Etiket: Halep

  • Halep’te binlerce öğrenci yeniden okula döndü

    Halep’te binlerce öğrenci yeniden okula döndü

    Suriye ordusunun Aralık 2016’da uluslararası destekli cihatçı teröristlerden temizlediği Halep kentinden iyi haberler gelmeye devam ediyor.

    Kentin kurtarılmasının ardından binlerce aile kente dönüşünü sürdürürken, cihatçıların işgali sırasında eğitim öğretim hayatı sona eren öğrenciler, zaferin ardından yeniden okullarına dönmeye başladı.

    Resmi Suriye Arap Haber Ajansı’nın (SANA) haberine göre, Halep’in doğu semtlerinde 17 okul onarılarak yeniden hizmete açıldı.

    Çocukların teröristlerin yaymaya çalıştıkları karanlık tekfirci ideolojiden uzaklaşması için seferber olunan çalışmalar kapsamında ilk etapta ilköğretim sürecinde olan 3825 çocuk yeniden okul sıralarına kavuştu.

    Halep İl Eğitim Müdürü İbrahim Maso, çocukların okullarına dönmelerinin devlet açısından büyük bir önem teşkil ettiğini belirtirken, bu hedef doğrultusunda terörden temizlenen bölgelerde mevcut okulları onarma çalışmalarının yoğun bir şekilde devam ettiğini vurguladı.

    Maso, yerel halk ve sivil toplum faaliyetlerinin bu çabalarda büyük katkılarda bulunduklarını belirtti.

  • Seyit Nesimi (1369-1417)

    Seyit Nesimi (1369-1417)

    imagesSeyyid Nesimi

    Alevi-Bektaşi kültürünün yedi ulu ozanından birisi olarak bilinir. XIV. yüzyılın sonları ile XV. yüzyılın başlarında yaşamış bir Anadolu Türk ozanıdır. Seyyit Nesimi’nin yaşamıyla ilgili birçok kaynak vardır. Bu kaynaklar Nesimi’yi çeşitli yerlerde göstermektedirler. Latifi Tezkiresi onu “Bağdat’ta Nesim nahivesi’nde tevellüt etmiştir.”1 diye vermektedir. Yine bir başka kaynak ise ‘Irak halkındandır” demektedir. Tebrizlidir, Diyarbakırlıdır, Nusaybinlidir gibi notlar bulunmaktadır. Bu nedenle Nesimi’nin nerede doğduğu kesin olmadığı gibi, doğum tarihi konusunda da bir kayıt yoktur.

    Seyyit Nesimi şiirlerini Türkçe ile yazmış, Türkçe konuşmuştur. Bir yerde fazla kalamamış, sürekli dolaşmıştır. Anadolu’da başka yerleri gezerek mensup olduğu tekkenin fikirlerini ve eylemlerini yaymıştır. Gittiği her bölgede kendine özgü şiirlerini söylemiş, ora insanıyla kaynaşmış, onlardan ayrı birisi olmadığını da göstermiştir.

    Seyyit Nesimi için gittiği her yerde, her mekânda kendisi için birçok şeyler söylenmiştir ki, sanki Nesimi o dönemde onlarla birlikte yaşamıştır. Örneğin Hacı Bektaş Velayetnamesi’nde de adından söz edilen Seyyit Mahmut Hayrani ile de ilişki kurduğu, ardından Sultan Sücattnin tekkesinde de bulunduğu, onlarla birlikte çeşitli kerametleri verilmektedir. Sultan Şucaeddin Veli Velayetnamesi’nde Seyit Nesimi adı da böylece geçmektedir. Tebrizli, İranlı, Bağdatlı, Azerbaycanlı gibi yakıştırmalar hep Nesimi’nin gezginciliğinden ileri gelmektedir. Nesimi ile ilgili bilinen en çok bilgi ise onun Aleviliğin bir kolu olan Hurufilik koluna mensup olduğudur.

    0 toplumunun hem gözü hem kulağı, sesi olmuştur. Yunus Emre gibi tekkeler arası ilişkileri de yürütmekten gezmekten hoşlanmış, bunu yaşamının bir parçası sayarak içtenlikle yapmıştır. “Eski kaynaklar Nesimi içiıı şunları söylemektedirler: Nesimi nesbi doğru olan yüksek dereceli Seyyitlerdendir. iyi tahsil görmüş ve zamanın medreselerinde okutulan bilimleri öğrenmiştir. Tarikat ve meşayih yani şeyhlerinin gizemlerine iyi aşinalzğı vardır.”2 derken, Latifi Teskeresi’nde ‘Garip ve acaip bir as, ama, kamil, arif ve nukteden biri, erdemli bir kişidir’ diye tanımlamaktadır.

    Nesimi, Fazullah Hurufi’nin halifesi olduktan sonra, onun fikirleri ışığında büyük ve uzun geziler yapmış, Hurufilik düşüncelerini yaymağa çalışmıştır. Hurufilik kural dışı kuran yorumu, şeriat ilkelerine açıkça karşı çıkan, kelimelere dayanan bir gizemciliği ifade etmektedir.

    17-Nesimi-1967-70-50cm.-Dur.-prs.-kart.-yb.-özel-kolkHurufilik düşüncesinin gelişimine kısaca bir göz atmak, bu düşüncenin Nesimiyi nasıl etkilediğini daha açıkça görmemizi sağlayacaktır. Hurufilik düşüncesi ilk kez Fazlullah Hurufi tarafından ortaya atılmış, teoriyi geliştiren, toplumsallaştıran Fazlullah’ın öğrencileri bu teoriden dolayı Hurufilik adını koymuşlardır. Hurufilik konusunda bazı görüşler şöyledir: “Müslümanlığın inanç, ibadet ve melatını tevil ederek ve İslami esaslara aykırı olarak kurulmuş uydurma bir din.”3 Türk Ansiklopedisi Hurufiliği bir din olarak kabul etmektedir. Ancak, Hurufiliğin mezhep ve tarikat hiç olamayacağını da üstüne basarak söylemektedir.” Hele mezhep hiç diyemeyiz, çünkü mezhep bir dinin esas inançlarına bağlı kalmak şartıyla demektir. Yine önemli bir boşluğu doldurmuş olan cumhuriyet döneminde yayımlanmış önemli Ansiklopedilerden birisi olan İslam Ansiklopedisi bu konuda şu bilgileri vermektedir “Hurufilik, ya da Hurufiya, Esterabed’lı Fazl Allah tarafından 1398 senesinde Horasan’ın Esterabad kasabasında kurulmuş bir tarikattır. Fazl Allah o sene kendisini Allah’ın ve kainatın künh ve haki katı kendi zatında tecelli eden bir peygamber olarak ilan etmiştir. Bu zata göre, İslam tasavvufunun umumiyetle belirttiği gibi, Allah’ın asıl mahiyeti bir gizli hazine olup, ilk tezahür ve tecellisi kelam şeklinde görülen ilk illetten ibarettir.

    Hurufiliğin önemli görüşleri şöyledir: Hurufiler alemin sürekli bir devrine ve olayların bu devir esnasında meydana geldiğine inanırlar. Tanrı bir insanın yüzünde ve o insanı temizleyen güzelleştiren bir kelamdır. Allahın vahiylerini halka iletmekle görevli peygamberler bir öncekinden daha geniş bilgiye sahiptir. Dolayısıyla Fazhıllah da önceki peygamberlere gelen her şeyin anlamını çözecek anahtara sahiptir. Namaz, oruç, zekat, kelimeyi şahadet gibi islamın beş koşulunu 28 ya da 32 ye bağlayarak insana yüklerler. Tasavvuf felsefesinin özünde de bulunan insanın özünün tanrıda olduğu, dolayısıyla insanın da bir tanrı olduğu görüşü Hurufilik kuramı içinde de yüklü şekilde vardır.

    Nesimi Hurufi düşüncesini üstadının ölümünden sonra geliştirmiş, Anadolu topraklarında yaymıştır. Fazlullah Hurufi’nin yüksek sesle söyleyemediği düşüncelerini Nesimi şairliğinin verdiği gücü de katarak en etkili şekilde dile getirmiştir. Kısa sürede Anadolu ve Asya topraklarında Nesimi İsmi yükselmiştir. Hurufihiğin kurucusu Fazlullah Hurufi’nin adı gölgede kalmış, kısa süre içerisinde unutulur olmuştu. Nesimi’nin ünü duygularının etkisi ile kolayca halk tarafından anlaşılır olmuştu. Nesimi büyüleyici etkisiyle herkesi kolayca etkiliyordu.

    Seyyit Nesimi sıradan bir ozan olmayıp, kendisini yetiştirmiş, hatta kendisinden önce gelen bütün ozan ve bilginleri incelemiştir. Hurufi düşüncesini Alevilik düşüncesiniıı içerisinde eriterek, bu felsefeye çok şeyler kazandırmıştır.

    Nesimi hem Mevlana’yı, Yunus’u okumuş hem de onların şiirlerinde geçen Hallacı Mansur’a büyük bir hayranlık duymuştur. Hallac gibi “Enel Hak” demekten çekinmemiştir.

    Yunus ve Mevlana’da var olan bilinci belleğine kazımış, bu fikirleri şiirlerinin derinliklerinde eritmesini bilmiştir. Dilde Türkçeyi kullanmış olmasına karşın Fars Edebiyatı tarzını da sürdürmüş, çoğu kez bu edebiyatın etkisinde kalmaktan kendisini kurtaramamıştır. Nesimi tüm edebi yapıtları okuyup inceler, yorumlarken kuranı yorumlayıp, reformist bir görüş ortaya atmıştır. 0 yüzden de kendisini “zındık” ilan etmekten çekinmeyenler onun aleyhinde propagandalar yaymış sultana şikayet etmişlerdir. Bu yüzden Nesimi zaman zaman halkın arasında saklanma gereksinimi duymuştur. Nesimi, diğer üstatlar gibi tanrının insanın içinde olduğunu, insanın tanrıyla bütünlük gösterdiğini kuran ayetlerine dayanarak ispatlamıştır. Kuranı körlemesine yorumlamanın, körlemesine okumanın yararı olamayacağını, onun bilinçli ve yorumsal bir tavırla okunması gerektiğini sık sık söylemiştir.

    seyyid-nesimiNesimi’nin korkusuzca savunduğu fikirleri yüzünden her yerde aranmış, bulunduğu yerde şeriat hükümleri gereği ortadan kaldırılacağı sıralarda Anadolu topraklarında on yıldan fazla saklanarak fikirlerini ödünsüz biçimde Anadolu insanına, Türklere Türkmenlere ve diğer kavimlere anlatmıştır. Ankara Savaşı öncesi Anadolu Alevileri onu bağrına basmış, kendi görüşlerinden birisi olduğunu, Nesimi’nin de bir Alevi büyüğü ve öncüsü olduğunu çabuk benimsemişlerdir. Bazı kaynaklar Ankara Savaşı öncesinde Hacı Bayram Veli ‘nin kendisi ile görüşmek istemediğini söyleseler de bu pek ispatlanmış bir sav değildir.

    Timur belasının Anadolu toprağı üzerinde yaşayan halkları darmadağın etmesi, bunların ürettiklerine sahip çıkarak gasp etmeleri, Osmanlı Beyliği’nin yeniden Yıldırım Beyazıt oğullarıyla gündeme gelmesi sonucu Anadolu topraklarını terk etmeye mecbur hissetmiştir kendilerini.
    Timur’un Anadolu topraklarına saldırısı sonucu birçok Hurufi halifesi de bu topraklardan Balkanlar tarafına kaçarken, Nesimi ne yazık ki Halep’e gitmiş, Halep topraklarında ölümün kucağına düşmüştür.

    Halep’te de düşüncelerinden taviz vermemiştir. Nesimi, hep zındıklıkla, sapkınlıkla suçlanmış, ancak onun görüşlerine kimse yanıt vermemiş, bu bilinçsiz, tavır Halep Müftüsü’nün can iane fetvasıyla derisi yüzülerek, canilerin ödüllendirilmesi yolu seçilmiştir. Halkın gözü önünde derisi yüzülerek ortalığa bırakılan Nesimi yine de düşüncelerinden ödün vermemiş, yüzülen derisini sırtına örtünerek Halep sokaklarında insanların korkunç bakışları arasında yürümeye devam etmiştir. Hatta şöyle bir söylenti kulaktan kulağa yayılarak bugünlere ulaşmıştır. Nesimi yüzülürken hıncını alamayan fetva müftüsü şöyle demiş “Bunun kanı pistir, bir uzva damlasa o uzvun kesilmesi gerekir. Tam bu sırada Nesimi’nin bir parça kanı katil müftünün şahadet parmağının üstüne sıçramış. Meydanda bulunan halk, “Müftü Efendi fetvanıza göre parmağınızın kesilmesi gerekir.” Bunu duyan Katil Müftü Nesne gerekmez diyerek parmağındaki kanı yıkayarak ortadan kaldırmıştır. Bunun üzerine Nesimi şöyle seslenmiş:

    Zahida bir parmağın kessen dönüp halktan kaçar
    Gör bu miskin aşığı serpa sayarlar ağlamaz

    İşte inançları uğruna öldürülen insanların görüşleri, işte inançsızlıkları ve menfaatleri yüzünden yüreklerini başka zalimlere kiralamış insanlar. Bu insan manzaralarını tarih çok yaşadı.

    Nesimi’nin ölüm tarihi olarak 1404 kayda alınmıştır. Nesimi’ nin ölümü ardından Aleviler “mehdi, Gayip Erenleri, tanrıya çekildi, gökyüzüne süzüldü, kendisine geldi, kendisiyle bütünleşti derken Halep’in on iki kapısından on ikisinde de aynı anda çıktığını söylemişlerdir. Bu kanlı ölüm onu ölümsüzleştirdi.

    Tekkesi ve türbesi derisinin yüzüldüğü yerdedir. Ölüm sonrası sevenleri onu öğretileriyle yaşattılar.

  • Halep’teki 5 bin cihatçının tahliyesi başladı

    Halep’teki 5 bin cihatçının tahliyesi başladı

    Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 5 bin cihatçının kentten tahliyesinin başladığı duyuruldu.

    TASS tarafından yapılan habere göre, cihatçılar ve aileleri 21 kilometrelik insani koridordan geçirilerek kentten çıkartılacak.

  • Erdoğan, Putin ile görüştü

    Erdoğan, Putin ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam saatlerinde Rusya Devlet Başkanı Putin’le telefon görüşmesi yaptı. Sputnik’in haberine göre, görüşmede, Halep’teki ateşkesin tam olarak uygulanması ve ateşkesin ihlalinin önlenmesine dair ortak hareket etmek gerekliliğinin gündeme alındığı kaydedildi.

  • Esad’dan Halep açıklaması

    Esad’dan Halep açıklaması

    Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, ordunun ilerlediği Halep’teki son gelişmeleri ilk kez değerlendirdi. Esad, Halep’in savaşın kaderini tümden değiştireceğini ancak çatışmalara son vermeyeceğini söyledi.

    Esad “Halep, Suriye’deki mücadelenin gidişatını tamamen tersine çevirecek”dedi. Suriye’nin El Vatan gazetesiyle söyleşi yapan Esad, silahlı grupların Şam ve Humus’taki yenilgilerinden sonra Halep’i ‘son umut’ olarak gördüğünü belirtti.

    Suriye lideri şöyle devam etti: “Halep’in bizim için bir zafer olacağı doğru, bu büyük bir adım olacaktır ama gerçekçi olalım, bu Suriye’deki savaşın sona ereceği anlamına gelmez. Teröristler her yerde. Halep’i geri alsak bile onlara karşı savaşımız devam edecek.”

    PEKİ SAVAŞ NASIL SON BULABİLİR?  

    Suriye lideri, sivillere yardım için Halep’te yapılan ateşkes çağrılarına karşı çıkarken, hükümetle cihatçı gruplar arasında yapılacak ‘yerel anlaşmalar’ı savunup savaşın bu yolla son bulabileceğini söyledi. Suriye hükümeti bu tür anlaşmalarla bazı isyancı grupların başkent Şam çevresindeki bölgelerden çekilmesini sağlamış, militanlar Türkiye sınırındaki İdlip bölgesine çekilmişti.

  • Halep’in tarihi kent merkezi Suriye ordusunun eline geçti

    Halep’in tarihi kent merkezi Suriye ordusunun eline geçti

    Suriye ordusunun, Eylül ayında cihatçı çetelerin kontrolündeki Doğu Halep’i geri almak için başlattığı operasyon devam ediyor. BBC’nin haberine göre Suriye ordusunun kentin yüzde 70’ini geri aldığı ve muhaliflerin sıkıştığı belirtiliyor.

    Suriye’nin en önemli kentlerinden Halep’in tarihi kent merkezinde silahlı muhalif grupların elinde bulunan kısımlarının ordu tarafından geri alındığı bildirildi.

    Londra’da bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Suriye ordusunun gece sağladığı ilerlemenin ardından silahlı grupların geri çekilmeye başladığını söyledi.

    Tarihi Halep Kalesi’nin etrafındaki bölge, yaklaşık dört yıldır silahlı muhalif grupların kontrolü altındaydı.

    Böylece Suriye ordusu, Doğu Halep’in üçte ikisinden fazlasını ele geçirmiş oldu ve kentin tamamını geri almak için ilerleyişini sürdürüyor.

  • Rusya Savunma Bakanlığı: Halep’in yarısından fazlası cihatçılardan temizlendi

    Rusya Savunma Bakanlığı: Halep’in yarısından fazlası cihatçılardan temizlendi

    Rusya Savunma Bakanlığı, Suriye ordusunu Halep topraklarının yarısından fazlasını cihatçılardan temizlediğini duyurdu.

    RT’nin aktardığı habere göre pazar günü Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Suriye ordusunun daha önce cihatçıların konrolünde bulunan Halep topraklarının yüzde 52’sinden fazlası üzerinde kendi kontrolünü sağladığı belirtildi. Açıklamada, “Bugün yaklaşık 3 kilometrekarelik alanda bulunan Halep‘in El Katarci mahallesi cihatçılardan temizlendi. Şu an itibariyle daha önce cihatçıların konrolü altında tuttuğu ve Halep topraklarının yüzde 52’sinden fazlasını oluşturan şehrin doğusundaki 30 mahalle Suriye hükümetinin kontrolünde bulunuyor” ifadeleri yer aldı. Bununla birlikte Rusya Savunma Bakanlığı, Suriye hükümet ordusunun Halep’in doğu bölgelerinde başarılı bir şekilde ilerlemeye devam ettiğini açıkladı.

  • Lavrov: Esad’ın gitmesi çağrıları süreci bloke ediyor

    Lavrov: Esad’ın gitmesi çağrıları süreci bloke ediyor

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Esad’ın gitmesi çağrıları ile ilgili açıklamalarda bulundu. İtalya’nın başkenti Roma’yı ziyaret eden Lavrov, Suriye krizinin çözümü için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın görevden ayrılması şartını koşanları “müzakereleri bloke etmekle” suçladı.

    İtalya’nın başkenti Roma’yı ziyaret eden Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Suriye krizinin çözümü için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın görevden ayrılması şartını koşanları “müzakereleri bloke etmekle” suçladı.

    Lavrov, İtalyan Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında, Esad’ın gitmesi çağrılarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 no’lu kararı, herhangi bir ön koşul olmaksızın Suriye’de siyasi süreç başlatılması gerektiğini söylüyor. Fakat ne yazık ki müzakereler, 6 aydan uzun bir süredir, kabul edilemez ön koşullarda ısrar eden belli taraflar tarafından bloke ediliyor.

    “HİÇBİR ZAMAN SURİYELİ MUHALİFLERLE GÖRÜŞMEYE KAPILARI KAPAMADIK”

    Lavrov, Türkiye’de muhalif grupların temsilcileriyle ateşkes konusunda görüştükleri haberleriyle ilgili olarak da şunları söyledi: “Rusya’nın Suriyeli muhaliflerle birlikte çalışmasında sansasyon yaratacak bir durum yok.

    “Suriye krizinin ilk günlerinden beri tüm taraflarla her zaman kontakta olduk. “Biz hiçbir zaman Suriyeli muhaliflerle görüşmeye kapıları kapamadık”.

    HALEP ORDUSU, EL NUSRA’YI AKLAMA ADI 

    Lavrov’a sorulan Doğu Halep’te muhalif grupların “Halep Ordusu” adı altında birleştiği haberleri şöyle yanıt buldu:

    “Rusya’nın sahip olduğu güvenilir bilgilere göre, Doğu Halep’teki neredeyse tüm muhalif gruplar El Nusra Cehpesi’ne hesap veriyor. Yeni bir “Halep Ordusu” kurulduğu açıklamasının, El Nusra Cephesi’ne yeni bir ad verip, yaptıkları için cezalandırılmaktan kaçınma çabası olabileceğine inanıyorum.”
    Lavrov ayrıca, “BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın tüm teröristlere Doğu Halep’i terk etme şansı verme girişimine biz baştan şüpheyle yaklaşıyorduk ama sonra kabul ettik. Fakat sonunda bu girişim, Doğu Halep’i teröristlerin eline bırakmak isteyenler tarafından engellendi” dedi.

    “ABD TERÖRİZMLE SAVAŞMAK İSTERSE BİRLİKTE ÇALIŞMAYA HAZIRIZ”
    Sergei Lavrov, daha sonra katıldığı “Akdeniz Diyalogları” forumunda da ABD’de Donald Trump’ın başkan seçilmesinin ardından Suriye konusunda yeni bir gelişme yaşanmasını bekleyip beklemediği sorusuna şöyle yanıt verdi:

    “Önceden bir tahminde bulunamam ancak Trump, kampanyası süresince Suriye’de IŞİD ile savaşacağını söylüyordu. ABD terörizmle savaşmak isterse biz birlikte çalışmaya hazır olacağız.”

  • Halep’in kuzeydoğusu tamamen Suriye ordusunun kontrolünde

    Halep’in kuzeydoğusu tamamen Suriye ordusunun kontrolünde

    Suriye ordusu, ülkenin en büyük kenti Halep’in kuzeydoğusunu tamamen yeniden ele geçirdi. Böylece, beş yılı aşkın bir süredir devam eden iç savaşta muhalifler önemli bir kayıp yaşarken, Suriye yönetimi ise en önemli kazanımlarından birini elde etti.

    Dünyada sürekli yerleşim olan en eski kentlerinden birisi olan Halep, savaş öncesi Suriye’nin en büyük kenti ve finans merkeziydi.
    Türkiye sınırına yaklaşık 60 kilometre mesafedeki Halep, 2011 yılında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a yönelik protestoların başlangıcında yaşanan karışıklıktan fazla etkilenmedi.

    Ancak Temmuz 2012’de o dönemde artık silahlı bir yapıya dönüşen muhalif gruplar, bu önemli kenti yönetimin elinden almak üzere büyük bir operasyon başlattı.

  • YPG: Halep’te 6 bin sivili kurtardık

    YPG: Halep’te 6 bin sivili kurtardık

    YPG Genel Komutanlığı, Halep’te 6 bin sivilin kurtarıldığını ifade etti.

    YPG Genel Komutanlığı açıklamasında, “Suriye’de yaşanan krizin ilk günlerinden beri Şêxmaqsûd halkı büyük acılar yaşadı. Bugün Halep’in doğusunda rejim güçleri ve SUK çeteleri arasında yaşanan çatışmalarda siviller büyük bedeller ödemektedir.

    YPG olarak Suriye halklarının güvenliğini sağlamak başlıca görevimiz. Bugüne kadar Şêxmaqsûd mahallesinde yaşayan sivillerin güvenliğini sağladık. Şimdide Halep’in doğusunda yaşayan sivilleri savunma görevimizi yerine getiriyoruz.

    Bu sebeple Halep’in doğusunda yer alan Bustan Paşa ve Hulik mahallelerinde yaşayan siviller için insani koridor oluşturarak 6 bin sivilin güvenli bölgelere geçişini sağladık” denildi.

    ANF