Etiket: emek ve demokrasi platformu

  • Mersin’de, Gezi’de katledilenler anısına fidan dikildi-VİDEO

    Mersin’de, Gezi’de katledilenler anısına fidan dikildi-VİDEO

    PİRHA- Gezi direnişinin yıldönümünde Mersin Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri yaşamını yitirenler anısına fidan dikme kampanyası başlatarak, ilk fidanları Tarsus’ta toprakla buluşturdu.

    Gezi direnişinin 7’nci yıldönümüne ilişkin Mersin Emek ve Demokrasi Platformu basın açıklaması yaptı.

    Platform adına basın metnini okuyan Genel-İş Sendikası Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, “Gezi Direnişi ile iki aya yakın bir süre direndi insanlar. Mücadele ettiler, dayanıştılar, kolektifler kurdular, paranın egemen olmadığı, kardeşliğin, eşitliğin, özgürlüğün Türkiye’sini yarattılar. Yaşları 15 ile 25 arasında sekiz gencimizi toprağa verdik bu süreçte. Kimileri yenildiğimizi sanıyor Gezi’de ama biz o günden sonra daha inançlı, daha kararlı bir şekilde her haksızlığa karşı sesimizi yükseltmeye, tek adam rejimine karşı çıkmaya ve aklın, bilimin, emeğin, dayanışmanın, eşitliğin, özgürlüğün ve barışın öncülüğünde kurulacak yeni bir dünya için mücadele etmeye devam ediyoruz” dedi.

    Yapılan açıklamanın ardından DİSK/Genel İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, platform olarak kent genelinde yaşamını yitirenler adına fidan dikme kampanyası başlattıklarını duyurdu.

    Ardından Tarsus’a geçen DİSK/Genel İş Mersin Şubesi üye ve yöneticileri kampanyanın ilk etkinliğini gerçekleştirdi.

    Fidan dikimi sırasında kısa bir açıklama yapan Başkan Göksoy, “Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak kentin dört bir yanında, Gezi direnişinin yıldönümünde yitirdiğimiz canlarımızın anısına fidan dikme kampanyası başlattık. İlk fidanlarımızı Tarsus’ta diktik. Onları unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı belirtiyoruz. Sadece anılarını değil, mücadelelerini de sürdürüp, büyüteceğiz. Tüm Mersinlileri bu kampanyaya davet ediyorum” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Diyanet İşleri Başkanı’na tepki

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Diyanet İşleri Başkanı’na tepki

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Ramazan ayı hutbesinde tüm kötülük ve salgın hastalıkların eşcinsellikten kaynaklandığını ileri süren Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a tepki gösterdi. Ankara İHD Şubesi’nin Erbaş hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirten platform, tüm nefret suçlarının sorumlusunun hükümet olduğunu vurguladı. 

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, yazılı bir açıklama yaparak, iktidarın ötekileştirerek, düşmanlaştırarak toplumun fay hatlarıyla oynamaya devam ettiğini belirtti.

    “HÜKÜMET, EŞCİNSELLERE KARŞI İŞLENEN NEFRET SUÇLARININ SORUMLUSUDUR”

    Diyanet Başkanının Ramazan ayının ilk hutbesinde neredeyse tüm kötülük ve salgın hastalıkların eşcinsellikten kaynaklandığını ileri sürecek kadar akıl ve izandan yoksun bir sorumsuzluğu ortaya koyduğunu ifade eden platform, şunları vurguladı ve hatırlattı:

    “Ülke genelinde bütün camilerde eş zamanlı okunan hutbelerde; “Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim” çağrısıyla, LGBTİ+’lara yönelik şiddet eylemlerinin yolunun açılmasına, linçlerin meşrulaştırılmasına neden olmuştur. Diyanet bu suçu ilk kez işlemiyor. 5 Temmuz 2019 tarihinde okunan hutbede de eşcinseller için “yaradılışa aykırı bir sapkınlık” diyerek, yine ayrımcılık yapmış ve nefret suçu işlemişti.
    Bugüne kadar Kuran kurslarında, yatılı okullarda, Ensar Vakfı gibi kurumlarda, bazı müftülüklerde çocukları taciz ve istismar eden ve hatta Aileden sorumlu Kadın bir bakanın; “Bir kereyle bir şey olmaz” diyerek, sapkınlıkları savunan zihniyetin geleceği noktanın bu olması kaçınılmazdır.
    Zaten cinsel yönelim ve cinsel kimliğe yönelik saldırıların tek sorumlusu Diyanet değildir. İçişleri Bakanı da benzer nefret söylemini kullanmaktan geri durmamaktadır. İki yıldan uzun süredir gerekçesiz biçimde tüm LGBTİ+ eylem/etkinliklerini süresiz olarak yasaklayan, Diyanetin açıklamalarına karşı yasal işlem başlatmayarak Diyaneti desteklediğini gösteren hükümet, eşcinsellere karşı işlenen nefret suçlarının sorumlusudur.

    “SOSYAL MEDYADAKİ KÖTÜCÜL KAMPANYA TESADÜF DEĞİL”

    İçişleri Bakanının açıklamasından sonra Mersin Yedi Renk LGBTİ derneğinin tabelasının sökülmesinin ve sosyal medyada başlatılan kötücül kampanyanın tesadüf olmadığına dikkat çeken platform, şöyle devam etti.

    “Yetkililerin bu sorumsuz açıklamaları çağdışı zihniyetlere güç vermekte ve LGBTİ+’lara yönelik linç kampanyalarına dönüşmektedir.
    Diyanet, kadınlara yönelik de erkek egemen ideolojisinin savunuculuğunu yapıyor. Diyanet, aile içi sorunları çözme amacıyla kurduğu “Aile ve Dinî Rehberlik” bürolarında şiddete uğrayan kadınlara; “Vurursa tepki vermeyin, odanıza çekilin. ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, suçlayıcı dille konuşmayın, sevdiği yemekleri yapın, polisi aramayın, çözersiniz inşallah” tavsiyeleriyle de erkek şiddettinin yanında yer alarak kadın düşmanı tavrını göstermişti.”

    “NEFRET SUÇU İŞLEYEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ HAKKINDA, İHD SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU”

    “Nefret suçlarını, ayrımcılığı, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini önlemek devletin görevidir denilen açıklamada, “Açıkça nefret suçu işleyen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkında İHD Ankara şubesi suç duyurusunda bulunmuştur. Suç duyurusunda; Ali Erbaş’ın Diyanet İşleri Başkanlığı görevinden alınarak hakkında soruşturma başlatılması için gerekli tüm kurumları görevlerini yapmaya çağırmıştır” denildi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, her türlü ayrımcı nefret söylemini reddettiklerini belirterek, hükümeti bir an önce bu tutum ve davranışlarından vazgeçmeye davet etti.

    PİRHA/MERSİN

     

  • Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: İnsan haklarına aykırı yasayı kabul etmiyoruz

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: İnsan haklarına aykırı yasayı kabul etmiyoruz

    PİRHA- İnfaz paketinin Meclis’te kabul edilmesinin ardından tahliyeler başlarken, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yayınlayan DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, “Muhalif duruşları sebebiyle tutuklu ve hükümlü olanların kapsam dışında tutulmasını, bu insanlık dışı ayrımcılığı asla kabullenmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Mecliste kabul edilen İnfaz Yasası’na ilişkin açıklama yaptı.

    “İKTİDAR KENDİSİNE MUHALİF OLANLARIN YAŞAM HAKKINI HİÇE SAYMAKTADIR”

    Platform adına açıklama yayınlayan DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, AKP-MHP iktidarından beklendiği gibi, kabul edilen değişiklikte evrensel hukuk normları, insan hakları ve demokratik kriterlerin esas alınmadığını belirtti.

    Göksoy,  2020 verilerine göre; 355 hapishanede toplam 282 bin 703 mahpus ile cezaevlerindeki doluluk oranı ile Türkiye tarihinde hiç olmadığı bir seviyeye ulaştığına dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Bunun sonucunda, yetersiz beslenme, ısıtılmayan ve havalandırılmayan koğuşlar, gün ışığından faydalanamama, yeterli hekim ve sağlık personelinin bulunmaması, muayene ve sevk sürelerindeki uzunluk, hijyen ürünlerinin parayla satılması, temiz ve sıcak suya erişememe, düzenli ve etkin bir sağlık hizmetinden faydalanamama, kötü muamele sebepleriyle zaten hastalık üreten bir konumda olan cezaevleri, salgın hastalıklar bakımından ise son derece riskli alanlardır. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam hakları devletin ve iktidarın güvencesi altındadır. Ancak iktidar tarafından meclisten geçmesi sağlanan bu düzenleme ile ortaya çıkmıştır ki, AKP-MHP bloğu yaşam ve sağlık hakkı bağlamında sadece kendisine yakın olanları düşünmektedir. Kendisine muhalif olanların yaşam ve sağlık hakkı ise açıkça ihlal edilmektedir. Bu iktidar ayrımcıdır. Muhalif duruşları nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunan siyasiler, geçmiş dönem milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler, akademisyenler, sosyal medya paylaşımları ile düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmış olan yurttaşlar, öğrenciler bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulmaktadır. İktidar kendisine muhalif olanların yaşam hakkını hiçe saymaktadır.”

    “İKTİDARIN İNSANLIK DIŞI TUTUMUNA KARŞI ADALETİN SESİNİ YÜKSELTELİM”

    Göksoy, siyasi tutuklular, hasta, yaşlı ve  çocuklu tutuklu ve hükümlülerin, tahliye edilmelerini veya infazlarının ertelenmesini de kapsamayan yasanın, iktidarın insanlık düşmanı zihniyetinin bir dışavurumu olduğunu ifade ederek, şunları belirtti:

    “Yargı eliyle iktidara muhalif kesimleri tutuklamak ve haklarında hüküm kurdurmak bu iktidarın bir uygulamasıdır. İktidara bağımlı ve taraflı olan yargının cezaevlerine doldurduğu siyasi tutuklu ve hükümlülerin, muhaliflerin bu düzenlemeden faydalandırılmamaları, evrensel hukuk kurallarına, AİHM ve AYM içtihatlarına da uygun değildir. Bu yasa ile toplumda yeni yaralar açılacak ve cezaevindeki mahpuslar, adeta idam cezasının birer öznesi olacaklardır. 12 Eylül cunta başı Kenan Evren’in ‘asmayalım da besleyelim mi’ sözünün bugünkü yansıması bu düzenlemedir. AKP-MHP nezdinde iktidara muhalif olanların yaşam hakkı yoktur. Dün olduğu gibi bugün de “İktidara muhalifsen ölmen gerekir” anlayışı hakimdir. Bir kez daha söyleyelim ki, yapılan düzenlemede siyasi tutuklu ve hükümlülerin kapsam dışı bırakılması asla kabul edilemez. Hırsızların, rüşvetçilerin, mafyanın, uyuşturucu tacirlerinin, kadına yönelik şiddet uygulamış olanların, çocuk istismarcılarının, tecavüzcülerin faydalanacağı bir düzenleme, sadece iktidara muhalif olanları, düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmış olanları kapsam dışı tutmaktadır. Muhalif duruşları sebebiyle tutuklu ve hükümlü olanların kapsam dışında tutulmasını, bu insanlık dışı ayrımcılığı asla kabullenmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyor, hukuk ve insan hakları örgütlerini ve kurumlarını, muhalif siyasi partileri, toplumsal muhalefetin bütün kesimlerini, sendikaları, dernekleri, meslek örgütlerini, vicdan sahibi bütün yurttaşları bu düzenlemeyi ve iktidarın bu ayrımcı ve insanlık dışı tutumuna karşı adaletin sesini yükseltmeye çağırıyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: İşçiye dua, patrona zarar telafisi kabul edilemez

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: İşçiye dua, patrona zarar telafisi kabul edilemez

    PİRHA- Koronavirüs salgınına karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı’ paketini değerlendiren DİSK/Genel-İş Mersin Şube Başkanı Göksoy, halk sağlığının gözardı edildiğini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı paketten işçiye emekçiye kuru hamaset, 65 yaş üstüne kolonya ve maske, patronlara ise zarar telafisi çıkmıştır” dedi. Göksoy, HDP’li belediyelere yönelik kayyım atamalarına da tepki gösterdi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü ve DİSK/Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koronavirüs tedbirleri kapsamında geçtiğimiz günlerde açıkladığı önlem paketine tepki göstererek, bu salgının halk sağlığı sorunu olduğunu ve uygun önlemler alınması gerektiğini belirtti.

     “YOKSUL VE EMEKÇİLERE DUA VE SABIR, PATRONLARA PAKET”

    Göksoy, koronavirüsün, dünya halklarının sağlığını tehdit ederek yüz binleri, hastane yoğun bakımlarına düşürürken, 15 bin insanın da ölümüne yol açtığını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Türkiye için paniğe gerek olmadığından tutalım da gerekli tedbirlerin alındığına kadar pek çok garanti veren konuşmaların ardından, virüsü kapanların sayısı artarken ölümlerin de yaşandığı günlerden geçiyoruz. Koronavirüs karşısında bütün ülkeler, önlemler almakta ve önlem paketleri açıklamaktadırlar. AKP iktidarı da halkın sağlığını ve yaşamını tehdit eden bu salgına karşı önlem olarak ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı’ adıyla önlem paketi açıkladı. Fakat açıklanan pakette halk sağlığı ve milyonlarca işçi emekçi ile ailesinin durumu göz ardı edilmiştir. AKP iktidarı önceki her kriz döneminde yaptığı gibi krizi fırsata çevirme peşinde. Koronavirüs kaynaklı yaşanan krizi, fırsata çevirme hesabıyla halkın işçi, emekçilerin ihtiyaçları ve yaşanan salgından ekonomik, sosyal, fiziksel ve psikolojik olarak korunmasının önlemlerini alınmak yerine patronların korunması için önlemler açıklanmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı paketten işçiye emekçiye kuru hamaset, 65 yaş üstüne kolonya ve maske, patronlara ise zarar telafisi çıkmıştır. İşçi emekçi aileleri yoksulluktan makarna yiyerek kriz ve korona ile mücadele ediyor. Siyasi iktidar ise kriz nedeniyle işleri yavaşlayan inşaat şirketlerinin konut satışlarını artırmak için kredi limitlerine artış getiriyor.”

    “Açıklanan paketten, halk sağlığı niçin 7/24 çalışarak hayatlarını riske atan sağlık emekçisinin, 8 milyonu işsiz milyonlarca işçinin, kamu emekçisinin, emeklinin, çiftçinin, küçük esnafın payına dua ve kolonya düşerken; sermayeye ise milyonlarca işçi, emekçi, çiftçi ve küçük esnafın vergileri ile toplanan bütçeden kaynaklar aktarılmaktadır” diyerek açıklanan ekonomik paketi eleştiren Göksoy, şunları kaydetti:

    “Hiçbir felaket sınıf ayırmaz ama onunla mücadele, onun karşısında ayakta kalmak tamamen sınıfsaldır. Deprem ya da korona hep aynı. Zengine kredi, teşvik, borç erteleme işçiye emekçiye açlık, yoksulluk ve sefalet düşüyor. Kazan kazan diyerek ülkeyi yönettikleri kapitalist ahlak budur. Kâr üzerine kurulu bu düzen değişmeli.”

    Siyasi iktidarın, “kriz fırsatçılığı” yapmaktan vazgeçerek, bu salgının halk sağlığı sorunu olduğundan hareketle uygun önlemler alması gerektiğini vurgulayan Göksoy, taleplerini şöyle sıraladı:

    “1- Herkese parasız, nitelikli ulaşılabilir sağlık hizmeti verilmelidir.

    2-  “Sağlıkçılar sağlığımızdır” ilkesinden hareket ederek sağlık emekçilerinin sağlığının korunması için gerekli bütün önlemler alınmalıdır. Yeteri kadar sağlık emekçisi istihdamı için atama bekleyen sağlık emekçileri atanmalıdırlar. Çalışma saatleri kısaltılarak, salgın süresince her ay 1 maaş tutarında fazladan ödeme yapılmalıdır.

    3- KHK ile ihraç edilen başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm ihraçlar görevlerine iade edilmelidir.

    4- Koronavirüs testleri bütün iller ve merkezlerde yapılsın. Halk her aşamada açıkça, ayrıntılı bilgilendirilmeli ve haber alma hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.”

    PİRHA/MERSİN

  • Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman’da 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı hazırlıklarını sürdüren Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri “1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza dile getireceğiz. Tüm Adıyaman halkını mitingimize bekliyoruz” diyerek 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı. 

    Adıyaman’da 1 Mayıs İşçi ve Emekçi bayramı hazırlıklarını sürdüren Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri Demokrasi Parkında bir araya gelerek Kürtçe ve Türkçe yazılı “Yaşasın 1 Mayıs” pankartı açtı. Sık sık “Biji yek Gûlan”, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganları atan kitle basın açıklaması yaptı.

    Emek ve Demokrasi Platformu adına basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağdeviren 1 Mayıs’a katılım çağrısı yaptı.

    “HERKESİN GÜVENCELİ VE İNSANCA ÇALIŞTIĞI BİR İŞİ OLSUN”

    Açıklamaya Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Memleket isterim” şiirini okuyarak başlayan Dağdeviren, “İşçisi, kamu çalışanı, işsizi, emekçisi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı, kadını, genci, yaşlısıyla dolduracağımız 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza dile getireceğiz” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti:

    “Bizim memleket dediğimiz, küçük bir azınlık için değil, bir avuç patron ve yandaş sermaye için değil, halkın emekçi çoğunluğu için yaşanabilir bir memlekettir. Biz memleket isteriz, ekonomik krizin faturasını krizin sorumluları ödesin. Bizim memleket dediğimiz, ülkenin birikimlerinin varlık fonu adı altında talan edildiği, işsizlik fonunun patronlara, bankalara peşkeş çekildiği, kıdem tazminatımıza bile göz konulduğu bir ülke değildir. Biz memleket isteriz, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı bir işi olsun. Bizim memleket dediğimiz, ölümüne çalıştırıldığımız iş yerleri, açlık ve yoksulluk sınırının altında ücretler, taşeron köleliği, güvencesizlik değildir. Biz memleket isteriz, çalışırken ölmeyelim, insanca yaşayabilelim.Yıllardır ceplerini doldururken sırtımızdan elde ettikleri nimetleri kimseyle paylaşmayanların, ‘hep bana’ diyenlerin, işimize, aşımıza, haklarımıza el uzatanların çiftliği değildir memleket. Biz memleket isteriz, adalet olsun, zam-zulüm-işsizlik son bulsun.”

    “BİZLER BU ÜLKENİN DEĞERLERİNİ VE GÜZELLİKLERİNİ YARATANLARIZ”

    “1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma günümüzü taleplerimizle, rengarenk bayraklarımızla, türkülerimizle, halaylarımızla, karanfillerimizle tek yürek olarak, en kitlesel ve en coşkulu biçimde kutlamak istiyoruz” diyen Dağdeviren, “Bizler, bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini yaratanlarız. Bizler yaşamı var edenleriz. Bizler bugün baskıcı ve akıl dışı bir rejimin harap ettiği memleketimizi ve demokrasiyi yeniden kuracak olan emekçileriz. Emperyalist kapitalist sistemin, faşizmin ve her türden gericiliğin, savaşlarla, ekonomik krizlerle, ekolojik felaketlerle yıkıma sürüklediği dünyayı, savaşsız ve sömürüsüz bir dünyaya dönüştürecek olan bizleriz. Baharın en güzelini örgütleyecek olan, istibdatı yıkıp hürriyeti kuracak olan, demokrasiye gerçek anlamını kazandıracak olan, mutlu bir hayatı filizlendirecek olan milyonlar 1 Mayıs meydanlarında buluşacak. Emeğin ve alın terinin baharını örgütleyecek olan mücadelemizle, işçi sınıfının ve emekçi halklarımızın birliğinden gelen gücümüzle, dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla, ‘Haydi 1 Mayıs’a’” diye konuştu.

    Adıyaman 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kutlamaları için saat 11.00’ de itfaiye meydanında toplanılarak mitingin yapılacağı alan olan Mustafa Yücel Özbilgin Parkı’nın yanında bulunan miting alanına kortej halinde yürünecek. Saat: 12.00’de sanatçı Rewşan Çeliker’in de ezgileri ile katılacağı 1 Mayıs mitingi yapılacak.

    ADIYAMAN/PİRHA

  • Mersin Emek ve Demokrasi Güçleri: Barış demeye devam edeceğiz-VİDEO

    Mersin Emek ve Demokrasi Güçleri: Barış demeye devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Mersin Tabip Odası’nda yaptığı basın toplantısında TTB Merkez Konsey Üyelerinin gözaltına alınmasını kınadı. Yapılan açıklamada, “Hekimlerin görevi yaşatmaktır. Yeminine bağlı kaldığı için hekimler cezalandırılamaz. İstiyorlar ki tüm toplum tek sıra halinde arkalarına dizilsin. Dizilmeyeceğiz ve her zaman barış demeye devam edeceğiz” denildi.

    Haberin videosu

    Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey üyelerinin gözaltına alınmasına bir çok kentte yapılan eylemlerle tepki gösteriliyor.  Mersin Emek ve Demokrasi Platformu da Mersin Tabip Odası’nda yaptığı ve birçok siyasi parti, STK ve DKÖ’nün destek verdiği bir açıklama yaptı.

    Kurumlar adına açıklamayı okuyan SES Mersin Şube Eş Başkanı Yılmaz Bozkurt,  Cumhurbaşkanının TTB’yi hedef alan sözleri sonrası savcıların 12 Eylül’de bile görülmeyen şekilde TTB yöneticilerinin gözaltına alındığını belirterek şunları ifade etti:

    “Gözaltılar barış yanlılarına karşı açık bir susturma operasyonudur. AKP’nin herhangi bir politikasını eleştirmek, hedef gösterilmek, yargılanmak, gözaltına alınmak, tutuklanmak için yeterli görülmektedir. Barış talebine soruşturma açılması barış yanlılarına bir gözdağı ve korkutma amaçlıdır. Hekimlerin görevi yaşatmaktır. Yeminine bağlı kaldığı için hekimler yargılanamaz. İstiyorlar ki tüm toplum tek sıra halinde arkalarına dizilsin. Dizilmeyeceğiz. Kimse bizlerden tabutlara yaslanıp poz vermemizi, poz verenleri alkışlamamızı beklemesin. Gençlerimizin ölmemesi, çocuklarımızın geleceğinin karartılmaması, ekmeğimizin daha fazla küçülmemesi için her zaman barış demeye devam edeceğiz. Türkiye dolu dizgin uçuruma itilmektedir. Gidişattan kaygı duyanların sıra kendilerine gelmeden emek, demokrasi ve barış talebi etrafında bir araya gelmeleri ve mücadele etmeleri dışında bir yol, bir seçenek yoktur.”

    “AKP’yi yanlış politikalardan vazgeçmeye çağırıyoruz” diyen Bozkurt, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur açıklaması yapan TTB’ye dönük yapılan baskıları kınıyor, gözaltındakilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

  • Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: Şiddeti yaratanları lanetlemek yetmez-VİDEO

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: Şiddeti yaratanları lanetlemek yetmez-VİDEO

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri Mersin’de polis aracına yapılan saldırıya, Şırnak’ta kaçak maden ocağında yaşanan iş cinayetine ve OHAL’in 3 ay daha uzatılmasına tepki gösterdi. Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan SES Eş Başkanı Yılmaz Bozkurt “Şiddet sarmalını yaratan politikaları sorgulamadan sadece kınamanın, lanetlemenin yetersiz kaldığını göstermektedir” dedi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri önceki gün Mersin’de yaşanan bombalı saldırıyı, Şırnak’ta maden ocağında 7 yurttaşın hayatını kaybetmesini ve Olağan Üstü Hal’in (OHAL) üç ay daha uzatılmasına tepki gösterdi. Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan basın açıklamasını Sağlık Emekçileri Sendikası  (SES) Eş Başkanı Yılmaz Bozkurt okudu. Bozkurt, toplumun daha fazla şiddete, çatışmaya, gerilime değil; demokrasiye, barışa, huzura ve can güvenliğine ihtiyacı olduğuna dikkat çekti.

    Bozkurt, “Ne her geçen gün içine daha fazla sürüklendiğimiz şiddet girdabı, ne de fazla kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyen politikalarda ısrar edenlerin bu kaos ortamını baskıcı-otoriter rejimin dayanağı haline getirmesi kaderimiz değildir” dedi.

    “KAÇAK MADEN FAALİYETİNE GÖZ YUMAN İKTİDARDIR”

    Şırnak’ta kaçak maden ocağında yaşanan göçme sonucu 7 işçinin hayatını kaybetmesinde iktidarı sorumlu tutan Bozkurt “Gerekli önlemleri almayarak, kaçak maden faaliyetine göz yuman siyasi iktidarın, iş cinayetini meydana gelen göçüğe bağlaması nafile bir çabadır. Şırnak’ta yaşanan son iş cinayeti, işçi sağılığı ve güvenliği gibi hayati bir konuda çözümü tercihini özelleştirmeden, taşeronlaşmadan, sendikasızlaştırmadan yana koyan siyasi iktidardan beklemenin gerçekçi olmadığını ispatlamıştır” şeklinde konuştu.

    OHAL süresinin uzatılmasına da değinen Bozkurt, yaklaşık 130 bin kişinin işinden, geleceğinden, çalışma hakkından edildiğini, 110’un üzerinde yasa değişikliğinin bizzat KHK’ler ile yapıldığını söyledi.

    Diren KESER/MERSİN