Etiket: Hatay

  • Hataylılardan Kurum’a tepki: Ya çamurun ya da toz bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz!- VİDEO

    Hataylılardan Kurum’a tepki: Ya çamurun ya da toz bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz!- VİDEO

    PİRHA- Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un “Hatay ışıl ışıl” paylaşımına, depremde ağır yıkım yaşayan Hataylılar tepki göstererek, “Biz ya çamurun içinde hayata devam ediyoruz ya da bir toz bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz. Burası berbat bir durumda ve ekranlara yansıtıldığı gibi ışıl ışıl değil” dedi.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un sosyal medya hesabından “Küllerinden doğan Hatay’ımız yeniden göz kamaştırıyor” ifadeleriyle paylaştığı ışıklı cadde görüntüleri, depremzede Hataylıların tepkisini çekti. 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hala konteynerlerde ve geçici barınma alanlarında yaşam mücadelesi veren yurttaşlar, bakanlığın “seçilmiş sokaklardan” oluşan videolarla gerçeğin üzerini örtmeye çalıştığını söyledi.

    Bakan Murat Kurum’un X hesabından övgüyle söz ettiği Atatürk Caddesi, yağan yağmur sonrası suyla kaplandı. Antakya Gazetesi’nin ulaştığı görüntülerde yurttaşlar, “Eğer bu küllerinden doğan halimizse, vay halimize” diyerek duruma tepki gösterdi.

    PİRHA‘ya konuşan Meryem Olğar ve Ali Nehir, Bakan Kurum’un açıklamalarının yaşadıkları gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirterek, kentte halen çamur, toz ve belirsizlik içinde yaşandığını ifade etti.

    “HATAY BERBAT DURUMDA, GÖSTERİLDİĞİ GİBİ DEĞİL”

    Meryem Olğar, depremin üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen etkilerinin hala devam ettiğini vurgulayarak, “Bakan Kurum’un söylediği gibi Hatay ışıl ışıl değil, aksine çok kötü durumda. Biz ya çamurun içinde hayata devam ediyoruz ya da bir toz bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz. Burası bir inşaat sahası ve insanlar sağlıksız koşullarda yaşamaya çalışıyor. Evet, yetkililer bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama yaptıkları her şeyin içinde rant söz konusu olduğu için yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar ve daha kötü bir vaziyete geliyor. Burası berbat bir durumda ve ekranlara yansıtıldığı gibi ışıl ışıl değil” dedi.

    “TOPRAĞIMIZ GASP EDİLİYOR, İNANCIMIZ TEHLİKE ALTINDA”

    Ali Nehir ise, bakanlığın politikalarına tepki göstererek, zorla yapılan acele kamulaştırmaların halkı mağdur ettiğini söyledi:

    “Samandağ’da yüzlerce kişi topraklarını kaybetti, 4 bine yakın mağdur var. En verimli tarım arazileri ‘kamu yararı’ adı altında gasp edildi. Mahkemeye başvuruyoruz, ret geliyor. İnsanlar çiftçilik yapamıyor. Sizin bu yaptığınız kamulaştırma değil, toprak gaspıdır. Burada demografik yapı tehdit altında. Alevi köylerine yakın alanlar kamulaştırılıyor, ayrıca 15 cami projesiyle buraya dayatma yapılmak isteniyor. Biz hiçbir inanca karşı değiliz ama bizim inancımıza yönelik bu dayatmaya da direneceğiz.”

    Depremin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen Samandağ, Dikmece, Reyhanlı, Mağaracık, Kırıkhan ve diğer birçok bölgede halkın mücadelesinin sürdüğünü belirten Nehir, iktidara seslenerek, “Burada her şey videolarda gösterildiği gibi değil. İnsanlar sizden memnun değil. Yaptıklarınızı asla unutmayacak ve sizleri affetmeyeceğiz” diye konuştu.

    Fatoş SARIKAYA/ HATAY

    İLGİLİ HABER:

    -Bakan Kurum’un “Küllerinden Doğan Hatay” paylaşımı tepki topladı

  • Bakan Kurum’un “Küllerinden Doğan Hatay” paylaşımı tepki topladı

    Bakan Kurum’un “Küllerinden Doğan Hatay” paylaşımı tepki topladı

    PİRHA- Bakan Murat Kurum’un “Küllerinden doğan Hatay” paylaşımı, depremzede yurttaşlar ve muhalefet partilerinden sert tepkiler aldı. Işıklı caddelerin gösterildiği videoya karşılık, halk hala konteynerlerde yaşadıklarını hatırlatarak “Gerçek bu değil” dedi.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un, sosyal medya hesabından “Küllerinden doğan Hatay’ımız yeniden göz kamaştırıyor” ifadeleriyle paylaştığı ışıklı cadde görüntüleri tepki çekti. 6 Şubat depremlerinde ağır yıkım yaşayan kentte, hala konteynerlerde ve geçici barınma alanlarında yaşam mücadelesi veren binlerce insan varken, bakanlığın seçilmiş birkaç sokaktan oluşan görkemli görüntüleri “gerçeği yansıtmamakla” eleştirildi.

    Görüntülerin estetikle sınırlı kaldığını düşünen bazı yurttaşlar, altyapı, barınma, eğitim ve temel hizmetlerdeki eksikliklerin görmezden gelindiğini savunarak paylaşımı “algı yönetimi” olarak niteledi. Tepkiler, afet sonrası inşa sürecinde gelinen noktanın yalnızca vitrine değil, tüm kente yansıması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

    CHP’li VEKİLLER: GERÇEKLERİ GİZLEME ÇABASI

    CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Göz kamaştıran Hatay değil, göz boyayan bir video. Şehrin dörtte üçü hâlâ harabe hâlinde. Konteynerlerde yaşayan binlerce vatandaşımızın feryadı bu ışıkların gölgesinde kaldı” ifadelerini kullandı.

    CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da TBMM’de yaptığı açıklamada, “Hataylı yurttaşlarımız hâlâ evsiz, işsiz. Gerçekle ilgisi olmayan birkaç sokak videosuyla halkın aklıyla alay edilmesin” dedi.

    DEVA PARTİSİ VE TİP’TEN ELEŞTİRİ

    DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, “Gerçek kalkınma altyapıda, sağlıkta, eğitimde ölçülür. PR videolarıyla kentler ayağa kalkmaz” açıklamasını yaptı. TİP Milletvekili Can Atalay’ın tutukluluğu sürerken, partiden yapılan yazılı açıklamada ise “Hatay’ın yeniden doğuşu, sadece ışıklı yollarla değil, adaletle ve halkın gerçek ihtiyaçlarını karşılayarak olur” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Depremin vurduğu Samandağ’da çevre talanı sürüyor: Biz bu fidanları ellerimizle dikmiştik!-VİDEO

    Depremin vurduğu Samandağ’da çevre talanı sürüyor: Biz bu fidanları ellerimizle dikmiştik!-VİDEO

    PİRHA- Samandağ İlçesinde tarım arazileri içerisinde yapılmak istenen TOKİ projesi sebebiyle çevre talanı sürüyor. Yurttaşların tapulu arazileri üzerinde yapılan projeye tepki gösteren yurttaşlar, kepçelerin önüne geçerek ağaçların katledilmesine engel olmak istedi. Kolluk kuvvetlerinin baskısıyla bölgeden çıkarılan yurttaşlar, yaptıkları açıklamada “Umarsızca ve ahlaksızca her şeye saldırıyorlar” dedi.

    Hatay’ın Samandağ İlçesinin Kurtderesi Mahallesi’ndeki çevre talanı sürüyor. TOKİ 5. Etap projesi için bugün de halkın tapulu arazilerine girilerek çok sayıda narenciye ağacı katledildi.

    Kolluk gözetiminde yapılan çevre talanına tepki gösteren halk, iş makinelerinin önüne geçerek duruma tepki gösterdi. Yaşanan arbedede yaşlı bir yurttaş baygınlık geçirdi.

    “HAYATIMIZIN EN BÜYÜK ÇARESİZLİĞİNİ YAŞIYORUZ”

    Yapılanlara karşı yaklaşık 40 gündür direnen yerel halk, henüz mahkemelerin sonuçlanmadığını da hatırlattı. Duruma tepki gösteren bir yurttaşlar, şu cümlelerle yaşadıklarını paylaştı:

    “Bu doğayı ve bu halkın tapularını geri almak üzere mücadele ediyoruz. Yaklaşık 300 Çevik Kuvvet’le kepçeleri koruyarak, bizleri alan dışında tutarak arazilere giriş yaptılar. İnsanların feryatlarını maalesef kimse dinlemedi. Kurumlarla görüşmeler yapıldı ancak bir sonuç çıkmadı. Gerekli olmadığı halde buralarda yüksek binalar yapılacak. Burası betonlaştırılacak. Doğa katledilecek. Burada sit alanı içerisinde bir mağaramız da vardı, onu da gömdüler. Hiçbir şeye saygıları yok. Umarsızca ve ahlaksızca her şeye saldırıyorlar. Fidan dikimi yapmıştık, bugün onları bir daha kopardılar. Ama halen zaman var, kazanabiliriz. Eğer ki başarabilirsek buraları tekrar eskiye çevireceğiz. Bu ağaçları büyütmek insanların 40 yılını aldı. İnsanların tapuları bir gecede, onlara sorulmadan ellerinden alındı. Bunu şiddetle kınıyoruz, reddediyoruz ve bütün Türkiye içinde yapılan bu hukuksuzluğa, bu dayatmalara, bu gaspa hayır diyoruz.”

    Yapılan açıklamanın ardından küçük bir çocuk da “Biz bu ağaçları, fidanları kendi ellerimizle diktik. Göreceğimiz bu muydu?” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.

    PİRHA/ HATAY

  • Kurtderesinde polis eşliğinde ağaçlar sökülüyor: Toprağımız işgal ediliyor- VİDEO

    Kurtderesinde polis eşliğinde ağaçlar sökülüyor: Toprağımız işgal ediliyor- VİDEO

    PİRHA- Hatay Samandağ Kurtderesi’nde TOKİ projesi için sabah saatlerinde çevik kuvvet eşliğinde iş makineleriyle yurttaşların tapulu arazilerine girildi. Hukuki süreç sürerken yapılan müdahaleye tepki gösteren halk, “Toprağımız işgal ediliyor, elimizden hiçbir şey gelmiyor” dedi.

    Hatay’ın Samandağ ilçesinin Kurtderesi Mahallesi’nde, TOKİ 5. Etap projesinin inşaat çalışmaları için halkın tapulu arazilerine devlet ve özel şirketler tarafından el konulmaya devam ediliyor. Sabah erken saatlerde, çevik kuvvet ekiplerinin de desteğiyle gelen iş makineleri, tapulu araziler üzerinde ağaç sökme işlemlerine başladı. Yurttaşlar, yasal haklarına sahip oldukları topraklarında zorla çalışmaların devam etmesine karşı sessiz kalmayacaklarını belirtti.

    “TAPULU ARAZİLERİMİZ İŞGAL EDİLİYOR”

    Mahalle sakinleri, kendilerine yaşatılan hukuksuzluğa tepki göstererek şunları dile getirdi:

    “Biz koskoca büyük bir depremi atlattık. Orada bile her şeyle baş edebilme gücünü kendimizde bulabildik. Ama maalesef bugün burada hayatımızın en büyük çaresizliğini yaşıyoruz. Elimizden hiçbir şey gelmiyor. Bu kadar insanız burada ama bizim için gönderilen polis ekibi, depremde olmayan polis ekipleri. Şu anda burada yaklaşık bin tane polis bulunuyor. Çaresizliğimizin sonundayız. Toprağa vurulan her kepçede yüreğimiz kanıyor. Böyle bir yağmalamanın dünyada başka bir örneği yok. Bu tapulu arazi, resmen işgal ediliyor. Olağanüstü bir durum var. Burada sıkı yönetim gibi bir şey uygulanıyor. İnsanlar mağdur. Kimse dışarı çıkamıyor, arazilerine giremiyor. Farklı bir şey konuşacak halimiz yok. Mahkemeler de sonuç vermiyor.”

    İş makinelerinin ağaç sökümü devam ediyor.

    PİRHA/ HATAY

    İLGİLİ HABERLER:

    1-Samandağ’da binlerce ağaç polis eşliğinde sökülüyor!

    2-Arazilerine el konulan Samandağlı yurttaşlardan protesto: Gitmiyoruz, buradayız!

    3-Samandağ’da yurttaşlar sökülen ağaçların yerine yenilerini dikti

    4-Hatay Kurtderesi’nde TOKİ tapulu arazilere kepçeyle girdi

    5-Kurtderesi Mahallesi halkı TOKİ talanına karşı nöbet eylemine başladı

  • Samandağ’da ‘Topraklarımızı Savunuyoruz’ mitingi: Bu topraklar bizim!

    Samandağ’da ‘Topraklarımızı Savunuyoruz’ mitingi: Bu topraklar bizim!

    PİRHA- Samandağ’da “Topraklarımızı Savunuyoruz” şiarıyla düzenlenen mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bu topraklardan bizi kovmalarına asla izin vermeyeceğiz” dedi.

    Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi Mahallesi’nde köylüler, deprem sonrası başlatılan “acele kamulaştırma” uygulamalarına karşı, Topraklarımızı Savunuyoruz İnsiyatifi ismiyle, “Tapulu arazilerimiz, doğamızı, yaşam alanlarımızı koruyoruz! Narenciye ağaçları ve zeytinliklerimizin yok edilmesine karşı sesimizi yükseltiyoruz” diyerek miting gerçekleştirdi. Zeytinliklerin, narenciye bahçelerinin ve tarım arazilerinin “yeniden inşa” gerekçesiyle ellerinden alınmasına tepki gösteren köylüler, “Bu topraklar, bu ağaçlar bizim; geleceğimizdir” diyerek kararların durdurulmasını istedi. Yapılan mitinge, TİP, TÖP, SYKP, DEM Parti, EMEP, Kaldıraç, CHP; Antakya, Erzin, Samandağ, Dörtyol ilçelerinden çok sayıda çevre örgütü de köylülerin eylemine destek verdi.

    Miting, 5. Etap TOKİ projesi için kamulaştırılan zeytinlik ve narenciye bahçelerinin içinde yapıldı. Köylüler bahçelerin arasından yürüyerek miting alanına ulaştı. Kurtderesi’nin yanı sıra Vakıflı, Kapısuyu, Mağaracık ve Tekebaşı köylerinde de benzer şekilde acele kamulaştırma kararlarının alındığı, birçok arazinin sahiplerinin haberi dahi olmadan TOKİ’ye devredildiği vurgulandı. Yerel halk ve çevre örgütleri, yargı süreçleri tamamlanmadan ve çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan alınan bu kararların tarımsal üretimi, ekolojik dengeyi ve kültürel mirası tehdit ettiğini dile getirdi.

    ‘KAMU ARAZİLERİNE YAPILSIN’

    Tertip komitesi adına yapılan açıklamada, “Bu topraklar, bu ağaçlar bizim. Onlar sadece gelir kaynağı değil, kimliğimiz ve geleceğimizdir. Derhal kamulaştırmalar durdurulsun” denildi.

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, mitingde yaptığı konuşmada, 6 Şubat depreminin ardından Hatay’ın devlet desteğinden yeterince yararlanamadığının altını çizerek, şunları dile getirdi:

    “Hatay oldu olası iktidarlar tarafından üvey evlat muamelesi gördü. Bu iktidar döneminde de bir fabrika açılmadı, bir yatırım yapılmadı. Halk kendi emeğiyle, alın teriyle ayakta kaldı” dedi. Deprem bölgesinde yapılan rezerv alan ilanlarına dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, “Hiçbir yerde bu kadar toprağa el konulmadı, bu kadar rezerv alan ilanı yapılmadı. Amaç Hatay’ın demografik yapısını değiştirmek ve halkın toprağı üzerinden ticaret yapmak.

    Bu alan mandalina bahçeleri ve zeytinliklerle dolu. Halk hem geçimini hem kültürünü bu topraklardan sağlıyor. Bu nedenle TOKİ’nin 5. etap projesi derhal başka bir alana kaydırılmalı. Halkın talebini duymak zorundasınız. Selam olsun toprakları için direnen analara, Samandağlılara. Bu topraklardan bizi kovmalarına asla izin vermeyeceğiz.”

    “SELAM OLSUN KURTDERESİ DİRENİŞİNE, SAMANDAĞ’IN DİK DURUŞUNA!” 

    Kazdağları’ndan Karadeniz’e kadar süren ekoloji direnişlerine de selam gönderiyorum. Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine toprağına, suyuna sahip çıkan herkesle omuz omuzayız. Bu mücadele hepimizin ortak geleceği için. Hem Samandağ’da hem şehir merkezinde bulunan taş ocakları sağlığa zararlıdır, bizi kanser ediyor. Derhal kapatılmalıdır” çağrısında bulundu. Konuşmasının sonunda dayanışma vurgusu yapan Tülay Hatimoğulları, “Bizler dayanışma ve mücadeleyle başaracağız. Selam olsun Kurtderesi direnişine, Samandağ’ın dik duruşuna!”

    “VATANDAŞIN TAPUSUNA ÇÖKME!”

    TÖP Sözcüler Kurulu üyesi ve DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, iktidarın depremi sermaye projelerine çevirdiğini belirterek, “Depremi bir fırsat kapısı gibi görüp Hatay’ı yağlı projelerin laboratuvarına dönüştürdüler. Afet yasası, maden yasası… Hepsi memleketin kaynaklarını şirketlere peşkeş çekmenin aracı. Biz bu yağmaya karşı memleketi savunmaya geldik” dedi. TİP PM Üyesi İrfan Değirmenci, Can Atalay’ın fotoğrafı ile çıktığı kürsüde yurttaşların mağduriyetini belirterek “Yıllarca yurtdışında çalışıp alın teriyle alınan tapuları tanımıyorlar. Vatandaş ev istemiyor mu? İstiyor. Ama kamu arazilerine yapın diyor. Vatandaşın tapusuna çökme!” diye konuştu.

    Mitingde sanatçılar İlkay Akkaya ve Cevdet Bağca birer eser seslendirerek, direnişteki köylülerin yanında olduklarının mesajını verdi.

    PİRHA/SAMANDAĞ

     

  • Kurtderesi’nde miting çağrısı: Toprağımıza, doğamıza sahip çıkıyoruz- VİDEO

    Kurtderesi’nde miting çağrısı: Toprağımıza, doğamıza sahip çıkıyoruz- VİDEO

    PİRHA- Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi Mahallesi’nde, tapulu arazilere ve tarım alanlarına yönelik müdahalelere karşı başlatılan nöbet eylemi sürerken, 5 Ekim Pazar günü geniş katılımlı bir miting düzenlenecek. Bölge halkı, doğayı ve yaşam alanlarını savunmak için herkesi dayanışmaya çağırıyor.

    Kurtderesi Mahallesi’nde, tapulu arazilerin, zeytinliklerin ve narenciye bahçelerinin yok edilmesine karşı başlatılan nöbet eylemleri devam ederken, 5 Ekim Pazar günü büyük bir miting düzenlenecek. Miting, bölge halkının topraklarını savunmak için seslerini daha gür duyurmayı amaçlıyor. Mitinge siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, ekoloji platformları ve sanatçılar da katılacak. Etkinliğe, sanatçılar İlkay Akkaya ve Cevdet Bağca’nın katılacağı bildirildi.

    Konuya ilişkin yapılan açıklamada,” Tapulu arazilerimiz, doğamız, yaşam alanlarımız gasp edilmek isteniyor. Zeytin ağaçlarımız ve narenciye bahçelerimiz yok edilmek isteniyor. Biz buna karşı sesimizi yükseltiyoruz” diyerek tepkilerini dile getiren yurttaşlar, bu eylemlerle daha geniş bir dayanışma yaratmayı hedefliyor. Toprağını savunmak isteyen herkese çağrı yapılan açıklamada, “Kurtderesi yalnız değildir, gelin omuz omuza sesimizi daha gür çıkaralım” denildi.

    PİRHA/ HATAY

  • Milletvekili Ali Bozan: Samandağ-Antakya yol çalışması ne zaman tamamlanacak?

    Milletvekili Ali Bozan: Samandağ-Antakya yol çalışması ne zaman tamamlanacak?

    PİRHA- DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, “Samandağ-Antakya yol çalışması ne zaman tamamlanacak” diye sordu?

    DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Hatay ili Samandağ-Antakya yolunda bir senedir süren çalışmaların trafikte yarattığı sorunlara değinerek konuyu Meclis gündemine taşıdı. Milletvekili Bozan, hazırladığı soru önergesi ile çalışmaları süren Samandağ-Antakya yolu ve çalışmaları tamamlanmış olmasına rağmen trafik uyarı levhaları yetersizliğinden dolayı kazaların yaşandığı Samandağ-Çevlik Çevre Yolu’na dair halktan gelen şikayetleri yanıtlaması üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na iletti.

    Milletvekili Bozan soru önergesinin açıklamasında, “Bir seneden beridir çalışmaları devam eden Hatay’ın Samandağ-Antakya yoluna dair çok sayıda şikayet tarafımıza iletilmektedir. Çalışmaların sürdüğü yolda trafik yoğunluğunun olduğu, ancak trafik uyarı levhaları eksikliği ve yoldaki çukurlardan dolayı kazalar yaşandığı belirtilmektedir. Ayrıca çalışmaları tamamlanmış Samandağ-Çevlik çevre yoluna dair de birçok şikayet gelmektedir. Bu yolda da çok sayıda kavşak olmasına rağmen trafik ışıklarının olmadığı tarafımıza iletilmiştir. Bu eksikliğinde her gün kazalara sebebiyet verdiği belirtilmektedir” ifadelerine yer verdi.

    Milletvekili Bozan, Bakan Uraloğlu’na şu soruları yöneltti:

    “1- Hatay’ın Samandağ-Antakya yolunda yürütülen yol çalışmasının nihai tamamlanma tarihi ne zamandır?

    2- Samandağ-Antakya yolu çalışmaları esnasında bugüne kadar yaşanan trafik kazalarında kaç yurttaşımız yaşamını yitirmiştir?

    3- Samandağ-Antakya ve Samandağ-Çevlik çevre yolu üzerinde trafik uyarı levhası ve trafik ışıkları yetersizliği olduğu doğru mudur? Bu uyarı levhalarının eksikliğinden kaynaklı bugüne kadar kaç kaza meydana gelmiştir?”

    PİRHA/ ANKARA

  • Kurtderesi’nde topraklarını savunan yurttaşlar ağaç katliamına karşı fidan dikti-VİDEO

    Kurtderesi’nde topraklarını savunan yurttaşlar ağaç katliamına karşı fidan dikti-VİDEO

    PİRHA- Kurtderesi halkı, şirketlerin doğa tahribatına karşı fidan dikerek, toprağını savundu ve Muğla’daki mitinge dayanışma mesajı gönderdi.

    Samandağ’ın Kurtderesi Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar, büyük şirketlerin gerçekleştirdiği ağaç katliamına karşı toprağa fidan dikerek doğalarını savunduklarını duyurdu. Mahalle sakinleri, “Onlar söktü, biz yeniden diktik!” diyerek, doğaya ve yaşam alanlarına sahip çıkma kararlılıklarını yineledi. TOKİ ve şirketlerin tapulu arazileri gasp etme girişimlerine karşı birleşen halk, direnişlerini güçlendirerek, Muğla’daki “Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz, Toprağımızı Vermiyoruz” mitingine de dayanışma mesajı gönderdi.

    “TOPRAĞIMIZDAN VE DOĞAMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ”

    Burada yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

    “Bizler Kurtderesi Mahallesi halkı olarak, bugün burada şirketlerin yaptığı ağaç katliamına karşı toprağımıza yeni fidanlar diktik. Onlar söktü, biz yeniden diktik! Onlar yok etmeye çalışıyor, biz yaşamı büyütüyoruz. TOKİ eliyle, şirketlerin aracılığıyla topraklarımız gasp edilmek, tapulu arazilerimiz elimizden alınmak, doğamız yok edilmek isteniyor. Ama biz, doğamızla, toprağımızla, geleceğimizle birlikte dimdik ayaktayız.

    Bugün Muğla’da gerçekleşen “Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz, Toprağımızı Vermiyoruz” mitingini Kurtderesi’nden büyük bir coşkuyla selamlıyoruz. Mücadeleniz mücadelemizdir, sesiniz sesimizdir. Buradan, ağaçlarımızın kesildiği bu topraktan, Muğla’ya dayanışma duygularımızı gönderiyoruz. 6 Şubat depremiyle yerle bir olmuş bir kentte yaşıyoruz. Depremin yarattığı yıkımın üzerine şimdi şirketler eliyle her yanımız şantiye alanına çevrilmek isteniyor. Yeşilimiz, ormanımız, doğamız gasp edildi; şimdi de tapulu arazilerimizi almak istiyorlar. Ama biz diyoruz ki: Ne toprağımızı veririz ne doğamızı, ne de geleceğimizi!
    Bugün Kurtderesi’nde fidan diktik. Yarın, bütün şehirde umut dikeceğiz. Hep birlikte bugün yaptığınız mitingin ikincisini burada yapmak istiyoruz, hep birlikte “Yaşamı savunuyoruz” diye haykırmak istiyoruz. Yaşasın doğamızı, toprağımızı, yaşamımızı savunan halkın direnişi. Muğla’ya selam olsun!”

    PİRHA/ HATAY

  • Samandağ’da polis baskını: Topraklarını savunan 2 kişi gözaltına alındı- VİDEO

    Samandağ’da polis baskını: Topraklarını savunan 2 kişi gözaltına alındı- VİDEO

    PİRHA- Hatay’ın Samandağ ilçesi Kurtderesi Mahallesi’nde “acil kamulaştırma” kararıyla yurttaşların tapulu arazilerine el konulmasına karşı başlatılan nöbet eylemine çevik kuvvet polisleri ve iş makineleriyle sabah saatlerinde baskın yapıldı. Toprağını savunan 2 kişi gözaltına alındı.

    Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar, devletin “acil kamulaştırma” kararıyla tapulu arazilerine el koymasına karşı nöbet başlatmıştı. Sabah saatlerinde nöbet alanına çevik kuvvet ekipleri ve iş makineleriyle baskın düzenlendi.

    Nöbet çadırına yapılan müdahalede, yurttaşlar talana karşı topraklarını savunmak için iş makinelerinin önüne geçti. Direniş gösteren yurttaşlara fiziki müdahalede bulunan polisler, 2 kişiyi gözaltına aldı.

    Mahalleliler, tapulu arazilerinin ellerinden alınmasına karşı direnişlerini sürdüreceklerini belirtti. Yurttaşların alandaki nöbeti devam ediyor.

    PİRHA/ HATAY

    1-Samandağ’da binlerce ağaç polis eşliğinde sökülüyor!

    2-Arazilerine el konulan Samandağlı yurttaşlardan protesto: Gitmiyoruz, buradayız!

    3-Samandağ’da yurttaşlar sökülen ağaçların yerine yenilerini dikti

    4-Hatay Kurtderesi’nde TOKİ tapulu arazilere kepçeyle girdi

    5-Kurtderesi Mahallesi halkı TOKİ talanına karşı nöbet eylemine başladı

    6-Samandağ’da talana karşı nöbet tutan halkın çadırına polis müdahalesi

  • Samandağlılar, Mevlüt Oruç’un saldırıya uğramasına tepki gösterdi-VİDEO

    Samandağlılar, Mevlüt Oruç’un saldırıya uğramasına tepki gösterdi-VİDEO

    PİRHA- Samandağ Ekoloji Grubu, Mevlüt Oruç’un uğradığı saldırıya tepki göstererek, “Bu saldırı yalnızca bir kişiye değil, doğaya, yaşam hakkına ve hukuka yönelmiş organize bir tehdittir. Bu çete yargı önünde hesap verene kadar her türlü hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

    Samandağ Ekoloji Platformu Sözcülerinden Mevlüt Oruç, beton santrali sahiplerinin saldırısına uğradı. Dün geceyi hastanede müşahade altında geçiren Mevlüt Oruç için Samandağlılar, siyasi parti temsilcileri ve demokratik kitle örgütü temsilcileri bir araya gelerek, basın açıklaması yaptı.

    “MEVLÜD ORUÇ’A YÖNELTİLEN SALDIRI KABUL EDİLEMEZ”

    Yapılan basın açıklamasını TİP Samandağ Meclis Üyesi Ferit Diker okudu. Saldırının bireysel değil, organize bir tehdit saldırı olduğunun altını çizen Diker, şunları ifade etti:

    “Samandağ’da, 6 Şubat depreminden hemen sonra üç mahallenin ortasına,  ilkokulun, Tarım alanına, narenciye ve zeytin bahçelerinin, seraların yakınına,  Son yaşam alanları Asi Nehri sulak alanı olan Endemik canlıların yaşam alanında; yani en olmayacak yere yapılan Gürkal Beton Santrali’nin faaliyetleri, Samandağ halkının açtığı davalarda alınan iptal kararlarıyla hukuken defalarca durdurulmuş ve geçtiğimiz günlerde santral kapatılmıştır.  Bu karar, hem bölgenin hassas ekosistemi hem de depremin yıkıcı sonuçlarını hâlâ taşıyan halk için hayati bir kazanımdır. Ne var ki bu kazanımın hemen ardından, yıllardır direnişin ön saflarında yer alan Mevlüt Oruç, santral sahiplerinden İsmail Kallaoğlları ve adamlarının doğrudan hedef aldığı bir planlı ve organize saldırıya uğramıştır. Hatay, Samandağ, Atatürk Mahallesi, Çevre Yolu Caddesi, Konut alanında, Şehrin ortasında, yasadışı kurulan ve yasadışı faaliyet yürüten “Gürkal Hazır Beton Santralinin” faaliyetlerinin durdurulması için yaklaşık iki yıldan bu yana yaptığımız mücadele sürecinde daha önce de tehdit edildiğimize dair savcılığa müracaat ettik. 18 Eylül 2025 Perşembe günü saat 21’00 civarında, Atatürk Mahallesinde beton santralinin yanından ve evlerine yakın mevkide Mevlüd Oruç arkadaşımız aracıyla seyir halindeyken planlı olduğu açıkça belli bir şekilde Araçla yolu kapatılıp, etrafı 6-7 kişi ile çevrilip aracının içinde  saldırıya uğramıştır.   Bu Saldırı sadece Mevlüd Oruç’a değil; ülkemizdeki bütün çevre, ekoloji, toplum sağlığı, demokrasi ve insan hakları savunucularına yapılan çete saldırılarının son halkasıdır.

    Oruç’un ciddi biçimde darp edilmesi, yalnızca bireysel bir şiddet eylemi değil, yaşamı savunanlara gözdağı verme girişimidir.

    Gürkal Beton Santrali’nin faaliyetlerini durduran mahkeme kararlarının ardından İsmail Kalla ve adamlarınca planlanan saldırı, sıradan bir şiddet olayı değildir. Hukukla elde edemedikleri kârı, şiddet yoluyla sürdürmeye çalışan sermaye gruplarının kent suçları işlemeye varan yöntemlere başvurduğunun göstergesidir. Devletin kolluk gücünün yerine kendisini koymaya yönelen bu çeteleşme, yalnızca Samandağ halkına değil, toplumun bütününe gözdağı verme ve baskı kurarak kendisine yeni alanlar açma girişimidir.

    Türkiye’de hukuk mekanizmalarının işletilmemesi ve cezasızlığın süreklilik kazanması, sermaye gruplarını cesaretlendirmekte ve adaletin yerini fiili şiddet almaktadır. Bu koşullar altında saldırının gerçekleştiği her yer suçun işlenebildiği bir alana dönüşmektedir.

    Mevlüd Oruç’a yöneltilen saldırı kabul edilemez. Bu saldırı Samandağ’ın doğasına, suyuna ve geleceğine yapılmıştır. Bu saldırı Anayasal hakkımız olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı için mücadele eden herkese yapılmıştır.

    İsmail Kalla ve adamlarının hakkında derhal suç duyurusunda bulunacağız. Bu çetenin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz. Bu çete yargı önünde hesap verene kadar her türlü hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceğiz.

    Yaşamı savunanlar yalnız değildir. Dayanışma büyütülecek ve Samandağ’ın geleceği betonun karanlığına terk edilmeyecektir.”

    “BU SUÇ DEĞİL MİDİR?”

    Açıklama sonrası konuşan Mevlüt Oruç ise, Gürkal Hazır Beton Santralinin ortaklarından olduğunu bildiği İsmail Kalla ve adamları tarafında planlı bir çete saldırısına uğradığını dile getirdi.

    Mevlüt Oruç, planlı olduğu açık olan saldırıyı yapan İsmail Kalla ve adamları neden serbest bırakıldığını sorarak, şunları söyledi:

    “Vatandaşın can ve mal güvenliği yok mu?  Yada vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlaması gereken yetkililer; taammüden, planlı saldırı yapanları neden serbest bıraktılar. Yarım bıraktıkları işi tamamlamaları için mi serbest bıraktılar.

    Hukuk devletinde bu normal bir durum değildir.  Yoldan geçen birine yolunu araçla kapatıp, burda ne yapıyorsun diye sormak ve saldırmak, serbest bırakılmayı mı gerektiriyor. Bu suç değil midir? Kendimden geçmişim diye, ölmüştür diye bıraktılar. Suçluların suçlu olması için bizim öldürülmüş olmamız mı gerekiyor.  Yasaların ve mevzuatın izin vermediği yerde kaçak kurulan, korsanca çalışan beton santralini, izin vermemek kapattırmak yasaları uygulamakla yetkililerin birinci görevidir. Yetkililer görevlerini yerine getirme iradesi ve kabiliyetinde olmadıkları için, yasaları savunan vatandaşlar çetelerin Saldırısına uğruyor. Memleketimizde liyakatsiz yetkili istemiyoruz. Liyakatsiz yetkililer toplumun başına beladır. Planlı saldırının baş faili İsmail Kalla ve adamları gerekli cezaları olmaları için bu işin peşini bırakmayacağız.”

    PİRHA/SAMANDAĞ

  • Samandağ Ekoloji Grubu Sözcüsü Mevlüt Oruç’a saldırı- VİDEO

    Samandağ Ekoloji Grubu Sözcüsü Mevlüt Oruç’a saldırı- VİDEO

    PİRHA- Samandağ Ekoloji Grubu Sözcüsü ve çevre aktivisti Mevlüt Oruç, beton santrali sahiplerinin saldırısına uğradı. Oruç’un darp edilmesinin ardından avukatlar ve çevre dernekleri, saldırıyı kınayarak hukuki sürecin sonuna kadar takip edileceğini duyurdu.

    Samandağ’da çevre mücadelesi yürüten aktivist Mevlüt Oruç, beton santrali karşıtı faaliyetleri nedeniyle saldırıya uğradı. Oruç’un, beton santrali sahipleri tarafından araçla önü kesilerek darp edilmesi üzerine, avukatları ve yakınları hastane önünde toplandı. Samandağ Devlet Hastanesi’nde müşahede altına alınan Oruç, saldırı sonrası suç duyurusunda bulundu.

    “ÇEVREYİ KORUMAK SUÇ DEĞİLDİR”
    Hastane önünde basın açıklaması yapan Avukat Mutlu Sat, Oruç’un darp edilmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu belirterek, “Bu olay kabul edilir gibi değil. Sonuna kadar takipçisi olacağız. Çevre hukukunu savunmak, hakkını aramak suç değildir. Hakkını arayan insanların şiddete uğramasını asla kabul etmiyoruz” dedi.

    Sat, ayrıca saldırıyı gerçekleştiren İsmail Kalla ve adamlarının gözaltına alınarak gerekli hukuki işlemlerin yapılması için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı. Avukat Ecevit Alkan da, “Bu olayın peşini bırakmayacağız, sonuna kadar hukuki süreci takip edeceğiz” şeklinde konuştu.

    DAÇE’DEN KINAMA

    Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) de konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Mevlüt Oruç’a yönelik saldırıyı kınayarak, şu ifadeleri kullandı:

    “Samandağ’da, halkın ve doğanın sağlığını ve çocukların geleceği için beton santraline karşı mücadele eden Samandağ Ekoloji Platformu sözcüsü Mevlüt Oruç’un pervasız bir şekilde Gürkal İnş. Müh. Müt. Taş. Hafr. Mad. Turz. Petr. Ürünl .San. ve Tic. Ltd. Ştinin yetkilileri tarafından saldırıya uğraması kabul edilemez bir durumdur.

    Yaşam hakkını savunan, Samandağ Ekoloji Platformu’nun sözcüsü Mevlüt Oruç’a yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Samandağ ilçesinde, Gürkal İnşaat’a ait beton santraline karşı halkın ve doğanın sağlığını savunmak için yürütülen mücadele, birçok zorluğa rağmen kazanımla sonuçlanmış ve bu süreçte Mevlüt Oruç’un liderliğinde haklı bir duruş sergilenmiştir. Yaşam hakkını savunmak, ranta karşı çıkmak ve çevre sağlığını korumak anayasal bir haktır. Samandağ Ekoloji Platformu ve bölge halkı, yaşam haklarına sahip çıkarak onurlu bir mücadele yürütmüştür. Mevlüt Oruç’a yapılan bu saldırı, sadece kendisine değil, tüm ekoloji hareketine yapılmış bir saldırıdır. Sürecin takipçisi olup, mücadeleyi sürdüreceğiz.”

    Samandağ Kalkındırma Derneği de, yaptığı yazılı açıklamada saldırıyı kınayarak, şunları dile getirdi:

    “Samandağ Ekoloji Platformu Sözcüsü Mevlüt Oruç’un, Gürkal Beton santrali sahibi ve yanındakiler tarafından aracının önü kesilerek darp edilmesini şiddetle kınıyoruz. Bu saldırı yalnızca Mevlüt Oruç’a değil; Samandağ’ın doğasına, toprağına, suyuna, yaşam alanlarına sahip çıkan herkese yöneltilmiştir.

    Bizler biliyoruz ki doğayı, yaşamı savunanlara yapılan her saldırı, sermayenin talanına, rantına karşı yükselen sesleri susturma çabasıdır. Ancak bu saldırılar bizi yolumuzdan döndüremez. Ne baskılar ne tehditler bizleri doğamıza, yaşam alanımıza sahip çıkma iradesinden vazgeçirebilir.

    Samandağ Kalkındırma Derneği olarak Mevlüt Oruç’un yanındayız. Bu saldırının faillerinin derhal hesap vermesini ve adalet önünde yargılanmasını talep ediyoruz.

    Doğasına sahip çıkan halk kazanacak, saldırganlar ve onların dayandığı rant düzeni kaybedecektir.”

    PİRHA/ HATAY

  • Alevi inanç önderi Şeyh Selim Varlı serbest bırakıldı

    Alevi inanç önderi Şeyh Selim Varlı serbest bırakıldı

    PİRHA- Gözaltına alınan Alevi inanç önderi Şeyh Selim Varlı, serbest bırakıldı.

    Suriye’de yaşanan Alevi katliamına dair yaptığı konuşma iktidara yakın medya tarafından hedef gösterilen Şeyh Selim Varlı, Hatay Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı. Varlı‘nın serbest bırakıldığı bilgisine ulaşıldı

    PİRHA/HATAY

  • Kurtderesi Mahallesi halkı TOKİ talanına karşı nöbet eylemine başladı-VİDEO

    Kurtderesi Mahallesi halkı TOKİ talanına karşı nöbet eylemine başladı-VİDEO

    PİRHA- Hatay’ın Samandağ ilçesinde, TOKİ inşası gerekçesiyle devletin halkın tapulu arazilerine el koyması sonucu, Kurtderesi Mahallesi halkı direnişe geçerek nöbet eyleme başladıklarını duyurdu.

    Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi mahallesinde ‘Acil kamulaştırma’ gerekçesiyle halkın tapulu arazilerine devlet tarafından el konuldu. TOKİ inşası gerekçesiyle dün saat 05:00’te çevik kuvvet, TOMA ve iş makineleriyle tapulu arazilere girilerek narenciye ağaçları söküldü. Buna karışılık mülklerini ve doğayı korumak isteyen yurttaşlar nöbet eylem başlattıklarını duyurdu.

    Ağaçların söküldüğü arazide toplanan yurttaşlar direnişlerinin sadece kendi arazilerini korumakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda Samandağ halkının huzuru ve geçim kaynaklarını savunma amacı taşıdığını belirtti.

    “DİRENİŞİMİZ SÜRECEK”

    Mahalle sakinleri, TOKİ’nin inşa edilmesi adına başlatılan kamulaştırma işlemlerinin halkın geçim kaynaklarına ciddi zararlar verdiğini ve doğal yaşamı tehdit ettiğini dile getirdiler. Mülk sahibi bir yurttaş, sonuna kadar mücadele edeceklerini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

    “Fiili olarak bir haftadır buraya kepçeler ile saldırı düzenliyorlar. Sabah veya akşamları girmeye çalışıyorlar. Biz mahalleli olarak buraları engellemeye çalışıyorduk. Birkaç kere görüşme talep ettiler. Görüştüğümüzde bize 4-5 gün süre vereceklerini, yasal yollara başvurmamız gerektiğini söylediler. Biz bunların hepsini yaptığımızı ve buraya giriş haklarının olmadığını dile getirdik. Sabah saat 5’te burada görmüş olduğunuz alanların hepsini kepçelerle katlettiler. Saat 10-11’e kadar birçok narenciye ağaçlarını ve zeytinlikleri katlettiler.

    Herhangi bir durum karşısında her gün burada nöbet tutacağız, çadır kuracağız. Her kesimden destek bekliyoruz. Samandağ’ın daha huzurlu bir şekilde yaşaması, kendi yaşam alanlarımızda, kendi yeşilliklerimizde, kendi geçim kaynaklarımızda yaşamamız için gerekli olan bir direniştir. Bu direnişler bize gerekli.”

    PİRHA/ SAMANDAĞ

    İLGİLİ HABERLER:

    -Arazilerine el konulan Samandağlı yurttaşlardan protesto: Gitmiyoruz, buradayız!

    -Samandağ’da binlerce ağaç polis eşliğinde sökülüyor!

  • Arazilerine el konulan Samandağlı yurttaşlardan protesto: Gitmiyoruz, buradayız!-VİDEO

    Arazilerine el konulan Samandağlı yurttaşlardan protesto: Gitmiyoruz, buradayız!-VİDEO

    PİRHA – Samandağlı yurttaşlar, Kurtderesi Mahallesi’ndeki “acele kamulaştırma” kararını protesto etti.

    Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi mahallesinde ‘Acil kamulaştırma’ gerekçesiyle halkın tapulu arazilerine devlet tarafından el konuldu. TOKİ inşası gerekçesiyle sabah 05:00’te çevik kuvvet, TOMA ve iş makineleriyle tapulu arazilere girilerek narenciye ağaçları söküldü.

    Yöre halkı, Kurtderesi Mahallesi’nde acele kamulaştırma kararına karşı akşam saatlerine doğru yürüyüş düzenledi. Ağaçların katledildiği bölgeye yürüyen yurttaşlar, “Sermaye defol bu topraklar bizim.” “Direne direne kazanacağız” sloganlarını attı.

    “DİRENECEĞİZ!”

    Ağaçların yüzde 70’inin katledildiğini belirten bir yurttaş, “Yangından mal kaçırılır gibi, hırsızlık yapar gibi gecenin bir yarısı bahçelerimize daldılar. Biz buradayız. Direnişimizi sürdüreceğiz. Bizim burada tek bir amacımız var; biz çiftçi ailelerden geliyoruz. Hepimiz deprem mağduruyuz. TOKİ’lerin lazım olan yerlere yapılması gerekiyor. Biz TOKİ’lere karşı değiliz ama mantıklı yerlere yapılması gerekiyor. Yaşam alanlarımıza sahip çıkacağız” diye konuştu.

    Tepkisini dile getiren bir başka yurttaş ise “Sermayeye peşkeş çekerek, onların daire satmalarına ve para kazanmalarına vesile olarak TOKİ yapılmaz. Bunu reddediyoruz. Bunun için direneceğiz ve her gün burada kalacağız. Bu toprakları da vermeyeceğiz. Bunların projesi belli. Gitmiyoruz, buradayız” dedi.

    PİRHA/SAMANDAĞ

    İLGİLİ HABERLER: Samandağ’da binlerce ağaç polis eşliğinde sökülüyor!

  • Tayadlı Aileler, kuyu tipi hapishanelere karşı Samandağ’da açıklama yaptı-VİDEO

    Tayadlı Aileler, kuyu tipi hapishanelere karşı Samandağ’da açıklama yaptı-VİDEO

    PİRHA-Tayadlı Aileler, kuyu tipi hapishanelerde devam eden ölüm orucu ve açlık grevlerine ilişkin Samandağ’da açıklama yaptı. Okunan basın metninde “Kuyu tipi hapishanelerle dayatılan ‘tecridi ağırlaştır, yok et politikası’ sadece devrimcileri değil, her kesimi tehdit ediyor” denildi. 

    2021 yılından itibaren “S Tipi”, “Y Tipi” ve “Yüksek Güvenlikli” adları altında hayata geçirilen, gerek mimari yapısı gerekse de uygulamaları nedeniyle insan hakları savunucuları tarafından “kuyu tipi” olarak nitelendirilen hapishanelerdeki hak ihlalleri günden güne artıyor.

    Bolu F Tipi Hapishanesi’ne sevk edilen Serkan Onur Yılmaz, Antalya S Tipi Hapishanesi’nde tutulan 8 arkadaşının da “kuyu tipi” olmayan bir hapishaneye sevk olması için başlattığı ölüm orucu eyleminin 293. gününde.

    TAYAD’lı Aileler, kuyu tipi hapishanelere karşı CHP Samandağ ilçe örgütü binasında basın toplantısı yaptı. Toplantıya, 200 günü aşkın süredir süresiz açlık grevinde olan Grup Yorum emekçisi Ali Aracı ve süresiz açlık grevindeki Seval Aracı’nın babası Yunus Aracı, süresiz açlık grevindeki tutuklu Tahsin Sağaltıcı’nın babası ve tutuklu Deniz Şah’ın annesi Zeynep Şah da katıldı.

    Basın açıklamasını Halil Yakut okudu.

    “KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN”

    “Kuyu tipi hapishaneler” politikası ile devletin kendi yasalarını çiğnediğini ifade eden Halil Yakut, “Henüz tutuklu, ilk mahkemesinde tahliye olabilecek tutsaklara ağırlaştırılmış müebbet hapis koşulları dayatılıyor. Kuyu tipi hapishanelerle dayatılan ‘tecridi ağırlaştır, yok et politikası’ sadece devrimcileri değil, tüm muhalefeti, halktan her kesimi tehdit ediyor. İktidardakiler, kendinden olmayan herkese saldırıyor. Bugün bana, yarın sana gerçeğini kimsenin aklından çıkarmaması gerekiyor. Devrimci tutsaklar her saldırı altında, kesintisiz sürekli direniyor. Seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Kuyu tiplerinde direnen kazanıyor, başka bir hapishaneye sevki yapılıyor. Devlet, kırk katır mı, kırk satır mı politikasını hayata geçirirken dahi, direnenlere tek tek bedelini ödettiriyor. ‘Diren, kazan, bedelini öde’ dayatmasıyla sakat bırakmaya çalışıyor ve aynı zamanda başkası için direnme diyor” dedi.

    “EVLATLARIMIZIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN”

    “Kuyu tipi hapishanelerde” devletin, tutukluların değer ve düşüncelerine saldırdıklarını vurgulayan Yakut, “Bizler de tutsak yakınları olarak, evlatlarımızın sesine, sesimizi katıyoruz. Onların açlıklarıyla dile getirdiği gerçeği, burdan bir kez de biz ifade ediyoruz; Kuyu tipi hapishaneler kapatılsın, ağırlaştırılmış tecrit koşulları kaldırılsın, evlatlarımızın talepleri kabul edilsin” diye konuştu.

    PİRHA/HATAY

  • Samandağlılardan mahkeme kararı çağrısı: Ruhsatsız beton santrali yıkılmalı!-VİDEO

    Samandağlılardan mahkeme kararı çağrısı: Ruhsatsız beton santrali yıkılmalı!-VİDEO

    PİRHA- Samandağ Ekoloji Grubu, mahkeme kararına rağmen faaliyetini durdurmayan Gürkal Hazır Beton Santrali’nin yıkım kararının icra edilmesi için Samandağ Kaymakamlığı’na dilekçeli başvuru yaptı.

    Samandağ’da Çevre Yolu Caddesi üzerinde faaliyet gösteren Gürkal Hazır Beton Santrali hakkında Hatay 4. İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının uygulanmaması üzerine yurttaşlar, santralin yıkılması için Samamdağ Kaymanlığı’na dilekçeleri ile başvuruda bulundu.

    Santralin kapatılmasına yönelik yargı kararına rağmen faaliyetlerine devam etmesi üzerine verilen dilekçeler sonrasında Samandağ Kaymakamlığı önünde gerçekleşen basın açıklamasını Samandağ Ekoloji Grubu adına Mehmet Eryılmaz okudu.

    KAYMAKAMLIĞA DİLEKÇELİ BAŞVURU YAPILDI

    Hatay 4. İdare Mahkemesi’nin yıkım kararının uygulanması için kaymakamlığa dilekçeleri ile başvuruda bulunduklarını söyleyen Mehmet Eryılmaz, “Halkı, doğayı, havayı, toprağı, yeraltı ve yerüstü suyunu zehirleyen ve şehrin ortasında kurulan Gürkal Beton Santraline ilişkin Hatay 4. İdare Mahkemesinin “ÇED Kapsam Dışı Kararının  ve Samandağ Belediyesinin yıkım kararının icra edilmesi için Samandağ Kaymakamlığı’na dilekçelerimizi başvurduk” dedi.

    “MAHKEME, SANTRALİN KANUNA AYKIRI OLDUÜUNU AÇIKÇA TESPİT ETTİ”

    Mahkemenin 13 Haziran’da oy birliği aldığı kararı hatırlatan Mehmet Eryılmaz şunları şöyledi:

    “Hatay 4. İdare Mahkemesinin 13.06.2025 tarih ve 2025/811 nolu ve oy birliği ile aldığı kararda şöyle yazmaktadır. Gürkal Hazır Beton Santralinin; yüzey ve yeraltı sularına, çevreye, yerleşim yerlerine, tarım ve orman alanlarına, insan sağlığına olumsuz etkilerinin bulunduğu ve yer seçiminin teknik anlamda uygun olmadığından  tesis edilen dava konusu 21/02/2025 tarih ve 11840871 sayılı işlem ile verilen ÇED kapsam dışı kararında hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış ve “ÇED Kapsam Dışı Kararı İptal” edilmiştir.

    Bu kararla mahkeme; Samandağ Atatürk mahallesi, çevre yolu caddesinde, şehrin ortasında kurulan kirletici ve gayri sıhhi tesis olan Gürkal Beton Santralinin kanun ve mevzuata aykırı olduğunu açıkça tespit etmiş durumdadır.”

    “MAHKEMENİN YIKIM KARARI YERİNE GETİRİLMELİ”

    Mehmet Eryılmaz, kentteki resmi kurumlara seslenerek; ruhsatsız ve kaçak işletilen beton santrali hakkındaki yıkım kararının bir an önce uygulanmasın çağrısında bulundu. Eryılmaz, devamında şunları dile getirdi:

    “Daha önce de Hatay 6. İdare Mahkemesi;  İnşaat Ruhsatı olmadan kurulduğundan Samandağ Belediye Encümeninin almış olduğu yıkım kararının kanun ve mevzuata uygun olduğunu onaylamış  üzerindeki durdurma kararını kaldırmıştır.  Samandağ Belediyesi encümeninin Ruhsatsız İnşa edilen Gürkal  Beton Santrali için aldığı yıkım kararını yerine getirmesi önünde hiç bir engel yoktur.

    Bu mahkeme kararlarna rağmen; bizim, yaşam alanımızın, çevremizin, havamızın, suyumuzun, göletin, toprağımızın, endemik canlıların beton santralinden yayılan zehire, kirliliğe maruz bırakılmasını ve bu hukuksuzluğu  kabul edilemez.  Şehrin ortasında kurulan Gürkal Hazır Beton Santraline ilişkin; Hatay 4. İdare Mahkemesinin “ÇED KAPSAM DIŞI KARARI”  ve Hatay 6. İdare Mahkemesinin yıkımla ilgili kararı daha fazla geçiktirilmeden yerine getirilmelidir. Kanunları uygulamamak suçtur. Samandağ Kaymakamlığı, Samandağ Belediyesi, Hatay Valiliği, Hatay Büyük Şehir Belediyesi ve Hatay Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü mahkeme kararlarının gereğini yerine getirmesini talep ediyoruz.”

    PİRHA/HATAY

     

  • Samandağ’daki beton santraline ilişkin açıklama: Artık zehirlenmek istemiyoruz-VİDEO

    Samandağ’daki beton santraline ilişkin açıklama: Artık zehirlenmek istemiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Hatay’ın Samandağ ilçesinde kaçak kurulan beton santraline ilişkin yapılan açıklamada Hatay 4. İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma ve “ÇED Kapsam Dışı” kararının iptali kararının üzerinden yaklaşık 50 gün geçmesine rağmen, ilgili kurumlarca kararın uygulanmadığı belirtildi. Samandağ Ekoloji Grubu, Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne dilekçe vererek mahkeme kararının uygulanmasını talep etti.

    Hatay’ın Samandağ ilçesinde halkın tepkisine ve mahkeme kararına rağmen faaliyetlerini sürdüren Gürkal Hazır Beton Santrali’ne karşı tepkiler büyüyor. Hatay 4. İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma ve “ÇED Kapsam Dışı” kararının iptali kararının üzerinden yaklaşık 50 gün geçmesine rağmen, ilgili kurumlarca uygulanmadığı belirtiliyor.
    Samandağ Ekoloji Grubu, Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne dilekçe vererek mahkeme kararının uygulanmasını talep etti. Ardından yapılan basın açıklamasında basın metnini Mevlüd Oruç okudu.

    “YETKİLİLER, KAPATMA KARARINA RAĞMEN KİRLETİCİ İŞLETMEYE DOKUNULMAZLIK MI SAĞLIYORLAR?”

    50 gün geçmesine rağmen yetkililerin mahkeme kararlarını uygulamayarak suç işlediğini belirten Oruç, “4. İdare Mahkemesi, çevre ve toplum sağlığı açısından beton santralinin yerinin uygun olmadığına ve bundan dolayı “ÇED Kapsam Dışı Kararının” iptaline karar verdi. Yetkililer, kapatma kararına rağmen kirletici işletmeye dokunulmazlık mı sağlıyorlar? Yetkililer yasadışı durumda olan kirletici işletmeyi korumak için mahkeme kararlarına muhalefet mi ediyorlar? Yetkililer; kanun ve mahkeme kararlarının uygulanmasını geciktirme, Bypass etme, ardından dolanarak kirletici işletmenin bizi zehirlemesine göz mü yumuyor? Bir yandan Devletin yargı erki olan mahkemeler kapatma ve yıkım kararlarını veriyor, onaylıyor; diğer yandan da devletin yürütme erki yetkisini kullanan yetkililer; tekrar, tekrar ve tekrar çalışmasına neden izin veriyor. Toplum, doğa zararına ve mahkeme kararlarının inadına mı izinleri veriyorlar? İnadına izin veriliyorsa; kiminle ve ne için inatlaşıyor bilmeye hakkımız var?” diye sordu.

    “KARARIN GECİKTİRİLMEDEN UYGULANMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Hatay 4. İdare Mahkemesi’nin 8 Temmuz 2025’te Hatay Valiliğine tebliğ ettiği kararının geciktirilmeden uygulanmasını talep eden Mevlüd Oruç, şunları kaydetti:

    “Yine söz konusu beton santrali ile ilgili Hatay 6. İdare Mahkemesi, Samandağ Belediyesi’nin yıkım kararının kanun ve mevzuata uygun olduğunu onayladı. Yıkımı durdurma kararını kaldırdı. Samandağ Belediyesi encümeninin almış olduğu yıkım kararını vakit geçirmeden uygulanmasını talep ediyoruz. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevrenin kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir.

    Devlet yetkililerini kendi varlık nedeni olan kanun, mevzuat ve mahkeme kararlarına aykırı davranması eşyanın tabiatına aykırıdır. Anayasanın, kanunların vatandaşlara yüklediği ödevi yerine getirmek için yargıya başvuran vatandaşlar olarak sürekli eylemlilik sürecine gireceğiz. Yetkili ve sorumlular 2 yıldan beri bizi yoruyorlar. Çünkü onların yaşam alanlarının dibinde sürekli zehir saçan beton santrali yok. Onların tuzu kuru. Biz artık zehirlenmek istemiyoruz. Mahkeme kararlarının, kanunun ve mevzuatın uygulanmasını istiyoruz” dedi.

    PİRHA/HATAY

  • Hatay Kurtderesi’nde TOKİ tapulu arazilere kepçeyle girdi- VİDEO

    Hatay Kurtderesi’nde TOKİ tapulu arazilere kepçeyle girdi- VİDEO

    PİRHA- Hatay’ın Kurtderesi Mahallesi’nde TOKİ’nin 5. Etap projesi kapsamında çevik kuvvet eşliğinde tapulu arazilere giren iş makineleri ağaç sökümüne başladı.

    Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi mahallesinde ‘Acil kamulaştırma’ gerekçesiyle halkın tapulu arazilerine devletin el koyması üzerine olay yargıya taşınmıştı.

    Hukuki süreç devam ederken TOKİ’nin 5. Etap projesi kapsamında belirlenen alanlara sabah erken saatlerde çevik kuvvet ekipleri eşliğinde gelen iş makineleri, tapulu arazilere girerek ağaç sökümüne başladı.

    Mahalle sakinleri, kendi mülkiyetlerindeki arazilerde yapılan bu müdahaleye tepki göstererek kepçelerin önüne geçti ve çalışmaları durdurmaya çalıştı. Olay yerinde çevik kuvvetin bekleyişi sürerken, mahalle halkı arazilerine sahip çıkmak için alanda nöbet tutuyor. Bu hukuksuzluğa karşı çıkan yurttaşlar, seslerinin duyulması için kamuoyuna kendileriyle dayanışma çağrısı yaptı.

    PİRHA/ HATAY

  • Hatay’da su krizi derinleşiyor: Barajlarda doluluk yüzde 16’ya düştü

    Hatay’da su krizi derinleşiyor: Barajlarda doluluk yüzde 16’ya düştü

    PİRHA- Hatay’da Karaçay ve Yayladağı barajlarındaki doluluk oranı yüzde 16’ya kadar geriledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, “Çok cüzi miktarda suyumuz kaldı” diyerek halkı dikkatli su kullanımı konusunda uyardı.

    Depremin yarattığı sorunların hala devam ettiği Hatay, şimdi de kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. İçme ve sulama suyu açısından hayati öneme sahip Karaçay ve Yayladağı barajlarındaki doluluk oranı yüzde 16’ya kadar geriledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Hatay haziran ayında normalin yüzde 80 altında yağış aldı. 1 Ekim 2024- 31 Temmuz 2025 döneminde ise yağışlar, çok yıllık ortalamanın yüzde 65 altına düştü. Yağışlardaki bu düşüş, kentte ciddi bir su krizini beraberinde getirdi.

    KARAÇAY VE YAYLADAĞI BARAJLARINDA ALARM

    Antakya, Defne ve Samandağ ilçelerinin içme suyu ihtiyacını karşılayan, 54 milyon metreküp kapasiteli Karaçay Barajı’ndaki doluluk oranı 8 Ağustos itibarıyla yüzde 16’ya düştü. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 85’ti. Benzer bir tablo, kentin bir diğer önemli su kaynağı olan Yayladağı Barajı’nda da yaşanıyor. Geçen yıl yüzde 90 doluluk oranına sahip baraj, bu yıl yüzde 16’ya geriledi.

    SEFERBERLİK BAŞLATILDI

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, yaşanan kuraklık nedeniyle içme ve sulama suyu temininde büyük zorluk yaşadıklarını belirterek, şu açıklamaları yaptı:

    “Karaçay Barajı’nda sadece 9 milyon metreküp su kaldı. Bunun 3,5 milyon metreküpü teknik olarak kullanılamaz, zemine mecburen tutulan rezerv. Yani elimizde gerçekten çok az bir kaynak var. Durumun bu noktaya geleceğini öngörüyorduk. Tüm ekiplerimizle gece gündüz sahadayız. Herkesin suyu dikkatli ve bilinçli kullanması gerekiyor. Sadece belediyenin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğuyla bu süreci en az zararla atlatabiliriz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Avrupa Arap Alevileri Federasyonu: Provokasyonlar, bir arada yaşamı savunan tüm insanlığa yönelmiş bir tehdittir!

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu: Provokasyonlar, bir arada yaşamı savunan tüm insanlığa yönelmiş bir tehdittir!

    PİRHA- Avrupa Arap Alevileri Federasyonu tarafından Samanadağ’da yaşanan olaylara dair yapılan açıklamada, “Bu tür provokasyonlar, yalnızca bölge halkına değil, barış içinde bir arada yaşamı savunan tüm insanlığa yönelmiş bir tehdittir. Tüm toplumsal kesimleri, sağduyulu davranmaya, dayanışma bağlarını güçlendirmeye ve bu toprakların kadim barış mirasını korumaya davet ediyoruz” denildi.

     

    Samandağ’da TOKİ inşaatında çalışan Kürt işçiler ile ilçede yaşayan bir grup arasında yaşanan sözlü tartışmanın ardından çıkan bıçaklı kavgada bir kişinin yaralandığı, 4 kişinin gözaltına alındığı hatırlatılan açıklamada, olayın ardından Kürt işçilere yönelik organize bir saldırı başlatıldı.

    Hatay Valiliği,Samandağ’da Hızır Park’ta inşaat işçileri ile yurttaşlar arasında çıkan S.Ş.nin yaralandığı olayla ilgili gözaltına alınan 5 kişiden Y.G.nin serbest bırakıldığını M.E. K.Ö. H.S. M.Ç.nin tutuklanıp cezaevine gönderildiğini açıkladı.

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, Samandağ’da son günlerde ortaya çıkan olayların ve toplumsal barışı hedef aldığına dikkat çekilerek, şunlar dile getirildi:

    “Bu bölge, yüzyıllar boyunca çok farklı inanç, kültür ve kimlikten halkların bir arada yaşadığı; karşılıklı saygı, dayanışma ve ortak yaşam kültürünün kök saldığı bir coğrafyadır.

    Bugün ise bazı odaklar, bu kadim birlikte yaşam mirasını zedelemek, halkın güven ve kardeşliğini sarsmak amacıyla planlı gerilimler üretmektedir.

    Bilinmelidir ki bu tür provokasyonlar, yalnızca bölge halkına değil, barış içinde bir arada yaşamı savunan tüm insanlığa yönelmiş bir tehdittir.

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak;

    Her türlü ayrımcılık, nefret söylemi ve kışkırtmanın karşısında olduğumuzu,

    Barış, adalet, eşit yurttaşlık ve insan onurunu korumanın temel ilkemiz olduğunu,

    Diyalog, karşılıklı güven ve hukukun üstünlüğünün vazgeçilmez olduğunu, uluslararası kamuoyunun bilgisine sunarız.

    Tüm toplumsal kesimleri, sağduyulu davranmaya, dayanışma bağlarını güçlendirmeye ve bu toprakların kadim barış mirasını korumaya davet ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)