Etiket: Hasan Kılavuz

  • Ankara’da yapılan Xizir Ceminde zamlı elektrik faturaları için mücadele mesajı verildi!-VİDEO

    Ankara’da yapılan Xizir Ceminde zamlı elektrik faturaları için mücadele mesajı verildi!-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da yapılan Xizir ceminde konuşan Pir Hasan Kılavuz, cemevlerine gelen yüksek orandaki elektrik faturalarının ödenmemesi konusunda mücadele yürüteceklerini belirtti. Kılavuz, cemevlerinin yasal statüye alınması gerektiğini de vurgulayarak, Bütün Aleviler vergi veriyor ve bu Diyanete akıyor. Orası besleniyor ama verdiğiniz vergiler Alevi kurum ve kuruluşlarına geri dönmüyor” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi, Ankara Vartolular Derneği ve Ankara Dersimliler Derneği’nin birlikte düzenlediği Xizir Cemine ilgi yoğun oldu. Batıkent Serçeşme Cemevi’nde yapılan cemi Seyid Sabun Ocağı pirlerinden Hasan Kılavuz, Baba Mansur Ocağı evladı Baki Erdoğan, Kureyşan Ocağı evladı Fatma Malkoç ve Hubyar Ocağı evladı Cemal Şahin yürüttü.

    Cem erkanına başlanmadan tüm katılanlardan rızalık alındı ve ardından 12 hizmet yürütüldü.

    “CEMEVLERİNİN MÜCADELEYİ ÜSTLENMESİ LAZIM”

    Pir Hasan Kılavuz, yaptığı konuşmada cemevlerinin ‘ticarethane’ statüsünde görülmesini eleştirerek yüksek gelen elektrik faturalarının ödenmeyeceğine vurgu yaptı. Cemevlerinin Alevilerin ibadet yeri olarak resmiyette kabul görmesi gerektiğini belirten Kılavuz, şunları söyledi:

    “Bugün ülkemizde biz Alevilerin belli sorunları var. Örneğin cemevlerindeki elektrik sorunu… Biz bu konuda karara vardık, ‘meblağları oldukça yüksek olan faturaları ödemiyoruz’ dedik. Bu da bir tür sivil itaatsizliktir. Bu ülkede cemevlerinin yasal statüsü henüz kabul edilmemiş. Bizim ibadet yerimiz cemevimizdir. Onlarca yıldır bir bütün olarak hepimizin ortak talebi, bu ülkede 25 milyondan fazla Alevi yaşıyor ve bizim ibadet yerimiz cemevidir ve cemevlerinin yasal statüsü tanınması lazım. Bütün Aleviler vergi veriyor ve bu Diyanet işlerine akıyor. Orası besleniyor ama verdiğiniz vergiler Alevi kurum ve kuruluşlarına geri dönmüyor. Bu yetmiyormuş gibi bir de iki misli faturaların gelmesini biz kabul etmiyoruz. Cemevlerinin bu faturaları ödenmemesi için bütün hukuki kanalları zorlayarak sonuna kadar mücadeleyi üstlenmesi lazım.”

    ALEVİLİKTE KADIN VURGUSU!

    Pir Hasan Kılavuz, cemde yaptığı konuşmada kadın kimliğinin önemine de dikkat çekti. “Kız çocukların eğitimine önem verilmeli” diyen Kılavuz Alevi inancında kadın varlığını şu sözlerle anlattı:

    “Alevi kadınları, kendi ayakları üzerinde duran ve ekonomik bağımsızlığını almış insanlar olarak hayat sürdürmeli. Ebeveynler olarak ‘Önce erkek çocuğa bir şeyler alayım’ değil. Bu akşam katılanlara baktığım zaman kadın sayısını erkeklerden fazla görüyorum. ‘Bu nereden kaynaklanıyor?’ diye sorarsanız eğer ‘bu inancın özündedir’ derim. Çünkü çırayı yakan, ocağı şen tutan kadındır. İlk ibadette öne çıkıp ‘Ya Xizir’ diyen kadındır. Yani kadının ibadetimizdeki yerinin sembolik olmadığını 12 hizmetin içinde ve özde olduğunu belirtirim.”

    Dede Cemal Şahin, görülen hizmetlerin ardından okuduğu gülbeng ile Xizir cemini sonlandırdı.

    Üç kurumun ortak düzenlediği cem erkanı ardından lokmalar dağıtıldı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • ABF İnanç Kurulu Başkanı Kılavuz: Sivil itaatsizlik yapmalıyız-VİDEO

    ABF İnanç Kurulu Başkanı Kılavuz: Sivil itaatsizlik yapmalıyız-VİDEO

    PİRHA- ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, cemevlerine gelen astronomik elektrik faturalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, cemevlerinin sivil itaatsizlik yaparak faturaları ödememesi çağrısında bulundu.

    Cemevlerine ibadethane statüsü verilmemesinin bir sonucu olan faturalar, zamların ardından katlandı. İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’ne gelen 30 bin 60 TL, Kayseri Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Derneği ve Cemevi’ne 110 bin TL,  Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na da 11 bin 615 liralık elektrik faturası geldi.

    Bir bir ardına gelen astronomik elektrik faturaları yoğun tepkilere neden oldu. Aynı zamanda cemevlerinin statüsünün de tekrardan gündeme gelmesine yol açan faturalara dair Alevi kurumları ortak hareket etme çağrısında bulundu.

    Konuya dair CANTV’de Diren Keser’in sunduğu ‘Gönül Köprüsü’ programında konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, önemli açıklamalarda bulundu.

    Kılavuz, “Bu faturaları ödemeyiz. Nasıl alırlarsa onlar bilir. Bütün hukuki mücadeleyi sonuna kadar da devam ettireceğiz. Alevi kurumları, cemevleri ve taziye evlerindeki yöneticilerde faturaların ödenmemesi konusunda hassasiyet göstermeli ve birlik içinde hareket etmeliyiz” diyerek, sivil itaatsizlik çağrısında bulundu.

    Şimdiye kadar sürdürülen hukuksal ve diplomatik görüşmelerde ortaya çıkarılan çabayı görmek istenmiyor, çağrılarımız ve hukuksal kazanımlarımız dikkate alınmadığına dikkat çeken Kılavuz, “Geldiğimiz noktada ise artık fiili bir durum yaşanacak. Çünkü bu faturaların ödenmesi mümkün değil” dedi.

    “BİZLER İNANÇ VE İBADET YERLERİMİZ OLAN CEMEVLERİNİ ASLA TERK ETMEYİZ”

    Kılavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Elektrik faturalarının bu denli kabarık gelmesi cemevlerinin yasal statüsü konusunu da daha güçlü bir şekilde sahiplenilmesini getirebilir. Alevi kurumları ve yurttaşları cemevlerine gelen yüksek elektrik faturalarına karşın ortak hareket ederek sivil itaatsizlik yaparak faturaları ödemeyecektir. Artık bıçak kemiğe dayandı. Aleviler bu faturaları kabul etmiyor. Hakkaniyet ne ise onu yerine getirsinler. Bizler inanç ve ibadet yerlerimiz olan cemevlerini asla terk etmeyiz.

    Cemevlerini kabul edilmesi ve yasal statü altına alınması çağrısında bulunan Kılavuz, “Alevi kurumlarının elektrik faturalarına karşı yürüteceği mücadeleü ekonomik krizin altında ezilen yurttaşlara da yansıyacaktır ve biraz da olsun yaralarına merhem olacaktır. Bunun için birlik ve beraberlik içinde olmalıyız.”

    “FATURALARI ÖDEMEME KONUSUNDA DİRENGENLİK GÖSTERMELİYİZ”

    Köyden kente bütün Alevi kurumlarının bir koordinasyon etrafında birleşmesi çağrısında bulunan Kılavuz, “Faturaları ödememe konusunda direngenlik göstermeliyiz. Ta ki devletin ilgili kurumları geri adım atana kadar” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/MERSİN

     

  • ‘Haydar Işık’ın mücadele ruhunu hiçbir zaman unutmayız’-VİDEO

    ‘Haydar Işık’ın mücadele ruhunu hiçbir zaman unutmayız’-VİDEO

    PİRHA-ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Haydar Işık’ın büyük bir mücadele insanı olduğunun altını çizerek, “Ömrünü Kürt diline ve halkına adamıştı. Işık’ın mücadele ruhunu hiçbir zaman unutmayız. Işık’ın mücadelesi tüm Kürt halkına ışık olacaktır” dedi.

    Dersimli Araştırmacı-Yazar Haydar Işık dün sabah saatlerinde yaşadığı Almanya‘nın Münih kentinde Hakk’a yürüdü. Işık, bir süredir mide kanseri tedavisi görüyordu.

    Işık’ın Hakk’a yürümesi büyük üzüntü yarattı. Işık’ın Hakk’a yürümesine ilişkin gazeteci, siyasetçi, yazar, kurum temsilcileri sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunurken, Almanya’nın çeşitli kentlerinde de anma programları düzenlenecek.

    Işık’ın Hakk’a yürümesine dair PİRHA’ya konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Işık’ın büyük bir mücadele insanı olduğunun altını çizerek, “Ömrünü Kürt diline ve halkına adamıştı. Işık’ın mücadele ruhunu hiçbir zaman unutmayız. Işık’ın mücadelesi tüm Kürt halkına ışık olacaktır” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

    İLGİLİ HABERLER

    > Haydar Işık Hakk’a yürüdü
    > Dersim İnşa Kongresi: Onuru hiç bir zaman yere düşürmeyen bir hayatı yaşadı
    > Yazar Haydar Işık’tan hapisteki kızına mektup
    > ‘Katliam anılarıyla yaşamak ağır bir yük’
    > ‘Hepimizin öğretmeni ve öncüsü Heyder Işık’ ı saygı ve minnetle anıyoruz’
    > Dersimli Araştırmacı-Yazar Haydar Işık Frankfurt’ta anılacak

  • Mersin Cemevi yeni yönetimini belirledi-VİDEO

    Mersin Cemevi yeni yönetimini belirledi-VİDEO

    PİRHA-Mersin Cemevi yeni yönetimini belirledi. Yoğun katılımın olduğu seçimi yeniden Pir Hasan Kılavuz kazandı.

    Mersin Cemevi ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Mersin Şubesi 15. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Yoğun katılımın olduğu ve sadece üyelerin genel kurulu salonuna alındığı seçim Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Başkanı Erdoğan Sevin Dede tarafından okunan gulbang ile başladı.

    Divan seçimi sonrası divan başkanlığına Ali Doğan’ın seçildiği genel kurulda üye ve yöneticilerin kısa konuşmaların ardından söz alan AKD Genel Başkanı İsmet Kurt, Alevilere yönelik nefret söylemine dikkat çekerek, “Biz inadına barış, sevgi, hoşgörü, dostluk diyeceğiz” dedi.

    Adaylardan ilk olarak söz alan Haydar Özdemir yapacakları çalışmaları aktarırken, “Biz Aleviler ne han istiyoruz, ne de hamam. Ne bayrak istiyoruz, ne de toprak. Bu güzel ülkemizde Sunni kardeşlerimizle, inanan, inanmayanlarla eşit koşullarda yaşamak istiyoruz” vurgusu yaptı.

    Mersin Cemevi ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz da, cemevlerinin statüsüne dikkat çekerek, “Mersin Cemevi olarak sivil itaatsizlik yaparak cemevinin girişine ‘Mersin Cemevi’ yazdık. Madem yasak biz de o yasağa karşı bunu yaptık. Biz yazalım, devlet de gelsin cemevi yazısını kaldırsın. Aleviler inanç merkezlerine sahip çıkacak ve içinin doldurulması için çalışma yürütecektir” dedi.

    Konuşmaların ardından seçime geçildi. İki listenin yarıştığı seçimi Pir Hasan Kılavuz’un listesi kazandı.

    Diren KESER/MERSİN

  • Mersin Cemevinden öğrencilerle anlamlı dayanışma-VİDEO

    Mersin Cemevinden öğrencilerle anlamlı dayanışma-VİDEO

    PİRHA-Mersin Cemevi barınma sorunu yaşayan öğrencilere kapılarını açıyor. ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, devletin öğrencilerin barınma sorununu çözmesi gerektiğini belirterek, “Bizler de toplantı odamızı öğrencilerimiz mağdur olmasın diye yatakhaneye çevirdik ve 3 öğün yemekleriyle kent kartlarını vereceğiz” dedi.

    Devlet yurtlarında yer bulamayan, ev kiraları ve özel yurtların fahiş fiyatlarda olması nedeniyle Türkiye’nin birçok kentinde öğrenciler geceyi dışarıda geçirerek ‘barınamıyoruz’ diyor.

    Üniversite öğrencilerinin eylemleri birçok kentte devam ederken, Alevi kurumları da kapılarını öğrencilere açıyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Mersin Cemevi de, yönetim kurulu toplantı salonunu barınma ihtiyacı olan öğrencilerin kalması için yatakhaneye dönüştürdü.

    Konuya dair PİRHA’ya açıklamada bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, eğitim-öğretim yılının başlamasıyla ülke genelinde yurt sorununun ortaya çıktığını belirterek, “Hayat koşulları ağır, kiralar yüksek, yurtlarda yer yok. Dolayısıyla bir takım kurumların üzerine düşen sorumluluklar var. 2 milyonluk bir kent olan Mersin’de dışarıdan gelen öğrencilerin barınama sorunu var” dedi.

    Kılavuz, öğrencilerin barınma sorununu çözene kadar barına bilecekleri bir alan oluşturmaya karar verdiklerini ifade ederek, şunları dile getirdi:

    “Bu insanların dışarıda kalmalarının önüne geçmek istedik. Bu sorunları görmezden gelemezdik. Cemevi olarak dışarıdan gelenler için büyük toplantı salonumuzu kalabilecekleri yatakhaneye dönüştürdük. Cemevimizin durumu müsait. Hazırlıklarımızı tamamladık ve 10-15 öğrenciyi cemevimizde misafir edebiliriz. Üyelerimizin katkılarıyla da öğrencilerimize sabah kahvaltısı, öğlen ve akşam yemeğinin yanı sıra kentte rahatça üniversiteye ulaşmaları için kent kart vereceğiz. Öğrencilerimizin mağdur olmaması için elimizden geleni yapmaya hazırız ve öğrencilerimiz bekliyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Mersin’de Alevi kurumları aşure lokması paylaştı-VİDEO

    Mersin’de Alevi kurumları aşure lokması paylaştı-VİDEO

     PİRHA- Mersin bulunan 8 Alevi kurumu bir araya gelerek, aşure lokması paylaştırdı. Bir konuşma yapan ABF İnanç Kurulu ve AKD Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Alevilerin taleplerini sırlayarak, “Nerede zulüm ve yıkım varsa, nerede acı ve gözyaşı varsa, ister  meydanlarda, ister zindanlarda, orası Kerbela’dır. Bu zulümleri halklarına reva gören, hükümetleri, idarecileri, yanlış politikaları şiddetle kınıyoruz” dedi.

    Muharrem (Yası Kerbela) orucunun sona ermesinin ardından aşure lokmaları pay edilmeye devam ediyor.

    Mersin’de de, ’21. Aşure Lokması’ Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Mersin, Tarsus, Toroslar, Anamur ve Silifke şubeleriyle, Çamalan Cemevi, Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Mersin Şubesi, Kilikya Nehir Derneği tarafından Mersin Cemevinde gerçekleşti.

    Yüzlerce yurttaşın katıldığı aşure lokması paylaşımı Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede tarafından okunan gülbeng başladı, deyişler söylenip semah dönüldü.

    Ardından Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve AKD Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Muharrem denilince akla Kerbela, Kerbela denilince akla Hz. Hüseyin’in geldiğinin altını çizerek, “Kerbela bir duruş olarak güç karşısında eğilmemek, ölümüne direnmektir. Cesaretin, mertliğin, yiğitliğin, yürekliliğin ete kemiğe bürünmesidir” dedi.

    ZUL HALKLARINA REVA GÖREN, HÜKÜMETLERİİDDETLE KINIYORUZ”

    Hz. Hüseyin’in teslimiyeti ret eden direnme ruhu, Kızılbaş Alevi yol ulularında, Bağdat’ta Enel Hakk diye haykıran  Halaç’ı Mansur’da, Malya ovasında ‘eriş Pirim eriş’ diyen Baba İshak’ta, Baba İlyas’ta, Halep’te derisi yüzülen Seyit Nesimi’de, Kızılırmak boylarında Pir Sultan’da, Nurhak yaylasında Kalender Çelebi’de hep var olduğunu belirten Kılavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Nerde zulüm ve yıkım varsa, nerde acı ve göz yaşı varsa, ister  meydanlarda, ister zindanlarda, orası Kerbela’dır. O günden bu güne aynı zihniyet, aynı zulüm dünyanın her tarafında devam ediyor. Suç, suçluya değil , suçsuza yükleniyor! Acı, acıyı veren değil, acıyı çeken sorgulanıyor! Baskı yapan değil, baskıya uğrayan sorgulanıyor! İslam ülkelerinde, Afganistan, Irak, Suriye, Mısır, Yemen, Libya da her gün, yüz binlerce insan Kerbela’yı yaşıyor.

    Böyle anlamlı kutsal Muharrem ayı ve aşure gününde buradan yürekten haykırarak sesleniyoruz; dünyada ve ülkemizde her türlü terör, kavga ve şiddet son bulsun, haksız ve adaletsizce insanlar mağdur edilmesin, bu güzelim topraklara kin ve öfke ekilmesin, toplumsal barış daimi olsun. Sınırlarımızda, komşu ülkelerde zulümler son bulsun. Bu zulümleri halklarına reva gören, hükümetleri, idarecileri, yanlış politikaları şiddetle kınıyoruz.”

    Alevilerin taleplerini sıralayan Kılavuz, “Bu topraklarda yaşayan bütün kimliklerin kardeşçe el ele barış içinde birlikte olmalarını istiyoruz” diye konuştu.

    Kılavuz’un ardından söz alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Mersin Valisi Al İhsan Su, gelenleri selamlarlarken, etkinlik Grup Abdal’ın seslendirdiği ezgilerle son buldu.

    Diren KESER/MERSİN

  • Pir Hasan Kılavuz: Sivas Katliamı da Kerbela Katliamı gibi unutulmayacak-VİDEO

    Pir Hasan Kılavuz: Sivas Katliamı da Kerbela Katliamı gibi unutulmayacak-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’na ilişkin konuşan ABF İnanç Kurulu ve AKD Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, Sivas Madımak Katliamı’nın, Kerbela gibi binlerce yıl geçse de unutulmayacağını belirterek, “Bir gün Hakk divanı kurulur ve katliamların hesabı sorulur” dedi.

    Sivas’ta, 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilen “Pir Sultan Abdal Şenlikleri” sırasında Madımak Oteli’nin binlerce gerici-faşist tarafından yakılması nedeniyle aralarında sanatçıların, yazarların, semah dönen gençlerin de bulunduğu 33 kişi ile 2 otel çalışanı yanarak hayatlarını kaybetti.

    Sivas Katliamı’nın üzerinden 28 yıl geçti. 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nin önüne gelen faşist bir güruh, “Sivas laiklere mezar olacak” sloganları atarak Halk Ozanları Heykeli’ni yıktı. Polis ve askerin müdahale etmemesi üzerine sayıları 15 bine ulaşan gerici-faşist güruh Madımak otelini ateşe verdi.

    Aralarında 12 yaşındaki Koray Kaya, 15 yaşındaki Menekşe Kaya, 16 yaşındaki Asuman Sivri, Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin’in de bulunduğu 33 aydın, yazar, semah dönen çocuklar ve gençler yanarak yaşamını yitirdi.

    Sivas Madımak Katliamı’na dair değerlendirmede bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Alevi Kültür Dernekleri Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, Sivas Madımak Katliamı’nın, Kerbela gibi binlerce yıl geçse de unutulmayacağının altını çizerek, “Türkiye ve dünyanın her yerinde Madımak’ta katledilenler için Aleviler, demokratlar, devrimciler seslerini yüreklice, cesaretle haykırıyorlar” dedi.

    “İKTİDARLAR DERS ALMIYOR”

    Kılavuz, ne bugünkü iktidar ne de bundan önceki iktidarlar bir daha bu topraklarda Madımak Katliamı gibi katliamların yaşanmaması ve yüzleşmenin sembolü olması için Madımak’ın utanç müzesi olması talebini yerine getirmediğini belirterek, “Katliamın üzerine gitmediler. İktidarlar ders almıyor. Tam tersi dönemin Başbakanı Erdoğan davanın zamanaşımına uğramasını “müjde” olarak topluma duyurdu” diye konuştu.

    “BİR GÜN HESAP SORULACAKTIR”

    Katliamda birebir sorumluluğu olan şahsın affedildiğine işaret eden Kılavuz, şunları dile getirdi:

    “Ama ülkemizde sırf düşüncelerinden, yazdığı yazılardan dolayı cezaevinde olan ve ölen insanlar var ve affedilmiyor. Hakk yerini bulacaktır. Bu inancımızı asla yitirmeyeceğiz. Haksız yere ömrü tüketilmeye çalışılanlar kurtulacaklardır hem de Sivas şehitlerimizin kanları yerde kalmayacaktır. Bir gün hesap sorulacaktır. Pirimiz ‘kalsın benim davam divana kalsın’ demiştir. Bir gün Hakk divanı kurulur ve katliamların hesabı sorulur.”

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Pir Kılavuz’dan uyarı: Alevilere karşı bir hazımsızlık var, dikkatli olmalıyız-VİDEO

    Pir Kılavuz’dan uyarı: Alevilere karşı bir hazımsızlık var, dikkatli olmalıyız-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, organize suç örgütü başı Sedat Peker’in “Derin Mehmet’in adamlarının planları bir cemevine saldırıdır” iddiasına ilişkin konuştu. Kılavuz, bu topraklardaki Alevi katliamlarının karanlık güçler tarafından yapıldığına işaret ederek, “Alevilere karşı bir hazımsızlık vardır” dedi.

    Organize suç örgütü başı Sedat Peker sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımla, “Derin Mehmet’in adamları tarafından geçmişte Gaziosmanpaşa’daki kahve saldırısından çok daha büyük bir eylem yapılıp, ülkede kaos çıkarma istediklerini, bir cemevine saldırı planladıklarını iddia etmişti.

    Alevi Bektaşi federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Sedat Peker’in bu iddiasına dair değerlendirmelerde bulundu.

    Kılavuz, Peker’in karanlık güçlerin içinden biri olduğunu ve Türkiye’de devrimcilere, demokratlara, aydınlara, ilericilere, kurumlara, kuruluşlara hep karanlık güçler tarafından saldırılar yapıldığını belirterek, “Bunlar su üzerine çıkmadan yer altında, el altında örgütlenerek, teşkilatlanarak, bilinmeyen belli güçlerden de güç alarak saldırılarını gerçekleştiriyorlar ve bunlar hep karanlıkta kalır, faili meçhul olur, bulunmaz, tespit edilmez. Bulunması ve tespit edilmesi için uğraşanlar susturulur, uzaklaştırılır. Sedat Peker’in söylediği ve anlattığı böyle bir şeydir” dedi.

    “DİKKATLİ OLMALIYIZ”

    Bu topraklardaki Alevi katliamlarına bakıldığı zaman hepsinin karanlık güçler tarafından yapıldığına işaret eden Kılavuz, “1950’den bugüne kadar yapılan bütün katliamların hepsi karanlık güçler tarafından yapılmıştır. Sivas, Çorum, Maraş, Gazi olayları karanlık güçler tarafından tertip edilmiş ve yapılmıştır. Sedat Peker de o karanlık güçler içerisinde belli mevkilere gelmiş, belli kurumlar tarafından beslenmiş, oralara gelmiştir. Bugün o kurumlarla, kuruluşlarla, karanlık güçlerle ters düşmüş ve bunları itiraf ediyor. Bunun yabana atılır tarafı yok. Dikkat etmek lazım” diye konuştu.

    “ALEVİLERE KARŞI BİR HAZIMSIZ VAR”

    Mersin Cemevine yönelik 2017 yılında saldırı planlarının deşifre olduğunu hatırlatan Kılavuz, şunları ifade etti:

    “Daima belli kurumlar, kuruluşlar hedef gösteriliyor. Alevi camiasını sindirmek, kavga ortamını kızıştırmak, huzuru bozmak ve toplumu birbirine düşürmek amacıyla Alevi camiasında katliamlar düzenliyorlar. Çünkü bunun tespitleri, örnekleri var. Çorum olayları işte böyle başladı. Evvela saldırılar başladı, belli yerlerde katliamlar yapıldı.

    Alevilere karşı bir hazımsızlık vardır, bu da bir gerçektir. Yani devlet Alevilerin yanlı ve taraflı olduğunu biliyor. Aleviler neden yanlı ve taraflıdır. Çünkü Aleviler demokrasiden yana, insan haklarından yana, mazlumdan yana olan bir halktır. Eğer bir yerde bir sömürü varsa, baskı varsa, zulüm varsa Aleviler daima o baskı, zulüm ve sömürüye uğrayanların safında yer almıştır. İnanç ve ibadetteki pirlerimizin, ulularımızın beyanları da hep bu doğrultudadır. Onun için bunu kabullenmeyen, çekemeyenlerin böyle birtakım tedbirleri olur. Bundan dolayı tedbirli ve dikkatli olmanın faydaları olacağına inanıyorum.”

    “ALEVİLERİ SİNDİRME POLİTİKASI UYGULANIYOR”

    Ziyaretgahların yaz döneminde dolup taştığının altını çizen Kılavuz, “İşte bu tedirginlikleri yaratarak o tür yerlere gitmeyi engellemek de isteniyor. Eylem alanlarında, gittiğimiz etkinliklerde zaman zaman görüyoruz. Örneğin Maraş etkinlikleri yapıldığı zaman görüyoruz. Yıllardır, binlerce insanın gelmesi gereken o kabristanlarda, mezarlarda mumların yakılması gerekirken, bizler kuru temsilciler düzeyinde 50-100 kişi gidebiliyoruz. İşte bu bir sindirme politikasıdır. Bu politikaları körükleyenler var. Bunlara karşı birlik içinde olmalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • ‘Dersim’i asimile etmek için bahane ve iftiralarla bir katliam uygulandı’-VİDEO

    ‘Dersim’i asimile etmek için bahane ve iftiralarla bir katliam uygulandı’-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de 1937-38’de ağır acıların yaşandığını belirten ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, “Dersim’i asimile etmek için bahane ve iftiralarla bir katliam uygulandı. Her Dersimlinin ocağına ateş düştü ve topyekün imha edilen aileler oldu. Katliamı yapanlar tarumar oldu gitti. Ama Dersimli unutmadı, unutmayacak” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Dersim Katliamı’nın kararının verildiği 4 Mayıs 1937’nin 84. yılına dair değerlendirmelerde bulundu.

    Kılavuz, Dersim’de yaşanan acıların bir daha tekrarlanmamasını temenni ederek başladığı konuşmasında “Katliama uğrayan ailelerden geriye kalanlar o acıları unutmadılar. 4 Mayıs’a gelinceye kadar hazırlıklar başladı. Katliam bir günde olmadı. 37-38 Dersim topraklarında en ağır acıların yaşadığı yıllar oldu. Her Dersimlinin ocağına ateş düştü ve topyekün imha edilen aileler oldu. Ben de o ailelerden geriye kalanlardan birinin evladıyım. Sadece bizim ailemiz değil binlerce aile bu acıları çekti; evleri yıkıldı, büyükleri katledildi” dedi.

    “DERSİMLİYİ ASİMİLE ETMEK İÇİN BAHANE VE İFTİRALARLA BİR KATLİAM UYGULANDI”

    “Dersim’e niye bu yapıldı, neden bunlar reva görüldü?” diye soran Kılavuz, “Kürt’tü, Alevi’ydi, Kızılbaş’tı. İnançları gelenek ve görenekleri, kimliği farklıydı. Hiçbir zaman baş eğmemişti. O insanlar o topraklarda yaşıyordu. Onları asimile etmek için bahane ve iftiralarla bir katliam uygulandı. Bunun vebali çok çok ağırdır. Katliamı yapanlar tarumar oldu gitti. Ama Dersimli unutmadı. Katliamda yaşamını yitirenlerin anısına her yıl dönümlerinde aziz ruhlarına birer mum yakıyoruz ve onları unutmuyoruz” diye konuştu.

    BU TOPRAKLARDA BİR KERBELA DEĞİL BİN KERBELA YAŞATTINIZ”

    Dersim’e Kerbela’yı yaşattıklarının altını çizen Kılavuz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Onun için bizler ‘bu topraklarda bir Kerbela değil bin Kerbela yaşattınız’ diyoruz. Kaçan, saklanan Dersimlileri bulup saklandıkları yerlerde zehirli gazlarla, el bombalarıyla katlettiler. Biz onları Hakk’a ve vicdanlara havale ettik. Bugün de kin ve nefret büyüsün demeyeceğiz. Ama bir tek şey söylüyoruz; Dersim’de olanları Dersim halkı ve dostları unutmasın.”

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Pir Kılavuz: Müsahiplik kurumu günümüzde zayıfladı-VİDEO

    Pir Kılavuz: Müsahiplik kurumu günümüzde zayıfladı-VİDEO

    PİRHA- ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Alevi inancında önemli bir yeri olan Müsahiplik kurumunun toplumsal kardeşlik anlamı taşıdığına dikkat çekerek, Alevilerin kentlere göçü ile birlikte Müsahiplik kurumunun zayıfladığını belirtti.

    Alevi inancında önemli bir yere sahip olan ‘Müsahiplik’ kurumunu Pir Sultan Abdal, “Eğer farz içinde farzı sorarsan/ Yine farz içinde farzdır musahip/ Dört kapıdan kırk makamdan ararsan/ Yine farz içinde farzdır musahip. Pir Sultan Abdal’ım hey kerem-kanı/ Yine sensin dü cihanın sultanı/Aşnanı buldun müsahibin hani/ Yine farz içinde farzdır musahip” dizeleriyle tanımlarken, günümüzde bu kurum zayıflamış durumda.

    CANTV’de yayınlanan ‘Gönül Köprüsü’ programında Diren Keser’in sorularını yanıtlayan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Seyit Sabun Ocağı’ndan Pir Hasan Kılavuz, Müsahiplik kurumunun Alevi inancındaki yerine ve günümüzdeki durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Müsahiplik kurumunun Alevi inancında çok önemli bir sosyal kurum olduğunun altını çizen Pir Hasan Kılavuz, “Bu sosyal kurum yalnız bu topraklara özgüdür ve bu topraklarda mayası tutmuştur. Kentlerden çok küçük yerleşim birimlerinde yaşayan Aleviler içerisinde yaygındır. Niye? Çünkü kendi içlerinde birbirini kontrol etmişlerdir” dedi.

    “MÜSAHİPLİK KURUMUNUN ORTAYA ÇIKMASININ SEBEBİ İNSANLARIN BİRBİRİNİ SAHİPLENMESİDİR”

    “Müsahiplik kurumunun ortaya çıkmasının sebebi insanların birbirini sahiplenmesi, değerlerini korumak ve yardım etmek içindir” diyen Kılavuz, “Müsahip olmak isteyen gençler, önce kendi aralarında sonra aileler arasında, sonrada Pir huzurunda ikrar verirler. Bir yıl boyunca da, halk birbirine ikrar veren gençleri kontrol eder. Yıl sonunda ise cem erkanında gençlerin müsahipliği onaylanır” ifadelerine yer verdi.

    “MÜSAHİPLER HER ŞEYDEN VAZGEÇER, KARDEŞLİĞİ, SAHİPLENMEYİ ESAS ALIR”

    Kılavuz, toplumsal kardeşlik için müsahiplik kurumunun yüzyıllar boyunca sürdürüldüğüne dikkat çekerek, “Dolayısıyla toplum içinde ayrılık, bencillik yerine birlik, beraberlik, kardeşlik pekişir. Bu özelliğiyle de dünyada emsali olmayan bir kurumdur. Yaşatanlara aşk olsun. Toplum, kinden, kibirden, dünya malından, her şeyden vazgeçer, yalnız sevgi, saygı ve kardeşliği, sahiplenmeyi esas alır” diye konuştu.

    “MÜSAHİPLİK KURUMU ZAYIFLADI”

    Alevi toplumunun 1950’li yıllarla birlikte kente değişik sebeplerle göç ettiğini, bu nedenle de müsahiplik kurumunun zayıfladığını vurgulayan Kılavuz, “Mersin Cemevinde bulunduğum 8 yıl içinde gençlerden birisinin gelip ‘biz müsahip olmak istiyoruz’ dediğini görmedim. Bu durum diğer bir çok cemevinde de aynıdır. Onun için bu sosyal kurum dünkü gibi değildir, olmasına da imkan yok. Onun yerine aynı özellikleri taşıyan, özüne uygun hizmetler yapılmalı ve insanların birbiriyle ilişkileri güçlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

    Diren KESER/MERSİN

  • Alevi başkanlar, Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Derneği’ni ziyaret etti-VİDEO

    Alevi başkanlar, Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Derneği’ni ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Alevi kurum başkanları, kuruluşunu ilan eden Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Kültür ve Dayanışma Derneği’ni ziyaret ettiler. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Abdallar, Alevilik üzerine büyük çalışmalar yürütmüşler” dedi. Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz da “Alevi ulularımız ‘Abdal’ deyimi ile övünür. Bugün Anadolu’da türbesinin çırası sönmeyen tek yer Abdal Musa ve Pir Sultan hazretleridir” diye konuştu. 

    Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu. Alevi kurum temsilcileri Abdallar Derneği’ni ziyaret ederek dayanışmada bulundu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Abdalların, Alevi örgütlenmesini sağlayan temel unsurlardan biri olduğunu söyleyerek şunları ekledi:

    “Belli ki geçmişinizi iyi incelemişsiniz. Abdallar, Alevilik üzerine büyük çalışmalar yürütmüşler. Bu örgütlenme ile de Alevi kesimi bugünlere taşınmıştır. Sizleri kutluyorum. Yolunuz açık olsun. Bizler de icap ettiği yerde sizlerin yanındayız. Başarılar diliyorum. Merdan Ali haldaşınız, Xızır yoldaşınız olsun. Birliğiniz daim olsun. Yolunuz açık olsun. Yolunuza arsızı pirsizi, uğursuzu uğramasın.”

    “FELSEFEMİZİ YENİ NESİLE AKTARMAK İSTİYORUZ”

    Hacıbektaş Abdallar ve Müzisyenler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Şahin Kavlak da, Alevi kurum temsilcilerinin ziyaretinden ötürü memnuniyetini dile getirdi. Şahin Kavlak, Abdallığın, Milattan önce 5-6 yüzyıla kadar dayandığını ifade ederek günümüzde birçok ülkede Abdal nüfusunun olduğunu belirtti.

    Şahin Kavlak, “Özümüz Alevi Türkmen boyudur” diyerek şöyle devam etti:

    “Günümüzde biz Abdallar için ‘düğünlerde çalgıcılık yapan’ bir mahlas yapıştırılmış. Bizler bunu reddediyoruz. Bizler Osmanlı’nın kuruluşunda da yer almış bir toplumuz.
    Hacıbektaş’ta Abdallar olarak 25 kadar haneye sahibiz. Geçim şartları dolayısıyla dışarıya da çok göç edenlerimiz var.
    Dernekleşmemizdeki amacımız; birlik, beraberlik sağlamaktır. Hacıbektaş’ta öğrenciler yetiştirip, felsefemizi onlara da aşılamayı amaçlıyoruz. Bu yolda sizlerden de desteklerinizi bekliyoruz.”

    “ULULARIMIZ HEP ‘ABDAL’ SIFATI İLE ANILIYOR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBAKV) Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz ise Abdalların itikatlı talipler olduğunu söyleyerek şunları aktardı:

    “Alevi ulularımız ‘Abdal’ deyimi ile övünür. Abdallık ulularımızın ismidir. Bugün Anadolu’da hiçbir zaman türbesinin çırası sönmeyen tek yer Abdal Musa ve Pir Sultan hazretleridir. Pir Hünkarın yetiştirmiş olduğu ve aynı zamanda bu dergahta hizmet alan ve Mısır’a gidip orada türbesi olan Kaygusuz Abdaldır. Ulularımız hep ‘Abdal’ sıfatı ile anılıyorlar o sebeple ne kadar övünürseniz azdır.”

    Eren GÜVEN-Cebrail ARSLAN/HACIBEKTAŞ

  • ABF İnanç Kurulu Başkanı Kılavuz: Parti kapatmakla demokrasi elde edilmez-VİDEO

    ABF İnanç Kurulu Başkanı Kılavuz: Parti kapatmakla demokrasi elde edilmez-VİDEO

    PİRHA- Milletvekilliği düşürülen HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve hemen ardından HDP’ye açılan kapatma davasıyla ilgili konuşan ABF İnanç Kurulu Başkanı Pir Hasan Kılavuz, günümüzde parti kapatmakla, milletvekilliklerini düşürmekle, cezaevine koymakla çözüm sağlanamayacağını söyledi. Kılavuz, “Kürtler, aydınlar, demokratlar, ilericiler, aklı selim olanlar tavır koyacaklardır ve bu ülkede insanların beraberce, kardeşçe, barış içinde yaşadığı günleri oluşturacaklardır” dedi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı Pir Hasan Kılavuz, sosyal medya hesabından bir haberi paylaştığı gerekçesiyle 2 yıl hapis cezası alan ve bu nedenle milletvekilliği düşürülen HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve hemen ardından HDP’ye açılan kapatma davasıyla ilgili PİRHA’ya konuştu.

    Kılavuz, 1950’den sonra geçilen çok partili sistemle birlikte bir çok siyasi partinin kapatıldığını belirterek, “Parti kapatmalar demokrasinin, barışın, insan haklarının gelişmesine katkıda bulunmadı tam tersi geriye gidildi. Günümüzde de mecliste 3 büyük parti olan bir partiyi kapatmak, milletvekilliklerini düşürerek cezalandırmak, onun şahsında bir halkı ve o partiye o veren milyonları cezalandırmaktır” dedi.

    Parti kapatmayla, milletvekillikleri düşürmeyle demokrasinin gelmeyeceğinin altını çizen Kılavuz, “Bizler bu ülkede yaşayanların mutlu, huzurlu, kardeşçe ve barış içerisinde yaşamalarını istiyoruz ve çabamız bu yöndedir” diye konuştu.

    “GÜNÜMÜZDE PARTİ KAPATMAKLA, MİLLETVEKİLLİKLERİNİ DÜŞÜRMEKLE ÇÖZÜM OLMAZ”

    Kılavuz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Yaşananlar gösteriyor HDP’yi kapatmak isteyenler, milletvekilliklerini düşürenler, söze tahammül göstermeyenler, rüzgar ekip fırtına biçecekler. Bu geçmişte de böyle oldu. 49’lar olarak bilinen Kürt aydınlarını içeri alırken, binden fazlasını da fişlediler. Günümüzde de parti kapatmakla, milletvekilliklerini düşürmekle, cezaevine koymakla çözüm olmaz. Bu politikalar bir dip dalgayı getirir. Bunlar unutulmaz ve bu politikalara tepki kar topu gibi büyür. Aklı selim olanlar ve biz kurum temsilcileri de bunun bir haksızlık olduğunu söylüyoruz. Zulüm edenler, saraylarında saltanatlarını sonuna kadar sürmemişlerdir. Ülkemizde de bu uygulamaların altına imza atanlar, bu zulmü reva görenler illa ki cezasını çekecektir.”

    “BU POLİTİKALAR ÜLKEMİZE FAYDA GETİRMEZ”

    Görsel ve yazılı basında gerginliği körükleyenler ne zaman konuşmuş ve yazmışlarsa, ülkede ekonominin kötüleştiğini ve kargaşanın olduğunu vurgulayan Kılavuz, “Bunlar bu ülkeye fayda getirmezler. İnanıyorum ki Kürtler, aydınlar, demokratlar, ilericiler, aklı selim olanlar tavır koyacaklardır ve bu ülkede insanların beraberce, kardeşçe, barış içinde yaşadığı günleri oluşturacaklardır” diye belirtti.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • ‘Kadınların her türlü şiddetten korunmaları için toplum olarak duyarlı olmalıyız’   

    ‘Kadınların her türlü şiddetten korunmaları için toplum olarak duyarlı olmalıyız’   

    PİRHA- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne dair açıklama yayınlayan ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Alevi kadınlarının toplumsal mücadelede aktif olarak yer aldıklarını belirterek, “Kadınlara şiddet uygulayanların en ağır şekilde yargılanarak cezalandırılması ve yasaların daha caydırıcı şekilde düzenlenmesi en büyük talebimizdir” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yazılı açıklama yaptı.

    “SEVGİ VE ŞEFKATİN YANAN OCAĞI KADINDIR”
    Alevi inanç ve ibadetinde kutsal olanın insan olduğunu ifade eden Kılavuz, ‘’inancımızın hiçbir yerinde kadın ayrımına ilişkin hiçbir Alevi Dedesi’nin beyanı yoktur. Alevi İnancında herkes candır. Kadın, her şeyden önce annedir ve yaratıcıdır. Sevgi ve şefkatin yanan ocağı kadındır. İnancın her alanında oyu ve onayı vardır. Tarihimizden günümüze, Alevi kadınlarının toplumsal mücadelede aktif olarak yer aldıklarını görüyoruz. 13. Yüzyılda Anadolu’daki (Bacıyan Rum) örgütlenmesi bunun en iyi örneğidir. Alevi İnancında cinsiyete göre ayrım yapılmaz. Cemlerimizde kadın erkek ayrımı gözetilmez. Cemlerde birlikte ibadet edilir‘’ diye konuştu.

    “KADINLARA UYGULANAN ŞİDDETİ KINIYORUZ”
    Dünyada çığlıkları duyulmayan, milyonlarca kadının; acısı, yalnızlığı, çaresizliği asla unutulmamasının önemle altını çizen Kılavuz, şunları ifade etti:

    ‘’8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde, kadınlarımızın toplum içinde ve yasalar önünde eşit haktan yararlanmasını sağlamalı, onların her türlü şiddetten korunmaları için toplum olarak duyarlı olmalıyız. Ülkemizde her gün kadına şiddet haberleri duyuyoruz. Kadınlara uygulanan şiddeti kınıyoruz. Kadınlara şiddet uygulayanların en ağır şekilde yargılanarak cezalandırılması ve yasaların daha caydırıcı şekilde düzenlenmesi en büyük talebimizdir. Dünyada çığlıkları duyulmayan, milyonlarca kadının; acısı, yalnızlığı, çaresizliği asla unutulmamalıdır. İnanç kurumları, diğer kurum ve kuruluşlar, her platformda ülkedeki iktidar ve yönetim kurumlarına sesli çağrıda bulunarak kadın haklarını yüreklice haykırmalıdır. İstanbul sözleşmesi bütün maddeleriyle yürürlükte kalmalı ve uygulanmalıdır. Onlar; bacımız, annemiz, eşimiz, eşitimizdir.’’

    PİRHA/MERSİN

  • ABF İnanç Kurulu Xızır ayına ilişkin açıklama yaptı

    ABF İnanç Kurulu Xızır ayına ilişkin açıklama yaptı

    PİRHA-ABF İnanç Kurulu, Xızır ayına ilişkin açıklama yaptı. İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz tarafından yapılan açıklamada, her yıl olduğu gibi, bu yıl da cemevlerinde 13-14-15 Şubat günlerinde Hızır orucunun tutulacağı belirtilerek, “Cümle canlarımızın oruçları, lokma ve kurbanları Hakk katında kabul, Şah-ı Merdan Ali Bozatlı Hızır yar ve yardımcınız olsun” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz, 15 Ocak’ta başlayıp 15 Şubat’ta sona erecek olan Xızır ayına ilişkin açıklama yayınladı.

    “CÜMLE CANLARIMIZIN ORUÇLARI, LOKMA VE KURBANLARI HAKK KATINDA KABUL OLSUN”                    

    “ABF İnanç Kurulu’nun yıllardan beri uyguladığı kurumsal karar gereğince, her yıl olduğu gibi, bu yıl da cemevlerimizde 13-14-15 şubat günlerinde Hızır orucu tutulacaktır. İnanç ve ibadetimizin doruk noktasına ulaştığı günler Hızır günleridir” denilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi:

    “Bir yıla yakın süreden beri, ülkemizi ve dünyayı tehdit eden korona salgını nedeniyle, İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi gereğince, her yıl oruç süresince cemevlerimizde yapılan ‘’oruç açma’’, ‘’muhabbet programları’’ ve oruç sonunda yapılan ‘’Hızır cemi’’ bu yıl yapılmayacaktır. Öncelikli görevimiz insanlarımızın sağlığını korumaktır. Ancak; Hızır orucu süresince her cemevi, çalışanlarının, yöneticilerinin ve dedelerinin katılımıyla her akşam oruç açmada çerağ uyandırılıp, lokma paylaşılacaktır. Pandemi nedeniyle cemevlerimizin ayakta kalabilmelerini ve hizmet sunmalarını sağlamak üzere cemevleri üyeleri ve tüm alevi canlar, Hızır lokmalarını, kurban ve bağışlarını bulundukları alanlardaki cemevlerine vererek destekte bulunabilirler. Cümle canlarımızın oruçları, lokma ve kurbanları Hakk katında kabul, Şah-ı Merdan Ali Bozatlı Hızır yar ve yardımcınız, Hızır ayınız mübarek olsun. Aşk ile…”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Alevi inancında en büyük bayram günleri Xızır günleridir’-VİDEO

    ‘Alevi inancında en büyük bayram günleri Xızır günleridir’-VİDEO

    PİRHA- ABF İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz, Xızır’ın Aleviler için anlamını değerlendirdi. Kılavuz, anaların çocuklarına ilk öğrettiği ismin Xızır olduğuna dikkat çekti.

    Xızır ayları başladı. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Can Tv’de katıldığı ‘Gönül Köprüsü’ programında Xızır’ın Aleviler için ne anlama geldiğini anlattı.

    Yürekten Xızır’ı çağıranlara, yad edenlere, gönlünde yaşatanlara Xızır’ın hep yardımcı olduğunu aktaran Kılavuz, Aleviler nerede olurlarsa olsunlar hep Xızır’ı çağırdığını ve Xızır’dan vazgeçmediğini belirterek, “Aleviler ne yaparsa yapsın Xızır’ını unutmasın” dedi.

    “ALEVİ İNANCINDA EN BÜYÜK BAYRAM GÜNLERİ XIZIR GÜNLERİDİR”

    Xızır ayının geldiği zaman Alevilerin yaşadığı yerlerde büyük bir hazırlığın yapıldığının altını çizen Kılavuz, şunları dile getirdi:

    “Aynı coşku ve sevinçle bulundukları yerde Xızır’ı karşılarlar. Bayram havasında hazırlık yapılır, evler temizlenir, Xızır çağrılır. Çünkü Alevi inancında en büyük bayram günleri Xızır günleridir. Xızır ayı kış ayıdır. Xızır ayı, ambarların tükendiği, yiyeceklerin azaldığı günlerin yaşadığı zamandır. İşte böylesi günlerde Xızır lokması denilen ve ambarın altında kalan buğday tanelerinin kavrulup yapılan kavut pişirilip, kapı komşu çağrılarak nuş edilir. Aleviler, Xızır adını binlerce yere verdikleri için gittikleri yerde o noktaya geldiklerinde orayı öperler. Xızır cümle canların muradını verendir, darda olanlara yetişendir. Xızır cümlemize yar ve yardımcı olsun.

    “ANALARIN ÇOCUKLARINA İLK ÖĞRETTİĞİ İSİM XIZIR’DIR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Kılavuz, anaların çocuklarına ilk öğrettiği ismin Xızır olduğuna dikkat çekerek, “Pandemiden kaynaklı yüzlerce canımızla birlikte cemevlerimizde cem yapamayabiliriz. Ama lokmalarını cemevlerine bağışlayabilirler ya da pişirdikleri lokmalarını kapı komşuya dağıtabilirler. Piri evine gelmeyebilir ancak teknoloji kullanılarak uzak yakın edilebilir. Canlar perşembeyi cumaya bağlayan gece bulundukları evlerinde delil uyandırarak dualarını edip, Xızır’ı çağırabilirler” diye konuştu.

    Diren KESER/MERSİN 

     

  • Hasan Kılavuz: Aleviler Sivas Katliamını unutmaz, hesabını sorar!

    Hasan Kılavuz: Aleviler Sivas Katliamını unutmaz, hesabını sorar!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, Madımak Katliamı davasında sorumluların gizlendiğini belirterek Aleviler, yapılanları hiçbir zaman unutmaz ve bunun hesabını da sorar” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, 20 Ocak’ta Ankara’da görülen Madımak Katliamına dair açıklama yaptı.

    “KATLİAMIN HESABI ER YA DA GEÇ SORULACAKTIR”

    Sivas Katliamının üzerinden 28 yıl geçtiğine vurgu yapan Hasan Kılavuz, Alevi toplumunun hiçbir zaman Sivas Katliamını unutmayacağının altını çizerek “Katliama sebep olanları da asla affetmeyecektir” dedi. Kılavuz, katliamda sorumlulukları olan kimi isimlerin milletvekili ve bakan olmasına da işaret ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Şehit edilen canlarımızın müsebbipleri onlarca defa muhakeme edildiler ama mevcut iktidarlar, katliamı organize edenlerin de içinde bulunduğu derin devlet temsilcileri, geçmişte davayı zaman aşımına uğrattı. Fakat gel gör ki 3 tane sanık halen elini kolunu sallayarak dolaşmaktadır. Bu sebeple, söz konusu 3 kişi, mutlaka devlet tarafından yakalanıp mahkemelerin önüne çıkarılmalıdır. Hatta Madımak Katliamının yapıldığı zaman şahit olanlar, kışkırtanlar da mahkeme huzuruna çıkarılıp ifade vermeleri gerekir.

    Eğer bu ülkede adalet ve hukuk varsa tecelli etmelidir. Mahkemeler önünde hesap vermelidirler. Aleviler bir bütün olarak bunu hiçbir zaman unutmaz ve bunun hesabını da sorar. Bu davaların mutlaka adil bir şekilde sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Çünkü orada katledilenler yalnız Aleviler değildi. Nice inançtan insanlar vardı. Katliamın hesabı er ya da geç sorulacaktır. Bu konuda bütün Alevileri, demokratları, ilericileri duyarlı olmaya çağırıyoruz.”

    Erol KAMALAK/MERSİN

  • Kılavuz: Maraş’tan Roboski’ye adalet arayışı devam edecek-VİDEO

    Kılavuz: Maraş’tan Roboski’ye adalet arayışı devam edecek-VİDEO

    PİRHA- ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının çok acılar gördüğünü, Roboski’nin de bunlardan biri olduğunu söyledi. Kılavuz, “Resmen bir katliam yapıldı ancak suçluları bulmadılar, mahkemeleri kapattılar, örtbas ettiler. Bunlar çok çok acı olaylar ve asla affedilmez. Demokratik bütün kanalları zorlayarak ve dünya kamuoyunu bilgilendirerek sonuç alınacağına inanıyorum” dedi.

    28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 19’u çocuk 34 kişi yaşamını yitirdi. Ailelerin verdiği hukuk mücadelesinde son olarak AİHM, 17 Mayıs 2018’de aileler adına başvuruyu reddetti.

    Roboski Katliamının 9. yılına dair bir çok kentte eş zamanlı açıklamalar yapılırken, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Seyit Sabun Ocağı pirlerinden Hasan Kılavuz, PİRHA’ya konuştu.

    “ANNELERİN YÜREĞİNDEKİ ACILARI NE KADAR ANLATSAK TARİF EDİLEMEZ”

    Kılavuz, Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının çok acılar gördüğünü, Roboski’nin de bunlardan biri olduğunu belirterek, “34 can katledildi. Katledilenler belki bir kısmı kurtulabilirdi ama yardım gitmedi, giden yardımı da engellediler. Çoğu o gece ayazda kan kaybında öldüler ve bunların ne acıdır ki 19’u çocuk yaştaydı. O annelerin yüreğindeki acıları ne kadar anlatsak tarif edilemez, kağıtlara sığmaz” dedi.

    “MARAŞ’TAN ROBOSKİ’YE ADALET ARAYIŞI DEVAM EDECEK”

    Adaletin sağlanmamış olması ve katliamın yaşandığı yerde anmaların yasaklanıyor olmasının Maraş’ı anımsattığını ifade eden Kılavuz, “300 gün sonra anneler toplu halde katliamın yapıldığı, evlatlarının öldürüldüğü yere gidip bir mum yakma, bir ağıt yakma isteğine cevap cop ve gaz bombası oldu. Şimdi ben Roboski’de 8 yıl önce olan bu olayları ve olayları yaşayan ailelerin durumunu görünce 42 yıldan beri Maraş’a giden bütün Alevilerin her gidişinde engellenmesi, oraya sokulmaması da aynı durumdur” diye konuştu.

    “RESMEN BİR KATLİAM YAPILDI ANCAK SUÇLULARI BULMADILAR”

    Herkesin gözü önünde bir katliam yaşandığını vurgulayan Kılavuz, Roboski’de çocuklarını kaybeden annelerin adalet beklentisinin çeşitli gerekçelerle sağlanmadığını aktararak, şunları dile getirdi:

    “Resmen bir katliam yapıldı ancak suçluları bulmadılar, mahkemeleri kapattılar, örtbas ettiler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ‘2 gün geç kaldınız’ diyerek dosyayı kabul etmedi. Bu yaşananlar çok acıdır. Annelere ‘acılarınızı dindirir’ diye para teklif yaptılar. Ama onurlu Kürt kadınları Kürt anneleri bunu elinin tersiyle ret ettiler. O günden bugüne anneler, insanlar bunun peşini bırakmıyor ve mücadeleye devam ediyor. Onların acılarına yürekten katılıyorum. Bunlar çok çok acı olaylar ve asla affedilmez. Bütün bunlara rağmen umutsuz olmamak, mücadeleci olmak lazım. Demokratik bütün kanalları zorlayarak ve dünya kamuoyunu bilgilendirerek sonuç alınacağına inanıyorum. Bu ülke bizim, başka bir ülkemiz yoktur. Demokrasiyi, insan haklarını, barışı tesis edeceksek bu ülkede tesis edeceğiz. Bütün haklar, inançlar, kurumlar arasında barış tesis edilmelidir.”

    Diren KESER/MERSİN

     

  • ‘Ne olursa olsun Aleviler taleplerinden vazgeçmemeli’-VİDEO

    ‘Ne olursa olsun Aleviler taleplerinden vazgeçmemeli’-VİDEO

    PİRHA-Zorunlu din dersiyle Alevi çocuklarına yıllardan beri sistemli bir şekilde asimilasyon politikası uygulandığını söyleyen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, “Biz hiçbir zaman bu politikayı kabullenmedik. Bu topraklarda yaşayan yirmi milyon Alevinin bütün inançsal talepleri mutlaka kabul edilecektir, bunun başka bir yolu yoktur” dedi.

    Haberin videosu;

    Zorunlu din derslerinin kaldırılması için yıllardır mücadele eden Alevi kurumları AİHM kararlarını uygulanmasını bekliyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Aleviliği anlatmaktan öte çocukları asimile etmek ve Sünnileştirme üzerine kurulmuş bir eğitim sistemi olduğunu söyleyerek “Devlet sadece Alevileri değil bu ülkedeki bütün azınlık gruplarını Sünnileştirme gibi bir çabanın içinde. Bundan en çok etkilenenler de Alevilerdir. Çünkü yirmi milyona yakın bir Alevi nüfus var ve daima eğitim alanında olan çocukları var. Bu inancın temel kurallarını öğrenmesi gerekirken çocuklarımıza sunni inanç okullarda zorla öğretiliyor” dedi.

    “TALEPLERİMİZİN HAYATA GEÇMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Kılavuz, ”Alevi kurum temsilcileri olarak yaptığımız itirazlar dikkate alınmıyor. AİHM’nin aldığı kararlar var devlet bu kararları uygulamıyor ama biz bunun takipçisiyiz. Cemevleri Alevilerin inanç yeridir, cemevlerinde Alevilerin inançları ve kuralları öğretilecektir. Bu topraklarda yaşayan yirmi milyon Alevinin bütün inançsal talepleri mutlaka kabul edilecektir bunun başka bir yolu yoktur. Alevileri zaman zaman belli bir alana çekmek istiyorlar ama biz bu oyunlara gelmeyeceğiz. Demokratik yolları kullanarak bu taleplerimizden vazgeçmeyeceğiz ve taleplerimizin hayata geçmesi için mücadele edeceğiz” diye konuştu.

    “HERKESE ALEVİLERİN TALEPLERİNİ ANLATMAMIZ LAZIM”

    Kılavuz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bulunduğumuz yerlerde her Alevinin ilişkide bulunduğu bütün kurum ve kuruluşlarda bunu anlatmamız lazım. Yalnız Aleviye anlatılmasından öte kendi dışımızdaki diğer siyasi organlara da bunu çok iyi anlatmamız lazım. Siyasi partilerin kapısı aşındırılmalıdır, yetkili olan kişilerle konuşulmalıdır. Halkın toplandığı bütün etkinliklerde Alevilerin dışındaki herkese taleplerimizi anlatmamız lazım. Avrupa’da Alevi kurum ve kuruluşlarımız bulundukları yerlerdeki iktidar yöneticilerine taleplerini iletiyorlar orada bu dersler veriliyor ama o ülkeler demokrasiyle yönetilen ülkeler. Eğer bir inancın mensupları kendi inancını öğretmek istiyorsa olanak ve imkan tanınıyor, illa benim inancımı anlat demiyor. Kendi inancınızı anlatacaksanız biz de yardımcı olalım deniliyor Avrupa ülkelerinde. Bu olanaklar yaratılmış ama kendi ülkemizde bu yok.”

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • Pir Kılavuz: Biz Aleviler binlerce Kerbela yaşadık; her gün Kerbela’yı yaşıyoruz-VİDEO

    Pir Kılavuz: Biz Aleviler binlerce Kerbela yaşadık; her gün Kerbela’yı yaşıyoruz-VİDEO

     PİRHA- ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, Can Tv’de katıldığı ‘Akdeniz Güncesi’ programında Muharrem ayının Aleviler için önemini anlattı. Kılavuz, “Biz Anadolu Kızılbaş Alevileri binlerce Kerbela yaşamışız, her gün Kerbela’yı yaşıyoruz. Dünyanın nice ülkesinde halklar, uluslar Kerbela’yı yaşıyor” dedi.

    Üç gün tutulan Masum-u Pak Orucu’nun ardından Muharrem Orucu 20 Ağustos’ta başlıyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, Can Tv’de yayınlanan Diren Keser’in sunduğu Akdeniz Güncesi programında Muharrem Orucu’nun anlam ve önemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    ABF inanç Kurulu Başkanı ve Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, “Muharrem ayı deyince akla Kerbela gelir. Kerbela deyince akla Hz. Hüseyin gelir. Bunlar mihenk taşlarıdır. Önce bundan yola çıkarak bakmak lazım ve bunu anlatmak lazım“ diyerek Muharrem Orucu’nun 1960’lı yıllardan sonra bu adı aldığını öncesinde Dersim, Maraş, Erzincan, Malatya, Sivas, Koçgiri yöresinde ‘Roce İmame’ dendiğini ifade etti.

    Eski zamanlarda Muharrem ayının tarihinin, takvim ve teknolojiden yararlanarak değil, Müslümanların hacca gidip gelmesinden sonra başladığını ifade eden Hasan Kılavuz, “Tarihi, hafızaya kaydetmişler. Onlar hacca gidip geldikten sonra onların bayramıdır. Sonra bizim orucumuz geliyor, diyorlar. İmam Zeynel’in kurtuluşu da Aleviler için bayram sayılır. Bayram havasıyla yâd edilir. Onun için kurbanlar kesilir” dedi.

    “MUHARREM DEYİNCE AKLA, KERBELA; KERBELA DEYİNCE DE AKLA HZ. HÜSEYİN GELİR”

    Kerbela’nın günümüzde devam ettiğini belirten Kılavuz, şöyle devam etti:

    “Dünün Kerbela’sı bugün yok mudur? Vardır. Biz Anadolu Kızılbaş Alevileri binlerce Kerbela yaşamışızdır. Her gün Kerbela’yı yaşıyoruz. Dünyanın nice ülkesinde halklar, uluslar Kerbela’yı yaşıyorlar. Zulüm ve zalimlik devamlı devam etmektedir. Ama bütün bunları yaparken aynı zamanda bir şeye de gönderme yapıyoruz. Bir yerde bir zulüm oluyorsa, bir haksızlık oluyorsa, ciddi bir baskı varsa aynı Kerbela gibidir diyoruz.”

    “ROBOSKİ’DE ÖLENLER DE KERBELAYI YAŞADI”

    “Roboski’de ölenler de Kerbela’yı yaşadı. Onların annelerinin yaktığı ağıtlar Hüseyin’e, Kerbela’ya yakılan ağıtlarla eş değerdedir. Yani Kerbela’yı günümüze indirgeyerek anlatmalıyız. Hz. Hüseyin zalime karşı duruşunu da günümüzün koşul ve şartlarında nerede bir mazlum varsa, nerede bir haksızlık varsa, zulüm varsa onun karşısında durarak anlatmalıyız.”

    Aynı zamanda Mersin’deki Cemevinde faaliyetlerin azami düzeyde yapıldığına da değinen Kılavuz, Mersin Cemevinin her hizmetten sonra dezenfekte edildiğini, herkesin maske takması gerektiğini, hizmetler konusunda azami dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.

    Pandemi döneminde Muharrem ayının özünü anlatmak için inanç grubundaki dedelerle muhabbetin devam edeceğini belirten Pir Hasan Kılavuz, sembolik olarak aşure pişirecekleri ve Alevi canlarının da buna dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Hüseyin Atılgan Hakk’a yürüdü-VİDEO

    Hüseyin Atılgan Hakk’a yürüdü-VİDEO

    PİRHA- Haçova Derneği’nin Onursal Başkanı Hüseyin Atılgan, Hakk’a yürüdü. Alevi kurumlarında hizmet etmiş, Uryan Xızır Ocağı talibi, Mersin Sanayici İş Adamları Derneği (MESİAD) gibi birçok kurumunda kurucuları arasında yer alan Atılgan, yardımseverliği ve mütevaziliğiyle de Alevi toplumu tarafından sevilen, sayılan bir insandı.

    Haberin Videosu

    Geçirdiği rahatsızlık sonucu bu sabah yaşamını yitiren Atılgan için Mersin Cemevinde Hakk’a uğurlama erkanı yürütüldü. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan gibi birçok kurum ve kuruluşun temsilcisinin yanı sıra onlarca yurttaş erkanda hazır bulundu.

    Mersin Cemevi Başkanı ve Seyit Sabun Ocağı Piri Hasan Kılavuz tarafından yürütülen erkanda Atılgan’ın kişiliğine, çalışmalarına dair bilgiler paylaşıldı. Atılgan, sevdiği deyişlerin de seslendirildiği erkanda rızalık alınarak, toprağa sırlanmak üzere Malatya’nın Haçova köyüne uğurlandı.

    Diren KESER/MERSİN