Etiket: gazi cemevi

  • Hakk’a yürüyen Baba Mansur Ocağı pirlerinden Süleyman Metin, Sivas’a uğurlandı-VİDEO

    Hakk’a yürüyen Baba Mansur Ocağı pirlerinden Süleyman Metin, Sivas’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Hakk’a yürüyen Baba Mansur Ocağı Pirlerinden Süleyman Metin, Gazi Cemevindeki erkandan sonra Sivas’a uğurlandı.

    Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde geçirdiği kalp krizi sonrası Hakk’a yürüyen Baba Mansur Ocağı Pirlerinden Süleyman Metin, İstanbul Gazi Cemevindeki Hakk’a yürüme erkanından sonra toprağa sırlanmak üzere Sivas’a uğurlandı.

    Gazi Cemevinde gerçekleşen erkana CHP Milletvekili Yüksel Mansur Kılıç, Sanatçı Aynur Haşhaş’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Metin, Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Mescit Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Baba Mansur Ocağı’ndan Süleyman Metin Dede Hakk’a yürüdü

    Baba Mansur Ocağı’ndan Süleyman Metin Dede Hakk’a yürüdü

    PİRHA-Baba Mansur Ocağı dedelerinden Süleyman Metin Gökçeada’da kalp krizi geçirerek Hakk’a yürüdü. Süleyman Metin 3 Mayıs Salı günü saat 14.00’te İstanbul Gazi Cemevi’nden Sivas Kangal’a uğurlanarak, köyünde toprağa sırlanacak.

    Baba Mansur Ocağı dedelerinden Süleyman Metin bugün Gökçeada’da kalp krizi geçirerek Hakk’a yürüdü. 3 Mayıs Salı günü saat 14.00’te İstanbul Gazi Cemevi’nden Sivas Kangal’a uğurlanacak olan Metin, Mescit Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    PİRHA / İSTANBUL

     

     

  • Gazi Katliamı’nda yitirilenler anıldı: Yüreğimizde acı ve öfke var!-VİDEO

    Gazi Katliamı’nda yitirilenler anıldı: Yüreğimizde acı ve öfke var!-VİDEO

    Gazi Katliamı’nda yaşamını yitirenler yüzlerce kişi tarafından yapılan yürüyüş ve açıklamayla anıldı. Aileler, 27’nci yılında yüreklerinde hala acı ve öfkenin olduğunu belirterek, sorumluların yargılanması çağrısını yineledi.

    İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Mahallesi’nde 12 Mart 1995’te 22 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı katliamın 27’nci yıldönümünde yaşamını yitirenler için anma etkinliği düzenlendi.

    12 Mart Platformu’nun çağrısıyla yüzlerce kişi Gazi Cemevi’nde bir araya geldi. Anma cemevi önünden Eski Postane’ye doğru yürüyüşle başladı. Yürüyüşte, “Gazi’den Ümraniye’ye Adalet İstiyoruz” pankartı yer alırken, kitle “Gazi şehitleri ölümsüzdür”, “ Gazi şehitleri onurumuzdur”, “Gazi halkı burada katiller nerede”, “Gazi için adalet herkes için adalet”, “Katiller halka hesap verecek” sloganları atıldı.

    Katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıyan yüzlerce kişi, Eski Postane’nin önüne kadar yürüdü. Burada hayatını kaybedenlerin isimleri kitlesel olarak söylendi ve ardından bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

    “ALEVİ-SÜNNİ ÇATIŞMASI YARATILMAK İSTENDİ”

    Ardından aileler adına açıklamayı Sezgin Can Engin, katliamın 27’nci yılında yüreklerinde acı ve öfkenin olduğunu ifade etti. Engin,  katliamda yaşamını yitirenlere olan vefa borcunu yerine getirmek için anma yaptıklarına vurgu yaparak, “Bu baskılar Gazi halkı için yeni değil. Gazi halkı bu saldırılara alışık ama alışık olmak demek kanıksamak demek değildir. Halkları birbirine kırdırtmak istediler. Alevi Sünni çatışmasını yaratmaktı. Gazi halkı provokasyonu yapanı, yaptıranı, nedenin de biliyordu. Amaç Gazi’deki devrimci muhalefeti sindirmek ve tüm devrimci demokratik halka gözdağı vermekti. Bu saldırılar sadece Alevi ve Sünnilere değildi. Saldırılar tüm halkaydı” dedi.

    “KATİLLER CEZALANDIRILMADI”

    Engin, katliamında dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Mehmet Ağar, Hanefi Avcı, İçişleri Bakanı, İstanbul Valisini sorumlu olduğunu hatırlatarak, yargılanmalarını talep etti. Engin, “Gazi halkının zalime ve zulme direnişi; sokağa çıkma yasağına, katliamlara, devletin, polisin sergiledikleri vahşete karşı, 18 şehit ve yüzlerce yaralıya rağmen sürmüştü. 18 şehit yüzlerce yaralaya rağmen sürmüştü. Ümraniye’de katliamı protesto etmek isteyen kitleye saldırı oldu ve katlettiler. Vuranların kim olduğu belli olmasına rağmen katiller cezalandırılmadı” diye belirtti.

    CEZAEVLERİ, KAYYIMLAR, ASİMİLASYON POLİTİKALARI, KADIN CİNAYETLERİ

    Engin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Koçgiri, Maraş’ta,a Sivas’ta, Dersim’de, Roboski’de, Cizre’de, Gezi’de, Suruç’ta, Ankara Garı’nda aynı zihniyet Türkiye halklarına reva görülmüştür.

    Bu katliamlara ve baskılara direnenler tutsak ediliyor, ağır tecrit altına alınıyor ve insan onuruna yakışmayan muameleye maruz kalıyor. Bugün ülke hala yoğun bir tecrit altında. Bu tecride direnenler bedenlerini ölümsüzlüğü yatırdılar. Cezaevleri ölüm evlerine dönüştürüldü. Kürt halkının ana dil hakkı gibi en doğal hakkının bile yok sayılıp, siyasi temsilcilerinin cezaevlerine iktidarın hırsı ile esir ediliyor. Kayyım ile Kürt halkının iradesi yok sayıldı. Asimilasyon politikaları devam etmekte. Kadın cinayetleri arttı. Okullarda zorunlu din dersi Alevileri ve diğer inanç gruplarına zulüm uygulanmakta. Hukuksuzluğun en derini yaşatılmakta.”

    KATLİAMIN YAŞANDIĞI YERE KARANFİLLER BIRAKILDI

    Açıklamanın ardından katliamın yaşandığı yere karanfil bırakıldı. Kitle daha sonra taranan kahvehanenin önüne doğru yürüdü. Burada da karanfil bırakan kitle, daha sonra Gazi Mezarlığı’na giderek yaşamını yitirenleri mezarı başında andı. Kitlenin Gazi Cemevine dönmesinin ardından lokmalar paylaşıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, 27’inci yılında Gazi Katliamı’nı konuştu-VİDEO

    HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, 27’inci yılında Gazi Katliamı’nı konuştu-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Gazi Mahallesi’nde 27 yıl önce gerçekleştirilen katliama ilişkin Gazi Cemevi’nde forum düzenleyen HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, katılımcılar ile o dönem yaşananları konuştu.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Meclisi, “27’inci yılında Gazi Katliamı’nı konuşuyoruz” başlığıyla İstanbul Gazi Cemevi’nde bir forum düzenledi.

    HDK Halklar ve İnançlar Meclisi’nden Nergiz Güzel’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen forum kapsamında birçok katılımcı söz alarak 27 yıl önce yapılan Gazi Katliamı’na ilişkin konuştu.

    “ALEVİLER OLARAK ASİMİLASYONA VE KÜLTÜR SOYKIRIMINA UĞRADIK”

    Gazi Katliamı’ndan sonra devletin bölgedeki baskısının arttığını ifade eden Güzel, “Aleviler olarak asimilasyona ve kültür soykırımına uğradık” dedi.

    HDK Halklar Meclisi’nden Seda Berze ise şöyle konuştu:

    “Anadolu, halkların dostça yaşadıkları bir coğrafya olabilecekken egemenlerin müdahalesiyle karşılaştı. Gerilime, şiddete, nefret söylemine ihtiyacımız yok. Bunların olmadığı bir ülke hayal ediyoruz. Farklılıklarımızla yan yana dostça yaşadığımız ittifaklar kurmalıyız.”

    Demokratik Alevi Derneği’nden (DAD) Mehmet Güzel ise konuşmasında, Dersim Nazımiye’de bulunan Düzgün Baba Cemevi önünde silahlı kişilerce çektiği fotoğrafı paylaşan Nazımiye Kaymakamı’na tepki gösterdi.

    HDK Halklar Meclisi’nden Meryem Fehime de söz alarak, “Biz egemenleri yeni tanımıyoruz. Kıyım kültürüyle kendi tebasını diri tutuyor. Biz affetmiyoruz. Yüzleşmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmasına Ukrayna’daki savaşa değinerek başlayan Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ise “Yaşama hakkının kutsallığı üzerinde ortaklaşmamız gerekiyor” dedi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Gazi Cemevinde panel: Kadın cinayetleri erkek-devlet şiddetinin bir parçasıdır-VİDEO

    Gazi Cemevinde panel: Kadın cinayetleri erkek-devlet şiddetinin bir parçasıdır-VİDEO

    PİRHA-Alevi kadın kurumlarının düzenlediği panelde konuşan HDK Kadın Meclisi üyesi Çiğdem Kılıçgün Uçar; “Sistemin ifade ettiği şey kadın, erkeği öldürüyorsa cezalandırılır ama bir erkek, kadını öldürüyorsa cezalandırılmaz. Çünkü devlet o erkeği cezalandırırsa en başta kendisini cezalandırmış olur” ifadelerini kullandı.

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü yaklaşırken, İstanbul Gazi Cemevi Kadın Meclisi, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi ile Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Gazi Kadın Meclisi, “Erkek şiddetine karşı kadın mücadelesi” başlığıyla Gazi Cemevinde bir panel düzenledi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz ile Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi üyesi Çiğdem Kılıçgün Uçar‘ın konuşmacı olarak yer aldığı panele çok sayıda kadın katıldı.

    Ekonomik krizin derinleştiğini belirten Dilşat Canbaz, “Hepimizin bildiği gibi derin bir yoksulluk var. O yoksulluğu sistemin dışında tutamayız. Ekonomik krizi, erkek-devlet şiddetinden bağımsız tutamayız. Çünkü hepsi birbirini besliyor ve tetikliyor. Kadın ölümlerini ‘münferit’ bir ölüm olarak göstermek aslında sistemden bağımsız değil. Erkek-devlet şiddetinin bir parçasıdır” dedi.

    “POLİSLER ALANDA YANIMDAKİ ERKEK ARKADAŞIMLA MUHATAP OLUYOR”

    Canbaz, kadın cinayetlerinin dünya genelinde sürdüğünü ifade ederken; şunları söyledi:

    “Sadece ülkemizde değil; dünyada yaşanan kadın cinayetlerine baktığımızda hepsini erkek iktidarının yansıması olarak görüyoruz. Kadının politikleştiği yerde yine aynı sorunları yaşıyoruz. Biz kimsenin kadınları, eşleri, annesi, ailesi değiliz. ‘Sizin makbul kadınlarınız olmuyoruz’ dediğimizde şiddet ile karşı karşıya kalıyoruz.

    Bir milletvekili olarak alanda polis ile karşılaştığımızda benimle değil, yanımdaki erkek arkadaşımla muhatap oluyor. Daha fazla ses çıkarıyorsam zaten dikkate almıyor. Ben bir kadınım. İkincisi politik bir kadınım.”

    Çiğdem Kılıçgün Uçar ise kadın cinayetlerine ilişkin kullanılan dile dikkat çekti. “Kadınlar cinayete kurban gittiğinde ‘namus cinayeti’ diyorduk. Bu aslında erkeğin, kadını öldürmesini haklı gösteren bir tanımlamadır” diyen Uçar, kadın hareketinin bu konuda dil değişikliğine gittiğini hatırlattı.

    “KİMSENİN NAMUSU DEĞİLİZ”

    Uçar şöyle konuştu:

    “Öncelikle kadına yönelik şiddeti, ‘erkek şiddeti’ olarak tarif ediyoruz. ‘Namus cinayeti’ olarak tarif etmiyoruz. Kimsenin namusu değiliz. Devlet, bir yönetme aygıtı olarak şiddeti kullanıyor. Kadınlar, en yakınımızdaki erkekler tarafından şiddetle kontrol altında tutulmaya çalışıyoruz.

    Devletin bütün aygıtları; polisinden, Diyanet’ine kadar kadınlar üzerinden toplumu yeniden dizayn etmeye; kendi kural ve kaidelerini kabul eden bir toplum yaratmaya gidiyor. Kadınların yürüttüğü eşitlik ve özgürlük mücadelesi sadece kadınları özgürleştiren bir boyutta değil.

    “ÇİLEM DOĞAN YAŞADIĞI İÇİN CEZA ALIYOR”

    Kadınların, pandemi süreciyle birlikte eve hapsedilmesiyle şiddet ve cinayetler daha fazla arttı. Buna mukabil devletin cezasızlık politikasının da yükseldiğini ifade edebiliriz. Cezasızlık politikasından kastettiğimiz aslında şu: Eşini öldüren erkek, bir takım elbise giymekten, kravat takmaktan kaynaklı ceza indirimi ile karşılaşabiliyor.

    Fakat yaşamak için eşini öldürmek zorunda kalan Çilem Doğan yaşadığı için ceza alıyor. Sistemin ifade ettiği şey kadın, erkeği öldürüyorsa cezalandırılır ama bir erkek, kadını öldürüyorsa cezalandırılmaz. Çünkü devlet o erkeği cezalandırırsa en başta kendisini cezalandırmış olur.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Gazi Cemevi dayanışma amaçlı lokmalarını paylaştırdı

    Gazi Cemevi dayanışma amaçlı lokmalarını paylaştırdı

    PİRHA- Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi salgın sürecinde dayanışmayı güçlendirmek adına pişirdiği lokmaları Gazi esnafı ile paylaştı.

    Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı salgın sürecinde Gazi Cemevi her Perşembe günü farklı mahallerde dayanışma amacıyla pişirdiği yemekleri pay ediyor.

    Bu hafta pişirilen lokmalar Gazi esnafı ziyaret edilerek paylaştırıldı. Şimdiye kadar 40 bine yakın lokmayı ihtiyaç sahipleri ile buluşturan Gazi Cemevi, her perşembe lokmalarını dağıtmaya devam edecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • DAD İstanbul Şube 12 Eylül’de olağan kongresini yapıyor!

    DAD İstanbul Şube 12 Eylül’de olağan kongresini yapıyor!

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, 12 Eylül’de olağan kongresini yapacak.

    DAD İstanbul Şube, 12 Eylül Pazar günü olağan kongresini gerçekleştirecek.

    Gazi Cemevi Konferans Salonunda yapılacak kongre için “Yol çaredir, Yol şifadır” başlığı ile şu açıklama yapıldı:

    “Yol birlik içerisinde toplumsal savunmamızı genişletmek için cümlemize çerağdır. Gerçekleşecek olağan kongremizde aramızda olmanız bizlere güç verecektir.”

    Saat 13’te başlayacak kongreye CHP Milletvekili Ali Şeker, HDP Milletvekili Kemal Bülbül, HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek ve Alevi kurum temsilcileri de konuk olarak katılacak.

    Program dahilinde Sanatçılar Hıdır Baş, Nurettin Güleç ve Dile Munzur da sahneye çıkacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • DAD İstanbul Şubesi, Gazi Cemevi’nde aşure lokmasını pay etti -VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi, Gazi Cemevi’nde aşure lokmasını pay etti -VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şubesi, Muharrem oruçlarının ardından aşure lokmasını paylaştırdı. Etkinlikte yapılan konuşmada; “Aşurenin anlamı zalime karşı mazlumun yanında olmaktır. Bizim aşurelerimizin dağıtılmasının asıl amacı bu düsturu hatırlatmak ve bulunduğumuz yerlerde kendi birliğimizi sağlamak için yapılır” denildi.

    Muharrem oruçlarının ardından aşure lokmaları pay edilmeye devam ediyor. Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şubesi, Gazi Cemevi’nde aşure lokmasını paylaştırdı.

    Lokma dağıtımına Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar masasından Nesimi Aday, Gazi Cemevi post dedesi Haşim Kızılveren, Gazi Mahallesi muhtarı Ümit Doğan, HUBYAR Başkanı Aydın Deniz ve çok sayıda yurttaş katıldı. Lokma duasını Pir Mehmet Karabulut okudu.

    “AŞURENİN ANLAMI ZALİME KARŞI MAZLUMUN YANINDA OLMAKTIR”

    Etkinlikte konuşan HUBYAR Başkanı Aydın Deniz şunları dile getirdi:

    “Aşurenin anlamı zalime karşı mazlumun yanında olmaktır. Bizim aşurelerimizin dağıtılmasının asıl amacı bu düsturu hatırlatmak ve bulunduğumuz yerlerde kendi birliğimizi sağlamak için yapılır. Bu geleneği sergilemek değerlerimizin yaşatılması için önemlidir. Şu dönemde özellikle zalimin, yezidin masasına oturan ocakzadeler, kurumlar var. Bu kadar yağmanın, talanın yapıldığı, her şeyin hoyratça kullanıldığı bir dönemde Aleviler kendi inancına sahip çıkmalıdır. Maalesef ki son süreçte bunu göremedik. Bugün yapılan etkinlik bu nedenle de önem arz etmektedir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dede Kızılveren: Aleviler aşure hizmetini yaptıkları gün izinli sayılmalı-VİDEO

    Dede Kızılveren: Aleviler aşure hizmetini yaptıkları gün izinli sayılmalı-VİDEO

    PİRHA-Aleviliğin evrensel, kadim bir inanç olduğunu ifade eden Babamansur Ocağı dedelerinden Haşim Kızılveren, Alevilerin aşure hizmetini yaptıkları gün izinli sayılması gerektiğini söyledi. Kızılveren, “Alevilik, tüm kainatı kendi içerisinde cem etmiştir. Tüm doğanın hakikatini korumuştur. Başkalarına saygı duyduğumuz gibi bize de saygı gösterilmesini istiyoruz” dedi. 

    Muharrem ayı dolayısıyla 12 İmam Orucu devam ediyor. Babamansur Ocağı dedelerinden Haşim Kızılveren 12 İmam Orucu’na ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Muharrem ayı ile ilgili olarak “Geçmişten günümüze kadar tüm dinlerin içerisinde tutulan bir oruç ayıdır ve Kerbela yası ile yasa bürünmüştür” değerlendirmesinde bulunan Kızılveren, “Hem oruçlar tutulur hem matem yaşanır. Tüm canlardan isteğimiz nefis deryasından arınsınlar, Hak yoluna tabi olsunlar. Bu ayda eğlenceden uzak dursunlar. Oruç derken, mide açlığı değil; vücudun 366 ezasını Hak yoluna teslim etme yoludur” dedi.

    “ALEVİLİK KADİM BİR İNANÇTIR VE EVRENSELDİR”

    Kızılveren son olarak, Alevilerin aşure hizmetini yaptıkları gün izinli sayılması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

    “Alevilik kadim bir inançtır ve evrenseldir. Tüm kainatı kendi içerisinde cem etmiştir. Tüm doğanın hakikatini korumuştur. Saygı ile bakmıştır. Bu ay sessiz sedasız orucuna teslim olup, Hak yoluna giderler. Şatafatlı iftar sofraları hazırlamazlar. Başkalarına saygı duyduğumuz gibi bize de saygı gösterilmesini istiyoruz. Oruçların ardından bir hizmet günü vardır. Aşure gününde izinli sayılıp, hizmetlerini görmelerini talep ediyoruz.”

    Barış KOP-Ali AKDÜZGÜN / İSTANBUL

  • Gazi Cemevi Başkanı: Eşit yurttaşlık talebimizin kabul edilmesi için il il gezeceğiz-VİDEO

    Gazi Cemevi Başkanı: Eşit yurttaşlık talebimizin kabul edilmesi için il il gezeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, eşit yurttaşlık taleplerinin yerine getirilmesi ve demokratik kültürün inşa edilmesi talebiyle il il dolaşacaklarını söyledi. Karataş; “Dosyamızın ana talebi cemevlerinin meşruluğu noktasında Alevilerin haklarının anayasal teminat altına alınması oldu. Ancak bir yıl geçmesine rağmen hala bizim tarafımıza herhangi bir olumlu veya olumsuz bir dönüş olmadı. Dosyamız Bakanlık Bakanlık geziyor” dedi.  

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş eşit yurttaşlık taleplerinin yerine getirilmesi ve demokratik kültürün inşa edilmesi talebiyle il il dolaşacaklarını söyledi.

    Karataş, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin karşılanması ve gereken adımların atılması için başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere çeşitli Bakanlık ve kurumlara başvurduklarını kaydetti. Yaptıkları başvuruya bir yıldır hiçbir cevap alamadıklarını belirten Karataş, taleplerinin yerine getirilmesiyle ilgili kamuoyu oluşturmak için 15 Eylül’den itibaren eylem başlatacaklarını açıkladı.

    Karataş, 15 Eylül’de başlatacakları eylem çerçevesinde 81 ili gezerek halkın görüşlerine başvuracaklarını belirtti. Eylem kapsamında yapılacak gezilerin ilk durağı ise Trabzon olacak.

    “DOSYAMIZ BAKANLIK BAKANLIK GEZİYOR”

    Karataş eşit yurttaşlık talebinde bulunmalarıyla ilgili süreci şu şekilde anlattı:

    “Geçen yıl 13 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı’na ve Kamu Denetçiliği Kurumu’na dosya gönderdik. Dosyamızın ana talebi cemevlerinin meşruluğu noktasında Alevilerin haklarının anayasal teminat altına alınması oldu. Bu konu ile ilgili dava açılabilmesi için önce talep etmek gerekiyor. Sonrasında olumsuz döndüğü vakit dava açabiliyorsunuz. Ancak bir yıl geçmesine rağmen hala bizim tarafımıza herhangi bir olumlu veya olumsuz bir dönüş olmadı. Bizim dosyamız Bakanlık Bakanlık geziyor. Hatta Bakanlıklardan bazı canlar bizi aradılar, dosyanın kendilerine geldiğini Kamu Denetçiliği Kurumu’nun dosyayı kendilerine gönderdiğini söylediler.

    Zaman kazanmak için yapıyorlar bunu, ben öyle anladım. Sürekli dosyamız Bakanlık Bakanlık gezmezdi yoksa. Biz de bunun üzerine bir çalışma içerisine girdik. Normalde Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bu talebi yerine getirebilir. Basit bir şey ama hala dönüş olmadığı için böyle bir eylem yapma kararı aldık. Böylelikle hem talebimizi anlatacağız, başvurumuzu yaptığımızı söyleyeceğiz hem de bir an önce yasalaşması için kamuoyu oluşturacağız. Şunu da belirtmek gerekiyor. Başta siyasal iktidar olmak üzere bütün muhalefet partileri her seçim arifesinde çıkarlar propaganda yaparlar. Eşit yurttaşlıktan bahsederler. Ama Türkiye’de ne yazık ki muhalefeteyken söz verdikleri konuları iktidara geldikleri zaman unutuyorlar. Dolayısıyla da biz şöyle bir çalışma içerisine girdik. Bunun halk nezdinde Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde hatta dışında yaşayan vatandaşlarımızın algısında Alevi inancına karşı çok pozitif yaklaştıklarını, Aleviliğin meşru olduğunu biliyoruz. Cemevlerinin ibadethane olması noktasında anket yapılmış olsa, ben inanıyorum yüzde 90-95’leri bulur.”

    “BU İŞİ CİDDİYE ALMAYANLARA KARŞI DEMOKRATİK TEPKİMİZİ GÖSTERECEĞİZ”

    Toplumun tüm kesimlerinde eşit yurttaşlık talebinin kabul gördüğünü ancak siyasilerin bu talebe kulak tıkadıklarını ifade eden Karataş sözlerine şu şöyle devam etti:

    “Aslında bu bir toplumsal mutabakat oluşturmuş durumda. İşte bizim bu çalışmayla bunu açığa çıkarma gibi derdimiz var. Bunu yaparken nereden cesaret aldık? Biz bu pandemi sürecinde yaklaşık 30 bine yakın lokma dağıttık. Mahalle mahalle gezdik. Pandemi sürecinde biliyorsunuz biz cemevimizde lokmalarımızı dağıtamıyorduk. Her perşembe günü mahallelerde lokmalar dağıtıyorduk. Bu 30 bine yakın lokma dağıtımı sürecinde canlarımızla yapmış olduğumuz istişarelerde, sohbetlerde bu karara vardık. Yani bizim cemevimizin çadırını görüpte gelen mütedeyyin ailelerimiz hakikaten bizim coğrafyamız içerisinde olan bütün canlarımız hepsi seve seve gelip lokmalarımızı paylaştılar. Bu boyutuyla da biz cesaret aldık, işin gerçeği bu. Çalışmayı ondan dolayı başlatıyoruz.

    Bu çalışma aslında siyasilere karşı halkın bu noktada bir probleminin olmadığını da açığa çıkaracak. Ben inanıyorum ki 83 milyon yurttaşımızın, burada yaşayan bütün haklarımızın cemevlerine bakış açısı nettir, bellidir, açıktır. Dolayısıyla da biz bunu açığa çıkarıp bugün parlamentoda bu işi sümen altı edenlere, parlamentoda bu işi ciddiye almayanlara karşı aslında demokratik tepki göstermek gibi bir derdimiz var.

    Halkta bu gerçeği açığa çıkardığımız vakit vallahi siyasilerin artık çok kaçacak yeri olacağı kanaatini taşımıyorum. Bir de şu var tabii ki: Bizim anayasamız buna 12 Eylül anayasası denilir. Bu anayasada dahi belirli yasalar, normlar vardır. Bu normları dahi uygulamadığımız açık bir şekilde ortada. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, hukuk ve sosyal devletidir diye bir tanımlamamız var. Ama bunun kâğıt üzerinde olduğu, pratik yaşamda bunun karşılığının olmadığı kanaatini taşıyoruz. Dolayısıyla biz bu ülkede Alevi canlar olarak bütün 83 milyon yurttaşımız yüreklerin aynı olduğu düşüncesi içerisindeyiz. Çünkü 72 millete aynı nazardan bakıyoruz. Dolayısıyla da biz bu ülkenin barış, demokratik yaşamın, hukukun, adaletin, korunduğu bir noktada bütün herkesin eşit yurttaşlık taleplerini yerine getirdiği demokratik kültürü inşa etmemiz gerekiyor.”

    “BÜTÜN CANLARIMIZLA RIZALAŞACAĞIZ”

    Gazi Cemevi Başkanı Karataş, “Tabi sadece bu ülkede Alevilerin sorunu yok. Bu ülkede yaşayan bütün herkesin sorunu var. Sorunlarımız nedir? Bu da aslında bir demokratik yaşamın özüdür. Bu ülkede hukuk, adalet, barış, sevgi, kardeşlik oluşturulabilmesi için bizim o demokratik literatürü, pratiğini yaratmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Çalışmamızın ana fikri bu. Başta ilk programımızı Ağustos’ta başlatacaktık ancak biliyorsunuz Muharrem yası var. Matem ayımız. Aynı zamanda bizim şehir dışı etkinliklerimiz de var. O yüzden Eylül’ün 15’ine kadar ilk geziyi başlatacağız. İlk ziyaretlerimize başlayacağız. İlk olarak Trabzon’dan başlayacağız. Oradan Edirne, İzmir, Van, Diyarbakır derken 81 vilayeti gezeceğiz. Bütün canlarımızla rızalaşacağız. Onlardan katkı ve destek isteyeceğiz.”

    Mustafa IŞIK/ İSTANBUL

  • ‘İktidarın Aleviler ile ilişkilenmesi samimi değil’-VİDEO

    ‘İktidarın Aleviler ile ilişkilenmesi samimi değil’-VİDEO

    PİRHA- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanının cemevlerine dönük ziyaretlerini değerlendiren PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Hüsnü Korkmaz, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı İnanç Kurulu’ndan İsmail Soyupak Alevilerin hak ve taleplerini görmek istemeyen iktidarın bu hamlesinin girdiği siyasi çıkmazın aşılmasına yönelik argümanı olduğuna işaret ettiler. 

    Alevi toplumu haklarının, somut taleplerinin hükümet tarafından kabul edilmesini beklerken, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanı Ali Arif Zeybek, Türkiye’nin bir çok kentinde Alevi kurumlarına ziyaret gerçekleştiriyor. Kurumlara ve inanç önderlerine ‘bir ihtiyacınız var mı?’ diye sorulan ziyaretlerde kurum başkanları ve inanç önderleri çoğu yerde muhataplarının devlet olduğunun altını çizerken, Alevilerin haklarının iadesi istediler.

    Konuya ilişkin İstanbul’da hizmet yürüten Alevi kurum başkanları ve temsilcileri PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulunarak Aleviliğe yasal statü verilmemiş iken yapılan bu ziyaretlerin samimi olmayacağının altını çizdiler.

    “İKTİDARIN ALEVİLER İLE İŞKİLENMESİ SAMİMİ DEĞİL”

    Siyasal iktidarın Alevilerin sorunlarına çözüm olmadığını ifade eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Hüsnü Korkmaz, siyasi iktidarın son dönemde yaşadığı çıkmazın sonucu Aleviler ile ilişkilenmesinin samimi olmadığına işaret ederek, Son 20 yıldır bu dil bir şekilde Alevi toplumunun sorunlarına çözüm olmamıştır. Dolayısıyla doğru bir dil olmadığı aşikardır. Biz konuşma, söylem, vaat yerine müspet hareket, müspet çalışma sonuç noktasında bir şeyler görmek istiyoruz. Dolayısıyla dil, söylem bugüne kadar toplumsal taleplerimize, derdimize deva olmamıştır. Bu anlamda bu pencereden baktığımızda iktidarların dili Alevi istek ve taleplerini karşılayan bir dil olmamıştır.  Siyasal iktidar muhtemelen bir siyasi çıkmaz, bir dar boğaza girmişti. Ve bu darboğazın da aşılmasına yönelik en önemli argümanlardan bir tanesi Alevi toplumunun olduğu gerçeği zaten hep ortadadır. Dönemsel olarak, tarihsel olarak katliamlar tarihine baktığımızda çok farklı yöntemlerle de o argümanlar kullanılmıştır. Yine bugün de aynı toplum üzerinde farklı bir yöntem sergileniyor. Alevi toplumu, Alevi önderleri, Alevi kurumsallığı açısından bakıldığında hiç samimi bulunan bir durum değil” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN GÜNDEMİNİN OLMASI ZORUNLUDUR”

    Korkmaz, Alevilerin metropoller ve kentlere göç ile birlikte önemli bir aşama kaydederek kendi gündemleri oluşturabildiğini dile getirdi. Korkmaz,  “Aleviler kendi gündemleri olmak zorunda olan bir toplum. Çünkü bugün baktığımızda siyasal iktidarların, iktidarlarını koruyabilmeleri için Alevileri muhakkak gündemde tutması gerekiyor. Evet kendimiz de gündem oluşturuyoruz. Bazen kendiliğinden doğal olarak oluşan, bazen de toplumsal reflekslerle oluşturduğumuz gündemlerimiz de bugüne kadar varlığımızı koruduk” ifadelerini kullandı.

    “CEMEVLERİNİN ZİYARETİ POLİTİK PROPAGANDADAN İBARET”

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun danışmanının cemevlerine dönük ziyaretlerini politik bir propagandadan ibaret olduğu belirterek, “Her dönem Aleviler aslında muhatap alınmıştır. Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal de Alevileri muhatap almıştır. Dersim’e Alevi dergahlarına gitmiştir. Daha sonra gelen iktidarların hepsi ama hepsi bir şekilde Alevilerle irtibat kurmuştur. Şimdi yüzlerce cemevlerimiz var Alevileri muhatap almak isteyenler cemevlerine gidiyorlar. Bu birazda Aleviler oy potansiyeli olarak kendilerine eklemlendirmek istiyorlar. Birazda ‘benim Alevim’ ifadesini oluşturmak istiyorlar. Oysa Aleviler kimsenin Alevi’si değil, Aleviler kendi başlarına artık kendini ifade edebilen bir toplum. Cemevlerinin ziyaret edilmesi sadece politik bir propagandadan ibarettir” dedi.

    “ALEVİLER ARTIK KENDİNİ İFADE EDEBİLİYOR”

    Alevi hak mücadelesinin meşruluk kazanarak artık her alanda kendini var ettiğini belirten Karataş şöyle konuştu:

    “Alevilik bu topraklarda var olduğu kabul edilen meşruluğunu kabul ettirmiş bir toplumdur. Geçmişte çok eski yıllarda saklanan, kırsallarda, gözden ırak yerlerde yaşamayı tercih eden, korkuyla ve baskıyla kendini ifade edemeyen, ‘inkâr’ eden bir toplumdan bugünkü geldiği aşama önemlidir. Görüyoruz ki bugün Aleviler kendilerini ifade edebiliyor, artık her alanda ben Aleviyim diyebiliyor, ben varım diyebiliyor. Demek ki Aleviler artık gündem belirleyebiliyorlar.”

    “ÖNCE CEMEVİNİ İBADETHANE OLARAK TANIMALARI GEREKİYOR, ŞEKİLCİLER”

    “Devlet adına gelen şahıslar kurumları ziyaret edecekse önce çıkıp buraların ibadethanedir demesi gerekiyor” diyen Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı İnanç Kurulu’ndan İsmail Soyupak da cemevlerinin ziyaret edilmesini, “Devletin içerisinde iktidarlaşmış olan o gücü elinde tutanların cemevlerini ziyaret edip gönül alma derdini biz çoktan geçtik. Eğer devlet bir kuruma gelecekse veya devlet adına gelen şahıslar kurumları ziyaret edecekse önce çıkıp buraların ibadethanedir demesi gerekiyor. Dolayısıyla biz bu sorunsallarımızı ortadan kaldırmadan ziyaretlerle bu işlerin olacağı kanaatini taşımıyorum. Şekilden öteye de gitmez biz Aleviler şekilci değil, özüz” diyerek yorumladı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

    İ

  • Gazi Cemevi, 81 ilde cemevlerinin statüsü için kampanya yürütecek-VİDEO

    Gazi Cemevi, 81 ilde cemevlerinin statüsü için kampanya yürütecek-VİDEO

    PİRHA- Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, AİHM’in Alevilerin haklarının tanınması gerektiğine ilişkin hükmünün iktidar tarafından yerine getirilmediğine dikkat çekerek, 81 ile gidip temaslarda bulunacaklarını ve cemevlerinin statüsünün tanınması için kampanya yürütecekleri belirtti.

    Gazi Cemevi yönetimi, cemevlerinin yasal statüye kavuşması için 81 ilde yürütecekleri kampanyaya ilişkin basın toplantısı düzenledi.

    “20 MİLYON ALEVİNİN İBADETHANESİNİN KABUL EDİLMEMESİNİ KINIYORUZ”

    Basın açıklamasında konuşan cemevi başkanı Hıdır Karataş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının iktidar tarafından yerine getirilmediğini, cemevi olarak yaptıkları başvurularının da cevapsız kaldığını belirtti.

    Başta iktidar olmak üzere tüm kesimlere seslenen Karataş, “Biz kendi sorunumuzu kendi içimizde çözebiliriz. Türkiye’yi demokratikleştirecek kararlar alabiliriz. Geçen bu sürede Türkiye’de yaşayan 20 milyon Alevinin ibadethanesinin kabul edilmemesini red ediyor ve kınıyoruz” dedi.

    KAMPANYANIN STARTI TRABZON’DA VERİLECEK

    81 ile gidip temaslarda bulunacaklarını ve cemevlerinin statüsünün tanınması için çalışma yürüteceklerinin altını çizen Karataş, “ Kampanyanın startını Trabzon’da vereceğiz ve her ay bir ili ziyaret edip yurttaşlardan destek isteyeceğiz. Biliyoruz ki yurttaşların Alevilerin ibadethanesiyle ilgili zerre sorunu yoktur. Sorunu olanlar bizi yöneten ve yönetmeye aday olanlardır” diye konuştu.

    “BİZİ KİMSE ÖTEKİLEŞTİRMEYECEK”

    Karataş, konuşmasının devamında Türkiye’nin demokratikleşmesi için çaba içinde olmaya devam edeceklerini ifade ederek, “geçmişten günümüze birliğin beraberliğin yapı taşı olduk. Biz bu ülkenin asli unsuruyuz. Bizi kimse ötekileştirmeye ne gücü yeter, ne de haddi yeter” diye belirtti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Cemevi pandemi sürecinde 40 bine yakın lokmayı paylaştırdı

    Gazi Cemevi pandemi sürecinde 40 bine yakın lokmayı paylaştırdı

    PİRHA- Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi salgın sürecinde dayanışmayı güçlendirmek adına pişirdiği lokmaları paylaşmaya devam ediyor. Cemevi, şimdiye kadar 40 bine yakın lokmayı ihtiyaç sahipleri ile buluşturdu.

    Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı pandemi sürecinde Gazi Cemevi her perşembe günü farklı mahallelerde dayanışma amacıyla pişirdiği yemekleri paylaştırıyor.

    Cemevi mutfağında pişirilen lokmalar bu hafta 75. Yıl Mahallesi Eski Karakol Durağı’nda paylaştırıldı.

    Şimdiye kadar 40 bine yakın lokmayı ihtiyaç sahipleri ile buluşturan Gazi Cemevi, her perşembe lokmalarını dağıtmaya devam edecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Cemevi lokmalarını paylaşmaya devam ediyor-VİDEO

    Gazi Cemevi lokmalarını paylaşmaya devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- Gazi Cemevi salgın sürecinde dayanışmayı güçlendirmek adına lokmaları paylaşmaya devam ediyor.

    Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı salgın sürecinde Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi her perşembe günü farklı mahallelerde dayanışma amacıyla pişirdiği lokmaları pay ediyor.

    “SOKAKLARA ÇADIR KURUP LOKMALARIMIZI PAY EDİYORUZ”

    Salgın sürecinde birlik ve beraberlik içerisinde olunması adına dayanışmanın daha da yükseltilmesinin gerekliliğini dile getiren Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “Yaklaşık 4 buçuk ay oldu. Pandemi sürecinde gerek sağlık gerek ekonomik açıdan çok sıkıntılı süreçteyiz. Bizler Gazi Cemevi olarak sokak sokak gezip lokmalarımızı dağıtıyoruz. Sokaklara çadır kurup lokmalarımızı pay ediyoruz” dedi.

    “15 MAHALLENİN TAMAMINA DAĞITACAĞIZ”

    Yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarına da değinen Karataş, “Hakk’a yürüyen canlarımızın üzerine ışıklar dolsun” diyerek şunları ifade etti:

    “Şu ana kadar 20 bin lokma dağıttık devam da edeceğiz. Pandemi öncesinde cemevinde dağıtıyorduk. Kapalı ortamlarda dağıtamıyoruz şimdi. O yüzden cemevinde lokmalarımızı pişirip hijyen kurallarına uyarak sokaklarda dağıtıyoruz. 15 mahallemizin tamamına da dağıtacağız. Lokmalarımızı kendi olanaklarımızla hazırlıyoruz. Bazen hayır için getirenler de oluyor.”

    Salgın vakalarında yaşanan artışa da dikkat çeken Karataş, “Dünyayı kasıp kavuran bir salgın. Herkese görev düşüyor. Hijyene, maske ve mesafe kurallarına uymasını istiyorum herkesten. Pandemiyle başka türlü baş edemeyiz. Her can çok kıymetli bizim için. Tehlikeli bir süreçteyiz pandemide dikkat etmeliyiz” diye konuştu.

    Gazi Cemevi her perşembe günü mahallerde lokmalarını pay edecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Anne Poyraz, kızı Zeynep’in katledilişini gözyaşlarıyla anlattı: Kızım bir devrimciydi!-VİDEO

    Anne Poyraz, kızı Zeynep’in katledilişini gözyaşlarıyla anlattı: Kızım bir devrimciydi!-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Gazi Mahallesi’nde 26 yıl önce vurularak katledilen Zeynep Poyraz’ı annesi gözyaşlarıyla anlattı. Kızının bir devrimci olduğunu belirten Poyraz, “Sırtından vurulmuş ve arkadaşlarına sizi de öldürürler gidin demiş. Hastaneye götürülmesine izin verilmedi ve kan kaybı yaşıyordu. Hastaneye gittik ve kızımın öldüğünü söylediler. Bu devlet neler yaptı bize” dedi. 

    12 Mart 1995’te Alevilerin yoğunlukta olduğu İstanbul’un Gazi Mahallesi’nde başlayıp, Ümraniye’ye yayılan olaylarda hayatını kaybedenlerin aileleri ve Alevi kurum temsilcileri Gazi Cemevinde basın toplantısı yaptı.

    Burada bir konuşma yapan Zeynep Poyraz’ın annesi Menekşe Poyraz gözyaşlarını tutamayarak “Kızım bir devrimciydi” dedi.

    “BU DEVLET NELER YAPTI BİZE!”

    Kızının yaşamını yitirdiği güne dair konuşan Poyraz, kızının katillerinin devlet olduğunu ifade ederek, “Zeynep’im devrimciydi. Sivas yakıldıktan sonra bizler çok kötü olduk. Halil Kaya vurulduğunda yakamdan tuttu ve kalk gidelim dedi. Gittik, çok kötüydü, insanları öldürmüşlerdi” dedi.

    “Diğer gün Zeynep uyuyordu ve onu götürmedim. Arkadaşları aradı ve Zeynep’in vurulduğunu söylediler” diyen Menekşe Poyraz, “Sırtından vurulmuş ve arkadaşlarına sizi de öldürürler gidin demiş. Hastaneye götürülmesine izin verilmedi ve kan kaybı yaşıyordu. Hastaneye gittik ve kızımın öldüğünü söylediler. Bu devlet neler yaptı bize” diye tepki gösterdi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • ’26 yıldır yaşadığımız acıyla adalet ve hukuk aramaya devam ediyoruz!’-VİDEO

    ’26 yıldır yaşadığımız acıyla adalet ve hukuk aramaya devam ediyoruz!’-VİDEO

    PİRHA- Gazi Mahallesi’nde 26 yıl önce 23 kişinin hayatını kaybettiği katliamın yıl dönümünde açıklama yapan  aileler ve Alevi kurumları bir kez daha katliamdan sorumlularının ortaya çıkarılması ve adalet talebinde bulundu.

    12 Mart 1995’te Alevilerin yoğunlukta olduğu İstanbul’un Gazi Mahallesi’nde başlayıp, Ümraniye’ye yayılan olaylarda hayatını kaybedenlerin aileleri ve Alevi kurum temsilcileri Gazi Cemevinde basın toplantısı yaptı.

    Basın toplantısına Gazi Katliamı’nda yaşamını yitiren Zeynep Poyraz’ın annesi Menekşe Poyraz ve babası Cemal Poyraz’ın yanı sıra Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, Demokratik Alevi Dernekleri Eyüp Şube Eş Başkanı Hüseyin Özcan, tertip komitesinden İmam Balsever ve Gazi Cemevi dedesi Haşim Kızılveren katıldı.

    Basın toplantısında ilk söz alan Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Gazi Katliamı davasında adaletin vicdanını yitirdiğini ifade ederek, “26 yıl önce bir katliam yaşandı. İnadına demokrasi, barış diyen demokratik kurumlarımızın tutumları bu kirli ellerin tezgahlarını boşa çıkarıyor. Güvenlik ve yapay nedenlerle bu dava Trabzon’a kadar gönderildi. Ne yazık ki bu dava sonuçlanmış değil. Adalet burada vicdanını yitirmiştir” dedi.

    “26 YILDIR BU ACI İLE ADALET VE HUKUK ARAMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    Gazi Katliamı’nda yaşamını yitiren Zeynep Poyraz’ın babası Cemal Poyraz, katliamın gelişme sürecine değinerek, katliamlar yaşayan diğer halklar için de hukuksuzluğun devam ettiğini söyledi.

    Baba Poyraz, şunları kaydetti:

    “Gazi Katliamı’nın organize ve sistematik bir katliam olduğuna işaret ederek, ” Devletin 26 yıl önceki yaptığı katliam  yaşamımızı bize zehir ettirdi. 26 yıldır bu acılar ile halen adalet ve hukuk aramaya devam ediyoruz. Aynı katliamı yaşayan halklara baktığımız zaman aynı aynı adaletsizlik, hukuksuzluk devam ediyor.  Gazi Mahallesi Alevi-Kızılbaş topluluğun yoğun olduğu bir bölgeydi ve özellikle seçildi. Gece saat 08.30’da kahve taranıyor ve Halil Kaya isimli yaşlı bir dedemiz katlediliyor. Bundan sonra karakola doğru yürüyüş yapıldı. Karakola gelmeden bir durakta Zeynep ve arkadaşları halay çektiler. Zeynep’i aldım ve gittim. Bizden sonra panzerler, toroslar içerisinde bulunanlar  Gazi Cemevi önünde Halil Kaya’nın cenazesini bekleyenleri taradılar. Mehmet Gündüz’ü katlettiler. Gazi öylesine organize yapılan bir katliamdı. Devlet havadan ve karadan Gazi halkını esir alarak resmen bir katliam yaşattı.”

    Poyraz,  “Alevi kimliğimizden ve dik duruşumuzdan dolayı Maraş, Çorum, Sivas’ta yakıldık. Daha sonra Gazi, cezaevleri ve Ankara Katliamı ile devam edildi. Bu katliamların hiçbirinin failleri ortaya çıkarılmadı. Bu da yetmedi katledildiğimiz davayı Trabzon’a sürdüler. 26 yıldır huzur ve sağlığımız kalmadı. Burada tetikçileri değil bu işin arkasında olanları aramak lazım” dedi.

    “KIZIM DEVRİMCİYDİ”

    Basın toplantısında gözyaşlarını tutamayan Zeynep Poyraz’ın annesi Menekşe Poyraz da, kızının devrimci olduğunu söyledi. Kızının yaşamını yitirdiği güne dair konuşan Poyraz, kızının katillerinin devlet olduğunu ifade ederek, “Zeynep’im devrimciydi. Sivas yakıldıktan sonra bizler çok kötü olduk. Halil Kaya vurulduğunda  yakamdan tuttu ve kalk gidelim dedi. Gittik, çok kötüydü, insanları öldürmüşlerdi. Diğer gün Zeynep uyuyordu ve onu götürmedim. Arkadaşları aradı ve Zeynep’in vurulduğunu söylediler. Sırtından vurulmuş ve arkadaşlarına sizi de öldürürler gidin demiş. Hastaneye götürülmesine izin verilmedi ve kan kaybı yaşıyordu. Hastaneye gittik ve kızımın öldüğünü söylediler. Bu devlet neler yaptı bize” şeklinde konuştu.

    “KATİLLERİN SİMALARI DEĞİŞŞE DE ZİHNİYETLERİ DEĞİŞMEDİ”

    “Bu zulme karşı durmayanlar aynı zulmü elbet bir gün kendileri yaşayacak” diyen Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş ise katillerin simalarının değişse de zihniyetlerinin değişmediği dile getirdi.

    Gazi Katliamı’nda meselenin Alevi-Sünni çatışması gibi lanse edildiğini ve insanların bu oyuna düşmediğine dikkat çeken Odabaş şöyle konuştu:

    “Katledilen canlarımızı saygıyla anıyoruz. Katledilen canlarımızla aynı okulda okuduk, aynı yerde oymadık, aynı fabrikada çalıştık. Halkların, kültürlerin ve renkliliklerin yaşadığı mahallemiz çeteler tarafından tarandı. Onlarca insan katledildi. Meseleyi Alevi-Sünni çatışması varmış gibi lanse ettiler. Bu oyuna gelmedik. Cenazeler Hakk’a uğurlanırken dahi devletin silahları ile katledildi. Bunları simaları değişse de zihniyetleri değişmedi. Adalet hiçbir zaman işledi. Davayı 1000 km öteye sevk ettiler. Yolda arabamızın camları, kafaları taşlarla kırıldı. Önümüz kesildi. Bu zulmü bize yaşatanlar davayı zaman aşımına uğrattılar. İnsanlığa karşı işlenen suçların zamanaşımı olmaz. Aleviler inançlarından dolayı yok sayıldı. Bu ayrımcılığı halen yaşıyoruz. Bu zulme karşı durmayanlar aynı zulmü elbet bir gün kendileri yaşayacak. Bu katliamların son bulması için şehitlerimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

    “DAVA İÇİN TRABZON’A GİDEN AİLELERE KATLİAM PROVASI UYGULANDI”

    Gazi Katliamı’nda yaşamı yitirenler için yapılan anmanın tertip komitesinde bulunan İmam Balsever de, Gazi Katliamı davası için Trabzon’a giden ailelere yolda katliam provaları uygulandığına vurguda bulundu. Balsever, son dönemde Gazi Mahallesi’ndeki Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul isimli gençlerin polis kurşunuyla katledildiğini hatırlattı.

    Tüm dost kurumları, sivil toplum örgütlerini 12 Mart’ta yapılacak anmaya çağıran Balsever, “26 yıllık adalet arayışı devam ediyor. Bizim, ailelerimizi ve Alevilerin vicdanında mahkumdur. Dava için Trabzon’a giden ailelerimize katliam provası uygulandı. Katliamı yapan devlet ve o dönemin iktidarıydı. O dönem yakılmayan köy, faili meçhule uğramayan köy yoktu. Gazi halkı hedef alındı. Yine gazide son yıllarda 4 gencimiz araç içerisinde tarandı, 2 gencimiz yaşamını yitirdi. Maalesef olması gereken cezalar verilmedi. 70 yaşındaki Dersimli Veli Yıldız yine uydurma gizli tanık ifadesi ile cezaevine konuldu. Bu vicdanımızı sızlatan bir yerdedir. Adalet, hukuk istiyoruz” çağrısında bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Birçok sıkıntı yaşadık, Xızır dedik ve her zaman sorunlarımıza çare bulduk’-VİDEO

    ‘Birçok sıkıntı yaşadık, Xızır dedik ve her zaman sorunlarımıza çare bulduk’-VİDEO

    PİRHA- Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi’nde hizmet yürüten kadınlar Xızır ayına dair paylaşımda bulundu.

    Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı salgın sürecinde karşılanan Xızır ayı tüm heyecanını korurken, pişirilen lokmalar pay ediliyor.

    Pandemi sürecinden kaynaklı Xızır ayının kalabalık geçmediğine işaret eden kadınlar, Alevi inancında çok yönlü ve köklü bir yere sahip olan Xızır’ın yine de büyük bir heyecanla karşılandığını vurguladılar.

    “SORUNLARIMIZA XIZIR DİYEREK ÇARE BULDUK”

    Naciye Reçber,  Xızır ayının dostluk, dayanışma, kardeşlik ifade ettiğine belirterek, “Ayrıca kırgını, dargını barıştırmak ve insanlar darda, zorda olduğunda nasıl yardımcı olabileceğimizi anlamaya çalıştığımız bir dönem. Gazi Cemevinde pandemi olmasaydı Xızır ile ilgili daha kapsamlı çalışmalarımız olabilirdi. Şuan için bir planlama yapıp Xızır lokmalarımızı birlikte pay etmeyi planlıyoruz. Lokmalarımızı pay edip birlikte oruçlarımızı tutmak istiyoruz” diye konuştu.

    Gazel Arslan ise,  “Xızır bolluk bereketliliktir. Xızır yar ve yardımcımızdır. Biz insanoğlu doğduğumuzdan beri problemler çözmekle meşgulüz. Birçok sıkıntı yaşadık, Xızır dedik ve her zamanda sorunlarımıza çare bulduk” ifadelerini kullandı.

    Xızır kendisi için kutsallık taşıdığına vurguda bulunan Elmas Aydın da, “Darda kaldığımız zaman ya Xızır dediğimiz zaman içimiz ferahlar daha mutlu oluruz. Orucumuzu tutup, lokmamızı dağıttığımız zaman rahatlıyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Gazi Cemevi Hızır lokması pay etti

    Gazi Cemevi Hızır lokması pay etti

    PİRHA-Gazi Cemevi tarafından hazırlanan Hızır lokmaları pay edildi.

    Aleviler için kutsal olan bolluğu, bereketi ve barışı simgeleyen Hızır ayının gelmesi ile birçok yerde Hızır cemi yapılarak Hızır lokması pay ediliyor. Gazi Cemevi Xızır lokmalarını pay etti.

    Gazi Cemevi, Hızır lokmalarını paylaştırdı. Pandemiden kaynaklı cemevinden hazırlanan ve paketlenen Hızır lokmaları Yunus Emre Mahallesinde pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Cemevi dayanışma amaçlı lokmalarını paylaştırdı

    Gazi Cemevi dayanışma amaçlı lokmalarını paylaştırdı

    PİRHA- Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi salgın sürecinde dayanışmayı güçlendirmek adına pişirdiği lokmaları paylaştı.

    Sosyalleşmenin ve dayanışmanın daha da zorlaştığı salgın sürecinde Gazi Cemevi her Perşembe günü farklı mahallerde dayanışma amacıyla pişirdiği yemekleri pay ediyor.

    Salgın sürecinde birlik ve beraberlik içerisinde daha fazla dayanışmanın yükseltilmesinin gerekliliğine vurgu yapan Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “Pandemi koşullarından ötürü sıkıntılı süreçten geçiyor. Bu süreç herkesi etkilemiş durumda. Bu süreç dayanışmanın, beraberliğin, yüreklerin ortaklaşmasını alabildiğine zorunlu kılan bir süreç. Sosyalleşmenin alabildiğine daraldığı bir eşikten geçiyoruz. Dolayısıyla lokmalarımızı çadırımızı kurarak pay ediyoruz. Bundan sonra her Perşembe günü farklı mahallelerde canlarla buluşup lokmalarımızı pay edeceğiz” diye konuştu.

    Gazi Cemevi her Perşembe günü mahallerde lokmalarına pay edecek.

    PİRHA/İZMİR

  • Gazi Cemevi yöneticileri, İBB Başkanı İmamoğlu ile görüştü

    Gazi Cemevi yöneticileri, İBB Başkanı İmamoğlu ile görüştü

    PİRHA- Gazi Cemevi yöneticileri, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Saraçhane’de bulunan İBB binasında ziyaret etti. Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, cemevi kapasitesinin yetersizliğini ve Gazi Mahallesi’nin sorunlarını İmamoğlu’na ilettiğini, gerekli çalışmaların yapılacağını söyledi. 

    Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Gazi Cemevi ) Genel Başkanı Hıdır Karadaş ve  Yönetim Kurulu Üyeleri, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Saraçhane’de bulunan İBB binasında ziyaret etti.

    Vakıf Genel Başkanı Hıdır Karadaş ziyarette, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na çalışmalar hakkında hazırladığı dosyayı sundu ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

    İmamoğlu da ziyaretinden dolayı Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Gazi Cemevi ) Genel Başkanı Hıdır Karadaş ve Vakıf Yönetimine teşekkür etti.

    “CEMEVİ BİNASININ KAPASİTESİ İHTİYAÇLARA CEVAP VERMİYOR”

    Görüşmeye dair PİRHA‘ya bilgi veren Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karadaş, İmamoğlu ile genel olarak mahalle sorunları ve cemevi binasının kapasitesinin yetersiz olduğu konularını konuştuğunu söyledi.

    Karadaş, “Gazi Mahallesi’nde ciddi bir istihdam sıkıntısı var. Buradaki gençlerin çoğu işsizlik sorunu yaşıyor. Bu konuda Ekrem bey gerekli talimatları verdi. Gerekli çalışmayı yapacağını söyledi” dedi. Karadaş, Gazi Mahallesi’ndeki tapu sorununu da gündeme getirdiğini belirtti.

    “HEDEFİMİZ 2 BİN ÖĞRENCİYLE BULUŞMAK”

    Cemevindeki eğitim çalışmalarına da değinen Karadaş, şunları söyledi:

    “Bizim binanın en büyük sorunlarından biri de eğitim için yeterli kapasitemizin olmayışı. Cemevi eğitimle de ön plana çıktı, 950’ye yakın öğrenci kapasitesine sahip olduk. Pandemi süreciyle çalışmaları durdurduk ama kurallar dahilinde devam edeceğiz. Gazi Cemevinin hedefi burada 2 bin öğrenciyle buluşmak. Yaklaşık 24 dalda eğitim veriyoruz ve bunu artırmak istiyoruz. Bunun için binayla ilgili sıkıntımız var, kapasitesi bize yetmiyor.  Burası yıkılıp tekrar yapılırsa burayı bir akademiye dönüştürmeyi düşünüyoruz.”

    Karadaş, bu konuyu da Ekrem İmamoğlu’nun olumlu karşıladığını, gerekli çalışmayı yapacağını söyledi.

    PİRHA/ İSTANBUL