Etiket: elektrik

  • Celal Fırat: Faturalar ile Alevi toplumu cezalandırılıyor

    Celal Fırat: Faturalar ile Alevi toplumu cezalandırılıyor

    PİRHA-Garip Dede Cemevi’ne gelen 30 bin liralık elektrik, 11 bin 847 liralık doğalgaz faturasına tepki gösteren Garip Dede Cemevi Başkanı Celal Fırat, “Yıllarca cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğunun mücadelesini verdik. Ama ticarethane mantığıyla gördüler. Bize verdikleri değer, reva gördükleri ortaya çıkıyor” dedi. 

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’ne gelen 30 bin TL’lik elektrik faturası ile 11 bin 847 TL’lik doğalgaz faturasına tepki gösteren Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı ve Garip Dede Dergâhı Vakfı Başkanı Celal Fırat, “Yıllarca cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğunun mücadelesini verdik. Ama ticarethane mantığıyla gördüler. Bize verdikleri değer, reva gördükleri ortaya çıkıyor. Yalnız Garip Dede özelinde değil, bütün cemevlerinde durum aynı” dedi.

    Fırat ayrıca Enerji Bakanlığı’ndan arayan yetkililerin konu ile ilgili olarak düzenlemeler yapacağını söylerken; “Fakat nasıl bir düzenleme yapılacağını henüz bilmiyoruz. Bekleyip, göreceğiz. Umut ediyoruz ki bu sorun çözümlenir. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    YALNIZ FATURALAR DEĞİL ALEVİ DERGÂHLARININ AYLIK KİRASI DA SORUN

    Alevilerin ibadethanelerine gelen yüklü miktardaki elektrik, doğalgaz, su faturaları tepki çekiyor. Cemevlerinin ibadethane olduğunu belirten Aleviler, her vatandaş gibi verdikleri vergilerden hakları olanı talep ederken; eşit yurttaşlık mücadelesini sürdürüyor. Sorun yalnız yüksek miktardaki faturalar değil aynı zamanda Alevi dergâhlarından alınan aylık kiralarda bir diğer mesele olarak karşımıza çıkıyor. Yine İstanbul Kadıköy’de bulunan 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği aylık kira 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren 2 bin lira zamlanarak 15 bin 600 lira oldu.

    “FATURALAR İLE ALEVİ TOPLUMU CEZALANDIRILIYOR”

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Celal Fırat faturalar ile ilgili olarak daha önceden Alevilerin kazandığı davaları hatırlattı. Mahkemeye başvurmayacaklarını söyleyen Fırat, “Mahkemeye gitmeyi bu saatten sonra zül görüyoruz. Musahip kurumlarımız daha önce benzer davalar açıp, kazandılar ama gelin görün ki Türkiye’de mahkemenin verdiği kararlar uygulanmıyor” dedi.

    Cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğunun yıllarca mücadelesini verdiklerini kaydeden Fırat, şöyle konuştu:

    “Camiler, mescitler, sinagoglar, kiliseler, havralar Anayasada ibadethane statüsünde görülüyor. Yıllarca cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğunun mücadelesini verdik. Ama ticarethane mantığıyla gördüler. Bize verdikleri değer, reva gördükleri ortaya çıkıyor. Yalnız Garip Dede özelinde değil, bütün cemevlerinde durum aynı. Karşımıza çıkarılan faturalar ile biz değil, Alevi toplumu cezalandırılıyor. Bizler de her vatandaş gibi vergimizi veriyoruz. Her şeyden vergi alınıyor. Hakkımız olanı istiyoruz.

    “ENERJİ BAKANLIĞI’NDAN ARAYIP, DÜZENLEME YAPACAKLARINI BELİRTTİLER”

    Enerji Bakanlığı’ndan bugün arayanlar oldu. Cemevlerine yönelik bu uygulama ile ilgili bir düzenlemeye gideceklerini ifade ettiler. Fakat nasıl bir düzenleme yapılacağını henüz bilmiyoruz. Bekleyip, göreceğiz. Umut ediyoruz ki bu sorun çözümlenir. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerekiyor.

    “Camilerde faturalar ödenmiyor mu?” diyenler oluyor. Evet camilerin faturasını Diyanet ödüyor. Peki Diyanet’e parayı kim ödüyor? Kimse bunu sormuyor. Diyanet, birçok bakanlıktan daha fazla bütçeye sahip. Bizden aldıkları vergileri oraya aktarıyorlar. Alevi toplumunun hakkı olanı vermeleri gerekiyor. Giderlerinin karşılanması gerekiyor. Eşit yurttaşlık istiyoruz. Çabamız bu.”

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Küçükçekmece’deki Garip Dede Cemevi’ne 30 bin 60 TL elektrik ve 11 bin 847 TL doğal gaz faturası geldi. CK Boğaziçi Elektrik tarafından düzenlenen elektrik faturasının ‘tüketici grubu/sınıfı’ kategorisinde ‘ticarethane tarifesi’ yazdığı görüldü.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    >Çamur: Dergahımızın kirası 15 bin 600 TL oldu; neden Alevilerden kira alınmaktadır?

     

     

     

  • Kenanoğlu, yurttaşın ‘kademeli elektrik faturası’ isyanını Meclis’e taşıdı -VİDEO

    Kenanoğlu, yurttaşın ‘kademeli elektrik faturası’ isyanını Meclis’e taşıdı -VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 25 Aralık 2021 tarihinde uygulanmaya başlanan elektrikte kademeli fatura sisteminin yarattığı mağduriyetleri Meclis gündemine taşıyarak, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in yanıtlaması için soru önergesi verdi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 25 Aralık 2021 tarihinde uygulanmaya başlanan elektrikte kademeli fatura sisteminin yarattığı mağduriyetleri Meclis gündemine taşıdı.

    Uygulamanın daha ilk ayından elektrik dağıtım şirketlerince fırsatçılığa dönüştürüldüğünü vurgulayan Kenanoğlu, elektrik sayaçlarının bilerek geç okunduğu yönündeki iddiaları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘na sordu.

    “SAYAÇLAR BİLEREK GEÇ OKUNUYOR”

    Kenanoğlu verdiği soru önergesinde; “Elektrik dağıtım şirketleri, kademeli fatura sistemini daha ilk ayında fırsatçılığa çevirdi. Sayaçların bilerek geç okunduğu yönünde kamuoyuna da yansıyan birçok şikayet var” ifadelerini kullandı.

    HDP’li Kenanoğlu’nun Meclis’e verdiği soru önergesinin gerekçesini şöyle anlattı:

    “25/12/2021 tarihli ve 31700 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 31. Maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 17. Maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesine “abone grupları” ibaresinden sonra gelmek üzere “bu abone grupları için elektrik enerjisi tüketim miktarına göre farklı” ibaresi eklenmiştir. Enerji Piyasası Kanununa eklenen bu hüküm kamuoyunda “kademeli elektrik tarifesi” olarak bilinen ve sözde ‘az’ elektrik kullananlardan az, ‘çok’ elektrik kullananlardan çok ücret alınacağı söylenerek yaratılan bu algı ile tüketiciler yanıltılmaktadır.

    Getirilen bu uygulama daha ilk aydan, dağıtım şirketleri tarafından bir fırsatçılığa dönüştürülmüştür. 1 Ocak 2022 tarihinden sonra uygulanması gereken “kademeli tarife” uygulaması, geçmiş Aralık 2021 ayı dönemini de kapsayacak şekilde zamlı tarifeden hesaplandığı şikayetleri bir yana, kasıtlı olarak dağıtım şirketlerinin abone sayaçlarını geç okunması ile ilk kademe olan 150 kilowat saatin geçilmesi sağlanarak faturaların iki katına kadar çıkmasına sebep olunduğu yönünde iddialar kamuoyuna yansıyan haberlerden görülmektedir.

    “YENİ BİR SOYGUN YÖNTEMİ HAYATA GEÇİRİLDİ”

    Örneğin bir vatandaşın 09/12/2021 tarihinde okunan elektrik sayacı, bir sonraki ayın 9’undan sonra üç gün gecikmeli okunarak 150 kilowat saati geçmesinin sağlandığı, böylece zamlı tarifeden fatura kesilmesine sebep olunduğu iddia edilmektedir. Eğer bu vatandaşın elektrik sayacı zamanında okunmuş olsaydı belki de 150 kilowat saati geçmeyecekti ve bir üst zamlı tarifeden fatura kesilmemiş olacaktı. 150 kilowat saatin altında bir elektrik tüketimi yaklaşık 200 TL civarında hesaplanırken, geç okunması nedeniyle artan tüketim bedelinin iki katına kadar fatura hesaplanmasına neden olabilmektedir. Kamuoyuna yansıyan haberlere göre ayın 5’inde okunması gereken sayaç 12’sinde okunarak 170-200 TL gelmesi gereken faturanın 300 TL’ye çıktığı, 38 günlük okuma günleri örneklerinin bulunduğu, 6-7 gün geç okunduğu gibi vatandaş yakınmaları çokça medyaya yansımıştır. Bunun yanı sıra Aralık ayı tüketiminin de zamlı tarifeden hesaplandığı yönünde şikayetler de mevcuttur.

    Elektrik Dağıtım Şirketlerinin elektrik sayaçlarını bilerek geç okutması nedeniyle 150 kilowat saatin geçmesinin sağlandığı ve bu sayede zamlı tarifeden hesaplama yaparak yeni bir soygun yönteminin hayata geçirildiği şikayetleri vatandaşlarımızca çokça dile getirilmektedir.

    Diğer taraftan, Elektrik Mühendisleri Odasına göre 4 kişilik bir ailenin ortalama aylık elektrik tüketimi 230 kilowat saat olarak hesaplanmaktadır. Bu durumda 150 kilowat saat elektrik tüketimi 1,37 TL birim fiyattan hesaplanırken, 150 kilowat saati aşan kısmı ise 2,06 TL’den hesaplanacaktır. Buna göre 150×1,37=205,5 TL, 80×2,06=164,8 TL, olmak üzere 230 kilowat saatlik bir elektrik tüketimi faturası 205,5+164,8=370,3 TL’ye çıkmaktadır.

    Oysa ilk kademe bilimsel olarak hesaplanan 230 kilowat saat olarak belirlenmiş olsaydı; 1,37×230= 315,1 TL fatura bedeli hesaplanmış olacaktı. Böyle yapılmadığı için vatandaşlar 370,3-315,1=55,2 TL fazla bir fatura ödemek zorunda kalmışlardır.

    Günümüzde ihtiyaç dışında elektrik kullanılmasa bile 150 kilowat saatinin rahatça aşıldığı, bu durumda abonelerin büyük çoğunluğunun zamlı tarifeden faturalarla karşılaşacağı aşikardır.”

    “DAĞITIM ŞİRKETLERİ DENETLENECEK Mİ?”

    Kenanoğlu bu bağlamda, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in yanıtlaması için şu soruları yöneltti:

    *Elektrik dağıtım şirketlerinin kasıtlı olarak sayaçları geç okuyarak abonelerin 150 kilowat saati geçmesini sağladığı, böylece zamlı tarifeden hesaplama yaparak haksız kazanç sağladığı iddiaları doğru mudur?

    *Yasanın yürürlüğe girmeden önceki elektrik tüketiminin, yeni zamlı tarife üzerinden hesaplandığı yönündeki iddialar doğru mudur?

    *Söz konusu iddialar nedeniyle dağıtım şirketleri denetlemeye alınacak mıdır?

    *Haksız kazanç sağladığı tespit edilen dağıtım şirketlerine yaptırım uygulanıp, varsa vatandaşların mağduriyetleri giderilecek midir?

    *Elektrik uzmanlarının hesaplamalarına göre 4 kişilik bir ailenin ortalama elektrik tüketimi 230 kilowat saat olarak hesaplandığına göre; kademeli tarifenin ilk bandının 150 kilowat saatten 230 kilowat saate çıkarılmasına yönelik bir çalışmanız olacak mıdır?

    *Aylık ortalama tüketim olarak belirlenen 150 kilowat saatlik limit değer neye göre belirlenmiştir? Hangi tüketim araçları ve zamanı ölçü alınmıştır?

    *Elektrik dağıtım şirketleri düzenli olarak denetlenmekte midir? Bugüne kadar yapılan denetimlerde usulsüz uygulama yapan şirket tespit edilmiş midir? Edilmişse nasıl bir yaptırım uygulanmıştır?”

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Yeni yıla yeni zamlar ile girildi: Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, köprü geçiş ücretleri zamlandı

    Yeni yıla yeni zamlar ile girildi: Elektrik, doğalgaz, akaryakıt, köprü geçiş ücretleri zamlandı

    PİRHA-2021 yılında devam eden zamlar yeni yılda da sürüyor. Elektrikten, doğalgaza, akaryakıttan, köprü geçiş ücretlerine kadar birçok kaleme yeni zamlar yapıldı.

    2022 yılına yeni zam haberleri ile girildi. Elektrikten doğalgaza, akaryakıttan köprü geçiş ücretlerine, taşıt vergilerinden pasaport harçlarına kadar birçok kaleme zam yapıldı.

    ELEKTRİK ZAMLANDI

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu yaptığı açıklamada “1 Ocak 2022 tarihinden itibaren mesken aboneleri için aylık 150 kWhe kadar olan tüketim miktarları için nihai fiyat 1,37 TL/ kWh, aylık tüketimlerin 150 kWhın üstündeki kısmı için ise 2,06 TL/ kWh olarak uygulanacaktır” ifadelerini kullandı. Buna göre elektriğe konutlarda 150 kWh’ın altında kalan tüketim için yüzde 52, üzerindeki tüketim içinse yüzde 127 zam geldi.

    DOĞALGAZA DA ZAM YAPILDI

    Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) 2022 yılı Ocak ayı doğalgaz toptan satış fiyat tarifesine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamaya göre, konutlarda kullanılan doğalgaza yüzde 25 zam yapılırken; büyük sanayi ve ticari kuruluşlara sağlanan doğalgaza ise yüzde 50 zam yapıldı.

    AKARYAKITA YİNE ZAM 

    Akaryakıt fiyatlarındaki zam ise devam ediyor. 1 Ocak itibarıyla benzin, motorin ile LPG’ye de yeni zamlar geldi. Benzine 61 kuruş, motorine 1 lira 29 kuruş, LPG’ye ise 78 kuruş zam geldi.

    KÖPRÜLERDEN İKİ YÖNLÜ ÜCRET ALINACAK 

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul’da 1 Ocak’tan itibaren geçerli olacak köprü ve Avrasya Tüneli ücretlerini açıkladı. Açıklamada, “Boğaz Köprülerinde tek yön otomobil geçiş ücreti 8,25 TL olarak belirlenmiştir” denildi. Geçtiğimiz yıl köprü geçiş ücreti yüzde 26 zamlanmış ve 13,25 liraya yükseltilmişti. 2022 yılı itibariyle geçiş ücreti tek yön değil çift yönlü olacak ve araç sahipleri toplam 16,50 lira ödeyecek.

    Bakanlık açıklamasında, ”Avrasya Tüneli’nde ise otomobil geçiş ücreti 05:00 24:00 saatleri arasında tek yönde 53 TL, 00:00 – 05:00 saatleri arasında yüzde 50 indirimli olarak 26,50 TL olarak belirlenmiştir” ifadesi yer aldı.

    MTV’YE DE ZAM GELDİ

    Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde (MTV) yeniden değerleme oranını yüzde 25 olarak belirleyen Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Bu karara göre ocak ayı itibariyle ödenecek MTV yüzde 25 olarak zamlanmış oldu.

    PASAPORT, EHLİYET, HARÇ ÜCRETLERİ VE CEZALARA ZAM

    1 Ocak itibariyle pasaport, ehliyet, harç ücretleri ve ödenecek trafik cezaları da zamlandı.

    Tüm bu kalemlerde uygulanacak zam yüzde 36.20 olarak açıklandı. 1 Ocak’tan itibaren süresi 6 ay olan pasaport için 339 lira, 3 yıldan fazla süreli olanlar için 1477 lira ödenecek. 820 lira olan B sınıfı ehliyet harcı 2022’de bin 116 liraya yükselecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kıraç Cemevi Başkanı: Davayı kazanmamız büyük kazanım, elektrik faturası ödemeyeceğiz

    Kıraç Cemevi Başkanı: Davayı kazanmamız büyük kazanım, elektrik faturası ödemeyeceğiz

    PİRHA-Esenyurt’ta bulunan Cem Vakfı’na bağlı Kıraç Cemevi, elektrik faturasını ödemediği için CK Boğaziçi Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile mahkemelik olduğu davayı kazandı. 18. Asliye Hukuk Mahkemesi, Kıraç Cemevinin ibadethane statüsünde olduğu gerekçesiyle elektrik şirketinin açtığı davanın reddine karar verdi. Cemevi Başkanı Hasan Kaya, “Bizim için büyük bir kazanım oldu. Bu kararın cemevleri için emsal olması lazım” dedi. 

    İstanbul Esenyurt’ta bulunan Cem Vakfı’na bağlı Kıraç Cemevi artık elektrik faturası ödemeyecek. Elektrik faturasını 4 yıl boyunca ödemediği için CK Boğaziçi Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile mahkemelik olan cemevi, 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davayı kazandı.

    Şirket, 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davada Kıraç Cemevinin “mesnedsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak” fatura ödemelerini yapmadığını iddia etmişti.

    Kıraç Cemevi avukatları da, davacı elektrik şirketinin haksız ve kötü niyetli olduğunu ve ibadethane işlevi nedeniyle vakfa elektrik borcu tahakkuk ettirilemeyeceğini, mahkeme kararlarıyla ibadethanelerin giderlerinin nasıl karşılanacağının belirtildiğini hatırlatmıştı.

    18. Asliye Hukuk Mahkemesi, Kıraç Cemevinin ibadethane statüsünde olduğu gerekçesiyle elektrik şirketinin davasının reddine karar verdi.

    DAVA 2 YIL SÜRDÜ

    Mahkeme kararına ilişkin PİRHA‘ya konuşan Kıraç Cemevi Başkanı Hasan Kaya, “Bizim için büyük bir kazanım oldu. Bekliyorduk bu kararı. Avukatlarımız ilgilendi” dedi.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı doğrultusunda 4 yıl boyunca elektrik faturası ödemediklerini belirten Kaya, davanın da iki yıl sürdüğünü ve kararın sevindirici olduğunu söyledi.

    Bu karar nedeniyle elektrik faturasını yine ödemeyeceklerini ifade eden Hasan Kaya, “Mahkeme kararının emsal olması lazım” dedi.

    CEMEVİNİN EKONOMİK SORUNLARI VAR

    Cemevinin ekonomik sorunları olduğunu söyleyen Kaya, çalışanların maaşlarını, dedelerin yol paralarını karşılarken zorlandıklarını dile getirdi.

    Kıraç Cemevi Başkanı Hasan Kaya, Muharrem ayının bitmesiyle birlikte 500 kişilik Aşure yaptıklarını da sözlerine ekledi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Diyarbakır Cemevinin elektriksiz bırakılması davasında ‘husumet’ reddi -VİDEO

    Diyarbakır Cemevinin elektriksiz bırakılması davasında ‘husumet’ reddi -VİDEO

    PİRHA-PSAKD Diyarbakır Şubesi Avukatı Cafer Koluman, cemevinin elektriğinin kesilmesine ilişkin gelinen süreci değerlendirdi. Koluman, “Olumlu bir karar beklerken mahkeme ilginçtir, 4 Şubat’ta husumet nedeniyle davamızın reddine karar verdi. ‘DEDAŞ’ın değil DEPSAŞ’ın muhatap alınması lazım’ denmesi yargı sürecimizi biraz daha zamana yayacak” dedi.

    PSAKD Diyarbakır Şubesi Avukatı Cafer Koluman, 2018 Ekim ayında elektriği kesilen cemevinde gelinen süreci değerlendirdi.

    Koluman, bir takım prosedürler sonrasında netice alamadıklarını ifade ederken aboneliğin verilmesi, elektriğin sağlanması hususunda ilgili kurum olan DEDAŞ’a (Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş) karşı dava açtıklarını söyledi.

    Av. Cafer Koluman, ilk etapta elektriğin hemen verilmesi için tedbir talebinde bulunduklarını ancak bu yönlü taleplerinin reddedildiğini söyledi. Koluman, sonraki süreçte üst mahkemeye itiraz ettiklerini de belirterek şunları söyledi:

    “Bu karar için üst mahkeme de ‘cemevi’ olarak kabul ediyordu yalnız tedbir kararı verilmesi için biraz daha araştırmanın yapılması yönünde karar verdi. İstinaf mahkemesi de (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi) bu tedbir talebimizi reddetti. Devam eden süreçte yargılama kaldığı yerden devam etti. Öncelikle bir keşif yapılması hususu düşünülüyordu. Biz keşfe karşı çıkınca yapılacak bir araştırma sonrası büyükşehir belediyesinden ilgili evrakların istenmesi, cemevinin bulunduğu alanın ‘dini tesis alanı’ olup olmadığının hususunun tespit edilmesi ve kolluk marifetiyle araştırma yapılarak bu binanın hangi amaçla kullanıldığının tespit edilmesinden sonra bir karar verilmesinin yerinde olacağını düşünüyorduk. Bu eksiklikler giderildi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nden istenen evraklar geldi. Meclis kararına yönelik cemevinin bulunduğu alanın ‘dini tesis’ olduğuna yönelik karar içerikleri dava dosyasına intikal etti.
    Bağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yazılan yazışma sonucu bir rapor tanzim edilerek cemevinin bulunduğu alanın cemevi, ibadethane, taziye amaçlı, toplantı amaçlı kullanıldığı yönünde rapor da geldi. Biz olumlu bir karar beklerken mahkeme ilginçtir, 4 Şubat’ta husumet nedeniyle davamızın reddine karar verdi. Bu şu demek oluyor; siz DEDAŞ’a değil de, aboneliği şu anda veren Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş.’ye (DEPSAŞ) karşı bu davayı yönlendirmeniz gerekir.

    USUL VE MEVZUAT KARIŞIKLIĞI

    Bunlar tümden usul ve mevzuat karışıklığı. Çünkü işlemi yapan kurum DEDAŞ, elektriği kesen kurum DEDAŞ. Başından beri muhatap olduğumuz kurum DEDAŞ. Yargılamanın başından sonuna karar DEDAŞ üzerinden yürümüş. Son noktada, tam karar aşamasında DEDAŞ’ın değil de henüz gerekçeli karar açıklanmamış, DEPSAŞ’ın muhatap alınması lazım denmesi yargı sürecimizi biraz daha zamana yayacak gibi.

    GEREKÇELİ KARAR BEKLENECEK

    Gerekçeli kararın yazılmasını bekleyeceğiz. Kararı tebliğ aldıktan sonra cemevi yönetimiyle bunu değerlendirip ona göre bir yol haritası belirlemeyi düşünüyoruz. İtiraz etmek gerekirse esasında DEPSAŞ değil de DEDAŞ’ın muhatap olduğu ve bütün işlemlerin bunun üzerinde yürüdüğü yönünde bir karar çıkarsa itiraz hakkımızı kullanacağız. Eğer doğrudan fazla zaman almaması açısından DEPSAŞ’a karşı dava açmamız gerekirse de kararı kesinleştirip akabinde DEPSAŞ’a bu davayı yönlendireceğiz. Zaten istenen bütün evraklar bu dava dosyasında mevcuttur. Açacağımız 2. davada ise çok fazla araştırmaya gerek kalmaksızın sadece mevcut dosya üzerindeki bilgi, belgeden hareketle kısa sürede karar çıkacağını umut ediyorum.

    PİRHA/ DİYARBAKIR

  • Mahkeme yine Diyarbakır Cemevi kararını veremedi-VİDEO

    Mahkeme yine Diyarbakır Cemevi kararını veremedi-VİDEO

    PİRHA- PSAKD’ye bağlı Diyarbakır Cemevinin elektriğinin DEDAŞ tarafından kesilmesine karşı Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın üçüncü duruşması bugün görüldü. Duruşma eksik evraklar nedeniyle 4 Şubat 2021 tarihine ertelendi. Avukat Cafer Koluman, “Temennimiz 4 Şubat’a kadar istenilen evraklar getirilir ve mahkeme kararı doğrultusunda buranın cemevi olduğu açıklığa kavuşturulmuş olur” dedi. 

    Diyarbakır Bağlar’da bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şube/Cemevi, elektriğin Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) tarafından kesilmesi ve aboneliğin verilmesi, elektriğin bağlanması konusunda Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 10 ay önce dava açmıştı.

    Bugün görülen 3. duruşmada, cemevinin Alevilerin ibadethanesi olduğu konusunda polisin yaptığı araştırmanın eksik olduğu ve ilçe emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verildi. Ayrıca Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nden istenen evrakların gönderilmemesi gerekçesiyle 4 Şubat 2021 tarihine ertelendi.

    “İLÇE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NE MÜZEKKERE YAZILMASINA KARAR VERİLDİ”

    Diyarbakır Cemevi Avukatı Cafer Koluman, bugünkü duruşmaya ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Bugün bu davanın 3. Duruşması yapıldı. Başlangıçta keşfe yönelik bir takım yaklaşımlar vardı. Biz buranın kutsal bir mekân olduğunu, cemevi binası olduğunu, Alevilerin ibadethanesi olduğunu, dolayısıyla Alevilerin ibadethanesi olan bir yerde keşif yapılması bizleri rencide edeceği düşüncesinden hareketle keşif yapılmasına rıza göstermedik.
    Haliyle burada bulunan mekânın hangi amaçla kullanıldığı konusunda kolluğa müzekkere yazıldı. Tabi kolluğun yapmış olduğu araştırma sonucu bir üst yazıyla mahkeme dosyasına gönderildi. Eksik bir araştırma var. Tam kanaat oluşturacak bir araştırma değil. Zaten yıllardır buranın cemevi olarak kullanıldığı, Alevilerin ibadethanesi olarak kullanıldığı, taziyelerin, cenaze yıkamanın burada yapıldığı herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Biz bu hususun araştırılmasını istemiştik ancak müzekkere eksik olduğundan dolayı yeniden mahkeme tarafından doğru bir şekilde araştırma yapılarak rapor sunulması hususunda ilçe emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verildi.

    KAYYIM ATANAN DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN LAKAYT TAVRI

    Diğer taraftan ise Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bir müzekkere yazılmıştı. O müzekkeredeki yazı da şuydu: Meclis kararı. Buranın Alevilere tahsis edildiğine dair meclis kararı, bir de dinin tesis alanı olarak geçip geçmediği hususunun araştırılıp mahkemeye bilgi verilmesiydi. Ancak Büyükşehir Belediyesi çok alakasız bir cevap vermişti, lakayt bir şekilde bir cevap vermişti. Yapılan araştırma sonucu böyle bir kararın olmadığı tespit edilmişti. Oysa Büyükşehir Belediyesi’nin 2012 tarihli 62 Nolu kararına istinaden belediye meclis kararıyla burası ibadethane için Alevilere tahsis ediliyor. Akabinde meclis kararına istinaden dernek ile Büyükşehir Belediyesi arasında bir tahsis protokolü imzalanıyor. Tahsis protokolüne istinaden bugüne kadar kullanılagelen bir mekândır. Tahsis protokolünden sonraki süreçte 2014 yılında yerel seçimler yapılıyor. 2014 yılından sonra burası bizim başvurumuz üzerine tekrar ele alınıyor. Çünkü süreli bir şekilde Alevilere, derneğe tahsis edilmişti. Bunu süresiz ve aynı zamanda ibadethane statüsüne kavuşturulması hususunda bir başvurumuz olmuştu. Başvurumuza istinaden ilk etapta kültürel tesis alanı olarak geçen bu mekân dini tesis alanı olarak plan notlarına işlenmiş. İşte bu plan notlarının tekrar mahkemeye sunulması hususunda Büyükşehir Belediyesi’nden bu evrakların istenmesini talep ettik. Maalesef bu evraklar gönderilmedi. Buna istinaden tekrardan yazı yazıldı. Bir sonraki duruşmamız 4 Şubat’a ertelendi.”

    “İSTENİLEN EVRAKLAR GETİRİLİRSE BURANIN CEMEVİ OLDUĞU AÇIKLIĞA KAVUŞACAK”

    Avukat Cafer Koluman, “Temennimiz 4 Şubat’a kadar istenilen evraklar getirilir ve mahkeme kararı doğrultusunda buranın cemevi olduğu açıklığa kavuşturulmuş olur” dedi.

    BİR YILDIR MAHKEME SÜRECİ DEVAM EDİYOR

    Koluman, yaklaşık bir yıldır mahkeme süreciyle uğraştıklarını ve bunun üzücü olduğunu belirterek şunları kaydetti.

    “Kendi topraklarımızda binlerce yıllık geçmişi olan inancımızı kabul ettirebilmek adına birçok uğraş sarf ediyoruz. Diğer yandan Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde bir karar alındı. Alevilerin ibadethanesi gerçekten tanındı ve Alevi kurumları kamu tüzel kişiliğine haiz oldu. Çok da sevindirici bir haber. Bizim de temennimiz şudur ki mücadeleyi elden bırakmayacak şekilde bir an önce kendi topraklarımızda bu statüyü kazanabilmektir. Yasal değişiklikler yapılarak gerçekten de Alevi kimliğinin tanınması hem de Alevilerin ibadethanesinin yasal statüye kavuşturulmasıdır.”

    PİRHA/ DİYARBAKIR

     

  • 13 yıl önce temeli atılan Lefkoşe Cemevinin elektriği bağlandı

    13 yıl önce temeli atılan Lefkoşe Cemevinin elektriği bağlandı

    PİRHA- 13 yıldır yapımı devam edilen Lefkoşe Alevi Kültür Merkezi/Cemevinde sona gelindi. Bugün cemevinin elektriği bağlandı. 

    Kuzey Kıbrıs’ta 2007 yılında temeli atılan Lefkoşe Alevi Kültür Merkezi/Cemevinde sona gelindi. Bugün cemevinin elektriği bağlandı.

    Bir mesaj yayınlayan Kuzey Kıbrıs Alevi Kültür Merkezi, “Bugün yılardır özlemini çektiğimiz, yanması için ilk kazmanın vurulduğu, temelinin atıldığı günden bu yana çok emekler sarf edildi. Hakk’a şükürler olsun ki bugün cemevimizin elektriği bağlandı, gönlümüz aydınlandı. Emek veren, hizmet gören tüm canlara sonsuz teşekkürler. Hak cümlemizden razı olsun.
    Okuduğunuz dualar, verdiğiniz lokmalar Hz.pirin dergahına yazıla” dedi.

    PİRHA/ LEFKOŞE

  • Diyarbakır Cemevinin elektrik davası: Mahkemeye ibadethane olduğu hatırlatıldı!-VİDEO

    Diyarbakır Cemevinin elektrik davası: Mahkemeye ibadethane olduğu hatırlatıldı!-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Diyarbakır Cemevine elektrik bağlanması ve aboneliğin sağlanması için açılan davanın ilk duruşması Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Avukat Cafer Koluman, ikinci duruşmanın 15 Aralık’ta yapılacağını belirterek, “İstenen belgelerin gelmesi halinde bu tarihte büyük ihtimalle karar verileceğini düşünüyorum. Emsal kararlar var. Temennimiz mahkemenin bir an önce burada yaşayan Alevi toplumuna yeni bir karar vermesi bizim arzumuz ve beklentimizdir” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şube/Cemevi, elektriğin Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye (DEDAŞ) kesilmesi ve aboneliğin verilmesi, elektriğin bağlanması konusunda Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 10 ay önce dava açmıştı.

    Pandemi dolayısıyla davanın ilk duruşması 20 Ekim’de görüldü. İkinci duruşma ise 15 Aralık’ta görülecek.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şube/ Cemevi önceki başkanı Avukat Cafer Koluman, davaya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “DEDAŞ, DİYARBAKIR MÜFTÜLÜĞÜ’YLE MUHATAP OLMAMIZI İSTEDİ, KABUL ETMEDİK”

    Koluman, “Taleplerimiz netti. 2018 Ekim ayında cemevinin elektriği aniden kesildi. 4,5 yıldır cemevinin elektriği kaçak kullandığı, fatura ödemediği gerekçesiyle elektrik enerjimiz kesintiye uğradı. Yapmış olduğumuz tüm girişimler sonuçsuz kaldı. DEDAŞ’a başvurduk öncelikle. Buranın bir cemevi olduğunu, cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğunu, nasıl ki diğer ibadethaneler elektrik enerjisinden muaf tutuluyorsa, Alevilerin ibadethanesi olan ve Diyarbakır’ın ilk cemevi olan bu cemevinin de elektrik faturasından muaf tutulması hususunda talepte bulunduk. Maalesef DEDAŞ Alevi toplumuna bir cevap verdi. Madem siz oranın ibadethane olduğunu düşünüyorsunuz o zaman muhatabınız biz değil Diyarbakır Müftülüğü’dür. Dolayıyla siz bu sorunu müftülüğe iletirseniz müftülük sizinle muhatap olsun, dedi. Biz Diyanet İşleri Başkanlığı’na karşı çıkıyoruz. Diğer taraftan müftülükle muhatap olmak bizler açısından derin çelişkiydi. Bu itibarsızlığa biz başvurmadık” diye konuştu.

    “VALİLİK VE BELEDİYE DE BAŞVURUMUZU SONUÇSUZ BIRAKINCA DAVA AÇTIK”

    Elektrik sorununun çözümü için Diyarbakır Valiliği’ne de başvurduklarını belirten Koluman, şunları ifade etti:

    “Valilik de başvurumuzu sonuçsuz bıraktı. Son olarak bağlı olduğumuz Bağlar Belediyesi’ne başvuru yaptık. Bağlar Belediyesi iki satırlık bir cevap verdi bize. ‘Ödenek yokluğu nedeniyle bu talebinizi karşılayamıyoruz’ dedi. Sonuçta belediyeler kültürel faaliyetlerin gelişimine, eğitimin gelişimine, yerelin gelişimine temel hizmet sunmak zorundalar. Bağlar Belediyesi’ne başvurmamızın temel sebebi de buydu. Nihayetinde bu bizim kültürel faaliyetimizdir, ibadetimizdir. Burada bir sıkıntı yaşıyorsak haliyle sorunu yerelle çözmek daha mantıklı ve iyi olur düşüncesinden hareketle Bağlar Belediyesi’ne başvuru yaptık. Bağlar Belediyesi de bu talebimizi reddetti. Son olarak dava açmak zorunda kaldık.”

    “DAVADA TEDBİR TALEBİNDE BULUNDUK, YEREL MAHKEME REDDETTİ”

    Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada tedbir talebinde bulunduklarını söyleyen Avukat Cafer Koluman, mahkeme sürecini şöyle anlattı:

    “Tedbir şuydu: Nihayetinde biz geçici olarak bağış toplayarak, aidat toplayarak, yardım toplayarak elektrik sorununu çözebiliriz. Alevi toplumunun gücü de yetiyor. Ama bunlar geçici çözüm. Önemli olan kalıcı çözüm yaratmaktır. Kalıcı çözüm yargı kararlarıyla olur, yasal düzenlemeyle olur. Ama bugüne kadar yapmış olduğumuz tüm girişimlere rağmen fiiliyatta böyle bir gerçeklik olduğu halde bu konuda hiçbir yetkili, hiçbir yönetici bir yasal düzenleme girişiminde bulunmamıştır. Kimi duyarlı vekiller böyle bir talepte bulunsa bile hep AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedilmiştir. Dolayısıyla sonuç alınmayınca bu davayı açtık. Üç gün içerisinde tedbir verilsin ki bir an önce faaliyetlerimize başlayalım. Faaliyetlerimiz her hafta olmasa bile orada yapılan cem ibadetimiz var, taziyelerimiz, cenaze erkânları hizmeti var, semah çalışmaları var. Dolayısıyla bu faaliyetlerin devam etmesi adına üç gün içerisinde tedbiren elektrik enerjisinin sağlanmasını talep ettik. Yerel mahkeme (Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi) bu tedbir talebimizi reddetti.

    “DİYARBAKIR BÖLGE MAHKEMESİ, YEREL MAHKEMENİN KARARINI ONAYLADI, İSTİNAF BAŞVURUMUZU REDDETTİ”

    Biz bu ret kararına karşı üst mahkeme dediğimiz Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvuru yaptık. Bölge Adliye Mahkemesi de ‘buranın cemevi olduğu konusunda, Alevilerin ibadethanesi olduğu konusunda herhangi bir tartışma yok, dedi. Gerek AİHM kararları, gerek Danıştay ve Yargıtay kararlarına atıf yaparak böyle bir gerekçe sunuyor ancak tedbir verilmesi hususunda yerel mahkeme kararını onayladı. Dolayısıyla bizim ara karara yönelik istinaf başvurumuzu reddetti.”

    “CEMEVİNDE KEŞİF YAPILMASI BİZİ RENCİDE EDERDİ”

    Koluman, “Gerek yerel mahkemenin, gerek Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunun ret kararının gerekçesine bakıldığında yargılama yapılmalı, araştırma yapılmalı, şeklinde. Karar, keşif yapılmasına bir işaretti. Keşif usulü gerçekten bizi rencide ederdi. Düşünün, bir gerçeklik var ortada ve bu gerçeklik Alevilerin ibadethanesi. Bütün toplum da bunu böyle biliyor. Yasal statü kazanmamış olabilirsin ama bin yıllardır devam eden bir gerçeklik var. Tüm toplum tarafından bilinen bir gerçekliktir. Bizim bu değerimiz üzerinden keşif yapılması, hiçbir şey bilmezmişiz gibi oradan bir şey elde edilmeye çalışılması bizleri rahatsız ederdi.

    20 Ekim’de Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmada bütün verileri anlattıklarını dile getiren Koluman, şunları kaydetti:

    “Buranın yaklaşık 10 yıllık faaliyeti olduğu, Diyarbakır Büyükşehir kayıtları incelenirse buranın cemevi olarak tahsis edildiği, muhit alanının dini tesis alanı olarak geçtiği, bu paralelde cemevi yani ibadethane olması sebebiyle su faturasından muaf olduğumuzu dile getirdik. İbadethane olduğundan dolayı biz bugüne kadar su faturası ödemedik. Dolayısıyla DEDAŞ’ın yaklaşımının bu doğrultuda olmasını talep ettik. Burada keşif yapılmasına karşı çıktığımızı, bu gelen evraklar, toplanan deliller üzerinden zaten buranın cemevi olduğu sabittir. Yerel mahkeme de ara bir karar kurdu. Keşfin yapılmayacağı hususunda bir karar kurdu ancak kolluk araştırması sonucu buradaki yapının hangi amaçla faaliyet gösterdiği, adres bilgileri verilerek ara karar kurdu. Duruşma gününe kadar kolluk tarafından, cemevi görevlilerinden, yöneticilerinden bilgi almak suretiyle rapor düzenlenerek mahkemeye ulaştığı zaman, mahkeme tedbir konusunda tekrar bir değerlendirme yapacaktı. Çünkü biz tedbir talebimizi yine yeniledik.”

    “BAĞIŞLARLA BORÇ ÖDENDİ VE CEMEVİNE ELEKTRİK BAĞLANDI”

    Bağış ve yardım kampanyası sonucu toplanan paralarla DEDAŞ’a ödeme yapıldığını ve elektriğin bağlandığını ancak bunun kalıcı bir çözüm olmadığını belirten Avukat Koluman, “Esas olan burada mahkemenin, yargı mekanizmasının yaklaşımıdır. Ortada bir gerçeklik var. Emsal kararlar var. Bu emsal kararlardan hareketle biz buradan farklı bir karar çıkacağını düşünmüyoruz. Temennimiz mahkemenin bir an önce burada yaşayan Alevi toplumuna yeni bir karar vermesi bizim arzumuz ve beklentimizdir” şeklinde konuştu.

    İKİNCİ DURUŞMA 15 ARALIK’TA

    İkinci duruşmanın 15 Aralık’ta yapılacağını söyleyen Avukat Koluman, “15 Aralık’ta istenen belgelerin gelmesi halinde bu tarihte büyük ihtimalle karar verileceğini düşünüyorum” dedi.

    EMSAL KARARLAR VAR

    Avukat Cafer Koluman, Türkiye’de bulunan bütün cemevlerinin aynı sorunu yaşadığını hatırlatarak, “Yardımlarla ya da belediyelerin katkılarıyla cemevlerindeki faaliyetler yürütülüyor. İstanbul’da Ataşehir şubemiz bir sorun yaşamıştı. Bu konuda gerçekten dayanışmayla hareket edilmesi gerektiği bizim beklentimizdir. Elimizdeki emsal kararlardan hareketle, Türkiye’de bulunan hangi cemevi olursa olsun bu tür sıkıntı yaşaması halinde bu konuda her türlü hukuki desteği sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ DİYARBAKIR

     

  • Elektriğe yüzde 5.75 zam geldi

    Elektriğe yüzde 5.75 zam geldi

    Konut, sanayi ve ticarethanelerde kullanılan elektriğe bugünden geçerli olmak üzere yüzde 5.75 zam geldi. Elektrik fiyatı geçtiğimiz yıl temmuz ayından bu yana ise 22,5 zamlandı.

    Konut, sanayi ve ticarethanelerde kullanılan elektriğe bugünden geçerli olmak üzere yüzde 5.75 zam geldi.

    Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan yeni tarifeler 3 ay uygulanacak.

    EPDK, Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) tarafından uygulanacak aktif elektrik toptan satışında, dağıtım şirketlerine teknik ve teknik olmayan kayıp enerji satışları ile görevli tedarik şirketlerine yapılan satış bedeli ise kilovatsaat başına 15,4894 kuruş olarak belirlendi.

    Dağıtım şirketlerine genel aydınlatma kapsamında yapılan satışlarda ise kilovatsaat başına 29 kuruş olarak uygulanacak.

    YEKDEM MALİYETİ REVİZE EDİLDİ

    Öte yandan, bu yılın ekim dönemi için tedarik edilen birim enerji miktarı başına öngörülen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) maliyeti revize edildi.

    Kurul kararına göre, bu yıl için öngörülen YEKDEM maliyeti megavatsaat başına ortalama 104 lira 4 kuruş oldu.

     

  • Mahkemeden tepki çeken karar: Diyarbakır Cemevinde keşif yapılacak

    Mahkemeden tepki çeken karar: Diyarbakır Cemevinde keşif yapılacak

    PİRHA- İstinaf Mahkemesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Cemevinin 2 yıldır DEDAŞ tarafından kesilen elektriğinin bağlanması ve elektrik giderlerinin kamu tarafından ödenmesi için açtığı davada kararını açıkladı. Mahkeme, cemevinin bütün olarak ibadethane olup olmadığı konusunda yeterli delil olmadığını savunarak, cemevi binasının ibadethane kapsamında kabul edilecek bölümlerinin tespiti için keşif yapılmasını istedi. 

    Diyarbakır Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevinin elektriği, ödenemeyen faturalar nedeniyle Ekim 2018’de kesilmişti. İbadethane olan cemevine, ticarethane aboneliği dayatması yapıldığı için normalden yüksek gelen faturaların tutarı 214 bin liraya ulaşmıştı.

    2015 yılında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararına dayanarak, “Cemevi ibadethanedir. Aydınlatma giderleri ödenmelidir” kararı vermişti.

    Bu karar üzerine cemevleri, cami, sinagog, havra gibi “ibadethane” statüsüne girdi. Buna göre, cemevlerinin aydınlatma giderleri Diyanet bütçesinden ödenecek; belediyeler cemevleri için arsa tahsisi yapabilecekti. Ancak Aleviler cemevi giderlerinin diyanet bütçesinden karşılanmasını istemiyor.

    Diyarbakır’da 2001 yılında hizmete açılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), yargı kararlarında cemevlerinin ibadethane statüsünde sayıldığı, camilere tanınan ücretsiz elektrik tüketim hakkının Alevilerin ibadet yeri olan cemevine de tanınması gerektiğini belirterek, iptal edilen elektrik aboneliğinin geri verilmesi için DEDAŞ’a dava açmıştı.

    Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davada elektriği kesilen cemevinin elektrik sarfiyat bedelinden muaf tutulması gerektiği belirtildi. Yaşanan mağduriyetin giderilmesi ve ilerde oluşabilecek tarifi imkânsız zararların önlenmesi için dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilerek cemevinin elektriğinin yeniden bağlanması da talep edildi. Davalı DEDAŞ ise davanın reddedilmesini istedi.

    Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi’nin cemevine elektrik bağlanması için yaptığı ihtiyati tedbir talebini reddetti. Kararın gerekçesinde, davacı tarafın imkansız zararların ne olduğunu belirtmediği kaydedildi.

    Enerji Piyasası Kanunu’nun Genel Aydınlatma başlıklı geçici 6. Maddesinin 3. Fıkrasında yapılan düzenleme ile ibadethane özelliği olan, ibadete açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelerin aydınlatma giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenek ile karşılandığı hatırlatıldı.
    Gerekçede ayrıca, “Dava dilekçesindeki talebin ise cemevi binası, morg, cenaze yıkama yeri, taziye yeri, yönetim odası ve cem salonu olarak geçen bölümler olarak belirtildiği, her bölümün bir bütün veya ayrı ayrı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin davanın esasına girmek ve yargısal faaliyetin sonucunda tespit ile mümkün olacağı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir” denildi.

    CEMEVİ AVUKATI DAVAYI İSTİNAF MAHKEMESİ’NE TAŞIMIŞTI

    Önceki dönem PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Cafer Koluman, davayı İstinaf Mahkemesi’ne götürdü. İstinaf dilekçesinde, dernek binasındaki bölümlerin tamamının ibadethane olan cemevi ile bütünleşmiş birer parça olduğu, cemevi binasındaki bu hizmet bölümlerinin bu inanca mensup tüm toplumun ibadetine açık olduğu vurgulandı.

    Derneğin istinaf talebini inceleyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olduğuna karar verdi. İstinaf Mahkemesi, kararın gerekçesinde  “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere cemevlerinin ibadethane niteliğinde olduğunda kuşku ve duraksama bulunmamaktadır” dedi.

    Kanunda, topluma açık ibadethane niteliğindeki yerlerin aydınlatma giderlerinin Diyanet İşleri Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanmasının düzenlendiği de belirtildi.

    MAHKEME: İBADETHANE OLUP OLMADIĞI KONUSUNDA YETERLİ DELİL YOK!

    Kararda davaya konu olan cemevinin bütün olarak ibadethane olup olmadığı konusunda yeterli delil olmadığı savunularak şunlar kaydedildi:

    “Abonelik tesisi talep edilen derneğin her bölümünün değerlendirilerek ibadethane kapsamında kabul edilecek bölümlerinin ve bu bölümlere ait aydınlatma giderlerinin tespiti gerektiğinden ve bu hususun yapılacak yargılama faaliyeti ile tespit edilebileceği, abonelik tesisi talep edilen yerin bir bütün olarak ibadethane niteliğinde olup olmadığı hususunda bu aşamada dosyada yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle de gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı hususunun dosya kapsamında bu aşamada ispatlanamadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karar usul ve esas yönünden yasaya uygun olduğundan, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.”

    CEMEVİ VE DEDAŞ 9 TEMMUZ’DA UZLAŞMIŞTI

    Bu arada, 214 bin Lira elektrik borcu olan Diyarbakır Cemevi, 9 Temmuz’da DEDAŞ ile uzlaşıp, 85 bin TL ödeyerek borcunu kapatmıştı.

    Diyarbakır Cemevi Başkanı Aydın Atlı, 10 Temmuz’da PİRHA’ya verdiği bilgide, “DEDAŞ daha önce 136 bin liraya indi. Daha sonra uzlaşma yoluyla 85 bin lirada anlaştık, elektrik açıldı. Şimdi abone işlemlerini başlatıyoruz” demişti.

    PİRHA/ DİYARBAKIR

  • Diyarbakır Cemevi ile DEDAŞ uzlaştı; cemevinin elektriği açıldı

    Diyarbakır Cemevi ile DEDAŞ uzlaştı; cemevinin elektriği açıldı

    PİRHA- Ekim 2018’den bu yana elektriği DEDAŞ tarafından kesilen Diyarbakır Cemevinin elektriği dün açıldı. Cemevi, 214 bin TL’lik borcun 85 bin TL’si ödeyerek DEDAŞ ile uzlaşmaya gitti. Cemevi Başkanı Aydın Atlı, “DEDAŞ daha önce 136 bin liraya indi. Daha sonra uzlaşma yoluyla 85 bin lirada anlaştık, elektrik açıldı. Şimdi abone işlemlerini başlatıyoruz” dedi. 

    Diyarbakır Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Cemevinin elektriği, ödenemeyen faturalar nedeniyle Ekim 2018’den bu yana kesik. İbadethane olan cemevine, ticarethane aboneliği dayatması yapıldığı için normalden yüksek gelen faturaların tutarı 214 bin liraya ulaşmıştı.

    2015 yılında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararına dayanarak, “Cemevi ibadethanedir. Aydınlatma giderleri ödenmelidir” kararı vermişti.

    Bu karar üzerine cemevleri, cami, sinagog, havra gibi “ibadethane” statüsüne girdi. Artık cemevlerinin aydınlatma giderleri Diyanet bütçesinden ödenecek; belediyeler cemevleri için arsa tahsisi yapabilecek.

    Ancak Aleviler cemevi giderlerinin diyanet bütçesinden karşılanmasını istemiyor. Çünkü Aleviler Diyanetin kaldırılmasını, lağvedilmesini istiyor.

    Alevi kurumları mahkeme kararları doğrultusunda elektrik faturalarını ödemeyince ise cemevinin elektriği hukuksuz bir şekilde kesiliyor.

    Mahkeme kararları doğrultusunda elektrik faturasını ödemeyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyar Cemevi, Dicle Elektrik (DEDAŞ) tarafından aboneliği Ekim 2018’de iptal edilip, karanlığa mahkum edilmişti.

    9 TEMMUZ’DA BORÇ ÖDENDİ VE ELEKTRİK AÇILDI

    214 bin Lira elektrik borcu olan Diyarbakır Cemevi, dün (9 Temmuz) DEDAŞ ile uzlaşıp, 85 bin TL ödeyerek borcunu kapattı.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya bilgi veren Diyarbakır Cemevi Başkanı Aydın Atlı, “Burada köylülerimiz ile bir kampanya düzenlenmişti. Bu kampanya ile elimizde bir miktar birikti. DEDAŞ daha önce 136 bin liraya indi. Daha sonra uzlaşma yoluyla 85 bin lirada anlaştık. Yatırdık parayı dün itibarıyla elektrik açıldı. Şimdi abone işlemlerini başlatıyoruz” dedi.

    Atlı, “Cemevinin morgu, diğer taziye yerleri elektrik olmadan hizmet yapılamıyordu. İnsanları bizler bir araya getirdik öyle bir uzlaşı yoluna gittik. İnsanlar da bu işin yapılması gerektiğini düşündüler” diye konuştu.

    “KÖYLÜLERİMİZ VE AVRUPA’DAN KATKI SUNDULAR”

    Aydın Atlı 85 bin liranın nasıl bulunduğunu ise şöyle açıkladı.

    “Buradaki köylerimiz katkı sundular dostlar sağ olsun. Basına yansıyınca insanlar yardımda bulunmak istediler. Bizler de aracı olduk. Avrupa’dan da yardım geldi. Önce buradaki muhtarlarla dedelerimiz ile bir toplantı yaptık. Bu işi bir an önce çözmemiz gerektiğini söylediler. Bizler de hep birlikte yaptık. Zaten 3-4 günlük bir olay. Alevi köyleri var, oraları geziyorduk, insanlarla konuşuyorduk. Aslında bu daha önceden olacaktı ama bu pandemi, süreci engelledi.”

    DEDAŞ HAKKINDA AÇILAN İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİ DAVA DEVAM EDİYOR

    Öte yandan, yapılan girişimler sonuçsuz kalınca Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Diyarbakır Şube’nin bir önceki Başkanı Cafer Koluman konuyu yargıya taşımıştı. Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, “İhtiyati Tedbir Talepli” dava açıldı.

    Diyarbakır Cemevi Başkanı Aydın Atlı mahkeme sürecinin devam ettiğini belirterek, “Camii kilise diğer şeylerin elektrik su giderlerini onlar karşılıyormuş. Bize de ‘bağlı bulunduğunuz müftülüğe gidin onlar gelsin bizimle onlar ilişki kursun demişlerdi. Onu kabul etmedik. Bu süreç devam ediyor. İleride ne olacağını mahkemenin sonucu belirleyecek. Ondan da vazgeçmiş değiliz çünkü burada bir hizmet görülmesi gerekiyor. Bu hizmetin de artık aksamaması gerekiyor. Çünkü jeneratör ile bu işler yapılamıyordu. Bir an önce toplum da böyle bir olayı kaldırmak istemiyordu artık. 2 yıllık bir süreç oldu. İnsanları mağdur ediyordu. Biz bu mağduriyeti gidermek için böyle bir adım attık” diye konuştu.

    Avukat Cafer Koluman da PİRHA’ya 21 Mayıs 2020’de yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

    “4.5 yıldır kimse gelip bir şey yapmadı. 2018 yılı ekim ayında haber vermeden gelip elektriği kestiler. Taziyelerimiz oluyor, cenazelerimiz oluyor, derneğin etkinlikleri oluyor, yapamıyoruz. DEDAŞ’a başvurduk. Elimizdeki emsal kararları, AİHM kararlarına atıfta bulunarak buranın bir ibadethane olduğunu ve morgun olduğunu taziyelerin, cemlerin olduğunu ve buranın Alevilerin ibadethanesi olduğundan hareketle kiliselere, camilere, sinagoglara tanınan hak neyse bizim de bu haktan faydalanmamız gerektiğini ve bunun bir vatandaşlık hakkı olduğunu ifade ettik.”

    PİRHA/ DİYARBAKIR

  • Diyarbakır Cemevinin elektriği hala kesik; mahkemenin kararı bekleniyor

    Diyarbakır Cemevinin elektriği hala kesik; mahkemenin kararı bekleniyor

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne bağlı cemevinin elektriği 2018 yılından bu yana hala kesik. DEDAŞ hakkında Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, “İhtiyati Tedbir Talepli” açılan dava hala sonuçlanmadı. Koronavirüs salgını sebebiyle 16 Nisan’da mahkeme kararıyla cemevinde idari alanlar ve ibadet alanları ile ilgili yapılması gereken keşif de yapılamadı. 

    Diyarbakır’da Bağlar İlçesi’nde bulunan cemevinin elektrikleri 18 aydır kesik. DEDAŞ, fatura ödenmediği gerekçesiyle elektrikleri keserken, cemevi yetkilileri buranın ibadethane olduğunu belirterek camilere, kiliselere ve sinagoglara tanınan hakların cemevlerine de tanınmasını isteyerek genel bütçeden karşılanmasını istiyor.

    2014 yılından bu yana fatura ödemeyen cemevinin elektrikleri 2018 yılında kesildi. Yapılan girişimler sonuçsuz kalınca Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Diyarbakır Şube’nin bir önceki başkanı Cafer Koluman konuyu yargıya taşımıştı.

    Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, “İhtiyati Tedbir Talepli” dava açılmıştı.

    Koluman, PİRHA’ya yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

    “4.5 yıldır kimse gelip bir şey yapmadı. 2018 yılı ekim ayında haber vermeden gelip elektriği kestiler. Taziyelerimiz oluyor, cenazelerimiz oluyor, derneğin etkinlikleri oluyor, yapamıyoruz. DEDAŞ’a başvurduk. Elimizdeki emsal kararları, AİHM kararlarına atıfta bulunarak buranın bir ibadethane olduğunu ve morgun olduğunu taziyelerin, cemlerin olduğunu ve buranın Alevilerin ibadethanesi olduğundan hareketle kiliselere, camilere, sinagoglara tanınan hak neyse bizim de bu haktan faydalanmamız gerektiğini ve bunun bir vatandaşlık hakkı olduğunu ifade ettik.”

    DEDAŞ’tan kendilerine gelen yanıtı aktaran Koluman “Verilen cevap bizi müftülük ile muhatap etmek istediler. ‘Madem siz buranın ibadethane olduğunu düşünüyorsunuz o zaman müftülüğe başvurun, siz değil müftülük bizimle muhatap olsun’ dediler. İçinde Alevilerin olmadığı bir Diyanet Başkanlığı ile bizi muhatap etmek bir asimilasyon politikasıdır. Bununla ilgili valilikle görüşme talebimiz kabul edilmedi, bize randevu vermedi” demişti.

    KEŞİF YAPILAMADI

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Atlı, elektrik sorununun hala devam ettiğini söyledi.

    Atlı, “16 Nisan’da mahkeme kararıyla cemevinde idari alanlar ve ibadet alanları ile ilgili keşif yapılacaktı ama olmadı. Bizim üyelerimizle yüz yüze görüşmelerimiz oluyordu ama koronavirüs salgınından dolayı ara verdik. Güzel bir başlangıç yapmıştık fakat devam edemedik. Sorunu çözebilirdik ama salgın olayı bizi engellemiş oldu. İyi bir kamuoyu oluşturulmuştu” dedi.

    PİRHA/ DİYARBAKIR 

  • 14 aydır elektriği kesik olan Diyarbakır Cemevinin yeni elektrik talebine red

    14 aydır elektriği kesik olan Diyarbakır Cemevinin yeni elektrik talebine red

    Borçları nedeniyle elektrik aboneliği iptal edilen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne bağlı Diyarbakır Cemevinin  aboneliğinin yenilenmesi için mahkemeye yapılan “ihtiyatı tedbir” talebi reddedildi.

    Cemevlerinin resmi olarak ibadethane statüsüne alınıp, elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması amacıyla Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuran Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Diyarbakır Şubesi’nin elektrikleri, yargılama sürerken borçların ödenmemesi nedeniyle Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) tarafından 14 ay önce kesilip, aboneliği iptal edildi.

    Bunun üzerine derneğin başkanı Avukat Cafer Koluman, DEDAŞ aleyhine Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde “İhtiyati tedbir’ talebiyle dava açtı.

    Yargılama sürerken Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi verdiği ara kararında “İhtiyatı tedbir’ talebinin reddine hükmetti.

    “MAHKEME ‘İBADETHANE’ KISMINA GİRMEDİ”

    Mahkeme yargılamanın özünü oluşturan cemevinin ibadethane olup olmadığı konusuna girmeden aldığı ara kararının gerekçelerini şöyle savundu:

    “Dava dosyasının yapılan incelemesinde; davacı tarafından telafisi imkansız zararların ne olduğunun belirtilmediği, iddia edildiği üzere aboneliğin iptal edildiği Ekim 2018 ile dava tarihi arasında bir yılı aşan bir sürenin geçtiği, dava dilekçesinde 3331664 numaralı abonenin olduğu ve bu aboneliğin iptal edildiği iddia edilmesine karşılık buna dair dosyaya herhangi bir delil ve belgenin sunulmadığı, yine davalı kurumun tüm girişimlere rağmen abone vermediği iddia edilmiş ise de buna dair müracaat edildiğine ve müracaatın davalı kurum tarafından reddedildiğine dair herhangi bir belgenin sunulmadığı, yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla birlikte beyana dayalı bir iddianın da yeterli kabul edilemeyeceği, 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanununun Genel aydınlatma başlıklı geçici 6. Maddesinin 3, Fıkrasında ‘Güvenlik amacıyla yapılan sınır aydınlatmalarına ait tüketim ve yatırım giderleri, İçişleri Bakanlığı, bütçesine konulacak ödenekten, toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri ise Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.’ şeklinde düzenlendiği, anılan düzenleme uyarınca aydınlatma giderinin Diyanet İşleri başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı. Bunun için de dava konusu yerin toplum ibadetine açılmış, ücretsiz girilen ve ibadethane özelliğinin bulunması gerektiği, dava dilekçesindeki talebin ise cemevi binası, morg, cenaze yıkama yeri, taziye yeri, yönetim odası ve cem salonu olarak geçen bölümler olarak belirtildiği, her bölümün bir bütün veya ayrı ayrı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin davanın esasına girmek ve yargısal faaliyetin sonucunda tespit ile mümkün olacağı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.”

    KARAR İSTİNAF’A GÖTÜRÜLECEK

    Av. Cafer Koluman, henüz ellerine ulaşmadığını belirttiği kararla birlikte Bölge İstinaf Mahkemesi’ne başvuracaklarını söyledi.

  • Diyarbakır Cemevinin elektriğinin kesilmesi Cumhurbaşkanlığına soruldu

    Diyarbakır Cemevinin elektriğinin kesilmesi Cumhurbaşkanlığına soruldu

    PİRHA- HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları, Diyarbakır Cemevinin elektriğinin 13 aydır kesilmesini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sordu. Farisoğulları, “Diyarbakır Cemevinin elektrik kesintisi sorununu gidermek için bir çalışma yapılacak
    mıdır?” dedi. 

    HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları, Diyarbakır Cemevinin elektriğinin DEDAŞ tarafından kesilmesininin gerekçelerinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için soru önergesi verdi.

    Farisoğulları, soru önergesini sunarken cemevinin elektrik sorununun bir an önce çözülmesini isteyerek, şu hatırlatmalarda bulundu:

    “2002 tarihli ve 24763 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 12/04/2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; 2002 yılı içerisinde ölçü sistemlerinin tesis edilmesini takiben, ibadethanelerin elektrik enerjisi yıllık giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığının takip eden yılı bütçesine konulacak ödeneklerden karşılanması kararlaştırılmıştır.

    Cemevleri ise bu kararın dışında bırakılmıştır. Konuyla ilgili, iç hukuk yollarının kapanması nedeniyle AİHM’e başvuru yapılmıştır. AİHM, 2016 yılında Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şube Başkalığı’nın yaptığı açıklamaya göre; 13 aydır elektrikleri kesik olan Diyarbakır Cemevinin elektrik borcunun genel bütçeden ödenmesi hususunda Valiliğe başvuru yapılmış, ancak yapılan başvuru sonuçsuz kalmıştır.”

    HDP’li Vekil Musa Farisoğulları, bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için şu soruları sordu:

    1) Diyarbakır Cemevinin elektrik kesintisi sorununu gidermek için bir çalışma yapılacak
    mıdır?
    2) Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması, gerekli talep ve ihtiyaçlarının karşılanması
    için bir çalışma planlanacak mıdır?
    3) AİHM’in, inanç eşitliği bağlamında bildirdiği görüşe uygun bir planlama olacak
    mıdır?

    (HABER MERKEZİ)

  • Elektriğe yüzde 14,9 zam

    Elektriğe yüzde 14,9 zam

    Elektrik fiyatlarına 1 Ekim’den itibaren geçerli olmak üzere yüzde 14,9 zam yapıldı.

    EPDK’nın toplantısından elektriğe zam kararı çıktı.

    Buna göre bugünden itibaren geçerli olmak üzere elektrik fiyatlarına yüzde 14,9 oranında zam yapıldı.

     

  • TÜİK raporlarına göre sanayi üretimi 7,3 azaldı

    TÜİK raporlarına göre sanayi üretimi 7,3 azaldı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayına ilişkin sanayi üretim rakamlarını açıkladı. Buna göre sanayi üretimi Ocak’ta aylık bazda yüzde 1 arttı, yıllık bazda yüzde 7.3 daraldı.

    Beklenti aylık bazda yüzde 0.3 artış, yıllık bazda yüzde 8 daralma olmasıydı. İmalat sanayi sektörü endeksi yüzde 7,5 düştü.

    Sanayinin alt sektörleri (2015=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2019 yılı Ocak ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 7,5 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,7 azaldı.

    SANAYİ ÜRETİMİ BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 1 ARTTI

    Sanayinin alt sektörleri (2015=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2019 yılı Ocak ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,7, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,1 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,1 arttı.

    (HABER MERKEZLERİ)

  • Venezuela karanlığa gömüldü

    Venezuela karanlığa gömüldü

    PİRHA – Venezuela’da yaşanan iç çatışma dinmek bilmezken ülke genelinde elektrik kesintisi nedeniyle okullar ve devlet daireleri tatil edildi.

    Venezuela’da üç gündür devam edene elektrik kesintileri nedeniyle hayat durma noktasına geldi. Ekonomik ve siyasi krizin yaşandığı ülkede eğitime ara verilirken, devlet daireleri de hizmet vermeyi durdurdu.

    Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun talimatı doğrultusunda ilkokuldan üniversiteye kadar ülkedeki tüm eğitim kurumlarının bugün tatil edildiği açıkladı.

    HAYAT DURMA NOKTASINDA

    Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Jorge Rodriguez, fabrika ve alışveriş merkezleri gibi özel iş yerlerinde de çalışma yapılmayacağını açıkladı. Rodriguez, katıldığı bir televizyon programında ülkedeki internet erişimini dahi sekteye uğratan krizi bir an önce aşacaklarını da dile getirdi. Hükümet, kesintilere sebep olarak ülkenin doğusundaki hidroelektrik santrali ve dağıtım merkezi Guri’ye yapılan bir sabotajı işaret etti.

    Muhalefet kanadı, elektrik kesintisi sebebiyle hastanelerde 18 kişinin hayatını kaybettiğini iddia ederken sağlık bakanlığı bu haberleri yalanladı. Elektrik krizi sebebiyle ayrıca akaryakıt istasyonlarının önünde uzun kuyruklar da oluştu.

    ÜLKEDE YAĞMALAR BAŞLADI

    Kriz nedeniyle başkent Caracas’ın Baruta bölgesinde yağmalar baş gösterdi. Büyük bir grubun alışveriş merkezi ve süpermarketlere girerek gıda malzemelerini yağmalandığı açıklandı. Bolivarcı Ulusal Polis (GNB) mensupları 50’den fazla kişiyi gözaltına aldı.

    “MADURO’YA DESTEĞİNİZİ KESİN”

    Krizin yükselmesiyle birlikte kendini geçici devlet başkanı ilan eden Juan Guaido ise düzenlediği basın toplantısında, askerleri Devlet Başkanı Maduro’ya destek vermeyi kesmeye çağırdı.

    (HABER MERKEZİ)

    Fotoğraf: euronews

  • Maltepe Cemevi Derneği’ne haciz geldi

    Maltepe Cemevi Derneği’ne haciz geldi

    PİRHA- Yargıtay, cemevlerinin ibadethane statüsünde olduğuna ve faturalarının devlet tarafından ödenmesi gerektiğine hükmetmesine rağmen şimdi de Maltepe Cemevi’ne usulsüz elektrik kullanılması nedeniyle AYEDAŞ tarafından icra takibi başlatıldığı belirtildi. 

    İstanbul Maltepe Belediye Başkanı 2 yıl önce Maltepe Cemevi Derneği’nin yerini yaptırmaya söz vermişti. Ancak geçen yıl tamamlanıp teslim edilmesi gereken cemevi inşaatı henüz tamamlanmadı. 2 yıl önce başka bir yere taşınan Maltepe Cemevi Derneği, taşındığı yerde de elektrik aboneliği almıştı. Ancak dernek eski yerlerindeki elektrik aboneliğini iptal ettirmemiş ve bir süre kullanmıştı.

    Elektrik mukavelesini derneğin eski saymanı Bayram Kaya imzaladığı için Kaya’ya 22 bin liralık haciz geldi. Cemevi yetkililerinin konuyla ilgili verdiği bilgiye göre Maltepe Belediye Başkanı Haydar Battal ile yapılan görüşmede belediye başkanı “meseleyi hallediyoruz” demiş ancak halletmediği belirtildi.

    Cemevi yetkilileri, yarın icra için cemevine gelecekleri bilgisini verdi.

    Fakat diğer yetkililer ise bu durumu yalanlayarak belediyenin yarın borcu ödeyeceğini belirtti.

    “Kaçak/Usulsüz Elektrik kullanmanız nedeni ile AYEDAŞ tarafından İSTANBUL ANADOLU 9 . İcra müdürlüğü 2018/36848 ile icra takibi başlatılmış olup, ödeme için hukuk büromuz ile irtibata geçiniz” diye cemevine bilgilendirmede bulunan Kapan Danışmanlık ve Hukuk Bürosu ile görüştük.

    Hukuk bürosundaki yetkililer, “Yasal olarak bir dosya takibi açıldı. Kendilerine alakalı bir indirim olanağı da sunmuştuk. 19 bin 813 lira 78 kuruş üzerinden dosyanın kapatılması için bugün bir rakam verilmişti kendilerine. Adrese herhangi bir haciz yapmadık. Dosya açıldı. Karşılıklı sulh yoluyla çözüm amaçlı indirimli bir rakam verildi ve bu şekilde ödeme yapılacak” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Cemevlerinin giderlerinin Diyanet ödeneğinden karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    ‘Cemevlerinin giderlerinin Diyanet ödeneğinden karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Anayasa mahkemesinin cemevlerinin ibadethane sayılması kararına rağmen, Alevilerin inanç ve ibadet haklarının ihlal edilerek ayrımcılık yapıldığına söyleyen Dede Hüseyin Öz, cemevlerinin giderlerinin Diyanet ödeneğinden karşılanmamasını istedi.  

    Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden Hüseyin Öz, AİHM ve anayasa mahkemesinin cemevlerinin ibadethane sayılması kararına rağmen bu kararların mevcut iktidar tarafından uygulamaya geçirilmemesine tepki gösterdi. Öz, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’nda tek bir mezhebin hakim olduğunu belirterek, diğer inançların ise hakimiyet altına alınmaya çalışıldığını vurguladı.

    BU KARAR EMSAL GÖSTERİLEREK, YENİ DAVALAR AÇILMALIDIR”

    Yerel mahkemelerin cemevlerinin ibadethane olduğu kararının doğru bir karar olduğunu dile getiren Öz, Türkiye’de mahkemelerin aldığı kararların mevcut siyasi iktidar tarafından uygulanmadığı, hiçe sayıldığı için bir anlam ifade etmediğini vurguladı.

    Öz, Alevilerin bu kararları emsal göstererek yeni davalar açmaları gerektiğinin altını çizerek, “Şimdi yıllar önce Çankaya Cemevi olarak bizim açtığımız bir dava var. Yargıtay daireler kurulunun aldığı bütün mahkemeler açısından bağlayıcı olması gereken bir karar. O kararda cemevlerinin ibadethane olduğu, dolayısıyla ibadethane olduğundan ötürü diğer ibadethanelere tanınan hakların bize de tanınması gerektiği şeklindeydi. Ama bu karara rağmen bundan üç sene önce Hüseyin Gazi Cemevi’nin elektriğini kestiler. Biz o karara itiraz ederek direndik. Madem ibadethane, devlet karşılasın dedik ama buna rağmen mücadelemiz sonuçsuz kaldı” diye konuştu.

    “DİYANET DİĞER İNANÇLAR ÜZERİNDE HAKİMİYET KURUYOR” 

    “Diyanet İşleri Başkanlığı bir ordu adeta. Sünni, Hanifi mezhebini hakim ve diğer inançlar üzerinde bunlar hakimiyet kuruyorlar” diyen Öz Alevilere karşı özel bir tutum uygulandığını ifade etti.

    Öz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Yıllardan beri cemevlerine alınan bu tutum. İnsanları böyle Alevi-Sünni diyerek karpuz gibi ortadan bölüyorlar. Ayrılıkları keskinleştiriyorlar, anayasamıza göre eşit yurttaşlık sözde ama Alevilerin de içinde olduğu Türkiye’deki bütün insanların vergisini alan  Diyanet İşleri Başkanlığı Sünni-Hanifi mezhebini hakim kılarak, diğer inançlar üzerinde bunlar hakimiyet kuruyor. Alevilere gelince özel olarak uygulanıyor. Biz vergi vermiyor muyuz, veriyoruz. Askerlik yapıyor muyuz, yapıyoruz.”

    “GİDERLERİMİZİ DİYANET’İN ÖDEMESİNİ İSTEMİYORUZ”

    Anayasa Mahkemesi’nin cemevlerinin ibadethane olduğu, elektrik ve su paralarının devlet tarafından karşılanması kararına rağmen bunun Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlanmaya çalışılmasına tepki gösteren Öz, bunu kabul etmeyecekleri dile getirdi.

    Hüseyin Öz son olarak şunları vurguladı:

    “O halde biz Anayasal hakkımız olan eşit yurttaşlık talebimizi sürekli yeniliyoruz. Bundan ötürü mahkemelerin aldığı bu karara istinaden Alevilerin cemevlerinin elektrik ve su giderlerini Diyanet İşleri Başkanı’na yönlendirmesini de doğru bir tutum olarak kabul etmiyorum. Çünkü Diyanet, Hanifi mezhebi dışındaki bütün şeylere düşman bir kuruluş. Bundan ötürü bizi Diyanet’e yönlendireceklerine Kültür Bakanlığı veya benzeri bir kuruma yönlendirsinler. Biz Diyanet’ten biz bu parayı almak isteniyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Ankara DAD Eş Başkanı Işık: Diyanet bütçesi kültürel soykırım bütçesidir-VİDEO

    Ankara DAD Eş Başkanı Işık: Diyanet bütçesi kültürel soykırım bütçesidir-VİDEO

    PİRHA- Cemevlerinin elektrik ve su faturasının Diyanet İşleri Başkanlığı ödeneğinden karşılanmasına karşı çıkan Demokratik Alevi Derneği Genel Sekreteri ve Ankara Şube Eş Başkanı Murat Işık, Diyanet bütçesinin kültürel soykırım bütçesi olduğunu söyledi.  

    Tarsus’ta Sıtkı Baba Cemevi’nin açtığı dava sonucu Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesi’nin cemevlerinin ibadethane statüsüne sahip olduğunu ve elektrik faturalarının Diyanet’in ödeneğinden karşılanmasına karar vermesinin ardından konu ile ilgili Alevi kurum temsilcilerinden değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Sekreteri ve Ankara Şube Eş Başkanı Murat Işık, da konuyla ilgili düşüncelerini PİRHA ile paylaştı.

    “DEVŞİRME BİR ALEVİLİK YARATILMAK İSTENİYOR”

    Işık, Tarsus’ta bir süre önce mahkemenin cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından karşılanması ile ilgili verdiği kararın DAD açısından bir kazanım olarak görülmediğini belirtti.

    Devletin yaratmak istediği bir makbul Alevilik olduğunu ifade eden Işık şöyle devam etti:

    “Son dönemlerde aslında giderek tüm Alevi coğrafyasını bir boydan bir boya Diyanet İşleri Başkanlığı çeşitli tarikatlar, kurumlar üzerinden özellikle devşirme bir Alevi kesimi oluşturmak istediklerine dair elimizde önemli emareler var. Bunların en son kanıtı Dersim’de özellikle Sarı Saltık çalıştayı, Dersim Cemevi’nin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ziyaret edilmesi ve yine Kırklareli’nde gerçekleştirilen Sarı Saltık Çalıştayı benzeri girişimler ve özellikle gri pasaportlu dedelerin oluşturulması, İstanbul’da Alevi imam hatip lisesinin oluşturulması gibi birçok kurumsallaşmaya ve zihinsel olarak derinleşmeye giden bir Alevi politikası oluşmaya başladı. Devletin Alevilerin toplumsal taleplerinin karşılanmasına dönük bir çaba ve çalışma içerisinde olduğunu sanıyoruz burada daha büyük bir hinlik var.”

    “DİYANET KÜLTÜREL SOYKIRIM UYGULUYOR”       

    “Bu hinlik de aslında kültürel asimilasyon, kültürel bir kırım, ya da yok etme temelli bir yaklaşımın içerisine girildiğini, aslında devletin Aleviliği Sünni İslam içerisinde eritme çabası içerisinde olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullanan Işık şunlara vurgu yaptı:

    “En son geçen hafta Ankara’da düzenlenen Alevi İslam sempozyumu buna bir örnek olarak söylenebilir. O zaman şöyle bakmak lazım: Bunu düzenleyen kim? Neden düzenliyor? Aslında çok cevap verilmesi gereken önemli bir konu. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı nedir? Kimdir? Nasıl kuruldu ya da bunun kuruluş felsefesi nedir? Bunları iyi araştırmak gerekiyor. Özellikle Kemalist laik kesimin toz kondurmadığı bir Diyanet İşleri Başkanlığı günümüze kadar sanki dini kontrol eden, dini kurumları bir şekilde devletin kontrolünde, laik bir yapı içerisinde tutan bir kurum gibi göstermesine rağmen, aslında temelinde tüm inançsal kesimleri gerçekten kültürel bir asimilasyon içerisine sokan ya da onun içeresinde eritmeye çalışan, Sünni devlet aklının hakim kılınmasını sağlayan bir kurum olarak anlamak lazım. Diyanet İşleri Başkanlığı bir kültürel asimilasyon merkezidir. Diyanet İşleri Başkanlığı lağvedilmelidir” dedi.

    “DİYANET BÜTÇESİ, KÜLTÜREL ASİMİLASYON BÜTÇESİDİR”

    “Diyanet işleri Başkanlığı ne Sünni inancına ne Alevi inancına ne de diğer inançlara uygun bir kurumdur. Alevilerin diğer inanç kesimleri vergileri ile finanse edilen ya da bunların vergiler üzerinden faaliyet yürüten bu kurum. Aslında bu kuruma hiçbir toplumsal kesimin, inançsal kesimin rızası da yoktur” diyen DAD Genel Sekreteri ve Ankara Şube Başkanı Murat Işık şunlara değindi:

    “Ama gel gör ki burada bu kurumun faaliyetlerine yönelik öyle çok ciddi bir muhalefet ya da çok ciddi bir toplumsal itiraz da ne yazık ki yükselmiyor bu da meselenin bir başka boyutu. Özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçelerine baktığınız zaman bu Alevi toplumunun da gündeminde olan bize göre resmen kültürel asimilasyon bütçesidir. Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilen her kuruş para haramdır. Bizce bu kurumun baştan sona kadar tüm faaliyetleri Alevi toplumunun kültürel bir asimilasyona uğratılması için tertiplenmiş ya da düzenlenmiş bir kurumdur. Dolayısıyla bizim vergilerimizle burada aslında biz kendi kendimizi asimile etmekteyiz, sonucunu çıkarabiliriz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA