Etiket: ensar vakfı

  • AKP’li belediyeden tarikatlara yurt kıyağı: TÜRGEV’e 4, ENSAR’a 7, TÜGVA’ya 10 bina tahsisi

    AKP’li belediyeden tarikatlara yurt kıyağı: TÜRGEV’e 4, ENSAR’a 7, TÜGVA’ya 10 bina tahsisi

    İBB tarafından hazırlanan ‘STK-Okul-Yurt Faaliyeti Raporu’, yandaş vakıflara sağlanan yurt desteğini gözler önüne serdi. Ensar Vakfı, TÜRGEV, TÜGVA gibi vakıfların açtığı yurtlar için belediye binalar kiraladı. 8 vakfa harcanan para 114 milyon TL’yi buldu.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından hazırlanan ‘STK-Okul-Yurt Faaliyeti Raporu’, yandaş vakıflara sağlanan yurt desteğini gözler önüne serdi. İBB tarafından hazırlanan raporun medyaya yansımasının ardından yeni ayrıntılar ortaya çıkıyor. İBB’nin kendi hazırladığı raporda yer alan bilgileri reddederek “Vakıflara yardımda bulunmadık” açıklaması ise akıllara durgunluk verdi.

    Rapora göre İBB tarafından adı sık sık çocuk istismarıyla gündeme gelen Ensar Vakfı’na 7, TÜRGEV’e 4, Bilal Erdoğan’ın vakfı TÜGVA’ya 10 bina kiralandı. Yönetim kurulunda AKP’li isimlerin yer aldığı Ensar, TÜRGEV ve TÜGVA gibi 8 vakfa, ‘bakım-onarım’ gibi giderler için 114 milyon TL harcandı.

    Birgün’den Uğur Şahin’in haberine göre, vakıflara yapılan bina kira yardımları raporda şöyle sıralandı:

    -TÜRGEV: Geçen yıl Fatih, Şişli, Avcılar ve Mecidiyeköy’de bulunan 4 bina TÜRGEV’e kiralandı, 6 milyon 137 bin 884 TL’lik tahsis yapıldı. 2014 ile 2018 yılları arasında ise 8 milyon 20 bin 808 TL’lik­ kiralama bedeli ödendi.

    -Ensar Vakfı: 2014 ile 2018 yılları arasında Avcılar, Büyükçekmece, Şişli’de birer bina, Ataşehir ve Kartal’da ise iki adet yapı kiralandı. 7 bina için, 12 milyon 603 bin 224 TL’lik kira tahsisi yapıldı. Sadece geçen yıl 3 milyon 747 bin 586 TL’lik kiralama bedeli tuttu.

    -TÜGVA: 2014 ve 2018 arasında Beşiktaş, Bakırköy, Silivri, Avcılar, Sarıyer, Çatalca, Şişli, Kadıköy, Beylikdüzü, Büyükçekmece’de 10 bina kiralandı. 5 milyon 993 bin 775 TL kiraya harcandı. Kiralama bedeli geçen yıl 2 milyon 412 bin 112 TL’ye ulaştı.

    -Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı: 2018’de Gaziosmanpaşa’da 1, Üsküdar’da 4 bina kiralanarak, 3 milyon 35 bin 472 TL’lik tahsis yapıldı. 2014-2018 arasında yapılan kiralama bedeli 8 milyon 380 bin 931 TL’yi buldu.

    -Asitane Vakfı: 2018’de Fatih’teki bir bina için 412 bin 920 ­TL kira tahsisi yapıldı. Son 4 yılda ise 1 milyon 302 bin 74 TL’lik kiralama bedeli ödendi.

    -Daru’l-Fünun İlahiyat Vakfı: 2018’de Fatih’teki bina için 272 bin 682 TL’lik tahsis yapıldı. 2014 ile 2018 yılları arasında ise 851 bin 666 TL ­ kiralama bedeli ödendi.

    İBB’nin 15 milyon TL’yi aşkın destek verdiği diğer vakıflar ise raporda şöyle sıralandı.

    İHH-İnsani Yardım Vakfı, İsmailağa Vakfı, Gülistan Kuran Kursu, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği, Kadın ve Demokrasi Derneği, Fatih’in Nesli Gençlik ve Eğitim Derneği, İstanbul Din Görevlileri Derneği, İlim Hizmet Araştırma Vakfı, Vakt-i Kıraat Derneği, Yedi Hilal Derneği.

    İMAM HATİPLERİN SADECE ONARIMINA 8 MİLYON TL

    Faaliyet raporunda yer alan bilgilere göre, 123 imam hatip okuluna bakım ve onarım hizmeti verildi. Bu ‘çalışmalar’ kapsamında da 8 milyon 712 bin 668 TL’lik harcama yapıldı. İmam hatiplere malzeme alımlarında ise 853 bin 208 TL’lik bir gider oluştu. 31 imam hatip okulunun spor salonu tamamlandı, 8 spor salonu da tamamlanmak üzere. Toplam 39 okulun yapım maliyeti ise 63 milyon 900 bin TL.

  • Danıştay’dan Ensar Vakfı kararı: Protokol durduruldu

    Danıştay’dan Ensar Vakfı kararı: Protokol durduruldu

    Danıştay 8. Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ensar Vakfı ile imzaladığı Protokol hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Karar gerekçesinden: Ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak iyi bireyler yetiştirilmesi devletin devredemeyeceği görevler arasındadır.

    Danıştay 8. Dairesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ensar Vakfı ile imzaladığı Protokol hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Anayasa ve Milli Eğitim Temel Yasası’na aykırılığa dayanan kararın gerekçesinde, ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak iyi bireyler yetiştirilmesi devletin devredemeyeceği görevler arasında olduğu belirtildi.

    Öğrenci velisi Esra Deniz, Ağar Şudaşdemir, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Ensar Vakfı arasında imzalanan ve çocuk istismarları ile gündeme gelen vakfın okullarda eğitim, seminer, sosyal etkinlik düzenlenmesine ilişkin protokolün anayasaya ve Milli Eğitim Temel Yasası’na aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay’da iptal davası açmıştı.

    “MİLLİ EĞİTİM İLKELERİNE AYKIRI”

    Danıştay 8 Dairesi, protokolün, bir kamu hizmeti olan eğitim öğretim hizmetinin, devlet hizmet alanı içerisinde ancak genel idare esaslarına göre memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesine ilişkin anayasanın amir hükmüne ve Türk milli eğitiminin temel ilke ve kurallarına aykırı olduğu sonucuna vardı. Danıştay’ın kararında; “Anayasa ve yasalar gereği ulusu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak teknik, ekonomik, kültürel ve sosyal gelişme alanlarında iyi bireyler yetiştirilmesi ve bunun için ülke çapında etkin önlemler alınmasının devletin devredemeyeceği görevler arasında olduğu” vurgulandı. Kararda, özetle şöyle denildi:

    “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda salt akademik anlamda eğitim verilmesini aşan bir biçimde kişinin birey olarak gelişiminin sağlanmasına yönelik eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesine ilişkin yetkinin, hukuk devleti ilkesi uyarınca anayasaya, üst hukuk normlarına uygun olarak kullanılması gerekmektedir.”

    Kararı değerlendiren hukukçu Ali Suat Ertosun, 18 ayrı dinci örgütle benzer metinlere imza koyan Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Danıştay’ın kararına uyarak bu protokolleri bozması gerektiğini aktardı.

  • Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi, ‘Çekin karanlık ellerinizi çocukların üzerinden’ diyecek

    Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi, ‘Çekin karanlık ellerinizi çocukların üzerinden’ diyecek

    PİRHA- Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi, “Cemaat-tarikat yurtları kapatılsın” diyerek saat 15.00’te İstanbul ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yapacak.

    Bilimsel ve Laik Eğitim Hareketi,

    “Gizlemeye çalıştığınız, itibarlarını ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyerek koruduğunuz kurumları bizler çok iyi tanıyoruz”

    “İnkar ettiniz, normalleştirdiniz, tekilleştirdiniz, akladınız? Peki sonuç ne oldu? Çocuk istismarlarının sonu mu geldi? Çekin karanlık ellerinizi çocukların üzerinden” diyerek saat 15.00’te İstanbul ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlükleri önünde eylem yapacağını duyurdu.

    Eylem, sosyal medyada:

    “Ensar, Aladağ, Kulp, Taşkent ve şimdi Dikili..
    Çocukların yaşamlarının karartılmasına izin vermeyeceğiz!
    Cemaat ve Tarikat Yurtları Kapatılsın Tüm öğrenciler için kamusal, parasız, nitelikli barınma hakkı sağlansın” sözleriyle duyuruldu.

  • Öğrenciler Ensar Vakfı’nın kitabı ile sınav yapıldı

    Öğrenciler Ensar Vakfı’nın kitabı ile sınav yapıldı

    Kayseri’de bir ortaokulda öğrencilere, tecavüz skandalıyla gündeme gelen Ensar Vakfı tarafından yayınlanan “Namaz Dirilişe Çağrı” adlı kitap okutularak sınav yapıldı. Öğrencilere okutulan kitapta ise “namaz kılmayanlar cezaya müstehaktır”, “naylon ve ince bir kumaş giyenler hayvan gibi yaşama arzusundadır” şeklinde ifadeler yer alıyor.

    Kayseri’nin Melikgazi İlçesi’nde bulunan İzzet Öksüzkaya Ortaokulu’nda okul yönetimi tarafından “değerler eğitimi” adı altında öğrencilere Ensar Vakfı’na ait Ensar Neşriyat’tan çıkan “Namaz Dirilişe Çağrı” adlı kitap okutuldu.

    Zorunlu tutulan kitap okumasının ardından öğrencilere bir de kitapla ilgili sınav yapıldı. Okulun internet sayfasında yer alan bilgiye göre, sınavın ardından da kitabın yazarı olan Ahmet Bulut’un konuşmacı olduğu bir etkinlik düzenlendi.

    Ensar Vakfı tarafından yayınlanan kitapta ise şu skandal ifadeler yer alıyor:

    “NAYLON VEYA İNCE KUMAŞ GİYİP DIŞARIDA GEZMEK HARAMDIR”

    Vücudun rengini gösterecek şekilde naylon veya ince bir kumaşı giyip dışarıda gezmek haramdır. Ahlakın bozulmasına vesile olduğu gibi, fitne ve fesada da vesiledir. Namus ve şeref mefhumuna sahip bir kimse, erkek olsun kadın olsun böyle bir elbiseyle gezemez. Ancak insanlıktan istifa edip hayvan gibi yaşamak arzusunda olan kimse böyle bir kıyafeti tercih edebilir.

    “NAMAZA İNANMAYAN KİMSE İLE EVLENMEK CAİZ DEĞİLDİR”

    Namaza inanmayan kimse Müslüman değildir. Onunla evlenmek caiz olmadığı gibi kestiğini de yemek caiz değildir. Fakat namazın farziyetini inkar etmez, ancak tembellikten dolayı kılmazsa günahkar olsa bile Müslüman sayılır. İslam hukukuna göre, suçlu olduğundan cezaya müstahaktır.

    “EN KÜÇÜKLER BİLE SABAH NAMAZINA KALDIRILMALI”

    Aile içinde namaza önem verilmeli. Tüm aile fertleri namaz konusunda harekete geçirilmeli. En küçüğünden en büyüğüne kadar namaz bilinci oluşturulmalı. Ailenin en küçükleri bile sabah namazına kaldırılmalı, küçük yaşta namaza alışmalı ki daha sonra zor gelmesin. Rahmetli Hocamızdan dinlemiştim Suud’da misafir oldukları bir aile beşikteki çocuklarını sabah namazına kaldırınca valide şaşırır. ‘Hayırdır beşikteki çocuktan sabah sabah ne istersin?’ deyince, evin hanımı ‘Çocuk şimdiden bu vakitte kalkmaya alışmalı’. Ağaç yaş iken eğilir diye boşuna söylememiş büyüklerimiz. Bizim bu yaşlarda yanlış merhametimiz, daha sonra telafisi güç hastalıklara sebep oluyor.

  • Okullarda laiklik karşıtı faaliyetler artıyor; imam hatiplerde cihat çağrısı yapıldı

    Okullarda laiklik karşıtı faaliyetler artıyor; imam hatiplerde cihat çağrısı yapıldı

    Ensar Vakfının imam hatip liselerinde dağıttığı ‘İmam Hatiplilik Şuuru’ kitabında ‘islamlaşma hareketi’ için açıkça cihat çağrısı yapıldı.

    Evrensel’de yer alan haberede, Ensar Vakfı, Ankara’da bulunan imam hatip liselerinde dağıttığı “İmam Hatiplilik Şuuru” kitabıyla öğrencilere İslamlaşma hareketi için örgütlenme çağrısı yaptı.

    “Şu yılların kıymetini bilmeliyiz” denilerek imam hatiplilerin kendilerine sunulan imkanlara dikkat çekilen kitapta, “İslam Devleti mücadelesi için” “can dahil” fedakarlık yapacak bir tabana ihtiyaç duyulduğu ifadeleri yer alıyor.

    Karaman’daki yurtlarda 10 çocuğa yönelik cinsel istismarla gündeme gelen Vakıf, imam hatip okullarında da siyasi faaliyet yürütüyor. Temmuz ayında Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol imzalayan Vakfın Ankara’daki imam hatip okullarında dağıttığı kitap, Ensar Vakfına ait Ensar Neşriyat tarafından basılan ve Yeni Şafak Gazetesi Köşe Yazarı Prof. Dr. Hayreddin Karaman’ın yazdığı “İmam Hatiplilik Şuuru” kitabı.

    “İMAM HATİPE LAYIK OLMAYAN ÖĞRETMEN HAİNDİR”

    Öğrencilere İslam davası için Ensar Vakfının neler yapacağı, imam hatip liselerinin nasıl kullanılması gerektiği açıklanan kitapta, “İmam hatip mektebine layık formasyon almamış öğretmenler var. Gitsin portakal limon satsın. Orada naehil (ehil olmayan) olan bir kimsenin işi yoktur. Eğer imam hatip mektebine layık olmadığı halde orada öğretmenlik yapıyorsa haindir. Ama yapıyor” deniliyor.

    “CUMHURİYETİ KURANLARIN PROGRAMINDA ENSAR YOKTUR”

    Kitapta Ensar Vakfının ne yapmak istediği de şöyle anlatılıyor:

    “Ensar Vakfı ne yapmak istiyor? O ilk Osmanlı aşireti gibi halka halka büyüyerek, gelişerek, derelerden göller, onlardan da barajlar deryalar oluşturarak neyi sulamak istiyor? Bizi biz yapan değerlerimiz var. Halkımızın büyük ekseriyeti yani okumamış olanlar o değerlerin farkındalar. Onlar o değerlerin taşıyıcısı oldukları içindir ki biz varız. Ankara’da Ensar toplantısında yaptığım bir konuşmada şöyle demiştim: Cumhuriyeti kuranların programında Ensar nesli yoktur. Ensar nesli yani bizi biz yapan değerleri ihya edecek, onunla bugün yeniden var olacak ve o kimlikle dünyanın karşısına çıkıp ben yirminci asrın Müslümanıyım, bu çağa damgasını vuracak nesilim, toplumum, kültürüm, medeniyetim…”

    Karaman, kitabında bilimi de yok sayarak “İlimler ne kadar ilerlerse ilerlesin, insanın aklı ne kadar gelişirse gelişsin, insanlar teknolojiyi hangi boyuta götürürse götürsünler insanların Allah’tan müstağni olamayacaklarını söylüyoruz” diyor.

    ENSAR’IN AMACI TÜRKİYE’Yİ İSLAM DEVLETİ YAPMAKMIŞ!

    Karaman, Türkiye’nin bir İslam devleti taslağı olduğunu söylediği kitabında şöyle diyor:

    “Her zaman söylüyorum; evvela İslam Devleti’ni nefsinizde ve şahsınızda ilan edememişseniz bu fertlerden bir güç, bir taban oluşturamamışsanız o ülkede İslam olmaz, o devlet de -siyasi anlamda- İslam Devleti olmaz, İslam Devleti’nin taslağı olur, aldatmacası olur. İmam Hatip liseleriyle biz Ensar olarak, Allah bundan sonra ne kadar fırsat verirse inşallah yaşadığımız müddetçe verir, inşallah Türkiye’yi hedeflediğimiz noktaya getirinceye kadar verir, ondan daha kısa fırsat verirse o verdiği fırsat için de biz Ensar topluluğu olarak bu okullara sahip çıkarsak, yaşatabildiğimiz kadar yaşatır, iyileştirebildiğimiz gibi iyileştirir, mesela on yıl daha sayılarını da arttırarak buraya talebe alır buradan çıkarırsak, bir milyon insan daha imam hatipe girmiş çıkmış olur.”

    “İSLAMLAŞMA HAREKETİNİ PLANLI YAPMALIYIZ”

    “Biz elimizdeki altın fırsatları değerlendiremiyoruz” diyen Karaman, bu fırsatların devam etmeyeceğini söylüyor. Karaman kuracakları teşkilatı ve örgütlenme tabanını da şöyle açıklıyor:

    “Şu yılların kıymetini bilmeliyiz. Elimizde bu kadar okul var, bunları ıslah etmeliyiz. Sadece kapanmasını önlemek yetmez, sayılarını yükseltmek yetmez, keyfiyete yönelmeliyiz. Ayrıca mezunları teşkilatlandırmalıyız ve güçlü bir tabanımızın olması için tabana gidip, Müslüman insanlara gidip bir takım denenmiş usulleri, metotları kullanarak onlarla bütünleşmeliyiz ve İslamlaşma hareketini artık planlı programlı başlatmalıyız.”

    “YENİ ŞAFAK GAZETESİNİ OKUYUN, OKUTUN”

    İHL öğrencilerine Yeni Şafak gazetesinin faaliyetlerinde kullanmaları gerektiğini anlatan Karaman, “Bu Yeni Şafak Gazetesi’ni okuyun arkadaşlar. Bu Yeni Şafak Gazetesi Ensar’ın gazetesidir. Haberiniz olsun yani. Bu gazeteyi okuyup okutmak durumundayız” ifadeleri ile “İslam’ın ve İslamcı yaklaşımın gazetesidir” dediği Yeni Şafak’ın okunmasını istiyor.

  • AKA-DER Başkanı Demir: Çocuklarımızın geleceği için direnmekten başka yol yok

    AKA-DER Başkanı Demir: Çocuklarımızın geleceği için direnmekten başka yol yok

    PİRHA- AKA-DER Genel Başkanı Semra Demir, gerici eğitim sistemine karşı Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim-Sen öncülüğünde 17 Eylül Pazar günü İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak mitinge neden katılacaklarını PİRHA’ya anlattı. Demir eğitimde eşitlik yalanıyla köklü devlet okullarının proje okul haline getirildiğini, iktidarın Ensar Vakfı gibi vakıflarla protokoller imzaladığını ve biat edecek nesillerin yetiştirilmesinin amaçlandığını söyledi. Demir, tüm bu uygulamalara karşı 17 Eylül’de alanlarda olacaklarını söyledi. 

    AKA-DER Genel Başkanı Semra Demir, 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da gerici eğitim müfredatına karşı yapılacak olan mitinge neden katılacaklarını PİRHA’ya anlattı.

    “DEVLET OKULLARI PROJE OKUL İLAN EDİLİYOR”

    Demir, baştan aşağıya çürüyen sistemin sarayın yağma ve talanına ses çıkartmayacak, her türlü haksızlığa boyun eğecek, sarayın saltanatı için canını verebilecek nesiller yetiştirmek için eğitimi kullandığını belirterek şunları ifade etti:

    “Son dönemde yapılan düzenlemeler ile müfredattaki son bilim kırıntıları, evrim gibi konular müfredat dışına çıkartılmakta, aydınlıktan, bilimden, insani değerlerden yana olan öğretmenler gece yarısı KHK’leri ile ihraç edilmekte, eğitimde ‘eşitlik’ yalanıyla köklü devlet okulları ‘proje okul’ ilan edilmekte, niteliksizleştirilmekte, özel okul piyasasının önündeki engeller ortadan kaldırılmaktadır.”

    “İKTİDAR ENSAR VAKFI İLE PROTOKOL İMZALADI”

    İktidarın muhalif basın yayın kuruluşlarını KHK’lerle kapatarak halkın haber alma hakkını engellediğini söyleyen Demir, “Ensar Vakfı ile -ki geçtiğimiz mart ayında vakfa ait Karaman’daki yurtta kalan 45 çocuğa tecavüz edildiği ortaya çıkmış, vakfa ait Rize ve Çorum’daki yurtlarda kalan çocukların da sistematik olarak kötü muameleye ve cinsel istismara maruz kaldığı gün yüzüne çıkarılmıştı- protokol imzalayarak devlet okullarına girmesinin de önünü açmıştır” dedi.

    “DEĞERLER EĞİTİMİ ADI ALTINDA ‘NASIL KAFA KESİLİR’İ ÖĞRETİYORLAR”

    Semra Demir, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Diyanet İşleri’yle imzaladığı protokollerle yandaş tarikatlar ve vakıflar aracılığıyla okullarda verdiği değerler eğitiminin yeni müfredatın tamamına eklendiğini belirtti. “Değerler eğitimi adı altında çocuklarımıza öğretilmeye çalışılan şey ise kul hakkı nasıl çalınır, çocuk istismarcıları ve katilleri nasıl korunur, kadın cinayetleri nasıl olağanlaştırılır, kadının kahkahası ve kıyafetiyle nasıl uğraşılır, işçi cinayetlerinin ardından hangi fetva verilir, cihat için nasıl kafa kesilir” diyen Demir, imam hatiplerin yaygınlaştırılarak bilimsel bilginin müfredat dışı bırakıldığını, biat edecek nesiller yetiştirmenin amaçlandığını kaydetti.

    17 EYLÜL MİTİNGİNE ÇAĞRI

    Parası olanın özel okullara, olmayanın ise imam hatiplere mecbur bırakılmaya çalışıldığının altını çizen Demir, tüm bu uygulamalar karşısında çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için direnmekten başka yol olmadığını belirterek, 17 Eylül’de Kartal’da yapılacak olan mitinge katılım çağrısı yaptı. Demir şunları ifade etti:

    “Özgür, bilimsel eğitim için, ana dilde eğitim için, halklar ve inançlar üzerindeki ayrımcılığa son verilmesi için, OHAL gerekçesiyle bir gecede ihraç edilenler, bilimden yana öğretmenler, akademisyenler ve kamu görevlileri için, Nuriye ve Semih için 17 Eylül’deki mitingde olacağız ve herkesi bize dayatılanlara karşı mücadele etmek, taleplerimizi dile getirmek için Kartal’a çağırıyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Sivas Demokrasi Platformu’ndan müftülere nikah yetkisi ve yeni müfredat eleştirisi

    Sivas Demokrasi Platformu’ndan müftülere nikah yetkisi ve yeni müfredat eleştirisi

    Sivas Demokrasi Platformu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ensar Vakfı ile anlaşması ve müftülere nikah kıydırma hakkı verilmesi yönündeki çalışmalarını eleştirdi.

    Eğitim-Sen Sivas Şube Başkanlığı binasında düzenlenen toplantıda Sivas Demokrasi Platformu adına konuşan Gülümser Altuntaş, eğitim konusundaki çalışmaları değerlendirerek, “Yeni müfredat eğitim sisteminin ihtiyaçlarından çok siyasal iktidarın yeni Türkiye vizyonuna uygun, eğitim ve toplumsal yaşamın bütün alanlarında etkisini hissettiren, siyasal, ideolojik çizgisine göre yapılmak istendiği gün gibi aşikardır. En son Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ensar Vakfı ile imzaladığı protokole göre, eğitimleri istediği mekanda yapabilecek, halk eğitim merkezlerinde eğitim düzenleme hakkına sahip olacak. Bu yaklaşımlardan anlaşıldığı gibi dün kol kola yürüdükleri ağabeylere, ablalara bırakmış oldukları eğitimi, bugün Ensar ve benzeri zihniyetlere yapmış oldukları protokollerle gerici bir anlayışa teslim etmektedirler” dedi.

    İl ve İlçe Müftülüklerine nikah kıydırma hakkı verilmesini de eleştiren Altuntaş şöyle konuştu:

    “Sosyal hayatın dini esaslara göre düzenlenmesi, kadınları evlilik, miras ve boşanma gibi haklar açısından güvencesiz bırakacağı, çocuk yaşta evliliklere medeni haklara saldırının ve tek din esaslı yönetimin önünü açacağı görülmektedir.”

    HABER MERKEZİ