Etiket: festival

  • Pertek’te ‘Doğamızın Büyüsü İle İnancımız’ paneli: Alevilik ekolojik bir inançtır-VİDEO

    Pertek’te ‘Doğamızın Büyüsü İle İnancımız’ paneli: Alevilik ekolojik bir inançtır-VİDEO

    PİRHA- “Doğamızın Büyüsü İle İnancımız” konulu panelde yapılan konuşmalarda, Alevi inancının doğayla kurduğu ilişkiye dikkat çekilerek, doğanın korunmasının inançla ilişkisine değinildi. Ayrıca Aleviliğin bir ekolojik inanç olduğu vurgulandı. 

    21’inci Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Pertek Belediyesi önünde, “Doğamızın Büyüsü İle İnancımız” konulu panel yapıldı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Şükrü Aslan’ın yaptığı panele Araştırmacı-Yazar Pir Zeynel Kete, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve Şair, Araştırmacı-Yazar Nesimi Aday katıldı.

    “ALEVİLER DOĞAYA DA İNSANA DA ZARAR VERMEZ”

    Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Şükrü Aslan, doğa-inanç ilişkisine değinerek, “Bu ilişkiyi birçok şeyde görebiliriz” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

    “Alevilerin katliam yaptığına dair bir bilgi yoktur. Aleviler doğaya da insana da zarar vermezler, katletmezler. Tersine doğayı, insanı ve yaşamı koruyan bir inançtır. Biz kendi içimizde bilerek ya da bilmeyerek bazen pirlerimize, geleneğimize ağır sözler söyleriz. Eleştiri yapılabilir elbette ama bunu yaparken bazı şeyleri de es geçmemeliyiz. Mesela bu geleneğin doğanın korunması konusundaki duruşu unutulmamalıdır. Alevilik ekolojik bir inançtır.”

    “SUYU ATEŞE DÖKMÜYORUZ ÇÜNKÜ SUYUN CANI VAR”

    Şıx Çoban Ocağı pirlerinden Zeynel Kete, Alevilik’te doğa-inanç ilişkisini kutsallar üzerinden şöyle anlattı:

    “Bizde toprak mülk değildir. ‘Hardê Dewreşi’ diyerek bir kutsallık atfederiz. Biz suyu ateşe dökmüyoruz çünkü suyun canı var. Ateşe döktüğümüzde canı yanar. Su kutsaldır çünkü arınma getirir. Ateş kutsaldır, adaletle ilişkilendirilir. Canlı-cansız herşey kutsaldır ve kutsal gördüğünüz bir şeye zarar veremezsiniz. Kainatı var eden bu kutsallıktır. Bir toplumu zihinsel, bedensel, ruhsal olarak ayakta tutan da budur. Çünkü bizim toplumumuz binlerce yıldır iyi ve mutlu günlerinde de olumsuz günlerde de kutsal mekanlara giderek dar didar olmuştur. En olumsuz durumlarda bile ‘Ya Xızır’ diyerek direnmiştir, kötümser olmamıştır. Bu toplumun bir üst akla ihtiyacı yoktur. Kutsalları yeterlidir. Biz toplum olarak insanı merkeze koymuyoruz, cümle canı koyuyoruz.”

    Kete, doğa inanç ilişkisini, “Doğanın kutsallığı sadece Alevilere ait bir gelenek değildir. Bu kültür, bu kutsallık bugün hala iktidarlaşmamış, hala erilleşmemiş, sorunlarını üst akılla değil kendi geleneksel aklıyla çözen toplumların hepsinde vardır. Nil ve Ganj nehirleri de hala kutsaldır. Munzur da kutsaldır” sözleriyle değerlendirdi.

    “MUNZUR’U CANLI VARLIK STATÜSÜNE ALMAMIZ LAZIM”

    Araştırmacı-Yazar Nesimi Aday, insanın doğaya kötü davranması sonucu olarak küresel ısınmayla boyveren iklim sorunlarının yaşandığına dikkat çekerek, “Dünya küresel ısınmayı geçti, kaynıyor. Dünya kuruyor, yeni bir devri daim sürecine giriyor. Bizim de sularımızı korumamız, Munzur’u canlı varlık statüsüne almamız lazım” dedi.

    “BU SAVAŞI ENİNDE SONUNDA DOĞA KAZANACAK”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ise doğa talanına karşı verilen mücadeledeki eşitsizliklere değinerek, şunları söyledi:

    “Dersim dağları yanarken batıdaki çevreci dostlarımızın kıllarını kıpırdatmayışı gözümüzden kaçmadı. Kaz dağları, Antalya yanarken sesi çıkanlar, Cudi yanarken susuyorlar. Peki niçin batıda gösterilen duyarlılığın aynısı burada gösterilmiyor! Niçin bu derelerin, bu ırmakların kurutulmasına bu kadar göz yumuluyor! Biz acılar arasında köprü kurmalıyız. Birini diğerinden daha önemsiz saymadan ölçü kurmalıyız. Bizim inancımız da bunu diyor. Akbelen’de o ağaçlara sarılan, o ağaçlar kesilirken hüngür hüngür ağlayan, Rodos’ta bir orman yanarken üzerine su dökmeye giden herkesin çabasını kutsal buluyoruz. Ama Cudi yanarken oraya bir bardak su taşımayı da kutsal buluyoruz. Kürt anasının acısıyla, Türk anasının açsını birleştirmek zorundayız. Rodos’ta yanan ormanla Cudi’de yanan ormanın acısını birleştirmek zorundayız. Doğa ve inanç arasındaki ilişki konusunda, şunu belirtmek gerekiyor. Bu savaşı eninde sonunda doğa kazanacak.”

    Pertek Belediyesi önünde yapılan panelde konuşmaların ardından sorular yanıtlandı.

    Panelin sonunda söz alan bir köylü, “Hozat Boydaş köyü ormanları kesiliyor ve yakılıp kömür olarak satılıyor” dedi. Bu konunun hiç gündeme getirilmediğinden ve kimsenin ilgilenmediğinden şikayet etti.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Devrimciler kitlelere dokunmalı, kitlelerin isteklerini yakalamalıdır’-VİDEO

    ‘Devrimciler kitlelere dokunmalı, kitlelerin isteklerini yakalamalıdır’-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Sanat Sokağı’nda ‘Güncel Siyasal Gelişmeler’ paneli yapıldı. Faşizmin kurumsal ve sürekli bir yönetim biçimi olduğu belirtilen panelde, “Bu sömürü, bu baskı sistemi devam ettikçe, kendi karşıtını da yaratmak zorundadır. Önemli olan devrimcilerin bu noktada kitlelere dokunması, kitlelerin istek ve özlemlerini yakalamasıdır” denildi.

    Dersim’de düzenlenen 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali “Madencilik Yağmasına Karşı Doğayı ve Yaşamı Savunuyoruz” şiarıyla ikinci gününde sürüyor.

    Sanat Sokağı’nda “Güncel Siyasal Gelişmeler” paneli yapıldı. Avukat Kenan Çetin’in moderatörülüğünü yaptığı panele, Yeşiller ve Sol Parti (Yeşil Sol Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Temsilcisi Erdal Ataş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, Partizan Temsilcisi Kazım Tosun ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Yiğit konuşmacı olarak yer aldı.

    “DEĞİŞİMİ ÖRGÜTLÜ MÜCADELE İÇİNDE ARAYACAĞIZ”

    Seçimin, önlerinde yeni bir mücadele hamlesi görevleri yüklediğini belirten EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel,” Yaşadıklarımız bizim yadırgayacağımız bir şey değil. Eninde sonunda bu sermaye sınıfı, oy, güç, otorite kaybetmesine rağmen önde görünüyor. Milliyetçi, şoven ve faşizm zihniyeti güç toplamaktadır. Asıl değişimi örgütlü mücadele içinde arayacağız. Kürtlerin, Alevilerin dışlandığı bu sürece, dilimize, özgürlüğümüze, kadınlara, çocuklara sahip çıkarak bu kuşatmayı yaracağız. İttifaklaşmayı, halk mücadelesini eksikleri de tamamlayarak önümüzdeki sürece aktaracağız” dedi.

    “SEÇİMİ TARİHİ KILAN SEÇİM SONUÇLARI DEĞİLDİ”

    Hem devrimci hareket hem de egemenler açısından ortak bir bakış açısının olmadığını söyleyen ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Yiğit, “Bu seçimi tarihi kılan seçim sonuçları değildi. Faşizmin soyunduğu bir seçimde sonuç böyle olacak, kaçınılmaz olacaktı. Bu seçimin en önemli şeyi devrimci hareketin öznelerinin kitle hareketine dayanmaksızın, alternatif oluşturmak yerine halkımızı burjuva siyasetinin peşinde seçeneksiz bırakmasıdır. Güncel gelişmeyi okuyacaksak bunu öğrenmeliyiz” diye belirtti.

    “DEVRİMCİLERİN KİTLELERE DOKUNMASI GEREKİYOR”

    Faşizmin kurumsal ve sürekli bir yönetim biçimi olduğunu belirten Partizan Temsilcisi Kazım Tosun da, “Bu sömürü, bu baskı sistemi devam ettikçe, kendi karşıtını da yaratmak zorundadır. Önemli olan devrimcilerin bu noktada kitlelere dokunması, kitlelerin istek ve özlemlerini yakalamasıdır. Eksik olan nokta bu. Baskı, zulüm sürdükçe, halkın mücadelesi sürecektir” dedi.

    “TEK ADAM REJİMİNİ DEVİRMELİYİZ, DEDİK”

    Politika ve siyaseti yürütürken, toplumun taleplerini dikkate alacaklarını vurgulayan Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Bu mücadeleyi yürütürken toplumsal olarak yürütüyoruz. Seçim sürecinde bizlerin şöyle bir sorumluluğu vardı: Biz eşit, adil bir şey istiyoruz. Biz halklar olarak da, parti olarak da ‘tek adam rejimini devirmeliyiz’ dedik. Toplumun 20 yıldır her türlü demokratik hakkını elinden alan, sosyal hizmetler adı altında halkı açlıkla terbiye etmek isteyen iktidar gitmek üzerineydi” diye ifade etti.

    “TOPLUM KÜÇÜK BİR AZINLIK TARAFINDAN SÖMÜRÜLÜYOR”

    Tek adam rejiminin yaşadığı siyasal, ekonomik krizlere dikkat çeken SMF Temsilcisi Erdal Ataş, “Daha fazla sömürü, baskı gerçekleştirecek sistemleri uygulayan bir siyaset var. Biz şu an bir avuç kesimin zenginleştiği yerde ekonomik olarak en kötü dönemdeyiz. Mazotundan, tohumuna kadar kendimizi geçindirdiğimiz alanların tümü küçük azınlık tarafından sömürülerek, kriz içindeki bu düzenlerini devam ettirmek istiyorlar. Üreten bizsek, yöneten de biz olmalıyız. Bu düzeni, kentimizi, kendimizi niye biz yönetmiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Festivali kapsamında feribotta müzik ve şiir dinletisi-VİDEO

    Munzur Festivali kapsamında feribotta müzik ve şiir dinletisi-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında feribot gezisi ile “Sudan Gelen Tarih” Pertek Kalesi Müzik ve Şiir Dinletisi’nde şairler Kürtçe ve Türkçe şiirler seslendirdi. Feribotta etkinlik beğeni topladı.

    21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Pertek etkinlikleri ikinci gününde devam ediyor.

    Günün ilk etkinliği feribot gezisiyle “Sudan Gelen Tarih” Pertek Kalesi Müzik ve Şiir Dinletisi oldu. Pertek iskelesinden kalkıp tarihi Pertek Kalesi’ne demirleyen feribotu müziği, şiiri, klamları ve konuşmaları Pertek doğasının fonuna taşıdı. CAN TV’nin canlı yayınladığı etkinlik hem feribotun içindekilere hem de ekranları başında izleyenlere güzel anlar yaşattı.

    Çiğdem Karaboğa’nın sunduğu etkinlikte Feramuz Şahin ve Zeynel Demir’in müzik dinletisi ile şairler geçidi yaşandı. Şairler Haydar Ünal, Nesimi Aday, Okay Tekin, Oya Gündüz Aksu, Ömer Öneren, Övünç Ezgi Yılmaz, Sami Aydoğan ve Vedat Aldemir şiirlerini okudular.

    ETKİNLİĞİN FERİBOTTA YAPILMASI BEĞENİYLE KARŞILANDI

    Dinleti etkinliğinin sahne ve sokak formatının dışına çıkarılıp gezi halindeki bir feribotta yapılması katılımcılar tarafından beğeniyle karşılandı. Adına kültür ve doğa festivali denen bir kapsamın içinde kültür ile doğanın yan yana getirilmesi hem festivalin amacına uygun oldu, hem de katılımcılar nezdinde büyük bir ilgi yarattı.

    PİRHA/DERSİM

  • 21’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali Pertek’te başladı-VİDEO

    21’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali Pertek’te başladı-VİDEO

    PİRHA-21’inci Munzur Kültür ve Doğa Festival programının Pertek ayağı halaylarla başladı.

    ‘Madencilik yağmasına karşı doğayı ve yaşamı savunuyoruz’ şiarıyla, 21’nci Munzur Kültür ve Doğa Festival programının Pertek ayağı başladı.

    Festivale Mersin, İstanbul, Bursa, İzmir, Adana gibi bir çok kentte yurttaşlar katılırken, Pertek Ferbotu giriş ve çıkışında kimlik kontrolü yapılıyor. Duruma tepki gösteren yurttaşlar “Suyun iki yakasında kim hareket eden feribota binebilir” diyerek, kontrol noktalarının kaldırılmasını istedi.

    Festival için Dersim’e gelen yurttaşlar Pertek Belediyesi tarafından karşılanarak kahvaltı ikram edildi.

    Festival açılışında halaylar çekilirken, Ekin Konak ve Helin Erenler tarafından dinleti verildi.

    21’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali; panel, konser, kültürel çalışmalar, kadın, ana dil ve tiyatro gibi çalışmalarla 4 gün boyunca sürecek.

    PİRHA/DERSİM

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ne katılım çağrısı

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ne katılım çağrısı

    PİRHA- AKD Altınoluk Şubesi, 9-13 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ne çağrı yaparken, “Kaz Dağları’nda talana karşı yaşamı, yasaklara karşı kültür ve sanatı savunmaya, gönülleri birlemeye çağırıyoruz” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi tarafından geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin ikincisi bu yıl 9-13 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek.

    Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk’ta yapılacak olan festivalin programı da açıklandı. “Yol ve erkân aşkına” sloganıyla düzenlenecek festival semah ve çerağ uyandırması ile başlayacak.

    İlk gün “Basında ve ustaların objektifinden Aşık Veysel” başlıklı fotoğraf sergisinin açılışı yapılacak.

    AKD Altınoluk Şubesi Başkanı Veli Doğan, Edremit Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan, 27. Dönem Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ile halk müziği sanatçısı Dertli Divani ise ilk gün konuşmacı olarak yer alacak.

    Festivalin ikinci günü Antandros Antik Kenti kazı alanı gezisi ile başlayacak. Yıldızlar Sanat Topluluğu’nun halk oyunları gösterisini sergileyeceği günde halk bilimci Necdet Kurt “Bilinmeyen yönleriyle Aşık Veysel” sunumunu yapacak. UNESCO’nun 2023 yılını Aşık Veysel’i anma ve kutlama yılı olarak ilan etmesine dikkat çekilecek.

    “Karpuzun içindeki masal” isimli çocuk tiyatro oyunu ile başlayacak olan üçüncü günde ise AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Alevilerin güncel sorunları ve çözüm yolları” başlığı altında konuşacak. Panelin moderatörlüğünü ise 25. ve 26. dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm üstlenecek.

    Dördüncü gün “Alevilerin siyasetteki yeri” başlığı altında 27. ve 28. Dönem CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Doç. Dr. Ayfer Karakaya ile Yazar Turan Eser’in konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleştirilecek.

    Festival 13 Ağustos günü ise Altınoluk Amfi’de sanatçılar Dertli Divani, Gülcihan Koç ve Sasa’nın yer aldığı konser ile sona erecek.

    PİRHA/EDREMİT

  • Balıkesir Barosu’ndan, gerici bildiriye tepki: Anayasal haklara saldırı, reddediyoruz!

    Balıkesir Barosu’ndan, gerici bildiriye tepki: Anayasal haklara saldırı, reddediyoruz!

    PİRHA- Balıkesir Barosu, festivallerin iptalini isteyen bildiri yayımlayan gerici grupların oluşturduğu Balıkesir Sivil Toplum Platformu’na tepki göstererek, “Anayasal haklar ve hukuk düzeni olmak üzere, insanların yüzyıllardır mücadele ederek kazandıkları hak ve özgürlüklerine yapılmış bir saldırıdır” dedi.

    Aralarında Balıkesir Sivil Toplum Platformu adı altında TÜGVA, İHH, MÜSİAD, ÖNDER, İlim Yayma Cemiyeti gibi radikal dinci grup ve vakıflar, kentte yapılmak istenen festivallerin ‘Gençlerin ahlakını bozduğu’ iddiasıyla yasaklanmasını istemişti. Bu gruplar yaptıkları açıklamada alkol satışının yasaklanmasını ve festivallerin kadın erkek ayrı şekilde yapılması gerektiğini dayatmıştı.

    Konuya ilişkin birçok sivil toplum örgütü açıklama yaparak, gerici-yasakçı zihniyeti eleştirdi.

    Balıkesir Barosu da söz konusu bildiriye tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada insanların özgürlüklerine saldırıldığı vurgusu yapılarak, şu ifadelere yer verildi:

    “Kendilerini Balıkesir Sivil Toplum Platformu olarak lanse eden bir grubun ‘Festivallerde yapılan yanlışlara dur diyelim’ başlıklı açıklamasının içeriğini başta Anayasal haklar ve hukuk düzeni olmak üzere, insanların yüzyıllardır mücadele ederek kazandıkları hak ve özgürlüklerine bir saldırı olarak görüyoruz. Özellikle gençleri ve tüm toplumu kendilerinin belirledikleri kalıplar içine sokmaya çalışan, düşünmeyen, sorgulamayan, biat eden bir nesil hedefleyen bu anlayışı reddediyoruz.

    Tüm demokrasi güçlerini Anayasamız ve hukuk sistemimiz içinde güvence altına alınmış olan laiklik ilkesine, bilimsel eğitime, temel hak ve özgürlüklere düşman bu orta çağ zihniyetine karşı birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Bu düşünceler içinde gençliği zapturapt altına almaya çalışan bu güçlerin karşısında olduğumuzu kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Munzur Kültür ve Doğa Festivali 3-4-5-6 Ağustos’ta yapılacak

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali 3-4-5-6 Ağustos’ta yapılacak

    PİRHA-Dersim Belediyesi meclis üyeleri, oy çokluğuyla bu yıl festivalin yapılmasına karar verdi. 2023 yılı Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3-6 Ağustos günleri arasında yapılması kararlaştırıldı.

    Dersim Belediyesi meclis üyeleri, oy çokluğuyla bu yıl festivalin yapılmasına karar verdi. Festival, 3 Ağustos’ta başlayıp 6 Ağustos’ta sona erecek.

    Festivalin içeriği ise daha sonra kurumlarla yapılacak toplantıların ardından belli olacak.

    PİRHA/ DERSİM

  • ‘Sur Festivali iktidarın kendi kültürünü Amed halkına dayatmasıdır’-VİDEO

    ‘Sur Festivali iktidarın kendi kültürünü Amed halkına dayatmasıdır’-VİDEO

    PİRHA-Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Diyarbakır kayyımıyla birlikte tarihi Sur ilçesinde 8-16 Ekim tarihleri arasında düzenleyeceği festivale tepkiler gelmeye devam ediyor. Kültürlerinin yok edilerek kültür festivali yapılamayacağını vurgulayan TMMOB Amed İKK Eş Sözcüsü Alican Çetinkaya, “Festivali Amed’in kültürünü yansıtmak yerine iktidarın kendi kültürünü Amed halkına dayatması olarak görüyorum” dedi.

    2015- 2016 yılında sokağa çıkma yasaklarıyla 6 mahallesi yerle bir edilen ve 80’in üzerinde insanın yaşamını yitirdiği Sur’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Diyarbakır kayyımıyla birlikte 8-16 Ekim tarihleri arasında düzenleyeceği festivale tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Amed İl Koordinasyon Kurulu Eş Sözcüsü Alican Çetinkaya, Sur’da yapılacak festivali PİRHA’ya değerlendirdi.

    “YIKTIĞIN BİR YERİN NEYİNİ FESTİVAL YAPARAK İNSANLARA GÖSTERECEKSİN”

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Diyarbakır kayyımıyla birlikte tarihi Sur ilçesinde yapacağı festivale tepki gösteren TMMOB Amed İKK Eş Sözcüsü Alican Çetinkaya, “Sur Yolu Kültür Festivali deniliyor ama Sur’daki bu yıkımı, oradaki insanları evsiz bırakma ve Sur’un hafızasına yakışmayan evler yaparak mı festival yapacağız. Kültürümüzü yok ederek kültür festivali yapamazsınız. Festival Amed’in kültürünü yansıtmak yerine iktidarın kendi kültürünü Amed halkına dayatması olarak görüyorum. Amed’in ve Kürt halkının festivalinden uzak bir festival, daha çok iktidarın siyasal ve ideolojisini yansıtan bir festival. Amed halkının ilgi göstermeyeceği bir festival, yıktığın bir yerin neyini festival yaparak insanlara göstereceksin” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/PİRHA

     

  • DAKME Rıza Şehri Kültür ve İnanç Festivali düzenledi

    DAKME Rıza Şehri Kültür ve İnanç Festivali düzenledi

    PİRHA-Almanya’nın Dortmund kentinde Dortmund Alevi Kültür Merkezi (DAKME), Rıza Şehri Kültür ve İnanç Festivali düzenledi.

    Dortmund ve Çevresi Alevi Dergahı tarafından düzenlenen festival, Pir Rıza Yağmur’un açılış gulbangı ile başladı. Festivalde, Dortmund ve Çevresi Alevi Dergahı’na yönelik sunum yapıldı. Yasemin Şahin, DAKME’nin kuruluşunun 20. yılında yapılan çalışmalara dikkat çekerek, Alevi inancının korunması gerektiğini ifade etti.

    Festival kapsamında “İnanç, Hakikat, Hafıza, Bellek ve Tarih” konulu panel düzenlendi.

    Şenol Hantekin’in moderatörlüğünü yaptığı panele konuşmacı olarak Araştırmacı Yazar Erdoğan Yalgın, Akademisyen Mehmet Ali Tosun, Alevi Kadın Aktivist Çilem Küçükkeleş katıldı.

    Panelde ilk sözü araştırmacı Yazar  Yalgın aldı. Yalgın, konuşmasında dil ve hafızanın önemli olduğunu belirterek, dilin olmadığı yerde hafıza olmadığını, hafızanın olmadığı yerde de hakikatin olmadığını söyledi.

    Tarihten örnekler veren Yalgın kavramların nasıl kaybolduğuna değinerek, “Mezopotamya’da kendi anadillerinde biriktirdikleri kavramlar var. Sözlü iletildiği için bu kavramların çoğu kaybolmuş. Civin-civat kullanılıyordu, şimdi sadece cem var. Pir kavramı yerini dede kavramına bıraktı. Reber yol önderi rehber denilip geçiliyor. Örnekler çoğaltılabilir. Seyda ders veren anlamındaydı, pirlerimize de deniyordu. Günümüzde seyid oldu. Ocak kurucularının da adı değişti” diye konuştu.

    Yalgın’ın ardından söz alan Çilem Küçükkeleş, Alevilerin insanlığa en büyük çağrısının bir olmak olduğunu söyledi. İnsanın kendi bedeninde bir olmak gerektiğini belirten Küçükkeleş, insanın ancak kendisi ile bir olduğunda toplumla bir olabileceğini vurguladı.

    Tarihteki inanç öncülerinin sadece erkek üzerinden tanımlandığını kaydeden Küçükkeleş, Hızır’ın ata binmiş ak saçlı bir erkek üzerinden resmedildiğini, oysa kendisi için Hızır’ın bir kadın olduğunu belirtti. Küçükkeleş kadının inançtaki yeri ve önemine yönelik mitolojiden de örnekler vererek, “Bu kadar hafızadan silinmek, kadınla bir olamıyorsak bu inancın özüne ters düşüyor. Özellikle kurumlarda daha çok kadın çalışmalı, çalışmalarını ilerletmeli” dedi.

    Küçükkeleş’in ardından akademisyen Mehmet Ali Tosun sunum yaptı. Alevilikte inançsal kurallar konusunu anlatan Tosun, Tahtacı Aleviler hakkında bilgiler verdi. “Tahtacı dendiği zaman çoğu Yörük olarak görüyor. İkisi farklı toplumlar” diyen Tosun, çeşitli araştırıcıların bilgilerini de vererek, tarihten bu yana Tahtacıların köklerini aktardı. Tosun, Tahtacı Alevilerin sorunlarına yönelik şu başlıkları aktardı: “Kız çocuklarının ikrar sorunu var. Yine boşanan kadınlar ceme giremiyor. Dedelerin eğitimleri önemli bir sorundur. Sünni bir politika var ve inancımızı etkiliyor. Dedelerin genel olarak azaldığını görüyoruz, örneğin Ege bölgesinde hizmet yürüten 2 dede var. Siyasi anlamda milliyetçilik sokulmak isteniyor ve Tahtacı Aleviler üzerinde ciddi bir baskı var.”

    Konuşmaların ardından soru cevap kısmına geçildi.

    Panelin ikinci bölümünde Akademisyen Hakan Mertcan, Araştırmacı-Yazar Hasan Hayri Ateş, FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik sunum yaptı.

     

    İnanç Rıza Şehrinde Toplumsal Ütopya konusunu aktaran FEDA Eşbaşkanı Demir Çelik, Alevilik olarak bize empoze edilenin aksine Alevilik inancının Mezopotamya kökenli bir inanç olduğunu ve devlet yapısından uzak olduğunu söyledi. Rıza şehrine yönelik ise şunları söyledi:

     

    “Rıza Şehri bizim düşündüğümüz anlamda bir şehir değil. Belirsiz bir tarihe kurgulanmış bir yaşam değil. Yaşanan bir tarihtir. Bulunduğu coğrafyada bir kültürün yansıtları ile alakalıdır. Ortaklaşmacı değerler bütünüdür. Devlet dışıdır Rızalık şehri. Aynı zamanda barışçıldır. Tüm canlıları eşit görür.”

     

    Alevi inancının Aborjinlerlerin ritüelleriyle benzerlikler gösterdiğini kaydeden Çelik, inancın paylaşımcı yönlerine dikkat çekti. “Egemenler kendimizle rızalığımızı engellemek adına bize çeşitli yaftalar yapıştırdılar. Örneğin sapkın bir mezhep olarak gösterildi. Geldiğimiz koşullarda kendimize yabancılaştık, dilimizi, inancımız unuttuk. Yani insanlığımızı unutturuyorlar” dedi.

     

    Çelik’in ardından akademisyen Hakan Mertcan söz aldı. Mertcan, Arap Alevilere yönelik tarihsel bilgileri aktardı. Tarih boyunca  hem politik hem de inanç açısından Arap Alevilerin uğradığı ayrımcılığa değindi.

     

    Aleviler konusunda çok fazla bilgi kirliliği olduğunu ifade eden Mertcan tarih konusunda krizde olduğumuzu belirtti, bir sentez yapılması gerektiğine vurgu yaptı.

     

    Mertcan devamında şunları belirtti:

     

    “Alevi süreklerini baskılara uğrattılar. Maraş, Sivas’ta katliama uğrattılar. Coğrafya’da inanılmaz nefret söylemleri geliştiriliyor. Kürde, Aleviye düşman bir yapı var. Birbirimize karşı kullandığımız dil önemlidir. Biz kendimize ayrıştırıcı bir dil kullanırsak o sorundu. Çok kolay bir şekilde insanları düşkün ilan ediyoruz. Ortaklıklarımızı belirlemek zorundayız. Çepni, Abdal, Tahtacı gibi bütün sürekler bir olmak durumundayı, kurumlarda değil, eylemde bir olmak zorundayız.”

     

    Mertcan’ın ardından Araştırmacı-Yazar Hasan Hayri Ateş Hafıza ve Tarih başlığı ile ilgili konuştu.

     

    Ateş şunları söyledi: “Yazılı bir hegomanya oluşunca, bizim gibi yazılı bir külliyat oluşturumayan toplumlar sanki bir birikimleri yok gibi algılandılar. Oysa yazı çok sonradan çıktı ve öncesinde sözlü tarih vardı. Alevilik üzerine yapılan çalışmalarda çok spekülasyon oluşturuldu. Büyüklerimize soralım , hafızanın gerçek taşıyıcıları onlardır. Güne nasıl başlarlardı, duaları nasıldı. Şimdi çoğu Kürtçe dualarımız unutuldu. Geriye bakmak gerekiyor, yaşlı kuşaklarca günümüze taşınanlara bakmak gerekiyor. Örneğin Hevtamal, Newroz, Ğagan, gibi rütüeller unutulduğunda, kesintiye uğratıldığında yok olup gidecek. O nedenle diyoruz ki hatırla ve koru. Bizim için temel olan hafızadır. Kültürümüzün aktarımı hafıza üzerinedir.”

     

    Panelin ilk bölümünün ardından konser bölümüne geçildi.Sanatçılar Erkan Çanakçı,Celal Bayar, Suat Baran, Taylan Yıldız, Kirvem Erdal ve Lale Koçgün sahne alarak eserlerini seslendirdi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Tarikatçıların şikayetiyle yasaklanmıştı; Rock Festivali mahkemeye taşındı

    Tarikatçıların şikayetiyle yasaklanmıştı; Rock Festivali mahkemeye taşındı

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, 17- 21 Ağustos tarihleri arasında yapılması planlanan ancak kaymakamlıkça izin verilmeyen Zeytinli Rock Festivali mahkemeye taşındı. Organizasyon firması Balıkesir İdare Mahkemesi’ne başvururken, kaymakamlığın savunma için ek süre talebinin kabul edilmesiyle festival tarihi geçti. 

    İlki Edremit ilçesi Zeytinli Mahallesi Altınkum sahilinde, 2005 yılında düzenlenen Zeytinli Rock Festivali, 4 yıl sürdü.

    Festivalde çıkan olaylar ve sonrasında organizasyon firmasıyla yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle etkinlik, bir daha Edremit’te yapılmadı. Daha sonra 2 yıl peş peşe ‘Rock Tatili’ adı altında Foça’da düzenlenen festivale, ardından 3 yıl ara verildi.

    Rock müzik şarkıcısı Umut Kuzey’in 2014’te devreye girmesiyle festival, yeniden Edremit’te düzenlenmeye başlandı. Bir sonraki yıl festivalin 3 gün olan süresi 4 güne çıkarılıp, ilk kez 2 sahne birden kuruldu. Sonraki yıllarda 5 gün devam eden Zeytinli Rock Festivali’ne, 2019’da Edremit Kaymakamlığı tarafından önce izin verilmedi ancak yapılan görüşmeler sonrası sorun giderildi. 2020’de ise festival için organizasyon yapıldı, ancak pandemi nedeniyle yapılamadı.

    Bu yıl 17-21 Ağustos’ta yapılması planlanan Zeytinli Rock Festivali, Burhaniye ilçesine alındı. Zeytinli Rock Festivali’nin sosyal medya hesaplarından Ocak 2022’de yapılan açıklamada, Burhaniye Belediyesi ile 10 yıllık anlaşma yapıldığı ve biletlerin satışa çıktığı belirtildi. Orjan ve Denetko sahil siteleri arasındaki belediyeye ait boş arazide yapılması planlanan festival için organizasyon firması tarafından dozerlerle çalışma başlatıldı. Çalışmalar sürerken, festivale Burhaniye Kaymakamlığı tarafından izin verilmedi.

    MAHKEMEYE TAŞINDI

    Organizasyon firmasının avukatları, konuyu 12 Ağustos’ta Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı. Organizasyon firması tarafından sosyal medya hesaplarından süreçle ilgili dün akşam yapılan açıklamada, şunları kaydetti:

    “Burhaniye Kaymakamlığı’nın kararına ilişkin Bölge İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma kararı alınması için başvuruda bulunduk. Balıkesir 2. İdare Mahkemesi 15 Ağustos Pazartesi sabahı Kaymakamlık makamından savunma istemiş ve 2 gün içerisinde ara kararı açıklayacağını tebliğ etmişti.

    Mahkeme, bugün mesai saatlerinin sonuna doğru aldığı kararda, Kaymakamlık makamının savunma ve delillerini sunmak için ek süre talep etmesi üzerine oy birliğiyle cevap süresinin 5 gün daha uzatıldığını belirtti. Bu sebeple Zeytinli Rock Festivali’nin 17-21 Ağustos tarihleri arasında yapılması ihtimali kalmamıştır.

    Zeytinli Rock Festivali, bu sene 22-25 Eylül tarihleri arasında yapılacaktır. Festivalin detayları İdare Mahkemesi’nin vereceği karardan sonra açıklanacaktır. Her zaman olduğu gibi hukukun üstünlüğüne inanıyor ve mahkeme kararını bekliyoruz. Bu belirsizliğin sonlanmasını beklemek istemeyen festival katılımcıları, biletlerini satın aldıkları kanallardan iade edebilirler. Sürecin tamamlanmasını bekleyenlere de çok yakında güzel haberler vermeyi umut ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hozat’ta 20’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında stantlar açıldı-VİDEO

    Hozat’ta 20’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında stantlar açıldı-VİDEO

    PİRHA- Hozat’ta gerçekleştirilen 20’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yurttaşlar ve sanatçılar yaptıkları ürünleri ve sanat eserlerini halkla buluşturdu.

    Pandemi sebebiyle son iki yıldır gerçekleştirilemeyen Munzur Kültür ve Doğa Festivali, Dersim Merkez’de Tunceli Valiliği’nin yasakları nedeniyle yapılmazken, Ovacık ve Pertek’in ardından festival programı Hozat’ta devam ediyor.

    Hozat’ta gerçekleştirilen 20’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yurttaşlar ve sanatçılar yaptıkları ürünleri ve sanat eserlerini halkla buluşturdu.

    El sanatlarıyla uğraşan Murat Göktaş, insan siluetleri yaptığını aktarırken, Resim Öğretmenleri İnan Soylu ve Hüseyin Soylu da, Dersim’in değerlerini sanatına yansıttığını ifade etti.

    Feti Kaya ise, ihraç olduğu süreçten itibaren ürettiklerini festival aracılığıyla halkla buluşturduğunu belirtti.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Festivalin yasaklanmasına Dersimlilerden tepki: Yasak, yasak. Bu yasaklar nedir. Yeter-VİDEO

    Festivalin yasaklanmasına Dersimlilerden tepki: Yasak, yasak. Bu yasaklar nedir. Yeter-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de yapılması planlanan ve Tunceli Valiliğinin engellemesiyle karşılaşan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’ne dair konuşan esnaf ve yurttaşlar, festivalin yasaklamasına tepki gösterdi.

    Pandemi sebebiyle son iki yıldır gerçekleştirilemeyen Munzur Kültür ve Doğa Festivali, Dersim Merkez’de Tunceli Valiliği’nin yasakları nedeniyle yapılmazken, yasağa yurttaş ve esnaf tepkili.
    CANTV’ye konuşan Dersimliler, Tunceli Valiliği’nin festivali yasaklamasının kabul edilemez olduğuna ve Dersim’de yasakların devamlı var olduğuna dikkat çekerek, “Yasak, yasak. Bu yasaklar nedir. Yeter. Esnaf 3 ay bir şeyler kazanıyor. Yasaklarla buna engel olunuyor. Festivalde insanlar yan yana geliyor, kültürünü yaşıyor. Bunda ne var?” diye sorarak, yasaklamaya tepki gösterdiler.

    PİRHA/DERSİM

  • Yaşlı teyze, performansıyla yıllara ve gençlere meydan okudu-VİDEO

    Yaşlı teyze, performansıyla yıllara ve gençlere meydan okudu-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Pertek ilçesinde düzenlenen 20’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yapılan konserde 80’lik ninenin performansı görülemeye değer.

    Oturduğu sandalyede söylenen şarkıya eşlik eden yaşlı teyze, yıllara ve gençlere meydan okudu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • 20. Munzur Doğa ve Kültür Festivali iptal edildi, Valilik kararına protesto -VİDEO

    20. Munzur Doğa ve Kültür Festivali iptal edildi, Valilik kararına protesto -VİDEO

    PİRHA- 20. Munzur Doğa ve Kültür Festivali Tertip Komitesi, Tunceli Valiliği’nin yasaklarını protesto ederek, Dersim merkezde yapılacak festival programlarını iptal etme kararı aldı. Binlerce kişi valiliğin festivale getirdiği yasaklamalara karşı yürüyüş yaptı. 

    Bu yıl 20’ncisi yapılacak olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde Grup Yorum ile Grup İsyan Ateşi’nin sahneye çıkması ve yozlaşmaya, doğa talanına karşı yapılacak yürüyüş Tunceli Valiliği tarafından yasaklandı. Ayrıca Grup Yorum ile Grup İsyan Ateşi üyelerinin Dersim’e girişi ise engellendi.

    Valiliğin yasaklar zincirine tepki gösteren Festival Tertip Komitesi festival programlarını iptal etme kararı aldı.

    20’nci Munzur Festivali için kente gelen binlerce kişi valiliğin festivale getirdiği kimi yasaklamalara karşı yürüyüşe geçti.

    Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Ayşe Acar Başaran, Alican Önlü, Pêro Dündar’ın da bulunduğu binlerce kişi, Sanat Sokağı’ndan  “Festival halkındır, yasaklanamaz”, “Dersim onurdur, onuruna sahip çık”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganlarıyla Seyid Rıza Meydanı’na doğru yürüyüş yaptı.

    Seyit Rıza Meydanı’nda sonlanan yürüyüşün ardından kurum temsilcileri valiliğin yasaklarını protesto etti.

    Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, ABF Genel Başkanı Mehmet Aslan, DEDEF Başkanı Özkan Tacer, Dersim Baro Başkanı Kenan Çetin yaptıkları açıklamada, valiliğin yasaklama kararlarına karşı halkın festivale ve sanatçılarına sahip çıktığını ifade ettiler.

    Tertip Komitesi adına açıklamayı okuyan Orhan Çelebi, valiliğin yasaklara paralel olarak kenti, OHAL uygulamaları sahasına çevirdiğini belirterek, “Türkiye’nin hiçbir ilinde görülmeyen uygulama Dersim il-ilçe giriş çıkışlarında onlarca arama kontrol noktaları oluşturulmuş, bu durum insanların seyahat özgürlüğünü kısıtladığı gibi 90’lı yılları aratmayan baskı ve sindirme politikalarını tekrar hayata geçirildiğini göstermiştir. Bugün itibarıyla festivalimize dönük engelleme ve şehirdeki uygulamalar göz önüne alındığında topyekûn bir yasaklama kararının valilik tarafından hayata geçirildiği görülmektedir” dedi.

    Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu da, “Bu festival için esnafımızdan, demokrasi güçlerine kadar herkes çaba harcadı. Bizler ilin mülk idareleri, kaymakamlar, valiler, belediye başkanları o şehre hizmet eder, tanıtımını yapar. Bu festival ve şenliklerle olur. Bunların yasaklanmasıyla hizmetin engellendiğini Dersim halkı biliyor” sözlerine yer verdi.

    HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran ise, AKP-MHP ittifakının uzun süredir inançlara, kadınlara, doğaya karşı düşman bir politika yürüttüğünü ifade ederek, “Bu güvenlik gerekçesi ya da en kolay uyguladıkları ‘Terörize’ etme uygulamasıdır. Asimilasyon politikalarına karşı kimse ses çıkarmasın diyorlar. Tek dil, tek millet ve aslında ‘Tek din’ siyasetini uygulayarak burada da uygulamak için festivali yasaklıyorlar. Bugün Dersim’de doğamızı, canımızı yakan politikaları kınıyoruz” diye konuştu.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Başkanı Özkan Tacar  “Bu zihniyete karşı hep beraber sesimizi yükseltelim. Sesimizi Ankara duysun Ankara. Bu yasaklara karşı demokratik bir duruş sergileniyorsa; bu duruşumuzun arkasında durmanızı istiyoruz” diye belirtirken, Dersim Baro Başkanı Kenan Çetin de, “Yasaklar bizim ana temamızdı. Türkiye genelinde yasaklanan, hükümetin hizaya getiremediği sanatçılar Dersim’e çağrıldı. Hukukta, anayasada olmayan yasakları ilimizde de uygulamaya başladılar. Herkesi bu halkın inancına, kültürüne saygı duymaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Arslan da, Tunceli Valisine seslenerek, “Bırakın bu topraklarda insanlar özgürce sanatını ve kültürünü yaşasın. Bunun ülkeye demokrasi ve laiklik getireceğini söylüyoruz. Biz tüm renklerin, inançların bir arada yaşamasını isteyen inanç örgütleriyiz. Bu çalışmayı organize eden herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Grup İsyan Ateşi üyelerinin Dersim girişindeki bekleyişi sürüyor

    Grup İsyan Ateşi üyelerinin Dersim girişindeki bekleyişi sürüyor

    PİRHA-Tunceli Valiliği tarafından Dersim’e girişi engellenen Grup İsyan Ateşi üyelerinin Dersim girişinde bulunan Mutu Köprüsü’ndeki bekleyişi sürüyor.

    Bu yıl 20’ncisi yapılacak olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde Grup Yorum ile Grup İsyan Ateşi’nin sahneye çıkması Tunceli Valiliği tarafından yasakladı. Grup İsyan Ateşi ve Grup Yorum üyelerinin Dersim’e girişi engellendi. Grup İsyan Ateşi, Dersim Mutu köprüsünde bekletiliyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü ve Tertip Komitesi üyelerinin girişimleri ise devam ediyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi açıklama yapacak-VİDEO

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi açıklama yapacak-VİDEO

    PİRHA-Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi Tunceli Valisi’nin yasaklama kararına karşı açıklama yapacak.

    Pandemi sebebiyle son iki yıldır gerçekleştirilemeyen ve bu yıl 20’ncisi yapılacak olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde hazırlıklar tamamlandı ancak Tunceli Valiliği engellemeye çalışıyor.

    Valilik, Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yozlaşmaya karşı yapılması planlanan ve Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanına kadar sürecek olan yürüyüşü, stadyum, yurtlar ve Grup Yorum ile Grup İsyan Ateşi’nin sahneye çıkmasını yasakladı.

    Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi Tunceli Valisi’nin yasaklama kararına karşı açıklama yapacak.

    Ayrıntılar gelecek…

    PİRHA/DERSİM

  • Sarız’da Örtülü Köyleri Festivali’nin 2’ncisi düzenlendi

    Sarız’da Örtülü Köyleri Festivali’nin 2’ncisi düzenlendi

    PİRHA- Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Küçük Örtülü ve Büyük Örtülü köylerindeki yurttaşların ortak düzenlediği Örtülü Köyleri Festivali’nin 2’ncisi gerçekleştirildi.

    Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Küçük Örtülü ve Büyük Örtülü köylerindeki yurttaşların ortak düzenlediği Örtülü Köyleri Festivali’nin 2’ncisi yapıldı.

    Kayseri, Sivas ve Maraş illerinin kesiştiği noktada bulunan Küçük Örtülü Köyü’nde düzenlenen festival, Avrupa’da yaşayan ve yazın memleketlerine gelen Alevi yurttaşlar tarafından gerçekleştiriliyor.

    Festivale çevre illerden ve köylerden de çok sayıda yurttaş katılım gösterdi.

    Memleketlileriyle bir araya gelen yurttaşlar, köy meydanında kahvaltı sofrası kurdu. Ardından köy derneği başkanı, birlik ve dayanışma mesajı verdiği konuşmasını yaptı. Konuşmaların ardından ise yurttaşlar kahvaltı eşliğinde sohbetler etti.

    Festival, söylenen türküler eşliğinde halayların çekilmesiyle son buldu.

    PİRHA/KAYSERİ

     

  • Londra Cemevi’nde ‘Ben kolay ölmem’ oyunu sahnelendi

    Londra Cemevi’nde ‘Ben kolay ölmem’ oyunu sahnelendi

    PİRHA- Bu yıl ‘Barış ve Adalet’ şiarı ile düzenlenen Britanya 11’inci Alevi Festivali kapsamında Londra Cemevi’nde, bu kez bir tiyatro oyunu sahnelendi.

    Britanya 11’inci Alevi Festivali kapsamında Londra Cemevi’nde Kürt hukukçu Ali Has’ın kaleme aldığı ve iki büyük şair Ahmed Arif ile Cemal Süreya’yı bir araya getiren ‘Ben Kolay Ölmem’ adlı oyun sahnelendi. Kadınların yoğun ilgi gösterdiği oyuna, Cemevi Eşbaşkanı Filiz Koç, demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.

    Oyunda, Cemal Süreya karakterini Göktay Tosun; Ahmed Arif’i ise Cüneyt Yalaz canlandırdı. Yönetmenliğini Nesimi Kaygusuz’un üstlendiği oyunun müziklerini, oyuna özel yaptıkları besteleriyle Kardeş Türküler’den Vedat Yıldırım ve Bajar Grubu’ndan Cansun Küçüktürk sahnede eşlik etti.

    İki şairin yaşamları ile birlikte Türkiye’nin yakın tarihteki kanlı süreçlerini izleyiciyle buluşturan oyun izleyicide duygusal bir etki bıraktı. Özellikle 1943 yılında 33 Kürt’ün kurşuna dizilerek katledilmesi ve  Dersim Katliamı’nın işlendiği replik ve şiirler sırasında izleyici gözyaşlarına hakim olamadı. Kardeş Türküler’den sanatçı Vedat Yıldırım’ın Kürtçe uzun havaları da izleyiciden tam not aldı.

    BEN KOLAY ÖLMEM

    Londra’da yaşayan Kürt hukukçu Ali Has tarafından kaleme alınan ‘Ben Kolay Ölmem’ adlı oyun her iki şairin de bir çok otobiyografik belge, anı, röportaj ve mektuplarına ulaşılarak yoğun bir araştırma sonucu ortaya çıkmış.

    Kürt ve Alevi halkının iki önemli ferdi olan Ahmed Arif ve Cemal Süreyya’nın bir tren vagonunda buluşarak çıktıkları bir yolculuk ile başlıyor oyun, Bu yolculuk, bir yüzleşme olduğu kadar iki şairin yaşamlarında etki bırakan olaylara ve derin izlere yer veriyor. Her iki şairin kesişen hayatları, arkadaşlıkları ve mücadelelerinin anlatıldığı yolculukta Cemal Süreyya’nın bir Dersim sürgünü olarak şehirlilerin, Ahmed Arif’in ise dağların ovaların sokakların şairi olduğu vurgusu yapılıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Muhtar Selman Akkaya, geleneksel ‘Tarım ve Seramik Festivali’ni anlattı-VİDEO

    Muhtar Selman Akkaya, geleneksel ‘Tarım ve Seramik Festivali’ni anlattı-VİDEO

    PİRHA-Antalya’da 23 yıldır devam eden geleneksel Tarım ve Seramik Festivali’ne katılanlar etkinliklerde yörelerine özgü lezzetleri ziyaretçiler ile buluşturuyor. Pişi, keşkek, aşure gibi birçok ürünün sunulduğu festivalde kültürel ve sanatsal etkinlikler de yer alıyor. 

    Antalya Kumluca Belediyesi tarafından 23 yıldır geleneksel olarak yapılan Tarım ve Seramik Festivali’ne katılan Hızır Kahya Mahalle Muhtarı Selman Akkaya ile Ortaköy Mahalle Muhtarı Halime Kaya, festivale ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundular.

    “ÇADIRLARI KURDUKTAN SONRA YÖRÜK GÖÇÜNE KATILIYORUZ”

    Aynı zamanda Alevi mahallesi olan Hızır Kahya Mahallesi’nin Muhtarı Selman Akkaya, belediyenin düzenlemiş olduğu festivale katılarak; çadırlar kurduklarını aktardı. “Güreşlerimiz, konserlerimiz oluyor” diyen Akkaya, etkinliklere dair şu bilgileri verdi:

    “Çadırlarımızı kurduktan sonra son günde Yörük kortejine katılarak Yörük göçünü tamamlıyoruz. Etkinlik bir hafta sürüyor. Çadırımızda dönüşümlü olarak her gün farklı bir arkadaşımız, keşkek, pişi, çay, lokum, bisküvi dağıtıyor.

    Toptaş Hızır Kâhya Beşikçi Mahallesi ile beraber ayrı bir çadır kurduk. Burada Hızır Kahya, Toptaş ve Beşikçi olmak üzere 3 Alevi mahallesiyiz. Elimizden geldiği kadar vatandaşlarımıza ve belediyemize katkı yapmaya çalışıyoruz.”

    “PİŞİ, KEŞKEK, AŞURE YAPIYORUZ”

    Akkaya, belediyenin katkılarıyla ürünleri hazırladıklarını söylerken, yapılan ürünleri şöyle tarif etti:

    “Pişi için hamur hazır yaptırıyoruz. Ateşte veya normal ocakta yapıyoruz. Yağda kızartıp vatandaşlara sunum yapıyoruz. Keşkek ve bir de aşure vardır. Aşure bizim kendi geleneğimizde tatlı ve iki katkılıdır. 12 çeşit yemiş katılır içerisine. Biz canların yaptığı aşuredir. Öbürü keşkektir. Keşkek aşurenin şekersizi, oda buğdaydan yapılır. Buğday, su karışımı. Dibi tutmasın diye devamlı karıştırırız pişerken.”

    “YÖRÜK ŞENLİĞİ 23 YILDIR DEVAM EDİYOR”

    Ortaköy Mahalle Muhtarı Halime Kaya ise Kumluca’da 23 yıldır geleneksel Yörük şenliğinin gerçekleştirildiğini kaydederek, “23 yıldır bu çadırları kuruyor ve eski kültürümüzü yaşatıyoruz. Eşyalarımızı bilmeyen genç kardeşlerimize tanıtıyoruz. Bu eşyalar kendi mahallemizden topladığımız eski eşyalarımız” diye konuştu.

    “HERKES KENDİ YÖRESİNE ÖZGÜ YEMEKLERİ İKRAM EDİYOR”

    Etkinliği ziyaret edenlere sunulanları ise Kaya şöyle anlattı:

    “Akşamları ikramlarımız oluyor. Biz genelde Yörük kültürünü tanıttığımız için dün akşam mesela Yürük çorba, salata, gece çorbası yaptık. Mısır ve sütten yapılan mısır yarması taş değirmenimizde öğütülen mısırları haşlayıp daha sonra sütle pişiriyoruz ve çorbanın içerisine yayla kekiği atıyoruz.

    Bugün de torba çorbamız var. O da Yörük çorbasıdır, ayranla yapılır. Ayranı yapar yapmaz yağlı köpüklü bir şekilde un ve buğdayla yapılan bir çorbadır. Genelde herkes kendi mahallesine, kendi yöresine özgü istediği yemeklerin ikramlarını yapıyor. Kim ne yapmak istiyorsa onu yapıyor.”

    “BÜTÜN HİZMETLERİ ÜCRETSİZ YAPIYORUZ”

    Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bütün hizmetleri ücretsiz yapıyoruz. Belediyemiz kullandığımız tüm malzemelerin hepsinde yardımcı oluyor. Şenliğimizden sonra cumartesi Yörük göçü kortejimiz olacak. Festivalimizi görmek için her yıl yapılan bu etkinliğimize tüm halkımızı bekliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/Kumluca-ANTALYA

  • 2022 Munzur Festivali, Masum-u Pak orucuna denk geliyor; tarihin değiştirilmesi gündemde

    2022 Munzur Festivali, Masum-u Pak orucuna denk geliyor; tarihin değiştirilmesi gündemde

    PİRHA- 2022 yılı Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 28 -31 Temmuz günleri arasında yapılmasına karar verildi. Ancak Muharrem orucu öncesinde tutulan Masum-u Pak orucuna denk gelmesi nedeniyle festival tarihinin değiştirilmesi talep edildi. Tunceli Belediyesi’nin konuyu gündemine aldığı öğrenildi. 

    Tunceli Belediyesi meclis üyeleri oy çokluğuyla bu yıl Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin yapılmasına karar verdi. Festival, 28 Temmuz’da başlayıp 31 Temmuz’da sona erecek. Festivalin içeriği ise daha sonra kurumlarla yapılacak toplantıların ardından belli olacak.

    Ancak festival tarihinin Muharrem orucu öncesi tutulan Masum-u pak orucuna denk gelmesi Alevi yurttaşların eleştirisine neden oldu. Sosyal medyada paylaşılan mesajlarda Munzur Kültür ve Doğa Festivali tarihinin değiştirilmesi önerildi.

    Öneriler üzerine Tunceli Belediyesi’nin konuyu gündemine aldığı öğrenildi. Tarih önümüzdeki günlerde netleşecek.

    PİRHA/ DERSİM