Etiket: emep dersim il örgütü

  • EMEP Dersim İl Örgütü: Dönemin valisi Tuncay Sonel soruşturmaya dahil edilsin!

    EMEP Dersim İl Örgütü: Dönemin valisi Tuncay Sonel soruşturmaya dahil edilsin!

    PİRHA- Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada 13 kişi hakkında verilen gözaltı kararına dair açıklama yapan EMEP Dersim İl Örgütü, başta dönemin valisi Tuncay Sonel olmak üzere, dosyanın karartılmasına göz yuman tüm kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilmesini istedi. Parti, “Gerçek adalet ancak dosya tüm yönleriyle aydınlatıldığında sağlanacaktır” çağrısı yaptı.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirerek, sürecin eksik ve gecikmeli yürütüldüğüne dikkat çekti. Parti, başta dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel olmak üzere, dosyanın karartılmasına göz yuman tüm kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilmesini talep etti.

    “SORUŞTURMA BUGÜNE KADAR ADİL YÜRÜTÜLMEDİ, BUNDAN SONRA ADALETE KAVUŞTURULMALIDIR”

    EMEP Dersim İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, yıllardır devam eden adalet mücadelesinin bu son gelişmeyle birlikte kısmen karşılık bulduğu vurgulandı. Açıklamada, “Aradan geçen yıllar boyunca dosya karartıldı, deliller toplanmadı, çelişkili beyanların üzerine gidilmedi. Kamu görevlileri korundu. Bu nedenle soruşturma bugüne dek adalete ulaşmadı” ifadeleri yer aldı.

    Açıklamada, yalnızca birkaç kişinin değil, dosyayı yıllardır örtbas eden tüm sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiği vurgulandı:

    “Başta dönemin valisi Tuncay Sonel olmak üzere, soruşturmanın etkin yürütülmesini engelleyen, ihmali bulunan, delillerin karartılmasına göz yuman veya süreci örtbas etmeye çalışan tüm kamu görevlileri soruşturmaya dahil edilmelidir. Gülistan Doku dosyasında gerçek adalet, ancak dosyanın tüm boyutlarıyla aydınlatılmasıyla sağlanacaktır” denildi.

    EMEP Dersim İl Örgütü, açıklamasında kamuoyuna bir kez daha çağrıda bulunarak, “Gülistan Doku’nun akıbeti ortaya çıkarılsın, sorumlular hesap versin” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı toplumsal dayanışmayı büyütelim!’- VİDEO

    ‘Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı toplumsal dayanışmayı büyütelim!’- VİDEO

    PİRHA- Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin, Dersim’de artan fuhuş ve çeteleşmenin önüne geçmenin tek yolunun olayları normalleştirmemek ve bunlara karşı toplumsal dayanışmayı arttırmak olduğunu söyledi.

    Uyuşturucu, fuhuş ve çeteleşme son dönemde Dersim’in en büyük problemlerinden! Dersim’de yapılan fuhuş operasyonu sonrası ortaya atılan iddialar durumun ne kadar vahim olduğunu gösterdi. İddialara ilişkin henüz somut bir gelişme yaşanmazken, kentte huzursuzluk hakim. Bir ifade tutanağının medyaya sızdırılmasıyla başlayan bu süreci, Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin değerlendi.

    Yaşanan tüm bu olay ve gelişmeleri Dersim DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş ve EMEP İl Başkanı Ergin Tekin’e sorduk, “Bir an önce bu olayların bu iddiaların araştırılıp kamuoyuyla neticeleri paylaşılmalıdır” diyerek yetkilileri göreve çağırdılar.

    “38’DEN BUGÜNE UYGULANAN BASKI VE YOK ETME POLİTİKALARININ BİR SONUCUDUR”

    Fuhuş, uyuşturucu ve çeteleşme iddialarına ilişkin zamanda geriye giderek bugüne bakmak gerektiğini ifade eden DEM Parti İl Eş Başkanı Özcan Ateş, “1938’de tutun günümüze kadar. Birçok dönemde kent üzerinde yoğun baskılar oluşturuldu. Kentin inanç yapısıyla, doğasıyla, kimliğiyle, kültürüyle her zaman bir mücadele söz konusuydu. Bir geriye çekme, bir özünden koparılma durumu söz konusuydu. Tabii o günden bugüne kadar sistematik bir biçimde devam etti. 1980’lerde yine göç ettirme, tutuklanma, gözaltına alma, yargılanma ve hapis ceza cezalandırılma gibi durumlar söz konusu oldu. Onun akabinde 94’lü ve 2000’li yıllara geldiğimizde yine bu kentte düşüncesinden, inancından, kimliğinden kaynaklı birçok baskı, zulüm, asimilasyon politikalarına maruz kaldı” diyerek, bu kadar yoğun baskı ve zor altında tutulan Dersim toplumunun özünden bilinçli bir şekilde uzaklaştırıldığını söyledi.

    “SİSTEMİN UYGULADIĞI POLİTİKALAR TOPLUMU GÜÇSÜZ BIRAKIYOR”

    Yıllar boyu süren baskı ve zor politikalarından kaynaklı toplum içerisinde açığa çıkmamış bir çok olgunun meydana geldiğini söyleyen Ateş, “Bu süreçler böyle devam ederken peş peşe toplumun ister istemez bu kadar yoğun baskıya dayanması da zorlaştı. Gün geçtikçe kimliğinden de, özünden de uzaklaşmaya başlandı. Göç ettirme, işsizlik, ekonomik olarak muhtaç yaratma politikası sonucu sisteme bağlı bir hayat dayatıldı. Yani sokağında işsiz gezen işçisinden harçlık bulamayan öğrencisine kadar, köyünde üretemeyen ya da yeterince pazarlamayan, bunun üzerinde geçimini sağlamayan bir durum ve bunun kötü sonuçları sistematik bir biçimde gelişti” diyen Ateş, toplumun bütün bu olgulara rağmen ayakta durmayı başardığını ve Dersim’in kimliğinden de, dilinden de, inancından da uzaklaştırılamadığını kaydetti.

    “KENTTE UYUŞTURUCU, FUHUŞ, ÇETELEŞME ÖN PLANA ÇIKMAYA BAŞLADI”

    DEM Parti İl Örgütü olarak tartışılan ve ortaya atılan bu iddiaların peşinde olduklarını aktaran Ateş, “Şimdi bu iddiayı açığa çıkarmak, bu iddianın gerçekliğini kamuoyuyla paylaşmak da aslında devlet kurumlarının işidir. Devlet kurumları bu kentin emniyet müdürlüğü, valiliği bir şekliyle kamuoyuna yansıyan bu tutanaktaki ifadelerin, isimlerin ya da iddiaların gerçekliğini ispatlamak durumundadır” dedi.

    “ÜLKE GENELİNDE UYUŞTURUCU, FUHUŞ, ÇETELEŞME SORUNLARI VAR”

    EMEP İl Başkanı Ergin Tekin de, son on yılda ülke genelinde karşılaşılan en önemli şeylerden biri uyuşturucu, fuhuş ve bununla birlikte çetelerin giderek yaygınlaşması olduğunu belirterek, “Basına da yansıdığı şekliyle uluslararası uyuşturucu transferinin belki de merkezlerinden biri haline gelmiş bir ülkeden bahsediyoruz. Hatta uyuşturucu baronlarının kendilerine korunaklı bir alan olarak gördükleri yerlerden biri Türkiye olmuş durumda. Bununla birlikte çeteciliğin de giderek arttığı, fuhuş çetelerinin, aynı zamanda gençler içerisindeki çeteciliğin, birbirini vurma, yaralama ve benzeri olayların da gitgide arttığı bir dönemden bahsedebiliriz. Tabii bu ülke genelinde yaşanan durumdan doğal olarak Dersim’e de yansıyor. Dersim de buralardan bağımsız değil” dedi.

    Gençlerin geleceğe dair umutlarının giderek yok olduğu bir zaman içinde olduğunu söyleyen Tekin, “Bu çaresizlik Dersim’e de yansıyor. Gençler buradaki umutsuzluktan dolayı ya yurt dışına gidiyor ya da burada kolay para kazanmanın yolu nedir diye düşünerek, küçük çeteler halinde yan yana gelerek farklı oluşumlara gittiklerini gözlemliyoruz” dedi.

    “KADINLARIN YAŞAMINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

    Ülkedeki durumun kadınların yaşamını doğrudan etkilediğini savunan Ergin Tekin, şunları ifade etti:

    “Yoksulluğun giderek büyüdüğü, işsizliğin giderek arttığı temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan ve doğal olarak bundan en çok etkilenen kesim neresi diye sorarsak kadınlar diyebiliriz.

    Ekonomik belirsizliğin, işsizliğin giderek arttığı bir dönemde kadınların en çok yaşadığı sıkıntılardan biri hem ekonomik hem de toplumsal baskılar. Bunların getirdiği çaresizlik, umutsuzluk bir yandan son dönemde Dersim’de de yaşanmaya başladı. Duyulan şu fuhuş meselelerine dair çeşitli ilişki ağlarından bahsediliyor. Bu ilişki ağları içerisinde kadınların, bu ekonomik zorluklar içerisinde hiç değilse bir iş bulayım derdiyle nasıl mağdur edildiği ile karşı karşıya kalıyoruz.

    Aslında ilimizde senelerdir bu fuhuş çeteleri hakkında çeşitli iddialar söz konusu. Ama şöyle bir durum da var: Fuhuş çeteleri olmasına rağmen Adliyede neredeyse cezasızlık söz konusu. Yani tatmin edici cezaların olmaması bu ağda bulunan çetelerin daha rahat hareket etmesini ve bu ağa düşen kadınların da şikayet etmemesi, şikayet etmekten korkmasından dolayı bu çeteleri cesaretlendiren bir durumla karşı karşıyayız aslında.”

    “YAŞANAN OLAYLAR İHMAL OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ”

    Kentin 7/24 güvenlik kameralarıyla izlendiğini belirten Ergin Tekin, “24 saat boyunca güvenlik kameralarıyla mobeseleriyle takip edilen, her vatandaşımızın attığı adımın takip edildiği bir yerde böyle olayların, böyle çetelerin bu kadar rahat hareket etmesi ve organize suç işlemesinin çözülememesi aslında bir ihmal olarak görülmemeli. Tam tersi buralarda ihmalden öte belli bir plan, belli bir fuhuş çetesinin giderek bu çürümüşlüğü büyüttüğünü görebiliyoruz. Kamu kurumlarındaki nüfuzunu kullanarak kadınları fuhuşa sürüklemesi iddiaları var” diye konuştu.

    Kentte daha önce yaşanan diğer olaylara dikkat çeken Tekin, “Bir yıl önce yine bir kamu kurumunda yaşanmış bir buna benzer bir olaydan bahsedildi. Ama ondan sonra ne oldu? Bu kamu kurumundaki görevlilerle ilgili bir ceza verildi mi? Muamma kimse bilmiyor. Aynı şeyi burada da burada da yaşanacak mı? Onu da bilmek lazım. Şimdi işte çeşitli kurumlardan görevlilerin olduğu söyleniyor. Bu kurumlardaki kişilerin görevden uzaklaştırılacak mı ya da alınacak mı? Çeşitli cezalara verilecek mi? Bunları takip etmek önemlidir diye düşünüyoruz” dedi.

    Ortaya çıkan sorunların çözümünün toplumsal dayanışmadan geçtiğinin altını çizen Tekin, “Bu karanlıktan kurtulmanın tek yolu toplumsal dayanışmayı arttırmak. Bu işin sessizlikle geçirilmesi çeteleri güçlendirir. Halkımızdan beklentimiz bu olayların normalleşmesini engellemektir. Bu çürümüşlüğe karşı yan yana gelmek ve toplumsal birlikteliği artıracak çalışmalar yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Madencilik Projesi köylülerin 7 Aylık direnişiyle durduruldu

    Madencilik Projesi köylülerin 7 Aylık direnişiyle durduruldu

    PİRHA-Dersim’in Sekasur bölgesinde yürütülmek istenen madencilik projesi, bölge halkının yedi aydır süren kararlı mücadelesi sonucunda durduruldu. Doğasını, suyunu, kutsal saydığı alanları ve geçim kaynaklarını korumak için aylarca nöbet tutan köylüler; hukuki girişimlerden basın açıklamalarına, yürüyüşlerden keşif günü kitlesel katılımlara kadar çok yönlü bir direniş sergileyerek projeyi durduran temel güç oldu.

    Köylüler ve çevre savunucuları, projenin başından beri Tunceli Valiliği de dahil olmak üzere tüm yetkililere projenin iptal edilmesi gerektiğini defalarca iletti. En son 16 Kasım’da binlerce kişinin katıldığı büyük mitingde, “Sekasur’a dokunma” çağrısı bir kez daha yükseldi. Bu süreçte çevreciler, hukukçular, siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri de yöre halkıyla birlikte ortak bir mücadele hattı ördü.

    Tunceli Valisi’nin önceki gün yaptığı “projenin iptaline” ilişkin açıklaması ise tartışma yarattı. Emek Partisi Dersim İl Örgütü, valiliğin bu açıklamasını “gerçekçi değil, şirin görünme çabası” olarak nitelendirdi. Parti, Tunceli Valiliği’ne bağlı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 28 Kasım’da bilirkişi raporuna itiraz ederek projeyi savunan bir dilekçeyi mahkemeye sunduğunu hatırlatarak, “Bu proje iptal edilmesin diye çabalayanlar şimdi sahipleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

    VALİ VE AKP NEREDE VARDI?

    EMEP, Tunceli Valisi’nin AKP İl Başkanı ile birlikte sahaya çıkmasını eleştirerek, köylülerin aylar süren direnişine kayıtsız kalan yöneticilerin şimdi kazanımı sahiplenmeye çalıştığını vurguladı. İl Örgütü, Vali’nin “Bu şehirle ilgili karar yetkisi bu şehrin insanlarındadır” sözlerini hatırlatarak şu soruyu yöneltti:

    “Sekasur’un yanı sıra Bağır Dağı, Cevizlidere, Hanuşağı, Geyiksuyu ve birçok bölgede madencilik projelerine halk karşı çıkıyor. Halkın kararı iptal yönündeyse bu projeler de durdurulacak mı?”

    “GERİ ADIMI KÖYLÜLER ATTIRDI”

    EMEP Dersim İl Örgütü açıklamasında, sürecin gerçek kazanıcısının halk olduğunun altını çizdi:

    “Sekasur’daki madencilik projesini ne Vali ne de AKP il yöneticileri durdurdu. Projenin hayata geçmesi için çalışan valilik ve bakanlık, köylülerin 7 aylık kararlı direnişi karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.”

    Açıklamada, valiliğin bu geri adımı kendi hanesine yazmaya çalıştığı, ancak halkın bu tutumu gördüğü ve gerçekleri anlatmaya devam edeceği ifade edildi.

    EMEP Dersim İl Örgütü, Sekasur’da mücadele eden tüm köylüleri, çevre savunucularını ve siyasi partileri kutlayarak açıklamayı şu sözlerle tamamladı:

    “Sekasur’da halkın kararlılığı, ortak hareketin gücünü yeniden kanıtlamıştır. Birleşe birleşe kazanacağız.”

    Bu kararın ardından gözler şimdi Dersim’in farklı bölgelerinde planlanan diğer maden projelerine çevrildi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Ortadoğu ve Barış Konferansı sona erdi: Türkiye’de bir barış cephesinin oluşması gerekiyor-VİDEO

    Ortadoğu ve Barış Konferansı sona erdi: Türkiye’de bir barış cephesinin oluşması gerekiyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’deki ‘Ortadoğu ve Barış Konferansı’ “Bölgedeki gelişmeler Kürt sorunu ve demokrasi güçlerinin tutumu” başlığı ile yapılan 2’nci oturum ile sona erdi. Ortadoğu’da sınırların cetvelle çizildiğine vurgu yapan EMEP MYK Üyesi Halil İmrek, “Kürt halkının karar vermesi, onların razı olduğu çözümde tabii ki önemli. Ama esas olarak gerek bölgedeki gelişmelerden kaynaklı, gerekse de bugüne kadar Kürt halkının vermiş olduğu mücadelenin ardından çözüm masası kuruldu. Türkiye’de bir barış cephesinin oluşması gerekiyor” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Hüseyin Güntaş Konferans Salonu’nda ‘Ortadoğu ve Barış Konferansı’ düzenledi.

    “Bölgedeki gelişmeler Kürt sorunu ve demokrasi güçlerinin tutumu” başlığı ile yapılan 2’nci oturumun moderatörlüğünü EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin yaparken EMEP Yürütme Kurulu Üyesi Halil İmrek, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın konuşmacı olarak yer aldı.

    “ORTADOĞU’DA SINIRLAR CETVELLE ÇİZİLİYOR”

    Ortadoğu’da sınırların cetvelle çizildiğine vurgu yapan EMEP MYK Üyesi Halil İmrek, “Kürt halkının karar vermesi, onların razı olduğu çözümde tabii ki önemli. Ama esas olarak gerek bölgedeki gelişmelerden kaynaklı, gerekse de bugüne kadar Kürt halkının vermiş olduğu mücadelenin ardından çözüm masası kuruldu. Türkiye’de bir barış cephesinin oluşması gerekiyor. Bu açıdan da biz buradan kaynaklı olarak da kurulan meclisteki komisyonda yer alıyoruz. Türkiye’de savaşa, savunmaya gidecek kaynakların en azından emekçilerin kullanması bakımdan bir imkan ve bu bakımdan da Öcalan’ın çağrısıyla PKK’nin bir silah bırakma kararı almış olması, bizim bunu önemli buluyoruz” dedi.

    “KOMİSYON, DENENMESİ GEREKEN BİR ARAÇTIR”

    Komisyonun işlevinin tartışıldığını belirten CHP Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Komisyondan beklentimiz nedir? Ben umuyor ve diliyorum ki burası denenmesi gereken bir araçtır. Ve buradan Türkiye’nin barışına ve demokrasisine ilişkin bazı sonuçlar çıkartabilelim. Bunu kim arzu etmez? Bunun için gayret ediyoruz. CHP içeriden ve dışarıdan tüm eleştirilere ve hatta saldırılara rağmen bu nedenle komisyonda kalmaya devam ediyor. Buradan ne çıkartabilirsek birlikte çıkartalım” diye konuştu.

    “BİZ BU SİSTEMİ VE DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Bizler ezilenler cephesinden bu değişimin bizim lehimize nasıl mümkün olacağını aramak zorundayız. Bunun için de bazı şeyleri ayıklamak zorundayız, netleştirmek zorundayız. Biz bu sistemi ve bu dünyayı değiştirmek istiyoruz. Yani bunun için tarih boyu mücadele yürütüyoruz. Eğer egemenler kendi hegemonya kavgasında Ortadoğu’da dünyada kendi ittifaklarını kendi politikalarını değiştirme gereği duyuyorsa ve bu konuda tabiri caizse taşlar yerinde oynuyorsa bizler de kendi ittifak politikamızı, kendi mücadele tarzımızı, yolumuzu, yöntemimizi de tekrardan tartışmak zorundayız.”

    Konferans, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de yapılan Ortadoğu ve Barış Konferansı’nın 1. oturumu başladı-VİDEO

  • ‘İktidar Kürt sorununu çözmek isteseydi, Kürt halkının iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atamazdı’-VİDEO

    ‘İktidar Kürt sorununu çözmek isteseydi, Kürt halkının iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atamazdı’-VİDEO

    PİRHA-AKP-MHP iktidarının Kürt sorununa ilişkin başlattığı sürecin gerçeği yansıtmadığını belirten EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “İktidarın Kürt sorununu çözmeyeceğini ve çözme iradesini de göstermeyeceklerini çok net bir şekilde ifade edebiliriz. Neden çözmezler çünkü bir taraftan Abdullah Öcalan Meclis’te konuşma yapsın, umut hakkından faydalansın diyeceksiniz ama diğer yandan da Kürt halkının iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atayacaksınız” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, AKP-MHP iktidarının Kürt sorununa ilişkin başlattığı sürece ilişkin söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin konuşmacı olarak katıldı. Söyleşinin gerçekleştirildiği salona ‘Son gelişmeler ne anlatıyor, Çözüm süreci mi muhalefeti çözme süreci mi?’ pankartı asıldı.

    “İKTİDAR, HİÇBİR SOMUT ADIM ATMADAN SÜRECİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞIYOR”

    Açılış konuşmasını yapan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Meclis’in açılmasıyla birlikte Devlet Bahçeli’nin DEM Partililer ile el sıkmasıyla başlayan süreç hiçbir somut adım atılmadan bu süreç iktidar tarafından sürdürülmeye devam ettiriliyor. Daha önce Hakkâri’ye atanan kayyım bu sefer de Esenyurt, Mardin, Batman ve Halfeti Belediyelerine atandı” diye belirtti.

    “AKP-MHP İKTİDARI, KÜRT SORUNUNU ÇÖZEMEZ”

    Kürt sorununun Türkiye’de yaşayan halkların ortak iradesi ve ortak mücadelesiyle çözüleceğini belirten EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Kürt sorununu çözmemek için direnen bir iktidar anlayışı vardı. Ancak eğer siz sorunu çözemezseniz sorun bir şekilde sizi çözer. AKP-MHP iktidarının Kürt sorununu çözmeyeceğini ve çözme iradesini de göstermeyeceklerini çok net bir şekilde ifade edebiliriz. Neden çözmezler çünkü bir taraftan Abdullah Öcalan Meclis’te konuşma yapsın, umut hakkından faydalansın diyeceksiniz ama operasyonlarınızı kesintisiz bir şekilde sürdüreceksiniz. Kürt halkının iradesiyle seçilmiş belediyelere kayyum atayacaksınız” dedi.

    “İKTİDAR, KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEME ÜZERİNE ÇALIŞMA YAPIYOR”

    Ülkenin sorunlarını çözemeyen bir iktidarla karşı karşıya olduklarını ifade eden Seyit Aslan, “AKP-MHP iktidarı aslında Kürt sorununu çözmeme üzerine bir çalışma yapıyor, bir müzakereden bahsetmiyorlar. İktidar ‘Eğer uzattığımız eli tutmazlarsa, bu eli yeniden havada bırakırlarsa en şiddetli araçlarımızla yeniden saldıracağız’ diyen ifadeler kullanıldı ve arkasından hemen kayyum kararları geldi. Tek adam iktidarına karşı bir halk muhalefeti giderek birleştiği bir süreci yaşadık. O zaman bu güçleri bölmek, parçalamak gerekir diyerek bugün cumhur ittifakının amaçladığı plan da budur. Bir taraftan Kürt sorununu çözüyormuş gibi yapmak ama diğer taraftan da kendi karşısında olan bütün güçleri ayırmadan parçalayarak yeniden kendi iktidarının ömrünü uzatacağı ve kendi anayasasını yapacağı bir siyasi iklimi hedefliyor” diye konuştu.

    Söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de, polis müdahalesi protesto edildi-VİDEO

    Dersim’de, polis müdahalesi protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Dersim İl Örgütü’nün, basın açıklamasına polisin müdahale etmesi Dersim’de protesto edildi. Yapılan açıklamada, “Demokratik haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Dişle, tırnakla kazanılmış bu hakların korunması, geliştirilmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz” denildi.

    19 Temmuz’da DEM Parti Dersim İl Örgütü’nün, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınır ötesi operasyonlarına yönelik yapmak istediği açıklamaya polis müdahale etmişti. Yapılan müdahalede Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin’in belinde iki kırık oluştu.

    EMEP Dersim İl Örgütü, polis müdahalesine tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de destek verdi. Açıklamada, ‘Şiddet ve işkence insanlık suçudur, hesap soracağız’ pankartı açıldı. Açıklamada sık sık ‘Faşizme karşı omuz, omuza’ sloganı atıldı. Açıklamayı EMEP Dersim İl Örgütü Yöneticisi Orhan Kurul okudu.

    “İŞKENCECİ POLİS DERHAL GÖREVİNDEN ALINMALIDIR”

    Valiliğin Dersim’i huzur kenti yaptık diyerek şehrin sahibi edalarıyla hareket ettiğini söyleyen Orhan Kurul, “Şimdi buradan, kendini buranın sahipleri sananlara sesleniyoruz, biz ezelden beridir buradayız. Bu kentin her bir sokağında devrimcilerin izleri var. Huzur şehri yarattık deyip, kendi hegemonyanızı kurmaya çalışıyorsunuz ama buna müsaade etmeyeceğiz. Demokratik haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Dişle, tırnakla kazanılmış bu hakların korunması, geliştirilmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Dün il başkanımıza yapılan canice saldırı karşısında bu işkenceci polis derhal görevinden alınmalıdır. İşkence yapmaktan zevk alan bu polis görevinden uzaklaştırılana, cezasını alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK”

    Kemik kırığı sebebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen bir soruşturma başlatıldığını söyleyen Avukat Çağla Yolaşan, “Hem kolluk personelinin hem de emri altında olduğu amirlerinin sorumluluğunu ifade ederek işkence ve kötü muamele suçundan ayrıca suç duyurunda bulunduk” diye belirtti.

    “BUNDAN SONRA ANAYASAYA UYULSUN”

    Anayasal hakların Dersim’de sıklıkla ihlal edildiğini belirten Dersim Baro Başkanı Fatma Kalsen, “Bundan sonra buna benzer olayların gerçekleşmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını ve Anayasa ile AİHM Sözleşmeleri’ne uyulmasını talep ediyoruz” diye ifade etti.

    “AKP İKTİDARI ŞİDDETTEN BESLENİYOR”

    AKP iktidarının şiddetten beslendiğini belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Anayasal hakkım olan basın açıklamamı emniyetten, valilikten icazet alarak mı yapacağım? Bu anlayışı kınıyoruz ve bundan sonra da sokak mücadelesi hakkımızı kullanmaya devam edeceğiz. Huzur kenti demekle o yer huzur kenti olmuyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de, DEM Parti’nin açıklamasına polis müdahalesi-VİDEO

  • ‘Dersim işsizliğin, açlığın ve yoksulluğun en yüksek olduğu yerlerden biri’-VİDEO

    ‘Dersim işsizliğin, açlığın ve yoksulluğun en yüksek olduğu yerlerden biri’-VİDEO

    PİRHA-Emek Partisi Dersim İl Örgütü, zamlara ve hayat pahalılığına dikkat çekmek için Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüp, basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Temel tüketim mallarına her gün gelen zamlar, zaten düşük olan alım gücümüzü daha da düşürerek, insanca yaşam sürmemizi olumsuz yönde etkiliyor” denildi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, zamlara ve hayat pahalılığına dikkat çekmek için parti binasının önünden Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip, basın açıklaması yaptı. Yürüyüşte sık sık “Zam zulüm işkence işte AKP, İnsanca yaşam istiyoruz, Vergide adalet istiyoruz” sloganları atıldı.

    “BİRLİKTE MÜCADELE VERELİM”

    Dersim’in işsizliğin, açlığın ve yoksulluğun en yüksek olduğu illerden biri olduğunu belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Temel tüketim mallarına her gün gelen zamlar, zaten düşük olan alım gücümüzü daha da düşürerek, insanca yaşam sürmemizi olumsuz yönde etkiliyor. Kamu kurumlarında çalışanların bile ödemekte zorlandığı konut fiyatlarındaki artışlar, asgari ücretle yaşamaya çalışan halkımızı sefalete sürüklemeye devam ediyor. 17 bin lira asgari ücretle geçinmeye çalışan bir Dersimli, en düşüğü 10-15 bin lira olan kira ücretleriyle karşı karşıya. Çocuklarının okul ihtiyaçları, temel gıda maddelerine ulaşmaksa mümkün değil. Bu durum kıt kanaat geçinmeye çalışan Dersim’ de yaşayan emeklilerimiz içinde geçerli. Açlık sınırının çok altında ücretle yaşamaya mahkûm edilen emeklilerimize adeta ‘aç kalın’ deniyor. Kentin bugün en temel sorunlarından biri ucuz ve sağlıklı konuta erişim sorunu. Dersim’de yaşayan bütün kiracılara sesleniyoruz, gelin ucuz ve sağlıklı konutlarda yaşama mücadelesini hep birlikte verelim” dedi.

    “DERSİM DOĞASI MADENCİLİK PROJELERİYLE YOK EDİLMEK İSTENİYOR”

    Dersim doğasının madencilik projeleriyle yok edilmek istendiğini söyleyen Tekin “Neredeyse her gün yeni bir yerden sondaj çalışması haberleri geliyor. Doğamızı madencilik projeleriyle yok etmek isteyenlere karşı buradan sesleniyoruz; gözümüz üzerinizde! Sermayenin göz diktiği topraklarımızı, ovalarımızı, dağlarımızı ve yaylalarımızı, ranta, talana açmaya çalışanlara karşı mücadelemizi büyüteceğiz. Şirketlerin, gözümüzün içine baka baka, elini kolunu sallamasına müsaade etmeyeceğiz. Mücadelemizi birleştireceğiz, büyüteceğiz ve bu köhne sömürücü düzenin saldırılarına hep beraber son vereceğiz” diye konuştu.

    “İKTİDARIN ELİ İŞÇİLERİN, EMEKÇİLERİN CEBİNDE”

    Mayıs ayından itibaren iktidar tarafından tasarruf tedbirlerinin tartışıldığını söyleyen EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, “Ama elleri işçilerin, emekçilerin cebinde. Diyorlar ki, tasarruf devri, ülke bu açıklanan tedbirlerle düze çıkacak diyorlar. Ancak kendileri itibardan tasarruf olmaz diyorlar. Saray’da günde 53 milyon lira, dakikada 37 bin lira para harcıyor. Emekli kardeşlerim, 10 bin TL ile geçinmeye çalışırken biz şurada konuşmaya başladığımızdan beridir, 150 bin lira parayı saray harcadı bitirdi. 2 asgari ücretin üzerindeki parayı bir dakikada harcıyor bu Saray” dedi.

    “BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ, BİRLİKTE KAZANACAĞIZ”

    Dersim’de, tarımın önemli bir yer tuttuğunu belirten Başkavak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “AKP iktidarı, şimdi de ÖTV’yi arttırdı. Biz diyoruz ki çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV alınmasın, AKP iktidarı vergiye zam yaparak ÖTV’yi artırdı. Sadece tarımda kullanılan mazottan 52 milyar lira vergi topluyor. Peki, mazot ve gübre desteği olarak ne veriyor: 21 milyar lira. Verdiğinin iki buçuk katını vergi olarak toplayan AKP iktidarı şimdi bu ülkenin köylüsüne ‘devir tasarruf devri, herkes bu faturayı ödeyecek’ diyor. Biz Dersim’de sesleniyoruz, bu faturayı ödemeyeceğiz. Siz, patronlardan almadığınız vergileri alacaksınız, zenginlere servet vergisi getireceksiniz ve temel tüketim mallarına olan zamları durduracaksınız. Bütün ücretlerin yoksulluk sınırı üzerine çıkartılması gerekiyor. Biz biliyoruz ki AKP’den işçi emekçi köylü yararına politika beklemek ölü gözünden yaş beklemektir. Onun içinde hakkımız olanı almak üzere mücadele çağrısı yapıyoruz. Birlikte mücadele edeceğiz, birlikte kazanacağız.”

    PİRHA/DERSİM

  • Valiliğin, MOTOFEST nedeniyle Dersim-Ovacık yolunu kapatmasına  EMEP’ten tepki

    Valiliğin, MOTOFEST nedeniyle Dersim-Ovacık yolunu kapatmasına EMEP’ten tepki

    PİRHA- EMEP Dersim İl Örgütü, Tunceli Valisi’nin MOTOFEST kapsamında Dersim-Ovacık yolunu kapatmasına tepki gösterdi. Açıklamada, “‘Anadolu’nun Horasın’ı Tunceli’ olarak niteledikleri Dersim’de yapılan bu festival Munzur ve Pülümür Vadileri üzerindeki insan baskısını artırma ve doğaya zarar verme dışında herhangi bir şeye yaramayacaktır” denildi.

    Tunceli Valiliği kentte Kemerbel Polis Kontrol Noktası’ndan Hozat yol ayrımına kadar olan Munzur Vadisi’ndeki güzergâhı MOTOFEST (motosiklet festivali) etkinliği nedeniyle bugün 09.00-18.00 saatleri arasında trafiğe kapattı. Vali Bülent Tekbıyıkoğlu’nun bu kararına  Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü yaptığı yazılı açıklama ile tepki gösterdi.

    “VALİ ÖZEL TUTKUSU İÇİN ANAYASAL HAKKI YOK SAYIYOR”

    Valiliğin MOTOFEST kapsamında Dersim- Ovacık Karayolunun bir kısmını trafiğe kapatmasına tepki gösterilen açıklamada, “Bir süredir, ‘motora tutkun Vali’ olarak kendisinden söz ettirmeye çalışan Vali Tekbıyıkoğlu, bu seferde kendi özel tutkusunun festivalini kentimize taşıdı! Bu özel tutkusu için de onlarca kilometrelik yol, trafiğin en yoğun olduğu bu zamanda kapatıldı, insanların seyahat hakkı engellendi! Seyahat hakkı, kişinin bir yerden bir yere istediği şekilde gidebilmesi, serbestçe dolaşabilmesi olarak tanımlanan temel insan haklarından biridir. Aynı zamanda, birinci kuşak haklardan biri olan seyahat hakkı, devlete bir şey yapmama, kişinin alanına müdahalede bulunmama ödevi yükleyen haklardandır. Anayasa’nın 23. Maddesi ‘Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir’ der. Anayasayla güvence altına alınmış temel bir hak ve özgürlük idari bir kararla kısıtlanamaz. Tunceli Valisi, Anayasayla güvenceye alınmış hakkı ‘kendi özel tutkusu’ için yok sayıp, kısıtlayarak Valilik kararıyla engelleyebilmektedir, bu açıkça suçtur” denildi.

    ‘SUÇLU VALİ VE SPONSORLARDIR’

    “Kenti turizme kazandırma” hevesiyle hiçbir alt yapı düzenlemesi yapılmadan düzenlenen festivalin halkın kültürüyle, kimliğiyle uyuşmadığının ifade edildiği açıklamada, “‘Anadolu’nun Horasın’ı Tunceli’ olarak niteledikleri Dersim’de yapılan bu festival Munzur ve Pülümür Vadileri üzerindeki insan baskısını artırma ve doğaya zarar verme dışında herhangi bir şeye yaramayacaktır. Bir kez daha ifade ediyoruz; Bu festivalin ortaya çıkaracağı bütün sorunların müsebbibi Tunceli Valiliği ve bu festivale sponsor olarak bu suça ortak olanlardır” diye belirtildi.

    PİRHA/DERSİM

     

  • EMEP Dersim İl Örgütü: Filistin’de yaşanan soykırıma sessiz kalma-VİDEO

    EMEP Dersim İl Örgütü: Filistin’de yaşanan soykırıma sessiz kalma-VİDEO

    PİRHA-EMEP Dersim İl Örgütü, Filistin’de yaşanan katliama ilişkin basın açıklaması yaptı. İsrail’in Gazze’de sivil halkı bombalayıp sürgüne zorladığı belirtilen açıklamada, “Filistin halkına yapılan katliama karşı durmak, hem insanlık görevi hem de halklarımızın geleceği için çok önemlidir” denildi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Filistin’de yaşanan katliama ilişkin Yer Altı Çarşısı üstünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. Açıklamada “İsrail devletiyle askeri ve diplomatik bütün ilişkiler kesilsin’, ‘Netanyahu savaş suçlusu olarak yargılansın’, ‘Yaşasın özgür Filistin, yaşasın halkların dayanışması” pankartı açıldı.

    “FİLİSTİNDE KATLİAM DEVAM EDİYOR”

    Filistin de katliamın devam ettiğini vurgulayan Ergin Tekin, “Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki “Aksa Tufanı” saldırısı, Filistin davasının unutturulduğu ve İsrail’in saldırısı ve işgallerinin normalleştirildiği bir ortamda gerçekleşmişti. Ancak ABD ve AB’li emperyalistler, sanki daha önce ortada bir sorun yokmuş gibi Hamas’ın saldırısını İsrail’in Gazze’ye yönelik yeni bir etnik temizlik ve soykırım planını desteklemenin aracı olarak kullanmaya çalıştılar. Gazze’de çocuk, kadın, yaşlı demeden sivil halk bombalanıp sürgüne zorlanırken bu emperyalistlerin, Netanyahu’nun savaş hükümetine destek ziyaretlerinin ardı arkası kesilmedi. Netanyahu gericiliği ise Gazze’de giderek daha küçük bir alana hapsettiği iki milyonu aşkın Filistinlinin üzerine bomba yağdırmaya devam ediyor ” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Üç Fidan, idamlarının 52. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    Üç Fidan, idamlarının 52. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 52’nci yıldönümünde Dersim’de anıldı. Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Üç Fidan’ı bedenen aramızdan almış olabilirler ama onların fikirleri, idealleri ve düşünceleri halen yanı başımızda” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, 68 Kuşağı’nın devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 52’inci yıldönümünde parti binasından yürüyüş gerçekleştirip Yeraltı Çarşısı üstünde anma programı gerçekleştirdi.

    Anma programına Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan ve Dersim’de ki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Basın açıklamasını Eylül Yantemur okudu. Açıklamada ‘Yaşasın devrim ve sosyalizm’ pankartı açıldı.

    “ÜÇ FİDAN’IN SÖZLERİ HALEN HALKIN MÜCADELESİNE GÜÇ VERİYOR”

    Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in emperyalizme karşı mücadelesinin halka ilham kaynağı olmaya devam ettiğini belirten Eylül Yantemur, “Onlar baskının, sömürünün olmadığı sınıfsız bir toplumun kurulması nihai amacıyla, emperyalizme ve işbirlikçi egemen sınıfların köhne düzenine ve yöneticilerine karşı taviz vermeden mücadele ettiler. Bu mücadelenin tam zaferi, bugün de işçi sınıfının ve ezilen halkların, baskının ve sömürünün tüm biçimleriyle yok edildiği sınıfsız toplum davasının hedefi olmaya devam ediyor. Deniz Gezmiş’in idam sehpasında söylediği “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, kahrolsun emperyalizm!” sözleri yarım asırdır, bu topraklarda çınlamayı sürdürüyor. Deniz Gezmiş’ten sonra darağacına çıkarılan Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın “Kahrolsun faşizm” haykırışı, bugün hâlâ grevlerde, meydanlarda, kampüslerde mücadeleye güç veriyor” dedi.

    “YAŞASIN DEVRİM VE SOSYALİZM”

    “Üç Fidan bedenen aramızdan almış olabilirler ama onların fikirleri, idealleri ve düşünceleri halen yanı başımızda” diyen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “52 yıl geçmesine rağmen halen onların düşünceleri mücadelemizi büyütmemizi sağlıyor. Denizler idam sehpasında son sözlerini daha insanca yaşanacak sömürüsüz bir düzen için söylediler. Sömürüsüz bir dünya kurmak özlemiyle yaşasın devrim ve sosyalizm mücadelesi sözünü söyleyerek yeni gelen kuşakların gideceği adresi göstermiş oldular. Bizde buradan onların sözlerini miras olarak kabul ediyoruz yaşasın devrim ve sosyalizm diyoruz” diye konuştu.

    Anma şiir ve müzik dinletisinin ardından sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Emek Partisi Dersim İli 10. Olağan Kongresi yapıldı

    Emek Partisi Dersim İli 10. Olağan Kongresi yapıldı

    PİRHA- Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü’nün 10. Olağan Kongresi yoğun bir katılımla yapıldı. Kongrede konuşan Dersim il başkanı Ergin Tekin, Tunceli Cemevi başkanı Ali Ekber Yurt’un AKP’den aday olmasını hatırlatarak, “İçimizden çürük meyveler çıkabilir. Asıl olan bu çürük meyveleri içimizden çıkarıp bahçemizi temizlemektir” dedi. HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise Dersim’deki göç sorununa değinerek, “Demografik yapımızı değiştirmeye çalışıyorlar” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü’nün 10. Olağan Kongresi Grand Şaroğlu Otel’inde yapıldı. “Barbarlık yenilecek, işçi sınıfı kazanacak” sloganıyla yapılan kongre divan seçimiyle başladı. Divanın ve gündemin oylanmasından sonra konuşmalara geçildi.

    Yoğun bir katılımın olduğu kongreye, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, Dersim eski belediye başkanı Mehmet Ali Bul, KESK Dersim şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, Dersim Sanayi ve Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri, Esnaf Sanatkarlar Odası, DİSK Genel-İş Sendikası, İHD, Dersim Barosu, TMMOB, TİP, HEDEP Dersim İl Örgütü, SMF temsilcileri, Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) başkanı Özkan Tacar, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile çok sayıda sivil toplum örgütü katıldı.

    “DERSİM’DE OMUZ OMUZA MÜCADELE ETTİK”

    Toplantıda divan başkanı olarak ilk sözü alan merkezi disiplin ve denetleme kurulu üyesi Mustafa Taşkale, 10. kongrenin barbarlık yenilecek iddiası olduğunu belirterek, “Evet barbarlığı mutlaka yeneceğiz. On yıllardır Dersim’de, Dersim’in meydanlarında, Dersim’in bütün platformlarında yanyana geldiğimiz, birlikte mücadele ettiğimiz çok değerli emek ve demokrasi güçleri, değerli yoldaşlar, değerli Dersim halkı bir direngen mücadelenin sahipleri, umudu büyütmek üzere hep birlikte bugüne kadar alanlarda omuz omuza mücadele ettik. Düşenlerimiz oldu, aylarını tutuklukla geçirenler oldu ama yenilmedik, direndik” dedi.

    Divan başkanının ardından EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin konuştu. Savaş politikalarının giderek tırmandırıldığı, halkın seçme iradesinin yok sayıldığı, başta Kürt sorunu olmak üzere en temel demokratik haklarına saldıran bir iktidarla karşı karşıya olduklarını ifade eden Tekin, Tunceli Cemevi başkanı Ali Ekber Yurt’un AKP’den aday olmasını hatırlatarak şunların altını çizdi:

    “CEMEVİ BAŞKANI NEDEN AKP’DEN ADAY OLUYOR”

    “Alevilerin, Alevi inancında olan vatandaşlarımızın Türk-İslam senteziyle asimile edilmeye çalışıldığı yok sayıldığı bir süreç yaşadık. Cemevlerini Kültür Bakanlığı’na bağlamaya çalışan, dedelere maaş bağlamaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Yakın zamanda bir yerel seçim var. Burada Alevi halkımızın taleplerini dikkate alması gerekirken, tam tersi bir cemevi başkanının gidip AKP’den yerel yönetim adayı olduğunu görüyoruz. Bu iktidar değil miydi muhalefet partisinin genel başkanını Alevi diye mitinglerde yuhalatan, bu iktidar değil miydi Sivas’ta canlarımızı diri diri yakanların sonunda adalet buldu deyip çıkartılmasını sağlayan. Ama şimdi cemevi başkanı bunların diliyle buraya gidiyor. Bunun nedeni ne? Tabii ki değerli bireysel çıkarlar. Bu cemevi başkanı buraya Diyanet İşleri Başkanı’nı da getirdi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ırkçı, faşist lideri Bahçeli’ye Hazreti Ali’nin kılıcını da verdi. Peki neden yapıyor bunları? Aleviler inançlarına daha sahip olsun diye mi? Tam tersine kendi çıkarlarını büyütmek için. Olabilir, içimizden böyle çürük meyveler çıkabilir. Asıl olan biz bu çürük meyveleri içimizden çıkarıp artık bahçemizi temiz bir aydınlığa çıkarmamızdır.”

    “KENDİLERİ İÇİN TEHLİKE OLARAK GÖRDÜKLERİ GENÇLERİN KAFASINI YIKIYORLAR”

    İktidarın eşit haklar mücadelesini yok saydığını, inkar ettiğini vurgulayan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, “Yaşadığımız topraklarda yeniliyor, sınır ötesinde, Suriye’de, Irak’ta, Rojova’da oradaki Kürt oluşumlarının varlığına tahammül göstermiyor. Ve bugünün devlet yöneticileri oraları yakıp yıkacağız, geçeceğiz diye sözler edebiliyorlar” dedi.

    İktidarın halkı bölerek yönetmekten ve inançları istismar etmekten hiçbir şekilde geri durmadığını belirten Tüzel, şunları söyledi:

    “En son bunlardan bir tanesi de ÇEDES adı altında öğretim kurumlarımızda, din insanlarının, din adamlarının gençlerin kafasını işlemesi ve iktidarın istediği doğrultuda siyasal İslamcı bir kültürle, bir bilinçle yetiştirilmeleridir. Böyle bir Eğitim sistemi elbette laik olduğunu, anayasasında laik olduğu yazan bir ülkede kabul edilemez. Ama bu yeni değil. Gençleri, özellikle kendileri için tehlike ve tehdit unsuru olarak, iş isteyen, ana dilinde eğitim isteyen, parasız nitelikli eğitim isteyen, gelecekte meslek sahibi olmak isteyen, sağlıklı yaşamak isteyen gençliğe bunları veremedikleri için tehlike olarak görüyorlar ve kafalarını yıkamak için ellerinden geleni yapıyorlar”

    “DERSİM’İN DEMOGRAFİK YAPISINI GÖÇLE DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Daha sonra kürsüye gelen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “21 yılda çok ciddi kurumsallaşan bir faşizm var karşımızda” diyerek başladığı konuşmasında Dersim’in göç sorununa vurgu yaparak şunları ifade etti:

    “Bu kentte çok ciddi bir göç var. Bizim demografik yapımız değiştirilmeye çalışılıyor. Bu yeni bir politika değil. Dersim’de uzun zamandır uygulanan bir politika. Kaçırt, güvenlik sorunu yarat, aç bırak, politik olarak mahrum bırak, baskı yap, gözaltı yap, manipüle et, yurt dışına kapıları aç, gençliği gönder. Buraya dışarıdan nüfus taşı ve demografik yapıyı değiştir. Aslında bunu yaparken inancı değiştiriyor. Bunu yaparken Kürt kimliğimize, Alevi kimliğimize dönük bir değiştirme politikası yürütüyor. Bizim, Emek Partisi dahil olmak üzere tüm siyasal partilerimiz, kentimizde bulunan STK’lar, çok ciddi bir şekilde Dersim’de yaşanan bu politikalar üzerine gerçekten daha ciddi çözüm önerileriyle ortaklaşmamız ve buna ilişkin bir planlamayı önümüze koymamız gerekiyor. Çünkü bizim artık sözün dışına çıkmamız gerekiyor”

    EMEP DERSİM YENİ YÖNETİMİ

    Kongrenin bitiminde yapılan oylama sonucunda Ergin Tekin tekrar Dersim İl Başkanı seçilirken, yönetim ve disiplin kurulu üyeleri belirlendi. Seçilen yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluşuyor: Elif Özer, Çağla Yolaşan Kurul, Fatma Argın Taşkale, Kenan Çetin, Yaşar Çiçek, Aydın Keser, Orhan Kurul.

    Disiplin kurulu üyeleri Serpil Argın, Çetin Yılmaz ve Veli Söylemez olurken, Ergin Tekin ve Çağla Yolaşan Kurul ise üst kurul delegeleri oldular.

    PİRHA/DERSİM

  • EMEP Dersim İl Örgütü: Mücadele etmedikçe bizi daha fazla yoksulluk ve sefalet bekliyor-VİDEO

    EMEP Dersim İl Örgütü: Mücadele etmedikçe bizi daha fazla yoksulluk ve sefalet bekliyor-VİDEO

    PİRHA-EMEP Dersim İl Örgütü, yapılan zamlara tepki göstererek Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Zamların arkasının kesilmeyeceğini vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Sermaye düzeninin siyasetini yapan AKP iktidarının emekçiler için, halk için adım atması söz konusu bile olmaz, kazanmanın tek yolu birleşmek ve mücadele etmektir” dedi.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, yapılan zamlara tepki göstererek Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.

    “İş, ekmek, özgürlük” ,” Hükümet zammını al başına çal” ve “Sermayeye değil emekçiye bütçe” sloganlarının atıldığı açıklamada “İnsanca yaşayacak ücret istiyoruz” pankartı açıldı.

    “İKTİDAR HANGİ SINIFIN TARAFINDA OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR”

    Zamların devam edeceğini belirten Ergin Tekin, “İktidar uluslararası sermayeye teşvik ve ülkeyi ucuz emek cenneti olarak pazarlamaktadır. Patronlar karlarını % 300lere çıkarırken, krizin faturası yine emekçi halka çıkarılmaktadır. Zenginlerden servet vergisi almak yerine, temel tüketim maddelerine getirilen vergi zamlarıyla, iktidar hangi sınıfın tarafında olduğunu bir kez daha göstermiştir. Halkımız bu yükü taşımak zorunda değildir. Yapılan zamların geri alınması, asgari ücret dâhil çalışan ücretleri ve emekli aylıkları zamlarının yeniden düzenlenmesi ve insanca yaşanacak çalışma ve ücret koşullarının sağlanması için bulunduğumuz her yerde sesimizi yükseltelim, emek ve demokrasi güçleri olarak, halk güçleri olarak taleplerimizi birleştirerek mücadeleyi büyütelim” diye belirtti.

    “KAZANMANIN TEK YOLU MÜCADELE ETMEKTİR”

    “Mücadele etmedikçe bizi daha fazla yoksulluk ve sefalet bekliyor” diyen Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yoksulluğa ve sefalete dur demek için, başta işçiler olmak üzere, üretici köylüsü, küçük esnafı, kamu emekçisi, kadını ve genciyle bir bütün olarak emekçi halkımızı mücadeleye, hayatı durdurmaya çağırıyoruz. Sermaye düzeninin siyasetini yapan AKP iktidarının emekçiler için, halk için adım atması söz konusu bile olmaz, kazanmanın tek yolu birleşmek ve mücadele etmektir”

    PİRHA/DERSİM

  • Levent Tüzel: Depremlerde toplu katliam yaşandı-VİDEO

    Levent Tüzel: Depremlerde toplu katliam yaşandı-VİDEO

    PİRHA-Depremlerde toplu katliam yaşandığını belirten EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, “Deprem siyaset üstü değil, deprem siyasetin kendisidir. Cumhuriyet dönemi boyunca yirmi defa imar affı çıkartılmış ve bunların son altısı AKP döneminde çıkartılmış. Bu iktidara ve halkın kaynaklarını har vurup harman savuranlara artık dur dememiz gerekiyor” dedi.

    Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından on binlerce yurttaş yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

    EMEP Dersim İl Örgütü, ‘Deprem felaketi’ konulu halk toplantısı gerçekleştirdi. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel’in konuşmacı olduğu toplantıya çok sayıda yurttaş katıldı.

    “İNSANLAR KENDİ KADERLERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKILDI”

    Depremlerde toplu katliam yaşandığını belirten Levent Tüzel, “Depremler mutlaka ölümlere yol açacak diye bir sonuç yok, hep söylendiği gibi binalar öldürüyor ama öldürmeyen binalar yapmak da mümkün. Depremin yarattığı sonuçlardan herkes etkileniyor ama dolaştığımız yerlerde gördüğümüz şu ki deprem öncelikle yoksulları vuruyor. Deprem sınıfsal, deprem siyaset üstü değil, deprem siyasetin kendisidir. Depremin büyük bir afete dönüşmesi sizin ülkeyi nasıl yönettiğinizle ve nasıl bir kent planı yürüttüğünüzle doğrudan bağlantılı. İnsanlar kendi kaderleriyle baş başa kalmış durumdalar. Deprem öncesinde, deprem anında ve deprem sonrasına dair çokça suç var” dedi.

    “DEPREM SONRASINDA İNSANLARIN SORUNLARI HALEN ÇÖZÜLEBİLMİŞ DEĞİL”

    Deprem bölgelerinde insanların devleti yanlarında görmediklerini ifade ettiklerini dile getiren Tüzel, “İnsanların deprem sonrasında barınma sorunu gibi birçok sorunu var ancak sorunlar halen çözülebilmiş değil. Cumhuriyet dönemi boyunca yirmi defa imar affı çıkartılmış ve bunların son altısı AKP döneminde çıkartılmış. Bu iktidara ve halkın kaynaklarını har vurup harman savuranlara artık dur dememiz gerekiyor. Yaşamak için, canımıza sahip çıkmak için, hayatta kalmak için dayanışacağız ama örgütlenmek zorundayız. Depremle başa edebilmek ve depremi felaket olmaktan çıkartmak için örgütlü müdahale şart. İnsanca yaşayabilmek ve çocuklarımızın bu topraklardan gitmemesi için bu iktidardan bir an önce kurtulmamız gerekiyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • EMEP Dersim İl Örgütü’nden deprem açıklaması: Ciddi önlemlere ihtiyaç var-VİDEO

    EMEP Dersim İl Örgütü’nden deprem açıklaması: Ciddi önlemlere ihtiyaç var-VİDEO

    PİRHA- Emek Partisi Dersim İl Örgütü depreme ilişkin bir açıklama yaparak, iktidarın halkın acılarına duyarsız olduğunu kaydetti. EMEP, “Böylesi büyük yıkım olayları için hem önleyici tedbirler alınmalıdır hem de hemen devreye konacak ve önceden hazır tutulan ciddi önlemlere ihtiyaç vardır” dedi. 

    Maraş merkezli iki büyük deprem 10 ilde büyük yıkım yarattı. Deprem felaketinde bir hafta geride kalırken, geç başlayan arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Son verilere göre, deprem nedeniyle 31 bin 643 kişi yaşamını yitirdi.

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü depreme ilişkin bir açıklama yaparak, “Bilim insanları on yıllardır olanak buldukları her mecrada ve hatta önlerine kurulan barikatları aşmak için mücadele de ederek depremin gelmekte olduğunu haber veriyorlardı. Yer bilimciler meydana gelebilecek depremlerin yerlerini ve şiddetini de kesinliğe yakın şekilde tespit ederek alınması şart olan tüm önlemleri sıraladılar. Bütün bilimsel çalışmalara karşın, yaşanan yıkımların önlenebilir-azaltılabilir etkilerine karşı devlet tarafından hiçbir önlem alınmadı.  Yapı tekniği, kentlerde barınma alanlarının seçimi, evlerin-binaların deprem ve diğer yıkıcı doğa olaylarına karşı zararı en aza indirecek şekilde ilk elden ve zorunlu olan önlemler alınmadı” dedi.

    “GEREKENLER YAPILMIYOR”

    EMEP Dersim İl Örgütü’nün açıklaması şöyle:

    “Depremin yol açtığı yıkım durumunda lojistik desteğin sağlanabilmesi için en hızlı ulaşımın sağlanması, enkaz kaldırma araç ve ekiplerinin çok sayıda ve hemen her kentte hazır tutulması, kara-hava ve deniz ulaşımının yedek hatlarıyla planlanması gibi ikinci etaptaki önlemler açısından da gerekenler yapılmadı.
    Yaşananlar apaçık ortadadır: Depremin yıkıma yol açtığı tüm kentlerden; imdat çığlıkları yükselmekte; enkaz kaldırma, haberleşme, ulaşım, su, ısınma, aydınlanma, barınma, yiyecek ve giyecek gibi en önemli ihtiyaçların karşılanmadığı ya da karşılanamadığı açıkça görülüyor. Halk hemen her kentten “Acil yardıma ihtiyacımız var; açız, soğukta bekliyoruz, içeride-enkaz altında insanlar var, ancak daha kimse yardıma daha gelmedi” çığlıklarını yükseltmeye devam ediyor.

    “CİDDİ ÖNLEMLERE İHTİYAÇ VAR”

    Yurttaşlardan deprem vergisi adı altında ek ve özel vergi alan devlet, en ufak hak arama mücadelesinde polis-jandarma sopasıyla halkın karşısına çıkıyor. Hazine ve Maliye bakanı “Her şey kontrol altında, sadece yalan-yanlış bilgi yayılması gibi bir sorun var” diyor; iletişim başkanı onca yıkım karşısında bula bula dezenformasyonu keşfedip ihbar hattını hizmete açtıklarını duyurdu ve cumhurbaşkanı üç aylık olağanüstü hal ilanına karar verdi.
    Ancak karayolu ulaşımının felç olduğu bir durumda, uçakların en yakın hava meydanına, helikopterlerin mümkün her yere malzeme ve ilk yardım ekibi ulaştırmasının neden gerçekleştirilmediği ya da gerçekleştirilemediği anlaşılır değildir. İskenderun Limanı’ndaki yangına neden hemen müdahale edilerek büyümesinin önlenmediği de açıklanamadı. AFAD yöneticileri, her yere müdahale edildiğini açıklamalarına rağmen yardım ekiplerinin ulaşmadığı, yetersiz olduğu ve malzeme bulunmadığı yönündeki şikayetler iktidar yanlısı haber kanallarınca dahi gizlenemiyor.
    Görülen bir kez daha şudur ki, böylesi büyük yıkım olayları için hem önleyici tedbirler alınmalıdır hem de hemen devreye konacak ve önceden hazır tutulan ciddi önlemlere ihtiyaç vardır. Yapı tekniğinden altyapı hizmetlerine gerekli her önlem ertelenmeksizin ve önceden alınmadığında, yıkıcı etki artıyor, çözüm adına uygulamaya konanlar ya işe yaramıyor ya da gecikme nedeniyle beklenen yararı sağlanamıyor.

    “EN BÜYÜK GERÇEKLERDEN BİRİ HALKIN OLAĞANÜSTÜ DAYANIŞMASI”

    Bu depremin ortaya çıkardığı ve kanıtladığı en büyük gerçeklerden birisi halkın olağanüstü dayanışması, fedakarlığı, her türlü zorluğun üstesinden gelmek için gösterdiği çabadır. Yaygın bir şekilde örgütlenen yardım kampanyaları, gönüllülerin arama kurtarma ekiplerine yardım isteği en belirgin davranış biçimleri olarak görülüyor. Halkın yanında göremediği, yardımını alamadığı resmi yetkililerden, iktidarın temsilcilerinden hesap sormaya da yöneldiği görülüyor. Diyarbakır ve Adıyaman’daki protestolar bu durumu açık şekilde ortaya koyuyor.

    “İKTİDARIN HALKIN ACILARINA KARŞI DUYARSIZLIĞI”

    İktidarın kendi sefaletini, beceriksizliğini, halkın acılarına karşı duyarsızlığını örtmek için bulabildiği tek yöntem ise olağanüstü hal uygulamasıdır. Böylece halkın öfkesini bastırmayı, deprem konusunda gerçekleri aktaran basın ve yayının sesini kesmeyi, sosyal medyayı denetim altına almayı halkın dayanışmasını engellemeyi başaracağını sanıyor. İktidarın fetvacısı Diyanet ise deprem sonrasında milyonlarca liralık bütçesine rağmen hayatını kaybeden vatandaşlar için kefen bile temin etmedi, enkaz altında sağ kalan ve kurtarılmayı bekleyen vatandaşlar varken onlar için sela okutulmasını istedi ve adeta enkaz altındaki vatandaşları daha ölmeden mezara koydu.

    “DERSİM’DE ACİLEN GEREKLİ ÇALIŞMALAR YAPILSIN”

    Diğer taraftan Türkiye’nin en aktif fay hatlarının çevrelediği Dersim de deprem riskinin büyük olduğu kentler arasındadır. Bilim insanlarının yaptığı uyarılara kayıtsız kalınamaz. Bu sebeple hem doğusunda hem de batısında şiddetli depremler beklenen ilimiz ivedilikle depreme hazır hale getirilmelidir. Maraş depreminin olduğu günden beri ilimizde de sürekli sarsıntıların yaşanması halkımızın kaygısını giderek arttırmış durumdadır. Kentimizin yapı stokunun depreme dayanıklı olup olmadığının anlaşılabilmesi için hızlıca risk analizleri yapılmalı, bölgelere göre zeminlerin dirençli olup olmadığının bilgisi halkımızla paylaşılmalı ve imar planı deprem riskine göre yeniden düzenlenmelidir. Yeni yapılacak binalar da dahil tüm binaların depreme karşı dayanıklılığı ve güçlendirilmesi gecikmeden yapılmalıdır. Olası bir deprem için deprem anında ve sonrasında yapılacaklarla ilgili halkımız eğitilmelidir. Bugünden başlayarak deprem anında ilk ihtiyaç olarak belirlenen sağlık, barınma ve beslenme ihtiyaçları için tedbirler alınmalıdır.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Denizler bağımsızlık, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelemizde yaşıyorlar’-VİDEO

    ‘Denizler bağımsızlık, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelemizde yaşıyorlar’-VİDEO

    PİRHA-68 kuşağının devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın katledilişlerinin 50’nci yılında Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, “Onları idam edenler hatırlanmazken denizler yeni doğan yüzbinlerce çocuğun isminde, gençliğin gelecek mücadelesinde, işçi sınıfının özgürlük mücadelesinde yaşıyorlar” denildi.

    68 kuşağının devrimci önderleri ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) kurucuları Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan katledilişlerinin 50’nci yılında birçok yerde anılmaya devam ediyor.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, parti önünden Seyit Rıza Meydanı’na yapmak istediği yürüyüşü polis engellemeye çalıştı. Dersim’de Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü öncülüğünde Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’nun da destek vermesiyle Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı. Kitle sürekli ‘Yaşasın Devrim ve Sosyalizm’, ‘Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz’ sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını Emek Gençliği Dersim İl Yöneticisi Yusuf Akın okudu. Açıklamada ‘Yaşasın Devrim ve Sosyalizm’ pankartı açıldı.

    “DENİZLER ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNDE YAŞIYORLAR”

    Denizlerin yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi kahrolsun emperyalizm dediklerini ifade eden Emek Gençliği Dersim İl Yöneticisi Yusuf Akın, “Onlar bağımsızlık, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelemizde yaşıyorlar. Onları idam edenler hatırlanmazken denizler yeni doğan yüzbinlerce çocuğun isminde, gençliğin gelecek mücadelesinde, işçi sınıfının özgürlük mücadelesinde yaşıyorlar” diye belirtti.

    Geleceğe ışık tutarak devrimci bir halk yaratacaklarını söyleyen Eski EMEP Dersim İl Başkanı Salih Gündoğan, “Halkımızın mücadelesini bize miras bırakanlar şunu iyi bilirler ki devrim sosyalizm mücadelesi tarih boyunca susmamıştır ve susmayacaktır” dedi.

    “BİRGÜN ELBET ZAFER GÜNÜ OLACAKTIR”

    EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, “Her kim zulüm ve zorbalığa, sömürü ve baskıya karşı yürekli bir öfke duyuyorsa emperyalistlerin ve işbirlikçilerin barbarlığına karşı bağımsızlık, siyasal demokrasi ve sosyalizm için birleşmelidir. Kızılderede, Ulucanlarda, Nurhaklarda, Diyarbakır işkencehanelerinde ve ülkenin diğer yerlerinde yitirdiğimiz devrimcilerin uğruna can verdikleri dava ancak milyonlara mal edilerek zafere ulaştırılabilir. Şu bilinsin ki bir gün elbet zafer günü olacaktır” diye ifade etti.

    Dersim’de OHAL zamanından kalan alışkanlığın devam ettiğini söyleyen Dersim Baro Başkanı Kenan Çetin, “Denizler üniversitede alanlara inip emperyalistleri protesto ederken bağımsız bir ülke düşü vardı. 50 yıl sonra burada gördüğümüz manzarada bugün ülkeyi yönetenler kendi anayasalarını tanımamaktadırlar. Ülkeyi ve ili yönetenler kolluğa verdiğiniz emirle kitle örgütlerini, siyasi partileri, gençleri ve kadınları genelgelerle kaldırıma çıkartamazsınız. Bu ülke halkların özgürlüğüne, demokrasiye kavuşacaktır” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Doku ailesinin adliye önündeki eylemine siyasilerden destek -VİDEO

    Doku ailesinin adliye önündeki eylemine siyasilerden destek -VİDEO

     PİRHA-Gülistan Doku’nun ailesi, 748 gündür haber alamadıkları kızları için Tunceli Adliyesi önünde başlattığı oturma eylemi 21’inci gününde. CHP’li vekiller Doku ailesini eylem yerinde ziyaret etti. 

    Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ailesi, kızlarının akıbetinin ortaya çıkarılması için 1 Ocak’tan bu yana Tunceli Adliyesi önünde oturma eylemi yapıyor.

    Aile, eylemlerinin 21’inci gününde de adliye binası önüne geldi. Anne Bedriye Doku ve baba Halit Doku’ya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Grup Başkanvekili Özgür Özel, Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, İstanbul Milletvekilleri Yüksel Mansur Kılınç, Aykut Erdoğdu ve önceki dönem Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Dersim İl Başkanı Ali Mustafa Çelik, Pertek Belediye Başkanı Ruhan Alan, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik, Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren ve Başkan Yardımcısı Zülal Işık, Dersim Baro Başkanı Kenan Çetin ve EMEP Dersim İl Örgütü destek verdi.

    “ADALET SAĞLANMADAN BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    2 yılı geçmiş bir süreçte acılı bir annenin yanında bir şey söylemenin zor olduğunu belirten CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, ”Zamanında çok yönlü araştırma yapılması yönünde aile tarafından uyarılmıştım ama maalesef ailenin feryadı dinlenmedi. Şimdi adalet aramak için adliyenin önündeyiz. Gülistan Doku’nun annesinin adalet talebi karşılanmadan bu işin peşini bırakmayacağız” diye belirtti.

    “HAYATIN HER ALANINDA CEZASIZLIK POLİTİKASI VAR”

    Adliye saraylarının içerisinde adalet dağıtılacağına insanlar adalet kapısında adalet aramaya başladığını vurgulayan Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, “Kötü hava koşullarına rağmen Gülistan Doku’nun ailesi adalet aramaya devam ediyor. Hukukçular olarak ne diyeceğimizi bilemiyoruz Türkiye’de hayatın her alanında cezasızlık politikası var”

    Dersim Baro Başkanı Kenan Çetin ise, “Devlet kurumları ve kolluğun içerisinde mutlaka Gülistan Doku dosyasıyla ilgili tanıklığı olan insanlara sesleniyorum birazcık vicdanları varsa yıllarca beklemesinler bu soruşturmaya katkı sunsunlar”

    Doku ailesi, oturma eylemlerinin ardından TBMM’de bulunan 600 milletvekiline mektup gönderdi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    > Gülistan Doku’nun ailesi 5 Ocak’a kadar adliye önünde oturma eylemi yapacak
    > Anne Doku: Adalet istiyorum!
    > Doku Ailesi: Gülistan’ı bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz
    > ‘Gülistan’ın başına gelen bizim de başımıza gelebilir; sokakta rahat gezemiyoruz’
    > Şaroğlu’ndan Gülistan Doku sorusu: Gerçeğin açığa çıkmasından mı endişe ediliyor?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin başlattığı oturma eylemi 4. gününde devam ediyor
    > Doku ailesi: Kızımızın katilini arıyoruz ama kimse bize yardım etmiyor
    > Kadınlardan açıklama: 21 yaşındaki üniversite öğrencisi 2 yıldır nasıl bulunmaz?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin başlattığı oturma eylemi 6 gündür devam ediyor
    > Anne Bedriye Doku kızı için oturma eyleminde: Gülistan nerede?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 8’inci gününde
    > HDP milletvekilleri, Doku ailesini ziyaret etti
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 10’uncu gününde
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 11’inci gününde
    > Gülistan Doku’nun ailesinin oturma eylemi 12’inci gününde
    > Doku ailesi milletvekillerine mektup yazdı: Gülistan’ı karanlıkta bırakmayın
    > Doku ailesinin eylemi 17 gündür devam ediyor: Gülistan nerede?

  • EMEP Dersim İl Örgütü’nden, üyelerinin tehdit edilmesine tepki-VİDEO

    EMEP Dersim İl Örgütü’nden, üyelerinin tehdit edilmesine tepki-VİDEO

    PİRHA-EMEP Dersim İl Örgütü yöneticileri, üyelerinin tehdit edilmesini protesto ederek saldırılara karşı boyun eğmeyeceklerini ifade etti.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, üyeleri Yusuf Akın’ın 1 Ocak tarihinde kendilerini istihbarat elemanı olarak tanıtan kişilerce tehdit edilmesine tepki göstermek amacıyla il binalarında basın toplantısı gerçekleştirdi.

    “TÜM DEMOKRASİ GÜÇLERİNE YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR”

    Üyelerinin tehdit edilmesinin tüm demokrasi güçlerine yönelik yapılan bir saldırı anlamına geldiğini söyleyen EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Üyeleri Yusuf Akın’ın 1 Ocak Günü gece saat 22.00 sularında Yeni Mahallede bulunan evine giderken, kendilerini “istihbarattan” diye tanıtan 3 kişi tarafından tehdit edildi ve söz konusu kişilerin Akın’a, “ ‘Gel seninle biraz konuşalım, yanlış yoldasın’ denilmiş ve içlerinden biri silah gösterip ‘Bir şey yapmak isteseydik yapardık’ denilerek o bilindik lafları etmişlerdir” dedi.

    “SALDIRILARA KARŞI BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    HDP’ye yönelik saldırılar, sokak ortasından insan kaçırma gibi saldırılan ile partilerine yönelik saldırıların birbirinden bağımsız olmadığına dile getiren Tekin, “Bu saldırılar üzerinden kitlelerin pasifize edilmesi, mücadeleye katılımının engellenmesi hedeflenmektedir. Buna ancak mücadeleyi büyüterek karşılık verebiliriz. Tek adam iktidarının baskıya, şiddete, yasaklara, tehdide dayanan yönetiminin uygulayıcıları tarafından gerçekleştirilen bu saldırıya dair gerekli hukuki işlemleri yapacağımızı belirtmekle birlikte, buna boyun eğmeyeceğimizi hatırlatmak istiyoruz. Yetkililerin açıklama yapmasını bekliyoruz aksi takdirde, başta Tunceli Emniyet Müdürlüğü olmak üzere, mülki idarenin sorumlu olduğunu belirtmek isteriz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • EMEP Dersim: Sorunun kaynağı, rektörün gerçekliklerden habersizliğidir

    EMEP Dersim: Sorunun kaynağı, rektörün gerçekliklerden habersizliğidir

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, şehirde öğrencilerin yaşadığı barınma sorunlarına dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada sorunun kaynağının, “rektörün  plansız bir biçimde, kentin gerçeklerinden habersizmiş gibi sürekli olarak kontenjan artırması” diye belirtildi. EMEP il örgütü bu duruma dair , “bir yönetim krizidir” tespitinde  bulundu.

    “Dersim halkına çağrımızdır: öğrencilerin sokakta kalmalarına/evlerine dönemlerine izin vermeyelim!” başlığıyla yayınlanan EMEP Dersim İl Örgütü’nün yazılı açıklamasında, Munzur Üniversitesi’nin şehrin barınma, beslenme, altyapı olanaklarından habersizmiş gibi sürekli olarak kontenjan artırdığına dikkat çekildi.

    EK KONTENJANLA DAHA DA ARTACAK

    İlan edilen kontenjanların neredeyse yarı yarıya dolmasına rağmen üniversitede eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte yüzlerce öğrencinin barınma sorunuyla yüz yüze bırakıldığının belirtildiği açıklamada “Kentteki  barınma sorunlarının ek kontenjanla yerleştirme yapıldığında daha da artacağı tahmin edilmektedir.

    Henüz yurt başvuru süreçleri tamamlanmamışken ve kampüs alanında inşaat çalışmaları devam ederken alelacele eğitim-öğretimi başlatan rektör, bir taraftan da bazı hocaları aracılığıyla öğrencilere evlerinize dönün mesajı vermektedir.  Belli ki rektörün derdi her öğrencinin eğitim hakkını sonuna kadar savunmak değildir!” denildi.

    Kentin mülkü amirinin ise öğrencilere bu krizin emlakçılık krizi olduğu ve kendisinin emlakçı olmadığı mesajını verdiğinin hatırlatıldığı açıklamada “Ne yazık ki bu sorunu yaratanlar çözümü noktasında aynı motivasyonu ortaya koymamaktadır. Bu sorun özünde, Munzur Üniversitesi rektörünün plansız bir biçimde, kentin gerçeklerinden habersizmiş gibi sürekli olarak kontenjan artırmayı büyüme ve gelişme olarak gören anlayışından kaynaklı bir yönetim krizidir” diye belirtildi.

    GENÇLERE DESTEK OLALIM ÇAĞRISI

    EMEP açıklamasında, “Halkımızı, eğitim hakkından vazgeçmemeleri için gençlerimize destek olmaya ve sahiplenmeye çağırıyoruz” çağrısında bulundu.

    PİRHA/DERSİM

  • EMEP Dersim İl Örgütü eğitimdeki sorunlara dikkat çekti: Aileler endişeli-VİDEO

    EMEP Dersim İl Örgütü eğitimdeki sorunlara dikkat çekti: Aileler endişeli-VİDEO

    PİRHA-Emek Partisi Dersim İl Örgütü, eğitimdeki sorunlara dair Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Okullar açıldığını ama ailelerin ciddi endişe içinde olduğu belirten EMEP’liler, “Çünkü Millî Eğitim Bakanlığı’nın ve hükümetin açıklamaları şeffaf değil, önlemler ise yetersiz” dedi. 

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü, eğitimdeki sorunlara dair Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı.

    Basın açıklamasını Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. “Okullar açıldı ama aileler ciddi endişe içinde” diyen Tekin, “Çünkü Millî Eğitim Bakanlığının ve hükümetin açıklamaları şeffaf değil, önlemler ise yetersiz. İlimizde de yeni eğitim öğretim yılı sancılı başladı. 24 Ocak 2020’de Elazığ’da 41 kişinin ölümüyle sonuçlanan depremde Dersim’de de birçok okul hasar almıştı. İlde hasar tespiti yapılan 60 okuldan 25’i için güçlendirme ve onarım kararı çıktı. Aradan geçen 1 buçuk yılda okullarda hiçbir şey yapılmadı, Okullardaki güçlendirme çalışmaları ders zilinin çalmasıyla başladı” dedi.

    “TEK ADAM YÖNETİMİNİN EMEKÇİ DÜŞMANI POLİTİKALARI EĞİTİM POLİTİKASINDA DA DEVAM ETMEKTEDİR”

    Tek adam yönetiminin salgına dair politikası nasıl ki sermaye yanlısı ve emekçi düşmanı olarak şekillenmişse, okullarla ilgili politikalarının da aynı şekilde şekillendiğini vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:

    “Okulların kapalı olmasının, devletin salgın boyunca eğitim ve koruma görevinden tamamen elini çekmesinin sonuçlarını en derinden ve en kalıcı olarak yaşayanlar yoksulların, işsizlerin, işçi ve emekçilerin çocukları olmuştur. Eğitim hakkına ulaşamamak, çalışmaya mecbur bırakılmak, küçük yaşlarda sömürü çarklarına sürüklenmek, bakım olanakları olmadığı için evlerde güvensiz şekilde ve tek başlarına kalmak bunun başlıca sonuçlarıdır. Zaten eşitsizliklerle dolu sınav sisteminin üzerine pandemi eklenince öğrencilerin başarı durumu daha da gerilere gitmiştir. Yani salgının her türlü yükü omuzlarına yüklenen, sermayeye sağlıklarını, canlarını vermeleri beklenen, salgın boyunca tedbirsiz, dip dibe ortamlarda ve üç kuruşa çalıştırılan, işsizliğe mahkûm edilen emekçilerin çocuklarına da eğitim hakkından mahrum kalmak, eşitsizliklerin kalıcı hale gelmesi ve yoksulluk pay edilmiştir.”

    “BİRLİKTE MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Okulların yüz yüze açıldığı bu dönemde, yaşanan endişe ve kaygıların sebebinin tek adam yönetiminin iki yıl boyunca oluşturduğu politikalar olduğunu belirten Tekin, “Bugüne kadar ne Milli Eğitim Bakanlığı ne de alt birimler okullarla ilgili hangi hazırlıkların yapıldığını, ne tür önlemler alındığını paylaşmadı, paylaşmıyor. Süreç şeffaf bilgi ile halka anlatılmıyor. Halk yeni bir “sürü bağışıklığı” stratejisinden endişe ediyor!  Yapılan çağrılara tek bir cevap dahi verilmiyor. Bu durum, okullar için tekrar “aç kapa” uygulamasının geri gelmesi endişesini da beraberinde getirmektedir. Okulların güvenli şekilde açık tutulması için emekçilerle, sağlık ve eğitim örgütleriyle, velilerle birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

    Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, yapılması gerekenleri söyle sıraladı:

    -MEB alınan tüm önlemlere ilişkin şeffaf şekilde bilgileri paylaşmalıdır.

    -Güçlendirmeye alınan okullar denetlenmeli, güvenli ve hızlı bir şekilde eğitim – öğretime açılmalıdır.

    -Okullarda öğretmen açığının giderilmesi için atama bekleyen öğretmenlerin hızlıca ataması yapılmalıdır.

    -Okullarda tüm sınıflar havalandırmaya uygun hale getirilmeli, uygun olmayan sınıflar kullanılmamalıdır.

    -Okulda tüm yetişkinlerin ve öğrencilerin maske takması ve mesafeye uyması için gerekli önlemler alınmalı, maskeler ücretsiz olarak sağlanmalıdır.

    -Belirti gösteren ya da temaslı öğretmen ve öğrencilerin okula gitmemesi için bilgilendirme ve önlemler alınmalıdır.

    -Sınıflar seyreltilmeli, öğrenci sayıları 30’un altında tutulmalıdır.  Ek sınıflar oluşturulmalıdır.

    -Öğretmenlerin aşılamaları tamamlanmalı, okullarda sağlık odaları oluşturulmalıdır.

    -Okullar için gerekli bütçe ayrılmalıdır.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim EMEP: Murat Yıldız iktidarın savaş politikaları sonucunda öldürülmüştür!

    Dersim EMEP: Murat Yıldız iktidarın savaş politikaları sonucunda öldürülmüştür!

    PİRHA-Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Murat Yıldız adlı gencin Dersim’de SİHA’lardan atılan bombalarla yaşamını yitirmesine yazılı bir açıklama yaparak tepki gösterdi. Açıklamada, “Murat Yıldız öldürülen ilk sivil değildir. Bugüne kadar bu coğrafyada öldürülen sivillerin hesabı verilmediği için siviller ölmeye devam ediyor. Bu savaşçı politikalardan vazgeçme çağrısında bulunuyoruz” denildi. 

    Ovacık’ın Tilek (Yoğunçam) köyünden hayvanlara barınak yapmak için gittiği Ağdat-Ağaçpınar köyleri kırsalının SİHA’lar ve helikopterler tarafından bombalanması sonucu Murat Yıldız adlı genç yaşamını yitirdi.

    Ovacık’ta mantar toplamaya giden ve Seyit Rıza’nın üç kuşak torunu olduğu belirtilen Murat Yıldız isimli gencin Ağdat-Ağaçpınar köyleri arasında bombalanarak yaşamını yitirmesine yazılı bir açıklama yaparak  tepki gösteren EMEP Dersim İl Örgütü, “Murat Yıldız’ın ölümüyle sonuçlanan bu olaya ilişkin detaylı bir soruşturma yürütülmeli, ölümle sonuçlanan bu olayda suçu olanlar yargı önüne çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır” dedi.

    “MURAT YILDIZ OPERASYON ALANININ İÇİNE YÖNLENDİRİLMİŞTİR”

    Kürt sorununda “Çözüm masasının” devrildiği “çözüm sürecinin” sonlandırıldığı dönemde “Yeni Osmanlıcılık” hayalleriyle sürdürülen yayılmacı dış politikanın yanı sıra içerde de savaşçı politikalara hız verildiği vurgulanan açıklamada, “O günden bugüne, iktidar seçilmiş belediye başkanlarının yerine atanan kayyumlarla halkın iradesini yok saymış, binlerce siyasetçiyi, devrimciyi göz altına alıp tutuklamış ve savaşçı politikalarını devam ettirmiştir. ‘Çözüm süreci’ diye adlandırılan dönemde, ölümler durmuş Türkiye halkları geleceğe umutla bakar olmuştu. İktidarını kaybedeceğini anlayan AKP hükümeti, şiddetten beslendiği gerçeğiyle savaşı tırmandırmış ve ölümlerin artmasına sebep olmuştu. Sivil ölümleri de o günden bugüne devam ediyor! Murat Yıldız’ın öldürülmesi de Kürt sorunun demokratik eşitlikçi temelde çözülememiş olmasının bir sonucudur. Bu politikalar her gün yoksul emekçilerin ölümüne mal oluyor! En son Ovacık kırsalında yürütülen askerî operasyon sonucunda geçimini hayvancılıkla, sağlayan Murat Yıldız bu politikaların bir sonucu olarak hayatını kaybetti. Yetkili ağızlar ailenin cenazeyi alma çabalarına da zorluk çıkarıyorlar. Akıllarda birçok soru işaretinin olduğu bu olaya ilişkin yetkililerin yaptığı açıklamalar da açıklayıcı nitelikte değildir! Yetkililerin açıkladığı bilgiler doğru dahi olsa, bu durum sonucu değiştirmez! Murat Yıldız dışındaki sivillere ‘operasyon var, gidemezsiniz’ denmesine rağmen Murat’a izin verilmiş ve adeta operasyon alanın içerisine yönlendirilmiştir.”

    “SAVAŞ POLİTİKALARDAN VAZGEÇİLSİN”

    Murat Yıldız öldürülen ilk sivil değil olmadığı vurgulanan açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Bugüne kadar bu coğrafyada öldürülen sivillerin hesabı verilmediği için siviller ölmeye devam ediyor. Şöyle yakın zamana dair bir hatırlatmakta bulunarak bu savaşçı politikalardan vazgeçme çağrısında bulunuyoruz; 2016 yılının Eylül ayında Venk Köprüsü’nde Ersin Demir, 2017 yılının Temmuz ayında Nazimiye’nin Rabat Köyü’nde Ercan Güneş, yine benzer operasyonlar sonucunda öldürüldüler. 2019 yılının Temmuz ayında da Dersim’in Ovacık ilçesine bağlı Bilgeç köyünün Çakılyayla mezrasında hayvan otlatırken patlayıcıya basan kardeşler; 8 yaşındaki Ayaz Güloğlu ile 4 yaşındaki Nupelda Güloğlu da yine bu politikaların sonucunda hayatlarını kaybettiler. Murat Yıldız’ın ölümüyle sonuçlanan bu olaya ilişkin detaylı bir soruşturma yürütülmeli, ölümle sonuçlanan bu olayda suçu olanlar yargı önüne çıkarılmalı ve cezalandırılmalıdır. Emek Partisi olarak bu olayın takipçisi olacağımızı, aile ile dayanışma içerisinde bulunacağımızı belirterek; emekçi halkımıza da desteği giderek azalan iktidarın bu son çırpınışları karşısında iş, barış ve özgürlük mücadelemizi büyütme çağrısında bulunuyoruz” denildi.

    PİRHA/DERSİM