Etiket: halk

  • Depremin ardından halk sokakta: Toplanma alanlarına AVM’ler yapılmış durumda!-VİDEO

    Depremin ardından halk sokakta: Toplanma alanlarına AVM’ler yapılmış durumda!-VİDEO

    PİRHA- Marmara Denizi’nde art arda meydana gelen depremin ardından endişelenen halk sokaklarda, parklarda bekleyişini sürdürüyor. Acil durumlar için belirlenen deprem toplanma alanlarına ise AVM’ler yapılmış durumda.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Marmara Denizi’nde saat 12.13’te merkez üssü Silivri açıkları olan 3,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu. Yerin 6,99 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntı, İstanbul ve çevre illerde hissedildi.

    Kısa süre sonra bölgede daha şiddetli bir deprem daha meydana geldi. AFAD, Marmara Denizi’nde gerçekleşen ikinci depremin büyüklüğünü 6,2 olarak açıkladı. Bu sarsıntı da İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesindeki birçok ilde güçlü şekilde hissedildi.

    Bir sonraki deprem ise Marmara Denizi Büyükçekmece açıklarında saat 12.51’de 4,4,  13.03’te ise 4,9 büyüklüğünde meydana geldi. Dördüncü deprem ise 4,9 büyüklüğünde yaşandı.

    SOKAKLARA DÖKÜLEN HALK ENDİŞELİ

    Depremin sarsıntısıyla tüm İstanbul halkı sokaklara çıktı. Depremin durmasının ardından halk bir çok alanın imara açılması ve ilçelerde yeterli yeşil alan olmamasından deprem sonrası toplanacağı alan konusunda endişeler yaşıyor. Halk tekrar yaşanacak depremde nereye gideceği sorusu ile karşı karşıya ?

    AVM yapılmaması ve yeşil alanın korunması için gerçekleştirilen Gezi Parkı direnişinden sonra imara açılmayan Gezi Parkı’nı yurttaşlar depremin ardından güvenli alan olarak kullanıyor. Artçı depremlerin devam etmesinden dolayı çok sayıda kişi Gezi Parkı’nda ve Taksim Meydanı’nda oturmaya devam ediyor.

    DEPREM ALANLARINA AVM’LER YAPILDI

    İnşaat Mühendisleri Odası’nın verilerine göre, 1999-2003 arasında deprem toplanma alanı olarak belirlenen ancak daha sonra imara açılan noktalar arasında Torun Center’ın yükseldiği Ali Sami Yen Stadı, Zorlu AVM’nin yer aldığı Zincirlikuyu’daki Karayolları 17’nci Bölge Müdürlüğü arazisi, Akasya AVM’nin yer aldığı Acıbadem’deki eski Otosan Fabrikası arazisi, Bakırköy’deki Marmara ve İstanbul Forum AVM’nin arazisi bulunuyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere halk ile bayramlaştı-VİDEO

    Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere halk ile bayramlaştı-VİDEO

    PİRHA-CHP Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, bayram dolayısıyla halk ile bir araya geldi. 31 Mart seçimlerinde belediye başkanı seçilen Tutdere’ye yoğun ilgi vardı.

    CHP Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Ramazan Bayramı’nın 2. gününde Altınşehir Sosyal Tesisleri’nde halk ile bayramlaştı. Saat 11.00’de başlayan bayramlaşma saat 16.00’ya kadar sürdü. Baylaşmaya yoğun katılım oldu.

    Tutdere burada bir konuşma yaparak, belediye başkanı olduğu süreçte herkese eşit bit şekilde hizmet edeceğini belirterek, “Belediyemizin kapıları din, dil, görüş ayırmaksızın herkese açık olacak. Adıyamanımızın yaralarını birlikte saracağız, şehrimizi hep birlikte ayağa kaldıracağız” dedi.

    Tutdere, herkesin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, şunları ifade etti:

    “İnşallah barışa, kardeşliğe vesile olur. Bir kez daha depremde yaşamını yitirmiş hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına sabır diliyorum. İnşallah Adıyaman’ımızın yaralarını birlikte saracağız. Halkımızla birlikte şehrimize sahip çıkacağız. Bu vesileyle tüm halkımızın bayramını kutluyorum.”

    PİRHA/ADIYAMAN

     

  • Van’da Zeydan’a mazbatasının verilmemesini protesto edenlerden 30 kişi tutuklandı

    Van’da Zeydan’a mazbatasının verilmemesini protesto edenlerden 30 kişi tutuklandı

    PİRHA- Van halkının seçme haklarının gasp edilmesine karşı iki günlük direnişinde gözaltına alınan 260 kişiden 30’u tutuklandı.

    Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’a mazbatasının verilmemesine karşı halk 2 gün boyunca sokaklara çıkarak irade gaspını protesto etti.

    İki gün boyunca protestoların sürdüğü kentlerde gerek eylemlerde gerekse de ev baskınlarıyla toplam 260 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların ifadeleri Van Emniyet Müdürlüğünde alınırken, “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt adına eylem yapma” iddiasıyla Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen ikisi çocuk, 30 kişi tutuklandı.

    Gözaltına alınan 260 kişiden 15’inin çocuk, 10’unun da avukat olduğu öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Van’da halk iradesine sahip çıktı: Direniş sokaklara yayıldı

    Van’da halk iradesine sahip çıktı: Direniş sokaklara yayıldı

    PİRHA- Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığını kazanan Abdullah Zeydan’a mazbata verilmemesi üzerine kentin her yerinde protestolar başladı. Tüm sokak ve caddelerde ateşler yakıldı, yollar trafiğe kapatıldı.

    Van’da halk, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nden (DEM Parti) Büyükşehir Belediye Eş Başkanı seçilen Abdullah Zeydan’ın memnu hakkının iadesinin AKP’nin “talimatıyla” geri alınmasını ve Van İl Seçim Kurulu’nun, mazbatanın seçimde yaklaşık 30 puan fark yiyen AKP’li Abdulahat Arvas’a verilmesini protesto ediyor.

    ESNAF KEPENK KAPATTI

    Kentte Cumhuriyet ve Maraş cadelerine çıkan binlerce kişi, ara sokaklarda çöp kovaları ve direklerle barikatlar kurdu. Bazı noktalarda ateşler yakıldı. Esnafların tümü kepenk kapattı.

    Polis, gaz bombaları ve tazyikli suyla protesto eylemindeki yurttaşlara saldırdı. Saldırılar nedeniyle çok sayıda kişi yaralandı. Polisin, DEM Parti Van İl Örgütü binasından içeri girdiği ve gaz bombaları attığı iddia edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Adıyamanlı yurttaşlar: Adıyaman’ı 20 yıldır AKP yönetiyor, hizmet yok-VİDEO

    Adıyamanlı yurttaşlar: Adıyaman’ı 20 yıldır AKP yönetiyor, hizmet yok-VİDEO

    PİRHA31 Mart Yerel Seçimler hakkında konuşan Adıyamanlı yurttaşlar, Adıyaman belediyesini 20 yıldır AKP’nin yönettiğini, hizmet alamadıklarını belirterek değişim istediklerini kaydettiler. Yurttaşlar, depremde iktidarın enkaz çalışmalarına geç geldiğini ve sivil toplum kuruluşlarından gelen desteklerle idare ettiklerini belirttiler.

    31 Mart Yerel Seçimler öncesi birçok parti esnafı ve halkı ziyaret ederek oy isterken, ekonomik krizden dolayı ülkeyi yönetmekte zorlanan AKP’nin politikalarına karşı insanlar değişiklik olmasını istiyorlar.

    Adıyaman halkı, 20 senedir belediyeyi yöneten AKP’nin şehirde çalışma yapmadığını, hizmet konusunda geri kaldıklarını ifade ederek, başka parti adaylarının denenmesi gerektiğini dile getirdiler. Yurttaşlar, 6 Şubat depreminde 3 gün boyunca devletin gelmediğini ve dışardan gelen insanların yardımıyla enkazları kaldırdıklarını söylediler.

    Oy isteyen Cumhurbaşkanını eleştiren Abuzer Turhan, oy verilmesine rağmen burada hizmet yapılmadığını dile getirdi.

    Mehmet Hanol da iktidara tepki göstererek, “Biz çalışma sisteminden razı değiliz, halk olarak buna karşıyız. Bir kere bunun değişmesi lazım. 6 Şubat depreminde 3 gün biz hükümeti göremedik. Hala ben çadırda yatıyorum. Şimdi buna nasıl iyi diyeyim. İyi tarafına katılmıyorum” dedi.

    Belediyeyi yönetecek kişinin diğer yöneticilere göre daha pratik olması gerektiğini belirten Sezai Toprak, “Adıyaman’da diğer illere göre yıkılan bina sayısı daha fazladır. Herhangi bir yardım da olmadı. Bize sadece sivil toplum kuruluşlarından yardım geldi. Belediye başkanı olacak kişinin Adıyamanlı olması lazım. Tuttuğunu koparacak birisinin olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “HİÇ BİR KAÇAK YAPIYA İZİN VERİLMEMELİ”

    Adıyaman’ı yönetecek kişinin şehre her anlamda hakim olması gerektiğine vurgu yapan Ali Işıklı ise “Şehrin altyapısından suyuna kadar her şeyin yeniden yapılması lazım. Yeni binaların birbirine bitişik olmaması lazım. Plan, proje dışında hiçbir kaçak yapıya izin verilmemeli” dedi.

     “TOZDAN ÖLECEĞİZ”

    Uzun zamandan beridir esnaflık yapan Hıdır Çınar, Adıyaman’da hizmetin yapılmadığın dile getirerek şu ifadeleri kullandı:

    “Herhangi bir parti gelsin artık değişiklik olsun. Başkasını deneyelim. 20 senedir başımızda bir iktidar var yeter. Herkes beyazı sarıyı sevecek diye bir şey yok, değiştirelim. Çalışma falan göremiyorum, her taraf toz, duman içerisinde. Belediye hizmet edemiyor tozdan öleceğiz.”

    Yerel seçimlerde tercihini DEM Partiden yana kullanacağını de söyleyen Çınar, “Oyumu DEM Parti’den yana kullanacağım. DEM Parti diğer partilere göre daha fedakâr. Biraz daha tutumlu, biraz daha sevecen. Ben biraz daha onlara empati duyuyorum” diye konuştu.

    Mehmet Ekinci ise “Evimiz yıkılmış. Adıyaman’ın ihtiyacı çoktur. Birincisi evlerin tekrar kurulmalı, insanlar hala konteynırlarda yaşıyor. Adıyaman’da daha iyiye yönelik yapılmış bir şey yok.”

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • Ozan Hıdır Aydın: Halk ozanları olarak insanların dertlerini dile getirmemiz lazım-VİDEO

    Ozan Hıdır Aydın: Halk ozanları olarak insanların dertlerini dile getirmemiz lazım-VİDEO

    PİRHA-Ozan Hıdır Aydın, ‘Hele bakın adalete’ isimli türküsüyle Türkiye’de halkın yaşadığı sorunları dile getiriyor. Halk Ozanları olarak insanların dertlerini dile getirmek için beste yaptıklarını söyleyen Hıdır Aydın, “Ülkemizde yaşamak çok zor, çöpten ekmek arayan insanlarımız var. Bizim silahımız bağlamamızdır, sesimiz, sözümüzdür” dedi.

    Yurttaşın alım gücünün her geçen gün düştüğü Türkiye’de, derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk ve işsizliğin yükselmesi toplumun her kesimini etkiliyor. Hayat pahalılığı, artan fiyatlar, üst üste gelen zamlar yurttaşın alım gücünü iyice düşürürken, iktidar ise ekonomideki krizi görmezden geliyor.

    Ozan Hıdır Aydın, Türkiye’de halkın yaşadığı sorunları dile getirmek için ‘Hele bakın adalete’ isimli türkü yaptı.

    “BİZİM SİLAHIMIZ BAĞLAMAMIZDIR”

    Halk ozanları olarak insanların dertlerini dile getirmeleri gerektiğini söyleyen Ozan Hıdır Aydın, “İnsanların şuanda yaşama gücü kalmadı. İnsanlar kasaba gidiyorlar ama ete bakıp geri geliyorlar kilosu 240 TL olmuş. Biz ozanlar olarak halkın dertlerini dile getirmek için bestelerimizi yapıyoruz. Bizim silahımız bağlamamızdır, sesimiz, sözümüzdür. Yaptığım türkü ne anlatmak istediğimi anlatıyor. Ülkemizde yaşamak çok zor, çöpten ekmek arayan insanlarımız var. Çok zor zamanlardayız zenginleri daha zengin yapan, fakirleri de daha fakir yapan bir devletimiz var” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersimli yurttaşlar: Milletvekilleri sorunlarımızı mecliste dile getirsinler -VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: Milletvekilleri sorunlarımızı mecliste dile getirsinler -VİDEO

    PİRHA-Dersimli yurttaşlar, 14 Mayıs seçimini değerlendirirken, “Milletvekillerini sadece seçim zamanı görüyoruz. Biz milletvekillerinden halkın sorunlarını mecliste gündeme getirmelerini istiyoruz. Sadece seçimden seçime milletvekili görmüşüz, bizim ne işimize yarar” diye belirttiler. 

    14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanı seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi ile ilgili adaylar belli oldu. Yeşil Sol Parti’nin Dersim’deki milletvekili adayı Ayten Kordu olurken, CHP’nin adayı ise Hüsniye Karakoyun oldu.

    Dersimli yurttaşlara, seçilecek milletvekilinden beklentilerini sorduk.

    “UMARIM SEÇİLECEK MİLLETVEKİLİ HALKA YARDIMCI OLUR”

    Türkiye’nin sorunları ile Dersim’deki sorunların benzer olduğunu söyleyen Hıdır Yücesoy, “İşsizlik var, gençler yurt dışına göç ediyor, esnaf zor durumda, çiftçilik ve hayvancılık yapılamıyor. Devletin ekonomik olarak şehrimize el uzatması lazım, burada genç kalmadı, yazık bu şehre” diye belirtti.

    Bölgenin sorunlarının çok fazla olduğunu belirten Binali Kılıç, “Bir sürü işsiz insan var buranın vekillerinin işi çok zor. Umarım bize yardımcı olurlar” dedi.

    Seçilecek milletvekilinden hiçbir beklentisinin olmadığını belirten İrfan Babayiğit ise, “Gençler Dersim’den çıkıp gittiler ben de başka ülkeye gitmeyi düşünüyorum. Seçimler geldiğinde halka yalan söylüyorlar birçok sorunumuz var ama hiçbiri çözülmedi. Milletvekilleri, gençler bu memlekette sürgün edildiği zaman neredeydi? Dersim artık huzurevine dönmüş durumda. Seçimler olduğu zaman çıkıp geliyorlar, konuşup gidiyorlar” diye ifade etti.

    “MİLLETVEKİLLERİ ADAYLARINDAN BİR BEKLENTİMİZ YOK”

    Hizmet beklediklerini ifade eden Hüseyin Sağol da, “Milletvekillerini sadece seçim zamanı görüyoruz. Geçen dönem seçilen milletvekillerinin yüzünü görmedim. Milletvekilleri halkın derdini dinlemiyorlar, halkın sorunlarını mecliste dile getirmiyorlar. Biz halkın sorunlarını mecliste gündeme getirmelerini istiyoruz. Sadece seçimden seçime milletvekili görmüşüz bizim ne işimize yarar” diye belirtti.

    İsmini vermek istemeyen bir yurttaş ise, “Buranın sorunları her zaman dile getiriliyor ama çözülmüyor. Buranın sorunları belli, hükümetin halletmesi lazım. İktidara geldikten sonra herkes sözünü unutuyor” dedi.

    Milletvekili adaylarından beklentisinin olmadığını vurgulayan Cengiz Demir, “Eğer tek adam rejiminin yerine parlamenter sistem gelirse o zaman milletvekillerinin önemi ortaya çıkar. Çünkü bu sistemde milletvekillerinin mecliste hiçbir fonksiyonu yok sadece parmak kaldırıp indiriyorlar. Daha önce meclise 2 milletvekili gönderdik ama bu memlekete bir çivi çakmadılar şimdi buradan giden aday ne yapacak, bir şey yapamaz. Bu memlekete sahip çıkan yok, seçim zamanı geldiği zaman herkes vaatte bulunur ama meclise gittikleri zaman halkı unuturlar” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Ölü kente dönen Hatay’da halk kenti terk ediyor-VİDEO

    Ölü kente dönen Hatay’da halk kenti terk ediyor-VİDEO

    PİRHA-Hayalet kentte dönen Hatay’da halk, kenti terk ediyor. Deprem nedeniyle evsiz kalan insanlar, “Dün olmayan devlet bugün de yok” diyerek isyan etti.

    Merkez üssü Maraş olan depremlerde açıklanan son resmi verilere göre 24 binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Depremde büyük bir yıkım yaşanan Hatay’da ise aradan geçen 6 güne rağmen barınma ve hijyen sorunu çözülebilmiş değil. Kentte birkaç noktaya seyyar tuvalet yerleştirilse de halen yetersiz kalıyor. Yine kentte su sorunu çözülmedi. Kentin birçok noktasında kemirgenler görülmeye başlanırken, Hatay ciddi bir salgın sorunu ile karşı karşıya.

    “BİR HALK SAĞLIĞI SORUNU OLABİLİR”

    Yaşanan bu tehlike karşısında Sağlık Bakanlığı tarafından kentte atılan herhangi bir adım yok. SES Adana Şube Başkanı Dr. Mürşit Enis Akyüz, şehri terk edemeyenlerin hijyen olmayan koşullarda kalıp sağlığa erişemediğini ifade ederek, “Enkazdaki durumdan dolayı bir halk sağlığı sorunu olabilir. Acilen enkazların kaldırılması gerekir. Şehrin tamamında bulaşıcı hastalıkla hastalık ihtimali olabilir. Enkazlar bir an önce kaldırılmalı” dedi.

    “DEVLET YOK”

    Kenttin büyük bir bölümü enkaz dönüşürken, yetersiz bir şekilde arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor. Halen arama-kurtarma çalışması yapılan bir çok bina dururken, yurttaşlar, “Devlet yok” diyerek tepki gösteriyor. Hatay, hayalet kentte dönüşürken, kentte kalanlar ise enkaz başında ölüsünü ve dirisini bekliyor. Kentte az sayıda AFAD çadırı kurulurken, yurttaşlar araçlarda ya da enkaz başlarında yaktıkları ateş etrafında sabahlıyor.

    “KENTİ İNSANSIZLAŞTIRMAK İSTİYORLAR”

    HDP PM Üyesi Perihan Ağaoğlu, bugüne kadar dünya tarihinde görülmemiş bir felaketle karşı karşıya olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

    “Şu an önünde bulunduğumuz 6 katlı bina dahil birçok yere hükümetin veya dışarıdan gelen ekiplerin bir müdahalesi olmamıştır. Zaten bunun en büyük kanıtı 3 günden beridir bir insansızlaştırma politikası, yardımdan ziyade, teknik ekipten ziyade ya da buradaki yaşayanları kurtarmaktan ziyade buradaki örnek en açığıdır. Hiç dokunulmamış her binada yaklaşık 100-120 kişi var ve birçok yere müdahale edilmemiş durumda.

    Bunlarla uğraşmaktan ziyade AKP-MHP hükümeti ve bunların gönderdiği AFAD ekipleri ilk 3 gün itibariyle kesinlikle binalara müdahale etme ya da yardımcı olma konusunda herhangi bir adım atmamıştır. Türkiye’nin birçok kentinden destek ve yardım için gelen insanlara teknik açıdan yardımcı olmak için herhangi bir olanak sağlanmamıştır. Bu yetmezmiş gibi 2 gündür özellikle dün Hatay Defne ve merkezden bir insansızlaştırma politikası yürüterek burada barajın kapıları açıldı.

    Felaket altındaki insanları sel altında kalma tehdidi ile biraz daha tedirgin ederek bir yaşama umudu ile buradaki yakınlarını bekleyenleri buradan göndererek, kendi ayıp, eksiklik ve imar planlarını ortaya koymuştur. Halkan topladığı verdilerin nereye gittiğini izah edemeyen hükümet bu yolu kullanarak Hatay’ın bütün alanlarını 2 gündür spekülatif söylemlerle boşaltmış durumdadır. Neredeyse hayalet kentte dönüşmüş durumda.İnsanlar acı çekerek ailelerinin kurtarılmasını beklerken; maalesef yayılan bu söylentiler üzerine, kent neredeyse boşaltılmış durumda.”

    “NEREDE BU DEVLET”

    “Hiçbir köy ve mahalleye hükümet yetkilileri ve AFAD tarafından yardım, çadır, su ve gıda ulaşmış değildir. Bu bilgileri bize gelen ‘nerede bu devlet’ diyen insanlarımızdan öğreniyoruz” diyen Ağaoğlu, “Kentte elektrik, su, barınma ve çadır yok. İnsanlar çadır için AFAD’a başvurduklarında; ‘çadırlarımız yok, veremiyoruz’ gibi söylemlerle karşılaşıyorlar. Şu anda gelen çadırların da AFAD’a teslim edilmesi isteniyor. İnsanlara gidip AFAD’dan çadır istemesi söyleniyor. Böylece başvurular boşa çıkarılıyor” diye konuştu.

    Ağaoğlu şöyle devam etti:

    “Kısaca; büyük bir yıkım var. Ölü sayısı verilen sayılar ile hiçbir zaman örtüşmeyecek ve bunu saklayamazlar. Sosyal medyada yayın yasakları ile veya kısıtlamalarla bu rehavetin üzerine bir yıkım daha eklenmiş oluyor. Çünkü, devletten çaresiz bir şekilde bekledikleri yardımı görmeyen insanlar sosyal medya üzerinden adres paylaşarak yardım talep ediyorlar. Burada annem, ailem, kardeşim yeğenim, teyzem, babam var. Lütfen yardım edin. Günlerdir artık ceset kokan bir şehre dönüştü. Eğer bundan sonraki süreç bu şekilde devam ederse; büyük salgınların olma ihtimali var olacaktır.

    Hijyen konusunda çok büyük sorunlar var. Bu kendi yarasını kendisi saran halkımıza ve Türkiye’nin bütün kesimlerine çağrımızdır. Demokratik, aydın, yurtsever ve insanlık bilinci olan bütün halklarımızı deprem bölgesi olan Hatay, Maraş, Adıyaman ve diğer şehirlere hijyenik ürünler, kadın iç çamaşırları, çocuk bezleri, yakıt, kömür, soba ve çadır ihtiyacı acil bir şekilde lazımdır. Su olmayan yerlerde mutlaka enfeksiyonlar çıkacaktır. Depremden ölmeyenler bu enfeksiyonlar ile bir daha ölüme mahkûm edilecektir. Günlerdir yapılan bütün çalışmalar sabote ediliyor. Gelen ekipler tam canlı veya cansız bedenlere ulaşacak iken ‘bekleyin AFAD alacak’ deniyor.

    Bu yaşananların tamamı bir inkâr politikası ve kapatmadır. Bu enkazın üzeri hiçbir zaman örtülemeyecektir. Halk bunun farkında. Çünkü; gittiğimiz her evde halk ‘nerede bu devlet’ söylemi içerisindedir. O hal ile veya şehri boşaltarak mümkün olmayacağını bir kez daha hem yaşayarak hem üzüntü ile hem de mücadele ruhu ile tekrardan duyuruyoruz. İnsanlarımızı sahiplenmeye, dayanışmaya çağırıyor ve bu yaraları ancak yine beraber sarabileceğimizi söyleyerek herkesi bu mücadeleye ortak olmaya çağırıyoruz.

    “DÜN OLMAYAN DEVLET BUGÜN DE YOKTU”

    Akşam saatlerinde geçtiğimiz Samandağ da bizleri ana yoldaki çatlaklıklar ve enkazlar karşıladı. Elektrik, su ve telefonun olmadığı ilçede yüzlerce bina enkaza dönerken, yüzlercesinde ise ağır hasar oluştu. Çadırın olmadığı ilçede yurttaşlar geceyi yaktıkları ateş etrafında toplanarak geçiriyor. Arama-kurtarma ekiplerinin üçüncü günde ulaştığı ilçede enkaz başlarında kısmı ekiplerle çalışma yapıldığı görüldü. Enkazda sağ çıkarılan bir yaşındaki bebek tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. İlçede polis yoğunluğu dikkat çekti. Yurttaşlar, çadırlarının olmadığı ve araçlarda yatmak zorunda kaldıklarını belirterek, “Ekipler yetersiz. İlk 3 gün ellerimizle yakınlarımızı çıkardık. İlk günden müdahale edilmiş olsaydı çok sayıda insanımız hayatta olacaktı. Dün olmayan devlet bugünde yok.”

    İlçeye gönderilen yardımlar gönüllüler tarafından yurttaşlara ulaştırılıyor. Antakya Reyhanlı yolunun da çöktüğü görüldü.

    Diren KESER/HATAY

  • Adıyaman’da depremden etkilenen halk, bakan ve valiyi protesto etti-VİDEO

    Adıyaman’da depremden etkilenen halk, bakan ve valiyi protesto etti-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman’da deprem mağduru halkın tepki gösterdiği Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu ve Vali Mahmut Çuhadar, araçlarına binerek bölgeyi terk etmek zorunda kaldı.

    Depremden en çok etkilenen illerden Adıyaman’da depremzedelerin sert tepki gösterdiği Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu ve Vali Mahmut Çuhadar, araçlarına binerek bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar.

    Sosyal medyada paylaşılan videoda, uzaklaştıkları sırada araçları tekmeleyen halk, “Yazıklar olsun”, “Haram olsun haram” ve “Allah belanızı versin” diye bağırdılar.

    Adıyaman’da halk, daha önce de, arama kurtarma çalışması yapmayan yetkilileri protesto etmek için Adıyaman Valiliği’ne yürümüştü. Yetkililer polis korumasında valilikten çıkarılmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Sanatçı Kutsal Evciman cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla hakim karşısına çıktı-VİDEO

    Sanatçı Kutsal Evciman cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla hakim karşısına çıktı-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İçişleri Bakanı Soylu’ya hakaret ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan halk müziği sanatçısı Kutsal Evciman hakim karşısına çıktı. Paylaşımlarının ifade özgürlüğü olduğunu belirten Evciman, “Sanatın ve sanatçının muhalif olduğunu savunanlardanım. Nihayetinde bu halkın türkülerini söylüyorum. Bu kötü günlerin geçmesini diliyorum” dedi.

    Sosyal medya hesaplarından 2019 yılında yapmış olduğu paylaşımlar gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya hakaret ettiği iddiasıyla hakkında iki dava açılan halk sanatçısı Kutsal Evciman, bugün hakim karşısına çıktı. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bir sonraki duruşması 6 Ekim 2022 tarihine ertelendi.  Evciman paylaşımlarında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun uğradığı linç girişimine ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yapılan haksızlıklara tepki göstermişti.

    Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Evciman, “Sanatın ve sanatçının muhalif olduğunu savunanlardanım. Nihayetinde bu halkın türkülerini söylüyorum. 2019 yılında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na karşı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumuna karşı paylaşımlarım olmuştu. Refleks göstermiştim. Akabinde şikayet üzerine bu noktaya kadar geldik. Paylaşımlarımın ifade özgürlüğü olduğunu söyledik. Bu kötü günlerin geçmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Sağlık meslek örgütlerinden barış çağrısı: Savaş bir halk sağlığı sorunudur!

    Sağlık meslek örgütlerinden barış çağrısı: Savaş bir halk sağlığı sorunudur!

    PİRHA- TTB ve SES’in de aralarında bulunduğu sağlık emek ve meslek örgütleri, Rusya’nın Ukrayna’ya dönük işgaline dair açıklama yaparak, savaşın halk sağlığı sorunu olduğunu belirtip, barış çağrısında bulundular.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev-Sağlık-İş), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES),  Türk Hemşireler Derneği (THD), Türk Psikologlar Derneği (TPD), Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Ukrayna-Rusya savaşına karşı ortak yazılı açıklama yaptı.

    “SAVAŞIN DA KAZANANI OLMAYACAK”

    “Maalesef insanlık tarihinde bir savaşa daha tanıklık ediyor, üstelik kaybedilen canlara, yarım kalan yaşamlara, acıya, ıstıraba korunaklı yaşamlarımızdan bakıyoruz” denilen açıklamada, “Açıktır ki bu savaşın da kazananı olmayacak, liderlerin sorumsuzluğunun bedelini insanlar, hayvanlar, biyoçeşitlilik, hava, su; dolayısıyla tüm dünya ödeyecektir. Savaş tüm canlılara, doğaya kastederken, yeni geliştirdikleri silahları test eden ve reklamını yapan silah şirketleri kazandıklarını zannedecektir” diye belirtildi.

    “TÜM TARAFLARI ACİLEN BU SAVAŞI DURDURMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

    “Nükleer silahların yıkıcılığını yakın tarihinde yaşayan gezegenimizde, radyasyon bulutlarının yayılmasına yol açacak nükleer santrallerin patlama ihtimalinin korkusu sürerken, nükleer silah kullanmaktan dahi bahsedilmektedir.
    Savaş bombardımanları altındaki halk sığınaklarda can korkusu yaşarken, yüz binlerce Ukraynalı komşu ülkelerin sınırlarına doğru akın ederken; ölümler, sakatlıklar ortaya çıkarken insanlığın, amacı yaşatmak olan sağlık emekçilerinin sessiz kalması düşünülemez.

    SAVAŞIN BİR HALK SAĞLIĞI SORUNU OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA YİNELİYORUZ

    Bizler, ülkemizin sağlık emek meslek örgütlerin temsilcileri olarak; ateşli silahlar, patlamalar nedeniyle ölümlerin, yaralanmaların, sakatlıkların olmaması; barınma, ısınma, beslenme zorluğuyla insanların sağlığının bozulmaması, yurdundan uzak barınamaz hale gelen mültecilerin sayısının artmaması; zaten iklim krizi yaşayan doğanın daha fazla tahrip edilmemesi için bir an önce savaşların son bulması ve barışın sağlanması için sesleniyor ve savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu bir kez daha yineliyoruz.

    Çatışma alanlarındaki insanların hayatını kurtarmak, acılarını hafifletmek için canları pahasına savaş alanlarında mesleklerini yapan sağlık emekçilerinin, hastanelerin, ambulansların, revirlerin, sağlık hizmeti veren bütün yerlerin ve kişilerin, ateş altında kalmaması, korunması, işlerini yapmalarının engellenmemesi için tüm dünyaya çağrıda bulunuyoruz.

    Uluslararası ilkeler ve Cenevre Sözleşmeleri’ne göre tıbbi tarafsızlık gözetilmelidir. İnsan hakları bağlamında savaş alanında tüm sağlık meslek gruplarına saygı gösterilmelidir.

    Biz tüm sağlık emek meslek grupları olarak görevimizin insan sağlığını korumak, ekosistemi gözetmek ve çevre kirliliğine karşı mücadele olduğunu hatırlatıyor, bu savaş da mağdur olan tüm halkla ve meslektaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu duyuruyor, tüm tarafları acilen bu savaşı durdurmaya davet ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • HDP’nin ‘Demokrasi Buluşmaları’ takvimi belirlendi

    HDP’nin ‘Demokrasi Buluşmaları’ takvimi belirlendi

    Demokrasi Buluşmaları” kampanyasında toplumun tüm kesimleriyle buluşacak olan HDP, kıdem tazminatı, ekolojik yıkım, cezaevindeki ihlaller, çatışma ve operasyonların yanı sıra ülkede yaşanan sorunları halkla tartışacak.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Demokratik Mücadele Programı kapsamında başlattığı “Demokrasi Buluşmaları”nın takvimi belirlendi. Hakkari ve Edirne’den Ankara’ya gerçekleştirilen yürüyüşle başlayan programın ikinci ayağı olan buluşmalarda, birçok kesimle bir araya gelinecek.

    Salı günü HDP Parlamento Grubu’nun Meclis’te startını verdiği “Demokrasi Buluşmaları” kapsamında, ilk olarak çoklu baro teklifine karşı savunmanın temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirilecek.

    ULUCANLAR VE DİYARBAKIR CEZAEVİ BULUŞMASI

    HDP, 14 Temmuz’da Diyarbakır Cezaevi ve Ankara Ulucanlar Cezaevi Müzesi önünde “Hep Birlikte Hukuk ve İnsan Hakları İçin Buluşuyoruz” şiarıyla açıklama yapılacak. Program kapsamında insan hakları mücadelesinde sembolik yer kapsayan her iki cezaevi önünde yapılacak açıklamaya, insan hakları savunucuları ve cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlü yakınları katılacak, cezaevlerinin mevcut sorunları, infaz rejimindeki adaletsizlikler, hasta tutuklular ve ölüm orucundaki avukatların durumuna dikkat çekilecek.

    URFA’DA EMEK BULUŞMASI

    Buluşmaların bir diğer önemli noktası ise tarım işçisi emekçiler olacak. Bu kapsamda da bölgede mevsimlik işçilerin yoğun olduğu Urfa’da çeşitli etkinlikler düzenlenecek. “Mevsimlik Tarım İşçileriyle Emek Buluşması” gerçekleştirecek olan HDP, bu kapsamda bölgedeki emek örgütleriyle temas halinde olmayı amaçlıyor.

    KÜRT SORUNUNDA DEMOKRATİK ÇÖZÜM TALEBİ

    Eylem takviminde önemli buluşmalardan biri de 17 Temmuz’da gerçekleştirilecek. Türkiye’nin başlattığı sınır ötesi operasyonlarda yaşanan sivil ölümlere dikkat çekmek ve halkların “barış” talebini yüksek sesle dillendirmek için Diyarbakır’da güçlü bir buluşma sağlanacak. Kürt sorununda demokratik çözümün dile getirileceği açıklamada, Kürdistani partiler ve demokrasi güçlerinin katılımı bekleniyor.

    KIDEM TAZMİNATI

    İstanbul’da, 17 Temmuz’da “Kıdem Tazminatı ve İşsizlik” şiarıyla buluşma gerçekleştirilecek. Emekçinin gasp edilen hakları, artan yoksulluk ve barış talebinin öne çıkacağı buluşmaya, özellikle sendikalar ve meslek örgütleri, işçi dernekleri, Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) katılacak ve buluşmalarda herkes söz alacak.

    İNANÇ KESİMLERİ

    Toplumun tüm kesimleriyle bir araya gelmeyi hedefleyen HDP, inanç grupları için de bir çalışma yürütüyor. “Halkların Özgürlüğü ve İnançları için Buluşuyoruz” temasıyla Hatay’da 18 Temmuz’da bir buluşma gerçekleştirilecek, farklı dini grupların temsilcileri de yer alacak.

    Suruç Katliamının yıl dönümü olan 20 Temmuz’da, İstanbul’da Suruç aileleriyle birlikte oturma eylemi gerçekleştirilecek.

    KHK’LİLER

    15 Temmuz darbe girişimi ardından ilan edilen Olağanüstü Hal’in (OHAL) de 4’üncü yılı olan 20 Temmuz’da HDP, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen emekçilerle bir araya gelecek. Bu kapsamda “Demokrasi ve Adalet Buluşması” gerçekleştirecek olan HDP, tüm illerden KHK ile ihraç edilenlerin katılımıyla Ankara’da buluşacak.

    HDP, 21 Temmuz’da İstanbul’da “Aydınlar Buluşması” gerçekleştirecek. Akademisyen, yazar ve sanatçılarla da bir araya gelecek olan HDP, önümüzdeki süreç için görüş ve önerileri dinleyecek.

    GENÇLERLE

    YKS sınavıyla iktidarın hedefine oturan Z kuşağı ile de buluşacak olan HDP, 22 Temmuz’da İstanbul’da gençlerle bir araya gelecek.

    KANAL İSTANBUL

    Tartışmalı Kanal İstanbul projesine karşıda İstanbul’da geniş katılımlı bir Ekoloji buluşması gerçekleştirilecek. Aynı zamanda ülkedeki mevcut ekolojik yıkıma dair görüş ve öneri alışverişi yapılacak.

    FİNAL İZMİR’DE

    Demokrasi buluşmalarının son durağı ise 26 Temmuz’da İzmir olacak. Birçok sivil toplum örgütü, sendika, siyasi parti ve demokratik kitle hareketleriyle görüşmeler gerçekleştirecek olan HDP, “Hep Birlikte Demokrasi İçin Buluşuyoruz” temasıyla açık hava toplantısı düzenleyecek ve Demokrasi Kürsüsü kurulacak.

    1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜNE GÜÇLÜ KATILIM

    Ağustos ayında da eylem, etkinlik ve buluşmalarını sürdürecek olan HDP, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde düzenlenecek mitinglere güçlü bir katılımı hedefliyor

  • Fındıklı Belediyesi’ne kayyım atanacağı iddiası üzerine halk sokağa çıktı-VİDEO

    Fındıklı Belediyesi’ne kayyım atanacağı iddiası üzerine halk sokağa çıktı-VİDEO

    PİRHA- Rize’nin CHP’li tek belediyesi olan Fındıklı belediyesine kayyum atanacağı iddialarının ardından halk sokaklara dökülerek belediyeye sahip çıktı. Belediye Başkanı Ercüment Çervatoğlu, “Herkese rağmen her şey çok güzel olacak” dedi.  

    31 Mart 2019 yerel seçimlerinde CHP’nin Rize’de kazandığı tek ilçe olan Fındıklı’da, belediyeye yönelik karalama kampanyaları ve kayyım tehditlerine karşı bugün partinin çağrısıyla halk sokağa çıktı.

    Demokratik kitle örgütlerinin de destek verdiği eylemde Fındıklılılar, polisin engellemesine rağmen dağılmadı. Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Çervatoğlu da belediye önünde yaptığı açıklamada “Herkese rağmen her şey çok güzel olacak” dedi.

    31 Mart 2019 yerel seçimlerinde CHP’nin adayı Ercüment Şahin Çervatoğlu, yüzde 59,55’lik oy oranı ve 4 bin 259 oy ile Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanmıştı. Cervatoğlu’na en yakın aday ise yüzde 39,65’lik oy oranı ile AKP adayı Mustafa Kasım zorlu olmuş ve 2 bin 836 oy almıştı. (HABER MERKEZİ)

  • İzmir’de ESP’den eylem: Suya yapılan zamlar çekilsin, Soyer sözünü tutsun

    İzmir’de ESP’den eylem: Suya yapılan zamlar çekilsin, Soyer sözünü tutsun

    PİRHA – Ezilenlerin Sosyalist Partisi İzmir İl Örgütü, İzmir’de 1 Ocak’tan itibaren suya yapılan yüzde 15’lik zamların geri çekilmesini istedi. Yapılan açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den seçimden önce su fiyatlarını indirme vaadini yerine getirmesi çağrısı yapıldı. 

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İzmir İl Örgütü bugün İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde 1 Ocak’tan itibaren suya yapılan yüzde 15’lik zamların geri çekilmesi için eylem yaptı.

    ‘Temiz, içilebilir su istiyoruz!, su zamları geri çekilsin. Krizin faturasını ödemeyeceğiz’ pankartının açıldığı eylemde zamların geri çekilmesi, tarımsal sulamlardan ücret alınmaması için çağrı yapıldı.

    Yapılan açıklamada, İzmir’in zengin su kaynaklarına sahip olduğu fakat İzmir’in bu zenginliği halk için yoksulluk kaynağı haline getirildiği belirtildi.

    Son zamanlarda Doğalgaz, elektrik ve su fiyatlarının neredeyse asgari ücretle yaşayan bir işçinin bir aylık ücretinin yarısına karşılık geldiği belirtilen açıklamada, kriz arttıkça temel tüketim mallarına yapılan zamlarında arttığı belirtildi.

    “İLK İCRAAT SUYA ZAM OLDU”

    Seçimlerden önce İzmirlilere ucuz ve içilebilir su vadeden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in suya zam yaptığına dikkat çekilen açıklamada, “1 Ocak’tan itibaren suyu yüzde 15 daha pahalı içiyoruz. Kademeli olarak tüketilen su miktarına göre değişen oranda yapılan zamlarla sadece içme suyu değil tarımsal sulamada kullanılan suya da zam yapıldı.

    Yeni tarifeye göre konutlarda kullanılan 0-13 metreküp arası suyun birim fiyatı 4,33 TL’den 4,98 TL’ye, 4,69 TL olan 14-20 metreküp arasındaki tüketimlerde 5,39 TL’ye, 21 metreküp ve üzerindeki tüketimlerde ise 9,65 TL’den 11,10 TL’ye yükseldi.Su faturalarına eklenen vergiler ve atık su bedelleri ile birlikte su fiyatları el yakıyor” denildi.

    İzmir’de su havzalarının kirlenmesi, kimyasal atıkların suya karışması tehlikesine karşı korunaksız olduğu belirtilen açıklamada, İzmir’in şebeke suyunun içilmez olduğunun raporlarla kanıtlandığına işaret edilerek, halkın %91.7’sinin su faturalarının pahalılığından şikayetçi olduğu kaydedildi.

    “UCUZ, TEMİZ VE İÇİLEBİLİR SU İSTİYORUZ”

    Ucuz, temiz ve içilebilir suyun herkes için insani bir hak olduğuna dikkat çekilen açıklamada, İzmir’de suya yapılan zammın geri alınmasını, temiz ve içilebilir su sağlanması talep edildi.

    Son olarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e seçimden önce su fiyatlarını indirme vaadini yerine getirmesi istendi. PİRHA/İZMİR

  • Halkın soğuk havaya rağmen ‘Kanal İstanbul’a itirazı sürüyor

    Halkın soğuk havaya rağmen ‘Kanal İstanbul’a itirazı sürüyor

    AKP hükümetinin Kanal İstanbul’da diretmesine karşı, halkın Kanal İstanbul’a itiraz dilekçesi kuyruğu kötü havaya rağmen devam ediyor.

    İstanbullular, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) Kanal İstanbul Projesi’nin iptali için hazırladığı itiraz dilekçesini teslim etmek için İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne akın etmeye devam ediyor.

    Halk, kötü hava koşullarına rağmen uzun kuyruklar oluşturması dikkat çekiyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Halk, Kanal İstanbul’un iptali için akın etti!

    Halk, Kanal İstanbul’un iptali için akın etti!

    ÇED raporunun yayımlanmasıyla resmi süreci başlayan Kanal İstanbul’un iptali, için yurttaşlar, TMMOB’nin hazırladığı dilekçeyle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne akın etti

    Kanal İstanbul’un ÇED raporu 10 gün boyunca halkın görüş ve önerileri için askıda kalacak. Bu 10 günlük süre zarfında, “Kanal İstanbul” projesine itirazı olan vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na veya illerdeki Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine müracaat edebilecekler.

    TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu da, yurttaşların Kanal İstanbul Projesi ile ilgili görüş ve itirazlarını iletebilmeleri için bir dilekçe yönergesi hazırladı.

    İstanbullular, dilekçe vermek için İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne akın etti.

     

  • İBB’den halka Kanal İstanbul çağrısı

    İBB’den halka Kanal İstanbul çağrısı

    İBB Sözcüsü Murat Ongun, Kanal İstanbul projesine itiraz için çok sayıda yurttaşın belediyeden bilgi talebinde bulunduğunu ve itirazların ancak Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapıldığını açıkladı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sözcüsü Murat Ongun, tartışmalı Kanal İstanbul projesi hakkında sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından bir paylaşım yaptı.

    Kanal İstanbul projesine itiraz için çok sayıda yurttaşın itiraz ettiğini belirten Ongun, resmi itirazın ancak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılabildiğinin altını çizdi.

    Konuyla ilgili İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yarın açıklama yapacağının bilgisini paylaşan Ongun, şu ifadeleri kullandı:

    “Şehrine sahip çıkan İstanbullulara teşekkürler…
    Kanal İstanbul Projesi’ne itiraz için çok sayıda vatandaşımız İBB’den bilgi talebinde bulunmuştur. Resmi itiraz ancak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılabilmekte, konuyla ilgili yarın Başkan @ekrem_imamoglu açıklama yapacak.”

    NE OLMUŞTU?

    Ekrem İmamoğlu, önceki dönemde İBB-Ulaştırma Bakanlığı-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında imzalanan ve mahkemelik olan ‘Kanal İstanbul işbirliği protokolü’nden çekildiklerini açıklamıştı.

    İmamoğlu, 6 aylık bilançoyu gazetecilerle paylaştığı toplantıda ‘çekilme kararını’ şöyle dile getirmişti:

    * 2018 yılında İBB’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Ulaşım ve Altyapı Bakanlığı ile bana göre usule uygun olmayan bir şekilde imzalanmış olan işbirliği protokolünden biz çekiliyoruz. Bu kararımız nettir. Çekildiğimizi her iki bakanlığa yazılı olarak iletmiş durumdayız. Protokol yetkisiz bir imzayla devreye sokulmaya çalışılmıştır.

    * Kanal İstanbul’un birçok detayını açıklayacağım toplantıyı 25 Aralık Çarşamba günü saat 09:30’da Saraçhane İBB binasında yapacağım. Burada size Kanal İstanbul ile ilgili bir fotoğraf çekeceğiz ve hukuksuz protokolün tüm detaylarını paylaşacağız.

    * Bunun içinde ÇED raporunda olması gereken, yazılıp geri çekilen ya da yazılan bir raporun ‘sehven yazılmıştır’ deyip başka bir raporun yollanması gibi süreçleri çok önemsiyoruz. Bunların hepsini sizlerle paylaşacağız. Çarşamba günü İstanbulluların aydınlanacağı önemli bir gün olacak.

  • Hacıbektaşlı kadınlar: Toprağımızı kirletmelerine izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Hacıbektaşlı kadınlar: Toprağımızı kirletmelerine izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA – Salihli Hacıbektaşlı Mahallesi’nde yaşayan kadınlar, köylerine yapılan JES projesine tepki gösterdi. Projenin amacının halkı yerinden ederek başka yerlere taşınmalarını sağlamak olduğuna dikkat çeken kadınlar, tarım alanlarının yok olduğunu, insan sağlığına zarar verecek JES projesini istemediklerini belirttiler. 

    Haberin videosu

    Manisa’nın Salihli İlçesine bağlı Hacıbektaşlı Mahallesi’nde yapılamak istenen JES projesinden en çok etkilenen süphesiz orada yaşayan halk. Halkın hiçbir çıkarı gözetmeksizin yapılan JES projesi çalışmasına iki gün önce başlandı.

    SANKO firasının yaptığı JES projesine direnen kadınlar polis ve jandarma tarafından darp edilerek gözaltına alınmış, kiminin vücudunda darp izleri oluşmuştu. Proje alanına en yakın evleri bulunan kadınlar PİRHA‘ya yaptıkları açıklamalarda kesinlikle bu projeyi istemediklerini söylediler.

    Salihli Çevre Derneğinden Hülya Taşar‘ı direniş alanında yapılan çalışmaları izlerken görüntüledik. SANKO firmasının sabah çalışmaya başlamasını göz yaşları içinde izlediğini söyleyen Taşar, kuyu açılan yerin belediye imar planında yeşil alan olduğuna dikkat çekti.

    “YEŞİL ALAN VE TARIM ALANLARINI YOK EDECEK”

    Salihli’nin kuzeyinde de başka bir santralin olduğunu, bunun kurulması halinde Salih’linin ortada kalacağını havasının suyunun ve toprağının kirleneceğini belirten Taşar, JES’in, okullarda okuyan öğrencilerin sağlığına zarar vereceğini, tarım alanlarına ve yeşil alana da zararlarının büyük olacağını söyledi.

    Devletin SANKO şirketinin yanında olduğunu üzülerek söyleyen Hülya Taşar, devletin korumasıyla iş makinalarının alana girdiğini hatırlatarak, hukuki ve filli olarak direndiklerini ve direnmeye devam edeceklerinin altını çizdi.

    Geçtiğimiz günlerde gözaltına alındıklarını hatırlatan Taşar, halkın tedirgin olduğunu, makinaların alanda çalıştığını görünce ağladığını söyledi.

    “HAVAMIZ TEMİZ KALSIN ÇÜNKÜ GİDECEK YERİMİZ YOK”

    “Ben sonuna kadar bu işte direneceğim” diyen Hülya Taşar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Çünkü halkın çıkarı yok, şehire fayda sağlayacağı hiçbir şey yok. Sadece şirket enerjisini üretecek devlete peşin para satacak ve cebini doldurup gidecek. Halka faydalı hiçbir yanı yok. Herkese bize destek olması çağrısında bulunuyoruz. Yetkililerden hiç umudum yok şirketin yanındalar halkın yanında değiller. Karınları halkın vergileriyle doyuyor ama şirketin yanında yer alıyorlar. Havamız, suyumuz, toprağımız temiz kalsın, gidecek bir yerimiz yok insanlardan destek bekliyoruz. Bu santrali buraya yaptırmayalım çocuğumuzun, geleceğine sahip çıkalım.”

    “YENİ EV YAPTIK HUZUR İÇİNDE OTURMAK İSTİYORUZ”

    30 yıldır Hacıbektaşlı Mahallesi’nde oturan ve üç yıl önce otuz yıllık emekleriyle yaptıkları evlerinde huzurla oturmak isteyen Cemile Ağdeven de JES projesinin hayatlarını olumsuz etkilediğini düşünüyor. Ağdelen, bu projenin doğaya zarar vereceğini belirterek, “Bu proje doğamıza zarar veriyor, ağaçlarımızı kestiler. Durduğumuz yer tarım yeriydi, bozdular hepsini ne hale getirdiler” dedi.

    Geçtiğimiz günlerde oğlunun gözaltına alındığını ve onu korumak için engel olmaya çalıştığını ancak polislerin darp ettiğini söyleyen Ağdeven, vücudunda çürüklerin olduğunu söyledi.

    5 YAŞINDAKİ KIZ: ANNE BİZ NİYE KANSER OLUYORUZ?

    “Devletimiz ne yazık ki onların arksında duruyor bizim arkamızda durmuyor. Biz köyümüzü koruyoruz kötü bir şey yapmıyoruz.” diyen Ağdeven, devlet yetkililerine çağrıda bulunarak destek istedi.

    Hacıbektaşlı Mahallesi’nden kesinlikle taşınmayacaklarını söyleyen Cemile Ağdeven, direnişte kararlı olduklarını ve destek beklediklerini söyledi.

    Yaptığı yeni evinde huzurlu oturmak istediğini vurgulayan Ağdeven, çocuklarının yaşamı için tedirgin olduğunu ekledi. 5 yaşındaki kızının ona ‘Anne biz niye kanser oluyoruz’ dediğini üzülerek söyleyen  Cemile Ağdeven, ” 5 yaşındaki kızıma ne cevap vereyim. Çalışmalar başladı devletimiz arkalarında duruyor. Biz de böyle bekliyoruz” diye konuştu.

    “ZOR BİR YAŞAM BİZİ BEKLİYOR”

    “Gürültü, toz, duman…Balkonumuzda oturup bir çay içemez hale geldik” diyen Emine Ağdeven de JES projesinin doğada yarattığı tahribata tepki gösterdi.

    Projenin başlamasına karşı gösterdikleri direniş sonrası darp edilerek gözaltına alındıklarını kaydeden Ağdeven, şu anda her tarafın mahvolduğunu söyledi. Ağdeven, eskiden projenin yapıldığı alanlarda tarım alanı olduğunu belirterek projenin insan sağlığını ciddi etkileyeceğini söyledi.

    Zor bir yaşam sürecinin kendilerini beklediğini belirten Ağdeven, projenin amacının insanların evlerini bıraktırıp göç etmelerini sağlamak olduğunu kaydetti.

    Emine Ağdeven, herkese destek olma çağrısında bulunarak mücadele edeceklerini söyledi.

    PİRHA/İZMİR

  • Hacıbektaşlı Mahallesi’nde yasa dışı JES yapımına başlandı-VİDEO

    Hacıbektaşlı Mahallesi’nde yasa dışı JES yapımına başlandı-VİDEO

    PİRHA – Manisa Salihli’nin Hacıbektaşlı Mahallesi’nde yapılmak istenen JES projesi kolluk kuvvetlerinin oluşturduğu güvenlik koridorundan SANKO firmasının iş makinelerini faaliyet alanına koymasıyla başladı. Mahkeme kararlarını beklemeden başlayan bu çalışmaya tepki gösteren Av. Seçil Ege, faaliyetin tamamen hukuksuz olduğunu söyledi.

    Haberin videosu

     

    Manisa’nın Salihli İlçesi’nin Hacıbektaşlı Mahallesi’nde Jeotermal Elektrik Santralı (JES) kurmak isteyen SANKO Enerji’nin, 75.874 metrekare büyüklüğündeki proje alanında faaliyet çalışmalarına başladı. Konuyu PİRHA’ya değerlendiren Av. Seçil Ege, SANKO firmasının dün sabah kolluk kuvvetleriyle birlikte oluşturduğu güvenlik koridorundan iş makinelerini alana koyarak çalışmalarına başladığını aktardı.

    2019 Ocak ayında  SANKO firmasının Manisa Valiliği’ne hiçbir başvuru yapmadan faaliyete geçtiğini söyleyen Av. Seçil Ege, mahallelinin tepki göstermesiyle faaliyetlerin durdurulduğunu aktardı.

    “MAHKEMEDEN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERMESİNİ BEKLİYORUZ”

    Ancak SANKO firmasının Manisa Valiliği’ne ÇED süreci kapsamında başvuruda bulunduğunu söyleyen Ege, süreci şöyle anlattı:

    “18 Temmuz günü Manisa Valiliği’nin İnternet sayfasında burada yapılacak JES için ÇED kararı geçerli değildir, kararının verildiğini öğrendik. ÇED raporu dediğimiz yapılacak projelerin çevresel etki değerlendirmesine dair bir rapordur. Bu raporun alınmaması yönünde valiliğin gerekli olmadığı yönünde bir karar çıktı. Bu karara karşı biz Manisa İdare Mahkemesi’nde öncelikle yürütmenin durdurulması talepli olarak iptal davası açtık. Şu anda iptal davamız derdest ve mahkemenin de yürütmeyi durdurma konusunda öncelikli bir karar vermesini bekliyoruz.”

    Geçen hafta yargı sürecini beklemeden SANKO firmasının faaliyete geçmesiyle beraber halkın yasal olmayan bu faaliyeti engelleyebilmek için nöbet tutmaya başladığını söyleyen Ege, geçen hafta yaşanan kolluk kuvvetlerinin sert müdahalesini hatırlattı. Ege, faaliyet alanına giden yolun dahi imar planında olmadığını ne mülk sahibinden ne de belediyeden izin alınmadan yapıldığını vurguladı.

    “BİRÇOK AĞAÇ İŞ MAKİNELERİYLE SÖKÜLÜP ATILDI”

    Dün sabah çok sayıda jandarma, çevik kuvvet ve tomalar eşliğinde SANKO firmasının makinelerini faaliyet alanına getirdiğini ve çalışmaya başladığını aktaran Av. Seçil Ege, “Santral proje alanının aşağısında yeni bir yol çalışması yaptılar. Salihli Belediyesi tarafından bu özel sermaye şirketine faaliyetini sürdürebilmesi için yeni bir yol alanı gösterilmiş. Aslında orası da henüz imar planının uygulanmaya başlanmadığı bir yer. Kaldı ki yolları yapmak açmak kamu idaresine aittir. Şehir içinde belediyeler şehir dışında kara yollarına ait bir kamusal hak ve yetkidir. Ancak şirketin kendi menfati için burada bir yol çalışması yapması bizzat belediyenin kararıyla izin verilmiş durumda. Bu esnada pek çok ağacı da kestiler, katlettiler, iş makineleriyle söküp götürdüler” dedi.

    Tamamen hukuksuz bir şekilde ilerleyen bir faaliyetin olduğunu söyleyen Ege, “Yargı kararlarını tanımayan mahkemelerin kararlarını bekleme gereği dahi duymayan bu hukuksuz faaliyete alışmış bir anlayış var” dedi. Ege, bu faaliyetlerin tüm Türkiye’de yaşayanları ilgilendirdiğini belirterek direnişe destek vermelerini istedi.

    “HALKIN TOPRAKSIZLAŞMA VE İŞÇİLEŞME SÜRECİ BAŞLAYACAK”

    Türkiye’de bulunan bütün JES projelerinin hayata geçirilse dahi sadece enerji ihtiyacının %2’sini karşıladığına dikkat çeken Ege, JES projelerinin tarım alanlarını yok ettiği konusunda uyarıda bulunarak, “Biz bunun güncel negatif  tarım politikalarıyla uyumlu bir karar olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizi daha da dışa bağımlı hale getirecek, ülkedeki tarımsal üretimi daha da bitirecek bir kılıf bu enerji ihtiyacı. Öncellikle ülkenin enerji politikalarının değiştirilmesi gerekiyor halk sağlığını, doğal yaşamı önceleyen, bunlara öncelik tanıyan enerji politikaları yaratılması gerekiyor. Daha tasarrufa yönelik enerji politikaları gerekiyor. Bir yandan da tarım politikalarının bununla eş güdümlü olarak ilerletilmesi lazım” diye konuştu.

    Hacıbektaşlı Mahallesi’nde yapılan JES projesinin hem sağlık hem çevresel problemler hem de toprak sahibi olanların mülksüzleşmesi topraksızlaşması ve işçileşmesi süreciyle devam edeceğine dikkat çeken Av. Seçil Ege, halkın sağlıklı yaşam hakkını savunduklarını bunun için sonuna kadar direnerek mücadele edeceklerini söyledi.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Dersim’de orman yangını kontrol altına alındı

    Dersim’de orman yangını kontrol altına alındı

    PİRHA – Dersim merkez kırsalında dün çıkan orman yangını, yapılan çalışmalar sonucu kontrol altına alındı.  

    Dersim merkeze bağlı Uzuntarla ve Güleç köyleri mevkiinde dün öğlen saatlerinde çıkan orman yangına Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, Dersim Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu ve beraberindeki gönüllü yurttaşların müdahalesi sonucu yangın büyümeden kontrol altına alındı.

    Bölgede orman yangını söndürme çalışmaları sürüyor.

    PİRHA/DERSİM