününde Karakoçan Belediyesi Konferans Salonu’nda “Demokratik Toplum Çağrısı, İnanç ve Ekoloji” paneli düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü Müjgan Halis yaparken panele Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Zeynel Kete konuşmacı olarak katıldı.

    “PİRLERİMİZ, CÜMLE CANLA İKRARLI BİRE ŞEKİLDE YAŞAMIŞ”

    Birey, toplum ve doğa arasındaki ikrarlı ilişkinin aynı zamanda ekolojik bir ilişki olduğunu belirten DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “Kainat bizim için öteki değil, egemen zihniyetin denetimindeki bir mülk değil bizim bir parçamızdır. Rea Haq Alevi inancında ekolojik model dişil evren modeli üzerine kuruludur. Bugün başta Kürdistan’da ve özelinde de yaşadığımız coğrafyada HES’ler ve maden çalışmalarıyla o bölgedeki cümle canın kendi varlığını devam ettirmesi yasası ihlal ediliyor. Ayrıca o coğrafyadaki yaşanan bütün mikroorganizma dahil endemik bitkiler dahil bütün varlığın varoluş yasası da yok ediliyor ve kendi hakikati içerisinde de Hakk’a yürümüyorlar. Dış müdahale ile canlılar yok ediliyor. İnancımız, pirlerimiz, mürşitlerimiz, rayberlerimiz bireyi, toplumu ve doğayı kendi dışında saymamış ve cümle canla ikrarlı yaşamış” dedi.

    “BARIŞI İNŞA SÜRECİ BİR MÜCADELEDİR”

    Barışı inşa sürecinin bir mücadele olduğunu dile getiren DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, “Demokratik toplum çağrısı sadece devlet ile Kürtler arasındaki ilişkinin tekrardan düzenlenmesi değil aynı zamanda insan insan ilişkilerinin, doğa insan ilişkilerinin ve devlet toplum ilişkilerinin tekrardan özüne uygun bir şekilde düzenlenmesi çabasıdır. Sistemi gerçekten köklü olarak dönüştürmek istiyorsak meseleyi sadece Kürt, Alevi ve kadın meselesine değil bu sorunları ortaya çıkaran sistemle çözümü aramak belki de en kalıcı ve en sağlıklı çözüm arayışlarından birisi olacaktır. Kürt ve Alevi meselesi gibi bütün sorunların inkârı üzerine dayalı sistem bir bütün olarak politika alanını ve siyasal alanı bir yabancılaşma zeminine çekiyor. Bizim çözüm arayışımız aynı zamanda kendi doğasına yabancılaşmaya karşı da bir mücadele olarak değerlendirilmeli” diye konuştu.

    Panel soru-cevap bölümüyle sona erdi.

    PİRHA/KARAKOÇAN

  • Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali’nin ilk günü on binlerin katıldığı konserle sona erdi-VİDEO

    Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali’nin ilk günü on binlerin katıldığı konserle sona erdi-VİDEO

    PİRHA-Karakoçan 2’nci Doğa ve Kültür Festivali on binlerin katıldığı konserle devam etti. Süreç için herkesin mücadele etmesi gerektiğini söyleyen DEM Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, “Kürt halkı barış ve çözüm sürecine hazır. Her yerde önderliğimizin, partimizin fikriyatını anlatıp örgütlemeliyiz. Türkiye ve Kürdistan’da özgürlüğü inşa edip ilerletmeliyiz” dedi.

    Elazığ’ın Karakoçan Belediyesi, Kiğı-Karakoçan-Adaklı-Yayladere-Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği (KAYY-DER), Karakoçan Dernekler Federasyonu ( KAR-DEF) ve Avrupa Karakoçanlılar Derneği (AV KARDEP) öncülüğünde düzenlenen 2’nci Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali’nin ilk günü coşkulu konserle sona erdi.

    Konsere Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, DEM Parti il ve ilçe yöneticileri ve on binlerce yurttaş katıldı.

    “FESTİVAL SADECE BİR ETKİNLİK DEĞİL, BİR HAFIZA VE YENİDEN BAŞLANGIÇTIR”

    Festivalin sadece bir etkinlik olmadığını, bir hafıza ve yeniden başlangıç olduğunu dile getiren Karakoçan Belediye Eş Başkanı Eda Durmuş, “Bu halkı yaşatan şey kültürü, doğası ve barış içinde yaşama ısrarıdır. Bu topraklarda barışın sesini yükseltmek, kadın emeğini görünür kılmak, gençlerin hayaline, yaşlılarımızın hatırasına sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Bugün burada kadınların direnciyle, doğanın nefesi ve emekçilerin alın teriyle bu festivali birlikte var ediyoruz” dedi.

    Karakoçan Belediye Eş Başkanı Cafer Oğur ise, “Yaşanan acıya rağmen bugün halkımızın kararlılıkla başı dik bir vaziyette gördüğümüz için mutluyuz. Gençlere çağrım ne olursa olsun yüzleriniz Karakoçan’a dönük olsun” diye belirtti.

    “ŞİMDİ BARIŞI İNŞA ETME ZAMANI”

    Süreç için herkesin mücadele etmesi gerektiğini söyleyen DEM Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, “Birlik olup hep birlikte bu mücadeleyi büyüteceğiz. İddiamız ve sorumluluğumuz büyük. Bu coğrafya bedel nedir, mücadele nedir? Çok iyi biliyor. Her zaman zulme karşı başkaldırdı. Şimdi barışı inşa etme zamanı bizler özgürlüğü bekliyoruz. Zaman özgürlük zamanıdır bunun içinde sahiplenme ve mücadele gerekiyor. İnşa etmek istediğimiz süreçte Türk ve Kürt halkı birbirine el uzatıp barış sürecini inşa etmek istiyor. Kürt halkı barış ve çözüm sürecine hazır. Her yerde önderliğimizin, partimizin fikriyatını anlatıp örgütlemeliyiz. Türkiye ve Kürdistan’da özgürlüğü inşa edip ilerletmeliyiz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Koma Dep, Hozan Delal, Diyar 23, Zınar Sozdar ve Rojda sahne aldı.

    PİRHA/KARAKOÇAN

  • Elazığ’da maden ocağında göçük

    Elazığ’da maden ocağında göçük

    PİRHA-Elazığ’ın Alacakaya ilçesindeki bir maden ocağında göçük meydana geldi. Bir işçinin enkaz altında mahsur kaldığı belirtiliyor.

    Elazığ’ın Alacakaya ilçesindeki bir madencilik işletmesinde göçük meydana geldi.

    Göçük altında işçilerin kaldığı belirtilirken olay yerine AFAD, UMKE, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    AFAD’dan yapılan açıklamada bir işçinin mahsur kaldığı bilgisi alındığı belirtilerek “Müdahale ekiplerimiz ivedilikle olay bölgesine sevk edilmiştir.” denildi.

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali, dengbêj dinletisi ile başladı-VİDEO 

    Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali, dengbêj dinletisi ile başladı-VİDEO 

    PİRHA-Bu yıl ikincisi düzenlenen Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali, dengbêj dinletisi ile başladı.

    Karakoçan Belediyesi ile Kiğı-Karakoçan-Adaklı-Yayladere-Yedisu İlçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği (KAYY-DER), Karakoçan Dernekler Federasyonu ( KAR-DEF) ve Avrupa Karakoçanlılar Derneği (AV KARDEP) öncülüğünde bu yıl ikincisi düzenlenen Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali, Dengbêj dinletisi ile başladı.

    Orta Park’ta düzenlenen dinletiye çok sayıda yurttaş katıldı. Dinleti dengbêjler Xalide, Guloş Berti, Hekimo ve Fado’nun söylediği klamlar eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Milletvekili Fırat, TOKİ evleri için depremzedelere imzalatılan boş senet skandalını sordu!

    Milletvekili Fırat, TOKİ evleri için depremzedelere imzalatılan boş senet skandalını sordu!

    PİRHA – Milletvekili Celal Fırat, Maraş depremi sonrası inşa edilmeye başlanan afet konutlarındaki fiyat belirsizliğine dikkat çekti. Konut sahiplerinin, boş senetlere imza attıklarını belirten Milletvekili Fırat, konuya ilişkin soru önergesi hazırlayarak TBMM Başkanlığına iletti.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 6-7 Şubat 2024 Maraş depremleri ile 24 Ocak 2020’de Malatya ve Elazığ’da yaşanan depremler ardından oluşan konut krizini gündeme getirdi.

    Milletvekili Fırat, Maraş merkezli depremler sonrası afet konutları inşa edilmeye başlandığını ancak hak sahiplerinin boş senetlere imza attıklarını vurguladı. Fırat, depremzedelerin, konutların karşılığında TOKİ’ye ne kadar borçlandıklarını bilmediklerini aktardı.

    YURTTAŞLAR, TOKİ’YE NE KADAR BORÇLANDIKLARINI BİLMİYOR!

    Celal Fırat, konuya dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına soru önergesi sundu. DEM Partili Fırat, önergesinde şu ifadelere yer verdi:

    “6 Şubat 2023 tarihinde Maraş merkezli meydana gelen depremler sonrası Urfa, Hatay, Malatya, Maraş, Adıyaman, Antep, Diyarbakır, Elâzığ, Osmaniye, Adana ve Kilis’te afet konutları inşa edilmeye başlanmış ve tamamlanan konutların hak sahiplerine teslimine devam edilmektedir. Ancak, hak sahiplerinin boş senetlere imza atarak anahtarlarını aldıkları konutların karşılığında TOKİ’ye ne kadar borçlandıklarını bilmedikleri için endişeli oldukları bilinmektedir. Fiyatların iki yıl sonra belirleneceğinin söylenmesi ise bu kaygıyı daha da artırmaktadır.

    Bazı depremzedelerin evlerini kiraya vererek taksitlerini ödemeyi planladıklarını ancak 2 yıl boyunca kiraya vermeme yasağı konması depremzedeleri ayrıca zor duruma düşürmüştür.

    Diğer taraftan, Elâzığ ve Malatya’da 24 Ocak 2020’de meydana gelen deprem sonrasında TOKİ tarafından yapılan konutlar için aylık alınan 1200 lira taksit miktarı 7 bin 500 liraya yükseltilmiştir.

    Faturalarını bile ödeyemeyen deprem mağdurlarının bu artışı ödeyebilmesi mümkün değildir. 200 bin liraya aldıkları ev 1 milyon liraya çıkmıştır. Güya bu evler asgari ücretle çalışan, dar gelirli olan, engelli olan vatandaşlara yardım olsun diye verilmiştir. Bu evlerin yakıtı, aidatı, faturası derken şimdi 7500 TL’ye yükseltilen bu taksit miktarı Elâzığ depremzedelerini zor duruma düşürmüştür.”

    “SORUMLULUĞUNU KİM ÜSTLENECEK?”

    Milletvekili Celal Fırat, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından cevaplandırılması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “6 Şubat 2023 Maraş merkezli deprem sonrası yapılan konutların geri ödemesinin ne kadar olacağı neden açıklanmamaktadır? 2 yıl sonra belirlenecek fiyatların vatandaşı mağdur etmesinin sorumluluğunu kim üstlenecektir?

    Deprem konutu teslim edilirken yapılan sözleşmede neden ödeme bedeli yer almamaktadır? 2 yıl sonra yüksek rakamlarla vatandaşı borçlandırmamamın bir garantisi var mıdır?

    Deprem konutlarını kiraya vererek taksitlerini ödemeyi planlayan vatandaşlara 2 yıl boyunca kiraya vermeme yasağı konmasına neden gerek duyulmuştur?

    2020 Elâzığ-Malatya depremi sonrasında TOKİ tarafından yapılan konutların 1200 lira olan taksit miktarının 7500 liraya yükseltilmesini asgari ücretle çalışan, dar gelirli olan, engelli olan vatandaşlar nasıl ödeyecektir?

    Elâzığ-Malatya deprem konutlarının 7500 liraya çıkan taksitlerini ödeyemeyen vatandaşlara bankalardan icra gelmesi ve ‘Evleri boşaltın’ dendiği doğru mudur? Bu haksızlığın durdurulması için bir girişiminiz olacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Karakoçan’da 8 Mart coşkuyla kutlandı: Barışı da baharı da kadınlar getirecek!-VİDEO

    Karakoçan’da 8 Mart coşkuyla kutlandı: Barışı da baharı da kadınlar getirecek!-VİDEO

    PİRHA-Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 8 Mart Kadınlar Günü coşkuyla kutlandı. Özgürlüğün kadınların eliyle geleceğini söyleyen Karakoçan Belediye Eş Başkanı Songül Düzgün, “Barışı da, baharı da kadınlar getirecek. Eğer bir kadın özgürleşirse toplum özgürleşir. Kadınların haklarını alamadığı sürece bu dünyaya adalet gelmez” dedi.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde özel bir düğün salonunda 8 Mart Kadınlar Günü coşkuyla kutlandı. 8 Mart kutlamasına DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, DEM Parti Elazığ il ve ilçe yöneticileri, Karakoçan Belediye Eş Başkanı Songül Düzgün ve birçok kadın katıldı. Şölenin yapıldığı salona “ Kadın kırımına isyan ediyor özgürlüğe yürüyoruz”, “Sözümüz bitmedi şiddeti birlikte durduracağız” pankartları asıldı.

    “8 MART, YALNIZCA BİR KUTLAMA DEĞİLDİR”

    Şölende ilk olarak söz alan Karakoçan Belediye Eş Başkanı Songül Düzgün, 8 Mart’ın kadınlar için yalnızca bir kutlama olmadığını belirterek, “8 Mart ezilen kimliğimizin, görünmeyen kimliğimizin açığa çıkarıldığı bir gündür. Bizler egemen zihniyete karşı yalnızca bugün değil yaşamın bütün alanlarında mücadele ediyoruz. Fabrikada, tarlada, belediyelerde, sokaklarda, evlerde her yerde kimliğimizi, benliğimizi, mücadelemizi savunmak için direnişe devam ediyoruz. Bizler bu sisteme karşı ataerkil sisteme karşı paradigmamızla yaşamı daha güzelleştireceğiz” dedi.

    “YAŞASIN KADIN MÜCADELEMİZ”

    Savaşları kadınların ortadan kaldıracaklarını vurgulayan Songül Düzgün, “Barışı da, baharı da siz kadınlar getireceksiniz. Eğer bir kadın özgürleşirse toplum özgürleşir. Kadınların haklarını alamadığı sürece bu dünyaya adalet gelmez. Biz biliyoruz ki kadınlar mücadelesini büyüterek haklarını alarak adaleti, barışı bu ülkeye getirecektir. Yaşasın kadın mücadelemiz” diye belirtti.

    “BARIŞIN FİLİZLENMESİ İÇİN DAHA FAZLA ALANLARDA OLACAĞIZ”

    Bu yıl 8 Mart ve Newroz’un başka bir anlamı olduğunu söyleyen DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, “Sayın Öcalan’ın ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısıyla geldiğimiz şu noktada barış çağrısının açtığı kapı ile 8 Mart’ı ve Newroz’u kutlayacağız. Sayın Öcalan’ın bugün açtığı kapı aslında hepimizin özgürlük ve adalet mücadelesidir. Biz bu mücadelenin daha ileri gitmesi için kadınlar olarak 8 Mart’a büyük görevler aldık. Onun için bu 8 Mart bambaşka bir 8 Mart, bu 8 Mart belki de önümüze konulan bir özgürlük, adalet, eşitlik, Kürt sorununun demokratik çözümü için bize kapı aralayacaktır” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından Derya Cengiz ve Peyv Quartet grubunun söylediği şarkılar eşliğinde halaylar çekildi.

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Gazeteci Semra Demirelli, hayatını kaybetti

    Gazeteci Semra Demirelli, hayatını kaybetti

    PİRHA- Elazığ’da ayrılmak istediği erkek tarafından silahla vurulan ve 48 gündür yoğun bakımda tedavi gören gazeteci Semra Demirelli, hayatını kaybetti.

    Kanal Fırat Televizyonu muhabiri Semra Demirelli, Elazığ’da 15 Kasım’da  ayrılmak istediği fail erkek Vahap Çetin tarafından evinde silahla vurulmuştu. Cinayetin ardından Vahap Çetin intihar etmişti.

    Ağır yaralanan Demirelli, Fırat Üniversitesi (FÜ) Hastanesi’ne kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. 48 gündür yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gazeteci Semra Demirelli, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Karakoçan Belediyesi Eş Başkan Songül Düzgün: Jin, jiyan, azadi şiarıyla alanlarda buluşalım-VİDEO

    Karakoçan Belediyesi Eş Başkan Songül Düzgün: Jin, jiyan, azadi şiarıyla alanlarda buluşalım-VİDEO

    PİRHA- Karakoçan Belediyesi Eş Başkanı Songül Düzgün, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde tüm kadınlara mücadele ve dayanışma çağrısı yaparak, “Kadınların örgütlü mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu hissettiğimiz şu günlerde tüm kadınları şiddete karşı birlikte dur demeye çağırıyorum. Jin, jiyan, azadi şiarıyla 25 Kasım’da alanlarda buluşalım” dedi.

    Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü… Bu yıl da kadınlar 25 Kasım’ı erkek-devlet şiddetinin, yoksulluğun, çocuk ölümleri ve istismarlarının gölgesinde karşılıyor. Öte yandan kadınların seçtiği, yerel yönetimlerde kazanımlar elde ettikleri belediyelere peş peşe kayyımlar atanıyor. Kayyımların ilk icraatleri ise kadın kurumlarını, şiddet hatlarını kapatmak oluyor.

    Tüm bunlar olurken kadın hareketi mücadeleyi büyütüyor aynı zamanda. Jin, jiyan, azadi sloganlarının yasaklandığı, her gün en az 5 kadının katledildiği, hem devletin hem de erkeklerin şiddetinin kol gezdiği şu süreçte kadınlar tüm direngenlikleri ve isyanlarıyla 25 Kasım’da alanlarda buluşmaya çağırıyor.

    Karakoçan’da kadınların iradesi olan Belediye Eş Başkanı Songül Düzgün de 25 Kasım’a çağrı yaparak, tüm saldırılara karşı kadınları bir olmaya ve alanları doldurmaya davet etti.

    “YEREL YÖNETİMLER KADINLAR İÇİN ÖNEMLİ BİR ALAN”

    Kadına yönelik şiddeti önleme noktasında yerel yönetimlerin önemine vurgu yapan Songül  Düzgün, “Yerel yönetimler kadınlarla doğrudan bağ kuran, kadınların kendilerini güvende hissettiği, kendini özgürce ifade edebileceği yerlerdir. Yerel yönetimlerle birlikte kadınlar şiddetle nasıl mücadele edeceklerini, hangi boyutlarda olduğunu, kendini yalnız hissetmediği alanlardır” dedi.

    KAYYIMIN KAPATTIĞI KADIN BİRİMLERİ AÇILACAK

    2017 yılında kayyım atanan belediyelerden biri olan Karakoçan’da kadın birimlerinin kapatıldığını hatırlatan Songül Düzgün, “Belediyemizde kayyumla beraber kapatılan kadın birimimizin aktif hale gelmesi için ilk adımlarımızı attık. Bununla birlikte belediyemizde hukuksal ve psikolojik destek alanlarını sağlayıp kadın yaşam merkezlerini oluşturmak için çalışmalarımıza başladık” diye konuştu.

    KADINLARA ÇAĞRI

    Son olarak 25 Kasım’da kadınlara çağrı yapan Düzgün, şunları söyledi:

    “Biz kadınlar birlikte güçlüyüz. Jin, jiyan, azadi şiarıyla 25 Kasım’da alanlarda olmalıyız. Kadınların örgütlü mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu hissettiğimiz şu günlerde tüm kadınları şiddete karşı birlikte dur demeye çağırıyorum.”

    Fatoş SARIKAYA- Cihan BERK/ ELAZIĞ

  • Elazığ’da 5 büyüklüğünde deprem

    Elazığ’da 5 büyüklüğünde deprem

    PİRHA-Elazığ’da 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD tarafından yapılan açıklamada, yerin 16,22 kilometre derinliğinde bir deprem meydana geldiğini aktardı.

    Elazığ merkezli 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Dersim, Bingöl, Diyarbakır, Erzincan’da da hissedildi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Elazığ’da 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Depremin 16,22 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

    İÇİŞLERİ BAKANI YERLİKAYA’DAN AÇIKLAMA

    İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, tarafından yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:

    “Elazığ’da 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha taramalarına hemen başladı. An itibarıyla herhangi olumsuz bir durum bulunmamaktadır.”

    (HABER MERKEZİ)