Etiket: hacı bektaş veli

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Dergahlarımız işgal altında

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Dergahlarımız işgal altında

    PİRHA-Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Sivas, Çorum ve son olarak da Adıyaman’da yapılan Apaziz etkinliklerine katıldıktan sonra kısa bir değerlendirme yazısı yayınladı. Yayınlanan yazıda dergahların işgal altında olduğu vurgulandı. 

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Sivas, Çorum anmalarına katıldıktan sonra, Hacı Bektaş Veli dergahını ziyaret edip orada düzenlenen birlik cemine katıldılar. AAKB heyeti daha sonra, Apaziz etkinliklerine katılmak  için  Adıyaman’a gitti. AAKB, Hacıbektaş ve Adıyaman’da Alevilerin karşı karşıya kaldıkları zorlukları ve buralardaki Alevi dergahlarının nasıl açık bir şekilde işgal edildiğini içeren kısa bir değerlendirme yazısı yayınladı.

    AAKB ve AABK bileşenleri olarak Sivas ve Çorum’da katledilen canları anma programlarına katıldıklarını ve daha sonra Hacı Bektaş Dergahı’nda cem olduklarının belirtildiği açıklamada, yapılan cemin bitimine doğru Kültür Bakanlığı’nın dergah sorumlusu kadına, ‘burada izinsiz cem yapamazsınız, izin aldınız mi?’ sorusuna tepki gösterilerek, yapılan müdahalenin dergahların işgal altında olduğunun kanıtı olduğu vurgulandı. 

    “APAZİZ DERGAHI’NIN KAPISINDA AKREP, İÇİNDE BİR MANGA ASKER”

    Açıklamada, “Biz değil, aslında bir inancın kutsal mekanını, dergahını işgal eden devletin izin alması gerekiyor” denildi.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) heyeti, Adıyaman’da katıldıkları Apaziz etkinliklerine ilişkin olarak ise şu değerlendirmeyi yaptı:

    Durum orada da farksızdı. Dergahın kapısında bir Akrep, dergahın içerisinde bir manga asker. Bu nasıl bir saygısızlık bu nasıl bir vicdansızlık ve hoşgörüsüzlük. Neden korkuyorsunuz? Bu topraklarda binlerce yıldır yaşamış, bu toprakların kadim halklarından Aleviler vardır ve inançları Alevilik haktır. Ne yaparsanız yapın dergahlarımız bizimdir, bizim kalacak” denildi. (HABER MERKEZİ) 

     

  • ‘Hacı Bektaş Veli Dergahı özünden koparılıyor, eşyalar kayıp’-VİDEO

    ‘Hacı Bektaş Veli Dergahı özünden koparılıyor, eşyalar kayıp’-VİDEO

    PİRHA – Kadıncık Ana Derneği Başkanı Gönül Akkuş, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda sergilenen birçok değerli eşyanın kaybolduğunu iddia etti. Yetkililerin, söz konusu envanterlerle ilgili açıklama yapmadıklarını söyleyen Akkuş, “Dergahın içerisi boşaltılıyor. Yaşam belirtisi dahi yok. Kimi yerleri rutubetten kokuyor. Alevi Bektaşi yolu böyle tahrip edilmemeli” dedi.

    Kadıncık Ana Derneği Başkanı Gönül Akkuş, geçtiğimiz yıllarda Nevşehir Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda sergilenen birçok envanterin kaybolduğunu iddia etti. Yetkililerin, sözkonusu eşyalar hakkında gerekli açıklama yapmadığını söyleyen Akkuş, “Dergahın içerisi boşaltılıyor. Yaşam belirtisi dahi yok. Alevi Bektaşi yolu böyle tahrip edilmemeli” dedi.

    Akkuş, dergahın kültürel açıdan zengin envanterlerinin geçmişte teşhir edildiğini, kendisinin de o eşyaları fotoğrafladığını aktardı.

    Dergahı konu edinen bir de kitap çalışması yapan Akkuş, “Dergaha 2-3 ayda bir gidip geziyorum. Garibime giden birinci şey şuydu; Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin dergahındaki dervişlerin, kispetleri, giyim kuşamlarına uyumayan kara giysili vs sakallı dervişler buralara dizildi. Anadolu’muza has bir şey vardı. Bugün Avrupa ‘pes-purt’ diyor. Bizde buna ‘kırk yama’ der büyüklerimiz. Eskiden küçük-büyük kumaş parçaları muska ve kare şeklinde iç içe çeşitli sembollere dönüştürülerek güzel örtü, sofra bezi yapılır kullanıma hazır malzeme üretilirdi. Bu dokuma, kırk yama işini severek izliyordum. Resimlerini de çektim. Bu çalışmalar sonradan dergahta yok oldu. Envanterlerde müzik aletlerimiz vardı, onlar da gün geçtikçe azaltıldı” dedi.

    “‘ZİYARETÇİ ÇOK’ DENİLEREK MÜZEDEKİ EŞYALAR KALDIRILDI”

    Dergahta kaybolan malzemelerle ilgili yetkililerle görüştüğünü aktaran Akkuş, “Sorumlular kimi değerli parçaları ‘bakım yapacağız’ gerekçesiyle kaldırdılar” diyerek aktarımlarına şöyle devam etti:

    “Bazı kap-kaşıklar, fincanlar, ağızlıklar, buhardanlıklar vardı ve yok oldular. Hünkar Hacı Bektaş Veli’ye ait sancaklar dahi ortadan kaldırıldı. Yetkililere sorduğumda ‘çok gelen giden oluyor o sebeple kaldırdık’ cevabını verdiler. ‘O zaman dergahın yanına bir de müze yapıp sergileyin’ dedim. Karşımdaki, ‘Ankara’daki Hacı Bayram Veli’inin türbesinde böyle bir şey var mı?’ dedi. Ben de Hacı Bayram Veli’nin böylesi kültürel envanteri, misyonu yok’ dedim. O gün bugün bu envanterlerimiz yok oldu.”

    “ENVANTERLERİN KAYBOLMASI İNANCIMIZIN YOKEDİLMESİDİR”

    Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın yakınında bulunan Kadıncık Ana Türbesinin mevcut durumuna da değinen Gönül Akkuş, “Kadıncık Ana’nın evinde sadece dört duvar var. Restorasyon konusunda herhangi bir gelişme de yok. Eğer orası sadece bir ev ise halılara, kilimlere, eşyalara ne oldu? Burası bizim için çok önemli. Envanterlerimizin yok edilişi bir kültürün, inanışın yok edilişidir” dedi.

    Akkuş sözlerine şöyle devam etti:

    “Söz konusu envanterler bizim orada varolduğumuzu, yaşadığımızı göstermektedir. Dergahın hemen girişinde kocaman camekan içine sevgili Kuranı Kerim’i koymuşlar. Biz Kuran karşıtı değiliz ama o kuran asırlardır orada yoktu. Yakın zamanda konulmuş. Kuranı zaten herkes okuyor. Hacı Bektaş madem türbe Kuran’ı neden camekanın içerisine koydun. Kuran’ın oraya konulmasında halka ne gibi bir hizmet var, veya bize ne mesaj veriliyor, bu çok önemli.”

    “DERGAH ÖZÜNDEN KOPARILIYOR”

    Akkuş, dergahın özünden koparılmak istendiğini ifade ederek, “Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin dergahında pırlanta, elmas, gümüşten kapı vardı. Muazzam zengin bir  kültür… İnsanlar dilini, kültürünü kaybederse kendileri de kaybolur, yokolur. Din, tanrı ve insan arasındadır. Ama kültür ve dil giderse toplum yok olur” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın büyük derecede boşaltıldığını söyleyen Akkuş şöyle devam etti:

    “Müze yaptık, ileri götürdük diyorlar. Örneğin ben bu kırk yamanın peşindeyim ve bulamıyorum. Gidip gelip bakıyordum. Mesela dergahta yemekhane var. Muazzam bir teknoloji ile donatılmıştı o mutfak. Ama şimdi orada hiç yaşam belirtisi yok. Kendi haline terkedilerek, elektriği dahi yanmaz hale getirilmiş. İçerisi kokuyor. Dünyayı kurtaracak felsefe ve inanç olarak takdirle Unesco’nun dahi tercih ettiği bir anlayış, bir Alevi Bektaşi yolu böyle tahrip edilmemeli, yaşatılmalı.”

    Eren GÜVEN – Cebrail ARSLAN / ANKARA

  • Eren Yıldırım: Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda cem olacağız – VİDEO

    Eren Yıldırım: Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda cem olacağız – VİDEO

    PİRHA – Alevi Dernekler Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Pir Eren Yıldırım, 15-16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Dergahı’na gideceklerini duyurdu. 

    Alevi Dernekler Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Pir Eren Yıldırım, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda kısa bir duyuruda bulundu.

    Yıldırım, Alevi Dernekler Federasyonu’na bağlı cemevleri İstanbul’dan hareket ederek önce Geyikli Baba Dergahı’nı ardından Seyit Sultan Sücaettin Veli Türbesi ve Seyit Battal Gazi Türbesi’ne en son olarak da Abdal Musa Dergahı’nı ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.

    İstanbul’dan çok sayıda kişiyle gittiklerini, dergah bahçesinde lokmalarını verip niyaz olup semahlarını döndüklerini belirten Pir Eren Yıldırım, bu hafta Abdal Musa’yı andıklarını da söyledi.

    “DÜNYAYA BARIŞ GELSİN DİYE CEM OLACAĞIZ”

    Ağustos ayında Alevi Dernekleri Federasyonu, Bağcılar Cemevi olarak 15-16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Dergahı’na gideceklerini duyuran Yıldırım, kısa bir çağrıda bulunarak şöyle dedi;

    “Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı’na yüz sürmeye, dergahta lokmalarımızı kaynatmaya, dergahta sevgi hakim olsun, barış gelsin dünyaya kardeşlik duygularıyla birlikte insanın insan onuruna yarıştığı bir şekilde bir yaşam mücadelesi versin diye cem tutacağız. Hacı Bektaş Veli ziyaretine gelmek isteyenlerin isimlerini Bağcılar Cemevi’ne isimlerini yazdırmaya başlasınlar.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Hacı Bektaş Veli’yi Sünnileştirmek için algı yaratmak asimilasyonculuktur’

    ‘Hacı Bektaş Veli’yi Sünnileştirmek için algı yaratmak asimilasyonculuktur’

    PİRHA- ABF’nin önceki başkanlarından Turan Eser, “Hacı Bektaş Veli’nin 800 yıl önce kullandığı mescit gün yüzüne çıktı” başlığıyla haber yapan İHA’ya tepki gösterdi. 

    İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) yaptığı ‘Hacı Bektaş Veli’nin 800 yıl önce kullandığı mescit gün yüzüne çıktı” başlıklı haberine Alevilerin tepkileri devam ediyor.

    HDP’nin Alevi vekillerinden Ali Kenanoğlu’nun ardından ABF’nin önceki başkanlarından Turan Eser de habere tepki gösteredi. Eser, “Hacı Bektaşi Veli’yi mescite sokmak ve Sünnileştirmek için bilimsel olmayan ve bir kanıta dayanmayan haber ile algı yaratmak gazetecilik değil, asimilasyonculuktur” dedi. 

    Eser, sosyal medya hesabından şunları yazdı:

    “Habere bakın.
    Şöyle yazmışlar; “Hacı Bektaş Veli’nin Kapadokya’da kullandığı mescit 800 yıl sonra gün yüzüne çıktı”

    Yahu, “hararet nardadır sacda değildir 
    Keramet baştadır tacda değildir
    Her ne arar isen kendinde ara
    Kudüste Mekkede hacda değildir” diyerek, hayatını aklın kerameti ve İnsani Kamil öğretisiyle Dergah örgütlenmesi üzerinden sürdüren çilehanenin Hacı Bektaşi Veli’sini mescite sokmak ve Sünnileştirmek için bilimsel olmayan ve bir kanıta dayanmayan haber ile algı yaratmak gazetecilik değil, asimilasyonculuktur.”

  • Kenanoğlu’ndan İHA’ya tepki: Amaç ne, Alevilerin Pirini Sünni göstermek mi?

    Kenanoğlu’ndan İHA’ya tepki: Amaç ne, Alevilerin Pirini Sünni göstermek mi?

    PİRHA – İHA’dan Coşkun Sağlamdin’in yaptığı ‘Hacı Bektaş Veli’nin 800 yıl önce kullandığı mescit gün yüzüne çıktı. Mescit ilk günkü gibi duruyor’ başlıklı haberine tepki gösteren HDP’li Kenanoğlu, ‘tam bir asimilasyon haberi’ dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İHA’ndan Coşkun Sağlamdin’in yaptığı ve Sputnik’te yayınlanan, ‘Nevşehir’in Gülşehir ilçesinde bulunan Açıksaray ören yeri içerisinde Hacı Bektaş Veli’nin 800 yıl önce kullandığı mescit gün yüzüne çıktı’ haberine tepki gösterdi.

    “AÇIKLAMA BEKLİYORUZ”

    Kenanoğlu, Tweet atarak, “Tam bir asimilasyon haberi! Haberin içeriğine baktım, söz konusu mescidi Hacı Bektaş Veli’nin kullandığına dair nasıl bir kanıt sunuluyor diye ama hiçbir şey yok. Peki amaç ne? Alevilerin Pirini Sünni göstermek mi?” dedi.

    Kenanoğlu, Coşkun Sağlamdin’e ise ‘Haberin sahibi olarak sizden bir açıklama bekliyoruz!’ çağrısında bulundu.

  • Dede Hasan Doğan: Cemevine gelen her dede sorgudan geçirilmeli-VİDEO

    Dede Hasan Doğan: Cemevine gelen her dede sorgudan geçirilmeli-VİDEO

    PİRHA-Tunceli Cemevi Başkanı’nın Diyanet İşleri Başkanı’ndan imam hatip ve ilahiyat mezunu iki dedenin cemevine atanmasını talep etmesine olan tepkilerini dile getiren Cemal Abdal Ocağı dedelerinden Hasan Doğan, “Eğer sen Diyanet’in hocalarını veyahut da Diyanete bağlı çalışan imam-dedeleri oraya atadığın an devlet seni her türlü kontrol altına almış demektir” dedi. 

    Geçtiğimiz ay Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Tunceli Cemevi’ni ziyaret etmişti. Cemevinde yapılan görüşmelerde Erbaş’tan Kur’an-ı Kerim istenmesi ile imam hatip ve ilahiyat mezunu iki dedenin cemevine atanmasının talep edilmesi Alevi kamuoyunda ciddi tepkilere yol açmıştı. Cemal Abdal Ocağı dedelerinden Hasan Doğan da konuyla ilgili tepkilerini PİRHA ile paylaştı.

    CEMEVİ DEĞİL MİNARESİZ CAMİ

    Dersim’in ocakların merkezi olması hasebiyle Alevi topluluklarının hassasiyetle yaklaştığı özel bir bölge olduğuna dikkat çeken Doğan, Tunceli Cemevi’nin ise uzun yıllardır Alevi toplumu içerisinde tartışmalara konu olan bir mekan olduğunu ve oranın cemevi olmaktan çıkıp minaresiz bir cami olduğunu kaydetti. Tunceli Cemevi’nin daha önceki skandallarına değinen Doğan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Oradaki imam-dedelerin Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ağırlaması, devletin diğer yetkili mercilerini oraya toplaması, kimine Zülfikar kılıcı vermesi Alevi toplulukları içerisinde kabul edilecek bir durum değil. Kaldı ki o dedelerimizin önceki 30 yıllık tarihsel süreçleri incelendiğinde Diyanet’in cami-cemevi projelerine taraf olan bir durumla karşı karşıyayız. Aslında Alevi toplulukları bu düşüncede olan bu imam-dedeleri suçüstü yakaladı. Tuzluçayır örneğinde olduğu gibi.”

    “CEMEVİNE DEDE ATANDIĞI AN DEVLET SENİ HER TÜRLÜ KONTROL ALTINA ALMIŞTIR”

    Cemevlerine imam-dedelerin ya da hocaların atanmasının Alevi toplumu tarafından kabul edilemez olduğunu ifade eden Doğan, “Eğer sen Diyanet’in hocalarını veyahut da Diyanet’e bağlı çalışan imam-dedeleri oraya atadığın an devlet seni her türlü kontrol altına almış demektir” dedi. Alevi toplumunun yüzyıllardır kendi iç hukuklarını sürekli çalıştırdığını ancak 50, 60 yıllık bir tarihsel süreçte zayıfladığını belirten Doğan, bu inancın hiçbir zaman kopmayacağını, yolun sahiplerinin inançlarına sahip çıkacaklarını dile getirdi.

    “ALEVİ KAVRAMLARI KUR’ANDA KARŞILIK BULMUYOR”

    “Aleviler İslam değildir hiçbir zaman. İslamın temel kuralları vardır 5 kuralı vardır. İslama inanan insanlar bu 5 temel kuralı kabul etmişlerdir. Ama Alevi toplulukları hiçbir zaman bu 5 temel kuralın hiçbirini içselleştirmediler bugüne kadar” diyen Doğan, Alevilerin kendilerini pir, rehber, mürşit, musahip, 4 kapı 40 makam kavramları üzerinden var ettiklerini ve bu pir, rehber, mürşit, musahip, 4 kapı 40 makam gibi kavramların Kur’an’ın hiçbir ayetinde karşılığını bulamadığını kaydetti. Doğan, Diyanet’ten cemevine dede atanmasını isteyen dedeye şöyle seslendi:

    “Nesimi baba zamanında söylüyor ki ‘Al seccadeni eline Yezid var git mescidinin yoluna. Pir kapısı benim kabemdir, kıblegahımdır kime ne.’ Ta 800- 850 yıllarında bize bu yolu gösteren ulularımız. O zamandan bu yana biz o seccadeyi almadık destimize bundan sonra da almayacağımızı düşünüyorum.”

    “İNANCIMIZIN İÇİNE NİFAK SOKMASINLAR”

    Doğan, Kur’an’dan bahseden dedelere de şunları söyledi:

    “İslamın her aşamasında Diyanet müftülüğünü yapan özellikle Anadolu topraklarında Diyanet İşleri Başkanlığı bittikten sonra bir tane Kur’an mealini yazıp millete dağıttılar. Peki Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin aklına gelmedi mi bir Kur’an meali yazmak. Bütün deyişlerini, erkanlarını Türkçe söylediği halde. Pir Sultan’ın, Abdal Musa’nın, Cemal Abdal’ın aklına gelmedi mi? Bunlar okur yazarsız mıydı. Bunlar bilmiyorlar mıydı? Bilimle uğraşırken bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır diyen bir pirin Kur’an’dan haberi yok muydu ki alsın bize referans olarak göstersin. Hatta daha da ileri gideyim Hünkar Hacı Bektaş Veli o tarihlerde istemiş olsaydı bırakın camiye, Alevileri havraya bile sokardı inançsal açıdan. Hünkar Hacı Bektaş Veli eğer böyle bir yolu bize göstermemişse burada bir bit yeniği vardır. Türk İslam sentezcilerini bir kez daha uyarıyorum buradan. Asla inancımızın içerisine çomak sokmasınlar ve içine girmesinler. Özü neyse özüne uygun davranmalarını talep ediyorum.”

    “HER GELEN DEDE MUHAKKAK SORGUDAN SORUŞTURMADAN GEÇİRİLMELİ”

    Her ağacın kurdunun içinde olduğunu vurgulayan Doğan, inançsal açıdan bu kurtları temizleyeceklerini ifade etti. Günümüz koşullarında ocakların, Hünkarın postnişinin ve dergahların birleşmesiyle kurulan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun bunların üstesinden gelebileceğini düşündüğünü söyleyen Doğan, “Yeter ki aklı selim ve doğru sözden vazgeçmeyen dedeleri bir araya getirip onlarla beraber yolumuza, erkanımıza devam etmenin yolu açılsın” dedi.

    Yönetsel anlamda cemevlerine ciddi görevler düştüğünü kaydeden Doğan, “Her gelen dede muhakkak sorgudan soruşturmadan geçirilmeli. İmam-dede olup olmadığı araştırılarak cemevlerimizde hizmet gördürülmelidir. Sürekli ben Alevi canlarımıza söylüyorum. Diz çökmeyiz biz imam dedelerin önünde. Onun için ocaklardan gelen dedeler dergahlardan gelen Bektaşi babalarıyla beraber biz bu yolu bir düzlüğe çıkaracağımıza inanıyorum.” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi Pirleri Meclis’te- VİDEO

    Alevi Pirleri Meclis’te- VİDEO

    PİRHA- Halkların Demokratik Partisi’nin Alevi milletvekillerinden Zeynel Özen meclisteki odasına kendi pirlerinin ve inanç önderlerinin resimlerini astı. Özen, Alevilerin sorunlarını birinci ağızdan dünya kamuoyuna atlatacaklarını söyledi. 

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, İsveç’te Alevi Birlikleri Federasyonu MYK üyeliği, parlamentoda İçişleri Komisyonu, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Kâtip Üyesi, Türkiye – Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Türk Grubu üyeliği yapıyor.

    Alevilere, tüm ötekileştirilenlere ve ezilenlere yönelik yaşanan haksızlık ve hukuksuzlukları zaman zaman meclis gündemine taşıyan Özen, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’ndan sonra kendi pirlerinin ve inanç önderlerinin resimlerini meclisteki odasına astı.

    “ALEVİLERİN TEMSİLİYETİ MUTLAKA MECLİS’TE OLMALI”

    Özen, kendi Pirlerinin ve inanç önderlerinin resimlerini asmasına ilişkin ise PİRHA’ya şunları ifade etti

    “Aleviler 24 Haziran seçimlerinde gerçekten HDP olarak bir ilki başardı. Şimdiye kadar mecliste Alevi kökenli milletvekilleri oldu fakat mecliste bu güne kadar Alevileri temsilen milletvekili olmadı.”

    HDP’nin içinde Alevilerin kendi kimliği ile ilk defa mecliste temsil edildiklerini ifade eden Özen, “Biz diyoruz ki bu ülkede 15-20 milyon Alevi varsa bunlarında temsiliyeti mutlaka ve mutlaka mecliste olmalıdır” dedi.

    “ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR”

    “Biz Alevilik vardır, Alevilik haktır, Alevilerin parlamentoda temsiliyeti ana sütü gibi helaldir” diyen Özen, Alevi milletvekilinin adasının belli olması ve Alevileri temsil etmek için, Türkiye Cumhuriyeti tarafından yaşı küçültülerek idam edilen Pir Seyit Rıza’nın, Hacı Bektaş ve Pir Sultan’ın fotoğraflarını astığını belirtti.

    “ALEVİLERİN SORUNLARINI DÜNYA KAMUOYUNA DUYURACAĞIZ”

    HDP’nin içinde Alevileri temsilen tüm onların sorunlarını dile getireceklerini belirten Özen, “Alevileri temsilen şimdiye kadar HDP’den de,  CHP’den de bir sürü Alevi milletvekilleri oldu, fakat bunlar hep söyle konuştular,  ‘Alevilere şöyle zulüm ediliyor, şöyle katlediliyorlar’ biçiminde ama bundan sonra bu değişti. Aleviler adına biz konuşuyoruz. Burada Alevilerin sorunlarını dile getiriyoruz. Alevilerin sorunlarını gerek Türkiye gerekse de dünya kamuoyununa meclisten doğru bağırmaya, dillendirmeye söz verdik, bunu da yapacağız” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • İngiltere’deki Alevi gençler Hacı Bektaş-ı Veli şöleninde buluştu

    İngiltere’deki Alevi gençler Hacı Bektaş-ı Veli şöleninde buluştu

    PİRHA- Alevi Gençler Birliği’nin düzenlediği Hacı Bektaş-ı Veli Gençlik Şöleni İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde gerçekleşti.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde Alevi Gençler Birliği’nin düzenlediği Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli Gençlik Şöleni geçtiğimiz hafta sonu düzenlendi.

    Bu yıl düzenlenen gençlik şöleni Londra’nın Wood Green bölgesinde bulunan Cemevi’nde gençlerin ve onları yalnız bırakmayan büyüklerinin katılımı ile gerçekleşti.

    İngiltere Alevi Gençler Birliği’nin düzenlediği Hünkar Hace Bektaş-i Veli Gençlik Şenliği’nde, ‘O Ses Türkiye’nin yarışmacılardan Grup Zemheri ve Anatolian Collective gecede sahneye çıktı.

    İngiltere Alevi Merkezi ve Cemevi’nde gerçekleşen Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli Gençlik Şöleni, İngiltere’de yaşayan Alevi gençliğinin biraraya gelmesine vesile oldu.

    Etkinlikte sahneye çıkan sanatçılar ve gençler, coşkulu anlar yaşadı. (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD’nin gençlik kampı panellerle devam ediyor – VİDEO

    PSAKD’nin gençlik kampı panellerle devam ediyor – VİDEO

    PİRHA-  PSAKD’nin düzenlediği 4. Gençlik Eğitim Kampı ikinci gününde devam ediyor. Hacı Bektaş Veli’nin Nişabur’dan Hacı Bektaş’a uzanan yaşamı anlatıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) düzenlediği gençlik ve eğitim kampı ikinci gününde devam ediyor. Balıkesir Altınoluk’taki kampa farklı illerden çok sayıda genç ve PSAKD yöneticisi katıldı.

    Kampın ikinci günündeki ilk oturumunda Kemal Derin, ‘Şahdiz’ adlı tarihsel romanının sunumunu yaptı.

    Öncesinde Rıza Aydın, “Anadolu’nun Tarihinde Alevilik” başlıklı sunumunda Pir Sultan Abdal ve Şah Kalender Çelebi anlatmıştı. Derin de önce Şah Kalender Çelebi’yi kısaca anlattı.

    Derin, “Şah Kalender Çelebi feda geleneğinin temsilcisi olmasıdır. Şah Kalender devamcısıdır. O da teslim olabilirdi ama direnmeye devam ediyor. Sarız’dan Toroslara ulaşabilselerdi bu ayaklanma başarıya uğrayacaktı. Kalender Çelebi’yi en güzel deyişi ‘Pirlere niyaz ederiz’ de duyduk. Popüler kültür üzerinden de olsa onu öne çıkarabildik. Onları yeni kuşaklara aktarmayı görev bildim. Herkesin bu işe el atması lazım” ifadelerini kullandı.

    “IŞİD’İN KORKUSU MOĞOL KORKUSUYDU”

    Kemal Derin, Şah Kalender Çelebi’yi anlattıktan sonra tarihsel roman ‘Şahdiz’in sunumunu yaptı.

    Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin anlatıldığı roman için 2009’da İran’a giden Derin, Nişabur’dan başlayarak büyük bir bölümünü kat ederek Hacı Bektaş Veli’nin hakka yürüdüğü yere kadar izlerini sürmüş.

    Hacı Bektaş’ın yolunu sürdüğü Nişabur’dan-Hacıbektaş’a ‘Şahdiz’de ortaya çıkan çarpıcı noktaları anlattı.

    Derin’in konuşmasından satır başları şöyle:

    ‘O zamanlar Moğollar gittikleri her yeri mahvediyor. IŞİD’in o korkusu Cengizhan’ın korkusuydu. Daha onlar gelmeden insanlar göç ettiler. Hünkar’da bu korku sonucu ailesi ile birlikte 11 yaşında Nişabur’u terk ediyor. Moğollar ulaşabildikleri her yeri yok ediyorlar.

    İsmaililerin elinde olan ve ulaşılması zor olan yerler dışındaki her yer ele geçiriliyor. Bu Moğol istilasında kurtulanlar İsmaililerin kalesine sığınmışlar. Şiiler İsmaililere zındık, katli vacip demelerine rağmen onlar sayesinde ölümden kurtulmuşlardır. Hacı Bektaş’ın da bu kalelerden geçtiğini düşünüyoruz.

    “HACI BEKTAŞ VELİ DEVLETÇİ BİR ADAM ASLA DEĞİLDİR”

    O dönemde 12 imamcılık baskın bir ekol değildi. İsmaililer yani 7 imamcılar en güçlüler. Hacı Bektaş’ın orada yetişmiş olmasını da normal buluyoruz. Alamut’a kadar gittim. İsmail’in 360 kalesinden en baş kalelerinden biri. O kalede birçok insan hem güvenlik hem de sempati duymuşlar. Hacı Bektaş da onlardan biridir. Fedai olanlar da vardır. Hacı Bektaş buralardan geçerek Anadolu’ya gelmiştir.”

    “Hacı Bektaş Veli hem komutan hem de inanç önderidir. Devletçi bir adam asla değildir” diyen Derin’in sunumunun ardından da soru cevap ile devam edildi.

    Kampta bugün Aydın Birkan Özkan’ın “Alevi müziği, sanatı, kültürü”, Ali Haydar Arıkuşu’n “Geçmişten günümüze Alevilik inancı ve Alevi hareketi” üzerine söyleşileri olacak.

    BALIKESİR/PİRHA

     

  • Çorum’da Hacı Bektaş Vakfı’nın yaz kursları sona erdi

    Çorum’da Hacı Bektaş Vakfı’nın yaz kursları sona erdi

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi ile Çorum Alevi Kültür Merkezi Derneği’nin işbirliğiyle hayata geçirilen yaz kurslarının sona ermesi nedeniyle bir kapanış programı düzenlendi.

    Vakfın bahçesinde gerçekleştirilen etkinliğe Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Mustafa Eker, Hacı Bektaş Vakfı Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, Gümüşhacıköy Şube Başkanı Ali Naki Bahar, Merzifon Şube Başkanı Hasan Güvenç ve Çorum Alevi Kültür Merkezi Derneği Başkanı Erol İpek’in yanı sıra kursiyerleri ve çok sayıda davetli katıldı.

    Uğur Çınar’ın sunuculuğunu yaptığı etkinlik saygı duruşunda bulunulması ile başladı. Vakıfta eğitim gören kursiyerlerin semaha durmasının ardından etkinliğin açış konuşmasını yapan Çorum Alevi Kültür Merkezi Derneği Başkanı Erol İpek, ilki geçtiğimiz yıl yapılan ve büyük ilgi gören yaz kurslarının ikincisinin de başarılı bir şekilde tamamlandığını söyledi.

    Vakıfta düzenlenen İngilizce, Türkçe ve Matematik derslerinin yanı sıra bilgisayar, drama, tiyatro, gitar ve bağlama ile halk oyunları ve semah kurslarına yoğun bir katılım yaşandığını vurgulayan Erol İpek, tüm katılımcıları tebrik etti.

    Öğrencilerden oluşan Türk Halk Müziği Korosu’nun da sahne aldığı etkinlikte ayrıca Halk Oyunları kursiyerleri tarafından Çorum yöresine ait oyunlar sergilendi.

    Daha sonra meslek edindirmeye yönelik düzenlenen bilgisayar kursunu başarıyla tamamlayan kadınlar, sertifikalarını Hacı Bektaş Vakfı yöneticilerinin ellerinden aldılar.

    Alevi kültürünün önemli temsilcilerinden Dertli Divani’nin seslendirdiği birbirinden güzel deyişlerin ardından konuklara lokma ikramında bulunuldu. Hacı Bektaş Vakfı Yaz Kursları kapanış etkinliği cemin ardından sona erdi. (HABER MERKEZİ)

     

      

  • Hacı Bektaş Veli’yi Anma etkinlikleri 16-17 Ağustos’da

    Hacı Bektaş Veli’yi Anma etkinlikleri 16-17 Ağustos’da

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli’yi Anma etkinlikleri, bu yıl 16-17 Ağustos’da bir dizi programla yapılacak. 

    Alevi kurumları, Hacı Bektaşi Veli’yi Anma etkinlilerini bu yıl 16-17 Ağustos tarihinde yapacak. Hacıbektaş’da yapılacak anma etkinliklerine ‘Pir’in huzurunda dar’a durmaya…’ sloganıyla katılım çağrısı yapıldı.

    Anma etkinliklerinin 1. gününde saat 11.00’de açılış konuşması yapılcak. Daha sonra anmaya katılan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Mat, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül, Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Doğan Demir, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan ve Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez konuşma yapacak.

    Saat 11.00 -13.00  arasında Alevi Gençler ve Talepleri konulu panel yapılacak. Konuşmacılar; Nurullah Gültekin, Ali Üngörmüş, Aydın Birkan Özkan, Nadir Bal olacak.

    Saat 14.00-16.00 arasında Alevi Kadınlar ve Talepleri paneli yapılacak. Konuşmacılar; Sevim Yalıncakoğlu, Meral Altun, Aysel Klavuz, Nevin Kamilağaoğulları olacak.

    Saat 19.00-23.00 arasında ise konser verilecek. Konserde Tolga Sağ, Muharrem Temiz, Gani Pekşen, Dilek Odabaş, Aydın Birkan Özkan, Malik İnci, Türkan Akbıyık, Eylem Akbıyık ve Eylem Ulusoy türkülerle ve deyişlerle eşlik edecek.

    Anma etkinliklerinin 2. gününde ise;

    Saat 14.00-16.00  arasında Dergah kapısında Genç Zakirler deyişler okuyacak. Saat 19.00-22.00 arasında ise Dergah avlusunda cem yapılacak lokma verilecek. Cemi ise Pir Hasan Klavuz yürütecek.

  • ‘Aşure, kaostan ve krizden kurtuluşun aşıdır’-VİDEO

    ‘Aşure, kaostan ve krizden kurtuluşun aşıdır’-VİDEO

    PİRHA- Yas-ı Muharrem orucu tamamlandı. On iki gün boyunca Kerbela’nın yasını tutan Aleviler akşamları bir araya gelerek yaslarını ve lokmalarını paylaştılar. Adana Hacı Bektaş Veli Derneği’de bir araya gelen yurttaşlara seslenen Şıx Çoban Ocağından Pir İbrahim Kete, “Alevi Pirleri, Mürşidleri, Talipleri yollarından ve verdikleri ikrardan dönmedikleri için cefa çekti. Bizler de bir olalım, diri olalım zalimlere boyun eğmeyelim” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi yurttaşlar Yas-ı Muharrem orucunu tamamladı. Adana Hacı Bektaş Veli Derneği’nde bir araya gelen yurttaşlar lokmalarını pay etti. Deyiş ve mersiyelerin okunduğu son günde konuşan Pir İbrahim Kete, Kerbela katliamına dikkat çekerek, “Alevi Pirleri, Mürşidleri, Talipleri yollarından ve verdikleri ikrardan dönmedikleri için cefa çekti. Bizler de bir olalım, diri olalım zalimlere boyun eğmeyelim” dedi.

    Ardından Seyit Sabun Ocağı Anası Zehra İncesu tarafından gulbang okunarak oruçlar açıldı.

    Yas-ı Muharrem orucunun tamamlanmasıyla Aşure kazanları kaynamaya başladı. Demokratik Alevi Derneği (DAD) Adana Şubesi ve Adana Hacı Bektaş Veli Derneği tarafından dernek binasında Aşure lokmasını pay etti.

    Aşure ceminde konuşan Adana Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı “Unutulmamalı ki Aleviler mazlumun yanında, zalimin karşısında her zaman taraftır” derken, DAD Adana Şube Eş Başkanı Pir Zeynel Kete ise “ Yas-ı Muharrem orucu, Hüseyini duruş güncellenmelidir. İnancımıza göre zalimin zulmü altında olan her coğrafya Kerbeladır. Ona karşı hakikat ve özgürlük yürüyüşünde buluna her can Hüseyindir. Aşure aşı kutsal aştır. Kaostan ve krizden kurtuluşun aşıdır” dedi.

    Konuşmaların ardından deyişler okundu, aşure pay edildi.

    Diren Keser/ADANA

  • Aleviler Hacı Bektaş Veli anmasında: Dergahlarımızı işgalden kurtaralım – VİDEO

    Aleviler Hacı Bektaş Veli anmasında: Dergahlarımızı işgalden kurtaralım – VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri yoğun katılımla başladı. Anma etkinliği öncesi katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, “Serçeşmemiz olan Hacı Bektaş dergahımız dâhil olmak üzere tüm dergahlarımıza el konulmuş; dergahların çoğu yıkılmış; ayakta olanların da önemli bölümleri yok edilmiş ve zorla dergahlarımıza cami yapılmıştır. Aleviler, bu oldubittiye, zorbalığı ve zulmü geçmişte de asla kabul etmemiş; bugün de etmeyecektir” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı başkanlarının yanı sıra binlerce Alevi, Hacı Bektaş Veli anma etkinliğinde bir araya geldi.

    “KALBİMİZ VE MEKANLARIMIZ İŞKAL EDİLMİŞ DURUMDA”

    Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Tuncer Baş, Alevi dergâhlarının işgal altında olduğunu belirterek şunları ifade etti;

    “Bizim kalbimiz ve mekanlarımız işgal edilmiş durumda. Bu işgal sona erene kadar mücadelemiz devam edecektir. Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri, 12 Eylül karanlığına rağmen devam etti. Bugün belediye başkanı eliyle anmalarımızın yapılması engellenmek isteniyor. Ancak bu anlayışı değiştireceğiz. Dergâhlarımız bizim olana kadar durmadan, Alevi canlarla beraber mücadele edeceğiz.”

    “ZULME KARŞI DİK DURUŞUMUZU GÖSTERMEYE GELDİK”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız da, “Dün haksızlığa boyun eğmeyen pirlerimizle beraber bugün de zulme karşı dik duruşumuzu göstermeye geldik” diyerek şunları belirti;

    “AKP çözüm merkezi olmayacağı artık ortadadır. Buna karşı ‘bende adalet, demokrasi, özgürlük istiyorum’ diyenlerin bir olmaya, diri olmaya ihtiyacı var. Nerede bir mazlum varsa yanında olduk. Nerede bir katliam varsa onun karşısında durduk. Kimsenin birbirinden üstün olmadığı, herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir dünya özlemini hep birlikte savunalım.”

    “DERGAHLARIMIZIN İŞGALİNE DAHA NE KADAR SESSİZ KALACAĞIZ”

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ise, “Biz Aleviler dergahlarımızın işgaline ne zamana kadar sessiz kalacağız” diyerek şunları söyledi;

    “Aleviler  Şah Hüseynin, Pir Sultan’ın torunları olduğunu hatırlamalıdır. Örgütlerimiz dergâhlarımızın işgalden kurtulması için mücadele ediyor. Alevi toplumu da dergâhlarına daha fazla sahip çıkmalıdır. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevine de ilk günden bu yana sahiplendik, sahiplenmeye devam edeceğiz. Hak, hukuk, adalet yerini bulana kadar mücadeleyi hep beraber yükseltmeliyiz. Çocuklarımızın şeriatçı eğitim almasının önüne geçmeliyiz. Alevi toplumu çocuklarını cemevlerine getirmeli, kültürü ve inancıyla buluşturmalıdır.”

    Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın bulunduğu meydanında yapılan basın açıklamasını Alevi Bektaşı İnanç Kurulu başkanı Pir Hüseyin Güzelgül okudu. Güzelgül, Aleviliğin bir sevgi dini olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti;

    “Tüm insanların ve tüm canlı cansız varlıkların barış içinde yaşayacağı bir rıza şehri, Alevilerin ütopyasıdır. Tüm evreni güzelleştirmek isterler ve yolun talibi hata eylerse, dara çekerler o canı Aleviler. Alevilik inancı yüzyıllardır baskı görmüş, inanç önderleri dar ağaçlarında çekilmiş, asimile edilmeye çalışılmış, ibadethanelerimiz yıkılmıştır. Bugün önünde cem olduğumuz ve serçeşmemiz olan Hacı Bektaş Dergâhımız dâhil olmak üzere tüm dergâhlarımıza el konulmuş; dergâhların çoğu yıkılmış; ayakta olanlarında önemli bölümleri yok edilmiş ve zorla dergâhlarımıza cami yapılmıştır. Aleviler, bu oldu bittiyi, bu zorbalığı ve zulmü geçmişte de asla kabul etmemiş; bugün de etmeyecektir.”

    “ALEVİ DERGAH VE KURUMLARI ALEVİLERE GERİ VERİLMELİDİR”

    Hacı Bektaş Veli Dergâhı “müze” değil Alevi inancının kalbi ve serçeşmesi olduğunu belirten Güzelgül dede, “Dergâhın ibadete kapalı olması Alevi inancına vurulmuş ağır bir darbedir. Alevi örgütleri ve diğer Alevi kesimlerinin de yıllardır dile getirdikleri talepler doğrultusunda Hünkar-ı Pir Hacı Bektaş Veli Dergahı ve bununla birlikte yine el konulan Şahkulu, Karaağaç gibi tüm Alevi dergahları ve kurumları; gerçek sahibi olan Alevilere devredilmelidir” şeklinde konuştu.

    “ŞERİATÇI EĞİTİM DÜZENİNE HIZLICA GEÇİLDİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

    “Alevilerin sorunları sadece dergahlarımızla sınırlı değildir” diyen pir Hüseyin Güzelgül şunları ifade etti:

    “Bizler, 12 eylül faşizminin çocuklarımıza dayattığı zorunlu din dersinin kaldırılmasını talep ediyorken; şimdi Sünni İslamın öğretildiği onlarca dersle karşı karşıyayız. Üstelik bilimsel, akılcı bir eğitimden de vazgeçilerek, çocuklarımıza cihadın öğretildiği, şeriatçı bir eğitim düzenine hızla geçildiğini görüyoruz. AKP’nin temsilcileri televizyonlarda açık açık; ‘biz yeni bir devlet kuruyoruz’ diyorlar. Hepimiz bunun farkındayız! Söz ettikleri bu devlet, dine dayalı bir şeriat devletidir. Geçmişte bizleri niyet okumakla suçlayanlar, ne acıdır ki artık bu ülkede demokrasinin, adaletin kalmadığını yaşayarak öğreniyorlar.”

    “EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYORUZ”

    “Vicdan yok! Adalet yok! Barış yok! Huzur yok!” diyen Güzelgül dede iktidara son olarak şu çağrıyı yaptı:

    “Toplumsal barış ve kardeşlik. eşit yurttaşlık, adalet, barış istiyoruz. Diğer yandan; bırakın artık Alevilerin yakasını! Bizim inancımıza, ibadethanemize karışmaktan vazgeçin! Çocuklarımızı, okullarınızda asimile etmeye çalışmaktan vazgeçin! Bizi bize tarif etmeyi; bizi bize düşman etmeye çalışmayı bırakın!Bu ülkenin tarihine yaptığınız yollarla değil; panzerlerle ezdiğiniz çocuklar, öldürdüğünüz gençler, attığınız gazlar, polis şiddeti, adaletsiz yargılamalarınız, uyguladığınız savaş politikaları, katlettiğiniz doğa ile geçeceksiniz!

    Diren KESER-İsmet SEFER/ HACIBEKTAŞ

     

  • Hacı Bektaş anmaları yoğun katılımla başladı

    Hacı Bektaş anmaları yoğun katılımla başladı

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri bugün Alevi kurumlarının katılımıyla Nevşehir Hacıbektaş’ta başladı. 

    Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri bugün Nevşehir Hacıbektaş’ta başladı. Anma etkinliği Alevi kurumlarının yoğun katılımıyla gerçekleşecek. Türkiye’nin bir çok merkezinden dün gece saatlerinde yolla çıkanlar bugünün sabah saatlerinde Dergah ziyaretleri gerçekleştirerek niyaz oldular. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin Günümüze Düşen Işığı’ adıyla etkinlik düzenleniyor

    ‘Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin Günümüze Düşen Işığı’ adıyla etkinlik düzenleniyor

    PİRHA- Hünkar Hacı Bektaş Veli Kültür Eğitim yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 16 Ağustos’ta “Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin Günümüze Düşen Işığı” adıyla kültür sanat etkinliği düzenliyor. 

    Gamze Aktaş’ın sunacağı etkinlikte açılış konuşmalarını Hünkar Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Olcay Kaya, Hünkar Hacı Bektaş Veli Danışma Kurulu Başkanı Recai Aksu yapacak.

    Etkinlikte konuşmacılar ise şöyle:

    Muhittin Yıldız- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı

    Hüseyin Mat-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı

    Gani Kaplan-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı

    Ali Aktaş-Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkan Yardımcısı

    Tuncer Baş-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı

    Daha sonra ise “Hacı Bektaş Veli’nin bugüne düşen ışığı”, “Alevi Bektaşi toplumunun demokrasi ve laiklik anlayışı” ve Alevi Bektaşi toplumunun dünü, bugünü, sorunları ve çözüm önerileri” konularında  panel düzenlenecek.

    Kelime Ata’nın moderatörlüğünde yapılacak panelde konuşmacılar da şunlar:

    Mehmet Tural-Emekli Hakim-Yazar

    Süleyman Zaman-Yazar

    Necdet Saraç-Yazar

    Rıza Aydın-Yazar

    Murtaza Demir-Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı

    Etkinlikte, sanatçılar Emrah Mahsuni, Tolga Kaya&5+1, Kutsal Evcimen ve Sinan Güngör, Aşık Divane, Doğan Yılmaz türküleri ve deyişleriyle sahnede yerlerini alacaklar.

    Ayrıca Ayin-i Cem Canlar ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şube’den canlar Semah dönecekler.

    “Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin Günümüze Düşen Işığı” etkinliği 16 Ağustos saat 12.00’de Hacı Bektaş Bulvarı’nda bulunan Çardak Salonu’nda gerçekleştirilecek.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kemal Bülbül: Şahı Velayet yolunu sürenler Osmanlı oyunlarını iyi bilir

    Kemal Bülbül: Şahı Velayet yolunu sürenler Osmanlı oyunlarını iyi bilir

    PİRHA- Madımak anması sırasında Şeyh Sait isminin Hacı Bektaş Veli ve Pir Sultan Abdal ile birlikte anılmasına tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Veliyettin Ulusoy’un açıklaması çeşitli çevrelerce tartışılıyor. Konuya ilişkin bir yazı kaleme alan Eğitimci-Yazar Kemal Bülbül, “22 Temmuz 1527 Tarihinde Osmanlı Hükümdarı Kanuni Süleyman’ın fermanıyla katledilen Şah-ı Şehidan Şah Kalender Çelebi’nin Torunu Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem Ulusoy bilirler..!”değerlendirmesinde bulundu. Bülbül,  acıları paylaşıp haldaş, yoldaş, dildaş, dertdaş olmanın önemine işaret ederek,“Yetmiş iki milleti” Muaviye Soylu Yezit Huylu anlayış karşısında eşitlikte, özgürlükte, adalette “Bir iri ve diri” eyleme günü değil midir? diye sordu. 

    Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Veliyettin Ulusoy’un Şeyh Sait’i kastederek ‘Alevilerin kestiği haramdır, yenilmez’ düşüncesi ile kurulan sofraya oturmayan birinin yolumuzun uluları ile aynı kefeye konulmasına gönlümüz razı olmaz” açıklaması çeşitli çevrelerce tartışılıyor.

    Konuya ilişkin bir yazı kaleme alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin önceki başkanlarından Eğitimci -Yazar Kemal Bülbül, “Öncelikle şu hakikat bilinmelidir ki; “Şeyh Said’in Dersim’e gidip Pir Seyit Rıza’nın misafiri olduğu, misafirlik sırasında “Siz Alevisiniz, biz sizin elinizden yemeyiz,” gibi akıllara ziyan bir durum asla yaşanmamış olup, tarihi kaynaklarda da böyle bir kayda rastlanmamıştır’ dedi.

    Eğitimci- Yazar Kemal Bülbül’ün kaleme aldığı yazı şöyle:

    “ARİF BİLİR AŞK EHLİNİN HALİNİ”

    (Aşık Sümmani Baba)

    Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY, gerek temsil ettiği makam, gerek vakıf olduğu Yol Erkan ilmi ile tevazu ve edep erkan timsalidir. Serçeşme misali coşkun yüreği harlanmış olmalı ki ender rastladığımız bir açıklama yapmışlar.

    Açıklamalarında HDP Diyarbakır Milletvekili Osman Baydemir’in, Madımak Katliamı’nın 24. Yılı nedeniyle Madımak Şehitlerini anmak amacıyla Madımak’a “Karanfil bırakırken yaptığı konuşma”yı söz konusu edip bir eleştiri yapmışlar…!

    Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY’un açıklamadaki ilgili bölümü şöyle;

    “Acılar paylaşıldıkça azalsa ve yaralar kendini sarsa da bazen daha incitici, gönül kırıcı olabilmektedir, yaşananlar. Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anması sırasında karanfiller bırakılırken Hacı Bektaş Veli ve Pir Sultan Abdal’ın, Alevilerin kurmuş olduğu Kamber-i Ali sofrasına oturmayan Şeyh Sait ile aynı kefeye konulurken ‘alkışlanması’ incitici bir durumdur. ‘Alevilerin kestiği haramdır, yenilmez’ düşüncesi ile kurulan sofraya oturmayan birinin Yolumuzun uluları ile aynı kefeye konulmasına gönlümüz razı olmaz.”

    BAYDEMİR: BÖYLESİ HASSAS BİR KONU POLEMİK KONUSU YAPILMAMALI

    Derin bir muhabbet ve sevgi ötesi teveccüh ettiğim Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY’u açıklamayla ilgili olarak telefonla aradım ulaşamadım. HDP Diyarbakır Milletvekili Sayın Osman BAYDEMİR ile konu hakkında bir telefon görüşmesi yaptım. Sayın BAYDEMİR; “Açıklama hakkında henüz bir bilgim yok. Böylesi hassas bir konunun polemik konusu yapılmasını asla istemem. Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY ile yüz yüze görüşüp konuştuğumuzda siyasetten öte hakikat muvacehesinde mutabık olmayacağımız bir konu olacağını sanmıyorum” dediler. Biz de aynı dilek ve görüşle konuya açıklık getirelim dedik. Zira bir kelimeden, kavramdan, cümleden hareketle taraf olup ulu orta polemik yapan ve yıpratıcı bir dil kullanan kimi aklı evveller, Kutbi Hakikat, Mürşidi Arifan Hünkar Hacıbektaş Veli’nin deyişiyle “Bir iri ve diri olmamak” gereken bir dönemde fırsatı ganimet yapabilirler.

    “YAŞANMAMIŞ BİR KONU, TAMAMEN TEVATÜR”

    Öncelikle şu hakikat bilinmelidir ki; “Şeyh Said’in Dersim’e gidip Pir Seyit Rıza’nın misafiri olduğu, misafirlik sırasında SİZ ALEVİSİNİZ BİZ SİZİN ELİNİZDEN YEMEYİZ, YEMEĞİ BİZİMKİLER HAZIRLASIN…!!!” Gibi akıllara ziyan bir durum asla yaşanmamış olup, tarihi kaynaklarda da böyle bir kayda rastlanmamıştır. Kaldı ki Şeyh Said 1925 Tarihinde Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda idam edilmiş, Seyit Rıza 1937 Yılında Elazığ Buğday Pazarı Meydanı’nda aynı saik ve suçlamalarla aynı devlet tarafından aynı yöntemle idam edilmiştir. Kendi inancında birisi Pirlik, birisi Şeyhlik makamına gelmiş ilim irfan edep erkan sahibi iki tarihi şahsiyet hiç karşılaşmadıkları gibi, karşılaşmış olsalar da böylesine çiğ ve edep dışı bir diyalogda bulunmayacakları gün gibi aşikardır. Hal böyleyken bahsi geçen TEVATÜRÜ halkların ve inanç gruplarının arasına nifak sokmaya çalışan RESMİ İDEOLOJİ YANLISI TÜRK İSLAMCI IRKÇILARIN üretmiş olduğunu Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY da mutlaka farkındadırlar.

    “OSMANLI TARAFINDAN KATLEDİLEN KALENDER ÇELEBİ BENZER İFTİRALARA UĞRADI”

    Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile Alevilerin Mektebi İrfan dergahlarını (Ki başta Hacıbektaş Veli Dergahı olmak üzere) Kürt Sünnilerin 12 ilim tedris edilen medreselerini kapatmakla kalmayıp her iki halkı ve inanç grubunu karşı karşıya getirmek için olmadık Osmanlı Oyunları oynayan Muaviye Soylu sistemi en iyi tanıyanların 22 Temmuz 1527 Tarihinde Osmanlı Hükümdarı Kanuni Süleyman’ın fermanıyla bir devşirme olan Pargalı İbrahim Paşa tarafından katledilen Şah-ı Şehidan Şah Kalender Çelebi’nin Torunu Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY bilirler..!

    “ACILARI PAYLAŞIP HALDAŞ, YOLDAŞ, DERTDAŞ OLMAK”

    Öyle görünüyor ki; Sayın Osman BAYDEMİR’in muradı “Hacıbektaş Veli, Pir Sultan Abdal ve Şeyh Said’i aynı kefeye koymak” değildir. Zaten kendi inancının erbabı olan, kendi inancının mensuplarınca haklı olarak kutsanan şahsiyetler de “Aynı kefeye” konmaz! Bilindiği üzere Sayın Osman BAYDEMİR, Diyarbakır Büyük Şehir Belediye Başkanlığı da yapmıştır. Sayın BAYDEMİR birinci dereceden hizmetkarı olduğu kentin Dağkapı Meydanı’ndan hemen her gün geçmiş olmalı! Dağkapı Meydanı’nda hazin ve unutulmaz bir yara olan haksız, hukuksuz ve ırkçı suçlamalarla idam edilen Şeyh Said için duyduğu acıyı Madımak gibi acı deryası bir ortamda anımsaması ve “Kim ne der!” kaygısına kapılmadan gönülden gelen bir samimiyetle bu cümleleri sarf etmiş olması, olsa olsa bir içtenlik olarak algılanmalıdır. Madem ki derdimiz “Acıları yarıştırmak” yerine “Acıları paylaşıp haldaş, yoldaş, dildaş, dertdaş olmak” Sayın BAYDEMİR de bu anlamda yarenlik etmiştir.

    “BAYDEMİR CEMEVİ YAPTIRDI DİYE OSMANLI OYUNLARIYLA KARŞILAŞTI”

    Ayrıca Sayın BAYDEMİR’in daha dün Muaviye Soylu hukukçular tarafından, “Diyarbakır’a cemevi yapmak, cemevi yönetimiyle belediye arasında çıkabilecek bir sorunu da yasa ve yönetmelikler yerine cem erkanında çözmek ve bu vesileyle laikliğe aykırı davranmak…!!!” gibi abesle iştigal bir Osmanlı oyunuyla suçlanmamış mıydı…?! Hukuku, etik değerleri, insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan bu suçlama karşısında Alevi kurum yöneticileri de Sayın BAYDEMİR’e destek vermek amacıyla onu ziyaret etmemişler miydi…?! Diyarbakır Büyük Şehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Kutbi Hakikat Mürşidi Arifan Hünkar Hacıbektaş Veli’nin “Yetmiş iki millete bir nazarla bakmak” nefesinden nasiplenen Sayın Baydemir Diyarbakır’a Pir Sultan Abdal Cemevi yapmakla kalmamış, Sünniler için cami, Hıristiyanlar için kilise tamiri onarımı ve bakımı yapmıştır. Elbette ki bu hizmetler Sayın BAYDEMİR’in göreviydi. Ama bir hakikati de teslim edelim ki görevi olmanın yanında da bilinci, idraki ve uygulamasıydı…

    “YETMİŞ İKİ MİLLETE AYNI NAZARLA BAKABİLMEK”

    Gül cemalinden feyz aldığımız, yüzünün izzetinden, dilinin lezzetinden nasiplendiğimiz, Şah-ı Şehidan Şah Kalender Çelebi’nin Torunu Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY çeşitli nedenlerle biz canlara hitap ederken Kutbi Hakikat Mürşidi Arifan Hünkar Hacıbektaş Veli’nin;

    “Yetmiş iki millete

    Bir nazarla bakmayan

    Kırk yıl müderris olsa

    Hakikatte asidir.” Nefesini terennüm eylerler.

    Ey ilmine, edebine, yoluna, ocağına niyaz olduğum Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY!.. Günümüz tam da Kutbi Hakikat Mürşidi Arifan Hünkar Hacıbektaş Veli’yi eylemi, söylemi, yaşamı, ilmi, hak ve hakikat aşkıyla güncelleme ve “Yetmiş iki milleti” Muaviye Soylu Yezit Huylu anlayış karşısında eşitlikte, özgürlükte, adalette “Bir iri ve diri” eyleme günü değil midir…?!

    Dedik ya; ARİF BİLİR AŞK EHLİNİN HALİNİ

    Arife tarif, hakikate zulm etme manasına gelir.

    İnancımız o ki! Hacıbektaş Ocağı Mürşidi Pir Veliyettin Hürrem ULUSOY bu kemter canın feryadına ilmi hakikat muvacehesinde bir yorum yapacaktır…

    Aşk ile…

    Kemal Bülbül