Etiket: elektrik

  • Ayten Kordu, Dersim’in Tîlek köyündeki sorunları Meclis gündemine taşıdı

    Ayten Kordu, Dersim’in Tîlek köyündeki sorunları Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA-DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’in Ovacık ilçesinin Tîlek (Yoğunçam) köyündeki elektrik, su ve yol sorununa ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Kordu, “Yetkililer tarafından köy halkının verdiği dilekçelere ve başvurulara bugüne kadar hangi resmi yanıtlar verilmiştir?” diye sordu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’in Ovacık ilçesinin Tîlek (Yoğunçam) köyündeki elektrik, su ve yol sorununu Meclis gündemine taşıyarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “BÖLGE HALKININ YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLMEKTEDİR”

    Dersim’in Türkiye’nin yakın tarihinde zorunlu köy boşaltmalarının en yoğun yaşandığı bölgelerden birisi olduğunu belirten Ayten Kordu, “OHAL döneminde, Kasım 1997 tarihli valilik raporuna göre yalnızca Dersim’de 1994 yılında 183 köy, 823 mezra ve 8.439 hane boşaltılmış, yaklaşık 42 bine yakın yurttaş yerinden edilmiştir. Bu kapsamda 1994 yılında boşaltılan köylerden birisi olan Tîlek (Yoğunçam) köyüne 2010 yılında kısmi geri dönüşler başlamış; ancak aradan geçen 14 yıla rağmen köyün başta elektrik olmak üzere, yol ve su gibi temel altyapı hizmetleri sağlanmamış ve yurttaşların tüm başvuruları cevapsız bırakılmıştır. Zamanla köy yollarının yarılması, elektrik hatlarının çekilmemesi ve içme suyu altyapısının bulunmaması hem bölge halkının yaşam hakkını hem de kırsal nüfusun yerinde kalkınması ilkesini doğrudan ihlal etmektedir” dedi.

    “DEVLETİN, TÜM YURTTAŞLAR EŞİT KAMU HİZMETİ SUNMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ VAR”

    Tîlek köyünde yaşayanların kendi imkânlarıyla yaşamlarını idame ettirmeye çalıştıklarını ifade eden Kordu, “Buna karşın yetkililerin gerekli altyapı çalışmalarını başlatmaması veya programlara alınan projelerin ihalesini dahi yapmaması kamu hizmeti sorumluluğunun açıkça ihmal edilmesi anlamına gelmektedir. Bu anlamda Dersim Ovacık’ta Yakatarla, Aktaş, Ağaçpınar, Işıkvuran, Molaaliler, Gölbaşı mezrası, Cevizlidere, Karataş, Garip uşağı, Doludibek, Haçeli bali mezrası, Havaçor (Yeni Konak) ve Tilek (Yoğunçam) Köyleri halen elektrik olmayan köy ve mezralardan bazılarıdır. Devletin tüm yurttaşlara eşit ve erişilebilir kamu hizmeti sunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bölge halkının talepleri yalnızca temel yaşam hizmetlerine erişim olup, bu hizmetlerin sağlanması anayasal bir zorunluluktur. Bu bağlamda, Dersim’in Ovacık ilçesi köy ve mezralarında yaşanan elektrik sorununun sebepleri, alınan ya da alınması planlanan tedbirler ile kamu hizmeti yükümlülüğünün neden yerine getirilmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir” diye konuştu.

    “TÎLEK KÖYÜNÜN ELEKTRİK ALTYAPISI NEDEN HALEN SAĞLANMADI”

    Ayten Kordu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

    -Dersim ili Ovacık ilçesi Tîlek (Yoğunçam) köyünün elektrik altyapısı neden halen sağlanmamış, programa alındığı halde ihalesi neden gerçekleştirilmemiştir?

    -Bahse konu köyün elektrik altyapısı hangi yıl yatırım programına alınmıştır? Alındıysa bugüne kadar neden ihale süreci başlatılamamıştır? Sürecin gecikme gerekçesi nedir?

    -Yetkililer tarafından köy halkının verdiği dilekçelere ve başvurulara bugüne kadar hangi resmi yanıtlar verilmiştir? Bu yanıtlar kamuoyuyla paylaşılabilir mi?

    -Tîlek köyüne elektrik hizmetinin sağlanması için Bakanlığınızca belirlenen bir takvim, bütçe veya proje mevcut mudur? Mevcut ise detayları nelerdir?

    -Tîlek köyü ve benzeri geri dönüş köylerinde elektrik hizmeti sunulması sürecinde karşılaşılan başlıca idari, teknik ve mali engeller nelerdir? Bu engellerin aşılması için Bakanlığınız tarafından alınması planlanan önlemler nelerdir?

    -Dersim genelinde elektrik altyapısı eksik olan köy ve mezraların sayısı kaçtır? Bu yerleşim yerlerinin elektrik hizmetiyle buluşturulması için Bakanlığınızca yürütülen özel bir çalışma veya planlama bulunmakta mıdır?

    -Elektrik hizmetinin sağlanmadığı köylerde yaşayan yurttaşların mağduriyetlerinin giderilmesi ve üretim faaliyetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla Bakanlığınızın taşınabilir enerji çözümleri (güneş enerjisi sistemleri vb.) sağlama veya destekleme yönünde herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır?

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’in Tîlek köyünün sorunları yıllardır çözülmüyor: Yetkililerden hizmet bekliyoruz-VİDEO

  • Dersim’in Tîlek köyünün sorunları yıllardır çözülmüyor: Yetkililerden hizmet bekliyoruz-VİDEO

    Dersim’in Tîlek köyünün sorunları yıllardır çözülmüyor: Yetkililerden hizmet bekliyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Ovacık ilçesinin Tîlek (Yoğunçam) köyünde elektrik, su ve yol sorunu yurttaşların tüm başvurularına rağmen yıllardır devlet tarafından çözülmüyor. Heyelan dolayı yarılan yollarının yetkililere verdikleri dilekçelere rağmen yapılmadığını söyleyen Elif Tutum, “Bütün eşyalarımızı sırtımızla taşıdık köye. Biz de insan değil miyiz? Her köye hizmet var da bizim köye niye hizmet yok?” diye tepki gösterdi.

    Dersim 90’lı yıllarda köy boşaltmaların çok yaşandığı kentlerin başında geliyor. OHAL Valiliği’nin Kasım 1997 tarihli raporuna göre, Dersim’de 1994’te 183 köy, 823 mezra 8 bin 439 hane boşaltılmış, 41 bin 939 kişi yerinden edildi.

    1.760 m yükseklikteki Dersim’in Ovacık ilçesinin Tîlek (Yoğunçam) köyü 1994 yılında boşaltıldıktan sonra 2010 yılında köye dönüş oldu ancak 12 yıldır elektrik, su ve yol sorunu yurttaşların tüm başvurularına rağmen yıllardır çözülmedi.

    “YETKİLİLER, SORUNLARIMIZI GİDERSİN”

    Heyelan dolayı yarılan yollarının yetkililere verdikleri dilekçelere rağmen yapılmadığını söyleyen Elif Tutum, “Bütün eşyalarımızı sırtımızla taşıdık köye. Biz de insan değil miyiz? Her köye hizmet var da bizim köye niye hizmet yok? Kaç yıldır köye geliyoruz elektriğimiz yok, aldığımız yiyecekler bozulup çöpe gidiyor. Bir de herkese köye geri dönün diyorlar elektriğimizi, yolumuzu yapın ki insanlar köylerine geri gelsin. Köyümüzde 7 ev var ama köye hizmet yapılmadığı için diğerleri köye gelemiyor. Biz hayvancılık yaptığımız için mecburen geliyoruz. Yoksa nasıl geçimimizi sağlayacağız. Yetkililere çağrımız sorunlarımızı gidersinler” dedi.

    “DEVLETİN, 10 METRELİK YOLU YAPMAYA GÜCÜ YOK MU?”

    Mağdur olduklarını ifade eden Tîlek köyü muhtarı Hüseyin Tutum, “10 metrelik çökmüş yolu yapmadıkları için biz eşyalarımızı sırtımızla taşımak zorunda kalıyoruz. Eğer köyümüz heyelan bölgesindeyse bizim köyümüzü afet alanı ilan etsinler bize başka bir köy belirlesinler biz buraya gelmeyelim bir daha ya da sorunlarımızı çözsünler. Devletin 10 metrelik yolu yapmaya gücü yok mu? 3 yıldır bizim köyün elektrik sorunu programa alınmış ama ihalesi yapılmadığı için elektrik verilmiyor bize. Elektrik, su ve yol sorunumuz var yetkililerden hizmet bekliyoruz” diye konuştu.

    Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’in Tîlek köyünün elektrik, su ve yol sorunu yıllardır çözülmüyor-VİDEO

  • Ayten Kordu: Devlet, köylülere ‘biat edersen hizmet getiririm’ mantığıyla hareket ediyor-VİDEO

    Ayten Kordu: Devlet, köylülere ‘biat edersen hizmet getiririm’ mantığıyla hareket ediyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de birçok köyün elektrik, su ve yol başta olmak üzere sorunları devam ediyor. Kentin çok ciddi altyapı sorunu olduğunu belirten Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Devlet, köylülere ‘bana biat et, ben de size hizmet getireyim’ mantığıyla hareket ediyor. Köylere hizmet götürülmemesiyle aslında ‘size burada yaşama alanı tanımayacağız’ deniliyor” dedi.

    Dersim’de birçok köyün elektrik, su ve yol sorunu devam ediyor. Köylülerin, devlet yetkililerine yaptıkları bütün başvurular ise sonuçsuz kalıyor. Devlet yetkilileri, köylere hizmet yapmak için ödenek olmadığını dile getiriyor ancak Dersim’de karakol, kalekol ve maden ocaklarına yollar yapılıp, elektrik götürülüyor.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’de devletin, köylere hizmet götürmemesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEVLET, ‘BİAT EDERSENİZ HİZMET GETİRİRİM’ DİYOR”

    Dersim’de çok ciddi altyapı sorunu olduğunu belirten Ayten Kordu, “Dersim’in birçok köyünde su ve elektrik yok. Bazı köylerde yaşanan sık elektrik kesintilerinden dolayı köylülerin beyaz eşyaları bozuluyor. Ovacık’ın Havaçor köyünde 25 ev olmasına rağmen köyde içme suyu yok. 1997 yılında boşaltılan Havaçor köyüne 2002 yılında geri dönüşler olmuş ancak devlet hizmet götürmüyor. Devlet, insanlara ‘köyünüze geri dönün’ diyor ancak köylere hizmet götürmüyor. Devlet, köylülere ‘bana biat et, ben de size hizmet getireyim’ mantığıyla hareket ediyor. Köylere hizmet götürülmemesiyle aslında ‘size burada yaşama alanı tanımayacağız’ deniliyor” dedi.

    “GÜVENLİK POLİTİKALARI İÇİN BÜTÇE VAR AMA HİZMET İÇİN YOK”

    Devletin Dersim’in her tarafına arama noktaları, karakol ve kalekol yaptığını ifade eden Kordu, “Güvenlik politikaları için bütçe var ama hizmet için bütçe yok. Madencilik yapan şirketlere, kalekollara yol ve elektrik götürüyorlar ama köylere hizmet götürmüyorlar. Dersim’de devletin bu politikası uzun yıllardır devam ediyor, biz de hem mecliste hem de köylerimize giderek halkımızla birlikte insanların yaşam hakkı olan temel ihtiyaçlarının karşılanması konusunda mücadele ediyoruz” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Boşaltılan köylerine geri dönen yurttaşların elektrik, yol ve su sorunu çözülmüyor-VİDEO
    -Boşaltılan köylerine yeniden yerleşen köylülerin su, elektik ve yol sorunu çözülmedi-VİDEO
    -Havaçor köylüleri çok mağdur: Sesimizi duyuramıyoruz, ölmemiz mi gerekiyor? -VİDEO
    -Dersim’in Kalkar köyünde telefon ve internet çekmiyor, köylüler mağdur -VİDEO

  • Havaçor köylüleri çok mağdur: Sesimizi duyuramıyoruz, ölmemiz mi gerekiyor? -VİDEO

    Havaçor köylüleri çok mağdur: Sesimizi duyuramıyoruz, ölmemiz mi gerekiyor? -VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Ovacık ilçesinin Havaçor köyünün su, elektik ve yol sorunu yıllardır çözülmedi. Sorunlarının çözülmemesine tepki gösteren köylüler, “Elektriğimiz, yolumuz ve suyumuz yok. Elektriğimiz olmadığı için aldığımız yiyecekler bozuluyor, mağdur durumdayız. Bu çağda bu sorunları yaşamak utanç verici. Sesimizi duyuramıyoruz kimseye, illa ölmemiz mi gerekiyor” dediler.

    Dersim’de 90’lı yıllarda çok sayıda köy boşaltıldı. OHAL Valiliğinin Kasım 1997 tarihli raporuna göre, Dersim’de 1994’te 183 köy, 823 mezra 8 bin 439 hane boşaltıldı, 41 bin 939 kişi yerinden edildi.

    1997 yılında boşaltılan ve 2002 yılında geri dönüşün yapıldığı Dersim’in Ovacık ilçesinin Havaçor (Yenikonak) köyünde yaşayanların su, yol ve elektrik sorunları, yetkililere yaptıkları tüm başvurulara rağmen halen çözülmedi.

    Havaçor köyünde yaşayan yurttaşlar, yaşadıkları sorunları PİRHA’ya anlattı.

    “2024 YILINDA SU İÇECEK ÇEŞMEMİZ BİLE YOK”

    1997 yılında köylerinin boşaltıldığını ve 2002 yılında geri dönüş yapıldığını söyleyen Mustafa Hıroğlu, “Bu köye 2002 yılında itibaren hiçbir hizmet yapılmadı. Valiliğe, kaymakamlığa, TEDAŞ’a gittiğimizde bize köyünüz 20 kilometre uzaklıkta olduğu için maliyet kurtarmadığından hizmet getiremiyoruz dediler. Sorunlarımız çok, 1980’li yıllarda köyümüzde elektrik, yol ve su sorunumuz yoktu ama şimdi yıl olmuş 2024 halen su içecek çeşmemiz bile yok.

    “KÖYÜMÜZDE TELEFON ÇEKMİYOR, AMBULANS ÇAĞIRAMIYORUZ”

    Köylerinde elektrik, yol ve su sorunu yaşadıklarını dile getiren Gültaze Canpolat, “Elektriğimiz, yolumuz ve suyumuz yok. Elektriğimiz olmadığı için aldığımız yiyecekler bozuluyor, mağdur durumdayız. Valiliğe, kaymakamlığa, il özel idareye, TEDAŞ’a CİMER’e sorunlarımızı dile getiriyoruz ama çözüm bulamıyoruz. Köyümüzde telefon çekmiyor hastamız olduğu zaman ambulans çağıramıyoruz, hasta olan kişi burada ölüp gidecek” diye belirtti.

    “SEÇİM BİTTİKTEN SONRA BİZİ UNUTUYORLAR”

    Köylerinde elektrik olmadığı için teknolojiden hiçbir şekilde yararlanamadıklarını belirten Saray Canpolat da “Telefon çekmiyor bir hastamız olsa kilometrelerce yol gitmemiz gerekiyor ki buraya araba getirelim. Bu çağda bu sorunları yaşamak utanç verici. Çok zor şartlarda yaşıyoruz aldığımız yiyecekler bozuluyor. Biz de bu memlekette yaşıyoruz, seçim zamanı oy için bizim yanımıza geliyorlar seçim bittikten sonra bizi unutuyorlar. Sesimizi duyuramıyoruz kimseye, illa ölmemiz mi gerekiyor” diye konuştu.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Elektrik fiyatlarına yüzde 38 zam!

    Elektrik fiyatlarına yüzde 38 zam!

    PİRHA- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun açıklamasına göre, elektrik fiyatlarına gelen yüzde 38 zam 1 Temmuz itibarıyla geçerli olacak.

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik fiyatlarına yüzde 38 zam geldiğini açıkladı.

    EPDK’den yapılan açıklamada, “Enerji üretim maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle nihai elektrik perakende satış fiyatlarında mesken abone grubu için yüzde 38, tarımsal faaliyetler abone grubu için yüzde 30, kamu ve özel hizmetler sektörü abone grubunun düşük kademesi için yüzde 38 ve yüksek kademesi için yüzde 20 artış yapıldı” denildi.

    Açıklamada, “Bu artışla beraber 100 kilovatsaat elektrik tüketimi olan bir mesken abonesi için ödenecek tutar 207,23 lira oldu” bilgisine yer verildi.

    EPDK’nin açıklamasında, zamlı tarifelerin 1 Temmuz itibarıyla geçerli olacağı kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Boşaltılan köylerine geri dönen yurttaşların elektrik, yol ve su sorunu çözülmüyor-VİDEO

    Boşaltılan köylerine geri dönen yurttaşların elektrik, yol ve su sorunu çözülmüyor-VİDEO

    PİRHA-1994 yılında boşatılan Dersim’in Ovacık ilçesine bağlı Haçkirek (Ağaçpınar) köyünün Loşıg mezrasında köylüler 2012 yılında köylerine geri dönüş yaptı ancak elektrik, yol ve su sorunları yıllardır çözülmüyor. Yaptıkları tüm başvurulara rağmen mağduriyetlerinin giderilmediğini belirten köylüler, “21. yüzyılda böyle bir yaşantı olamaz, yetkililer bir an önce sorunlarımızı çözsünler” dedi.

    Dersim, 90’lı yıllarda köy boşaltmaların çok yaşandığı kentlerin başında geliyor. OHAL Valiliğinin Kasım 1997 tarihli raporuna göre, Dersim’de 1994’te 183 köy, 823 mezra 8 bin 439 hane boşaltıldı, 41 bin 939 kişi yerinden edildi.

    1994 yılında boşatılan köyler arasında Ovacık ilçesine bağlı Haçkirek (Ağaçpınar) köyü de yer aldı. Uzun yıllar köylerine gidemeyen yurttaşlar, 2012 yılında yeniden köye dönüş yaptı. Loşıg mezrasına yerleşen aileler, bu defa da su, yol ve elektrik sorunlarıyla kaşı karşıya kaldı.  Yetkililere yapılan tüm başvurular ise karşılıksız bırakıldı.

    “ÇOK MAĞDURUZ, YETKİLİLER SORUNLARIMIZI ÇÖZSÜN”

    Yaptıkları tüm başvurulara rağmen sorunlarının çözülmediğini ifade eden Hasan Sakin, “1994 yılında köylerimizi yaktılar, 2000’li yıllarda köyümüze geri döndük ancak elektrik, yol ve su sorunumuz var. Çok mağduruz, köyümüze hizmet yapılmasını istiyoruz. Sorunlarımız çözülürse kışın da köyümüzde kalırız ancak sorunlarımız çözülmediği için mecburen şehirlere gidiyoruz. Elektriğimiz olmadığı için yiyeceklerimiz bozulmasın diye suyun altına koyuyoruz. Bir an önce sorunlarımızın yetkililer tarafından çözülmesini istiyoruz” dedi.

    “İLAÇLARIM BOZULMASIN DİYE SUDA BEKLETİYORUM”

    Köylerinde elektrik olmadığı için yiyeceklerini suyun altına bıraktıklarını belirten Makbule Sakin, “4 yıldır köye geri döndük. Elektrik, yol ve su sorunumuz var. Yiyeceklerimizi ve ilaçlarımı bozulmasın diye suya koyuyorum. Yaz aylarında sıcaktan dolayı insülin ilacım özelliğini kaybediyor, bu yüzden birkaç defa hastanelik oldum. Elektriğimiz gelirse kışın da köyde kalmayı düşünüyoruz ama sorunlarımız çözülmediği için mecburen şehre gitmek zorunda kalıyoruz. Devletten sorunlarımızı çözmesini istiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim FEDAŞ’ta 25 gündür eylemde olan işçilerden 17’si işten çıkarıldı

    Dersim FEDAŞ’ta 25 gündür eylemde olan işçilerden 17’si işten çıkarıldı

    PİRHA- Dersim’de Fırat Aksa Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin, (FEDAŞ) çalışma koşulları ve ücretlerinin iyileştirilmesi talebiyle 25 gündür eylemde olan işçilerinden 17’si işten çıkarıldı.

    Dersim’de 25 gündür çalışma koşulları ve ücretlerinin iyileştirilmesi talebiyle eylemde olan işçilerin hak arayışı mücadelesi gündemi belirleyen konulardan biriydi. İşçilerin eylem sürecinde sık sık elektrik arızaları ve kesintilere maruz kalan bölge halkı ile işçiler karşı karşıya getirilmeye çalışılmış ancak bundan bir sonuç elde edilememişti.

    İŞÇİLER GERİ ADIM ATMADI

    Bugün, eylemde olan işçilerden 17’si işten çıkarıldı. Dersim FEDAŞ binasının önüne gelen polisler tarafından, listede ismi olan ve iş çıkışı verilen işçilerin içeri alınmayacağının söylenmesi üzerine, işçiler işletme binasının bahçesinde toplandı. Baret ve koşumlarını müdürlüğün önüne bırakan işçiler, geri adım atmayacaklarını ve direnişi sürdüreceklerini dile getirdiler.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Kaymakamlık aradı; ancak giderlerimizin Bakanlıkça karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    ‘Kaymakamlık aradı; ancak giderlerimizin Bakanlıkça karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Hakikat, elektrik ve su gibi giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karşılanacağına dair Muratpaşa Kaymakamlığı’ndan arandıklarını ancak bu teklifi reddettiklerini söyledi. Hakikat, “6 yıldır belediyenin yerinde hizmet veriyoruz. Bundan sonrada öyle yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Hakikat, Antalya Valiliğinin talimatıyla Muratpaşa Kaymakamlığı tarafından arandıklarını, elektrik ve su giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığınca ödeneceğinin kendilerine bildirildiğini söyledi. Kaymakamlık, aboneliklerini belediyeden alıp üzerlerine mesken olarak geçirmelerini de istedi.

    “KAYMAKAMLIK GİDERLERİMİZİ KÜLTÜR BAKANLIĞI’NIN ÖDEYECEĞİNİ SÖYLEDİ”

    Hakikat yaşadıkları durumu şöyle anlattı:

    “Antalya Muratpaşa ilçesi Zeytinköy Mahallesi’nde Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Zeytinköy Derneği olarak bu sınırlar içerisinde hizmet vermekteyiz. Muratpaşa Belediyesi’ne ait bir kültür merkezini kullanıyoruz. 6 yıldır kendi inanç ve yolumuzu, kültürümüzü yaşatabilmek adına faaliyet yürütüyoruz. Bu binada elektrik ve su aboneliklerimiz Muratpaşa Belediyesi’ne ait olup tüm ödemeler belediyemiz tarafından karşılanmaktadır. Geçtiğimiz bir hafta süre içerisinde Kaymakamlık aracılığıyla arandık. Su ve elektrik abonelerinin derneğimizin üzerine alınmasını ve mesken olarak geçirilmesini, Kültür Bakanlığı’nın giderlerimizi karşılayacağını söylediler.

    “6 YILDIR BURADA HİZMET VERİYORUZ”

    Biz de elektrik ve su abonelimizi Muratpaşa Belediyesinin karşıladığını, 6 yıldır bu binada dernek olarak hizmet verdiğimizi kendilerine yazılı olarak ilettik. Bizim aboneliğimiz Muratpaşa Belediyesi üzerindedir diye de belirttik ve yazıyı bu hafta gönderdik. Herhangi bir cevap ya da bir iletişime geçilmedi henüz.”

    Muratpaşa sınırları içerisinde Konuksever Mahallesi’ndeki HBVAKV’nin de arandığını belirten Fatma Hakikat, “Nurettin Başkanla da görüştük. Aynı fikirleri paylaşıyoruz. Onların elektrik, su abonelikleri üzerlerinde. Onlar kendilerinin ödemeye devam edeceğine istinaden bir yazı gönderdiler. Bizim zaten üzerimizde değil, belediyemize ait. Biz belediyemiz üzerinden elektrik ve su giderlerini şu ana kadar kullanıyoruz. Herhangi bir işlem yapmadık, bir girişimde bulunmadık. Bunu da yazılı olarak kaymakamlığa gönderdik” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • TBMM’ye sunulan AKP’nin ‘cemevleri’ yasa tasarısının ayrıntıları belli oldu

    TBMM’ye sunulan AKP’nin ‘cemevleri’ yasa tasarısının ayrıntıları belli oldu

    PİRHA-AKP’nin “Cemevleri” ile iligili Meclis’e sunduğu yasa tasarısının ayrıntıları belli oldu. Alevi inancının ‘kültür’ olarak yer aldığı tasarıda, cemevlerinin elektrik, su ve onarım masraflarının yerel ve merkezi yönetim tarafından karşılanması yer aldı. AKP yasa tasarısında cemevleri yine ibadethane olarak görülmedi. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Başkanlığı’ kurulacağını açıklamasının ardından AKP’li milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) önerge sundu.

    Alevi toplumunun “Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Eşit yurttaşlık sağlansın” talebi iktidar tarafından görmezden gelinirken, AKP, Meclis Başkanlığı’na yeni bir torba kanun teklifi sundu. Teklife göre, belediyeler, cemevlerinin içme ve kullanma suyu ihtiyaçlarını indirimli veya ücretsiz olarak karşılayacak, cemevlerinin elektrik faturaları da Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

    CEMEVLERİ İLE İLGİLİ MADDELER

    Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmaktadır. Gereğini arz ederiz.

    GENEL GEREKÇE

    Alevi-Bektaşi kültürü ve erkân hizmetlerinin yürütüldüğü cemevlerinin aydınlatma giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karşılanması, belediye ve bağlı kuruluşlar tarafından cemevlerinin içme ve kullanma suyu ihtiyaçlarının indirimli veya ücretsiz olarak karşılanabilmesi, belediyeler tarafından mahalli müşterek nitelikte olan okul binalarının inşaatı, bakım ve onarımı ile kültür, tabiat varlıkları ve önemli tarihi mekanların bakım ve onarımlarını yapabildiği gibi aynı kapsamda mahalli müşterek nitelikteki cemevlerinin yapım, bakım ve onarımları ile malzeme desteği sağlanmasına imkan tanınması, aynı kapsamda il özel idareleri tarafından il sınırları içinde mabetler, kültür ve tabiat varlıkları, tarihî doku ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânlar ile cemevlerinin yapım, bakım ve onarımlarının yapılabilmesi ve 3194 sayılı İmar Kanununa ek madde eklenerek Alevi-Bektaşi kültürü ve erkân hizmetlerinin yürütüldüğü cemevlerine imar planlarının tanziminde planlanan beldenin veya bölgenin şartları ve ihtiyaçları göz önünde tutularak yer ayrılması ve cemevi yapılabilmesi için mülki idare amirinden izin alınmasına yönelik düzenlenme yapılması amaçlanmaktadır.

    MADDE GEREKÇELERİ

    ….

    MADDE 8 – 3194 sayılı İmar Kanununa ek madde eklenerek Alevi-Bektaşi kültürü ve erkân hizmetlerinin yürütüldüğü cemevlerine imar planlarının tanziminde planlanan beldenin veya bölgenin şartları ve ihtiyaçları göz önünde tutularak yer ayrılmakta ve cemevi yapılabilmesi için mülki idare amirinden izin alınması düzenlenmektedir.

    MADDE 15 – Büyükşehir belediyeleri gerektiğinde kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık, eğitim ve kültür hizmetlerine yönelik bina ve tesisleri yapmakta ve bu bina ve tesislerin her türlü bakım ve onarımım da yapabilmekte ve gerekli malzeme desteğini sağlamaktadırlar. Aynı kapsamda Alevi-Bektaşi kültürü ve erkân hizmetlerinin yürütüldüğü cemevlerinin de büyükşehir belediyeleri tarafından gerektiğinde yapım, bakım ve onarımı ile malzeme desteği sağlanmasına imkan tanınmaktadır.

    Büyükşehir ilçe belediyeleri tarafından sağlık, eğitim ve kültür tesisi binalarının yapım, bakım ve onarımları yapıldığından aynı kapsamda cemevlerinin de yapım, bakım ve onarımlarının aynı belediyeler tarafından yapılmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

    MADDE 16 – 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanununda sağlık, eğitim ve kültür hizmetleri ve mabetlere yönelik yapım, bakım ve onarımlarının belediyeler tarafından yapılabilmesine yönelik hükümler bulunmaktadır. Aynı kapsamda il özel idareleri tarafından il sınırları içinde mabetler, kültür ve tabiat varlıkları, tarihî doku ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânlar ile cemevlerinin yapım, bakım ve onarımlarının yapılabilmesine yönelik hüküm konulmaktadır.

    MADDE 17 – Belediyeler tarafindan mahalli müşterek nitelikte olan okul binalarımn inşaatı, bakım ve onarımı ile kültür, tabiat varlıkları ve önemli tarihi mekanların bakım ve onarımlarını yapabilmektedir. Aynı kapsamda mahalli müşterek nitelikteki Alevi-Bektaşi kültürü ve erkân hizmetlerinin yürütüldüğü cemevlerinin de yapım, bakım ve onarımlarını belediyelerce yapılmasına imkan sağlanmaktadır.

    MADDE 18 – Belediye ve bağlı kuruluşlar tarafından eğitim kurumlarına, yurtlara, okul pansiyonlarına ve hastanelere, indirimli bedelle ya da ücretsiz olarak içme ve kullanma suyu 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında verilebilmektedir. Bu kapsamda Alevi-Bektaşi kültürü ve erkân hizmetlerinin yürütüldüğü cemevlerinin içme ve kullanma suyu ihtiyaçlarının da indirimli veya ücretsiz olarak karşılanabilmesi amacıyla aynı Kanunun 15 inci maddesine “ve cemevlerine” ibaresi eklenerek düzenleme yapılmaktadır.

    MADDE 20- Alevi-Bektaşi kültürü ve erkân hizmetlerinin yürütüldüğü cemevlerinin aydınlatma giderlerinin, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa ek madde eklenerek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karşılanması sağlanmaktadır.

    VERGİ USUL KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

    MADDE 8 – 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

    “EK MADDE 10-İmar planlarının tanziminde, planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçları göz önünde tutularak lüzumlu cemevi yerleri ayrılır.

    İl ve ilçelerde mülkî idare amirinin izni alınmak ve imar mevzuatına uygun olmak şartıyla cemevleri yapılabilir. Cemevi yeri, imar mevzuatına ayları olarak başka maksatlara tahsis edilemez.”

    MADDE 15- 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına (aa) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent ve üçüncü fikrasma (f) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.

    “bb) Gerektiğinde cemevleri için bina ve tesisler yapmak, bu bina ve tesislerin her türlü bakımını, onarımını yapmak ve gerekli malzeme desteğini sağlamak.”

    “g) Cemevlerinin yapım, bakım ve onarımım yapmak.”

    MADDE 16 – 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

    “İl sınırları içinde mabetler, kültür ve tabiat varlıkları, tarihî doku ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânlar ile cemevlerinin yapım, bakım ve onarımını yapabilir.”

    MADDE 17 – 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine “inşa edebilir” ibaresinden sonra gelmek üzere , cemevlerinin yapımı, bakımı ve onarımını yapabilir” ibaresi eklenmiştir.

    MADDE 18 – 5393 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin altıncı fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ve hastanelere” ibaresi hastanelere ve cemevlerine” şeklinde değiştirilmiştir.

    MADDE 20- 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

    “EK MADDE 6-(1)Cemevlerinin aydınlatma giderleri Kültür ve Turizm Bakanlığının bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

    MADDE 22- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 23- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Doğalgaza ve elektriğe zam geldi

    Doğalgaza ve elektriğe zam geldi

    Konutlarda kullanılan doğalgaza yüzde 20.4 zam gelirken, elektrikte eylül tarifesi belli oldu. Sanayide kullanılan elektriğe yüzde 50, konutlarda kullanılan elektriğe yüzde 20 zam geldi.

    Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), eylül ayı tarifesini açıkladı. Buna göre, konutlarda kullanılan doğalgaza yüzde 20.4 zam geldi. Sanayi ve elektrik üretimi ile küçük ve orta işletmelerde kullanılan doğalgazın da fiyatları yüzde 50’ye yakın arttı.

    Doğalgazın ardından bir zam da elektriğe geldi. Konutlarda kullanılan elektriğe eylül ayından itibaren yüzde 20 zam yapıldığı duyuruldu.

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), konutlarda eylül itibarıyla geçerli olacak elektrik tarifesine yüzde 20 zam yapıldığını bildirdi.

    EPDK tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

    Pandeminin etkilerinin küresel ekonomilerde etkisini sürdürdüğü bir dönemde başlayan Rusya-Ukrayna savaşı, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünya enerji piyasaları için ağır sonuçları beraberinde getirmiştir.

    ‘Küresel enerji krizi’ olarak da yorumlanan bu süreçte neredeyse bütün ham madde fiyatlarında olağanüstü artışlar yaşanmış bu durum ülkemizdeki enerji üretim maliyetlerini de olumsuz etkilemiştir.

    Özellikle son aylarda küresel piyasalardaki enerji hammadde fiyatlarındaki artışların belirli seviyeleri geçmesi sebebi ile nihai elektrik tarifelerinde mesken ve tarımsal faaliyetler abone grupları için %20, kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer aboneler grubu için %30, sanayi abone grubu için %50 oranında artış yapılmıştır. Bu artışla beraber 100 kWh elektrik tüketimi olan bir mesken abonesi için ödenecek tutar 173,46 TL olmuştur.

    Yeni tarifeler 1 Eylül 2022 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecektir.

    KILIÇDAROĞLU, ERDOĞAN’A SESLENMİŞTİ: AKLINDAN BİLE GEÇİRME

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, zamdan saatler önce yaptığı paylaşımda “Erdoğan elektrikte yeni bir zammı aklından bile geçirme. Milletin ekmeği yok. Anlıyor musun, harcanacak bir şey kalmadı. Yok ya hu. Yok arkadaş yok!” ifadelerini kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Doğalgazın ardından elektriğe de zam yapıldı

    Doğalgazın ardından elektriğe de zam yapıldı

    Elektrikte konut abonelerinin tarifesine yüzde 15, sanayi ve ticarethane abonelerinin tarifesine ise yüzde 25 zam yapıldı.

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) faaliyet bazlı, nihai ve yeşil tarife tabloları Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

    Doğalgaza yüzde 30’luk zammın ardından elektrikte konut abonelerinin tarifesine yüzde 15, sanayi ve ticarethane abonelerinin tarifesine ise yüzde 25 zam yapıldı.

    Elektrikte tüm abone gruplarının 1 Haziran’dan itibaren geçerli olan tarifeleri belirlendi. İlk kademede bulunan mesken abonelerinin tarifesinde kilovatsaat başı fiyat 129,0639 kuruş, yüksek kademede yer alanların tarifesinde ise kilovatsaat başı fiyat, 192,7977 kuruş oldu.

    İlk kademede yer alan ticarethane abonelerinin tarifesinde elektriğin kilovatsaat fiyatı, 208,9154 kuruş, yüksek kademedeki kilovatsaat fiyat da 278,0099 kuruş olarak belirlendi.

    Alçak gerilim sanayi abonelerinin elektrik tarifesinde kilovatsaat fiyatının 287,5739 kuruş olması kararlaştırıldı.

    Öte yandan, yeşil tarifede kilovatsaat fiyatı 268,2821 kuruş olarak belirlendi.

    Böylece sanayi ve ticarethanelerde kullanılan elektriğe yüzde 25, konut ve tarımsal faaliyetlerde kullanılan elektriğe ise yüzde 15 zam yapılmış oldu.

    BOTAŞ, konutlarda kullanılan doğalgazın birim fiyatına yüzde 30 zam geldiğini duyurmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Elektriğimizi kesenler utansın, cemevine gelen faturaları hiçbir şekilde ödemeyeceğiz’

    ‘Elektriğimizi kesenler utansın, cemevine gelen faturaları hiçbir şekilde ödemeyeceğiz’

    PİRHA-Geçtiğimiz günlerde elektriği kesilen, bir gün sonra ise elektriği tekrar bağlanan AKD Bursa Ataevler Şubesi’nin Başkanı Nesimi Haydar Üçlertoprağı, cemevine gelen elektrik faturalarını hiçbir şekilde ödemeyeceklerini söyledi. Üçlertoprağı, “Elektriğimizi kesenler utansın. Vali bey, elektriğin açtırılma talimatını kendisinin verdiğini söyledi. Kimseye teşekkür borcumuz yok. Ama hakkımız olanı bize verdiklerinde bunu lütuf olarak kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Bursa Ataevler Şubesi‘nin geçtiğimiz günlerde elektriği kesilmiş, bir gün sonra ise tekrar açılmıştı. Cemevlerinin ‘ibadethane’ statüsünde faturalandırılmasına tepki gösteren Aleviler, faturaları ödememe kararı almıştı. Alevi Kültür Dernekleri Bursa Ataevler Şubesi Başkanı Nesimi Haydar Üçlertoprağı konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Binada iki elektrik sayacının olduğunu belirten Üçlertoprağı, “Dernek faaliyetleri için kullandığımız o sayacın faturasını öderiz. İbadethane olarak kullanılan yerin elektrik faturasını ise ödemeyeceğiz. Burası mesken değil, ibadethanemizdir. Cem yapılan yer, morg ile lokmaları pay ettiğimiz bölüm aydınlanıyor. Buraya ait faturaları hiçbir şekilde ödemeyeceğiz” dedi.

    “ELEKTRİĞİMİZİ KESENLER UTANSIN”

    Üçlertoprağı, 30 Mart günü cemevinin elektriğinin kesildiğini kaydederken, “‘Elektriğimizi açın’ diye hiçbir yere müracaat etmedik. Elektriği kesmeye gelenlere kesmeyin de demedik. Çünkü bu bizim en doğal hakkımız. Kesenler utansın. 31 Mart günü sabahı da birilerinin talimatı üzerine elektriğimiz açıldı. Daha önce vali beyin bize gerçekleştirdiği bir ziyareti vardı. Biz de iade-i ziyaret için kendisinden randevu almıştık. Gittiğimizde de elektriğin açtırılma talimatının kendisinin verdiğini söyledi. Bu konu için vali beye teşekkür etmiyoruz. Bu bizim en doğal hakkımız” ifadelerini kullandı.

    “CEMEVİMİZE GELEN FATURALARI HİÇBİR ŞEKİLDE ÖDEMEYECEĞİZ”

    “Biz de bu ülkenin eşit yurttaşlarıyız” diyen Üçlertoprağı, cemevlerine gelen elektrik faturalarını hiçbir şekilde ödemeyeceklerini söyledi. Üçlertoprağı şöyle devam etti:

    “Cami, kilise, sinagog, havra yani tüm ibadethaneleri aydınlatma anlamında elektrik veriliyorsa, burası da bizim ibadethanemizdir. Biz de bu ülkenin eşit yurttaşlarıyız. Her türlü sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bu ülkenin asli unsuruyuz. Herkese nasıl yaklaşılıyorsa bize de öyle yaklaşılmalı. Elektrik faturalarını ödememeye devam edeceğiz. Dernek ile ilgili başka bir elektrik sayacımız daha var. Dernek faaliyetleri için kullandığımız o sayacın faturasını öderiz. İbadethane olarak kullanılan yerin elektrik faturasını ise ödemeyeceğiz. Genel merkezimizin bu konudaki tavrı da net. Burası mesken değil, ibadethanemizdir. Cem yapılan yer, morg ile lokmaları pay ettiğimiz bölüm aydınlanıyor. Buraya ait faturaları hiçbir şekilde ödemeyeceğiz. Eşit yurttaşlık noktasında baktığımızda bu karardan kesinlikle dönmeyeceğiz. Bu bir isyan değil, haklı bir talebimizdir.”

    “HAKKIMIZ OLANI VERDİKLERİ İÇİN KİMSEYE TEŞEKKÜR ETMEYİZ”

    Cemevinin kesilen elektriğinin açılması için Bursa Valisi’nin, dağıtım şirketine talimat verdiğini ifade eden Üçlertoprağı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kimseye teşekkür borcumuz yok. Bizim olmayan bir şeyi bize verirlerse teşekkür ederiz. Ama hakkımız olanı bize verdiklerinde bunu lütuf olarak kabul etmiyoruz. Fakat valinin normalde bize yaklaşımı iyi. Diyaloğumuz iyi. Sorunlarımız olduğunda dernek olarak ziyaret ediyoruz. Samimi yaklaşıyor. Devletle diyalog kurmaktan, sorunlarımızı tartışmaktan hiçbir zaman geri durmayacağız.”

    PİRHA / BURSA

    İLGİLİ HABERLER:

    >AKD Bursa Ataevler Şubesi’nin ve cemevi morgunun elektriğini kestiler
    >AKD Bursa Ataevler Şubesi’nin ve cemevi morgunun kesilen elektriği yeniden açıldı

  • Avukat Aslaner: Cemevleri ibadethane olarak tanınmalı ve doğrudan ödenek ayrılmalı

    Avukat Aslaner: Cemevleri ibadethane olarak tanınmalı ve doğrudan ödenek ayrılmalı

    PİRHA- Avukat Erhan Aslaner, mahkemelerin cemevlerinin elektrik faturasının Diyanet bütçesinden karşılanması kapsamında karar vermesinde aslında bir kasıt olduğunu belirterek, “İşi Diyanete monte etme çabası var” dedi. Aslaner, çıkış yolunun ise cemevlerinin ibadethane olarak tanınması ve doğrudan ödenek ayrılması şeklinde olabileceğini söyledi.

    15 Mart 2022 tarihinde mahkemeden PSAKD Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi lehine karar çıktı. İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi heyeti, Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi’ne ait hizmet birimlerinin enerji giderlerinin ilgili mevzuata göre, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanan tarife grubunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.

    2014 yılından itibaren faturaları ödemeyen ve bu konuda mahkemelik olan PSAKD Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi ile ilgili, elektrik şirketi tarafından icra işlemi başlatılmıştı. Cemevi de buna karşı dava açmıştı.

    Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması’na Dair 5784 Sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinin 3. fıkrası, “Güvenlik amacıyla yapılan sınır aydınlatmalarına ait tüketim giderleri, İçişleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten, toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlama giderleri ise Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” diyor.

    İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin PSAKD Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi lehine olumlu karar verdi ancak, Diyanet’e ayrılan ödenekten cemevi elektrik faturalarının ödenmesi Aleviler tarafından olumlu karşılanmıyor.

    “İŞİ DİYANETE MONTE ETME ÇABASI VAR”

    Avukat Erhan Aslaner, mahkeme kararını PİRHA‘ya yorumlarken, “Burada bir kasıt var aslında. İşi Diyanete monte etme çabası var” dedi. Aslaner, çıkış yolunun ise cemevlerinin ibadethane olarak tanınması ve doğrudan ödenek ayrılması şeklinde olabileceğini söyledi.

    CEMEVLERİYLE İLGİLİ HUKUKİ SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

    Biraz geriye gidip hafızalarımızı tazeleyecek olursak, Cem Vakfı 2005 yılında Başbakanlığa başvurup Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Alevi ve diğer inançları da kapsayacak şekilde kamu hizmeti vermemesinden şikayetçi olmuştu. Vakfın talepleri arasında, Aleviliğe hukuksal statü tanınması, cemevlerinin ibadethane (mabed) olarak tanınması, cemevi inşasına imkan tanınması, cemevlerinin işleyişi için kamusal fon öngörülmesi ve Alevi dedelerine verilmesi de vardı. Tüm bu talepler 19 Ağustos 2005 tarihinde Başbakanlık tarafından reddedildi.

    Başbakanlık, reddetme gerekçesinde Diyanet İşleri Başkanlığının tüm dinlere “eşit” yaklaştığını iddia edip, cemevlerine ibadethane statüsü verilemeyeceğini, Alevi dedelerinin devlet memuru olamayacağını, Alevilere özel kamu fonu aktarılamayacağını bildirmişti.

    Başbakanlığın bu yanıtı üzerine Alevi inancına bağlı bin 919 kişi, Başbakanlığı’n bu kararına karşı dava açtı. Ancak mahkeme Başbakanlığın ret yanıtının yürürlükteki yasalarla uyumlu olduğuna hükmetti. Bu karar 2 Şubat 2010 tarihinde Danıştay tarafından da onandı.

    BAŞBAKANLIK REDDEDİNCE VE DANIŞTAY DA BUNU ONAYLAYINCA AİHM’YE GİDİLDİ

    Bunun üzerine Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, beraberinde 202 kişiyle birlikte konuyu 2010 yılında AİHM gündemine taşıdı. Dava AİHM tarafından 2013 yılında görülmeye başlandı. Mahkeme, dosyayı kararları nihai olan 17 yargıçlı Büyük Daire’ye gönderdi.

    Cem Vakfı, AİHM’ye sunduğu iddianamede, Alevilerin devletin sağladığı din hizmet ve olanaklarından yararlanamaması ve bu hizmetin sadece Sünnilere verilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9’uncu maddesine aykırı olduğunu belirtti. Aleviler, bu durumun AİHS’nin ayrımcılıkla ilgili 14’üncü maddesine aykırı olduğu da hatırlattı.

    AKP HÜKÜMETİ AİHM’DE ‘CEMEVİ İBDADETHANE DEĞİL’ SAVUNMASI YAPTI

    AKP hükümeti AİHM’de yaptığı savunmada, Alevilerin kendi aralarında “homojen bir yapıya” sahip olmadıklarını, cemevlerinin cami, mescid, kilise ve sinagogların aksine ibadethane (mabed) kategorisine girmediğini iddia etti. Ayrıca hükümet, Alevi inancının “ne tam olarak bir din, ne de İslam’ın bir dalı olarak görülemeyeceği, Sufi tarikatı olarak ele alınması gerektiği”ni savundu.

    AKP’NİN SAVUNMASINI AİHM KABUL ETMEDİ

    AKP’nin bu savunması AİHM’de kabul edilmedi. Dini toplulukların ne olduklarına devlet veya ulusal yargının değil, söz konusu toplulukların ruhani liderlerinin karar verebileceğine işaret eden AİHM, hükümetin Alevileri “Sufi tarikatı” olarak tanımlamasının Alevileri, dini inançlara yasaklar getiren 677 sayılı “Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun” kapsamına aldığını hatırlattı.

    AİHM, AKP hükümetinin “Aleviler kendi aralarında bölünmüş haldeler” iddiasına da, “Bu durum onların dini bir topluluk olarak hakları olduğu gerçeğini değiştirmez” yanıtını verdi.

    AİHM, ‘ALEVİLERE DİNSEL AYRIMCILIK’ YAPILIYOR DEDİ

    AİHM; devletin Alevileri resmen tanınmaması ve hukuksal statü sağlamamasıyla, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin din ve vicdan özgürlükleriyle ilgili 9’uncu maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardı. Ayrıca, Alevilerin hiçbir kamusal hizmetten faydalanamamalarını da “dini ayrımcılık” olarak tanımladı. Alevi inancını inkârın “laik devleti koruma” teziyle gerekçelendirilmesini de reddeden AİHM, Türkiye’de din ve inançlarla ilgili hukuksal yapının “nötr” kriterlere dayanmadığını ve bu durumun bazı inançların ayrımcılığa maruz kalmasına neden olduğunu bildirdi. AİHM, Alevilere yönelik uygulamanın “akla uygun ve objektif temele dayanmadığına” ve bu nedenle Alevilere “dinsel ayrımcılık” yapıldığına hükmetti.

    HÜKÜMET, HALA AİHM KARARLARINI UYGULAMADI

    AİHM kararında 2009-2010 yıllarında Türkiye’de hükümetin Alevi kuruluşlarıyla birlikte düzenlediği Alevi çalıştaylarının sonuç raporları temel alındı. Karar sadece Alevileri değil, devletten kamu hizmeti alamayan tüm inançlar için de emsal oluşturuyor. Hukuksal açıdan bağlayıcı nitelikteki AİHM kararları hala Türkiye’de AKP hükümeti tarafından uygulanmadı.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

     

     

     

  • AKD Narlı Cemevi’nin elektriği kesildi: Bu, Alevilere yapılan bir zulümdür-VİDEO

    AKD Narlı Cemevi’nin elektriği kesildi: Bu, Alevilere yapılan bir zulümdür-VİDEO

    PİRHA-Maraş’ta bulunan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Narlı Şubesi Cemevi’nin elektrikleri kesildi. Konuya dair cemevi önünde yapılan açıklamada “Alevilere yapılan bu muameleyi bir zulüm olarak görüyoruz. Eşit yurttaşlık talebimizi haykırıyoruz. Cemevleri ibadethanemizdir” denildi.

    Güncel elektrik faturası 13 bin TL olarak gelen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Maraş Narlı Şubesi Cemevi’nin elektriği kesildi. Konuya ilişkin cemevi önünde açıklama yapan AKD Narlı Şube Başkanı Tahir Ortaş ile yönetim kurulu üyesi Vakkas Urul, cemevlerinin ‘ticarethane’ olarak görüldüğünü belirtirken; “Bir kez daha söylüyorüz, eşit yurttaşlık talebimizi haykırıyoruz. Cemevleri ibadethanemizdir” dedi.

    “ALEVİLERE YAPILAN BU MUAMELE ZULÜMDÜR”

    Cemevi önündeki açıklamada eşit yurttaşlık talebi bir kez daha dile getirilirken, elektrik faturalarının ödenmeyeceği ifade edildi. Yapılan açıklama şöyle:

    “Ocak ayında elektriğe gelen yüzde 52 ile yüzde 130 arasındaki zamlar, konutlar ve iş yerlerinin yanı sıra toplumsal merkezleri ve kuruluşları da vurdu. Zam saldırısından en ağır zararı gören toplumsal merkezlerin başında cemevlerimiz geliyor. Camiler, mescitler ve ibadethane statüsüne sahip diğer yerler aydınlatma ve temizlik için kullanılan elektrik ve suya hiç bedel ödemezken, ibadethane olarak kabul görme talepleri sürekli reddedilen cemevleri astronomik faturalarla karşı karşıya kaldılar. Cemevlerimiz kesinlikle ticarethane değil ibadethanedir. Ülkemizde diğer ibadethanelere ne hak tanınıyorsa bize de onun sağlanması istiyoruz.

    Yüksek gelen elektrik faturalarını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz, ödemeyeceğiz. Cemevleri zaten zor koşullarda hizmetlerini veriyor. Bu son zamlarla ciddi sıkıntılar yaşanacak. Şu an itibarıyla gelen elektrik faturası 13 bin TL. Artık bıçak kemiğe dayandı. Aleviler bu faturaları kabul etmiyor. Hakkaniyet ne ise onu yerine getirilmesini istiyor. Maalesef devlet cemevlerini ticarethane olarak görüyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. Türkiye’de gerçekten Alevilere yapılan bu muameleyi bir zulüm olarak görüyoruz. Bizler hakkımızı helal etmiyoruz. Bu ülkedeki eşit yurttaşlık felsefesindeki herkesin buna tepki koymasını istiyoruz. Bizim meselemiz bir fatura meselesi değil. Bu bir hak arayışı meselesidir. Şu an itibarıyla Alevi Kültür Dernekleri Narlı Şubesi Cemevi’mizin elektriği kesilmiştir. Sizleri vicdanınızla baş başa bırakıyoruz. Bir kez daha söylüyor, eşit yurttaşlık talebimizi haykırıyoruz. Cemevleri ibadethanemizdir.”

    Mehmet KOCAMER/ MARAŞ

  • Garip Dede Cemevi’ne şubat ayında 24 bin 641 TL elektrik faturası geldi

    Garip Dede Cemevi’ne şubat ayında 24 bin 641 TL elektrik faturası geldi

    PİRHA-İstanbul’da bulunan Garip Dede Cemevi’ne bu ay da 24 bin 641 TL elektrik faturası geldi. “Biz ödemiyoruz diyoruz, onlar hala bize fatura gönderiyor” diyen Celal Fırat, eşit yurttaşlık istediklerini bir kez daha ifade etti.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’nin şubat ayına ait elektrik faturası 24 bin 641 TL olarak geldi. 2022 yılının ilk ayında Garip Dede Cemevi’ne 30 bin TL elektrik faturası gelmişti. Aleviler, ibadethanelerinin ‘ticarethane’ statüsünde tarifelendirilmesine tepki göstererek elektrik faturalarını ödemeyeceklerini belirterek, dava açmıştı.

    Garip Dede Cemevi Başkanı Celal Fırat, son gelen faturayı kamuoyu ile paylaştı. “Biz ödemiyoruz diyoruz, onlar hala bize fatura gönderiyor” diyen Fırat, eşit yurttaşlık istediklerini kaydetti.

    PİRHA / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    >700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi

  • İstanbul Zamlar Geri Alınsın Koordinasyonu: Faturayı tekeller ödesin!

    İstanbul Zamlar Geri Alınsın Koordinasyonu: Faturayı tekeller ödesin!

    PİRHA-İstanbul Zamlar Geri Alınsın Koordinasyonu, Kadıköy’de bir araya gelerek yapılan zamları protesto etti. Koordinasyon adına yapılan ortak açıklamada “Başta enerji olmak üzere halkın hayatını giderek zorlaştıran zamlara karşı bir araya geldik. Biz bu zamları geri aldıracağız” denildi.

    Elektrik, doğalgaz, akaryakıt ve temel tüketim maddelerine yapılan zamları protesto etmek için Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya gelen İstanbul Zamlar Geri Alınsın Koordinasyonu basın açıklaması gerçekleştirdi. “Zamlar geri alınsın” pankartı açılan eylemde “Hükümet istifa”, “AKP mezara, halk iktidara”, “Saraya değil emekçiye bütçe” sloganları atıldı.

    Koordinasyon adına ortak açıklamayı ise Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Oya Erakıncı, Emek Partisi (EMEP) İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, Sol Parti İstanbul İl Başkanı Leyla Koçüzüm ile HDP İstanbul Eş Başkanı İlknur Birol okudu.

    “YIL 2022 ISPARTA’DA BİR KİŞİ DONARAK ÖLDÜ”

    Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Enerjide yaşanan bir soygundur. Bu soygun hikayesi özelleştirme politikalarıyla başladı. Önce Türkiye Elektrik Kurumu kamu iktisadi teşekkülü olmaktan çıkarıldı. Sonra elektrik üretiminde özel sektör boy göstermeye başladı. Kurdukları konsorsiyumlarla bir avuç şirket; Cengiz, Kolin, Limak, Sabancı, Zorlu, Aksa, Çalık… Hepsi çok tanıdık! Nerede bir emek sömürüsü var nerede bir doğa yağması var altından bu şirketler çıkıyor. Bu şirketler emekçinin ürettiği zenginliği ve ülkemizin varlıklarını talan eden hırsız şirketler. Bu şirketler halkın parasıyla servetlerine servet katarken, işlerini yapmadıkları için Isparta’da halk günlerce soğukta, karanlıkta kaldı. Yıl 2022; Isparta’da bir kişi donarak öldü.

    “BU ZAMLARI GERİ ALDIRACAĞIZ”

    Bizler; İstanbul’da siyasi partilerden demokratik kitle örgütlerine, kadın örgütlerinden ekoloji örgütlerine, dayanışma meclislerinden derneklere geniş bir bileşenle başta enerji olmak üzere halkın hayatını giderek zorlaştıran zamlara karşı bir araya geldik. Biz bu zamları geri aldıracağız.

    Taleplerimizi buradan bir kez daha yineliyoruz, zamlar geri alınsın, faturayı tekeller ödesin! Temel tüketimde vergiler kaldırılsın. Her haneye 230 kilovata kadar bedava elektrik sağlansın. Enerji dağıtım ve üretimi kamusal olarak sağlansın, şirketlere el konulsun ve halkın denetimine açık halkın yararına planlansın. Yoksuldan alıp zengine veriyorlar. Biz bu zamları geri aldıracağız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Tuzluçayır Cemevi Başkanı: Biz faturaları ödeyemezken, başka ibadethaneler alttan ısıtmalı-VİDEO

    Tuzluçayır Cemevi Başkanı: Biz faturaları ödeyemezken, başka ibadethaneler alttan ısıtmalı-VİDEO

    PİRHA- Tuzluçayır Cemevi Başkanı Mehmet Uzuner, cemevlerine gelen fahiş oranlardaki faturalara ve ‘ticarethane’ yazılmasına tepki gösterdi. Uzuner, Alevi kurumlarının ‘ödemeyeceğiz’ çağrısının olumlu olduğunu belirterek, “Cemevlerimizi ibadethane statüsüne almıyorsunuz bari ticarethane statüsünü kaldırın. Evet direnmek gerekiyor ama örgütsel olarak çalışma yapmak gerekiyor” dedi. 

    Elektrik kullanımına yapılan zamların ardından cemevlerine ulaşan yüksek faturalar tepkilere neden oldu. Cemevlerinin ‘Ticarethane’ statüsünde görülüp faturalarının yüksek meblağlara ulaşması Alevi kurumlarının sivil itaatsizlik eylemlerini de beraberinde getirdi.

    Ankara’da faaliyet yürüten cemevleri de ‘ticarethane’ statüsünde kabul ediliyorlar ve birçok kalemde vergi ödemek zorunda kalıyorlar.

    Tuzluçayır Cemevi Başkanı Mehmet Uzuner, Alevilerin ve cemevlerinin maruz kaldığı bu duruma ilişkin konuşarak, yaşanan durumun eşit yurttaşlık hakkına aykırı olduğunu ve Alevi kurumlarının federasyon çatısı altında örgütlü bir çalışma yürütmesi gerektiğini ifade etti.

    “FATURALARININ UYGUN GELDİĞİNİ SÖYLEYEN KİMSE DUYMADIM”

    Uzuner, bankaya otomatik ödeme talimatı verdikleri için henüz bu ay gelen elektrik faturalarının ne kadar olduğunu bilmediklerini belirterek, “Tahmin ediyorum ki 1000 TL civarı olacaktır. Önceki aylarda kullanmamıza bağlı olarak ortalama 500 TL civarı geliyordu. Biz bu ay 1000 lirayı göze aldık. Çünkü çevremizden duyduğumuz kadarıyla faturalar çok yüksek geliyor. Benim evime diğer aylara oranla üç katı orana sahip bir fatura geldi. Ben şu ana kadar görüştüğüm, konuştuğum kimseden faturalarının çok uygun geldiğini söyleyen duymadım. Bugün bir emekli maaşı ortalama 2000-2500 lira. Baktığımız zaman bu paranın neredeyse yarısından fazlası faturalara gidiyor” şeklinde konuştu.

    “BİZ FATURALARIMIZI ÖDEYEMİYORKEN BAZI İBADETHANELER ALTTAN ISITMALI”

    Cemevi olarak devletten 25 kuruş dahi destek almadıklarını söyleyen Uzuner, camilere sunulan olanakları hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti:

    “Lafa gelince herkes eşit. Kesinlikle böyle bir eşitlik yok. Biz bu yüzden zaten eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz. Bu cemevi ilk kurulduğu zamanlarda elektrik bağlatmaya ben gitmiştim. Dediler ki, sizin yeriniz ticarethane statüsüne giriyor. Ben de dedim, bizim ticaretle ne ilgimiz var? Bizim burası bir dernek, bir inanç merkezidir. Biz ticaret yapmıyoruz ki ticarethane olalım. Tabii o zamanlar rakamlar bu kadar fahiş oranlarda gelmiyordu. Ödemede yine zorluk çekiyorduk ama bir şekilde ödeyebiliyorduk. Bazen yönetim olarak aramızda para topluyorduk. Elektriğimizi, suyumuzu karşılayabiliyorduk. Biz bu durumdayken sabahlara kadar her yerinde lambalar yanan ibadet yerleri var. Hatta bazıları alttan ısıtmalı. Camilere karşı değiliz ama bizim cemevlerimizi ibadethane statüsüne almıyorsunuz bari yardımcı olun. Hiçbir şey yapmasalar bile bu ticarethane statüsünü kaldırmaları gerekir.”

    “İCRAATA GELDİĞİ ZAMAN ALEVİLER YOKMUŞ GİBİ DAVRANILIYOR”

    Tuzluçayır Cemevi’nin senelik üye aidatının 20 TL olduğunu ifade eden Uzuner, üyelerden para toplayıp bankaya yatırdıklarında bile paranın bir kısmının vergi olarak kesildiğini aktardı.

    Alevi kurumlarının elektrik faturalarını ödemeyin çağrılarını doğru bulduğunu da kaydeden Uzuner, “Alevi kurumları dün bir açıklama yaptı. Umarım bu işi çözecekler. Lafa geldiğinde 20-25 milyon Alevinin olduğu söyleniyor, icraata geldiği zaman sanki Aleviler yokmuş gibi davranılıyor. Bizim bu cemevimize Mamak Belediyesi’nden ve diğer belediyelerden yetkililer geldi. İncelediler, eksiklerimizi gidereceklerini söylediler. Biz de, elinize bir kamera alın tek tek eksiklerimizi çekin ve ona göre bir çalışma yapın, dedik. Tamam dediler. Geldiler çekim yaptılar, notlar aldılar ama icraata gelince bir şey yok. Burada lavabomuzun kapısı çürüdü onu bile değiştiremedik ama kendilerinin alttan ısıtmalı ibadet yerleri var. O ibadet yerlerinde bir kişi cebinden çıkarıp para vermiyor. Bunların hepsini devlet karşılıyor. Vergi zamanı geldi mi peşimizi bırakmıyorlar. Bizi her konuda oyalayıp duruyorlar” dedi.

    “DAHA ÖNCE BAZI CEMEVLERİ FATURALARI ÖDEMEDİ AMA DEVLET AFFETMEDİ, ALDI”

    Yapılan zamların hepsinin geri alınmasını istediklerini vurgulayan Uzuner, şunları kaydetti:

    “Devlet kurumlarına, bakanlıklara bakıyorsun sabaha kadar her tarafı ışıl ışıl yanıyor. Cumartesi, pazar devlet daireleri kapalı ama bakıyorsun her yanı ışıl ışıl yanıyor. Bunlar boş israf. Bunların kısılması, buralardan tasarruf edilmesi gerekir. Bu kadar zammın önüne de geçilmiş olur. Alevi kurumlarımız elektrik faturalarını ödemeyeceklerini söylediler. Bundan 10-15 sene önce Şahkuluna, Karacaahmet’e, Erikli Baba’ya, Garip Dede’ye aynı şekilde elektrik ödemelerinden dolayı icralar geldi. Aralarda kampanyalar yapıp bu icraların çoğunu durdurdular. Devlet o zaman affetmedi. Herkes bir kültür merkezidir, ibadethanedir kapanmasın, dedi ve destek verdi. Ödendi o paralar.

    “FATURALARA KARŞI FEDERASYON ÖNCÜLÜĞÜNDE ÖRGÜTLÜ BİR ÇALIŞMA YAPILMALI”

    Evet direnmek gerekiyor ama örgütsel olarak çalışma yapmak gerekiyor. Alevi Bektaşi Federasyonu’muz bizim en üst kurumumuz. Kimse kurumların önüne geçmemeli. Toplu bir iş yapılacaksa federasyon öncülüğünde bu girişimlerin yapılması lazım. Bizim Alevi toplumumuz sabırlı. Hiçbir yerde eşit yurttaşlık hakkımızı kullanamıyoruz. Bir ramazan oluyor devlet televizyonları, kurumları bir ay önceden çalışmaya başlıyor. Bizim de bugün Muharrem ayımız var, kutsalımız. 12 gün oruç tutuyoruz. 12 gün onların adına yemekler veriyoruz. Bunların bir gün bile bir duyurusu yapılmıyor. Muhammed’in torununa saygıları yoksa diyecek bir şeyimiz yok.”

    Eren GÜVEN-Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • ADFE’ye bağlı tüm cemevleri, elektrik faturalarına karşı dava açtı-VİDEO

    ADFE’ye bağlı tüm cemevleri, elektrik faturalarına karşı dava açtı-VİDEO

    PİRHA-Cemevlerine gelen yüksek elektrik faturalarına tepki gösteren Alevi Dernekleri Federasyonu’na (ADFE) bağlı kurumlar ve cemevleri, faturaları ödememe kararı alırken; İstanbul Adliyesi’nde dava açtı.  Basın açıklamasını okuyan Sanatçı Tolga Sağ, “Bizler, halkımızla paylaştığımız milyar TL’lik elektrik, doğalgaz ya da su faturalarını ödemeyeceğiz. Bu bir haktır ve verdiğimiz özgürlük mücadelesinin bir sembolüdür” dedi. 

    Alevi Dernekleri Federasyonu’na (ADFE) bağlı kurumlar, cemevlerine gelen yüksek elektrik faturalarını ödememe kararı aldı ve İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaparak, dava açtı.

    İstanbul’da bulunan ve ADFE’ye bağlı Garip Dede Dergahı Vakfı, Erikli Baba Eğitim ve Kültür Vakfı, Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Tanıtma Vakfı, Arnavutköy Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yaşatma ve Tanıtma Derneği, İkitelli Cemevi Kültür Eğitim ve Dayanışma Derneği, Esenler Cemevi Derneği, Habipler Cemevi Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Başakşehir Hacı Bektaş-ı Veli Cemevi, Şahkulu Cemevi-Şahkulu Sultan Külliyesi Mehmet Ali Hilmi Dedebaba Araştırma Eğitim ve Kültür Vakfı ile Yunus Emre Samandıra Cemevi Kültür ve Sosyal Yardım Derneği, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurdu.

    Başvuru öncesi açıklama yapan ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, gelen elektrik faturalarının Türkiye meselesi haline geldiğine ve her evde ‘yangın’ olduğuna dikkat çekerek, “Cemevlerine gelen faturalar canımızı yakmaya başladı. Biz bu ülkede eşit yurttaşlık istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bizi ikinci sınıf vatandaş görmekten vazgeçmelidir. Devlet cemevlerinin yasal statüsünü kabul etmelidir. Hiçbir cemevimiz faturalarını ödemeyecektir. Devlet sorumluluğundan kaçmamalıdır. Cemevlerini ‘ticarethane’ gören zihniyeti kınıyorum” dedi.

    Avukat Nuran Arslaner de, AİHM’in verdiği kararlara işaret ederek, mahkemelerin kararları uygulatması için dava sürecini sürdüreceklerini ifade etti. 

    “ALEVİLER ZİMMETLİ VATANDAŞINIZ DEĞİLDİR”

    Avukat Nuran Arslan Arslaner’in ardından Garip Dede Cemevi Yönetiminde olan Sanatçı Tolga Sağ basın metnini okudu.

    Sağ, bireysel özgürlüğün, vatandaşlığa dair olan haklar ve özgürlüklerden yararlanmanın zeminini oluşturan özyönetimi ifade ettiğini belirterek, “Diğer bir tanımla; vatandaşlığın yasal, siyasal kimlik boyutlarının beslediği farklı ya da örtüşen aidiyet hislerini ve pratik bakımdan bireylerin devlet tarafından gördüğü saygıyı ifade eder. Demokrasi ise; toplumun tüm kesimlerinin, toplumsal refahını artırmak veya hak talep etmek için bireylerin sivil topluma katılma becerisi üzerine kuludur, bireylerin sivil ya da siyasi faaliyetler katılımı ise eşit vatandaşlığın temel ilkesidir” dedi.

    Mecliste demokrasi gereği bir ‘Anayasa Uzlaşma Komisyonu’ kurulup, siyasi partilerden eşit sayıda temsilcinin “Yeni Anayasa” yapım çalışmaları için yıllarca çalıştığını hatırlatan Sağ, “Bizleri temsil eden bu siyasi partilerin uzlaşma komisyonuna sunduğu anayasa taslaklarında vatandaşın siyasi kimliği, hukuki statüsü, hak sahipliği, inancı, sosyal ve kültürel kimliği katılımcılık boyutuyla ele alınmıştır. Alevilerin haklarını da kapsayan bu çalışmaların Anayasa komisyonu tarafından tekrar değerlendirilmesini eşit yurttaşlık bağlamında cemevlerimizin ibadethane sayılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

    “ALEVİLER AZINLIK DEĞİLDİR!”

    Sağ, açıklamanın devamında şunları aktardı:

    “Bu anlayış Selçuklu- Osmanlı ve de ne yazık ki günümüz Cumhuriyetinde Sünni İslam anlayışındaki “zimmetli vatandaş” anlayışının bir tezahürüdür. Bu anlayış Alevilerin inançlarından vazgeçerek Sünni İslam’ın gölgesinde cemaat, tebaa ya da grup olarak kalmasını ve vatandaşlık aidiyetlerinin de Sünni kimliğe hizmet derecesinde olmasını isteyen bir anlayıştır. İşte bu yapay faşist idealde Sünni çoğunluğa hizmet eden ‘Himaye bir toplum’ vardır. Alevileri ideolojik, siyasi, idari, ekonomik tüm alanlarda yok sayıp varlıklarını Sünniliğe hizmetle ilişkilendirmek, fetihçi halifelerin adalet düşüncesidir. Bu ‘Nas, sünnet ya da töre’ gereğidir; yani “Sünniliği yay ve genişlet ideolojisidir.”

    Alevilerden vergi adı altında “karşılıksız para” alan devletin bu parayı gelir dağılımını kontrol etmek amacıyla aldığını beyan etttiğini ancak harcamaları ve finansı taraflı yaparak, vergilerin Sünni vatandaşların dini gereksinimleri için rahatça ve helalmiş gibi kullanıldığını vurgulayan Sağ, “Alevi toplumunun siyasallaşmasının dinamiklerinde, kimlik ve tanınma taleplerinin merkezinde cemevlerinin inançsal haklarının mücadelesi vardır. Geldiğimiz süreçte de devlet; cemevlerimizi yok sayarak, kendisine ideolojik açıdan bağımlı bir toplum yaratma özlemi içindedir. Bu nedenle Alevilerin ibadet merkezlerini ticarethane olarak görüyor ve onları mali sıkıntılarla yıldırmaya çalışıyor. Ancak denetim ve özgüven kazanan Alevi örgütleri, devletten mali kolaylık yerine Alevi toplumunun haklarını istiyor; yani eşit vatandaşlık mücadelesi veriyor ve bundan asla vazgeçmeyeceklerdir. Cemevlerimize dayatılan milyarlık elektrik, doğalgaz ve su faturaları bizleri yıldırmayacaktır” ifadelerine yer verdi.

    “MİLYAR TL’LİK ELEKTRİK, DOĞALGAZ VE SU FATURALARINI ÖDEMEYECEĞİZ”

    “Bizler yüzyıllardır ibadetimizin cem olduğunu, bunun yerinin de cemevi olduğunu, orucumuzun Hızır ve Muharrem orucu olduğunu, kendi inançsal ilkelerimizin Sünnilik veya Şiilikle hiçbir bağının olmadığını vurguluyoruz” diyen Sağ, “Devlet bir inancın safiyetine, gerçekliğine ve sahihliğine dokunamaz, onu tarif edemez, o inancın mensuplarını çeşitli maddi ve manevi baskılarla tehdit edemez çünkü aynı havayı, suyu ve aynı toprağı kardeşçe paylaşan bir toplumu tehdit etmek, aslında özünü tehdit etmek demektir. Bizler, halkımızla paylaştığımız milyar TL’lik elektrik, doğalgaz ya da su faturalarını ödemeyeceğiz. Bu bir haktır ve verdiğimiz özgürlük mücadelesinin bir sembolüdür diyor, saygılarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Kadıköy Şubesi elektrik faturalarıyla ilgili olarak yeniden dava açacak

    PSAKD Kadıköy Şubesi elektrik faturalarıyla ilgili olarak yeniden dava açacak

    PİRHA-2014 yılından itibaren faturaları ödemeyen ve bu konuda mahkemelik olan PSAKD Kadıköy Şubesi, 15 Şubat günü yeni dava açacaklarını duyurdu. Hali hazırda devam eden yargılamada ise mahkemenin istediği bilirkişi raporunda “Cemevi bünyesinde hiçbir şekilde ve hiçbir sahada ticari bir faaliyet yürütülmediği, cemevi kompleksinin bütünü ile halkın ücretsiz olarak faydalandığı bir inanç ve kültür merkezi olduğu” ifadelerine yer verildi. 

    Kış aylarında gelen yüksek elektrik faturalarına ülke genelinde halkın tepkisi yükseliyor. Alevilerin devlet tarafından tanınmayan ibadethanelerine de “ticarethane” denilerek gelen yüklü elektrik faturaları dikkat çekiyor.

    Bazı cemevlerinin, “eşit yurttaşlık hakkı” nedeniyle faturaları ödememe kararından dolayı açtıkları davalar ise sürüyor. Bugün Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) da cemevlerine gelen faturaları ödememe kararı aldığını açıklayarak, durumu yargıya taşıdı.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergâhı’na 30 bin TL, Kadıköy’de yer alan Şahkulu Sultan Dergâhı’na ise 54 bin 316 TL elektrik faturası gelmişti. İstanbul Zeytinburnu’ndaki Erikli Baba Dergâhı’na da gelen elektrik faturası belli oldu. 2021 yılının son ayında (Aralık) Erikli Baba Dergâhı’na 6 bin 275 TL elektrik faturası gelirken; yeni yılın ilk faturası ise 12 bin TL oldu.

    PSKAD KADIKÖY ŞUBESİ’NİN AÇTIĞI DAVA SÜRÜYOR

    Gelen elektrik faturalarını ödemeyen kurumlardan bir tanesi ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi. İbadethanelerinin ‘ticarethane’ statüsünde faturalandırılmasına tepki göstererek, eşit yurttaşlık hakkı talebiyle 2014 yılından itibaren faturaları ödememe kararı alan PSAKD İçerenköy Cemevi’ne, elektrik şirketi tarafından o dönem icra işlemi başlatıldı. Cemevi de buna karşı dava açtı. Yargı süreci devam ederken, 2014’ten beri faturaları ödememe kararının arkasında duruluyor.

    CEMEVLERİNE, SANAYİ ELEKTRİK TARİFESİ

    Enerji şirketinin 04.12.2014 tarihinde başlattığı icra takibine karşı mahkemeye başvuran PSAKD Kadıköy Şubesi, cemevine sanayi kuruluşuymuş gibi elektrik tarifesi uygulanmasına tepki gösterdi. Dava başvurusunda, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda yer alan “Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” maddesi hatırlatıldı.

    Ayrıca cemevine uygulanan elektrik tarifesinin, sanayi-ticarethanelere uygulanan tarife olduğu, hiçbir borcu olmayan cemevi hakkında borçluymuş gibi icra takibinin başlatıldığı, elektriğinin kesildiği belirtildi. Durumun ise cemevinin, davalı şirket tarafından hala ibadethane kategorisinde sayılmayarak, ayrımcılık yapıldığını gösterdiği vurgulandı.

    BİLİRKİŞİ: CEMEVİ, ÜCRETSİZ BİR İNANÇ VE KÜLTÜR MERKEZİDİR

    İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi ise 02.02.2021 tarihinde görülen celsede bilirkişiden ek rapor alınmasına hükmetti. Elektrik mühendisi tarafından mahkemeye sunulmak üzere hazırlanan bilirkişi raporunda, “15.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Cemevi’nin, bütün hizmet birimleri ile birlikte, ücretsiz olarak Alevi inancına hizmet eden, entegre bir kompleks olduğu, bünyesinde hiçbir şekilde ve hiçbir saha da ticari bir faaliyet yürütülmediği, cemevi kompleksinin bütünü ile halkın ücretsiz olarak faydalandığı bir inanç ve kültür merkezi olduğu” bildirildi.

    BİLİRKİŞİ, ‘FATURA, DİYANET BÜTÇESİNDEN KARŞILANMALI’ DEDİ

    Halkın ücretsiz faydalandığı bütün ibadethane komplekslerinin enerji giderleri her ne kadar alt grup adı “Genel Aydınlatma” başlığı altında isimlendirilmiş olsa da bu komplekslerin hizmet ile ilgili bütün birimlerinin elektrik giderlerini kapsadığı belirtilen raporun sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

    “Bu nedenle dava konusu elektrik faturasının tamamının dini hizmet birimleri ile ilgili enerji gideri olduğu, kök raporumda da belirtilmiş olan bu hizmet birimleri dışında, başkaca hiçbir kullanım alanı mevcut olmadığı sebebi ile Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi’ne kesilen elektrik fatura tutarlarının tamamı, aynen diğer ibadethanelere uygulanan, tarife grubu adı olan “Genel Aydınlatma” başlığı altında toplanmış, tarife grubu kapsamında değerlendirilmelidir.

    Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi’ne ait hizmet birimlerinin enerji giderlerinin de, ihtiyaca göre değişen hizmetlerinde ayrıştırma yapılamayacağından, ilgili mevzuata göre, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanan bu tarife grubunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.”

    KARAKAYA: 15 ŞUBAT’TA YENİ DAVA AÇACAĞIZ

    PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, 15 Şubat Salı günü PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’ın da katılımıyla İstanbul Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’ne giderek,  devam eden davayı güncelleyip, yeniden dava açacaklarını kaydetti. Karakaya, “Bugüne kadar görülen davaların yok sayılması, icra işlemlerinin durdurulması talebiyle yeni dava açacağız” dedi. Kaçak elektrik kullanmakla suçlandıklarını söyleyen Karakaya, cemevine kesilen borçlar nedeniyle PSAKD Genel Merkezi’ne ait bütün banka hesaplarına tedbir konulduğunu da ifade etti.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    > Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    > Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL elektrik faturası geldi
    > 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi
    > Didim Cemevine 7 bin 186 TL’lik elektrik faturası geldi; 9 Şubat’ta alanlara çıkılıyor

  • 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi

    700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi

    PİRHA-Alevilerin ibadethanelerine gelen yüksek faturalar ile aylık kiralar tepki çekmeye devam ediyor. Garip Dede Cemevi’nin 30 bin liralık elektrik faturasının ardından İstanbul Kadıköy’deki 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na da 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi. 

    2002’de yayımlanan bir Bakanlar Kurulu kararı uyarınca ibadethaneler elektrik parası ödemekten muaf tutuluyor. Elektrik paraları Diyanet’e bağlı bir fondan ödeniyor. Kararda, ibadethane olarak cami, mescit, kilise ve sinagog sayılıyor. Ancak cemevi listede yer bulmuyor.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi‘ne gelen 30 bin liralık elektrik ve 11 bin 847 liralık doğalgaz faturasına tepkiler devam ederken; Alevilerin ibadethanelerine gelen yüksek fatura ve aylık kira ücretleri de dikkat çekiyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı da (HBVAKV) yaptığı bir paylaşım ile 11 bin 615 TL elektrik faturası geldiğini duyurdu. HBVAKV faturaya tepki gösterirken, “Cemevlerinin elektrik faturalarının ticarethane statüsünde gelmesi bu ülkenin ayıbıdır” ifadelerini kullandı.

    ŞAHKULU SULTAN DERGÂHI’NA 54 BİN 316 TL ELEKTRİK FATURASI GELDİ

    İstanbul Kadıköy’de bulunan 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı‘na ise bu ay 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi.

    Şahkulu Sultan Dergâhı’nın, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği aylık kira ise 2 bin lira zamlanarak 15 bin 600 TL olmuştu. Şahkulu Sultan Dergahı Vakfı Genel Sekreteri ve Müdürü Kanber Yıldırım, dergâhta süren inşaat çalışmalarını yerinde incelemek için 5 Şubat Cumartesi günü dergâha gelecek olan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’ya da durumu aktaracaklarını söyledi.

    “AYLIK 80-90 BİN FATURA GİDERİMİZ VAR”

    Kanber Yıldırım şöyle konuştu:

    “Yaklaşık 17 bin lira aylık kiramız var. 54 bin lira da elektrik faturası geldi. Telefon, doğalgaz faturaları da var. Su faturası alınmıyor. Önceden su faturası da ödüyorduk. Ama şu an İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) almıyor. Aylık olarak baktığımızda yaklaşık 80-90 bin civarında fatura giderimiz var. Fatura giderlerini karşılayacak gelirimiz yok. İnşaat ile ilgili olarak 5 Şubat’ta İstanbul Valisi buraya gelecek. Açılış gününü belirlemek için inşaatı kontrol edecekler. Kendisine de bu durumu aktaracağız.”

    ERİKLİ BABA DERGÂHI’NA HENÜZ YENİ FATURALAR GELMEDİ

    İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan Erikli Baba Dergâhı‘na ise henüz güncel faturaların gelmediği belirtildi. Dergâhtan bir yetkili 2021 yılının son ayına (Aralık) ait fatura tutarlarını PİRHA ile paylaştı. Buna göre yeni yapılan zamlar öncesi Erikli Baba Dergâhı, 2021’in Aralık ayında 1309 TL doğalgaz, 6 bin 275 TL elektrik faturası ödedi. Dergâhın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği zamsız aylık kirası ise 4 bin 586 TL olarak ifade edildi.

    KARACAAHMET DERGÂHI: FATURALARIN YÜZDE 10’UNU ÖDÜYORUZ

    İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yer alan Karacaahmet Sultan Dergâhı‘na da yüksek faturaların geldiğini kaydeden bir yetkili, ayrıca hali hazırda görünen borçların da fazla olduğunu belirtti. “Bir karar var. Ona göre gelen faturaların yüzde 10’unu ödüyoruz. Fakat yarın ne olur onu bilmiyoruz” diyen yetkili, dergâha bu ay 12 bin TL’lik elektrik faturasının geldiğini, bunun da 1200 liralık kısmını ödediklerini aktardı.

    YENİBOSNA CEMEVİ: DAVA AÇTIĞIMIZDAN BERİ ELEKTRİK FATURASI ÖDEMİYORUZ

    İstanbul Bahçelievler’de bulunan Yenibosna Cemevi ise elektrik faturasını ödemiyor. CEM Vakfı, 2006’da Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvurarak, aynı çatı altında vakfın merkezinin ve diğer birimlerinin yanı sıra bir de cemevi barındıran Yenibosna’daki kültür merkezinin elektrik faturalarından muaf tutulması talebiyle dava açmıştı. İç hukuk yollarının olumsuz sonuçlanması üzerine de durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınmıştı. Ödenmemiş elektrik fatura tutarı 668 bin 12 lira düzeyinde olduğu belirtilmişti.

    Yenibosna Cemevi‘nden bir yetkili de dava açıldığından itibaren hiçbir şekilde fatura ödemediklerini söylerken; “Bizi bazen sıkıştırıyorlar ama dava sürecimizin devam ettiğini belirtiyoruz. Kıraç ve Haramidere Cemevi’nde elektriği kesebiliyorlardı ama burada yapamıyorlar çünkü muhatap, vakıf olarak biziz. Morgda yatan canlarımız var. AİHM’de dava açtığımızdan beri fatura ödemiyoruz. Diğer cemevleri ödemek zorunda kalıyor” dedi.

    AİHM’DEN NASIL BİR SONUÇ ÇIKMIŞTI?

    AİHM, Yenibosna Cemevi’nin bir ibadethane olup olmadığı, dolayısıyla elektrik faturasının Diyanet tarafından ödenip ödenmeyeceği davasını, Aralık 2014’te karara bağlamıştı. Kararda oybirliği ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ayrımcılığa ilişkin 14. maddesi ile din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin 9. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiş, karar Nisan 2015’te kesinleşmişti.

    Yargıtay da Mayıs 2015’te elektrik faturalarını ödemediği gerekçesiyle Cem Vakfı hakkında başlatılan icranın devamına karar veren yerel mahkeme kararını bozmuş ve fiilen “cemevlerinin ibadethane olduğuna” hükmetmişti. Böylece, AİHM’in kararlarının bağlayıcı olduğu da göz önünde bulundurularak, cemevlerinin ibadethane sayılıp sayılmayacağı tartışmasının hukuken son bulduğu savunulmuştu.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    >Çamur: Dergahımızın kirası 15 bin 600 TL oldu; neden Alevilerden kira alınmaktadır?
    >Celal Fırat: Faturalar ile Alevi toplumu cezalandırılıyor
    >Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL elektrik faturası geldi