Etiket: FUAF

  • FUAF’ın düzenlediği 2. festivalde Aleviler biraraya geldi

    FUAF’ın düzenlediği 2. festivalde Aleviler biraraya geldi

    “Barış, Demokrasi ve Özgürlük Aşkına” düsturuyla, Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) ve bileşenlerince düzenlenen Fransa Alevi Festivali, Sarcelles’de açık alanda yoğun katılımla gerçekleşti.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) tarafından bu sene ikincisi düzenlenen Fransa Alevi Festivaline yoğun bir katılım gösteren Alevi yurttaşlar, festival boyunca çeşitli etkinliklere ve konserlere katılarak güzel bir hafta sonu geçirdiler.

    POSTNİŞİN ULUSOY ONUR KONUĞU OLARAK KATILDI

    Festivale başta Fransa olmak üzere Türkiye ve Avrupa’nın birçok ülkesinden çok sayıda Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi yöneticisi, sivil toplum kuruluş temsilcileri, akademisyenler, siyasi temsilciler, sanatçılar katılım gösterdi. Festivalin onur konuğu olan Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy’un yanı sıra Abbas Ulusoy Dede, Milletvekili François Puponi, Sarcelles Belediye Başkanı Patrick Haddad da festivale katılan isimler arasında.

    ÇEŞİTLİ STANTLAR KURULDU

    Sarcelles’de Nelson Mandela Spor Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe öğlen saatlerine doğru akın etmeye başlayan canlar geç saatlere kadar alanı boş bırakmadı. Festival alanına kurulan çadırlarda yiyecek, içecek, kitap ve yöresel hediyelik eşyalar satıldı.

    Festival Programı saat 10.00’da Alevi Anıtı ziyaretiyle başladı. Saat 11.00’de “Barış, Demokrasi ve Özgürlük Aşkına” diyerek 2. Fransa Alevi Festivali açılışı yapıldı.

    Ender Balkır, Zeynel Aba, Dertli Divani, Grup Piya, Mektebi İrfan, Cangül Kanat, Şirlem Ketan, Grup Su İdıgna, Okan Pehlivan, Davul Zurna Şahan ve AKM’lerdeki Kadın, Gençlik Grupları gibi sanatçıların sahneye çıkarak türküler seslendirdiği festival alanında, halaylar da çekildi.

    Binlerce kişinin katılDIĞI 2. Fransa Alevi Festivali saat 20.00’de sona erdi.

    VELİYETTİN ULUSOY FUAF YÖNETİM KURULU İLE TOPLANTI YAPTI

    Festivalin ardından FUAF Yönetim Kurulu üyeleri ile Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Dertli Divani ve Abbas Ulusoy Dede de hazır bulundu.

    Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy burada yaptığı açıklamada, “FUAF yöneticileriyle Ankara’da yapmayı planladığımız buluşmayı bugün Paris’te gerçekleştiriyoruz. İyi ki de görüşmemiz Paris’e kalmış. Burada bir çok konuyu yerinde ele aldık ve çok güzel sonuçlar elde ettik. FUAF yöneticilerini Alevilere ve yola sundukları katkılardan, çalışmalardan dolayı kutluyorum” dedi.

    Paris buluşmasına dair FUAF Eşit Başkanı Hakan Alca ise “Veliyettin Ulusoy Efendimizle kurum içi ve güncel birçok konuyu ele aldık. 2. Fransa Alevi Festivalimizin Onur konuğu olan Efendimiz, sorunlarımızın çözümü konusunda bizlere inanılmaz katkılar sundu. Varlığıyla, yanımızda oluşuyla bizleri onurlandıran Veliyettin Ulusoy Efendimize, gösterdiği çabalardan dolayı şükranlarımı sunuyorum. Önümüzdeki dönemde kendisiyle düzenli olarak bir araya gelmeye özen göstereceğiz” diye ifade etti.

    Kaynak: FUAF Haber

  • Erdal Kılıçkaya: Av mıyız, yoksa yem mi?

    Erdal Kılıçkaya: Av mıyız, yoksa yem mi?

    PİRHA- AABK 2. Başkanı FUAF YK Üyesi Erdal Kılıçkaya, Avrupa’da göçmen karşıtı ve ırkçı partilere yönelimin artmasını kaleme aldı. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) 2. Başkanı ve Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yürütme Kurulu Üyesi Erdal Kılıçkaya, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde göçmen düşmanı, ırkçı ve popülist partilerin oy patlaması yaşamasına dair bir yazı kaleme aldı.

    Irkçılık ve göçmen düşmanlığına dikkat çeken Kılıçkaya’nın yazısının tamamı şöyle:

    AV MIYIZ YOKSA YEM Mİ?

    Avrupa hükümetlerinin neredeyse tamamı (512 milyon yurttaşı temsilen) ölümden kurtulmuş 629 göçmenin bulunduğu bir tekneyi ağırlamayı reddettiği,

    ABD Başkanı (325 milyon nüfusu temsilen) kuzeye doğru ilerlemekte olan 2000 Güney Amerikalı’nın konvoyuna ateş açtırmakla tehdit ettiği,

    Demokratların savunduklarını iddia ettikleri insanlık ilkelerini hatırlamaz hale geldikleri,

    ABD’den Rusya’ya, Türkiye’den Polonya’ya ve Macaristan’dan İtalya’ya dek, İlliberal İnternational (Evrensel Bağnazlık) ilerlerken,

    Avrupa ve dolayısıyla Türkiye için çok önemli olan Avrupa Parlamentosu seçimleri yapıldı.

    Avrupa’nın her yerinde göçmen düşmanı, ırkçı, popülist partiler oy patlaması yaptı.

    Üstelik seçimlerde yüksek oy alan bu partiler Avrupa Birliği karşıtı söylemlerle Avrupa Parlamentosu seçimlerinden başarıyla çıktı.

    Irkçı ve popülist bu eğilim yaşlı kıtaya yayılırken, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Le Pen, devrime ev sahipliği yapmış olan Fransa’da birinci parti oldu.

    Avrupa genelinde yükseliş trendini yakalayan ırkçı partilerin hepsi Türkiye’nin Avrupa ailesinde yerinin olmadığını savunuyor ve meydanlarda dile getiriyordu.

    Dolayısıyla bu durum önümüzdeki dönemde ‘Vize Serbestisi’ konusunu da rafa kaldırmış oldu.

    Avrupa Parlamentosu seçimleriyle ‘Gerçegin Beşiği’ denen Fransa’da, onunla birlikte İtalya’da, Almanya’da, Avusturya’da, Polanya’da, Macaristan’da 1914’ten itibaren gelişen milliyetçilik, sırtını dayadığı toplumsal mitler, yarattığı psikolojik ve ahlaki zıtlıklar kadar, faşizmin bütün gelişim aşamalarını gözler önüne serdi.

    Evrensel değerlerden hızla uzaklaşan bu partilerin hemen hepsinin; etik ve ahlaki bir revizyona neden olduğu tartışmasızdı.

    FAŞİZMİN AYAK SESLERİ

    Fransa, İtalya, Avusturya ve diğer ülkelerdeki bu ırkçı yapılanma; kendi otonomisi ve düşünsel bağımsızlığı içinde, demokrasi ve pozitivizm gibi yerleşik sistemlere karşı olan, bir kopma ideolojisi olduğu, tüm gerçekliğiyle anlaşıldı.

    Hem toplumsal hem de birey karşıtı olan, yeni ve kendine özgü bir kültürün temellerini atan bu partiler deyim yerindeyse faşizmin ayak sesleridir.

    Avrupalılar (en azından bu ırkçı partilere oy verenler) faşizmi, temelde kültürel bir fenomen olarak ele aldı.
    Zygmunt Bauman likit modernite teorisinde ‘Bir şeyi kemikleştirmek mümkün değil. Her şey sürekli değişiyor’ der.

    Vahşi kapitalizmde liberalizm ve faşizm arasına sıkışıp kalmış gibi duran söylemlerin günümüzü anlamamıza ne denli yardımcı olduğunu bilmemiz gerekiyor.

    Kamufle edilmiş beceriksizliğimizden acilen kurtulup, yeni söylem ve eylemler geliştirmezsek, avcının bu kadar çok olduğu bir dönemde; av olmaktan çıkar, yem oluruz. (HABER MERKEZİ)

  • FUAF’tan belediye başkanlarına kutlama mesajı: Gün, ötekilerin günüdür

    FUAF’tan belediye başkanlarına kutlama mesajı: Gün, ötekilerin günüdür

    PİRHA – Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, yerel seçim sonuçlarına ilişkin kutlama mesajı yayımladı. Yapılan açıklamada, “Demokrasiden, evrensel değerlerden yana olan, hile hurda ile değil, halkın iradesiyle seçilen belediye başkanlarını kutluyoruz, başarılar diliyoruz” denildi. 

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), 31 Mart yerel seçimlerinden sonra mazbataların verilmesiyle göreve başlayan belediye başkanlarına yönelik kutlama mesajı yayımladı.

    Verilen mesajda şu ifadeler yer aldı:

    “Gün, umutsuzluğa, karamsarlığa, korkuya ve yılgınlığa teslim olmayı reddedenlerin birliğinin günüdür.

    Gün, yarınlarımızı inşa sürecinin başlama günüdür.

    Gün, halkın iradesini hiçe sayanlara karşı onurlu duruş sergileyenlerin günüdür.

    Gün, zindanlardaki tutsakların özgürlük ve demokrasi çığlıklarının karşılık bulduğu gündür.

    Gün, demokrasinin katledilmesinin önüne geçmek için dik duruş sergileyenlerin günüdür.

    Gün, 17 gündür yapılan masa oyunlarına boyun eğmeyenlerin günüdür.

    Gün, milletin oyunu namus kabul edip, gerekiyorsa günlerce uyumadan o oylara sahip çıkanların günüdür.

    Gün, kentlerinin yeşilden betona dönüşünü çaresizce izlemek zorunda bırakılanların günüdür.

    “GÜN, ÖTEKİLERİN, MAZLUMLARIN GÜNÜDÜR”

    “Gün, ötekilerin (Alevi’nin, Kürt’ün, Ezidi’nin, Ermeni’nin, Çerkez’in, Türk’ün, Sünni’nin…) mazlumların günüdür. Gün, bu ülkede artık kardeşçe, bir arada yaşanabilir denecek günlerin başlangıç günüdür. Gün, halkı için özveriyle çalışacağına söz verenlerin görev başına geldiği gündür. Gün, bir dönemin sona erişinin, bahar renklerinin evlerimizden içeri girdiği gündür” denilen açıklama şöyle devam etti:

    “Halkımıza kutlu olsun. Demokrasiden, evrensel değerlerden yana olan, hile hurda ile değil, halkın iradesiyle seçilen belediye başkanlarını kutluyoruz, başarılar diliyoruz. Hızır yardımcımız olsun. Aşk ile.”

    (HABER MERKEZİ)

  • FUAF 9. dönem 1. Alevi Meclisi toplantısı sonuç bildirgesi yayımlandı

    FUAF 9. dönem 1. Alevi Meclisi toplantısı sonuç bildirgesi yayımlandı

    PİRHA-FUAF 9. dönem 1. Alevi Meclisi toplantısı Paris Alevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantı sonuç bildirgesinde, “Alevilik, kendine özgü bir inançtır. Alevilerin yegâne ibadethanesi ise Cemevidir ve hiçbir mabedin alternatifi de değildir. İnanç önderlerimiz Analarımız ve Dedelerimizdir” vurgusu öne çıktı.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) 9. dönem 1. Alevi Meclisi toplantısı Paris Alevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantının ardından bir sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgede, “Alevilik, kendine özgü bir inançtır. Alevilerin yegâne ibadethanesi ise Cemevidir ve hiçbir mabedin alternatifi de değildir. İnanç önderlerimiz Analarımız ve Dedelerimizdir” vurgusu öne çıktı.

    “Avrupa’da bugüne kadar elde ettiğimiz hakların ve kazanımların tamamını “Alevilik kendine özgü bir inançtır” söylemi üzerinden elde ettik” ifadelerine yer verildi.

    Bildirgenin devamında şu noktalara dikkat çekildi:

    “Bizler, Fransa’da yaşayan Alevilerin meşru temsilcileri olarak, hükümetlerin Aleviliği klasik anlamda “Tarikat,” Cemevlerini “Tekke” dedeleri de “Devlet Memuru” mertebesine indirgemeyi öngören asimilasyoncu politikalarına şiddetle karşı çıkıyoruz.

    “AABK’Yİ SABOTE EDEN KURUMLARI TEŞHİR EDİYORUZ”

    Son dönemlerde sıklıkla kullanılan Alevi-İslam söylemi ise, Aleviliği Türk-İslam Senteziyle uzlaştırma çabalarının son meyvesidir. Bu oluşumları ibretle izliyor, teşhir ediyor ve asla onay vermediğimizi beyan ediyoruz.

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği, Fransa Alevi Gençler Birliği, Fransa Alevi İşverenler Birliği (MaSource), FUAF YOL-Erkan Kurulu, FUAF Cenaze Fonu ve Fransa genelinde ki 42 Alevi Kültür Merkezimizle birlikte beyan ederiz ki; Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Ülke Alevi Birlikleri Federasyonları ve FUAF’ımız Alevileri temsil eden tek meşru kurumlardır.

    Cem Vakfı, Alevi İslam Kurulu, Alevi Akademisi gibi paralel, hizipçi ve nereden destek ve teşvik aldığı bilinmeyen, Avrupa Alevilerinin birliğini sabote etmeye çalışan kurumları, birliğimize verdikleri zarardan dolayı asla affetmiyoruz.

    “MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ”

    FUAF’a bağlı AKM’lerde vermeye başladığımız Alevilik Dersleri’nin daha geniş tabana yayılması için, daha da azimle çalışıyoruz.

    Avrupa Parlamentosu bünyesinde oluşturulan Alevi Dostluk Grubu’na farklı ülkelerden üye Parlamenter katmak, Fransa’dan Avrupa ve Ulusal Parlamantoya dair etkin çalışmalar yürütmek, gençlerimizi ve kadınlarımızı bu tür platformlarda daha görünür kılmak için başlatılan çalışmaları daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.

    Federasyonumuz çatısı altında, tüm kurumlarımızla “El-Ele, El-Hakk’a” diyerek, daha güçlü, sorunlarını ve çözüm yollarını bilen, öğretimizi bizden sonraki kuşaklara taşımak için ikrar veren Canlar olarak, mücadelemize devam ediyoruz.

    Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da “Az laf, çok iş” desturumuzla YOLa devam ediyoruz.

    “BİZİM DAVAMIZ HAKKI İNSAN BİLMEKTİR”

    Biliyoruz ki; bizim davamız insanlık davasıdır.

    Bizim davamız, yolumuzu , kendi çıkarları için kullanan kişi, kurum ve kuruluşlara karşıdır.

    Bizim davamız, ilim ve bilimin yolundan gitmeyenlere karşıdır.

    Bizim davamız, sevgiyi aşkı, hoşgörüyü, gönül kabesi olarak bilmeyenlere karşıdır.

    Bizim davamız, demokrasi, insan hakları, laiklik, barış, eşit yurttaşlık, rızalık kenti mücadelesidir.

    Bizim davamız, doğanın tahribatına, Can’a gelen her türlü kıyıma karşıdır.

    Bizim davamız, ezelden beri var olan, karanlık ve aydınlığın savaşıdır.

    Bizim davamız, “Yol Bir Sürek Binbir” demeyenlere, insanı dilinden, dininden, renginden dolayı ayıranlara karşıdır.

    Bizim davamız, insanı hak, hakkı da insan bilmektir.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • FUAF Bölge Meclislerinin üçüncüsü yapıldı

    FUAF Bölge Meclislerinin üçüncüsü yapıldı

    PİRHA-Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Bölge Meclislerinin üçüncüsü Saint-Louis AKM’nin evsahipliğinde gerçekleşti.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Bölge Meclislerinin üçüncüsü Saint-Louis AKM’nin evsahipliğinde gerçekleşti.

    FUAF Eşit Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri, FUAF Kuzey Doğu Bölge Eşit Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri, AKM Başkanları, Yöneticilerinin de yoğun katılımıyla gerçekleşti.

    Bölge Meclisleriyle, Paris’te yapılacak olan Alevi Meclisi öncesi FUAF’a bağlı dört bölgede yapılacak olan Bölge Meclislerinde, tabandan-bölgeye, bölgeden-Fransa geneline yapılacak çalışmaların değerlendirmesi hadefleniyor.

    Toplantıda FUAF Kuzey Doğu Bölge Meclisi’nde tüm sorunları masaya yatırılarak ve çözüm yolları arandı.

    Fransa’nın dört bölgesinde yapılacak Meclislerden ortaya çıkan sonuçlar 6 Nisan’da Paris’te yaılacık olan Fransa Alevi Meclisi’nde ele alınacak.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Fransa’daki Alevi Kültür Merkezleri bünyesinde Madımak kütüphanesi kuruldu

    Fransa’daki Alevi Kültür Merkezleri bünyesinde Madımak kütüphanesi kuruldu

    PİRHA- Fransa genelinde faaliyet yürüten Alevi Kültür Merkezleri bünyesinde kurulan kütüphanelere bir yenisi daha eklendi.

    Fransa Nantes’de bulunan Alevi Kültür Merkezi’nde açılan kütüphaneye Madımak ismi verildi. Madımak Kütüphanesi açılışında yazar Sema Kılıçkaya’nın yanı sıra, AABK 2. Başkanı ve FUAF YK üyesi Erdal Kılıçkaya, FUAF Kuzey Batı Bölge Başkanı İmam Yalvaç, FUAF Eğitim ve Araştırma Komisyon Sorumlusu Kemal Kaya hazır bulundular.

    Madımakta katledilen 33 canın fotoğraflarını ellerinde taşıyan ve Madımak tişörtleri giyen otuz üç çocukla birlikte kesilen kurdeleyle yüzlerce kitap okuyucularıyla buluştu.

    Açılış töreninden sonra düzenlenen panelde yazar Sema Kılıçkaya kitaplar, diller, kültürler ve göç ile ilgili bir konferans verirken, gençler de Kılıçkaya’nın romanlarından bölümler okudu.

    “33 CANIN ADINI SONSUZA KADAR YAŞATMAK İÇİN”

    FUAF Eğitim ve Araştırma Komisyon Sorumlusu Kemal Kaya ise Fransa’daki AKM’ler bünyesinde 12. Kütüphanenin açılışının haklı gururunu yaşadıklarını belirterek, kitap okuma, kütüphane sayısı gibi konular hakkında istatistik bilgiler verdi.

    Nantes AKM Eşit Başkanları Aslı Kutlu ve İbrahim Özdoğan ise; Madımak Kütüphanesi’nin açılışından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Madımak ismiyle yitirilen 33 masum canı sonsuza kadar yaşatmak istediklerini belirttiler.

    Nantes AKM Madımak Kütüphanesi açılışına, gençler yoğun ilgi gösterdi.

    “ALEVİLERİN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI” KONULU KONFERANS 

    Öte yandan Nantes AKM’de “Alevilerin dünü, bugünü ve yarını” konulu konferans düzenlendi. Nantes Alevi Kültür Merkezi Madımak Kütüphanesi açılışı vesilesiyle düzenlenen konferansa ilgi yoğundu.

    Alevi-Kızılbaş tarihi, Safevi Devleti, Hace Bektaş Dergahı’nın Nakşi Şeyhleri tarafından işkali, Harabati Dergahı’nın durumu, Cami-Cemevi projesinin devamındaki gelişmeler, Asimilasyon politikalarında kullanılan yöntemler, Alevi kutularına ve yöneticilerine yönelik baskılar hakkında açıklamalarda bulunan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu 2. Başkanı ve Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Kılıçkaya, çeşitli kaynaklardan görüntüleri de dinleyicilerle paylaştı.

    Mevcut hükümetin Aleviler üzerindeki baskıları artırarak onları sindirmeye çalıştığını, presyondan depresyon sonucu çıkarmak isteyen AKP’nin her geçen gün daha da zalimleştiğini belirten Kılıçkaya, “Kamudan silinen Aleviler iyice yalnızlaştırılarak ve terörize edilerek adeta nefes alamaz hale getirildiler. Bu kadar tutuklama ve baskıların ardından, muhaliflere yaşam alanı bırakılmadığı gibi, mafya vari yöntemlerle de tam bir korku imparatorluğu yaratıldı.” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevi kadını önde ve öncü bir kadınlık konumundadır’

    ‘Alevi kadını önde ve öncü bir kadınlık konumundadır’

    PİRHA-  Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu kuzey batı bölgesinde aktivist olan Selma Orundaş Akarsu, ‘Kadınlar arası rekabet ve Alevilik’ başlıklı yazısında, Alevi inancında kadına verilen değerin sadece cemde ritüelde olmakla kalmaması gerektiğini ifade etti. 

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu kuzey batı bölgesinde aktivist olan Selma Orundaş Akarsu, ‘Kadınlar arası rekabet ve Alevilik’ başlıklı yazısında, “Alevi kadını önde ve öncü bir kadınlık konumundadır. Kendisini kuran da kurtaran da olabilme potansiyelini ona Alevi inancı veriyor” dedi.

    “Bu inancın kadına verdiği yer sadece cemde ritüelde olmakla kalmamalıdır” diyen Orundaş Akarsu, Nasıl ki canlar cemlerde ayrımsız ve cinsiyetsiz meydana taşınıyorlarsa; nasıl ki semahımıza aynı duygu ve ritim ile kalkılıyor ve yürünüyorsa, hayatımızı da öyle sürdürebilme gücü ve iradesini Yol bize sunmaktadır. Bu güzelliği bunca verebilen, insanı insan karşısında özgür, öz’ünü dar’a çekebilir, güçlü ve kararlı hale getirebilen bir inancın bu atmosferini örgütlerimize, evlerimize, yarenlerimize, yoldaşlarımıza taşımak zor olmasa gerek” ifadelerini kullandı.

    “YOLUMUZUN YARATTIĞI KADIN GELECEĞİN KADINIDIR”

    “Alevi insanı bir bütün olarak ve özellikle de Yolumuzun yarattığı kadın geleceğin kadınıdır” diye belirten Orundaş Akarsu, bunu şöyle açıkladı:

    “Geleceğin çocuklarını doğuracak, büyütecek ve onlara ayrımsız insanlık dilini, inancını öğretecek o çocukların anneleri olarak bizleriz. Bu ütopya olmaktan çoktan çıkmıştır. Örgütlerimiz daha güçlü, ailelerimiz daha huzurlu olsun istiyorsak bu yaratıcı düşüncemizi, felsefemizi cemlerimizde olduğu gibi Yol ve Erkan kurullarımız üzerinden genişleterek sürdürmek, yaşam pratiğimize ve geleceğe taşımak durumundayız. Yol ve Erkan kurullarımız sadece ritüel anlamda, gösteriye dönüşmek üzere olan cemlere müdahale etmekle yetinmemelidir. İnsanımızın Hakk’a Yürüme Erkanlarında olduğu gibi günlük hayatlarımızda da bir işlevi ve sürekliliği olmalıdır. Sorunlar kurullara taşındığında, ceme taşındığında o Meydan hakikatimizi yürütmekle sorumludur. Bu nedenle deriz ki; ‘Gönül kalsın Yol kalmasın.’ Peki, bu nasıl olmalı, nasıl olacak? Bunu güçlü örgüt iradesiyle, Alevi iradesinin bir ve bütün olması çabası ile gerçekleştirebiliriz.

    “İNSANIMIZI SEVMEYİ SÖYLEMEK YERİNE SEVMELİYİZ” 

    İnsanımızı sevmeyi söylemek yerine sevmeliyiz. İnsanımızı Hak, hakikate ve hakkaniyete davet etmekle yetinmemeli, bunu pratiğe taşımak durumundayız. Bütün bunlar olmazsa Alevi “insan”, Alevi “kadın” nasıl olabilir ki. En azından örgütlü yaşamımıza taşınma, taşıma potansiyelimizi değerlendirerek Yol ışığımızı, çerağımızı yakmak durumundayız. Örgütlü olma bilinci bunu yaşama, insanına taşımaktan başka nedir ki?”

    “HACE BEKTAŞ VELİ YOL EMANETLERİNİ NEDEN KADINCIK ANA’YA VERDİ?”        

    Orundaş Akarsu, “Büyüyen ve güçlenen örgütlerimiz ve Yol kurucusu kimliğine soyunanların kadının kurucu ve örgütleyici kimlik ve kişilik oluşturucu sürecini yadsımak yerine bunu bir kazanım olarak görmelidir. Ancak kadınlar arası çatışma ve etkilerini insani varlık alanımıza taşımadan ve rehberlik etmeden Alevi kadını da Alevi insanı da ancak teoride, düşte kalır. Hace Bektaş Veli yol emanetlerini neden nice rehberi varken gidip Kadıncık Ana’ya verdi. Bu hem simgeseldir hem de Alevi hayatının akışıdır. Bunu görmek ve sürdürmek durumundayız” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)        

     

  • AABK 2. Başkanı Erdal Kılıçkaya: Gün susma günü değildir

    AABK 2. Başkanı Erdal Kılıçkaya: Gün susma günü değildir

    PİRHA- Tecrite karşı süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan HDP Hakkari Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven açlık grevinin bugün 78’inci gününde. AABK 2. Başkanı FUAF YK Üyesi Erdal Kılıçkaya, “Canların taleplerine duyarsız kalan yetki sahiplerini göreve çağırıyoruz. Gözümüzün önünde eriyip giden Leyla Güven’in taleplerini duymamazlıktan gelerek, sorumluluktan kurtulamazsınız.” dedi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde 78 gündür sürdürdüğü süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine ve taleplerine Alevi kurumlarından destek gelmeye devam ediyor.

    “ALEVİLERDE YAŞAM HAKKI KUTSALDIR”

    “Mağdurların en insani talepler için bedenlerini açlık grevine yatırmak zorunda kalması, her gün yavaş yavaş fiziken eriyor olmaları sözün bittiği yerdir.” diyen AABK 2. Başkanı FUAF YK Üyesi Erdal Kılıçkaya, “Alevilerde adalet ve yaşam hakkı en kutsal olandır. Ve biz de can en kutsal değerdir. Gün susma günü değildir.” diye konuştu.

    Kılıçkaya hükümete şu çağrıda bulundu:

    “Canların taleplerine duyarsız kalan yetki sahiplerini göreve çağırıyoruz. Gözümüzün önünde eriyip giden Leyla Güven’in taleplerini duymamazlıktan gelerek, sorumluluktan kurtulamazsınız. Yaşamak ve yaşatmak için, atılması gereken adımları atmak zorundasınız.” (HABER MERKEZİ)

  • Fransa’da Mekteb-i İrfan çalışmaları kapsamında gençlerle buluştular

    Fransa’da Mekteb-i İrfan çalışmaları kapsamında gençlerle buluştular

    PİRHA- UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülüne layık görülen halk ozanı Dertli Divani öncülüğünde kurulan Mekteb-i İrfan çalışmaları Fransa’da meyvesini vermeye başladı.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu FUAF Kuzeydoğu Bölge Yönetimi, almış olduğu karar doğrultusunda gençler için cem ve muhabbet yürütebilecekleri bir çalışma başlattı. Çalışma kapsamında 2 ayda bir kuzeydoğu bölgesinde bulunan bir Alevi Kültür Merkezi’nde gençler bir araya geliyor.

    GENÇLİK EĞİTİM CEMİNİN SONUÇLARI OLUMLU OLDU

    FUAF Yol-Erkan Kurulu Yönetim Kurulu üyesi Hikmet Tezerdi Dede’nin ve Mekteb-i İrfan Lorraine topluluğunun desteği ile ikincisi 15 aralık 2018 tarihinde Montbeliard Alevi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen gençlik eğitim ceminin sonuçları olumlu oldu. Özellikle 15 yaş altı çocukların yol ve geleneğe dair merakı, bağlama üzerine olan soruları, 12 hizmet yürütme inancı gözlerden kaçmadı.

    ALEVİ YOLUNA YAPILAN SALDIRILARA KARŞI GENÇLİĞE SAHİP ÇIKILMALI

    FUAF Kuzeydoğu Bölge Yönetimi, kendine bağlı kurumları aracılığıyla Alevi yoluna yapılan iç ve dış saldırılara karşı verilecek en doğru tepkinin gençlere sahip çıkmak, yolu erkanı, cemlerde hizmet yürütmeyi cemal cemale muhabbet ederek öğrenmelerini sağlamak olduğuna inandıklarını kaydetti. FUAF, bu çalışmaların önce Fransa’da sonra tüm Avrupa ülkelerinde yayılarak çoğalmasını ve geleceği teslim alacak çocukların Alevi yoluna, erkanına ve geleneğine bağlı ve daha bilinçli bireyler olarak yetişmelerine vesile olmasını umduklarını kaydetti. (HABER MERKEZ)

     

  • Paris Alevi Anıtı’nda Maraş Anması

    Paris Alevi Anıtı’nda Maraş Anması

    PİRHA – Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yönetim Kurulu Üyeleri ve FUAF Kuzey Batı Bölge  Bileşenleri, Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenler anısına, Paris Alevi Anıtı’na çelenk bıraktı.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, Maraş Katliamı’nın 40. yılında hayatını kaybedenleri anmak için Paris Alevi Anıtı’na çelenk bıraktı.

    FUAF Eşit Başkanı Hakan Alca, kısa bir konuşma yaptı. Maraş’ın Alevi katliamlarında ne ilk ne de son olduğunu, katillerin halen aramızda dolaştığını belirten  Alca, “Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı, Dersim’i unutturmak isteyenlere inat, bizler bu tür anmalarla yitirdiğimiz canların anılarını yaşatırken, katliamın sorumlularının da hesap vermesini talep etmeye devam ediyoruz” dedi.

    “KATLİAMDAN SONRA NÜFUSUN%80’İ KENTİ TERK ETTİ”

    FUAF’ın, Maraş Katliamı’nın 40. yıl dönümü nedeniyle yayınladığı basın açıklaması şu şekilde:

    Maraş’ta katliam aylar öncesinden planlanmaya başlanmıştı. Katliamın başladığı 24 Aralık’tan bir hafta önce Alevilerin ve solcuların yoğun yaşadıkları mahalleler “görevli” olduklarını söyleyen kişilerce sayılmıştı. “Kapılara numara verilecek” denilerek bazı evler kırmızı boya ile işaretlenmişti. Ardından 19 Aralık 1978’de Ülkü Ocakları tarafından organize edilen film gösterimine, yine faşistler tarafından provokasyon yaratmak amacıyla atılan bomba sonucu olaylar başlamıştı. Bu olayla uygulamaya koyulan katliam tam beş gün sürmüştü. Resmi rakamlara göre olaylarda 111 kişi ölmüş, 1000’in üzerinde insan yaralanmış, 552 ev ve 289 işyeri yakılıp yıkılarak tahrip edilmişti. Olayların ardından Alevi nüfusunun yüzde 80’ni Maraş’ı terk etmişti.

    “AKP, MARAŞ KATLİAMI’NIN SORUMLULARINI MÜKAFATLANDIRDI”

    O dönem devlet Alevileri korumadığı gibi birde üzerine onları tutuklamıştı. Planları aylarca süren örgütlü bir saldırı sonucu gerçekleştirilen Maraş Katliamı’nın gerçek sorumluları yargılanmamış üstüne mükafatlandırılmıştı.

    AKP Maraş Katliamı’nda kentin emniyet müdürlüğünü yapmış olan Abdülkadir Aksu’yu AKP Genel Başkan yardımcılığı koltuğuna oturtmuştur. Maraş Katliam’cısı Ökkeş (Kenger) Şendiller AKP iktidarının sözde “Alevi açılımında” iktidar tarafından “Alevi çalıştayına” davet edilmiştir. Aynı kişi 2008’de artık iktidarın yayın organına dönüşen TRT’de yayınlanan Şahların Labirenti isimli programda Maraş Katliamı’ndan Hrant Dink’i sorumlu tutan açıklamalar yapmıştır. 2010 yılında Alevi örgütlerinin çağrısı ile Maraş’ta gerçekleştirilen anma etkinliğine faşistler saldırmış, Ökkeş Şendiller ise bugünün iktidarının da arkasında olmasının öz güveniyle aynı gün Maraş’ta bulunmuştur.

    “AKP, ETNİK VE MEZHEPSEL AYRIMCILIK YAPMAKTADIR”

    Üzerinden geçen 40 yıla rağmen Maraş Katliamı, faşizmin insana düşman yüzünü, AKP iktidarının halka yönelik kin ve nefret politikalarını, vahşetini hatırlatmaktadır. Aradan geçen 40 yıla ve yitirilen 111 cana rağmen hiçbir ders alınmadığı gibi, demokrasi maskesini çoktan bir kenara bırakan AKP iktidarı etnik ve mezhepsel ayırımcılık yapmaya devam etmektedir.

    Bütün bunlar yetmez gibi; halka dönük baskı ve sindirme politikalarını katliamlara sahip çıkmaya kadar vardırmaktadır. Sivas Katliamı davasının zaman aşımına uğraması sonrasında dönemin Başbakanı “milletimize hayırlı olsun” diyebiliyor, seçim meydanlarında Aleviler yuhalatılıyor, cemevleri “ucube” olarak karalanmaya çalışılıyor. Dindar ve kindar nesil yetiştirmek tek amaçları olunca özelde Aleviler, genelde tüm ötekiler kolayca düşmanlaştırılabiliyor.

    Katliamın sorumluları ortaya çıkarılmadan, Alevilere yönelik bu tür saldırılar bertaraf edilemeyecektir. Bugün Maraş’ı unutmamak, AKP’nin gerici-ırkçı-mezhepçi politikalarına karşı durmak demektir. Bugün Maraş’ı unutmamak, gericiliğe ve faşizme karşı eşit, özgür, kardeşçe, insanca bir yaşamın mücadelesini vermek demektir. Maraş’ı unutmamak insan olmanın gereğidir.” PİRHA/İSTANBUL

  • FUAF Yol Erkan Kurulu Başkanı Doğan’dan tepki: Aleviliğin temel taşlarıyla oynanıyor

    FUAF Yol Erkan Kurulu Başkanı Doğan’dan tepki: Aleviliğin temel taşlarıyla oynanıyor

    PİRHA – FUAF Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan Dede, kaleme aldığı yazısında geleneksel Alevi yol erkanının sistemin saldırıları  ile erozyona uğradığını belirterek, Alevi toplumuna kazanımlarına sahip çıkarak saldırılara karşı mücadele çağrısında bulundu.   

    Fransa Alevi Birilikleri Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan Dede, Alevi yol erkanının sistemin saldırıları  ile erozyona uğradığını belirterek “Alevi toplumu olarak bizi bizden başka herkesin tanımlamaya çalıştığı ve üzerimizde türlü oyunların oynandığı bir süreçten geçiyoruz. Daha önce genellikle kırsal alanlarda kapalı bir toplum olarak yaşayan Aleviler, yaşanan göçlerle birlikte bir geçiş döneminin arkasından bugün gerek Türkiye’de, gerekse Avrupadaki kentlerde ve metropollerde örgütlü bir güce sahip oldu. Yaşadığımız acılar, katliamlar bizi birleştirdi ve kurumlarımızda, cemevlerimizde verilen mücadele ile Alevi toplumu birçok kazanımlar elde etti. Fakat zaman içerisinde gerek sürekler arası ve yöresel farklılıklar, gerekse de dışarıdan gelen müdahaleler dolayısıyla haliyle erkannâmeler ve ritüeller gibi tartışmalar ortaya çıktı. Bunu fırsat bilen belirli kesimler tarafından sürekli Alevi değerlerine saldırılar gerçekleştirildi” ifadelerini kullandı.

    “GELENEKSEL ALEVİLİĞİN EROZYONA UĞRADIĞINI GÖRÜYORUZ”

    Dede Doğan, “Bilinçli bir şekilde içimize adeta bir bomba gibi Alevilik İslam içi veya dışı tartışmaları ortaya atıldı. Oysa bugüne kadar geçmişte köylerimizde böyle bir tartışmaya şahit olmamıştık. Geçmişte dergahlarda, ocaklarda, tekkelerde, muhabbetlerde yetişen pirlerin, dedelerin, anaların, babaların, dervişlerin, ozanların, kamil insanların toplumu irşad ederek sır ile günümüze kadar taşıdığı Alevilik bugün hemen herkesin üzerinde farklı yorumlar yaptığı, değişik kitaplarda farklı söylemlerle kavram kargaşasının ortaya çıkarıldığı bir duruma getirildi. Sonuç olarak günümüzde geleneksel Aleviliğin maalesef erozyona uğradığını görüyoruz” diyerek uyarılarda bulundu.

    “CEMLERE TİYATRO SEYREDER GİBİ GELENLERİN ANLATTIĞI ALEVİLİK ÇOK FARKLI”

    Doğan, şunları kaydetti:

    “Her geçen gün Alevilikle ilgili farklı yaklaşımlar ve yeni görüşler ortaya atılıyor. Dünyada bugüne kadar bir çok dinler, pagan inançlar, tasavvuf akımları, felsefi akımlar, tarikatlar ortaya çıktı. 4 bin 300 civarında farklı inanış, fırka ve mezheplerin var olduğu kabul ediliyor. Ama nedense Alevilerle uğraşıldığı kadar kiliselerle, camilerle, sinagoglarla, tapınaklarla, pahamlarla, papazlarla bu kadar uğraşılmıyor. Dünyada Alevilik kadar üzerinde oyunlar oynanan ve çekiştirilen bir inanç yoktur herhalde.
    İnançla, itikatla, ikrarla, maneviyatla yaşayarak öğrenilen Alevilik farklıdır, ama ömründe Pirinin dâr’ına durmamış, görülmemiş, sorulmamış, cemlere bile tiyatro seyreder gibi gelmiş gitmiş, gelenekten kopmuş, daha Yol’a talip bile olamamışken kendisini sırrı hakikate ermiş bir mürşid-i kamil gibi görenlerin ve gösterenlerin süslü sözlerle anlattığı Alevilik çok daha farklıdır!”

    “MUHARREM MATEMİ VE KERBELA BİLE TARTIŞILIR HALE GETİRİLMEYE ÇALIŞILDI”

    “Ne anlatırsanız anlatın, ne yazarsanız yazın, neyi eklemeye veya çıkarmaya çalışırsanız çalışın bu toplumun yaşadığı bir Alevilik vardır. Daha kendisi Alevi olamayanların Aleviliğe bir gömlek giydirmeye çalışması yanlıştır. Maalesef kendi inançsızlıklarını Alevilikmiş gibi anlatanların değerlerimizle oynayanların çabaları yolumuza zarar vermekten öteye gitmemektedir” diyerek tepkisini dile getiren Doğan, şöyle devam etti:

    “Nice erenleri evliyaları, aşıkları, uluları, kamil insanları bünyesinden çıkaran Alevi inancında aslında bütün güzellikler mevcuttur. Sevgi, saygı, hoşgörü, muhabbet vardır, insanı yüceltip merkeze koyan bir anlayış vardır, mistisizm vardır. Gönül gözüyle bakan insan nereye nazar kılsa Hak’kı orada görür, nereye dönerse dönsün Hakkın yüzü oradadır. Yeri gelir bir ağaca, bir ziyarete, bir türbeye, Rehberine, Mürşidine niyaz olur, Pirinden aldığı duadan, lokmadan, bağlamanın tınısından, sabah doğan güneşTen kutsiyet ve huzur bulur.
    Aleviler, Hızır’a, hazıra, cümle mevcudatı kendi varından var eden Hak’ka, binbir donda başgösteren, bu mülkün sahibi Şah-ı Merdan Ali’ye, Hünkar’a, Nebi’ye, Veli’ye, Ehlibeyte ve bütün geleneksel kutsal değerlerimize saygı duyar. Aşığın, Evliya çoktur, göremezsen yoktur dediği gibi, yeri gelir Hakkı bir Evliya’da görür, İnsan-ı kamil olur kendi özünde bulur.
    Son yıllarda özellikle belirli bir kesim tarafından ‘Alevilikte aslında bu yoktur şu önceden veya sonradan girmiştir’ söylemleri ortaya çıktı. Muharrem matemi ve Kerbela bile tartışılır hale getirilmeye çalışıldı.”

    “ALEVİLİĞİN TEMEL TAŞLARIYLA BU KADAR OYNANMASI YANLIŞTIR”

    Doğan’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

    “Alevilik sadece ve sadece materyalist diyalektik bir bakış açısıyla yorumlanmaya çalışıldı. Çağa uyalım, zodyak takvimine uyalım, takım yıldızlarına bakalım derken insanlarda neye uyacağını şaşırdı. Bir tarafta içimizdeki Şii Caferi misyonerler, bir tarafta devletin, Diyanet’in asimilasyon çabaları, diğer yanda daha batın ve zahiri ayıramayanlar, ateizme, Zerdüştlük’e, Şamanizme, Sümerler’e bağlayanlar derken insanlar kutuplaştı. Her arkeolojik kazı çalışmasında yeni bir Alevilik tanımı yapılmaya çalışıldı.
    Kutsallarımız bilime, materyalizme, felsefeye, arkeolojiye uymuyor söylemleriyle insanlar gittikçe kendi köküne atasına dedesine yabancılaştı. Gelenekten ve köylerinde yaşadığı otantik, Alevilikten neredeyse koptu.
    Sözlü gelenek yorumlanırken referanslarımız olan ulu ozanlarımızın deyişlerinden sadece bazıları cımbızla seçildi, diğerleri görmezden gelindi. Darağacında bile yolundan dönmeyen, düşüncelerinden asla ödün vermeyen, biat etmeyen Pir Sultan’a bile deyişlerinde Takiyye yapmış denildi! Virani, Yemini, Hatati ve diğer ulularımızın hak kelamları görmezden gelindi.
    Aleviliği modern yaşama ve kent koşullarına uyarlamak kabul görebilir ama Aleviliği modernize ediyoruz deyip sil baştan bir Alevilik yaratmaya çalışmak doğru değildir. Kainatın varoluş koşullarına dayanan ve Kâlu bela’dan bu tarafa kadar geldiğine inandığımız Aleviliğin temel taşlarıyla bu kadar oynanması yanlıştır.”

    “İTİKATLI İNSANLAR OLDUĞU MÜDDETÇE BU YOL ASLA BİTMEYECEK”

    Dede Metin Doğan, “Biz Hakkı insanın gönlüne indirgemişiz. Hallac-ı Mansur, Nesimi, Fazlullah, Daimi … En-el Hak dedi ama bugün bilenin de bilmeyenin de ham ervah’ın da En-el hak dediği bir noktaya geldik! Benliğin, kinin, kibirin, ikiliğin, inançsızlığın, itikatsızlığın, ikrarsızlığın olduğu bedende Hak tecelli edebilir mi? Gönül birliğinin olmadığı, çıkar kavgalarının, vitrin tartışmalarının sıkça rastlandığı, insanlara kolayca gerici veya ateist damgasının vurulduğu günümüzde, bu kadar basit mi En-el Hak ? Bir lokma bir hırka nerede kaldı?” dedi.

    “CEMEVLERİMİZE GİREN KATİLLERE DUR DEYİP TEPKİ GÖSTERELİM”

    “Dinleri ve inançları bir tarihçinin gözüyle Sümerler’deki tabletlerden, Babillerdeki zigguratlara kadar, Hamburabi kanunlarından kutsal kitaplara kadar karşılaştırıp yorumlayabilirsiniz” diyen Doğan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bir felsefeci gözüyle Neo Platonizm’le, Pysagor’la, diyalektik ile, idealizm ve metafizik düşünce anlayışı ile değerlendirebilirsiniz. Bir sosyolog gözüyle toplumsal etkileşimini inceleyebilirsiniz. İnançları neolitik çağlardan, ilkel komünal toplumlardan köleciliğe, feodalizme ve günümüz kapitalizm dönemine kadar değerlendirebilirsiniz ama Aleviliği illa ki bir yerlere yamamaya çalışmayın artık!
    Dünyada birçok coğrafyada büyük bir örgütlü güç haline gelmiş Alevi toplumunun her alandaki kazanımlarını artırmaya çalışalım. Artı değerler üretelim. Hak ve hukuk mücadelesini sürdürelim. Camilere giden gençlerimize sahip çıkalım! Cemevlerimize giren katillere dur deyip tepkimizi gösterelim. Tutuklanan yöneticilerimizi sahiplenelim. Dergahlarımızı geri alalım. Diyanetin elini cemevlerinin üzerinden çekmesini sağlayalım. Sivas’ı, Maraş’ı, Çorum’u, Dersim’i ve diğer katliamları tekrar yaşamamak için bir olalım iri olalım diri olalım. Bizi parçalayıp yoketmeye çalışan güçlerin eline koz vermeyelim.
    Sonuç olarak, bu gemi çok su aldı ama asla batmadı. Bu Yol’a inanan itikatlı, ikrarlı insanlar olduğu müddetçe de bu Yol asla bitmeyecek.”

    (HABER MERKEZİ)

  • FUAF Yol Erkan Kurulu’ndan uyarı: İnancımızda sahura kalkmak, iftar yok

    FUAF Yol Erkan Kurulu’ndan uyarı: İnancımızda sahura kalkmak, iftar yok

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan dede, Muharrem orucunun başlaması dolayısıyla bir açıklama yaptı. Doğan  “Muharrem orucu sürecinde Kerbela şehitleri ve insanlık tarihi boyunca katledilen cümle mazlumların yasını çekip onların yaşadığı acıları sessiz sedasız saygıyla yüreğimizde hissetmeye çalışacağız” dedi. 

    Muharrem ayına girilmesiyle birlikte Alevilerin matem orucu bugün başladı. 22 Eylül Cumartesi günü ise Muharrem orucu sona erecek.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan dede, yazılı bir açıklama yaparak, “Muharrem orucu sürecinde Kerbela şehitleri ve insanlık tarihi boyunca katledilen cümle mazlumların yasını çekip onların yaşadığı acıları sessiz sedasız saygıyla yüreğimizde hissetmeye çalışacağız” dedi.

    Dede Metin Doğan, Matem süresince hanelerimizde, cemevlerimizde Kerbela şehitleri aşkına uyandırılan çerağlarla, verilen gülbanklarla gösterişsiz sade sofralarımızda lokmalarımızı pay ederek oruçlarımızı açacağız” diyerek, şunları kaydetti:

    “Tarih boyunca yaşadığımız tüm acıları Kerbela hırkasının altında biriktiren biz Aleviler, matem günlerinin ardından aşurelerimizi kaynatıp, cemlerimizi bağlayarak birliğimize dirliğimize vesile olması temennisiyle bu kutsal günlerdeki hizmetlerimizi tamamlayacağız.

    “ZALİMİN ZULMÜ BİTMEDİ”

    Toplumsal belleğimizde bir travma yaratan Kerbela olayının üzerinden neredeyse 1400 yıl geçmesine rağmen ne zalimin zulmü bitti, ne de zulme karşı direnenler tükendi. Tarihte bunlar hep başka isimlerle karşımıza çıktı ve günümüze kadar Kerbelalar daima varoldu. Yezit, Muaviye, Yavuz Selim gibi, Dehak, Nemrut, Firavun gibi zalimlerin karşısına Şah Hüseyin gibi, Pir Sultan, Kalender Çelebi, Demirci Kava ve Bedreddin gibi insanlığa ışık tutan nice değerlerimiz çıkarak mücadeleleriyle bize umut olup yol gösterdiler. Kâlu beladan bugüne kadar karanlık ile aydınlığın, haklı ile haksızın, doğru ile yanlışın, ezen ile ezilenin mücadelesi devam edip sürüp geldi. Biz Aleviler açısından, ‘zalimlerle birlikte varlık içinde yaşamayı alçaklık, zalime karşı durarak bulacağım ölümü ise yücelik sayarım’ diyen İmam Hüseyin ve Kerbela, haksızlığa karşı başkaldırının simgesi oldu. Hüseyin, karanlığa ışık tutmak için kendisini ve ailesini feda etti. Bu anlamda bizlerin, İmam Hüseyin ve yoldaşlarının çektikleri acılara rağmen gösterdikleri onurlu duruştan dersler çıkarıp, günümüzde yaşanan Kerbelalara karşı nasıl bir duruş sergilememiz gerektiğini daha iyi anlamamız gerekiyor.”

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) Yol Erkan Kurulu Başkanı Metin Doğan dede, 600’lü yıllarda İmam Hüseyin’in aile efradına, yoldaşlarına ve ehlibeyte yönelik yapılan zulüm ve katliamların benzerleri bugün başta Suriye ve Ortadoğu olmak üzere dünyanın değişik coğrafyalarında yaşanmaya devam ediyor.” dedi.

    “GRİ PASAPORTLU DEDELERE DİKKAT EDİLMELİ”

    Metin Doğan dede açıklamasına şöyle devam etti:

    “Bu kritik süreçte bizleri bekleyen tehlikeler ve zorluklar karşısında biz Aleviler kenetlenerek, birlik beraberlik içerisinde örgütlülüğümüze, dergahlarımıza, ocaklarımıza, kurumlarımıza daha da fazla sahip çıkmak zorundayız. Avrupa’da yaşayan Alevileri asimile etmek amacıyla özellikle Diyanet işleri tarafından gönderilen Gri pasaportlu dedelere dikkat edilmelidir. Bu yol düşkünlerinin kurumlarımızda herhangi bir hizmet yürütmesine müsade edilmemelidir.

    “SARAY DAVETLERİNE KATILANLAR KINANMALI”

    Matem süresince Türkiye’de İftar mevlütleri adı altında saray davetlerine katılan, iktidarın kulu kölesi olan sözde inanç önderleri ve yöneticiler kim olursa olsun kınanmalıdır. İnancımızın dört bir taraftan kuşatma altına alındığı bu süreçte Aleviliği bile kabul etmeyenlerin sahte davetlerle yaptıkları asimilasyon oyunlarından uzak durulmalıdır.”

    “İNANCIMIZDA SAHURA KALKMAK VE İFTAR GİBİ GELENEK YOK”

    Dede Metin Doğan 12 gün tutulan matem orucu boyunca yapılması gerekenleri de şöyle ifade etti:

    “Kul Nesimi’nin, ‘abdestimiz katlanmak, namazımız sabretmek, biz bir oruç tutarız ramazana benzemez’ diye belirttiği gibi bizim orucumuz diğer anlayışlardan farklıdır. Matem orucu başka inançlarla yarış yapmak anlayışıyla tutulmamalıdır, sadece yemeden içmeden oruç tutarak değil, bir ömür boyu olması gerektiği gibi elimize, dilimize, belimize sahip olarak, düşeni kaldırarak, yetimi doyurarak, ihtiyacı olanlara yardım etme anlayışıyla bugünlerin tamamlanması gerekmektedir. 12 gün boyunca her türlü gösteriş, şatafat, eğlence ve düğünlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca inancımızda sahura kalkmak ve iftar gibi bir gelenek olmadığı gibi, oruç açımı (ağız mührü bozumu) dakika aranmaksızın günbatımıdır.”

    Dede Metin Doğan, Matem günlerinin sevgiye, hoşgörüye, tüm insanlığın birliğine ve kardeşliğine vesile olmasını diledi.   (HABER MERKEZİ)

     

  • FUAF’tan Doğan Dede’nin tutukluluk tepkisi: Kezban Ana adaletsizliğe direniyor

    FUAF’tan Doğan Dede’nin tutukluluk tepkisi: Kezban Ana adaletsizliğe direniyor

    PİRHA- Alevilere yönelik yapılan baskılara ilişkin konuşan Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) İnanç Kurulu Başkanı Metin Doğan, tutuklu Alevi kurum yöneticilerinin derhal serbest bırakılmasını istedi. 

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Dede Metin Doğan, Alevilere yönelik baskıcı uygulamalara tepki gösterdi.

    Tutuklanan Erzincan PSAKD üye ve yöneticilerinin 13’ü hakkında tahliye kararı verilirken, PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter, Erzincan Şube üyesi Murat Demiray ve Alevi yurttaş Alican Sünbül’ün ise tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Dede Metin Doğan, PSAKD Erzincan yöneticilerinin 5 aydır haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduğunu hatırlattı.

    Yine Küçük Armutlu cemevine yapılan baskınına da değinen Doğan, “İbadethanemize yapılan saygısızlığı ahlaksızlığı dile getirdiği için içeri alınan dernek başkanı Zeynep Yıldırım halen tutuklu bulunuyor. 80 yaşındaki Kezban ana ise bu adaletsizliğe karşı direniyor” ifadelerini kullandı.

    “SESİMİZİ YÜKSELTMEK ZORUNDAYIZ”

    “Alevi toplumu olarak bu hukuksuzluğa karşı sesimizi yükseltmek zorundayız” diyen Doğan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sarı öküz hikayesini birçoğumuz defalarca dinlemişizdir. İşte bugün yöneticilerimiz birer birer gözaltına alınırken ‘nasıl olsa bize bir şey olmaz, o yöneticiler zaten düzenin bize çizdiği çemberin dışına çıktığı için tutuklanıyor’ diye düşünenler! Bir gün o çember iyice daraldığında sıra bize geldiğinde etrafımızda yardım isteyebileceğimiz veya birlikte mücadele edebileceğimiz hiçbir gücün kalmadığını anladığımızda çoktan iş işten geçmiş olacaktır. Yakın tarihimizden günümüze bir baktığımızda Cumhuriyetin kuruluş döneminde Anadolu’da nüfusun neredeyse üçte biri Aleviyken bugünkü demografik yapı ve gidişat ortadadır.”

    “ALEVİ TOPLUMU SİNDİRİLMEK İSTENİYOR”

    Dede Metin Doğan zorunlu din derslerine de değinerek, “Asimile edilen çocuklarımız, avlusuna cami dikilen ve işgal edilen dergahlarımız, devlet eliyle kurulup yönetilen Alevi kuruluşları, Diyanet tarafından yetiştirilen maaşlı asimilasyoncu dedeler gibi Aleviler üzerinde oynanan oyunlar bitmiyor. Yapılan bu operasyonlarla tarih boyunca egemen iktidarlar tarafından potansiyel bir tehlike olarak görülen ve kıyımlardan, katliamlardan geçirilen Alevilerin örgütlü gücü hedef alınmaktadır. Amaç her daim haksızlığa ve zulme boyun eğmeyerek ezilenlerin ve mazlumun tarafında olan Alevi toplumunu sindirmek, pasifize etmek ve düzene yedeklemektir” dedi.

    “TUTUKLANAN TÜM CANLAR SERBEST BIRAKILMALI”

    Yaşanan bu adaletsizliğin ve hukuksuzluğun karşısında tüm toplumun daha duyarlı davranarak birlik beraberlik ve dayanışma içerisinde olması gerektiğini kaydeden Doğan, “Bizleri tehdit eden, yok etmeye çalışan güçlerin çabalarını boşa çıkarması gerekmektedir. Bu anlamda tüm canların, dostların yaşanılan bu haksızlıklar karşısında daha duyarlı davranmalarını ve birtakım asılsız iddialarla tutuklanan canlarımızın bir an önce serbest bırakılarak görevlerinin başına geri dönmelerini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/FRANSA

     

  • Paris’te Alevi katliamlarında yaşamını yitirenler adına “Alevi Anıtı” açıldı

    Paris’te Alevi katliamlarında yaşamını yitirenler adına “Alevi Anıtı” açıldı

    PİRHA- Fransa’nın Başkenti Paris’te, Alevi katliamlarında yaşamını yitirenler adına “Alevi Anıtı” açıldı. Açılışa Fransız hükümet temsilcileri de katıldı.

    Fransa’nın Paris kentinde, Sarcelles Belediyesi sınırları içerisinde, Alevi katliamlarında hayatını kaybedenlerin anısına “Alevi Anıtı” açıldı. Türkiye’de bir sanatçı tarafından yapılan ve üç parçadan oluşan anıt, Nelson Mandela  Paul Meydanı’na monte edildi. Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) temsilcileri, Belediye Başkanı ve birçok sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin hazır bulunduğu törende devlet protokolü uygulandı.

    Teslim taşının üzerine monte edilen iki demir silindirden oluşan anıtın ortasındaki boşluğa Alevi katliamlarının yapıldığı yerlerden getirilen toprak serpildi. Dış silindir üzerinde yer alan 12 adet boşluk içine mum yerleştirilerek ateş temsiliyeti sağlandı.

    Açılışta anıt önüne çelenkler bırakıldı. Alevi katliamlarında canlarını yitirenler adına semah dönüldü.

    Aynı meydanda Tamililerin, Ermenilerin, Keldanilerin de anıtları bulunuyor.

    “FRANSA’DA AÇILAN İLK ALEVİ ANITI”

    Tanrı’yı “Doğanın görünen yüzü” olarak gördüğü için, yaşadığı yerde su kaynaklarını, ağaçları, taşları, toprağı kutsal mekanlar olarak algılayan Alevi öğretisindeki, dört kapıdan (hava, toprak, su ve ateş) yola çıkılarak tasarlanan  anıt, Fransa’da açılan ilk Alevi Anıtı.

    Anıt 3 parçadan oluşuyor.  Anıtın etrafında, teslim taşının üzerinde su 24 saat Semah yönünde dönecek.

    Mermer üzerine işlenen Pir Sultan Abdal kabartmasının sağ ve solunda  Fransızca, Türkçe olarak Aleviliği tanıtan yazılar yer alıyor

    (HABER MERKEZİ)

  • Paris’te bugün ‘Alevi Anıtı’ açılıyor

    Paris’te bugün ‘Alevi Anıtı’ açılıyor

    Fransa’nın Başkenti Paris’te, “Alevi Anıtı” açılacak. Fransız hükümet temsilcilerinin yer alacağı bir resepsiyonla açılacak olan anıt üç parçadan oluşuyor.

    Fransa’nın Paris kentinde, Sarcelles Belediyesi sınırları içerisinde, Alevi katliamlarında hayatını kaybedenlerin anısına “Alevi Anıtı” açılacak. Türkiye’den yerel bir sanatçı tarafından yapılan ve üç parçadan oluşan anıt, Nelson Mandela Meydanı’na monte edilecek.

    Alevi-FUAF’ta yer alan habere göre, anıt, Fransız hükümet ve belediye temsilcilerinin de yer aldığı heyetin katılımıyla bugün (22 Haziran), bir resepsiyonla açılacak.

    “FRANSA’DA AÇILAN İLK ALEVİ ANITI”

    Tanrı’yı “Doğanın görünen yüzü” olarak gördüğü için, yaşadığı yerde su kaynaklarını, ağaçları, taşları, toprağı kutsal mekanlar olarak algılayan Alevi öğretisindeki, dört kapıdan (hava, toprak, su ve ateş) yola çıkılarak tasarlanan bu anıt, Fransa’da açılan ilk “Alevi Anıtı” olacak.

    Anıt 3 parçadan oluşuyor. Teslim taşının üzerine monte edilen iki demir silindirden oluşan anıtın ortasındaki boşluğa Alevi katliamlarının yapıldığı yerlerden getirilen toprak konacak. Anıtın etrafında, teslim taşının üzerinde su 24 saat Semah yönünde dönecek. Dış silindir üzerinde yer alan 12 adet boşluk içine mum yerleştirilerek ateş temsiliyeti sağlanacak.

    Mermer üzerine işlenen Pir Sultan Abdal kabartmasının sağ ve solunda  Fransızca, Türkçe olarak Aleviliği tanıtan yazılar yer alacak.

    Paris “Alevi Anıtı”nın; Alevilerin doğaya ve insana özgürlük talebinin çığlığı olacağını belirten Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) yöneticileri, açılışa tüm Alevi dostlarını davet etti.

    “23 HAZİRAN’DA 1. FRANSA ALEVİ FESTİVALİ BAŞLAYACAK”

    Aynı zamanda FUAF’ın yirminci yılına denk gelen “Alevi Anıtı” açılışından sonra, 23 Haziran’da gene bir ilk olan 1. Fransa Alevi Festivali yapılacak.

    “Alevi Anıtı”nın yanındaki açık alanda, farklı kültürlerin biraraya gelerek gerçekleştireceği “Barış, Demokrasi ve Özgürlük Aşkına” adlı 1. Fransa Alevi Festivali’nde; Alevi kültürünün ve binlerce yıllık kadim “Alevi Yolu”nun özünde varolan; doğaya, insana, emeğe, sevgiye ve evrensel barışa olan Aşkı anlatılacak.

    1. Fransa Alevi Festivali; “Anadolu’nun Renkleri”nin buluşmasına, ötekilerin-mazlumların biraraya gelişine tanıklık edecek.

    Anadolu’da ilmik ilmik örülen kültürlerin buluşmasını sağlayacak.

    1. Fransa Alevi Festivali; Alevileri, Sünnilerle, Hristiyanlarla, Yahudilerle, Ermenilerle, Türklerle, Lazlarla, Kürtlerle, Süryanilerle, Kaldanilerle, Asurilerle … buluşturacak.

    1. Fransa Alevi Festivali; Alevi inancının, felsefesinin ve kültürünün gereği olan empati yapmak, paylaşarak çoğalmak için bir çağrı olacak.

  • Fransa’da yaşayan Alevilerden PSAKD yönetilerinin tutuklanmasına tepki

    Fransa’da yaşayan Alevilerden PSAKD yönetilerinin tutuklanmasına tepki

    PİRHA- Erzincan’da 16 PSAKD yöneticisinin tutuklanmasına Fransa’nın Morbihan bölgesinde yaşayan Aleviler tepki gösterdi.

    Erzincan’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) üyelerine ve yöneticilerine 16 Mart’ta yapılan operasyon sonucu 16 kişinin tutuklanmasına Fransa’nın Morbihan bölgesinde yaşayan Aleviler tepki gösterdi. Lanester’de Morbihan Alevi Kültür Derneğinde bir basın toplantısı düzenleyen Morbihan Alevi Kültür Derneği yöneticileri, AKP zulmüne biat etmeyeceklerini belirtti.

    “ZULME KARŞI MAZLUM HALKIN YANINDA YER ALACAĞIZ”

    Yapılan açıklamada, AKP faşizminin savaş çığırtkanlığı yaparak korku imparatorluğunu ayakta tutmaya çalıştığı bir süreçten geçtiklerini, ama onur ve haysiyet sahibi Alevilerin bu korku imparatorluğuna teslim olmayacakları vurgulandı.  Erzincan’da aralarında PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter ile Erzincan Şube Yöneticisi Akın Demir’in de olduğu 16 PSAKD üye ve yöneticisinin tutuklanmasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığı ifaden edilen açıklamada, “Afrin’de katledilen mazlumların yanında yer alacağız. Nasıl ki Kerbela’yı unutmadıysak Afrin’de katledilen canları ve mazlum halkları da unutmayacağız. Katliamların sorumluları halka hesap verene kadar mücadelemize devam edeceğiz. KHK’lerle işlerine son verilen aydın ve akademisyenler dostumuzdur, mücadeleleri mücadelemizdir. Kadınları, öğrencileri, siyasetçileri ve egemen zihniyete karşı gelenleri hedef gösterenlere karşı diz çökmeyeceğiz, sonuna kadar demokrasiyi savunacağız.” diye belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • FUAF 9. Genel Kurulu’nu yaptı

    FUAF 9. Genel Kurulu’nu yaptı

    PİRHA- Fransa Aleviler Birliği Federasyonu (FUAF) 9. Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Kurulda eşit başkanlığa Hakan Alca ve Rozbi Demir seçildi. 

    Fransa Aleviler Birliği Federasyonu (FUAF) 9. Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Fransa’nın başkenti Paris’te Fransa Kominist Partisi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 9. Genel Kurulu’na AABK Başkanı Hüseyin Mat ta katıldı.  İsmail Kaplan başkanlığında seçilen divanın ardından faaliyet raporları tartışıldı.

    Yapılan öneri ve eleştirilerin ardından seçim yapıldı. Seçime iki liste ile girildi. Ali Karababa -Dilan Tok ile  Hakan Alca-Rozbi Demir ekiplerini tanıttı. Ardından yapılan oylamada Hakan Alca ve Rozbi Demir FUAF eşit başkanlığına seçildiler. 

    (HABER MERKEZİ)

  • FUAF Yol-Erkan Kurulu Genel Kurulunu gerçekleştirdi!

    FUAF Yol-Erkan Kurulu Genel Kurulunu gerçekleştirdi!

    PİRHA – 17-18 Mart 2018 tarihinde Essonne AKM’nin ev sahipliğinde, FUAF Yol ve Erkân Kurulu iki günlük buluşma ile Genel Kurulunu gerçekleştirdi.

    17-18 Mart 2018 tarihinde Essonne AKM’nin ev sahipliğinde, FUAF Yol ve Erkân Kurulu iki günlük buluşma ile Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Yapılan genel kurulun ilk gününde Öğretim Üyesi Gani Pekşen ile “Alevi Deyişleri ve Zakirlik” üzerine bir muhabbet yapıldı. İkinci günü ise, FUAF Yol ve Erkân Kurulu tüzüğü güncellenip onaylandı.

    Ardından FUAF Yol ve Erkân Genel Kurulu yapıldı.

    Genel Kurul sonucu Metin Doğan Dede FUAF Yol ve Erkân Kurulu Başkanlık görevini Hüseyin Çarman Dede’den devraldı. FUAF Yol ve Erkân Kurulu Yönetim Kurulu şu şekilde oluştu:

    Başkan : Metin DOĞAN
    Genel Sekreter : Erkan AKAGÜNDÜZ
    Sayman : Elif KALAYCI

    Yönetim Kurulu Üyeleri :
    Ali UMUT
    Hikmet TEZERDİ
    Oktay TACİMOĞLU
    İlhan ŞANKAYNAĞI
    İbrahim KARA
    Gülten YÜKSEL
    Uryan EROĞLU
    Mustafa KAVAK
    Emrah MALKOÇ

  • FUAF Alevi Kültür Merkezleri’nde el becerileri ve geri dönüşüm atölyeleri

    FUAF Alevi Kültür Merkezleri’nde el becerileri ve geri dönüşüm atölyeleri

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), Alevi Kültür Merkezlerinde  çocuklara yönelik  sanat atölyeleri düzenleniyor.  

    AKM kadın komisyon üyeleri Zeynep Dönmez, Oya Yerlikaya FUAF kampında aldıkları kararla çocuklar ve yetişkinler için geri dönüşüm atölyelerini hayata geçirdi.

    Atölyelerle ilgili yapılan açıklamada, “Alevilikte, doğa sevgisi önemli bir yer tutar” denilerek, “Nasıl musahiplikte, musahip canlar birbirinden sorumluysa, her can da yaşadığı çevreden sorumludur. Doğa ve çevreyi korumak, temiz tutmak her Alevinin yaşamında temel görevlerden biridir” diye belirtildi.

    Atölyelerde eğitmenlik görevi yapan Oya Yerlikaya ise çalışmaların ortak amaçlarını şöyle sıraladı:

    – Çocuğuyla birlikte bir şeyler üretebilmek,
    – Paylaşmayı, yardımlaşmayı öğrenmek,
    – Yeni bilgiler öğrenmek,
    – Yetişkinlerle birlikte çalışmak,
    – Kurum içinde hoşça vakit geçirmek,
    – Yetişkinlerle ve yaşıtlarıyla sosyalleşmek, ilişki kurmak,
    – Çocukların düşüncelerini önemsemek,
    – Video oyunlarından ve televizyon başından uzaklaştırmak,
    – Dönüşüm malzemelerini ön plana almak, onlara ikinci bir hayat sunmak,
    –  Alevi felsefesinin bir parçası olan doğaya sevgi ve saygı göstermeyi, koruma prensiplerini baz alarak çevre kirliliğini önlemek.

  • FUAF 9. Olağan Genel Kurulu başkan adayları belli oldu

    FUAF 9. Olağan Genel Kurulu başkan adayları belli oldu

    PİRHA- Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (FUAF) 9. Olağan Genel Kurulu başkan adaylarını açıkladı. FUAF Genel Başkanı Erdal Kılıçkaya, “Son üç yılımızı yöneticilerimizle üyelerimizle kadınlarımızla gençliğimizle yolumuza, erkanımıza ve eğitim seferberliğine ayırdık. Bunun karşılığını da aldık” dedi.

    Fransa Alevi Birlikler Federasyonu (FUAF) 9. Olağan Genel Kurulu öncesi eşit başkan adaylarını belirledi. FUAF tüzüğü gereği, eşit başkan, disiplin ve denetleme kurulu adaylarını genel kurulun yapılacağı tarihten bir ay önce FUAF Genel Merkezine yazılı olarak başvuruda bulunmaları gerekiyor.

    1 Nisan 2018’de Paris’te yapılacak olan FUAF 9. Olağan Genel Kurulu’na başvuruda bulunan eşit başkan, disiplin ve denetleme kuruluna adaylık başvurusunda bulunan isimler şu şekilde:

    FUAF Eşit Başkan adayları: Rozbi Demir (Montbeliard AKM), Dilan Tok (Phalsbourg AKM), Hakan Alca (Mulhouse AKM), Ali Karababa (Cluses AKM)

    FUAF Denetleme Kurulu Adayları da: Mehmet Gündüz, İsmail Kamçı

    FUAF Disiplin Kurulu Adayları: Veli Güneş, Aslan Baytek, İbrahim Mor

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (FUAF) 1 Nisan 2018 tarihinde yapılacak olan 9. Olağan Genel Kurulu’na dair FUAF Genel Başkanı Erdal Kılıçkaya şunları kaydetti:

    “1 Nisan 2018 tarihinde Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun (FUAF’ın) 9. Olagan Genel Kurulu’nu Paris’te gerçekleştireceğiz. Son üç yılımızı yöneticilerimizle, üyelerimizle, kadınlarımızla, gençliğimizle yolumuza, erkanımıza ve eğitim seferberliğine ayırdık. Bunun karşılığını da aldık. Dolayısıyla kadro konusunda zorluğumuz olmayacak.

    Yolumuza, kurumlarımıza, mücadelemize yakışır bir Genel Kurul olması için FUAF Yönetim Kurulu olarak elimizden geleni yapıyoruz. Bir ay boyunca adaylarımız üç yıllık projelerini anlatacaklar. Söylemlerinin ve eylemlerinin Alevice olacağından, Alevice bir yarış için ellerinden geleni yapacaklarından hiç kuşkumuz yok.” (HABER MERKEZİ)