Etiket: festival

  • 10.Tilkiler Köyü Festivali 5 Haziran’da başlayacak!

    10.Tilkiler Köyü Festivali 5 Haziran’da başlayacak!

    PİRHA-10. Tilkiler Köyü Festivali, 5-7 Haziran tarihleri arasında Tilkiler Köyü Kendirlik Obası’nda düzenlenecek. 

    Tilkiler köy dernekleri tarafından düzenlenen 10. Tilkiler Köyü Festivali’nin hazırlıkları tamamlandı.

    Bu sene 5-7 Haziran tarihleri arasında yapılacak olan festivale sanatçılar Rewşan, Koma Zelal, Grup Dılo, Kadir Okatar ve Mehmet Koç katılacak.

    HABER MERKEZİ

  • 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali 30 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında yapılacak!-VİDEO

    24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali 30 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında yapılacak!-VİDEO

    PİRHA- Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 24. 30 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında yapılacağı açıklandı. Tertip Komitesi tarafından yapılan açıklamada, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin yalnızca bir kültür etkinliği olmadığı vurgulanarak, Tüm Dersimlileri, dostlarını, sanatçıları, aydınları, demokratik kitle örgütlerini, yüreği doğadan, özgürlükten, eşitlikten, adaletten ve halkların kardeşliğinden yana atan herkesi festivale sahip çıkmaya çağrıldı.

     

    Dersim’de 24. yapılacak Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi tarafından yapılan açıklamada, 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 30-31 Temmuz, 1-2 Ağustos tarihleri arasında olacağı duyuruldu.

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, bu sene 24’ncüsü düzenlenecek Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne ilişkin açıklama yaptı.  Tunceli Ticaret Odası’nda yapılan açıklamaya çok sayıda siyasi parti, sivil toplum kurumu ve yöre dernekleri temsilcilerinin katıldığı açıklamayı kayyım atanan Dersim Belediyesi Eşbaşkanı Birsen Orhan okudu.

    DERSİM’İN TOPLUMSAL HAFIZASI…

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin yalnızca bir kültür etkinliği olmadığı vurgulayan Orhan, “Festivalimiz; doğanın, kültürün, dilin, inancın, sanatın ve özgür yaşam değerlerinin buluştuğu ortak bir yaşam ve mücadele alanıdır. Yirmi dört yıldır tüm baskılara, yasaklara ve engellemelere rağmen varlığını sürdüren festival, Dersim’in toplumsal hafızasının, direniş geleneğinin ve kültürel zenginliğinin en önemli buluşmalarından biri haline gelmiştir” dedi.

    “YAŞAMI KUŞATAN HER TÜRLÜ BASKIYA KARŞI ORTAK SÖZÜMÜZÜ BÜYÜTECEĞİZ”

    Orhan, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:

    “Munzur Festivali; yalnızca bir etkinlik değil, halkların kardeşliğini, eşitliği, özgürlüğü ve dayanışmayı büyüten bir kültürel ve toplumsal buluşmadır. Festivalimiz geçmişle gelecek arasında kurulan güçlü bir köprü, hafızamızı canlı tutan ortak bir değer ve özgür yaşam arayışımızın önemli bir ifadesidir.

    Bugün Munzur Vadisi ve Dersim coğrafyası maden projeleri, barajlar, HES’ler ve rant politikalarıyla kuşatılmak istenmektedir. Dereler, dağlar, ormanlar ve yaşam alanları sermayenin kâr hırsına teslim edilmek istenirken bizler doğayı bir meta değil, yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Munzur’u savunmak yalnızca bir nehri savunmak değil; yaşamı, geleceği ve toplumsal hafızayı savunmaktır.

    Aynı zamanda dilimiz, kültürümüz ve inançlarımız da çeşitli asimilasyon ve tekleştirme politikalarının baskısı altındadır. Oysa doğa, kültür, dil ve inanç birbirinden ayrı düşünülemez. Birinin yok edilmesi diğerinin de zayıflaması anlamına gelir. Bu nedenle Munzur Festivali, doğayı koruma mücadelesiyle kültürel değerleri yaşatma mücadelesini aynı zeminde buluşturmaktadır.

    Bugün Dersim ve Ovacık’ta halkın demokratik iradesinin yerine kayyum yönetimlerinin atanmış olması, halkın kendi yaşamına ve geleceğine dair söz hakkına yönelik bir müdahaledir. Ancak hiçbir idari tasarruf halkın hafızasını, kültürünü ve mücadele birikimini ortadan kaldıramaz. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, halkın yarattığı değerlere sahip çıkmanın ve ortak iradeyi yaşatmanın en güçlü araçlarından biri olmaya devam edecektir.

    Bu yıl festivalimizde sanatın, müziğin, edebiyatın ve kültürel üretimin yanı sıra; doğa talanına, eşitsizliklere, kadınlara yönelik şiddete, kadın katliamlarına ayrımcılığa ve yaşamı kuşatan her türlü baskıya karşı ortak sözümüzü de büyüteceğiz. Munzur’un özgür akışıyla halkların özgür yaşam özlemi bir kez daha yan yana gelecektir.”

    FESTİVALE ÇAĞRI!

    Birsen Orhan, tüm Dersimlileri, dostlarını, sanatçıları, aydınları, demokratik kitle örgütlerini ve yüreği doğadan, özgürlükten, eşitlikten, adaletten ve halkların kardeşliğinden yana atan herkesi 30-31 Temmuz, 1-2 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne sahip çıkmaya çağırdı.

    PİRHA/DERSİM

  • Kürt böreği etrafında kültürel buluşma: KAYY-DER Festivali’ne yoğun katılım-VİDEO

    Kürt böreği etrafında kültürel buluşma: KAYY-DER Festivali’ne yoğun katılım-VİDEO

    PİRHA- KAYY-DER tarafından düzenlenen 9. Geleneksel Kürt Böreği Festivali, sıcak Kürt böreği ikramıyla başladı. Festivalde konuşan KAYY-DER Eş Başkanları, Kürt böreğinin yalnızca bir lezzet değil, kültürel hafıza ve kimliğin önemli bir sembolü olduğunu vurgularken, Milletvekili Ömer Faruk Hülagü ise kültürel değerlerin ve yaşam alanlarının birlikte savunulması gerektiğine dikkat çekti.

    KAYY-DER tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Geleneksel Kürt Böreği Festivali, sabah saatlerinde yapılan sıcak Kürt böreği ikramıyla başladı. Yoğun katılımın olduğu festivale milletvekilleri Ömer Faruk Hülagü ve Ömer Öcalan’ın yanı sıra DEM Parti İstanbul İl Yönetimi, DBP yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, iş insanları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Festival alanında sabahın erken saatlerinden itibaren katılımcılara sıcak Kürt böreği ikram edilirken, gün boyu sürecek konserler, halk oyunları gösterileri ve kültürel etkinlikler de başladı.

    KÜRT BÖREĞİ ÜZERİNE SÖYLEYİŞİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    Festival kapsamında Kürt böreği üreticileri ve iş insanlarının katılımıyla Kürt böreğinin tarihçesi, kültürel önemi ve günümüzdeki yeri üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide, Kürt böreğinin yalnızca bir yiyecek değil, kuşaktan kuşağa aktarılan önemli bir kültürel değer olduğu vurgulandı.

    Festivalde konuşan KAYY-DER Eş Başkanları, etkinliğin yalnızca bir gastronomi buluşması olmadığını belirterek, Kürt halkının dili, kültürü ve kimliğini yaşatma mücadelesinin bir parçası olduğunu ifade etti.

    Eş Başkanlar, “Bugün burada sadece bir börek için toplanmadık. Biz bugün burada kendi kültürü, kendi dili ve kendi varlığını yaşatmak için yıllardır mücadele eden bir halkın direnişini selamlamak için bir aradayız. Kürt böreği yalnızca bir simge değildir; bir halkın kimliğinin ve varlık bilincinin de ifadesidir” dedi.

    Konuşmalarda, Kürt böreğinin Kürt adıyla tescillenmesinin önemli bir kazanım olduğu belirtilirken, bu sürece katkı sunan esnaf, iş insanları ve emekçilere teşekkür edildi.

    “KAYY-DER BİR HAFIZA VE KÜLTÜR BEŞİĞİDİR”

    KAYY-DER’in yalnızca bir dernek olmadığını ifade eden eş başkanlar, kurumun Kürt dili ve kültürünün yaşatıldığı önemli bir hafıza merkezi olduğunu belirtti.

    Derneğin kuruluşundan bugüne emeği geçen yöneticiler ve emekçiler anılırken, kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekildi. Ailelere de çağrıda bulunan eş başkanlar, anadilin korunmasının kültürel varoluşun temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.

    Festivalde yapılan konuşmalarda börek üreticileri ve işletme sahiplerine de çağrı yapıldı. Eş başkanlar, işletmelerin tabela ve menülerinde “Kürt böreği” ismini kullanmalarının önemine dikkat çekerek, kültürel değerlerin görünür kılınmasının gerekliliğini dile getirdi.

    “BİR KİMLİĞİ VE VAROLUŞU SAVUNUYORUZ”

    Festivalde söz alan DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Hülagü, festivale katılanların farklı gerekçelerle bir araya gelmiş olsalar da ortak bir amaç taşıdıklarını söyledi.

    “Biz buraya bir kimliği, bir varoluşu savunmak için geldik. Buradaki ruhumuz ve hafızamız budur” diyen Hülagü, KAYY-DER’in her yıl kültürü, kimliği ve dili yaşatmak için önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek dernek yöneticilerine ve emek verenlere teşekkür etti.

    Konuşmasında çevre sorunlarına da değinen Hülagü, Bingöl başta olmak üzere Kürdistan coğrafyasında yürütülen madencilik faaliyetlerine dikkat çekerek, “Topraklarımızı insansızlaştırmaya çalışıyorlar. İnsanlarımızı metropollere göç etmeye zorluyorlar. Topraklarımızı ve sularımızı zehirliyorlar. Bunlarla mücadele etmeye hep birlikte devam etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

    ETKİNLİKLER GÜN BOYU SÜRDÜ

    Festival programı kapsamında davul-zurna gösterisi, Koma Dîlan Halk Dansları ekibinin gösterisi, erbane dinletisi ve çeşitli müzik performanslarının yanı sıra çocuk tiyatrosu gösterisi de düzenlendi.

    Program kapsamında ayrıca  plaket takdimleri, Koma Jinên KAYY-DER dinletisi ile Sideng ve Devrim Çelik konserleri yer aldı.

    KAYY-DER yöneticileri, festivalin yalnızca bir lezzet buluşması olmadığını aynı zamanda kültürel hafızayı yaşatan, dayanışmayı büyüten ve ortak yaşam kültürünü güçlendiren önemli bir etkinlik olduğunu belirtti.

    PİRHA / İSTANBUL

  • 16. Avrupa Dersim Kültür Festivali Frankfurt’ta: Demokratik Özerk Dersim vurgusu!

    16. Avrupa Dersim Kültür Festivali Frankfurt’ta: Demokratik Özerk Dersim vurgusu!

    PİRHA- FEDA, ADEF ve DİK öncülüğünde düzenlenen 16. Avrupa Dersim Kültür Festivali, 5–6 Haziran 2026’da Frankfurt Rebstockpark’ta gerçekleştirilecek.

    Avrupa’daki Dersim diasporasının en önemli kültürel buluşmalarından biri olan 16. Avrupa Dersim Kültür Festivali’nin programı ve afişi kamuoyuyla paylaşıldı. Festival Tertip Komitesi tarafından yapılan açıklamada, bu yılki etkinliğin “Hep Birlikte Demokratik Özerk Dersim’e” sloganıyla düzenleneceği belirtilirken, festivalin tarihsel, politik ve kültürel bir buluşma zemini olmayı sürdüreceği vurgulandı.

    Komite açıklamasında, festivalin inkâr, asimilasyon ve soykırım politikalarının sürdüğü bir dönemde gerçekleştirildiğine dikkat çekilerek, Dersim toplumunun kendi coğrafyasında özgür ve eşit bir yaşam talebini büyütme hedefi öne çıkarıldı. Açıklamada ayrıca, dünya genelinde artan savaşlara ve ekolojik yıkıma karşı barış, dayanışma ve ortak yaşam vurgusu yapıldı.

    Festivalin, kültür, dil ve inanç değerlerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir rol üstlendiği belirtilirken, Avrupa’daki tüm Dersimlilere ve dostlarına katılım çağrısı yapıldı. Özellikle gençlerin ve kadınların aktif katılımının altı çizilen açıklamada, festival alanının kültürel bir buluşma ve dayanışma mekânına dönüştürülmesi hedefleniyor.

    5–6 Haziran tarihlerinde Frankfurt’ta düzenlenecek festivalin, müzik, kültürel etkinlikler ve politik mesajlarla geniş katılımlı bir buluşmaya sahne olması bekleniyor.

    PİRHA/ALMANYA

  • Varto’da 3 gün sürecek inanç festivalinin startı verildi-VİDEO

    Varto’da 3 gün sürecek inanç festivalinin startı verildi-VİDEO

    PİRHA-Muş’un Varto ilçesinin Qûrçik köyünde 3 gün sürecek “Doğa, Kültür ve İnanç Festivali”nin startı verildi. Devletin Alevileri tanıma ve Alevilerle yüzleşme zamanının geldiğini dile getiren Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, “Bizim ibadethanemiz cemevi ibadetimiz de cemdir. Doğal olarak biz artık varız. Mücadelemizi Alevi örgütlerinin vasıtasıyla da sürdürüyoruz” dedi.

    Görgü Köyü (Qûrçik) Cem ve Kültür Evi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABF), Varto’ya bağlı Qurçik Köyü’nde 3 gün sürecek “Doğa, Kültür ve İnanç Festivali”nin startını verdi. Festivale çevre köy ve ilçelerden çok sayıda yurttaş katıldı.

    Festivalde ilk olarak konuşan Türkiye Alevi Federasyonu Doğu Anadolu Bölge Sorumlusu Kemal Kaya, halkın coğrafyadan göç ederek Aleviliğin bırakıldığını ifade etti. Kemal Kaya, Aleviliğin önemine vurgu yaparak, Alevilik inancına ve doğaya sahip çıkma çağrısında bulundu.

    ‘BU İNANCI YAŞATMAK HEPİMİZİN GÖREVİ’

    Ardından konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, hak ve hakikat yoluna sahip çıkmaya ihtiyaçlarını olduğunu belirterek, “Hepinize bulunduğunuz yerde bu inancı yaşatmak için görev düşüyor. Sadece etkinlikten etkinliğe, festivalden festivale değil yaşamın her anında bu inanca, bu yola sahip çıkmaya ihtiyacımız var. Sizlere çok görev düşüyor” dedi.

    ‘CEMEVİ BAŞKANLIĞI ADI ALTINDA ASİMİLASYON POLİTİKASI UYGULANIYOR’

    Britanya Alevi Federasyonu Eş Başkanı Müslüm Dalkılıç, Kırmancki diline sahip çıkmanın önemine vurgu yaptı. Türkiye’de yıllardır Alevilere baskı ve zulüm uygulandığını hatırlatan Dalkılıç, “Yüzyıl önce farklı bir şekildeydi. Koçgiri, Dersim, Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı, Gazi’yi, Gezi’yi… Hepsini biliyoruz. Bazıları çok yakın bir tarih. Bazıları ise yüz yıllık tarihler içerisinde Aleviler olarak yaşadığımız katliamlar ve zulümler. Özellikle AKP iktidarı ile birlikte çok farklı bir yöntem almaya başladı. Asimilasyonu çok farklı yerlere çevirdi. Aleviliği farklı bir yöne çevirmeye çalışıyorlar. Bu noktada bizim çok dikkatli olmamız lazım. Cemevi başkanlığı adı altında ucube bir başkanlık kurdular. Alevilere karşı bir asimilasyon merkezi oluşturmaya çalışıyorlar. Bugünlerde toplantılar yapıp cem evlerini dolaşıyorlar. Toplantılarla bu insanları, cem evi yöneticilerini yanlarına çekmeye çalışıyorlar. Sevgili canlar sahip çıkmak zorundasınız, baskı oluşturmak zorundasınız. Onların o harami sofralarına oturanlara karşı cümle kurmak zorundasınız. Biz bu asimilasyona karşı dik duralım, mücadele verelim” diye konuştu.

    ‘MÜCADELEMİZİ ALEVİ ÖRGÜTLERİ VASITASIYLA SÜRDÜRÜYORUZ’

    Son olarak konuşan Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, devletin Alevileri tanıma, Alevilerle yüzleşme zamanının geldiğini dile getirerek, Alevilerin Dünya’nın her yerinde artık örgütlü olduğunu belirtti. Mevcut iktidarın daha önce Alevileri katlederken şimdi Aleviliği katletmeye çalıştığına dikkati çeken Koç, “Ama şunu bilmeleri lazım ki iş işten geçti. Artık Aleviler kendi kimlikleriyle hem kendi köylerinde hem de şehirlerde yaşayabiliyor. Eskiden bizi yok sayanlar ‘Bugün cemevi nedir’ diye sorduğumuz zaman ‘Alevilerin ibadethanesidir diyorlar.’ Doğrudur bizim ibadethanemiz cemevi ibadetimiz de cemdir. Doğal olarak biz artık varız. Mücadelemizi Alevi örgütlerinin vasıtasıyla da sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından semah ekibi deyişlerle semah döndü. Festival, sanatçılar Tolga Sağ, Erencan Çelik, Burhan Karakaş, Yılmaz Çelik’in sahne almasından sonra sona erdi. Festival yarın 2’nci gününde çeşitli etkinliklerle devam edecek.

    PİRHA/VARTO

  • Pertek’te festival konserle son buldu-VİDEO

    Pertek’te festival konserle son buldu-VİDEO

    PİRHA- Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin Pertek ayağı düzenlenen etkinlik konserle sona erdi. 

    “Dêrsim yaşamdır; doğama, irademe, dilime, inancıma dokunma” şiarıyla 23’üncüsü düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ kapsamında Pertek’te konser etkinliği düzenlendi.

    Festival kapsamında düzenlenen konser köy garajında yapılırken, sanatçılar, Yılmaz Çelik, Dilan Top, Helin, Enver Çelik, Zeynel Demir ve Gürsel Ekici Kürtçe, Türkçe şarkılar seslendirdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de çevre yürüyüşü: Doğama dokunma!-VİDEO

    Dersim’de çevre yürüyüşü: Doğama dokunma!-VİDEO

    PİRHA-23. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin son gününde doğa tahribatına yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte Dersim doğasına karşı saldırılara tepki gösterildi.

    PİRHA-23. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin son gününde doğa tahribatına yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte Dersim doğasına karşı saldırılara tepki gösterildi.

    Bu yıl “Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” sloganıyla yapılan 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 4. gününde doğa tahribatına, inanç ve kültür asimilasyonuna karşı yürüyüş yapıldı.

    Sanat Sokağı’nda başlayan yürüyüşte
    katılan kitle sık sık “Toprağıma, suyuma, kutsalıma dokunma”, “Munzur özgürdür özgür akacak”, “Susma haykır madenlere hayır”, “Dersim onurdur onuruna sahip çık” sloganları atıldı.

    Yürüyüş, Mameki Parkında son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Festivali’nin ilk günü coşkulu konserle son buldu-VİDEO

    Munzur Festivali’nin ilk günü coşkulu konserle son buldu-VİDEO

    PİRHA – Munzur Festivali’nin ilk günü, coşkulu konserler eşliğinde son buldu. Yapılan konuşmalarda Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın önemine vurgu yapılarak “Bizim için barış özgürlüktür, eşitliktir, adil yaşamdır” denildi.

    “Dersim yaşamdır; doğama, irademe, dilime, inancıma dokunma” şiarıyla gerçekleştirilen 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ilk günü konserlerle son buldu.

    Mameki Parkı’nda gerçekleştirilen konsere, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad-TJA) Aktivisti Ayla Akat Ata, yerine kayyım atanan Dêrsim Belediye Eşbaşkanları Birsen Orhan, Cevdet Konak ve binlerce yurttaş katıldı.

    “FESTİVALDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Dêrsim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Başkanı Ali Rıza Bilir, yaptığı konuşmada festivalin yapılmaması için yaşadıkları olumsuzluklara dikkat çekti. Bilir, yapılanlara karşılık boyun eğmediklerini vurguladı. Konuşmasında çevre talanına işaret eden Bilir, “Tüm Dêrsimlilere sesleniyoruz; kentinizi, ormanı, doğası, her şeyiyle elinizden almak isteyen bir anlayış var. Bu anlayışa karşı bu festivalin ısrarla yapılmasından yanayız. Bizim topraklarımız siyanürle zehirlenmek istendiği için bu festivali yapmak zorundayız. Dilimiz üzerindeki asimilasyon politikası son bulana kadar asla festivalden vazgeçmeyeceğiz. Dêrsimliler kendi toprağına dönünceye kadar festivalden vazgeçmeyeceğiz. Bu festival, bu etkinlik sizlerin programıdır, sizlerin etkinliğidir” dedi.

    “ORTAK MÜCADELE” VURGUSU

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Orhan Çelebi ise konuşmasına, Cumartesi Annesi Emine Ocak ve Eskişehir yangınında yaşamını yitirenleri anarak sözlerine başladı. Çelebi, tüm halka, doğasına sahip çıkma çağrısında bulundu. Gençler üzerindeki politikalara, doğa üzerindeki talana ve kayyım politikalarına işaret eden Çelebi, “ortak mücadele” vurgusu yaptı.

    “KÜRTLERE, ALEVİLERE EŞİT YURTTAŞLIK HAKKI VERİLECEK Mİ?”

    Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Temsilcisi Özkan Tacar, konuşmasında ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ardından demokratik toplum mücadelesini yükselten adımlar atıldığını belirtti. Anayasa tartışmalarına dikkat çeken Tacer, “Kürtlere, Alevilere eşit yurttaşlık hakkı verilecek mi? Anayasal haklarını koruyabilecekler mi?” diye sordu.

    Tacer, ayrıca “Demokratik cumhuriyete ulaşmanın tek yolu sosyalizmden geçer. Kurtuluş sosyalizmdedir. Demokratik toplumu tamamlamanın tüm halklar önünde yapılmasını talep ediyoruz” diye kaydetti.

    Ardından sanatçı Kadir Çat sahne alarak, yurttaşlara keyifli anlar yaşattı. Seslendirilen şarkılar eşliğinde uzun süre halaya duran binlerce kişi, doyasıya eğlendi.

    Sonrasında yerine kayyım atanan Dêrsim Belediye Eşbaşkanı Cevdet Konak konuşma yaptı. Cevdet Konak’ın konuşması sırasında kitle sık sık Abdullah Öcalan lehine sloganlar attı.

    Konak, konuşmasında kayyım politikalarını eleştirerek mevcut belediye yönetiminin “talancı bir politika” yürüttüğünü söyledi.

    “DEMOKRATİK SİYASET MÜCADELEMİZİ DEVAM ETTİRECEĞİZ”

    Son olarak söz alan Dersim Milletvekili Ayten Kordu, inkar politikalarına, katliamlara, yok saymalara, anti-demokratik uygulamalara rağmen Kürt ve Alevi halkının, her yerde mücadelesini yükselttiğini belirtti. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyı hatırlatan Ayten Kordu, şu konuşmayı yaptı:

    “Bizler Kürt halkı olarak, farklı inançtan halklar olarak 52 yıllık savaşta pek çok canımızı yitirdik. Geldiğimiz yerde bugün 4 parçada Kürtler, Aleviler örgütlüdür. Artık var oluşunu tamamlamıştır. Dolayısıyla, ‘Barış ve demokratik toplum inşasına geçmiş durumdayız’ denildi. Eğer 50 yıllık mücadelede halkımız tüm inkara, zulme rağmen bir arada olmasaydı, özgürlük hareketi büyümeseydi bugün geldiğimiz noktada devlet, ‘Evet barış olmalı, Kürtlerin hakkı var’ demezdi. Eğer bugün bu aşamaya geldiysek halkımızın mücadelesi sayesinde geldik. Sayın Öcalan, ‘Bu topraklara barış gelecekse tüm halkların inşasıyla gelecek’ dedi. Dolayısıyla bu süreci geliştirdi. PKK silah yakma töreni gerçekleştirdi ve dedi ki; ‘Silah devreden çıkabilir ama mücadele devam edecek. Silah olmayacak ama demokratik siyaset mücadelemizi devam ettireceğiz.”

    “SÜRECİN ÖZNELERİYİZ”

    Süreç bağlamında herkesin üzerinde büyük sorumluluk olduğunu vurgulayan Ayten Kordu, “Süreci hep birlikte omuzlamak sorundayız. ‘Barış gelecek mi, demokrasi gelecek mi?’ diye sorulmaz. Barışı da demokrasiyi de bu ülkeye biz kazandıracağız. Hiç kimse kendiliğinden barışı, demokrasiyi getirmeyecek. Bizler bu sürecin özneleriyiz. O yüzden kimse bize bir şey bahşetmedi. Biz mücadelemizle bu sürece geldik. Yine aynı kararlılıkla bu süreci inşa edeceğiz. Bu süreçte yürüyen, yer alan herkes kazanacaktır. Bu sorun sadece Kürtlerin, Alevilerin sorunu değildir. Bu sorun Türkiye’de yaşayan bütün halkların sorunudur. Dolayısıyla kadınlar, öğrenciler, Kürtler, Aleviler olmadan demokrasi ve barış mücadelesi olmaz. Bizim için barış özgürlüktür, eşitliktir, adil yaşamdır” şeklinde konuştu.

    Konser, sanatçılar Mizgin Turan, Dilan Top, Erdoğan Emir ve Beser Şahin’in seslendirdiği şarkılar eşliğinde coşkuyla çekilen halayların ardından son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • 15. Avrupa Dersim Festivali 30-31 Mayıs’ta Frankfurt’ta yapılacak

    15. Avrupa Dersim Festivali 30-31 Mayıs’ta Frankfurt’ta yapılacak

    PİRHA- 15. Avrupa Dersim Kültür Festivali, 30-31 Mayıs tarihlerinde Frankfurt Rebstockpark’ta gerçekleştirilecek.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ve Dersim İnşa Kongresi (DİK) öncülüğündeki 15. Avrupa Dersim Kültür Festivali, 30-31 Mayıs tarihlerinde Frankfurt Rebstockpark’ta gerçekleştirilecek.

    “Ma ne Xorasan me, ne ki Tunceli! Ma Dersim me!” şiarıyla düzenlenecek olan festival iki gün sürecek.

    2 GÜN BOYUNCA PANELLER SÜRECEK

    Pir Zeynel Kete’nin gülbengi ile açılacak festival; DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, Karakoçan Belediye Eş Başkanı Cafer Oğuz, DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, AABF Eşit Başkanı Hüseyin Mat, FEDA Eş Başkanı Hurri Kabayel, ADEF Genel Başkanı Muharrem Erdoğan, DİK Eş Başkanı Erol Aydın konuşmalarını yaparken iki gün sürecek olan etkinlikler ile devam edecek.

    Festivalin ilk gününde düzenlenecek, “Dil, Kültür, İnanç Kırımı, Ortadoğu ve Aleviler” konulu panele DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) MYK Üyesi Hüseyin Şimşek, Araştırmacı-Yazar Selim Temo katılacak.
    Festivalin ikinci günün de ise, kadın paneli düzenlenecek. “Kadın Sorununda Cins ve İnanç Kırımı” konulu panelde Jinokoloji Akademi Üyesi Elif Kaya, ADEF Kadın Aktivisti Zeynep Hayır ve PİRHA Muhabiri Nuray Atmaca konuşmacı olarak yer alacak.

    KONUŞMALAR, ETKİNLİKLER YAPILIRKEN BİRÇOK SANATÇI SAHNE ALACAK

    Dersim’in tarihine, kültürüne ve kimliğine sahip çıkmak için yapılan festivalde birçok sanatçı da şarkıları ile yer alacak.

    20 KURUM DESTEK VERDİ

    Festivale şu kurumlar destek oldu:

    “Avrupa Demokratik Güç Birliği, AVEG-KON, Demokratik Kürt Toplum Merkezi, Frankfurt 38 Soykırım Karşıtı Derneği, Munzur Çevre Derneği Avrupa Temsilciliği, Hochtauns AKM, Frankfurt AKM, Gustavsburg AKM, Mainz AKM, Alzey Pir Sultan Abdal Cemevi, Avrupa Koçgiri Kültür Merkezi, Kızılırmak Kültür Derneği, Vartolular Derneği Almanya, Uluslararası Kürecik Meclisi, Kiğı Almanya İnisiyatifi, Kürmeş Derneği, Ovacıklılar Derneği, CIVRAK AVRUPA e.V.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali başladı; kadınlardan katılım çağrısı-VİDEO

    Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali başladı; kadınlardan katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA – 3. Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali’nin açılışı yapıldı. Çok sayıda Alevi kurumunun ilgi gösterdiği festivalde kadınlar, el emeği ürünlerini satışa sundu. Festivale katılım çağrısı da yapan kadınlar, “Bir araya gelmek ve dayanışmamızı sürdürmek gerekir” diye belirttiler.

    11-12-13 Ekim günleri arasında yapılan Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali’nin açılışı yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yapılan festivalde Alevi kurumları için özel standlar da kuruldu.

    Üçüncüsü yapılan festivalde, çocuk etkinliklerinin yanı sıra, atölyeler, konserler, panel ve sergiler de düzenlenecek.

    Festivalin ilk gününde Yolcu Bilginç, Serpil Sarı, Erdoğan Emir, Dertli Divani, İlkay Akkaya ve Barabar konserleri olacak.

    “BİR ARADA OLDUĞUMUZU GÖSTERELİM”

    Geniş bir kadroyla festivalde yer alan Sarıgazi Cemevi’nin kadın çalışanları, üç günlük organizasyona dair görüşlerini paylaştı.

    Sarıgazi Cemevi Kadın Kolu Başkanı Özlem Önal, festival boyunca el emeği ürünlerin satışa sunulacağını belirtti. Önal, toplumun birbirine destek olması gerektiğini söyleyerek “Umarız canlarımız 3 gün boyunca buralara yoğun bir şekilde gelip bizlere destek olur. Umarım alanda bir arada olduğumuzu gösterebiliriz. Kadınlar her zaman her yerde var olmalı. Herkesin öncüsü kadın olmalı. Erkekler tabii ki desteklemeli ama kadınlar ön planda olmayı hak ediyor” dedi.

    Sarıgazi Cemevi Kadın Kolu Başkan Yardımcısı Aysel Akpınar ise “Alevilerin bir arada olup paylaşımlar yapması çok güzel” diyerek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına teşekkür etti. Akpınar, kadınlara festivale katılım çağrısı yaparak “Etkinliklere daha çok katılmak, bir araya gelmek ve dayanışmamızı sürdürmek gerekir” diye konuştu.

    Sarıgazi Cemevi Kadın Kolları Üyesi Muhsine Arslan da “Gelin canlar bir olalım. Bu organizasyon çok önemli. Hepimiz bir aradayız ve bundan ötürü memnunuz. İBB tarafından cemevleri artık ibadethane statüsüne alındı. Bu durum bizim için güzel bir gelişme oldu” diye belirtti.

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Halk Festivali’nin engellenmesine tepki: Festivalde kararlıyız, baskılar son bulsun-VİDEO

    Halk Festivali’nin engellenmesine tepki: Festivalde kararlıyız, baskılar son bulsun-VİDEO

    PİRHA-Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği tarafından 15’incisi düzenlenen Karşıyaka Halk Festivali, Adana Emniyeti’nin 80 güvenlik görevlisini zorunlu tutması gerekçe gösterilerek engellendi. Engellemeye tepki gösteren AHAD-DER Başkanı Hamit Karaoğullarından, festivali yapmakta kararlı olduklarını belirterek, engellemeleri toplumsal dayanışmayla aşacaklarını söyledi. Sanatçı Rüya Şah da, kültür, sanat üzerindeki baskı politikasına artık son verilmesi çağrısında bulundu.

    Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği’nin (AHAD-DER) düzenlediği Karşıyaka Halk Festivali, ‘güvenlik’ engeline takıldı.

    Adana Emniyeti, Karşıyaka Halk Festivali için son 24 saat kala 80 güvenlik görevlisi görevlendirilmesini zorunlu tuttu. Son dakika bilgilendirme sebebiyle Grup Hayye, Rüya Şah ve Semir Yalçın’ın sahneye çıkacağı konser yapılamadı.

    1999 yılından bu yana düzenlenen festivalin yasaklanmasına tepki gösteren AHAD-DER Başkanı Hamit Karaoğullarından, PİRHA’ya yaptığı değerlendirmede, “1999 yılında Karşıyaka Halk Festivali adıyla başlattığımız festivalimiz için Adana Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü bizden 80 özel güvenlik görevlisi tutulmasını istedi. Fakat güvenlik bulunmadığı sebebiyle ertelemek durumunda kaldık. Olağanüstü hal, pandemi ve 6 Şubat depremleri ile kesintiye uğrayan festivalimiz, şimdi de özel güvenlik engeline takıldı. Bu engeli de beraber aşacağımız yeni bir hazırlıkla önümüzdeki günlerde tekrar buluşacağız” dedi.

    “KÜLTÜR, SANAT ÜZERİNDEKİ BASKI POLİTİKASINA ARTIK SON VERİLMELİDİR

    Karşıyaka Halk Festivali’nde yer alan Sanatçı Rüya Şah da benzer yasaklamaların olduğuna dikkat çekerek, “Bu hukuksuz engellemeleri kabul etmiyoruz. Etkinliklerin amacı halkların kendi kültürlerini, dillerini yaşatmaya çalışması ve bir araya gelip dayanışma içinde umut tazelemesidir. Tüm bu engellemelere karşı kültür sanat faaliyetlerimizi yapmaya, dilimizi, kültürümüzü yaşatmaya ve türkülerimizi söylemeye devam edeceğiz. Kültür, sanat üzerindeki baskı politikasına artık son verilmelidir. Halklar özgürce kendi dillerini, kültürlerini yaşatmalı, sanatçılar türkülerini özgürce söylemelidir. Engellemelere karşı mücadelemiz devam edecektir” diye konuştu.

    PİRHA/ADANA

  • 3. Varto Doğa, Kültür ve İnanç Festivali 27 Ağustos’ta başlıyor!

    3. Varto Doğa, Kültür ve İnanç Festivali 27 Ağustos’ta başlıyor!

    PİRHA – 3. Varto Doğa, Kültür ve İnanç Festivali 27 Ağustos’ta başlıyor! 4 gün sürecek festival programında kutsal mekanlara yapılacak ziyaretlerin yanı sıra panel ve konserler de düzenlenecek.

     Varto Belediyesi, Varto – Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği, Berlin Varto Derneği ile Rhermain Varto Derneği tarafından 3’ncüsü yapılacak Doğa, Kültür ve İnanç Festivali 27, 28, 29, 30 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek.

    Festivalin açılışı Varto meydanında saat 09:00’da yapılıp ardından kitlesel olarak Pir Seyit Nesemi Türbesi’ne niyaz olunacak.

    Festivalin sonraki günlerinde de birçok kutsal mekana ziyaret planlaması bulunuyor.

    4 gün sürecek festivalde Reya Heq inancında “Doğum, varlığa gelme ve insan bedeni” başlıklarının yanı sıra çevre ve ekoloji üzerine de paneller gerçekleştirilecek.

    Çok sayıda sanatçı ve müzik grubunun da performans sergileyeceği festival sürecinde cem olunup lokmalar da paylaşılacak.

    VARTO HALKINA KATILIM ÇAĞRISI!

    Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği adına açıklama yapan Habip Karagöl, tüm Vartolu yurttaşlara çağrıda bulundu.

    Bölge halkını, festivale davet eden Karagöl, “Bu kadim topraklarda, Alevi inancının sürdürüldüğü bu coğrafyada, ziyar ve diyarlarımızın kaybolmaması adına üç yıllık çalışma ve etkinliklerimize halkın inanç ve duyarlılığı bizi daha da güçlendirdi. Çalışmalarımızın bugün devam ettiği gibi gelecekte de sürmesini temenni ederim. Bölge halkının, bu süreçte bizi yalnız bırakmamasını ve bütün festival boyunca yanımızda olmalarını istiyoruz” diye konuştu.

    Eren GÜVEN/MUŞ

  • Almanya Alevi Gençler Birliği, 30. yılını gençlik festivaliyle kutlayacak

    Almanya Alevi Gençler Birliği, 30. yılını gençlik festivaliyle kutlayacak

    PİRHA- Almanya Alevi Gençler Birliği, (BDAJ) 30. yılını gençlik festivaliyle kutlamaya hazırlanıyor.

    Almanya Alevi Gençler Birliği (BDAJ), 30. yılını 23 Kasım’da gerçekleştireceği festival ile kutlamayacak. Köln kentinde, Ezgicenter’da gerçekleşecek olan festivalde farklı müzik türlerinden çok sayıda sanatçı sahne alacak ve performanslarını sergileyecek. İnteraktif stantların da gezilebileceği festivale Almanya’da bulunan Alevi gençlerin katılması çağrısında bulunuldu.

    KATILIM ÇAĞRISI

    Almanya Alevi Gençler Birliği’nin sanal medya hesabından yapılan açıklamada, “Amacımız, insanları bir araya getirmek ve sizlere unutulmaz bir deneyim sunmak. Çünkü kendimizi kutlama zamanımız geldi. #MISSION30 ile aynı zamanda, Almanya’daki Alevi gençliğinin nasıl büyüdüğünü ve son otuz yılda hangi engelleri aştığını göstermek istiyoruz. Nesiller boyunca gençler, yolumuz ve “Alevi Olmak” için özveriyle çalıştılar. Genç Alevilere kimliklerini bulma konusunda verilen destek ve önemli toplumsal meselelerle ilgili yapılan çalışmalar sayesinde, bugün Aleviler Almanya’da vazgeçilmez bir toplumsal grup haline gelmiştir. Bu bizim için, çalışmalarımız ve toplumumuzda tanınma açısından büyük bir önem taşımaktadır. O halde bir araya gelelim. Alevi gençliğinin dinamizmini birlikte yansıtalım. Köln’de buluşalım ve kendimizi kutlayalım” denildi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin programı açıklandı!

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin programı açıklandı!

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin programı açıklandı. Festivalde paneller, konserler ve çocuklara yönelik etkinlikler olacak. 

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi’nin düzenlediği Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncüsü bu yıl 8-12 Ağustos tarihlerinde yapılacak.

    Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk’ta yapılacak olan festivalin programı da açıklandı. AKD Altınoluk Şubesi’nde gerçekleştirilecek festivalin açılışı semah dönüldükten sonra konuşmalarla devam edecek.

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz’ın yanı sıra AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan ve Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin ile Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da festivalde söz alacak.

    PANELLER, KONSERLER VE ÇOCUKLARA YÖNELİK AKTİVİTELER!  

    ‘Kızılbaşlığın gelişmesinde Şah İsmail’in rolü, 16. Yüzyılda Osmanlı-Safevi ilişkileri’ başlıklı panelde Şah Hüseyin Şahin konuşmacı olarak yer alırken, sanatçı Muharrem Temiz de Şah Hatayi türkülerini dillendirecek.

    Festivalin ikinci günü, çocuk şenliği ve sanatsal faaliyetler ile devam edecek.

    10 Ağustos’ta ise Edremit’e bağlı Doyran Köyü’nde, Kazdağları’ndaki Tahtacı Türkmen geleneğine ilişkin panel düzenlenecek. Panele, gazeteci Zeynel Gül ile araştırmacı Sinan Kahyaoğlu, konuşmacı olarak katılacak. Günün devamında müzik performansları da sahnelenecek.

    Festivalin dördüncü gününde ise iki oturumdan oluşan “Aleviler eşit yurttaşlık talep etmeli mi?” başlıklı panel yapılacak. İlk oturumda Yazar Orhan Gazi Ertekin; ‘Alevilerin sorunları ve çözüm yolları’ başlığını değerlendirecek.

    Panelin ikinci oturumunda ise Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan, AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez konuşacak.

    Festivalin son gününde, Altınoluk Amfi’deki buluşmaya Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın katılırken, sanatçılar Özlem Taner, Özcan Türe ile Onur Türe sahneye çıkacak.

    PİRHA/ALTINOLUK

  • Elbistan Körücek Köyü Festivalinde dayanışma mesajı-VİDEO

    Elbistan Körücek Köyü Festivalinde dayanışma mesajı-VİDEO

    PİRHA-Elbistan Körücek Köyü ve Sosyal Dayanışma Derneği 5’inci festivalini gerçekleştirdi. Dernek Başkanı Ali Rıza Tunç, “Bu tür etkinliklerle gençlerimizin bir nebzede olsa tanışma, kaynaşma ve kültürünü unutmamalarını hedefliyoruz” diye konuştu.

    Elbistan’a bağlı Körücekli köylüleri bu sene düzenlenen ‘5. Piknik Şöleni’ festivalinde bir araya geldi. Deprem ve pandemiden dolayı 2 senedir düzenlenmeyen festival, bu yıl tekrar yapıldı.

    Lokmalar pay edildikten sonra yöresel sanatçılardan Hasan Yıldız ve Celal Bayar, Kürtçe kılamlarıyla yöre halkına unutulmayacak bir an yaşattı.

    Bölgede tanınan Şair- Besteci Ali Kalender (Ozan Mecali), şiirlerini seslendirdi.

    Körücek Köyü Derneği Başkanı Ali Rıza Tunç ise gençlerin kültürünü unutmamak için bu tür festivallerin önemli olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

    “Bildiğiniz gibi köyümüz büyük bir köydür, fakat gerek büyük şehirlere gerek yurt dışına göç vermiş olmamızdan dolayı, giderek gençlerimiz köyünü, kültürünü ve dilini unutma noktasına gelmiş durumda. İşte bir nebze de olsa tanışma, kaynaşma ve kültürünü unutmamalarını hedefliyoruz.”

    Sabah saatlerinde başlayan etkinlik akşam saatlerinin sonlarında müzik dinletisi eşliğinde devam etti.

    PİRHA/MARAŞ

  • Britanya Alevi Festivali’nin sonuç bildirgesi açıklandı: Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz!

    Britanya Alevi Festivali’nin sonuç bildirgesi açıklandı: Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz!

    PİRHA – 29 Mayıs -16 Haziran günleri arasında Londra’da yapılan 12. Britanya Alevi Festivali’nin sonuç bildirgesi açıklandı. AKP Hükümetinin, Alevi toplumuna yönelik politikalarının eleştirildiği bildirgede “’Alevilere biçilen elbiselere ve torba yasalarına sığmayız’ diyerek, ayrıca gerici eğitim sistemine çocuklarımızı mahkum edemezsiniz mesajı verildi” denildi.

    ‘Çerağımız uyansın hak aşkına’ şiarıyla 29 Mayıs -16 Haziran 2024 tarihlerinde gerçekleşen 12. Britanya Alevi Festivali’nin sonuç bildirgesi kamuoyuna açıklandı.

    Britanya Alevi Federasyonu, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, Enfield Alevi Kültür Merkezi öncülüğünde yapılan 12. Britanya Alevi Festivali “Çerağımız Uyansın Hak Aşkına” temasıyla gerçekleşti.

    “TORBA YASALARINA SIĞMAYIZ MESAJINI VERDİK”

    “Deyişler söylemeye, semah dönmeye, eşit haklar ve eşit yurttaşlık için mücadele etmeye devam ediyoruz!” denilen bildirgede şu ifadelere yer verildi:

    “Pir Sultan’a Hûda yardım etmez mi?

    Müminler bağında bülbül ötmez mi?

    Bunca durduğumuz gayrı yetmez mi?

    Kalkalım bakalım nic’olursa olsun.

    19 gün boyunca paneller, söyleşiler, tiyatrolar, çocuk etkinlikleri, hak aşkına muhabbet cemi ve iki gün park alanında süren konserler, kermesler ve sosyal dayanışma etkinlikleriyle dolu festivale binlerce can katıldı, muhabbet etti ve çerağımızı varlığımız, birliğimiz için uyandırdık.

    Aşımıza ekmeğimize göz koyan ücretli kölelik sistemine, kadınları çifte sömürüye maruz bırakan ataerkil vahşete, ezilen ulusların eşitliğini engelleyen sömürgeci barbarlığa, kendileri gibi olmadıkları için kendilerine özgü bir inanç, yaşam tarzı, felsefe olan biz Alevileri, azınlık haklarını gasp edip asimile ederek kimliksizleştirmeye çalışan etnik kıyıma, savaşla talan edilen ülkelerinden kaçan mültecileri pazarlık konusu yapan sömürgeci bezirganlara, onları ölüme terk eden ırkçı kayıtsızlığa, açlıktan kırılan yığınlara karşın, silahlanmaya dev kaynaklar akıtan militarizme, doğaya kasteden kapitalist yıkımın felaketine karşı, açlığa mahkum edildiği, hak arayanların, eşitlik ve özgürlük isteyenlerin zindanlara kapatıldığı haksızlıklar, hukuksuzluklar karşısında ‘Rıza Şehri’ vurgusu öne çıkarıldı.

    12. Britanya Alevi Festivali’nde;

    “Hak aşkına” şiarıyla umut, barış, özgürlük, eşitlik, dostluk, kardeşlik ve dayanışma için çerağlar uyandı. Çerağımız hakikatimizdir, ışıktır. Aydınlık güzel günler için gönüller birlendi.

    12. Alevi Festivali;

    Bu inanç, bu dik duruş, onurlu mücadeleler; toplumsal belleğe yazılan Pir Sultan Abdal, Seyit Rıza, Hallacı Mansur, Nesimi ve binlercesi yolumuza ışık olsun.

    12. Alevi Festivalimiz;

    İktidarın kayyum atamalarını ve seçilen bir iradeyi yok sayan zihniyeti kınadı. Çocukların düşlerinden vurulduğu gün, kucağında ekmeği ile vurulan bir genç fidan olan 15’inde Berkin Elvan’ı andı. Anaların yüreğini yakanları unutmayacağız diyerek, tüm baskılara rağmen adalet arayışını sürdüren Cumartesi Anneleri’ni selamladı. 15-16 Haziran İşçi Direnişi’nin yıldönümü vesilesiyle düşlerin, zaferi nakış nakış işlendiği günün yaratıcılarının yolumuzu aydınlattığı mesajını verdi.

    12. Alevi Festivalimiz, coğrafyamızda her inkârın bir toplu mezar olduğunu, hakikati, dili, kültürü toprağa gömmek isteyenlere karşı kaybettiklerimize ikrârımız olsun, çerağlarımız hiç sönmeyecek şiarını yükseltmiştir.

    12. Alevi Festivalimiz;

    Ülkemizde halkından korkanların Aleviliği asimile ve yok etmek için Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurduklarını, inançların tanımlanmaz, tanınır olduğunu, bu sadaka kültüründen vazgeçmeleri gerektiğini, Alevilere biçilen elbiselere ve torba yasalarına sığmayız diyerek, ayrıca gerici eğitim sistemine çocuklarımızı mahkum edemezsiniz mesajını verdi.

    Tüm baskı ve yıldırma politikalarına rağmen eşit yurttaşlık taleplerimizden vazgeçmiyoruz. Birlikteliğimizi her yerde örgütlü bir güce dönüştürmek zorundayız!

    Ülkemizde ve dünyada yaşanan savaşlara, hak ihlallerine karşı ses çıkarmaya devam edeceğiz. Mazlumun yanında, zalimin karşısında duracağız. Bize reva görülen zulüm tarihini değiştirmek için demokratik bir halk egemenliği ile demokratik bir ülkeye ihtiyacımız var; bunu kuracak güçler halklardır. Birlikteliğimizi her yerde örgütlü bir güce dönüştürmek zorundayız!

    Çerağımız uyansın umut, barış, özgürlük, eşitlik, sevgi, dostluk, kardeşlik ve dayanışma aşkına…

    Çerağımız uyansın yolumuzun birliği aşkına!”

    PİRHA/LONDRA

  • Elbistan’da 2 gün sürecek festivalin 1’inci gününde yurttaşlar kahvaltı yapıp, bayramlaştılar-VİDEO

    Elbistan’da 2 gün sürecek festivalin 1’inci gününde yurttaşlar kahvaltı yapıp, bayramlaştılar-VİDEO

    PİRHA-Elbistan’ın Köşk Köyü’nde 2 gün sürecek olan festivalin, 1’inci gününde köylüler kahvaltıda buluştu. Bir araya gelen köylüler bayramlarını kutladı.  

    Maraş’ın Elbistan İlçesine bağlı Köşk Köyü’nde düzenlenecek olan festival için bir araya gelen köylüler bayramın 1’inci gününde kahvaltı yapıp, bayramlaştı. Festivale, şehir dışından ve Avrupa’dan gelen köylüler de katıldı.

    50’ye yakın hanesi olan köyde, Avrupa ve İngiltere’den gurbetçiler geldi. Sabahın erken saatlerinde dışardan gelen gurbetçiler yakınlarının mezarlarını ziyaret etti. Köylüler hep birlikte evden getirdikleri kahvaltılıkları imece usulü paylaşıp, kahvaltı yaptı.

    Daha önceleri köyden Elbistan’a yolcu götürüp getiren İsmail Arslan, 10 sene şoförlük yapıp daha sonra Mersin’e taşındığını, festival etkinliği için köyüne ziyarete geldiğini söyledi. Arslan, eski senelerde kendi köylülerini ve civar köylüleri Elbistan merkezine kendi aracıyla zor şartlarda taşıdığını ifade etti. Arslan, “Köyümüzün toplumu şimdi daha iyi olmuş. Köyümüz şimdi daha iyi düzeye gelmiş. Birbirlerine olan saygı daha önce hiçbir zaman bu şekilde  görülmemişti”dedi.

    Köşk Köyü Sosyal ve Kültür Derneği tarafından Köşk Köyünde festival gerçekleştirilecek. Festivalin 2’inci gününde hayır lokması paylaşılacak, yerel sanatçılar tarafından müzik dinletisi verilecek.

    PİRHA/MARAŞ

  • 12. Britanya Alevi Festivali’ne çağrı: Gelin canlar bir olalım-VİDEO

    12. Britanya Alevi Festivali’ne çağrı: Gelin canlar bir olalım-VİDEO

    PİRHA-Britanya Alevi Federasyonu (BAF), 12. Britanya Alevi Festivali’ni 15-16 Haziran’da gerçekleştirecek. Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Dilek İncedal,”Gelenekselleşen 12. Alevi Festivali’nde Alevilerin dününü, bugününü, kazanımlarını, mücadelesini anlatacağız” dedi. Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç ise “Özellikle gençlerimizi 15-16 Haziran’da beraber semahlarımızı dönmeye, halaylarımızı çekmeye ve birlikte türküler söylemeye çağırıyoruz” diye konuştu.

    Britanya Alevi Federasyonu 2022 yılında 11. Britanya Alevi Festivalini Barış ve Adalete atfetmişti. 2023’te 6 Şubat’ta Maraş merkezli gerçekleşen depremden dolayı 12. Festival iptal edilmişti. 12. Britanya Alevi Festivali 15-16 Haziran’da yapılacak.

    “GEÇMİŞTEN GELECEĞE, MÜCADELE GELENEĞİ DEVAM EDİYOR”

    12. Britanya Alevi Festivali için katılım çağrısında bulunan Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Dilek İncedal, “Geçmişten geleceğe, mücadele geleneği devam ediyor. Gelenekselleşen 12. Alevi Festivali’nde Alevilerin dününü, bugününü, kazanımlarını, mücadelesini anlatacağız. ‘Çerağımız uyansın Hak aşkına’ şiarıyla gerçekleştireceğimiz festivale 15-16 Haziran’da cümle canlarımızı bekliyoruz” dedi.

    Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç ise, “Sevgili canlar ve Alevi dostları, bu yıl 12’ncisini düzenleyeceğimiz Britanya Alevi Festivali’ne bütün canlarımızı bekliyoruz. Özellikle gençlerimizi 15-16 Haziran’da federasyonumuzun yerleşkesinde beraber semahlarımızı dönmeye, halaylarımızı çekmeye ve birlikte türküler söylemeye çağırıyoruz. Gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım” diye konuştu.

    “İNANCIMIZI GELECEK KUŞAKLARA AKTARALIM”

    BAF Yönetim Kurulu Üyesi ve Britanya Alevi Festivali Hazırlık Komitesi Üyesi Maksut Demir de “Gelin Alevi inancını gelecek kuşaklara birlikte aktaralım” diyerek şunları kaydetti:

    “Çerağımız yansın Hak aşkına, şiarıyla startını verdiğimiz festivale 15-16 Haziran’da federasyonumuzun yerleşkesinde devam edeceğiz. Gelin nefeslerimizi, türkülerimizi birlikte söyleyelim, semahlarımızı beraber dönelim, halaylarımızı birlikte çekelim. Hep beraber var olan inancımızı, kültürümüzü, yaşantımızı bir sonraki kuşaklara hep beraber devredelim, aktaralım.”

    BAF Saymanı Cuma Ülgü ise “Bu sene 12’ncisini gerçekleştireceğimiz Britanya Alevi Festivali’ne 15-16 Haziran’da cümle canları bekliyoruz” dedi.

    “15-16 HAZİRAN’DA HERKESİ BRİTANYA ALEVİ FESTİVALİ’NE BEKLİYORUZ”

    Kendi kültürünü yaşamanın memnuniyet verici olduğunun altını çizen Ali Haydar Demir, İngilizce olarak yaptığı çağrıda şunları söyledi:

    “Merhaba ben 20 yaşındayım. 7 yıldan beri park festivaline katılıyorum. Kendi kültürümü burada yaşamak ve yaşatmak son derece memnuniyet verici. 15 ve 16 Haziran’da Britanya Alevi Festivaline herkesi bekliyoruz.”

    Elif TABAK/LONDRA

    İLGİLİ HABERLER:

    12. Britanya Alevi Festivali’nin startı verildi-VİDEO

    12. Britanya Alevi Festivali tarihinde değişiklik: 15-16 Haziran’da yapılacak

    Britanya Alevi Federasyonu, 1-2 Haziran’da 12. Alevi Festivali düzenleyecek

  • Sanatçı Hüseyin Güneş’ten serzeniş: 25-30 milyon Alevinin sadece 5 sanatçısı mı var?

    Sanatçı Hüseyin Güneş’ten serzeniş: 25-30 milyon Alevinin sadece 5 sanatçısı mı var?

    PİRHA- Sanatçı Hüseyin Güneş, Alevi kurumlarının etkinliklerine hep aynı sanatçıların davet edilip diğer sanatçıların görmezden gelinmesine sitem etti. Güneş, “Türkiye’de yüzlerce Alevi sanatçının evine ekmek götürmekte ve çocuklarını okutmakta zorlandığını vurgulayarak, “Hal böyle iken 25-30 milyon Alevinin sadece 5 tane sanatçısı var. Alevilerin başka sanatçıları, ozanları yok mu?  Neden bu işten yaşamını sürdüren başka sanatçıları da davet etmiyor, destek çıkmıyorsunuz?” diye sordu.

    Sanatçı Hüseyin Güneş, Alevi kurumlarının etkinliklerde hep aynı sanatçıları çağırdığını belirterek, sosyal medya hesabından eleştirilerde bulundu.

    “NEDEN SÜREKLİ AYNI İSİMLERİ ÇAĞIRIYORSUNUZ?”

    Türkiye’de yüzlerce Alevi sanatçısının, evine ekmek götürmekte ve çocuklarını okutmakta zorlandığını vurgulayan Hüseyin Güneş, “Alevi ozanlarının birçoğu Anadolu’nun kırsal bölgelerinde yaşıyor, bir yerden bir yere gitmek için para bulamıyorlar. Büyük şehirlerde yaşayanlar, kıyı sahil kentlerinde bir hafta tatil yapamıyorlar. Bir tek öğünle konservatuarlarda eğitimini sürdürmeye çalışan pırıl pırıl Alevi gençleri eğitimini tamamlayamıyorlar. Hal böyle iken dönüp bakıyoruz, 25-30 milyon Alevinin sadece 5  sanatçısı var. Alevilerin başka sanatçıları, ozanları yok mu? Neden sürekli bu 5 adamı, neden hep aynı isimleri çağırıyorsunuz? Neden bu işten yaşamını sürdüren başka sanatçıları da davet etmiyor, destek çıkmıyorsunuz? Başka birbirinden güzel yüzlerce sanatçıları var Alevi toplumunun, konserlerinizi, gecelerinizi bunlarla yapamıyor musunuz? Farklılıklara tahammül etmeyen, adam kayıran, kendisine yalakalık yapan, yakın duran, tek tipçi zihniyetin elinden yıllardır, bu ülkede sanat ve sanatçıya yapılan zulmü hem ağzımızdan düşürmeyeceğiz, her fırsatta dillendireceğiz ama dönüp kendimize de bir sefer olsun bakmayacağız” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİK ÖĞRETİSİ HİÇ KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİL”

    Alevi kurumlarına seslenen Hüseyin Güneş, “Yüzlerce sanatçınızın, ozanınızın, kalbini kırıyor, genç yetenekleri soğutuyorsunuz. Farklı değerlerle, farklı hünerlerle, farklı yorum ve duygularla, farklı yüzlerle bu toplumu buluşturun” dedi.

    Güneş şöyle devam etti:

    “Alevilik hepimizin Yolu, Alevilik hepimizin felsefesi, sadece bir grubun değil. Yılın on iki ayı her gecede, her açılışta, her kutlamada, her toplantıda aynı isimler. Alevilik öğretisi hiç kimsenin tekelinde değil. Hep aynı adamlar, aynı isimler artık gına geliyor insanlara. Başka sanatçı, ozan yok mu? 25 milyon Alevi toplumunun tek 5 tane sanatçısı mı var? Bu üç, beş tane sanatçı dışında sanatçı yetiştiremediler mi?”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersimli yurttaşlardan festival eleştirisi: Eski festivallerin ruhu kalmadı, faydası yok-VİDEO

    Dersimli yurttaşlardan festival eleştirisi: Eski festivallerin ruhu kalmadı, faydası yok-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni değerlendiren Dersimli yurttaşlar, “Eski festivallerin bir ruhu vardı yine öyle devam etse elbette iyi olurdu. Ama şu an festival artık fonksiyonunu yitirdi, faydası yok, zarar veriyor” diye belirttiler.

    2-6 Ağustos tarihleri arasında yapılan 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ni Dersimli yurttaşlara sorduk.

    “FESTİVALE KATILANLAR DAHA DUYARLI OLABİLİRLERDİ”

    Festivalin eksikleri olduğunu ama bunların sadece tertip komitesi veya belediyenin suçu olmadığını ifade eden Hasan Yıldız, “Sadece belediyenin değil tüm kurumların ve halkın da bu çalışmaların içinde görev alması gerekiyor ama belediye dışında hiçbir kurumun bir çalışmasını görmedim. Normalde bu bir kültür ve doğa festivali, normalde burada kültür ve doğa ile ilgili daha fazla anlatım yapılması gerekiyordu. Ama insanlar bu konuda duyarlılık göstermiyor. Mesela Sanat Sokağı’nda yapılan panellerde gençlik hiç yoktu. Adına doğa ve kültür festivali diyoruz ama gelenler çöplerini bırakıp gittiler, peşlerinden biz topladık. Festivale katılanlar daha duyarlı olabilirdi” diye belirtti.

    “İNSANLAR KONSERLERİN PEŞİNE DÜŞTÜ”

    Normalde festivalin kendisinde heyecan uyandırdığını söyleyen Gürkan Bektaş, “Ama bu sene bu heyecanın karşılığı yoktu. Dersim aydınları, entelektüelleri de aynı şeyi söylüyor, bu seneki festival amacının dışına düştü ve giderek miadını dolduran bir yapıya da dönüşüyor diyorlar. Bence de öyle oldu çünkü konsept itibarıyla doğanın talanına karşı bir söylemle yapıldı bu sene ama bununla ilgili hiçbir duyarlılık gösterildiğini düşünmüyorum. Hiçbir eylem ya da bu yönlü bir söylem geliştirilemedi. Hatta panellere katılım da çok azdı. İnsanlar daha çok konserlerin peşine düştüler” dedi.

    “VALİLİKLE UZLAŞIR BİR YÖN GÖRÜYORUM”

    “Grup Yorum ve Grup isyan Ateşi’nin festivalden çıkarılmasına tertip komitesi nasıl tepki verdi?” diye soran Mehmet Kaş ise, “Bu mudur demokratlık, ilericilik, aydınlık ve sosyalist bakış açısı? Hiç tepki yok. Zannediyorsun hiçbir şey olmamış gibi. Grup Yorum olsun, diğer grup arkadaşları olsun, yani bu noktada birlik beraberlik diyorsak eğer, ortak hareket etmemiz isteniyorsa, buna tepki gösterilmesi lazım. Güvenlik ve sanat anlamında sıradan bir festival oldu. Umarım ki bunlar görülür ve önümüzdeki senelerde daha duyarlı, daha kaliteli, daha önlem alıcı festivaller olur. Burada valilikle uzlaşır bir yön görüyorum. Bu uzlaşı önümüzdeki süreci, bizi karanlığa götüren bir yöndür. Dersim’e denk gitmeyen bir yol gidişatıdır, bunu doğru görmüyorum” diye ifade etti.

    “GELDİLER, ÇÖPLERİNİ BIRAKIP GİTTİLER”

    Festivalin pek iyi geçmediğini, insanların buraya geldiğini, her yerde çöplerini bırakarak ortalığı dağıtıp gittiklerini, arkalarında bıraktıkları çöpleri kendilerinin topladıklarını belirten Dersimli esnaf Nimet Koç, “Festivalde insanlarımız gelir, buradakilere faydası olur. Biri bir ürününü satar, biri sohbet eder dedik ama gelip ortalığı birbirine kattılar, zarar verdiler. İnsan hiç yediğinin içtiğinin çöpünü bırakıp gider mi? Biz köyde konteyner olmadığı için çöplerimizi toplayıp arabalarla çarşıya getirip atıyoruz. Burada şehirde her tarafta konteynerlar var, çöp kutuları var ama kimse çöpünü oralara atmıyor, yere atıyor. Bu sene festivalin bir ruhu yoktu. Daha önce yapılan festivaller gibi değildi“ dedi.

     “FESTİVAL, KÜLTÜRÜMÜZÜ DAHA ÇOK YANSITABİLİRDİ”

    Festivalin genel anlamda iyi ama kültürü yansıtma ve doğaya ilgi bakımından eksiklikleri olduğunu belirten Nurşen Eroğlu da, “Kültürümüzü daha çok yansıtabilirdi, bizim sanatçılarımız daha fazla olabilirdi. Önceki festivaller daha kapsamlıydı, doğayla ilgiliydi, her anlamda daha iyiydi. Ayrıca festivalin 3 Ağustos Ezidi Katliamı’na denk gelmesi ne kadar duyarlı olduğumuzu gösteriyor! Bu kısmı çok önemliydi, bence buna dikkat edilmeliydi” diye belirtti.

    “FESTİVAL ARTIK FONKSİYONUNU YİTİRDİ, FAYDASI YOK!”

    Festivalin ilk yapılmaya başladığı zamandaki amaç ve niyetlere atıf yapan Şahin Çiçek ise, “O zamanlar toplum, insanlarımız gelip gitsin, bu sayede memleketimiz boşalmasın, üzerimizdeki abluka dağılsın diyordu, bu açıdan önemli görülüyordu. Eski festivallerin bir ruhu vardı. Yine öyle devam etse elbette iyi olurdu. Ama şu an öyle görünüyor ki festival artık fonksiyonunu yitirdi. İlk başladığında hangi niyetle, hangi amaçla yola düşüldüyse, bugün yapılan festival artık o yolda, o niyette değildir. Tüm bu nedenlerden dolayı bence bu festival artık yapılmasın. Çünkü dilimize, kültürümüze, doğamıza, börtü böceğimize, sularımıza bir faydası yok. Hangi açıdan bakarsanız bakın sadece zarar veriyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM