PİRHA- Hakkari’de 10 yaşındaki çocuğa şiddet uygulayan uzman çavuş İbrahim Sarı hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Hakkari Barosu, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bahçesinde bisiklet süren 10 yaşındaki E.T.’nin uzman çavuş İbrahim Sarı’nın eşine çarpıp düşürdüğü iddiasıyla şiddete maruz kaldığını ve çocuğun kolunun kırıldığını açıkladı.
Bileği kırılan çocuğun ailesinin ise İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) başvurup hukuki destek talep ettiği belirtildi. Başvuru üzerine İHD ve ÖHD, uzman çavuş hakkında suç duyurusunda bulundu.
PİRHA-İktidarın kayyım politikalarını eleştiren Yazar Ali Balkız, “İktidar; Anayasa Mahkemesi’ni, Yargıtay’ı, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu, Yüksek Seçim Kurulu’nu kendisine tabi kılmış, emri altına almış” dedi.
İstanbul Esenyurt, Mardin, Batman, Halfeti, Hakkari Belediyelerinin ardından Dersim ve Ovacık ve Bahçesaray Belediyelerine de kayyım atanması büyük tepki çekiyor.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) önceki dönem Genel Başkanlarından yazar Ali Balkız, iktidarın belediyelere kayyım atamasını PİRHA’ya değerlendirdi.
“KAYYUM, AKP’NİN DİNİ ESASLARA DAYALI DEVLET KURMA PLANININ BİR AŞAMASIDIR”
Geçtiğimiz dönemlerde de belediye başkanlıklarına kayyum atandığını hatırlatan Ali Balkız, “Bu yeni seçimden sonra da oldu ve daha da olacağa benziyor. Bu her şeyden önce AKP’nin bu bahsettiğim dini esaslara dayalı devlet kurma, laiklikten olabildiğince uzak ve sağlam bir biçimde kurtulma programının, planının bir aşamasıdır. Bu kadar aksak olmasına karşın, bu kadar hilebaz içerikler taşıyor olmasına karşın sandığı bile etkisiz hale getirmenin adımlarıdır” dedi.
“’SEÇİMLERİN TÜMÜNE KAYYUM ATADIM’ DİYEBİLMENİN İLK AKLI”
Başkanların seçilmesi için bir neden görmeyen Yüksek Seçim Kurulu’nun başkanlar seçildikten akla sığmayan gerekçeler bulunduğunu belirten Balkız, “Arkadaşları görevden alması o seçmenin iradesini yok sayması sonucudur. Buradan hareketle şu çıkartmada bulunabiliriz; AKP son belediye seçimlerinde birçok belediyeyi kaybetti. Gelecek milletvekili seçimlerinde, parlamento seçimlerinde ya da mevcut sisteme göre cumhurbaşkanlığı seçimlerinde arzu ettiği sonuç çıkmazsa ‘ben tümüne kayyum atadım’ da diyebilmenin belki de ilk aklıdır” diye ekledi.
“HALKI, HALKIN VİCDANINI UNUTUYORLAR”
Bu tür projelerin her dönemde var olduğunun altını çizen Ali Balkız, halkın gazabının her şeyi halleden tek ilaç olduğunu belirtti.
Balkız şunları kaydetti:
“Protesto ediyoruz, nöbet tutuyoruz, miting yapıyoruz eyvallah. Girebileceğimiz belediyemize bizi almıyorlar hadi ona da eyvallah ama yarın benzer seçimlerde de, büyük seçimlerde de bu tür işler yapmaya kalkışırsa bunun karşısında kim ne yapacak? Var mı bir savcı? Var mı bir yargıç? Var mı bir yayın kurumu? Görünen yok. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Yüksek Seçim Kurulu, bütün bunların hepsini kendisine tabi kılmış, emri altına alınmış. Bir şeyi unutuyorlar ama halk, halkın vicdanı, halkın aklı, halkın sözü, halkın birleşme ve buluşma gücü… Bunu hep unutuyorlar. Bu topraklar benzerlerini çok gördü. Selçuklu’dan, Osmanlı’dan, Cumhuriyet’ten bu yana çok gördü. Sadece ülkemizde değil komşularımızda da, Avrupa’da da, kıtalarda da çok görüldü bu. Halkın gazabı çok keskindir ve her şeyi halleden tek ilaç.”
PİRHA- Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, iktidarın kayyım politikalarını protesto etmek için eylem yaptı. Yapılan açıklamada, ” Dersim, Ovacık, Esenyurt, Mardin, Batman, Hakkari ve Halfeti belediye başkanlarının uğradıkları hukuksuzluğa karşı yanlarındayız. Ataması yapılan belediyelerdeki kayyum atamasına derhal son verilsin” denildi.
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri; Esenyurt, Mardin, Batman, Halfeti, Hakkari Belediyelerinin ardından Dersim ve Ovacık Belediyelerine de kayyım atanmasını protesto etmek için Çankaya Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı.
Ortak açıklamayı kurumlar adına Dersimliler Derneği Eş Başkanı Hüseyin Arat okudu.
Esenyurt, Mardin, Batman, Hakkâri ve Halfeti belediyelerine kayyum atanmasının ardından, on yıl önce açılan bir dava gerekçe gösterilerek Dersim Belediye Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, yargılandıkları davanın ardından hukuksuz bir şekilde görevlerinden uzaklaştırıldığını belirten Arat, şunları söyledi:
“Halkın iradesiyle seçilen başkanlara verilen bu ceza evrensel hukuk ilkelerine tamamen aykırıdır. Dava avukatlarının yaptığı açıklamalardan anlaşılacağı üzere, evrensel hukuk kuralları bir yana, iç hukuk ve yasalar hiçe sayılarak, savunmaları dahi alınmadan alelacele belediye başkanlarına ceza verilmiş ve görevlerinden alınmıştır.
AKP’nin kurduğu iktidarının, gerici, faşist rejimini tesis etmek için iktidara geldiği günden bu yana önünde engel olarak gördüğü tüm muhalefet kesimlerine karşı yargı sopasını kullanmaktan çekinmediği bilinmektedir.”
“DEMOKRASİNİN VARLIĞININ TEMEL KOŞULU HALK İRADESİNE SAYGI DUYMAKTIR “
Demokrasinin varlığının temel koşulunun halk iradesine saygı duymak olduğunu belirten Hüseyin Arat, “Uzunca bir zamandır emekten demokrasiden ve barıştan yana sendika, kitle örgütü ve siyasi partiler üzerinde AKP yargısının hukuksuz uygulama ve kararları demoklesin kılıcı gibi sallanmaktadır. Dünde bu kılıç Dersim ve Ovacık Belediye başkanlarımızın görevden alarak kayyum atamıştır.
2024 yerel seçimlerinde halklarımızın tek Adam rejimini, Baskı politikalarını, İnançlarına ve etnik kökenlerine göre insanları ayırıp birbirine kırdıracak her türlü uygulamayı, tüm şoven yaklaşımları, Ekonomik krize yol açan neo liberal politikaları, Kayyum uygulamalarıyla sandığa yansıyan iradesinin gasp edilmesini, ret ettiğini, onaylamadığını hatırlatmak istiyoruz. Aksi her türlü karar veya müdahale halkın demokratik iradesinin gasp edilmesi anlamına gelmektedir” dedi.
“HUKUKSUZLUKLARA KARŞI TUTUMUMUZ NETTİR”
Kayyım uygulamalarını kabul etmediklerini belirten Arat, “Seçilmiş milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen hala cezaevinde tutulduğu, belediye başkanlarının tutuklandığı yerlerine kayyum atandığı, uyduruk davalar ile belediye başkanlarına ceza verilen bir ülkede demokrasiden, adaletten, hukuktan bahsetmek mümkün değildir. Herkes bilmelidir ki yaşanan bu hukuksuzluklara karşı tutumumuz nettir.
Dersim, Ovacık, Esenyurt, Mardin, Batman, Hakkari ve Halfeti başkanlarının özgürlükleri kısıtlayacak ve onları halklarında mahrum edecek herhangi bir durumu, yargı yoluyla halkın iradesine vurulmuş bir darbe olarak göreceğiz. Bizim bu duruma karşı tavrımız nettir. Dersim halkının iradesine sahip çıkmaya ve belediye başkanlarımızın yanında yer almaya, onlarla birlikte bu adaletsizliğe karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
“BELEDİYE BAŞKANLARI GÖREVLERİNE İADE EDİLSİN “
“Anti demokratik yollarla dersimde ve diğer illerimizde belediyeler üzerinden hak gaspı yapılıyor” diyen Arat, “Açık bir şekilde halkın iradesini yansıtan belediye başkanları hukuka aykırı görevlerinden el çektiriliyor. İrademe ve doğama dokunma. Dersim, Ovacık, Esenyurt, Mardin, Batman, Hakkari ve Halfeti belediye başkanlarının uğradıkları hukuksuzluğa karşı yanlarındayız. Ataması yapılan belediyelerdeki kayyum atamasına derhal son verilsin. Halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanları görevlerine iade edilsin. Susmuyoruz, susmayacağız” diye ekledi.
Açıklama, yapılan oturma eyleminin ardından sona erdi
PİRHA- DEM Parti bu hafta kadın grup toplantısı yaptı. Grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Çözümsüzlük peşinde koşmadık. Biz çözümü içerde arıyoruz. Türkiye’de arıyoruz. Ankara’da, Amed’te görüyoruz çözümü. Eşit ve özgür bir ortamda Türkiye’de ortak bir yaşamda görüyoruz çözümü” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin kadın grup toplantısında gündemdeki konulara dair konuştu.
Kadınların zılgıtları eşliğinde ve “Kayyımlar gidecek, biz kalacağız” ve “Jin, jiyani azadî” sloganları sonrası konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’ne dikkat çekerek, “Dominik’ten Rojava’ya, İran’dan Hindistan’a, Şili’den Filisti’ne ve dünyanın dört bir yanında biz kadınlar erkek egemen kapitalist sisteme karşı özgürlük mücadelesi veriyoruz, vermeye devam ediyoruz” dedi.
“EKİM AYINDA 48 KADIN KATLEDİLDİ, 23 KADININ ÖLÜMÜ İSE ŞÜPHELİ!”
Türkiye’de artan kadın katliamlarına işaret eden Hatimoğulları, “Bizler her gün katlediliyoruz. Sadece 2024 yılında 395 kadın erkekler tarafından katledildi. Ekim ayında 48 kadın katledildi. 23 kadının ölümü ise şüpheli. Oysa bu ölümlerin failleri şüpheye yer bırakmayacak şekilde erkek egemen düzenin ta kendisidir. Erkek düzeni çetelesi son 14 yılın en yüksek oranını gösteriyor. Rojin Kabaiş şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Dosyaya gizlilik kararı aldırdılar. Otopsi raporu avukatları ve ailesiyle paylaşılmadı. Yandaş medya tarafından servis edildi” diye konuştu.
“BİZ BİRKİŞİ DAHA EKSİLMEK İSTEMİYORUZ”
Rojin Kabaiş’in, şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini vurgulayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bizden Rojin’in ölümünün şüpheli olmadığına inanmamızı bekliyorlarsa yanılıyorlar. Rojin’in annesi ve ablası aramızda. Asla bu mücadeleyi yalnız vermeyeceksiniz, yanınızda olacağız. Dersim’de Gülistan Doku kaybedildi. Akıbeti bilinmiyor. Gülistan Doku nerede, demeye devam edeceğiz. Biz bir kişi daha eksilmek istemiyoruz. Örgütlenerek mücadele ederek bunlarla baş edebiliriz. bunun dışında bir seçeneğimiz yoktur” şeklinde konuştu.
“EVDE ÇOCUĞUNA BİR BARDAK SÜT VEREMEYEN ANNENİN ÖFKESİNDEN KURTULMAYACAKSINIZ”
Esenyurt, Mardin, Hakkari, Batman ve Halfeti’ye atanan kayyımlara dikkat çeken Hatimoğulları, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kayyım anayasaya ve Avrupa Özerlik Şartı’na aykırıdır, yurttaşın seçme ve seçilme hakkının gaspı demektir, bir siyasi darbedir kayyım. Kayyım, Kürt düşmanıdır, kadın düşmanıdır, muhalif olan her kesimin düşmanıdır. Eş başkanlık sistemimize de bir saldırıdır da aynı zamanda. Belediyelerimizde kadın kenti olmak için attığımız adımları ortadan kaldırmak istiyorlar. İlk icraatları kadın merkezlerimizi ve daire başkanlıklarımızı kapatmak oldu. En son atanan kayyımların bir kaç icraatından bahsedeceğim. Mardin’deki ücretsiz ulaşım için “Jin kart” uygulamasının tamamını durdurdu. 25 Kasım programlarını iptal etti. Biz kadınlar ne yaparlarsa yapsın, eşbaşkanlık, eşit temsiliyet mor çizgimizdir demeye devam edeceğiz. İktidar merkezi bütçede toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üretiyor. 2025 bütçesinde her kadın için düşen pay 139.3 TL. Bunun neyiyle kadına karşı şiddetle mücadele edeceğiz?
Yoksullukla yüzleşmekten özel olarak kaçıyorlar. Bunlar sanki kendi sorunları değilmiş gibi davranıyorlar. Bu ne rahatlık ya, bu ne rahatlık? Bu ülkeyi kim yönetiyor? Bu yoksulluktan siz sorumlu değil misiniz? Yoksul için bütçe yapmak sorumluluğunu üzerinizden savarak kurtulacağınızı mı sanıyorsunuz? Yoksulun elinden kurtulamazsınız, açın elinden kurtulamazsınız. Evde çocuğuna bir bardak süt veremeyen annenin öfkesinden kurtulmayacaksınız.
İzmir’de 5 çocuk yanarak yaşamını kaybetti. Bu iktidar kendi sorumluluğu yokmuş gibi konuştu. Bunu magazin haberi gibi değerlendirdiler. Duygu kalmamış, vicdan kalmamış iktidarda. Kadının yaşam tarzı diyecek kadar ileriye gidebiliyor. Bu ekonomiyle açıklanamaz, neyle açıklanırmış, kadının yaşam tarzıyla. Yuh size, yuh size.
Bu ülkede ve bölgede Kürt sorunu vardır. Kürt sorunu yoktur diyenlere altını kalın kalın çizerek ifade ediyorum. Son günlerde devam eden tartışmalarda bizler bu konudaki sözümüzü her fırsatta ifade ettik. Biz DEM Parti olarak demokratik zeminde, onurlu bir barıştan yanayız. Bunun için de İmralı tecridi derhal kalkmalıdır, Sayın Öcalan özgürlüğüne kavuşmalıdır. Hem ülkemiz hem bölgemizin barışı için yapacak çok şeyi olduğunun altını ısrarla çizdik, bunu on yıllardır söylüyoruz. Son dört senedir devam eden ağırlaştırılmış tecride karşı mücadeleyi her yerde verdik, vermeye de devam edeceğiz.
Sarayda kulağına üfürüleni mürekkebiyle yazan, Sayın Öcalan’ın çözüm gücü ve iradesine dair fitne üretmeye çalışanlar var. DEM Parti’nin çözümden yana olmadığını söyleyenler var. Bu bize atılmış bir iftiradır. Bu fitne çabasıyla neyi amaçlıyorsunuz, kimin kelimelerini yazıyorsunuz? Bu dil nefret dilidir, bu dil Ezop’un lanetli dilidir. ‘Kan var büyük kelimelerinin altında’ der Cemal Süreya. Her kelimenin altından barışın fışkırmasını istiyoruz. Bu dil çözümsüzlüğün dilidir. Çözümsüzlüğün faturasını kimse DEM Parti’ye kesemez.
MHP Genel Başkanı bugün yine bu kürsüde bu konuyla ilgili değerlendirmeler yaptı. Herkesin bilmesi gerekir ki Kürtler de bizler de Washington’da, Moskova’da sınır ötesinde askeri operasyon için vize aramaya çıkmadık. Halkın iradesine kayyım atamadık, dilini kültürünü yasaklamadık. Çözümsüzlük peşinde koşmadık. Tam tersine bu kalemşörler ve kimi siyasetçiler yapıyor. Biz çözümü içeride Türkiye’de arıyoruz. Ankara’da Amed’te görüyoruz çözümü. Eşit adil ve demokratik bir ortamda ve ortak bir yaşamda görüyoruz. Onurlu barış mücadelemize hiç kimse çamur atmaya kalkmasın. O çamur döner size bulaşır.”
PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasını kınadı. Yayınlanan yazılı mesajda “Tüm bileşenlerimizi ve halkımızı bugün demokrasiye sahip çıkmak için saat 16:00’da Esenyurt Belediyesi’ne bekliyoruz” denildi.
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in, 30 Ekim sabahı evine yapılan operasyonla gözaltına alınmıştı. Çağlayan’daki İstanbul Adliyesinde ifade veren Özer, “PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ABF: HALKIMIZI BİRLİKTE HAREKET ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ!
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması yönündeki karara Alevi örgütlerinden de tepki geldi. Alevi Bektaşi Federasyonu, yazılı bir açıklama yaparak kayyım kararına karşı olduklarını vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Özer’in hukuksuz bir biçimde gözaltına alınması ve yerine apar topar kayyum atanması kabul edilemez! Halkın iradesine kayyum atayanlar barıştan bahsedemezler. Biz Aleviler, dün nasıl ki; Van’da, Hakkari’de atanan kayyuma karşı hukuktan ve halkın iradesinden yana tavır sergilediysek, bugün de Esenyurt halkının iradesine sahip çıkıyor ve bu iradeye karşı yapılan darbeyi kabul etmiyoruz. Halkımızı iradesine sahip çıkmaya ve bu hukuksuz tutuma karşı demokrasi güçleri ile birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.Tüm bileşenlerimizi ve halkımızı bugün demokrasiye sahip çıkmak için saat 16:00’da Esenyurt Belediyesi’ne bekliyoruz.”
PİRHA – Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) her yıl düzenli olarak hazırladığı Kara Rapor’un altıncısı yayınlandı. Raporda, hava kirliliğine bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il Hakkari olarak açıklandı.
Temiz Hava Hakkı Platformu, hava kirliliğinin azaltılması, halk sağlığının korunması ve temiz hava hakkının savunulması amacıyla her yıl hazırladığı ‘Kara Rapor’un altıncısını yayımladı.
Çarpıcı sonuçları ortaya koyan THHP raporunda, nüfusun en az %92’sinin kirli hava soluduğu ortaya çıktı. Raporda, fosil yakıtlara bağımlılığın en önemli çevresel bedellerinden birinin hava kirliliği olduğu belirtildi.
“Hava Kirliliğinin Sağlığa Etkileri” başlığında, hava kirliliği sonucu gerçekleşen ölümlerin hem sayısal hem de orantısal olarak önceki yıllara göre artış gösterdiğinde dikkat çekildi.
Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre nüfusunun %92’si kirli hava soluyan Türkiye’de, temiz hava politikalarıyla 68 bin 440 kişinin hayatını kaybetmesinin önüne geçilebileceği vurgulandı. Raporda ayrıca hava kirliliği ile meme kanseri arasındaki ilişki de ilk kez ortaya konuldu. Havası en kirli olan ve buna bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il ise Hakkari olarak açıklandı.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ!
Temiz hava hakkına ilişkin ulusal ve Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası mevzuatlara da yer verilen raporun sonuç bölümünde THHP’nin çözüm önerileri şöyle sıralandı:
* Türkiye enerjide fosil yakıtlara bağımlılığını hızla azaltmalıdır.
* Ulusal hava kalitesi standartları iyileştirilmelidir.
* PM2,5 için ulusal limit değer belirlenmeli ve yürürlüğe alınmalıdır.
* Hava kalitesi izleme çalışmaları iyileştirilmelidir.
* Ağır sanayi bölgelerinde hava kalitesinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönetimi sistematik hale getirilmelidir.
* Hava kirliliğinin sağlık etkileri saha çalışmaları ile araştırılmalıdır.
* Çevresel etkisi olan tüm projeler için sağlık etki analizinin de yapılması mevzuata dahil edilerek zorunlu hale getirilmelidir.
* Türkiye imzaladığı hava kalitesine yönelik uluslararası sözleşmeleri uygulamalıdır.
* Çevresel bilgiye ulaşabilmek için bilgi edinme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi sağlanmalıdır.
Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) doğa koruma ve sağlık alanında çalışan 15 Sivil Toplum Kurumunun bir araya gelmesiyle 2015 Haziran ayında kuruldu. Platformun kuruluş amacı, “öncelikle işletmede ve inşaat aşamasında olan kömürlü termik santrallerin yarattığı hava kirliliği ve çevre sorunlarına bağlı olarak halk sağlığını, temiz hava ve çevre hakkını savunmak” olarak ifade ediliyor.
PİRHA- “İradeye Saygı Yürüyüşü”nde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Seçmene ve sandıktan çıkana saygı duyun” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Hakkari Belediyesi’ne 3 Haziran’da kayyum atanmasına karşı başlatılan “İradeye Saygı Yürüyüşü” 8’inci gününde devam ediyor. Yarın yürüyüşün finali Hakkari’de gerçekleşecek.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da yürüyüşe katıldı. Zap Vadisi’nde devam eden yürüyüşte konuşan Hatimoğulları, “Kayyuma karşı başlattığımız bu yürüyüşte irademize, seçme seçilme hakkımıza, yasaya, anayasaya saygı talep ediyoruz. Ne yazık ki kayyımcı zihniyet bunu tanımıyor ve kayyım atıyorlar. Siyasi darbe gerçekleştiren bu anlayışa karşı her yerde eylemlerimiz devam ediyor. Türkiye ve Kurdistan’ın dört bir yanından irademize saygı için yürüyoruz. Seçmene ve sandıktan çıkana saygı duyun ve meclisin eş başkanlarını seçmesini tanıyın” dedi.
PİRHA-DEM Parti’nin irade gaspına karşı İstanbul’dan başlattığı “İradeye Saygı Yürüyüşü” Ankara’ya ulaştı. Yapılan basın açıklamasında, “Milliyetçiliği körükleyerek toplumu kutuplaştırmaya çalışıyor. DEM Parti’nin kazandığı belediyeleri darbe yöntemleriyle ele geçirmeye çalışıyorlar”denildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından kayyım gaspına karşı İstanbul’dan Colemêrg’e başlattığı “İradeye Saygı Yürüyüşü” Ankara’ya ulaştı. İstanbul ve İzmir’den yola çıkan yürüyüşçüler, Kurtuluş Parkı’nda karşılandı. Daha sonra Sakarya Caddesi’ne geçen yürüyüşçüler basın açıklaması yaptı.
“KÜRT HALKININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINI ORTADAN KALDIRAN BİR ‘KÜRT NORMALİ’ YARATILMAK İSTENİYOR”
Açıklama metnini DEM Parti Ankara İl Kadın Meclisi Sözcüsü Nebahat Çalpan okudu.
Çalpan, “İrade gaspına boyun eğmeyeceklerini belirterek, “Kaldırılmış olan OHAL artığı bu yasa iptal edilinceye kadar, atanmışın seçilmiş üzerindeki vesayete son verilinceye ve belediyemizi tekrar halkımıza teslim edinceye kadar mücadelemiz sürecek. Kayyumlarla devreye sokulan saldırı, aslında eşitlik ve özgürlük isteyen her kesime dönüktür. 12 Eylül Darbe Anayasası’nı bile rafa kaldıran iktidar bloğu, ‘Yeni Anayasa’, ‘Yumuşama’ adı altında toplumsal tepkiyi kontrol altına almaya çalışırken, üçüncü kayyum dönemiyle Kürt halkının seçme ve seçilme hakkını tümden ortadan kaldıran bir ‘Kürt normali’ yaratmak istiyor. Milliyetçiliği körükleyerek toplumu kutuplaştırmaya çalışıyor. DEM Parti’nin kazandığı belediyeleri darbe yöntemleriyle ele geçirmeye çalışıyorlar” diye belirtti.
“YIKIM VE SAVAŞ SİYASETİNDEN VAZGEÇİN”
Kayyım ve tecrit politikalarının halkları ancak savaş ve felakete sürüklediğini dile getiren Çalpan, “Halklarımıza barışı, dirliği ve huzuru çok gören, ekonomik yıkımı ağırlaştıran bu siyaset sizi bir yere götürmez. Götüreceği yer felakettir. Hali hazırda sonuçları ağır olan bölgesel savaşlara, soykırıma varan büyük katliamlara tanıklık ediyoruz. Gelin yol yakınken, savaş ve ranttan medet uman, baskı ve zorbalıkla sonuç alınabileceğini var sayan bu yıkım siyasetinden vazgeçin. Tecridi durdurun, diyalog ve müzakere kapılarını açın, halk iradesine ipotek koymayın. Hakkari Belediye Meclisi’nin Mehmet Sıdık Akış’ın yerine başkan olarak atadığı Viyan Tekçe’nin başkanlığını kabul edin. Savaş ve ranttan tasarruf edin, edin ki ekonomi politikalarınızla yoksulluk ve işsizlik içinde kıvranan halklarımız derin bir nefes alsın” ifadelerini kullandı.
“YÜRÜŞÜMÜZ DEVAM EDECEK”
DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dündar ise, “Kürdistan’da, AKP-MHP iktidarı büyük bir darbe yedi ve buna tahammül edemiyorlar. 31 Mart seçimlerinde bin bir türlü hile, yalan, oyun yaptılar ama yine de seçimi alamadılar ve kaybettiler. Büyük bir darbe yediler. Şimdi ise kayyım siyasetiyle diyorlar ki iradenizi tanımıyoruz. Kayyumlar Kurdistan coğrafyasını talan etti. Wan’a kayyım atamaya kalkıştıklarından dört bir yandan buna karşı çıktık. Bugün de buna karşı sesimizi yükseltiyoruz ve Ankara’dayız. Adaleti, hakkı, eşitliği savunan tüm insanlar olarak kayyımlara geçit vermeyeceğiz. Bu kayyımları kabul etmiyoruz ve bu hukuksuzluk geri çekilene kadar yürüyüşümüze devam edeceğiz” dedi.
Konuşmaların ardından açıklama sona erdi. Bu akşam Ankara’da konaklayacak olan yürüyüşçüler, yarın Adana’ya doğru yola çıkacak.
PİRHA- Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı Mersin’de başlatılan nöbet eyleminde konuşan Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız, Hakkari halkının iradesinin açıkça gasp edildiğini belirterek, başlatılmak istenen yeni bir kayyım dalgasına müsaade etmeyeceklerinin altını çizdiler.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) yerel seçimlerde kazandığı Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyıma karşı Mersin’de başlatılan nöbet eylemi 3’üncü haftasına girdi. DEM Parti’nin Mersin’de kazandığı Akdeniz Belediyesi bahçesinde başlatılan nöbet eylemlerine kentteki emek ve demokrasi güçleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katılmaya devam ediyor.
Her akşam 19.00-22.00 saatleri arasında yapılan nöbette serbest kürsü etkinliği yapılarak, kayyım zihniyetine karşı mücadele etme mesajları veriliyor.
İlk günden bu yana nöbet eylemlere katılan Akdeniz Belediyesi Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız, PİRHA‘ya konuşarak kayyım politikalarına geçit vermeyeceklerini belirttiler.
“KAYYIM UYGULAMALARI TOPLUMU KUTUPLAŞTIRIYOR”
Kayyımın toplum vicdanında hiçbir karşılığının kalmadığını, kayyımın seçmenin iradesine darbe olduğunu ifade eden Nuriye Arslan, “Kürt halkının kazanımlarına yönelik bu kayyım politikalarına geçit vermeyeceğiz. Çünkü bunun ciddi anlamda toplumu kutuplaştırdığını, toplumda yaralar açtığını görüyoruz. Kabul edilir bir şey değil. Kendileri kazanmadığında çeşitli boş sebeplerle halkın iradesini gasp ediyorlar” dedi.
Geçmişteki uygulamalara bakıldığı zaman kayyımın hedefinde ilk olarak kadın kazanımları olduğuna dikkat çeken Arslan, bu sebepten dolayı Mersin’de başlatılan nöbet eylemine kadın örgütlerinden ve kadınlardan yoğun bir destek geldiğini belirtti. “Kayyım geri adım atana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diyen Arslan, seçilmiş irade iade edilmedikçe nöbet eylemleri sonlandırmayacaklarını dile getirdi.
TOPLUMA ÇAĞRI: KAYYIMA KARŞI DURALIM
Hoşyar Sarıyıldız ise yapılan irade gaspının yalnızca Hakkari halkının meselesi olmadığını, tüm toplumu ilgilendirdiğini kaydederek şunları söyledi:
“Bugün belediyemizin önünde toplanma amacımız Colemerg’teki kayyım uygulamasına son verilmesi ve Colemerg halkının iradesine saygı duyulması. Bugün yapılan bu irade gaspı sadece Colemerg’e değil tüm topluma, demokrasiye yapılmış bir saldırıdır. Anayasa’da yer alan toplumun kendi kendini yönetme, seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldıran bir gasp girişimidir. Geçmişte de kazanılan belediyelere kayyım atanarak tarihe bir kara leke olarak geçmişti. Bugün yeni bir kayyım dalgasına daha müsaade etmeyeceğiz, halklar olarak buna karşı duracağız.”
Sarıyıldız, toplumun bütün kesimlerini kayyım uygulamalarına karşı duruş sergilemeye ve mücadele etmeye çağırdı.
PİRHA – Siyasi partilerle bayramlaşma ziyaretleri kapsamında CHP ve Gelecek Partisi heyetleri, DEM Parti’yi ziyaret etti. Partiler arası görüşmede iktidarın kayyım politikasına tepkiler dile getirildi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Gelecek Partisi heyetleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ni (DEM Parti) ziyaret etti.
CHP ve Gelecek Partisi heyetlerini Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, İstanbul Milletvekili Celal Fırat ile Parti Meclisi üyesi Beyza Zeyno Bayramoğlu karşıladı.
Gelecek Partisi adına İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Genel Başkan Yardımcısı Meryem Türktekin ve Genel Başkan Danışmanı Muhammet Emin Parlak ziyarette bulundu.
“BAYRAMA DEMOKRASİ NÖBETLERİYLE GİRİYORUZ”
Bayramlaşma merasiminin ardından ülke siyasetine dair değerlendirme yapıldı. DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, bayramda demokrasi nöbeti tuttuklarını belirterek “Hakkari’ye kayyım atanmasıyla halklarımızın iradesinin hiçe sayıldığı bir döneme girdik ve bunu kabul etmiyoruz. Kayyıma karşı mücadeleyi sürdüreceğiz. Ülkemiz demokrasiyi, barışı, adaleti hak eden bir ülke. Yeter ki muhalefet bu konuda birlikte mücadele etsin” dedi.
“UMARIM HATALARINDAN DÖNERLER”
Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici ise kayyıma karşı olduklarını söyleyerek şöyle devam etti:
“Programımızda kayyıma karşı olduğumuzu ifade etmiştik. Bu çerçevede gerek Van’da gerek Diyarbakır’da özellikle sivil toplum örgütlerinin katıldığı geniş katılımlı toplantılar yaptık. Kürt sorununun çözümü konusunda değerli katkılar aldık. Kayyıma karşı olduğumuzu ifade etmek istiyoruz. Ülkenin batısındaki uygulama neyse Doğu ve Güneydoğu’da da aynı uygulamanın olmasını istiyoruz. Bir belediye başkanı suç işlemiş olabilir, görevden el çektirilir ve belediye meclisi kendi içinden başkan seçerek yola devam etmeli. Geçmişte bu uygulamaları gördük. Van ve Hakkari’deki olayı tasvip etmediğimizi belirtmek isterim. Umarım hatalarından dönerler.”
“HALKIN İRADESİNİ YOK SAYAN ANLAYIŞI KABUL ETMİYORUZ”
Gelecek Partisi’nin ardından CHP heyeti bayram ziyaretinde bulundu. CHP heyetinde Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Kadın Kolları MYK üyesi Azize Çeroğlu, Gençlik Kolları MYK üyesi Eda Albayrak yer aldı. “Halkın iradesini bütünüyle yok sayan anlayışı CHP olarak kabul etmiyoruz” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, şunları söyledi:
“Özellikle güncel belki de olağan bir uygulamaya dönüştüğü için Türkiye kamuoyunun oldukça anladığı, kavradığı, sebeplerinin de farkına vardığı bir kayyım siyasetini mevcut iktidar ısrarla, inatla ve kutuplaştırıcı bir süreci inşa edecek şekilde devam ettiriyor. Aslında kanunlarda geçici bir tedbir olarak belirtilen kayyım, AK Parti döneminde ve yeni çıkardığı kanun hükmündeki kararnamelerle birlikte bir genel uygulamaya dönüştü. Siyasi bir tehdit noktasında partileri kendi belirlediği siyasete uyumlu hale getirmeye çalıştıkları bir uygulama oldu. Bu noktada açıkçası bir belediye başkanıyla ilgili seçilme yeterliliğini görüp YSK’nın uygunluk vermesine rağmen ardından seçimi kazandıktan sonra onu görevden alırken, belediye meclisinden, yeni belediye başkanını belirlemek varken buna rağmen belediye meclisini de devre dışı bırakarak halkın iradesini bütünüyle yok sayan bir anlayış var. Bu anlayışı biz CHP olarak kabul etmiyoruz. Bu anlayışa karşı çok net tutumumuz var. Bu konuda mücadelemizi de sürdürüyoruz. Buna ilave olarak, Türkiye’de toplumsal bir barışın ve bir arada yaşama bilincinin daha fazla demokrasiyle mümkün olduğunu biliyoruz. Dünya’da demokratik ülkelerin gelişmişlik seviyesini de görüyoruz. Demokrasiden uzaklaşan ülkelerin ne hale geldiklerini, nasıl perişanlıklar içinde olduğunu görüyoruz.
“SOKAKLARDA OLACAĞIZ”
Ülkemizin yakıcı sorunları var. Ekonomiyle ilgili sorunları gündemden düşürerek, başka tartışmalar açarak, sanki vatandaşın karnı doyacakmış gibi, torunlarına harçlık vermeyen dedelerin ninelerin bu acı gerçeği unutacakmış gibi sanal bir gündem oluşturmaya çalışıyorlar. Bizim de vazifemiz, yerel seçimlerin birinci partisi olarak iktidara gelmek için de bu büyük mücadelemizi sürdürmek olacak. Burada vatandaşımıza kulak veriyor, onların dertlerini daha fazla duymaya ve bunu da hem iktidarın gözlerinin içine baka baka söylemeye devam edeceğiz. Ve vatandaşlarımızla beraber bu sesi daha gür bir şekilde çıkarmak, iktidara emin adımlarla yürümek için sokaklarda olacağız.”
PİRHA-DEM Parti, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı “Belediyeler halkındır gasba izin vermeyeceğiz” sloganıyla Hakkari’de miting düzenledi.
Hakkari Belediyesine kayyım atanmasına karşı “Belediyeler halkındır gasba izin vermeyeceğiz” şiarıyla düzenlenen miting için pek çok kentten binlerce kişi Hakkari’ye geldi. Siyasi parti temsilcileri, sendika ve sivil toplum örgütü yöneticilerinin katıldığı mitingde “birlikte mücadele” çağrısı yapıldı.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın da katıldığı yürüyüşte, ‘Belediyeler halkındır gaspa izin vermeyeceğiz’ yazılı pankart ve “Kayyım defol”, “Hakkari bizimdir”, “êdî bese” yazılı dövizler taşındı.
“BEDELİ NE OLURSA OLSUN DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Bir dakikalık saygı duruşunun ardından başlayan mitingde, tutuklu Hakkari Belediyesi Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın mesajı okundu. Akış mesajında, “Onurlu Colemêrg halkı, iradeniz için göstermiş olduğunuz kararlı duruş için hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bedeli ne olursa olsun direnmeye devam edeceğiz” dedi.
Belediye Meclisi’nin kararıyla vekil seçilen Eş Başkan Viyan Tekçe ise, “Biz seçildik ancak siz bunu hazmedemediniz. Halkın iradesine saygı duymuyorsunuz. Hakkari halkıyla beraber demokratik yollarla irade gaspına karşı mücadelemiz devam edecek. Halk iradesinden başka hiçbir şey tanımıyoruz” diye konuştu.
“KAYYIMLARI TARİHE GÖMECEĞİZ”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) MYK üyesi Fırat Çoban “Kayyımların, silahların gölgesinde yumuşama olmaz Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’a buradan selam gönderiyoruz. Kayyımları tarihe göreceğimizi duyuruyoruz” diye konuştu.
Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) MYK üyesi Evrim Konak ise; “Kürt hareketi bugün sesini tüm dünyaya duyurmuştur. Kayyım hırsızlıktır. Suç işlemediğinizi göstermek istiyorsanız iradeyi tanıyacaksınız. Bu halk kayyımı istemiyor” dedi.
“BERABER KAZANACAĞIZ”
Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüsü Juliana Gözen “On binlerce arkadaşımızı içeri aldılar, bitmedi. Evimizin önünde çocuklarımızı panzerler ezdi, bitmedi. Buraya iyi bakın biz bitmeyeceğiz” diye konuştu.
Sosyalist Dayanışma Partisi (SODAP) Sözcüsü ve DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, “Buradayız, birlikteyiz. Hiçbir yere gitmiyoruz. Beraber kazanacağız” dedi.
“VAN’DA DENENEN OLMADI, BURADA DA OLMAYACAK”
DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, “Diyarbakır Adliyesinde verilen Tahir Elçi kararını şiddetle kınıyorum. Kürdistan’da halk iradesi kabul edilmemektedir. Ankara’da irade tanınıyor da Diyarbakır’da neden tanınmıyor? Kayyımlar polis ve askerler ile belediyeleri ablukaya alıyorlar, Van’da denediler olmadı, burada da olmayacak” diye konuştu.
Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı Hakan Öztürk de, “Adalet, hukuk demeyi bırakın ey AKP. Bugün burada olmamızın utancı bile sana yeter. Senin torunların bile bu utancı üzerinde taşıyacak. Eğer bir kez Konya’ya kayyım atansaydı bunu iki yüz yıl bunu anlatırdı. Ama yine biz kazanacağız” dedi.
“MUTLAKA KAZANACAĞIZ”
Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Feray Mertoğlu, “Kayyıma asla izin vermeyeceğiz. Yoldaşlar, feministler sizinle birlikte direniyor. Hep birlikte bu zalimlere hakkını vererek göndereceğiz. Mutlaka kazanacağız” şeklinde konuştu.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, “Bugün yalnız değilsiniz, beraberiz demek için geldik. AKP-MHP faşist iktidarından kurtulmak isteyen tüm halklarımız direniyor. Türkiye ve Kürdistan halklarının birleşik mücadelesini büyüteceğiz. Direne direne kazanacağız” dedi.
“ZAFER KÜRT HALKININ OLACAK”
DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise ” Gün direniş günüdür. Gün Kürt halkının zafer günüdür. Yüz yıldır bu zihniyete karşı savaşıyoruz. Soykırım ve kayyım politikaları karşısında hala milyonlarız. Özgürlüğü elde edene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Rojava’dan Başur’a kadar Kürtler kazanımlarını artırmaktadır. Zorda olanlar biz değil onlardır. Bugünden sonra kazanımlarımız daha da artacaktır. Milyonlarca dostumuz Kürt halkının zaferini görüyor. Hakkari de yalnız değildir. Zafer bizim, Kürt halkının olacaktır” diye konuştu.
“BU BİR ASKERİ DARBEDİR”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuşmasında şunları söyledi:
“Bu, bir siyasi darbedir, asla kabul etmiyoruz. Bizler Hakkari Valiliğinin önünde basın açıklamamızı ve oturma eylemimizi yaparken birkaç gün önce burada hemen valiliğin bahçesine jandarmayı indirdiler. Jandarma indi Hakkari sokaklarına! Bu, bir askeri darbedir aynı zamanda.
Bizler belediyelerimizi kazandığımız her yerde, demokrasi adına, insan hakları adına, bu ülkenin geleceği adına, Türkiye’de yaşayan bütün halkların ortak yaşamı adına korumaya devam edeceğiz. Belediyelerimizi siz değerli halklımızla beraber gözümüz gibi koruyacağız. Halkın içindeyiz hep halkın içinde kalacağız. Halk ile beraber yöneteceğiz. Bütün belediye eş başkanlarımız belediye meclis üyelerimiz yedi-yirmi dört halkın hizmetinde çalışmaya devam edecek kayyımcı anlayışa en büyük cevabı böyle vereceğiz.”
“KÜRT HALKI KİMİN YALAN SÖYLEDİĞİNİ BİLİYOR”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da konuşmasında iktidara tepki göstererek, “Neymiş belediye eş başkanımızın soruşturması varmış. Allah sizin belasını versin. Soruşturması olmayan Kürt mü var? 7 yaşından 80 yaşına kadar fişlemediğiniz soruşturma açmadığınız dava açmadığınız tek bir Kürt muhalif bu ülkede bıraktınız mı? Hayır! takiye yapıyorlar. Geçen dönemki Hakkari Belediye eş başkanımızın hiçbir soruşturması yoktu. Oğlunun cenazesine katıldığı için kayyım atadılar. Bir başka belediye eş başkanımızın davası yok aday tanıtım toplantısına katıldığı için görevinden alındı. Bir insan partisi tarafından aday gösterilince aday tanıtımı yapmaz mı? Bunu AKP yapıyor, CHP, MHP yapıyor ama Kürt kendi aday tanıtım toplantısına katılınca bu suç oluyor. Soruşturma oluyor ve yerine kayyım atanma gerekçesi yapılıyor. Bakın bir başka belediye eş başkanımız hiçbir soruşturması yoktu geçen dönem niye kayyım atadılar? Diyor ki 8 Mart etkinliğine katıldı. Değerli arkadaşlar bu yalancılar, başları secdede elleri semada ama akılları Kürt düşmanlığında olan bu yalancılar sizi kandırmaya çalışıyorlar. Ama onurlu Kürt halkı, kimin yalan söylediğini biliyor” dedi.
Konuşmaların ardından binlerce kişi sloganlarla kent merkezine doğru yürüyüşe geçti.
PİRHA- Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı İstanbul’da başlatılan nöbet eylemi 5. gününde devam etti. DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Murat Kalmaz, “Bu mesele yalnızca Kürtlerin meselesi değildir. Kayyım yalnızca Hakkari’ye atanmadı. Herkesin iradesine kayyım atandı” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) yerel seçimlerde kazandığı Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyıma karşı nöbet eylemleri ve protestolar devam ediyor. İstanbul’un Şişhane Meydanı’nda başlatılan nöbetin 5. gününde Barış Anneleri, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve DEM Parti temsilcileriyle çok sayıda yurttaş meydanda bir araya geldi.
İktidara Hakkari halkının iradesine saygı duyma çağrısı yapan yurttaşlar, “Diren Hakkari İstanbul seninle”, “Direne direne kazanacağız”, “AKP halka hesap verecek” sloganlarını attı.
“VAN’A SAHİP ÇIKTIK HAKKARİ’YE DE SAHİP ÇIKACAĞIZ”
DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Murat Kalmaz, “Bu mesele yalnızca Kürtlerin meselesi değildir. Bu yalnızca Hakkari’nin meselesi değil bütün Türkiye’nin meselesidir. Kayyım yalnızca Hakkari’ye atanmadı. Herkesin iradesine kayyım atandı. işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, kadınların iradesi kırılmak isteniyor ama gördüler ki biz Van’daki irademize sahip çıktık. Hakkari’ deki irade gaspına da sahip çıkacağız” diye konuştu.
PİRHA- Hakkari Belediyesi’ne 3 Haziran’da kayyım atanmasına karşı 13 Haziran’da kentte miting yapılacak. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan mitinge katılacak.
Hakkari Belediyesi’ne 3 Haziran’da kayyım atanmasına karşı 13 Haziran’da kentte büyük bir miting düzenlenecek. “Belediyeler halkındır gaspa izin vermeyeceğiz” sloganıyla yapılacak mitingin adresi, Tekser Mahallesi’nde bulunan kentin girişindeki otogar alanı olacak.
MİTİNG PROGRAMI
Gerekli izinlerin alındığı miting, saat 15.00’de başlayacak. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Bedran Öztürk, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri Esengül Demir ve Çengiz Çiçek, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan mitinge katılacak.
DEMOKRASİ YÜRÜYÜŞÜ SÜRÜYOR
Bu arada önceki gün başlatılan Demokrasi Yürüyüşü devam ediyor. Yürüyüşçüler, Çukurca ilçesinin ardından yarın kente ulaşacak. Kent merkezinde de mahallelerde miting çalışması yürütülüyor.
Miting çalışmalarında yer alan DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, 13 Haziran’da yapacakları mitingin önemine değinerek, “Bu miting bütün Kurdistan ve Türkiye’nin sesi olacaktır. Herkesi kayyım uygulamalarına ve Kürt’ü yok sayanlara karşı mitinge davet ediyorum” çağrısı yaptı.
DEM Parti Hakkari İl Eş Başkanı Kadir Şahin ise tüm kent sakinlerini mitinge davet etti. Kayyımlara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Şahin, “Halkımızı, iradesine sahip çıkmaya davet ediyoruz” dedi.
PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Adıyaman’daki nöbet eylemi 7. gününde devam etti. Kayyımın hukuksuz olduğunu belirten DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Coşkun, “Kayyım politikasını kabul etmiyoruz. Halkın iradesini yok sayan kayyım politikasını tanımıyoruz” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın tutuklanması ve yerine kayyım atanması gerçekleştirilen nöbet eylemleriyle protesto ediliyor.
Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Adıyaman’daki nöbet eylemi 7. gününde devam etti. Nöbet eylemine Adıyaman’daki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
“KAYYIM POLİTİKASINI KABUL ETMİYORUZ”
Kayyımın hukuksuz olduğunu belirten DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Coşkun, “Kayyım politikasını kabul etmiyoruz. Halkın iradesini yok sayan kayyım politikasını tanımıyoruz. Kayyımları belediyelerimizden gönderene kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Herkesten nöbet eylemlerimize destek olmalarını istiyoruz. 13 Haziran’da Hakkari’de gerçekleştireceğimiz mitinge duyarlı olan herkesi davet ediyoruz” dedi.
PİRHA- Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’a verilen cezaya ve belediyeye kayyım atanmasına tepki göstererek, “Buradan tekrar ediyoruz. Ne sokakta, ne mecliste bu hukuksuzluğun karşısında sessiz kalmayacağız. İrademizin yok sayılmasına sessiz kalmayacağız. Dün olduğu gibi bugün de demokrasi mücadelesinden ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyeceğiz” denildi.
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına ilişkin “Hakkari için Ankara ayakta” şiarıyla Sakarya Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamada “Kayyımlar gidecek, biz kalacağız”, “Colemêrg ya me ye, şaredarî ya me ye (Hakkari bizimdir, belediye bizimdir)”, “Faşizme karşı omuz omuza”,”Colemêrg ya me ya” sloganları atıldı.
Açıklamayı DEM Parti Ankara Kadın Meclisi Sözcüsü Nebahat Çalpan okudu.
“FAŞİZMİN KAYYIM DARBESİNE SON VERMENİN YOLU HAKKARİ İRADESİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Nebahat Çalpan, AKP-MHP iktidarının her geçen gün meşruluğunu yitirirken, gayrı meşru uygulamalarına hız kesmeden devam ettiğini belirterek, “Kayyım, taşımalı seçmen ve her türlü haksız hukuksuz icraatlara karşı her defasında demokratik siyasetten vazgeçmeyen ve ısrarla sandığa iradesini taşıyan Kürt halkı Hakkari’de gasp edilmeye çalışılan iradesini savunuyor. Faşizmin kayyım darbesine son vermenin yolu Hakkari’nin iradesine sahip çıkmaktır.
Kürt halkı demokraside ısrarını tüm Türkiye halklarına örnek olacak biçimlerle zenginleştirirken, bu ısrar karşısında iktidarın tahammülsüzlüğü sadece Kürdistan belediyelerinde değil sokakta, mecliste de devam ediyor. Hakkari belediyesine atanan kayyuma karşı ses çıkaran DEM parti milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde saldırıya uğramış ve milyonlarca vatandaşın iradesini temsil eden vekillerimize, iktidar ortaklarının milletvekilleri sözlü ve fiili saldırıda bulunmuştur. Buradan tekrar ediyoruz, ne sokakta ne mecliste bu hukuksuzluğun karşısında sessiz kalmayacağız. İrademizin yok sayılmasına sessiz kalmayacağız. Dün olduğu gibi bugün de demokrasi mücadelesinden ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyeceğiz” dedi.
“SEÇME VE SEÇİLME HAKKI KÜRTLERİ KAPSAMIYOR MU?”
Çalpan, “Anayasal bir düzenlemeden bahseden iktidar anayasanın 10. Maddesini es geçerek ülkede esas görevinin kaos olduğunu tüm Türkiye ve Kürdistan halklarına göstermiştir” diyerek şunları söyledi:
“ 10. Madde gereğince teminat altına alınan eşit yurttaşlık Kürtler için geçerli değil midir? Seçme ve seçilme hakları Kürtleri kapsayan bir hak değil midir?
Herkesin din, dil, ırk, siyasi düşünce, inanç ve kanaat farkı gözetmeksizin, seçme ve seçilme hakkıyla eşit olduğu kağıt üstünde kalmış, uymadığınız, uymayacağınızı da ilan ettiğiniz eşit yurttaşlığa ne oldu?
Hakkâri 2015’de seçti, kayyum atadınız. 2019’da seçti kayyum atadınız. 2024’de seçti yine kayyum atadınız. Yani Kürt bizim belirlediğimiz adayı seçmezse, seçiminin, oy attığı sandığın bir hükmü yoktur diyorsunuz. Bizim nezdimizde, Kürt halkının iradesinin nezdinde kayyımcı zihniyetiniz de yok hükmündedir”
“KADINLARA BİÇİLEN SINIRLARI AŞA AŞA GELDİK”
Belediye meclis üyelerinin oy birliği ile Eş Başkan seçtiği Viyan Tekçe’nin nezdinde, kadın iradesinin de kayyımcı zihniyet tarafından yok sayıldığının altını çizen Nebahat Çalpan, “Kadın mücadelesinin kazanımları sayesinde ortaya çıkan eş başkanlık uygulaması da iktidar ne yaparsa yapsın, ne mücadelemizden ne bu haklı mücadelenin Türkiye halklarına armağan ettiği kazanımlardan vazgeçmeyeceğiz. Kadınlara biçilen sınırları aşa aşa geldik. Ataerkil zincirleri kıra kıra geldik. Eş başkanlık, Kürt kadın hareketinin ısrarla sürdürdüğü özgürlük ve eşitlik mücadelesinin mor çizgisidir, asla vazgeçmeyeceğimizi buradan bir kere daha dile getiriyoruz.
Mecliste de, sokakta da bulunduğumuz her yerde adaletsizliğe karşı adaletin çığlığı olmaya devam edeceğiz. İktidarın yaşadığı krizi, kaybettiği yönetme kabiliyetini Kürt Halkı’na saldırarak gizlemesine izin vermeyeceğiz. Dün olduğu gibi bugün de tüm adaletsiz uygulamalara karşı bulunduğumuz her yerde itiraz etmeye, barış ve demokrasi tesis edilene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Açıklamanın ardından oturma eylemi ile kayyım protesto edildi.
PİRHA – Hakkari Belediyesi’ne kayyım atama kararı Mersin’de de protesto ediliyor. Milletvekili Ali Bozan, kayyım kararını kabul etmeyeceklerini belirterek “Eyy Erdoğan! Biz bir gider bin geliriz. Ama seni bir göndereceğiz, pir göndereceğiz” diye konuştu.
Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından ülkenin dört bir yanında protestolar da sürüyor.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Akdeniz Belediyesi önünde düzenlenen direniş nöbetinde kayyım atanmasını kabul etmeyeceklerini belirterek şu sözlerle tepki gösterdi:
“Eyy Erdoğan! Biz bir gider bin geliriz. Ama seni bir göndereceğiz, pir göndereceğiz. Sarayın kapısına ‘Fermanlar yazdı, fermanları döndü dolaştı kendisini yaktı’ yazacağız. Sarayın nefreti ve öfkesi bitmediği için Hakkari Belediyesi ile başladı, yeniden kayyım atadı. Bu kararları veren Erdoğan’a en iyisi onun üslubu ile hitap etmek. Eyyy Erdoğan! Biz; ekilir ekin geliriz, ezilir un geliriz. Bir gider bin geliriz. Ama seni bir göndereceğiz, pir göndereceğiz. Seni gönderdiğimizde sarayın kapısına ‘Kendini padişah sandı fermanlar yazdı, yazdığı fermanlar döndü dolaştı kendisini yaktı’ yazacağız. Bu da Erdoğan’a sözümüz olsun”.
PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın tutuklanmasını ve belediyeye kayyum atanmasını eleştirdi. Gergerlioğlu, “Söyleyin sırada ne var? Kürtleri vatandaşlıktan da mı atacaksınız?” dedi.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, mecliste yaptığı konuşmayla Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın tutuklanmasına ve belediyeye kayyum atanmasına tepki gösterdi.
Milletvekili Gergerlioğlu, konuşmasında “Sırada Kürtleri vatandaşlıktan atmak mı var?” diye sorarak şunları söyledi:
“Hakkâri Belediyesi’ne kayyum atandı yani gasp edilerek hırsızlık yapıldı. Bu darbeyle ne çalındı? Kürt halkının tertemiz iradesi çalındı. Kürtlerin belediyelerini gasp ettikten sonra söyleyin sırada ne var? Kürtleri vatandaşlıktan da mı atacaksınız, yurt dışına mı süreceksiniz, mallarına da mı çökeceksiniz? Söyleyin ey gasp edenler, ne yapacaksınız? Hukuku ayaklar altına alıp sahtekârlıklarla, milletin hakkını gasp edemezsin cumhur zulüm ittifakı. Bundan sonra ‘millî irade’ ve ‘Gazi Meclisi’ laflarını ağzınıza almayın artık.”
PİRHA-Sarayın emir vermesiyle Hakkari Belediyesi’ne kayyım atandığını söyleyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Türkiye’nin dört bir yanından kayyımcı zihniyete, zulmüne ve adaletsizliğine karşı mücadelemiz devam edecek” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı oturma eylemi başlattıkları adliye binası önünde açıklama yaptı.
“SARAY, DARBE EMRİNİ VERDİ”
Sarayın darbe emrini verdiğini belirten Tülay Hatimoğulları, “Askeri vesayet anayasasını uygulamayan iktidar, Türkiye’de bir demokratik anayasadan, Türkiye’de bir normalleşme sürecinden bahsetmeye çalışıyor. Bu normalleşme süreci ve sözlerini bir ay bile sürdüremedi bu iktidar. Çünkü bu iktidar normal değil, bu iktidar insanlık düşmanı, demokrasi düşmanı. Bu iktidar insanların seçme ve seçilme hakkına müdahale eden düşman bir iktidardır. Halkın düşmanı bir iktidardır. AKP, bu şekilde bizden intikam alıyor. Ama bütün dünya ve Türkiye şunu çok iyi biliyor; AKP, bölgede de eriyor, Türkiye’de de eriyor. AKP bir tabela partisi olma yolunda hızla ilerliyor” dedi.
“KAYYIM REJİMİ, ASLA HAYAT BULAMAYACAK”
Halkın rızalığını almadan polis ve askerle Türkiye’nin yönetilemeyeceğini ifade eden Hatimoğulları, “Aslolan bu ülkede halkın rızasını almaktır. Kayyımla hiç yönetemezsin. Kayyımın faydasını görseydin bölgede erimezdiniz. Bugün Hakkari sokaklarında direnen halka yapılan uygulama sarayın halka karşı savaş ilanıdır. Halk demokratik bir zeminde mücadelesini sürdürme konusunda kararlıdır. Halk demokratik bir zeminde yasaların onlara bizlere verdiği hakkı ve hukuku kullanarak kayyım rejimine karşı çıkmaya devam edecek. Kayyım rejimi asla ve asla hayat bulamayacaktır. Kayyımı kalıcılaştırmaya çalışıyorsunuz yapamayacaksınız. Karşınızda eski kamuoyu yok. Bu saatten sonra yapılması gereken şey Hakkari halkının iradesine saygı göstermek ve belediye başkanını belediye meclisinin seçmesidir. Ey kayyım elini belediyemizden çek, Hakkari halkının üzerinden elini çek” diye kaydetti.
“ADALETSİZLİĞE KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Hatimoğulları, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Buradan bütün Türkiye ve dünya kamuoyuna hak hukuk vicdan sahibi olan bütün güçlere sesleniyoruz. Bu konuda kayyıma karşı verdiğiniz mesajlar ve duruş çok önemlidir. Bu sadece DEM Parti için değil Türkiye demokrasisi için vesayet rejiminden kurtulmak için demokratik bir rejim inşa etmek için hepimizin ihtiyacıdır. Hakkari’de halklarımızı savunmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin dört bir yanından kayyımcı zihniyete, zulmüne ve adaletsizliğine karşı mücadelemiz devam edecek.”
PİRHA-Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’deki nöbet 2. gününde devam etti. Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “Geçmişte de diz çökmedik, bugün de diz çökmeyeceğiz” dedi.
Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyım atanmasının ardından Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partili (DEM Parti) belediyelerdeki nöbet 2. gününde devam etti.
Hakkâri Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstermek için Dersim’de başlayan nöbet eylemi 2. gününde devam etti. Nöbet eylemine Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak ve Dersim’deki siyasi parti ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Dersim Belediyesi Binası’na ‘Kayyum halkın iradesine gasptır. Demokrasiye vurulmuş darbedir’ pankartı asıldı.
“HAKKÂRİ BELEDİYESİ TÜM EZİLENLERİN BELEDİYESİDİR”
Hakkâri Belediyesi’nin halkın olduğunu vurgulayan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak, “AKP iktidarı, 2016 yılından günümüze kadar Kürt halkının yerel yönetimlerde açığa çıkarttığı kazanımları hedef aldı. Hakkâri’de uygulanan kayyım politikası da bu anlayışların devamıdır. Hakkâri Belediyesi tüm ezilenin belediyesidir. Hakkâri’de şu anda yapmak istediği bir halkın kimliğini, dilini, kültürünü ve tarihsel değerlerini yok saymaktır. Geçmişte de diz çökmedik, bugün de diz çökmeyeceğiz. Rehberimiz Seyit Rıza idama giderken şunu ifade etmişti, “Biz sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedik bu bize dert oldu, biz de size baş eğmeyeceğiz bu da size dert olsun” diye belirti.
“KAYYIM HAKARİ HALKINA DEĞİL, TÜM TÜRKİYEYE YAPILMIŞTIR”
Hakkâri kayyımı bir mesaj olduğuna dikkat çeken EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “2-3 gündür Hakkâri Belediyesine kayyım atama çabaları sürüyor. İlk günden gözaltına alınan eş başkanımız bugün ceza aldı. Hem ekonomik saldırılarla ama aynı zaman da demokratik baskıyı artırarak Hakkâri’ye atanan kayyım ile birlikte Kürt sorununda ki tutumunu devam ettiren, baskıcı tutumunu devam ettiren iktidarla karşı karşıyayız. Bu saldırı sadece Hakkârilere değil, Kürt halkına değil aynı zamanda Türkiye halkınadır. Burada başlayan saldırı tüm illere, bir baskı ve gözaltıyı artırma mesajıdır” diye konuştu.